Innovativeness
173 theses under this subject heading
Sosyal bilgiler dersinde argümantasyon temelli öğretimin öğrencilerin bilimsel değerlere ve yenilikçi düşünme eğilimlerine etkisi
Araştırma, ilköğretim 7.sınıf sosyal bilgiler dersi "Bilim, Teknoloji ve Toplum" öğrenme alanı dahilinde uygulanan Argümantasyon Temelli Öğretim yönteminin, öğrencilerin bilimsel ve yenilikçi düşünme eğilimleri üzerindeki etkisinin var olup olmadığını ortaya koymayı amaçlamıştır. Çalışma, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Aydın'ın Efeler ilçesindeki bir devlet okulunda gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nitel ve nicel araştırma tekniklerinin bir arada kullanıldığı karma araştırma deseninin açımlayıcı sıralı örnekleme yöntemiyle yürütülmüştür. Araştırma, araştırma ve referans gruplarında bulunan toplam 62 öğrenciyle gerçekleştirilmiştir. Argümantasyon temelli öğretim yöntemin uygulanmasında, ünitenin konularıyla alakalı ders planları, etkinlikler ve dersin işlenişi tartışmacı bir ortam yaratabilmeye yönelik hazırlanmıştır. Referans grubuna ise, mevcut program kullanılarak dersler işlenilmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda, bilimsel eğilim ölçeği ve yenilikçi düşünme eğilimi ölçeği ilk-ölçüm ve son-ölçüm olarak hem araştırma grubuna hem de referans grubuna uygulanmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda ise, araştırma grubu öğrencilerine uygulamayla ilgili yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Araştırmanın verilerinin analizine göre, araştırma grubunun bilimsel eğilim ölçeğinden aldıkları ilk-ölçüm ve son-ölçüm puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Referans grubunda da ilk-ölçüm ve son-ölçümlerde anlamlı bir farklılığın olmadığı ortaya çıkmıştır. Ayrıca, araştırma grubu ve referans grupları arasında bilimsel eğilim ölçeğinde son ölçümlerde araştırma grubuna yönelik anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Yenilikçi düşünme ölçeği üzerinde ise, araştırma grubunun ilk-ölçüm ve son-ölçüm sonuçları arasında anlamlı bir farklılığın olduğu gözlemlenmiştir. Referans grubunda ise, yenilikçi düşünme eğiliminde ilk-ölçüm ve son-ölçümleri arasında herhangi bir anlamlı farklılık gözlemlenmemiştir. Her iki grubun yenilikçi düşünme ölçeği üzerinde ise, araştırma grubunun referans grubuna göre son-ölçümlerde anlamlı bir farklılık gösterdiği ortaya konulmuştur. Yapılan görüşmelerde ise, öğrencilerin Argümantasyon Temelli Öğretim hakkında görüşleri genellikle pozitif yönde olmuştur. Araştırmanın bulguları ışığında, uygulamanın ortaokul öğrencilerinin bilimsel ve yenilikçi düşünme eğilimleri üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğu gözlemlenmiştir.
Personel güçlendirme ve yenilikçi iş davranışı arasındaki ilişki: Örgütsel yaratıcılığın aracılık etkisi
Personel güçlendirme, yaratıcılık ve yenilikçi iş davranışı günümüz iş dünyası için en önemli konular arasında yer almaktadır. Çünkü personel güçlendirmenin özendirildiği çalışma ortamlarında, örgütsel yaratıcılık artmakta ve buna bağlı olarak işgörenlerin yenilikçi iş davranışı gösterme eğilimleri yükselmektedir. Bu nedenle, bu kavramların birbirleriyle olan ilişkilerinin incelenmesi önem arz etmektedir. Ancak önceki çalışmalarda, bu kavramlar arasındaki ilişkilerin ikili olarak ele alındığı görülmüştür. Bu çalışmada ise, personel güçlendirme ve alt boyutları ile örgütsel yaratıcılık ve yenilikçi iş davranışı arasındaki ilişkiler bir arada ele alınmış ve ayrıca örgütsel yaratıcılığın, personel güçlendirmenin ve alt boyutlarının yenilikçi iş davranışı üzerindeki etkisinde aracılık rolü test edilmiştir. Araştırma verileri, Hatay ilinde faaliyet gösteren bir üretim işletmesinde çalışan işgörenlerden anket yöntemi kullanılarak elde edilmiştir. Çalışmadaki verilerin istatistiksel analizini yapmak için SPSS programı kullanılmıştır. Verilere korelasyon ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre, personel güçlendirmenin ve alt boyutları olan anlamlılık ve yeterlilik ile özerklik ve etkinin örgütsel yaratıcılık ve yenilikçi iş davranışı üzerinde pozitif anlamlı etkileri olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte, örgütsel yaratıcılığın personel güçlendirme ve alt boyutlarının yenilikçi iş davranışı üzerindeki pozitif etkilerinde kısmi aracılık rolü olduğu saptanmıştır.
