Happiness

172 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Serbest zamanlarını gençlik merkezlerinde değerlendiren üniversite öğrencilerinin serbest zaman doyum, yaşam doyum ve mutluluk düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, serbest zamanlarını Gençlik Merkezlerinde değerlendiren üniversite öğrencilerinin serbest zaman doyum, yaşam doyum ve mutluluk düzeylerinin incelenmesidir. Araştırmaya, 2018-2019 eğitim öğretim döneminde, Muğla Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesindeki Gençlik Merkezlerinde serbest zaman faaliyetlerine katılan ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinin farklı fakültelerinde eğitim alan 18-29 yaş aralığındaki 250 üniversite öğrencisi katılmıştır. Araştırmanın verilerini toplamak için, araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu, Beard ve Ragheb (1980) tarafından geliştirilen Serbest Zaman Tatmin Ölçeğinin kısa versiyonu, Hills ve Argyle (2002) tarafından geliştirilen Oxford Mutluluk Ölçeğinin kısa versiyonu (OMÖ-K) ve Diener, Emmons, Laresen ve Griffin (1985) tarafından geliştirilen Yaşam Doyumu Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde Bağımsız Örneklemler t testi, Bağıntılı Örneklem t testi, Kruskal-Wallis Testi, ANOVA Testi ve Pearson Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçları ışığında, serbest zaman doyum ortalama puanı ile cinsiyet değişkeni açısından anlamlı farklılık bulunmuştur. Yaşam doyumu ve mutluluk ortalama puanlarının cinsiyete göre anlamlı düzeyde farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Serbest zaman doyum, yaşam doyumu ve mutluluk ortalama puanları, yaş ve öğrenim durumu açısından gruplar arasında anlamlı düzeyde herhangi bir farklılık göstermemektedir. Serbest zaman doyum ve yaşam doyumu ortalama puanları aile gelir durumu açısından gruplar arasında anlamlı düzeyde herhangi bir farklılık göstermemektedir. Mutluluk ortalama puanları ile aile gelir durumu açısından anlamlı düzeyde farklılık göstermektedir. Aile gelir durumuna bağlı mutluluk düzeyinin artış göstermesi dikkat çekici bir bulgudur. Serbest zaman doyum ortalama puanı ile Gençlik Merkezlerine gelme sıklığı değişkeni açısından anlamlı düzeyde farklılık göstermektedir. Gençlik Merkezlerine gelme sıklığı her gün, haftada bir ve ayda bir olan öğrencilerin serbest zaman doyum ortalama puanlarında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Araştırmaya katılan katılımcıların serbest zaman doyumu, yaşam doyumu ve mutluluk ortalama puanları arasında anlamlı derecede orta düzeyde bir korelasyon bulunmaktadır.

Boş zamanları değerlendirmeGençlik merkezleriMutluluk+4
İbrahim Dikici
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İç hastalıkları polikliniğine başvuran hastalarda başarılı yaşlanma ve mutluluk durumları arasındaki ilişki

Amaç: İç hastalıkları polikliniğine başvuran hastaların başarılı yaşlanma ve mutluluk durumlarını incelemektir. Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel anket çalışmamızın materyalini; Balıkesir Atatürk Şehir Hastanesi İç Hastalıkları Polikliniklerine 30.06.2022-01.12.2022 tarihleri arasında, bilişsel açıdan engeli olmayan, Türkçe iletişim kurabilen, 18 yaş ve üzeri, en fazla yönetilebilen bir kronik hastalığa sahip, günlük yaşam aktivitelerini gerçekleştirebilen ve ayaktan başvuran 492 birey oluşturmaktadır. Bireylere kişisel bilgilerin sorgulandığı 12 soruluk anket, Başarılı Yaşlanma Ölçeği ve Mutluluk Ölçeği anket metodu ile yüz yüze görüşülerek uygulandı. Araştırmada; normal dağılıma uyan verilerde iki grup için Bağımsız gruplarda t testi, ikiden fazla grup için ise ANOVA Varyans analizi kullanılmıştır. Başarılı yaşlanmanın mutluluk üzerine üzerinde etkisini belirlemek için Lineer Regresyon analizi kullanıldı. Verilerin değerlendirilmesinde anlamlılık düzeyi p<0.05 kabul edildi. Bulgular: İç hastalıkları polikliğine başvuran bireylerin başarılı yaşlanma düzeyi, mutluluk durumunu %30.7 oranında açıklamaktadır (t=9.568; p<0.001; R2=0.307). İç hastalıkları polikliğine başvuran bireylerin başarılı yaşlanmaları, mutluluğu anlamlı düzeyde 0.283 kat artırırken (p<0.001); bireylerin sağlıklı yaşam biçiminin mutluluğu anlamlı olarak etkilemediği saptanmıştır (t=-1.676; p=0.094; p>0.05). Araştırmaya katılan bireylerin öğrenim ve gelir durumları başarılı yaşlanmayı ve mutluluk durumunu etkilerken, meslek durumu sadece mutluluk durumunu etkilediği sonucu elde edilmiştir. Sonuç: Bu çalışmada iç hastalıkları polikliğine başvuran bireylerin başarılı yaşlanma ve mutluluk durumları arasında olumlu ve orta düzeyde ilişki saptanmıştır. Hemşire bireylerin başarılı yaşlanma ve mutluluk durumlarını bakımın kalitesini arttırmak amacıyla mutlaka değerlendirmelidir. Başarılı yaşlanma ve mutluluğun sağlanması için hemşirelerin topluma sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıklarının aşılanmasında danışmanlık yaparak toplumun bilgilendirilmesi sağlanmalıdır. Anahtar kelimeler: Başarılı yaşlanma, Mutluluk, İç Hastalıkları Hemşireliği

HemşirelikHemşirelik araştırmalarıMutluluk+4
Cansu Yılmaz
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Sufilerde huzurlu yaşam ve ahlaki olgunluk

Bu çalışmanın amacı, önce, Ruhzârî tarikatına mensup olan bireylerin ahlaki olgunluk ve huzur düzeylerini etkileyen faktörleri incelemek ve bu faktörler ile ahlaki olgunluk ve huzur arasında nasıl bir ilişki olduğunu ortaya koymaktır. Sonra, Ruhzârî tarikatı katılımcılarının ahlaki olgunluk ve huzur düzeyleri betimsel açıdan tespit edilerek, bu düzeyleri etkilediği varsayılan bazı demografik değişkenler ile bağımlı değişkenler arasındaki ilişki düzeylerini incelemektir. Buna göre, konuyla ilgili 40 hipotez geliştirilmiş ve araştırma sonucu ulaşılan bulgulardan hareketle söz konusu hipotezler test edilmiştir. Araştırmanın örneklemi 23 yaş ve üzeri Çorum, Kırıkkale, Ankara ve İstanbul illerinde yaşayan 5 yıl ve üzeri süredir Ruhzârî tarikatı katılımcısı olan 740 erkek katılımcıdan oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından oluşturulan demografik özelliklerin bulunduğu "Kişisel Bilgi Formu", katılımcıların ahlaki olgunluk ve huzur düzeylerini belirlemeye yönelik 5'li Likert tipi "Ahlaki Olgunluk" ve "Huzur Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma sonucunda demografik değişkenler ile ahlaki olgunluk, demografik değişkenler ile huzur arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık ve ilişkilerin olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, her iki yöntemle elde edilen bulgulara göre; katılımcıların ahlaki olgunluk düzeyi ile huzur düzeyleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişkinin bulunduğu ve ahlaki olgunluk ile huzur arasında pozitif yönde orta düzeyde bir ilişkinin olduğu ve ahlaki olgunluğun huzurdaki varyansın % 9'unu açıkladığı saptanmıştır. Bulgular ahlaki olgunluğun huzurun anlamlı bir yordayıcısı olduğunu göstermiştir. Tarikat ritüellerini yerine getirmenin örneklem tarafından sıklıkla kullanıldığı ve bu ritüelleri yerine getirmenin katılımcıların ahlaki olgunluk ve huzur düzeyleri üzerinde pozitif yönlü katkısının olduğu da araştırmanın bulguları arasındadır.

