Price movement
206 theses under this subject heading
Finansal krizler kapsamında Avrupa borsaları ile Borsa İstanbul arasındaki oynaklık ilişkisinin dinamik koşullu korelasyon modelleri ile analizi
Çalışmanın temel amacı; 2008 Küresel Krizi, Yunanistan Borç Krizi ve Avrupa Borç Krizi'nin, Borsa İstanbul ile Avrupa borsaları arasındaki oynaklık ilişkilerini değiştirip değiştirmediğinin belirlenmesi, oynaklık ilişkilerinde asimetri etkisinin varlığının test edilmesi ve oynaklık ilişkilerinde değişime neden olan spesifik olayların tespit edilmesidir. Bu amaç doğrultusunda Borsa İstanbul ile Avrupa borsaları arasındaki oynaklık ilişkileri, krizler baz alınarak belirlenen dönemler itibariyle dinamik koşullu korelasyon modelleri ile analiz edilmiştir. Yapılan analizlerle oynaklık ilişkilerinde asimetri etkisi bulunmadığı belirlenmiştir. Bununla birlikte belirtilen krizlerin Borsa İstanbul ile Avrupa borsaları arasındaki oynaklık ilişkilerini değiştirdiği tespit edilmiştir. Krizlerin ardından koşullu korelasyonların genel olarak kısa süreyle arttığı ve değişken bir yapı gösterdiği saptanmıştır. Ayrıca 2008 Küresel Krizi ve Yunanistan Borç Krizi'nin genel olarak borsalar arasındaki oynaklık ilişkilerinde şokların kısa ve uzun dönem kalıcılığını değiştirdiği belirlenmiştir. Belirlenen dönemlerde ülkeye özgü spesifik olayların yanında uluslararası gelişmelerin de koşullu korelasyonlarda değişime neden olduğu belirlenmiştir. Çalışma sonucunda analizlerden elde edilen bilgilere bağlı olarak benzer krizlerin yaşanması durumunda yatırımcılara uluslararası portföy çeşitlendirmesinde kullanabilecekleri bilgiler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Finansal krizler, Borsa İstanbul, Avrupa borsaları, oynaklık ilişkisi,dinamik koşullu korelasyon modelleri.
Finansal krizlerde Borsa İstanbul alt sektörleri arasındaki oynaklık yayılımı: Yön, frekans boyutu ve şoklar bağlamında analiz
Araştırmanın temel amacı; 2001 Finansal Krizi ve 2008 Küresel Krizi esas alınarak belirlenen dönemlerde, krizler nedeniyle BIST alt sektör endeks getirilerinin kendi sektör grupları içinde değişen oynaklık yayılımlarının, yönünün, frekans boyutunun ve değişime neden olan olaylar bağlamında dinamik yapısının belirlenmesi ve farklı türdeki krizlerin oynaklık yayılımları üzerinde yarattığı etkilerin farklı olup olmadığının tespit edilmesidir. Tezde birbirlerini tamamlayan nitelikteki üç ayrı yöntem ile yapılan analizlerle, alt sektör endeks getirileri arasındaki oynaklık yayılımlarının yön ve frekans boyutu belirlenmiş, yayılımlar üzerinde hangi tür şokların daha etkili olduğu tespit edilmiştir. Uygulanan analizler ile 2001 Finansal Krizi ve 2008 Küresel Krizi'nin, sınai, hizmetler ve mali alt sektör endeks getirileri arasındaki oynaklık yayımlılarının yönünü ve frekansını farklı şekilde değiştirdiği belirlenmiştir. Bulgular, krizlerin ardından birçok alt sektör endeks getirisi arasındaki koşullu korelasyon yapısının değiştiğini, 2008 Küresel Krizi'nin ise koşullu korelasyon yapıları üzerinde daha fazla etkili olduğunu ortaya koymuştur. Bununla birlikte 2001 Finansal Krizi'nin ardından tüm alt sektörlerin politik şoklardan, özellikle mali alt sektör getirileri arasındaki oynaklık ilişkilerinin de ekonomik şoklardan diğerlerine göre daha fazla etkilendiği belirlenmiştir. 2008 Küresel Krizi'nin ardından ise ekonomik şokların sınai ve mali, toplumsal ve politik olayların da sınai ve hizmetler alt sektör getirileri arasındaki oynaklık ilişkilerinde daha fazla etkili olduğu tespit edilmiştir. Tez sonucunda elde edilen bilgiler ışığında aynı türde krizlerin gerçekleşmesi durumunda yatırımcılara çeşitlendirmeye ilişkin bilgiler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Finansal krizler, varyansta nedensellik, frekans temelli oynaklıkyayılımı, dinamik koşullu korelasyon, Borsa İstanbul
Kurumsal yönetim kapasitesinin hisse fiyatı ve sürü davranışı üzerine etkisi
Etkin Piyasalar Hipotezi, sürü davranışı ve kurumsal yönetim çerçevesinde çalışmanın temel amacı, farklı bakış açısıyla kurumsal yönetim derecelendirmesinin hisse fiyatı ve sürü davranışı üzerine olası etkisini ortaya koymaktır. Bu amaç dahilinde ise araştırma çerçevesinde üç alt amaç belirlenmiştir. İlk alt amaç, Kurumsal Yönetim Endeksi'nde yer alan şirketlerin yıllar itibarıyla almış oldukları kurumsal yönetim derecelendirme puanının sabit (değişmeyen), yukarı (artan) ve aşağı (azalan) yönlü hareketlerinin hisse fiyatı üzerindeki olası etkisini Olay Çalışması ile ortaya koymaktır. Araştırmanın ikinci alt amacı; Kurumsal Yönetim Endeksi özelinde ve Borsa İstanbul'da öne çıkan 16 endekste olası sürü davranışı varlığını tespit ederek, tahmin