News
194 theses under this subject heading
Suriye haberlerinin Türkiye basınında çerçevelenişi
Haber çerçeveleri, bireysel çerçeveleri etkileyen oluşturan ilk basamak olarak görülmektedir. Yapılan araştırmalarda savaşın, çatışmaların ve toplumsal olayların basına yansıdığı dönemlerde, haber çerçevelerinin daha belirgin hale gelebildiği görülmüştür. Haberlerde kullanılan gizli yaftalar, saklı göndermeler, neden sonuç muhakemesi sağlayıcıları gibi unsurlar, bireysel çerçeveleri aynı yönde etkileyebilmektedir. Yakın tarihin en büyük toplumsal olaylarından biri olan Suriye İç Savaşı, Türkiye gündemini yoğun şekilde belirlemiş, aynı paralelde tartışmalar yaratmıştır. Bu dönemde Türkiye basınındaki haber çerçevelerini ve gazetelerin genel yayın politikalarına göre belirlediği çizgiyi araştırmak, okuyucu çerçevelerine etkinin öngörülebilmesi açısından önemlidir. Bu çalışma, Suriye haberlerinin belirlenen tarih dönemlerinde Türkiye basınında nasıl çerçevelendiğini incelemeye yöneliktir. Bu kapsamda Türkiye'de yayımlanan Hürriyet, Sözcü ve Zaman gazeteleri içerik ve çerçeveleme analizi ile değerlendirilmiştir.
İkinci aşama gündem belirleme çalışması: 2012 Gana genel seçimlerdeki siyasal kampanyaların gazete haberlerinde çerçevelenmesi
Maxwell McCombs and Donald Shaw'ın 1972 yılında çığır açan Gündem Belirleme Kuramı, 1968 Chapel Hill, başkanlık seçim kampanyası sırasında medyanın rolünü inceleyen çalışmalarıyla doğdu. Araştırmacılar bu çalışmayla seçim kampanyalarıyla ilgili haberlerin medyada yer almasıyla birlikte seçmenlerin siyasal konularda medyadan nasıl etkilendiğini ortaya çıkarmakla kalmadılar kuramı daha da genişlettiler. "İkinci Aşama Gündem Belirleme Çalışması: 2012 Gana Genel Seçimlerindeki Siyasal Kampanyaların Gazete Haberlerinde Çerçevelenmesi" araştırmasıyla ABD, İngiltere, İspanya ve İsveç gibi birçok ülkede yapılan ve uluslararası literatürde bir çok atıf alan Gündem Belirleme Kuramı kapsamında sorulan temel soru Ganalı seçmenler için de soruldu. Gazetelerdeki yer alan siyasi konular ve siyasal kampanyalarla ilgili haberler kamunun gündeminin şekillendirilmesine doğrudan ya da dolaylı bir şekilde etkisi kabul edildiğinden araştırma kapsamında Gana halkının geniş bir kesimi tarafından güven duyulan, mesleki deneyim ve tarafsızlık bakımında en iyi olarak kabul edilen, saygın ve apolitik olması (siyasal taraflılığı olmaması) beklenen "iki devlet gazetesi" seçildi. Siyasal konuların ve siyasal kampanyaların medyada yer alma oranı, haberi vermenin şekli seçmenleri ikna etmede ve bazı konuların kamu gündeminde fark edilmesinde şekillendirici olabilmektedir. Bu nedenle çalışmada ahlaklılık, duygular, çatışma ve ekonomi genel başlıkları kapsamındaki çerçeveler ile iki önemli siyasal aday hakkında çerçeveler toplam 801 haber üzerinden incelenmiştir. Bu çalışma ayrıca The Daily Graphic ve The Ghanaian Times, gazeteleriyle ilgili Gana'da yapılan ilk çalışmadır. Çalışma sonucunda seçimlerle ilgili The Daily Graphic gazetesinin The Ghanaian Times gazetesinden daha fazla haber yayınladığı belirlenmiştir. The Daily Graphic gazetesi The Ghanaian Times gazetesi ile karşılaştırıldığında haber yapma konusunda Ulusal Demokrasi Meclisi (NDC) partisini Yeni Milliyetçi Parti (NPP)'ye göre daha fazla tercih etmiştir. Ayrıca Yeni Milliyetçi Parti (NPP) The Ghanaian Times gazetesine seçim ile ilgili hiç kampanya reklamı vermemiştir. Kampanyaların gazetelerde konulaştırılması ve üslubu bakımından iktidarda olan Ulusal Demokrasi Meclisi (NDC)'den yana, muhalefet partisinin karşıt durumdadır. Haber metinlerinde adaylarla ilgili olarak Avrupa ülkelerinde ve ABD'de olduğu gibi benzer yayınlar olmakla birlikte Batı ülkelerinde olduğu gibi skandallar değil politikalar ve sorunlar gündeme gelmiştir. Anahtar Kelimeler: Gündem Belirleme, Çerçevelenme, İkinci Aşama, Siyasal Kampanyaları, siyasal Partı, Gazete
Obezitenin gazetelerde sunumu
Bu çalışmada sağlık iletişimi bağlamında küresel bir halk sağlığı problemi olan obezitenin günlük yaygın gazetelerde nasıl sunulduğunun saptanması amaçlanmıştır. Çalışmada 2006 yılında İstanbul'da düzenlenen "Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Obezite ile Mücadele Bakanlar Konferansı"ndan öncesi ve sonrasında haberlerde obezitenin sunumundaki nitel ve nicel değişimler ana tema olmuştur. Bu kapsamda 2002, 2004, 2006, 2008, 2010, 2012 ve 2014 yıllarında Akşam, Güneş, Hürriyet, Milliyet, Posta, Sabah, Türkiye, Vatan ve Zaman gazetelerinden elde edilen 752 yazı içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Çalışmanın bulguları ışığında gazetelerin obezitenin nedenleri ve çözümlerinde obeziteyi bireysel bir sorun olarak ele aldıkları saptanmıştır. Obezitenin sonuçları noktasında ise biyolojik sonuçlar hâkim olmuştur. Yıllara göre ise yazılarda 2002 ve 2014 arasında düşüşler olmasına rağmen nicel bir artış tespit edilmiştir. Nitel olarak ise obezitenin sunumu kimi yıllar dışında değişmemiştir. Başka bir ifadeyle "Avrupa Obezite ile Mücadele Bakanlar Konferansı" öncesinde ve sonrasında obezite gazete haberlerinde daha çok "bireyselleştirilmiş bir sağlık problemi" olarak sunulmuştur. Sistemik unsurlar ise arka planda kalmıştır. Anahtar Kelimeler: Sağlık iletişimi, sağlık haberciliği, obezite, beslenme, içerik analizi.
