Manisa

180 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Taşradan payitahta Şehzade Murad'ın (III.) kapu halkı

Bu tezde, sancağa gönderilen son Osmanlı şehzadelerinden Şehzade Murad'ın (III.) Manisa'daki kapu halkı'nın organizasyonu ve bu kapudaki görevlilerin gelirleri, görevleri ve ilişki ağları ile Şehzade Murad'ın 22 Aralık 1574'teki (8 Ramazan 982) cülusundan sonra, Manisa'daki kapu halkının padişah kapusuna intikali incelenmektedir. Bu minvalde Manisa'daki şehzade kapusundan payitahta geçişleri sağlanan hizmetlilerin görev ve maaşlarındaki terakkiler nispetince 16. yüzyılda bir Osmanlı şehzadesinin, kendi kapusunu merkez teşkilatına hangi oranda dahil edebildiği sorusuna cevap aranmaktadır.

CülusKapu halkıManisa+2
Fatma Süheyla İslamoğlu
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Manisa yöresinedeki Tahtacı semahlarının edebi ve müzikal açıdan incelenmesi

Tahtacılar, Anadolu'ya orta Asya'dan geldikleri düşünülen, adlarından da anlaşılacağı üzere ağaç işleriyle uğraşan bir topluluktur. Güney ve Batı Anadolu kıyılarında yaşamlarını sürdüren Tahtacıların, daha çok kendi içlerine dönük ve dolayısıyla kapalı bir topluluk oldukları bilinmektedir. Anadolu'da yaşayan Tahtacı Aleviler olarak adlandırılan topluluk, etnik kökeni ve gizli din anlayışı sebebiyle birçok araştırmacının dikkatini çekmiştir. Anadolu ve Tahtacı Alevileri ibadetleri ve birçok konuda benzerlik gösterseler de Tahtacıların konar-göçer yaşam biçimleri bakımından cem törenlerinin adlandırılması ve bölümlendirilmesi açısından küçük farklılıklar göstermektedir. Anadolu Aleviliği'nde cem törenleri görgü ve birlik cemi olarak adlandırılırken, Tahtacılarda ise içeri ve dışarı cem olarak adlandırılmaktadır. Cem törenlerinin ihtiva ettiği semahlar konusunda Anadolu Aleviliğinde dairesel olarak dönülen semahlar, Tahtacılarda karşılıklı olmak üzere değişkenlik göstermektedir. Müzikal olarak usul farklılığı ve semah dönerken yapılan figürler konusunda da küçük farklılıklar bulunmaktadır. Bu çalışmada tahtacıların kökenleri, Anadolu'daki yaşam yerleri, cem törenleri incelenmiştir. TRT repertuarında bulunan Manisa yöresinden derlenmiş ve kayda geçmiş yedi adet semah tespit edilmiştir. Bu semahlar edebi olarak incelenmiş, müzikal açıdan da melodik yapı üzerinden yapı ve biçim bakımından incelemeleri yapılmıştır.

AlevilerCemManisa+5
Özlem Ağrı
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretimi bağlamında tarihi mekânlar ve müze ile eğitim etkinliklerinin geliştirilmesi ve uygulanması: Manisa ili örneğinde bir eylem araştırması

Bu araştırmanın amacı, ilköğretim 7. sınıf sosyal bilgiler öğretimi bağlamında müzeler ve tarihi mekânlardan etkili yararlanmaya yönelik öğretim etkinlikleri tasarlayarak bu etkinlikleri uygulamak ve bu etkinliklerin öğretme-öğrenme süreçlerinin verimliliğini artırmada ne derece faydalı olduğunu belirlemektir. Nitel araştırma yöntemi temelinde eylem araştırması modeline göre desenlenen araştırma kapsamında Manisa ili Yunusemre ilçesinde yer alan resmi bir ortaokuldaki 36 kişilik (25 kız, 11 erkek) bir sınıfla Manisa'nın müzeleri ve tarihi mekânları içerisinden seçilen dokuz ayrı mekâna (Manisa Müzesi, Muradiye Camisi, Tıp Tarihi Müzesi, tarihi Kula evleri, Sard Antik Kenti, Sultaniye Külliyesi, Keskinoğlu Klasik Araç Müzesi, Manisa Ulu Cami, Ravika Köyü Müzesi) yönelik müze öncesi okulda, müzede ve müze sonrası okulda boyutlarını içeren toplamda 34 ayrı etkinlik geliştirilerek uygulanmıştır. Uygulamalar 2017 yılı Mart ayının ikinci yarısı ile Mayıs ayının ilk yarısı arasında gerçekleştirilmiştir. Uygulamaların öğrencilerin sosyal bilgiler dersine, müzelere ve tarihi mekânlara yönelik algı ve farkındalıklarını, Manisa'nın tarihi ve kültürel özelliklerine yönelik bilinç ve farkındalıklarını ve sosyal bilgiler öğretim programında yer alan becerilerini (değişim ve sürekliliği algılama, tarihsel empati, gözlem, mekânı algılama, zaman ve kronolojiyi algılama, sosyal katılım) nasıl ve ne yönde etkilediğini ortaya koymak amacıyla veri üretme aracı olarak gözlem (araştırmacı günlüğü, saha notları, video kayıtları), görüşme (odak grup ve bireysel görüşmeler) ve doküman analizi (öğrenci günlüğü ve ürün dosyası, etkinlikler, veli anketi) kullanılmıştır. Gözlem ve görüşmeler yoluyla elde edilen verilere içerik analizi; öğrenci ürünleri ve veli anketinden elde edilen verilere doküman analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçları, geliştirilen etkinlikler ve uygulamaların öğrenciler üzerinde pek çok açıdan olumlu yönde çıktıları olduğunu göstermiştir. Duyuşsal açıdan; öğrencilerin uygulamalar sonrasında mutlu oldukları, eğlendikleri, sosyal bilgiler dersini daha çok sevdikleri, kendilerini özgür ve rahat hissettikleri, tarihlerinden gurur duydukları ve kendilerini daha değerli hissettikleri görülmüştür. Bilişsel açıdan; daha önceden bilmedikleri konuları öğrenmiş, geçmişi daha çok merak etmiş, dersin daha verimli olduğunu ve kendilerini daha başarılı hissettiklerini beyan etmişlerdir. Tarih bilinci açısından; öğrenciler uygulamalar neticesinde tarihsel bilgiler edinmiş, Manisa ile ilgili yerel farkındalık ve bilinç geliştirmiş, geçmiş-günümüz kıyaslamasını yaparak tarihi ve kültürel değerlerin önemi ve değerini kavramış ve bunun sonucunda tarihi ve kültürel eserlere sahip çıkıp koruyarak bunları gelecek nesillere aktarma şuurunu kazanmışlardır. Sosyal hayat açısından; uygulamalarla birlikte öğrencilerin arkadaşlık ilişkileri, grup çalışması yapabilme, karşılıklı saygı ve empati becerileri gelişmiştir. Sosyal bilgiler algıları açısından; öğrenciler uygulamalar sonrasında sosyal bilgileri tarih disiplini çerçevesinde müzeler ve tarihi mekânlar ile özdeşleştirmiştir. Uygulama sonrasında çok sevilen dersler sıralamasında öğrencilerin tamamı sosyal bilgileri ilk iki sıraya yerleştirmişlerdir. Çok sevilen konular arasında tarih disiplini çerçevesinde yer alan konular ön sıralarda yer almıştır. Öğrencilerin müze ve tarihi mekân algıları uygulama öncesine nazaran etkinliklerde ele alınan konular doğrultusunda değişmiş ve öğrenciler müzeler ve tarihi mekânları ders işlenen yerler olarak algılamışlardır. Uygulamalar sonrasında öğrencilerin Manisa'nın tarihi, kültürel ve turistik yerlerine yönelik bilgi ve farkındalık düzeyleri artmıştır. Bu durumun sonucunda Manisa'ya yönelik yerel bilinç ve farkındalık düzeyleri olumlu yönde değişmiş ve Manisa tarihi hakkında daha fazla bilgi edinmişlerdir. Öğrenciler Manisa'ya daha fazla bağlılık hissetmiş ve yaşadıkları şehrin önemini daha iyi kavramışlardır. Geliştirilen etkinlikler aracılığıyla öğrencilerde gözlem, değişim ve sürekliliği algılama, sosyal katılım, tarihsel empati, mekânı algılama ve zaman ve kronolojiyi algılama becerilerinin geliştiği görülmüştür. Araştırmanın genel sonuçları çerçevesinde etkili müze ve tarihi mekân gezileri yapacak olan paydaşlara birtakım önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: sosyal bilgiler, müze ile eğitim, tarihi mekânlarla eğitim, yer temelli eğitim, eylem araştırması, yerel tarih, tarihsel empati, müze etkinlikleri

Eğitim etkinliğiManisaMüze eğitimi+6
Servet Üztemur
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Doğrudan yabancı yatırımları etkileyen faktörler: İstanbul, İzmir, Bursa ve Manisa illerinde bir alan araştırması