edilebilir piyasa hareketlerinin yaygınlaşıp yaygınlaşmadığını belirlemektir. Son olarak üçüncü alt amaç ise; sürü davranışı perspektifinde ve belirlenen kriter dahilinde kurumsal yönetim puanı yüksek veya düşük olarak kategorize edilen şirketlerde olası sürü davranışı varlığını tespit etmektir. Bu kapsamda araştırmada öncelikle sürü davranışı ölçme yöntemlerinden Christie ve Huang (1995) Modeli sonrasında Chang, Cheng ve Khorana (2000) Modeli kullanılmıştır. Olay Çalışması yöntemi kullanılarak kurumsal yönetim derecelendirme puanındaki farklılaşmanın hisse fiyatına etkisini ortaya koyan analiz sonuçlarına göre, kurumsal yönetim puanı yıllar itibarıyla sabit/yukarı/aşağı paylardan oluşan piyasanın, katılımcılara ortalama üzerinde getiri elde etme fırsatı sunduğu tespit edilmiştir. Sürü davranışı perspektifinde, Kurumsal Yönetim Endeksi özelinde Borsa İstanbul'da öne çıkan diğer 16 endekste Christie ve Huang (CH) (1995) Modeli sonuçlarına göre herhangi bir sürü davranışı varlığına rastlanmazken, Chang, Cheng ve Khorana (CCK) (2000) Modeli sonuçları neticesinde ise bazı endekslerde sürü davranışı görülmüştür. Ayrıca sürü davranışı kapsamında Kurumsal Yönetim Endeksi'ne dahil olan ve belirlenen kriter çerçevesinde kurumsal yönetim puanı yüksek/düşük olarak gruplandırılan şirketlerde hem CH Modeli hem de CCK Modeli'ne göre sürü oluşumu lehine herhangi bir kanıt bulunamamıştır.
Borsa İstanbul'da (BIST) hisse senedi fiyatlarının spektral analizi
Bu tez çalışmasında Borsa İstanbul'un (BIST) Spektral Analiz Tekniği ile analizi yapılmıştır. Birinci bölümde, tasarruf ve yatırım ilişkileri, menkul kıymetler, borsalar ve spektral analizle ilgili temel kavramlar açıklanmıştır. İkinci bölümde ise, zaman serileri ve spektral analiz teorik olarak anlatılmıştır. Spektral analiz tekniğinin, günlük hayatta yaşanan belli bir döngüye sahip olaylar için yeni ve farklı bir gösterim ve analiz tekniği sunmasından ötürü, oldukça karmaşık matematiksel eşitliklerin anlaşılabilirliğini sağlamak için konu ayrıntıları ile anlatılmıştır. Üçüncü bölümde, Borsa İstanbul'un verileri, spektral analiz tekniği ile analiz edilmiştir. Yaklaşık 30 yıllık bir geçmişe sahip İstanbul Borsası'nın geçen bu süre içinde farklı faktörlerin etkisinde olması nedeniyle, uygulamanın yapılması kolay olmamıştır. Zaman serileri dolayısıyla da spektral analiz tekniği, ekonomik döngüleri trend, konjonktür, mevsimsel olarak adlandırılan değişik zaman süresindeki periyodik bölümlere ayırmaktadır. Türkiye'de bu 30 yıl süre içerisinde ekonomik sistem değişime uğramış, Serbest Piyasa Ekonomisi daha belirginleşmiştir. Çalışmada, bu süreçlerin İstanbul Borsası'nın yapısı üzerindeki etkileri incelenmiştir. Sonuç bölümünde ise, çalışmanın sonuçları değerlendirilmiştir. Spektral analiz tekniğinin Borsa İstanbul'a uygulanabilirliği sağlanmış ve periyodik bileşenler tespit edilmiş, özellikle rassal dalgalanma olarak görülen pek çok olayın alsında bir döngüsel olaydan oluştuğu tespit edilmiştir. Borsa İstanbul'un spektral analiz grafiği, gelişmiş ülke borsaları üzerine yapılan çalışmalar ile karşılaştırılmıştır. Ayrıca, spektral analiz yönteminin Türkiye'de gelişebilmesi için, nelerin yapılması gerektiği belirtilmiştir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: BİST 100, Borsa İstanbul, Ulusal 100 Endeksi, Zaman Serileri, Spektral Analiz, Fourier Dönüşümü
Reel efektif döviz kuru ile petrol fiyatları arasındaki ilişkinin analizi ve bir uygulama denemesi
Bu çalışmanın amacı, Reel Efektif Döviz Kuru, Reel Faiz Farkı, Verimlilik Farkı ve Petrol Fiyatı (Brent Petrol) değişkenleri arasındaki uzun dönemli ilişki olup olmadığını belirlemektir. Bu tez çalışmasında 2009Q01-2021Q03 dönemini kapsayan üç aylık veriler kullanılmıştır. Bu çalışmada reel efektif döviz kurunu belirleme yaklaşımları incelenmiştir. İncelenen yaklaşımlardan Kapsanmamış Faiz Oranı ve Balassa Samuelson Etkisi yaklaşımları benimsenmiştir. Değişkenler arasındaki uzun dönem ilişki olup olmama durumunu belirlemek amacıyla Johansen Eşbütünleşme Analizi yapılmıştır.Değişkenler arasında eşbütünleşme ilişkisi olduğu ve uzun dönemde birbirini etkiledikeri tespit edilmiştir. Etki – Tepki (Impulse – Response) Fonksiyon grafiği ile değişkenlere 1 standart sapmalık şok verildiğinde reel efektif döviz kurunun nasıl tepki vereceği incelenmiştir. Balassa – Samuelson Etkisi anlamlı bir şekilde işlediği sonucuna varılmıştır. Reel Faiz Farkı, Verimlilik Farkı ve Petrol Fiyatı (Brent Petrol) değişkenlerinin Reel Efektif Döviz Kurunun Granger nedeni olduğunu belirlemek amacıyla Granger nedensellik analizi yapılmıştır ve üç değişkeninde Reel Efektif Kurunun Granger nedeni olduğu tespit edilmiştir.