İktidar muhalefet haberlerini merkez-çevre çatışması bağlamında okumak
Bu çalışmanın amacı, iktidar muhalefet haberlerini merkez-çevre çatışması bağlamında okumaktır. Bu bağlamda, CHP ile AKP arasındaki polemikler merkez-çevre çatışması bağlamında incelenmiştir. Cumhuriyet, Hürriyet, Vatan, Star, Yenişafak ve Zaman gazeteleri çalışma kapsamında incelenmiştir. Bahsi geçen gazeteler, eleştirel söylem çözümlemesi yöntemine göre incelenmiştir. Çalışma, birinci bölümde Türkiye siyasetinde belirleyici olan merkez-çevre çatışmasına odaklanmıştır. Bu bağlamda, modernleşme ve batılılaşma olguları incelenmiştir. Çalışmada, Osmanlı-Türkiye modernleşmesinde basının rolüne de değinilmiştir. Bu bağlamda, modernleşme sürecinde basının önemi öne çıkarılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde, Türkiye basınından seçilen gazeteler eleştirel söylem çözümlemesi yöntemine göre incelenmiştir. Elde edilen bulgular, çalışmanın birinci bölümünde yer alan kuramsal kısım bağlamında değerlendirilmiştir. Bu bağlamda, gazetelerde yer alan iktidar muhalefet polemiklerinin nasıl bir söylemle haberleştirildiği incelenmiştir. Farklı ideolojik referanslı 6 gazetede yer alan polemik haberlerinde, CHP ile AKP arasında merkez-çevre çatışması okumasına olanak veren polemiklerin yaşandığı görülmüştür. Cumhuriyet gazetesi iktidara muhalif bir haber söylemi kurmuştur. Hürriyet ve Vatan gazeteleri her iki tarafın söylemlerini yeniden üretmiştir. Star, Yenişafak ve Zaman gazeteleri ise iktidarın söylemlerini destekler bir eğilim göstermiştir. Sonuç olarak, güncel siyasetten hareketle CHP-AKP arasındaki polemik konularının merkez-çevre çatışması okumasına olanak verdiğini ve incelenen gazetelerdeki söylemlerden hareketle merkez-çevre çatışmasının devam ettiğini söylemek mümkündür. Anahtar kelimeler: İktidar, muhalefet, merkez, çevre, modernleşme, batılılaşma, basın.
Tarih araştırmalarına bir kaynak olarak Takvim-i Vekayi (1831-1840)
Gazeteler, toplumların geçirdikleri aşamaları ve toplumların başlarından geçen olayları kaydeden bir çeşit hatıra defterleridir. Bu nedenle basın târihi üzerine yapılan araştırmalar sadece bir metnin sunuluş biçiminden ibâret olmayıp, bunun yanında bir milletin olaylara verdiği tepkileri ve yaşanan süreçler içerisinde açığa çıkan çeşitli görüşleri ortaya koyarak, bu görüşlerin sonraki dönemlerde "toplum bilinci"nin oluşmasında ne kadar katkı yaptığının anlaşılmasına olanak sağlar. Osmanlı Devleti'nde tamamen Türkçe çıkan süreli yayınların başlangıcı olan Takvîm-i Vekayi devlet tarafından çıkarılmış ve bu nedenle devlet görüşünü ön plânda tutmuştu. Öte taraftan gazete dünyadaki bilimsel, teknik ve sosyâl gelişmeler hakkında da bilgi veriyordu. Gazetenin bu özelliği, ileride resmî görüşe karşı bir tepkiyi beraberinde getirerek, 1860 sonrası dönemde yoğun bir basım faâliyetine yol açmıştı ve bu sebeple bugünkü Türk Milleti'nin dünya görüşünü belirleyecek bir sürecin de başlamasına etki etmişti. Bu dönemde çeşitli görüşler ortaya atılarak etkilerini bugün görmekte olduğumuz ve gelecekte de göreceğimiz akımlar meydana getirilmişti. Bu öneme dayanarak Takvîm-i Vekayi'nin kaybolmuş olan fihristlerinin alanında yapılan çalışmalara bir katkı yapabilmesi, akademik çalışmaların yapımı sürecinde Takvim-i Vekayi'den daha çok faydalanılması ve araştırmanların araştırma sürecinde daha hızlı hareket edebilmelerine olanak yaratmak için biz bu çalışmayı meydana getirdik. Takvim-i Vekayi'ye ait bazı koleksiyonlar bulunmakla birlikte bu çalışmada Hakkı Tarık Us Koleksiyonu'ndan yararlanılmıştır. Koleksiyonda eksik görülen sayılar ise Anadolu Üniversitesi'nde ve İzmir Milli Kütüphane'de bulunan koleksiyonlar kullanarak tamamlanmıştır. Gazetede yer alan haberler konularına göre sınıflandırılarak bir fihristte olması gerektiği gibi özet şeklinde, gazetelerin çıkış tarihlerine göre sıralanmıştır. Haber özetlerinin altında haberin çıkış tarihi, gazete numarası ve haberin bulunduğu sayfa veya sayfalar verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Takvim-i Vekayi, II. Mahmud, Esad Efendi, 19. Yüzyıl
Medya işletmeciliğinde yaşanan yapısal ve yönetsel değişimlerin medya profesyonellerinin çalışma ilişkilerine etkisi: Haber siteleri örneğinde bir alan araştırması
Bu çalışmanın amacı; medya işletmeciliğinde yaşanan yapısal ve yönetsel değişimlerin medya profesyonellerinin çalışma ilişkilerine etkisini, haber siteleri örneği çerçevesinde incelemektir. Bu amaç doğrultusunda, çalışma kümesini oluşturan 12 medya profesyoneli ile yarı-yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiş ve görüşme yöntemini desteklemek için gözlem temelli alan araştırması yapılmıştır. Nitel araştırma desenlerinden olgubilime dayandırılarak gerçekleştirilen araştırma sonucunda elde edilen veriler, betimsel analiz ve içerik analizi yöntemleriyle çözümlenerek yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda, medya profesyonellerinin çalışma alanı olan haber kavramının değiştiği, bunun da medya profesyoneli kimliğini dönüştürmeye başladığı ve yayın sürecini esnekleştirdiği ortaya çıkmıştır. Çalışmada ayrıca, gelir modellerinin farklılaşmaya başladığı bu yeni medya ikliminin, örgüt yapısını ve çalışma koşullarını da etkilediği vurgulanmıştır. Son olarak ise 5953 Sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunun, medya işletmeciliğinde yaşanan yapısal ve yönetsel değişimlerin medya profesyonellerinin çalışma ilişkilerine yansımalarını düzenlemede yetersiz kaldığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Yeni medya, Medya işletmeciliği, Medya profesyonelleri, Çalışma ilişkileri, Medyada çalışma hayatı.
