Urban transformation

179 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Kamusal alanlardaki değişimin kentsel dönüşüm ile ilişkisi, kent kimliği açısından değerlendirmesi; İstanbul ili Maltepe ilçesi örneği

Gelişen dünya şartlarına paralel kentler de değişim ve dönüşüme uğramaktadır. Kentlerin gelişim süreçlerinde en dikkat çekici değişim kamusal alanlarda meydana gelmektedir. Öyle ki, kamusal alanlar; kentlerin fiziksel, sosyal, kültürel dokusunu şekillendirerek kent kimliğinin gelişimi ve kent kullanıcıları için önemli bir unsurdur. Bu temel üzerinden, bütüncül planlanmayan kentsel dönüşüm, kamusal alanların kent ile ilişkisinin zayıflamasına sebep olurken aynı zamanda amaca hizmet etmeyen ve birbirine benzeyen kent oluşumlarını meydana getirebilmektedir. Tez genel çerçevesini kamusal alanlar temelinde "Kentsel dönüşüm ve kent kimliği birbirleriyle ilişkili kavramlardır. Kentsel dönüşüm sürecinde kentte aşamalı olarak gelişen tarihsel, mekansal, görsel ve sosyo demografik değişimler kent kimliğine etki etmektedir" hipotezi oluşturmuştur. Tez çalışmasında makro açıdan üst ölçek plan kararları ve politikalarda öne çıkan yaklaşımlardan yararlanarak mikro ölçekte insan müdahalesinin en yüksek olduğu yapay çevre oluşumunun gözlendiği zengin kimlik bileşenlerine sahip İstanbul kenti Maltepe İlçesinde kamusal alanlardaki değişim sürecinin kentsel dönüşüm ile ilişkisi ve kent kimliği açısından etkisi araştırılmıştır. Bu bağlamda; Maltepe İlçesi örneğinde belirlenen çalışma alanı özelinde tarihsel, mekansal, görsel ve sosyal kimlik değişimlerine ilişkin süreçler analiz edilmiş, farklı kullanıcı grubunun değişim sürecinde algılarını ortaya koyabilmek için anket yapılmıştır. Tez kapsamına yönelik elde edilen bulgular dahilinde kamusal alan potansiyeli üzerinden kentsel dönüşüm stratejileri geliştirilerek çalışma alanı özelinde mahalle ölçeğinde değerlendirilmiş ve öneriler getirilmiştir

Kamusal alanKent kimliğiKentsel dönüşüm
Meltem Coşaner Tonyalı
Tekirdağ Namık Kemal University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kentleşme döneminde planlaşma dışı nüfus hareketinin (göç) plansız olarak kentlerde yer alması ve bu durumunda kaçak yapılaşma (plan dışı gelişme alanlarının) kentsel dönüşüme etkisi, kentsel tasarım ilişkisi ve kente olumsuz etkisinin araştırılması; Diyarbakır ili Sur içi kentsel alanı

Kentsel dönüşüm kentlerin zamanla değişen ihtiyaçlar büyüme ve diğer değişkenler göz önünde bulundurularak kentte eskiyen ve işlevsel kullanışlılığını kaybeden ve yıpranan yapıların yerine işlevsel ve tasarımsal olarak kullanışlı yapıların inşa edilmesidir. Sur içi bölgesi Diyarbakır'ın ilk yerleşim yeri ve değerli olan bir yerleşim alanıdır. Uzun yıllar önemli ticaret ve ulaşım ekseninde medeniyetin beşiği olmuştur. Bir zamanlar ticari merkez olarak kullanılan bu yapılaşma kentsel gelişim için çok etkili bir durumdur. Suriçi kentsel yapılaşması Anadolu ve Mezopotamya bölgesinin kültürünü ve Diyarbakır'ın gelişimini etkilemiş olup bölgedeki konumu nedeniyle karma bir kentsel forma sahiptir. Kent kale duvarları ile kaplı olup yerleşim şeklini günümüze kadar koruyarak getirmiştir. Dünyada 2. Dünya Savaşı ve Sanayi devriminden sonra Türkiye de ise 1950'li yıllardan sonra hızlı kentleşme süreci başlamasına rağmen, Diyarbakır da 1980'li yıllardan sonra hızlı kentleşme süreci başlamıştır. Hızlı kentleşme sürecinde ekonomik nedenlerden dolayı kentin göç almasıyla birlikte kırsal kesimden gelip Sur içine yerleşen dar gelirli kesimin kentte yaptıkları gecekondu yapılar kentteki tarihi değerleri yüksek olan diğer yapılarla farkının ortadan kalktığı yapılar olmuş olup aynı işlev için aynı kesimin kullandığı yapılar haline gelmiştir. Aynı zamanda bu süreçte Suriçinde kısa sürede plansız ve düzensiz bir şekilde yapılaşma görülmüştür. Böylece Diyarbakır Suriçi doku kaybetme sürecine girmiştir. Bundan dolayı sur içinde bulunan tarihi değerleri yüksek yapılar için kentsel tasarım uygulamaları önerilerek aslına uygun şekilde onarılıp işlevine uygun kullanılmasını ya da kent açısından değerli olabilecek şekilde anıtsal bir boyut kazandırıp kente kazandırılması hedeflenmiştir. Son yıllarda kentte meydana gelen güvenlik olayları neticesinde Sur içi kentsel yerleşim alanında birçok yapı yıkılıp yerine tarihi dokuya uygun yapılar önerilmiş olup yeni bir yerleşim düzeni öngörülmüştür. Bu araştırma Diyarbakır tarihine dayanmaktadır. Bu çalışmada da Diyarbakır Sur İlçesi kentsel dönüşüm uygulamalarına bir yaklaşım sergilenmek istenmiş ve Sur ilçesi kentsel dönüşüm uygulamalarında gelinen son durum anlatılarak değerlendirilmiştir.

DiyarbakırDiyarbakır-SuriçiKentleşme+5
Bayram Gök
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kentsel dönüşüm mü? - kentsel yenileme mi? İstanbul-Gaziosmanpaşa örneği

İnsanlık tarihinin yerleşik hayata geçmesi beraberinde toplu yaşamı ve devamında kent olgusunu getirmiştir. Oluşmaya başlayan kentler nüfus artışına bağlı olarak kentleşmenin doğmasını sağlamıştır. Oluşan kentler zaman içerisinde değişen ve gelişen ihtiyaçlar doğrultusunda ve yaşanan doğal afet, savaş vb. durumların etkisi ile değişme, gelişme ve yenilenmeye ihtiyaç duymuştur. Kentler yaşanan yenileme hareketleri başlarda sadece yıpranan ve yaşamın devam etmesine izin vermeyen bölgelerde gerçekleştirilirken zamanla aktif yaşamın devam ettiği bölgelerde de görülmeye başlanmıştır. Tarihi literatürde ilk yenileme ve dönüşüm çalışmalarına 2. Dünya savaşı sonrası dönemde rastlanmaktadır. Dünya üzerinde yakın tarihe kadar yenileme olarak devam eden çalışmalar yakın tarihte ihtiyaçlar doğrultusunda rekreasyonel faaliyetleri desteklemek amacı ile eski yapılarda fonksiyonel değişiklikler yapılmış ve dönüşüm çalışmalarının ilk örnekleri görülmüştür. Zamanla asıl kavram olan yenileme dönüşümün bir alt başlığı haline gelmiş ve sanki dönüşüm faaliyetinin bir çeşidiymiş gibi isimlendirilmiştir. Türkiye özeline inildiği zaman ülkemizin kentsel dönüşüm kavramı ile tanışması 1999 Marmara depremi sonrasında olmuştur. Ancak asıl kentsel dönüşüm süreci 2011 yılında Van'da yaşanan deprem sonrasında yürürlüğe giren 6306 sayılı "Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun" ile başlamıştır. Yürürlüğe giren kanun sonrasında hayata geçirilen projeler incelendiği zaman büyük çoğunluğunun yenileme projesi olduğu gözlenebilmektedir. Bununla birlikte kanun incelendiği zaman aslında mekânsal dönüşüm değil mekânsal yenileme hakkında kararları barındırdığı görülmektedir. Gaziosmanpaşa ölçeğine inildiği zaman ilçe içerisinde kentsel dönüşüm süreci 6306 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce Belediye Meclisi kararı ile GÖB ilan edilen bölgelerde yapılan yenileme çalışmaları ile başlamıştır. 2011 yılı sonrasında 6306 Sayılı Kanun'a dayanarak Riskli alan ilanları yapılmıştır. GÖB süreci ve Riskli alan süreci içerisinde hayata geçirilen ve yapımı devam eden projeler gözlemlendiği zaman bütün projelerin yenileme projesi olduğu fakat dönüşüm adı altında tanıtıldığı görülmektedir. Gaziosmanpaşa ilçesinde devam eden süreç yaşanan olumsuzluklar sebebi ile oldukça uzun sürmüş ve ilçe içerisinde yaşayan vatandaşın güveni sarsılmıştır. Uzun yıllardır evlerinden tahliye olmuş ve kira yardımı alan hak sahiplerinin mağduriyetlerini gidermek amacı ile 2019 yılından bu yana farklı çözüm arayışları içerisine girilmiştir ancak süreç hakkında ve yapılan çalışma hakkında geçmişte verilen yanlış bilgiler dolayısıyla devam eden uzlaşma süreçlerinde de aksaklıklar yaşanmaktadır. Sonuç olarak mikro ya da makro ölçekte doğru ve hızlı sonuç alabilmek için literatürdeki kavram kargaşası giderilmeli ve süreç doğru bir şekilde lanse edilmelidir. Vaat edilen projenin can ve mal kaybını önlemeye yönelik olduğu önemle belirtilerek sonuca ilerlenmelidir