Süper Lig'deki karşılaşmaların futbol takımlarının hisse senedi getiri oranları üzerine etkileri
Futbol günümüzde dünyanın en yaygın ve en popüler spor dallarından birisi olmayı başarmıştır. Futbolun günümüzde ulaştığı bu konum, onu cirosu büyük bir endüstriye dönüştürmüş; bu dönüşüm futbol kulüplerini sportif rekabete ek olarak ekonomik açıdan da birbirleriyle rekabet etmek durumunda bırakmıştır. Oluşan bu yeni rekabet ortamında kulüpler sportif başarının en önemli dayanağı olan finansal başarıyı yakalayabilmek adına yeni kaynak arayışlarına girmiş, bunun sonucunda kulüpler şirketleşerek hisse senetlerini halka arz etmiştir. Böylelikle kulüpler yeşil sahalarda yaşanan rekabeti borsaya taşımıştır.Türkiye'de Beşiktaş, Galatasaray, Fenerbahçe ve Trabzonspor futbol kulüpleri kurdukları sportif şirketler aracılığıyla İMKB'ye kote olmayı başarmışlardır. Bu çalışmanın amacı İMKB'ye kote olan futbol kulüplerinin hisse senedi getiri oranları ile Süper Lig'deki maç sonuçları arasındaki ilişkinin yönünü ve büyüklüğünü tespit etmeye çalışmaktır. Bu amaç doğrultusunda, birinci bölümde dünyada futbolun tarihsel gelişimi ve futbol ekonomisi, futbol sektörünün temel özellikleri ve dünyada futbol kulüplerinin şirketleşmesi incelenmiş; ikinci bölümde Türkiye'de futbol ve futbolun tarihi gelişimi, kulüplerin kurulması ve tarihi gelişimleri, kulüplerin gelirleri ile halka açılmaları hakkında tanımlayıcı bilgilere yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise; Süper Lig'deki maç sonuçlarının borsaya kote olan dört büyük kulübün hisse senedi getiri oranları üzerindeki etkisi EKK yöntemiyle ampirik olarak test edilmiştir. Yapılan analiz sonucunda Süper Lig'de oynanan maçlardan elde edilen galibiyetler ile Beşiktaş ve Trabzonspor kulüplerinin hisse senedi getiri oranları arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Ancak Galatasaray ve Fenerbahçe kulüpleri için yapılan analizlerde bu kulüplerin maç sonuçları ile hisse senetlerinin getiri oranları arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.
Hisse senedi piyasalarında yüksek frekanslı veriye dayalı volatilite öngörüsü
Bir menkul kıymetin ya da yatırım aracının fiyatının kısa zaman aralığı içerisinde gösterdiği dalgalanma özelliği olarak tanımlanan volatilite, yatırım kararları, varlık fiyatlama, portföy dağılımı, risk yönetimi ve ekonomi açısından önemlidir. Bu nedenle, volatiliteyi en doğru şekilde nasıl öngörebiliriz sorusu araştırmacıların odaklandığı konulardan birisi olmuştur. Son dönemlerde yüksek frekanslı veriye ulaşımda yaşanan gelişmeler ile birlikte, araştırmacılar yüksek frekanslı veriye dayalı volatilite modellerine yönelik çalışmalara odaklanmışlardır.Bu çalışmanın temel amacı, Türkiye'de Hisse Senedi Piyasalarının volatilitesini öngörmede kullanılabilecek en iyi volatilite modelini önermektir. Birinci bölümde, volatiliteyi öngörmede kullanılabilecek en iyi modeli seçebilmek amacına yönelik olarak veri oluşum süreci analiz edilmiştir. İkinci bölümde, birinci bölümde özet istatistikleri verilen sıçrama bileşeninin anlamlılığı test edilmiştir. Üçüncü bölümde ise çalışmanın temel amacı olan hisse senedi piyasalarında volatilite öngörüsüne yönelik bulgulara yer verilmiştir. Elde edilen bulgular tüm dönemlerde yüksek frekanslı veriye dayalı volatilite modellerinin geleneksel GARCH modellerinden daha iyi performansa sahip olduğuna vurgu yapmaktadır. Yüksek frekanslı veriye dayalı volatilite öngörü modellerinin performansında ise MIDAS modeli ve HAR-RV-CJ modelinin üstünlüğü dikkat çekmektedir. Aynı zamanda yapısal kırılma dönemlerinde MIDAS modeli diğer modellere kıyasla iyi performans göstermektedir. Çalışmanın bulguları, finansal kurumlar, yatırımcılar ve politika yapıcılar açısından önem taşımaktadır.Anahtar Kelimeler: Volatilite, Gerçekleşen Volatilite, Yüksek Frekanslı Veri, Fiyat Sıçramaları.