Ahlaki olgunlukDin felsefesiHalidi tarikatı+7
Eyyüp Kayacı
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Postmenopozal kadınlarda rekreasyon amaçlı yüzme egzersizinin emosyonel durum üzerine etkisi

Bu araştırma, postmenopozal kadınların rekreasyon amaçlı yüzme egzersizinin emosyonel durum üzerine etkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya, postmenopozal dönemde olan 34 deney ve 34 kontrol grubu olmak üzere toplam 68 kadın katılmıştır. Araştırma ön-son test deney-kontrol gruplu karşılaştırmalı deneysel tipte yapılmıştır. Postmenopozal kadınların haftada iki gün ve günde bir saat olmak üzere toplam 8 haftalık rekreatif etkinlik olan yüzme uygulaması yapılarak öncesi ve sonrası fiziksel ölçümleri alınmıştır. Çalışmada postmenopozal kadınların emosyonel durumlarını belirlemek amacıyla''Beck Umutsuzluk Ölçeği, Oxford Mutluluk Ölçeği ve Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği''kullanılmıştır. Verilerin analizinde, BUÖ, OMÖ-KF ve ön test KPSÖ puan değerleri için non-parametrik testlerden Mann-Whitney U, Kruskal Wallis Test İstatistiği ve Sperman Korelasyon analizi yapılırken, grupların KPSÖ son test puanı için parametrik testlerden T testi, Anova, Pearson Korelasyon analizi uygulanmıştır. Araştırmada analizler %95 anlamlılık düzeyinde (p<0.05) incelenmiştir. Deney grubundaki postmenopozal kadınların egzersiz sonrası antropometrik ölçüm değerlerinde anlamlı düzeyde azalmıştır. Deney grubundaki kadınların egzersiz öncesi umutsuzluk düzeyleri daha yüksek iken egzersiz sonrası umutsuzluk düzeyleri anlamlı şekilde azalma olmuştur. Deney grubundaki kadınların egzersiz sonrası mutluluk ve psikolojik sağlamlık düzeylerinde de anlamlı artış saptanmıştır. Grup içi ve gruplar arası postmenopozal kadınların ön ve son test puanları bakıldığında umutsuzluk derecesi azaldıkça, mutluluk ve psikolojik sağlamlık düzeylerinin arttığı tespit edilmiştir. Deney grubunda postmenopozal kadınların emosyonel durumları ile bağımsız değişkenler arasında istatistiki olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Postmenopozal kadınlara uygulanan rekreatif amaçlı yüzme egzersiz proğramının, katılımcıların fiziksel ve psikolojik sağlık durumlarına önemli bir etkiye sahip olduğu ve bu dönemdeki kadınların emosyonel duygu durumlarına yardımcı bir tedavi aracı olarak kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.

DuyguKadınlarMenopoz+6
Gamze Güney
Hitit University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin egzersiz davranışı düzeyleri ile vücut kompozisyonuna yönelik bilgi ve tutumları arasındaki ilişki

Dünya ve Türkiye'de inaktiviteye ve vücut kompozisyonu ile ilgili bilgisizliğe bağlı çocuklar ve adölesanlarda aşırı kiloluluk ve obezite prevalansı artmaktadır. Bu çalışmada, üniversite öğrencilerinin egzersiz davranışı düzeyleri ile vücut kompozisyonuna yönelik bilgi ve tutumları arasındaki ilişkinin araştırılması amaçlanmıştır. Verilerin toplanması için 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Amasya Üniversitesinin il merkezinde bulunan fakülte ve yüksekokullarda halen öğrenim gören 5457 öğrenciye google veri tabanı üzerinden hazırlanan anket linki çevrimiçi ortamda gönderilmiş ve araştırmaya 15 gün içerisinde toplam 1280 gönüllü kişi katılmış ve değerlendirilmiştir. Verilerin istatistiksel analizlerinde sırasıyla, çapraz çizelgeler hesaplanmış ve ikili grupların karşılaştırılmasında Mann Whitney U testi ile değişkenler arasındaki ilişkilerin belirlenmesinde Spermann sıralı korelasyon katsayıları hesaplanmıştır. Bu çalışmanın sonuçlarında; erkeklerin kadınlardan yaş olarak anlamlı düzeyde daha büyük, daha uzun boylu, daha kilolu, yüksek VKİ'li ve fiziksel açıdan daha aktifken, her iki cinsiyet arasındaki sağlık, sigara kullanım oranları ve aylık gelir düzeyleri farklı değildir. Sadece "Obezitenin sağlık için ne ölçüde zararlı olduğunu düşünüyorsunuz?" algısı kadınlarda daha yüksektir. Düzenli fiziksel aktivite yapan erkekler, sedanterlere kıyasla istatistiksel düzeyde daha yaşlı, egzersiz davranışı düzeyleri daha yüksek, obezitenin sağlık için büyük ölçüde zararlı olduğunu düşünmekte ve mevcut kilo durumundan memnundur. Düzenli fiziksel aktivite yapan kadınlar; istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek egzersiz davranış düzeyine sahip, obeziteyi sağlık için daha çok zararlı görmekte, mevcut kilo durumundan memnuniyetleri düşük, mevcut kilo durumunu anlamlı düzeyde daha çok değiştirme eğiliminde ve aynaya baktıklarında kendilerini daha az beğenenlerdir. Sonuç olarak, üniversiteler bilimsel yöntemlerle toplanan verilere dayalı geliştirilen fiziksel ve sportif aktivite programları ve yaşam kalitesini artırmaya yönelik eğitimleri planlamalı ve uygulamalıdır. Anahtar Kelimeler: Fiziksel aktivite, Mutluluk, Obezite bilgisi, Sağlık.

BilgiEgzersizFiziksel aktivite+5
Kadir Duhan Albayrak
Hitit University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İmam Gazâlî'nin İhyâ-u Ulûmi'd-Din adlı eserinde din ve mutluluk ilişkisi üzerine araştırma

Din ve mutluluk, etkileşim içinde olan olgulardır. Mutluluk insanın yaşamı boyunca elde etmeyi nihai amaç olarak karşımıza çıkarken din de insanlar için hem dünya hem de ahiret mutluluğunu hedeflemektedir. Bu yüzden mutluluk arayışında dinin önemli bir etkisi oluğunu söylemek mümkündür. Bu çalışmamızda din ve mutluluk ilişkisi hakkında İmam-ı Gazâlî'nin görüşleri, din psikolojisi çerçevesinde incelenmiştir. Öncelikle din ve mutluluk kavramları ve psikoloji alanında din ve mutluluk ile ilgili yaklaşımlar incelenmiştir. Daha sonra İmam-ı Gazâlî'nin mutluluk tanımı, mutluluk ile ilişkilendirdiği kavramlar ve sonsuz mutluluk için açıkladığı unsurlar ele alınmıştır. Araştırma sonucunda Gazâlî'nin gerçek mutluluğun ahirette olacağı ile ilgili görüşünün İslam psikolojisi ile örtüştüğü saptanmıştır. Bunun yanında Batı psikoloji biliminin mutluluk ile ilgili yaklaşımlarından hümanistik yaklaşım ile pozitif psikoloji yaklaşımı arasında bazı temel benzerlikler tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Din, mutluluk, İhyâ-u Ulûmi'd-Din, ahiret mutluluğu