Kadın girişimcilerin bireysel yenilikçilik düzeyleri ve sosyo-demografik değişkenlerle ilişkisi: Gine örneği
Gine' deki kadın girişimcilerin bireysel yenilikçilik düzeyleri ile sosyodemografik değişkenleri arasındaki ilişkinin araştırıldığı bu çalışmada nicel araştırma tekniklerinden anket yöntemi kullanılmıştır. Gine'nin Konakri ve Kindia bölgelerinde yaşayan Basit tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilen 550 kadın girişimciye anket formu dağıtılmış, 480 katılıncidan geri dönüş alınmıştır. Bunlardan 130 adet anket formu yanlış ve eksik doldurulmuş olması nedeniyle iptal edilmiştir. Geçerli ve analize dahil edilen anket sayısı 350 adettir. Çalışmada veri toplama aracı olarak iki bölümden oluşan anket formu kullanılmıştır. İlk bölümde katılımcıların sosyo-demografik özelliklerini sorgulayan yedi adet soru bulunmaktadır. Anket formunun ikinci bölümünde ise kadın girişimcilerin bireysel yenilikçilik düzeylerini tespit etmek amacıyla Hurt vd. (1977) tarafından geliştirilen, Kılıçer ve Odabaşı (2010) tarafından Türkçe'ye uyarlaması yapılan "Bireysel Yenilikçilik Ölçeği" kullanılmıştır. Bireysel yenilikçilik ölçeği yirmi sorudan oluşmaktadır. Çalışma sonucunda katılımcıların sosyo-demografik özellikleri ile bireysel yenilikçilik düzeyleri arasında istatiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Bununla birlikte değişime direnç alt boyutu ile katılımcıların medeni durumları ve yaşları arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Evli olanların değişime direnç ortalamaları bekar olanlardan, 36 ve daha yüksek yaştaki katılımcıların değişime direnç ortalamaları ise daha alt yaş gruplarındaki katılımcılardan daha yüksektir. Bireysel yenilikçilik ölçeği alt boyutlarından fikir önderliği için katılımcıların eğitim düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Buna göre lisansüstü eğitim düzeyine sahip kadın girişimcilerin fikir önderliği alt boyutu ortalamaları, diğer eğitim düzeylerine sahip olanlardan anlamlı derecede daha yüksektir. Çalışmada elde edilen bir diğer sonuç, deneyime açıklık alt boyutu ile katılımcıların medeni durumları, yaşları, yaşadıkları yer, yaşadıkları ortam ve eğitim düzeyleri arasında istatiksel olarak anlamlı bir ilişkinin varlığıdır. Elde edilen bu sonuçbekar olanların evlilere, 18-25 ve 26-35 yaş grubunda olanların daha yüksek yaş gruplarına, tek başına yaşayanların aileleri ile birlikte yaşayanlaragöre daha yüksek deneyime açıklık ortalamalarına sahip olduklarını göstermektedir. Bununla birlikte lisansüstü mezunlarının diğer eğitim düzeylerine sahip olanlara, şehir ve büyükşehirde yaşayanların alt vilayet, ilçe, kasaba ve köylerde yaşayanlaragöre deneyime açıklık alt boyutu ortalamaları anlamlı düzeyde daha yüksektir. Son olarak bireysel yenilikçilik düzeyi alt boyutlarından risk alma alt boyutu ile kadın girişimcilerin çocuk varlığı, yaşları ve yaşadıkları yer değişkenleri arasında anlamlı bir ilişkinin bulunduğu sonucu elde edilmiştir. Buna göre çocuğu olan katılımcıların risk alma alt boyutu ortalamaları, çocuğu olmayanlara göre anlamlı derecede daha yüksektir. Ayrıca 18-25 ve 26-35 yaş aralığındaki kadın girişimciler ile tek başına yaşayanların risk alma alt boyutu ortalamaları, daha yüksek yaş gruplarındakilerden ve ailesi ile yaşayanlardan daha yüksek olduğu sonucu elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Girişimcilik, Kadın Girişimci, Yenilik, Bireysel Yenilikçilik
Bireysel yenilikçiliğin X, Y, Z kuşağı spor tüketicilerinin ekolojik ayak izi farkındalıkları ve yeşil satın alma davranışları üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, bireysel yenilikçiliğin X, Y, Z kuşağı spor tüketicilerinin, ekolojik ayak izi farkındalıkları ve yeşil satın alma davranışları üzerine etkisini araştırmaktır. Araştırmanın örneklemini Ege Bölgesinde yaşayan X kuşağı (1965-1979), Y kuşağı (1980-1999) ve Z kuşağı (2000-2019) yaş skalasında olan spor tüketicileri oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Ölçme araçları olarak, Türkçe uyarlaması Kılıçer ve Odabaşı (2010) tarafından yapılan Bireysel Yenilikçilik Ölçeği, Coşkun ve Sarıkaya (2014) tarafından geliştirilen Ekolojik Ayak İzi Farkındalık Ölçeği ve Uyar (2019) tarafından geliştirilen Yeşil Satın Alma Davranışı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler, bilgisayar ortamında SPSS 22,0 istatistik programı aracılığıyla değerlendirilmiştir. Araştırmaya katılan spor tüketicilerinin tanımlayıcı özelliklerinin belirlenmesinde frekans ve yüzde analizlerinden, ölçeğin incelenmesinde ortalama ve standart sapma istatistiklerinden faydalanılmıştır. Araştırma değişkenlerinin normal dağılım gösterip göstermediğini belirlemek üzere Basıklık ve Çarpıklık değerleri incelenmiştir. Değişkenlerin normal dağılım gösterdiği belirlenmiştir. Verilerin analizinde parametrik yöntemler kullanılmıştır. Bağımsız gruplarda kategorik değişkenlerin oranları arasındaki farklar Ki-Kare testi ile analiz edilmiştir. Spor tüketicilerinin ölçek düzeylerini belirleyen boyutlar arasındaki ilişkiler Pearson Korelasyon ve Lineer Regresyon analizleri aracılığıyla incelenmiştir. Spor tüketicilerinin tanımlayıcı özelliklerine göre ölçek düzeylerindeki farklılaşmaların incelenmesinde bağımsız t-testi (Independent Samples t Test), tek yönlü varyans analizi (Anova) ve post hoc (Tukey, LSD) analizlerinden faydalanılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Sonuç olarak, X, Y, Z kuşağı spor tüketicilerinin, bireysel yenilikçilik düzeylerine göre, X ve Y kuşaklarında ekolojik ayak izi farkındalığının daha yüksek olduğu ve bireysel yenilikçiliğin X kuşağında yeşil satın alma niyeti ve yeşil satın alma davranışı üzerinde etkisi olduğu tespit edilmiştir.