Borsa yatırım fonlarının endeks piyasalarında uzun dönemli ilişki ve volatilite üzerindeki etkisi: İMKB-30 endeksi üzerine bir uygulama
Bu çalışma, Türkiye endeks piyasalarında 7 Nisan 2009 tarihinde işlem görmeye başlayan IST30 Borsa Yatırım Fonu'nun İMKB-30 spot ve vadeli endeks piyasalara olan uzun dönemli öncül ardıl ilişkisini ve volatilite etkisini araştırmaktadır. Araştırma, fonun işlem öncesi ve sonrası olmak üzere iki dönem kurgulanmıştır. Fon öncesi dönemde 427, fon sonrası dönemde ise 548 günlük kapanış değerleri araştırma verilerini oluşturmaktadır. Spot ve vadeli endeks işlemler arasındaki uzun dönemli öncül ardıl ilişkisinin test edilmesinde eşbütünleşme testi, VECM ve Granger VECM analizleri kullanılmıştır. Çalışmanın birinci hipotezi ile uyumlu olarak uzun dönemde endeksler arasında bir öncül ardıl ilişkinin varlığı ve fon sonrası dönemde de bu ilişkinin devam ettiği bulgusuna ulaşılmıştır. Her iki dönemde de vadeli endeks piyasaları spot endeks piyasalara öncülük etmektedir. Bu sonuç, Subrahmanyam (1991) ve Gorton ve Pennacchi (1993)'nin teorik argümanlarıyla uyumludur. Çalışmanın ikinci hipotezinde, borsa yatırım fonlarının endeks piyasaların volatilitesine etkisini araştırmak için GARCH modeli kullanılmıştır. Uygulama sonuçları, fonun işleme başlama tarihinden öncesinde ve sonrasında endeks yatırım araçlarının volatilitesinde bir düşüş meydana geldiğini göstermektedir. Araştırmanın son hipotezinde, IMKB-30 endeksindeki dayanak varlıkların her iki dönemdeki volatilitesi araştırılmıştır. 13 hissenin volatilitesi yükselirken, 17 hissenin volatilitesinin düştüğü bulunmuştur. Toplu sonuçlar, dayanak varlıkların volatilitesinin düştüğünü göstermektedir. Bu sonuç, Lin ve Chiang (2005)'ın bulgularıyla uyumludur.
Emtia fiyatlarının belirleyicileri: Altın ve petrol fiyatları üzerine bir inceleme
20. yüzyılın sonlarında, finansal piyasalarda ve teknolojideki gelişmelerle birlikte emtia piyasalarındaki yatırımlar büyük bir artış yakalamıştır. Kurulan çeşitli emtia borsaları sayesinde, spekülatörler için hisse senedi borsalarında geçerli olan kurallar, emtia borsalarında da geçerli olmaya başlamıştır. Fiziki piyasalardaki öngörülerin yanında, fiyat hareketleriyle uygulanan teknik analizler, emtia fiyatlarındaki değişmelerin belirlenmesinde kullanılmaktadır. Bu çalışmada, emtia piyasasındaki işlem hacimleri ve stratejik önemlerinden dolayı ele alınan altın ve petrol emtialarının fiyatlarında belirleyici olabilecek etkenler incelenmiştir. Vektör otoregresyon modeli (VAR) kurularak, gümüş fiyatları, Dow Jones sanayi endeksi, Dolar-Sterlin paritesi ve FED fon faiz oranı bağımsız değişkenlerinin altın ve petrol bağımlı değişkenlerine etkileri, etki tepki analiziyle belirlenmiştir. Bağımsız değişkenlerin altın ve petrol emtialarının fiyatlarını açıklama güçleri ise varyans ayrıştırmasıyla gösterilmiştir. Elde edilen bulgular şu şekildedir: Bağımsız değişkenlerin dünya emtia fiyatları üzerindeki etkilerinin üç ya da dört ay sonra kayboldukları görülmüştür. Fakat altın emtiasının geçmiş fiyat verilerinin spot fiyatı açıklama gücü %97'nin altına düşmemiştir. Aynı şekilde petrol emtiası için de bu oran en az %87 olarak gözlenmiştir. Bu sonuçlar, yatırımcıların kararları için önemlidir. Anahtar Kelimeler: Altın, Petrol, Emtia Fiyatları, Vektör Otoregresyon Modeli, EtkiTepki Analizi, Varyans Ayrıştırması
Döviz kurundaki değişimlerin yabancı konut talebine etkileri: Türkiye örneği
Çalışmamızın amacı reel döviz kurundaki değişimlerin yabancı konut talebi üzerindeki etkisinin araştırılmasıdır. Bu amaçla yabancılara yapılan konut satışlarına döviz kurunun etkisi incelenmek istenmiştir. Bu çalışmada ülke uyruklarına göre yabancılara yapılan konut satış rakamları 2015 yılı itibariyle yayınlandığı için 2015-2021 dönemini kapsayan ülke uyruklarına ait aylık yabancılara yapılan konut satış verileri kullanılmıştır. Bu doğrultuda yapısal kırılmalı birim kök ve eşbütünleşme testleri kullanılmıştır. Zaman serisi analizinin kullanıldığı modelde bağımsız değişken yabancılara konut satışı olup bağımlı değişkenler olarak reel efektif döviz kuru ve konut fiyat endeksi rakamları kullanılmıştır. Gregory-Hansen eşbütünleşme testi sonuçlarına göre yabancılara konut satışı ile reel efektif döviz kuru ve konut fiyat endeksi arasında uzun dönemli eşbütünleşme ilişkisinin varlığı görülmektedir. Eşbütünleşme ilişkisi bulunan değişkenler arasında uzun dönemli ilişkinin analizi yapısal kırılmaların kukla değişken olarak analize dahil edildiği FMOLS katsayı yöntemi ile araştırılmış ve reel efektif döviz kurundaki %1'lik azalış (TL'nin değer kaybetmesi) yabancı konut satışını %3.429731 arttırdığı sonucu elde edilmiştir. Konut fiyat endeksi değişkeninin katsayısı ise istatistiksel olarak anlamsız çıkmıştır.
