Management systems

101 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Yer hizmeti işletmelerinde uygulanan iş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemleri başarı faktörleri ve uygulamadaki sorunların belirlenmesine yönelik bir araştırma

İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemlerinin başarıyla uygulanması çalışanların emniyetini sağlamakta, sağlıklarını korumada ve bu sayede etkinlik ve verimliliklerini artırmada önemli bir role sahiptir. Bu rol işletmelerin amaçlarını gerçekleştirmesinde ve toplumsal maliyetlerin azaltılmasında önemli bir araç konumundadır. Bu nedenle İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemleri başarısının artırılmasında fayda vardır. Bu çalışmada, Türkiye'de hava taşımacılığı sektöründe faaliyet gösteren yer hizmeti işletmelerinin uygulamış oldukları İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemlerinin başarısını etkileyen faktörler ile uygulamada yaşanan sorunları tespit ederek belirlenen sorunlara yönelik çözüm önerilerinin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, bağlamı dikkate alarak derinlemesine bilgi toplanılması amaçlandığından, nitel araştırma deseni tercih edilmiş ve tümevarımsal ve betimsel nitel veri analizi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma Türkiye'deki A grubu ruhsat sahibi yer hizmeti işletmeleri ile yer hizmetleri kapsamında faaliyet gösteren ikram kuruluşları üzerinde yapılmıştır. Araştırmada iki farklı grup üzerinde iki farklı veri toplama yöntemi ile çalışılmıştır. İş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemlerinin üst düzey yöneticilerinden Nominal Grup Görüşmeleri yöntemi ile veri toplanmıştır. 24 İSG uzmanından oluşan ikinci grup katılımcılardan ise açık uçlu anket aracılığıyla veri toplanmıştır. Araştırma verileri, nitel veri analizi yöntemleri ile çözümlenmiş, araştırma soruları temel alınarak bulgular tanımlanmış ve yorumlanmıştır. Araştırma verilerinin analizi sonucunda yer hizmeti işletmelerinde uygulanan İSGYS'lerin başarı faktörleri pozitif emniyet kültürü, üst düzey yönetimin desteği, paydaşlar, İSGYS uygulamaları, mevzuat ve İSG profesyonelleri temaları altında değerlendirilmiştir. İSGYS'lerin uygulanma sorunları ve çözüm önerileri de başarı faktörlerine benzer olarak ortaya çıkmıştır. Araştırma sonucunda İSGYS'lerin başarısını etkileyen, uygulanma sorunlarını ortaya çıkaran ve çözüm önerilerinde öncelikli olan asıl temanın pozitif emniyet kültürü olduğu görülmektedir.

Hava yolu işletmeleriHizmet işletmeleriSivil havacılık+5
Harun Karakavuz
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Kentsel atık su yönetimi: Türkiye'de büyükşehir belediyeleri'nde kamusal mal ve hizmet olarak atık su arıtma tesislerinin etkinliğine dair bir inceleme

Su, canlılar için yaşam kaynağıdır ve ikame edilemez. Su hem içmek ve temel yaşamsal ihtiyaçları karşılamak hem de tarımsal ve ekonomik üretim yapmak için gereklidir. Kent merkezlerinde yoğunlaşan nüfus, evsel kullanım sonucu ortaya çıkan atık suyun canlı yaşamını tehdit etmesine neden olmuştur. Kentsel atık su yönetimi kamu kesiminin kontrolündedir. Bunun nedeni; atık su arıtma hizmetinin doğal tekel olması, sağlık, ekosistem ve üretici faaliyet üzerindeki dışsallığı, kamusallık özelliği, su ve sanitasyonun insan hakkı olması, ekonomik ve sosyal kalkınmanın merkezinde olmasıdır. Atık su tesisi yatırım, işletme bakım maliyetleri kamu kaynakları ve kurum geliri tarafından karşılanmaktadır. Çalışmanın teması, Türkiye'de büyükşehir belediyelerinde 1986'da genel nitelik kazanan İSKİ modelli kanalizasyon idareleri kapsamındaki kentsel atık su arıtma yönetiminin kurumsal ve yasal yapısını sahip olduğu ekonomik araçlar ile ortaya koyarak, yönetimlerin etkin hizmet sunumuna öneri getirmektir. Çalışmanın yöntemi teorik kısımların genel literatür taraması, güncel verilerin grafik analizi ile incelenmesi ve büyükşehir belediyelerine ait belirli yöntemle arıtma yapan atık su tesislerinin etkinliğinin veri zarflama tekniği ile analizidir. Bu çerçevede, kamu kaynakları ile finanse edilen atık su arıtma tesislerinin etkin yönetim bileşenlerine ulaşarak iyi yönetim örnekleri sunulmuştur. Atık suya yeni yaklaşım onu bir sorun olarak görmek yerine su ve enerji kaynağına dönüştürmektir. Anahtar Sözcükler: Kentsel atık su yönetimi, veri zarflama analizi, kamu harcamaları, büyükşehir belediyesi

Atık suBelediye hizmetleriBelediyeler+7
Sedef Oluklulu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Havacılıkta emniyet kültürünün oluşturulmasında bir araç olarak emniyet yönetim sistemi: Nitel bir araştırma

Emniyet kültürü, örgüt içindeki ve dışındaki bireylerin olumsuz veya tehlikeli koşullara maruz kalmasını en aza indirmekle ilgilenen örgüt içi inançlar, normlar, tutumlar, roller, sosyal ve teknik uygulamalar seti olarak ifade edilmektedir. Herhangi bir ihlalden, engelden ve baskıdan bağımsız olarak örgütü ulaşılabilecek en yüksek emniyet hedefine doğru yönlendiren bir araç olma özelliği de taşımaktadır. Çalışanların sürekli olarak daha emniyetli çalışma koşullarına sahip olması için motivasyonlarını sağlayacak etkili bir araç olan bu kültür ayrıca emniyet ile ilgili risklerin daha kolay fark edilerek emniyetsiz davranışlardan sakınılmasına yardımcı olan bir emniyet yaklaşımı olarak da ifade edilebilir. Yüksek emniyet kültürü düzeyine sahip örgütlerde; yönetim ve çalışanlar arasında karşılıklı güvene dayalı etkili bir iletişim ortamı mevcuttur. Operasyonel tehlikeler ve hatalar daha kolay fark edilir. Çalışanların uygun emniyet davranışında bulunabilmeleri için bir çerçeve oluşmuştur ve çalışanlar yüksek riskli tesislerde emniyetli davranışlar gösterirler. Havacılık örgütlerinin tamamında yüksek düzeyde emniyet kültürü seviyesine ulaşılabilmesi ile insan faktörü kaynaklı kazalar, olaylar, hatalar, tehlikeler ve riskler büyük oranda engellenerek yüksek emniyet seviyesine ulaşılmasına büyük katkı sağlanacaktır. Bu seviyeye erişebilme noktasında en önemli unsur ise etkili bir Emniyet Yönetim Sistemi (EYS) aracılığı ile emniyet kültürünün oluşturulmasıdır. Emniyet kültürünün oluşturulabilmesi için EYS'ye yoğun bir şekilde odaklanmak önemlidir. EYS, çalışanların emniyet ile ilgili davranışlarına yön verebilmeleri için bir çerçeve sağlamakta ve bu çerçeve yönetimin uygun liderliği ile desteklenmelidir. EYS bileşenleri ve süreçlerinin etkin ve dinamik olarak uygulanması ile emniyet kültürü oluşturulabilir. Bu çalışmada, havacılıkta emniyet kültürünün oluşturulmasında EYS'nin bir araç olarak kullanılabileceği temel görüşünün doğruluğu sınanmak amacı ile Türkiye'de faaliyet gösteren havacılık işletmelerinde niteliksel bir araştırma yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda ise EYS ve süreçlerini etkin olarak uygulamayan işletmelerin emniyet kültürü seviyesinin düşük olduğu saptanmıştır. Etkin olarak uygulayan işletmelerde ise yüksek emniyet kültürü seviyesine ulaşıldığı tespit edilmiştir.

