Innovativeness

206 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Öğretmen algılarına göre yenilikçi okul ile okul etkililiği arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, öğretmen algıları doğrultusunda yenilikçi okul ile okul etkililiği arasındaki ilişkiyi incelemektir. İlişkisel tarama modeli ile gerçekleştirilen bu araştırmanın evrenini, 2023-2024 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde İstanbul ili Silivri ilçesindeki tüm resmi ilköğretim ve ortaöğretim okullarında görev yapan 1728 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi, seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden uygun örnekleme metodu ile seçilen öğretmenlerden oluşmaktadır. Bu kapsamda araştırmaya toplam 494 öğretmen dahil edilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Yenilikçi Okul Ölçeği" (Aslan ve Kesik, 2016) ve "Algılanan Okul Etkililiği Ölçeği" (Yıldırım ve Ada, 2018) katılımcılara uygulanmıştır. Bu çalışma kapsamında kullanılan ölçeklere ilişkin yapı geçerliği kanıtları doğrulayıcı faktör analizi (DFA) ile elde edilmiş olup, analizler Mplus 7.0 ve JASP 0.18.3 programlarında gerçekleştirilmiştir. Veri analizinde yüzde, frekans, aritmetik ortalama ve standart sapma gibi betimsel istatistik teknikleri kullanılmıştır. Öğretmenlerin cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, öğrenim durumu, branş ve çalıştıkları okul kademesi değişkenlerine göre yenilikçi okul algıları ve okul etkililiği algıları karşılaştırılmıştır. Bu görüşlerin karşılaştırılmasında T-testi ve tek yönlü ANOVA testlerinden faydalanılmıştır. Öğretmen algılarına göre yenilikçi okul ile okul etkililiği arasındaki ilişkinin düzeyi ya da miktarını ve yönünü açıklayabilmek için Pearson Korelasyon analiz testi uygulanmıştır. Anlamlılık testlerinde α=.05 anlamlılık düzeyi esas alınmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin yenilikçi okula yönelik algıları, yenilikçi okul ölçeği ve tüm alt boyutlarında "orta" düzeyde bulunmuştur. Öğretmenlerin yenilikçi okula yönelik algıları cinsiyet, yaş ve mesleki kıdem değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık göstermezken; öğrenim durumu, branş ve çalıştıkları okul kademesi değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık göstermiştir. Öğretmenlerin okul etkililiğine yönelik algıları, "biraz yüksek" düzeyinde bulunmuştur. Bu sonuç, öğretmenlerin okul etkililiği algılarının ortalamanın biraz üzerinde olduğunu göstermektedir. Öğretmenlerin okul etkililiği algıları cinsiyet, yaş, mesleki kıdem ve branş değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık göstermezken; öğrenim durumu ve çalıştıkları okul kademesi değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık göstermiştir. Öğretmen algılarına göre yenilikçi okul ile okul etkililiği arasında pozitif yönlü ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yenilikçi okul, Okul etkililiği, Etkili okul, Öğretmen, Okul yönetimi

Eğitim yönetimiOkul etkililiğiOkul yönetimi+4
Gökhan Yaman
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessEN

Information sharing within organizations: Relationship to innovative behavior and informational justice

This stuԁу aimeԁ at examining the meԁiator roӏe of informationaӏ justice on the reӏationship ƅetween information sharing anԁ innovative ƅehavior. The stuԁу was conԁucteԁ in reӏationaӏ screening moԁeӏ. The sampӏe of the stuԁу consisteԁ of 606 participants from the defense industry. A weƅ ƅaseԁ questionnaire was useԁ to coӏӏect ԁata in the stuԁу. The surveу ӏink was shareԁ with the participants via sociaӏ meԁia anԁ Whatsapp pӏatforms. Within the scope of the research, reӏiaƅiӏitу, vaӏiԁitу, normaӏitу, ԁescriptive, correӏation, regression, t-test anԁ ANOVA anaӏуzes were conԁucteԁ. SPSS for Winԁows v.22 was useԁ to anaӏуze the ԁata in the stuԁу. As a resuӏt of the stuԁу, it was ԁetermineԁ that informationaӏ justice haԁ a meԁiating roӏe in the reӏationship ƅetween information sharing anԁ innovative ƅehaviors. No significant ԁifferences were founԁ in information sharing accorԁing to ԁemographic characteristics of the participants.

JusticeInformationDemographic characteristics+3
Onur Öğülmüş
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Endüstri 4.0 kavramına ilişkin algıların yenilikçi davranışa etkisi

Yeni dünya düzeninde, değişen insan ihtiyaç ve beklentileri ile örgütlerin yeni teknolojik alt yapıya ve uygulama süreçlerine uyum sağlaması zorunluluk haline gelmiştir. Bu kapsamda Endüstri 4.0 veya Dördüncü Sanayi Devrimi, üretim ve hizmet süreçlerinde uygulanan teknolojik değişiklikleri ve yenilikleri içeren yeni bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Genel olarak tüm sektörlerde olmakla birlikte özellikle üretim sektöründe güncelliğini koruyan bir kavram olan Endüstri 4.0, teknolojik gelişmeler ile ortaya çıkan yeni kavram ve bilgilerin iş süreçlerine aktarılması ile değişimleri başlatmış ve bu değişimi de çalışanlar ve yöneticiler için uyum sağlama zorunluluğuna dönüştürmüştür. Bu kapsamda çalışmanın amacı, Endüstri 4.0 kavramına yönelik algıların tespit edilmesi ve bu algıların yenilikçi davranış üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Araştırmanın amacı doğrultusunda, ilgili kavramlar ile ilgili literatür taraması yapılmış ve teorik bilgiler aktarılmaya çalışılmıştır. Araştırmanın uygulama bölümü için oluşturulan anket formu Eskişehir ili metal-makine imalat sektöründe faaliyet gösteren işletme çalışanlarına dağıtılmıştır. Bu kapsamda çalışma, araştırmaya katılım göstermeyi kabul eden 224 katılımcı ile yürütülmüştür. Çalışmadan elde edilen verilerle ilk olarak Endüstri 4.0 kavramı ve yenilikçi davranışa yönelik algılar ile demografik gruplar arasındaki farklılıklar tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın bağımsız değişkeni olan Endüstri 4.0 kavramına ilişkin algıların ve bağımlı değişken yenilikçi davranışın, cinsiyet ve medeni duruma göre farklılık gösterip göstermediği "t-testi"; yaş, eğitim düzeyi, ve kurumda çalışma süresine göre farklılık gösterip göstermediği ise "ANOVA testi" ile test edilmeye çalışılmıştır. Bu amaçla yapılan T testi neticesinde; endüstri 4.0 kavramı ve yenilikçi davranış algısının, kadın ve erkekler arasında anlamlı bir şekilde farklılaştığı görülmüştür. Evli ve bekar çalışan algılarının yalnızca Endüstri 4.0 kavramı için anlamlı bir şekilde farklılaştığı görülmüştür. Çalışanların eğitim düzeylerinin yenilikçi davranışa göre farklılaştığı tespit edilmiştir. Söz konusu farklılıkların ilköğretim–lisansüstü, lise–lisansüstü, yüksekokul–lisansüstü ve lisans-lisansüstü grupları arasında olduğu belirlenmiştir. (p< 0.05). Kurumda çalışma süresi ile Endüstri 4.0 değişkeni için anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Söz konusu farklılıkların 1-3 yıl ile 16 yıl ve üzeri; 7-10 yıl ile 1-3 yıl arası; 10-15 yıl ile 16 yıl ve üzerindeki gruplar arasında olduğu belirlenmiştir. (p<0.05). Değişkenler arasındaki ilişkileri belirlemek amacıyla yapılan korelasyon analizi sonucunda; endüstri 4.0 kavramı ve alt boyutlarına ilişkin algılar ile yenilikçi davranış değişkenleri arasında pozitif yönlü ve anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu değişkenlerin birbirleri üzerindeki etkilerini tespit etmek için regresyon analizi yapılmıştır. Endüstri 4.0 kavramı ve alt boyutlarından kullanıma yönelik niyet (KN) ve kullanım kolaylığının (KK) yenilikçi davranış (YD) üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir.