Türk Lirasi (TRY) artışı: En büyük nedenini bulması
The exchange rate has always been of much debate and focus, owing to the fact it's paramount importance and the role it plays in the lives of the people and economy of a country as a whole. Hence, the thesis deemed it necessary to examine and find the biggest factor or factors that affected the rate of exchange in Turkey. In the thesis collected monthly observations of the data after the revaluation of 2005 until the very end of 2020. Furthermore, using correlation matrices, cointegration analysis (ARDL) which indicated both short-run and long-run relationship, and the Toda and Yamamoto's (1995) which is a modified version of the Granger causality test found that the Turkish Lira (TRY) is affected by three different variables (interest rates, trade, and the inflation rate). The result of this thesis has indicated a strong bidirectional causality between the rate of exchange and inflation and a medium bidirectional causality between the rate of exchange and interest rate and unidirectional causality from the balance of trade to the rate of exchange.
The causal relationship between Bitcoin, Islamic Stocks, and oil prices: Evidence from the quantiles-based Granger Causality Test
The expansion of asset classes and the health, economic and geopolitical crises have made it necessary for investors to diversify their assets in international markets. This thesis aims to investigate the causal relationship between Bitcoin (BTC), Islamic Stock Markets (ISMs), and Oil. To this end, Firstly, the stationarity of the data series was checked using the Augmented Dickey-Fuller (ADF) and Philips Perron (PP) Tests for the period from August 18, 2011, to December 10, 2021. Then, after implementing the Vector Autoregressive (VAR) Model and various robustness checks to trace the existence of correlations between the variables, the Nonparametric Causality-in- Quantiles Test was utilized to determine the direction and strength of the relationship between the studied series. The results suggested that there are two-way causality-in- variance among variables. The strength of this causality especially rises in the normal market conditions but is weak in the upper quantiles except from BTC to DJI and from WTI to DJI. In terms of causality-in-mean, there is one-way causality from DJI to WTI in only a medium quantile.
Jeopolitik riskler, politika belirsizliği, finansal stres ve borsa volatilite yayılımı: Gelişmekte olan ülkeler örneği
Bu çalışmada seçilmiş endeksler ile gelişmekte olan ülkelerin borsaları arasındaki ilişki incelenmektedir. Bu kapsamda çalışmada Brezilya, Hindistan, Rusya, Çin, Güney Kore, Güney Afrika ve Türkiye için Şubat 2003-Ocak 2020 aylık verileri, Meksika için ise Şubat 2003-Eylül 2019 aylık verileri kullanılmıştır. Çalışmada gelişmekte olan ülkeler için jeopolitik risk, politika belirsizliği, finansal stres ve borsa endeksleri arasındaki çift yönlü ilişkinin incelenmesinde nedensellik testleri kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda istatiksel açıdan anlamlı sonuçlar elde edilmiştir. Çalışmanın sonuçlarının bireysel yatırımcılara, politika uygulayıcılarına yol gösterici bilgiler sunması beklenmektedir.
Vadeli işlem piyasaları ve spot piyasalar arasındaki volatilite yayılımı: Gelişmekte olan ülkeler örneği
Bu çalışmanın amacı Türkiye ve gelişmekte olan ülkelerin (Yunanistan, Hindistan, Güney Afrika, Polonya, Brezilya, Çin, Güney Kore, Malezya, Meksika) vadeli işlem piyasaları ile spot piyasaları arasındaki volatilite yayılımını incelemek üzere çeşitli ekonometrik modeller kurmaktır. Bu bağlamda Türkiye için Borsa İstanbul'da işlem gören spot ve vadeli BİST 30 endeksi ve diğer gelişmekte olan ülkeler için de ülkelerin spot ve vadeli işlem endeksleri 2012-2021 dönemlerine ait günlük veriler kullanılarak vadeli işlem piyasaları ile spot piyasaların getiri volatilitelerini açıklayan uygun modeller her ülke için ayrı ayrı kurulmuş ve bununla birlikte spot ve vadeli işlem piyasalarındaki volatilite ilişkilerin yönü tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmada öncelikli olarak spot ve vadeli işlem endeksleri için birim kök testleri yapılmıştır. Bunu takiben zaman serisi analizi olan ARCH LM testine ve sonrasında GARCH ve EGARCH modellerine başvurulmuştur. GARCH modellerinde volatiliteye etki eden şoklar kalıcı bir etki oluşturmamış olup endekste meydana gelebilecek bir şokun endeksi uzun vadede etkilemediği ve kısa vadede ortadan kalktığı, EGARCH modellerinde ise negatif şokların pozitif şoklardan daha fazla etki ettiği görülmüştür. Her ülke için uygun volatilite modelleri seçildikten sonra, ülkelerin vadeli ve spot piyasa getiri volatiliteleri aralarında ilişki nedensellik testi ile yapılmıştır. Analizden elde edilen bulgular incelendiğinde, çalışmada yer alan tüm ülkeler için vadeli ve spot piyasa arasında çift yönlü volatilite ilişkisinin varlığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, bu çalışmada Türkiye ve örneklem içinde yer alan gelişmekte olan ülkelerin vadeli işlem piyasaları ile spot piyasalar arasındaki getiri volatilitesi günlük veriler kullanılarak ampirik olarak sınanmıştır. Bu analiz, vadeli piyasalarla ilgili hipotezlerin doğruluğunu test etmek ve ileriye dönük düzenlemelerde yardımcı olmak için yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar, vadeli işlem piyasalarının spot piyasalarla arasındaki ilişkiyi anlamak için önemli bir araç olarak kullanılabileceğini göstermektedir.
