İstatistiksel analiz

72 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Çorum ilinde basına yansıyan cinayetlerin değerlendirilmesi

Giriş ve Amaç: Dünya'da her 1 dakika da 1 kişi cinayet sonucu yaşamını kaybetmektedir. Dünya genelinde cinayete kurban giden mağdurların sayısı çatışmaların ve savaşların yaşandığı yerlerde yaşamını kaybedenlerin sayısından beş kat daha fazladır. Bu çalışmada Çorum ilinde meydana gelen cinayet vakalarını çeşitli tanımlayıcılar bakımından saptayarak, demografik verileri ortaya koymak ve ortaya çıkan sonuçların analizi ile riskli durumları araştırmak amaçlanmıştır. Materyal ve Yöntem: Bu çalışmada yer alan veriler başta Çorum iline ait yerel gazeteler olmak üzere ülke genelinde yer alan diğer gazeteler de kullanılarak oluşturulmuştur. Çalışmamızdaki veriler 19 Nisan 2018 ve 3 Temmuz 2022 tarihleri arasında yer alan cinayet haberleri incelenerek, analiz edildikten sonra tasnif edilmiştir. Verilerinin değerlendirilmesinde, istatistiksel analizler SPSS (Versiyon 22.0, SPSS Inc., Chicago, IL, USA, Lisans: Hitit Üniversitesi) paket programı ile gerçekleştirilmiştir Bulgular: Çorum ilinde mağdur sayısının Çorum ili nüfusuna oranı, küresel çapta mağdur sayısının Dünya nüfusuna oranına göre düşüktür. Cinayet mağdurlarının büyük bir çoğunluğu erkektir. Mağdurların en yoğunlukta olduğu yaş grubu aralığı 10 ile 29 yaş aralığı iken faillerin en yoğun olduğu yaş grubu 30 ile 44 yaş aralığıdır. Cinayet vakalarının çoğu ateşli silah kullanılarak işlenmiştir. Husumetli olunan biri tarafından işlenen cinayet en çok işlenen cinayet nedenidir. Mağdurlar en fazla arkadaş ya da tanıdıkları tarafından öldürülmüşlerdir. Sonuç: Elde ettiğimiz verilerimizin sonuçlarına göre Çorum ilinde cinayet prevalansinin Dünya ortalamasının altında olduğu, erkeklerin kadınlara göre daha fazla cinayet işlediği ve daha fazla cinayete maruz kaldığı görülmüştür. Cinayet verilerinin analiz edilmesi ile risk durumların tespit edilerek önleyici tedbirler alınabileceği ayrıca adli merciler ile işbirliği yapılarak daha geniş veri elde edilenebileceği kanaatindeyiz.

Adli bilimlerAdli tıpCinayet+2
Ebru Hatice Demirelli
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de 2020 öncesi trafik kazalarının değerlendirilmesi

Giriş ve Amaç: Trafik kazaları her yıl 1 milyondan fazla insan hayatını kaybetmesine ve 20-50 milyon kişinin yaralanmasına veya sakat kalmasına neden olmaktadır. Trafik kazası yaralanmaları küresel olarak önemli bir halk sağlığı sorunudur. Bu çalışmada meydana gelen trafik kazalarının sayısal analizi kullanılarak trafik kazasına karışan kişi ve araç sayıları ile hangi bölgelerimizde ve hangi zaman aralığında yoğunluk yaşandığının tespit edilmesi ve trafik kazalarının nedenlerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Materyal ve Metot: TÜİK web sitesinin trafik kazası ve araç istatistiki verileri kullanılmıştır. TÜİK veri tabanından, 2016-2020 yılları arasındaki trafik kazaları analiz edildikten sonra tasnif edilmiştir. Veriler temel istatistik yöntemleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Bu çalışmada 2016-2020 yılları arası baz alınarak değerlendirildiğinde, ölümlü ve yaralanmalı kaza sayılarında 2019 ve 2020 yıllarında bir düşüş yaşandığı, motosiklet ile kazaya karışan sürücülerin büyük bir kısmının kaza sonrasında yaşamını kaybettiği, traktör kazalarında yüksek oranla kaza yerinde ölüm oluştuğu, ölümlü kazalarda erkeklerin %55,91' inin sürücü olarak, kadınların %65,08' inin yolcu olarak hayatını kaybettiği, trafik kazası neticesinde Türkiye'nin doğu bölümünde batı illerine göre daha düşük yaralanma ve ölüm oranının yaşandığı, ölüm oranının en yüksek olduğu yaş grubunun 65 yaş ve üzeri, yaralanma oranının en yüksek olduğu yaş grubunun ise 15 – 24 yaş grubu olduğu, ölüm ve yaralanma oranlarının yaz aylarında ve hafta sonlarında pik yaptığı gözlemlenmiştir. Sonuç: Trafik tedbirlerinin hafta sonu ve yaz aylarında arttırılması, kara yollarının iyileştirilmesi ile veriler dâhilinde daha etkili tedbirler alınması sonucunda trafik kazalarının azalacağı kanaatindeyiz.

Sayısal analizTrafikTrafik kazaları+2
Cem Birvar
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Emet çayı su, sediment ve bazı balık türlerinde ağır metal birikimlerinin araştırılması

Emet Çayı Havzası, Türkiye'nin en önemli nehir sistemlerinden biridir ve Emet Çayı Uluabat Gölü'nü (Ramsar Alanı) besleyen en önemli iki akarsudan biridir. Havzanın jeolojik yapısına ek olarak, yürütülen madencilik faaliyetleri, tarımsal ve endüstriyel faaliyetler ve evsel atıklar sistem üzerinde yoğun bir kirlilik baskısı oluşturmaktadır. Bu çalışmada, biri Kınık Çayı üzerinde, biri Dursunbey Çayı üzerinde ve altısı Emet Çayı üzerinde olmak üzere Emet Çayı Havzası'nda belirlenen toplam sekiz istasyondan mevsimsel olarak su, sediment ve balık (Squalius cii, (Richardson, 1857), Capoeta tinca, (Heckel, 1843) ve Barbus oligolepis, Battalgil, 1941) örnekleri toplanmıştır. Bölgenin su kalitesinin belirlenmesi için bazı limnolojik parametreler (çözünmüş oksijen, % oksijen doygunluğu, sıcaklık, pH, tuzluluk, iletkenlik, nitrat, nitrit, amonyum, sülfat, fosfat, KOİ, BOİ, toplam klor ve CaCO3) ve sistemin inorganik yükünün belirlenmesi için abiyotik ve biyotik öğelerinde bazı element (Ca, K, Mg, Na, Ni, Zn, As, B, Cd, Cu, Mn, Pb, Ag, Cr ve Hg) akümülasyonları araştırılmıştır. Elde edilen veriler istatistiki olarak değerlendirilmiş ve çeşitli ulusal ve uluslararası kuruluşlar tarafından bildirilen limit değerler ile karşılaştırılmıştır. Havzanın önemli miktarda organik ve inorganik kirliliğe maruz kaldığı, bu kirliliğin sadece akuatik sistemi değil bölge halkı sağlığınıda tehdit ettiği tespit edilmiştir.