DönüşümKentleşmeKentsel dönüşüm+2
Ümmügülsüm Peker
Siirt University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kentsel dönüşüm alanlarında ki kentsel tasarım uygulamalarında mülkiyet ve uygulama alanı arasındaki sorunların araştırılması; örnek çalışma Nusaybin

Kentlerde, Sanayi Devrimi ile oluşan göç sonrası yaşam kalitesi oldukça düşük yerleşim alanları oluşturulmaya başlamış ve zamanla artmıştır. Sanayinin kentlere ekonomik güç sağlaması, artık yaşam şartlarını zorlaştıran yerleşim alanlarının yıkılıp yerine yaşanabilir daha rahat yerleşmeler inşa edilmesiyle kentsel dönüşüm kavramı çıkmıştır. II. Dünya Savaşından sonra oluşan yıkım ve tahribatın giderilmesi için gerçekleştirilen kentsel dönüşüm projeleri ile kentsel dönüşüm kavramı daha da önem kazanmıştır. Kentsel dönüşümün bir diğer gelişimi afet olaylarından sonra ortaya çıkan can ve mal kaybının bir daha yaşanmaması için afet riski altında olan ve dayanıksız yerleşmelerin dönüştürülmesidir. Yapılan plan ve projelerle kent mekanlarına fiziksel olarak yeterince değinilmediğinden ve bazı bilim insanları tarafından bunu sorun olarak kabul etmesi ile ortaya atılan kentsel tasarım kavramı zaman içerisinde kabul görmeye başlamıştır. Kentsel tasarım kavramı mimarlık ve şehircilik disiplinleri arasında köprü oluşturarak kentleri daha kaliteli bir şekilde projelendirebilmektedir. Eskimiş ve tahrip olmuş yerleşmeler kentsel dönüşüm projeleri ile yeniden ayağa kaldırılmakta ve yerleşmenin fiziki boyutunun nasıl olacağını belirleyen kentsel tasarım projeleri ile belirlenmektedir. Türkiye şehircilik anlayışında yeterince değinilmeyen ve planlar yapılırken dikkate alınmayan mülkiyet, planlar onaylandıktan ve özellikle uygulamaya geçildikten sonra otaya çıkan mülkiyet problemleri planlama süreci sekmeye uğratmakta ve çözümlenmesi zor olan mülkiyet problemleri genellikle uzun zamanlar almakta bazen de çözümsüz olarak bırakıldığı karşımıza çıkmakta ve çözümsüz kalmasından sonra da mahkeme süreci başlatılmaktadır. Kentsel tasarım projelerinin temelini oluşturan imar planları çizilirken kentsel tasarım projelerinden bağımsız olarak düşünülmemelidir. İmar planları mülkiyet üzerine çizilmekte ve imar planlarının belirlediği kararlara göre hareket edecek olanlarda mülkiyetlerin malikleridir. Nusaybin kentinde ortaya çıkan toplumsal olaylar sonrasında oluşan tahribatların giderilmesi için gerçekleştirilen kentsel dönüşüm çalışmaları başlatılmıştır. Belirlenen kentsel tasarım uygulama alanı belirlenirken ve çizilen imar planları ile mülkiyete yeterince değinilmemesi ve dikkate alınmamasında dolayı ortaya çıkan mülkiyet problemlerinin ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Tespit edilen mülkiyet problemlerin ne kadar ciddi sonuçlar doğurabileceği ortaya koymaya ve bu problem ve sorunların oluşmasının önüne geçilebilmek için çözümler önerileri sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kentsel Dönüşüm, Kentsel Tasarım, Mülkiyet, Mülkiyet Hakkı, Nusaybin

Kentsel dönüşümKentsel tasarımMardin-Nusaybin+1
Şirin Dilek
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

2000'ler Türkiye sinemasında parçalanan İstanbul imgesi: Mekânın ürettiği ilişkiler ve kimlikler

Bu tez çalışmasında, mekân, toplum ve üretim biçimleri arasındaki etkileşimli ilişki nedeniyle mekânların ideolojik değer yüklü toplumsal ürünler ve iktidar aygıtları olduğunu savunan kuramlardan hareket edilmektedir. Bu bağlamda tezde, İstanbul'daki mekânlara içkin toplumsal çelişkilerin filmlerde nasıl temsil edildiği incelenmektedir. Bahse konu kuramsal çerçeveye binaen, İstanbul'un neoliberal politikalarla yeniden yapılandırılan sanayi-sonrası kapitalist üretim biçimleri kapsamında küresel bir kente dönüştürülmek üzere rantiyeci gettolaşma mantığıyla parçalandığı iddia edilmektedir. Bu süreçte toplumsal kesimlerin mekânsal olarak ayrıştırıldıkları; toplumsal kaynakların ve fırsatların yüksek gelir grupları lehine asimetrik şekilde dağıtımı ile toplumsal eşitsizliklerin ve adaletsizliklerin daha da derinleştiği savunulmaktadır. İstanbul'da kentsel rantın yüksek olduğu bölgelerin piyasaların taleplerine ve yüksek gelirli 'normatif' grupların zevkleri ve tercihlerine göre dönüştürülmesi uğruna, ötekileştirilen toplumsal grupların mağdur edildiği ve/veya insana yakışır iş, eğitim, sağlık gibi pek çok kentsel olanaklardan yoksun yaşamak zorunda bırakıldığı bu sürecin yarattığı insani maliyet ve toplumsal hâletiruhiye sinemasal temsillerde de karşılık bulmaktadır. Bu kapsamda incelenen sinemasal temsillerin 2010 yılı sonrasında üretilen filmler arasından seçilmesinin nedeni ise söz konusu dönemde sosyo-mekânsal ayrışmaların ve mekânsal çelişkilerin daha aşikâr hale gelmesidir. Tezde toplumsal cinsiyet, biyo-politika, bellek, yoksulluk, yeni ırkçılık, ayrımcılık gibi alanlardaki çalışmalar ile mekân çalışmaları arasında ilişki kurularak filmler disiplinlerarası bir yaklaşımla analiz edilmektedir. Ayrıca, ele alınan tarihsel ve toplumsal bağlamla ilişkili başka yerli veya yabancı kurmaca filmlerin yanı sıra çeşitli kurgusal edebi metinlere ve kurgu-dışı metinlere de atıfta bulunularak seçilen filmler metinlerarası bir modelle çözümlenmektedir. Böylece mekânsallığa sinema merceğinden farklı bir sosyolojik bir bakış açısı sunularak alanyazına katkı sağlanmaktadır.

KentleşmeKentsel dönüşümSinema+2
Zehra Azade Soysal
Hacettepe University
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de metropoliten alanlarda kentsel dönüşümün etkilerinin analizi: İstanbul Üsküdar Kirazlıtepe Projesi örneği

Bu çalışmanın temel amacı, Türkiye'nin metropoliten alanlarında kentsel dönüşümün etkilerini analiz etmektir. Bu çalışma, deprem kuşağında olan Türkiye'nin afet riski altındaki alanlarda bütünsel ve çok yönlü bir kentsel dönüşüm uygulamasını analiz ederek başarılı bir kentsel dönüşüm sürecinin gereklerinin belirlenmesi ihtiyacından yola çıkmıştır. Çalışmanın özel ve odaklı çıkış noktası ise, beklenmekte olan Büyük İstanbul Depremi'nin yıkıcı etkilerine çözümün kentsel dönüşüm olması nedeniyle, başarılı bir kentsel dönüşüm modelinin nasıl olabileceğinin ortaya konulmasıdır. Bu amaç doğrultusunda, İstanbul'da afet riski altındaki riskli bölgelerde en iyi kentsel dönüşüm uygulaması olarak değerlendirilen Üsküdar, Kirazlıtepe Kentsel Dönüşüm Projesi (KKDP) incelenmiş, Kentsel Dönüşüm Teorisi'nin (Urban Regeneration Theory) bütünsellik (holistic) anlayışından yararlanılarak oluşturulan Kentsel Dönüşüm Değerlendirme Ölçeği (KDDÖ) kullanılarak bu projeye ilişkin bir analiz gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, araştırmaya konu olan Kirazlıtepe Kentsel Dönüşüm Projesi (KKDP)'nin en iyi örnek olay olarak değerlendirilmesi nedeniyle bu projenin kentsel dönüşümün ekonomik, fiziksel, çevresel, sosyal, hukuksal/yönetsel boyutları itibariyle bütünsel bir yapı arz edip etmediği araştırılmıştır. Bunun için de nicel ve nitel verilerin bir arada kullanıldığı karma bir araştırma yöntemi kullanılmıştır. Hane halkı ile anket yapılarak nicel araştırma bulguları, dönüşümü uygulayıcı aktörlerin yöneticileriyle mülakatlar gerçekleştirilerek de nitel araştırma bulguları elde edilmiştir. Araştırmanın sonunda bu projenin bütünsel bir kentsel dönüşüm modeli ortaya koyduğu, ancak hem modelin hem de Türkiye'deki kentsel dönüşüm yapısının önemli bazı eksikleri ve problemleri olduğu görülmüş ve bu problemlerin çözümüne yönelik öneriler geliştirilmiştir.