AlgıAlgılanan etkinlikEndüstri 4.0+3
Fatih İremli
Tarsus University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin yenilikçi pedagoji uygulamaları ile tasarımcı öğretmen olma özellikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin yenilikçi pedagoji uygulamaları ile tasarımcı öğretmen olma özellikleri arasındaki ilişkininin incelenmesidir. Araştırma, nicel yöntemlerinden olan ilişkisel tarama modeliyle yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Siirt ili merkezinde ve ilçelerinde görev yapan 4873 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise seçkisiz örnekleme yöntemi ile araştırmaya katılan 25 farklı branştan 407 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Yenilikçi Pedagoji Uygulamaları Ölçeği" ile "Tasarımcı Öğretmen Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler SPSS ve Jamovi paket programları ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda öğretmenlerin yenilikçi pedagoji uygulamaları ile tasarımcı öğretmen olmaları arasında pozitif yönde yüksek düzeyde ilişki olduğu; öğretmenlerin tasarımcı öğretmen becerilerinin yenilikçi pedagoji puanlarını anlamlı düzeyde yordadığı ve yenilikçi pedagoji puanlarındaki değişimin % 69'unu açıkladığı tespit edilmiştir. Ayıca yapılan çoklu doğrusal regresyon analizi sonucunda tasarımcı öğretmen ölçeği alt boyutlarının öğretmenlerin yenilikçi pedagoji puanlarındaki varyansın yaklaşık %74'ünü açıkladığı tespit edilmiştir. Her bir değişkene ait regresyon katsayılarının anlamlılığı incelendiğinde, önem sırasına göre tasarım, uygulama, dijital yeterlilik ve mesleki gelişim alt boyutlarının öğretmenlerin yenilikçi pedagoji puanlarının anlamlı birer yordayıcısı olduğu, liderlik alt boyutunun ise anlamlı bir yordayıcı olmadığı belirlenmiştir.

ADDIE öğretim tasarımı modeliTeknolojik pedagojik alan bilgisiYenilikçi düşünce+3
Servet Ekin
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

İşletmelerde rekabet üstünlüğü sağlamaya yönelik inovasyon stratejileri ve ürün inovasyonu modelleri: İstanbul ayakkabı endüstrisinde bir araştırma

1980'lerden itibaren yoğunlaşan küresel rekabet karşısında ancak sürdürülebilir rekabet üstünlüğüne sahip işletmeler hayatlarını devam ettirebilmektedirler. İşletmeler maliyet liderliği, farklılaştırma ve odaklanma stratejileri uygulayarak rakiplerinin önüne geçebilirler. Bu rekabet stratejilerinin uygulanmasında en önemli araçlardan birisi katma değer yaratan bir süreç olarak inovasyondur. Bu çalışmada işletmelerin rekabet üstünlüğü kazanmalarında inovasyonun etkisi ortaya konulmaya çalışılmaktadır. Çalışmanın amacı; İstanbul Ayakkabı Endüstrisi'nde inovasyon yapmanın işletmelere rekabet üstünlüğü sağladığı ana hipotezinin geçerliliğini araştırmaktır. İnovasyon, işletmelerin değişen şartlara uyumunu sağlamak amacıyla görece daha ucuz ve/ veya farklı ürünler, süreçler, yöntemler geliştirerek artı değer yaratmayı hedefledikleri çalışmalardır. Genel olarak dört tür inovasyon üzerinde çalışılmaktadır: Ürün inovasyonu, süreç inovasyonu, pazarlama inovasyonu ve örgütsel inovasyon. İnovasyon çalışmalarının başarısını diğer unsurlar yanında üst yönetimin yeniliklere yaklaşımı ve uygun örgüt iklimi de etkilemektedir. İnovatif işletmelerin uygulayabilecekleri çeşitli stratejiler bulunmaktadır: Saldırgan strateji; rakiplerin önüne geçerek teknoloji liderliğini ve piyasa liderliğini ele geçirmektir. Savunmacı strateji; saldırgan strateji uygulayan işletmelerin yakından izlenmesidir. Taklitçi strateji; ölçek ekonomileri ve/ veya üretim ve dağıtımda etkinlik, ürün ve süreçlerde maliyet düşürücü tasarım değişiklikleri ve maliyetlerin kontrolü ile maliyet üstünlüğü sağlanmasıdır. Bağımlı strateji; işletmenin güçlü bir işletmenin taşeronu olarak hayatını sürdürmesidir. Geleneksel strateji; işletmelerin gelişmiş zanaat becerileri, özel hünerleri ve yöresel özelliklerini ürünlerine yansıtmalarıdır. Fırsatçı strateji; işletmelerin niş pazarlarda tüketicilerin tatmin edilmemiş istek ve ihtiyaçlarını görüp bu talebi karşılamalarıdır. İşletmeler çevresel unsurlar (pazarın durumu, rakiplerin tutumları, devletlerin teşvikleri vb.) ile yetenekleri ve kaynaklarını göz önünde tutarak rekabet stratejileri ile uyumlu inovasyon stratejilerini belirlerler. İşletmelerin tüketicilerin değişen istek ve ihtiyaçları ile teknolojik gelişmelere rakiplerinden önce cevap verme işlemi ürün inovasyonu çalışmaları ile olanaklı olmaktadır. Bu çalışmalarda ürün inovasyonunun hangi alanlarda, ne zaman ve ne kadarlık bütçeler ile yapılacağı sorularına cevap vermeye çalışan çeşitli karar modelleri bulunmaktadır: Cooper ve Edgett modeli, bağlamsal model, O'Conner ve Demartion modelleri. İnovatif ürün çalışmalarının nasıl yapılacağı ile ilgili süreç modelleri ise şunlardır: Bilginin işlenmesine dayalı model, stratejik ürün inovasyon süreci modeli, kapı süreci modeli, alfa/ beta sevkiyat modeli ve huni modeli. Araştırmanın ana modeline göre; işletmenin ürün, süreç, pazarlama ve örgütsel inovasyon stratejileri ile inovatif ürün süreç modelleri rekabet üstünlüğü elde edilmesini etkilemektedirler. Ana araştırma modeli doğrultusunda beş hipotez oluşturulmuştur. İstanbul Ayakkabı Endüstrisi'nde yapılan araştırma sonucu hipotezler test edilmişlerdir. İstanbul, Türkiye'de Ayakkabı Sektörü'nün en çok geliştiği ildir. Araştırma İstanbul'daki ihracatçı ayakkabı üreticileri üzerinde yüz yüze anket yöntemi ile uygulanmıştır. Ana kütleyi oluşturan 150 işletmeden 110 işletmeye anket yapılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre; ayakkabı üreten işletmelerin büyük bölümü KOBİ niteliğindedir. Bu işletmeler rekabet stratejisi olarak en çok farklılaştırma stratejisi izlerken en az odaklanma stratejisi izlemektedirler. İşletmelerin maliyet liderliği stratejisi seçimi ile çalışan sayıları, farklılaştırma stratejisi ile hukuki yapıları ve odaklanma stratejisi ile fason yaptırılan üretim miktarı ve fason üretim yapma durumu arasında ilişki bulunmaktadır. İşletmelerin % 85,5'inde ar- ge bölümü bulunmaktadır. İşletmelerde ar- ge bölümü bulunması ile kullanılan üretim teknolojisi arasında ilişki görülmektedir. İşletmeler genel olarak inovasyon işbirliklerine açık değildirler. İşletmelerin inovasyon işbirlikleri yapıp/ yapmama durumları ile üretim teknolojileri arasında anlamlı ilişki bulunmaktadır. Ayakkabı üreticileri yoğun olarak karma inovasyon stratejisi izlemektedirler. Stratejiler tek tek ele alındığında; ürün, süreç ve pazarlama inovasyon stratejisi olarak en çok saldırgan strateji ve en az taklitçi/ bağımlı strateji izlenmektedir. Örgütsel inovasyon stratejisi olarak en çok saldırgan strateji ile taklitçi/ bağımlı strateji ve en az geleneksel/ fırsatçı strateji uygulanmaktadır. İşletmeler ürün inovasyonu yaparken genellikle süreç modellerini birlikte kullanmaktadırlar. Kapı süreci modeli en çok tercih edilen model olurken bilginin işlenmesine dayalı model en az kullanılan model durumundadır. İşletmeler inovasyon çalışmalarına yatkındırlar. İşletmelerin % 85,5'i inovasyon yaptığını belirtmiştir. İşletmeler en çok süreç inovasyonu sonra sırasıyla pazarlama inovasyonu, ürün inovasyonu ve örgütsel inovasyon gerçekleştirmişlerdir. İşletmelerin büyük bölümü yaptıkları inovasyonların rekabet üstünlüğü kazanmalarında olumlu etkileri olduğunu bildirmişlerdir. İnovasyon yapmanın yüksek ve orta derecede en çok yarar sağladığı ilk üç alan; ürünlerin kalitesinin yükselmesi, iş sağlığı ve güvenliğinin gelişmesi ile ürün sunumunda kapasitenin yükselmesidir. Araştırmanın ana hipotezi şöyledir: H1= İstanbul'da kurulu, ayakkabı üretici/ ihracatçı işletmelerin uyguladıkları inovasyon stratejileri ve inovatif ürün süreç modelleri rekabet üstünlüğü üzerinde pozitif etkiye sahiptir. Ana hipotezden yola çıkılarak yeni hipotezler belirlenmiştir. Hipotezler Çoklu Regresyon Analizi ile test edilmiştir. H11'de ilgili işletmelerin uyguladıkları inovasyon stratejilerinin rekabet üstünlüğü üzerinde pozitif etkiye sahip olup olmadıkları araştırılmaktadır. H11, inovasyon çeşitleri doğrultusunda ürün, süreç, pazarlama ve örgütsel inovasyon stratejileri bağlamında alt hipotezler oluşturularak test edilmiştir. H11a'da ilgili işletmelerin uyguladıkları ürün inovasyonu stratejilerinin rekabet üstünlüğü üzerinde pozitif etkiye sahip olup olmadıkları araştırılmaktadır. H11a yapılan Çoklu Regresyon Analizi sonucu doğrulanmaktadır. Katsayılar çizelgesine göre; yalnızca geleneksel ürün inovasyonu stratejisi rekabet üstünlüğü sağlamaktadır. H11b'de ilgili işletmelerin uyguladıkları süreç inovasyonu stratejilerinin rekabet üstünlüğü üzerinde pozitif etkiye sahip olup olmadıkları araştırılmaktadır. H11b yapılan Çoklu Regresyon Analizi sonucu doğrulanmaktadır. Katsayılar çizelgesine göre; saldırgan ve fırsatçı süreç inovasyonu stratejileri rekabet üstünlüğü sağlamaktadır. H11c'de ilgili işletmelerin uyguladıkları pazarlama inovasyonu stratejilerinin rekabet üstünlüğü üzerinde pozitif etkiye sahip olup olmadıkları araştırılmaktadır. H11c yapılan Çoklu Regresyon Analizi sonucu doğrulanmaktadır. Katsayılar çizelgesine göre; saldırgan ve savunmacı pazarlama inovasyonu stratejileri rekabet üstünlüğü sağlamaktadır. H11d'de ilgili işletmelerin uyguladıkları örgütsel inovasyon stratejilerinin rekabet üstünlüğü üzerinde pozitif etkiye sahip olup olmadıkları araştırılmaktadır. H11d yapılan Çoklu Regresyon Analizi sonucu doğrulanmaktadır. Katsayılar çizelgesine göre; yalnızca savunmacı örgütsel inovasyon stratejisi rekabet üstünlüğü sağlamaktadır. Araştırmanın ikinci hipotezinde (H12) inovatif ürün süreç modellerinin rekabet üstünlüğü üzerinde pozitif etkiye sahip olup olmadıkları incelenmektedir. Yapılan Çoklu Regresyon Analizi sonucu hipotez doğrulanmamaktadır. Başka bir deyişle; işletmelerin uyguladıkları inovatif ürün süreç modelleri rekabet üstünlüğünü etkilememektedir. Araştırma sonuçları değerlendirilerek ayakkabı üreten işletmelere yönelik ürün inovasyon yapısı ve ayakkabı işletmelerinin yapısal özelliklerinin kombinasyonlarını esas alan iki aşamalı bir model geliştirilmiştir. Küçük ölçekli işletmelere önemli ölçüde geliştirilmiş inovatif ürün modeli ve büyük ölçekli işletmelere özgün inovatif ürün modeli önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: İnovasyon, inovasyon stratejileri, ürün inovasyonu modelleri, İstanbul Ayakkabı Endüstrisi, ayakkabı işletmelerinde ürün inovasyonu.