Bursa basınında Kıbrıs Barış Harekatı
1974 Kıbrıs Barış Harekatı Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhuriyet Döneminde sınırları dışında gerçekleştirdiği en büyük ve sonuçları bakımından en etkili savaştır. Kıbrıs Adası stratejik önemi dolayısıyla tarih boyunca pek çok devlet tarafından işgal edilmişti. 1571 yılında Ada'nın Osmanlı Devleti tarafından fethi ada halkını ekonomik, kültürel ve dini yönden son derece olumlu etkilemişti. 1878 yılında imzalanan Berlin Antlaşması ile Kıbrıs Adası'nın yönetimi İngiltere'ye bırakılmış. Bu antlaşma Kıbrıs Türkleri için yaşanacak olumsuzlukların adeta bir başlangıç noktası olmuştu. Kıbrıs'ta kendini "Rum" olarak tanımlayan halk İngilizlerden de cesaret alarak Türklere karşı her geçen gün baskılarını arttırmışlardı. Rumların amacı "enosis" yani Kıbrıs'ı Yunanistan'a katmaktı. Rumların amacı önce İngilizleri, ardından da Türkleri adadan kovmaktı. 1960 yılına gelindiğinde Adanın tamamını kapsayan Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu. Cumhurbaşkanı Makarios yardımcısı ise Dr. Fazıl Küçük'tü. Barış içinde yaşamayı düşünen Türkler hayal kırıklığına uğradılar. Çünkü Makarios "Akritas Planı" ile Türklerin tamamını imha etmek için harekete geçti. Türkiye Cumhuriyeti, Kıbrıs'taki Türklere uygulanan şiddet ve baskı eylemlerini sonlandırmak için garantörlük yetkisini kullanarak Birleşmiş Milletler'de sorunu çözmeye çalıştıysa da herhangi bir sonuç alınamadı. Nihayet 15 Temmuz 1974 tarihinde "enosis", gerçekleştirmek için Yunanistan Kıbrıs'ta darbe yaparak Rum lider Makarios'u devirdi. Yerine Nikos Sampson'u getirdi. Türkiye bu oldubittiyi kabul etmedi. 1960 Garanti Antlaşması'ndan doğan haklarını kullanarak 20 Temmuz 1974'te Kıbrıs Barış Harekatı'nı düzenledi. Böylece hem Kıbrıs'taki Türklerin can ve mal güvenliği sağlanmış oldu, hem de iki toplumlu bir yapı oluşmuş oldu. Anahtar kelimeler: Türkiye, Kıbrıs, Bursa Basını, Kıbrıs Barış Harekatı
Gazetelerdeki sağlık haberleri: Yaşamın tıbbileştirilmesi, sağlığın bireyselleşmesi ve tüketim üçgeninde kadın
Bu çalışmanın amacı ulusal gazetelerdeki sağlık haberlerinin içeriğinin tüketime özendirme, yaşamın tıbbileştirilmesi ve sağlığın bireyselleştirilmesi temaları ile incelenmesidir. Ayrıca bu temaların, toplum tarafından kadına atfedilen rollerle bağlantısını ortaya koymaktır. Kuramsal açıdan, tüketim kuramı ve kültür endüstrisi kuramından yararlanılırken tarihsel anlamda sağlık anlayışlarının değişimi ve yeni sağlık anlayışının oluşumu da incelenmiştir. Sağlık haberleri, ?bireyselleştirilen sağlık,? ?yaşamın tıbbileştirilmesi? ve ?tüketime özendirme? kategorileri altında incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini, 2011 yılında yayınlanan baskı sayısı en yüksek dört gazete (Posta, Sabah, Zaman, Hürriyet) oluşturmaktadır. Bu gazetelerde 518 haber değerlendirmeye alınmıştır. Veriler içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre, gazetelerdeki sağlık haberlerinin % 58?inin kadın okuyucuları hedef aldığı belirlenmiştir. Kadına yönelik haberlerin % 82?si kadınları yeni tanıtımı yapılan ürünleri tüketmeye yönlendirmekte ve sağlık problemlerini tıbbileştirmektedir. Ayrıca, kadının ideal anne, ideal eş ve ideal bir vücuda sahip olma gibi geleneksel toplumsal cinsiyet rollerini pekiştirdiği tespit edilmiştir. Sağlık haberlerinin % 99?u sağlık sorunlarını bireyin sorunu olarak ele almıştır. Böylelikle sağlık problemleri, bireyselleştirilmektedir.Bu bağlamda, gazete haberleri, kadın bedenini kontrol etmeye hizmet ederek sağlık sorunlarını tıbbileştirmektedir. Tüketim kültürü aracılığı ile üretilen kapitalist ideolojinin sağlık sorunlarını bireyselleştirdiği söylenebilir. Bu çerçevede medya sağlık konusunda okuyucuyu bilgilendirme amacıyla hareket etmekle birlikte, sosyal sorumluluk ilkeleri açısından eleştirilmesi gereken bir noktadır. Anahtar Kelimeler: Sağlık Haberleri, Kadın, Yaşamın Tıbbileştirilmesi, Bireyselleşen Sağlık, Tüketim
Toplumsal cinsiyet bağlamında kadın yoksulluğu ve kadın girişimciliğine ait haberlerin ulusal yazılı basında temsili: Karşılaştırmalı bir analiz
Geçmişten günümüze her daim var olan yoksulluk küreselleşme ile beraber giderek derinleşmekte ve tüm toplumların sorunu haline gelmektedir. İnsanları tüketicilik üzerinden tanımlayan neoliberal süreçler küreselleşme ile birlikte yoksullukların daha da artmasına ve derinleşmesine neden olmaktadır. Toplumlarda ve hanelerdeki yoksulluktan daha çok etkilenen bireyler olarak kadınlar yoksulluğu daha yoğun yaşamakta ve bu durumdan daha çok etkilenmektedirler. Ekonomik anlamda da dezavantajlı konumda olan kadınlar öncelikle bu durumdan kurtulabilmek, aile ekonomisine katkıda bulunabilmek adına daha sonra da kendi sosyal- kültürel gelişimlerine katkıda bulunabilmek adına girişimciliğe yönelebilmektedirler. Girişimci olan kadınlar toplumda aile ve ülke ekonomisine katkıda bulunan, kendi ayakları üzerinde durabilen bireyler olarak daha farklı konumlandırılmakta, yaptıklarından başarı öyküleri olarak bahsedilmekte, yoksul kesimler ve kadınlar ise daha çok mağdur olarak yansıtılarak dramatize edilmektedirler. Tüm bunlardan yola çıkarak bu tez çalışmasında ulusal yazılı basında kadınlara ait yoksulluk ve girişimcilik haberlerinin nasıl dile getirildiği ve sunulduğunun farklı ideolojik yapılara sahip Hürriyet ve Sözcü gazeteleri üzerinden eleştirel söylem analizi ile ortaya koyulması amaçlanmaktadır. Bu bağlamda Hürriyet ve Sözcü Gazetelerinin 01 Ocak- 31 Haziran 2021 tarihleri arasındaki 90 tane kadın yoksulluğu ve kadın girişimciliğine ait haberlerin 37 tanesine eleştirel söylem analizi uygulanmıştır. Analiz sonucunda Hürriyet Gazetesi' nde kadın yoksulluğunun görmezden gelindiği, kadın girişimciliği haberlerinin ise hane ve ülke ekonomisine olan katkılarının vurgulanarak devlet ve kurumlar tarafından desteklendikleri haberler şeklinde ele alınmıştır. Sözcü Gazetesi' nde ise kadın yoksulluğu haberlerinin iktidarı eleştirmek için muhalefet tarafından dile getirildiği haberler olarak sunulduğu, kadın girişimciliği haberlerinin ise bireysel başarılar ve kooperatif destekli işler olarak sunulduğu gözlenmiştir.