EmniyetEmniyetli yönetimGüvenlik kültürü+7
Gizem Kartal
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütlerde bilgi yönetimi sürecinde bir dinamik olarak örgütsel zeka etkinliğinin belirlenmesi ve aralarındaki ilişki üzerine bir araştırma

Her bireyin bir zekası olduğu gibi her örgütün de bir zekası vardır. Bu zeka örgütsel zeka (OI) olarak adlandırılmaktadır. OI çoklu zeka kuramı ve duygusal zeka kuramından esinlenmiş ve çok boyutludur. Bu araştırmanın amacı OI ile birlikte boyutları ve bilgi yönetimi (KM) ile süreçleri arasında bir ilişki olduğunu kanıtlamak ve OI farkındalığını arttırmaktır. Ayrıca demografik faktörlerin OI ile birlikte boyutları ve/veya KM ile birlikte süreçleri üzerine etkisi olup olmadığı sorgulanmıştır. Araştırmada KM performansı ve OI düzeyinin ölçülmesi için iki ölçek kullanılmıştır. Bu ölçekler Çetinkaya tarafından geliştirilmiş Bilgi yönetimi performansı ölçeği ve Ekici vd. tarafından geliştirilmiş OI düzeyi ölçeğidir. Verilerin analiz edilmesinde SPSS 15.0 programı ve model oluşturulmasında AMOS 24.0 programı kullanılmıştır. Öncelikle, ölçeklerin geçerlilik ve güvelilirlik testleri başarılı bir şekilde yapılmıştır. Ardından, boyutlarının belirlenmesi için faktör analizi yapılmıştır. İstatistiksel bilgileri görmek için frekans dağılımı, normallik dağılımı ve çapraz tablolar gibi tanımlayıcı istatistikler kullanılmıştır. OI ve boyutları ile KM ve süreçleri arasında bulunan ilişkileri ortaya çıkartmak için regresyon ve korelasyon analizleri kullanılmıştır. Demografik faktörlerin OI ve boyutları ile KM ve süreçlerini etkileme durumları ile T-testi ve Anova analizleri yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda OI ile KM arasında bir ilişki olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Zeka, Bilgi Yönetimi

Bilgi yönetim sistemiBilgi yönetimiEtkinlik+4
Selçuk Göktaş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Başkanlık sistemlerinde ve parlamenter sistemlerde dış politika anlayışı ve işleyişi: ABD ve Türkiye(1982 Anayasası) örneği

Türkiye'nin uluslararası konumu, dünyanın en sorunlu bölgeleri olan balkanlar, Orta Asya ve Ortadoğu'nun tam merkezi konumundadır. Diğer tarafta Batı ve İslam ile eski doğu bloğu ve batı bloğunun arasında kritik bir bölgededir. Her medeniyetten harmanlanan bir kültürü içinde barındıran Türkiye'nin bu özelliği hem avantaj hem de dezavantaj yaratmaktadır. Kültürel zenginliğin olması ülkenin dış politikasının kapsamını genişletirken, aynı özellik iç politikada dış etkilere imkân sağlamaktadır. Bu farklı kültür ve değerlerin parlamenter sistemin siyasi mücadelesinde birbirlerinden kopup ayrışmasına sebep olmaktadır. Bu ayrışmalar sistem içinde var olan rekabetten dolayı birbirinin önüne geçmek için karşıt bir politika izleyerek aradaki uçurumu daha da açmaya sebep olmaktadır. İç politika bu hale gelirken dış politika doğal olarak göz ardı edilir ve kritik bir bölgede olan bir ülkenin böyle bir lüksü olmamaktadır. Bu çalışmada Türkiye'nin dünyanın en kritik coğrafyasında bulunmasının getirdiği külfetleri taşımakta zorlandığını ortaya koyulmaktadır. Çoğu hükümet sistemiyle alakalı aynı sorunları yaşamasına rağmen bir türlü çözüm üretilememiştir. Bir asırdır bu kısır döngü durmadan denendi ve başarı sağlanamadığı ortaya koyulmaktadır. Özellikle dış politika üzerinden ABD başkanlık sistemini ve Türkiye parlamenter sisteminin dış politikasını karşılaştırıp hangi sistemde uygulanan dış politika daha etkin? Sorusuna cevap bulmaya çalışılmaktadır. Bununla beraber Türkiye'nin bu sorunlu bölgelere yakın olmasının dış politikasında daha hızlı karar alması gerektiği kanaatine varıldığından, başkanlık sisteminin hızlı karar mekanizmasına sahip olmasından dolayı Türkiye için gerekli olduğu kanaatine varılmaktadır. Anahtar kelimeler: Başkanlık Sistemi, Parlamenter Sistem, Dış Politika, Türkiye, Amerika, Karar Mekanizması

Amerika Birleşik DevletleriAnayasa 1982Anayasa+7
Serdal İlbaş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yerel yönetimler ve yönetişimin yerel yönetimlere eklemlenmesi: Yerel yönetişim

Kamu yönetimi, toplumsal değişimlerin baskısı altında ve o değişimlere karşılık gelecek çözümleri üretme ihtiyacı karşılığında, hem teorik hem de pratik alanda bir değişim ve dönüşüm geçirmektedir. 2. Dünya Savaşı sonrasında, Avrupa ve ABD'de ortaya çıkan yeniden yapılanma çabaları, daha merkeziyetçi, birlikçi ve ulusal kalkınmayı öncelikli hedef gören yaklaşımların etkisi altında gelişti. Bu durum, kamu sektörünün toplumsal alanda başat aktör olarak toplumsal konularda etkili olduğu bir kamu yönetimi anlayışını öne çıkarmıştır ve buda yönetişimdir. Küreselleşme sürecinin tüm topluma hâkim olmasıyla ile birlikte temsili demokrasi kent yönetiminde etkisiz ve yetersiz bir unsur haline gelmiştir. Mevcut yönetim pratiklerinin farklı açılardan yetersiz olması nedeniyle, pratikte gelişen yeni arayışlar uygulamada etkili olmaya başlamış ve bu yeni gelişmeleri anlatmak için yönetişim kavramı kullanılmaya başlanmıştır. Günümüz toplumlarında insanlar yönetenlerle aralarında durmadan açılan bir farkla yaşamaya çalışmaktadırlar. Devletin aşırı büyümesi her yere ulaşamamasına ve toplumun taleplerini yerine getirememesine başlamıştır. Demokrasi, ancak devlet ile toplum arasındaki bu uçuruma son verilerek gerçek hale getirilebilir. Yönetişim ile devlet-toplum uzaklığını aşmak amacıyla bir mekanizma kurulmaya çalışılmaktadır. Yönetişim, gelişmekte olan çağdaş bir yönetim yaklaşımıdır. Yönetişim, geleneksel yönetim sistemlerinin, hizmetlerde verimliliği sağlayamaması nedeniyle daha tercih edilen bir konumda yer alacaktır.

