Perfectionism

97 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Genç yetişkinlerde mükemmeliyetçilik ile romantik ilişki doyumu arasında duygusal zeka ve bilinçli farkındalığın aracılık rollerinin incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı genç yetişkinlerin romantik ilişki doyumlarına yönelik bir model öne sürmektir. Bu bağlamda birbirinden bağımsız iki çalışma gerçekleştirilmiştir. Çalışma I'de araştırmanın bağımlı değişkeni olan romantik ilişki doyumunun cinsiyete göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği mete-analiz tekniği ile incelenmiştir. Mete-analize 67 bağımsız araştırma ile bu araştırmalara ait 95 etki büyüklüğü dahil edilmiş olup toplam 289.708 (163.058 kadın ve 126.650 erkek) örneklem sayısına ulaşılmıştır. Meta-analiz sonucunda cinsiyetin romantik ilişki doyumu üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olmadığı anlaşılmıştır. Başka bir ifadeyle kadın ve erkeklerin romantik ilişki doyumlarının birbirlerine yakın düzeyde oldukları saptanmıştır. Ayrıca cinsiyet-romantik ilişki doyumu bağlantısında kültürün moderatörlük yapmadığı belirlenmiştir. Meta-analiz sonucundan yola çıkılarak Çalışma II'de ilişki doyumuna ait aracılık modeli cinsiyete yönelik ayrıştırma yapılmadan tek grupta test edilmiştir. Bu modelde mükemmelliyetçilik ile romantik ilişki doyumu arasında duygusal zekâ ve biliniçli farkındalığın aracılık rolleri ele alınmıştır. 421 üniversite öğrencisi [294 kadın (%69.8) ve 127 erkek (%30.2)] ile gerçekleştirilen bu çalışmada veri toplama araçları olarak "İlişki Doyumu Ölçeği", "Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği", "Duygusal Zekâ Özelliği Ölçeği – Kısa Formu" ve "Bilinçli Farkındalık Ölçeği" kullanılmıştır. Veriler regresyon temelli bootstrapping tekniğiyle analiz edilmiştir. Bootstrapping tekniği sonucunda genç yetişkinlerde duygusal zeka ve bilinçli farkındalığın mükemmeliyetçilik ile romantik ilişki doyumu arasında anlamlı bir biçimde kısmi aracılık yaptıkları görülmüştür. Başka bir ifadeyle, mükemmeliyetçiliğin düşmesi genç yetişkinlerin duygusal zeka ve bilinçli farkındalık düzeylerini artırabileceği ve bu artışlarların da romantik ilişki doyumunu güçlendirebileceği belirlenmiştir. Bununla birlikte kısmi aracılık söz konusu olduğu için mükemmeliyetçiliğin düşmesinin doğrudan da romantik ilişki doyumunu güçlendirebileceği ortaya çıkmıştır. Çalışma I ve Çalışma II'de elde edilen bulgular ilgili alanyazın doğrultusunda tartışılmış ve gelecek araştırmalara önerilerde bulunulmuştur.

Aile içi ilişkilerBilinçli farkındalıkDuygusal ilişki+3
Begüm Satıcı
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin sosyal medya bağımlılığının affetme ve mükemmeliyetçilik ile ilişkisi

Bu çalışmanın amacı, lise öğrencilerinin sosyal medya bağımlığının affetme ve mükemmeliyetçilik ile ilişkisini incelemektir. Diğer bir amaç ise sosyal medya bağımlılığının cinsiyet, yaş, sınıf düzeyi, okul türü, sosyal medya kullanım süresi ve aktif kullanılan sosyal medya uygulama sayısına göre farklılaşıp farklılaşmadığını araştırmaktır. Araştırma grubunu 2018-2019 eğitim öğretim yılında Bursa ili Gemlik ilçesinde 5 farklı lisede öğrenim gören 9, 10, 11 ve 12. sınıf 472 kız 396 erkek toplam 868 lise öğrencisi oluşturmaktadır. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu Sosyal Medya Bozukluğu Ölçeği, Ergenlerde Affetme Ölçeği ve Çocuk ve Ergen Mükemmeiyetçilik Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada verilerin analizi, Mann Whitney U Testi, Kruskal Wallis-H Testi, Spearman-Brown Sıra Farkları Korelasyon analizi teknikleri kullanılarak yapılmıştır. Araştırma sonucunda lise öğrencilerinin sosyal medya bağımlılık düzeyleri ile sosyal kaynaklı mükemmeliyetçilik arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki bulunurken; kendine yönelik mükemmeliyetçilik ile anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Lise öğrencilerinin sosyal medya bağımlılık düzeyleri ile affetme düzeyleri arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Öte yandan lise öğrencilerini sosyal medya bağımlılık düzeyleri ile affetmenin alt boyutlarından affetmenin bileşenleri ile negatif yönlü anlamlı bir ilişki; öfkeyi sürdürme ve intikam alma ile pozitif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Lise öğrencilerinin sosyal medya bağımlılık düzeyleri ile affetmenin alt boyutlarından empati kurma arasındaki ilişkinin anlamlı olmadığı görülmüştür. Araştırma sonucunda lise öğrencilerinin sosyal medya bağımlılık düzeylerinin cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği ve bu farkın kız öğrenciler lehine olduğu belirlenmiştir. Öte yandan sosyal medya bağımlılığının yaşa, sınıf düzeyine ve okul türüne göre anlamlı bir farklılık göstermediği fakat, sosyal medya kullanım süresi ve aktif sosyal medya hesap sayısına göre anlamlı bir şekilde farklılaştığı görülmüştür. Araştırma bulguları ilgili literatür çerçevesinde tartışılmış ve öneriler sunulmuştur.

BağımlılıkBağışlamaLise öğrencileri+5
Çağrı Bayrakcı
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Olumlu ve olumsuz mükemmeliyetçilik ölçeği geliştirme çalışması

Bu çalışmanın amacı ilköğretim okulu ikinci kademede öğrenim gören önergenlerin olumlu ve olumsuz mükemmeliyetçilik özelliklerini ölçmeye yönelik bir ölçme aracı geliştirmektedir. Ölçeğin geliştirilme aşamaları içinde kapsam geçerliği, yapı geçerliği ve ölçüt bağlantılı geçerlik türleri ile iç tutarlık ve test-tekrar test güvenirliği çalışmaları yapılmıştır. Madde havuzunun oluşturulmasında kuramsal temel ve ilgili araştırmalarla birlikte 80 öğrenciye yazdırılan kompozisyon ve 10 öğretmenle yapılan görüşme sonucunda elde edilen verilerden de yararlanılmıştır. Birinci yapı geçerliliği çalışması 382, ikinci yapı geçerliği çalışması ise 648 öğrenciden oluşan bir örneklemde gerçekleştirilmiştir. Ölçüt bağıntılı geçerlik çalışmasında toplam 242 öğrenciden Çocuklar için Depresyon Ölçeği (ÇDÖ), Coopersmith Benlik Saygısı Ölçeği (CBSÖ- Kısa Form) ve Sürekli Kaygı Ölçeği (SKÖ) yardımıyla veriler toplanmıştır. Test- tekrar test güvenirliği çalışma verileri 82 öğrenciden oluşan bir örneklem üzerinden dört haftalık bir arayla elde edilmiştir. Yapı geçerliliği için gerçekleştirilen açıklayıcı faktör analizleri sonucunda 17 madde kalmış ve iki faktörlü bir yapı ortaya çıkmıştır. Bu iki faktörlü yapı doğrulayıcı faktör analizi sonucunda desteklenmiştir. Her iki faktörde altölçek olarak kabul edilmiş, içerikleri incelenerek olumlu mükemmeliyetçilik ve olumsuz mükemmeliyetçilik olarak adlandırılması uygun görülmüştür.11 Altölçeklerin iç tutarlık Cronbach alfa değerleri, madde toplam puan korelasyonları ve test tekrar test güvenirlik katsayılarının yüksek olduğu görülmüştür. Ölçüt bağıntılı geçerlik çalışmaları sonucunda elde edilen ilişki değerleri ölçeğin geçerliliğini destekler niteliktedir. Anahtar Kelimeler: Mükemmeliyetçilik, Olumlu Mükemmeliyetçilik, Olumsuz Mükemmeliyetçinle