Ayakkabı endüstrisiRekabetRekabet gücü+4
Cengiz Kastan
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessEN

Moderating effects of workforce diversity on the relationship between entrepreneurial orientation and organizational performance

In today's global environment capital resources are interconnected throughout the world. Resources are moving freely from one part of the world to another, which provide organizations with ample capital resources and diverse human capital. The need of diversity increased after the Industrial Revolution and the formation of trade and employee unions within EU countries. It is not uncommon for a multinational company to have its finance department headed by American, recruitment department headed by Asian and operations run by Indian employees. The diverse workforce or workforce diversity is a two-sided sword, it has some negative, and some positive aspects attached to it. The aim of this Thesis is to critically review the moderating effect of diverse workforce on the relationship between entrepreneurial orientation and performance of an organization. Great work have been done on the defining different aspects of diversity and managing the diverse workforce but very little work is found that truly gauge the impact of diversity in nurturing entrepreneurial traits in organization that are connect to the better performance of an organization. Paper discusses moderating effect of diversity on all three aspects of Entrepreneurial orientation i.e. Innovation, Proactiveness and Risk-taking.

InterferenceEntrepreneurshipPerformance+4
Nasım Bahar
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Teknoloji sektörü çalışanlarında yenilikçilik, bilgi paylaşımı ve örgütsel vatandaşlık davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, teknoloji sektörü çalışanlarında yenilikçilik, bilgi paylaşımı ve örgütsel vatandaşlık davranışları arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Bu araştırma Yıldız Teknik Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesindeki Teknopark bünyesinde yer alan firmalarda çalışanlardan oluşmaktadır. Çalışmaya dahil olan firma çalışanları takım bazlı çalışma şeklini benimsemiştir. Takımları, takım liderleri ve onlara bağlı çalışan takım çalışanları oluşturmaktadır. Çalışmada kullanılan ölçekler sırasıyla Yenilikçilik, Bilgi Paylaşımı ve Örgütsel Vatandaşlık Davranışı ölçeklerinden meydana gelmektedir. Araştırmada kullanılan ölçeklerin yapısal güvenilirliğini ölçmek için cronbach alfa katsayısı kullanılmıştır. Hipotezlerin test edilmesinde ise Faktör Analizi, Kolerasyon Analizi, Bağımsız Örneklem t-testleri kullanılmıştır. Ayrıca demografik özelliklerden de genel anlamda bahsedilmiştir. Araştırma sonucunda teknopark çalışanlarının takım liderleri ve takım çalışanları arasında bilgi paylaşımı, yenilikçi fikirler ve örgütsel vatandaşlık davranışı sergileme eğilimleri arasında olumlu yönde etkileşim olduğu görülmektedir.

Bilgi paylaşımıTeknoloji sektörüYenilikçilik+1
Mehmet Akan
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Örgütsel unutmanın örgütsel yenilikçiliğe etkisinde değişime yönelik tutumun ve sosyal desteğin rolü

Bu araştırma örgütsel unutmanın örgütsel yenilikçilik üzerindeki etkisini kapsamlı bir model ile incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada, örgütsel unutma ile örgütsel yenilikçilik arasındaki ilişki ve bu ilişkide aracı ve düzenleyici rolü olabilecek faktörler incelenmiştir. Bu kapsamda, örgütsel unutmanın örgütsel yenilikçilik üzerindeki etkisinde değişime yönelik tutum faktörlerinden değişime direnç ve örgütsel sessizliğin aracı rolü oynayabileceği öngörülerek bu faktörlerin etkileri araştırılmıştır. Ayrıca, örgütsel unutmanın örgütsel yenilikçilik üzerindeki etkisinde sosyal destek faktörlerinden yönetici desteği ve çalışma arkadaşları desteğinin düzenleyici rol oynayıp oynamadığı da sorgulanarak bu faktörlerin etkisi değerlendirilmiştir. Araştırmanın verileri, farklı sektörlerde faaliyet gösteren kurumsal örgütlerde, bir ekip içerisinde ve bir yöneticiye bağlı olarak çalışan 268 kişiden oluşmaktadır. Araştırmada katılımcılardan veri toplanmasında anket yönteminden yararlanılmıştır. Veri toplama araçları olarak Demografik Bilgi Formu, Örgütsel Unutma Ölçeği, Değişime Direnç Ölçeği, Örgütsel Sessizlik Ölçeği, Yönetici Desteği Ölçeği, Çalışma Arkadaşları Desteği Ölçeği ve Örgütsel Yenilikçilik Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizi kapsamında, demografik özelliklerde yüzde ve frekans istatistikleri, ölçeklerin geçerliliğinde Doğrulayıcı Faktör Analizi ve güvenirliğinde Cronbach alfa, birleşik güvenirlik ve ayrışma geçerliği yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma modeli ise Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) ile sınanmıştır. Verilerin analizi ve değerlendirmesine yönelik tüm işlemler SPSS for Windows 22.0 ve AMOS 22.0 paket programlarında gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulgularına göre, örgütsel unutmanın örgütsel yenilikçilik üzerindeki etkisinde değişime direncin aracılık etkisinin olmadığı belirlenirken, örgütsel sessizliğin aracılık etkisinin olduğu saptanmıştır. Sosyal destek faktörleri ile ilgili bulgular ise yönetici desteğinin ve çalışma arkadaşları desteğinin örgütsel unutmanın örgütsel yenilikçilik üzerindeki etkisinde düzenleyici rol oynadığını göstermiştir.