Yabancı yatırımcı tarafından ev sahibi ülkeye doğru gerçekleştirilen doğrudan yabancı yatırımlar, ev sahibi ülkede yeni bir tesis kurmak, var olan bir tesisi satın almak ya da var olan bir tesise ortak olmak şeklinde gerçekleşmektedirler. Özellikle 1980'lerden sonra küreselleşmenin artması ile beraber doğrudan yabancı yatırımların miktarlarında büyük artışlar meydana gelmiştir. Çok uluslu şirketler tarafından yapılan bu yatırımlar, ekonomik büyümeleri için sermaye malı ithal etmek zorunda olan gelişmekte olan ülkeler için büyük bir döviz kaynağı haline gelmiştir. Doğrudan yabancı yatırımlar, döviz arzını arttırmanın yanında gittikleri ülkelere teknoloji transferi yaparak ülkelerin üretim yapısını geliştirmektedir. Bu bağlamda son yıllarda doğrudan yabancı yatırım çeken ülkeler sürdürülebilir bir ekonomik büyüme performansı göstermişlerdir. Doğrudan yabancı yatırımların ekonomik büyüme üzerinde etkili olması doğrudan yabancı yatırımları etkileyen unsurların da önemini arttırmaktadır. Bu çalışmadaki amaç Türkiye'de doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile kurulan firmaların yatırım kararlarında etkili olan faktörleri tespit etmektir. Bu amaçla Türkiye'de kurulmuş 28 yabancı sermayeli şirketin üst düzey yöneticileri ile mülakat yapılmıştır. Yapılan alan araştırması sonucunda yabancı yatırımcıların Türkiye'de yatırım yapmasında en etkili olan faktörlerin sırası ile Türkiye'nin coğrafi konumu ve pazarlara olan yakınlığı, Türkiye'nin piyasa büyüklüğü ve talep hacmi, Türkiye'nin nitelikli işgücüne sahip olması, finansal piyasaların gelişmişlik durumu, Türkiye'deki ücretlerin düşük olması ve Türkiye'nin büyüme rakamları olduğu saptanmıştır. Bunun yanında uluslararası derecelendirme kuruluşlarının Türkiye'ye verdiği puanlar, enflasyon, döviz kuru ve doğal kaynaklar gibi bazı unsurların firmaların yatırım kararlarında çok etkili olmadığı tespit edilmiştir. Bu sonuç bağlamında, Türkiye'nin çevre ülkelerle ulaşım ağını geliştirerek coğrafi konumunun avantajlarını arttırması, eğitim sisteminde doğru reformlar yaparak yabancı dil eğitimini üst düzey hale getirmesi ve mesleki eğitim ile hayat boyu öğrenme kapsamında iş gücüne yatırım yapması önemlidir. Bu çalışmanın birinci bölümünde doğrudan yabancı yatırımlarla ilgili teorik bilgiler verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde de doğrudan yabancı yatırımların ekonomik büyüme, istihdam ve ihracat ile olan ilişkisinin yanında doğrudan yabancı yatırımları etkileyen faktörleri inceleyen çalışmalar sistematik bir şekilde rapor edilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise Türkiye'de faaliyet gösteren ve doğrudan yabancı sermaye yatırımı ile kurulan 28 firmanın yöneticileri ile yüz yüze görüşme yönetimiyle yapılan anketlerden elde edilen veriler tablolar halinde verilmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar son bölümde verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Doğrudan Yabancı Yatırımlar, Türkiye, Alan Araştırması, Yüz Yüze Görüşme Yöntemi

BursaDoğrudan yabancı sermaye yatırımlarıManisa+4
Mehmet Lamih Badur
Şırnak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

COVID 19 sürecinde Manisa ili 112 çalışanlarının kaygı ve iş motivasyonu düzeylerinin incelenmesi

Covid-19 pandemi sürecinde Manisa İli 112 sağlık çalışanlarının kaygı ve iş motivasyonu düzeylerinin incelenmesi amacıyla yapılan bu araştırmada iş motivasyonu ölçeği ve durumluk sürekli kaygı ölçeği kullanılmıştır. 15 Kasım- 1 Aralık 2020 tarihleri arasında Manisa İl ve İlçelerinde çalışan 144'ü kadın 85'i erkek olmak üzere toplam 199 gönüllü katılımcıya amacayönelik örnekleme yöntemiyle Google formlar aracılığıyla ulaşılmıştır. Covid-19 Pandemi Sürecinde Manisa İl ve İlçelerinde çalışan 112 Acil Servis çalışanlarının İş motivasyonu ve kaygı düzeylerinin incelendiği bu araştırmada sonuç olarak; Sürekli kaygı ile "içsel ve dışsal motivasyon" arasında pozitif ve orta düzeyde anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Sürekli kaygı ile "uyarıma özgü içsel motivasyon" ve "bilgi ve gelişime özgü içsel motivasyon" arasında negatif zayıf düzeyde anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Sürekli kaygı ile "sonraya bırakılmış içsel motivasyon" arasında negatif çok zayıf düzeyde; "içsel motivasyon-dış düzenleme" ile pozitif çok zayıf düzeyde anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Sürekli kaygı ile "sosyal statü ve özgüvene dayalı içsel motivasyon" arasında anlamlı ilişki tespit edilememiştir Evli çalışanların durumluk kaygı düzeyi bekar çalışanlara oranla daha yüksek olduğu, 25 yaş ve altı çalışanların uyarıma özgü içsel motivasyon puanları 22,62 ± 3,72, 31-35 yaş çalışanlardan 18,88 ±5,29 ve 36-40 yaş çalışanlardan 16,48 ± 6,29 anlamlı şekilde yüksek olduğu, 26-30 yaş çalışanların uyarıma özgü içsel motivasyon puanları 21,43 ± 4,67, 36-40 yaş çalışanlardan 16,48 ± 6,29 anlamlı şekilde yüksek olduğu sonucuna ulaşılırken 36-40 yaş çalışanların uyarıma özgü içsel motivasyon puanları 16,48 ± 6,29, 41 yaş ve üzeri çalışanlardan 20,90 ± 4,63 anlamlı şekilde düşük olduğu, bekar çalışanların uyarıma özgü içsel motivasyon puanları 21,47 ± 5,53 evli çalışanlardan 19,26 ± 5,06 bekar çalışanların bilgi ve gelişime özgü içsel motivasyon puanları 14,03 ± 3,80, evli çalışanlardan 12,74 ± 3,01 daha yüksek iş motivasyonu düzeyine sahip olduğu, kronik rahatsızlığı olan 112 çalışanlarının kaygı düzeylerinin daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; sağlık personellerine mesleki motivasyon eğitimleri düzenlenmesi önerilmektedir. Sağlık çalışanlarının kaygılarının giderilmesi ve iş motivasyonlarının artırılması ülkemizin sağlık sektöründeki başarısını artırması açısından önem teşkil etmektedir.

112 Acil Çağrı MerkeziCOVID 19Kaygı+7
Mihriban Balgönül
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Balkanlar'dan Anadolu'ya göç ve sosyal değişme: Yeniköy örneği

Bu çalışma, Lozan Barış Antlaşması uyarınca Türkiye ve Yunanistan arasında 1923'te başlayan nüfus mübadelesi sonucunda Selanik'ten göç eden mübadiller tarafından Manisa'da kurulan Yeniköy mahallesinde yıllar içinde meydana gelen toplumsal değişimin genç, orta ve yaşlı kuşaklar tarafından deneyimlenme ve anlaşılma biçimlerini konu edinmektedir. Bu yönelimle çalışmada, Yeniköy çerçevesinde toplumsal değişim, alt kültür, mübadele, zorunlu göç ve Bektaşilik kavramları üzerinden bir köy monografisi oluşturulmuştur. Çalışmada bilişsel etnografik bir yaklaşım benimsenerek nitel araştırma yöntem ve teknikleri kullanılmıştır. Buna göre kuşakları temsil eden onar kişilik üç gruptan oluşan toplam otuz kişilik bir katılımcı grubu ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiş ve katılımlı gözlemler yapılmıştır. Çalışmanın birinci kuşak katılımcılarını mübadeleyi deneyimleyen veya deneyimleyenlerin çocukları, ikinci kuşak katılımcılarını birinci kuşağı oluşturan mübadillerin çocukları, üçüncü kuşak katılımcılarını ise birinci kuşağın torunları oluşturmaktadır. Elde edilen veriler, içerik analizi uygulanarak katılımcıların belirttiği ortak durumlar, sorunlar, düşünceler ve diğer kültürel unsurlar üzerinden değerlendirilerek temalara ve kategorilere ayrılmış, ardından da kodlara ulaşılmıştır. Çözümlenen veri, Sztompka (1993) tarafından geliştirilen Dinamik sosyal alan modeli bağlamında değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonucunda, Horasan'dan Anadolu'ya gelen, ardından Balkanlar'a göç eden ve 1923 nüfus mübadelesi ile şu an yaşamlarını sürdürdükleri Manisa'ya yerleşen Yeniköylülerin, yaklaşık beş yüz yıllık sosyo-kültürel birikimlerini sürdürdükleri görülmüştür. Fakat, bu birikimlerin kuşaklar arasında deneyimlenme ve yorumlama biçimleri bakımından farklılıklar gösterdiği bulgulanmıştır. Örneğin, evlilik tercihleri, düğün ve cenaze törenleri, Hıdırellez ve Nevruz kutlamaları ve Bektaşilik ile ilgili özel günler bağlamında, birinci kuşak katılımcıların gelenekleri bildikleri ve sürdürdükleri, ikinci kuşak katılımcıların bu gelenekleri bildikleri fakat kişisel yaşamlarında daha az uyguladıkları, üçüncü kuşak katılımcıların ise bu bilgi ve uygulamaları kişisel yaşamlarına dahil etmedikleri görülmüştür. Buna benzer biçimde, köyün sosyo-tarihsel öyküsünün de zaman içerisinde kuşaklar arasında farklılaşarak aktarıldığı gözlenmiştir. Bu bulgular dahilinde çalışma, bir yaşamı ardında bırakarak Türkiye'ye gelen mübadiller tarafından inşa edilen yeni yaşamın yüzüncü yılına yaklaşıldığı bir dönemde, bu mübadeleyi deneyimleyen nesillerin yaşamlarına ilişkin bir fotoğraf sunmaktadır.