Ağır metallerBiyobirikimCapoeta tinca+4
Cem Tokatlı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Sabun tüketiminde satın alma davranışlarının istatistiki analizi

Bu araştırmada tüketici davranışlarının teorik bazda açıklanması ve bu teorik temelden yola çıkılarak sabun sektörü ile tüketici davranışının istatistiksel incelenmesi amaçlanmıştır. Tüketici davranışını anlamak pazarlamanın en önemli veri kaynaklarındandır. Günümüzde pazarlama planlan ve stratejileri belirlenirken tüketici beklentilerini göz önüne almak zorunluluk haline gelmiştir. Sabun ürünü açısından bu araştırmada istatistiksel olarak incelemeler yapılmış ve tüketicinin beklentileri, algıları, davranışı v.s. ölçülmeye çalışılmıştır. Bu verilere ulaşmak için İstanbul baz alınarak, bu şehrin sekiz ayrı bölgesinde zincir marketlerde sabun tüketicilerine yönelik anketler yapılmış ve bunun yanı sıra Türkiye'de sabun sektörü incelenerek istatistiksel araştırmaya destek olunmuştur. Bu tez tüketici ve tüketici davranışlarına ilişkin literatür araştırması ile başlamış daha sonra sırasıyla sabunun tarihi gelişimi, Türkiye'deki sabun sektörünün yapısı, sabun üretimi, pazarlaması, dağıtımı ve tüketimi incelenmiştir. Son bölümde yapılan anket sonuçlan değerlendirilerek sabun tüketimine yönelik bazı saptamalar yapılmıştır.

Sabun sektörüSatın alma davranışıTüketici davranışı+3
Seher Engin
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1998
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı iplik üretim sistemleri ile eğrilmiş ipliklerin fiziksel özellikleri ve bobin boyama performansının incelenmesi

Çalışmada, ring, ring kompakt, open-end rotor ve vorteks (Murata Vortex Spinner) eğirme sistemleri ile üretilmiş ipliklerin kendine özgü yapı ve özelliklerinin, bobin boyama sonrası renk verimliliği üzerine etkileri araştırılmıştır. Bu amaçla, işletme şartlarında ve farklı iplik numaralarında ring, ring kompakt ve rotor eğirme sistemi kullanılarak % 100 pamuk karde iplikleri ve ring, kompakt, rotor ve vorteks eğirme sistemi kullanılarak da %100 pamuk penye iplikleri üretilmiş ve ipliklerin fiziksel özellikleri test edilmiştir. Üretilen ipliklerle sabit bobin yoğunluğunda (370 gr/dm3) yumuşak boya bobinleri oluşturulmuş, üniversal bobin boyama makinesinde, reaktif boyarmadde kullanılarak ve üç farklı konsantrasyonda boyama işlemleri tamamlanmıştır. Spektrofotometre cihazı kullanılarak, boyanmış ipliklerin CIELab (L*, a*, b*, c* ve h), renk farkı (?E) ve boyama kuvveti (K/S) değerleri belirlenmiştir. Daha sonra testler sonucu elde edilen veriler kullanılarak, SPSS paket programı yardımıyla çeşitli istatistiksel test ve analizler (K-S ve Runs testi, varyans, regresyon ve korelasyon analizleri) gerçekleştirilmiş ve (K/S) değerlerinin tahmin edilmesini sağlayacak uygun regresyon modelleri oluşturulmuştur.Sonuç olarak, spektrofotometrik ölçümler ve istatistiksel analiz sonucunda rotor ve vorteks ipliklerinin ring ve kompakt ipliklere nazaran daha koyu renkte boyandığı ortaya çıkarılmıştır. İplik numarasının, hidrofilite ve bobin sertlik değerinin, iplik tüylülüğünün ve düzgünsüzlüğünün renk üzerinde anlamlı bir etkisinin olduğu belirlenmiştir.

Bobin boyamaİstatistiksel analiz
Halil Özdemir
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa Birliği'ne üye ülkeler ile Türkiye'nin ekonomik özelliklerinin istatistiksel yöntemlerle incelenmesi

Avrupa Birliği, yirmi yedi üye ülkeden oluşan ve toprakları büyük ölçüde Avrupa kıtasında bulunan siyasi ve ekonomik bir örgütlenmedir. Bu Birlik 1992 yılında, Avrupa Birliği Antlaşması olarak da bilinen Maastricht Antlaşması'nın yürürlüğe girmesi sonucu, var olan Avrupa Ekonomik Topluluğu'na yeni görev ve sorumluluk alanları yüklenmesiyle kurulmuştur. Yaklaşık 500 milyonluk nüfusuyla Avrupa Birliği, dünyanın nominal gayrisafi yurtiçi hasılasının %30'luk bölümünü oluşturur. Birliğe üye ülkeler, Almanya, Avusturya, Belçika, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İngiltere, İrlanda, İspanya, İsveç, İtalya, Kıbrıs, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Macaristan, Malta, Polonya, Portekiz, Romanya, Slovakya, Slovenya ve Yunanistan'dır.Bu çalışmada, Türkiye'nin, Avrupa Birliği'ne üyelik yolundaki kriterlere uyumluluğu incelenmiştir. Avrupa Birliği'ne üye yirmi yedi ülkeye ve Türkiye'ye ait bazı ekonomik kriterlere kümeleme analizi uygulanmıştır.Bu analizle Türkiye'nin hangi ülke grubunda yer aldığı belirlenmiştir. Daha sonra, Avrupa Biriliği ülkeleri ile Türkiye'nin kişi başına düşen GSYH verilerine yakınsama analizi uygulanmıştır. Bu analizle, Türkiye'nin ekonomik yönden Avrupa birliği ülkelerine ne derece yakın olduğu belirlenmiştir.