Kentsel dönüşümMetropoliten alanÖlçekler+1
İrfan Özacit
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kentsel düşünce merkezinin kuruluşu ve bir uygulama örneği olarak Esenler Belediyesi

Son yıllarda hızlı bir gelişim ve dönüşüm sürecine girmiş olan dünyada, gerek sosyo-kültürel gerekse ekonomik ve politik alanlardaki yapısal reformlarla birlikte değişen kent dinamikleri kentlerin kimliklerini de değiştirmektedir. Günümüzde küreselleşme ile yaşanan teknik gelişmeler yerel kültürleri de dünyaya açmaktadır. Artık devletlerin yerini kentler ve örgütlenmiş olan kurumlar alırken, kentlerin sosyal ve ekonomik yaşamdaki önemi de gitgide artmaktadır. Kentsel dönüşüm, bir kentin bütünü veya belli yerleşim bölgelerine yönelik sistemli ve planlı eylemler olmaktadır. Küreselleşme olgusu genel anlamda yeni bir dünya düzeni oluşturma amacıyla ortaya çıktığı için, her kent bu doğrultuda bir kıpırdanış içine girerek yeniden yapılanmalara girişmişlerdir. 1980?li yıllarla birlikte kent dinamiğinde önemli bir yere sahip olan kentsel dönüşüm projeleri yerel yönetimler için önemli bir araç olarak ortaya çıkmıştır. Bu tür projelerde farklı düşünce merkezlerinin de rolü büyük olmaktadır. ?düşünce fabrikaları? olarak da tanımlanan düşünce üretim merkezleri, belli kesimleri özel gereksinimlerini projelendirmek yerine, ürettikleri stratejiler ile gerek ulusal gerekse uluslararası düzeyde etki yaratmaktadırlar. Özgür ve yenilikçi düşünceler yaratabilmek için hükümet dışı fonlardan beslenen bağımsız düşünce merkezlerinin hedefi olabildiğince çok düşünce üreterek yenilikçi ve yaratıcı politikalar belirlerler. Anahtar kelimeler: kentsel dönüşüm, düşünce merkezi, kentsel kimlik, kent imajı

BelediyelerBilim ve sanat merkezleriDeğişim+7
Emrullah Aydın
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Kentsel dönüşümün insan hakları boyutu

Küreselleşme ile birlikte ulus devlet modelinin desantralizasyonu ve belediyelerin politik süreçlerde artan rolleri sebebiyle İnsan Haklarının korunması ve saygı duyulması konuları yalnızca devlerin sorumluluğu değil aynı zamanda yerel yönetimlerin de sorumluluk alanına girmektedir. Dolayısıyla son senelerde Kent Hakkı alanında ulusal, uluslararası ve bölgesel olarak birçok şart yayınlanmıştır. Bunlar yerel yönetimlerin insan hakları hakkında görev ve sorumluluklarını tayin etmektedir. Bu çalışmada kentsel dönüşüm insan hakları çerçevesinde incelenecektir.

BelediyelerKentsel dönüşümSorumluluk+4
Gül İsmahan Baba
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessEN

Transformation process of cities in Turkey and Tarlabaşı example

Urban area and settlements are the entire spatial systems having change and transformation enforcedly because of lots of factors in the course of time. When cities realize their improvements within the frame of its original architecture in historical process, urban renovation becomes unavoidable because of becoming old, immigration and natural disasters which are the common problems of the world cities. Parts of the city have been started to be transformed within the scope of regulations and several city plans since Tanzimat Reform, and has been continued until today. In recent years Marmara and Van earthquakes reveal the necessity and urgency clearly in respect to urban transformation. Urban transformation implementations on project basis, show differences before and after industrial revolution, otherwise we can observe renovation, revitalization, regeneration, gentrification, preservation and rehabilitation. Several strategies of the urban transformation can be implemented simultaneously because of project area, historical and cultural texture, infrastructure and physical deficiencies, regional economic efficiency need. Accordingly, a lot of strategies have been implemented in Tarlabaşı Urban Transformation project area. Tarlabaşı region has been transformed into settlement area and has been reconstruction from 1800s to the present time. The ultimate urban renovation project has come under criticism. Historical and cultural texture is not handed down the next generations and hirer and host are forced migration. The project does not solve the physical problems of the region. Social problems of the region and urbanite have transferred to the other regions and it does not realize the sustainable criteria. Key words: urban transformation, revitalization, conservation, strategy, sustainability

Urban transformationUrban conservationSustainability+1
Mehmet Yoğurtçu
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kentsel dönüşüm ve yerel yönetimler: Esenler ilçe belediyesi örneği

Bu araştırmada, Esenler ilçesi ve Esenler Belediyesi kapsamında kentsel dönüşüm olgusu incelenmiştir. Çalışmanın perspektifini, kentsel dönüşüm uygulamaları ve yerel yönetimler seviyesinde kentsel dönüşüm uygulamaları oluşturmaktadır. Merkezi yönetimin kentsel dönüşümdeki rolü ve öneminin yanı sıra yerel yönetimlerin rol, görev ve sorumlulukları da yine bu bağlamda dikkate alınan hususlar arasındadır. Esenler Belediyesi, kentsel dönüşüm uygulamalarını kendi iktisadi teşebbüsü olan ESKON A.Ş. üzerinden yapmakta; projelerin değerlendirilmesi, planlanması, ihale şartnameleri ve hatta kimi projelerin de yapımını yine bu iştiraki aracılığıyla hayata geçirmektedir. Bunun yanı sıra Esenler ilçesinde faaliyet gösteren müteahhitlerin oluşturduğu Esinder A.Ş. de hem Esenler ilçesi sınırları içerisinde kentsel dönüşüm uygulamalarını hayata geçirmiş hem de Aydın Üniversitesi işbirliğinde bu konuyla alakalı olarak bir bilinçlenme süreci başlatmıştır. Bu sürecin neticesinde "Müteahhitlik Okulu" uygulamasının ortaya çıktığı görülmektedir. Görülen o ki, Esenler Belediyesi kentsel dönüşüme, İstanbul ilçeleri içersinde kentsel dönüşümün startının verildiği yer olması hasebiyle de oldukça çaba harcamakta ve bu anlamda ilçe sınırları dahilinde mahalle bazında bir dizi planı hayata geçirmektedir. Anahtar Kelimeler: Kentsel Dönüşüm, TOKİ, Eskon A.Ş., Esinder A.Ş.

BelediyelerKentsel dönüşümYerel yönetimler+4
Uysal Şahinbaş
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kent kimliğinde yapısal estetiğin mevzuattaki karşılığı, uygulama esasları, denetimi ve öneri sistem modeli

Kentler, kuruldukları andan itibaren gelişmekte, kimlik kazanmakta ve belli bir olgunluğa ulaşmaktadırlar. Bu durum kentlerin ölçeklerine ve bulundukları coğrafyaya göre üzerindeki yapılar ve doğal oluşumlar sonucu bir siluet kazandırmaktadır. Kentlerdeki birbirinden bağımsız yapılaşma çabaları, sadece kendi içinde amacına hizmet vermekte, kentin içinde yer almakta fakat kent kimliğinden soyutlanmış bir ruh ile yaşamaktadır. Kentlerin ruhu, kimlikleri ile nefes almaktadırlar. Bu nedenle kent kimliğine aykırı tüm uygulamalar, kendi içlerinde modern, estetik ya da işlevsel değerlendirilseler dahi çevresiyle uyumsuz, kent estetiğine aykırı bir tutum sergilemektedir. Ülkemizde imar faaliyetleri, 3194 sayılı imar kanunu kapsamında genel başlıkta ele alındığında yapılaşma hareketlerine göre planlama, projelendirme, uygulama ve denetleme aşamaları olarak yürütülmektedir. Sürecin başlangıç aşaması olan planlama çalışmaları için kanun, birden fazla kamu kurumuna plan yapma ve onaylama yetkisi vermektedir. Her kurum kendi sorumluluk alan sınırları içerisinde planlarına uygun projelendirme yapmakta ve uygulamaya koymaktadır. Bu durum neticesinde birbirinden bağımsız birçok uygulamalar tamamlanmakta fakat kent içinde hiçbir harmonisi olmayan yapı ürünleri kendine yer edinmektedir. Çalışmada kentlerin estetik kaygıdan uzak, ekonomik temeller üzerine kurulu bir anlayışla kaybetmekte oldukları bu kimlik kaybı karşısında mevzuat, mimari tasarım, yapısal estetik, ekonomi ve çevre esaslı yapılacak düzenlemeler ve olması gereken kriterlerin irdelenmiş olup kamu yönetimince yapılması gereken çalışmalar ortaya konulmuştur. Özgün kent kimliğine ve kent siluetine sahip kentler ortaya konulup kimlik tahribatına uğramış, rant odaklı yaklaşımlarla kaybolan kent kimliklerinin tekrar kazanımı ve yenileme süreçleri anlatılmıştır. Kentin coğrafi, ekonomik, tarihi ve kültürel dokusu kentteki yapılaşma, dönüşüm ve gelişme faaliyetleri için temel dayanaklar olarak ele alınmıştır. Çalışma dört ana bölümden oluşmaktadır. İmar mevzuatı ve yetkili idareler, korunması esas kentsel kimlik kavramı, ekonomik odaklı yapılaşma faaliyetleri ve yapılaşma çalışmaları için öneri sistem modeli ana başlıkları oluşturmaktadır. Çalışma ile başlangıçtaki planlama aşamasından en son yapı ürününün tamamlanma aşamasına kadar olan ve sonrasını kapsayan sürecin paydaşları, gereklilikleri ve kent kimliğine uyumu işlenmiş olup tüm süreci kapsayan öneri sistem modeli belirtilmiştir.