Fen ve sosyal bilimler lisesi öğretmenlerinin yenilikçilik durumlarının değerlendirilmesi
Bu araştırmada kamu / özel fen ve sosyal bilimler liselerinde görevli öğretmenlerin yenilikçi öğretmen özellikleri bağlamında genel durumlarını öğretmenlerin kendi ve yönetici görüşlerine göre belirlemek ve değerlendirmek amaçlanmıştır. Bilim insanı yetiştirilmesine kaynaklık etmek amacıyla kurulan fen ve sosyal bilimler liselerinde görev yapan öğretmenlerin bilimsel ve teknolojik gelişimlerin yaşandığı çağımızda bilim insanına kaynaklık yapacak öğrencileri yetiştirmeleri için yeniliklere, bilişim teknolojilerine, öğrenmeye, gelişim ve işbirliğine açık olması gerekmektedir. Bundan dolayı araştırmanın fen ve sosyal bilimler liselerinde yapılması tercih edilmiştir. Araştırmada karma yöntem kullanılmıştır. Nicel verilerin elde edilmesi için "Yenilikçi Öğretmen Özellikleri Ölçeği" geliştirilmiştir. Nitel verilerin elde edilmesinde yenilikçi öğretmen özellikleri bağlamında öğretmenlere ve yöneticilere yönelik yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmıştır. "Yenilikçi Öğretmen Özellikleri Ölçeği" Türkiye'nin Ankara ilindeki kamu / özel fen ve sosyal bilimler liselerinde görev yapan 384 katılımcı öğretmene, yarı yapılandırılmış görüşme formu kamu / özel fen ve sosyal bilimler liselerinde görev yapan 18 öğretmene ve 19 yöneticiye uygulanmıştır. Araştırmanın bulgularına göre öğretmenlerin, yenilikçi öğretmen özelliklerinin alt boyutları kapsamında yani yeniliklere, bilişim teknolojilerine, öğrenmeye, gelişime ve işbirliğine açık olma durumlarını yüksek düzeyde algıladıkları saptanmıştır. Öğretmenlerin yenilikçi öğretmen özelliklerini gösteren faktörlerin puan ortalamaları okul türüne (kamu / özel), kıdeme, yabancı dil seviyesine ve branşa göre anlamlı farklılık göstermekte, cinsiyete ve öğrenim düzeyine göre anlamlı farklılık göstermemektedir. Yenilikçilik kavramını öğretmenler en çok "Teknoloji"; yöneticiler ise "günceli takip etmek" olarak algılamışlardır. Öğretmenler kendilerini, yöneticiler de öğretmenleri çoğunlukla yenilikçi olarak algılamaktadır. Öğretmenler bilişim teknolojilerinde meydana gelen değişim ve gelişimleri takip etmektedir. Bu durumu yöneticilerin görüşleri de desteklemektedir. Öğretmenlerin büyük bir çoğunluğu kendilerini öğrenmeye açık olarak nitelendirmiştir. Yöneticiler de öğretmenlerin öğrenmeye açık olduğunu belirtmektedir. Öğretmenler kendilerini, yöneticiler de öğretmenleri gelişime ve işbirliğine açık olarak algılamaktadır. Öğretmenlerin çoğunluğu üniversite eğitimi ile yenilikçi öğretmen özellikleri arasında bir ilişkinin olmadığını belirtmiştir. Yöneticilerin bir kısmı üniversite eğitimi ile yenilikçi öğretmen özellikleri arasında doğru orantılı bir ilişki olduğunu, bir kısmı ise olmadığını düşünmektedir.
Bilgi paylaşımı, entelektüel sermaye ve firma performansı arasındaki ilişkiler
Bilgi paylaşımı son yıllarda yenilik yönetimi literatüründe oldukça dikkat çekmekte ve teorik çalışmalar konuya ilişkin birçok araştırma problemini not etmektedir. Bugünlerde ise bahsedilen en önemli ve özel konulardan biri yenilikçilik kalitesi ve entelektüel sermaye değişkenleri aracılığıyla bilgi paylaşımının firma performansı üzerindeki rolünün açıklanmasıdır. Bu çerçevede araştırmalar bir takım modeller ileri sürmüşlerdir. Buna rağmen, açık ve örtülü bilginin paylaşımı, entelektüel sermaye değişkenleri, yenilikçilik kalitesi ve firma performans değişkenleri arasındaki ilişki hakkında çok az bilgi edinilmektedir. Bu nedenle tez çalışmasının amacı bilgi paylaşımı ve firma performansı arasındaki ilişkiye dair daha doğru bir anlayış geliştirmek üzere ampirik kanıtlar üretmektir. Bu bağlamda, 161 çalışan üzerinde gerçekleştirilen araştırma ile 1) açık bilgi paylaşımının yapı ve insan sermayesini pozitif etkilediği, 2) örtülü bilgi paylaşımının bütün entelektüel sermaye değişkenlerini pozitif etkilediği, 3) yapı ve ilişkisel sermaye değişkenlerinin yenilikçilik kalitesini geliştirdiği, 4) yenilikçilik kalitesinin operasyonel performansı arttırdığı ve 5) operasyonel performansın finansal performansı yükselttiği tespit edilmiştir.