BalkanlarBektaşilikGöçler+7
Hazal Özyürek Yağlı
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Manisa Yuntdağı köylerinde halk oyunları geleneği

Halk bilgisi ürünleri, ait olduğu toplumun özünü yansıtmaktadır. Bu ürünlerle ilgili yapılacak derleme, araştırma, inceleme, sınıflandırma, vb. çalışmalar, o toplumun gelişmesine yardım edecek ve kuşaktan kuşağa aktarıma katkı sağlayacaktır. 'Manisa Yuntdağı Köylerinde Halk Oyunları Geleneği' adlı tezde Yuntdağı bölgesinde Yörük halkların yanı sıra Balkan ve Çerkez halklarında yaşadığını ve kendi geleneklerini sürdürmeye çalıştıklarını ancak sürekli iletişim halinde olduklarından, birbirlerinin kültürlerinden etkilendiklerini saptanmıştır. Çalışmanın giriş bölümünde Manisa Yuntdağı bölgesi hakkında genel bilgi verilmiş, oranın tarihi geçmişi incelenmiş ve Yuntdağı köylerinin etnik yapısı, gelenek ve görenekleri anlatılmış ve oradaki kültürel çeşitlilikle ilgili bilgilere ulaşılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde Yuntdağı bölgesinde icra edilen Yöresel halk dansları her kültürün kendi değerlerine göre incelenmiş, türlerine göre oyunlar açıklanıp notaları eklenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde Yuntdağı bölgesinde yaşayan etnik grupların kendi kültür özelliklerine özgü geleneksel giyim kuşamı anlatılmış ve her giyim parçaları tanıtılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise Yuntdağı yöresinde yapılan eğlencelerde kullanılan çalgılar türlerine ve kullanıldığı kültürün özelliğine göre anlatılmıştır. Yapılan çalışmada Manisa Yuntdağı bölgesindeki farklı kültürlerin kendi kültürlerine özgü halk oyunlarını, geleneklerine göre tespit edip sınıflandırarak, bu geleneklerin devam edip etmediğini, kuşaktan kuşağa aktarımının geçerliliği ve işlevlerini sürdürebilirliğini tespit etmeye çalışılmıştır. Bulgular Yuntdağı bölgesinde yaşayan halk kültürü üzerinde teknolojinin etkilerini göstermiştir. Teknolojinin gelişmesi gerek çalgı kullanımına, gerekse geleneksel giyimin hazır giyime dönmesine ve ürün çeşitliliğin artmasıyla da doğru orantılı olarak yöresel kıyafetlerin değişime uğramasına sebep olmuştur.

GeleneklerHalk oyunlarıKöyler+4
Gül Karagözler Egel
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İzmir (Kınık), Manisa (Soma ve Kırkağaç) bölgelerinde bulunan anıt ve yaşlı ağaçlar üzerinde yaşayan saproksilik kınkanatlı (Coleoptera) böcekler üzerinde araştırmalar

İnsanoğlunun ekosistemler üzerinde yaptığı tahripler, küresel boyutta biyoçeşitlilikte dramatik kayıplara yol açmıştır. Anıt ve yaşlı ağaçlar mükemmel bir ekolojik, ekonomik ve sosyal değere sahip olmalarının yanında karbon depolama ve besin döngülerinde temel ekolojik roller oynarlar. Bu çalışma ile Kınık, Soma ve Kırkağaç'da bulunan bazı anıt ve yaşlı ağaçlarda yaşayan saproksilik böceklerin tespit edilmesi, anıt ağaçların bu böcekler için önemi, saproksilik böcekleri tür çeşitliliğinin ortaya konması ve IUCN listelerine ek bilgiler sunulması amaçlamaktadır. 2023 Nisan-Ekim aylarında Kınık, Soma ve Kırkağaç'ta bulunan 6 farklı türde (Platanus oriantalis, Murus alba, Morus nigra, Quercus cerris, Quercus trojana ve Quercus itharubensis) 24 anıt ve yaşlı ile çukur ve pencere tuzak metodu kullanılarak ortaya konulan saha çalışmaları neticesinde 20 familyaya ait 58 cinse ait toplam 67 saproksilik kınkanatlı böcek türü tespit edilmiştir. Bu türler içersinden Cardiophorus syricoides Platia ve Cate (Elateridae), Megatoma undata (Linnaeus) (Dermesitiade), Attagenus pictus Ballion (Dermestidae), Nacerdes carniolica (Gistel) (Melyridae) ve Mycetochara brenskei Seidlitz (Tenebrionidae) türleri Türkiye kınkanatlı faunası için ilk defa kaydedilmiştir. Yapılan çalışma sonucunda 19 familyaya ait 63 saproksilik kınkanatlı böcek türü Manisa ve İzmir için ilk kayıt durumdadır. Akdeniz havzası ve Avrupa IUCN Kırmızı Listede içerisinde 23 tür yer almaktadır. Bu türlerden Adelocera pygmaeus (Elateridae) tehlikede (EN) ve Mycetochara quadrimaculata (Tenebrionidae), Pentaphyllus chrysomeloides (Tenebriodnidae), Alocerus moesiacus (Cerambycidae) ve Cerambyx cerdo (Cerambycidae) tehdite yakın (NT) kategorisnde yer almaktadır. Yapılan arazi çalışmalarından 37 farklı tür ile en fazla tür Platanus oriantalis' te yakalanmıştır.

ColeopteraEkolojiManisa+2
Kerim Burak Beyge
Balıkesir University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Şehir markalaşmasında sosyal medyanın rolü: TR33 bölgesinde bir uygulama

Şehirlerin marka şehir olma sürecinde doğal olarak şehirler tanınırlığını daha fazla artırmak zorundadır. Özellikle turizm sektöründe şehirlerin gücünü ortaya çıkarmak için internet ortamı ve sosyal medya araçları yoğun bir şekilde kullanılmaktadır ve internet alanında oluşturulan kentlerin sosyal medya hesapları şehrin tanıtımına faydası bulunmakta ve turizm hareketlerini kolaylaştırmaktadır. Bu çalışmanın amacı, marka, markalaşma, internet, sosyal medya kavramları ışığında, şehir markalaşma sürecine internet ve sosyal medya araçlarının rollerini ortaya çıkarmaktır. Kentler, daha da fazla ziyaretçiyi ve kârlı yatırımı çekme ve daha da kalifiye iş gücünü barındırma ve sahip olduğu değerleri koruma, geliştirme motivasyonuyla kurum markaları gibi yönetilebilmektedir. Bu sebeple kent markasının yönetim sürecinin bir parçası olan kent tanıtımında medyanın rolü göz ardı edilemez. Teknolojideki gelişmeler, internet kullanım oranındaki hızlı artış ve daha fazla insanın her geçen gün çevrimiçi platformlarda aktif olması nedeniyle kent markaları da sosyal medyayı aktif olarak kullanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Marka, Sosyal Medya, Tr33 Bölgesi, İçerik Analizi, Şehir Markası

AfyonkarahisarKütahyaManisa+5
Sarmaz Azimov
Kütahya Dumlupınar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Manisa bölgesinde meraya çıkan koyunlarda dışkı bakısına göre helmintlerin yayılışı