Sosyal destekUnutmaYenilikçilik+2
Burak Yıldız
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Örgütsel sembollerin bilgi yönetim süreci ve performansı ile firma yenilikçiliği üzerine etkisinin araştırılması

Bu çalışmanın amacı, kurumlarda kullanılan gerek fiziksel gerek davranışsal sembollerin bu kurumlardaki bilgi yönetimi süreci, bilgi yönetmi performansı ve firma yenilikçiliği üzerindeki etkisinin belirlenmesi üzerinedir. Bu çalışmanın uygulama bölümü, İstanbul ilindeki Gebze ve İkitelli Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren firmalar üzerinde gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda söz konusu kurumlardaki personelin düşünce ve algıları temel alınmıştır. Araştırma kapsamında 740 firma ile iletişim kurulmuş ve bu kurumlarda görev yapan 33 farklı ünvana sahip toplamda 400 çalışandan alınan cevaplar araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırma bulgularına göre değişkenler arasında pozitif yönlü korelasyon olduğu tespit edilşmiştir. Davranışsal sembollerin bilgi yönetimi süreci, bilgi yönetimi performansı ve firma yenilikçiliği üzerindeki etkisi istatistiksel olarak anlamlıdır.Araştırma değişkenleri cinsyete göre anlamlı bir farklılığa sahip olmamakla birlikte Eğtim durumuna göre anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Bu çalışmanın literatüre katkısı, örgütsel semboller bağlamında kurum kültürünün, işletmeler için her geçen gün artan öneme sahip bilgi yönetimi süreci ve performansı ile firma düzeyinde yenilikçilik çalışmaları üzerindeki etkilerinin özgün olarak geliştirilen ölçüm aracı ile incelenmesi şeklindedir.

Firma performansıPerformansPerformans değerlendirme+5
Selçuk Sezen
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bireysel yenilikçiliğin iş tatmini ve motivasyon üzerindeki etkisi

Araştırmanın amacı çalışan bireylerin yenilikçilik düzeylerinin, motivasyon ve iş tatminine etkisinin incelenmesidir. Bu amaçla araştırmaya İstanbul ilinde çalışmakta olan 359 kadın ve erkek birey katılmıştır. Araştırmanın verileri Bireysel Yenilikçilik Envanteri, Minnesota İş Tatmin Ölçeği ve Motivasyon Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Araştırmada Bağımsız Örneklem T-Testi, ANOVA, Pearson Korelasyon Analizi ve Regresyon Analizi kullanılarak veriler analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda bireysel yenilikçiliğin medeni durumuna, cinsiyete ve mesleğini isteyerek seçme durumuna göre farklılaşmadığı fakat firmada motivasyon etkinlikleri yapılma durumuna, şu anki firmada çalışma süresine, öğrenim durumuna, kurum içindeki pozisyona, gelir düzeyine, toplam çalışma süresine, yaşa ve firmadaki çalışan sayısına göre farklılaştığı belirlenmiştir. Araştırma sonucunda iş tatmininin toplam çalışma süresine, yaşa, firmadaki çalışan sayısına, medeni durumuna, cinsiyete, mesleğini isteyerek seçme durumuna ve firmada motivasyon etkinlikleri yapılma durumuna göre farklılaşmadığı fakat şu anki firmada çalışma süresine, gelir düzeyine, öğrenim durumuna ve kurum içindeki pozisyona göre farklılaştığı belirlenmiştir. Araştırma sonucunda motivasyonun mesleğini isteyerek seçme durumuna, cinsiyete, medeni durumuna ve firmada motivasyon etkinlikleri yapılma durumuna göre farklılaşmadığı fakat öğrenim durumuna, kurum içindeki pozisyona, gelir düzeyine, şu anki firmada çalışma süresine, toplam çalışma süresine, firmadaki çalışan sayısına ve yaşa göre farklılaştığı belirlenmiştir. Araştırmada yapılan analizler sonucunda bireysel yenilikçiliğin, çalışan motivasyonunu ve iş tatminini kuvvetli düzeyde anlamlı pozitif olarak etkilediği belirlenmiştir.

Bireysel yenilikçilikMotivasyonYenilikçi davranış+3
Recai Kardaş
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Grafik tasarımda çevreci ve yenilikçi yaklaşımlar

Günümüzde tüketim ekonomisi toplumun tüketim alışkanlıklarını olumsuz yönde etkilemektedir. İhtiyaç dışı tüketimle paralel olarak üretim aşamalarında kullanılan enerji ve malzemenin gereksiz harcanması ve artan tüketimle oluşan atıklar doğaya zarar vermektedir. Doğal kaynakların gün geçtikçe azalması ve doğaya verilen zarar bu tezin problemi olarak belirlenmiştir. Bu problemi temelden ele aldığımızda aşırı tüketim alışkanlığının başlangıcının henüz ürünün tasarım aşamasında olduğu görülmektedir. Aşırı tüketim alışkanlığının minimalize edilmesi adına ilk adım ise sürdürülebilir tasarımı hayatın her alanında uygulamaya geçirmemiz olacaktır. Sürdürülebilir tasarım, üretim ve tüketim aşamalarında çevreye verilen olumsuz etkileri en aza indirirken, verimliliği en üst düzeye çıkarmayı amaçlayan tasarım olarak ifade edilebilir. Bu tasarım modeli; verimliliği en üst seviyeye çıkartırken, ihtiyaç dışı tüketim ve bununla paralel olarak doğada yaratılmış olan tahribatı grafik tasarım alanında uygulanabilecek çevreci yaklaşımlarla ortadan kaldırmayı hedeflemektedir. Günümüzde insan kitlelerini etkilemenin en geniş ve kapsamlı yollarından biri televizyon ve sosyal medyada gösterilen reklamlardır. Bu reklamlar sayesinde kurumsal firmaların doğaya, sürdürülebilir yaşama ve kurumsal kimliklerine katkıları ortaya koymak bu tezin amacını oluşturmaktadır. Tezde farklı başlıklar altında çevreci grafik tasarım uygulamaları üzerinden örnekler verilmiş ve mevcut yaklaşımların geliştirilmesine ek olarak yenilikçi çözüm araştırmaları yapılmıştır. Doğal kaynakların zarar görmesini ve yok olmasını önlemek adına toplumsal bir bilinç yaratmak, mevcut bilinci destekler nitelikte fikirler oluşturmak ve bu konuya daha fazla dikkat çekerek farkındalığı artırmak açısından çalışma, literatürdeki boşluğu doldurmak adına büyük bir öneme sahiptir. Grafik tasarım alanındaki çalışmaların bu bilinçle yaratılması, çevreci uygulamalara katkı sunması ve toplumsal farkındalığı artırması çalışmanın önemini ortaya koymaktadır. Bu sınırlar çerçevesinde tasarımda etkin rol oynayan farklı alan temsilcileri olarak grafik tasarımcılar, endüstri ürün tasarımcıları ve moda tasarımcılarının ortak projelerde yer almaları çevreci yaklaşım ve yenilikçi fikirlerle ilişkileri irdelenerek, tasarım çatısı altındaki farklı disiplinlerin ortaklığının çevreci tasarıma ve nitelikli grafik tasarım materyallerine olumlu etkilerine değinilecektir.

Grafik sanatlarGrafik tasarımıTasarım+4
Nesil Türkyılmaz
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel yönetimlerde inovatif yaklaşımlar: İstanbul Büyükşehir Belediyesinde sosyal inovasyon, katılımcılık, gönüllülük ve gönüllü itfaiyecilik