Öğretmen adaylarının bilişim teknolojileri kabul düzeyleri ile bireysel yenilikçilik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmanın temel amacı öğretmen adaylarının bilişim teknolojileri kabul düzeyleri ile bireysel yenilikçilik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda öğretmen adaylarının bilişim teknolojileri kabul düzeyleri, bireysel yenilikçilik düzeyleri ve bireysel yenilikçilik kategorileri ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca bilişim teknolojileri kabul düzeyleri ve bireysel yenilikçilik düzeyleri cinsiyet, bölüm, sınıf düzeyi ve yenilikçilik kategorileri değişkenleri açısından karşılaştırılmıştır. Bununla birlikte öğretmen adaylarının bilişim teknolojileri kabul düzeyleri ve alt boyutları ile bireysel yenilikçilik düzeyleri arasındaki ilişkiler ortaya çıkarılmıştır. Çalışmanın katılımcılarını 2015-2016 eğitim-öğretim bahar döneminde Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesinde eğitim görmekte olan 1819 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırma sorularının yanıtlanması için kişisel bilgi formu, Bilişim Teknolojileri Kabul Ölçeği (Baydaş, 2015) ve Bireysel Yenilikçilik Ölçeği (Kılıçer ve Odabaşı, 2010) kullanılmıştır. Bilişim teknolojileri kabul düzeyi ve bireysel yenilikçilik düzeyini ölçen veri toplama araçları, güvenilirlik katsayılarının belirlenmesi amacıyla analiz edilmiştir. Verilerin analizi sürecinde nicel yaklaşım çerçevesinde toplam puan, ortalama puan, iç tutarlılık katsayısı hesaplama, t-testi, ANOVA ve Pearson korelasyon analizleri gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulgularına göre öğretmen adaylarının bilişim teknolojileri kabul düzeyi yüksek çıkmıştır. Bunun yanı sıra öğretmen adayları bilişim teknolojileri kabul düzeyi ölçeğinin beş olumlu alt boyutunda (Kolaylaştırıcı şartlar, Algılanan Yarar, Kullanım Kolaylığı ve Yeterlik, Sosyal Etki, Niyet) yüksek düzeyde, olumsuz alt boyutunda (Kaygı) ise düşük düzeyde çıkmışlardır. Diğer taraftan öğretmen adaylarının bireysel yenilikçilik düzeyleri orta düzeyde, yenilikçilik açısından iyi/ortalamanın üzerinde olarak kabul edilen kategorilerde ve en çok "Sorgulayıcı" kategorisinde yer aldığı tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının bilişim teknoloji kabul düzeyleri ve bireysel yenilikçilik düzeyleri cinsiyet, sınıf düzeyi, anabilim dalı ve bireysel yenilikçilik kategorilerine göre farkları incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre öğretmen adaylarının bilişim teknolojileri kabul puanlarının sınıf, bölüm ve yenilikçilik kategorileri değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılaştığı, bireysel yenilikçilik puanlarının ise sınıf ve bölüm değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılaştığı belirlenmiştir. Ancak cinsiyet değişkeni bağlamında her iki bağımlı değişken açısından da herhangi bir farklılaşma tespit edilmemiştir. Bunun yanı sıra öğretmen adaylarının bilişim teknolojileri kabul düzeyleri ile bireysel yenilikçilik düzeyleri arasında pozitif orta düzeyde anlamlı ilişki olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Bilişim teknolojileri kabul ölçeğinin alt boyutlarında ise, olumlu alt boyutların tamamının bireysel yenilikçilik ile pozitif yönde anlamlı ilişkiye, olumsuz alt boyutun ise negatif yönde anlamlı ilişkiye sahip olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bilişim teknolojileri, Bireysel yenilikçilik, Öğretmen adayları.
Çok kriterli karar verme problemlerinde ikili üstünlük algoritmaları: Girişimci ve yenilikçi üniversite endeksinde ORESTE uygulaması
Bu çalışmada çok kriterli karar verme problemlerinde ikili üstünlük algoritmaları genel olarak açıklanmış, girişimci yenilikçi üniversite endeksine ORESTE yöntemi uygulaması gerçekleştirilmiştir. Günlük hayatta sıklıkla karşılaşılan ve gerçekleştirilen karar verme eylemi işletmeler açısından ele alındığında çok kriterli karar verme analizi karar problemlerinde yaygın biçimde kullanılan karar tipleridir. Karar vericilere etkin fayda sağlayan ikili üstünlük algoritmaları çoğunlukla alternatif sayısının fazla olması durumlarında kullanılır. Çalışmada ikili üstünlük algoritmalarından biri olan ORESTE yöntemi, girişimci üniversite endeksinde bir uygulama ile sunulmuştur. Girişimci ve yenilikçi üniversite endeksi üniversitelerin belirlenen göstergelere bağlı olarak bir başarı sıralaması elde etmek amacıyla TÜBİTAK tarafından oluşturulmuştur. Bu endekse ORESTE uygulaması sonucunda TÜBİTAK tarafından açıklanan sıralamalardan farklı sonuçlar elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Çok kriterli karar verme, İkili üstünlük algoritmaları,ORESTE, Girişimci ve yenilikçi üniversite endeksi
Kümelerde yenilikçilik kapasitesi ile ağdaki konum arasındaki ilişkiler: Eskişehir-Bilecik-Kütahya seramik kümesi
Belirli bir coğrafik alanda yoğunlaşan işletmelerin oluşturduğu iş sistemleri olan kümeler doksanlı yıllardan itibaren farklı alanlardan araştırmacıların dikkatini çekmektedir. Bu çalışma, Türkiye seramik ürünler üretiminin yaklaşık %50'sini gerçekleştiren Eskişehir-Bilecik-Kütahya (EBK) Seramik Kümesinin yapısını, gelişimini, boyutlarını incelemeyi ve işletmelerin ağlardaki konumları ile yenilikçilik performansları arasındaki ilişkileri analiz etmeyi amaçlamaktadır. Bu kapsamda kümede yer alan 56 işletme/kurum ile derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Sosyal ağ analizi yöntemiyle kümedeki aktörlerin ticari ve informal ilişkilerini yansıtan ağ haritaları oluşturulmuş, buradan elde edilen verilerle de işletmelerin yenilikçilik performansı ve ağdaki konumları arasındaki ilişki Heckman Seçim Modeli ile tahmin edilmiştir. Çalışma bulguları, EBK Seramik Kümesinde yer alan işletmelerin değer zincirindeki temel faaliyetlere küme içinde erişebildiklerini, informal İlişkiler ağının ise az sayıda aktöre ve bağlantı sayısına sahip olduğunu göstermektedir. Buna ek olarak, işletmelerin sahip oldukları bağlantı sayılarını ifade eden derece merkezliliği ve ağdaki diğer aktörlere ne kadar kısa sürede ulaşabileceğini gösteren yakındalık merkezliliğinin işletmelerin yenilikçilik performansını arttırdığı görülmektedir.