Türkiye'de özellikle koyun sayısı ve yetiştiriciliği giderek artmaktadır. Türkiye'de kayıtlı koyun sayısının %2,5 kadarına sahip Manisa ili, diğer iller arasında koyun varlığı ile 8.sırada yer almaktadır. Bu araştırma, bölgede meraya çıkan koyunlarda dışkı bakısıyla tespit edilebilecek helmintlerin varlığını ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Yapılan çalışmada Manisa ili içerisinde farklı coğrafi konum ve koşullara sahip altı bölge seçilmiştir. Bu bölgeler; Manisa il merkezi, Alaşehir, Akhisar, Demirci, Kula ve Salihli'dir. Seçilen bölgelerdeki koyun varlığı tüm ildeki koyun varlığının yaklaşık %63'ü kadardır. Bu bölgelerdeki koyun varlığına bağlı olarak farklı coğrafi koşullara sahip, farklı konumlarda, meraya çıkan, hayvan varlığı yüz başdan fazla olan yüz işletme belirlenmiştir. İşletmeleri temsil edecek şekilde alınan taze dışkı örnekleri; sedimantasyon, flotasyon, akciğer nematodları için Baermann-Wetzel ve kültivasyon işlemlerini gerçekleştirmek için dört farklı guruba ayrılmış ve her gurup için ilgili metot uygulanmıştır. Yapılan mikroskobik muayenelerle yumurta ve larvalar incelenmiştir. Sonuç olarak incelenen sürülerin %78'inde en az bir helmint enfeksiyona rastlanmıştır. Gastro-intestinal helmintler bakımından 100 işletmenin 70'inde Trichostrongylus sp., 56'inde Ostertagia sp., 53'sinde Oesophagostomum sp., 25'inde Haemonchus sp., 17'sında Cooperia sp., 13'ünde Nematodirus sp., 3'ünde Moniezia sp., 2'sinde Strongyloides sp. tespit edilmiştir. Karaciğer trematodları olarak 100 işletme içinde, 10 işletmede Fasciola sp., 8 işletmede Dicrocoelium sp. görülmüştür. Akciğer kıl kurtları açısından 100 işletmede Protostrongylus sp. 15 işletmedeki varlığıyla en yaygın tür olarak görülürken Dictyocaulus filaria 12, Muellerius capillaris 4, Cystocaulus ocreatus 2 işletmede tespit edilmiştir. Bu çalışma ile Manisa ilinde koyunlarda dışkı bakısı ile tespit edilebilen helmintlerin yaygınlığına ilişkin veriler ortaya konmuştur. Sonuçların bölge ve ülke helmint faunasına katkı sağlayacağını umuyoruz.

DışkıHayvancılıkHelmintler+6
Ahmet Fırat
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Atatürk Dönemi Manisa milletvekilleri (1923-1938)

1923-1938 Atatürk Dönemi Manisa Milletvekilleri adlı tezimizde Atatürk zamanında Manisa milletvekillerinin hem Kurtuluş Savaşı zamanında hem de Kurtuluş Savaş'ında sonra inşa edilmekte olan devlette yaptıkları kahramanlıklar üzerinde durulmuştur. Milletvekillerinin hem cephede askerle birlikte olarak askerlere moral desteği vermeleri, işgallere karşı direniş cemiyetlerinin kurulmasına ön ayak olmaları, Mecliste yaptıkları faaliyetler ve çıkarılan kanunlara vermiş oldukları oylarla Anadolu hareketini destekledikleri yaptığımız çalışma ile ortaya konmuştur.Anahtar Kelimeler: Atatürk, Manisa, Milletvekili, TBMM.

Atatürk DönemiManisaMilletvekili+3
Hasan Karakuzu
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Manisa ili Selendi ilçesi geçiş dönemleri ve halk edebiyatı ürünleri

"Manisa İli Selendi İlçesi Geçiş Dönemleri ve Halk Edebiyatı Ürünleri" adlı bu çalışma Selendi ilçesi geçiş dönemleri bağlamında yaşayan geleneksel uygulamaları ve halk edebiyatı ürünlerini içermektedir. Selendi ilçesinde ve ilçeye bağlı yerleşim birimlerinde halk bilgisi ürünlerini derlemek amacıyla alan araştırması yapılmıştır. Alan araştırmasında halk bilgisi ürünlerinin derlenmesinde halk bilgisi derleme ve inceleme yöntemlerinden gözlem ve görüşme yöntemi kullanılmıştır. Selendi ve yöresinden alan araştırması sonucu sözlü kaynaklardan derlenen geçiş dönemleri ve halk edebiyatı ürünleri halk bilimi kuram ve yöntemleri kullanılarak bağlam merkezli bir yaklaşımla incelenmiştir. Selendi ilçesinin sahip olduğu halk bilgisi ürünleri Halk Bilimi disiplini içinde sınıflandırılmış, incelenmiş ve değerlendirilmiştir.

Geçiş dönemiHalk bilimiHalk edebiyatı+3
Arzu Acar
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Annelik deneyimlerinin nesiller arası karşılaştırılması: Manisa örneği

Çalışmanın amacı Manisa ilinde yaşayan aynı aileden üç nesil anne olan kadın görüşmecilerin annelik ile ilgili algı, tutum ve deneyimlerini karşılaştırmaktır. Böylelikle bu çalışmada kadınların nesiller arasında annelik deneyimlerini nasıl edindiği, deneyimlerinin zaman içerisinde farklılaşıp farklılaşmadığı ve anneliğe bakış açılarının anlaşılması amaçlanmıştır. Bunu yapmak için; kadınların kaç yaşında evlendikleri ve çocuk sahibi oldukları, emzirme süreçleri, anne olduktan sonraki sosyal hayatları, anneliğe yükledikleri anlam, annelik ile ilgili bilgi edinmeleri, annelik deneyimlerindeki güçlü ve zayıf yönleri, çocuklarıyla ilişkisi, kendi anneleriyle olan ilişkileri, çocuk bakımında zorlandıkları konular ve kimlerden destek aldıkları üç kuşak anne arasında benzerlikleri ve farklılıkları analiz edilmiştir. Araştırmada olasılıklı olmayan örneklem yöntemlerinden kartopu örneklem tekniği ile belirlenen 15 genç kuşak, 15 orta kuşak ve 15 yaşlı kuşak anne olmak üzere toplam 45 katılımcı ile yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Verilerin analizinde MAXQDA 2022 ve SPSS 20 programları kullanılmıştır.

Anne deneyimiAnnelikKadınlık+4
Nazlı Asena Yılmaz
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kadının güçlenmesi bağlamında kız meslek liseleri: İsmet İnönü Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi örneği

Bu araştırma bir eğitim kurumu olarak "Kız Meslek Liselerinin" kadının güçlenmesi bakımından rolünü ortaya koymayı amaçlamıştır. Araştırmada "Kız Meslek Lisesi'nden mezun olmuş kadınlara bu aldığı eğitimin ekonomik, politik ve sosyo-kültürel katkıların neler olduğu" kavranmaya çalışılmıştır. Araştırmanın evreni olarak Manisa ilinde bulunan İsmet İnönü Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi belirlenmiştir. Bu liseden mezun olan 24 kadın ise araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemi kapsamında kartopu örnekleme tekniği kullanılmıştır. Araştırmada yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Kız Meslek Lisesi'nden mezun olan kadınlar ile derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Araştırma bulgularında Kız Meslek Liselerinin kadınların ekonomik, sosyal, eğitim ve politik bakımdan güçlenmesinde önemli bir rolü olduğu görülmüştür. Eğitim özellikle kadınların sosyo-kültürel, ekonomik ve politik düzeylerinin gelişimine katkı sağlamıştır. Kız Meslek Liselerinde eğitim gören kadınlar toplumsal yapı içerisinde bir yer edinebilmişlerdir. Ayrıca Kız Meslek Liselerinde almış olduğu eğitime paralel olarak mesleki faaliyet yürüten katılımcıların ekonomik özgürlüğünün olduğu tespit edilmiştir. Kendi mesleki gelirleri üzerinden tasarruf sağladıkları görülmüştür. Kız Meslek Liseleri vatandaşlık hakkı, seçme-seçilme hakkı ve çalışma hakkı gibi temel hak ve özgürlükler konusunda kadınları bilinçlendirmiştir. Ancak temel hak ve özgürlüklerin kadınlara aktarılmasında Kız Meslek Liselerinin daha aktif bir rol alması gerektiği görülmüştür. Son olarak Kız Meslek Liselerinin günümüze nazaran geçmişte daha nitelikli bir eğitim kurumu olduğuna yönelik bulgularda elde edilmiştir.