AhiretDinDin psikolojisi+5
Şenay Acar
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğretmenlerinin örgütsel mutluluk ile örgütsel bağlılık algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim öğretmenlerinin örgütsel mutluluk ile örgütsel bağlılık algıları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu araştırma nicel araştırma yöntemlerinden biri olan yordayıcı korelasyonel modelle yapılmıştır. Araştırmanın evrenini 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Gaziantep'in Nizip ilçesinde yer alan ortaöğretim okullarında görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmada örneklem alma yoluna gidilmemiş ve 521 öğretmen tarafından doldurulan formlar araştırmanın verilerini oluşturmuştur. Araştırmanın amacı doğrultusunda; öğretmenlerin kişisel özelliklerini betimlemek için "Kişisel Bilgiler Formu", okul mutluluğu algılarını belirlemek için "Okul Mutluluğu Ölçeği" ve örgütsel bağlılık algılarını belirlemek için "Örgütsel Bağlılık Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde SPSS 22 programı kullanılmıştır. Verilerin analizinde t-testi, ANOVA testi, Pearson korelasyon analizi ve regresyon analizi yapılmıştır. Araştırma bulgularına göre, öğretmenlerin okul mutluluğu ve alt boyutlarına ilişkin algılarının kısmen yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin okul mutluluğu algısı cinsiyet, istihdam türü, okul türü ve okuldaki görev süresi değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık gösterirken; mesleki kıdem, yaş ve branş değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Öte yandan öğretmenlerin örgütsel bağlılık ve alt boyutlarına ilişkin algıları da kısmen yüksek düzeydedir. Cinsiyet, istihdam türü, mesleki kıdem, okul türü, yaş ve okuldaki görev süresi değişkenleri açısından öğretmenlerin örgütsel bağlılık algıları anlamlı farklılık gösterirken, sadece branş değişkeni açısından anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Bununla birlikte öğretmenlerin okul mutluluğu algıları ile örgütsel bağlılık algıları arasında pozitif yönde, anlamlı ve orta düzeyde bir ilişki bulunmuştur. Öğretmenlerin görüşlerine göre okul mutluluğu algısı, örgütsel bağlılık algısının pozitif yönde, anlamlı bir yordayıcısıdır. Örgütsel bağlılığa ilişkin toplam varyansın %40'ı okul mutluluğu ile açıklanmaktadır. Okul mutluluğu boyutları içerisinde öğrenme ortamı, örgütsel bağlılığın en önemli yordayıcısıdır. Okullarda çalışan öğretmenlerin okul bağlılığının artırılabilmesi için okullarında mutlu olmaları gerekmektedir. Okullarda görev yapan öğretmenlerin mutluluk düzeylerinin arttırılması için öğretmenler arasındaki formal ve informal iletişim, etkileşim ve işbirliği arttırılmalıdır.

MutlulukOrtaöğretimÖrgütsel bağlılık+2
Mehmet Ateş
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İnsanın anlam ve mutluluk arayışında inancın rolü

Bu çalışmada, insanın anlam ve mutluluk arayışı, Logoterapi ve anlam arayışı, Logoterapi ve teoloji, nihaî anlam arayışında inanç ve dinin rolü konuları ele alınıp araştırılmıştır. İnsanın anlam arayışı ve anlamsızlık, mutluluk arayışı ve mutsuzluk ile ilgili konulara dair görüşler incelenmiş olup, anlam-anlamsızlık ve mutluluk-mutsuzluk olgularının yapısal niteliklerine açıklama getirilmiştir. Logoterapinin, anlam arayışındaki insana sunduğu yanıtlar ve teolojiye bakışı ele alınmıştır. Tanrı inancı, dinî inanç ve ebedîyet inancının, insanın anlam-nihaî anlam arayışındaki rolü araştırılıp incelenmiştir. Logoterapinin, bir psikoterapi ekolü olarak bulduğu tekniklerle ve sunduğu yanıtlarla, insanın anlam arayışına katkıda bulunduğu saptanmıştır. Tanrı inancı, dinî inanç ve ebedîyet inancının, anlam ve nihaî anlam arayışındaki inanan insana, nihaî bir dünya görüşü ve kalıcı anlamlar sunarak rehberlik ettiği ve destek olduğu sonucuna varılmıştır.

Anlam arayışıDin psikolojisiLogoterapi+6
Arzu Öztan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Russell düşüncesinde yaşam için felsefe

İnsan olarak hayat boyu hep bir şeylerin peşinde koşturmaya programlanmış gibiyiz. Bazen mutluluk, bazen huzur, bazen iyi bir insan olma arzusu, bazen tutkularımız, bazen de para, hırs bizi peşinden koşturan şeylerin bir kısmı. Ancak neyin peşinde koşarsak koşalım bunun bir hududu yok ve bu şekilde yaşamlarımızın sonuna geleceğiz, gerek ulaşmış gerek ulaşamamış. Russell insanın hayat boyu peşinde koştuğu her şeye bir şekilde değinmiş bir düşünürdür ve bundan yıllar önce söylediği şeyler hala günümüzde mevcut. Dolayısıyla bu tez kapsamında Russell'ın eğitim, toplum, mutluluk, evlilik, etik, siyaset, özgürlük gibi konularda nelere değindiğini, bu konudaki kitaplarını inceleyerek ele almak istiyorum.

EtikEvlilikEğitim+5
Elif Merve Doğan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Hadisler bağlamında mutluluk

İslam, mutluluğu; dünya mutluluğu ve ahiret mutluluğu olmak üzere iki farklı kategoride ele almıştır. Dünyayı ebedi mutluluk yurdu, cennetin elde edilebileceği mekân olarak değerlendiren İslam'ın, ahiret hayatına daha fazla önem verdiğini söyleyebiliriz. Bu tezimizde İslam'ın dinin temel kaynaklarından ikincisi kabul edilen Hz. Peygamberin hadislerinin, mutluluk kavramıyla ilgili olanlarından yola çıkarak Hz. Peygamberin mutluluğa bakış açısını ele alıp incelemeye çalıştık.

Din psikolojisiHadisHz. Muhammed+2
Mustafa Erten
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessEN

Determinants absolute and relative income hypothesis across twenty selected African countries

A number of studies have been conducted about income hypotheses in some African countries, the study determinants absolute and relative income hypotheses across twenty selected African countries from 1980 to 2015. This study tries to find out or verify whether the selected countries are in conformity to the Absolute and Relative Income Hypotheses as well as finding out whether interest rates, inflation rates, and exchange rates have a significant impact on consumption per capita. Fixed effects, Random effects, Hausman test and some Diagnostics tests were employed for the analysis of the data. The results indicated that Income per capita had a positive significant impact on Consumption per capita and marginal propensity to consume is smaller than one. Interest Rates, Inflation Rates, and Exchange Rates have a negative significant impact on Consumption. Relative Consumption was significantly affected by Relative Income but negatively. Finally, Demonstration effect was also discovered among the selected countries. It was concluded that the twenty selected African countries are in conformity to Absolute and Relative Income Hypothesis and the remain independent variables under study (interest rates, inflation rates, and exchange rates) have a significant impact on consumption per capita. With regards to the findings, policy makers of these countries were recommended to maintain a low level of interest rates, inflation rates and exchange rates due to the negative relationship they have with consumption. By undertaking this, it would promote consumption; an increase in consumption will induce more job opportunities; generating more revenue and taxes to the government.