İslami ülke endeksleri ve Borsa İstanbul arasındaki volatilite yayılımı
Bu çalışmada İslami Ülke Endeksleri ve Borsa İstanbul (BİST) Katılım Endeksleri arasındaki nedensellik ve endeksler arasındaki volatilite yayılımı incelenmiştir. Bu kapsamda İslami Ülke Endeksleri olarak, Bahrain all Share(BAX), Dubai genel (DFMGI), QE All Shares (QEAS), MSM 30(MSX30), Premier Market- Market Cap Weighted PR (BKP),endeksleri seçilmiştir. BİST Katılım Endeksleri olarak BİST100, BİST50, BİST30, KATILIM30, KATILIM50, KATILIM100, TÜM KATILIM100 endekslerinin 01.02.2015-11.03.2022 tarihleri arasındaki günlük getiri serileri kullanılarak endeksler arasındaki nedensellik ilişkisi Fourer Toda Yamamato testi ile incelenmiştir. Diğer taraftan endeksler arasındaki volatilite yayılımı Hafner Herwatz testi ile incelenmiştir. Çalışmanın sonucunda İslami Ülke Endekslerinden Borsa İstanbul Endekslerine doğru nedensellik ilişkisinin var olduğu tespit edilmiştir. Aynı şekilde İslami Ülke Endekslerinden Borsa İstanbul Endekslerine doğru volatilte yayılımının varlığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda İslami Ülke Endekslerinin Borsa İstanbul Endekslerine yatırım yapmayı düşünen yatırımcılar için öncü bir gösterge olarak kullanılabileceği ön görülmektedir. Bu çalışma portföy yatırımcılarına, politika uygulayıcılarına ve kurumsal yatırımcılara önemli bilgiler sunmaktadır. Anahtar sözcükler: Volatilite, Volatilite Yayılımı, Borsa Endeksi, Toda-Yamamoto Nedensellik Testi
Petrol fiyatlarının çimento sektörüne etkisi
Petrol bir enerji kaynağı olarak büyüyen ekonomiler için büyük önem arz etmektedir. Hem petrol ithal eden hem de ihraç eden ülkeler petrolün uluslararasını gündemini yakından takip ederler. Birçok ülke stratejik planlarını bu gündeme göre belirler. Özellikle büyüyen ekonomilere sahip petrol ithal eden ülkeler için dalgalanan petrol fiyatları büyük bir önem arz etmektedir. Büyüyen ekonomi ile artan petrol ihtiyacı ülkeleri petrole daha bağımlı hale getirmektedir. Türkiye de bu ülkeler arasında yer almaktadır. Artan enerji ihtiyacı içinde petrol büyük bir orana sahiptir. Hemen hemen her imalat sanayinde petrol doğrudan ya da dolaylı yoldan kullanılmaktadır. Bu tezde, dalgalanan petrol fiyatlarının Türkiye ekonomisinde önemli bir yere sahip çimento sektörüne olan etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Petrol fiyatlarında zaman zaman büyük oranlarda kırılmalar yaşanmıştır. Bu büyük orandaki kırılmalar sektörlere etkileri daha görünür kılmaktadır. Çimento sektöründe en büyük maliyet kalemi yakıttır ve sektörde kullanılan yakıtın yaklaşık %70'i petrokoktur. Çimento sektöründe Kamu Aydınlatma Platformu'nda yer alan çimento şirketlerinin karlılık oranları hesaplanarak yıllara göre petrol fiyatları ile karşılaştırılmıştır. Yapılan analizler ışığında, dalgalanan petrol fiyatlarının çimento sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin karlılık oranlarına anlamlı bir etkisi olduğu belirlenmiştir.
Gelişmekte olan hisse senedi piyasalarının toplam ve sistematik risklerinin değerlendirilmesi
Uluslararası finansal piyasalar, son çeyrek yüzyılda küreselleşme ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler nedeniyle yeniden şekillenmiştir. 1990'ların başında gelişmiş ülkelerdeki düşük oranlı büyüme nedeniyle, uluslararası yatırımcılar, yatırım yapmak için, gelişmekte olan ekonomileri tercih etmeye başlamışlardır.Toplam risk (Standart sapma) ve sistematik risk (Beta) katsayısının tahmin edilmesi, modern portföy teorisinin belkemiğini oluşturur. Finans literatüründe yer alan araştırmalar, bir varlık için hesaplanan standart sapma ve betanın, getirilerin hesaplanma şekli, hangi endeksin pazarı temsil edeceği, ele alınan tahmin süresi ve benzeri değişkenlere bağlı olarak farklı değerler alabileceğini göstermektedir. Bu çalışmada, gelişmekte olan ülkelerin hisse senedi piyasalarının değişkenliği ölçülmüştür. Değişkenliğin ölçümünde toplam riskin ölçütü olarak standart sapma, sistematik riskin ölçütü olarakta beta katsayısı hesaplanmıştır. Haziran 2002 ? Mayıs 2005, Haziran 2005 ? Mayıs 2008 ve Haziran 2008 - Mayıs 2009 dönemlerinde Morgan Stanley Capital International (MSCI)'de aynı getiri aralığında, farklı dönemlerin etkisinin görülüp görülmediği araştırılmıştır; standart sapma ve beta katsayılarının değişken olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Enerji fiyatlarındaki değişimin hisse senedi fiyatlarına etkisi: BİST Elektrik Endeksi üzerine bir uygulama
Bu çalışmada Borsa İstanbul'da işlem gören elektrik endeksi ile enerji fiyatları arasındaki etkileşim asimetrik ilişkileri de modele dâhil edebilen "Doğrusal Olmayan Gecikmesi Dağıtılmış Otoregresif Model (Nonlinear Autoregressive Distributed Lag – NARDL)" ile ilişkinin yönü ve katsayısı incelenmiştir. Veri seti Mart 2010-Mart 2019 arası üçer aylık elektrik endeksi ve enerji fiyatlarından oluşmaktadır. Bağımlı değişken olarak BİST Elektrik Endeksi (XELKT), bağımsız değişken olarak elektrik fiyatları (EL), gaz fiyatları (GAS) ve brent petrol fiyatları (BR) alınmıştır. NARDL sınır testi sonuçlarına göre uzun dönemde BIST Elektrik Endeksi ile gaz fiyatları arasında negatif yönlü ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. BIST Elektrik Endeksi ile elektrik fiyatları ve brent petrol fiyatları arasında ise uzun dönemde anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır. Hata düzeltme modeli sonuçlarına göre ise uzun dönemli sonuçların aksine neredeyse tüm bağımsız değişkenler ile BİST Elektrik Endeksi arasında ilişki bulunmuştur. Kısa dönemde BİST Elektrik Endeksi (XELKT) ile elektrik fiyatlarının pozitif bileşenleri (EL+) ve BR arasındaki ilişki pozitif yöndedir. Kısa dönemde BİST Elektrik Endeksi (XELKT) ile elektrik fiyatlarının negatif bileşenleri (EL-) ve GAS değişkenlerinin ilişkisi ise gecikmelere bağlı olarak pozitif veya negatif yönde olabilmektedir.
