Osmaniye
59 theses under this subject heading
Sinema, folklor ve mekan bağlamında Osmaniye üzerine bir araştırma
Kültürel bellek, insanlık tarihinin başlangıcıyla birlikte sözlü olarak aktarılmaya başlamıştır. Yazının icadı ile birlikte kültür, hem sözlü hem de yazılı olarak iki koldan nesilden nesile aktarılmaya devam etmiştir. 20. yüzyılın sonlarından itibaren teknolojik gelişmelerle birlikte kültür aktarımı farklı mecralardan gerçekleşmiştir. 1895 yılında sinemanın icadıyla kültürel ögeler sözün ve yazının yanı sıra beyaz perdede görsel olarak aktarılmaya başlamıştır. Hızlı bir şekilde gelişimine devam eden sinema endüstrileşerek kitle iletişim aracına dönüşmüştür. Böylelikle sinema aracılığıyla kültür aktarımı hızlanmıştır. Osmaniye, Türk sineması açısından önemli bir mekândır. Yörede çekilen filmler kendi dönemlerinde oldukça popüler olmakla birlikte içlerinde Selvi Boylu Al Yazmalım gibi kültleşmiş filmler de mevcuttur. Bu filmlerde mekân olarak Osmaniye'nin kullanılmış olması tesadüfi değildir. Bölgenin arazi yapısı, iklimi ve kültürel dokusu çekilen filmler için uygunluk göstermektedir. Ayrıca Türk sinemasının önemli yapımcılarından birisi olan Abdurrahman Keskiner'in Osmaniyeli oluşu, Osmaniye'de birçok film çekilmesi ve bu yörenin sinema mekânı olarak kullanımını etkilemiştir. Sinemanın görsel ve sesli olarak folklorik unsurları barındırması, filmin çekildiği dönemin kültürünü ve yaşam biçimini bizlere yansıtmaktadır. Sinemanın bu işlevi ile Osmaniye'de çekilen filmlerde folklor ürünlerin sıkça kullanıldığı görülmüştür. "Sinema, Folklor ve Mekân Bağlamında Osmaniye Üzerinde Bir Araştırma" adlı çalışmamızda Osmaniye'de çekilen filmlerdeki folklorik unsurların tespiti yapılmıştır. Yapılan tespitler neticesinde filmlerde geçen folklor unsurları incelenerek değerlendirilmeye çalışılmıştır.
Binary logit model analiziyle kredi kartı seçimini etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi: Osmaniye uygulaması
Kullanıcılarına ve kredi kartını piyasaya süren kuruluşlara birçok faydası olan kredi kartlarının günümüzde hızla yayıldığı ve geniş bir kullanım alanına sahip olduğu bilinmektedir. Çalışmanın amacı; Osmaniye'deki bireylerin kredi kartı seçiminde etkili olan faktörleri belirlemek ve bu faktörlerin etki büyüklüklerini hesaplamaktır. Bu araştırma kapsamında, bireylerin sosyo-demografik ve ekonomik faktörlerinin yanı sıra bankaların hizmete sundukları kredi kartları özellikleri ile kredi kartı seçimi arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığını ortaya konulmaktadır. Çalışmada kullanılacak gerekli veri seti kolayda örnekleme yöntemi yardımıyla anket uygulanan Osmaniye'de kredi kartı seçiminde yer alan 507 bireyin anket verileridir. Araştırmanın veri setine Ki-kare testi ve faktör analizi uygulanarak istatistiksel açıdan anlamlı olan değişkenler belirlenip bu değişkenlerin çoklu doğrusal bağlantı problemi kontrol edilerek logit model tahmini gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın bağımlı değişkeni kamu ve özel bankaların dağıttıkları kredi kartlarının seçimi olup iki kategoriden oluşurken, bağımsız değişkenleri ise bireylerin sosyo-demografik ve ekonomik faktörleri ile bankaların kredi kartı özellikleridir. Araştırma sonucunda bireylerin %54,6'sının tek kredi kartı ve %45,4'ünün ise iki ya da daha fazla kredi kartı kullandıkları belirlenirken, bireylerin gelir seviyesi arttıkça daha fazla harcama yaptıkları ve borçlarını zamanında ödemedikleri ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte kredi kartı seçimine yönelik logit model tahmini üzerinden anlamlı olan değişkenlerin marjinal etki değerleri hesaplanarak yorumlanmıştır.
Yerel yönetimlerde çalışanların iş tatmininin demografik faktörler açısından incelenmesi: Osmaniye Belediyesi örneği
Çalışanlar, tüm örgütler için temel yapı taşlarından biridir. Bu nedenle örgütler çalışanlarının işlerinden memnun olmalarını ve örgütlerine bağlı olmalarını arzularlar. Günümüz rekabet ortamında örgütler stratejik başarı üstünlüğü için çalışanlarının iş tatmini duymalarını isterler. İş tatminine sahip çalışanlar; örgütün amaç ve değerlerini benimsemekte, örgüt için büyük çaba göstermektedirler. Yapılan araştırmaların birçoğu iş tatminini etkileyen birçok faktör olduğunu ortaya koymaktadır. Bu araştırmaların sonuçlarına bakıldığında ise birçok farklı görüş ortaya konulmuştur. Ayrıca bu kavramın olumlu ve olumsuz sonuçları hakkında farklı tespitlerde bulunulmuştur. Bu çalışmanın temel amacı ise yerel yönetimde çalışan bireylerin demografik farklılıklarının iş tatminleri üzerindeki etkisinin ne derece olduğunu belirlemektir. Bu bağlamda; Osmaniye Belediyesi çalışanlarının iş tatminlerini ölçmek üzere Brayfield ve Rothe tarafından hazırlanan "İş Doyum İndeksi" kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: İş Tatmini, Yerel Yönetim
Ovalık Kilikya (Kilikia Pedias) bölgesi kapsamında Adana ve Osmaniye illerinde yer alan höyükler
Kilikya olarak adlandırılan bölge, Anadolu'nun güneyinde yer almaktadır. Bu bölge Ovalık ve Dağlık olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Dağlık Kilikya Korakeison'dan (Alanya) başlayıp, Soloi/Pompeiopolis'e (Viranşehir) kadar olan kesimi, Ovalık Kilikya ise Soloi/Pompeiopolis'ten başlayıp doğuda Alexandreia Kat Isson'a (İskenderun Körfezi) kadar olan bölgeyi kapsamaktadır. Ovalık Kilikya olarak bilinen bölge düz ovalık olduğu için Çukurova olarak nitelendirilmiştir. Kilikya gerek konumu itibariyle gerekse de coğrafi şartları nedeniyle tarih çağları boyunca iskân görmüştür. Bölgenin iskân edilmesinde hem Akdeniz'e kıyısı olması hem de özellikle Ovalık Kilikya kesiminin düz, ovalık ve yerleşime elverişli olması bunun nedenlerinin başında gelmektedir. Ovalık Kilikya olarak adlandırılan Çukurova, genel itibariyle kapalı bir havza görünümünde olup, kuzeyi dağlarla çevrili kapalı bir havza görünümündedir. Ancak, Orta Anadolu'yu Doğu Akdeniz ve Suriye-Mezopotamya'ya, Mezopotamya'yı da Orta Anadolu, Batı Anadolu ve Ege dünyasına bağlayan yollar üzerinde yer alması sebebiyle de aslında dışarıya açık bir bölge konumundadır. Bu nedenle Çukurova, kendine özgü konumu itibariyle çeşitli kavimlerin akınına, Orta Anadolu, Mezopotamya ya da deniz yönünden gelen siyasi güçlerin kolayca hâkimiyetleri altına alındığı merkezi bir konum olmuştur. Söz konusu çalışma kapsamında Ovalık Kilikya (Kilikia Pedias) bölgesindeki Adana ve Osmaniye illerinde yer alan konuya dahil edilmiş höyük yerleşimleri hakkında bilgiler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kilikya, Ovalık Kilikya, Dağlık Kilikya, Çukurova.