AfricaAfrican countriesExchange rate+7
Alı Dahıru Mohammed
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Okullarda öğretmenlerin örgütsel mutluluğunu etkileyen faktörlerin incelenmesi

Bu çalışmanın temel amacı, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda çalışan öğretmenlerin örgütsel mutluluğunu etkileyen faktörlerin belirlenerek örgütsel mutluluğun kurumda artırılması için yapılması gerekenler konusunda öğretmen görüşlerinin derlenmesidir. Çalışmada temel yöntem olarak nitel araştırma desenlerinde olgu bilim yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Gaziantep ili Şahinbey ilçesinde ortaokullarda çalışan öğretmenler oluşturmaktadır. Yapılan nitel araştırmada amaçlı örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi yöntemiyle çalışma grubu belirlenmiştir. Öğretmenlerin örgütsel mutluluğunu etkileyen faktörlerin araştırılması ve bu faktörlerin geliştirilmesine yönelik yapılacakların saptanması amacıyla 2016-2017 eğitim-öğretim yılında birinci dönemde Şahinbey ilçesine bağlı on okulda görev yapan kırk öğretmenle görüşme yapılmıştır. Veri toplama aşamasında görüşme formu kullanılmış ve veriler içerik analizi metoduyla incelenmiştir. Örgütsel mutluluğu etkileyen altı tema elde edilmiştir. Bunlar; yönetsel süreçler, işedönük davranışlar, bağlılık, iletişim, çevresel faktörlerdir. Araştırma sonucunda öğretmenleri en çok mutlu eden faktörler; takdir görme; okulda sevgi, saygı ve hoşgörü; öğretme ve öğrenci sevgisi; empati; öğrenci mutluluğu ve yeterli gelirdir. Örgütsel mutluluğun artırılması konusunda da en çok dile getirilen konular; "şikâyetler ve öneriler önemsenmeli; verimli çalışılmalı, aidiyet artırıcı etkinlikler planlanmalı; önyargısız davranılmalı; ek kitap sağlanmalı; okullara ek bütçe sağlanmalı" şeklindedir. Elde edilen bu sonuçlar, öğretmenlerin örgütsel mutluluğunu artırmak için yapılması gerekenler başlığında kim tarafından ne yapılacağı ve bu işlemin nasıl yapılacağı şeklinde raporlaştırılmıştır. Anahtar kelimeler: Mutluluk, örgütsel mutluluk, ortaokul öğretmenleri.

MutlulukOrtaokul öğretmenleriÖrgütsel mutluluk+2
Cahide Selbi
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Dünya ülkelerinde mutluluk eşitsizliği-mutluluğu belirleyen faktörlerin analizi

Mutluluk insanoğlunun hayatı boyunca ulaşmayı istediği en yüksek amaç olduğundan mutluluğun ne olduğu, gerçekte var olup olmadığı, insan davranışları üzerinde belirleyici olup olmadığı, nasıl elde edilebileceği, insanların niçin mutlu olmak istedikleri, mutluluğu belirleyen faktörlerin neler olduğu gibi konular sürekli olarak tartışılmıştır. Mutluluk genetik faktörlerin yanı sıra yaşam şartları ekonomik, sosyo-demografik ve kurumsal faktörler gibi bireysel iyi oluşa ilişkin geniş araştırma alanının bir parçasıdır. Bu doğrultuda çalışmada ekonomik ve sosyo-demografik faktörlerin bildirilen mutluluk düzeyi üzerindeki etkisinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Birleşmiş Milletler Kalkınma Ağı tarafından hazırlanan "World Happiness Report" 2016 ve 2010 yılı anket verilerinin kullanıldığı çalışmada bağımlı değişken olarak bildirilen mutluluk düzeyi verisi, açıklayıcı değişken olarak ise log kişi başına GSYİH, doğumda sağlıklı yaşam beklentisi, sosyal destek, seçim yapma özgürlüğü, cömertlik, yolsuzluk algısı, ulusal hükümete güven, işsizlik oranı ve enflasyon oranı kullanılmıştır. Tüm dünya ülkelerini kapsayan iki ayrı örneklemde 2010 ve 2016 yılları için üç ayrı model belirlenmiştir. Analiz yöntemi olarak bağımlı değişkenin nitel ve sıralı ölçekte olduğu durumlarda son dönemlerde sıklıkla kullanılan Sıralı Logistik Regresyon analizi tercih edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre; yüksek gelirin tek başına insanları mutlu etmeye yetmediği, gelirin yanında diğer sosyo-demografik ve kurumsal değişkenlerin de analiz edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

MutlulukSıralı logitYaşam doyumu
Olcay Servet
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye ve AB ülkelerinde öznel iyi olma üzerinde bireylerin sağlık durumunun aracılık rolü: Bir genelleştirilmiş yapısal eşitlik modeli uygulaması

Mutluluk ve yaşam tatmini, bireylerin yaşamlarına yönelik algılarını yansıtan, psikoloji ve sosyoloji gibi alanlarda sıklıkla araştırılan iki önemli kavramdır. İnsanların genel yaşam memnuniyetlerini ve mutluluk düzeylerini anlamak, sadece bireysel refahı değil, aynı zamanda toplumsal refahı da belirleyen kritik unsurlardan biridir. Bu nedenle, mutluluk ve yaşam tatmini üzerine yapılan çalışmalar, politika yapıcılar ve sosyal bilimciler için büyük bir önem taşır. Sosyolojik ve psikolojik etkiler göz önüne alındığında, öznel sağlığın evrensel bir öneme sahip olduğu ve bireylerin mutluluk ve yaşam tatminini büyük ölçüde etkilediği belirtilebilir. Öznel sağlık bireyin kendi sağlığını nasıl algıladığını ifade eder. Bir bireyin sağlığını olumlu algılaması, onun yaşamdan duyduğu memnuniyeti ve genel mutluluk düzeyini artırmaktadır. Bu çalışmada Türkiye ve AB ülkelerinde bireysel mutluluk ve yaşam tatmini, öznel sağlık aracılığıyla Dünya Değerler Araştırması (WVS) verilerinden yararlanılarak Genelleştirilmiş Yapısal Eşitlik Modellemesi ile karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Bireylerin kendi sağlıklarına ilişkin algıları, onların genel yaşam memnuniyetlerini ve mutluluklarını şekillendirmede önemli bir rol oynamaktadır Elde edilen bulgulara göre, aracı değişken olan öznel sağlığın yaşam tatmini ve mutluluk üzerinde doğrudan ve pozitif bir etkisi bulunmuştur. Bu etkinin yaşam tatminine göre mutluluk üzerinde 4 kat daha fazla olduğu görülmüştür. Yaşam tatmini üzerinde etkili olan en önemli faktörlerin Türkiye'deki bireylerin sahip oldukları mesleği ve evli olmaları, mutluluk üzerinde ise istihdam durumu, evli olma ve dini inanışın en önemli faktörler olduğu göze çarpmaktadır.