Genel müdür değişikliği duyurularının pay getirileri üzerindeki etkisinin ölçülmesi: BİST şirketleri örneği
Şirketin hisse senedi getirilerini etkileyen şirket içi ve dışı olmak üzere birçok faktör bulunmaktadır. Yatırımcılar, doğru yatırım karar vermek için hisse senedi fiyatlarını etkileyen tüm faktörleri, haberleri, duyuruları değerlendirmektedir. Bu faktörlerden biri olan firmaya özgü değişkenlerin bilimsel düzeyde araştırılması yoğun biçimde yapılmaktadır. Şirketin genel müdürü, ilgili şirketin performansı ve başarısı üzerine derinden etkili olduğu için hisse senedi yatırımcılarının da ilgi odağı olmuştur. Bu çalışmanın amacı, hisse senetleri Borsa İstanbul'da (BİST) işlem gören şirketlerin genel müdürlerin işten ayrılma duyurularının ilgili şirketin hisse senedi getirilerini etkileyip etkileyemediğini incelemektir. Çalışmada, yöntem olarak olay çalışması (event study) yöntemi kullanılmıştır. Olay çalışması yöntemi, şirket ile ilgili bir olayın şirketin hisse senedi üzerindeki etkisini değerlendirmek üzere uygulanan istatistiksel bir yöntemdir. Diğer bir ifade ile, bir olayın olduğu tarihten önceki ve sonraki günlerde anormal getiri (abnormal returns-AR) elde edip etmediğini araştırmaktadır. Bu çalışmada BİST'de işlem gören 80 adet şirketin 2011-2016 yıllar arasında yapılan 107 adet genel müdür değişim duyurusu incelenmiştir. Her bir şirketin genel müdür değişim duyurusu yaptığı tarih, olay günü olarak belirlenmiş ve olay gününden beş gün öncesi ve beş gün sonrası için anormal getiriler hesaplanmıştır. Analizlerden elde edilen bulgular, genel müdür değişim duyurularının hisse senedi getirilerini etkilediğini göstermiştir. Ve Borsa İstanbul'un yarı güçlü formda etkin olmadığını kanıtlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Genel müdür değişikliği, olay çalışması, etkin piyasa hipotezi
İnternet haberlerinde sakatlık temsili
Bu tez çalışmasının konusunu geçtiğimiz on yıllık zaman sürecinde internet haberciliğinde sakatlık temsilinin ne yönde değiştiğinin, geleneksel medya olarak da adlandırılan ana akım medya ile eleştirel medyanın haber dilinin karşılaştırılmasıyla incelenmesi oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında belirlenen örneklemlere göre toplanan haber metinleri Teun A. van Dijk'ın eleştirel söylem çözümlemesi yöntemiyle incelenmiştir. Çözümlenen haber metinleri ile medyada oluşturulan sakatlık temsillerinin hangi hâkim toplumsal söylemleri ve ideolojileri yeniden ürettiği ve meşrulaştırdığı, sakatlığa sosyal ve hak odaklı bakış çerçevesinde yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda geçen yıllar içerisinde ana akım medyanın haber dilinde kimi düzelme çabaları olduğu söylenebilse de genel olarak incelenen haberlerde sağlamcı yaklaşımların sergilendiği, sakatlığın kimi zaman merhamet, acıma ve çeşitli olumsuzluklarla anıldığı kimi zaman ise sakat bireylerin başarılarının abartılarak kahramanlaştırıldıkları görülmüştür. Bunun yanı sıra incelenen sakatlık temalı haberlerin büyük çoğunluğunda ise sakat bireylere ve sakat hareketi yerine güçlülerin diline yer verilerek görünürlük sağlanmadığı da ortaya çıkmaktadır. Ana akım medya bu noktada hâkim toplumsal söylemleri ve ideolojileri yeniden üreterek dolaşıma sokmaktadır. Eleştirel medya ise kimi noktalarda mesleki pratikler nedeniyle ana akımla benzerlikler taşısa da genel olarak sakatlığı konu edinen haberlerin dilinin hak odaklı olduğu ve ana akımın hâkim söylemine karşıtlıklar gösterdiği görülmektedir. Bunun yanı sıra eleştirel medyada sakat bireyler hakları olan aktif özneler olarak yansıtılırken, haberlerde anlatılan sorunlar toplumsallaştırılmakta ve erişilebilirlik, kapsayıcılık ve hak temelli söylemler için de öneriler getirilmektedir. Anahtar kelimeler: Medya, internet haberleri, sakatlık/engellilik, temsil, söylem
Yerel medyada Suriyeli göçmenlere yönelik haber üretim pratiğini anlamak: Hatay örneği
Arap Baharının uzantısı olarak Suriye'de yaşanan savaş, toplu göç hareketini de beraberinde getirdi. Suriyelilerin bir bölümü, savaşla birlikte komşu ülkesi Türkiye'ye 2011'de başlattığı göç, sekiz yılda 3,6 milyon kişiye ulaştı. Türkiye'ye ilk göç ettikleri ve en çok yaşadıkları iller arasında bulunan Hatay yerel medyasının, Suriyeli göçmenlere yönelik yayın organlarında yer verip vermediklerini, yayınlarında yer aldıysa nasıl yer aldığı, onları tanımlamaları, yayınlayış şekli ve nedeni ile haber kaynaklarını sorgulamayı amaçlamaktadır.