The impact of oil price shocks on economic growth (A case study; selected six OPEC countries) during the period (1995-2014) panel-data model
This paper examines the impact of oil price shocks on economic growth in selected six OPEC countries. In this regard, we extracted the Petroleum Exporting Countries Data. Variables of the model are GDP, oil price, government expenditure, foreign direct investment, inflation, exports and imports. An annual data for the period 1995 to 2014, for six OPEC countries, including Iraq, Iran, Saudi Arabia, Kuwait, Algeria and Nigeria have been collected. The study uses Augmented Dickey–Fuller (ADF) and Phillips–Perron (PP) unit root tests to establish Stationarity of the panel data regression model. Ordinary Least-Square (OLS), Fixed-Effects Model (FEM) And Random-Effects Model (REM) were used to find out Impact of Oil Price on GDP. To choose between Fixed-Effects Model and Random-Effects Model the Hausman test was applied because it has an asymptotic chi-square distribution. The results of Hausman test indicated that, the Random Effect Model was the most appropriate model for the study. The empirical results of the study indicated positive and a significant impact of oil price shocks on economic growth (GDP) of selected six OPEC countries. Key Words: Oil price shocks, OPEC Countries, GDP, Panel data and Unit Root.
The effect of exchange rates on economic growth (A case study of Algeria)
This study evaluates the effect of Exchange Rates on Economic Growth (A Case Study of Algeria). The time series data were used during the period 1996 to 2014. I take the augmented dickey fuller test (ADF), philipps-perron test (PP), Johansen Test for Cointegration, and Vector Error Correction Model (VECM), with the support of other estimation techniques test of (Jarque – Bera) to test the normal distribution model, and the test of goodness of the model with auto correlation between second degree error (LM) and test of self-regression condition with (ARCH) error .was employed to show the effect of exchange rate on economic growth in Algeria. The explanatory or independent variables in this study are Real Exchange Rate (REXR), Broad money (BM), and Exports (EXP), while the Gross Domestic Product (GDP) was used as dependent variable. The results shows that there is a positive relationship between real exchange rate and economic growth at both the short-run and long-run. The results reveals that appreciation in the value of Algerian Dinar promotes economic growth at both the short-run and long-run. It also reveals that (BM) have negative relationship with (GDP) at both the short-run and long-run .and Export happens to be positively related to (GDP) at both the short-run and long-run .to reach the goal of the study which is to find out the relationship between the change in the exchange rate and economic growth in theory and practice . we came to several conclusions that the dinar exchange rate affects also it is influenced by both economic growth, broad money, the export across multiple channels such as interest rate, monetary policy. Based on the findings of this study, the researcher recommended that, since dinar appreciation increases economic growth at both the short-run and long-run, then the policy of dinar depreciation in order to increase exports and employment in the economy might not be the suitable policy for Algeria .the best idea is to allow the exchange rates to be determined by the forces of demand and supply. Algeria should also establish a very strict measures on import in order to protect and expand our local industries. This can be easily done by providing an export subside and also imposes the importing tariffs. This will increases patronization of products made in Algeria and also make Algerian dinar stronger, thus boosting a nation's economy. And finally the researcher recommended that the Central Bank of Algeria should guide the exchange rate in the economy considering its shock effect in all time. Key words: exchange rates, economic growth, financial policy.