Psikolojik güçlendirmenin yenilikçi davranışa etkisinde kişilik özelliklerinin düzenleyici rolü üzerine bir araştırma
Örgütlerin yoğun rekabet altında rakiplerinden farklılaşabilmeleri için yenilikte öncü olmaları gerekmektedir. Çalışanların örgütte yapmış oldukları yenilikler ve bunun yarattığı katma değer örgütleri rakiplerinden farklılaştırarak lider konumuna getirmektedir. Örgütlerde önemli unsurlardan biri çalışanlardır. Bu nedenle çalışanların sahip oldukları özelliklere ait bilgiler de değerli hale gelmektedir. Ancak çalışanların sadece bu özelliklere sahip olmaları değil iş süreçlerine bu özelliklerini yansıtabilmeleri ve yenilikçi davranışlar sergilemeleri gerekmektedir. Bu bağlamda çalışanların psikolojik güçlendirme algılarının yenilikçi davranış sergilemesindeki etkisini incelemek ve kişilik özelliklerinin düzenleyici rolünü ortaya çıkarmak araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Dünyada yaşayan kentli nüfusun artması, bireylerin yoğun iş yüküne sahip olması, strese maruz kalması ve bireylerde bunlara bağlı rahatsızlıkların ortaya çıkması bireyleri kendilerini iyi hissedebilecekleri farklı alanlara yöneltmektedir. Wellness, yeni yaşam şartlarında bireylerin karşısına çözüm olarak ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla bu araştırma wellness işletmelerinde hizmet veren insan kaynağı perspektifiyle ele alınmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre psikolojik güçlendirmenin yenilikçi davranışa etkisinde beş faktör kişilik özelliklerinin düzenleyici role sahip olduğu tespit edilmiştir. Bu üç değişkenin, çalışanların bazı demografik özelliklerine göre anlamlı farklılık gösterdiği sonucuna varılmıştır.
Yeşil tedarik zinciri süreçlerinde yenilikçi teknolojilerin kullanımı: Bursa ilinde bir araştırma
Bu çalışmada, işletmelerin yeşil tedarik zinciri süreçlerinde yenilikçi teknolojileri kullanımına yönelik bir değerlendirme yapmak amaçlanmıştır. Bu doğrultuda, anket yöntemiyle 50 firmadan veriler elde edilmiş ve SPSS 26 programıyla analiz edilmiştir. Öncelikle, yeşil tedarik zincirinin satın alma, tasarım, üretim, paketleme, pazarlama, dağıtım ve tersine lojistik süreçlerinde yenilikçi teknolojilerin kullanım oranları ve yenilikçi teknoloji kullanımının sektör, faaliyet yılı, çalışan sayısına bazlı dağılımı sonuçları verilmiştir. Yenilikçi teknolojilerin yeşil tedarik zinciri süreçleri ile ilişkisini test etmek amacıyla korelasyon analizi yapılmış ve her bir sürecin yenilikçi teknoloji kullanımı ile anlamlı ve pozitif bir ilişkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ardından, yenilikçi teknolojilerin yeşil tedarik zinciri süreçleri üzerine bir etkisinin olup olmadığını test etmek amacıyla basit doğrusal regresyon yapılmış ve yenilikçi teknolojilerin her bir süreç üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkisi olduğu görülmüştür. Son olarak, yenilikçi teknolojilerin yeşil tedarik zinciri süreçlerinde kullanım farklılığını test etmek için one-way anova analizi yapılmış ve farkın nereden kaynaklandığını bulmak için Post-hoc testleri kullanılmıştır. Sonuçlara göre, nesnelerin interneti, robotik, 3D/4D katmanlı üretim, yapay zeka, artırılmış gerçeklik, simülasyon, konum algılama sistemleri, akıllı sensörler ve sosyal medya yeşil tedarik zinciri süreçlerine göre anlamlı bir farklılık gösterirken; kuantum bilişim, blok zincir, büyük veri, siber fiziksel sistemler, bulut ve otomatik depolama ve erişim sistemlerinin ilgili süreçlerde kullanımı arasında anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür.
Örgütsel vatandaşlık davranışı ve örgütsel yenilikçiliğin toplam kalite yönetimi uygulamaları üzerindeki etkileri: TR33 Zafer Kalkınma Ajansı bölgesindeki işletmelerde bir örnek uygulama
Bu araştırmanın amacı Örgütsel Vatandaşlık Davranışı (ÖVD) ve Örgütsel Yenilikçilik (ÖY) ile Toplam Kalite Yönetimi (TKY) Uygulamaları arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Araştırma için; Örgütsel Vatandaşlık Davranışı Ölçeği, Örgütsel Yenilikçilik Ölçeği ve Toplam Kalite Yönetimi Uygulamaları Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi 2010-2017 yılları arasında TR33 Zafer Kalkınma Ajansı'ndan destek, hibe ve teşvik almış işletmelerdeki beyaz ve mavi yakalı 397 çalışandır. Araştırmada istatistiksel analizler için SPSS (18.0) ve AMOS (16.0) kullanılmıştır. SPSS ile demografik verilerin dağılımı, Açımlayıcı Faktör analizleri, Geçerlilik ve Güvenilirlik analizleri, t testleri, ANOVA testleri, Korelasyon ve Regresyon analizleri yapılmıştır. AMOS ile ölçeklerin Doğrulayıcı faktör analizleri ile Yol analizleri yapılmıştır. Araştırmada Örgütsel Vatandaşlık Davranışı ve Örgütsel Yenilikçilik ile TKY Uygulamaları arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Ayrıca Örgütsel Vatandaşlık Davranışının alt boyutları (Diğerkâmlık, Nezaket, Sivil Erdem, Vicdanlılık ve Centilmenlik) ve Örgütsel Yenilikçiliğin alt boyutları (Davranışsal Yenilik, Ürün/hizmet Yeniliği, Pazar Yeniliği, Stratejik Yenilik ve Süreç Yeniliği) ile TKY Uygulamaları arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Vatandaşlık Davranışı, Örgütsel Yenilikçilik, Toplam Kalite Yönetimi
Üniversite öğrencilerinin yenilikçilik kapasitelerinin teknolojik yenilikçilik eğilimlerine etkisini ölçmeye yönelik bir model
Artan küresel rekabetin etkisi ile son zamanlarda Teknolojik Yenilikçilik ve Girişimcilik Ülke toplumlarında önemli bir güç haline gelmiştir. Ülkeler ve toplumlarda son dönemle hızla ilerleyen ve yenilenen bilim toplumu haline gelmiştir ve bu değişime uyum sağlamak gerektiği aksi takdirde ülke ve kişisel olarak gelişimin ve ilerlemenin gerisinde kalacağımız aşikârdır. Bu çalışmanın amacı, toplumumuzda Teknolojik Yenilikçilik ve Girişimciliğe ne ölçüde eğilim olduğunu saptayabilmektir. Üniversite öğrencilerine anket yapmamızın sebebi toplumda öncü rol oynadığı için üniversite öğrencileri seçilmiştir. Bu yüzden Teknolojik Yenilikçilik ve Girişimcilik arasındaki ilişki arttıkça Ülke ve bireylerde ilerleme sağlanacağı ve refah düzeyi artacağı öngörülmektedir.