Ulusal gazetelerdeki orman kaynakları haberlerinin eleştirel söylem analizi: Cumhuriyet, Posta ve Sabah örneği
Orman ekosistemleriyle ilgili haberlere kamuoyunun ilgisi artmış, paralel olarak basın bu konularda yapılan haberlerin sayısını artırmıştır. Bu çalışmada Türkiye'de ormancılık ve orman kaynakları haberlerinin eleştirel söylem analizi yapılmıştır. Bu maksatla, üç ulusal gazetedeki (Cumhuriyet, Posta ve Sabah) ilgili haberler analiz edilmiştir. 2010-2020 yılları arasındaki araştırma konusuyla ilişkili haberler çalışmanın materyalini oluşturmuştur. Çok sayıda orman yangını çıkan 2021 yılının orman yangını haberleri de veri setine dâhil edilmiştir. Haberler Teun A. van Dijk'in eleştirel söylem analizi tekniği ile analiz edilmiştir. Haberler, ormansızlaşma ve orman tahribatı, orman yangınları, ağaçlandırma ve diğer ormancılık meseleleri olmak üzere dört ana temada toplanmıştır. Eleştirel söylem analizi tekniğiyle; toplam 87 haberde makro ve mikro yapı analiz edilmiştir. Ormancılık ve orman kaynaklarına ilişkin söylemler ve haberlerin sunumu bakımından gazeteler arasında farklılık olduğu ve bu farklılığın gazetelerin ideolojik duruşlarıyla uyumlu olduğu belirlenmiştir. Cumhuriyet, genel olarak hükümete ve özel olarak da ormancılık kurumlarına karşı çok daha eleştirel bir söylemi tercih etmiştir. Posta ve Sabah Gazeteleri'nin, orman kaynakları haberlerinin söylemini neoliberal çerçevenin etkisinde oluşturduğu belirlenmiştir. Orman kaynakları meselelerine ilişkin tartışmaları daha ziyade gazetecilerin yönlendirdiği; uzman görüşlerine, bilimsel kaynaklara ve istatistiklere sınırlı düzeyde başvurulduğu belirlenmiştir. Hem haber söylemlerinin oluşumuna müdahil olmak hem de medyayı ormancılık meseleleri hakkında bilgilendirmek için, ilgili ormancılık kurumlarının halkla ilişkiler ve iletişim kapasitesinin geliştirilmesi önerilmiştir.
Sağlık kurumlarında şiddet: Gazete haberleri üzerinde bir araştırma
Şiddet, hayatımızın her alanında karşımıza çıkabilen toplumsal mekanizmalardan biridir. Sağlık kurumları ise şiddetin en fazla yaşandığı iş sahalarından bir tanesidir. Çünkü sağlık hizmetleri, doğrudan bakımı gerektiren bir hizmet sektörüdür. Sağlık çalışanlarının da öncelikli amacı, hastalara kaliteli bir hizmet sunabilmektir. Bu amacını gerçekleştirmek isteyen sağlık çalışanları; hastalar, hasta yakınları, tedarikçiler ve meslektaşlarıyla iş hayatında sürekli etkileşim halinde bulunmaktadır. Bu sebeple sağlık kurumlarında yaşanan şiddetin tek bir kaynağı bulunmamaktadır. Sağlıkta şiddet, kamusal bir sorun olma bağlamında anlaşılıp açıklanmasında yazılı basının da önemli bir temsil alanı olduğunu söylemek mümkündür. Özellikle sektörel bir sorun olarak tanımlanan ve hastalar ile sağlık çalışanlarının ilişkisi sonucu ortaya çıkan şiddet haberleri, yazılı basın açısından önemli bir haber nesnesi haline dönüşmektedir. Yapılan çalışmada sağlık çalışanlarına yönelik şiddet haberlerini tespit etmek için Hürriyet, Milliyet ve Cumhuriyet gazeteleri incelenmiştir. Verileri analiz edebilmek için Hürriyet, Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerinin resmi internet sayfalarında yer alan mevcut arşivlerine yeniden eskiye sıralanarak ulaşılmıştır. Araştırmada Hürriyet, Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerinin 1 Ocak 2017- 21 Mayıs 2019 tarihleri arasında günlük yayım yapan sağlıkta şiddet konusunu ele alan toplam 501 gazete haberine erişilmiştir. Gazete haberlerinden 143 tanesi ‟sağlıkta şiddete yönelik yaşanan‟ haberleri kapsarken, 358 tanesi „‟sağlıkta şiddete yönelik tepkide bulunan‟‟ haberleri kapsamaktadır. Toplanan verileri ise analiz edebilmek için MAXQDA 2018 nitel veri analiz programına yüklenilmiş ve betimsel istatistiki yöntemler sayesinde analizi gerçekleştirilmiştir. MAXQDA 2018 nitel veri analiz programında tematik kodlama yapılarak içerik analizi değerlendirilmiş ve bulgular yorumlanmıştır. Çalışmanın sonucuna göre ise gazete haberlerinde sağlık çalışanlarına yönelik şiddet sıklığı, Türkiye'nin genelini yansıtabilecek çalışmalarda saptananlarla benzerlik gösterebilecek şekilde oldukça yüksektir. Bu nedenle sağlıkta şiddetin önlenebilmesi için; gerekli yasal düzenlemeler yapılmalı, eğitimsel destekler sunulmalı ve konuyla ilgili örgütsel anlamda tüm birimler koordine edilmelidir.