Osmaniye ili evsel atık sularının kirlilik envanteri çalışması ve arıtma tesisi seçimi
Bu çalışmada Osmaniye İli evsel atıksularının kirlilik envanteri çıkartılmış uygun arıtma tesisi seçimi için literatür araştırması yapılmış, atıksu özelliğini ve arıtma veriminin etkisini ortaya koymak amacıyla bölgenin evsel atıksu üzerinde zamana bağlı çökelme deneyleri yapılmıştır. Osmaniye bölgesinde evsel nitelikli ham atıksuda kirletici parametreleri üzerinde yapılmış çalışmada; AKM konsantrasyonu 128 mg/L, KOİ 250 mg/L, filtre KOİ 117 mg/L, BOİ5 119 mg/L, TKN 11 mg/L ve toplam fosfor 3,3 mg/L aralıklarında bulunmuştur. Ham atıksuyun filtrasyonundan sonra AKM'den kaynaklanan ortalama %46 KOİ ölçülmüştür. Ayrıca bölgenin evsel atıksu numuneleri 15, 30, 60 ve 120 dakikalık sakin çökelmeye tabi tutulmuş ve çökelme sonucunda üst fazdan çekilen 300 mL'lik atıksudan KOİ değişimleri incelenmiştir. 120 dakikalık çökelme süresinin sonunda askıdaki katı maddelerin %75'i çökelmektedir. Çalışmaların sonucunda tüm bu özellikler değerlendirilerek hem ekonomik hem de yüksek verimde arıtma kapasitesine sahip olan stabilizasyon havuzlarının uygun olacağı düşünülmüştür.Anahtar Kelimeler : Evsel Atıksu, Atıksu Arıtımı, Stabilizasyon Havuzları
Aslantaş baraj gölü (Osmaniye) zooplanktonu
oz DOKTORA TEZİ ASLANTAŞ BARAJ GOLÜ (Osmaniye) ZOOPLANKTONU Ahmet BOZKURT ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ SU ÜRÜNLERİ ANABİLİM DALI Danışman: Doç.Dr. M.Ziya Lugal GÖKSU Y ıl 2002, Sayfa 68 Jüri: Doç.Dr. MZiya Lugal GÖKSU Prof Dr. Ercan SAPJHAN Prof.Dr. Ferit KARGIN Doç.Dr. Oya IŞIK Yrd.Doc.Dr. Ünal ERDEM Araştırmada, Nisan 2001 ve Mart 2002 tarihleri arasındaki bir yıllık süre içinde Aslantaş Baraj Gölü'nün zooplanktonu nitel ve nicel olarak incelenmiştir. Araştırma sonunda gölde Rotiferadan 2 alttür, 33 tür, Kladoseradan 14 tür ve Kopepodadan 4 tür olmak üzere toplam 51 tür ve 2 alttür belirlenmiş olup, ortalama 298.039 birey/m3 olarak belirlenen zooplanktonun %85.85'ini Rotifera, %9.34'ünü Kopepoda, %4.82'sini Kladosera grubunun oluşturduğu saptanmıştır. Rotiferadan Keratella cochlearis cochlearis, K. cochlearis tecta, Polycarthra dolichoptera, Trichocerca capucina ve Asplanchna priodonta, Kladoseradan Bosmina longirostris, Daphnia galeata, Diaphanasoma birgei, Leptodora langtii; Kopepodadan Cyclops vicinus ve naupli çalışma süresince her ay bulunmuştur. Bununla birlikte, Rotiferadan yüzeyde %34.59 oranla P. dolichoptera, derinde %29.29 oranla K. cochlearis cochlearis; Kladoseradan yüzeyde %1.46 ve derinde %4.07 oranla Bosmina longirostrisr, Kopepodadan yüzeyde %0.23 ve derinde %4.35 oranla Thermocyclops rylovi en çok bulunan türlerdir. Zooplanktonun derinliğe bağlı dağılımı araştırılmış, Rotiferanın 5.0. m'de, Kladoseranın 2.5. m'de ve Kopepodanın 5.0. m'de en bol seviyelerine ulaştıktan saptanmıştır. Ayrıca, toplam zooplanktonun %62'sinin ışıklı bölgede (fotik zon), %38'inin karanlık bölgede (afotik zon) olduğu bulunmuş ve ışıklı bölgedeki organizmaların bolluk sırası, Rotifer > Kopepod > Kladoser, karanlık bölgede ise Rotifer < Kopepod < Kladoser olarak belirlenmiştir. Baraj gölünde klorofil-a ölçümleri yapılmış, aylık ortalama değerlerin yüzey suyunda 31.44 mp/m3, derinde 20. 13 mg/m3 olduğu, derinliğe bağlı olarak ise yüzeyden 7.5 m derinliğe kadar arttığı, bu. derinlikten sonra azalma gösterdiği saptanmıştır. Çalışmada belirlenen türlerin Aslantaş Baraj Gölü için, Kopepodadan Thermocyclops rylovi'1 ma. ise Türkiye için, yeni kayıt olduğu düşünülmektedir. Anahtar Kelimden Aslantaş Baraj Gölü, Rotifera, Kladosera, Kopepoda, Klorofil-a
Kadirli (Osmaniye) Kösepınarı Köyü ve çevresindeki mermerlerin mühendislik özellikleri
Bu tez çalışmasında, Kadirli (Osmaniye) Kösepınarı ve çevresindeki mermerlerin fiziko-mekanik özelliklerinin belirlenmesi amacıyla Osmaniye ilinde bulunan mermer ocaklarından numuneler alınmıştır. İlk olarak alınan numuneler mermer kesme atölyesi ve Çukurova Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Maden Mühendisliği laboratuarında TSE standartlarına uygun olarak hazırlanmıştır. Daha sonraki aşamada, standartlara uygun hale getirilen numunelerin fiziko-mekanik özellikleri saptanmış ve kullanılabilirliği araştırılmıştır.