Coopersmith Benlik Saygısı EnvanteriMükemmeliyetçilikOlumlu sosyal davranış+5
Oğuzhan Kırdök
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Özel yetenekli çocuklar ve normal gelişim gösteren çocukların mükemmeliyetçilik ile akran ilişki düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı özel yetenekli çocuklar ile normal gelişim gösteren çocukların mükemmeliyetçilik ile akran ilişki düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelemesi ve mükemmeliyetçilik düzeyleri ile akran ilişkileri arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. Araştırmanın evrenini, Ankara il merkezindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okulların 5, 6, 7, 8. sınıflarında öğrenim gören BİLSEM öğrencileri ile normal gelişim gösteren çocuklar oluşturmuştur. Araştırmaya tipik durum örnekleme yöntemi ile seçilen normal gelişim gösteren çocuklar (n=220) ve özel yetenekli çocuklar (n=133) olmak üzere toplam 353 çocuk dahil edilmiştir. Araştırma verileri "Kişisel Bilgi Formu", "Çocuk ve Ergen Mükemmeliyetçilik Ölçeği" ile "Akran ilişkileri Ölçeği" ile toplanmıştır. Verilerin analizinde ilişkisiz örneklemler t- testi, Mann Whitney U testi, İki Yönlü Varyans Analizi (iki yönlü ANOVA), Kruskal Wallis H testi ve Spearman Korelasyon Katsayısı testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda özel yetenekli çocuklar ile normal gelişim gösteren çocukların mükemmeliyetçilik davranışlarının benzerlik gösterdiği, akran ilişkilerinde ise sadece kendini açma alt boyutunda özel yetenekli çocukların yüksek puan aldıkları belirlenmiştir. Özel yetenekli 6. ve 7. sınıf çocukların kendine yönelik mükemmeliyetçilik puanlarının normal gelişim gösteren çocuklardan, normal gelişim gösteren 5. ve 8. sınıf çocukların kendine yönelik mükemmeliyetçilik puanlarının ise özel yetenekli çocuklardan yüksek olduğu, görülmektedir. Tek çocuk olan ve bir kardeşi olan özel yetenekli çocukların kendini açma boyutundan aldıkları puanların, tek çocuk olan ve bir kardeşi olan normal gelişim gösteren çocuklardan, anne baba tutumunu otoriter ve mükemmeliyetçi algılayan normal gelişim gösteren çocukların ise sadakat boyutundan aldıkları puanların özel yetenekli çocuklardan yüksek olduğu bulunmuştur. Ayrıca, özel yetenekli çocuklarda mükemmeliyetçilik ile akran ilişkileri arasında negatif ya da pozitif yönlü bir bulguya rastlanmazken normal gelişim gösteren çocukların sosyal kaynaklı mükemmeliyetçilik davranışları ile akran ilişkileri sadakat boyutu puanları arasında pozitif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir.

AkranAkran ilişkileriMükemmeliyetçilik+4
Ferit Arslan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Seviye belirleme sınavına girecek olan ilköğretim ikinci kademe öğrencilerinde sınav kaygısı, mükemmeliyetçilik ve anne-baba tutumu arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada ilköğretim ikinci kademe öğrencilerinin mükemmeliyetçi kişilik özellikleri ile anne-baba tutumlarının sınav kaygısını yordayıp yordamadığını belirlemek amaçlanmıştır. Bunun yanı sıra araştırmada ilköğretim ikinci kademe öğrencilerinin sınav kaygılarının okul türüne, sınıf düzeyine, sosyo-ekonomik düzeye, anne-baba eğitim düzeyine ve cinsiyete göre farklılaşıp farklılaşmadığının incelenmesi amaçlanmıştır.Araştırma 6, 7 ve 8. sınıfa devam eden 723 ilköğretim öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin sınav kaygısına ilişkin veriler ?Sınav Kaygısı Envanteri? (Öner, 1990), anne-baba tutumlarına ilişkin veriler ?Anne-Baba Stilleri Ölçeği? (Sümer ve Güngör, 1999), mükemmeliyetçiliğe ilişkin veriler ?Olumlu Ve Olumsuz Mükemmeliyetçilik Ölçeği? (Kırdök, 2004) ve demografik değişkenlere ilişkin veriler araştırmacı tarafından hazırlanan ?Kişisel Bilgi Formu? kullanılarak elde edilmiştir.Araştırmada anne-baba tutumlarının ve mükemmeliyetçiliğin (bağımsız değişkenler) birlikte sınav kaygısını (bağımlı değişkeni) yordayıp yordamadığı çoklu doğrusal regresyon analizi tekniği ile belirlenmiştir. Bunun yanı sıra bu araştırmada öğrencilerin sınav kaygılarının okul türüne (özel okul, devlet okulu) ve cinsiyete göre anlamlı düzeyde farklılaşıp farklılaşmadığına bağımsız gruplar t testi ile, öğrencilerin sınav kaygılarının sınıf düzeylerine göre, sosyo-ekonomik düzeylerine göre ve anne-baba eğitim düzeylerine göre anlamlı düzeyde farklılaşıp farklılaşmadığına tek yönlü varyans analizi yöntemi ile bakılmıştır.Olumlu mükemmeliyetçiliğin, olumsuz mükemmeliyetçiliğin ve anneden algılanan kabul ve ilginin sınav kaygısı ölçeğinden elde edilen toplam puanların anlamlı yordayıcıları oldukları görülmüştür. Öğrencilerin olumlu mükemmeliyetçilik ve anneden algılanan kabul/ilgi düzeyleri arttıkça sınav kaygısı toplam puanlarının düştüğü; olumsuz mükemmeliyetçilik puanları arttıkça sınav kaygısı toplam puanlarının yükseldiği görülmektedir. Benzer şekilde, olumlu mükemmeliyetçiliğin, olumsuz mükemmeliyetçiliğin ve anneden algılanan kabul ve ilginin sınav kaygısı ölçeğinden elde edilen kuruntu alt boyutu puanlarının anlamlı yordayıcıları oldukları görülmüştür. Öğrencilerin olumlu mükemmeliyetçilik ve anneden algılanan kabul/ilgi düzeyleri arttıkça sınav kaygısı kuruntu alt boyutu puanlarının düştüğü; olumsuz mükemmeliyetçilik puanları arttıkça sınav kaygısı kuruntu alt boyutu puanlarının yükseldiği görülmektedir. Ayrıca araştırmada olumsuz mükemmeliyetçiliğin sınav kaygısı ölçeğinden elde edilen duyuşsal alt boyut puanlarının anlamlı yordayıcısı olduğu görülmüştür. Öğrencilerin olumsuz mükemmeliyetçilik puanları arttıkça sınav kaygısı duyuşsallık alt boyutu puanlarının yükseldiği görülmektedir.Sınav kaygısı toplam puanlarının, kuruntu alt boyutu puanlarının ve duyuşsal alt boyutu puanlarının öğrencilerin öğrenim gördükleri okul türüne (özel okul, devlet okulu) göre, sosyo-ekonomik düzeye göre, hem anne hem de baba eğitim düzeyine göre farklılaşmadığı görülmektedir. Sınav kaygısı toplam puanlarının ve duyuşsal alt boyutu puanlarının sınıf düzeyine göre farklılaşmadığı ancak kuruntu alt boyutundan elde edilen puanların sekizinci sınıfların lehine anlamlı düzeyde yüksek olduğu görülmüştür. Araştırmada elde edilen bulgular incelendiğinde kızların sınav kaygısı toplam, kuruntu alt boyutu ve duyuşsal alt boyutu puanlarının erkeklerin puanlarından anlamlı düzeyde yüksek olduğu görülmektedir.Anahtar Kelimeler: Sınav kaygısı, olumlu mükemmeliyetçilik, olumsuz mükemmeliyetçilik, anne-baba tutumları