Haber doğruluk-hakîkat ilişkisinin hermeneutik tezâhürleri üzerine bir deneme: Haberin yorumlanma sürecine dâir bir araştırma
Profesyonel gazetecilik uygulamalarına yoğunlaşan akademik çalışmalar, haberin doğruluğunu ve hakîkatini, profesyonel gazetecilik uygulamalarının belirlediği ön kabulünün yerleşmesine sebep olmuştur. Haberi yorumlayanlar yeterince araştırılmamış, ihmal edilmiştir. Ancak haberin doğruluğu ve hakîkati en az profesyonel gazetecilik faaliyetlerindeki kadar fertler nazarında, yorum vasıtasıyla, inşâ edilmektedir. Bu tezin amacı haberin fertlerin anlam dünyasındaki yerini hermeneutik gelenek çerçevesinde ortaya koymak ve bu sayede haber doğruluk/hakîkat ilişkisini belirleyen hermeneutik unsurları açığa çıkarmaktır. Çalışma, haberin doğru yorumlanmasını sağlayacak epistemolojik bir yöntem değil haberin anlaşılmasında ve yorumlanmasında ortak bazı yönlerin olduğunu ileri sürmektedir. Araştırma, mezkûr amaca uygun biçimde iki safhalı olarak planlanmıştır. İlk safhada, doğrunun mâhiyeti ve doğrunun hakîkat ile nasıl bir ilişkisi olduğu "doğruluk kuramları" çerçevesinde, doğru/hakîkat ve "anlama" arasındaki ilişki ise hermeneutik düşünce zemininde ele alınmıştır. Son olarak haber doğruluk/hakîkat ilişkisinin iletişim kuramları nezdinde nasıl değerlendirildiği hermeneutik gelenek çerçevesinde tartışılmıştır. İkinci safha, haber doğruluk/hakîkat ilişkisinin yorum yoluyla nasıl inşâ edildiğini fenomenolojik bir saha araştırması ile ortaya koymaktadır. Bu amaçla "maksimum çeşitlilik", "amaçlı tabakalandırma" ve "kartopu" örnekleme yöntemleri bir arada kullanılarak belirlenen 46 katılımcıyla mülâkat gerçekleştirilmiştir. 48 gün süren saha araştırmasından toplanan ham veri MAXQUDA 20 nitel analiz programı ile tahlil edilmiş ve katılımcıların görüşleri 5 ana tema, 14 tema ve 17 alt tema altında tasnif edilmiştir. Saha araştırması, katılımcıların haberin doğruluğunu/hakîkatini kıyas, kaynak, değer ve tecrübe zemininde belirlediğini ortaya koymuştur. Tezin sonuç bölümü çalışmanın teorik ve uygulama kısımlarından ulaşılan çıkarımlardan yola çıkılarak yazılmıştır. Buna göre toplam 9 hermeneutik unsurun haberin anlaşılmasında ve haber doğruluk/hakîkat ilişkisi üzerinde tesirli olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu hermeneutik unsurların "tecrübî bilgileri haberi anlamak için kullanma", "haberde kullanılan kavramların gramatik yapısına âşinâ olma", "haberi anlamak için hızlı hüküm verme", "doğrularını riske atacak cesarete sahip olma" ve "haberi sorgulama" olmak üzere 5'i fert kaynaklı iken; "haberi yazanın ortak tinine âşinâ olma", "ortak tine hâkim baskın tutarlı önermeler bütününün farkında olma", "hakîkî anlama yaklaşacak kadar zamanın geçmiş olması" ve "haber kaynaklarına erişebilme" olmak üzere 4'ü ise toplum kaynaklıdır.
Cibuti basınında sokak çocuklarının sunumu
Çocukluk dönemi, bir insanın hayatının en önemli dönemidir. Çocuğun bakım ve sevgiye en çok ihtiyaç duyduğu bu dönem, kişiliğini oluşturması için de önemli bir süreçtir. Çünkü bu dönem çocuğun gelecekteki başarı veya başarısızlığında büyük rol oynamaktadır. Toplumun temelini oluşturan çocuklara ilişkin olarak medyanın takındığı tutum bu bakımdan önemlidir. Gündemi belirleyen ve sorunların çözümünde kamusal bir fonksiyonu olan medyanın çocuk sorunlarına yaklaşımı oldukça önem taşımaktadır. Cibuti'de fiziksel ve ruhsal her türlü tehlikeye açık bir ortam içinde yaşayan sokak çocukları, ciddi bir sorun oluşturmaktadır. Bu çalışma, Cibuti medyasının bu konuyu nasıl ele aldığı üzerinedir. Bu yöndeki haberlerin incelenmesi ile Cibuti'deki sokak çocuklarına medyanın yaklaşımını ortaya koymak amaçlanmaktadır. Bu bakış açışıyla Cibuti medyasında yer alan haberler araştırılmış ve bunun sonucunda ülkenin her yerinde hızlı bir şekilde artan sokak çocukları olgusunun tüm detaylarıyla ele alınması ve tartışılması gereken konulardan biri olmasına rağmen Cibuti medyasında gerekli değeri görmediği sonucuna ulaşılmıştır.
Türkiye'de haber değerinin değişimi ve tabloidleşme (TV ana haber bültenleri üzerine bir inceleme)
Medya ve özellikle de televizyon insanların dünya görüşünü şekillendirebilmekte, düşünce ve davranış biçimlerine yön verebilmektedir. Bir zamanlar gazetenin egemenliğinde olan haber iletimi artık ağırlıklı olarak televizyon üzerinden gerçekleşmektedir. Türkiye'de özellikle televizyon yayıncılığında tabloidleşme son yıllarda artışa geçmiştir. Bu çalışmada, tabloidleşmenin, Türkiye'de televizyon haberciliğindeki haber değeri üzerindeki etkisi incelenmiştir. Çalışmada haber değerindeki yozlaşmayı ve tabloidleşmeyi saptamak, nasıl gerçekleştiğini seçilen örnekler üzerinden somutlaştırmak amaçlanmıştır. Ayrıca özel kanallarla kamu yayıncılığı arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığı araştırılmıştır. Çalışmada araştırma birimi olarak ulusal yayın yapan üç televizyon kanalı (TRT 1, FOX TV ve Show TV) seçilmiş ve bu kanalların ana haber bültenleri üzerinden niteliksel bir içerik analizi yapılmıştır.