MutlulukSağlık durumu göstergeleri
Ecem Sertmeci
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelik öğrencilerinin çocukluk çağı örselenme yaşantıları ve mutluluk düzeyleri

Çocukluk çağı örselenmesi dünyada ve ülkemizde yaygın bir şekilde görülen, bıraktığı izlerle bireyin tüm yaşamını etkileyen ve olumlu duyguların azalmasına neden olan çocuk sağlığının önemli bir sorundur. Araştırma hemşirelik öğrencilerinin çocukluk çağı örselenme yaşantıları ve mutluluk düzeylerini incelemek amacıyla nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma araştırma deseni ile yapılmıştır. Araştırmanın nicel kısmının örneklemini bir üniversitenin Hemşirelik Bölümü öğrencilerinden araştırmaya katılmayı kabul eden 349 öğrenci, nitel kısmının örneklemini ise araştırmanın ilk basamağına katılan, ikinci basamağına da katılmayı kabul eden 25 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın nicel kısmında veriler Kişisel Bilgi Formu, Çocukluk Çağı Örselenme Yaşantıları Ölçeği Kısa Formu ve Oxford Mutluluk Ölçeği Kısa Formu, nitel kısmında ise yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Nicel verilerin değerlendirilmesinde SAS 9.4 paket programı ile tanımlayıcı istatistikler, Mann-Whitney U, Kruskal Wallis ve Spearman Korelasyon testi kullanılmıştır. Nitel verilerin değerlendirilmesinde ise MAXQDA 2020 paket programı kullanılmış, tematik analiz yapılmıştır. Nicel araştırma sonucunda; Çocukluk çağında erkek öğrencilerin fiziksel olarak daha fazla ihmal edildiği, gelir durumu düşük olan öğrencilerin daha fazla örselendiği, eğitim düzeyi düşük olan anneye sahip olan öğrencilerin daha faza fiziksel ihmale maruz kaldığı, kardeş sayısı arttıkça örselenmenin de arttığı, otoriter ebeveyn tutumuna sahip ebeveynleri olan öğrencilerin daha fazla örselendiği, örselenme yaşantısı olanların yetişkinlik döneminde daha fazla psikiyatrik rahatsızlığa sahip olduğu, çocukluk çağı örselenmesi ve mutluluk düzeyinin ilişkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Nitel araştırma sonucunda ise öğrencilerin ihmal-istismar, ebeveyn kaybı, savaş, göç, hastalık ve erken yaşta çalışma yaşamına başlama gibi örselenme deneyimlerinin mevcut olduğu görülmüştür. "Çocukluk Örselenmesi", "Çocukluk Örselenmesinin Etkileri", "Çocukluk Örselenmesi ile Baş Etme", "Travma Sonrası Büyüme", "Gelecekteki Self-Ebeveynlik Algısı", "Hemşirelik Eğitimi ile Güçlenme" başlıklarını içeren 6 tema ve 17 alt tema belirlenmiştir. Bu karma yöntem araştırması sonucunda katılımcıların ihmal-istismar olgularından farklı olarak pek çok çocukluk çağı örselenme deneyimi olduğu, örselenmenin yetişkinlik dönemi üzerine yansımalarının olduğu görülmüş ve kavramlar hemşirelik bakış açısıyla açıklaştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çocukluk Çağı Örselenmesi, Hemşirelik Öğrencileri, Mutluluk, Karma Yöntem

HemşirelerHemşirelikHemşirelik araştırmaları+4
Selin Söyünmez
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Duygusal yeme davranışının teknoloji bağımlılığı ve mutlulukla ilişkisi

İnsanların yaşadıkları duygularının farkında olmaları, duygularını tanımaları ve duygularını ifade edebilmeleri önemlidir. İnsanların olumsuz duygu durumlarında yeme davranışında bulunmaları duygusal yeme kavramı olarak karşımıza çıkmaktadır. Her ne kadar duygusal yeme olumsuz duygularla ilişkilendirilmiş olsa da son zamanlarda yapılan araştırmalar olumlu duygular ve duygusal yeme arasında da ilişki olabileceğini ortaya koymuştur. Bununla birlikte içinde bulunduğumuz teknoloji çağında bireylerin teknoloji ile ilgili bir takım bağımlılıklar geliştirdiği bu bağlamda duygusal yeme ve teknoloji bağımlılıkları arasında da bir ilişki olabileceği düşünülmüş ve bu araştırma duygusal yeme davranışının teknoloji bağımlılığı ve mutlulukla ilişkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma nicel bir araştırma olup araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın verilerini toplamak için araştırmacı tarafından hazırlanan sosyo- demografik bilgileri içeren kişisel bilgi formu kullanılmış bununla birlikte Türkçe Duygusal Yeme Ölçeği (TDYÖ), Teknoloji Bağımlılığı Ölçeği (TBÖ) VE Oxford Mutluluk Ölçeği Kısa Formu (OMÖ-K) kulanılmıştır. Verilerin toplanması "Google Forms" aracılığı ile gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde Pearson Korelasyon Analizi, Bağımsız Gruplar t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Basit ve çoklu doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda kadınların erkeklere göre duygusal yeme puanları daha yüksek bulunmuştur. Bireylerin medeni durumları, herhangi bir sağlık sorunu olup olmama durumları, ilişki durumları ile duygusal yeme puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Kilo nedeniyle diyetisyene başvurma, eğitim durumu, kilo memnuniyeti ve kabul edilen beden şekli ile duygusal yeme puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Duygusal yeme ve mutluluk arasında negatif yönde orta düzey ilişki, teknoloji bağımlılığı ve duygusal yeme arasında ise pozitif yönde orta düzey ilişki bulunmuştur. Teknoloji bağımlılığının sosyal ağ bağımlılığı, anlık mesajlaşma bağımlılığı ve web siteleri bağımlılığı alt boyutları ile mutluluk kavramının duygusal yeme davranışını anlamlı düzeyde yordadığı saptanmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar; duygusal yeme davranışının teknoloji bağımlılığı ve mutlulukla ilişkisini olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Duygusal Yeme, Teknoloji Bağımlılığı, Mutluluk

BağımlılıkDuygusal yemeMutluluk+3
Duygu Ekici
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bireylerin spora yönelik tutumları ile mutluluk düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi: Aydın Adnan Menderes Üniversitesi akademik personeli üzerine bir uygulama

İnsanlar temelde hareket etme eylemleriyle doğarlar. Multidisipliner alana sahip olan spor, bedensel, sosyal ve psikolojik iyi oluş için her daim insan yaşamında var olması gereken bir eylemdir. İnsanlar, belli nesneler, maddeler ve durumlar karşısında belirli bir hareket, eylem gerçekleştirir, böylece kişisel bir tutum geliştirir ve kazanır. Toplumsal hareketlilik için özellikle ofis çalışanlarının sergilediği spora yönelik tutum önem arz etmektedir. Çalışmamız da Aydın Adnan Menderes Üniversitesinde 2019 yılında aktif olarak görev yapan 190 akademik personelin spora yönelik tutumu ile mutluluk düzeyi arasındaki ilişki incelenmiştir. Bu bağlamda spora yönelik tutum düzeyini belirlemek için Şentürk (2012) tarafından geliştirilen ve geçerlilik güvenilirlik yapılan "spora yönelik tutum ölçeği", mutluluk düzeyini belirlemek içinde Hıll ve Argly (2002) tarafından geliştirilen, Doğan ve Çötok (2011) tarafından Türkçeye uyarlanan "Oxford mutluluk ölçeği kısa formu" kullanılmıştır. Bu amaçla elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences ) 21.0 paket programında yer alan "t-testi, one-way anova, post-hoc (tukey test)" analiz sonuçlarına göre raporlandırıldı. Elde edilen sonuçlar neticesinde; Spora yönelik tutum alt boyutlarından "Spora ilgi duyma ve Sporla yaşama" alt boyutlarında tutum düzeylerinin düşük olduğu, "Aktif spor yapma" alt boyutunda tutum düzeyinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Spora yönelik tutum ölçeği genelinde ise akademisyenlerin ortalamanın üzerinde bir tutum sergiledikleri yani, spora yönelik tutum düzeylerinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Mutluluk düzeylerinde ise ortalamanın altında bir tutuma sahip oldukları, bu yüzden de mutluluk düzeylerinin düşük olduğu belirlenmiştir. Genel değerlendirme de ise; spora yönelik tutum ile mutluluk düzeyi arasındaki anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Akademisyen, Mutluluk, Spor, Tutum, Üniversite