EğitimKadın eğitimiKadınlar+3
Dilara Kartal
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kırsal alanda kurulan kooperatiflerin kadınların güçlenmesindeki yeri: Manisa ili örneği

Kadınların güçlenmesi açısından kooperatifler, önemli bir potansiyel taşımaktadır. Bu sebepten ötürü Türkiye'de kadın kooperatiflerine ilişkin son yıllarda artan bir ilgi söz konusudur. Pek çok kalkınma planında kadın kooperatifleri, kadınların istihdama katılımında bir araç olarak anılmaktadır. Bu çalışmanın teorik arka planı, kadın ve kalkınma yaklaşımlarından Toplumsal Cinsiyet ve Kalkınma yaklaşımı ile Kadın, Çevre ve Kalkınma yaklaşımlarına dayanmaktadır. Çalışmanın odak noktasında güçlenme kavramı bulunmaktadır. Kırsal alandaki kooperatiflerde yer alan kadınların bilgisine erişerek kadınların kooperatif içindeki ve dışındaki deneyimleri sonucunda davranışlarını nasıl biçimlendirdiklerini ve bu durumun kadınların güçlenmesi ile ilişkisini ortaya çıkarmayı amaçlayan araştırma Manisa ilinde yürütülmüştür. Toplamda on üç kadın kooperatifinin ortak veya yararlanıcı kadınları ile yüz yüze derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Yapılan görüşmeler sonucu elde edilen veriler nitel analiz programı olan MAXQDA programı ile analiz edilmiştir. Bu bağlamda, çalışma beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde araştırmaya araştırmacı tarafından nasıl karar verildiğini ve araştırma sorularını içeren giriş bölümü, araştırma konusu ile ilgili literatür, araştırmanın amacı, önemi ve yöntemi bulunmaktadır. İkinci bölümde araştırmanın teorik çerçevesini oluşturan ve kadını kalkınma düşüncesine dahil eden yaklaşımlara yer verilmektedir. Üçüncü bölüm kooperatifçilik ve kadın kooperatifçiliği ile ilgili dünyada ve Türkiye'deki mevcut durumu ele almaktadır. Dördüncü bölüm araştırma sahasının tasarımına ilişkin bilgileri içerirken beşinci bölümde araştırma sahasından elde edilen bulgulara yer verilmiştir. Buna göre, çalışmada kooperatif analizi ve güçlenme analizi olmak üzere iki ayrı analiz yapılmıştır. Kooperatif analizinde, kooperatiflerin yapıları ve özellikleri, ortak profilleri, temel faaliyet alanları, üretim ve pazarlama stratejileri, iç işleyişleri ve yaşadıkları sorunlar ile ilgili bilgilere yer verilmektedir. Güçlenme analizinde ise, Soma ilçesinde kooperatif ortağı veya yararlanıcısı olan kadınların kooperatifler yoluyla güçlenme deneyimleri ile ilgili tespit edilen temel eğilimler tartışılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kadın Kooperatifi, Güçlenme, Kalkınma, Manisa, Kırsal Alan

GüçlendirmeKadın kooperatifçiliğiKadınlar+6
Büşra Koç
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Mahalle yollarında farklı kaplama türlerinin performansının incelenmesi ve karşılaştırılması: Manisa örneği

Bu tez kapsamında, Manisa ilinde yapılması planlanan yollar için farklı yol kaplama türleri ele alınmış ve yol yapımı için ayrılan kamu bütçesinin en efektif şekilde kullanılması için öneriler sunulmuştur. İlk olarak Manisa'da mahalleleri birbirine bağlayan örnek bir yol güzergâhı seçilmiştir. Belirlenen güzergahta, her bir yol kaplama türü için kesit tayini yapılmıştır. Belirlenen kesitlerin kalınlıkları, temel tabakaları dahil olmak üzere, sathi kaplamada 38 cm, bitümlü sıcak kaplamada 24 cm ve silindirle sıkıştırılmış beton kaplamada 32,5 cm olarak bulunmuştur. Kesit tayininin ardından, her bir kaplama türü için kurum birim fiyatlarıyla m² başına maliyet çalışması yapılmıştır. Maliyet çalışması sonucunda, 1 m² sathi kaplama yapımı için gerekli tutar 250,46 TL, bitümlü sıcak kaplama için 280,60 TL ve silindirle sıkıştırılmış beton kaplama için 349,23 TL'dir. Çalışmanın bir diğer bölümünde, kaplama türlerine ait mekanik analiz yapılmış ve tasarlanan kesitlerin; tek dingil için 11,5 ton/dingil, çift dingil için 16 ton/dingil yük altındaki davranışları incelenmiştir. Belirlenen kesitler, bir sonlu elemanlar paket programı olan ANSYS'de modellenmiştir. Kaplamaların mekanik analizi sonucunda, tek dingil yükleme altında sathi kaplamalarda 0,42 mm, bitümlü sıcak kaplamada 0,15 mm ve rijit kaplamada 0,017 mm bulunmuştur. Çift dingil yükleme altındaki deformasyonlar ise; sathi kaplamalarda 0,12 mm, bitümlü sıcak kaplamada 0,0,38 mm ve rijit kaplamada 0,0039 mm bulunmuştur. Mekanik analiz sonucunda kaplama türlerine ait deformasyon sonuçları kabul edilebilir sınırlar içerisinde olduğu görülmüş, kaplama türü seçimi için en önemli kriterin maliyet analizi olduğu anlaşılmıştır. Buradan yola çıkarak, Manisa ili kırsal mahalle yollarında yapılacak en uygun kaplama türünün sathi kaplama olduğu sonucuna varılmıştır.

AASHTO yöntemiANSYSMaliyet analizi+2
Yunus Emre Mert
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İbrahim Gökçen hayatı ve eserleri

İbrahim Gökçen; Manisa tarihçisi, ressam, şair, öğretmen. İbrahim Gökçen'in hayatı ve eserleri üzerine şimdiye kadar müstakil bir çalışma yapılmamıştır. Mesleki hayatının çoğunu Manisa'da geçiren İbrahim Gökçen'in yazarlık hayatı ve Manisa ile ilgili çalışmaları Manisa'ya gelişiyle birlikte başlamıştır. İlk olarak Manisa Halkevi çatısı altında yayınlanan Gediz Dergisinde yazıları yayınlanmaya başlamış ve kısa zamanda Manisa tarihi ve kültürü ile ilgili arşiv belgelerine dayanarak alanında önemli eserler vermiştir. Tezimizde başta İbrahim Gökçen'in kızı Emine Meral Seçer, oğlu Oğuz Gökçen, gelinleri Hayrunnisa ve Meliha Gökçen olmak üzere, Manisa Lisesi Arşivi, Gediz Dergisi, Işık Gazetesi, Hürriyet Misakı Gazetesi, Genç Spil Dergisi, Türk Folklor Araştırmaları Dergisi, Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi, Nüfus Müdürlüğü Kayıtları ve İbrahim Gökçen'i tanıyanlardan elde edilen bilgi ve belgeler çerçevesinde İbrahim Gökçen'in hayatı ve eserleri incelenmiştir.

BiyografiGökçen,İbrahimManisa+4
Naci Yengin
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Manisa'da bir merkez ilçede ilköğretim 5. ve 7. sınıf öğrencilerinde akran zorbalığı ve etkileyen faktörler