Ana-baba tutumuEğitim psikolojisiKişilik özellikleri+7
Egemen Hanımoğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Ön ergenlerde olumlu ve olumsuz mükemmeliyetçilik ile algılanan anne baba tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, ön ergenlerde olumlu ve olumsuz mükemmeliyetçilik ile algılanan anne baba tutumları arasındaki ilişkileri incelemek ve anne baba tutumları açısından (demokratik, izin verici/müsamahakâr, izin verici/ihmalkâr ve otoriter) olumlu ve olumsuz mükemmeliyetçiliğin nasıl farklılaştığını belirlemektir.Araştırmanın örneklemi, 11?16 yaşları arasında, 362 kız, 364 erkek olmak üzere, toplam 726 ön ergenden, Adana ili, Çukurova, Sarıçam, Seyhan ve Yüreğir ilçelerinde yer alan sekiz ilköğretim okulundan, olasılık temelli olmayan örnekleme yöntemlerinden Uygun Örnekleme ile oluşturulmuştur. Araştırmaya katılan grubun, olumlu ve olumsuz mükemmeliyetçilik düzeylerini belirlemek amacıyla ?Olumlu ve Olumsuz Mükemmeliyetçilik Ölçeği?, Algılanan anne ve baba tutumlarını belirlemek amacıyla ise ?Anne Baba Tutum Ölçeği? kullanılmıştır.Araştırmada toplanan veriler SPSS 11.5 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. İlk önce araştırmaya katılan katılımcıların kişisel bilgileri ile ilgili özelliklerinin belirlenmesi amacıyla betimsel istatistikler hesaplanmıştır. İkinci aşamada ise olumlu ve olumsuz mükemmeliyetçilik düzeylerinde anne baba tutumlarına, cinsiyet, anne baba öğrenim düzeyleri ve ön ergenlerin eğitim gördükleri okul türüne göre anlamlı bir farklılaşma olup olmadığını anlamak için varyans analizi yapılmıştır.Anne baba tutumları, cinsiyet, anne baba öğrenim düzeyi ve ön ergenlerin eğitim gördükleri okul türüne göre ön ergenlerin olumlu mükemmeliyetçilik düzeylerinde farklılaşma olup olmadığı incelendiğinde, anne ve baba tutumlarına göre olumlu mükemmeliyetçilik düzeylerinin farklılaştığı ve bu farklılığın demokratik anne baba tutumları lehine, ihmalkâr anne baba tutumları aleyhine olduğu belirlenmiştir. Diğer taraftan anne baba öğrenim düzeylerine göre de anlamlı bir farklılaşma olduğu, bu farklılığın anne ve babası okuryazar olmayan ve ilkokul mezunu olanlar lehine olduğu görülmektedir. Ön ergenlerin eğitim gördükleri okul türüne göre ise farklılığın devlet okulunda eğitim alan ön ergenler lehine olduğu belirlenmiştir. Ancak cinsiyet temel etkisinin olumlu mükemmeliyetçilik düzeylerinde anlamlı bir farklılaşma oluşturmadığı gözlenmiştir.Anne baba tutumları, cinsiyet, anne baba öğrenim düzeyi ve ön ergenlerin eğitim gördükleri okul türüne göre ön ergenlerin olumsuz mükemmeliyetçilik düzeylerinde farklılaşma olup olmadığı incelendiğinde ise, cinsiyete göre anlamlı bir farklılaşmanın olduğu ve bu farklılığın kız ön ergenler aleyhine olduğu görülmüştür. Ancak, algıladıkları anne baba tutumlarına, eğitim gördükleri okul türüne ve anne babalarının öğrenim düzeylerine göre olumsuz mükemmeliyetçilik puanlarında anlamlı bir farklılaşma olmadığı görülmektedir.Diğer yandan, cinsiyet, anne baba öğrenim düzeyi ve ön ergenlerin eğitim gördükleri okul türü ile anne baba tutumları ortak etkilerinin olumlu ve olumsuz mükemmeliyetçilik düzeylerinde anlamlı bir farklılaşma oluşturmadıkları gözlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Olumlu Mükemmeliyetçilik, Olumsuz Mükemmeliyetçilik, Anne Baba Tutumları, Ön Ergen

Aile içi iletişimAile içi ilişkilerAna-baba tutumu+2
Yusuf Tire
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Üniversiteli hentbolcuların mükemmeliyetçilik ve kaygı düzeyleri ile başarı hedefleri ve müsabaka sonuçlarına yaptıkları yükleme biçimleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın temel amacı üniversiteli hentbolcuların sahip oldukları mükemmeliyetçilik puanları ile başarı hedefleri, kaygı düzeyleri ve yükleme biçimleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışmaya yaşları 18 ile 28 arasında değişen 246 üniversiteli hentbolcu (103 kadın, 143 erkek) katılmıştır. Katılanlara müsabakadan önce Spora Özgü Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği, 2×2 Başarı Hedefleri Envanteri ve Yarışmasal Durumluk Kaygı Envanteri, müsabakadan sonra ise Nedensel Boyutlar Ölçeği-II uygulanmıştır.Sonuçlar, mükemmeliyetçiliğin kişisel standartlar alt ölçeği ile başarı hedeflerinin tüm alt ölçekleri arasında ve bilişsel kaygı ve kendine güven pozitif yönde ve anlamlı ilişki olduğunu göstermiştir. Mükemmeliyetçiliğin hatalarla aşırı ilgilenme ve algılanan aile baskısı alt ölçekleri ile başarı hedeflerinin uyum sağlanamayan boyutları ve bilişsel ve somatik kaygı arasında pozitif yönde ve anlamlı ilişki olduğunu göstermiştir. Mükemmeliyetçilik ve başarı hedeflerinin müsabaka öncesi yaşanan durumluk kaygı ve kendine güveni yordama etkisini sınamak amacıyla gerçekleştirilen çoklu regresyon analizi sonuçları, bilişsel ve somatik kaygının ustalık kaçınma hedefi ile mükemmeliyetçiliğin hatalarla aşırı ilgilenme ve algılanan aile baskısı alt boyutları tarafından; müsabakaya özgü kendine güvenin ise kişisel standartlar ve ustalık kaçınma hedefi tarafından yordandığını ortaya koymuştur. Araştırma sonuçları, mükemmeliyetçiliğin bütünüyle olumsuz olmadığını, uyum sağlanabilen boyutlarının da olduğu düşüncesini desteklemiştir.

AnksiyeteBaşarıHentbol oyuncuları+3
Fatma Çepikkurt
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin fonksiyonel olmayan mükemmeliyetçilik eğilimleri ile akademik bütünleşme ve öz yeterlilik özellikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin fonksiyonel/olumlu ve fonksiyonel olmayan/olumsuz mükemmeliyetçilik eğilimleri ile akademik bütünleşme ve öz yeterlik özellikleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmada mükemmeliyetçilik eğilimleri ile akademik bütünleşme arasındaki ilişkide akademik öz yeterliğin aracı rolü incelenmiştir Araştırma grubunu üniversitelerin spor bilimleri fakültelerinde okuyan öğrencilerdir. Araştırmanın örneklemi seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden ulaşılabilir örnekleme yöntemi ile belirlenmiş olup örneklemi Bozok Üniversitesi, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Akdeniz Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültelerinde yer alan öğretmenlik, yöneticilik, antrenörlük, rekreasyon bölümünde öğrenim görmekte olan 450 üniversite öğrencisi oluşturmuştur. Araştırmaya katılan öğrencilere demografik bilgi formu, Frost Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği (FÇBMÖ, Frost vd., 1990), UTRECH Akademik Bütünleşme Ölçeği (Schaufeli, Martinez, Marques-Pinto, Salanova, ve Bakker, 2002) ve Akademik Öz Yeterlik Ölçeği'nden (Kandemir, 2010) oluşan ölçme aracı uygulanmıştır. Analizler için SPSS 23.0 yazılımı (IBM Corp, Armonk, NY) kullanılmıştır İstatiksel analizlerde temel değişkenler arasındaki ilişkilerin incelenmesi için Korelasyon analizi, grup farklarını incelemek için tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Fonksiyonel olmayan ve fonksiyonel mükemmeliyetçiliğin alt boyutlarının akademik bütünleşme ile olan ilişkisinde akademik öz yeterliliğin aracı etkisini incelemek için bir regresyona dayalı bir makro modelleme prosedürü olan PROCESS (Hayes, 2013) kullanılmıştır. Analiz sonuçları, Yüksek olumlu/fonksiyonel mükemmeliyetçilik grubunun düşük olumlu mükemmeliyetçilik grubundan anlamlı olarak daha yüksek akademik bütünleşme ve akademik öz yeterlik puanlarına sahip olduğunu göstermiştir. Düşük ve yüksek olumsuz/fonksiyonel olmayan mükemmeliyetçilik grupları arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Aracılık analizi sonuçları akademik bütünleşme ile akademik öz yeterlik arasındaki doğrudan ilişkinin anlamlı olduğuna işaret etmiştir. Dolaylı etkilere ilişkin analiz sonuçları, akademik öz yeterliğin olumsuz/fonksiyonel olmayan mükemmeliyetçilik alt boyutlarından olan hata yapma endişesi, yaptığından emin olamama, ailesel eleştiri ile akademik bütünleşme arasındaki ilişkiye aracılık ederken, olumlu/fonksiyonel mükemmeliyetçilik alt boyutlarında hem kişisel standartlar hem de düzen özellikleri ile akademik bütünleşme arasındaki ilişkiye aracılık ettiğini göstermiştir. Olumsuz/fonksiyonel olmayan mükemmeliyetçilik alt boyutları akademik öz yeterliği ve akademik bütünleşme ile negatif anlamlı ilişki gösterirken, olumlu mükemmeliyetçilik alt boyutlarının tam tersi bir etkisinin bulunduğu görülmüştür.