Akademik personelMutlulukSpor+2
Kutluhan Demir
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin internet temelli uzaktan eğitime yönelik görüşlerinin mutluluk düzeylerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırmada Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin internet temelli uzaktan eğitime yönelik görüşlerinin mutluluk düzeylerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. çalışmanın evrenini Spor Bilimleri Fakültelerinde eğitim alan öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırma örneklemini ise 2020-2021 eğitim öğretim döneminde Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğrencileri oluşmaktadır. Veriler Google Formlar üzerinden katılımcılara ulaştırılmış ve gönüllü olarak araştırmaya katılımı esas alınmıştır. Araştırmada ilgili verilerin toplanması için kullanılan anket üç bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde demografik bilgiler, ikinci bölümde Uzaktan Eğitime Yönelik Görüşler Ölçeği, üçüncü bölümde Oxford Mutluluk Ölçeği oluşturmuştur. Elde edilen veriler SPSS 25.0 paket programı kullanılarak istatistiksel analiz yapılmıştır. Veri setindeki uç değerler ve çok değişkenli normallik varsayımının karşılanıp karşılanmadığı Mahalanobis uzaklık değerleri yardımıyla incelenmiş aykırı uç değerler gösteren 3 veri, veri setinden çıkartılmıştır. İkili değişkenler için Bağımsız Örneklem T testi, ikiden fazla değişkenler ise Anova Testi ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular istatistiksel olarak p<0,05 düzeyinde anlamlılık düzeyi ile test edilmiştir. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistik, korelasyon analizi ve parametrik testler kullanılmıştır. Araştırmada %95 güven aralığına göre analiz yapılmıştır. Ölçeğin güvenirliliği Cronbach's Alpha katsayısı ile belirlenmiştir. Uzaktan eğitimde kişisellik boyutunda x̄= 15,1607 ile çok düşük düzeyde; Uzaktan eğitimde etkililik boyutunda x̄= 11,1567 ortalama ile çok düşük düzeyde; Uzaktan eğitimde öğreticilik boyutunda x̄= 9,4365 ortalama ile çok düşük düzeyde; Uzaktan eğitimde yatkınlık boyutunda x̄= 6,0317 ortalama ile çok düşük düzeyde; uzaktan eğitime yönelik görüşleri x̄= 41,7857 ortalama ile orta düzeydeyken mutluluk düzeyleri x̄= 22,9504 ile düşük düzeyde olduğu görülmektedir. Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin internet temelli uzaktan eğitime yönelik görüşlerini ve mutluluk düzeyleri ile katılımcıların yaş değişkeninde eğitimde yatkınlık ve Uzaktan Eğitime Yönelik Görüşler Ölçeği arasında olarak anlamlı farklılık olduğu (p<0.05); Cinsiyet değişkeninde Uzaktan Eğitime Yönelik Görüşler Ölçeği ve tüm alt boyutlarında; Sınıf değişkeninde Uzaktan Eğitime Yönelik Görüşler Ölçeği ve tüm alt boyutlarında; Bölüm değişkeninde Uzaktan Eğitime Yönelik Görüşler Ölçeği ve tüm alt boyutlarında; Gelir değişkeninde Oxford Mutluluk Ölçeğinde; İnternette günlük geçirilen zaman değişkeninde uzaktan eğitimde öğreticilik boyutunda; İnternet sorunu yaşama değişkeninde Uzaktan Eğitime Yönelik Görüşler Ölçeği ve kişisel uygunluk, etkililik ve öğreticilik boyutlarında ve Oxford mutluluk ölçeğinde; Uzaktan eğitimden memnun değişkeninde Uzaktan Eğitime Yönelik Görüşler Ölçeği ve kişisel uygunluk, etkililik ve öğreticilik boyutlarında ve Oxford mutluluk ölçeğinde; Kullanılan cihaz değişkeninde Uzaktan Eğitime Yönelik Görüşler Ölçeği ve kişisel uygunluk, etkililik ve öğreticilik boyutlarında ve Oxford mutluluk ölçeğinde; Gelecekte de uzaktan eğitime katılma isteği değişkeninde Uzaktan Eğitime Yönelik Görüşler Ölçeği ve kişisel uygunluk, etkililik ve öğreticilik boyutlarında ve Oxford mutluluk ölçeğinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Mutluluk, Spor Bilimleri Fakültesi, Uzaktan Eğitim.

MutlulukSpor Bilimleri FakültesiUzaktan eğitim+3
İbrahim Çetin
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Doğa ve macera rekreasyonu etkinliklere katılan bireylerin serbest zaman doyum ve mutluluk düzeylerinin incelenmesi: Fethiye destinasyonu örneği

Bu çalışmanın amacı, doğa ve macera rekreasyonu etkinliklerine katılan bireylerin serbest zaman doyumu ve mutluluk düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi ve çeşitli demografik özelliklere göre karşılaştırılmasıdır. Çalışmanın evrenini Türkiye'den Fethiye destinasyonunda gerçekleştirmek üzere; yamaç paraşütü, bungee jumping, macera parkuru, rüzgar sörfü, tüplü dalış, rafting, kanyon yürüyüşü ve uçurtma sörfü vb. gibi doğa ve maceraya dayalı etkinliklere katılan bireyler oluşturmaktadır. Çalışma grubunu ise doğa ve macera rekreasyon katılımcısı arasında, 18-56 yaşları arasında değişen toplam 321 gönüllü oluşturmuştur. Çalışmada kullanılan veri toplama aracı olarak demografik bilgilerin bulunduğu sorulara, "Oxford Mutluluk Ölçeği Kısa Formu" ve "Serbest Zaman Doyum Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, tanımlayıcı istatistiklerle birlikte bağımsız örneklemler için t-testi, MANOVA ve ANOVA kullanılmıştır. Serbest zaman doyumu ve mutluluk arasındaki ilişkinin belirlenmesinde Pearson Korelasyon testi ve etkinin ortaya konması için ise Regresyon testinden faydalanılmıştır. Bu doğrultuda çalışmamızın sonucunda, doğa ve macera sporuna katılan bireylerin mutluluk seviyelerinin yüksek olduğu, SZDÖ alt boyut ortalama puanına göre ilk sırayı "rahatlama" doyumunun aldığını tespit edilmiştir. Mutluluk verilerine ilişkin olarak; katılımcıların eğitim durumu, refah düzeyi, çalışma durumu, fiziksel aktivitelere katılım durumu ve serbest zamanları değerlendirmede güçlük çekme durumlarına göre istatistiksel anlamlı farklılıkların olduğu sonucu görülmektedir. SZDÖ ilişkin ise tüm demografik değişkenlerde farklılıklara rastlandığı; erkek, bekar, lisansüstü eğitim alan, refah düzeyi yüksek olan, tam zamanlı çalışan, doğa ve macera etkinliklerine arkadaş grubu ile katılan, fiziksel aktiviteleri düzenli yapan ve serbest zamanları değerlendirirken hiçbir zaman güçlük çekmeyen katılımcıların serbest zaman doyum düzeyleri, diğerlerine göre daha yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. SZDÖ ile OMÖ-K arasında pozitif yönde bir ilişki ortaya çıkmış ve bu ilişkinin etki seviyesi ise 16% olarak belirlenmiştir. Bu doğrultuda, serbest zaman doyumunun bireyin mutluluk seviyesini artırdığı sonucunu ortaya koymaktadır.