BelediyelerKamu yönetimiKüreselleşme+5
Mustafa Akyol
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerde insan kaynakları yönetimi ve yenilik ilişkisinin toplam kalite yönetimi uygulamalarında incelenmesi:Marmara Bölgesinde ampirik bir uygulama

Yenilik kavramı günümüzde işletmelerin rakiplerine karşı rekabette üstün olabilmek, yeni pazarlara girebilmek ve varlığını sürdürebilmek adına geçmişten günümüze kadar kullandıkları sistemlerin, süreçlerin ve teknolojilerin yenilenmesi süreci olarak tanımlanabilir. İşletmelerin en önemli rekabet aracı ve müşteri memnuniyetini sağlamada etkili bir yöntem olan yenilik kavramı işletmeler tarafından önemle üzerinde durulması gereken bir kavramdır. Yenilik sürecinin başarılı olması yeniliklere açık yetenekli ve donanımlı bireylerin işletmeye kazandırılması ile mümkün olmaktadır. İşletmeye seçilecek personellerin yeniliğe açık, araştırmacı, disiplinli, yetenekli ve günün bilgi ve teknolojilerini yakından takip eden bireyler olması çok önemli olmakla birlikte, işletmenin halihazırda çalışanlarının da yeniliğe teşvik edilmesi ve eğitimlerle desteklenmesi büyün önem arzetmektedir. Toplam kalite yönetimi anlayışını benimsemiş etkin bir insan kaynakları yönetimi, bağlı bulunduğu işletmenin yenilik süreçlerine katkı sağlamak adına işe yeni başlayan çalışanlara ve işletmede çalışmaya devam etmekte olan personellere etkili orantasyon eğitimleri vererek işletmenin verimlilik elde etmesine katkı sağlayabilir. Oryantasyon daha işin başında işi sıkı tutarak çalışanların sürekli gelişmesine katkı sağladığı için insan kaynakları yönetimi tarafından başarıyla sürdürülmesi gereken bir süreçtir.

Marmara bölgesiToplam kalite yönetimiYenilik+5
Yusuf Ceryan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerin kurumsal sosyal sorumluluk uygulamalarında kurumsal yönetimin etkisi: BİST 100 üzerinde bir uygulama

İşletmelerin daha fazla ekonomik kar elde etmek için doğal kaynakları tüketmesi, çevresel sorunları da beraberinde getirmiştir. İşletmelerin faaliyetlerini sürdürürken kar elde etmenin ötesinde, topluma ve çevreye karşıda sorumluluklarını yerine getirme çabası, kurumsal sosyal sorumluluk kavramı ile ifade edilmektedir. İşletmelerin çevre bilinci ile faaliyetlerini sürdürmesini esas alan kurumsal sosyal sorumluluk, işletmelerin kurumsal yönetim anlayışının bir parçası olarak görülmektedir. Dolayısıyla etkili bir kurumsal yönetime sahip işletmelerin kurumsal sosyal sorumluluklarını etkin bir şekilde yerine getirmesi beklenmektedir. Bu çalışmanın amacı Türkiye'de işletmelerin kurumsal sosyal sorumluluk uygulamalarında kurumsal yönetimin etkisini incelemektir. Çalışmada 2016 yılı Borsa İstanbul'da BİST100 endeksinde işlem gören 91 işletmeye ait veriler kullanılmıştır. İşletmelerin kurumsal sosyal sorumluluk uygulamalarında kurumsal yönetimin etkisi İkili Lojistik Regresyon (Binary Logistic Regression) tekniği ile analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonucunda Türkiye'de işletmelerin kurumsal sosyal sorumluluk uygulamaları ile kurumsal yönetim düzeyleri arasında istatiksel açıdan anlamlı bir ilişki bulunmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca analizde kontrol değişkeni olarak; işletme büyüklüğü, endüstri profili, halka açıklık oranı, öz sermayenin defter değeri ve ekonomik performans değişkenleri kullanılmıştır. Kontrol değişkenlerinden işletme büyüklüğü, endüstri profili, halka açıklık oranı ve öz sermayenin defter değeri değişkenleri ile işletmelerin kurumsal sosyal sorumluluk uygulamaları arasında istatistiki açıdan anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki bulunduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kurumsal Sosyal Sorumluluk, Kurumsal Yönetim,

Borsa İstanbulKurumsal sorumlulukKurumsal sosyal sorumluluk+5
Erdoğan Kaya
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde ortaya çıkabilecek olası sorunlar ve çözüm önerileri

Bu çalışmada, Türkiye'nin siyasi kültürü ve uygulamaları bağlamında Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi anlatılarak ortaya çıkabilecek sorunların incelenmesi ve bu sorunların çözümüne dair önerilerde bulunulması amaçlanmaktadır. Hızlı karar almanın yürütmenin güçlü olmasından geçtiği düşüncesiyle birçok ülke ABD'de başkanlık sisteminin uygulanmasıyla birlikte başkanlık sistemine geçmiştir. Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçerek güçlü yürütme ile birlikte istikrarsız hükümetler oluşmasını engellemek istemektedir. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi anlatılırken dünya üzerinde uygulanan parlamenter sistem, başkanlık ve yarı-başkanlık sistemleri incelenerek bu sistemlerde ortaya çıkan sorunlar ışığında Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemindeki sorun çıkarabilecek alanlara dair önerilerde bulunulmuştur. Çalışmada, ülkelerin istikrarlı yönetimler ortaya çıkarabilmeleri için siyasi kültürlerine uygun hükümet sistemi yapmaları gerektiği anlatılmıştır. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi Türkiye için iyi bir sistemdir. Ancak sistemin düzenlenmesi ve uygulamasında ortaya çıkabilecek sorunlar giderilirse sistemin faydalı yönlerinden daha fazla istifade edilebilir. Bu çalışmada, hükümet sistemlerinin sorunsuz işleyebilmesi ve sorunlar karşısında çözüm üretebilmesi için şartlara göre revize edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Başkanlık Sistemi, Sorunlar, Çözüm Önerileri, Siyasi Kültür

Başkanlık sistemiCumhurbaşkanlığı hükümet sistemiCumhurbaşkanı+5
Yahya Yaman
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortadoğu ve Arap baharı: Türkiye demokratik bir ülke olarak Ortadoğu'da model olabilir mi?