Akademik başarıAkademik kendileşmeAkademik uyum+6
Emre Mermerkaya
Yozgat Bozok University
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretim elemanlarının mükemmeliyetçilik ile tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin farklı değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırma, öğretim elemanlarının mükemmeliyetçilik boyutları ile tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi farklı değişkenler açısından incelemek ve öğretim elemanlarının mükemmeliyetçilik ve tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkileri belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Amaç doğrultusunda kişisel bilgi formu, Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği ve Maslach Tükenmişlik Ölçeği; 2012–2013 Eğitim-Öğretim yılında Türkiye genelinde belirlenen devlet ve vakıf üniversitelerinde görev yapmakta olan 419 öğretim elemanına uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde İlişkisiz Örneklemler t-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Pearson Momentler Çarpımı Korelâsyon katsayısı (r) kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; öğretim elemanlarının demografik özelliklerine göre mükemmeliyetçilik boyutlarının ve tükenmişlik düzeylerinin anlamlı farklılıklar gösterdiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca mükemmeliyetçilik ölçeğinde bulunan hatalara aşırı ilgi, davranışlardan şüphe, aile beklentileri, ailesel eleştiri ve kişisel standartlar alt ölçeklerinin, toplam tükenmişlik ve tükenmişliğin alt boyutları ile pozitif ilişki gösterdiği görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Mükemmeliyetçilik, Tükenmişlik, Öğretim Elemanları

MükemmeliyetçilikTükenmişlikTükenmişlik düzeyi+1
Şerife Kalkan Dişbudak
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Sporcularda belirsizliğe tahammmülsüzlüğün yordanmasında mükemmeliyetçilik ve zihinsel dayanıklılığın rolü

Bu araştırmanın amacı; sporcularda belirsizliğe tahammülsüzlüğün yordanmasında mükemmeliyetçilik ve zihinsel dayanıklılığın rolünü cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi, yaşanılan çevre, spor tecrübe yılı ve spor branş türü gibi çeşitli değişkenler ile karşılaştırmaktır. Araştırmanın evrenini Türkiye'de yaşayan sporcular oluştururken, örneklem grubunu 204 kadın ve 182 erkek olmak üzere toplamda 386 gönüllü sporcu oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından oluşturulan''Kişisel Bilgiler Formu'' Freeston Rhéaume, Letarte Dugas and Ladouceur (1994) tarafından geliştirilen, Türkçeye uyarlama çalışması Sarı ve Dağ (2009) tarafından yapılan Belirsizliğe Tahammülsüzlük Ölçeği, Spor ortamındaki zihinsel dayanıklılık seviyesini belirlemek amacıyla Sheard, Golby ve Wersch (2009) tarafından geliştirilen, Türkçe'ye uyarlaması Altıntaş ve Koruç (2016) tarafından yapılan Sporda Zihinsel Dayanıklılık Ölçeği, Dunn, Causgrove-Dunn ve Syrotuik (2002) tarafından geliştirilen, Türk sporcular için geçerlik ve güvenirlik çalışması Çepikkurt (2011) tarafından yapılan Spora Özgü Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen verilen SPSS 25,0 programına yüklenmiştir. Yapılan analizler sonucunda; verilerin normal dağılım sergilediği belirlenmiş ve istatistiki analizlerde parametrik testler kullanılmıştır. ANOVA ve t-testi yapılarak incelenen cinsiyet, yaş, eğitim durumu, yaşanılan çevre, spor tecrübe yılı ve spor branş türü değişkenlerinde tespit edilen farklar için Posthoc LSD analizleri yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda; eğitim düzeyi arttıkça zihinsel dayanıklılığın arttığı, kadın katılımcıların zihinsel dayanıklılık düzeylerinin erkek katılımcılara göre daha düşük olduğu ve spor tecrübesinin artmasıyla katılımcıların zihinsel dayanıklılık düzeylerinin arttığı tespit edilmiştir.

Belirsizliğe tahammülsüzlükMükemmeliyetçilikSpor+7
Orhan Bal
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin beslenme, okul başarısı ve mükemmelliyetçilik durumlarına anne-babaların akılcı olmayan inançlarının etkisi

Giriş ve Amaç: Obezite gelişen dünyada her yaş grubunu etkileyen ve prevelansı giderek artma eğilimi gösteren bir hastalıktır. Bu çalışamada öğrencilerin beslenme, okul başarısı ve mükemmelliyetçlik durumlarına Anne-Babaların akılcı olmayan inançlarının etkisini belirlemek, obezite durumlarına aile hekimlerinin bütüncül yaklaşımı değerlendirmek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma evrenini 16.05.2016-20.05.2016 tarihleri arasında öğrenime devam eden ve çalışmayı kabul eden ilköğretim 5, 6, 7 ve 8. Sınıf 505 öğrenci ve ebeveynleri oluşturmaktadır. Öğrencilere uygulanmak üzere sosyodemografik anket, üç faktörlü beslenme anketi ve olumlu-olumsuz mükemmeliyetçilik anketi uygulanmıştır. Ebeveynlerine ise sosyodemografik anket ve anne-baba akılcı olmayan inançlar ölçeği uygulanmıştır. Toplanan veriler bilgisayara girilerek uygun paket programı ile istatistikler yapıldı. Bulgular: Araştırmamıza 254 kadın, 251 erkek öğrenci ve ailesi katılmıştır. Öğrencilerin VKİ değerlendirildiğinde 41'i (%8.1) zayıf, 371'i (%73.5) normal, 65'i (%12.9), 28'i (%5.5) obezdir. Cinsiyete göre VKİ karşılaştırıldığında anlamlı farklılık bulunmuştur (p: 0,00). Yaşa göre VKİ karşılaştırıldığında 10 yaş grubunda daha düşük VKİ bulunmuştur (p:0,00).Anne ve baba eğitim durumu arttıkça çocukların VKİ anlamlı olarak düşük bulunmuştur (p:0,011). Anne ağırlığına göre öğrencilerin VKİ karşılaştırılmasında anne ağırlığı arttıkça öğrencilerin VKİ artmaktadır (p=0,001). Baba ağırlığına göre öğrencilerin VKİ karşılaştırıldığında baba ağırlığı arttıkça çocukların VKİ'leri artmaktadır (p=0,027). Vücut kitle indeksi ile okul başarısında yüksek düzeyde negatif yönde ilişki bulunmuştur. Öğrencilerin vücut kitle indeksleri arttıkça okul başarıları düşmektedir (p< 0.01). Üç faktörlü beslenme anketinde; Faktör 1,2 ve 4'te zayıf ile obez öğrenciler arasında anlamlı fark vardır (p< 0.01). Faktör 3'te anlamlı fark bulunamamıştır (p: 0.180). Öğrencilerin olumlu mükemmeliyetçilik durumlarına göre VKİ karşılaştırıldığında öğrencilerin olumlu mükemmelliyetçiliği arttıkça VKİ'leri düşmektedir (p< 0.01). Anne-Baba mükemmelliyetçiliği ve beklentileri ile çocukların VKİ arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır (p> 0.05) Sonuç:Obezite birçok hastalığa neden olabilen bir hastalıktır. Aile hekimleri hastalarının akut ve kronik tüm sorunları ile ilgilenir, obeziteyi sadece fiziksel bir hastalık olarak görmeyip bütüncül yaklaşımı ile diğer branşlardan ayrılır. Anahtar Kelimeler: Aile hekimliği, Beslenme, Bütüncül yaklaşım, Okul Başarısı, Mükemmelliyetçilik