Boş zamanları değerlendirmeDestinasyonDoğa sporları+7
Göktuğ Yazgeç
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Gençlerin serbest zaman etkinliklerine yönelik tutumları ile doyum ve mutluluk düzeyleri arasındaki ilişki: Manisa gençlik merkezleri örneği

Manisa Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'ne bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren gençlik merkezlerinden hizmet alan bireylerin serbest zaman etkinliklerine yönelik tutum, doyum ve mutluluk düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi ve çeşitli demografik değişkenlere göre karşılaştırılması araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Araştırma evrenini, Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesindeki gençlik merkezleri katılımcıları, örneklem grubunu ise MGSİM bağlı olan gençlik merkezlerindeki katılımcı bireyler içerisinden uygun örneklem modeli ile 441 kişi oluşturmuştur. Araştırma gurubuna kişisel bilgi formu, Boş Zaman Tutum Ölçeği (BZTÖ), Oxford Mutluluk Ölçeği Kısa Formu (OMÖ-K) ve Serbest Zaman Doyum Ölçeği (SZDÖ) uygulanmıştır. Ölçeklerin faktör yapısını test etmek için Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) kullanılmıştır. Bağımlı değişkenlerde bağımsız değişkenler açısından anlamlı farklılıkları test etmek amacıyla Independent Samples T Testi, ANOVA ve MANOVA testine bakılmış; ANOVA ve MANOVA analiz tablolarında anlamlı farklılıkların kaynağını tespit etmek için ise Post-Hoc Tukey Testi kullanılmıştır. Ölçme araçları parametrik koşulları sağlamadığında ise non-parametrik karşılıkları yapılmıştır. Elde edilen bulgular literatür eşliğinde tartışılarak yorumlanmıştır. ANOVA analizi sonuçlarına bakıldığında, katılımcıların OMÖ-K'na ilişkin ortalama puanları arasında "eğitim durumu" değişkenine göre anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Sonuçlar incelendiğinde, "ilköğretim"e devam eden katılımcıların toplam ortalama puanları ile "üniversite" ve "lise" eğitimine devam eden katılımcıların ortalama puanları arasında "eğitim durumu" değişkenine göre anlamlı farklılık olduğu ve "ilköğretim"e devam eden katılımcıların OMÖ-K'na ilişkin ortalama puanları "üniversite" ve "lise" eğitimine devam eden katılımcılardan daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Çalışmada, mutluluğun bir belirleyicisi ve serbest zaman tutumunu, doğrudan ve dolaylı bir şekilde serbest zaman doyumunu yordayıcıları olarak önceliklendirilmesinin ve gerekçelendirilmesinin önemini göstermektedir. Sonuç olarak gençlik merkezlerinde yapılan etkinliklere katılımın serbest zaman tutum ve doyumu artırdığı, bununla birlikte katılımcıların mutluluk düzeylerini yükselttiği tespit edilmiştir.

Boş zamanları değerlendirmeGençlerGençlik merkezleri+4
Halit Durmaz
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Serbest zamanda algılanan özgürlük ve mutluluk düzeyi ilişkisi (Dans okulları örneği)

Araştırmanın amacı, Türkiye'de çeşitli illerde dans okullarından rekreasyonel amaçlı eğitim alan bireylerin, serbest zamanda algılanan özgürlük ve mutluluk düzeyi ilişkisinin belirlenmesidir. Araştırmanın evrenini Türkiye illerinde bulunan dans okullarındaki eğitimlere katılan bireyler oluştururken, çalışma grubu ise dans okullarından eğitim alan bireyler içerisinden 424 erkek ve 563 kadın olmak üzere toplam 987 (Ortyaş=25.43 ± 6.66) gönüllü birey oluşmaktadır. Katılımcılara araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu, Türkçe'ye uyarlama çalışmaları; Doğan ve Çötok (2011) tarafından yapılan "Oxford Mutluluk Ölçeği Kısa Formu-OMÖ-K" ve Yerlisu Lapa ve Ağyar (2017) tarafından yapılan "Serbest Zamanda Algılanan Özgürlük üzeyi Ölçeği" (SZAÖÖ) uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde istatistiki yöntem olarak; frekans, aritmetik ortalama, standart sapma; bağımsız örneklemler için t testi, ANOVA ve Pearson Korelasyon testleri kullanılmıştır. Verilerin parametrik testlerin ön şartlarını sağlayıp sağlamadığına Skewness ve Kurtosis (verilerin normal dağılım durumu) değerleri ve Levene (varyans eşitliği) testi sonuçları incelenerek karar verilmiştir. Bulgulara göre, dans okullarında eğitim alan bireylerin medeni durum, çalışma durumu, haftalık serbest zaman süresi, serbest zamanda güçlük çekme durumu, dans okullarına üyelik durumu, eğitimlerden yararlanma sıklığı ve aldığı dans eğitim değişkenleri bakımından algılanan özgürlük düzeylerinde; medeni durum, yaş, haftalık serbest zaman süresi, serbest zamanda güçlük çekme durumu, dans okullarına üyelik durumu, eğitimlerden yararlanma sıklığı ve aldığı dans eğitim değişkenleri bakımından ise mutluluk düzeylerinde anlamlı farklılıklar olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, SZAÖ ile OMÖ-K arasında düşük seviyede ve pozitif yönde bir ilişki olduğu görülmektedir. Sonuç olarak, Türkiye'de faaliyetlerini sürdüren dans okullarında etkinliklere katılan bireylerin serbest zamanda algıladıkları özgürlük ve mutluluk seviyelerinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Ayrıca çalışmada, mutluluğun bir belirleyicisi olan serbest zamanda algılanan özgürlük, doğrudan ve dolaylı olarak bir şekilde kişinin mutluluğuna etki ettiğini göstermektedir. Bu açıdan çalışmamızın örneklem grubunu oluşturan bireylerin dans merkezlerinde yapılan etkinlik/eğitimlere katılımı algılanan özgürlük ve mutluluk düzeylerini artırdığı söylenebilir.

Boş zamanDansDans okulları+4
Selçuk Demirdöğen
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin mutluluk düzeylerinin belirleyicileri: Adana ili örneği

Geçmişten bugüne önemli bir kavram olan mutluluk bütün insanlığın hep ulaşmak istediklerinin başında gelmektedir. Ne var ki mutluluğu tanımlamak tarih boyunca kolay olmamıştır. Bu çalışmayla da bu kavram üzerine detaylı bir araştırma yapılmış olup konu ile ilgili probleme de ışık tutulmak istenmiştir. Araştırmada, Çukurova Üniversitesi öğrencilerinin mutluluk düzeyleri incelenmiş, mutluluğun etkileyen faktörlerin neler olduğu ortaya konulmak istenmiştir. Çalışma başlıca dört bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde, çalışmanın amacı, önemi, kapsamı ve sınırlılıklarından bahsedilerek çalışmanın alt yapısı ortaya koyulmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde, mutluluk kavramı detaylı bir şekilde ele alınmak istenmiştir ve mutluluğun diğer bilim dalları ile ilişkisi ele alınmıştır. Mutluluğu etkileyen faktörler üzerinde durulmuştur. Mutluluk ile ilgili kavramlar ele alınmıştır. Geçmişten bugüne mutluluk ile ilgili uluslararası alanda ve Türkiye'de yapılmış olan çalışmalar incelenmiştir. Üçüncü bölümde, çalışmada kullanılacak olan veri seti tanıtılmıştır. Ayrıca üniversite öğrencilerinin mutluluk düzeyinin belirleyicilerini ortaya çıkarmak amacıyla kullanılacak olan ekonometrik model hakkında bilgi verilmiş ve analiz sonuçları ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir. Son olarak, dördüncü bölümde çalışmadan elde edilen bulgular detaylı bir şekilde ele alınmıştır ve üniversite öğrencilerinin mutluluğu üzerine önerilerde bulunulmuştur.