Osmaniye Âşıklık geleneği ve Âşık Osman Çevik
Çukurova âşıklık geleneği ve Osmaniye âşıklık geleneği üzerine gecmisten günümüze pekçok araştırma ve teferruatlı çalışmalar yapılmıştır. Biz de Osmaniye yöresi âşıklık geleneğini geçmişten günümüze kadar ki olan dönemde değişen ve gelişen yönleriyle bugünün koşullarına göre inceledik.
Osmaniye ili merkez ilçeye bağlı köy ve mahallelerde halk kültürü araştırması
Bu çalışmada Osmaniye Merkez ilçe ve Merkez ilçeye bağlı köy ve mahallelerdeki geçiş dönemleri olan doğum, evlenme, ölüm âdetleri ve bunlara bağlı inanışlar, bayram tören ve kutlamalar, halk inanışları, halk mutfağı, halk hekimliği ve anonim halk edebiyatı ürünleri ile ilgili araştırmalar yapılmıştır.Birinci bölümde halk kültürü ile ilgili olan ele alınan konularda yazılı kaynaklardan elde edilen teknik bilgiler verilmiş daha sonra sözlü kaynaklardan edinilen âdet ve inanmalar ilave edilmiştir. Sözlü kaynaklar ile yapılan derlemelerde elde edilen bilgiler incelenerek âdet ve inanışların eski Türk kültürü ile olan benzerlikleri ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.İkinci bölümde anonim halk edebiyatı ile ilgili olarak; manzum, manzum-mensur, mensur anonim halk edebiyatı ürünlerinden örnekler verilmiştir. Bölüm sonlarında biçim ve içerik yönünden değerlendirmeler yapılmıştır. Çalışmanın son bölümünde metinler içerisinde geçen ve genellikle halen kullanılmakta olan yerel kelimeleri kapsayan bir sözlük oluşturulmuştur.Bu çalışmanın sonucunda Osmaniye yöresinde yaşanmış ve yaşanmakta olan halk kültürünün, hem Orta Asya'nın hem de Anadolu'nun inanç ve kültür yapısından önemli ölçüde etkilendiği anlaşılmıştır. Bu oluşumlar İslâmiyet'in kabul edilişinden sonraki aşamada yeniden şekillenerek günümüz Osmaniye halk kültürünü meydana getirmiştir.Anahtar Kelimeler: Osmaniye, Halk Kültürü, Geçiş Dönemleri, İnanışlar, Anonim Halk Edebiyatı.
Çukurova türkü söyleme geleneğinde hikâyeli türküler (Adana-Osmaniye)
Anonim Türk halk edebiyatının en zengin ürünlerinden biri olan türküler geçmişten günümüze halkımızın duygularına tercüman olmuştur. Her türkünün mutlaka bir ortaya çıkış sebebi vardır. Türkünün hikâyesi olarak adlandırılabilecek bu bölüm zamanla bazı türkülerde unutulmuş, bazılarında ise hâlâ yaşamaktadır. Bu çalışmada, çok zengin bir kültürel değer olan, Çukurova türkü söyleme geleneği içerisinde yer alan ve bugün de çeşitli ortamlarda söylenen hikâyeli türküler bağlı bulundukları gelenekle birlikte konu edilmiştir.Çalışmanın giriş bölümünde araştırma alanıyla ilgili verilen genel bilgilerin ardından türkü ve hikâyeli türkü kavramları yer almıştır. Birinci bölümde Çukurova hikâyeli türkü söyleme geleneği; aktarıcı, seyirci, yer ve zaman, müzik gibi başlıklar altında incelenmiştir. İkinci bölümde türküler; dörtlük sayısı, ölçü, durak, kafiye bakımından değerlendirilmeye çalışılmıştır. Üçüncü bölümde hikâyeli türkü metinleri içerik olarak; konu, tema, zaman, mekân, kişiler açısından ele alınmıştır. Dördüncü ve son bölümde metinler anlatım şekilleri ve anlatım kalıpları yönünden işlenmiştir.Bu çalışmada Çukurova türkü söyleme geleneğinde yaşayan hikâyeli türkü metinlerinin yazılı ortama aktarılarak kayıt altına alınması ve gelecek kuşaklara aktarılması, derlenen metinlerin bağlı bulundukları sosyal çevreler de dâhil olmak üzere çeşitli yönlerden incelenmesi ve bu konuda daha sonra yapılacak benzer türde çalışmalara katkı sağlanması amaçlanmıştır.
Sağlık sektöründe çalışanların boş zamanlarında rekreasyon etkinliklerine katılımlarının önündeki engellerin belirlenmesi (Osmaniye ili örneği)
Bu araştırma, Osmaniye ilinde sağlık sektöründe çalışan kişilerin boş zamanlarında rekreatif etkinliklere katılmalarının önündeki engelleri belirlemek amacı ile yapılmıştır. Bu araştırma betimsel bir çalışmadır. Çalışmaya 2015-2016 yılı Osmaniye ili sağlık sektöründe çalışan 411 kişi katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarakAlexandris ve Carroll (1997) tarafından geliştirilen Türkçe uyarlaması ise Gürbüz ve Karaküçük (2007) tarafından yapılan ve daha sonra Gürbüz ve diğerleri (2012) tarafından revize edilen "Boş Zaman Engelleri Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçeklerden elde edilen veriler bilgisayar ortamına kodlanıp SPSS 22.0 paket programından yararlanılarak istatistiksel analizler yapılmıştır. Araştırma verilerinin normal dağılım gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla Kolmogorov-Smirnov normallik testleri yapılmıştır. Normal dağılım göstermeyen veri setleri için Kurtosis-Skewness değerlerine bakılmış ve değerler +2/-2 arasında olmadığı için verilerin normal dağılım gösterdiği belirlenmiştir. Demografik özelliklerin tespitinde yüzde frekans analizleri, İkili grupların karşılaştırmasında t testi, çoklu grupların karşılaştırmasında OneWay ANOVA testi, iki grup arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla Pearsonkorelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda,çalışanlarcinsiyet faktörüne göre incelendiğinde Boş Zaman Engelleri Ölçeği'nin arkadaş eksikliği alt boyutları arasında anlamlı fark olduğu, yaş değişkeni ile Boş Zaman Engelleri Ölçeği'nintesis ve arkadaş eksikliği altboyutlarındagruplar arasında anlamlı fark olduğu,Eğitim durumu ile Boş Zaman Engelleri Ölçeği'ninbilgi, arkadaş ve ilgi eksikliği altboyutlarında gruplar arasında anlamlı fark olduğu,çalışma yılı ile Boş Zaman Engelleri Ölçeği'ninzaman alt boyutunda gruplar arasında anlamlı fark olduğu,gelir düzeyi ile Boş Zaman Engelleri Ölçeği'ninbireysel psikoloji, bilgi, arkadaş ve ilgi eksikliği altboyutlarındagruplar arasında anlamlı fark olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Boş Zaman, Rekreasyon, Engeller.