Amaç: Bu araştırmada Manisa ili Şehzadeler merkez ilçedeki kentsel ve yarı kentsel okullarındaki 5. ve 7. sınıf kaynaştırma ve kaynaştırma olmayan sınıflara devam eden öğrencilerde akran zorbalığı sıklığını saptamak ve akran zorbalığını etkileyen faktörleri belirlemek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Kesitsel tipteki bu araştırma Manisa'da merkez bir ilçenin ortaokullarında 5. ve 7. Sınıf öğrencileri arasında 17.03.2022-12.05.2022 tarihleri arasında yapılmıştır. Araştırmaya 349 7. sınıf öğrencisi, 369 5. sınıf öğrencisi olmak üzere 718 öğrenci katılmıştır. Araştırmanın akran zorbalığına uğrama, akran zorbalığı yapma ve zorba/kurban olmak üzere üç tane bağımlı değişkeni vardır. Bağımsız değişkenler; sosyodemografik özellikler, öğrencinin eğitim gördüğü sınıf türü, kaynaştırma öğrencisi olup olmamak, okul ve ikametgah bölgesi, ebeveyn ve aileye yönelik özellikler (sosyal sınıf, iş, çocukla iletişim özellikleri, eğitim), sınıf içi ve dışı arkadaşlık ilişkileri, okul başarısı, öğrencinin fiziksel ve sosyal aktiviteleri, ailede ruhsal hastalık varlığı, GGA'dan elde edilen çocuğun yaşamına dair yaşadığı sorunlardır. Araştırmada GGA'nın öngörülen klinik risk sınıflaması kullanılmıştır. Akran zorbalığına uğrama, akran zorbalığı yapma ve zorba/kurban olma Olweus Öğrenciler İçin Akran Zorbalığı Anketi ile değerlendirilmiştir. Araştırmanın verilerinin analizi için SPSS 15.0 istatistik paket programı kullanılmıştır. Veriler tanımlayıcı istatistikler (sayı, yüzde, ortalama, standart sapma) ile değerlendirilmiştir. Tek değişkenli analizlerde Ki-kare, Eğimde Ki-kare, Fisher's Exact Test ve Student's t testi kullanılmıştır. Çok değişkenli analizlerde lojistik regresyon analizi kullanılmıştır. Tip 1 hata 0.05 olarak alınmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan öğrencilerin yaş ortalaması 11.5±1.2'dir. Araştırma grubunun %51.4'ü 5. sınıf ve %48.6'si 7. sınıf öğrencisidir. Araştırma grubunun %51.3'ünü kızlar oluşturmaktadır. Araştırma grubunun %60.9'u alt sosyal sınıftandır. Araştırmada öğrencilerin %24.2'sinin akran zorbalığına uğradığı, %11.1'inin akran zorbalığı yaptığı ve %7.0'ının zorba/kurban olduğu bulunmuştur. Araştırmada akran zorbalığı rolleri için sınıf seviyeleri arasında fark bulunmamıştır(p>0.05). Araştırmada; kaynaştırma öğrencilerinin diğer öğrencilere göre akran zorbalığına uğrama riskinin yaklaşık 4 kat (Model 1'de 4.2 (%95 GA 1.6-11.0) ve Model 2'de 3.8 (%95 GA 1.4-10.3)) daha fazla olduğu bulunmuştur. Akran zorbalığı yapma ise kaynaştırma sınıflarında diğer sınıflara göre 1.8 kat (Model 3'te ve Model 4'te 1.8 (%95 GA 1.1-3.0)) daha fazla bulunmuştur. Araştırmada zorbalığa uğrama için cinsiyet bir risk faktörü olarak bulunmamışken (p>0.05); zorba (Model 3'te 2.1(%95 GA 1.3-3.6) ve Model 4'te 2.2 (%95 GA 1.3-3.7)) ve zorba/kurban (Model 5'te 2.2(%95 GA 1.1-4.0) ve Model 6'da 2.3(%95 GA 1.2-4.3)) rolünü erkekler kızlara göre iki kat daha fazla üstlenmektedir. Araştırmada; kaynaştırma öğrencilerinin diğer öğrencilere göre akran zorbalığına uğrama riskinin yaklaşık 4 kat (Model 1'de 4.2 (%95 GA 1.6-11.0) ve Model 2'de 3.8 (%95 GA 1.4-10.3)) daha fazla olduğu bulunmuştur. Akran zorbalığı yapma ise kaynaştırma sınıflarında diğer sınıflara göre 1.8 kat (Model 3'te ve Model 4'te 1.8 (%95 GA 1.1-3.0)) daha fazla bulunmuştur Araştırmanın bulgularına göre GGA'nın öngördüğü klinik risk; duygusal sorunlar, davranış sorunları, dikkat eksikliği ve aşırı hareketlilik, akran sorunları ve toplam güçlük puanı boyutlarında arttıkça akran zorbalığına uğrama sıklığı artmaktadır (p<0.001, p=0.011). Araştırmanın bulgularına göre GGA'nın öngördüğü klinik risk; davranış sorunları, akran sorunları, prososyal davranışlar ve toplam güçlük puanı boyutlarında arttıkça zorbalık yapma sıklığı artmaktadır (p<0.001, p=0.003). GGA'nın öngördüğü klinik risk davranış sorunları ve toplam güçlük boyutlarında arttıkça zorba/kurban olma sıklığı artmaktadır (p<0.001). Duygusal sorunlar, dikkat eksikliği ve aşırı hareketlilik boyutlarında yüksek riskli bulunan öğrenciler ortalama değere sahip öğrencilere göre daha sık zorba/kurban rolünü üstlenmektedir (p<0.001, p=0.001). Araştırmada; anne ile sorunlarını paylaşabilmek ve kolayca konuşabilmenin, tek değişkenli analizlerde bütün akran zorbalığı rollerinin oluşumunu azalttığı saptanmıştır (p<0.001, p=0.001, p=0.008). Bu; kurban, zorba ve zorba/kurban rolleri için ayrı ayrı kurulan ilk lojistik regresyon modellerinde de anlamlılığını korumuş (Model1, 3 ve 5) ama GGA toplam güçlük puanının risk değerlenmesinin ilk lojistik regresyon modeline eklendiği lojistik regresyon modellerinde (Model 2, 4 ve 6) anlamlılığını yitirmiştir. Araştırmada iyi bir arkadaşa sahip olmayan öğrencilerin akran zorbalığına uğrama (Model 1'de 6.6 (%95 GA 2.2-20.6) ve Model 2'de 4.6 (%95 GA 1.4-14.9)) ve zorbalık yapma (Model 3'te 4.2 (%95 GA 1.5-11.9) ve Model 4'te 3.7 (%95 GA1.3-10.8)) riski daha fazla olarak bulunmuştur. Zorba/kurban için kurulan ilk lojistik regresyon modelinde anlamlı olan bu değişken ikinci modelde anlamlılığını yitirmiştir (Model 5'te 3.9 (%GA1.2-12.8) ve Model 6'da 3.3 (%95 GA 1.0-11.2)). Araştırmada kendine ve öğretmenine göre sorgulanan okul başarısı tek değişkenli analizlerde bütün akran zorbalığı rolleri için anlamlı çıkmıştır (okul başarısı ile akran zorbalığı rolleri arasında genellikle negatif yönlü bir ilişki vardır) (p<0.05). Akran zorbalığına uğrama için oluşturulan lojistik regresyon modellerinde (Model 1 ve 2) okul başarısı istatistiksel anlamlılığını yitirmiştir (p>0.005). Okul başarısı zorba (Model 3 ve 4) ve zorba/ kurban (Model 5 ve 6) için kurulan bütün lojistik regresyon modellerinde anlamlılığını korumuştur (p<0.05). Kendine göre okul başarısı çok kötü/kötü olan öğrenciler çok iyi/iyi olan öğrencilerden 4 kat (Model 3'te 4.0 (%95 GA 1.9-8.6) ve Model 4'te 3.7 (%95 GA 1.7-8.1)) daha fazla akran zorbalığı yapmaktadır. Kendine göre okul başarısı çok kötü/kötü olan öğrenciler çok iyi/iyi olan öğrencilerden 4 ila 5 kat (Model 5'te 4.9 (%95 GA 2.1-11.5) ve Model 6'da 4.2 (%95 GA 1.7-10.4)) daha fazla zorba/kurban olmaktadırlar. Araştırmada akran zorbalığının en çok meydana geldiği dört yer; %64.4 bahçe/spor sahası, %56.3 sınıf (öğretmen sınıfta değilken), %45.4 koridor/merdiven ve %37.9 okul yoludur. Araştırmada akran zorbalığına uğrayan öğrencilerin %40.8'inin bu durumu kimseye söylemediği saptanmıştır. Akran zorbalığına uğradığını birine anlatan öğrencilerin; %66.0'ının ebeveynlerine, %32.0'ının sınıf öğretmenine ve %16.5'inin okulda başka bir yetişkine anlattığı saptanmıştır. Akran zorbalığına uğrayan öğrencilerin ebeveynlerinin sadece %27.6'sı öğrencinin uğradığı akran zorbalığını durdurmak için okulla görüşmüştür. Sonuç ve Öneriler: Araştırmada her dört öğrenciden birinin akran zorbalığına uğradığı saptanmıştır. Kentsel ve yarı kentsel bölgelerde bulunan okullarda akran zorbalığı açısından fark saptanmamıştır. Bu durum akran zorbalığının bütün ilçede ele alınması gereken yaygın bir problem olduğunu göstermektedir. Araştırmada özellikle kaynaştırma öğrencilerinin akran zorbalığına yoğun bir şekilde maruz kaldığı bulunmuştur. Akran zorbalığının işaretleri açısından özellikle bu öğrenciler için öğretmenlerin ve velilerin dikkatli olması gerekmektedir. Anahtar kelimeler: akran zorbalığı, kurban, zorba, zorba/kurban, Güçler ve Güçlükler Anketi

Akran zorbalığıAnketlerManisa+2
Damla Akman
Manisa Celal Bayar University
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Demokrat Parti döneminde Manisa kentinin eğitim durumu(1950-1960)

Bu çalışma,1950-1960 yılları arasında Demokrat Parti hükümetlerinin uygulamış olduğu eğitim politikalarının Manisa kentine yansımaları ve bunun Türk eğitim tarihine olan katkılarını incelemek amacıyla hazırlanmıştır. Birinci bölümde Türkiye'deki eğitim faaliyetlerinin Tanzimat Dönemi'nden başlayarak 1950 yılına kadar olan süreç dönemlere ayrılarak incelenmeye çalışılmıştır. İkinci bölümde Demokrat Parti'nin 1950-1960 yılları arasındaki eğitim ve öğretim adına yapmış olduğu kongreler, uygulamalar, şuralar, bütçe görüşmeleri, öğrenim kademelerindeki istatistikler, öğretmenlerin yetiştirilmesi konuları üzerinden değerlendirmeler yapılarak bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde Manisa kentinde 1950-1960 yılları arasında görülen eğitim ve öğretim başlığı altında gerçekleştirilen sosyal ve kültürel etkinlikler, öğretmen eğitim dernekleri, öğretmen, öğrenci ve okul durumları, kütüphaneler, Manisa'ya yapılan öğretmen nakil ve tayinleri, Manisa milletvekillerinin eğitimle ilgili görüşleri incelenmiştir. Bilimsel tarih araştırma yöntemlerine uygun olarak çeşitli kaynaklardan yararlanarak çalışma tamamlanmıştır.