Avrupa BirliğiEkonomik analizEkonomik faaliyetler+6
Bihter Esen
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Akademisyenlerin iş doyumu ve tükenmişlik seviyelerinin çok değişkenli istatistiksel yöntemlerle analizi: Devlet ve özel üniversitelerin karşılaştırması

Çok değişkenli istatistikler kavramı, birbiri ile ilişkili olan bir veya daha fazla bağımsız değişkenle birlikte birden fazla bağımlı değişkeni eş zamanlı analizlerinin bir arada yapılmasını sağlayan bir dizi yöntem olarak ifade edilmektedir. Çok değişkenli istatistiksel analizlerin amacı boyut indirgeme, birimlerin sınıflandırılması, hipotez testleri ve bağımlılık yapısının incelenmesi şeklinde sıralanabilir. Bu doğrultuda, bu çalışmada bahsedilen amaçların gerçekleşmesini sağlayan çok değişkenli istatistiksel yöntemlerden Faktör Analizi ve Kümeleme Analizi teorik olarak ele alınmış, yöntemlerin temel özelliklerine ve sağladıkları faydalara yer verilmiştir. Çalışmanın teorik bölümlerinden sonra, bahsedilen bu yöntemler kullanılarak, tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen akademisyenlerin, tükenmişlik ve iş doyumu seviyelerinin, yaş, cinsiyet, medeni durum, çocuk sayısı, gelir, devlet veya özel üniversitede çalışma durumu, meslekteki toplam çalışma süresi, akademik unvan gibi değişkenler açısından anlamlı düzeyde farklışıp farklaşmadığını ve tükenmişliğin iş doyumu üzerindeki etkisini belirleyerek devlet ve özel üniversitede çalışma durumlarının karşılaştırılmasının yapılması amaçlanmıştır. Akademisyenlerin tükenmişlik seviyelerini ölçmek için Maslach Tükenmişlik Envanteri ve Hackman ve Oldham İş Doyum ölçeği kullanılmıştır. Tükenmişlik ölçeğinin alt faktörleri belirlenerek hem tükenmişlik hem de iş doyumu ölçeklerinin geçerliliği test edilmiştir. t-Testi ve ANOVA testi ile demografik değişkenlerin iş doyumu ve tükenmişlik üzerindeki etkisi incelenmiştir. Faktör analizi sonucunda elde edilen tükenmişlik alt boyutları ve iş doyumu skoruna göre kümeleme analizi gerçekleştirildi. Tükenmişlik seviyesi en yüksek ve en düşük ya da iş doyum seviyesi en yüksek ve en düşük kümeler belirlenerek açıklamalarda bulunuldu. Elde edilen kümelerdeki akademisyenlerin devlet veya özel üniversite çalışma durumları yüzdesel olarak belirlendi. Son olarak yapılan regresyon analizleri ile tükenmişliğin iş doyumu üzerindeki etkileri ve katılımcı akademisyenlerin devlet üniversitesinde veya özel üniversitede çalışma durumlarının iş doyumları üzerindeki etkisinin boyutu incelendi. Elde edilen bulgular, alan yazın ve araştırmanın koşulları dikkate alınarak yorumlanmıştır ve sonuçlarla ilgili önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Tükenmişlik, iş doyumu, faktör analizi, kümeleme analizi.

AkademisyenlerFaktör analiziKümeleme analizi+5
Dilek Veysikarani
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

R.1325/M.1909-1910 tarihli Orman İstatistiği'nin transkripsiyon ve değerlendirilmesi

Önemli bir doğal kaynak olan ormanlar zaman içerisinde tüm medeniyetler için çeşitli ihtiyaçların giderildiği alanlar olmuştur. İnsanlığın ilk zamanlarında beslenme ve barınma ihtiyaçlarının karşılanması için ihtiyaç duyulan ormanların, teknolojinin gelişimi ile fonksiyonları değişmiştir. Sanayi, ulaşım ve yakacak ihtiyalarının giderilmesi başta olmak üzere birçok farklı sektörde ormanlardan elde edilen ürünlerin kullanılması ormanların devletler için değerini artırmıştır. Osmanlı Devleti çağdaşı olan Avrupa devletlerinden birkaç yüzyıl sonra da olsa ormanların önemini kavramış korunması, bilimsel yöntemler göz önünde bulundurularak yönetilmesi ve elde edilecek gelirlerin artırılması konusunda birçok ıslahat yapmıştır. Bu ıslahatlar ve fermanlar sayesinde orman müdürlükleri ve hatta nezaretler kurulmuştur. Eldeki orman varlığının anlaşılması ve bu ormanlardan elde edilen ürünlerin miktar ve değerinin saptanması amacı ile R.1323 ve R.1325 senelerinde orman istatistikleri hazırlatılmıştır. Bu çalışmada merkeziyetçi bir anlayış ile hazırlanmış olan ve 1329 senesinde Dersaadet Mahmud Bey matbaasında bastırılan "Memâlik-i Osmâniye'nin 1325 Senesine Mahsus Orman İstatistiği'nin" transkripsiyonu ve değerlendirilmesi yapılmıştır. Bu çalışma ile günümüzde giderek önem kazanan çevre tarihi çalışmalarına katkıda bulunmak amaçlanmaktadır.

19. yüzyılOrman ürünleriOrmancılık+7
Ali Aslanhan
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Baklava sektörü çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği farkındalığının istatiksel analizi