Çukurova bilmece sorma geleneği ve Çukurova bilmeceleri (Adana-Osmaniye)
Bilmeceler sözlü ürünler arasında her toplulukta çağlar öncesinden beri bilinen, sözlü ve anonim oldukları için de ne zaman nerede doğdukları bilinmeyen Anonim Türk halk edebiyatının zengin ürünleri arasındadır. Bilmecelerin aynı zamanda kendine özgü kurallar içinde sorulduğu bir geleneği vardır. "Bilmece sorma geleneği" olarak adlandırılan bu gelenek geçmişteki canlılığını korumasa da Çukurova'da da varlığını sürdürmektedir. Bazı bilmeceler zamanla unutulmuş, bazıları ise bu geleneği yaşayanların hala hafızalarında saklıdır. Bu çalışmada, Çukurova'da sorulan bilmeceler bağlı bulundukları Çukurova bilmece sorma geleneğiyle birlikte konu edilmiştir. Çalışmamız dokuz bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölüm olarak da adlandırılan giriş bölümünde araştırma alanıyla ilgili konu, amaç, kapsam, sınırlar, yöntem ve teknikler hakkında bilgi verildikten sonra, araştırma alanının tarihi, coğrafi, nüfus, ekonomik ve sosyo-kültürel yapısı ortaya konulmuştur. Verilen bilgilerin devamında bilmeceler ile ilgili yapılan çalışmalar yer almıştır. İkinci bölümde bilmece türü ile ilgili genel bilgiler ve Türk dünyası ile Anadolu bilmece sorma geleneğine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde Çukurova bilmece sorma geleneği ortaya konulmuştur. Dördüncü bölümde Çukurova bilmecelerinde biçim konu edilmiş, bilmeceler; mensur ve manzum yapıda oluşlarına, kuruluşlarına göre, ölçülü, ölçüsüz oluşlarına, hece sayılarına, durak yapısına, kafiye ve rediflerine, kafiye düzenlerine göre çeşitli açılardan değerlendirilmeye çalışılmıştır. Beşinci bölümde, Çukurova bilmecelerinde içerik adlandırmasıyla Çukurova bilmecelerinin konularına göre dağılımı ve değerlendirmesi yapılmıştır. Altıncı bölümde, Çukurova bilmeceleri dil ve üslup yönünden değerlendirilmiştir. Yedinci bölümde bilmecelerin İslamiyet öncesi eski Türk inanışları çerçevesinde, mitoloji, kült, renk, sayı ilişkisi ortaya konulmuştur. Sekizinci bölümde çalışmamızın diğer bölümlerinde değerlendirmek üzere sözlü ve yazılı kaynaklardan tespit ettiğimiz Çukurova bilmece metinleri yer almıştır. Son bölüm olan dokuzuncu bölüm ise sonuç, sözlü bilgi kaynakları, kaynakça, genel ağ kaynakları, yerel kelimeler sözlüğü, fotoğraflar, öz geçmiş, cevaplarına göre bilmece dizini, konularına göre bilmece dizini ile sona ermektedir. Bu çalışmada, geçmişte Çukurova halk kültüründe çok önemli bir yeri olan Çukurova bilmece sorma geleneğini geçmişten günümüze yaşanan tarihi süreç içinde ortaya koymak ve Çukurova bilmecelerini tespit etmek, böylece derlenen bilmece metinlerini kayıt altına almak, bu metinlerin çeşitli yönlerden değerlendirilmesine çalışmak, bundan sonra bu konuda yapılacak benzer çalışmalara katkı sağlamak amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Bilmece, Gelenek, Adana, Osmaniye, Çukurova
Vocational and technical anatolian high school teachers' and students' perceptions of the effectiveness of English curriculum: A sample of Osmaniye Province
This study, which has a mixed-method research design, was carried out in order to determine vocational and technical Anatolian high school (VTAHS) 12th grade students' and their EFL teachers' perceptions of the effectiveness of VTAHS English curriculum. Research data were collected from VTAHS 12th grade students and their EFL teachers in the city centre of Osmaniye province in the second term of the 2015-2016 school year. In order to determine students' perceptions, Students' Perceptions Questionnaire was developed by the researcher by taking opinions from three different academicians working in the faculty of educational sciences. After being piloted with 47 students and revised relevantly, the 5-point Likert scale, which has 20 items in total, was conducted with 186 VTAHS 12th grade students. A focus group interview, which has four main questions including 12 sub-questions and lasted for 47 minutes, was also conducted with seven 12th grade students selected randomly from the participants of Students' Perceptions Questionnaire, with the aim of assessing and improving validity and reliability of the results obtained from Students' Perceptions Questionnaire. In order to determine the perceptions of EFL teachers, Teachers' Perceptions Questionnaire was developed by the researcher by taking relevant expert opinions from three academicians working in the faculty of educational sciences. After being piloted with three EFL teachers, Teachers' Perceptions Questionnaire, which included 5-level Likert 20 items, was carried out with 13 EFL teachers. The data obtained from the two questionnaires were analyzed by using Statistical Package for Social Sciences (SPSS) 21.0, and the research samples were described by using descriptive statistics such as mean, standard deviation, frequency and percentage. The data obtained from the focus group interview were analyzed descriptively. Finally, the results obtained from Students' Perceptions Questionnaire and Teachers' Perceptions Questionnaire were compared in order to reveal whether there are any significant differences between the two groups. The results of the study show that VTAHS 12th grade students and their EFL teachers have the perception that VTAHS English curriculum is not effective. Key Words: Vocational and Technical Anatolian High School, English Curriculum, Students' Perceptions, Teachers' Perceptions
Adana ve Osmaniye ağızlarında geçmiş zaman işaretleyicilerinin doğrudanlık-dolaylılık bağlamında görünümleri
Bu çalışmanın konusunu Adana ve Osmaniye ağızlarında geçmiş zaman işaretleyicilerinin doğrudanlık ve dolaylılık bağlamında görünümleri oluşturmaktadır. Bu amaç doğrultusunda Faruk Yıldırım'ın Adana ve Osmaniye İlleri Ağızları II kitabındaki derleme metinleri incelenmiştir. Çalışma giriş, kuramsal açıklamalar ve değerlendirmeler, inceleme ve sonuç olmak üzere dört bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın giriş bölümünde konu, amaç, kapsam, malzeme ve yöntem hakkında bilgiler verilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümü olan kuramsal açıklamalar ve değerlendirmeler kısmında ise geçmiş zaman işaretleyicileri, kip, kiplik, görünüş, kılınış, doğrudanlık, dolaylılık kavramları ve bu kavramların geçmiş zaman işaretleyicileri ile ilgileri üzerine çalışmış araştırmacıların görüşlerine yer verilmiş ve çalışmaya kuramsal çerçeve oluşturulmuştur. İnceleme bölümünde Faruk Yıldırım'ın Adana ve Osmaniye İlleri Ağızları II adlı çalışmasından geçmiş zaman işaretleyicilerinin geçtiği kullanımlar tespit edilmiş, tasnif edilmiş ve ardından doğrudanlık ve dolaylılık bağlamında görünümleri incelenmiştir. Ekler doğrudanlık, dolaylılık ve dolaylılık-dışı görünümlerine göre üç temel gruba ayrılmış ve kullanım özellikleri belirlenmiştir. Sonuç ve değerlendirmeler bölümünde ise incelenen geçmiş zaman işaretleyicilerinin biçimsel ve anlamsal kullanım özellikleri, bu işaretleyicilerin doğrudanlık ve dolaylılık bağlamında benzeyen ve ayrılan yönleri değerlendirilmeye çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: Geçmiş zaman, işaretleyici, doğrudanlık, dolaylılık.