Kent planlamaKentsel dönüşümKentsel rant+2
Abdullah Türkmen
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

21.YY'da akıllı belediyecilik ve kentsel dönüşüm (Başakşehir Belediyesi modeli)

Bu tez çalışması kapsamında, kentsel yenileşme kavramının 1900'lü yıllardan itibaren yaşadığı gelişim süreci, kentsel yenileşmenin aracı olarak kentsel dönüşüm projeleri ve temel konuları, sürdürülebilir kentsel gelişme kavramıyla ortaya çıkan akıllı şehircilik ve kent formu ve planlama yaklaşımları incelenmiştir. Bu yaklaşımlardan, akıllı şehircilik yaklaşımının özellikleri, örnekleri, uygulama araç ve teknikleri ele alınarak, özellikle Amerika'da kentsel yenileşme ve eskiyen alanları kente kazandırma amaçlı yapılan projeleri değerlendirmede belediye seviyesinde derinlemesine görüşme ve topluluk ölçeğinde kullanılan anket soruları ile proje özelinde akıllı şehirciliğin hayata uyarlanma matrisleri düzenlenecektir. Başakşehir Belediyesi'nin kentsel dönüşüm alanlarından seçilen örnekler akıllı şehircilikle ilgili yaptığı çalışmalar değerlendirilmiştir.

21. yüzyılAkıllı kentlerBelediye hizmetleri+5
Cengiz Dinç
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kentsel dönüşüm: 6306 sayılı Kanun kapsamında İstanbul'dan örnekler

Gelecek yüzyıla bakışta kentlerimizi yenilemek, dönüştürmek ve yeniden ele alarak kentlere kimlik kazandırmanın toplumda aidiyet duygusunun sağlanmasının, çevresel, kentsel, tarihi korunmanın sağlanmasının ve bir vizyonu olan tasarımlarla kentsel estetiğe yer verilmesinin kaçınılmaz bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sebeple ve küreselleşen dünyada artık kentlerin sürdürülebilir bir şekilde değişim ve dönüşümü gerçekleştirerek kent kimliklerini kazanmaları gereği, "kentsel dönüşüm'' olgusunu gündeme getirmiştir. Türkiye üzerinde bulunduğu jeolojik konumu gereği tektonik, sismik, topoğrafik ve iklimsel olaylar sonucu meydana gelen afetlerle sıklıkla yüz yüze kalan bir ülkedir. Bu afetler kimi zaman su baskını, sel, çığ, heyelan olduğu gibi en yaygın ve hasar verici etkisi bakımından en önemlisi depremdir. Ülkemizde 1999'da yaşanan Marmara Depremi ve 2011'de yaşanan Van Depremi ile kentlerimizin acil bir şekilde riskli yapılardan güvenli yaşam alanlarına dönüşmesi zorunluluğu doğmuştur. Bu yaklaşımlarla Ülkemizde; afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde fen ve sanat norm ve standartlarına uygun sağlıklı ve güvenli yaşam çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasların belirlenmesi amacıyla 2012 yılında 6306 sayılı "Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun" yürürlüğe girmiştir. Kentsel dönüşüm olgusu; Ülkemizde ağırlıklı olarak bu kanun çerçevesinde, mevzuat ve uygulamalar irdelenerek, kamunun ve özel sektörün sürece olan katkıları dâhilinde, İstanbul'dan bir kısmı kendi kavramlarında ilklerden olan örneklere yer verilerek analiz edilmiştir. Kavramlar ve deneyimler doğrultusunda kentsel dönüşümün, Ülkemizde çoğunlukla "riskli bina'' ölçeğinde ele alındığı, örneklerin de bu yaklaşımlarla mekânsal dönüşümlerde başarılı olduğu, buna rağmen dönüşümün "kentsel ölçekte'' bir etkileşim ağı ile birlikte ele alınması gerekliliği görülmüş ve çözüme yönelik stratejiler geliştirmek adına önerilere yer verilmiştir.

AfetlerDepremDeprem riski+4
Makbule Kaymak
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Şehirleşmede yerel yönetimlerin etkisi ve kentsel dönüşüm uygulamaları

Şehir kavramı, tarih boyunca farklı şekillerde yorumlanmış olmasına rağmen; genel olarak kentsel yerleşim alanlarının genel adı olarak karşımıza çıkmaktadır. Sanayi devriminden sonra şehir kavramının tanımında hızla gelişen kentlerin yapılarına bağlı değişime rastlamaktayız. Şehri; kendi sınırları içinde yaşayan insanların, geçim kaynaklarını tarım ve hayvancılık dışı uğraşıların oluşturduğu, yönetim yapısı, toplumsal ilişkiler, kültürel alanlar, nüfus yoğunluğu gibi birçok yönden kırsal alanlardan farklı olan yerler şeklinde tanımlamak da mümkündür. Kentleşme ise bir değişme sürecidir. Gelişmekte olan ülkeler kentleşmeyi, ileriye dönük kalkınma hedeflerine ulaşmada hızlandırıcı ve yön verici bir araç olarak kullanmakta ve bunun yanında kentleşme sonucu meydana gelen sorunları, olumsuz etkileri ortadan kaldırmak için büyük çaba harcamaktadırlar. Bilindiği üzere kentlerin asıl gelişmesi sanayi devriminden sonra olmuştur.Sanayi devrimiyle birlikte kentlerin gelişmesi, büyümesi, büyük endüstri merkezleri halini alması köylerden kentlere doğru olan göçlerin artmasına ve hızlı bir kentleşmenin ortaya çıkmasına neden olmuş ve 21. Yüzyılın en önemli özelliklerinden birini teşkil eden bu hızlı kentleşme süreci ile birlikte gerek bireylerin, gerekse bir bütün olarak toplum hayatını etkileyen, hızlı ve sağlıksız kentleşmenin sebeplerinden olan göç faktörünün etkisiyle başta sağlıksız konut ve plansız şehir olmak üzere işsizlik, yalnızlık, yabancılaşma gibi bir çok sosyal problem ortaya çıkmıştır. Yerel yönetimler; kavram olarak, merkezi yönetim dışında, yerel bir topluluğun ortak bir gereksinmesini karşılamak amacıyla oluşturulan, karar organları doğrudan halk tarafından seçilen, demokratik ve özerk bir yönetim birimi, bir kamusal örgütlenme modeli olarak tanımlanabilir. Bir başka tanımlamaya göre; Yerel Yönetimler, ülke sınırları içinde belli bir bölgede yerleşmiş insan topluluklarının ortak ve yerel ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulmuş görev ve yetkileri kanunla belirlenmiş, özerkliğe sahip kamu tüzel kişilikleridir. Benzer bir tanımlama yeni Belediye kanununun 3. maddesinde de yapılmıştır. Bu çalışmamızda, Şehirleşmeye Yerel Yönetimlerin etkileri araştırılmıştır. Şehirleşmeye Yerel Yönetimlerin birçok olumlu olumsuz etkisi olmaktadır. Biz bu çalışmamızda Şehir Planlaması ve İmar Planlarını mercek altına alınmaya çalışılmıştır. Şehir planlarının ve imar bölge planlarının, bir bölgenin yaşanılabilir ve her konuda ulaşılabilir olması için çok önemli olduğunu görmekteyiz. Bu çalışma beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Şehir ve şehirleşme kavramlarının tanımı ve tarihçelerinden bahsedilmiştir. İkinci bölümde ise Yerel Yönetimler özelliklede İl ve ilçe belediyeleri üzerinde durulmuştur. Yerel Yönetim kavramının tanımı yapıldıktan sonra, Belediyenin görev, sorumluluk, yetki alanı, ilgili kanun ve yönetmelikler üzerinde durulmuştur. Bu görev ve sorumluluklarının içerisindeki en önemlilerinden bir tanesi olan Şehir Planlama ve İmar planları konusuna ise 4. Bölümde izah edilmiştir. Bu bölümde ise planlamanın genel tanımı, imar planları yapılırken dikkat edilmesi gereken kanun ve yönetmelikler ile beraberinde şehircilik ilkeleri gibi konular irdelenmiştir. 5. ve son bölümde ise, Kentsel dönüşüm kavramı ve örnekleri ele alınmıştır. Kentsel dönüşüm kavramının tanımı, yöntemi, çeşitleri, Türkiye'de ve Dünyadaki uygulama türleri analiz edilmiştir. Bunun yanı sıra Kentsel Dönüşümüm hızlanması açısından önemli kanunlardan olan 6306 sayılı afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi ile ilgili kanun maddesi ve uygulama yönetmelikleri incelemiş ve bu işin teoride göründüğü gibi kolay olmadığı insan ve mülkiyet faktörünün de çok önemli olduğunu görüyoruz. Üsküdar ilçesinde Boğaz geri görünüm ve Etkilenme bölgelerinde yeni yapılan 1/1000 ve 1/5000'lik imar bölge planları yapılmıştır. Yeni yapılmış bu plana istinaden, önce mevcut durumun envanteri olan yapı adeti, daire sayısı, mülkiyet durumu, nüfus gibi veriler ortaya çıkarılarak analiz edilmiştir. Bu analizin neticesinde, yeni plana göre yapılabilecek kentsel dönüşüm projeleri hazırlanmıştır. Projelerde de görüldüğü gibi, yaşanması birçok açıdan kolay olmayan bir bölgeyi teknik olarak ayrıntılı bir imar planı yaparak ülkemizdeki deprem riski yönünden belirli standartların üzerine getirmiş oluyoruz ve insanlara yeşil alanı, okulu, ibadethanesi vb. yani sosyal donatıları olan bölgenin fiziki planına ve şehircilik ilkelerine göre planlanmış olması gerekmektedir. Yapmış olduğumuz bu çalışmada görüyoruz ki; aslında yıllar öncesinde yapılmış düzgün bir şehrin bölge imar planları olsa idi, hem şehirleşme planlı bir şekilde ilerleyecekti hem de günümüzde yeniden bölge planı yapılıp bu alanları dönüştürmek zorunda kalınmayacaktı. Bu nedenle bir bölge yerleşim alanı olarak açılacaksa ilk önce en az 100 yıllık bir şehir bölge planları yapılması gereklidir. Bu durum da yerel yönetimlerin en asli görevlerinden birisidir. Yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı, Şehirleşmede Yerel Yönetimlerin etkisi çok büyüktür ve en büyük etki de doğru İmar ve Şehir planlamasının yapılmasıdır. Anahtar Kelimeler; Şehir, Şehirleşme, Yerel Yönetimler, İmar Planı ve Kentsel Dönüşüm