Her geçen gün; teknolojik gelişmelere uymak, yasal değişimlere uygun üretim yapmak ve müşteri beklentilerindeki farklılaşmalar sebebiyle, gelişmek ve kendini yenilemek zorunda olan en önemli sektörlerden birisi de gıda sektörüdür. Bu çalışmada gıda üretim sektörleri arasındaki önemini üst sıralara taşıyan ve çalışma prensipleri bakımından geleneksel metodlarını ve değerlerini korumaya çalışan baklava sektörü ele alınmıştır. Çalışmada; Gaziantep ili baklava sektörü çalışanlarının, İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) farkındalığını analiz etmek için yüzyüze görüşme yoluyla yapılan ankete dayalı araştırmalar yapılmıştır. Daha önce benzer sektörde herhangi bir çalışma ve araştırma yapılmadığından dolayı bu çalışmada Gaziantep ili baklava sektörü çalışanlarına yer verilmiştir. Bu çalışma ile Gaziantep ilinde bulunan 6 farklı işyerinde görev yapan toplam 160 çalışanın; çalışma şartları, karşılaştıkları sorunlar vb. durumlar ele alınarak İSG farkındalığına yönelik görüşleri ve yeterlilik seviyelerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Kültürel, çevresel ve diğer bazı belirleyici durumlar baz alınarak, sorular likert ölçeğine uygun olarak hazırlanmıştır.İSG konusundaki bilgi düzeyleri, demografik yapı, bakış açıları ve beklentilerinin belirlenebilmesi amacıyla çalışanlara 15 sorudan oluşan bir anket uygulanmıştır. Cevaplar; SPSS.21 programı kullanılarak istatiksel veri analizi olarak değerlendirmeye alınıp, yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda ise kadın çalışanların erkek çalışanlara göre işin risk derecesine yönelik farkındalıklarının daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca, yaşı 35 ve üzerinde olan çalışanların işin risk derecesine yönelik ilgi düzeyleri, iş yerinde iş verimliliği ve kalitesinin genel olarak iş güvenliğinden daha öncelikli olduğuna yönelik görüşe katılım düzeyleri, iş kazalarında yönetimin daha fazla suçlu olduğuna yönelik görüşler ile emniyetsiz çalışma noktasında iş arkadaşlarını ikaz etmeyi isteme düzeylerinin daha yüksek seviyede olduğu görülmektedir. Araştırmada bunlarla birlikte gelir durumu 2001 TL'den yüksek olan çalışanların kazayı önleme noktasında her çalışanın sorumlu olduğuna yönelik görüşlere katılım düzeyleri, iş yerinde iş verimliliği ve kalitesinin genel olarak iş güvenliğinden daha öncelikli olduğuna yönelik görüşe katılım düzeyleri ile iş kazalarında yönetimin daha fazla suçlu olduğuna yönelik görüşlere katılım ücreti 2001 TL 'den az olan çalışanlara göre daha yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada elde edilen bir diğer sonuç ise genel olarak sektörel tecrübesi fazla olan çalışanların emniyetsiz çalışma noktasında iş arkadaşlarını ikaz etmeyi isteme düzeylerinin sektörel tecrübesi 1 yıldan az olanlara göre daha yüksek olduğu görülmektedir. Son olarak elde edilen sonuç ise iş sağlığı ile ilgili eğitim almayan çalışanların, "İşimin (kaza) risk derecesi beni biraz ilgilendirir" ve "Yönetim, yaralanan bir çalışanın uğradığı kaza konusunda en fazla suçlu olan taraftır" görüşlerine katılım düzeylerinin iş sağlığı ile ilgili eğitim alanlara göre daha yüksek düzeyde olduğu görülmektedir. İdari bir önlem ve toplu korunma tedbirlerinden birisi olan İSG eğitimlerinin işyeri ve çalışan İSG kültürlerinin yerleşmesi ve oluşması için yeri ve önemi anlaşılmaktadır. Çalışmanın sonuçlarının, baklava sektörü ve benzeri sektörlerdeki ilerki çalışmalara kaynaklık edebileceğine inanılmaktadır.

BaklavaFarkındalıkGıda sektörü+5
Merve Özsoy
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Denetimli serbestliğe tabii hükümlülerin iş sağlığı ve güvenliği kültürünün yerleşikliğinin istatistiksel analizi: Gaziantep örneği

Bu çalışma, Denetimli Serbestlik Kurumlarında bulunan hükümlülerin İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) kültürü yönünden değerlendirilmelerini hedeflemektedir. Yapılacak tespit ve elde edilecek sonuçların analiz edilmesiyle birlikte; yine bu konuda hükümlü ve tutukluların çalıştığı kurum, kuruluş, işyeri veya işletme gibi yerlerde İş Sağlığı ve Güvenliği kültürünün hükümlü üzerindeki etkileri belirlenmiştir. Uygulanan anketle İSG kültürünün yerleşikliğinin belirlenmesi ve değerlendirilmesi yapılmıştır. Ceza İnfaz Kurumlarında (CİK) bulunan hükümlüler ile tutukluların rehabilitasyonunda, diğer bir ifade ile topluma kazandırma çalışmalarında eğitim ve iyileştirme faaliyetlerinin önemi büyüktür. Gerçekleştirilen akademik çalışmalarda bireyleri suça sürükleyen nedenlerin başında eğitim eksikliği, işsizlik, madde bağımlılığı, psikolojik rahatsızlık gibi etkenlerin geldiği belirlenmiştir. Suç işleyen bireylerin tekrar suç işlememeleri, üretken ve sorumluluk sahibi bireyler olarak hayatlarına devam etmeleri için bireyi suça sürükleyen etkenlerin ortadan kaldırılması, bu kapsamda eğitim desteğinin verilmesi, meslek sahibi olmasının sağlanması gerekmektedir. Denetimli Serbestlik; "Mahkemece belirtilen koşullar ve süre içinde, denetim ve denetleme planı doğrultusunda şüpheli, sanık veya hükümlünün toplumla bütünleşmesi açısından ihtiyaç duyduğu her türlü hizmet, program ve kaynakların sağlandığı toplum temelli bir uygulamayı" ifade etmektedir. Denetimli Serbestlik; hükümlülerin suç işlemesine neden olan davranışlarının düzeltilerek, tekrar suç işlemelerinin önlenmesi, ceza infaz kurumundan tahliye olan hükümlülerin takip edilmesi, madde bağımlılarının rehabilitasyonu, mağdurların uğradıkları zararın giderilmesi ve bu yolla toplumun korunması olarak da tanımlanabilir. Denetimli serbestliğe tabii hükümlülerin iş sağlığı ve güvenliği kültürünün yerleşikliğinin göstergelerine ait anket veri setleri SPSS 18 istatistiksel analiz metodu kullanılmak suretiyle oluşturulan kontrol grafikleri ile gözlemlenmiş ve değerlendirilmesi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Adalet Bakanlığı, Denetimli Serbestlik, Adli Kontrol, İş Sağlığı ve Güvenliği, İSG, İSG Kültürü

Adli kontrolDenetimli serbestlik sistemiGaziantep+4
Mehmet Özdemir
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Gıda sektöründe meydana gelen iş kazaları ve meslek hastalıklarının istatistiksel analizi

Çalışanların bedensel, ruhsal ve sosyal bütünlüğünü korunmak için iş kazaları ve meslek hastalıkları ile karşı karşıya gelmemek için gerekli tüm faaliyetlerin sağlanması ve koordinasyonu en kapsamlı haliyle İş Sağlığı ve Güvenliğinin ana konusunu oluşturur. Bu kapsamda, geçmişten günümüze yapılan bilimsel çalışmalar ve hukuksal düzenlemeler ile uluslararası ve ulusal boyutta önemli gelişmeler ilerlemeler göstermiştir. Ülkemizde iş kazaları ve meslek hastalıkları bütün işkollarında görülür ve gıda sektöründe meydana gelen iş kazaları ve meslek hastalıkları tüm işkolları arasında ilk 10. sırada yer almaktadır. Bu çalışmada, 2010-2019 yılları arasında Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) istatistik yıllıklarından elde edilen iş kazası ve meslek hastalıkları verileri istatistiksel olarak incelenmiştir. Analizler sonucunda Türkiye'de gıda sektöründe meydana gelen iş kazalarının önceki yıllarda ve günümüzde yapılan yasal düzenlemelere rağmen azalmadığı, aksine iş kazaları ve iş kazası sonucu ölümde artma meydana gelmiştir. Meslek hastalıklarında ise bu durum söz konusu değildir. Genel olarak meslek hastalıklarında yıllara bağlı olarak dalgalanmalar meydana gelmiştir.