Akademik başarıAkılcı olmayan inançlarAna-baba+7
Mustafa Düldül
Çukurova University
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin mükemmelliyetçilik düzeyleri ile stresle başa çıkma tarzları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, üniversite öğrencilerinin mükemmelliyetçilik düzeylerine göre stresle başa çıkma tarzlarının incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma karşılaştırma türü ilişkisel tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2018-2019 öğretim yılı güz döneminde Çukurova Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Eğitim Fakültesi ve Fen Edebiyat Fakültesi'nde öğrenime devam öğrencilerden kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi ile seçilen 1002 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma verileri, Şahin ve Durak (1995) tarafından Türkçeye uyarlanan, Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği (SBÖ) ve Oral (1999) tarafından Türkçeye uyarlanan, Çok Boyutlu Mükemmelliyetçilik Ölçeği (ÇBMÖ) ile toplanmıştır. Araştırmada verilerin analizi SPSS 23.0 paket programı kullanılarak yapılmıştır. Verilerin analizinde tek yönlü ANOVA tekniği ve gruplar arası farkın belirlenmesi için Scheffe-F testi ile LSD testi kullanılmıştır. Stresle aktif başa çıkma tarzlarına ilişkin bulgularda, kendine yönelik mükemmelliyetçilik düzeyi yükseldikçe öğrencilerin aktif tarzları daha fazla kullandığı görülmektedir. Toplam mükemmelliyetçilik ve diğerlerine yönelik mükemmelliyetçilik ile aktif tarzlar arasında bir farklılaşma bulunmamıştır. Pasif tarzlara ilişkin bulgularda ise, diğerlerine yönelik mükemmelliyetçilik düzeyi düştükçe ve toplum tarafından dayatılan mükemmelliyetçilik düzeyi yükseldikçe öğrencilerin pasif tarzları daha fazla kullandığı gözlenmiştir. Araştırmanın sonuçları ilgili alanyazın kapsamında değerlendirilmiş; ileride yapılacak araştırmalara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Üniversite Öğrencileri, Mükemmelliyetçilik, Stres, Stresle Başa Çıkma Tarzları

MükemmeliyetçilikStresStresle başetme+1
Burak Yay
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ertelemeciliğin rahatsızlığa dayanıksızlık ve mükemmeliyetçilikle ilişkisi

Bu çalışmada,erteleme eğilimi yüksek ve düşük olan kişilerin rahatsızlığa dayanma güçlerinin karşılaştırılması ve erteleme davranışının, rahatsızlığa dayanıksızlık ve mükemmeliyetçilikle olan ilişkisinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Çalışma grubunu, İstanbul ilinde üniversitesi eğitim gören, gönüllü katılımı kabul eden 70 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma da, Genel Erteleme Ölçeği, Akademik Erteleme Ölçeği, Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği, Sıkıntıya Dayanma Ölçeği, Rahatsızlığa Dayanma Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Çalışmada genel erteleme, akademik erteleme, çoklu mükemmeliyetçilik, sıkıntıya ve rahatsızlığa dayanıksızlık düzeylerinin birbirleri ile arasındaki ilişki analiz edilmiş ve katılımcıların sıkıntıya dayanıksızlık ile başkalarının kendinden beklediği mükemmeliyetçiliği arasında ters yönlü ilişki olduğu bulgular arasındadır. Sıkıntıya dayanma ile akademik ortalama ile pozitif yönlü ilişkinin olduğu, genel erteleme ile akademik erteleme arasında pozitif yönlü ilişkinin olduğu, genel erteleme ile akademik ortalama ile ters yönlü ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın sonuçları, sınırlılıkları ve gelecek araştırmalar için öneriler literatür doğrultusunda tartışılmıştır.

Akademik ertelemeBelirsizliğe tahammülsüzlükDayanıklılık+6
Asiye Nur Nihan Yurdakul
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İş hayatında mükemmeliyetçiliğin ve öz yeterliliğin örgütsel vatandaşlık davranışına etkisi

Bu araştırmada, iş hayatında mükemmeliyetçiliğin ve öz yeterliliğin, örgütsel vatandaşlık davranışına etkisinin saptanması amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini, İstanbul ilinde iş hayatında bulunan ve 18 yaş üzeri gönüllü bireyler oluşturmuştur. Araştırmada nitel yöntem kullanılmış olup veriler anket aracılığı ile toplanmış, SPSS 23 programında analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda örgütsel vatandaşlık genel düzeyi ile başlama düzeyi arasında negatif yönlü bir anlamlı ilişki tespit edilirken, Örgütsel vatandaşlık genel düzeyi ile yılmama düzeyi arasında da pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Bunun yanında öz yeterlilik ve mükemmeliyetçilik boyutlarının örgütsel vatandaşlık davranışı üzerinde anlamlı etkisinin olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Mükemmeliyetçilik, öz yeterlilik, örgütsel vatandaşlık.

MükemmeliyetçilikÖrgütsel vatandaşlıkÖrgütsel vatandaşlık davranışı+2
Süleyman Aslangiri
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Takım ve bireysel spor yapan lisanslı sporcuların mükemmeliyetçilik ile zihinsel dayanıklılıklarının karşılaştırılması: Adana ili örneği

Bu çalışma, takım ve bireysel spor yapan lisanslı sporcuların zihinsel dayanıklılık ve mükemmeliyetçilik durumlarını karşılaştırmak amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın evrenini, Adana ilinde bulunan takım ve bireysel spor kulüplerindeki lisanslı sporcular oluşturmaktadır. Çalışmaya gönüllü olarak takım sporları ve bireysel spor yapan 207 kadın 399 erkek toplam 606 sporcu katılmıştır. Katılımcıların futbol (n=167), basketbol (n=163), tenis (n=136) ve atletizm (n=140) spor branşlarında olduğu saptanmıştır. Çalışmada katılımcıların zihinsel dayanıklılık durumunun tespiti için Madrigal, Hamill ve Gill (2013) 'in oluşturduğu ve Erdoğan (2016) tarafından Türkçeye uyarlanan "Zihinsel Dayanıklılık Ölçeği (ZDÖ)", Frost, Marten, & Lahart (1990) tarafından geliştirilen, Özbay ve Mısırlı Taşdemir (2003) tarafından Türkçeye uyarlanan "Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği'' ve araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen verilerin normallik dağılımını belirlemek amacıyla Kolmogorov-Smirnov testi uygulanmıştır. Çalışmada verilerin çözümlenmesinde cinsiyet ve medeni durum değişkenine göre Mann-Whitney U; yaş, eğitim durumu, spor branşı ve spor yapma yılı değişkenlerine göre, Kruskal-Wallis testi kullanılmıştır. Elde edinilen verilere göre mükemmeliyetçiliğin cinsiyete göre anlamlı olarak farklılaşma, zihinsel dayanıklılık da ise anlamlı bir farklılık olmadığı bulunmuştur. Zihinsel dayanıklılığın yaş değişkenine göre sadece 18-21 yaşları ve 34 yaş ve üstü yaşlar arasında anlamlı bir farklılık olduğu görülürken, mükemmeliyetçiliğin yaş değişkenine göre incelenmesinde ise aralarında anlamlı farklılık olduğu görülmüştür. Sonuç olarak takım ve bireysel spor yapan sporcuların bireysel özellikleri mükemmeliyetçi düzeylerini ve zihinsel dayanıklılık durumlarını belirlemede rol oynadığı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Takım Sporları, Bireysel Sporlar, Mükemmeliyetçilik, Zihinsel Dayanıklılık

AdanaBireysel sporlarLisans+5
Deniz Aslan
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde akademik ertelemenin yordayıcıları: Mükemmeliyetçilik ve gelişmeleri kaçırma korkusu

Amacı; ergenlerde mükemmeliyetçilik ve gelişmeleri kaçırma korkusunun akademik ertelemeyi yordamadaki rolünü incelemek olan bu araştırmaya 451 lise öğrencisi (227 kız, 224 erkek) katılmıştır. Veri toplama aracı olarak, 'Akademik Erteleme Ölçeği', 'Çocuk ve Ergen Mükemmeliyetçilik Ölçeği', 'Eksik Kalma Korkusu Ölçeği (Fear of Missing Out Scale-FOMOs)' ve 'Kişisel Bilgi Formu' kullanılmıştır. Araştırmada, değişkenlerin ortalama puanlarının cinsiyete göre farklılık gösterip göstermediğini ortaya koymak amacı ile 'bağımsız gruplar için t testi' ve akademik erteleme düzeyi ile mükemmeliyetçilik ve gelişmeleri kaçırma korkusu arasındaki ilişkinin incelenmesinde 'Pearson korelasyon analizi' kullanılmıştır. Araştırmanın ana amacına yönelik olarak, mükemmeliyetçilik ve gelişmeleri kaçırma korkusunun akademik ertelemeyi yordamadaki rolü 'çoklu doğrusal regresyon analiziyle' test edilmiştir. Elde edilen bulgularda, Mükemmeliyetçilik ve gelişmeleri kaçırma korkusunun akademik ertelemeyi anlamlı bir şekilde yordadığı görülmüştür. Bu değişkenler birlikte, akademik ertelemeyi açıklayan toplam varyansın %23,5'ini açıklamaktadır. Ergenlerin mükemmeliyetçilik ve gelişmeleri kaçırma korkusu düzeyleri, akademik ertelemelerini anlamlı bir şekilde yordamaktadır. Araştırma sonuçları, ilgili alanyazın ışığında tartışılarak ilerde yapılacak araştırmalar ve uygulamalar için önerilerde bulunulmuştur.