Bu araştırmada; Yerel Yönetimlerde İnovatif Yaklaşımlar başlığı altında, Yerel Yönetimlerde Sosyal İnovasyon, Katılımcılık ve Gönüllülük faaliyetleri kapsamında Gönüllü İtfaiyecilik konusu değerlendirilmiştir. Çalışmada diğer çalışmalardan farklı olarak gönüllü itfaiyecilik konusu sosyal inovasyon ve katılımcılık bağlamında değerlendirmeye alınmıştır. Profesyonel itfaiye istasyonlarına uzaklık nedeniyle kırsal alanda meydana gelen itfai olaylara erken müdahale imkânı vermesi, halkın yerel yönetim faaliyetlerine katılması nedeniyle hemşerilik ve aidiyet bilincine katkı sağlaması ve maliyet açısından çok önemli katkıları olan Gönüllü İtfaiyecilik uygulamalarının dünya ve ülkemizdeki örneklerle birlikte İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı bünyesindeki faaliyetlerinin durumu araştırılmıştır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığında görevli yöneticilerle ve gönüllü itfaiyecilik konusunda yerel anlamda sorumlu olan muhtarlar ve gönüllü itfaiyecilerle derinlemesine mülakat yöntemi kullanılarak mülakatlar yapılmış, yöneticilere 10 soru, gönüllü itfaiye istasyonu bulunan köylerdeki muhtar ve sorumlulara 5 soru yöneltilmiştir. Gönüllü itfaiyecilik faaliyetlerinin nasıl başladığı, sosyal ve ekonomik anlamda itfaiye ve yerel halka ne gibi katkılar sağladığı, dünyanın gelişmiş ülkelerine göre İstanbul'daki gönüllü itfaiyecilik çalışmalarının durumu, ihtiyaçlarının nasıl karşılandığı, gönüllü itfaiyeciliğin yasal dayanağı, fayda ve maliyet açısından değerlendirilmesi ve uygulamanın geliştirilmesi için yapılması düşünülenler hakkında kendilerine yöneltilen sorular ve alınan yanıtlar ışığında değerlendirme yapılmıştır. Araştırma sonucuna göre; gönüllü itfaiyecilik konusunda ülkemizdeki itfaiye kuruluşlarının çalışmalarının yakın tarihlerde başlamış olduğu, yapılan çalışmalar neticesinde yerel yönetimler ve halk nezdinde yangın ve diğer afetlere erken müdahale, halkın yerel yönetim faaliyetlerine katılımı ve ekonomik açıdan oldukça önemli katkılar elde edilmiş olduğu, uygulamanın başlatıldığı yerlerde verimli bir şekilde devam ettirildiği tespit edilmiştir. Dünyanın gelişmiş ülkelerinin bu konudaki seviyesine ulaşmak için yerel halkın gönüllülük potansiyelinin daha iyi değerlendirilebileceği, kentlerdeki gönüllü itfaiyecilik potansiyelinin de düşünülebileceği, gönüllü itfaiyeciliğin deprem ve sel baskınları gibi afetler de düşünülerek daha geniş bir yelpazede değerlendirilebileceği, konunun önemine binaen bilinçlendirme ve teşvik unsurlarının daha fazla hayata geçirilerek gönüllü itfaiyecilik uygulamalarının geliştirilmesinin birçok yönetimsel, sosyal ve ekonomik katkılarının olacağı kanaatine varılmıştır.

BelediyelerBüyükşehir belediyeleriGönüllülük+7
Hüseyin Ay
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin vizyoner liderlik davranışları ile öğretmenlerin bireysel yenilikçilik düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı okul yöneticilerinin vizyoner liderlik davranışları ve öğretmenlerin bireysel yenilikçilik düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu araştırmada, öğretmenlerin okul yöneticilerinin sergilediği vizyoner liderlik davranışlarının cinsiyet, eğitim durumu, mesleki deneyim yılı, yaş grubu ve okul türü değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediği belirlemek amaçlanmaktadır. Ayrıca bu araştırmada, öğretmenlerin bireysel yenilikçilik düzeylerinin cinsiyet, eğitim durumu, mesleki kıdem, yaş grubu ve okul türü değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediği belirlemek amaçlanmaktadır. Belirtilen amaçlar doğrultusunda araştırmada ilişkisel tarama ve nedensel karşılaştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Şanlıurfa ili Viranşehir ilçesinde yer alan tüm liselerde görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Viranşehir ilçesinde yer alan liselerde görev yapan 748 öğretmen arasından "Basit Seçkisiz Örnekleme" yöntemi ile belirlenmiş olan 243 öğretmen oluşturmaktır. Araştırma sürecinde, öğretmenlerin okul yöneticilerinin vizyoner liderlik davranışlarını değerlendirmek amacıyla "Vizyoner Liderlik Ölçeği" ve öğretmenlerin bireysel yenilikçilik düzeylerini belirlemek için "Bireysel Yenilikçilik Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS paket programından faydalanılmıştır. Araştırmada yapılan analiz sonucunda öğretmenlerin okul yöneticilerinin vizyoner liderlik davranışları ile öğretmenlerin bireysel yenilikçilik düzeyleri arasında pozitif yönlü düşük düzeyde bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Bu bulgu, okul yöneticilerinin vizyoner liderlik davranışlarının öğretmenlerin bireysel yenilikçilik potansiyellerini etkileyebileceği şeklinde açıklanabilir. Bunun yanı sıra öğretmenlerin bireysel yenilikçilik düzeylerinin öğretmenlerin cinsiyetlerine ve çalıştıkları okul türlerine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca araştırma sonucunda öğretmenlerin okul yöneticilerinin vizyoner liderlik davranışlarına yönelik algılarında öğretmenlerin yaş gruplarının ve çalıştıkları okul türlerinin de etkili olduğu ifade edilebilir.

Bireysel yenilikçilikLiderlikOkul yöneticileri+5
Gökçe Aslan
Harran University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

The relationship between entrepreneurial characteristics and entrepreneurial intention

In today's complex globalized business environment where innovation in terms of markets and products is increasingly vital for survival of economies, entrepreneurship is a unique resource which should be the focal point. Not only vast majority of the innovation comes from newly founded firms, but also start-ups lift economies by decreasing unemployment, diversifying available products and services, increasing efficiency of the markets and attracting investments. In other words, entrepreneurs are the long sought key solutions for stagnated economies which are ineffectively tried to be revived by fiscal and monetary policies. While the benefits of entrepreneurship for the social and economic welfare are well understood, the same thing cannot be said for the decision-making processes, personality characteristics, thought processes of the individuals behind these companies. Who, where and when becomes an entrepreneur is yet to be clarified and structured in academic literature considering multitude of possible environmental, personality, contingency and cultural factors. The main purpose of this study is to determine whether selected personality traits; need for achievement, tolerance for ambiguity, innovativeness, locus of control, risk- taking propensity, self-confidence, need for autonomy, which are frequently emphasized in the literature, influence entrepreneurial tendencies and have predictive power for entrepreneurial intention of people. In addition to this aim, prevalence and variability of entrepreneurial intention and entrepreneurial characteristics according to demographic variables - age, gender, marital status- and two other variables; entrepreneurship training background and entrepreneurs in the family, are tested. Factor and reliability analyses forced us to remove self-confidence, locus of control, tolerance for ambiguity from the study. Multivariate Regression, T-test, ANOVA and correlation analyses were applied to the rest of the data with using SPSS. Result of statistical analyzes indicated; all of the sample showed high entrepreneurial characteristics and high entrepreneurial intention. Significant relationship found between personality characteristics of innovativeness, risk-taking propensity, need for autonomy and entrepreneurial intention. Need for achievement failed to explain entrepreneurial intention. Males displayed higher entrepreneurial intent than females. People who had entrepreneurial course during their careers also appeared to have higher entrepreneurial intention, risk-taking propensity and innovativeness than who hadn't. Risk-taking propensity came out to decrease with age. And lastly, singles demonstrated higher risk-taking propensity than married. Suggestions and implications for the results are discussed in conclusion.

EntrepreneursEntrepreneurshipEntrepreneurial intention+2
Hüseyin Can Saral
İstanbul Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sanat ve giysi modası ilişkisi içinde yenilikçilik ve gerçeküstücülük

Modernizmin ışığında XX. yüzyılın gelmesi ile birlikte klasik sanat anlayışının yerini giderek modern sanat anlayışına bırakması her alanda köklü değişikliklerin yaşandığı dönemi beraberinde getirmiştir. Moda kavramı sanatla birlikte anılmaya başlamış, sanat ve moda etkileşimi yoğun olarak gündeme gelmiştir. Tasarımcılar sanat eserlerinden ilham almış ve sanatçılar da tasarımcılar ile ortak çalışmalara imza atmıştır. Bu birliktelikteki modern sanat akımlarından önde gelen ve etkisini en uzun sürdüren Gerçeküstücülük akımı araştırmanın konusunu oluşturmaktadır.