Gıda sektörüMeslek hastalıklarıÇalışanlar+4
Rahima Seylan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hastanelerde iş kazaların istatistiksel analizi

Sağlık hizmeti sunumunda büyük bir paya sahip olan hastanelerde, hasta bakımı veya tedavi gibi ana süreçler ve diğer alt süreçlerde çalışma ortamında çok sayıda risk oluşabilmektedir. Bu süreçlerde görev alan çalışanlar, çalışma ortamında fiziksel, kimyasal, biyolojik, ergonomik ve psikososyal risk etmenlerine maruz kalmaktalar. Söz konusu bu riskler, çalışanlar açısından iş kazalarına, meslek hastalıklarına ve iş veriminin azalmasına sebep olmakla birlikte hasta, hasta yakını veya ziyaretçilerin güvenliğini de olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Bu çalışmanın amacı, bir devlet hastanesi ve bir özel hastanede 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait meydana gelen iş kazalarıyla ilgili veriler tutulmuş ve bu veriler üzerinde iş kazaların analizi yapılmıştır. Bu kaza analizleri doğrultusunda çözüm önerileri geliştirilip iş kazalarını minimum seviye indirmek amaçlanmıştır. Bu çalışmada, toplamda 131 iş kazası meydana gelmiş olup bu kazaların cinsiyet durumuna göre dağılım oranında en fazla iş kazasına %65 ile kadınlar maruz kalmıştır. İş kazaların bölüm bazlı değerlendirmesinde en fazla kazalar sırasıyla servislerde, yoğun bakım ünitelerinde ve ameliyathanelerde gerçekleşmiştir. İş kazaların, meslek bazlı değerlendirmesinde en fazla kazalar hemşirelik meslek grubunda, kaza bölgelerine dağılımında en fazla kazalar el ve parmaklarda, saatlere göre dağılımında en fazla kazalar mesainin ilk saatlerinde, aylara dağılımında özellikle kış aylarında yoğun bir şekilde iş kazaları gerçekleşmiştir (Aralık, Kasım, Ocak, Şubat). Kazaların en sık yaşandığı bölümlerde, mesleklerde, saatlerde, aylarda, düzeltici veya önleyici faaliyetler yapılmalıdır. Meydana gelen bu kazalar sağlık personeliyle paylaşılıp bilgilendirilmeleri, çalışanlarda duyarlılık artışı, davranış değişikliği ve farkındalığın artırılması büyük önem ifade etmektedir. Anahtar Kelimeler: İş sağlığı ve güvenliği, hastaneler, iş kazaları, iş kazaların analizi

HastanelerKazalarİstatistiksel analiz+3
Nebi Işıklı
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Genetik analizlerde kullanılan istatistik yöntemler

Bilimin hemen her alanında araştırma sonuçlarının değerlendirilmesinde İstatistik yöntemlerin kullanılmasına ihtiyaç duyulur. Çünkü bilimsel araştırmaların çoğunda elde mevcut araştırma materyalinin, hipotetik bir populasyonu temsil etmesi, o populasyondan bizim araştırma materyalimiz gibi bir tesadüf örneği çekme ihtimali ne kadar büyükse o kadar mümkündür. Genetik araştırmalarda da, elde mevcut materyalin belirli bir genetik kurala uygunluğunun test edilmesi, farklı populasyonların genetik yapılarının karşılaştırılması gibi istatistik yöntemlere başvurulmasını gerektiren analizler söz konusudur. Bu tezin amacı, genetik çalışmalarda kullanılan istatistik yöntemleri bir araya getirerek sunmaktır. Bu amaca uygun olarak, genetik analizlerde kullanılan istatistik yöntemlerle ilgili kaynaklar taranmış ve belirli bir düzene sokularak sunulmuş, özellikle belirli DNA dizileri bakımından populasyon içinde ve populasyonlar arasında farklılıkları analiz etmek üzere geliştirilmiş olan testler üzerinde durulmuştur.

Genetik analizİstatistiksel analiz
Hüseyin Yılmaz
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Rüzgar enerjisi potansiyelinin WAsP programı ile belirlenmesi

Yenilenebilir enerji kaynaklarından biri olan rüzgâr enerjisi son yıllarda hızla kullanılmaya başlanmıştır. Dünyada birçok ülke, hammadde maliyeti olmayan, yerli, sürekli ve temiz bir enerji kaynağı olması, dışa olan enerji bağımlılığının azaltılması, türbinlerin hızlı kurulumu gibi nedenlerle rüzgâr enerjisini diğer yenilenebilir enerji kaynaklarına göre daha çok tercih etmektedir. Tezde öncelikle rüzgâr enerjisi hakkında temel bilgiler verilmiş ve rüzgâr enerjisinin avantaj ve dezavantajları değerlendirilmiştir. Rüzgâr enerjisinin dünya üzerindeki ve ülkemizdeki durumu hakkında bilgiler verilmiştir. Bu çalışmada, Türkiye'nin batısında bulunan İzmir ilinin rüzgâr karakteristikleri ve rüzgâr enerjisi potansiyeli incelenmiştir. Bu amaçla, İzmir Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü'nden, 2016- 2020 yılına ait rüzgâr verileri alınmış ve bu verilere dayanarak İzmir ilinin rüzgâr enerjisi potansiyeli istatistiksel olarak analiz edilmiştir.

Rüzgar enerjisiYenilenebilir enerjiİstatistiksel analiz
Fuat Özek
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Elazığ ilinde süt sığırcılığı işletmelerinin yapısal özelliklerinin istatistiksel analizi