Akademik ertelemeErgenlerGelişmeleri kaçırma korkusu+2
Gözde Coşkun
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Yaşam dengesi, mükemmeliyetçi düşünceler ve kaygı arasındaki ilişkide psikolojik esnekliğin aracı rolünün incelenmesi

Bu araştırmada üniversite öğrencilerinin kaygı durumlarını etkileyen faktörler incelenmektedir. Araştırmada yaşam dengesi ve mükemmeliyetçi düşüncelerin kaygı üzerinde doğrudan etkileri ve psikolojik esnekliğin bu ilişki içerisindeki rolü yapısal eşitlik modeli ile incelenmiştir. Yapısal eşitlik modeli sonuçları, kaygıyı test eden modelin anlamlı olduğunu göstermiştir. Doğrudan ve dolaylı etkilere ilişkin sonuçlar kaygının arkadaşlık/yakınlık, olumlu yönelim ve psikolojik esneklik tarafından anlamlı düzeyde yordandığı; psikolojik esnekliğin ise olumlu yönelim ve mükemmeliyetçi düşünceler tarafından anlamlı düzeyde yordandığını göstermiştir. Arkadaşlık/yakınlığın psikolojik esneklik üzerinde; mükemmeliyetçi düşüncelerin ise kaygı üzerinde anlamlı bir yordama etkisinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Mükemmeliyetçi düşünceler ile kaygı arasındaki ilişkide psikolojik esnekliğin tam aracı rolü olduğu; olumlu yönelim ile kaygı arasındaki ilişkide psikolojik esnekliğin kısmi aracı rolü olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmanın katılımcıları 1154 (892 kadın, 292 erkek) üniversite öğrencisidir. Çalışmada ölçme aracı olarak "Kişisel Bilgi formu", "Juhnke- Balkin Yaşam Dengesi Envanteri (arkadaşlık/yakınlık ve olumlu yönelim/pozitif oryantasyon alt boyutları)", "Durumluk ve Sürekli Kaygı Ölçeği-Sürekli Kaygı formu", "Mükemmeliyetçi Düşünceler Ölçeği", "Kabul ve Eylem Ölçeği-II" kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları, ilgili alan yazında doğrultusunda tartışılmış, daha sonra yapılacak çalışmalar ile ilgili öneriler sunulmuştur.

DengelemeDengeli yaşamEğitim psikolojisi+7
Yıldız Burcu Doğan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin sosyal medya beğenilmeme korkusu üzerinde sosyal kaygı ve mükemmeliyetçi benlik sunumunun rolünün incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı lise öğrencilerinde mükemmeliyetçi benlik sunumu, sosyal kaygı ve sosyal medya beğenilmeme korkusu arasındaki ilişkileri incelemektir. Araştırma Adana ilinde Çukurova, Seyhan, Yüreğir ve Sarıçam ilçelerinde öğrenim gören 9, 10, 11 ve 12. Sınıf öğrencilerinden oluşan 632 öğrencinin katılımıyla gerçekleşmiştir. Toplam 7 farklı liseden veriler toplanmıştır; bunların 6'sı Anadolu Lisesi, 1'i Kız İmam hatip Anadolu Lisesidir. Ergenlerde mükemmeliyetçi benlik sunumuna dair veriler "Çocuk ve Ergenlerde Mükemmeliyetçi Benlik Sunumu Ölçeği" (Akın ve Akın, 2012); ergenlerde sosyal kaygıya dair veriler "Ergenler İçin Sosyal Kaygı Ölçeği" (Aydın ve Sütçü, 2007) ve ergenlerde sosyal medya beğenilmeme korkusuna dair veriler "Sosyal Medya Beğenilmeme Korkusu Ölçeği" (Söner ve Yılmaz, 2019) kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmada, ergenlerde mükemmeliyetçi benlik sunumu, sosyal kaygı ve sosyal medya beğenilmeme korkusunun cinsiyete göre anlamlı bir fark gösterip göstermediği t-testi ile analiz edilmiştir. Araştırmada değişkenlerin birbirleriyle ilişkisini belirlemek için Pearson Momentler Çarpım Korelasyonu; mükemmeliyetçi benlik sunumu ve sosyal kaygının, sosyal medya beğenilmeme korkusunu yordayıp yordamadığını test etmek için ise çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırmalardan elde edilen sonuçlara göre mükemmeliyetçi benlik sunumu, sosyal kaygı ve sosyal medya beğenilmeme korkusu arasında orta düzeyde pozitif yönlü anlamlı ilişki elde edilmiştir. Mükemmeliyetçi benlik sunumu ve sosyal kaygının, sosyal medya beğenilmeme korkusunu yordayıp yordamadığını belirlemek için yapılan Çoklu Regresyon Analizi sonucunda mükemmeliyetçi benlik sunumu ve sosyal kaygının bütün alt boyutlarının sosyal medya beğenilmeme korkusu ölçeği toplam puanını anlamlı düzeyde açıkladığı görülmektedir. Regresyon kat sayılarının anlamlılığına ilişkin t-testi sonuçları incelendiğinde sosyal kaygı alt ölçeklerinden yalnızca olumsuz değerlendirilme korkusu alt boyutunun; mükemmeliyetçi benlik sunumunun ise bütün alt boyutlarının sosyal medya beğenilmeme korkusu ölçeği toplam puanını anlamlı yordayıcıları olduğu belirlenmiştir. Kız ergenler üzerinde yapılan regresyon analizlerine göre mükemmeliyetçi benlik sunumu ve sosyal kaygının bütün alt boyutlarının sosyal medya beğenilmeme korkusu toplam puanını anlamlı düzeyde açıkladığı görülmektedir. Regresyon kat sayılarının anlamlılığına ilişkin t-testi sonuçları incelendiğinde kız ergenlerde sosyal kaygı alt boyutlarından yalnızca olumsuz değerlendirilme korkusunun; mükemmeliyetçi benlik sunumun alt boyutlarından ise mükemmeliyetçi öz yükseltme ve hatanın söylenmemesinin sosyal medya beğenilmeme korkusunun anlamlı yordayıcıları olduğu bulunmuştur. Erkek ergenler için yapılan regresyon analizi sonucuna göre ise mükemmeliyetçi benlik sunumu ve sosyal kaygının bütün alt boyutlarının sosyal medya beğenilmeme korkusu toplam puanını anlamlı düzeyde açıkladığı görülmektedir. Regresyon kat sayılarının anlamlılığına ilişkin t-testi sonuçları incelendiğinde erkek ergenlerde sosyal kaygı alt boyutlarından olumsuz değerlendirilme korkusu ve yeni durumlarda korku ve huzursuzluğun sosyal medya beğenilmeme korkusu toplam puanının anlamlı yordayıcıları olduğu bulunmuştur. Ayrıca yapılan regresyon analizi sonuçlarına göre sosyal medya beğenilmeme korkusunu kız öğrencilerin sosyal kaygının bütün alt boyutlarında ve mükemmeliyetçi benlik sunumunun mükemmeliyetçi öz yükseltme ve hatanın gizlenmesi alt boyutlarında daha fazla açıkladığı; erkek öğrencilerin yalnızca mükemmeliyetçi benlik sunumunun hatanın söylenmemesi alt boyutunda sosyal medya beğenilmeme korkusunu daha fazla açıkladığı görülmektedir.