İnsanoğlunun en eski yerleşim alanı olan Ortadoğu; coğrafyası, tarihi, zengin kültürü ve ekonomik değerleri gibi pek çok özelliği nedeniyle yüzyıllardan beri sarsıcı olaylara sahne olmuştur. Gözlerin her daim üzerinde olduğu bu bölge günümüzde de yeni bir değişim dalgasıyla karşı karşıyadır. Bölgede tüm dengeleri alt üst eden ve sonucu bilinmeyen pek çok sorunu beraberinde getiren bu yeni süreç, Ortadoğu'nun kaderini de belirleyecektir.Yakın tarihte Ortadoğu'da yaşanan gelişmelerin incelendiği bu çalışmada ise bölgeye geniş çerçeveden bakılarak Ortadoğu kavramı ele alınmış, bölgenin dinamikleri aktarılmıştır. Bu verileri, bölgede önem arz eden ve meydana gelen olaylarda başrolü paylaşan ülkeler üzerine yapılan incelemeler izlemiştir. Elde edilen bu bilgiler ile yaşanan olayların temellerine ilişkin bir arka plan sunulmuştur.Bu teorik çerçeve ekseninde Ortadoğu'nun yaşadığı değişim ve dönüşüm dalgası ülkeler bazında ayrı ayrı incelenmiş, ortaya çıkan konjonktüre ilişkin açıklamalarda bulunulmuştur. Son olarak bölgede önemli bir ülke olan Türkiye'nin gelişmeler karşısında politikaları ele alınmış ve Ortadoğu'nun geleceğine yönelik tartışmalarda kritik önem taşıyan ?Türkiye demokratik bir ülke olarak Ortadoğu'da model olabilir mi?? sorusuna cevap aranmıştır.Anahtar Kelimeler: Arap Baharı, Ortadoğu, Dış Politika, Türkiye, Oryantalizm, Yönetim

Arap BaharıDemokrasiDemokratik tutum+8
Çağatay Özdemir
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Ulusal inovasyon sisteminde üniversitelerde inovasyon yönetim yapısı: Almanya'nın model olabilirliliği üzerine bir araştırma

Ulusal İnovasyon Sistemi, ülkelerin refah seviyelerini artıran, sürdürülebilir bir ekonomik büyümeyi sağlayan, bilgi ve teknoloji gelişimini toplumun her katmanına yayan, uluslararası etkileşimi olan ulusal düzeyde bir oluşumdur. Ulusal İnovasyon Sistemi içinde yer alan üniversiteler ise inovasyonun ortaya çıkışına temel teşkil eden nitelikli insan gücü, bilgi ve araştırmalara kaynak olan önemli bir aktördür. Araştırmanın temel amacı, Ulusal İnovasyon Sisteminde üniversitelerin rollerinin neler olduğu ve Almanya üniversitelerinin Türkiye üniversiteleri için model olabilirliliğinin araştırmasını yapmaktır. Bu amaç doğrultusunda Ulusal İnovasyon Sisteminin önemli bir unsuru olan üniversitelerin inovasyon bağlamında yapmış oldukları faaliyetler Ulusal İnovasyon Sistemi çerçevesinde incelenmiş, Almanya üniversitelerini inovasyona yönlendiren Exzellenz İnisiyatifi (Exzellenz İnitiative) modelinin Türkiye üniversitelerinin Ulusal İnovasyon Sistemi içindeki faaliyetlerine örnek olabileceği tespit edilmiştir. Örnek modelden yola çıkılarak Türkiye üniversiteleri için Seçkin Üniversiteler Modeli ortaya konulmuştur. Seçkin Üniversiteler Modeli ile Türkiye Ulusal İnovasyon Sistemi içinde yer alan üniversitelerin inovatif faaliyetlerinin artacağı öngörülmektedir. Tez çalışması Türkiye'ye, Türkiye Ulusal İnovasyon Sistemine, üniversitelere ve bu konu ile ilgili araştırma yapanlara katkı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: İnovasyon, Ulusal İnovasyon Sistemi, Exzellenz İnisiyatifi, Seçkin Üniversiteler Modeli.

AlmanyaExzellenz İnisiyatifiUlusal yenilik sistemleri+4
Ali Çalık
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı İmparatorluğu'nda eyalet yönetimi ve Anadolu eyalet valileri (1789-1833)

Osmanlı Devlet Teşkilatı içinde yer alan Eyalet sistemi hakkında pek çok değerli tarihçilerimiz tarafından belli dönemleri içine alan önemli çalışmalar yapılmasına karşın monografik bir çalışma bu güne kadar yapılamamıştır. Yani Osmanlı İmparatorluğunun bütün eyalet, sancak ve kazalarını sosyo-ekonomik açıdan ele alıp inceleyen ortaya çıkan sonuçları bir arada gösteren herhangi bir çalışma mevcut değildir. Bu bakımdan "Osmanlı İmparatorluğu Eyalet Yönetimi ve Anadolu Eyalet Valileri(1789-1833) adlı çalışmamız özel bir önem taşımaktadır. Genel olarak Osmanlı Devlet Teşkilatı, özel olarak ta Anadolu Eyalet Yönetimi ve 1789 sonrası Anadolu Eyalet Valileri üzerinde duracağız. Bu konu ile ilgili kaynaklardaki bilgileri ortaya koyarken Osmanlı Devleti İdari Teşkilatı'nın tarihi ve gelişimi üzerinde kısaca bilgi verilecektir. Ayrıca Eyalet Yönetimi'nin Osmanlı Devlet İdaresi bütünlüğü içindeki yeri ve işlevi konusuna da açıklık getirmenin faydalı olacağı düşüncesindeyiz. Yapılan çalışmada, özellikle XVI. yüzyılın ortalarından itibaren "tımar" sisteminin bozulmasıyla beraber Osmanlı devlet hayatının belli bir noktasında taşra teşkilatı, çeşitli iç ve dış tarihi koşulların da zorunlu olarak ortaya koyduğu değişikliklerin yaşanmasına neden olmuş mudur? Eyalet sayısının artması veya azalması, eyalet içindeki klasik alt idari bölümlerin değişik isimler altında düzenlenmesi bu değişikliklere örnek olarak gösterilebilir mi? Sadece idari bölümlerin adları ve sayıları mı değişmiştir? Buraların tasarruf şekilleri de değişmiş midir? Eyalet yönetimim başında bulunan "beylerbeyi" veya "eyalet" valililerinin geldikleri kaynaklar, atama ve azilleri, atandıktan sonraki görev süreleri ve fonksiyonları da değişmiş midir? Bütün bu soruların yanıtlarını bulabilmek için Osmanlı Devlet Teşkilatı'na kısaca değinilmiş olması Anadolu Eyaleti ve çalışma dönemimize ait Anadolu valileri hakkında bilgiler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Osmanlı, Anadolu, Beylerbeyliği/Eyalet, Vali, Sancak/Liva, Sancak Beyi, Tevcih, Azil.