Demokrat PartiEğitimManisa
Koray Gün
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Tunay Demran Koleksiyonu'nda yer alan Bizans İmparatorluğu sikkeleri

Manisa Müze Müdürlüğü'ne kayıtlı olan koleksiyoner Tunay Demran, koleksiyonunu oluşturduğu arkeolojik ve etnografik eserler ile 2000 yılından günümüze kadar taşınabilir kültürel miras koleksiyonculuğuna katkıda bulunmaktadır. Söz konusu koleksiyon toplam 468 adet sikke içermektedir. M.Ö. 6. yüzyıldan M.S. 16.-17. yüzyıla kadar geniş bir tarih aralığını içeren sikke koleksiyonu Lydia, Grek, Pers, Roma, Bizans, Anadolu Beylikleri Dönemi ve Ortaçağ Avrupa Dönemi olmak üzere farklı uygarlıklara ait eserleri barındırmaktadır. Tez çalışmamızın temelini oluşturan Bizans İmparatorluğu sikkeleri, 218 adedi ile koleksiyonun büyük bir kısmını oluşturmaktadır. Bizans sikkelerinin başlangıcı konusundaki çeşitli görüşler dikkate alınarak, koleksiyon imparator I. Anastasios (491-518) dönemindeki sikke reformuyla başlatılmıştır. Sikkeler, Bizans İmparatorluğu'nun dönemlerine göre ayrılarak kapsamlı bir şekilde incelenmiştir. Bu incelemeler sonucunda koleksiyonun İmparator II. Andronikos Palaiologos (1282-1328) dönemine kadar üretimler içerdiği anlaşılmıştır. Çalışmamızda Bizans İmparatorluğu sikkelerinin başlangıcı, sikke sisteminin evreleri, temel maden ve birimleri ile darp yerleri hakkında genel bilgiler verildikten sonra koleksiyon üzerinden detaylı bir inceleme sunulmuştur. Tez çalışmamızda öncelikle koleksiyoner Tunay Demran hakkında kısa bir bilgi ve yıllar içerisinde oluşturduğu koleksiyonu istatiksel olarak incelenmiştir. 2000 yılından günümüze kadar giderek genişleyen ve genişlemeye devam eden koleksiyon içerisindeki eserler farklı zamanlarda, alanında uzman kişiler tarafından çalışılmıştır. Söz konusu çalışmalar tez içerisinde ayrı bir başlık altında sunulmuştur. Koleksiyon hakkında yapılan çalışmalar içerisinde özellikle 2017 yılında yayınlanan "Tunay Demran Koleksiyonu" isimli kitap çalışması, tez çalışmamız ile doğrudan ilişkilidir . Koleksiyonun başlangıç yılı olan 2000 yılından 2017 yılına kadar koleksiyon sikke envanterine eklenen sikkeleri inceleyen yayın içerisindeki Bizans Dönemi'ne tarihlendirilen 69 adet sikke tez içerisinde istatiksel veriler eşliğinde sunulmuştur. 2017 yılından sonra koleksiyon envanterine eklenmiş 149 adet sikkenin ise fotoğrafları çekilerek belgeleme işlemleri yapıldıktan sonra ulusal ve uluslararası yayınlar incelenerek bir katalog çalışması hazırlanmıştır. Koleksiyon envanterine 2000-2017 ile 2017-2023 yılları aralığında eklenen sikkeler karşılaştırılarak bir değerlendirme yapılmıştır. Sonrasında bir sonuç bölümü, ardından katalog ile sikke görsellerini içeren levhalar bölümü yer almaktadır. Ekler kısmında Bizans imparatorlarının kronolojik sırayla oluşturulmuş iktidar listesi ile tez içerisinde geçen terimleri içeren Sözlükçe bölümüne yer verilmiştir.

Bizans İmparatorluğuManisaSikke
Kayahan Acar
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

218 numaralı Manisa Şer'iyye Sicili transkripsiyon ve değerlendirmesi (H. 1185-1187/M. 1771-1773)

Antik Çağlardan günümüze kadar çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapan Manisa Saruhanoğulları Beyliği ile Türk egemenliğine girmiş, sonrasında Osmanlı Devleti'nin klâsik taşra teşkilatında Saruhan Sancağı'nın bir kazası olarak yer almıştır. Çalışmaya konu olan 218 numaralı Manisa şer'iyye sicili H.1185-1187 (M.1771-1773) tarihini taşımakta olup Manisa Kazası'nın bu dönemine ait bilgilere sahiptir. Bunlar; Vergi kayıtları ve tereke kayıtları, kaza, nahiye, mahalle ve köy gibi idarî birimlerin taksimatı, tarım ve hayvancılıkla ilgili belgeler, ticaret, alım-satım, vakıflar, eşkıyalık hadiseleri olarak sıralanabilir. Çalışmada 218 numaralı şer'iyye sicilindeki bilgiler bilimsel olarak tasnif edilmiş ve sırasıyla ele alınmıştır. Bu bağlamda H.1185-1187 yılları arasındaki Manisa kazasının hukûkî, siyasî, sosyal, ekonomik, kültürel, askerî yönleri mevcut şer'iyye sicilindeki veriler çerçevesinde ortaya konulmaya çalışılmıştır. Öncelikle Manisa şehrinin kısa bir tarihi ardından şer'iyye sicilleri hakkında bilgiler verilmiş, 218 numaralı şer'iyye sicilinin değerlendirme ve transkripsiyonu yapılmıştır. Çalışmayla Manisa şehri bağlamında Osmanlı Devleti'nin 18. asrına bir nebze de olsa ışık tutulmaya çalışılmıştır.

KadıManisaMustafa III+2
Tuğba Dükar
Manisa Celal Bayar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
10
Master'sOpen AccessTR

Manisa ve Aydın mezbahalarında kesilen koyunlarda muskuler sarkokistozisin yayılımı ve histopatolojik teşhisi

Sarkokistozis, koyunlarda sık görülen, zoonoz karakterde paraziter bir enfeksiyondur. Bu çalışmada; parazitin yoğunluğunun, hangi yaş aralığında ve hangi dokularda, ne sıklıkta bulunduğunun tespit edilmesi ve hastalığın koyunculuk açısından öneminin ortaya konulması amaçlanmıştır. Manisa ve Aydın Belediye mezbahalarından rastgele seçilen toplam 100 adet koyundan (58 adet 5-6 aylık; 42 adet 2 yaşlı), dil, özofagus, kalp ve çizgili kas dokuları toplandı. İncelenen dokularda makrokiste rastlanmazken tüm dokuların %97'sinde mikrokist saptandı. Tüm koyunların en az bir doku örneğinde mikrokist görüldü ve enfeksiyon oranının %100 olduğu tespit edildi. Kuzularda da en az bir doku örneğinde mikrokist görülme durumuna göre enfeksiyon oranı %94,82 idi. Kuzularda, mikrokist oluşumu sıralaması; dil (%81,03), çizgili kas (%75,86), kalp kası (%70,68) ve özofagus (%55,17) olarak tespit edildi. Koyunlarda mikrokistlerin dokular arasındaki dağılımı incelendiğinde, sırasıyla çizgili kasta (%97,61), kalpte (%95,23), özofagusta (%90,47) ve dil dokusunda (%88,09) belirlendi. Enfeksiyon; hafif, orta ve şiddetli derecede sınıflandırılmıştır. Buna göre; kuzulardaki hafif derecede enfeksiyon; çizgili kasta %62,06; özofagusta %53,44; kalpte ve dilde %50'dir. Orta derecede enfeksiyon; dilde %18,96; kalpte %13,79; çizgili kasta %12,06 ve özofagusta %1,72'dir. Şiddetli derecede enfeksiyon ise; dilde %12,06; kalpte %6,89; çizgili kasta %1,72 olarak saptanmış, özofagusta ise enfeksiyon tespit edilemememiştir. Enfeksiyon derecesi yönünden incelenen 2 yaşlı koyunlarda; hafif derecede enfeksiyon; özofagusta %57,14; çizgili kasta %52,38; kalpte %40,47 ve dilde %28,57; orta derecede enfeksiyon; dilde %52,38; çizgili kasta %42,85; özofagusta %28,57 ve kalpte %23,8 olarak saptanmıştır. Şiddetli derecede enfeksiyon ise; kalpte %30,95; dilde %7,14; özofagusta %4,76 ve çizgili kasta %2,38 olarak tespit edilmiştir.