BelediyelerKentleşmeKentsel dönüşüm+1
Umut Ekşi
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Kentsel dönüşüm görselleri ile fotomontaj ve grafik tasarım

Bu çalışma teorik ve uygulamalı olarak iki kısımdan oluşmaktadır. Çalışmanın teorik kısmında fotoğraf ve grafik tasarımın gelişimi fotomontaj tekniği üzerinden kısaca anlatılmıştır. Özellikle Dadaizm'in ortaya çıkmasıyla beraber grafik tasarım ve fotoğrafın fotomontaj tekniği sayesinde bir arada uyumlu bir biçimde kullanılması ve iki dünya savaşı arasında geçen sürede propaganda amacıyla kullanılan fotomontajın pop art, kavramsal sanat ve dijital sanatta uygulanışı gösterilmeye çalışılmıştır. Birinci bölümde, çalışmanın metodu ve amacı anlatılırken, ikinci bölümde Fotoğraf ve Grafik Tasarımın tarihsel gelişimi incelenmiştir. Üçüncü bölümde fotomontaj tekniğinin ortaya çıkışı ve gelişmesi üzerinde durulmuş, dördüncü bölümde ise dijital teknolojiyle fotomontaj uygulayan sanatçıların çalışmaları aktarılmıştır. Beşinci bölümde İstanbul özelinde yapılan kentsel dönüşüm örneklerine yer verilmiş ve son olarak altıncı bölümde ise kentsel dönüşüm kapsamında yapılan uygulamaların kent üzerinde yarattığı etkiler tartışılmıştır. Aynı zamanda fotoğraflar aracılığıyla belgelenen kentin dönüşümündeki olumlu ve olumsuz tarafları ve kentsel dönüşüm projelerinde dikkat edilmesi gereken kültür, çevre, doğa ve iklim konusunun önemini gösterebilmek amaçlanmıştır. Tezin uygulama aşamasında İstanbul'da Kentsel Dönüşüm konusu çalışılmıştır. Bu kısımda İstanbul'un son dönemlerde hızla artan sosyal ve fiziki dönüşümünün kent ve insan üzerindeki etkisini göstermek amaçlanmış ve bunun için de eski ve yeni İstanbul, aynı fotoğraf karesinin içinde fotomontaj tekniği kullanılarak gösterilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Fotoğraf, Grafik Tasarım, Fotomontaj, Kent, Kentsel Dönüşüm, İstanbul

FotomontajGrafik sanatlarGrafik tasarımı+3
Deniz Dora
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessEN

Are there local limits to gentrification?: The context of Tophane

From the beginning of the 1980s, urban space became an important node of economic growth and commodification as a result of the "wide ranging, transformative impacts" (Brenner & Theodore, 2002, p. 363) and, apart from being one of the biggest manifestation, gentrification also has a pivotal role on urban knowledge production for understanding this process. One of the consequences of this is the emergence of a sizable literature is pointing out the destructive gentrification processes and effects of them from different perspectives, which are ranging from very well-known demand or supply side conventional explanations to complementary ones and more critical up to date context based researches. Yet the current terrain of gentrification research is neither adequate for comprehensive understanding from a pluralistic perspective both geographically and theoretically, nor to mitigate the negative outcomes of the phenomenon. This necessitates reflecting upon the research framework of gentrification, which is deficient in terms of contextuality and alternative forms of the phenomenon, in a more critical and nuanced way. In this thesis, this gap will be addressed by converting our lens to limited gentrification process of Tophane case by focusing on context causalities of 'unsuccessful' but 'resistant' gentrification stories. Tophane, which is encircled by already gentrified and gentrifying zones including new large-scale redevelopment project sites at the south and the economic and cultural hub – Beyoğlu at the north, is the latest and "inevitable" hotspot both for indirect and state-led gentrification. The process that captured neighborhood's transformation through the blooming of galleries, design shops, hostels and local retail stores was seemed very predictable in the beginning of 2000s. Approaching to the 2010s, neoliberal restructuring together with gentrification politics of the state started to be challenged, interestingly and unexpectedly, by the neighborhood's local causalities including relative embeddedness of local Tophane community and presence of political activism, discretional urban policy and negative media image and branding. Today, Tophane is a battlefield of extreme tension and power struggle between closed and radically conservative local community networks and the increasingly visible and morally alien opportunist new comers; thus, it is a major playground to question the local limits to gentrification with a particular focus on local causalities. Within this scope, the thesis addresses this urban conflict and limited gentrification process by adopting critical realist methodology. It critically reviews the causalities of "resistance-based limited" gentrification; and examines the local particularities of Tophane through an intensive empirical research built on causality analyses and semi-structured interviews. Derived from the reality that the theory of gentrification is diverse and subject to change, the thesis contributes to the existing literature with a critical manifestation of Tophane's contextual causalities, which creates "successful" resistance to state-led gentrification, while putting its inevitableness under question

Critical realismUrban transformationGentrification+2
Dicle Kızıldere
İstanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessEN

A framework for socially sustainable urban transformation: Sulukule case study

Since the large majority of the World's population has begun to live in urban areas, the role of cities in sustainable development has increased. And at the same time, the gradually growing population has brought along many problems in cities especially related with social life in addition to environment and economic issues. Urban transformation as a method tackling physical and social decline, sometimes also had negative consequences in some parts of the society, while contributing to the general health of cities and economic developments in Turkey. This conflict is the underline basis of this research and reveals its necessity. Social sustainability, which is the pillar that is unfortunately ignored or rarely considered to its full extent, promotes wellbeing and quality of life by understanding what people need and combines the physical realm with the social world. It is obvious that social sustainability improves the achievements of urban transformation by highlighting social and cultural values in decision making. In addition, social sustainability aware urban transformation ensures: inclusivity, democracy and participation in governance; equity and accessibility in providing basic services such as housing, infrastructure and amenities; and, diversity and cohesion in social, cultural & economic policies. In the light of these key areas and under the umbrella of urban transformation, some world-wide projects and urban transformation laws in Turkey have assessed. Turkey's most populous and invested city, Istanbul, receives a large number of urban transformation projects. After the Council of Ministers declared Sulukule as an urban transformation area based on the law No. 5366, the life of the local inhabitants dramatically changed and, social and cultural assets were ignored. This research identifies the deficiencies and outputs of the project through a socially sustainable urban transformation assessment framework and aims to provide social sustainability included planning scenarios for the future. The main aim of this research is to identify social sustainability within urban transformation context and develop a framework for Turkey. The urban transformation projects in the world have been examined and the methods of the implementation of social sustainability have been analysed. In this perspective, the legal instruments of urban transformation in Turkey have been examined within the scope of social sustainability. As a result, the Sulukule Urban Regeneration Project has been evaluated in terms of socially sustainable urban transformation framework criteria.