Anadolu BeylikleriDevlet teşkilatıEyalet+6
Mustafa İngenç
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Irak: Krallıktan cumhuriyete evrilme (1932-1958)

Irak, günümüzde cumhuriyetle yönetilen Ortadoğu devletlerinden biridir. Daha Ortadoğu topraklarında cumhuriyet yönetim biçiminin nadir görüldüğü bir dönemde cumhuriyet yönetim biçimini benimseyen Irak'ın demokratikleşme adımlarını nasıl aştığı ve bu yönetim biçimine nasıl ulaştığı ise bölgenin toplumsal yapısında ne gibi dönüşümler yaşandığını özetler niteliktedir. Birinci Dünya Harbi sonrasında büyük imparatorluklar son bulmuş ve birçok Ortadoğu toprağı da çoğunluğu dış etkenler vasıtasıyla devletleştirilmiştir. Irak'ın kaderi de bir dış etken olan İngilizlerce belirlenmiştir. Yüzyıllarca birçok etkin gücün hâkimiyeti altında yaşayan Irak toprakları hiçbir zaman milli veya mezhepsel bir devlete kaynaklık etmemiştir. Ayrıca sınırları da bu doğrultuda çizilmemiştir. İngilizlerden önce bölgeye hâkim olan birçok unsur bölgenin yaygın toplum düzenine uygun bir yönetim anlayışı benimsemiş, zaman zaman bölgede bu durumun değiştirilmesi yönünde adımlar atılmak istense de başarısız olunmuştur. İslam tarihi açısından vazgeçilmez olan toplum yapısı da İslam Devleti döneminde büyük ölçüde günümüzdeki haline benzer olarak şekillenen bölgenin demografik yapısı ve yaygın inanç sistemleri de yıllarca korunmuştur. İngilizler Birinci Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında işgal ettiklerinde bölgenin toplum yapısı olarak bir bütün teşkil etmediğini anlamışlar ve bölgede yapılacak çalışmaları da devletleştirmeyi kolaylaştırmak için ortak değerler üzerinden kurgulamışlardır. İngilizler bölgede her ne kadar kalıcı olmayı planlasalar da Irak coğrafyasında yaşayan unsurların çoğunluğunu Müslümanların oluşturması Hıristiyan bir dış faktörün tutunamayacağının kanıtı olmuştur. İngilizlerin bölgeyle bir bütün oluşturmadıkları manda yönetimleri uzun sürmemiş, yaşanan kısa süreli işgal döneminde de İngiliz yanlısı bir kesim oluşsa da bunlar da azınlık olmaktan ileriye gidememiştir. Irak toplumu istemedikleri bir dış etken aracılığı ile yönetildikleri dönemden dersler çıkarmışlar ve geleceklerini inşa ederken de bu birikimi kullanmışlardır. Manda döneminde ve sonrasında kurulan partiler Irak toplumunda parlamenter sitemin oluşmasına önemli katkılar yapmışlardır. Dönem dönem geçmiş alışkanlıkların da etkisiyle bir kişi ya da grubun yönetimde etkin olduğu dönemler yaşansa da demokratikleşmek için yapılan çalışmalar da sürdürülmüştür. Irak topraklarında yönetimde istikrarı engelleyen en önemli faktörü bölgenin farklı etnik gruplara, farklı dinlere ve farklı mezheplere mensup unsurları bir arada barındırması oluşturmaktadır. İşte Irak'ta cumhuriyetin inşasına kadar geçen sürecin aydınlatılmaya çalışıldığı bu çalışmada bölgenin kendi içinde ayrışmasına sebep olan faktörlere ve bölgenin yönetim anlamında yaşadığı dönüşüme yer verilmiştir. Anahtar Sözcükler: Irak, Demokratikleşme, Cumhuriyet, I. Dünya Savaşı, İngiliz Mandası, Müslüman.

CumhuriyetCumhuriyet öncesiDemokrasi+7
Alı Salahaldeen Majeed Majeed
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerin yönetim sistemlerinde yeniden yapılanma modelindeki temel yaklaşımlar ve Türkiye'deki uygulanma koşullarına yönelik bir model tasarımı

Gelişen teknoloji, uluslararası pazarlardaki şuurların kalkmasına ve eskisine göre çok daha fazla seçeneğe sahip olan müşteri beklentilerinde değişikliğe neden olmuştur. Böylece, klasik işletmelerdeki amaç, yöntem ve temel organizasyon ilkelerinin güncelliği kaybolmuştur. İşletmeler, rekabet gücünü arttırarak hayatta kalabilmek, daha fazla kar etmek, sürekli gelişme temposunu sağlayabilmek ve hızla değişen dünya şartlarına ayak uydurabilmek için işletmenin kendisini tüm yönleriyle yemlemesi gerekmektedir.İşletmeler rekabet yeteneklerini geliştirmeleri, elemanlarının daha fazla çalışmalarım sağlamakla değil, daha farklı bir şekilde çalışmayı öğrenmeleriyle mümkün olacaktır. Bu da, işletmelerin ve elemanlarının, bu zamana kadar başarılı olmalarını sağlayan geleneksel yaklaşımları terk edip, alışılagelmiş operasyonel ve organizasyonel prensiplerini tamamen yenilemeleri ile mümkün olacaktır. İşletmelerin bunları yapabilmesi için, değişen dünya koşullarında işleri kısa, orta ve uzun vadede izleyebilmesi, geleceğe yönelik tahminlerde bulunabilmesi, yani bir vizyon belirlemesi, belirlenen bu vizyona göre yeni geliştirme stratejilerini tayin ederek fonksiyonel organizasyonu ve işletmeyi yeniden düzenleyebilmesini gerektirmektedir. Bu çalışmanın giriş bölümünde, yönetim ve yönetim sistemleri hakkında genel bilgiler verilmiştir ve yönetim sisteminin tarihsel gelişimi verilmiştir. İkinci bölümde, yönetim sisteminde yeniden yapılanma kavramı ayrıntılı olarak açıklanmış ve yeniden yapılanmanın uygulanma afimlan belirtilmiştir Üçüncü bölümde, yönetim sistemlerinde değişim yönetimi konusu ele alınmıştır, yönetim ve organizasyonda değiştirme ile ilgili kavramlar açıklanmıştır. Dördüncü bölümde, organizasyonlarda değişim ve yönetimi konusu incelenmiş ve değişimin oprganizasyon üzerine olan etkileri incelenmiştir. Beşinci bölümde ise, uygulamaya yönelik bir model tasarımı yapılmış ve bu model tasarımı ile hizmet sektöründe yer alan bir işletmenin yönetim sistemi yeniden tasarlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Yeniden yapılanma, organizasyonel değişim, süreç, müşteri odaklılık

Hizmet sektörüOrganizasyonYeniden yapılanma+2
Utku Sağlam
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yeni cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi: Başkanlık, yarı başkanlık ve parlamenter sistem üzerine karşılaştırmalı bir analiz