İlkokul 4. sınıf öğrencilerinde aile işlevselliğinin ve algılanan ödev başarılarının bazı değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, İlkokul 4.sınıf öğrencilerinin aile işlevselliklerinin belirlenmesi ve başta algılanan ödev başarısı olmak üzere çeşitli değişkenler açısından incelenmesidir. Araştırma betimsel tarama modelinde bir araştırmadır. Araştırmanın örneklemini 2016-2017 yılında Osmaniye ili merkez ilçesindeki 6 ilkokulda öğrenim gören 1000 4.sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Araştırmada veriler, Bulut (1990) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Aile Değerlendirme Ölçeği" (ADÖ), Hong ve Milgram (1996, 1998, 2001) tarafından geliştirilen ve İflazoğlu (2005) tarafından uyarlanan "Algılanan Ödev Başarı Ölçeği" ve demografik özellikleri Bacanlı tarafından (1997) geliştirilen ve araştırmacı tarafından düzenlenen ''Kişisel Bilgiler Formu'' ile toplanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler araştırmanın genel ve alt amaçları doğrultusunda SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapma bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve pearson momentler çarpımı korelasyon katsayısı analizi kullanılmıştır. Araştırma bulguları araştırmaya katılan öğrencilerin gereken ilgiyi gösterme alt boyutunda aile işlevlerini sağlıksız olarak algıladıklarını; problem çözme, iletişim, roller, davranış kontrolü, duygusal tepki verebilme ve genel işlevler boyutlarında sağlıklı olarak algıladıklarını göstermiştir. Algılanan ödev başarı ölçeğinde ise araştırmaya katılan öğrencilerin kendi algıları doğrultusunda belirlenen ödev başarılarının yüksek olduğu görülmüştür. Aile işlevsellik puanları ile algılanan ödev başarı puanları arasında pozitif yönde düşük bir korelasyon olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin cinsiyete göre aile işlevselliği puanları incelendiğinde kız öğrenciler lehine anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Öğrencilerin aile işlevselliği puan ortalamaları ile toplam çocuk sayısı arasında anlamlı fark olduğu görülmüştür. Bulunan bu anlamlı farkın toplam çocuk sayısının artışı lehine olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin aile işlevselliği puan ortalamaları ile baba eğitim durumu arasında anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Bulunan bu anlamlı farkın iletişim, roller, duygusal tepki verebilme, gereken ilgiyi gösterme boyutlarında ve hiçbir okul mezunu olmayan ya da ilkokul, ortaokul mezunu olan babalar lehine olduğu görülmektedir. Öğrencilerin aile işlevselliği puan ortalamalarının anne eğitim durumuna göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek için yapılan inceleme de bulunan anlamlı farkın tüm alt boyutlarda ve hiçbir okul mezunu olmayan ya da ilkokul/ortaokul mezunu olan anneler lehine olduğu görülmüştür. Öğrencilerin aile işlevselliği puanları sosyo-ekonomik düzeylerine göre incelendiğinde problem çözme boyutu dışındaki alt boyutlarda anlamlı fark olduğu belirlenmiştir. Buna göre problem çözme boyutu hariç diğer tüm boyutlarda alt sosyo-ekonomik düzeye sahip olan ailelerde aile işlevselliği daha yüksek görülmüştür. Öğrencilerin algılanan ödev başarı ölçeği puanlarının cinsiyet değişkeni ile arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılan incelemede kızların lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Öğrencilerin kardeş sayıları, anne baba eğitim durumları ve sahip oldukları sosyo-ekonomik düzeyleri ile algılanan ödev başarı ölçeğinden alınan puanlar arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılan incelemede ise anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Araştırma sonuçları öğrencilerin öğretmen ve velileri ile paylaşılabilir. Böylece velilerde aile işlevselliği konusunda farkındalık oluşturulabilir. Aile işlevselliği konusunda çeşitli seminer ve programlar düzenlenebilir. Anahtar kelimeler: Aile, aile işlevselliği, algılanmış ödev başarısı, ödev.
Osmaniye'de Özel Park Hastanesi Çocuk hastalıkları servisine başvuran 3-18 yaş aralığındaki bireylerin beslenme durumunun ve tartrazin (E-102) bulunan besinlerin tüketim miktarının saptanması
Bu çalışma; Osmaniye il merkezinde yaşayan 3-18 yaş arası çocuk ve gençlerin beslenme durumunu saptamak ve değerlendirmek, tüketilen besinler içerisinde renklendirici olarak tartrazin (E102) bulunan besinlerin cins ve miktarlarını saptamak amacıyla yapılmıştır. Araştırma Osmaniye ilinde Özel Park Hastanesi'nde yürütülmüştür. Kasım 2016-Aralık 2017 tarihleri arasında hastaneye başvuran 3-18 yaş grubu toplam 100 (49 erkek ve 51 kız) çocuk ve genç üzerinde yürütülmüştür. 