Türkiye'de hayvancılığın en önemli alanlarından biri sığır yetiştiriciliğidir. Sığırdan elde edilen besin kaynaklarının başında süt ve süt ürünleri gelmektedir. Her bölgede olduğu gibi Elazığ ilinde de sığır yetiştiriciliği faaliyetleri büyük öneme sahiptir. Elazığ Tarım İl Müdürlüğü ile birlikte Elazığ Merkez ve 10 ilçesinde sığırcılık yapan 310 süt sığırcılığı işletmelerine anket uygulanarak, Elazığ ilinin süt sığırcılığı işletmelerinin yapısal özellikleri araştırılmıştır. Anket soruları genel olarak işletme sahiplerinin demografik özellikleri, işletme özellikleri, işletmelerin yetiştirme, üretim, sağlık, destek ve örgütlenme alanlarını kapsamaktadır. Sığır yetiştiriciliği kapsamında eksiklikleri belirlenmiş olan bu tür özellikleri Elazığ ili için elde etmek ve çözüm önerileri sunmak amacıyla hazırlanmıştır. Araştırma sırasında elde edilen anket verileri IBM SPSS22 paket programı tarafından frekans/yüzde hesaplaması yapılarak Ki-Kare Analizi, Korelasyon Analizi ve Uyum Analizi uygulanmış ve daha sonrasında elde edilen bilgiler ile yorumlanmıştır. Elazığ ilinde bulunan süt sığırı işletmecilerinin %45,8'inin yalnızca çiftçilik yaptığı %10,6'sının üniversite mezunu olduğu, %1'inin 126.000TL sığırcılık geliri olduğu tespit edilmiştir. İşletmeler genel olarak kapalı duraklı ahırlardan oluşmuş ve yapı malzemesi olarak beton tercih edilmiştir. İşletme sahiplerinin yalnızca %13,5'inin hayvancılık konusunda eğitim aldığı ve %47,1'inin yem bitkisi üretimi yaptığı belirlenmiştir. İl genelindeki işletmecilerin büyük çoğunluğu hayvanlar için düzenli veteriner hizmeti almayıp, sadece hastalık görülünce hizmet almaktadırlar. Sonuç olarak Elazığ ilinde faaliyet gösteren süt sığırcılığı işletmelerinin ildeki olanakları iyi değerlendiremedikleri gözlemlenmiştir. Genel olarak ilde küçük aile işletmelerinin hakim olmasından dolayı sığırcılık faaliyetleri yeteri kadar geliştirilememiştir. Ayrıca sonuçlara göre işletmecilerin yıllık sığırcılık gelirlerinin işletme sahiplerinin eğitim, ahır kapasitesi ve toplam sığır varlıkları gibi etmenlerin artırılması ile doğru orantılı bir şekilde artacağı tespit edilmiştir(P<0,05), (P<0,01), (P<0,001).

ElazığSüt sığırcılığıSüt sığırcılığı işletmeleri+3
Kübra Arslanoğlu
Fırat University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Elazığ ilinde süt sığırcılığı işletmelerinin mevcut durumu ve verim özelliklerinin istatistiksel analizi

Hayvancılık tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi Türkiye'de de önemli bir yere sahiptir. Sığırcılık faaliyetinin kapsadığı süt sığırcılığı hayvancılığın süt ve süt ürünleri üretimi açısından önemli bir dalıdır. Çalışmada, Elazığ süt sığırcılığı işletmelerindeki mevcut durum ortaya koyularak, hayvanların verim özellikleri belirlenerek, tespit edilen eksiklikleri ve uygulamalarda ki hatalar düzeltilerek bir sonuca varmak ve çalışmanın süt sığırı yetiştiriciliğinin ilerlemesinde kullanılabilecek önemli bir kaynak oluşturması amaçlanmıştır. Elazığ Tarım İl Müdürlüğü ile birlikte yürütülen çalışmada Merkez ve10 ilçede süt sığırcılığı faaliyeti gösteren 300 işletme basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. İlde ki yetiştiricilerle 46 sorudan oluşan yüz yüze bir anket uygulaması yapılmıştır. Anket işletmecilerin demografik özellikleri ve işletme özellikleri, yetiştiricilik-üretim-sağlık, destek ve örgütleme olmak üzere üç bölümden oluşmuştur. Anket uygulaması sonucu elde edilen Veriler IBM SPSS 22 (Sosyal Bilimler İçin İstatistik Programı) paket programında yüzde-frekans, Ki-kare, Korelasyon ve Uyum analizleri yapılarak istatistiksel açıdan analiz edilmiştir. Yapılan istatistiksel analizlerde işletmecilerin belirli demografik özellikleri, beslemede kullandıkları yem türleri, tohumlama yaptırma durumları, tercih ettikleri ırk türleri ve işletmelerde ki mevcut sığır sayıları gibi değişkenlerin süt üretimini etkilediği (P<0,001, P<0,01, P<0,05) tespit edilmiştir. Özellikle uyum analizinde laktasyon süresi ile ineklerin doğumdan önce kuruya çıkarılmaları arasında istatistiksel olarak bir ilişki bulunmuş ve bu durumun verimi etkilediği görülmüştür. Sonuç olarak Elazığ'da faaliyet gösteren süt sığırcılık işletmelerinin daha çok küçük aile işletmelerinden oluştuğu ve gelişim gösteremediği görülmüştür. Verimi arttırmak için yem ve süt fiyatlarındaki istikrarsızlık ortadan kaldırılmalı ve sığırcılık faaliyetleri ile ilgili çalışmalar arttırılmalıdır. Anahtar Kelimeler: Elazığ İli, Süt Sığırı İşletmeleri, Verim özellikleri

ElazığSüt sığırcılığıSüt sığırcılığı işletmeleri+2
Derya Güler
Fırat University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çok değişkenli veride aykırı değerlerin tespiti için MVV yöntemi ve diğer yöntemlerle karşılaştırılması

Çok değişkenli veri setlerinde aykırı değerleri tespit etmek özellikle değişken sayısı ikiyi geçtiğinde zor olabilmektedir. Bu nedenle konum ve kovaryans matrisinin sağlam tahminine dayanan çeşitli yöntemler önerilmiştir. Bu yöntemler etkili olmalarına rağmen geniş ve büyük boyutlu veri setleri için kullanışsızdırlar. Bu yöntemlerin hesaplama karmaşıklığı veri setlerinin boyutu arttığı zaman artmaktadır.Bu çalışmanın amacı, çok değişkenli veride çoklu aykırı değerlerin belirlenmesinde kullanılan En Küçük Hacimli Elipsoid, En Küçük Kovaryans Determinantı ve Hızlı En Küçük Kovaryans Determinantı gibi yöntemlere alternatif olarak geliştirilen En Küçük Vektör Varyansı yöntemini tanıtmaktır.Bu tezde öncelikle aykırı değer(outlier) ve bozulma noktası(breakdown point) kavramları ele alınmış, daha sonra yukarıda bahsedilen yöntemler tanıtılmış ve son olarak bir simülasyon çalışması ile En Küçük Vektör Varyansı ve diğer yöntemlerin aykırı değer belirleme oranı ve yöntemlerin hesaplama hızı bakımından karşılaştırması yapılmıştır.Sonuçta, En Küçük Vektör Varyansı yönteminin geniş ve büyük boyutlu veri setlerine uygulanabilir olduğu görülmüştür ve bu algoritmanın hesaplama karmaşıklığı önemli derecede diğer yöntemlerden azdır.