Bu çalışmada Türkiye siyasal gündeminde önemli bir konumda bulunan başkanlık sistemine geçiş süreci ele alınmaktadır. Bu nedenle teorik düzeyde hükümet sistemleri ele alınmış ve bu sistemler arası farklılıklara vurgu yapılmıştır. Demokratik hükümet sistemleri açıklanmıştır. Kuvvetler ayrılığına dayanan bu sistemler parlamenter sistem, yarı başkanlık sistemi ve başkanlık sistemi olarak sınıflandırılmaktadır. Bu sistemlerin her ülkede uygulanış şekli değişebilmektedir. Bu çalışmada parlamenter sistem için İngiltere, yarı başkanlık sistemi için Fransa ve başkanlık sistemi için Amerika Birleşik Devletleri örnek olarak ele alınmıştır. Türkiye'de 16 Nisan 2017 tarihinde anayasa değişikliğini içeren referandum kabul edilerek Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçilmiştir. Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçişle birlikte parlamenter sistem uygulamalarının ortaya çıkardığı siyasi krizlerin engellenmesi hedeflenmektedir. Bu çalışmada, Türkiye'nin kuruluşundan günümüze uyguladığı hükümet sistemleri incelenmiş ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçiş süreci ele alınmıştır. Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi üzerine yapılan olumlu ve olumsuz görüşler bulunmaktadır. Çalışmada bu görüşlere yer verilmiştir. Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçiş sürecinde aksaklıklar ortaya çıkabilecektir. Nitekim Türkiye'de parlamenter sistemin uygulandığı dönemde de önemli sorunlar yaşanmıştır. Türkiye için önemli olan, tartışma ortamının sağlıklı bir şekilde işletilerek sistemin eksikliklerinin giderilmesidir. Çalışmanın sonucunda Türkiye'nin öncelikleri ele alınmış ve uygulanan hükümet sisteminin yanı sıra yargı bağımsızlığı, siyasi partilerin yapıları, seçim sistemi gibi konuların geliştirilmesi gerektiğine vurgu yapılmıştır. Siyasi istikrar ülkeler için önemlidir. Siyasi istikrar beraberinde iktisadi ve sosyal gelişmeyi getirecektir. Bu nedenle Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin aksaklıklarının ve siyasal kültüre yönelik öğelerinin geliştirilmesi gerektiğine değinilmiştir.

Başkanlık sistemiCumhurbaşkanlığı hükümet sistemiParlamenter sistem+3
Hatice Kaçanoğlu
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

TS ISO 45001 ISG yönetim sisteminin güncel mevzuat ile karşılaştırmalı değerlendirilmesi

İş kazaları ve mesleki hastalıklar sebebiyle yaşanan olumsuz durumlar işletmeler ve ülke ekonomileri açısından oldukça önemlidir. Bu nedenle iş sağlığı ve güvenliği kapsamında çalışanlar için çalışma şartlarını düzenlemektedir. Yani iş sağlığı ve güvenliği, çalışanların iş kazası sonucunda yaralanma ve hastalıklarını inceleyen ve bunları önlemek için gerekli strateji ve düzenlemeleri hayata geçiren bir alanıdır. Bu araştırma ile iş sağlığı ve güvenliği standardı olan TS ISO 450001'in firmalar, iş güvenliği uzmanları, iş hekimleri ve işverenler tarafından anlaşılması, getirdiği yenilikler, farklılıklar ve yeni tanımlamalar hakkında bilgilerin ortaya konması amaçlanmaktadır. Araştırmada nitel bir araştırma yöntemlerinden doküman analizi kullanılmıştır. Bu yöntem ile literatürde konu ile ilgili önceden yapılmış çalışmalar incelenmiştir. Bu doğrultuda araştırmada; iş sağlığı ve güvenliği kavramı ve gelişimi, amaçları, önemi gibi temel kavramlara yer verilirken diğer yandan iş sağlığı ve güvenliğindeki sistem anlayışı, ihtiyaç duyulan gereksinimler, OHSAS-TS 18001 standardı ile arasındaki farklar ve TS ISO 45001 standardının ana ilkeleri ve esasları, mevzuat ile uyumu gibi konularına yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: iş sağlığı ve güvenliği, TS ISO 45001, yönetim sistemleri, mevzuat

ISOMevzuatYönetim sistemleri+2
Emine Merve Topuz
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Risk odaklı bütünleşik kurumsal yönetim modeli: Kurumsal karne ve kurumsal risk yönetimi-bir üniversitede uygulama

Günümüzde küreselleşme neticesinde uluslararası şirketlerin genişlemeleri ve şirket birleşmeleri nedeniyle, şirket yönetimleri daha karmaşık yapıya dönüşmüştür. Bu durum, işletmelerin karşılaştıkları risklerin artmasına neden olurken, geleneksel risk yönetimi de karşılaşılan bu risklerin yönetilmesinde yetersiz kalmıştır. Özellikle küresel mali krizler ve uluslararası alanda faaliyet gösteren büyük işletmelerin iflasının ardından paydaş değerlerinin korunması ve artırılması için daha etkin risk yönetimi arayışları başlamıştır. Benzer şekilde, geleneksel performans ölçüm sistemi olan finansal ölçüm sistemleri endüstri çağının işletmeleri için yeterli iken; bilgi çağında müşteriler, çalışanlar, tedarikçiler ve teknolojiye yatırım yaparak geleceğe değer yaratmaya çalışan işletmeler için yetersiz kalmıştır. İşletmeler varlıklarını devam ettirebilmek ve kurumsal başarıları için gelecekte değer yaratacak, kapsamlı performans ölçüm sistemin yanı sıra etkin bir Kurumsal Risk Yönetimine de ihtiyaç duymaktadırlar. Bu ihtiyacı karşılamak için Kurumsal Karne ve Kurumsal Risk Yönetimi kavramları üzerine birbirinden bağımsız çalışmalar olduğu gibi, Kurumsal Risk Yönetimi ile Kurumsal Karne entegre edilerek yeni yönetim modelleri üzerine araştırmalar yapılmıştır. Ancak, yapılan literatür taramasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) yükseköğretim sektöründe Kurumsal Karne ile Kurumsal Risk Yönetimi konularının birlikte ele alındığı bir araştırmaya rastlanmamıştır. Bu amaçla, risk odaklı bütünleşik kurumsal yönetim modeli yeni bir yaklaşım olarak incelenmiş ve literatüre katkı sağlamaya çalışılmıştır. Kurumsal Karne ile Kurumsal Risk Yönetimi entegre edilerek birbirlerinin eksiklerini giderip daha etkin bir yönetim modeli olacağı düşünülmektedir. Bu çalışmada Kurumsal Karne ile kurumsal risk yönetimi, bütünleşik model olarak bir üniversitede uygulama yapılmıştır. Bu kapsamda bu araştırmanın amacı, kurumsal karne ile kurumsal risk yönetimi bileşeninden oluşan "Risk Odaklı Bütünleşik Kurumsal Yönetim Modeli"ni oluşturarak, KKTC'de faaliyet gösteren üniversitelerin uzun vadeli değer yaratma hedeflerine ulaşmalarına katkı sağlamaktır. Anahtar Kelimeler: Kurumsal karne, kurumsal risk yönetimi, performans ölçümü, stratejik yönetim

Bütünleştirilmiş becerilerKurumsal karneKurumsal risk yönetimi+6
Nazlı Dursun Marar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çok etnik yapılı toplumlarda yönetim ve güç paylaşımı