24-saatlik besin tüketim kaydı yöntemi ile bireylerin beslenme durumu saptanmış ve içeriğinde tartrazin (E-102) bulunan besinlerin cinsi ve tüketim miktarı belirlenmiştir. Çocukların antropometrik ölçümleri alınmış ve beden kütle indeksi (BKI) hesaplanmıştır. Yaşa göre BKI değerine göre çocukların %21,0'i fazla kilolu ve %10,0'u şişman bulunmuştur. Çocukların %67,0'si öğün atlamaktadır ve sıklıkla kahvaltı öğünü (%62,2) atlanmaktadır. Çocukların 62 adet ambalajlı ürünü tükettiği ve bu ürünlerden %11,2'sinin etiketinde renklendirici içermediği beyan edilmiş, %53,2'sinde içerdiği renklendirici adı ve kodu etiketinde belirtilmiştir. Ara öğün olarak çocukların sıklıkla meyve (%33,0), bisküvi (%26,0), cips (%15,0) ve çikolata (%14,0) tükettiği bulunmuştur. Çocukların sıklıkla bu ürünleri televizyon (%47,0) ve arkadaşlarından (%29,0) öğrendiği belirlenmiştir. Tartrazin içeren besinleri tüketen çocukların sıklığı %4,0'dür. Çocukların %48'i gıda boyalarının sağlık üzerine olumsuz etkisinin olmadığını düşünmekte, %17'si bazı gıda boyalarının zararlı olduğu, %15'i tümüyle sağlığa zararlı olduğu görüşündedir. Çocukların %54,0'ü etiket okuduğunu beyan etmiştir. Sonuç olarak toplum gruplarının ve özellikle çocukların sağlıklı beslenme bilincinin arttırılması ve beslenme eğitimi verilmesi sağlığın korunması ve geliştirilmesi için öncelik taşımalıdır. Anahtar Kelimeler: Beslenme Durumu, Gıda Katkı Maddesi, Tartrazin (E 102)
Osmaniye kent müzesi koleksiyonunda bulunan bir grup metal eserin arkeometrik analizi
Bu çalışmamız, Osmaniye Kent Müzesi koleksiyonunda yer alan ve bağış yoluyla temin edilen bir grup metal eserin değerlendirilmesine yöneliktir. Koleksiyonumuzdaki kılıç, kama, hançer, ok ucu, bilezik parçası ve fibula parçasından oluşan, farklı dönemlere ait olan arkeolojik ve etnografik eserler ele alınmış olup bu tez çalışmasında bir arada tanıtılmaktadırlar. Taşınabilir X Işını Floresans (XRF) yöntemi ile eserlere zarar vermeden yüzeyden hasarsız yöntemle analiz çalışması gerçekleşmiştir. Eserlerin kimyasal içerikleri tespit edilerek, bu eserlerin oluşumunda kullanılan elementlerin oranları hakkında detaylı bilgilere ulaşılabilmiştir. 15 eser üzerinde yapılan analizde 4 eser Tunç olup, Bakır (Cu) % 67,37 ile %46,99 oranları arasında, Kalay (Sn) %29,92 ile %17,98 oranları arasındadır. Bu eserlerin az ve iz oranda demir içerdikleri görülmüştür. 11 eserlerin ana elementi Demir (Fe) olup değerleri %98,14 ile %56,64 oranları arasındadır. Çalışmamız, Anadolu'da kazılarla ortaya çıkarılan ya da münferit olarak bulunmuş metal eserlerin analiz çalışmaları yapılıp yayınlanmış olanlarından faydalanmak suretiyle madenciliğin geçirdiği aşamalara dair bilgilere ulaşmamıza katkı sağlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Madencilik, Madenler, Osmaniye, Hitit, Arkeometri
Prenatal fetal ve maternal morfolojik ölçümlerin doğum şekli üzerindeki etkisi
Osmaniye Devlet Hastahanesi, Kadın Doğum Polikliniğine başvuran 64 multi ve primigravida gebe ve yenidoğandan alınan veriler kullanılarak yapılan bu çalışma, maternal ve fetal ölçümlerin karşılaştırılıp, değerlendirilmesi ile doğum öncesi dönemde doğum şekli üzerindeki etkisini öngörmeyi amaçlamaktadır. Gebelik haftası 36-41 hafta olan annelerden, fiziksel muayene ile anne ayak uzunluğu, conjugata diagonal ve transvers çapı ölçümleri alındı. Fetus ile ilgili ölçümler olan Abdominal Çevre (AÇ), Femur Uzunluğu (FU) ve Fetüs Başı Bipariatel Çap (BPÇ) ultrasonagrafik yöntemler kullanılarak ölçüldü. Ayrıca doğum sonrası Fetal Baş Çevresi (FBÇ) ölçümleride alınmıştır. Gebelerin vajinal muayenesinde klinik pelvimetrik yöntemler kullanıldı. Çalışmaya katılan gebelerde, conjugata diagonalis (CD) ve transvers çap (TÇ) ölçümleri vajinal tuşe yöntemi kullanılarak yapıldı. Vajinel tuşe ile yapılan ölçümler araştırmacı tarafından yapıldı. Araştırmacının parmak uzunluğu metre ile ölçülüp bir kriter uzunluk belirlendi. Ayrıca çalışmaya anne kilo, yaş, boy, gebelik haftası ve kaçıncı gebeliği olduğuna dair bilgiler ile yenidoğanın kilo ve baş çevresi ölçümleride eklendi. Verilerin istatistiksel analizinde SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) 23.0 paket programı kullanılmıştır. Sürekli ölçümler ortalama ve standart sapma olarak kategorik ölçümler ise sayı ve yüzde olarak özetlenmiştir. Çalışmada yer alan parametrelerin normal dağılım gösterip göstermediğini belirlemede Shapiro-Wilk testi kullanıldı. Normal dağılım gösteren parametrelerde ikili grup analizlerinde bağımsız student t-testi, normal dağılım göstermeyen parametrelerde Mann whitney U testi kullanılmıştır. Kategorik ifadelerin çözümlenmesinde ise ki-kare testine başvuruldu. Tüm testlerde istatistiksel önemlilik düzeyi 0.05 olarak alınmıştır. Çalışmada sürekli ölçüm olarak toplanan; Yaş, Boy, Kilo , Gebelik haftası, Parite sayısı, Anne ayak uzunluğu (cm), Conjugata diagonalis , Transfers Çap, AC karın çevresi (mm), Fetüs başı BPÇ (Biparetal çapı) , Doğum Sonrası Fetal Baş Çevresi, Femur Uzunluğu ve Bebeğin Doğum Ağırlığı parametreleri ile doğum şekli arasında anlamlı bir fark olup olmadığı incelendi. Analiz sonucunda femur uzunluğu ile doğum şekli arsında anlamı bir fark varken (p=0,039), diğer değişkenlerle ile doğum şekli arasında anlamlı bir fark olmadığı bulunmuştur. Ayrıca sürekli ölçüm olarak toplanan parametreler, parametrelerin ortalama değerleri kesim noktası kabul edilerek ortalamanın altı ve üstü şeklinde kategorize edilmiştir. Elde edilen bu kesim noktası ile birlikte hastaların %'lik olarak kaçı ortalama değer bulguların altında, kaçı ise ortalamanın üzerinde olduğu ayrıca incelenmiştir.