AydınKoyunlarManisa+2
İlkin Atasorkun
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürel bir grup olarak Makedonya göçmenleri: Çoklu-kimlikler ve aidiyetler (Manisa örneği)

Türkiye'de Balkan göçmen gruplarından biri olan Makedonya göçmelerinin kuşaklararası farklılıklar temelinde, çoklu kimlikler, çifte vatandaşlık ve aidiyet bağlamında nasıl bir kimlik inşası gerçekleştirdikleri araştırmanın odak noktasını oluşturmaktadır. Bu bağlamda araştırma, Manisa ilinde yaşayan Balkan göçmen grubu olan Makedonya göçmenleriyle sınırlandırılmıştır. Manisa ilinde yaşayan Makedonya göçmenlerinin kültürel kimliklerini, aidiyetlerini, çifte vatandaşlığa ilişkin duygu ve tutumlarını inceleyebilmek için araştırmaya birinci, ikinci ve üçüncü kuşak göçmen bireyler alınmıştır. Çalışmada nitel ve nicel yöntemlerin birlikte kullanılması tercih edilmiştir. Nitel araştırma tekniklerinden derinlemesine görüşme tekniği, nicel araştırma tekniklerinden ise anket tekniği kullanılmıştır. Bu bağlamda, nicel araştırma doğrultusunda anket tekniği ile toplanan veriler, SPSS programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Böylece genelleme yapma konusunda daha sınırlı olan nitel araştırma sonuçları kısmen de olsa güçlendirilmeye çalışılmıştır. Ortaya çıkan sonuçlara göre, Balkan göçmen gruplarından olan Makedonya göçmenleri Türk toplumuna sosyo-kültürel anlamda uyum sağlamaktadırlar. Kuşaklararasındaki farklılıklar temelinde ise çoklu aidiyet, çifte vatandaşlık ve dil kullanımına ilişkin olarak birinci ve ikinci kuşaklarda göçmen kimliği tanımlaması görülürken, son kuşaklarda bu kimliğin silikleştiği ifade edilebilir. Dil kullanımlarına ilişkin ise birinci kuşaklarda ve ikinci kuşaklarda çok dillilik mevcut iken bir sonraki kuşaklara aktarım arzusu bulunmaktadır. Üçüncü kuşaklarda ise, Makedoncanın kullanımı, devamlılığı ve aktarımı oldukça düşmektedir. Çokkültürlülük kavramı ekseninde ise kuşaklararasında kimlik ve aidiyet tanımlamalarında farklılaşmaların olduğu söylenebilir. Son olarak, Makedonya göçmen bireylerinin toplumla tamamen bütünleştiği ve uyum sağladığından söz edilebilmektedir.

AidiyetBalkan TürkleriBalkan savaşları+7
Damla Çetin
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet Halk Partisi parti müfettişlik raporlarına göre Batı Anadolu Halkevleri

Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk partisi ve devrimci bir partidir. Kurulduğu günden itibaren ekonomik, siyasi, sosyal ve kültürel anlamda birçok adım attı. Yeni kurulan devletin toplumsal yapısı bu süreçte Cumhuriyet Halk Partisi ile tam bir bağ kuramadı. Çok partili hayata geçiş denemelerinin başarısız olması, 1929 ekonomik buhranı, dünyadaki siyasi gelişmeler, köy ile kent arasındaki farkın kapanmaması, devrimlerin hala daha toplum tarafından tam olarak benimsenmemesi Cumhuriyet Halk Partisi'nin yeni adımlar atmasına neden oldu. Bu adımlardan biri de Halkevlerinin açılmasıdır. Cumhuriyet Halk Partisi 19 Şubat 1932 tarihinde 9 şubeden oluşan Halkevleri açarak halk ile olan bağını tekrar güçlendirmeyi ve halkın sosyal ve kültürel gelişimini sağlamayı amaçlıyordu. Dil-Edebiyat ve Tarih Şubesi, Güzel Sanatlar Şubesi, Temsil Şubesi, Spor Şubesi, Sosyal Yardım Şubesi, Halk Dershaneleri ve Kurslar Şubesi, Kütüphane ve Neşriyat Şubesi, Köycülük Şubesi, Müze ve Sergi Şubesi olmak üzere 9 şubeden oluşan halkevlerine halk hangi ilgi ve yeteneği varsa katılacaktı. Her ilde, ilçede, kasabada, köyde açılacak olan bu kültür kurumunda bazı hususlar ön plana çıkıyordu. Bu hususlar bina, eleman ve para sorunuydu. Öncelikle bu kültür kurumunun açılması için en önemli nokta faaliyetlerin gerçekleşeceği bina durumudur. Bu eksiği gidermek için Türk Ocaklarından kalma binalar kullanılmıştır. Halkevleri bazı bölgelerde parti ile aynı binayı kullanmış ya da belediyenin tahsis ettiği yerlerde faaliyetlerini sürdürme olanağı bulmuştur. Bu kültür kurumu en ücra yerlere kadar ulaştırılmak isteniyordu. Fakat özellikle köylerde, kasabalarda ve hatta bazı il ve ilçelerde dahi halkevlerinin teşkilatlanması için eğitimli, kültürlü insan sayısının varlığına ihtiyaç duyulması faaliyetleri halka öğretecek olan eleman sorununu ve bu kurumun ısınma, aydınlatma, su temel ekonomik giderleri ve şubelerin çalışabilmesi için yapılacak olan masraflar para sorununu ortaya çıkarıyordu. Bunların dışında bazı yerlerde halkevleri teşkilatı oluşturmanın zorlukları bulunuyordu. Bu yüzden bu yerlerde de halkodası kurulma düşüncesi ortaya çıkıyordu. Cumhuriyet Halk Partisi, bu kültür kurumunun çalışmalarını daha yakından takip etmek, halkevinin amaçlarını gerçekleştirme yolunda kat ettiği mesafeleri görmek için teftiş etme gereğine ihtiyaç duymuş ve tüm illeri teftiş bölgelerine ayırarak milletvekillerini kendi seçim bölgeleri dışına göndererek ve il yönetim kurulları aracılığıyla Halkevlerini denetlemiş ve çalışmaları hakkında bilgiler almıştır. Aydın, İzmir ve Denizli illerinde Halkevleri faaliyetleri, Aydın, İzmir ve Denizli Halkevinin kurulmasıyla 19 Şubat 1932'de, Balıkesir, Muğla ve Manisa illerinde ise 24 Şubat 1933'te Balıkesir, Muğla ve Manisa Halkevlerinin kurulmasıyla başlamıştır. Bu Halkevleri içinden Balıkesir Halkevi 7, Muğla Halkevi 8 ve diğer halkevleri 9 şubesinin tamamını açmış, her alanda yıllar boyunca istikrarlı bir şekilde faaliyetlerini yürütmüş ve kendi Halkevi neşriyatlarını ve dergilerini çıkarmış tam teşekküllü Halkevleridir. Batı Anadolu Bölgesinde kültürel kalkınma atılımları Halkevlerinin ilk yıllarında bu illerde başlamıştır. Aynı zamanda bu illerin kazalarında, nahiyelerinde ve köylerinde kısa sürede Halkevi ve Halkodası örgütlenmesi gerçekleştirilmiş, illerin tüm idari bölgelerine bu faaliyetler yayılmıştır. CHP müfettişlik raporları, söz konusu Halkevlerinin eksiklerinin ve ihtiyaçlarının neler olduğunu tespit edip bu noksanlıkları gidermekte önemli birer dokümandır. Bu dokümanlara Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi, CHP Fonunda ulaşılmıştır. Teftiş raporlarında Halkevlerinin faaliyetlerinin neler olduğunu, hangi şubelerinin teşkil edildiği, Halkevi binasının faaliyetleri yürütebilmek açısından elverişli olup olmadığı, mali durumunun faaliyetler açısından yeterli olup olmadığı bütüncül bir anlayışla ortaya konmuştur. Esasında bu Halkevleriyle ilgili CHP'nin her sene çıkardığı Halkevi faaliyet raporlarından bilgi sahibi olabiliriz. Ancak bu raporları incelediğimizde genel olarak Halkevlerinin faaliyetlerindeki başarılarından ve istatistiki verilerden bahsedilmiştir. Halkevlerinin eksiklikleri ve gereklilikleri hususunda herhangi bir bilgi verilmemiştir. Bu yönüyle teftiş raporları, Batı Anadolu'da faaliyetlerini yoğun olarak yürüten bu illerdeki Halkevi faaliyetlerinin neler olduğunu, eksikliklerinin ne olduğunu, nasıl bir maddi imkana sahip olduğunu ve binalarının yeterli olup olmadığını, şubelerinin teşkil edilip edilmediğini, faaliyetlerinde ne tür zorluklar yaşadığını ortaya koymak açısından bizlere farklı bir bakış açısı sunmaktadır.

Batı AnadoluCumhuriyet Halk PartisiDenizli+7
Faik Polat
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00

Related subjects