BassDifüzyon Modeli: Türkiye'de akıllı telefon satışlarının öngörülen ortalama pazar payları
1960 yıllardan günümüze kadar uzanmış difüzyon modellerinden karma difüzyon modeli olarak adlandırılan Bass Difüzyon Modeli (BDM), literatürde en çok kullanılan modellerden biri olmuştur. Bu model, yenilikçi ve taklitçi adı verilen müşterilerin etkileşiminden hareketle yeni ürünlerin ilk satışlarını öngörmeyi amaçlar. Bu yapılan çalışmada da Türkiye'de satış yapan sekiz firmanın akıllı telefonlarının pazar paylarını dikkate alarak, SEKK tahmin yöntemi ve BDM yardımıyla, çıkarabilecekleri yeni akıllı telefonların pazar payları yüzdelik olarak öngörülmek istenmiştir. Elde edilen veriler ışığında, LG firmasına ait yeni akıllı telefonun piyasada daha uzun kalacağı öngörülmüştür. Taklitçi müşteriler tarafından en çok satın alınacak yeni akıllı telefonun Lenovo markasına, yenilikçi müşteriler tarafından en çok satın alınacak yeni akıllı telefonun da Avea markasına ait öngörülmektedir.
Suriyeli göçmen girişimcilerin sosyal sermaye ve girişimcilik eğilimlerinin yenilikçi davranışlara ve firma performansına etkisi: TRC1 bölgesinde bir araştırma
On ikinci yılına giren ve halen devam eden Suriye krizi, ikinci dünya savaşından sonra yaşanan en büyük insanlık dramı olarak nitelendirilmektedir. Türkiye, Suriye krizinden etkilenen ülkelerin başında gelmektedir. Türkiye'ye göç eden Suriyelilerin bazıları günlük yaşamlarını sürdürmek amacıyla kendiişlerini kurmaya yönelmiş ve gün geçtikçe Türkiye'de Suriyeli göçmenler tarafından kurulan firmaların sayısı hızla artmıştır. Literatürde göçmen girişimcilerin başarısında ve hayatta kalmalarında girişimcilerin sahip olduğu sosyal sermaye, girişimcilik eğilimi, yenilikçi davranışlar ve iyi bir performans sergilemeleri son derece önemli etkenler olduğu belirtilmektedir. Dolayısıyla bu tez çalışması, Suriyeli göçmen girişimcilerin sosyal sermaye ve girişimcilik eğilimlerinin yenilikçi davranışları ve firma performansı üzerindeki etkisinin yanı sıra sosyal sermaye düzeylerinin girişimcilik eğilimleri ve yenilikçi davranışlarının firma performansı üzerindeki ekişini araştırmayı amaçlamıştır. Araştırma kapsamında Safran'ın (2020) Sosyal Sermaye Ölçeği, İşcan ve Kaygın'ın (2011) Girişimcilik Eğilimi Ölçeği, Scott ve Bruce'nin (1994) Yenilikçi Davranış Ölçeği, Wang ve Wang'ın (2012) Operasyonel Performans Ölçeği, Wang, Wang ve Liang'ın (2014) Finansal Performans Ölçeği ve girişimcilerin kişisel özellikleri ve firmalarının özellikleri sorulardan oluşan çevrimiçi anket formu kullanılarak, TRC1 bölgesinde faaliyet gösteren ve Gaziantep Ticaret Odası, Nizip Ticaret Odası, Kilis Ticaret ve Sanayi Odası veya Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odasına kayıtlı 462 Suriyeli girişimciden veriler toplanmıştır. Anketten elde edilen verilerin değerlendirmesinde, SPSS 26 programı kullanılarak faktör analizi, betimsel istatistikler, korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda, Suriyeli girişimcilerin sosyal sermaye ve girişimcilik eğilimlerinin yenilikçi davranışları üzerinde ve sosyal sermaye düzeylerinin firmalarının performansı üzerinde pozitif yönlü ve anlamlı bir etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Suriyeli girişimcilerin girişimcilik eğilimlerinin ise firmalarının performansı üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, araştırma sonucunda, Suriyeli girişimcilerin sosyal sermaye düzeylerinin girişimcilik eğilimleri üzerinde ve yenilikçi davranışlarının firmalarının performansı üzerinde pozitif yönlü ve anlamlı bir etkisinin olduğu da saptanmıştır.
Halk kütüphanelerinin kullanıcı bakışıyla değerlendirilmesi: Van İl Halk Kütüphanesi örneği
Bu çalışmada, Van İl Halk Kütüphanesi örneği üzerinden var olan hizmetlerin iyileştirilmesi ve geliştirilmesi, yürütülen etkinliklerin çeşitlendirilmesi ve yenilikçi kavramın günümüz halk kütüphanelerinin hizmet felsefesi çerçevesinde yarattığı değişimler, yenilikler, kullanıcı üzerindeki olumlu-olumsuz unsurlar, halk kütüphanelerinin önemi için kütüphane hizmetlerinin arttırılması ve bunların sürdürülebilirlik süreci bağlamında incelemek ve ele alınarak, sürecin kullanıcı üzerindeki memnuniyeti üzerindeki etkisinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu kapsamda yürütülen çalışmanın örneklemini, Van İl Halk Kütüphanesinde görev yapan kütüphane yönetimi ve 110 kullanıcı oluşturmaktadır. Çalışmada betimleme yöntemi kullanılmış olup, ortaya konan mevcut durumun tezin amacı ile ilişkilendirilmesi noktasında ise yüz yüze görüşme(yönetim-personel) ve anket tekniklerinden yararlanılmıştır. Elde edilen bilgilerin analizinde SPSS 20 programından yararlanılmıştır. Çalışmada nitel verilerinin analizinde ise içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda, Van İl Halk Kütüphanesinin bilgi ve bilişim teknolojileri başta olmak üzere, bilginin dünyasını şekillendiren temel dinamikleri dikkate alarak kendini kurumsal anlamda yenilikçi kalmaya yoğun çaba sarf ettiği, bu çabanın kullanıcılarda da bir karışıklık uyandırdığı ve kullanıcı memnuniyeti açısından sürekli bir iyiye gidişin olduğu yargısına varılmıştır.