Osmaniye'nin sosyo-kültürel ve ekonomik yapısı (1923-1950)
1914 yılında Adana (Ceyhan, Karaisalı, Yumurtalık), Kozan (Haçin, Feke, Kars), Cebelibereket (Dörtyol, Islahiye, Bahçe, Hassa) ve Mersin (Tarsus) sancaklarından meydana gelmiştir. 1921 tarihli Teşkilatı Esasiye Kanunu ile sancakların vilayete dönüştürülmesi üzerine Mersin, Kozan ve Cebelibereket sancakları da vilayet olmuştur. 1923'de Cumhuriyetin ilanı ile Sancakların vilayete dönüştürülmesi nedeniyle "Cebelibereket Vilayeti" adını alarak yeni idari düzenleme ile vilayete dönüştürülen yönetim alanının merkezi yine Osmaniye olmuştur. 20 Mayıs 1933 tarih ve 2197 sayılı "Bazı Vilayetlerin İlgası ve Bazılarının Birleştirilmesi Hakkındaki Kanun" ile Adana'nın sınırları tekrar değişmiştir. Bu kanunla Cebelibereket vilayetinin ilga edilmesi üzerine vilayetin merkez kazası olan Osmaniye ile Bahçe, Ceyhan ve Dörtyol kazaları Adana'ya bağlanmıştır. 1996 yılında tekrar İl statüsüne kavuşan Osmaniye'nin yönetim alanı içerisinde, merkez ilçe dışında Kadirli, Düziçi, Bahçe ilçeleri ile yeni ilçelerden Sumbas, Toprakkale ve Hasanbeyli ilçeleri yer almaktadır.Tarihi süreç içerisinde idari yapılanma olarak durağan olamayan bir alana dâhil olmasının yanında Osmaniye Avrupa-Asya-Afrika kavşağında kurulmuş önemli bir merkez durumundaydı. Bundan dolayı tarihte büyük önem taşıyan İstanbul -Bağdat demiryolu, Irak- Suriye karayolu ile demiryolu bağlantısına sahip merkez durumuna gelmiştir. Coğrafi avantajlarının yanında bereketli topraklara sahip bu coğrafya uzun yıllar Cebelibereket (bereket dağı) olarak adlandırılmıştır.Kendine has kültürel yapıya, gelenek ve göreneklere sahip olan Osmaniye; Çukurova'nın karakteristik yapısının içinde nadide bir yere sahiptir. Cumhuriyetin ilk yıllarında milli kültür ve değerlerin inkişaf ettirilmeye çalışıldığı bir zamanda kendi bünyesinde barındırdığı Karatepe höyüğü, Osmaniye ağıtları, yaylacılık geleneği ile önemli bir katkı sağlayan bu coğrafya nihayetinde bereketli toprakları nedeniyle cumhuriyet tarihinin ilk köy enstitülerinden biri olan " Düziçi Köy Enstitüsü" ne de ev sahipliği yapmıştır. Anahtar Kelimeler: Adana, Cebel-i Bereket, Düziçi Köy Enstitüsü, Osmaniye, Karatepe Höyüğü
Tarım ve hayvancılık etrafında gelişen folkor pratikleri Osmaniye örneği
Tarımın ve Hayvancılığın, toplum yapımızdaki yeri ve önemi, tartışılmaz bir gerçektir. Bu yüzdendir ki; toplumu var eden değerlerin teşekkülünde; hayatı anlama ve yorumlamada, bu yapının etkisinin, boyutlarını ve dünyayı algılamadaki geçerliliği göstermesi bakımından, işlediğimiz konunun önemi tartışma götürmez bir realitedir. Lakin her konuda olduğu gibi; toplumdaki değişimlerin önüne geçmenin imkânı yoktur. Ama bu değişimler ve dönüşümlerde neleri kaybettik? Neleri dönüştürdük ve dönüştürdüklerimize; hayatımızda uygulama alanı verdik mi? İşte bunların peşinden giderken; eskiyle yeniyi, birleştikleri noktalardan, ayrıştıkları noktalara kadar, sebep ve sonuçlarıyla kitabımıza aktarmayı görev bildik. Doğrudan sahaya inerek, birebir yapılan çalışmalarla ve bu alanda yazılmış eserlerden yararlanmak suretiyle; kültürel sürekliliğin izlerini sürerek, kültürde ölmezliğin, kültür değişimindeki var oluşunu ortaya koyduk.
Osmaniye'de sanayi
Araştırma sahası olarak belirlenen saha Osmaniye ve yakın çevresidir. Araştırma sahası Akdeniz Bölgesi Adana BölümüYukarı Ova Yöresinde bulunmaktadır. Yer şekil-leri, toprak, iklim ve ulaşım gibi coğrafi koşullarından dolayı yerleşmeye uygun şartlar taşıyan araştırma sahası ve çevresindetarım, hayvancılık ve buna bağlı olarak ticaret gibi ekonomik sektörler sanayi sektöründen daha fazla gelişme fırsatı bulmuştur. Sanayi ise1996 yılında Osmaniye'nin il merkezi yapılması ve özellikle 2000'li yıllardan sonra uygulanan teşvik politikaları sonucunda hızlı bir gelişme fırsatı bularak ekonomik ge-lişmedeki önemini artmıştır. Araştırma sahasını kapsayan Osmaniye, ana hatlarıyla kıvrım ve kırık dağlar, alüvyal malzemelerden oluşan eğimi az ovalar ve vadi vb gibi çeşitli morfolojik ünitelerden müteşekkil topoğrafik özelliklere sahiptir. Söz konusu özellikler iklim, bitki örtüsü su kaynakları nüfus ve yerleşme ile ekonomik faaliyetleri belirleyen coğrafi unsurların en önemlilerindendir. Ovalarda ekip biçme; dağlık alanlarda ormanın seyreldiği yerlerde hayvancılıkormanın sık olduğu ormancılık faaliyetleri yapılmaktadır. Son yıllarda nüfu-sun ve sermayenin artışı, devlet teşvikleri ve coğrafi şartların uygunluğu nedenleriyle sanayi faaliyetleri belirgin bir şekilde gelişmektedir. Bu durum, sanayinin istihdam oluşturma potansiyeli ve ihracattaki payının artmasıyla etkisini hissettirmektedir. Yaptığımız çalışma sonucunda Osmaniye sanayinin gelişmesi ile Türkiye sana-yisinin gelişmesinin genel özelliklerinin benzer özellikleri taşıdığı bulgusuna varılmıştır. 1996 yılına kadar modern bir şekilde üretim yapan ve işletilen fabrika sayısı çok azken 2004 yılından sonra fabrika sayılarının hızla arttığı görülmektedir. Bu gelişmenin en önemli nedeni organize sanayi bölgesinin kurulması ile coğrafi konumun da uygunluğu nedeniyle teşviklerin etkisinin fazla olmasıdır. Osmaniye'de sanayinin gelişmesi, çeşitli illerden göç alımına neden olurken ko-nut sayısının hızla artmasına, plansız kentleşmeye, niteliksiz konutların sayısının artma-sına neden olmuştur. Anahtar kelimeler: Osmaniye, Ekonomi, Sanayi, Çevre, Kentleşme
COVİD 19 pandemisinde sağlık çalışanlarında depresyon, anksiyete, stres ve tükenmişlik düzeylerinin incelenmesi: Osmaniye Devlet Hastanesi örneği
Araştırmamız pandemiden en çok etkilenen meslek grubu olan sağlık çalışanlarında pandeminin ruhsal etkilerini belirlemek ve ilgili faktörlerle karşılaştırmak amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya Osmaniye Devlet Hastanesinde görevli 417 sağlık çalışanı katılmıştır. Araştırmada verileri toplamak amacıyla sağlık çalışanlarına Depresyon Anksiyete Stres Ölçeği (DASS 21), Tükenmişlik Ölçeği Kısa Form (TÖ-KF) ve araştırmacının hazırladığı Kişisel Bilgi Formu 12 Şubat-12 Mart 2021 tarihleri arasında katılımcılara gönderilmiştir. Araştırma bulgularını saptamak içint testi, tek yönlü ANOVA, mannwhitney u ve Kruskal Wallis ve TukeyHSD testlerinden yararlanılmıştır. Bu araştırmada; COVİD-19 pandemisinde sağlık çalışanlarında depresyon, anksiyete, stres ile tükenmişlik düzeyleri arasında pozitif yönlü kuvvetli bir ilişki bulunmuştur. Bu araştırmada; COVİD-19 pandemisinde sağlık çalışanlarında depresyon, anksiyete, stres ve tükenmişlik belirti düzeylerinin yaş, meslekte çalışma süresi, pandemi alanında mesleki unvan, pandemiyle ilgili eğitim alma değişkenlerine göre farklılık göstermediği bulunmuştur. Bu araştırmada; COVİD-19 pandemisinde sağlık çalışanlarında Depresyon, Anksiyete, Stres ve Tükenmişlik belirti düzeyleri kadınlarda, COVİD-19 pandemisinde ailesinden ayrı yerde kalanlarda, COVİD-19 döneminde enfekte olanlarda, COVİD-19 döneminde aldığı ücreti yeterli bulmayanlarda, COVİD-19 pandemi öncesi psikiyatrik/psikolojik yardım alanlarda anlamlı olarak yüksek bulunmuştur. Elde edilen sonuçlara göre 228 (%54.7) katılımcının depresif belirtileri orta ve daha yüksek düzeyde, 200 (%48) katılımcının Anksiyete belirtileri orta ve daha yüksek düzeyde, 144 (%33.5) katılımcının Stres belirtileri orta ve daha yüksek düzeyde bulunmuştur. Araştırmada 213 (% 51.1) katılımcının Tükenmişlik belirtileri "Tükenmişlik içinde ve yardım alması gerekiyor" şeklinde bulunmuştur.