GiyimGiysi tasarımıModa+6
İkbal Çetin
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

İşletmelerde içsel pazarlamanın yenilikçi iş davranışına etkisi üzerine bir araştırma

Günümüzde, değişen Dünya dinamiklerine de paralel olarak, pazarlama kavramı her geçen gün kapsamını daha da genişletmekte ve artık sadece ürün ya da hizmetin satılması planlanan popülasyonu değil, aynı zamanda bu ürün ya da hizmeti üreten organizasyonların çalışanlarını da kapsamaktadır. Özellikle, 2019 yılında hayatımıza giren ve 2020 yılında tüm Dünya'ya yayılmış olan Covid-19 pandemisinin de etkisi ile Amerika Birleşik Devletleri'nde başlayan ve etkisi irili ufaklı tüm Dünya'da hissedilen "büyük istifa" ile çalışanların organizasyonlar tarafından kuruma çekilmesi ve elde tutulması bir diğer önemli konu başlığı haline gelmiştir. Organizasyonlar, nitelikli çalışana erişimin günden güne daha da zorlaştığı bugünün iş dünyasında, çalışanlarını elde tutabilmek için içsel pazarlama unsurlarını kullanmaya özen göstermektedir. Organizasyonların rakiplerinden farklılaşma ve bulundukları iş alanında öncü, farklı ve tercih edilebilir olma hedeflerini gerçekleştirmek için, iş planlarında ve stratejik ajandalarında yer alan bir diğer unsur ise, kurum içerisindeki yenilikçi iş davranışını destekleyecek mekanizmalar kurgulamaktır. Bu akademik araştırma, içsel pazarlama unsurlarını kullanan ve çalışanlarına yönelilk politika ve uygulamalarını bu prensipler doğrultusunda şekillendirmiş işletmelerde, yenilikçi iş davranışının nasıl tetiklendiğini ortaya koymaktır. Araştırmamda, toplam 1000'i aşkın çalışana elektronik mektup yöntemi ile anket gönderimi gerçekleştirildi ve 367 farklı kişiden gelen geri dönüşler doğrultusunda istatistik paket programları kullanılarak analiz çalışması gerçekleştirildi. Bu çalışmada verilen tanımlayıcı istatistikleri hesaplanmıştır. Araştırma içerisinde güvenilirlik testleri yapılmıştır. Buradaki amaç, kullanılan ölçeklerin güvenilirliklerini test etmektir. Ayrıca, Doğrulayıcı Faktör Analizi, araştırma içerisinde kullanılan ölçeklerin geçerliliklerinin gösterilmesi için kullanılmıştır. Araştırmada AMOS 23 programı analizlerin gerçekleştirilmesi için uygulamıştır. Bununla birlikte, Shapiro Wilk testi ile, istatistiksel analizin ilk adımı olarak normallik varsayımı kontrol edilmiştir. Yapısal Eşitlik Modeli yapısı, elde edilen regresyon katsayıları, standartlaştırılmış regresyon katsayıları, kritik oran, bağımlı değişkenin açıklanma oranı ve anlamlılık test istatistikleri hesaplanmıştır. Çalışmada, 18 farklı hipotez üzerinden ilerlenmiş olup, hipotezleri testleri, korelasyon ve regresyon analizleri kapsamında gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen analiz çalışmalarının verdiği netice, içsel pazarlama ile yenilikçi iş davranışı arasında kuvvetli bir pozitif etki olduğu yönündedir.

PazarlamaPazarlama yöntemleriYenilikçi iş davranışı+3
İbrahim Selçuk Kavak
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin bireysel yenilikçilik özellikleri ile derste teknoloji kullanımına yönelik eğilimleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmada sınıf öğretmenlerinin bireysel yenilikçilik özellikleri ile derste teknoloji kullanımına yönelik eğilimleri arasındaki ilişkinin farklı değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın örneklemini kolay ulaşılabilirlik yöntemi ile belirlenen 560 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Katılımcıların 341'i (%60.9) kadın; 219'u (%39.1) erkektir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada sınıf öğretmenlerinin bireysel yenilikçilik düzeylerini belirlemek için "Bireysel Yenilikçilik Ölçeği", derste teknoloji kullanımına yönelik eğilim düzeylerini belirlemek için ise "Derste Teknoloji Kullanımına Yönelik Eğilim Ölçeği" kullanılmıştır. Ayrıca demografik veriler "Kişisel Bilgi Formu" aracılığıyla toplanmıştır. Sınıf öğretmenlerinin bireysel yenilikçilik düzeyleri ile derste teknoloji kullanımına yönelik eğilimleri arasındaki ilişkinin incelemek amacıyla Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı, t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) tekniği ve Tukey testi tekniği kullanılmıştır. Çalışma sonucunda sınıf öğretmenlerinin bireysel yenilikçilik ve derste teknoloji kullanımına ilişkin eğilim düzeylerinin yüksek olduğu ve değişkenler arasında pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu belirlenmiştir. Diğer taraftan, sınıf öğretmenlerinin bireysel yenilikçilik düzeylerinin cinsiyetlerine, mezun oldukları fakülteye ve bilişim teknolojileri ile ilgili bir hizmetiçi eğitime/seminere katılıp katılmamalarına göre farklılık göstermediği ancak yaşlarına ve bilişim teknolojileri konusunda kendilerini yeterli görüp görmemelerine göre farklılık gösterdiği saptanmıştır. Derste teknoloji kullanımına yönelik eğilim düzeylerinin ise cinsiyetlerine, bilişim teknolojileri konusunda kendilerini yeterli görüp görmemelerine ve bilişim teknolojileri ile ilgili bir hizmetiçi/seminer eğitime katılıp katılmamalarına göre farklılık göstermediği ancak yaşlarına, mezun oldukları fakülteye ve yeniliği benimseyen kategorilerine göre farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular ilgili alan yazın ışığında tartışılarak, gelecekte gerçekleştirilebilecek araştırmalara önerilerde bulunulmuştur.

Bilişim teknolojisiBireysel yenilikçilikEğitim teknolojisi+4
Yalçın Atlı
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Algılanan riskin tüketici yenilikçiliğine etkisi: E-ticaret siteleri üzerine bir araştırma

Bu çalışmanın amacı, e-ticaret sitelerinde algılanan riskin tüketici yenilikçiliği üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Bu bağlamda, tez çalışması teorik olarak algılanan risk, tüketici yeniliği ve e-ticaret konularına odaklanmıştır. Çalışmanın uygulama kısmında ise e-ticaret sitelerinden en az bir kere alışveriş yapmış olan yaş olarak 12 yaş ve üstü tüketicilere anket çalışması yapılmıştır. Anket çalışmasında, cevaplayıcılardan e-ticaret sitelerine yönelik olarak algılanan risk, tüketici yenilikçiliği ve algılanan faydayla ilgili ifadelere katılma durumları tespit edilmiştir. Anket sonuçları SPSS ve AMOS programları ile analiz edilmiştir. Anket sonuçlarına göre, e-ticaret sitelerinde algılanan riskin tüketici yenilikçiliği üzerinde negatif bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Algılanan Risk, Tüketici Yenilikçiliği, E-Ticaret

Elektronik ticaretRiskRisk algılaması+4
Ümit Çakar
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Örgütsel zekâ düzeyinin öğretmenlerin yenilikçi çalışma davranışları üzerindeki etkisi

Bu araştırmada, öğretmenlerin görüşlerine göre, görev yaptıkları okulların örgütsel zeka düzeylerinin ve öğretmenlerin yenilikçi çalışma davranış düzeylerinin; bu düzeylerde çeşitli değişkenler (cinsiyet, yaş, öğrenim durumu, branş, mesleki kıdem, okuldaki görev süresi ve görev yaptığı okulun türü) açısından farklılaşma olup olmadığının, okulların örgütsel zekâ düzeyi ile öğretmenlerin yenilikçi çalışma davranışları arasındaki ilişki ve düzeyi ile okulların örgütsel zekâ düzeyinin öğretmenlerin yenilikçi çalışma davranışlarını yordama durumunun belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, 2020-2021 eğitim öğretim yılında Ankara Sincan ilçesinde resmi ortaokul ve imam hatip ortaokullarında görevli 328 öğretmen ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Erçetin, Potas ve Açıkalın (2001, 2004, 2007, 2009, 2010, 2015, 2017, 2019) tarafından geliştirilen "Çok Boyutlu Örgütsel Zekâ Ölçeği" ile Dorenbosch, Engen ve Verhagen (2005) tarafından geliştirilen "Innovative Work Behavior Scale" ölçeğinin "Yenilikçi Çalışma Davranışı Ölçeği" adıyla yapılan Türkçe uyarlaması ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırmada, öğretmenlerin görev yaptıkları okulların örgütsel zekâsının yüksek düzeyde olduğu ve öğretmen görüşlerinin cinsiyet ve mesleki kıdem değişkenlerine göre istatistiksel açıdan anlamlı farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Bununla birlikte araştırmada öğretmenlerin yenilikçi çalışma davranışlarını yüksek düzeyde sergilediği ve öğretmen görüşlerinin cinsiyet, mesleki kıdem, branş ve görev yaptıkları okulun türüne göre istatistiksel açıdan farklılaştığı görülmüştür. Araştırmanın bulguları, öğretmenlerin görev yaptıkları okulların örgütsel zekâ düzeyleri ve yenilikçi çalışma davranış düzeyleri arasında pozitif yönde ve yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki bulunduğunu göstermektedir. Aynı zamanda öğretmenlerin görev yaptıkları okulların örgütsel zekâ düzeyi, öğretmenlerin yenilikçi çalışma davranışlarını yordamaktadır.