Çoğul toplumlarda çağdaş demokrasi standartlarına ulaşmak için toplumu oluşturan tüm dini, kültürel ve etnik farklılıkları bulunan alt grupların devletin tüm kurumlarında eşit oranda bulunmaları ve karar mekanizmalarında söz sahibi olmaları kaçınılmazdır. İşte bu ihtiyaç ve gereklilik çok etnik yapılı toplumlarda geleneksel demokrasi uygulamalarından farklı olarak ihtiyaca daha iyi cevap verebilecek yeni uygulamaların ortaya çıkmasını sağlamıştır. İşte bu çalışmanın amacı Türkiye gibi birçok farklı etnik ve dini grubu bünyesinde barındıran bir ülkede bu uygulamaların karar alıcılar ve politikacılar için daha görünür olmasını sağlamak ve daha demokratik çıktıların oluşmasına katkıda bulunmaktır. Ayrıca ülkede ki bu yönde yaşanan akademik eksikliğe değinerek bu konuda ki bilimsel çalışmaların artmasını sağlamak da tezin amacıdır. Çalışmada, 1970'li yıllarda ortaya atılan oydaşmacı ve birleştirici demokrasi yaklaşımları incelenmiş ve bu yaklaşımların çok etnik yapılı toplumlar için öne sürdüğü iktidar paylaşımı reçetesi ortaya konmuştur. Buna ek olarak çalışma dünyada ki en önemli iktidar paylaşımı örneklerinden biri olan Lübnan'ı inceleyerek karar alıcılar ve politikacıların yapma(ma)sı gerekenleri ortaya koymaya çalışmıştır.

Etnik demokrasiEtnik gruplarEtnik ulusçuluk+7
Fatih Çiçek
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Örgütsel demokrasi: Kamu ve özel sektör çalışanlarına yönelik bir araştırma

Demokrasi kavramına ilişkin literatür oldukça zengindir. Bir yönetim biçimi olarak demokrasi; ağırlıklı olarak kamu yönetimi ve siyaset biliminin konusu olmakla birlikte günümüzde ekonomi, sosyoloji, eğitim, işletme yönetimi gibi bilim alanlarının da önemli bir konusu haline gelmiştir. İşletme bilimi açısından demokrasi, işyeri demokrasisi, endüstriyel demokrasi ve örgütsel demokrasi gibi kavramlarla ele alınmaktadır.Örgütsel demokrasi; örgüt üyelerinin örgütleme sürecine, örgütteki düzenlemelere ve karar verme süreçlerine katılmalarıdır. Örgütlerin demokratik yönetimi ile çalışanlar karar alma süreçlerine katılarak daha yüksek düzeyde örgütsel bağlılık sağlanmakta, iş tatminleri artmakta, işgücü devir oranı düşmekte, çalışanların işe ve işletmeye karşı yabancılaşması azalmaktadır.Çalışmanın temel amacı; örgütsel demokrasiyi kavramsal ve kuramsal olarak ele alıp, örgütsel yaşam için önemini ortaya koymaktır. Ayrıca yapılan alan araştırmasıyla kamu ve özel sektör çalışanlarının örgütsel demokrasi algılarını etkileyeceği düşünülen demografik özellikler ve örgütsel demokrasi algısı ile iş tatmini, işten ayrılma niyeti, örgütsel adalet algısı arasındaki ilişki incelenmiştir.

DemokrasiKamu personeliYönetim modelleri+7
Pınar Coşan Erkal
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni kamu yönetimi reformlarının Türk kamu yönetimi sistemine etkileri

II. Dünya Savaşı'nın ardından dünyayı etkisi altına alan ekonomik ve toplumsal sıkıntılar her geçen zaman diliminin ardından etkisini giderek arttırmaya devam etmiştir. Bu etki bilim insanlarının da söylediği üzere devletleri daha etkin ve verimli olmaya zorlamıştır. Devletlerin verimli ve etkin olmasını sağlayan en önemli yapı taşlarından biri ise devletlerin kamu yönetimi sistemleridir. Geleneksel kamu yönetimi anlayışının işlerliğini kaybetmeye başlaması yeni yönetim sistemlerinin ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Giderek popülerliği artan ve kamu yönetiminin daha etkin ve verimli olmasını sağlayan yeni yaklaşımın adın ise Yeni Kamu Yönetimi Yaklaşımı olarak adlandırılmıştır. Tüm ülkelerin yaşadığı gibi Türkiye'de benzer sıkıntılarla mücadele etmek zorunda kalmıştır. Yaşanılan bu sıkıntılar ise vatandaşın daha zor zamanlar yaşamasına neden olmuştur. Bu mali ve toplumsal sıkıntıların aşılması adına Türk Kamu Yönetimi sistemi özellikle 1980'lerin ardından hızlı bir değişim süreci içerisinde yer almıştır. Kamu yönetimi sisteminde yaşanan bu değişim ise hem yapısal hem de işlevsel olarak nitelendirilebilir. Değişim sürecinin başarılı ve çağdaş ülkelerde yaşanan değişim sürecine uygun olabilmesi adına reform çalışmalarının Yeni Kamu Yönetimi Yaklaşımına uygun bir şekilde gerçekleştirilmesi planlanmıştır. Bu sayede kamu yönetimi sisteminin yeni kamu yönetimi yaklaşımına uygun, etkin, verimli, vatandaş odaklı, şeffaf, hesap verebilir, katılımcı odaklı bir yapıya kavuşturulması planlanmıştır. Çalışmanın amacı yapılan reform çalışmalarının yeni kamu yönetimi ilkelerinin hangisi veya hangileri ile uyumlu olduğunun değerlendirilmesidir. Diğer yandan reform çalışmalarının gerçekleştirilmesi sürecinde ortaya çıkan sorunların hangi düzeyde giderilebildiğinin anlaşılmasıdır.

Kamu yönetimiReformTürk kamu yönetimi+2
Zafer Bulut
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
10
Master'sOpen AccessTR

Türk yönetim sistemi içerisinde bağımsız idari otoriteler ve Radyo Televizyon Üst Kurulu örneği

Devletin, ekonomik ve toplumsal yaşamdaki değişen rolünün kamu yönetimine yansıması olarak değerlendirilen ve yaşamın hassas sektörleri olarak kabul edilen rekabet, bankacılık, enerji, iletişim finans gibi sektör ve alanlarda düzenleme ve denetim yetkisine sahip bağımsız idari otoriteler yönetim sistemini geçtikçe daha da etkilemektedir. Siyasetten ve ilgili oldukları sektörlerden gelebilecek etki ve baskılara karşı korunmak amacıyla bağımsızlık ve özerklikle donatılan bu kurumlar sahip oldukları yetkileri, özellikleri, örgütlenmeleri, personel yapıları ve bütçeleri gibi konularda farklılaşmaya giderek bunu başarmayı amaçlamışlardır. Bu tezin amacı Türk yönetim sistemi içerisinde bağımsız idari otoritelerin yeri ve bunlar içerisinde yayıncılık alanının otoritesi olan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu?nu, kurum personeline yapılan anket verileri eşliğinde incelemektir. Bu çalışmada öncelikle Türk yönetim sistemi incelenmiş daha sonra bağımsız idari otoritelerin özellikleri, ortaya çıkış nedenleri, Türk yönetim sistemi içerisindeki özellikleri irdelenmiş, ülkemizde bulunan dokuz adet bağımsız idari otoritenin teşkilat sistemi incelenmiş son bölümde de RTÜK? ayrıntılı incelenmiş ve kurumda yapılan anket çalışması verilerine yer verilmiştir. Anahtar Sözcükler: 1- Türk Yönetim Sistemi, 2- Bağımsız İdari Otoriteler, 3- RTÜK, 4- Bağımsızlık, 5- Özerklik.