İstatistiksel analiz
Kübra Turgut
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiyenin kabotaj taşımacılığının geliştirilmesi ve paralelindeki deniz kazaları risk analizi

Üç tarafı denizlerle çevrili ve 8.333 km uzunluğunda kıyıya sahip olan ülkemizde, belirli trafik ve taşıma uzaklığı koşullarında en ucuz ve güvenli yol olan denizyolu ulaşımının beklenildiği biçimde, gelişmiş ülkeler düzeyinde akılcı, verimli ve ekonomik kullanımı ihmal edilmiştir. Türk deniz alanlarında deniz taşımacılığının geliştirilmesi özelliklede kabotaj taşımacılığının geliştirilmesi ulaşım maliyetleri açısından ekonomiye önemli girdiler sağlayacaktır. Kabotaj, bir devletin kendi limanları arasında yolcu ve yük taşıma hakkıdır. Bu hakkı en etkin değerlendirmek bizlerin elindedir.Bu çalışmada Başbakanlık Denizcilik Müsteşarlığı nın gerçekleştirmiş olduğu Kabotaj Taşımacılı Saha Etüd Projesi çıktıları değerlendirilmiş, ülkemiz deniz alanlarında son on yılda meydana gelen deniz kazaları verileri derlenerek istatistiki olarak incelenmiş, kabotaj taşımacılığının geliştirilmesi paralelinde deniz kazaları risk analizi ortaya konmuş ve deniz kazalarına karşın alınması gerekli tedbirler sıralanmıştır.

Deniz kazalarıKabotajRisk analizi+1
Hakan Akyıldız
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Sürekli tablalı kirişsiz döşemelerin davranışına boyutsal parametrelerin etkisi ve kurallarının belirlenmesi

Bu çalışmada, eşit açıklığa sahip sürekli tablalı kirişsiz döşemeli bir betonarme kat çerçevesi incelenmiştir. Sayısal uygulama için, her iki doğrultuda eşit döşeme açıklığına sahip beş açıklıklı bir kat çerçevesi seçilmiştir. Analizlerde sonlu eleman ayrılaştırması ile üç boyutlu kat çerçevesi yaklaşımı kullanılmıştır. Sonlu eleman modellemesinde bant kiriş veya döşeme bandı olarak isimlendirilen döşemenin kalınlaştırılmış kısmı çerçeve eleman ve döşemelerde plak eleman olarak kabul edilmiştir. Kat çerçevesinin, beton sınıfı, hesap açıklığı, sürekli tablaların genişlik ve yükseklikleri ile donatı oranları değiştirilerek toplamda 810 adet çözüm elde edilmiştir. Ölü ve hareketli yükler altında kat çerçeve sisteminin doğrusal olmayan davranışı için toplanmış tip plastik mafsal modeli kullanılmıştır. Dış ve iç açıklıklarında, mesnet ve açıklık momentleri ve oluşan düşey yer değiştirmeler hesaplanmıştır. Bu sonuçlar kullanılarak, STATISTICA programı yardımıyla, moment ve yer değiştirme fonksiyonları elde edilmiştir. Tanımlanan fonksiyonlar ve eşdeğer çerçeve yöntemiyle elde edilen sonuçlar, sonlu elemanlar yöntemi sonuçlarıyla ayrı ayrı karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak önerilen yöntem çözümlerinin, eşdeğer çerçeve yöntemine göre sonlu elemanlar yöntemi ile daha uyumlu olduğu tespit edilmiştir.

Betonarme döşemelerDoğrusal olmayan analizDöşeme sistemleri+5
Sibel Sağlıyan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Enerji kullanımının bölgesel ve sektörel dağılımının çok değişkenli istatistiksel analizi

Ülkemizin değişik coğrafi bölgelerinde yer alan illerin, dengeli bir biçimde gelişmesinin sağlanabilmesi, ülke genelinde etkili bir kalkınma politikasının yürütülmesi ile mümkün olabilecektir. Ülke düzeyinde sağlıklı bir enerji politikası oluşturulabilmesi için, iller ve bölgelerin ölçülebilir ve birbirleriyle karşılaştırılabilir enerji üretim ve tüketim durumlarının bilinmesi büyük önem arz etmektedir. Enerji sektöründe, alt sistemlerin birbirini tamamlayıcı bir yapı içinde gelişebilmesi için, ülkemizdeki plansız, birbirinden bağımsız, kısa vadeli çözümler yerine, mevcut kapasitenin tespit edilmesi, ihtiyaçların belirlenmesi, kapasite doğrultusunda yatırımların yönlendirilmesi ve ülke geneline dengeli dağılımı sağlanmalıdır. Bu çalışmanın ana amacı, Türkiye'nin mevcut idari yapısı esasına göre, 81 ile ait, gelişmişliği yansıtan seçilmiş sosyal ve ekonomik göstergeler ile enerji yapılarını yansıtan göstergeleri kullanılarak, illerin, enerji yapılarının birbirleriyle ilişkilerini ortaya koymak, enerji üretim ve tüketim durumlarına göre benzer il gruplarını belirlemek, farklılaşan illeri tespit etmek, enerji kullanımlarına göre illerin sıralamasını yapmak yoluyla, Türkiye'nin enerji yapısını ortaya koymaktır.

EnerjiEnerji kullanımıİstatistiksel analiz
Mutlu Tarık Çakır
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Tekstil firmalarının mali başarı durumları açısından tüketicilerin pazarlama faaliyetlerine ilişkin algıları