Kriz haberciliği bağlamında TV haberlerinin analizi: COVID-19 salgını örneği
Aralık 2019 yılında Çin'de ortaya çıkan ve kısa sürede tüm dünyayı etkisi altına alan COVID-19 salgını bütün ülkeleri ve insanları, düzen, sağlık, ekonomi vb. alanlarda olumsuz etkilemiştir. Bu salgın günlerce gündemde kalmış ve tüm dünyada kriz durumu yaratmıştır. Ulusal ve uluslararası medyada yer alan salgın haberleri, salgının durumu, seyri ve devletlerin aldıkları önlemler hakkında toplumları bilgilendirme görevi üstlenmiştir. Türkiye'de COVID-19 salgını ile ilgili ilk vaka 11 Mart 2020 tarihinde görülmüştür. İlk vakanın görülmesiyle birlikte Türkiye'deki medya organları salgın ile ilgili toplumu bilgi bombardımanına tutmuş, haber bültenlerinin konusu bir anda COVID-19 salgını olmaya başlamıştır. Bu çalışmada, kriz haberciliği bağlamında COVID-19 salgını haberleri incelenmiştir. COVID-19 salgını haberlerinin incelenmesi için Türkiye'de yayın yapan üç televizyon kanalının (FOX TV, ATV ve CNN Türk) ana haber bültenleri seçilmiştir. Bu çalışmada, kriz haberciliği örneğinde medyanın izleyiciyi karşı sorumluluğunu yerine noktasında nasıl bir yol izlediğine yönelik soruya cevap aranmıştır. Çalışma sonucunda kriz haberciliği bağlamında medyanın izleyiciye karşı sorumluluğunu yerine getirme de farklı yollar kullandığı sonucuna ulaşılmıştır.
Foucault'nun iktidar ve korku inşası kavramları bağlamında dijital gazetelerdeki suç haberlerinin incelenmesi
Foucault iktidar meselesinin genellikle devlet iktidarı, ekonomi ya da burjuva sınıfının egemenliği bağlamlarında ele alındığını, ancak çok daha geniş ve farklı bağlamlarda incelenmesi gerektiğini düşünmektedir. Ona göre, iktidar çeşitli söylemler yoluyla işlemektedir ve bu söylemler toplumdaki farklı iktidar ilişkilerini farklı şekilde etkilemektedir. Çeşitli söylemler yoluyla insanlara nasıl davranmaları gerektiği benimsetilmeye çalışılmaktadır. Bu söylemlerden biri, gazetelerdeki suç haberlerinin insanların 'sürekli olarak tehlikede olduklarını düşünmelerini sağlamak' amacıyla yapılmasıdır. Buradaki amaç, insanlarda korku uyandırmak ve insanların devletin güvenlik güçlerinin gerekli olduğunu düşünmesini sağlamaktır. Bu çalışmanın amacı, Foucault'nun iktidar ve korku inşası kavramlarından yola çıkılarak Türkiye'deki dijital gazetelerde yapılan suçlu haberlerini ve haberlere yapılan okuyucu yorumlarını incelemektir. Çalışmanın diğer amaçları; suçlu haberlerinin toplumda hangi iktidar ilişkilerini nasıl etkilediğinin, insanların bu haberlere verdikleri tepkilerin, devletin insanlar üzerindeki müdahalelerine insanların yaklaşımlarının ve genel olarak Foucault'nun iktidar teorisinin test edilmesidir. Bunlar yapılırken; öncelikle Foucault'nun bilgi ve iktidar teorileri, ardından Foucault'nun Batı toplumlarında var olduğunu söylediği iktidar teknolojileri incelenmiştir. Son olarak; seçilen dört suçlu haberi Birgün, Cumhuriyet, Hürriyet, Milli Gazete ve Yeniçağ dijital gazeteleri üzerinden incelenmiştir. Çalışmada söylem analizi yöntemi kullanılmıştır. Söylem analizi yapılırken gazetelerin ideolojilerinden yola çıkılmamış ve haberlerin yapılma amacı sorgulanmamıştır. Bunun yerine; haberlerin insanlar üzerinde korku oluşturma potansiyelinin olup olmadığı, insanların haberlere nasıl tepki verdiği ve haberlerin toplumdaki hangi iktidar ilişkilerini nasıl etkilediği ya da etkileyebileceği araştırılmıştır. Haberlerin çoğunun, insanlarda korku uyandırma ve güvenlik güçlerinin insanları suçlulardan koruması gerektiği düşüncesini besleme potansiyeli taşıdığı görülmüştür. Haberlerden bazılarının güvenlik güçlerinin insanları suçlulardan korumakta yetersiz kaldığı düşüncesine ve güvenlik güçlerinin meşruiyetinin zedelenmesine yol açma potansiyeli olduğu da tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler : Güvenlik toplumu, liberal yönetimsellik, biyo-iktidar, korku inşası, yönetimsellik krizi, iktidar teknolojileri, hakikat etkileri, karşı-tutum
News and construction sentences in surah Hud (A grammatical and rhetorical research)
In this study, the verses of Surah Hud are analyzed in the context of news and construction sentences. In the study, the news sentence is explained, how it is understood in the eyes of grammarians and rhetoricians, its aims, parts and the statements that support it are mentioned. In addition, the metaphorical meanings of the news sentence, such as terghib (encouragement), terhib (intimidation), ta'lil (giving reason), rede, guidance, imtinan (gratitude), va'îd (warning), and threats were discussed. In addition, the requestingial construction sentences were explained and their meaning was emphasized. The styles of such sentences such as question, order, forbidding and praying were discussed. In Surah Hud, the verses formed around all these sentence types mentioned above were analyzed in terms of grammar and rhetoric. The phrases in the Surah have been analyzed in terms of rhetoric and grammar in terms of containing the meanings of oath, wish, exclamation, lauding and condemnation.
Kadına şiddetin haber söylemi bağlamında yazılı basında temsili: Emine Bulut örneği
Kadın cinayetleri, kadına yönelik şiddetin son raddesini oluşturmaktadır. Gündem olsun olmasın, her türlü cinayet vakası, şiddet temellidir. Özellikle son yıllarda artan ve daha da görünür hale gelen kadına yönelik şiddete dair sosyal medyada da tepkiler çığ gibi büyümekte, oluşturulan kamuoyu baskısı sayesinde suçlular ceza alabilmektedir. Bu çalışmada çocuğunun yanında boğazı kesilerek öldürülen, kamera görüntülerinin sosyal medyada yayımlanmasından sonra gündeme gelen Emine Bulut cinayetinin haberlerde ele alınışı işlenmektedir. Söz konusu cinayet, Bulut'un eski eşi tarafından işlenmiştir ki bu da kadına yönelik şiddetin büyük bir çoğunluğunun tanıdıklarından geldiği tezini de doğrulamaktadır. Bulut, akıllarda "Ölmek istemiyorum", kızı ise "Anne lütfen ölme" çığlığı ile yer etmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde seçilen konunun önemine değinilirken, devam eden bölümlerde ise şiddet olgusu anlatılmış ve kadın cinayetlerinin Türk yazılı basınında işlenişi aktarılmıştır. Ardından analiz bölümünde ise çalışmanın kapsam ve sınırlılığında belirtilen gazetelerin Emine Bulut cinayetini okurlarına sundukları haberlerin nasıl ele alındığı ortaya koyulmuştur.