Benlik sunumuErgenlerLise öğrencileri+4
Cansu Yalçın Şahin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin mükemmeliyetçilik ve öz-duyarlık düzeylerinin farklı değişkenler açısından incelenmesi

Bu çalışmanın amacı öğretmenlerin mükemmeliyetçilik ve öz-duyarlık arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmaya 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Gaziantep ilinde farklı tür liselerde çalışan 310 öğretmen katılmıştır. Araştırmada 'Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği' ve 'Öz-duyarlık Ölçeği' kullanılmıştır. Araştırma verileri ANOVA, t testi ve Pearson Korelasyon analizi ile elde edilmiştir. Bulgulara bakıldığında; toplam mükemmeliyetçilik puanlarının cinsiyet ve medeni hal değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık gösterdiği görülmüştür. Erkek öğretmenlerin kadınlara göre; evli öğretmenlerin bekarlara göre daha mükemmeliyetçi oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Toplam öz-duyarlık puan ortalamalarında anlamlı farklılığa rastlanamamıştır. Mükemmeliyetçiliğin alt boyutlarına bakıldığında; 'düzen' alt boyutunda cinsiyet göre; 'hatalara aşırı ilgi' alt boyutunda; cinsiyet, yaş, medeni hal ve çalışma yılına göre 'ailesel eleştiri' alt boyutunda yaşa göre; 'kişisel standartlar 'alt boyutunda cinsiyete göre; 'davranışlardan şüphe' alt boyutunda branşa göre anlamlı farklılıklara rastlanmıştır. Öz duyarlığın alt boyutlarına bakıldığında; 'öz-sevecenlik' alt boyutunda yaş ve çalışma yılına göre; 'izolasyon' alt boyutunda branşa göre anlamlı farklılıklara rastlanmıştır. Öğretmenlerin mükemmeliyetçilikleri ve öz-duyarlıkları arasında pozitif ve düşük düzeyde anlamlı ilişkiye rastlanmıştır. Öz-duyarlığın olumlu alt boyutlarıyla, mükemmeliyetçilik ve mükemmeliyetçiliğin alt boyutları arasında negatif; öz-duyarlığın olumsuz alt boyutlarıyla, mükemmeliyetçilik ve mükemmeliyetçiliğin alt boyutları arasında ise pozitif düzeyde anlamlı ilişkiye rastlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Mükemmeliyetçilik, öz-duyarlık, öğretmenler

Eğitim psikolojisiMükemmeliyetçilikÖz duyarlılık+1
Yazgülü Ayşe Özyurt Uysal
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mükemmeliyetçilik, duygu düzenleme ve psikolojik belirtiler arasındaki ilişkiler

Bu araştırmada mükemmeliyetçilik, duygu düzenleme ve psikolojik belirtiler arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcıları uygun örnekleme yöntemi ile belirlenenen 322 (%65.2) kadın ve 172(%34.8) erkek olmak üzere toplam 494 kişiden oluşmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak Frost Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği, Duygu Düzenleme Güçlüğü Ölçeği Kısa Formu, Kısa Semptom Envanteri ve Demografik Bilgi Formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 26 paket programı kullanılarak Bağımsız Gruplar t Testi, Tek Yönlü Anova, Pearson Korelasyon Analizi ve Bootstrap yöntemini esas alan regresyon analizi yapılmıştır. Analizler sonucunda mükemmeliyetçilik ve psikolojik belirtiler arasındaki ilişkide duygu düzenleme güçlüğünün kısmi aracı rolü olduğu tespit edilmiştir. Mükemmeliyetçilik değişkeninde; medeni durum ve yaşa göre anlamlı bir farklılık tespit edilmiş fakat cinsiyet ve eğitim düzeyine göre anlamlı bir fark tespit edilmemiştir. Duygu düzenleme güçlüğü değişkeninde; cinsiyet, yaş, medeni durum arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiş fakat eğitim düzeyine göre anlamlı bir fark tespit edilmemiştir. Psikolojik belirtiler değişkeninde; cinsiyet, medeni durum, yaş, eğitim düzeyi arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Değişkenlerin birbirleri ile ilişkilerine yönelik bulgularda ise; mükemmeliyetçilik ile duygu düzenleme güçlüğü değişkenleri, mükemmeliyetçilik ile psikolojik belirtiler değişkenleri, psikolojik belirtiler ile duygu düzenleme güçlüğü değişkenleri arasında pozitif yönde anlamlı düzeyde bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Sonuçlar literatür ışığında tartışılarak alan uzmanları ve gelecekteki çalışmalar için öneriler sunulmuştur.

Demografik değişkenlerDuygu düzenlemeMükemmeliyetçilik+2
Uğur Sızır
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Spor kulüp yöneticilerinin çatışmayı yönetme stratejilerinin mükemmeliyetçilik özellikleri ve motivasyon düzeyleriyle ilişkisi

Bu araştırmanın amacı, spor kulüp yöneticilerinin çatışmayı yönetme stratejilerinin mükemmeliyetçilik özellikleri ve motivasyon düzeyleriyle ilişkisini belirlemektir. Araştırmanın çalışma grubu Türkiye Futbol Federasyonu Spor Toto Süper Lig, Bank Asya Birinci Lig ve İkinci Lig futbol takımlarından seçkisiz yolla seçilen 207 yönetici oluşturmaktadır. Örneklemi oluşturan yöneticiler; Spor Toto Süper Lig takımlarından Trabzonspor, Kayseri, Bursa, Gaziantep, Kardemir Karabük ve Sivas spor; Bank Asya Birinci Lig takımlarından Çaykur Rizespor, Orduspor, Samsunspor, TKİ Tavşanlı Linyitspor, Gaziantep Belediyespor, Mersin İdmanyurdu Spor ve İkinci Lig futbol takımlarından Sariyer Spor, Akçaabat Sebat Spor, Arsinspor, Araklıspor, Çankırıspor futbol takımlarında görev yapmaktadırlar. Bu grubun cinsiyete göre dağılımı 6 bayan (2.9) ve 201 erkek (97.1) olarak belirlenmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen ?Kişisel bilgi formu?, ?motivasyon kaynakları ölçeği?, ?mükemmeliyetçilik ölçeği? ve ?çatışma yönetimi stratejileri ölçeği? kullanılmıştır. Araştırmada ulaşılan bulgulara göre; yapılan hiyerarşik regresyon analizi sonucunda motivasyon ve mükemmeliyetçi kişilik özelliklerinin yöneticilerin çatışma yönetim stratejilerini anlamlı olarak yordadığı belirlenmiştir. Bunun yanında yöneticilerin yaşları ile çatışma yönetim stratejileri arasında anlamlı farkın olmadığı; yöneticilerin mesleki statüleri ile çatışma yönetim stratejileri arasında anlamlı bir farkın ?uyma? alt boyutunda olduğu; kulüp yöneticilerinin eğitim seviyeleri ile çatışma yönetimi stratejileri arasında anlamlı ilişki olduğu; yöneticilik yılıyla çatışma yönetimi stratejileri arasında anlamlı bir farklılık bulunmamasına rağmen ?bütünleştirme? alt boyutunda anlamlı bir farklılığın olduğu ve süper ligde çalışan yöneticilerin çatışma yönetimi stratejileri ölçeğininin alt boyutlarından aldıkları puanların 1. ve 2. lig'de görev yapan yöneticilerin puanlarından anlamlı düzeyde yüksek olduğu belirlenmiştir. Son olarak kulüp yöneticilerinin motivasyon düzeyleri ile yöneticilik yılı ve lig türü değişkenleri arasında anlamlı farklılığın olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bulgular ışığında gelecekte yapılacak çalışmalar için bazı önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Çatışma Yönetimi, Spor Yöneticisi, Motivasyon