Mali başarı durumlarına göre tüketicilerin firmaların pazarlama faaliyetleri algısını belirlemeye yönelik bu araştırma iki basamakta gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmanın ilk basamağında, özellikle Türkiye ekonomisi için, ihracata katkısı ve istihdama katkısı dolayısıyla hayati rol oynayan Tekstil sektöründe faaliyet gösteren firmaların mali başarısızlığının tahmin edilmesine yönelik çok değişkenli istatistiksel yöntemlere dayanan erken uyarı modellerinin geliştirilmesi amaçlanmıştır.Bu çalışmanın ikinci basamağında, pazarlama faaliyetlerinin tüketiciler tarafından algılanmasında mali açıdan başarılı olan firmalar ile başarısız olan firmalar arasında farklılık olup olmadığı araştırılmıştır. Bunun için, belirlenen iki adet başarılı ve iki adet başarısız firmanın pazarlama karması elemanlarına (ürün, fiyat, dağıtım ve tutundurma) ilişkin değişkenlerden oluşan anket uygulanmıştır. Anket verileri, oluşturulan hipotezleri test edebilmek için çeşitli istatistiksel yöntemler kullanılarak değerlendirilmiştir. Firmaların mali açıdan başarılı olup olmama durumları ile pazarlama karması kararlarının tüketiciler tarafından algılanması arasında ilişki olmadığı sonucu ortaya çıkmıştır. Buna ilaveten tüketiciler tarafından mali açıdan başarılı olan firmaların pazarlama karması kararlarının, mali açıdan başarısız olan firmaların pazarlama karması kararlarından daha olumlu algılandığı belirlenmiştir.Çalışmanın örnek setini 2001-2006 yılları arasında hisse senetleri İ.M.K.B.'de işlem gören 28 adet Tekstil firması oluşturmaktadır. Çalışmada mali başarısızlık sınıflandırması belirlenen 8 mali oaran yardımıyla analiz edilerek yapılmıştır. Ardından, seçilen oranlar bağımsız değişken, firmaların mali başarı durumu bağımlı değişken olacak şekilde diskriminant ve logit modelleri oluşturulmuştur. Oluşturulan bu modellere göre firmalar mali açıdan başarılı ya da başarısız olarak sınıflandırılarak modellerin tahmin sonuçları değerlendirilmiştir.Sonuç olarak, mali başarısızlığın tahminine yönelik erken uyarı sisteminden yararlanarak firmaların gereken tedbirleri mali başarısızlık durumu yaşanmadan almaları sağlanabilir. Ayrıca, pazarlama faaliyetlerinin mali açıdan başarısız olan firmanın, mali durumunu destekleyecek şekilde yürütülmesi, firma imajının zedelenmesini engelleyebilecek ve firmanın amaçlarına ulaşmasında etkili bir rol oynayacaktır.

Finansal başarısızlıkPazarlama fonksiyonlarıİstatistiksel analiz
Asude Yasemin Zengin
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Türk karasularında makine arızasından kaynaklanan gemi kazaları ve analizi

Gemide olan bir olaydan kaynaklanan ve/veya bir gemi ile ilişkili olarak; ölüm veya ölüm tehlikesi bulunan, tam/kısmi uzuv kaybı ile sonuçlanan yaralanmalar; insan kaybı; geminin batması veya terk edilmesi yahut kayıp sayılması; gemide ağır maddi hasar meydana gelmesi; geminin çatışması, geminin karaya oturması; gemi veya gemilerden kaynaklı çevresel zarar oluşması gibi sonuçların bir veya birden fazlasını meydana getiren olay deniz kazası olarak tanımlanmaktadır. Deniz kazası nedenleri üzerine yapılan araştırmalarda, kazaya neden olan birçok faktör sıralanmaktadır. Bu faktörler doğal faktörler, beşeri faktörler ve teknik faktörler olarak gruplandırılabilir. Bu çalışmada; kontrol edilemez değişkenleri içeren doğal faktörler, sosyo-ekonomik ve psikolojik değişkenleri kapsayan ve belirli bir bütünlük içindeki gemi personelinin oluşturduğu beşeri faktörler araştırma kapsamı dışında bırakılarak, makine arızası kaynaklı deniz kazaları incelendiği için daha çok teknik faktör odaklı kazalar üzerinde durulmuştur. Çalışmada Denizcilik Müsteşarlığı Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi ile Deniz Kazalarını İnceleme Komisyonu tarafından oluşturulan ve 1998?2006 dönemini kapsayan veri tabanı kullanılmıştır. v Sonuç olarak, Türk Karasularında meydana gelen gemi kazalarında makine donanımının etkisinin önemli olduğu gerçeği verilerin istatistiksel analizi ve yorumlanması ile gösterilmiştir. Anahtar Kelimeler : İstatistiki Analiz, Deniz Kazası, Makine Arızası

Deniz kazalarıİstatistiksel analiz
Hüseyin Tolga Sanal
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Türk tarımının Avrupa Birliği içindeki yerinin kümeleme analizi ile belirlenmesi

AB, ülkelerin belirli ekonomik amaçlarla bir araya geldigi bir topluluktur. Üye olan ülkelerin bir takım politikalara uyması gerekmektedir. En önemli politikalardan birisi tarım politikasıdır. Bu politika belirlenen ortak fiyatların korunması amacıyla olusturulmus çesitli kurallar çerçevesinde isleyen genis kapsamlı bir mekanizmadır. Bu çalısmada, Türk Tarımının Avrupa Birligi içindeki yeri belirlenmeye çalısılmıstır. Bu amaçla Kümeleme analizi yapılmıstır Kümeleme Analizi sonucuna göre; Türkiye, Yunanistan, Danimarka, Portekiz, Lüksemburg ve Finlandiya aynı kümede çıkarken; Fransa, Belçika, talya, Hollanda, ngiltere 2. bir küme olusturmustur. Fransa ve Almanya bazı kümelerde yer alsalar da, Almanya bu iki gruptaki ülkeleri geride bırakıp tek basına bir küme olusturmustur.

Avrupa BirliğiKümeleme analiziTarım+1
Murat Selanik
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Weibull dağılımının parametreleri için ilerleyen tür tip-II sağdan sansürlü örnekleme dayalı istatistiksel sonuç çıkarımlar

Bu tez çalışması, Weibull dağılımının bilinmeyen şekil ve ölçek parametrelerinin istatistiksel sonuç çıkarımlarını, ilerleyen tür tip-II sağdan sansürlü örneklem durumunda ayrıntılı bir şekilde incelenmesini amaçlamaktadır. Bu amaçla, Weibull dağılımının bilinmeyen parametrelerinin nokta tahmini için en çok olabilirlik, yaklaşık en çok olabilirlik, maksimum aralık, pivot, grafik ve en küçük kareler yöntemleri ele alınmış ve bu yöntemlere dayalı tahmin ediciler elde edilmiştir. Weibull dağılımının bilinmeyen şekil ve ölçek parametrelerinin aralık tahmini için pivota dayalı tam güven aralığı, asimptotik güven aralığı, Boostrap-p ve Bootstrap-t örneklemlerine dayalı güven aralıkları açıklanmış ve uygun aralık tahmin edicileri elde edilmiştir. Nokta ve aralık tahminlerinin performansları farklı örneklem hacimlerine dayalı sansür şemaları ve farklı parametre değerleri için kapsamlı simülasyon çalışmasıyla ayrıntılı olarak incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre hem nokta hem de aralık tahmininde pivot yönteminin oldukça iyi performans sergilerken, grafik yönteminin yalnızca nokta tahmininde performansının iyi olduğu görülmüştür. Son olarak gerçek veri seti üzerinde uygulama yapılmıştır.

İstatistiksel analiz
Hanefi Gezer
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2021
00

Related subjects