Suriyeli üniversiteli öğrenciler örneğinde: Suriyelilere yönelik televizyon haberlerinin alımlanması
Araştırmada, Fırat Üniversitesinde eğitim gören Suriye uyruklu 10 üniversite öğrencisine Ankara – Altındağ haberlerinin alımlanmasına yönelik olarak, öğrencilerin görüşlerini araştırmak amacıyla nitel araştırma yöntemlerinden Fenomoloji(Olgubilim) kullanılmıştır. Araştırma iki boyutta ele alınmıştır. Araştırmanın ilk boyutunda Ankara Altındağ olayı sonucundaki haberlerin alımlanmasına yönelik olarak katılımcılar için öncelikli 3 ölçüt belirlenmiştir. İkinci boyutta ise televizyon haber kanallarının seçilmesinde de yine ölçüt örneklem kullanılarak Stuart Hall'ün kodlama kod açımı kuramına bağlı kalarak tematik yayın yapan 3 televizyon kanalı seçilmiştir. Araştırma amacı kapsamında Hall'ün kodlama kod açımı kuramından destekle haber kanallarının yayın politikası da dikkate alınarak 'A Haber' – CNN Türk' ve 'Halk TV' kanalları araştırma kapsamına dâhil edilmiştir. Çalışmada Fırat üniversitesine kayıtlı Suriye uyruklu öğrencilerin olması ölçütü dikkate alınarak, aktif olarak Fırat üniversitesine kayıtlı 10 öğrenci ile yarı yapılandırılmış görüşme yapılmış ve veriler analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda Suriyeli üniversite öğrenciler tarafından haberlerde ilk olarak Muhalif-Karşıt okuma, daha sonra Müzakereli- Tartışmalı okuma ve en az olarak Egemen-Hâkim okuma yapıldığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Suriye, Haber, Ötekileştirme, Irkçılık
Elazığ yerel medyasında 24 ocak 2020 deprem haberlerinin söylem analizi: Kanal 23 ve Kanal Fırat örneği
Medya tüm dünyada etkisiyle önemli bir konumda olmuştur. İçerisinde barındırdığı alt başlıklardan bir tanesi olan, belirli bir bölgede yayın yapan yerel medya; bölgesindeki insanların bilgi alma ihtiyacını karşılamasından dolayı ilgi toplamaktadır. Çeşitli zorluklardan geçerek günümüze ulaşan yerel medya bölgesinde yayın yapmanın dışında, bölgedeki sorunların çözümü için gerekli uğraşları verebilme yeteneğine sahiptir. İnsanoğlunun doğasında bilgi edinme ve merak etme vardır. Bu noktada haberin önemi ön plana çıkmaktadır. Meydana gelen bir olayı bireylere aktarma işlemi olan haber; içerisinde oluşturan kişinin ideolojilerine de barındırabilir. Bu bakımdan haber oluşturulurken ideolojiler yok sayılarak haber üretilmelidir. Aksi taktirde haberde tarafsızlık ilkesi göz ardı edilebilir. Bu bakımdan alıcı konumundaki bireyin haberi okurken iyi bir şekilde analiz etmesi gerekmektedir. Yapılan bu araştırma kapsamında Elazığ'da yayın yapan Kanal 23 ve Kanal Fırat Televizyonlarının ana haber bültenlerinde yer alan deprem temalı haberleri incelenmiştir. 24 Ocak 2020 tarihi ile 24 Mayıs 2020 tarihleri arasında yayınlanan haberler Teun Van Dijk'in eleştirel söylem analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırmada Kanal Fırat ve Kanal 23 televizyonlarının haberleri işleyiş yöntemlerinin aynı doğrultuda olduğu tespit edilmiştir. İncelenen haberlerde iki televizyon kanalının aynı olaylar ve aynı söylemler üzerinde durduğu görülmüştür. Her iki kanalda da spikerlerin bazen eleştirel bazen de yapıcı bir biçimde haberleri aktardığı tespit edilmiştir. Ayrıca bazı olayları yorumlayarak, olumlu cümleler kullanarak ve belli bir ideolojiye dayanarak izleyiciye aktarmışlardır.
Ebeveynlerin sağlık haberleri algılarının aşı tereddütü üzerine etkisi
Amaç: Bu araştırma, ebeveynlerin sağlık haberleri algılarının aşı tereddütü üzerine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Bu araştırma 20 Temmuz 2021 ile 20 Şubat 2022 tarihleri arasında yapılmıştır. Elazığ il merkezinde yaşayan, rastgele örnekleme kura sonucu belirlenmiş olan Abdullahpaşa 1 no'lu Aile Sağlığı Merkezi, Ataşehir 1 no'lu Aile Sağlığı Merkezi ve Rüstempaşa 1 no'lu Aile Sağlığı Merkezinde kayıtlı 0-24 ay arası bebeği olan 187 ebeveyn ile yürütülmüştür. Araştırma verileri üç bölümlük bir anket formu aracılığı ile toplanmıştır. Bu formda ebeveynlerin sosyodemografik özelliklerini belirten anket formu, "Sağlık Haberleri Algıları Ölçeği" ve aşı tereddüt sorularından oluşan form yer almıştır. Araştırma verileri tanımlayıcı istatistiksel yöntemlerin yanında ANOVA, Student t- testi, cronbach alfa, korelasyon ve regresyon analizi ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Katılımcıların %81.3'ü kadınlardan oluşmaktadır. Ebeveynlerin yaş ortalaması 29.89±5.25 olarak bulunmuştur. Ebeveynlerin sağlık haberleri algısı puan ortalaması 79.42±10.94 olarak bulunmuştur. Ebeveynlerin %92.0'ı aşıların çocukları için güvenilir olduğunu belirtmişlerdir. Ebeveynlerin %97.9'u çocuklarına aşıları düzenli olarak yaptırmaktadır. %72.7 'si aşı yapılması konusunda tereddüt etmediklerini belirtmişlerdir. Tereddüt nedeni olarak ise aşılar ile ilgili olumsuz haberler duyma ve aşıların yararlı olmadığı düşüncesi ilk sıralarda yer almaktadır. Sonuçlar: Ebeveynlerin sağlık haberleri algıları ile aşı tereddütü durumları ve nedenleri arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Anahtar kelimeler: Aşı tereddütü, ebeveyn, medya, sağlık haberleri algıları