Bağımsız idari otoritelerBağımsızlıkRTÜK+3
İbrahim Uslu
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Enerji yönetimi uygulamalarının Kastamonu imalat işletmelerindeki farkındalık düzeyini belirlemeye yönelik bir araştırma

21. yüzyılda sahip olunan teknolojinin, üretimin ve kolaylıkların sürdürülebilmesini ve geliştirilebilmesini sağlayan araçların kullanılması enerji tüketimini zorunlu kılmaktadır. Bu sebeple özellikle bir önceki yüzyıldan itibaren artmaya başlayan enerji talebi oldukça yükselmiş ve yükselmeye devam etmektedir. Talep artışındaki bu yükseliş enerji maliyetinin işletmeler için önemli kalemlerden biri haline gelmesine neden olmuştur. Ayrıca enerji arzının sağlanmasında kullanılan ana kaynaklar olan petrol ve kömür çevre kirliliğine yol açarak dünyayı tehlikeye sokmaktadır. Bu kaynaklara ek olarak enerji arzında önemli miktarda etkisi bulunan nükleer temelli üretim bulunmaktadır. Nükleer enerji petrol ve kömür gibi çevre kirliliğine yol açmasa da, işlem sırasında oluşabilecek bir hata sonucu çok geniş alanlara radyasyon yayılması ile daha büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Bu nedenle bir yandan teknoloji sayesinde elde ettiği refah düzeyini kaybetmek istemeyen, öbür yandan gezegenin yaşanamaz hale gelmesine mani olmak isteyen insanoğlu enerji arzı ve tüketimi ile ilgili konularda daha temkinli davranmalıdır. Enerji yönetimi bir kuruluşta enerji tüketimini mümkün olan en alt seviyeye indirebilmek için planlı olarak uygulanan, örgütsel ve teknik süreçleri içeren bütün ölçüm ve aktivitelerin toplamını ifade etmektedir. Bu araştırmanın amacı Kastamonu ilindeki imalat işletmelerinin enerji yönetimi uygulama konusunda farkındalık seviyesini ve yapılan uygulamaları tespit etmektir. Bu sebeple, araştırma Kastamonu'da faaliyet gösteren imalat işletmelerinde yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. SPSS programı kullanılarak analizler gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın sonucunda işletme yöneticilerinin çoğunluğunun enerji verimliliği ve enerji tasarrufuna ilişkin kavramlara aşina oldukları, mümkün olduğunca enerji yönetiminin uygulanması gerektiği düşüncesinde oldukları görülmüştür. Ancak yaptıkları uygulamalar değerlendirildiğinde ankete katılan işletme yöneticilerinin yalnızca yapılması kolay olan uygulamaları yeterli gördüğü, sürekli ölçüm ve takip gerektiren uygulamaların ihmal edildiği tespit edilmiştir.

EnerjiEnerji yönetimiFarkındalık+4
Mustafa Yücel
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Belediyelerde stratejik yönetim kültürü: TR82 bölgesi örneği

Dünyadaki bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler, yönetim sistemleri anlayışında da değişimlere neden olmaktadır. Klasik yönetim anlayışları ile insanoğlunun yeni ihtiyaçlarının karşılanması imkânı giderek zorlaşmaktadır. Bu tez ile stratejik yönetimle ilgili teorik çerçevede ele alınan temel ve güncel kavramların, uygulamada belediyelerin stratejik belgelerinde ne şekilde yer aldığının incelenmesi amaçlanmıştır. Stratejik yönetimin belediyelerde ne derece benimsendiği, stratejik yönetim kültürünün yerleşmesi için neler yapıldığı, neler yapılması gerektiği farklı boyutlardan ele alınmaya çalışılmıştır. Türkiye İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırmasına göre TR82 bölgesi illeri olan Kastamonu, Çankırı ve Sinop illeri merkez belediyelerinin stratejik belgelerinin stratejik yönetim yönünden incelenmesi çalışmanın kapsamı olarak belirlenmiştir. Bu doğrultuda tez konusu ile ilgili ilk önce literatür taraması yapılmış ardından kuramsal tartışmalarda bulunulmuş ve son olarak içerik analizi modeli aracılığıyla "frekans analizi" yöntemi kullanılarak sonuçlar yorumlanmaya çalışılmıştır. Sonuç olarak, çalışma kapsamında ele alınan belediyelerin stratejik dokümanlarında stratejik yönetim anlayışı ile ilgili temel ve güncel kavramlardan bazılarına yer verildiği ancak bu durumun sınırlı düzeyde olduğu, özellikle stratejik yönetime ilişkin yeni kavramların stratejik belgelerde az miktarda yer almasının bir eksiklik olarak görülebileceği değerlendirilmektedir. Anahtar Kelimeler: Stratejik yönetim, kültür, belediyelerde stratejik yönetim 2017, 146 sayfa Bilim Kodu: M10

BelediyelerKastamonuKültür+6
Ergin Bayrakdar
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgi güvenliği yönetim sisteminin yükseköğretim kurumlarında sürdürülebilirliğinin incelenmesi

Bu çalışma, ISO/IEC 27001:2013 standardı kapsamında bir bilgi güvenliği yönetim sistemi kurulması ve sertifikalandırmasının zorunlu kılındığı kamu üniversitelerinin sistem kurulması aşamasındaki karşılaştıkları zorlukları ve kurdukları sistemlerin standardın istediği şekilde sürdürülebilirliği sağlayıp sağlamadığını tespit etmeyi amaçlar. Bilgi güvenliği yönetim sistemi kurulum ve işletim aşamalarında karşılaşılan zorluklar üniversitelerin bilgi güvenliği ekip üyeleriyle yapılan görüşmeler ve üyelere uygulanan anketler ile toplanmış ve kurumlar için faydalı olacağı düşünülen sonuçlar elde edilmiştir. Bu sonuçlarla birlikte henüz sürece başlamamış ve süreçte sıkıntılar yaşayan kurumlara bir yol haritası sağlanması hedeflenmektedir. Çalışmada kamu üniversitelerinin bilgi güvenliği ekipleriyle yapılan görüşmelerin yanı sıra bilgi güvenliği yönetim sistemi kurulumu için ekiplerini oluşturan, sürecin gerektirdiği varlık/süreç envanteri oluşturulması, risk analizi ve dokümanların oluşturulması gibi süreçleri tamamlayarak sertifikasyon denetimine yaklaşan kurumlarla, sertifikasını almış olan kamu üniversiteleri genelinde bir anket çalışması yapılmıştır. Anket, çoktan seçmeli, boşluk doldurmalı ve 5'li likert ölçekli sorulardan oluşmaktadır. Katılımcıların cevaplarının analizleri sonucunda, sistemlerdeki sorun teşkil edebilecek kategoriler tespit edilmiş ve sürdürülebilirliğin önündeki engeller ortaya konmuştur. Tespit edilen eksikliklerin giderilmesine yönelik çözümlerde sunulmaya çalışılmıştır.

Bilgi güvenliğiISO/IEC 27001Standartlar+3
Ali Eren
Ankara Social Science University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00

Related subjects