Urban transformationSustainable developmentSustainability
Ruken Hazal Dilli Durand
İstanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul metropolünde değişen yaşam dönüşen konut algısı: Varyap Meridian örneği

Küreselleşmeyle, teknolojide ve bilişim sistemlerinde yaşanan hızlı gelişmeler, yaşam koşullarının değişmesine yol açmaktadır. Kısıtlı ve homojen bir kitle barındırmakta olan kentler, endüstrileşmeyle birbirine eklemlenerek büyümekte ve metropol kentleri meydana getirmektedir. Metropol kentler, ekonomik anlamda büyük kitlelere istihdam sağlama potansiyeline sahip ve bireylere daha iyi şartlarda yaşama imkanı sağlayabilecek cazip merkezler olarak görülmektedir. Merkezin güçlü çekimi; kırsaldan kente göçü hızlandırmaktadır. Artan göç, çok kültürlülüğe, hızla değişen değerlere, yaşam tarzında ve toplumsal yapıda değişimlere sebep olmakla birlikte yapısal çevrenin dönüşümünü de beraberinde getirmektedir. Metropolleşmeyle değişen yaşam koşulları, insan gereksinimlerinin farklılaşmasına sebep olmakla birlikte, insanın yaşama alanı olan konut algısını da dönüştürmektedir. Farklılaşan gereksinimler, beklentiler, arzular ve istekler kullanıcıların konuta bakışını ve algısını da etkilemektedir. Konut algısındaki değişim, kaçınılmaz olarak konutta da değişimine yol açmakta ve bu iki süreç birbirini etkilemektedir. İnsan ve mekan (çevre) arasında kurulan iletişim ne kadar güçlü ve uyumlu ise, bireyin yaşamsal kalitesi ve kullanıcı olarak konut memnuniyeti de o kadar yüksek olmaktadır. Kullanıcıların ihtiyaçlarına göre tasarlanmayan ve günümüzde tüketim nesnesi olarak inşa edilen ve pazarlanan konut projeleri kullanıcısına, kentlileşen toplumun tüketim kültürünün şekillendirdiği bir kimlik, bir yaşam biçimi dayatmaktadır. Özellikle metropol kentlerde yaşayan orta-üst ve üst sosyo-ekonomik gelir grubuna mensup olanların lükse yönelik ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olarak tasarlanmakta olan "lüks karma yaşam projeleri"; her geçen gün daha da kalabalık ve kaotik bir hal alan kentten uzaklaşmak ve güvende hissetmek isteyenler için "ötekiler"den arındırılmış, benzer sosyo-kültürel grubu barındıran bir yaşam alanı sunmaktadır. Ayrıca; kullanıcılarına ayrıcalıklı, prestijli, konforlu ve lüks bir yaşam vadetmektedir. Gelişmişliğin ve modernitenin göstergesi olarak görülen, yeni nesil kapalı ve güvenlikli karma yaşam projeleri, barındırdıkları sosyal imkanlar, donatılar, teknolojik fonksiyonlar ve en ince detayına kadar kurgulanmış iç mekan tasarımlarıyla birlikte kendi kendine yeten kentsel ölçekte küçük yerleşimler olarak karşımıza çıkarken; onlara sahip olamayan düşük gelirli kesim için de bir ütopyayı tariflemektedir. Bu kapsamda tezin amacı; İstanbul metropolünde değişen yaşam koşullarının, konut ve konut çevresi memnuniyeti kapsamında, hangi yaşamsal beklentilerin ve önceliklerin kullanıcı açısından önemini arttırdığını ve hangilerinin azaldığını saptamak ve konut algısının nasıl değiştiğini ortaya çıkarmaktır. Bu amaç doğrultusunda tez çalışmasında; küreselleşme, kent, metropol, insan ve davranışı, konut, konut algısı ve konutta kullanıcı memnuniyeti üzerinde durulmaktadır. Tez çalışmasının birinci ve giriş bölümünde; tezin amacı, kapsamı ve yöntemi üzerinde durulmaktadır. İkinci bölümde; kent kavramının günümüz metropol kentinin doğuşuna dek olan serüveni, küreselleşme ve metropolleşme kavramlarına değinilerek irdelenmektedir. Üçüncü bölümde; "metropolleşme ile değişen yaşam" konu başlığı altında, insanın temel iletişim süreci, insan davranışı ve gereksinimleri irdelenmektedir. Ayrıca; toplumsal yaşamdaki değişimler ile birlikte toplumun, kültürün ve ailenin değişen yaşamsal koşullarından bahsedilerek, bu koşulların ne tür değişim ve dönüşümlere maruz kaldığı üzerinde durulmaktadır. Bunun yanı sıra, metropolleşme ile farklılaşan yaşamsal beklentiler ve öncelikler örneklerle açıklanmaktadır. Dördüncü bölümde; metropolleşme ile dönüşen konut kavramı irdelenmektedir. İnsanın çevre ile girdiği ilişki biçimleri üzerinde durularak, mekan kavramı tanımlanmakta ve konut ve konutta kullanıcı memnuniyeti irdelenmektedir. Böylece; metropolleşme ile dönüşen konut algısı irdelenmektedir. Beşinci bölümde; tez çalışmasının alan çalışması kapsamında; "Varyap Meridian" örneği ele alınmakta ve örnek çalışma, İstanbul'u dünya finans merkezleri arasında önemli bir yere taşıyacağı öngörülen "İstanbul Uluslararası Finans Merkezi" ve benzer karma projelerle birlikte değerlendirilerek, "Varyap Meridian" projesinin alan çalışması kapsamında pilot çalışma olarak seçilme sebepleri üzerinde durulmaktadır. Altıncı bölümde bulgular yer almaktadır. Bu bölümde; değişen konut algısı; "lüks bir karma yaşam projesi" olan Varyap Meridian örneği üzerinden irdelenmekte ve gerçekleştirilen anket çalışmasından elde edile bulgular, "Konut İhtiyaçları Hiyerarşisi" (Israel, 2003) ve "Kullanım Sonrası Değerlendirme" (Francescato, 1989) kapsamında, "Eminönü ve Çevresindeki Toplu Konutlar" da (Kellekci, Berköz, 2006) ve "Mashattan Konutları"nda yapılan çalışmalar (Durmuş, 2010) ile karşılaştırmalı olarak irdelenmektedir. Tez çalışmasının yedinci ve sonuç bölümünde ise; tüm dünyayı saran küreselleşmenin ve metropolleşmenin etkisiyle, İstanbul'da değişen yaşam koşullarının konut algısını kültürel, ekonomik, toplumsal, sosyal ve psikolojik anlamda nasıl dönüştürmekte olduğu üzerinde durulmaktadır.

Kentsel dönüşümKonutMetropol+4
Fahriye Gülin Bilgiç
İstanbul Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Bir gecekondu mahallesinin dönüşümü: Macun örneği (Ankara / Yenimahalle)

Kentsel dönüşüm sosyo-ekonomik, sosyo-kültürel ve fiziksel açıdan çöküntüye uğramış kentsel alanlardaki yaşam standartlarını yükseltmek amacıyla uygulanması gereken bir planlama aracı olup sadece fiziksel olarak değil sosyal, ekonomik, kültürel ve çevresel boyutlarıyla, bütün olarak anlaşılması ve uygulanması gereken kapsamlı bir faaliyettir. Türkiye'de 2000'li yıllarla birlikte uygulamada yoğunlaşan kentsel dönüşüm faaliyetleri, kentsel dönüşüm projesi başlığı altında gerçekleştirilip, uygulama şekli bakımından çeşitlilik göstermektedir. Özellikle büyük kentlerdeki gecekondu alanlarına odaklanan projeler, bu alanlarda uygulanan örneklerde ihtilafların ortaya çıkmasından dolayı eleştirilmektedir. Sorunsallaşan gecekondu bölgelerinin, dönüşüm projelerinin uygulama biçimiyle süreklilik kazandığına yönelik izlenimler, dikkatimizi bu konuya çekmiş ve yapılan bu tez çalışması ile Ankara-Yenimahalle-Macun Mahallesi'nde TOKİ (Toplu Konut İdaresi Başkanlığı) ve Yenimahalle Belediyesi işbirliğiyle gerçekleştirilen "Ankara-Yenimahalle-Macun Kentsel Yenileme (Gecekondu Dönüşüm) Projesi'ni, araştırmak üzere ele almamıza neden olmuştur. Çalışma, proje ile dönüşüm alanında demografik, sosyal, kültürel, ekonomik ve çevresel anlamda ne tür değişimlerin ortaya çıktığını ve fiziksel mekânda meydana gelen değişimin, projenin muhatabı olan mahalle sakinleri üzerinde hedeflenen etkiyi yaratıp, yaratmadığını saptamayı amaçlamaktadır. Ayrıca proje bölgesindeki mahalle sakinlerinin süreçte nasıl bir akışla karşılaştıkları, sürece bakış açıları, gecekondudan TOKİ konutlarına geçiş süreci ve sonrasında, sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik bağlamda yaşamlarında nelerin üretilmiş ve tüketilmiş olduğu ile memnuniyet düzeyini ortaya koymayı da amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler analiz edildiğinde, kentsel dönüşümün tüm boyutları ile gerçekleşmediği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler : Macun Mahallesi, Gecekondu, Kentsel dönüşüm, TOKİ.