From graphic design to innovative techniques: The practices of contemporary interactive advertising
Interactive advertising is a pioneering idea in the world of advertising and promotion of services and products, as it is keen to find common ground between designers and recipients, which provides the opportunity for the client to share proposals that serve the advertisement and give it some developmental touches. Its novelty lies in its departure from the framework and mold of traditional stereotyped advertisements. Therefore, it was necessary to highlight the role of interactive advertising in the process of meeting the requirements of the consumer, especially since design and advertising form an integrated system of pillars in achieving the desired goals. Here arises the problem of this study, which seeks to understand and analyze the current state of interactive advertising. This thesis tries to observe the background, basics, characteristics and applications of contemporary interactive advertising, including the types and methods. It involves both interactive advertising and its relation to marketing preferences and influencing consumer behavior. In this work, I explore interactive advertising with respect to its impact on the consumer and I do this through the analysis of a sample group of advertisements.
İnovatif girişimciliğin finansmanında kitle fonlaması: Paya dayalı kitle fonlaması yatırımcısının motivasyonu üzerine bir inceleme
Bu çalışmanın amacı gelişmekte olan ülkelerden biri olan Türkiye'de, paya dayalı kitle fonlaması projelerinde yer alan yatırımcıların karar alma süreçlerinde içsel ve dışsal motivasyon faktörlerinin nasıl rol oynadığının ortaya konulmasıdır. Elde edilen verilerin istatiksel analizi ile birlikte belirlenmiş olan bağımlı ve bağımsız değişkenlerin kitle fonlaması yatırımcısının yatırım yapma oranı ile ilişkisinin tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Bu çalışmada elde edilen bulgularla paya dayalı kitle fonlaması yatırımcısının daha önceki yatırım tecrübeleri, kitle fonlaması projelerinden beklentileri ve motive edici unsuları tespit edilerek literatüre katkı sağlanmaktadır. Araştırmaya konu olan veriler Türkiye'de paya dayalı kitle fonlaması için aktif olarak çalışan ilk platform olan fonbulucu'daki aktif yatırımcılara ulaşılarak elde edilmiştir. Yatırım kararlarında girişim (projen) ile ilgili her türlü tanıtıcı faaliyetin estetik çekiciliği ile Aes/Estetik faktörü, yenilikçi ve özgün bir projeye yatırım yapılması ile Nov/Özgünlük faktörü, ek olarak bu fonlama sürecine dâhil olurken inovatif bakış açısı ile birlikte gelecek vizyonuna sahip olan bir topluluk içerisinde yer alınması ile Com/Topluluk faktörünün etkisi ile yatırım yapıldığı analiz edilmiştir. Erkek yatırımcıların kadın yatırımcılara oranla finansal unsurlara daha fazla önem verdiği belirtilebilir. Daha önce BIST yatırımı yapan yatırımcıların ise daha fazla finansal getiri elde etmeyi bekledikleri analiz edilmiştir. Fon kullanımına duyulan güvenin yatırımcıların yatırım kararını etkilediği söylenebilmektedir. Söz konusu platformlar ve fonlama türleri Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde iş fikrini hayata geçirmek isteyen girişimcilere alternatif fırsatlar sunacaktır. Paya dayalı kitle fonlaması ile birlikte finansman tabana yayılacak, gelişmekte olan ülkelerdeki finans bulma sorununa çözüm getiren itici güçlerden birisi olacaktır.
Yenilikçi bir okul öncesi yaklaşımı olarak "Akıllı Bebekler Akademisi(ABA)": Bir örnek olay incelemesi
Bu çalışmanın amacı bir sanat ve bilim akademisi olan ABA okul öncesi kurumu okul çalışanlarının yönetimsel ve örgütsel süreçlerde uygulanan yenilikçi yaklaşımlarla ilgili deneyimlerini nasıl tanımladıklarını ortaya koymaktır. Çalışmanın metodolojisi olarak nitel yaklaşımlardan örnek olay incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Veriler temel olarak yerinde yapılan gözlemler ve 10 katılımcıyla yapılan görüşmeler aracılığı ile toplanmıştır. Ham veriler içerik analizine ve betimsel analize tabi tutulmuştur. Çalışmanın sonuçları ele alındığında, öğretmenlerin işe alımı ve profesyonel gelişim süreçleri için kullanılan prosedürlerin, "tasarla-yap-işlet ve devam ettir" adı verilen yönetim modelinin, High Scope değerlendirme ve raporlama sisteminin kullanılması, doğal beslenme, geleneksel yemek menüleri ve ekolojik hijyen (toksitsiz temizlik) en önemli yenilikçi uygulamalar olarak bulunmuştur. Bu durumda gözlemlenen yönetimsel model ve yenilikçi süreçler benzer ortamlarda ve durumlarda uygulanabilir. Anahtar Kelimeler: Okul Öncesi, Yenilikçi, Okul Yönetimi
Gastronomide tabak tasarım teknikleri ve yenilikçi sunum anlayışları
Beslenme tüm canlılar için biyolojik bir gerekliliktir. İnsan beslenmesini diğer canlılardan ayıran en temel özellik ise beslenme biçiminin değişerek evrilmesidir denilebilir. Ateşin keşfi ile birlikte insanın beslenme biçiminde bir devrim gerçekleşmiştir. Yemek yeme alışkanlıkları teknoloji, ulaşım ve yiyecek içecek endüstrisi gibi birçok etkenin gelişimi ile sürekli kendini yenilemektedir. İnsanların önceleri salt karın doyurma aktivitesi olan yemek yeme olayının günümüzde farklı anlamlar kazanması ile yenilen yemeğin sunumu da gittikçe önem kazanmaktadır. Yemeğin ilk önce gözle yenilmesi, yemeğin estetik kaygı güdülerek hazırlanması gerekliliğini de beraberinde getirmiştir. Bu bağlamda, hazırlanan çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde yiyeceğin tarihsel süreci, gastronomi kavramı ve gastronominin diğer disiplinler ile olan ilişkisi irdelenmiştir. İkinci bölümde sanat kavramı, gastronomi-sanat ilişkisi ve yiyecek sunumunun önemine değinilmiştir. Üçüncü bölümde ise tabak tasarım ilkeleri ve uygulanabilirliği tartışılmıştır.