MotivasyonMükemmeliyetçilikSpor+4
Akın Çelik
Gazi University · Institute of Health Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerin mükemmeliyetçilikleri ile mizah duyguları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma ergenlerin mükemmeliyetçilikleri ile mizah duyguları arasındaki ilişkiyi incelemek amacı ile yapılmıştır.Araştırmanın örneklemini Şanlıurfa İli, Harran İlçesi'nde orta öğretimlerine devam eden (9.10.11.12.) 630 ergen oluşturmuştur.Araştırma kapsamında ergenlerin mükemmeliyetçiliklerini ölçmek amacıyla `Frost'un Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği', mizah duygularını ölçmek amacıyla Oral (2004) tarafından geliştirilen ?Ergenlerde Mizah Ölçeği? kullanılmıştır. Bu ölçeklerin yanı sıra, ergenlerin demografik bilgilerine ulaşmak için araştırmacı tarafından geliştirilen ?Kişisel Bilgi Formu? kullanılmıştır.Ergenlerin mükemmeliyetçilikleri ile mizah duyguları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığı ve Frost'un Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği'nin alt ölçek puanları ile mizah duyguları arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığı `Korelâsyon Analizi' ile sınanmıştır. Ergenlerin cinsiyetlerine mükemmeliyetçiliklerinin, mizah duygularının ve Frost'un Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği'nin alt ölçek puanlarının farklılaşıp farklılaşmadığı ve anlamlı bir farkın olup olmadığı `t Testi' ile analiz edilmiştir. Son olarak, ergenlerin mükemmeliyetçilikleri ve alt ölçek puanlarının annelerinin öğrenim durumlarına, babalarının öğrenim durumlarına, kardeş sayılarına, doğum sıralarına göre farklılık gösterip göstermediği ve ergenlerin mizah duygularının annelerinin öğrenim durumuna, babalarının öğrenim durumlarına, kardeş sayılarına, doğum sıralarına göre farklılıkları `Tek Yönlü Varyans Analizi' ile test edilmiştir.Araştırma sonuçlarına göre ergenlerin mükemmeliyetçilikleri ile mizah duyguları arasında bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir (p>0.01).Kız ergenlerin Frost'un Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği'nin alt ölçeklerinden, düzen alt ölçek puanlarının, erkek ergenlere göre yüksek olduğu ve kız ve erkek ergenlerin düzen alt ölçek puanları arasında anlamlı bir farklılık olduğu bulunmuştur(p<0.05). Kız ve erkek ergenlerin Frost'un Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeklerinden hatalara aşırı ilgi, davranışlardan şüphe, aile beklentileri, ailesel eleştiri ve kişisel standartlar alt ölçek puanları arasında anlamlı farklılıklar bulunmamıştır(p>0.05).Ergenlerin anne öğrenim durumu, baba öğrenim durumu, kardeş sayısı ve doğum sıralarına göre Frost'un Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği'nin alt ölçeklerinden düzen, hatalara aşırı ilgi, davranışlardan şüphe, aile beklentileri, ailesel eleştiri ve kişisel standartlar alt ölçek puanları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır(p>0.05).Ergenlerin cinsiyet, anne öğrenim durumu, baba öğrenim durumu, kardeş sayısı ve doğum sıralarına göre mizah duyguları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır(p>0.05).Ergenlerin mizah duyguları ile hatalara aşırı ilgi alt ölçek puanları arasında 0.114 ve aile beklentileri alt ölçek puanları arasında 0.116 olan pozitif yönlü düşük düzeyde bir ilişki bulunmuştur. Bulunan ilişki katsayısının pozitif yönlü olması nedeniyle ergenlerin mizah duyguları artıkça hatalara aşırı ilgi alt ölçek puanları ve aile beklentileri alt ölçek puanları da artmaktadır(p<0.01).Ergenlerin ölçülen mizah duyguları ile düzen, ailesel eleştiri, davranışlardan şüphe ve kişisel standartlar alt ölçek puanları arasında çok düşük düzeyde bir ilişki bulunmuştur. Bulunan korelasyon katsayıları sıfıra çok yakın olması nedeniyle mizah duyguları ile düzen, ailesel eleştiri, davranışlardan şüphe ve kişisel standartlar alt ölçek puanları arasında bir ilişki olmadığı sonucuna ulaşılmıştır(p>0.01).

ErgenlikMizah duygusuMükemmeliyetçilik+1
Emre Bozdemir
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Zaman kullanımına mükemmeliyetçi davranışın etkisine yönelik bir araştırma

Bu araştırmanın temel amacı; zaman kullanımında mükemmeliyetçi davranışın etkisini ölçmektir. Ayrıca; çalışmada öğrencilerin mükemmeliyetçilik ve zaman yönetimi eğilimlerinin genel not ortalamasına göre farklılaşıp farklılaşmadığını tespit etmek amaçlanmıştır. Bu amaçla, araştırma 2013-2014 bahar yarıyılında Türkiye'de yer alan Fırat Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler fakültesine devam eden 423'ü kız ile 243'ü erkek olmak üzere toplam 666 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, hipotezlerin test edilmesinde, çoklu regresyon analizi ve çok değişkenli ANOVA testi kullanılmıştır. Ayrıca veriler ortalama, standart sapma, yüzde ve frekanslar verilerek özetlenmiştir.Araştırma sonucunda, mükemmeliyetçilik faktörlerinin zaman yönetimi faktörlerini negatif veya pozitif yönde etkilediği görülmüştür. Genel not ortalaması ile zaman yönetimi ve mükemmeliyetçilik faktörleri arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Mükemmeliyetçilik faktörlerinden düzen odaklı organizasyon, kişisel standartlar ve başarı odaklı hatalara aşırı ilgi faktörlerinin genel not ortalamasına göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Zaman yönetimi faktörlerinden, kısa vadeli planlama ve olumlu (aktif) zaman tutumu, kısa vadeli planlama ve uzun vadeli planlama faktörlerinin genel not ortalamasına göre farklılaştığı belirlenmiştir. Ayrıca araştırma sonucuna göre çeşitli önerilerde de bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Zaman, zaman yönetimi, mükemmeliyetçilik, genel not ortalaması.

MükemmeliyetçilikNot ortalamasıZaman+2
Gülden Akpolat
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Ergenlerde, mükemmeliyetçilik ile bilişsel esneklik arasındaki ilişkide iyimserlik, öz şefkat ve psikolojik iyi oluşun aracı rolünün incelenmesi ve geliştirilen bilişsel esneklik psikoeğitim programının etkililiğinin belirlenmesi

Araştırmanın amaçlarından birisi, ergenlerin mükemmeliyetçilik düzeyleri ile bilişsel esneklikleri arasındaki ilişkide, iyimserliğin, öz-şefkatin ve psikolojik iyi oluşun aracı rolünün olup olmadığının belirlemesidir. Araştırmanın bir diğer amacı ise iyimserlik, öz-şefkat ve psikolojik iyi oluş temel alınarak hazırlanan bilişsel esneklik psikoeğitim programının, ergenlerin bilişsel esneklik düzeyleri üzerinde etkili olup olmadığının incelenmesidir. Böylece teorik olarak bilişsel esnekliğe etki eden faktörler belirlenip bilişsel esneklik üzerine deneysel bir çalışma yapılarak ergenler için kapsamlı bir model oluşturulması hedeflenmiştir. Bu araştırmada, birbirine entegre edilen iki model kullanılmıştır. Bu modellerden birincisi, ergenlerin mükemmeliyetçilik düzeyleri ile bilişsel esneklikleri arasındaki ilişkide, iyimserlik, öz-şefkat ve psikolojik iyi oluşun aracı rolünün olup olmadığının belirlemesinde kullanılan yordayıcı korelasyonel modelidir. İkinci model ise aracı değişkenlerin (iyimserlik, öz-şefkat ve psikolojik iyi oluş) temel alınarak geliştirilen psikoeğitim programının etkililiğinin belirlenmesinde kullanılan deneysel yöntemlerden, öntest-sontest kontrol gruplu modeldir. Bu araştırmanın yönteminde çeşitlemeye gidildiğinden, araştırmada kullanılan ilişkisel ve deneysel yöntemlerin uygulanmasında iki ayrı çalışma grubu kullanılmıştır. Birinci çalışma grubu Konya ilinde, Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün izni ile belirlenen liselerde öğrenim gören 714 öğrenciden oluşmaktadır. İkinci çalışma grubu ise, bilişsel esneklik psikoeğitim programının sınanmasında yer alan 12'si deney ve 12'si kontrol grubunu oluşturan Meram Naciye Mumcuoğlu Anadolu Lisesinde öğrenim gören 24 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırma verileri Bilişsel Esneklik Ölçeği, Frost çok boyutlu mükemmeliyetçilik ölçeği, İyimserlik kötümserlik ölçeği, Öz-şefkat ölçeği kısa formu ve Psikolojik iyi oluş ölçeği aracılığı ile toplanmıştır. Araştırmanın ikinci aşaması olan deneysel uygulamada, deney grubu ile araştırmanın aracı değişkenlerinden öz şefkat ve psikolojik iyi oluş değişkenleri temel alınarak hazırlanmış olan sekiz oturumdan oluşan bilişsel esneklik psikoeğitimin programı uygulanmıştır. Kontrol grubu ile herhangi bir çalışma yapılmamıştır. Deney ve kontrol grubundan her iki gruba da psikoeğitim programı öncesi ve sonrasında bilişsel esneklik ölçeği uygulanmıştır. Araştırmanın birinci aşamasında, mükemmeliyetçilik ile bilişsel esneklik arasındaki ilişkide öz-şefkat ve psikolojik iyi oluşun aracı bir rol oynadığı, iyimserliğin ise aracılık etmediği belirlenmiştir. Araştırmanın ikinci aşaması olan deneysel uygulama sonucunda da uygulanan bilişsel esneklik psikoeğitim programının ergenlerin bilişsel esnekliklerini artırmada etkili olduğu bulunmuştur. Elde edilen bulgular literatür ışığında tartışılmış, ergenler üzerinde etki gücüne sahip öğretmenlere, ebevenlere ve araştırmacılara yönelik öneriler sunulmuştur.

Bilişsel esneklikErgenlerLise öğrencileri+6
Osman Cırcır
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2023
00

Related subjects