MutlulukSıralı probitÜniversite öğrencileri
Merve Maşa
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Gebelerin sağlık denetim algıları annelik beklentileri mutluluk ve prenatal bağlanma düzeylerinindeğerlendirilmesi

Bu araştırma, gebelerin sağlık denetim algıları annelik beklentileri mutluluk ve prenatal bağlanma düzeylerinin değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma 15 Mart 2020- 15 Mart 2021 tarihleri arasında tanımlayıcı ve kesitsel olarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, Gaziantep Cengiz Gökçek Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi polikliniklerine başvuran gebe kadınlar, örneklemi ise 393 gebe oluşturmuştur. Çalışma için etik kurul onayı, hastaneden izin ve katılımcılardan bilgilendirilmiş onam alınmıştır. Veriler, Kişisel Bilgi Formu, Anne Karnındaki Bebek Sağlık Denetim Odağı Ölçeği, Doğum Öncesi Bağlanma Envanteri, Karşılıklı Mutluluk Ölçeği, Doğum Öncesi Annelik Beklentileri Ölçeği ile toplanmıştır. Veriler IBM SPSS Statistics 24 paket programında analiz edilmiştir. Kritik anlamlılık değeri p<0,05 olarak alınmıştır Gebelerin yaş ortalamasının 27,33±5,90 olduğu, %31,8'inin ilkokul/altı eğitim düzeyinde olduğu, %69,0'ının gebeliğinin planlı olduğu ve %47,1'inin doğumla ilgili kaygı hissettiği belirlenmiştir. Doğum öncesi anne beklentileri toplam puanı ile karşılıklı mutluluk, gerçekçi olmayan olumlu beklenti ve gerçekçi olmayan olumsuz beklenti puanları arasında pozitif yönde, sırasıyla zayıf/yüksek/orta derecede ve istatistiksel olarak anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Bağlanma envanteri ile karşılıklı mutluluk, gerçekçi olmayan olumlu beklenti, gerçekçi olmayan olumsuz beklenti ve doğum öncesi anne beklentileri toplam puanları arasında pozitif yönde, zayıf derecede ve istatistiksel olarak anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Anne karnındaki bebek sağlık denetim odağı toplam puanları ile içsel, şansa bağlı ve güçlü değerlerine bağlı puanları arasında pozitif yönde, orta derecede ve istatistiksel olarak anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Çalışmanın bulgularına göre, gebelerin sağlık denetim algıları annelik beklentileri mutluluk ve prenatal bağlanma düzeylerinin değerlendirilmesi arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Gebe, denetim algısı, karşılıklı mutluluk, bağlanma, annelik beklenti.

Ana-baba beklentileriAnnelikBağlanma+4
Tülin Uçar
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Daha iyi yaşam için çok boyutlu refah

Nasıl yaşanacağına dair etik bir doktrin olan Nichomachean Ethics'te, Aristoteles'in bireysel mutluluk görüşü, iyi (mutlu) bir yaşam için erdem ile en yüksek fayda gibi objektif yönleri işaret eder. Bu, birinin kendini gerçeklemesiyle, yani Ryff ve Singer (2008) kavramsallaştırdığı gibi "eudaimonia" ile gerçekleştirilebilir. Diğer taraftan kısa vadeli, şimdiki veya hedonik refah esasen bir insanın hayatı hakkında nasıl hissettiğidir. Felsefi görüşler üzerine inşa edilen, subjektif refah üzerine yapılan çalışmaların çoğu bu iki ana bakış açısından kaynaklanmaktadır (Ryan & Deci 2001; Aslam & Corrado, 2012; Huta, 2015). Herbiri bir bağımlı latent subjektif refah değişkeni ve beş bağımsız değişkenden oluşan logit, sıralı logit, genelleştirilmiş sıralı logit modeller kullanılarak mikro düzeyde (il içerisinde) subjektif refah üzerine etkiler Stata kullanılarak hesaplanmıştır. Bu tezin iki amacı vardır. Birincisi, zaman çerçevesinin öneminin bir belirleyici olup olmadığını bulmak için zaman çerçeveli mutluluk üzerine mekansal etkiler üzerine farklılıkları ölçmektir. İkincisi, sosyo-ekonomik, sosyal sermaye ve mekânsal değişkenlerin yaşam memnuniyeti ve yaşam kalitesi gibi subjektif refah bileşenleri üzerine etkilerini ölçmektir. Genel kanıtlar (1) sosyo-ekonomik, sosyal sermaye, algılanan mekansal faktörlerin, objektif mekansal faktörlerden daha önemli olduğunu (2) mutluluk üzerine mekansal etkilerde bazı ikili farklılıklar olduğunu; (3) mekansal (kentsel-kırsal farkı) etkinin, bir haftalık mutluluğu açıklamada diğer subjektif refah ölçülerine göre daha güçlü olduğunu; (4) mahalle güvenliğinin yaşam kalitesi dışındaki tüm bileşenler üzerine etkisinin, konut maliyetinden daha güçlü olduğunu; (5) mekansal faktörlerin, mutluluk için sosyo-ekonomik ve sosyal sermaye faktörlerinden daha önemli olduğunu; (6) yaşam kalitesi, hedonik mutluluk, genel mutluluk ve yaşam memnuniyetinin, Gini katsayısının yokluğunda hiçbir objektif mekansal önem göstermediğini; (7) insanlara güvenin, tüm bileşenler için görüşme sıklığından daha önemli olduğunu; (8) tüm subjektif refah bileşenleri üzerine, sağlık durumunun etkisinin sosyo-ekonomik değişkenlerden daha güçlü olduğunu; ve (9) Gini katsayısının (gelir eşitsizliği) daha çok yaşam memnuniyeti ve genel mutluluk ile, mutlak yoksulluk sınırının ise mutluluk ve yaşam kalitesi ile ilişkili olduğunu göstermektedir. Bu araştırma iller bazında uygulanırsa Türkiye'nin genel refahını OECD ortalamasının üzerine çıkarmak için gerekli olan politikalar belirlenebilir. Bu tezin, hedonik mutluluk üzerine mikro-mekânsal etkilerin ve çok boyutlu refahın önemini göstererek gelişmekte olan ülkelerin literatürüne katkıda bulunması beklenmektedir. Sonuç olarak, belediyeler ve sosyal devlet kurumları subjektif refahın tüm boyutlarını göz önünde bulundurarak Adana mahallelerinde refahı artırmak için yeni politikalar oluşturmalıdır. Sonuçların kentsel sorunların çözümüne katkı sağlayacağı ve çözümlerin makro düzeye yansıyacağı düşüncesi/beklentisi bu tezin özgün değerini ortaya koymaktadır.

MekanMutlulukRefah+5
Can Mavruk
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00

Related subjects