Ankara-Yenimahalle-MacunGecekondu bölgesiGecekondular+2
Sevgi Erdem
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Etimesgut'ta şehirsel gelişim ve konut alanlarının morfolojik dönüşümü

Şehirlerin kuruluşu ve morfolojik gelişimi fiziki, beşeri ve ekonomik olmak üzere birçok değişkene bağlı olarak gerçekleşmektedir. Etimesgut şehri 1928 yılında Ankara şehir merkezinin batısında yer alan boş araziler üzerinde Cumhuriyet rejiminin modern yüzünü temsil etmesi amacıyla ve Bulgaristan'dan mübadele yoluyla ülkemize gelen vatandaşlarımızın iskanı için tarihi tren istasyonu yakınında örnek köy yerleşmesi olarak kurulmuştur. Etimesgut şehri, İç Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Sakarya Bölümü'nde bulunan Ankara iline bağlı bir ilçe merkezidir. Araştırma sahasını oluşturan Etimesgut şehri Ankara'nın batısında toplam 10.300 hektar yüzölçümüne sahip Ankara metropolünün merkez ilçelerinden biridir. Etimesgut şehri, idari olarak bağlı bulunduğu Ankara ili gibi ülkemizdeki şehirleşme hareketlerinden etkilenmiştir. Şehir tarımsal fonksiyon üzerine kurulmuş olmasına rağmen oldukça kısa bir süre içerisinde sağlık, askeri, sanayi ve hizmet sektörlerini de geliştirerek tarımsal fonksiyonundan sıyrılmıştır. Şehrin temelleri örnek köy kapsamında 52 hane ile birlikte atılmıştır. 1950'li yıllardan itibaren örnek köy ve çevresinde şehir gelişim göstermeye başlamıştır. Şehir 1990'lı yıllara kadar gecekondu yapıları ile birlikte bir gelişim gösterirken, 1990 ila 2010 yılları arasında gecekondu yapıları yerini apartman yapılarına bırakmıştır. Şehir yerleşmeleri canlı organizmaları gibi doğar, gelişir ve belli bir olgunluğa erişirler. Gerçekleştirilmiş olan bu çalışma ile şehrin fiziki, beşeri ve ekonomik yapısının yanı sıra, kuruluşundan günümüze kadar geçirmiş olduğu morfolojik dönüşüm aşamaları tespit edilerek değerlendirilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimler: Şehirsel Gelişim, Şehirsel Fonksiyonlar, Morfolojik Dönüşüm, Etimesgut

Ankara-EtimesgutKentleşmeKentsel değişim+6
Hüseyin Melih Özdemir
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İnsanlarını bekleyen yeni kent merkezi: Uşak eski tabakhane çevresi kentsel dönüşüm projesi üzerine bir durum çalışması

Günümüzde "kentsel dönüşüm" sözcükleri özellikle bina yapımı, inşaat ya da evinde tadilat yaptırmak isteyen hemen herkesin bir şekilde duyduğu bir kavram haline gelmiştir. Çalışmada görüleceği üzere birden çok anlamı olan bu kavramın hemen herkesin kullandığı bir kavram haline gelmesi ise Gölcük ve Düzce depremlerinin yaşandığı tarihe kadar uzanmaktadır. 1999 yılında 7,2 ve 7,4 şiddetinde yaşanan ve yaklaşık 18.373 insanın enkaz altında kalarak kaybedilmesi ile sağlıksız binaların ne kadar tehlikeli olduğu ise acı bir şekilde öğrenilmiştir (TBMM, 2010). Yaşanan afetten sonra durumun ciddiyeti, çıkarılan kanunlara da yansımıştır. Böylece sağlıksız binaların dönüşüm süreci de çeşitli yasa ve kanunlarla zorunlu hale getirilmiştir. Nihayetinde sağlıksız olan ya da zamanla sağlıksız hale gelen binaların dönüşüm sürecinde, bu bina sahiplerine devlet tarafından verilen çeşitli teşvikler ile sürecin hızlandırılması amaçlanmıştır. Kentsel dönüşüm bir süreç olarak düşünüldüğünde; bu süreç, yalnızca konutları kapsamamakta; konutlar ve kentlerin tamamındaki binalarla beraber sanayi alanlarını da içerisine almaktadır. Bu alanlardan birisi olarak Uşak ilinde, inşa edildikleri dönemde şehir dışına konumlandırılan, ancak zamanla büyüyen ve şehrin merkezinde kalan, eski sanayi alanlarından birisi olan "Uşak Tabakhane Çevresi Gecekondu Önleme Bölgesi'nin" dönüşüm süreci ve sonrasında bölgenin durumu bu tezin konusunu oluşturmaktadır. Bölgenin mevcut durumunu ortaya koymak ise bu tezin en temel amacını oluşturmaktadır. Günümüzde dahi Uşak kent ekonomisinin lokomotifi olan tekstil ve tabakhane sektörünün mevcut durumdaki şehir dışında bulunan sanayi bölgesine taşınmasından önce faaliyet gösterdiği bu alanda, alanın kendine has bir atmosferi ve insan hareketliliği bulunmaktaydı. Günümüzde bu alandaki fabrika binalarının yerinde kamu kurumları, çok katlı apartmanlar, ticaret alanları ve sosyal donatı alanları bulunmaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde Uşak ili, tabakhane ve tekstil iş kolu hakkında bilgiler verilmiş ve çalışmanın amacı ve önemi incelenmiştir. İkinci bölümünde ise kentsel dönüşüm kavramı ve yasal boyutları ile beraber Uşak şehri ve eski tabakhane bölgesi hakkında bilgiler sunulmuştur. Tezin üçüncü bölümünde ise bölgenin dönüşüm süreci ve bölge hakkında yapılan görüşmeler değerlendirilmiş, bölgenin güncel durumu hakkında yapılan alan çalışmalarında elde edilen veriler işlenmiş ve dördüncü bölümde ise değerlendirmelere yer verilerek öneriler geliştirilmiştir. Bu tezin kentlerin dönüşüm süreçleri ve sonrası için kentlerde yaşayan insanlara, mimarlara, şehir planlamasında görev alan tüm uygulayıcılara ve yöneticilere bir bakış açısı kazandıracağını umuyoruz.

Gecekondu önleme bölgeleriKentsel dönüşümKentsel yenileme+2
Mehmet Yasin Ünalan
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Altındağ kentsel dönüşüm bölgesinde yaşayan gençlerin toplumsallaşma süreçleri ve riskli davranışlara maruz kalma deneyimleri

Kısa sürede Türkiye geneline yayılan kentsel dönüşüm projeleri beraberinde hızlı bir toplumsal değişime yol açmaktadır. Zaman içinde sayısı artan projeleri ele alan çalışmalarda gençlerle ilgili çalışmalara nadiren rastlanmaktadır. Dönüşümün insan ihtiyaçları göz ardı edilerek gerçekleşmesi sosyal dokuyu tahrip edebilmekte, gençlerin psikososyal gelişimini ve koruyucu mekanizmalara zarar verebilmektedir. Bu tezin amacı, gençlerin kendi dünyalarından bir bakışla bölgeyi ve dönüşümü nasıl algıladıklarının, toplumsallaşma süreçlerinin ve riskli davranışlara maruz kalma deneyimlerinin anlaşılmasıdır. Bu tez, fenomenolojik tipte betimsel amaçlı niteliksel bir araştırmadır. Araştırmanın özneleri amaçlı örneklem yoluyla belirlenmiştir. Altındağ ilçesi Gültepe Mahallesinde oturan 19 genç ve bu gençlerle çalışan ve gençlerin yaşamına dokunan 16 aktörle derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulguları "Toplumsallaşma Süreci İçinde Gültepe: Riskler, Sorunlar ve Gelecek", "Gençliği Anlamak: Gençler, Gençlikle Neyi Kastediyor?", "Dönüşen Gültepe Kentsel Dönüşüm Neleri Değiştirdi?", "Uzmanların Gültepe'deki dönüşümle İlgili Söyleyecekleri Var" ve "Riskli Davranışlar Enkaz Altında Kaldı Mı?" başlıkları altında beş temada sunulmuştur. Tezin sonucunda, zaman içinde ise Gültepe'deki demografinin değişerek soylulaştığı ortaya çıkmıştır. Gençler işsizlik ve gelecek kaygısı yaşamaktadır. Kentsel dönüşüm sonrasında güvensizlik algısının devam ettiği, yeşil alanlar ve sosyal donatıların eksik olduğu ve gençler tarafından sık kullanılmadığı belirlenmiştir. Mahallede sosyoekonomik düzeyin çok düşük olduğu, yoksulluğun ciddi bir sorun olduğu ve mahallenin bir çöküntü bölge özelliği taşıdığı belirlenmiştir. Kentsel dönüşüm sonrası, mahalledeki suçun dağıtıldığı ve Ankara'daki farklı semtlerde riskli davranışların arttığı belirtilmiştir. Gültepe ve çevresinin riskli davranışlarla nitelendiği ve özellikle madde bağımlılığı, okul terki, erken evlilikler ve toplumsal şiddetin çok yüksek düzeyde görüldüğü ortaya çıkmıştır. Toplumsal dokuyu da içeren, gençlerin hizmetlere katılımını artıracak ve gençlerin psikososyal gelişimini destekleyecek bir program önerilmektedir.