Bankacılık sektöründe eğitim ihtiyaçlarının belirlenmesinde performans değerlemenin yeri
Bu çalışmada, bankacılık sektöründeki performans değerlemenin, eğitim faaliyetlerine etkileri ve sonuçları incelenmiştir.Araştırma, anket yöntemi ile bankacılık sektöründeki eğitim ihtiyaçlarının tespitinde performans değerlendirmenin rolü belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma kapsamında, bankacılık sektöründeki performans değerlendirme ve performans değerlendirmeye dayalı eğitim uygulamaları hakkında banka çalışanlarının anket sorularına verdiği cevaplar temel alınmıştır. Değerlendirme sonuçlarına dayalı olarak performans değerlendirme ile eğitim arasındaki etkileşim incelenmiştir.Araştırmanın evreni, Osmaniye ilinde faaliyette bulunan kamu ve özel sektöre ait 13 bankanın 26 şubesinde (N=312) çalışandan oluşmaktadır. Araştırmada, evrenden örneklem seçimi yoluna gidilmiştir. Bu çerçevede tesadüfî örnekleme yöntemi ile seçilen dokuz farklı banka şubesinde (n=106) personele anket uygulanmıştır. Anket verilerinin analizinde, frekans ve yüzde tanımlayıcı istatistikleri ile ki-kare ve korelasyon analizi yöntemleri kullanılmıştır.Performans değerleme ve eğitime dair bulgular, bankacılık sektöründe eğitim ihtiyaçlarının tespitinde performans değerleme sonuçlarının kullanıldığı, eğitim ve geliştirme faaliyetlerine katılan çalışanların edindiği bilgi ve becerileri çalışırken uygulaya bildikleri görülmektedir. Bankacılık sektörünün eğitim ve performans değerleme uygulamaları arasındaki ilişkiye dair bulgular, çalışanların kararlara katılım düzeyi ile eğitim alma durumları arasındaki ilişkinin istatistiksel olarak anlamlı olduğu anlaşılmaktadır. Çalışanların performans değerlendirme sonuçlarını gerçekçi bulma düzeyi ile eğitim arasındaki ilişkinin istatistiksel olarak anlamlı olduğu anlaşılmaktadır. Performans olgunluk göstergeleri ile eğitim etkinliği arasındaki ilişkinin istatistiksel olarak anlamlı olduğunu saptanmıştır. Bu bulgulardan hareketle çalışanların performans değerleme sürecinde verilen kararlara katılımı ve sonuçları gerçekçi bulmaları, bankacılık sektörünün performans olgunluk düzeyini arttırdığını, eğitimlerin de etkinliğinin buna bağlı olarak arttığı görülmektedir.
Osmaniye ili 20. yüzyıl inanç coğrafyası
ÖZET Dinler Tarihi yüksek lisans tez konusu olarak " Osmaniye İli XX. Yüzyıl inanç Coğrafyası" adı altında yapılan bu araştırma, iki bölümden oluşmaktadır. Tezin birinci bölümünde, cumhuriyet dönemine kadar ilin ve bağlı ilçelerin tarihi, ekonomik, sosyal ve kültürel yapısı ele alınarak incelenmiştir. Tezin ikinci bölümünde ise İl'in XX. yüzyıla kadarki nüfus seyri ile beraber günümüz inanç coğrafyası çıkarılmıştır. Bu bölümdeki çalışmalar, bir alan çalışması şeklinde yürütülmüştür. İl genelinde nüfusun dinlere ve mezheplere göre durumları araştırılıp, müslüman nüfusun da mezhep durumları ve nüfus potansiyelleri belirtilmiştir. Ayrıca il genelindeki tarikatler, cemaatler, ziyaret ve adak yerleri hakkında bilgi verilmiştir. Bölgesel konumu itibariyle önemli bir merkeze sahip olması ve nüfus hareketlerindeki hızlı gelişmeler Osmaniye'nin dini yapısında ve inanç coğrafyasında da etkili olmaya başlamıştır. 1950'lerden bu yana Osmaniye ve ilçelerinde gayr-ı müslimlere hiç rastlanmadığını görmekteyiz. Zaten 7 Ocak 1922 ( Osmaniye'nin Kurtuluşu) tarihinden itibaren gayr-ı müslim nüfusun tamamen göç ettiği tespit edilmiştir. Tamamı müslüman olan Osmaniye'de il nüfusunun % 97.30'nu Sünniler, % 2.70'ini Aleviler oluşturmaktadır. Günümüzde varlıklarını devam ettiren Nakşibendilik, Kadirilik ve Bektaşilik gibi tarikatlere mensup insanların bulunduğu anlaşılmıştır. Ayrıca halk arasında Nurcu ve Süleymancı olarak bilinen cemaatlerin vakıf ve dernekler kurarak il genelindeki faaliyetlerini aktif bir şekilde yürüttükleri tarafımızdan müşahede edilmiştir ELAZIĞ- 1 998 Hakkı CAN