Bireysel yenilikçilikYenilikçi iş davranışıYenilikçilik+7
Belgin Tura
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

İnovasyonun küresel rekabet gücü üzerindeki etkisinin karşılaştırmalı analizi: Yenilikçi perspektif altında AB ülkeleri üzerine bir uygulama

İktisat araştırmacılarının ve politika yapıcıların yaygın olarak sahip olduğu fikir, ülkelerin inovasyon kapasitesine ve yeteneğine sahip olması, bu ülkelerin rekabet gücü elde etmelerinde ve ekonomik olarak büyümelerinde önemli bir faktör olduğu yönündedir. Çünkü inovasyonların geliştirilme ve yayılma hızı bağlamında ülkeler ve bölgeler arasında ki farklılıklar ve süreçte ortaya çıkan diğer sorunlar, inovasyon politikalarının önemini daha çok vurgulamaktadır. Politika yapıcıların etkili inovasyon politikalar tasarlayabilmesi için, ülkelerin rekabet gücünü ve dolayısıyla onu etkileyen faktörlerin ve ortamların ne olduğunu anlamaya çalışan araştırmalara ihtiyacı vardır. Bu çalışmanın amacı, uygun teorik çerçeve içinden ve yenilikçi bir perspektif altında katkı sağlayacak bir model oluşturmaktır. Araştırma, ülkelerin rekabet gücü üzerinde temel inovasyon faktörlerinin etkili olup olmadığını ya da etkili olan faktörlerin hangileri olduğunu teorik çerçevede belirlerken ve söz konusu belirleyicilerin gelişmiş ülkeler kategorisinde yer alan ve fakat kendi içinde bölgesel farklılıklar bulunan Avrupa Birliği ülkeleri arasında bir fark yaratıp yaratmadığını ve böylece sürece benzer veya farklı etkilerde bulunup bulunmadığını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırmada, 2000-2019 dönemi ve AB28 ülkeleri için panel veri analizi yapılmıştır. Driscoll-Kraay dirençli tahmincisi ile tahmin edilen modellerin bulgularına göre, AB15 ve AB13 ülke grupları için inovasyonun küresel rekabet gücü üzerindeki etkisi sadece beşeri sermaye ve patent sayıları değişkenleri için pozitif ve anlamlı bulunmuştur. İnovasyonu temsil eden diğer araştırma harcamaları ve araştırmacı sayısı değişkenleri ise istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Her iki ülke grubunu karşılaştırdığımızda, AB13 grubuna ait ülkelerin beşeri sermayesini ve patent sayılarını daha fazla artırmaları, küresel rekabet gücünü AB15 ülkelerine göre daha fazla artıracağı sonucuna ulaşılmıştır.

Avrupa BirliğiKüreselleşmeRekabet+5
Melike Çetin
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Vegan mutfağı kapsamında geliştirilmiş yenilikçi bir ürün: Bitkisel bazlı pastacı kreması

Dünya üzerinde hızlı nüfus artışıyla birlikte tüketim oldukça artmış aşırı kaynak tüketimi, kıtlık, insanoğlunun doğayı tahrip etmesiyle birlikte yaşanan ekolojik sıkıntılar bireylerin dünyanın geleceğinden kaygı duymasına ve bununla birlikte alternatif seçenekler arayışına girmesine sebep olmuştur. Yaşanılan iklim değişiklikleri, hayvansal ürünlerin tüketimine olan talebin artışıyla birlikte hayvan üretimlerinin çevreye zarar vermesi, sera gazı emisyonlarının artışı ve bunun gibi dünyanın geleceğini olumsuz yönde etkileyen birçok hareket dünya ekolojisini ve insan varlığını son derece kötü etkilemektedir. Sürdürebilir bir yaşam olgusu, ekolojik açıdan en az zararla birlikte insan sağlığına ve çevreye faydalı, biyoçeşitlilik ile uyum içerisinde sürdürebileceğimiz yaşam ile uzun yüzyıllar boyunca sağlıklı bir yaşam döngüsü olgusuna erişebiliriz. Günümüzde yapılan alternatif bitkisel kaynaklı ürünlerin geliştirilmesine yönelik çalışmalar dünyanın geleceği için sürdürülebilir bir yaşam vadetmektedir. Yapılan bu çalışmada alternatif protein kaynağı olan kuru fasulyenin farklı formülasyonlar ile değerlendirilebileceği ve kullanılabileceği görülmüştür. Çalışmanın içeriğinde sürdürülebilirliğin önemi, gelişmekte ve yaygınlaşmakta olan vegan mutfak kültürünün tarihi ve çeşitleri, alternatif bitkisel kaynağı olarak kuru fasulyenin süt olarak elde edilmesi ve bu sütten pastacılık sektörü için referans olabilecek yeni bir pastacı kreması elde edilmesi üzerine bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sütün ve kremanın reçeteleri hazırlanmış ve fizikokimyasal ve duyusal analizleri yapılmıştır. Üç farklı gramaj farkıyla içerikleri aynı olacak şekilde üç adet kuru fasulye sütü üretilmiş ve bu sütlerden ise yine içerikleri aynı olacak şekilde üç farklı pastacı kreması elde edilmiştir. 200 gram, 250 gram ve 300 gram kuru fasulye miktarlarından sütler elde edilmiş ve analizler neticesi seçilen sütten farklı konsantrasyonlarda pastacı kremaları elde edilmiştir. Alternatif bitkisel protein içerikli bu ürünler seksen kişilik grup tarafından duyusal analize alınmıştır. Hazırlanan ürünlere ayrıca pH analizi, renk analizi, kuru madde analizi uygulanmıştır. Değerlendirmeler sonucunda ürünlerin pH analiz ortalama değerleri kuru fasulye sütlerinde 7.10 ile 6.90 aralığında kremaların ise 6.85 ile 6.35 aralığında bulunmuştur. Kuru fasulye sütlerinin ortalama renk analiz değerleri ise L* değerinde 71,23 ile 74,10 aralığında, a* değerinde 3,06 ile 3,52 aralığında, b* değerinde ise 7,32 ile 7,38 aralığında bulunmuştur. Kremaların ise ortalama renk değerleri L* değerinde 63,02 ile 66,26 aralığında, a* değerinde 5,18 ile 5,52 aralığında, b* değerinde ise 10,90 ile 11,06 aralığında bulunmuştur. Kremaların kuru madde ortalama değerlerine bakıldığında ise 44,38 ile 48,84 aralığında bulunmuştur. Panelistler arasında yapılan duyusal analiz sonuçlarında ise lezzet ve yumuşaklık açısından en çok beğenilen süt 200 gram kuru fasulyeden üretilmiş süt olmuştur. Hayvansal ürüne yapı ve görünüş itibariyle en çok benzeyen süt ise 300 gram kuru fasulyeden üretilen süttür. Pastacı kremalarından en çok beğenilen krema ise 300 gram kuru fasulyeden üretilmiş sütten elde edilen pastacı kremasıdır. Panelistlerin genel yorumu kontrol kremadan daha lezzetli ve daha tercih edilebilir olduğu yönündedir.

Bitkisel özelliklerBitkisel ürünlerKrema+7
Rabia Bilici
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışanların liderlik tipi algılamalarının girişimci ve yenilikçi davranışlarına etkisi