Intrapreneurial behaviors of employees having career success: A content analysis
The aim of this study is to investigate intrapreneurial behavior on employees having career success. And aim to answer the research question: what are the characteristics of intrapreneurial behavior of employees having career success. Qualitative method has been used and content analysis has been applied. Data was collected by conducting interviews with 10 successful employees, those who match selection criteria that was derived from literature review. Intrapreneurial behavior was also derived from literature review too in order to compare them with content analysis. As a result of content analysis, it was found out that 9 interviewees out of 10 have intrapreneurial behavior characteristics of, proactiveness, innovativeness, risk taking, autonomy and getting job done, the 10th interviewee has 3 intrapreneurial characteristics out of 5, and these characteristics are proactiveness, autonomy and getting job done.
Proje okullarının yapısına ve işleyişine ilişkin bir örnek olay incelemesi
Bu araştırmanın temel amacı, özelde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı, Proje Okullarında okul müdürlerine verilen "kendi takımını" oluşturma uygulamasının bu okullarda görev yapan yöneticiler ve öğretmenlerde nasıl bir karşılık bulduğunu bir örnek olay üzerinden betimlemektir. Genelde ise yönetsel olarak bu uygulamanın, eğitim sistemimizde okul yönetim yapı ve işleyişinde yeni bir paradigma değişimi sürecine gidişin öncü bir işareti olup olmadığını anlamaya çalışmaktır. Araştırma; nitel araştırma yöntemlerinden, örnek olay yöntemi ile yapılmıştır. Katılımcı seçiminde ise amaçlı örnekleme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu; 2014-2015 Eğitim-Öğretim yılında proje okuluna dönüştürülen Gaziantep il merkezinde yer alan bir Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi ve bir Fen Lisesi'nde görev yapan yöneticilerden ve öğretmenlerden oluşmuştur. Araştırma; 4 yönetici ve 14 öğretmen 18 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma; verileri yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Yüz-yüze yapılan görüşmelerden ulaşılan veriler içerik ve betimsel analize tabii tutularak bulgulara ulaşılmıştır. Proje Okullarının yapı ve işleyiş modelinin avantajlı yönlerinin dezavantajlı yönlerine göre daha fazla olduğu ve bu yeni okul yönetim modelinin sürdürülebilir olduğuna dair bulgulara ulaşılmıştır. Proje Okullarında, okul müdürünün kendi ekibini oluşturma yetkisi okul çalışanları arasında; ekip ruhu duygusunu, öğretim sürecinde inisiyatif kullanımını, memnuniyeti, mesleki doyum düzeyini yükseltmiş ve bu sonuçların okulun eğitsel başarısını olumlu etkileyecek gibi göründüğünden Proje Okullarına yönelik öğrenci ii talebini de artırmıştır. Araştırma bulgularına dayalı olarak araştırmacılara ve uygulayıcılara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Okul merkezli yönetim, yenilikçilik, katılım, proje okulları, âdem-i merkeziyet.
Pazarlama performansına yeniliğin etkisi: Gıda sektöründeki işgörenlerin bakış açısı
İşletmelerin yenilikçi düşünce ve iş modelleriyle üretmiş oldukları hizmet veya ürünü son tüketiciye ulaştırıncaya kadar sistemli bir pazarlama çalışması ve bu pazarlamanın performansını izlemesi gerekmektedir. Eğer üretilen ürün ya da hizmet son tüketiciye ulaştırılmasında aksaklık yaşanır ise yenilikçi düşence ve iş modelleri sonuçsuz kalacaktır. Bunun bilincinde olan işletmeler pazar paylarını artırmak ve pazardaki değişimin nabzını tutabilmek adına pazarlamada yenilikler oluşturmakta ve bu yenilik sürecinin işleyişini sistematik olarak takip etmektedir.Bu çalışmada pazarlama performansına yeniliğin etkisi konusu ele alınmıştır. Bu kapsamda araştırma katılımcılarının yaş cinsiyet eğitim durumu işletmedeki çalışma süresi ve çalışanların meslekteki çalışma süreleri gibi değişkenler ile pazarlama performansı ve yenilik boyutlarının farklılık arz edip etmediği düşüncesi incelenmiştir.Araştırma üç kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda pazarlama ve yenilik, ikinci kısımda pazarlama ve yenilik ilişkisi ve üçüncü kısımda materyal ve yöntem yer almaktadır. Bu çalışma Gaziantep'te gıda sektöründe faaliyet gösteren Zümrüt Gıda A.Ş çalışanlarına uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen bilgiler dahilinde pazarlama performansına yeniliğin etkisi tespit edilmiştir. Katılımcıların işletmedeki çalışma süreleri ile yenilik arasında bir ilişki tespit edilememiştir. Araştırma kapsamında pazarlama performansına yeniliğin etkisi, cinsiyet, yaş, eğitim durumu ve mesleki çalışma süreçleri arasında ilişki tespit edilmiştir. Bununla birlikte katılımcıların işletmedeki çalışma süreleri ile yenilik arasında bir ilişki tespit edilememiştir.
National culture and innovativeness: A cross-national comparison
The aim of this study is to find out how national cultural characteristics affect innovativeness at the national level, and based on national culture-organizational culture relationship to make inferences about cultural factors support or hinder innovativeness at the organizational level. In this respect, in order to reveal the relationship between innovativeness and culture at the national level were referred to Hofstede's cultural dimensions and to Global Innovation Index (GII) reports. In this regard, multiple linear regression analyses were performed by determining the six cultural dimensions scores of each country as independent variables and the innovativeness scores of these countries as dependent variables. The number of countries consist the sample of our study varies between 73 and 78 depending on mutual available data of two data sets between 2011 and 2017. Findings of the analyses showed that cultural characteristics have a considerable impact on innovativeness. It was found that cultural characteristics of individualism, long-term orientation, and indulgence affect innovativeness positively while large power distance's effect on innovativeness is negative. However, no significant relationship was found between innovativeness and characteristics of masculine and high uncertainty-avoidance cultures.