Ankara-AltındağAnkara-Altındağ-GültepeGençlik sorunları+4
Mustafa Çağrı Ayalp
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Kentsel dönüşüm çalışmalarında asbest riskinin değerlendirilmesi

Bu tez çalışmasında; ülkemizde son yıllarda yoğun olarak gerçekleştirilen kentsel dönüşüm çalışmalarındaki asbest maruziyet riskinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda; farklı illerde asbest saha araştırması, İstanbul'daki 20 ilçenin asbest envanter raporlarının değerlendirilmesi, tersanedeki iki asbest söküm çalışmasındaki ölçüm ve örneklemlerin irdelenmesi, asbestle ilgili taslak yönetmelik ve kontrol listeleri hazırlanması, yönetmeliğin mevcut mevzuatla karşılaştırılması ile Asbest Risk Değerlendirme Programı (ARP) hazırlanması şeklinde 5 farklı araştırma ve inceleme yapılmıştır. Öncelikle Ankara, Konya ve İstanbul'da ölçüm, örneklem ve sörvey çalışmaları ile gecekondu yıkım alanına saha ziyaretleri yapılmıştır. Ardından İstanbul'daki 20 ilçeyi kapsayan 1.069 asbest envanter raporlarındaki veriler 7 farklı kriter altında değerlendirilmiş ve envanter raporlarında (binalarda) asbest bulunma durumu ArcMap programı kullanılarak harita üzerinde gösterilmiştir. Envanter raporlarının 330'unda (% 30,87) ve katı numunelerin 418'inde (% 5,95) asbest tespit edilmiştir. İlçeler arasında, 127 (% 11,88) envanter raporu ve 174 (% 2,47) katı numune ile en fazla Kadıköy'de ve 1 (% 0,09) envanter raporu ve 1 (% 0,09) katı numune ile en az Zeytinburnu'nda asbest tespit edilmiştir. Asbestli numunelerde, 254 (% 60,77) ile en fazla krizotil türü ve en az ise 1 (% 0,24) ile antofilit ile 1 (% 0,24) Krizotil + Antofilit karışımı asbestle karşılaşılmıştır. 43 farklı malzeme türü arasında en fazla örneklem 1.254 (% 17,84) ile sıvadan ve en az örneklem ise 5 (% 0,07) ziftten alınmıştır. Ayrıca 16 malzeme türünde asbest bulunduğu ve en çok 187 (% 44,74) eternit malzemede ve eternitte de en fazla krizotil türü (145) asbest olduğu tespit edilmiştir. Eternitten sonra en fazla asbest bulunan malzeme 120 (% 28,71) numune ile marley'dir ve marleyde de en çok tremolit (88) türü asbest bulunmuştur. Analiz edilen 27 malzemede ise hiç asbeste rastlanmamıştır. Numunelerin binadan alındığı kat ya da yapısına göre 29 farklı sınıflandırma yapılmış olup 1.601 (% 22,77) adet ile en fazla numunenin giriş katlardan, en az numunenin ise 1'er adet (% 0,01) olmak üzere atölye ve 12., 14. ve 17. katlardan alındığı görülmüştür. Asbest tespit edilme oranları değerlendirildiğinde 69 (% 16,51) numune ile en fazla çatı katında ve krizotil türü asbest, ilçe olarak da en fazla Maltepe ilçesindeki çatı numunelerinde (16 adet) tespit edilmiştir. Atölye, müstakil bina, spor salonu, 10., 12., 14. ve 17. katlardan alınan numunelerde ise asbeste rastlanmamıştır. Binadan alındıkları yer ya da bölüme göre yapılan değerlendirmede; en fazla çatı numunelerinde (137) ve en çok krizotil türü asbest bulunmuş, en fazla Şişli'deki çatı numunelerinde (33) tespit edilmiştir. Numunelerin 6.911'i (% 98,29) Polarize Işık Mikroskobu'nda ve 120'si (% 1,70) Taramalı Elektron Mikroskobu'nda analiz edilmiştir. Tersanedeki gerçekleştirilen 2 aşamalı asbest söküm çalışmasının birinci aşamasında; 21 asbest envanter raporu hazırlanarak 191 katı numune ve 66 toprak numunesi alınmış, 47 kişisel maruziyet ve 121 ortam ölçümü olmak üzere toplam 426 ölçüm ve örneklem yapılmıştır. Envanter raporlarının 3'ünde, katı numunelerin ise 48'inde ve en fazla tremolit türünde (35) asbeste rastlanmıştır. Malzeme türleri arasında en fazla marleyde (29) ve en fazla (22) tremolit türünde asbest tespit edilmiştir. Bina katları veya yapısı arasında en çok giriş kat numunelerinde (19) ve en çok tremolit (16) asbest bulunmuş, numunenin binadan alındığı yer ya da bölüme bakıldığında en fazla zemin numunelerinde (28) ve bu numunelerde de yine en fazla tremolit (21) asbest olduğu görülmüştür. Kişisel maruziyet ölçümlerinden sadece asbest söküm işi sırasında ölçülen değerlerden 1'isi (0,325 lif/cm3) yasal sınırın (0.1 lif/cm3) üzerinde ve çatı sökümünde yapılan 1 örneklem 0,107 lif/cm3 ise sınır değerdedir. 1. Asbest söküm çalışmasındaki ortam ölçümlerinden 1 tanesi (0,524 lif/cm3) yasal sınırın üzerinde ölçülürken, 2. çalışmadaki ortam ölçümlerinin tamamı sınır değerin altında kalmıştır. 66 toprak numunesinde ise asbeste rastlanmamıştır. Tez de ayrıca asbestle ilgili çalışmaları düzenleyen taslak bir yönetmelik hazırlanarak, yürürlükteki yönetmelik ile karşılaştırması yapılmış ve ulusal düzeyde asbesti düzenleyen diğer yönetmeliklerin ilgili maddeleri için revizyon önerileri ve asbestle ilgili çalışmalarda kullanılabilecek kontrol listeleri sunulmuştur. Son olarak asbest risk değerlendirme çalışmalarında kullanılabilecek online "Asbest Risk Değerlendirme Programı (ARP)" geliştirilmiştir.

AsbestKentsel dönüşümİş güvenliği+1
Şengül Üçüncü
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kent dönüşümlerinin 1980 sonrası Türk sinemasında temsili: Beyoğlu örneği

Bu çalışmada, kentsel mekân ve öteki kavramları çerçevesinde, kent dönüşümlerinin Beyoğlu örneklemi üzerinden sinemada nasıl temsil edildiği incelenmektedir. Türk Sineması için İstanbul gerek doğal fon olarak gerekse toplumsal değişimlerin göstergesi olarak her zaman önemli bir konumda yer almaktadır. Toplumsal dönüşümleri en etkili biçimde yansıtan sanat olma özelliği gösteren sinemada, kentin temsili ise toplumun içerisinde bulunduğu siyasal, kültürel ve ekonomik yapıya göre değişim göstermektedir. Siyasi politikalar sonucunda toplumsal süreçte yaşanan sosyo-ekonomik değişimler, kentsel mekanları da dönüşüme uğratmaktadır. İstanbul'un en eski yerleşim bölgelerinden biri olan Beyoğlu, içerisinde her dönem farklı 'öteki' kimliklerini barındırması ile toplumsal dönüşümün yansımalarını en fazla yaşayan mekân olma özelliği ile karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle tezde araştırılmak üzere Beyoğlu'nun farklı dönemlerini ele alan üç film seçilmiş ve incelenmiştir. Güz Sancısı filmi ile ötekileştirilen gayrimüslimler, Muhsin Bey filmi ile göç ile ortaya çıkan ve elit tabaka tarafından hor görülen arabesk kültür ve Gece, Melek ve Bizim Çocuklar filmi ile toplumsal normlara uymayan travestiler, eşcinseller, hayat kadınları ile toplum tarafından öteki olarak adlandırılan cinsel kimlikler değerlendirilmiştir. Tezde, nitel veri analiz türlerinden biri olan betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Amaçlı örneklem ile seçilen filmler incelenmiş ve elde edilen veriler önceden belirlenmiş temalara göre özetlenip yorumlanmıştır. Lefebvre ve Harvey'in kente dair görüşleri araştırmanın kuramsal çerçevesini oluşturmakta ve analiz kısmından önce mekan ve öteki kavramları açıklanarak, bu kavramlar çerçevesinde veriler ,temalara uygun şekilde yorumlanmıştır. Sonuç olarak siyasi politikaların toplumsal örgütlenmeye, kültür ve cinsiyet politikalarına ve bu olguların sonucunda yerleşim alanları olan kentsel mekanlara nasıl etki ettiği araştırmanın kapsamını oluşturmaktadır.

1980 sonrasıKentsel dönüşümKentsel mekan+4
Gamze Kalkan
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2021
00

Related subjects