Günümüzde liderler tarafından seçilen ve onların yönetim anlayışlarını yansıtan uygun liderlik tarzının seçimi, bir örgütün başarısında önemli rol oynamaktadır. Çünkü liderlik tarzı, yöneticinin örgütsel hedefleri gerçekleştirmek, ortaya çıkan sorunları çözmek için çalışanların motivasyonunu ve çalışma ortamını dikkate alarak seçtiği davranış tarzıdır. Küreselleşme ve ilerleyen haberleşme teknolojileri sayesinde günümüzün iş dünyası köklü değişim ve dönüşüme çözüm olarak liderliği görmektedir. Bundan dolayı liderlik konusundaki çalışmalar, daha geniş bir yelpazede ele alınan kavramlardan birisidir. Bu bağlamda yapılan çalışmalar hem pozitif hem de negatif psikoloji etkisiyle zengin bir içerikle yeni liderlik stilleri üzerinde yoğunlaştığını göstermektedir. Dokuz liderlik stilinin; çalışanların girişimci ve yenilikçi davranışlar üzerindeki etkinin belirlenmesi amacıyla bu çalışma Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Sivas 4. Bölge Müdürlüğü'ndeki 396 mavi ve beyaz yakalı çalışana anket yöntemiyle ilişkisel tarama modeliyle uygulanmıştır. Elde edilen verilerle yapılan korelasyon analizi ile Dokuz liderlik stili ile Girişimci davranış arasında r=0,391 kuvvetinde ve p<0,05 anlamlılık düzeyinde pozitif yönlü zayıf düzeyde anlamlı bir ilişki vardır. Dokuz liderlik stili ile Yenilikçi davranış arasında r=0,398 kuvvetinde ve p<0,05 anlamlılık düzeyinde pozitif yönlü zayıf düzeyde anlamlı bir ilişki vardır. Yapılan regresyon analiziyle Dokuz liderlik stilinin Girişimci davranış üzerinde (β=,466; p<0,05) etkisi saptanmıştır. Dokuz liderlik stili alt faktörü Tip3_Girişimsel liderliğin Girişimci davranış üzerinde (β=,326; p<0,05) etkisi saptanmıştır. Dokuz liderlik stili alt faktörü Tip5_Stratejik liderliğin Girişimci davranış üzerinde (β=,349; p<0,05) etkisi saptanmıştır. Yapılan regresyon analiziyle Dokuz liderlik stilinin Yenilikçi davranış üzerinde (β=,522; p<0,05) etkisi saptanmıştır. Dokuz liderlik stili alt faktörü Tip3_Girişimsel liderliğin Yenilikçi davranış üzerinde (β=,182; p<0,05) etkisi saptanmıştır. Dokuz liderlik stili alt faktörü Tip4_Dönüşümsel liderliğin Yenilikçi davranış üzerinde (β=-,118; p<0,05) etkisi saptanmıştır. Dokuz liderlik stili alt faktörü Tip5_Stratejik liderliğin Yenilikçi davranış üzerinde (β=,205; p<0,05) etkisi saptanmıştır.

Girişimci liderlikGirişimcilikLiderlik+4
Fatma Çetin
İstanbul Gelişim University
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'deki halk kütüphanesi yönetim ve hizmet yapısının yenilikçi örgüt kültürü açısından değerlendirilmesi

Bu çalışmada Türkiye'deki il halk kütüphanelerinin mevcut yönetim ve hizmet geliştirme yaklaşımlarına ve bu yaklaşımların yenilikçi örgüt kültürü ile ilişkisine odaklanılmıştır. Halk kütüphanelerinin kurumsal sürekliliği, etkinliği ve verimliliğinin geleneksel yönetim ve hizmet yaklaşımlarıyla gerçekleştirilemeyeceği, yenilikçi hizmet ve yönetim anlayışının benimsenmesi gerektiği savunulmaktadır. Yenilikçi yönetim ve hizmet anlayışı ise yenilikçi örgüt kültürünün ürünüdür. Araştırmanın hipotezi; "Türkiye'deki il halk kütüphanelerinde geleneksel yönetim ve hizmet geliştirme anlayışının hâkim olması, hiyerarşi kültürünün baskın olması ve yenilikçi kültürü destekleyecek strateji eksikliği nedenleriyle yenilikçi örgüt kültürü oluşturulamadığından yenilikçi yönetim ve hizmet yapısı da geliştirilememektedir" şeklinde formüle edilmiştir. Bu doğrultuda araştırmanın temel amacı ise; Türkiye'deki il halk kütüphanelerinin sahip olduğu mevcut örgüt kültürü yapısını ortaya çıkararak, yenilikçi yönetim ve hizmet yapısına sahip olunamamasının nedenlerini belirlemek ve bu durumun yenilikçi örgüt kültürü ile ilişkisini ortaya koymaktır. Bununla birlikte, yenilikçi örgüt kültürüne karşı algı ve farkındalık oluşturmak ve kültürel değişim ve dönüşüm sürecine dayanak oluşturacak ulusal nitelikte yenilikçi örgüt kültürü stratejisi geliştirme modeli, yenilikçi örgüt kültürü strateji ilkeleri ve yenilikçi örgüt kültürü strateji eylem planı önerisi geliştirmek de amaçlanmaktadır. Araştırmada betimleme yöntemi kullanılmış, anket ve yarı yapılandırılmış görüşme tekniklerinden yararlanılmıştır. İl halk kütüphanelerinde görev yapan mesleki eğitim almış 182 personelle (yönetici ve kütüphaneci) anket, Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü'nde yönetici statüsünde görev yapan yedi katılımcı ile de yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir. Anket soruları halk kütüphanelerinin mevcut yönetim ve hizmet geliştirme yaklaşımları, halk kütüphanelerinde yenilikçiliği engelleyen etkenler, katılımcıların yenilikçilik kavramına bakış açıları ve halk kütüphanelerinin mevcut ve hedeflenen örgüt kültürü yaklaşımları kapsamında tasarlanmış, öte yandan görüşme soruları da büyük oranda anket sorularına paralel bir yaklaşımla kurgulanmıştır. Tez, "giriş", "yönetim, örgütsel yapılanma ve halk kütüphaneleri", "yenilikçilik, örgüt kültürü ve halk kütüphaneleri", "bulgular ve değerlendirme" ve "sonuç ve öneriler" olmak üzere beş bölümden oluşmaktadır. Sonuç olarak Türkiye'deki halk kütüphanelerinde geleneksel yönetim ve hizmet geliştirme anlayışının hâkim, hiyerarşi kültürü yaklaşımının baskın ve yenilikçiliğin sistematik olarak hayata geçirilebilmesi için gerekli strateji unsurlarının eksik/yetersiz olduğu anlaşılmıştır. Yenilikçi yönetim ve yenilikçi hizmet yenilikçi örgüt kültürünün ürünü, yenilikçi örgüt kültürü öğrenen örgüt olabilmenin ön koşulu, kültürel değişim ise toplumsal değişimin gereğidir. Bu bağlamda, halk kütüphanelerin toplumsal değişime karşılık verebilmesi, kurumsal sürekliliği, etkinliği ve verimliliğini sağlayabilmesi, yönetim ve hizmet geliştirme yaklaşımını yenilikçilik odaklı kurgulayabilmesi adına araştırmanın öneri bölümünde ortaya konulan genel önerilerin dışında bu değişimin örgüt kültürü boyutunda sağlanabilmesi için yenilikçi örgüt kültürü stratejisi geliştirme modeli, yenilikçi örgüt kültürü strateji ilkeleri, yenilikçi örgüt kültürü strateji eylem planı sunulmuştur.

Değişim yönetimiHalk kütüphaneleriKütüphane hizmetleri+6
Erdinç Alaca
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Nesnelerin internetinin algılanan değer üzerindeki etkisinin bireysel yenilikçilik çerçevesinde incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, temel olarak nesnelerinin internetnin algılanan değere etkisinin bireysel yenilikçilik çerçevesinde incelenmesidir. Buradan hareketle nesnelerin interneti kavramı işlevsellik, kullanım kolaylığı ve yapı boyutları bağlamından incelenerek algılanan değer üzerindeki doğrudan etkileri tespit edilmeye çalışılmıştır. Buna ek olarak, bireysel yenilikçilik kavramı da "doğuştan gelen yenilikçilik" bakımından incelenmiş ve bireysel yenilikçiliğin düzenleyici rolü araştırılmıştır. Bu bağlamda, perakende ve sağlık sektörleriyle ilgili iki farklı senaryo oluşturulmuş ve model geliştirilmiştir. Model test edilirken birincil veriden faydalanılmış olup, Ankara'da yaşaya 217 bireysel tüketiciden anket aracılığıyla veri toplanmıştır. Oluşturulan hipotezlerin ve araştırma sorularının test edilmesi için Çoklu ve Hiyerarşik Regresyon Analizi ile SPSS Process yöntemi kullanılmıştır. Bu testler sonucunda, perakende sektörü bağlamında geliştirilen alışveriş senaryosu özelinde nesnelerin internetinin işlevselliğinin, kullanım kolaylığının ve yapısının algılanan değere etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bununla beraber, bireysel yenilikçiliğin düzenleyici etkisi bakımından nesnelerin internetinin işlevselliği, kullanım kolaylığı ve yapısı ile algılanan değer ilişkisinde bireysel yenilikçiliğin düzenleyici etkisinin olduğu ortaya konmuştur. Sağlık sektörüyle ilgili geliştirilen diğer senaryoda ise nesnelerin internetinin işlevselliğinin ve yapısının algılanan değere etkisinin olduğu fakat kullanım kolaylığının algılanan değere etkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bunun yanında, bireysel yenilikçiliğin düzenleyici etkisi bakımından nesnelerin internetinin işlevselliği ve yapısı ile algılanan değer ilişkisinde bireysel yenilikçiliğin düzenleyici etkisinin bulunduğu fakat bu durumun kullanım kolaylığı bakımından geçerli olmadığı tespit edilmiştir.

Bireysel yenilikçilikDeğer algısıDeğerler+4
Utku Çoban
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects