Nutrition knowledge
51 theses under this subject heading
Spor eğitmenlerinin beslenme alışkanlıklarının ve beslenme bilgi düzeylerinin değerlendirilmesi
Sporcular ve spor yapan pek çok birey yanlış bilgileri, doğru bilgilerden ayırmakta zorlanmakta ve sporcuların en çok sordukları soruların başında beslenme ile ilgili sorular gelmektedir. Bununla birlikte bireyler spor yaparken izleyecekleri programların yanı sıra beslenme alışkanlıkları ve doğru beslenme önerileri almak için başvurdukları önemli ve en ulaşılabilir kaynaklardan birisi de spor eğitmenleri olmaktadır. Bu bağlamda spor eğitmenlerinin sahip oldukları beslenme bilgi düzeyleri, kendilerine danışan bireyleri doğru yönlendirebilmek adına büyük önem taşımaktadır. Bu çalışma spor eğitmenlerinin beslenme alışkanlıklarının ve beslenme bilgi düzeylerinin tespit edilmesi, değerlendirilmesi nedeniyle planlanmış ve yürütülmüştür. Katılımcıların beslenme bilgi düzeylerinin tespit edilebilmesi için Sporcu Beslenme Bilgisi Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmaya 44 erkek, 21 kadın olmak üzere toplam 65 kişi katımıştır. Araştırma verilerine göre günlük tüketilen enerji 2621±656 kkal (E: 2935±497 kkal, K: 1963±416 kkal) olarak belirlenmiştir. Bireylerin DRI enerji karşılama yüzdesi %112,1 (E: %117,4, K: %98,1) olarak saptanmıştır. Erkek bireylerde enerjinin karbonhidrat, protein ve yağdan gelen yüzdesi sırasıyla; %31,8, %24,9 ve %43,3 olarak saptanırken, bu oranlar kadınlarda sırasıyla; %33,8, %21,7 ve %44,8 olarak saptanmıştır. Yağ oranının iki cinsiyet içinde önerilen (%30-35) miktarın üstünde olduğu tespit edilmiştir. Karbonhidrat ve yağ yüzdesinin cinsiyete göre anlamlı bir farklılığı bulunmazken, enerjinin proteinden gelen yüzdesi erkeklerde daha fazla bulunmuştur (p<0,05). Visseral yağ doku oranı yüksek olan bireylerin (37,3±6,1) Sporcu Beslenme Bilgisi Ölçeği puan ortalaması, düşük (44,8±8,5) ve orta (41,0±10,7) yağ düzeyine sahip bireylere göre anlamlı şekilde düşük bulunmuştur (p<0,05). Araştırma sonucunda elde edilen bilgilere göre sporcu beslenme bilgisi; zayıf, ortalama ve iyi olan bireylerin oranı sırasıyla; %86,2, %12,3 ve %1,5 olarak belirlenmiştir. Yapılan çalışma sonucunda spor eğitmenlerinin beslenme konusundaki bilgi düzeylerinin düşük olduğu tespit edilmiştir. Sporcuların beslenme konusunda bilgi kaynağı olarak ilk başvurdukları kişilerin spor eğitmenleri olduğu göz önünde bulundurulduğunda, spor eğitmenlerinin bilgi düzeylerinin artırılması ve/veya sporcuların güvenilir bilgi kaynaklarına ulaşmaları için gerekli çalışmaların yapılması önerilmektedir.
Beslenme danışma merkezine başvuran kadınların beslenme okuryazarlığının obezite ile ilişkisi
Bu çalışma kadınlarda beslenme okuryazarlığı düzeyinin obezite ile bir ilişkisinin olup olmadığını ortaya çıkarmak amacıyla yapılmıştır. İstanbul Bahçelievler İlçe Sağlık Müdürlüğü'ne bağlı Sağlıklı Beslenme ve Obezite Danışma Birimi'ne başvuran 385 kadınla gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak birinci aşamada '' Tanımlayıcı Bilgi Formu'' ve ikinci aşamada ''Yetişkinlerde Beslenme Okuryazarlığı Değerlendirme Aracı'' kullanılmıştır. Anketler yüz yüze görüşme tekniği ile uygulanmıştır. Toplanan veriler SPSS 22.0 programı kullanılarak analiz yapılmıştır. Karşılaştırmalı analizlerde Ki-Kare testi kullanılmıştır. Tüm istatistikler için anlamlılık düzeyi p˂0.05 olarak kabul edilmiştir. Araştırmaya katılan kadınların yaş ortalaması 36±10,10 yıldır. Kadınların vücut ağırlığı ortalaması 72,2±14,24 kg olarak bulunmuş olup %38,2' si hafif obez ve %29,4' ü obez olarak saptanmıştır. BKİ sınıflandırmasına göre zayıf/normal olanlar (32,09±8,98 yıl) ile hafif obez (38,44±9,99 yıl) ve obez (39,60±9,68 yıl) olanların yaş ortalamaları farklılık göstermekte olup zayıf/normal olanların yaş ortalaması anlamlı olarak daha düşüktür (p˂0,001). BKİ sınıflandırmasına göre zayıf/normal olma oranı bekarlarda, lise ve üniversite eğitim düzeyine sahip kişilerde, memurlarda, tanısı konulmuş hastalığı olmayanlarda, düzenli egzersiz/yürüyüş yapanlarda anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p˂0,001). Katılımcıların YBOYDA' dan aldığı puan ortalaması 26,78±4,13 olup kadınların %78,7' sinin yeterli beslenme okuryazarlığına, %21,3' ünün sınırda beslenme okuryazarlığına sahip olduğu bulunmuştur. Beslenme okuryazarlığı yeterli olanların yaş ortalaması (36,01±10,30 yıl) sınırda/yetersiz olanların yaş ortalamasına (39,94±8,89 yıl) göre anlamlı olarak düşük bulunmuştur (p˂0,001). Beslenme okuryazarlığı yeterli olanların oranı ve YBOYDA puan ortalamaları bekarlarda, üniversite ve üzeri eğitim düzeyine sahip kişilerde, memurlarda anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (p˂0,001). Beslenme okuryazarlığı sınırda/yetersiz olanların obezite oranlarının anlamlı olarak yüksek olduğu ve obezite oranı arttıkça beslenme okuryazarlığı düzeyinin azaldığı bulunmuştur (p˂0,001). Aynı zamanda beslenme okuryazarlığı yeterli olanların BKİ ortalaması (26,8 kg/m²) sınırda/yetersiz olanların BKİ ortalamasına (29,6 kg/m²) göre anlamlı olarak düşük bulunmuştur (p˂0,001). Türk toplumunda evde yemek yapan ya da eve alınacak besinlere karar veren kişiler çoğunlukla kadınlardan oluştuğu için kadınlarda beslenme okuryazarlığını daha da iyileştirmek ve yetersiz taraflarını geliştirmek için eğitim programları düzenlemenin faydalı olacağı düşünülmektedir.
Kafein içeren besinler ve beslenme üzerine etkileri
İnsanoğlunun kafeinle olan etkileşimi milattan önce paleolitik dönemde kahve ve çeşitli kafein içeren besinlerin keşfiyle başlamış günümüze kadar gelmiştir. Günümüzde kafein, uyarıcı bir madde ve gerektiğinde tedavi edici olarak çeşitli içecek, yiyecek ve ilaç bileşiminde bulunmakta ve dünya genelinde kullanılmaktadır. Bu araştırma İstanbul'da bulunan özel bir diyet polikliniğine zayıflamak amacıyla başvurmuş 100 danışan üzerinde bireylerin kafein hakkında bilgi düzeylerini ölçme ve kafein içeren ürünler konusunda tercihlerini saptamak üzere planlanmış ve yürütülmüştür. Araştırma kapsamında, katılımcıların kafein içeren ürünleri kullanım sıklıkları, yaygın olarak tükettikleri gıdaların içerisindeki kafein miktarına bakma alışkanlıkları, sağlıklı beslenme davranışları değerlendirilmiş ve demografik özelliklerin bu değişkenlerden etkilenip etkilenmediğini belirlemek amacıyla yüz yüze görüşme tekniği ile anket uygulanmıştır. Bireylerden alınan veriler SPSS 23.0 programı ile değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde frekans dağılımı, Mann Whitney U ve Kruskall Wallis testlerinden yararlanılmıştır. Çalışmaya katılan bireylerin %95'i kadın, %5'si erkektir. Sonuç olarak bireyler kafein içeren ürünleri fonksiyonel amaçla değil, tamamen zevk amaçlı kullandıkları belirlenmiştir. Kafein içeren ürünlerin tüketimindeki bilinçsizlik araştırmadan elde edilen önemli verilerdendir. Anahtar kelimeler: Kafein içeren ürünler, diyet polikliniği, anket verileri, bilinçsizlik.
Tip 2 diyabetli bireylerin tatlandırıcılar ve diyabetik gıdalar ile ilgili bilgi düzeyleri ve kullanım durumlarının değerlendirilmesi
Bu çalışma Ekim-Aralık 2020 tarihleri arasında, tip 2 diyabetli bireylerin diyabetik gıdalar ve tatlandırıcıları kullanım durumları, hangi ürünleri tercih ettikleri, diyabetik gıdalar ve tatlandırıcılar ile ilgili bilgi düzeyi ve tüketim sıklıklarının belirlenmesi amacı ile yapılmıştır. Araştırma yaşları 30-50 arasında değişen 76'sı kadın ve 16'sı erkek toplam 92 diyabetli birey üzerinde yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak dört bölümden ve 49 sorudan oluşan bir anket formu kullanılmıştır. Diyabetli bireylerin boylarının ortalaması 163.5±8.88, ağırlıklarının ortalaması 87.99±16.44, BKİ ortalaması 33.03±6.32'dir. Diyabetlilerin %9.8'i normal ağırlıkta, %20.7'si fazla kilolu ve %69.6'sı obezdir. Bu çalışmaya katılan diyabetli bireylerin %89.1'i diyet/diyabetik gıdaları tüketirken, %10.9'u tüketmemektedir. Diyet/diyabetik gıdaları seçerken sırasıyla en çok; marka, fiyat, kalite ve içeriğe dikkat ettikleri belirlenmiştir. Diyabetlilerin %17.4'ünün tatlandırıcı kullandığı, %69.6'sının kullanmadığı, %13'ünün ise kullanıp bırakmış olduğu belirlenmiştir. %10.5'i fiyatının yüksek olması, %43.4'ü sağlığa zararlı olduğunu düşünmesi, %15.8'i tadını beğenmediği için ve %30.3'ü diğer nedenlerle tatlandırıcı kullanmadığını belirtmiştir. Çalışmadan elde edilen veriler sonucunda eğitim düzeyi Üniversite/Yüksekokul mezunu olan bireylerin diyet/diyabetik gıdalar ve tatlandırıcılar ile ilgili bilgi düzeylerinin iyi seviyede olma oranı diğerlerine göre anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p<0.05). Ayrıca bilgi düzeyi orta seviye olanların yaş ortalamalarının, iyi seviye olanlardan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğu gözlenmiştir (p<0.05). Üniversite/Yüksekokul mezunlarının diyet/diyabetik gıdaları tüketirken kullanılan etiketteki tatlandırıcının miktarına dikkat etme oranı (%26.3), İlkokul (%0) ve Ortaokul (%0) mezunlarından istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p<0.05). Diyet veya diyabetik gıdaların doğru amaçla ve miktarına da dikkat edilerek tüketilmesi önemlidir. Diyet veya diyabetik gıdalar ve tatlandırıcılar ile ilgili toplumun bilinçlendirilmesi ve bilgi düzeyinin artırılması hedeflenmelidir.
Üniversite kız öğrencilerinde duygu durumu değişikliğinde görülen beslenme alışkanlıklarının, sağlıklı beslenme bilinci ile ilişkisi
Üniversite kız öğrencilerinde duygu durumu değişikliğinde görülen beslenme alışkanlıklarının sağlıklı beslenme bilinci ile ilişkisini araştırmak amacıyla bu çalışma yürütülmüştür. Çalışma Haliç Üniversitesi'nde eğitim alan 18-26 yaş arası herhangi bir sağlık problemi bulunmayan ve beslenme dersi almamış 158 sağlıklı kız öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma grubunun yaş ortalaması 20,20±2,18 yıl olup, boy ortalaması 164,56 ±5,93 cm, ağırlık ortalaması 58,32±10,12 kg ve beden kütle indeksi (BKİ) 21,25±7,61 kg/m2 olarak bulunmuştur. Araştırmada Beck Depresyon, Duygusal İştah, Üç Faktörlü Beslenme ölçekleri kullanılmıştır. Ampirik analizlerde katılımcıların eğitim öncesi ve sonrası depresyon seviyeleri ve beslenme alışkanlıklarını karşılaştırmak için paired t-testinden ve değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemek için korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda eğitim öncesi ve sonrasında "Kontrolsüz Yeme", "Duygusal Yemek Yeme Pozitif Duyguları" ve "Duygusal Yemek Yeme Pozitif Durumları" puanlarının istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde farklılaştığı tespit edilmiştir (p<0,01). Ölçekler arasındaki ilişki düzeyi incelendiğinde eğitim öncesi Kontrolsüz Yeme ile Duygusal Yeme, Duygusal Yemek Yeme Negatif Duyguları, Duygusal Yemek Yeme Negatif Durumları arasında pozitif bir ilişki vardır (p<0,05). Eğitim öncesi BKI ile Bilişsel Kısıtlama, Duygusal Yeme davranışları arasında pozitif bir ilişki vardır (p<0,05). Katılımcıların besin tüketimleri incelendiğinde; enerji, protein, yağ, CHO, lif, A vitamini, D vitamini, E vitamini, B1 vitamini/tiamin, B2 vitamini /ribofl., niasin, pantotenik asit, B6 vitamini /Pirid., Biotin, Folat, B12 vitamini, kalsiyum, demir, bakır, magnezyum, fosfor, sodyum, potasyum, çinko, iyot, flor, manganez ölçümlerinin eğitim sonrası anlamlı olarak artış gösterdiği tespit edilmiştir (p<0,01). Buna karşın kız öğrencilerin eğitim öncesi ve sonrası Beck depresyon puanları, Duygusal Yeme ve Bilişsel Kısıtlama davranış puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır (p>0,05). Bunun nedeni zaman kısıtlılığından dolayı eğitimden kısa bir süre sonra ikinci anketlerin tekrarlanması olabilir. Buna rağmen bu kısa sürede bile kız öğrencilerin duygu durumu kaynaklı beslenmelerinde önemli ve anlamlı farklılıklar olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Depresyon, Duygusal İştah, Kız öğrenciler, Üç Faktörlü Beslenme
Ketojenik diyet, aralıklı oruç diyeti, glutensiz beslenme ve dengeli beslenme programı uygulayan bireylerin beslenme bilgi düzeyi ve antropometrik ölçümlerinin incelenmesi
Dünya üzerinde bulunan pek çok insan mevcut kilosunu azaltmak veya korumak için farklı diyet programları uygulamaktadır. Bu amaç doğrultusunda hazırlanan diyetlerin tokluk hissini arttırarak çeşitli mekanizmaları uyardığı ve kiloyu kontrol altında tutabileceği düşünülmektedir. Bu diyet programları içerisinde en meşhur olanları karbonhidrat alımını azaltmak, zaman kısıtlı beslenmek ve gluten içeren maddelerin beslenmeden çıkarıldığı diyet programlarıdır. Bu çalışma, 18-65 yaş arası Isparta'da 3 farklı diyetisyen kliniğine başvuran, iletişim sıkıntısı yaşamayan ve kendi iradeleri ile anketimizi cevaplamayı kabul eden ketojenik diyet, aralıklı oruç diyeti, glutensiz beslenme ve geleneksel beslenme programı uygulayan yetişkinlerin antropometrik ölçümleri ve beslenme bilgi düzeylerinin saptanması amacıyla yürütülmüştür. Gruplar arasında beslenme puanları ve antropometrik özellikleri karşılaştırıldığında, beslenme bilgisinin antropometrik değişimler üzerinde etkisinin olmadığı görülmüştür. Geleneksel beslenme uygulayan kişilerin temel beslenme bilgisi ve besin tercihi puan ortalaması öteki gruplardan düşük olmasına rağmen, diğer gruplara oranla kilo verme ve vücut ölçülerinin değişiminde daha çok farklılık görülmüştür (p<0,005). Popüler diyetlerin belirli bir hastalık olmadan uygulanması durumunda, makro ve mikro besin ögeleri arasında dengesizlik oluşmasına bağlı olarak bireyde hastalıklar meydana gelebileceği bildirilmiştir. Tüm bu nedenlerden dolayı doktor tarafından tanısı koyulmuş bir hastalığınız ve bu tarz beslenme programlarını uygulama zorunluluğunuz yok ise popüler olan beslenme programları yapılmamalı, tıbbi müdahale gerektiren pozisyonlarda (çölyak, intolerans, alerji vb.) ise makro ve mikro besin eksikliğinin önüne geçmek amacıyla bu alanda tecrübeli bir diyetisyen kontrolünde diyet programları yapılmalıdır.
12-14 yaş çocuğu olan ebeveynlerin beslenme hakkında bilgi, tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi
Bu çalışma, 12-14 yaş aralığındaki çocuğa sahip ebeveynlerin beslenme konusundaki bilgi, tutum ve davranışlarını değerlendirmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Kesitsel tarama modelinde yapılan çalışmaya 101 ebeveyn katılmıştır. Veriler, Erdem (2016) tarafından geliştirilen çocuk besleme anketi ile toplanmış, SPSS 23 programı ile analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre ebeveynin yaşı, eğitimi, gelir durumu, çocukta hastalık/alerji varlığı gibi değişkenler çocuk besleme davranışlarını ve ebeveyn algılarını istatistiksel olarak anlamlı düzeyde etkilemektedir. Sonuçlar, ebeveynlerin beslenme tutum ve davranışlarını etkileyen çok sayıda sosyo-demografik faktör olduğunu ortaya koymaktadır.
14-18 yaş arası basketbolcuların beslenme alışkanlıkları ve bilgi düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışma, 14-18 yaş arası basketbolcuların beslenme alışkanlığı ve bilgi düzeylerinin araştırılması ve aralarında yaş ve cinsiyet gibi değişkenlere göre farklılık olup olmadığını belirlemek amacıyla nicel araştırma yöntemlerinden tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmaya İstanbul ilinin Fatih ilçesindeki spor kulüplerinde basketbol oynayan 62 kadın 190 erkek toplamda 252 basketbolcu katılmıştır. Basketbolcuların beslenme bilgi düzeylerinin ne düzeyde olduğunu belirlemek için daha önce yapılmış olan Merve Yüksek'in ''Amatör ve Profesyonel Milli Takım Futbolcularında Beslenme Alışkanlıkları ve Bilgi Düzeylerinin İncelenmesi'' tezinden, Gökhan Kayatürk `ün "Yetişkin Grubundaki İleri Seviye ve Daha Alt Seviyedeki Aikidocuların Beslenme Alışkanlıkları Ve Bilgilerinin İncelenmesi" tezinden ve Kemal Güral'ın " Farklı Liglerde Oynayan Futbolcuların Beslenme Alışkanlıkları ve Bilgi Düzeylerinin İncelenmesi" tezinden (Yüksek, 2013., Kayatürk, 2017., Göral, 2008) faydalanılarak araştırmacı tarafından oluşturulan, 10 kişisel bilgi, 14 beslenme alışkanlığı ve 10 beslenme bilgisi sorusundan oluşan toplamda 34 soruluk bir anket formu covid-19 salgını sebebiyle sporculara "e" anket yöntemiyle uygulanmıştır. İstatistik hesaplamalarda IBM SPSS programı kullanılmıştır. Elde edilen veriler frekans (f) ve yüzde (%) değerleri şeklinde hesaplanmış ve ankette bulunan her soru tek tek değerlendirilmiştir. Katılımcıların cinsiyet ve yaş değişkenlerine göre crosstabs (çapraz tablo) analizi yapılmış, aradaki farkların bulunması için Ki-Kare testi uygulanmıştır. P değerinin 0,05'ten küçük olduğunda gruplar arasında ki fark anlamlı olarak kabul edilmiştir. Sonuç olarak; 14-18 yaş arası basketbolcuların beslenme alışkanlıkları ve bilgi düzeyleri yetersiz bulunmuştur. Bu doğrultuda antrenörlerin ve sporcuların beslenme bilgilerini eğitim, kurs, seminer vb. uygulamalarla desteklenmelerini veya artırmalarını, spor kulüplerinin sporcu beslenmesi konusunda uzman diyetisyenler ile çalışmasını, görsel ve yazılı medyada da bu konunun öneminin devamlı olarak vurgulanmasının yararlı olacağı düşünülmektedir.
Aşçıların sağlıklı yemek hazırlama konusundaki bilgi düzeyleri tutum ve uygulamalarının belirlenmesi üzerine bir araştırma
Bu çalışmanın amacı, mutfak alanında çalışan aşçıların sağlıklı yemek hazırlamaya yönelik bilgi düzeylerini, tutumlarını ve bu anlamda yaptıkları uygulamaları belirlemektir. Aynı zamanda mutfak alanında eğitim almış ve almamış veya farklı alanda eğitim almış şeflerin sağlıklı yemek hazırlama konusundaki bilgi düzeyleri, sağlıklı yemek hazırlama konusundaki tutumları ve sağlıklı yemek hazırlama konusundaki uygulamaları tercih durumları da karşılaştırılmaktadır. Veriler nicel veri toplama yöntemlerinden anket formu kullanılarak elde edilmiştir. Toplam 421 anket formu toplanmıştır. Katılımcıların eğitim durumunun, eğitim alınan bölümün ve çalışılan pozisyonun bireylerin sahip olduğu gıda bilgisi üzerinde istatiksel açıdan anlamlı bir etkisi olup olmadığını test etmek için chi-square testi yapılmıştır. Çalışma pozisyonunun anlamlı bir etkisi bulunmadığı, eğitim alınan bölümün kısmen etkili olduğu, eğitim durumunun kısmen etkili olduğu tespit edilmiştir. Katılımcıların eğitim durumunun, çalışma pozisyonunun ve eğitim aldıkları bölümün sağlıklı yemek hazırlama uygulamalarına verdikleri önem, sağlıklı yemek hazırlama uygulamaları ve tutum üzerindeki etkisini tespit etmek için tekyönlü varyans (One Way Anova) testi uygulanmıştır. Bireylerin çalışma pozisyonunun sağlıklı yemek hazırlama uygulamalarına verilen önem üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Bireylerin eğitim durumunun sağlıklı yemek hazırlama uygulamalarına verilen önem üzerinde istatiksel açıdan anlamlı etkisi olduğu görülmektedir. Bu konuda lisansüstü eğitim seviyesindeki bireyler ve ilk ve ortaöğretim seviyesindeki bireyler arasında anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. Eğitim alınan bölümün sağlıklı yemek hazırlama uygulamalarına verilen önem üzerinde istatiksel açıdan anlamlı etkisi olduğu da tespit edilmiştir. Çalışmanın boyutları arasındaki ilişkinin tespiti için korelasyon analizi gerçekleştirilmiştir. Boyutlar arasında pozitif yönde bir ilişki bulunduğu tespit edilmiştir. Sağlıklı yemek hazırlama uygulamalarına verilen önemin sağlıklı yemek hazırlama uygulamaları üzerindeki etkisini ve genel beslenmeye yönelik tutumun, sağlıklı yemek hazırlama uygulamaları üzerindeki etkisini anlamak için yol analizi gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak sağlıklı yemek hazırlama uygulamalarına verilen önemin sağlıklı yemek hazırlama uygulamaları üzerinde istatiksel açıdan anlamlı etkisi olduğu görülmüştür.
Basketbol gençler liginde oynayan basketbolcuların beslenme bilgi düzeylerinin çeşitli değişkenler bakımından karşılaştırılması
Bu çalışmanın amacı basketbol gençler liginde oynayan basketbolcuların beslenme bilgi düzeylerinin çeşitli değişkenler bakımından karşılaştırılmasıdır. Çalışmaya basketbol gençler liginde oynayan 15-18 yaş aralığında bulunan 100 erkek, 101 kız sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Sporcuların beslenme bilgi düzeylerinin belirlenmesinde araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu ve Sporcu Beslenme Bilgisi Ölçeği (SBBÖ) kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 24 paket programı kullanılmıştır. Değişkenlerin analizinde ikili grubun karşılaştırılmasında bağımsız örneklem t testi ve gruplar arası farkın belirlenmesinde ise One Way ANOVA testi kullanılmıştır. Elde edilen çalışma sonuçlarına göre, sporcuların beslenme bilgi düzeylerinin zayıf bilgi düzeyinde olduğu tespit edilmiş, cinsiyet ve yaş değişkenine göre beslenme bilgi düzeylerinin karşılaştırılmasında anlamlı fark bulunmamasına rağmen, kız sporcularının, erkek sporcularına göre beslenme bilgi düzeylerinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Genç sporcuların beslenme bilgi düzeylerinin artması hem sağlıkla ilgili hem de performansla ilgili fiziksel uygunluk seviyelerinin artmasına neden olabilir. Anahtar kelimeler: Basketbol, Beslenme, Beslenme Bilgi Düzeyi
E-sporcuların beslenme bilgi düzeyleri: Bir beslenme araştırma anketi
Bu çalışmanın amacı; e-sporcuların, sporcu beslenme bilgi düzeylerini tespit etmektir. Araştırmaya toplam 90 e-sporcu katılım göstermiştir. Veriler; kişisel veri formu ve sporcu beslenmesi bilgi ölçeği (SBBÖ) ile toplanmış ve değerlendirilirmiştir. Çalışmaya katılanların tamamı erkeklerden oluşmaktadır. Yaş ortalaması ise 21,8 olarak tespit edilmiştir. Katılımcıların %98,9'unun beslenme bilgi düzeyinin zayıf olduğu, %1,1'inin ise ortalama düzeyde olduğu tespit edilmiştir. E-sporcuların, ortalama sporcu beslenme bilgi ölçeği skorları ise 24,88'dir. E-sporcuların BKİ değerleri ortalama olarak 25,56±0,8 kg/m2 olarak tespit edildi. E-sporcular, günlük olarak bilgisayar başında oyun oynayarak 6,5±0,42 geçirmektedirler. E-sporcuların, sporcu beslenme bilgi düzeyleri ile oynadıkları lig arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Bu veriler ışığında e-sporcuların, beslenme bilgi düzeyleri zayıftır ve BKİ değerleri onların kilolu olduklarını göstermektedir. Hem performanslarının azami düzeye çıkabilmesi hem de beslenme kaynaklı hastalıklardan korunabilmeleri için beslenme bilgi düzeylerinin yükseltilmesi gerekmektedir.
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Eğitim Aile Sağlığı Merkezi'ne başvuran hastalarda gıda takviyesi kullanım durumu ve temel beslenme bilgi düzeyini etkileyen faktörler
Giriş: Çağımızda her tür bilgiye ulaşmanın çok kolay olduğu bilinmekle birlikte bu bilgilerin bir kısmı kafa karıştırıcı da olabilmektedir. Özellikle medya ve sosyal medyanın da katkılarıyla sağlıklı beslenmeye dikkat çekildiği ve gıda takviyelerine olan ilginin arttığı görülmektedir. Beslenmeyle ilişkili olabilen kronik hastalıkların önlenmesinde sağlıklı besin tüketimi önemli rol oynamaktadır. Buradan yola çıkarak çalışmamızda Adnan Menderes Üniversitesi 25 No'lu Eğitim Aile Sağlığı Merkezi'ne başvuran hastalarda gıda takviyesi kullanım durumunu, beslenme bilgi düzeyini saptamayı ve başta COVID olmak üzere, ilişkili faktörleri ortaya koymayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışma dönemi içinde (altı ay) Eğitim Aile Sağlığı Merkezi'ne başvuran 18 yaş ve üzeri gebe olmayan tüm hastalara ulaşılması hedeflenmiştir. Çalışmanın yapıldığı 1 Mayıs 2022-30 Ekim 2022 tarihleri arasında Eğitim Aile Sağlığı Merkezi'ne başvuran ve çalışmaya katılmayı kabul eden 309 kişiyle yüz yüze görüşülerek, sosyodemografik ve klinik özellikler ile gıda takviyesi kullanımıyla ilişkili sorulardan oluşan veri toplama formu ve Yetişkinler için Beslenme Bilgi Düzeyi Ölçeği (YETBİD) kullanılarak beslenme bilgi düzeyi değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler SPSS 22.0 veri tabanına girilerek istatistiksel değerlendirmeler yapıldı. Tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra gruplar arası karşılaştırmalarda parametrik testlerden Student t test ve ANOVA testi, nonparametrik testlerden ise Mann Whitney U testi ve Kruskal Wallis testi kullanıldı. Sayısal değişkenler arasındaki ilişkinin belirlenmesi için ise Pearson ve Sperman Korelasyon Analizi kullanıldı. Ayrıca karıştırıcıları dışlayabilmek için regresyon analizi uygulandı. Çalışmanın yapılabilmesi için gerekli etik kurul izinleri Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Girişimsel Olmayan Klinik Araştırmalar Etik Kurul'undan alındı. Bulgular: Çalışmamızdaki katılımcıların yaş ortalaması 42,96±16,62 yıl olup, katılımcıların 167 (%54)'si kadındı. Son 1 yıl içerisinde gıda takviyesi kullananlar, katılımcıların %60,5'ini (n=187) oluşturmaktaydı. En çok kullanılan gıda takviyeleri; Vitamin D (%38,5 n=119), Vitamin C (%26,5 n=82), Vitamin B12 (%23,3 n=72), Demir (%22,3 n=69) ve Multivitamin (%18,8 n=58) idi. Katılımcıların temel beslenme ve besin sağlık bilgisi orta düzeyde olup, besin tercihi bilgisi iyi düzeyde bulunmuştur. Sağlık çalışanı olan katılımcıların ise temel beslenme ve besin sağlık bilgisi iyi düzeyde olup, besin tercihi çok iyi düzeyde saptanmıştır. YETBİD Beslenme ve Besin Sağlık Bilgisi COVID geçirenlerde geçirmeyenlere göre 4,284 kat, sigara içmeyenlerde içenlere göre 3,495 kat, sağlık çalışanlarında sağlık çalışanı olmayanlara göre 6,64 kat, içeceklere eklediği şeker miktarı 3'den az olanlarda 3 ve üzeri olanlara göre 2,414 kat daha yüksekti. Sonuç: Covid geçirenlerde, sigara içmeyenlerde, sağlık çalışanlarında, içeceklere daha az şeker ekleyenlerde YETBİD Beslenme ve Besin Sağlık Bilgisi daha yüksek düzeydeydi. Bilgi düzeyi daha düşük olan gruba sağlıklı beslenme konusunda bilgilendirme yapılması ve bu konuda farkındalık yaratılması önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: Beslenme Bilgisi, COVID-19, Gıda takviyesi, Sağlık Çalışanları.
Farklı düzeylerdeki elit basketbolcuların beslenme alışkanlıkları ve bilgi düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırma, farklı düzeylerdeki elit basketbolcuların beslenme alışkanlıkları ve bilgi düzeylerinin saptanması amacı ile tanımlayıcı araştırma olarak planlanıp yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini basketbolun en üst (1. ve 2.) liglerinde oynayan sporcular oluşturmuştur. Çalışmada Tanımlayıcı Bilgi Formu ile Beslenme Alışkanlıkları ve Bilgi Düzeyleri Anket Formu uygulanmıştır. Bu kapsamda sosyodemografik durumu, sporcu beslenmesi konusundaki bilgileri, beslenme alışkanlıkları sorgulanmıştır. Elde edilen veriler SPPS 22.0 paket programında yüzde ve frekans dağılımlarına bakılarak analiz edilecektir. İstatiksel hesaplamalarda SPSS (versiyon 22.0) programı kullanılmış̧ olup bulguların değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatiksel metotların yüzde (%), frekans dağılımı (f) kullanılmıştır. P değerinin 0,05'ten küçük olduğu durumlarda gruplar arası fark anlamlı kabul edilmiştir. Elde edilen bulgular değerlendirildiğinde erkek basketbolcuların %100'ünün, kadın basketbolcuların %90,6'sının beslenmesine dikkat ettiği bulunmuştur. Erkek basketbolcu katılımcıların %66,7'si, kadın sporcuların %43,8 beslenme konusunda bilgilerini yeterli bulmuştur. Erkek katılımcıların %31,3'ü, kadın katılımcıların %28,1'i beslenme hakkında sahip olduğu bilgiyi antrenörlerden elde ettiği bulunmuştur. Araştırmaya katılan erkek sporcuların %85,4'ü, kadın sporcuların %75'inin sigara kullanmadıklarını bulunmuştur. Cinsiyetler arası farkın belirlenebilmesi için bağımsız t testi uygulaması yapılmıştır ve 4 tane beslenme alışkanlığı sorusunda anlamlı fark bulunmuştur (P≤0,05). Ligler arası farkın belirlenebilmesi için bağımsız t testi uygulaması yapılmıştır ve 2 tane beslenme alışkanlığı, 3 beslenme bilgisi sorusunda anlamlı fark bulunmuştur (P≤0,05). Sonuç olarak bu konu üzerinde daha çok araştırma yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Kulüpler tarafından sporcuların ve antrenörlerin beslenme eğitimi ile desteklenmelerinin faydalı olacağı düşünülmektedir. Yapılan araştırmalar beslenme alışkanlığı ile sporda başarı arasında ilişki olduğu, bu yüzden spor kulüplerinde beslenme uzmanlarına yer verilmesi gerekmektedir.
Beden eğitimi öğretmenlerinin beslenme alışkanlıkları ve bilgi düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmada beden eğitimi öğretmenlerinin beslenme alışkanlıkları ve beslenme bilgi düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya Çorum ili Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda görev yapan kadın (n=53) erkek (n=148) toplam 201 beden eğitimi öğretmeni katılmıştır. Veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Beslenme Alışkanlıkları Formu" ve "Yetişkinler İçin Beslenme Bilgi Düzeyi Anket (YETBİD)" kullanılmıştır. Ölçekler Google anket kullanılarak online olarak uygulanmıştır. Toplanan veriler SPSS 22 paket programına kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen verilerin normallik düzeyi One Sample Kolmogorov-Smirnov; ölçek puanlarının karşılaştırılmasında Tek-Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve İndepented t testi kullanılmıştır. Homojenliği sağlanan veriler Scheffe ve Hochberg GT2 testi ile Post-Hoc çoklu karşılaştırma testi yapılmıştır. Sınıflamalı değişkenler arasındaki ilişkiyi araştırmada ki-kare bağımsızlık testi kullanılmıştır. Ölçek puanlarının arasındaki ilişkilerin incelenmesinde Spearman Korelasyon analizi kullanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 ve p<0.01 olarak belirlenmiştir. Katılımcıların duygusal durumdaki beslenme davranışları cinsiyet ve yaşlarından, tüketilen öğün sayısı ise yaşlarından ve BKİ değerinden etkilenmektedir (p≤0,5). Öğün sayısı ve beslenme konularına ilgi ile BKİ değeri arasında anlamlı fark görülmekle birlikte öğün atlama arasında anlamlı farklılık belirlenmemiştir. Yaptığımız çalışma sonucunda beden eğitimi öğretmenlerinin beslenme bilgi düzeyleri incelendiğinde temel beslenme alt boyutundan aldıkları puan ortalaması orta düzeyde ve besin tercihi alt boyutundan aldıkları puan ortalaması iyi düzeyde olduğunu görülmüştür. Yavaş yemek yiyen, besleme eğitimi alan, spor yapan ve beslenme durumunu iyi olarak tanımlayan beden eğitimi öğretmenlerinin beslenme bilgi düzeyleri anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur. Beslenme bilgi düzeyi ile tüketilen öğün sayısı, ara öğün tüketimi ve light, diyet, diyabet, düşük kalorili gibi tanımlanan yiyeceklerin tüketimi arasından anlamlı bir ilişki görülmemiştir (p>0.05). Sonuç olarak beden eğitimi öğretmenlerinin beslenme alışkanlıkları kötü olmamakla birlikte beslenme bilgi düzeylerinin yetersiz olduğu görülmüştür. Beden eğitimi öğretmenlerine gerek mezun oldukları fakültelerde gerek çalıştıkları zaman sürecinde düzenli ve etkin beslenme eğitimlerinin verilmesinin gerekliliği ön plana çıkmaktadır.
Turkish validity and reliability of the nutrition knowledge questionnaire for young and adult athletes (NUKYA-Q)
ABSTRACT Avağ, M.S. (2024). Turkish Validity and Reliability Study on the Evaluation of Validity and Reliability of the Nutrition Knowledge Questionnaire for Turkish Youth and Adult Athletes (NUKYA-Q). Yeditepe University Institute of Health Sciences, Department of Nutrition and Dietetics, Master's Thesis. Istanbul, 2024. The aim of this research is to accurately determine the validity and reliability of the Nutrition Information Questionnaire for Turkish Youth and Adult Athletes (NUKYA-Q) and to evaluate the relationship between athletes' nutritional knowledge level and diet quality. The research was conducted at Avcılar Football Academy with professional athletes playing in the A team and youth teams of Bulvarspor Club. A total of 236 professional athletes aged 13-30 participated in the research. A face-to-face survey was administered to determine individuals' general characteristics, eating habits, and sports nutrition knowledge. To determine nutritional status, 24-hour recall were taken. The diet quality of athletes was evaluated using the Healthy Eating Index-2020 (HEI-2020). NUKYA-Q was found to be reliable according to its high internal consistency value (Kuder Richardson-20=0.735) and test-retest intraclass correlation coefficient (r=0.971). The athletes' NUKYA-Q total score was 40.11±7.43 and correct response percentage 73.22±10.04%. A statistically significant difference was found between NUKYA-Q scores according to gender (p<0.001). Those who took sports nutrition lessons had significantly higher NUKYA-Q scores than those who did not (p<0.001). Athletes whose source of information about sports nutrition was a dietitian had significantly higher total and sub-section scores on NUKYA-Q compared to those who received information from coaches and other sources (p<0.001). There was a weak but statistically significant positive correlation between NUKYA-Q total score and HEI-2020 total score (r=0.253; p<0.001), as well as between NUKYA-Q total score and components such as whole fruit score (r=0.249, p<0.001), total vegetable score (r=0.478, p<0.001), and green and beans score score (r=0.239, p<0.001). NUKYA-Q was determined to be a valid and reliable tool for evaluating the nutritional knowledge of Turkish athletes. More research is needed to clarify the impact of nutrition knowledge on nutritional practices. Keywords: Sports nutrition knowledge, diet quality, validity, reliability.
The effect of nutrition knowledge level on eating behaviors of individuals: A cross-sectional study
The study was conducted to determine the effect of the nutrition knowledge level of 377 individuals between the ages of 18-65 who applied to 3 different Family Health Centers in Izmir, Bursa and Istanbul on their eating behaviors. With the data collection form created, individuals' socio-demographic information, metabolic disease status, medication use, cigarette and alcohol consumption, physical activity levels and anthropometric measurements (height, weight, body mass index [BMI] waist circumference) were recorded. In addition, a Nutrition Knowledge Scale (NKS) was used to determine the nutrition knowledge level and a Three-Factor Eating Questionnaire (TFEQ-R21) was used to evaluate eating behaviors. According to the results, the level of nutrition knowledge showed a significant difference according to sex. However, it was observed that there was no significant difference according to variables such as BMI, waist circumference, marital status, income level, physical activity level, metabolic disease status, smoking and alcohol consumption. There was no significant correlation between nutrition knowledge level and eating behaviors (p > 0.05). However, it is seen that variables such as sex, BMI, waist circumference, marital status, education level, and metabolic disease status create significant differences in different ways in eating behavior subgroups. These findings show that having nutrition knowledge is as essential as correctly interpreting and applying this knowledge. More studies are needed to understand the relationship between nutrition knowledge and eating behavior.
The effects of peer-led nutrition model on nutrition knowledge among adolescents
Nutrition in the adolescent period is important for preventing diseases especially obesity, and for proper habits for prevention of chronic diseases that may occur especially when students are able to access fast and ready food. Since the students are open for being influenced by friends in the adolescent period, it is important to carry out studies that will use this situation positively. In this study, an education model: the peer education model trying to turn this situation to an advantage. A total of 72 students were divided randomly into two separate groups as traditional and peer led education group. Traditional education included basic nutrition education and was verbally explained. The other group was selected as the peer-led method and training was provided with the peer education model by dividing into two groups; narrators and audience. Narrators were given verbal training and then were asked to explain their peers with a sample of the same training. The content of both training was exactly the same. Adölesan Beslenme Bilgi Düzeyi (ABBID) questionnaire was used for pre and post knowledge levels. Increase in knowledge in both methods were found statistically significant (p<0.05). The increase in the peer-led method was more significant than the traditional education method group, but there was not a statistically significant difference between the narrator and the audience (p>0.05). This education found to be a useful way for adolescents to increase their nutritional knowledge levels, as well as to increase their friendship and self-confidence with their peers. Keywords: nutrition education, nutritional knowledge level, peer education in adolescent
The evaluation of eating attitude and nutrition knowledge in the Turkish national active junior and senior judo team
This study was aimed to evaluate the eating attitude and nutrition knowledge of Turkish national active junior and senior judo team. 94 athletes participated in the study. By generating a data collection form, anthropometric features of the participants, and questions about their nutritional knowledge were collected. Their eating attitude and behavior were measured by the eating attitude test (EAT-40). As a result, is determined that consuming water and losing weight before the competition is statistically significant according to body mass index (BMI; p: 0.010; p < 0.01). The BMI of the athletes who consumed two or less liters of water per day was lower compared to the athletes with higher water consumption. Moreover, the athletes who lost weight before the competition had a lower BMI than the athletes who did not lose weight before the competition was observed. When the participants were evaluated in terms of their EAT-40 scores, it was determined that their nutritional knowledge status, the participants' daily meal skipping status, the water consumption, the weight loss before the competition, and the meal consumption before and after the competition was not significant. However, athletes need to get more scientific support to improve their nutritional, eating attitudes and to establish proper eating habits. Keywords: sports nutrition, judo athletes nutrition, eating attitude, nutritional knowledge
Investigation of the effect of nutritional education on the nutritional habits and nutritional knowledge levels of primary school teachers: An experimental study
In this study, it was aimed to improve the nutritional habits and nutritional knowledge levels of teachers working in primary school through nutrition education. In the research carried out with 25 teachers, 25 of whom were in the experimental group and 25 of them in the control group, nutrition education was given to the experimental group by the researcher. The change in the nutritional habits and nutritional knowledge levels of the groups was evaluated by comparing the pre-test and post-test scores to which the prepared measurement tool was applied. The research data were collected by "Data Collection Form" developed by the researcher, "Food Consumption Frequency Registration Form", "Nutritional Habits Scale" and "General Nutrition Knowledge Questionnaire". Body Mass Index (BMI) values were calculated and recorded by measuring the length and body weight of the participants by the researcher. It was determined that the teachers (70%, n = 35) who participated in the research did not receive any nutritional training in a previous period and 70% (n = 35) smoked. According to the BMI classification of teachers in the experimental group (23.17 ± 5.43), the control group (24.14 ± 5.13) and in both groups (23.73 ± 4.78), BMI values were There was no statistically significant difference. No change was observed in the food consumption frequency and eating habits of the control group. In the experimental group, a positive change was observed in food consumption frequencies and dietary habits, depending on the nutrition education provided. According to these results, it is thought that giving nutrition education to teachers, who are role models, is important on nutritional habits and nutritional knowledge levels. Key Words: Food Consumption Frequency, Nutritional Habits, Nutrition Knowledge, Nutrition Education, Primary School Teachers.
Bolu il merkezinde Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı yurtlarda kalan üniversite öğrencilerinin beslenme bilgi düzeyinin ve obezite sıklığının değerlendirilmesi
Çalışmamızın amacı yurtlarda kalan üniversite öğrencilerinin beslenme alışkanlıklarını, obezite prevelansını ve beslenme bilgi düzeylerini saptamaktır. Çalışma Bolu il merkezinde yurtlarda kalan öğrenciler üzerinde gerçekleştirilen kesitsel tipte bir çalışmadır. Aralık 2020- Şubat 2021 tarihleri arasında 309 öğrencinin katılımıyla yapılan araştırmada veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. Bu formda öğrencilerin genel ve sağlık bilgilerini, beslenme ve tüketim alışkanlıklarını, fiziksel aktivite düzeylerini, antropometrik ölçümlerini, besin tüketim sıklıklarını ve beslenme bilgi düzeylerini sorgulamaya yönelik sorular bulunmaktadır. Öğrencilerin yaş ortalaması 21.3±1.7 yıl olup örneklemimizin %50.8'ini kız öğrenciler oluşturmaktadır. Katılımcıların %69.6'sı normal, %23.0'ı fazla kilolu/obez ve %7.4'ü zayıftır. Öğrencilerin %55'i ana öğün, %69.9'u ise ara öğün atladıklarını belirtmişlerdir. En fazla atlanan ana öğün öğle, en fazla atlanan ara öğün ise kuşluk öğünü olarak bulunmuştur. Öğrencilerin çoğu (%75.7) sağlık/beslenme ile ilgili ders almamıştır. Üst sınıflara gidildikçe dışarda yemek yeme sıklığı artmaktadır. Öğrencilerin büyük bir kısmı (%83.2) fiziksel aktivite yönünden yetersiz düzeydedir. Kız öğrencilerin temel beslenme ve besin tercihi puanı erkek öğrencilere göre yüksektir. Öğrencilerin BKİ gruplarına göre bilgi düzeyleri arasında bir fark gözlenmemiştir. Üst sınıflara gidildikçe öğrencilerin beslenme bilgi düzeyinin artmasına rağmen son sınıf öğrencilerinin dışarda yemek yeme sıklığının arttığı saptanmıştır. Bu yüzden beslenme bilgisine sahip olmak kadar o bilginin davranışa dönüştürülmesi de önemlidir. Üniversite döneminde yurtlarda kalan öğrencilerin beslenme alışkanlıkları zamanla değişebilir. Dolayısıyla öğrencilerin beslenme ile ilgili bilgilere doğru kaynaktan ulaşarak yeterli ve dengeli beslenmeyi öğrenmeleri önem kazanmaktadır. Öğrencilere sağlıklı beslenmenin ve fiziksel aktivitenin hayata geçirilmesi hususunda farkındalık kazandırılması ve öğrencilerin bilgi düzeyinin artırılması gerekmektedir. Bu yönde düzenli eğitimlerin verilmesi ve yurtlarda uzman kişiler tarafından öğrencilerin takibi faydalı olacaktır.
Pandemi sürecinde yetişkin bireylerin COVID-19 korkusu, sağlıklı yaşam davranışları ile beslenme bilgi düzeylerinin belirlenmesi
Bu çalışma, pandemi sürecinde bireylerin COVID-19 korkusu, sağlıklı yaşam biçimi davranışları ile beslenme bilgi düzeylerinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Çalışma Aralık 2020-Nisan 2021 tarihleri arasında, 18-64 yaş aralığında olan 509 birey ile gerçekleştirilmiştir. Bireylerin sosyo-demografik özellikleri, sağlık bilgileri, beslenme alışkanlıkları, antropometrik ölçümleri ve besin tüketim sıklıklarına ilişkin soruları içeren anket formu çevrim içi olarak uygulanmıştır. Bireylerin COVID-19 korku düzeyini belirlemek için COVID-19 Korkusu Ölçeği (CKÖ), beslenme bilgi düzeylerini belirlemek için Yetişkinler İçin Beslenme Bilgi Düzeyi (YETBİD) Ölçeği ve sağlıklı yaşam biçimi davranışlarını belirlemek için Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği II (SYBDÖ II) kullanılmıştır. Çalışmaya katılan bireylerin yaş ortalaması 30.83±10.40 yıldır. Bireylerin %58.7'si kadın, %41.3'ü erkektir. Bireylerin CKÖ puanları "16.97±6.17"; YETBİD ölçeği temel beslenme puanları "54.31±7.69", besin tercihi puanları "37.05±6.29" ve SYBDÖ II toplam puanları "121.11±19.24" olarak bulunmuştur. Kadınların CKÖ puanları erkeklere göre daha yüksektir (p<0.05). Evli, eğitim düzeyi yüksek, gelir durumu iyi olan ve kamuda çalışan bireylerin beslenme bilgi puanları anlamlı düzeyde daha yüksektir (p<0.05). 55-64 yaş aralığında, evli, eğitim düzeyi yüksek, kamuda çalışan, ekonomik durumu iyi ve hastalığı olan bireylerin de SYBDÖ II ölçeğinden daha yüksek puan aldığı belirlenmiştir (p<0.05). Bireylerin CKÖ puanları ile besin tercihi bilgisi ve SYBDÖ II ölçeğinin sadece sağlık sorumluluğu alt boyutu puanları arasında pozitif yönde zayıf bir ilişki bulunmuştur (r=0.088, p<0.05; r=0.181, p<0.05). Temel beslenme ve besin tercihi bilgi puanları ile SYBDÖ II'nin farklı alt boyutları ve toplam puanları arasında da pozitif yönde zayıf bir ilişki saptanmıştır (r=0.164, p<0.05; r=0.196, p<0.05). Sonuç olarak, bireylerin COVID-19 korkusu, beslenme bilgi düzeyi ve sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının çeşitli sosyodemografik özelliklerden etkilendiği ve kendi aralarında pozitif yönde zayıf bir ilişki olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Beslenme bilgi düzeyi, COVID-19 korkusu, sağlıklı yaşam biçimi davranışları.
Sağlık çalışanlarının sürdürülebilir beslenme hakkında bilgi düzeylerinin ve uygulamalarının değerlendirilmesi: Ankara Dr. Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji EAH örneği
Bu araştırma sağlık çalışanlarının sürdürülebilir beslenme konusunda bilgi düzeylerinin ve uygulamalarının değerlendirilmesi amacıyla Ocak 2022-Mayıs 2022 tarihleri arasında yürütülen kesitsel bir çalışmadır. Araştırma Ankara ilinde Dr. Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji EAH'nde sağlık çalışanları üzerinde yürütülmüştür. "Tabakalı Örneklem Yöntemi" kullanılmıştır. Katılımcıların sosyo-demografik özellikleri, sürdürülebilir beslenme bilgi düzeyleri ve SCOFI online olarak hazırlanmış anket formu şeklinde sorgulanmıştır. Araştırma ile toplanan veriler, SPSS 26.0 programı ile analiz edilmiştir. Çalışmaya katılan 298 kişinin %79.2'si kadın, %52.0'ı hemşire, %20.5'i doktor, %60.4'ü lisans mezunu, %12.8'i yüksek lisans mezunudur. Yaş ortalaması 36.13 ± 10.81 yıldır. Sürdürülebilir beslenme bilgi puan ortalaması 10.71 ± 5.33 (0-24), SCOFIskorunun ortalaması ise 54.09 ± 13.21'tür (0-100). Cinsiyet ile sürdürülebilir beslenme bilgi puan ortalamaları ve SCOFI skoru arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır(p>0.05). 18-25 yaş grubunun, ameliyathane ve yoğun bakımda çalışanların sürdürülebilir yaşam tarzı ve gıda tüketimi ve gıda atığı alt ölçek skorları diğer gruplardan daha düşüktür. Eğitim düzeyi arttıkça sürdürülebilir beslenme bilgi puan ortalamaları artmaktadır. Sürdürülebilir beslenme bilgi puan ortalamaları ve sürdürülebilir yaşam tarzı alt ölçek skorları en yüksek meslek grubu diyetisyenlerdir. Bireylerin sürdürülebilir beslenme bilgi puanı ile SCOFI arasında pozitif yönde, orta ve anlamlı bir ilişki saptanmıştır(p<0.05). Hastaneler sürdürülebilir beslenmeyi teşvik için önemli kurumlardır. Sağlık çalışanları toplumun sürdürülebilir beslenme ve uygulamalarında örnek olabilir, ilgili politikaların geliştirilmesinde öncülük edebilirler. Bunun için sağlık çalışanlarına yönelik eğitimler verilmeli, sağlık çalışanlarının bilgi ve farkındalık düzeyi arttırılmalıdır.
Kuvvetlendirme egzersizi yapan bireylerin hayvansal ve bitkisel protein alımlarının sera gazı emisyonu ve su ayak izi üzerine etkisi
Bu çalışma, kuvvetlendirme egzersizi yapan bireylerin hayvansal ve bitkisel protein alımlarının sera gazı emisyonu ve su ayak izi üzerine etkisinin incelenmesi amacıyla yürütülmüştür. Çalışmaya 19-64 yaş arası kuvvetlendirme egzersizi yapan toplam 52 (%50,0 kadın, %50,0 erkek) gönüllü birey dahil edilmiştir. Yaşları ortalaması 26,4±6,1 yıl olan katılımcılara yüz yüze görüşerek anket uygulanmıştır. Bu çalışmada katılımcıların uyguladıkları ile sporcu beslenmesi diyetisyeni tarafından aynı kişilere Uluslararası Sporcu Beslenmesi Derneği rehberine uygun ve bireylere özgü hazırlanan diyetler kıyaslanmıştır. Vücut ağırlığı, boy uzunluğu, bel, kalça ve üst orta kol çevresi gibi antropometrik ölçümler alınmıştır. Bireylerin gerçekte kendi uyguladıkları diyetler çalışma grubu, diyetisyen tarafından hazırlanan diyetler ise simülasyon grubu olarak ele alınmıştır. Bu iki grup hayvansal, bitkisel ve toplam protein içerikleri, diyet lifi, yağ ve karbonhidrat gibi besin ögesi ve enerji değerleri bakımından kıyaslanmıştır. Bulgular hayvansal protein alımının erkeklerde 100,9 g iken kadınlarda 61,4 g olduğunu göstermiştir. Toplam protein alımı erkek ve kadınlarda sırasıyla 138,3 ve 86,9 gramdır (p<0,05). Çalışma grubunda erkeklerin günlük sera gazı emisyonu 3,7 CO₂-eşd./kg ve su ayak izi skorları 6,7 m³/ton iken kadınların 1,8 CO₂-eşd./kg ve 4,5 m³/ton'dur (p<0,5). Sera gazı emisyonu çalışma grubunda 2,6 ve simülasyonda 1,6 CO₂-eşd./kg/gün'dür. Su ayak izi skorları çalışma grubunda 5,7 iken simülasyonda 4,6 m³/ton/gün olarak bulunmuştur. Simülasyon diyetlerinin sera gazı emisyonu ve su ayak izi katkısı çalışma grubuna göre anlamlı düzeyde düşüktür (p<0,05). Diyetin hayvansal, bitkisel ve toplam protein, enerji, doymuş yağ ve karbonhidrat içeriği arttıkça sera gazı emisyonu ve su ayak izi skoru artmaktadır. Hayvansal protein alımı yüksek olan çalışma grubunun emisyon ve su ayak izi skorları anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p<0,05). Proteinin hayvansal/bitkisel kaynaklardan temin edilme oranının bire yakın olması bireylerin beslenmeye bağlı sera gazı emisyonu ve su ayak izi skorlarını azaltmaktadır.
Gebe kadınların beslenme bilgileri, beslenme alışkanlıkları ve yeni doğan üzerine etkileri
Bu çalışmada, gebelerin gebelik süresi boyunca besin tüketim şekillerini anket formu ile izleyerek beslenme bilgilerini ve beslenme alışkanlıklarını tespit edip bu beslenme düzenin yeni doğanlar üzerinde etkisini gözlemlemek amaçlandı. Bu çalışma Ocak-Haziran 2020 tarihleri arasında Bursa ili Osmangazi ilçesine bağlı Tuna Sağlık Ocağına kayıtlı çalışmaya gönüllü katılan 100 gebe ve bebekleri üzerinde yapıldı. Veriler, anket formu ile toplandı. Anket formu gebe kadınların genel bilgileri, genel sağlık durumları, beslenme bilgileri, beslenme alışkanlıkları hakkında bölümlerden oluşmaktadır. Kadınlarda antropometrik ölçüm olarak, boy uzunluğu ve vücut ağırlığı ölçümleri alınmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS programı kullanılmıştır. Sorularla ilgili mutlak ve % değerlerini gösteren çizelgeler hazırlanmış ve gerekli aritmetik ortalama değerleri alınmıştır. Kadınların %70'inin ev hanımı, %35'inin ortaokul mezunu olduğu, ilk evlilik yaşlarının 22,82 ±3,86 ve ilk gebelik yaşlarının ise 24,08±4,45 olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra gebelik öncesi BKI 25,23±4,43, gebelik sırasındaki BKI 28,7±4,46, öğün atlama durumları incelendiğinde %76'sının öğün atladığı ve atlanan en sık öğünün %16 ile öğle öğünü olduğu belirlenmiştir. Yapılan bu araştırmada gebelik dönemi beslenme bilgi düzeyinin yeterli olmadığı görülmüştür. Gebe kadınlar gebelik beslenmesi konusunda düzenli aralıklarla bilgili diyetisyen ve sağlık personelleri tarafından takip edilip, bilgilendirilmelidir.