Türkiye'de döviz kurunun yansıma etkisi
Bretton Woods sisteminin çökmesinin ardından pek çok ülke sabit döviz kuru uygulamasını terk ederek, dalgalı döviz kuru sistemini uygulamaya başlamıştır. Bu durum döviz kurunun fiyatlara yansıma etkisinin literatürde önemli bir araştırma konusu haline gelmesini sağlamıştır. Döviz kurunda meydana gelen değişmelerin yurtiçi fiyatlar üzerinde etkisi yansıma veya geçiş etkisi olarak tanımlanmaktadır. Döviz kurundaki değişmelerin, yurtiçi fiyatlara yansıma derecesi Türkiye gibi fiyat istikrarını hedefleyen gelişmekte olan ülke ekonomileri açısından son derece önemlidir. Bu nedenle çalışmanın temel amaçlarından birisi, Türkiye'de döviz kurlarının yurtiçi fiyatlar (ithalat fiyatları ve tüketici fiyatları) üzerindeki etkisini kıyaslamalı olarak incelemektir. Bir diğeri ise, Türkiye'de döviz kurlarının yurtiçi fiyatlara yansıma etkisi ve enflasyon arasında bir ilişki olup olmadığının test edilmesidir. Bu çalışmada Türkiye ekonomisinde döviz kuru değişimlerinin yurt içi fiyatlar üzerindeki etkisi 'Yapısal VAR (SVAR) modeli' kullanılarak analiz edilmiştir. Yansıma etkisi üç ayrı modelde ele alınmıştır. Her üç model için analizler 1994:02-2001:12, 2002:01-2013:09 ve 1994:2-2013:09 dönemlerini kapsamaktadır. Araştırmada üç farklı dönemin kullanılmasındaki amaç, dalgalı döviz kuru sistemine geçilmesiyle yansıma etkisindeki değişimleri incelemektir. Yapısal VAR modelinin yorumlanması için etki-tepki analizi ve varyans ayrıştırması modellerinden yararlanılmıştır. Elde edilen bulgular, Türkiye'de döviz kurunun yansıma etkisinin düşük olduğunu ve serbest dalgalanan döviz kuru sistemine geçilmesiyle birlikte döviz kurunun fiyatlara yansıma etkisinin azaldığını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Döviz kuru, yansıma etkisi, yapısal VAR modeli, etki-tepki analizi, varyans ayrıştırması.
Döviz kuru, altın fiyatları ve borsa getirileri yönünün yapay sinir ağları ve yüksek dereceden markov zincirleri modelleri ile tahmini
Bu çalışmada Borsa İstanbul 100 endeksi, USD/TRY döviz kuru ve Altın fiyatları getiri yönleri Yapay sinir ağları algoritması ve Yüksek dereceden Markov zincirleri birlikte kullanılarak tahmin edilmiştir. Yüksek dereceden Markov zincirlerinin geçiş olasılıkları her bir süreç için tahmin edilen Yapay sinir ağlarının tahmini değerlerden hesaplanmıştır. Hem Markov zincirleri hem Yapay sinir ağları tek başına Borsa, Döviz kuru ve altın piyasaları gibi tahmin edilmesi zor, değişkenliği fazla ve karmaşık yapıdaki piyasa verilerinin öngörüsünde kullanılan etkin tekniklerdir. Bu çalışmada Markov zincirleri ve Yapay sinir ağları algoritması birlikte kullanılarak hem daha güçlü tahmin sonuçlarına ulaşılmış hem de geçiş olasılıklardan elde edilen bir sonraki günün getiri tahminin güvenirliliği elde edilmiştir. Her bir süreç için dizayn edilen Yapay sinir ağı algoritmasının doğru sınıflama başarısı geçiş olasılıkları matrislerindeki elemanların güvenirliliğinin bir ölçütü olarak kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda ikinci dereceden ve üçüncü dereceden Markov zincirleri modellerinden bir sonraki gününün getiri tahmini ile ilgili önemli bilgiler sağlanmıştır. Ayrıca analizler sonucunda üçüncü dereceden Markov zinciri sürecinin ikinci dereceden Markov zincirleri sürecinden daha fazla bilgi taşıdığı sonucuna da varılmıştır. Başka bir ifade ile genel olarak Borsa İstanbul, USD/TRY döviz kuru ve Altın piyasasında bir adım sonraki getiri son üç günün getirilerinden daha fazla bilgi taşımaktadır. Markov zincirinin derecesi düştükçe Yapay sinir ağı ve Markov zincirinin tahmin gücü de düşmektedir.
Relationship between financial ratios and the volatility of stock prices: An econometric application on BIST manufacturing industry index
The aim of this study is to determine the relationship between financial ratios and the volatility of stock prices by using an econometric analysis such as panel data techniques. The study covers the balance data of the period from 2007 to 2017 for the 123 companies from manufacturing industry in Borsa Istanbul in Turkey. The series to be used in the model were applied "unit root tests" and examined whether they are stationary or not. Correlation matrix analysis, the classical, fixed effect and random effect regression models were obtained. The dependent variable used in the study is the Volatility of the Stock Price and independent variables are financial ratios such as Current Ratio, Leverage Ratio, Receivables Turnover Ratio, Company value, Company value/Book value, Return on Assets, Stock Turnover Ratio, Assets Turnover Ratio and Assets Growth. Based on the study, it was determined that the effects of financial ratios on the volatility of stock prices vary in different significance levels. The results carry important implications for the investors in Borsa Istanbul.
15 temmuz darbe girişimi sonrası Borsa İstanbul'un etkinliğinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı Türkiye'de yaşanan 15 Temmuz darbe girişiminin Borsa İstanbul (BIST) üzerine etkilerini incelemektir. Bilindiği üzere 15 Temmuz 20016 Cuma günü Türk askeri kuvvetleri içerisinde yer alan bir grup tarafından darbe girişiminde bulunulmuştur. Bu girişim halkın karşı çıkması sayesinde aynı hafta sonunda bastırılmıştır. Ardından gelen dönemde Türkiye'de bir takım önemli olaylar yaşanmıştır. Darbe girişiminin Türk ekonomisi üzerinde de etkileri görülmüştür. Bu olaya ilaveten ekonomi ve yatırım çevrelerindeki gelişmeler sonucunda Fitch ve Moody's Türkiye'nin kredi notunu düşürmüştür. Yaşanan gelişmeler BIST üzerinde de olumsuz etki yaratmıştır. 15 Temmuz sonrasındaki ilk açılış gününde BIST'teki hisselerde önemli düşüşler yaşanmıştır. Bu çalışmada 15 Temmuz darbe girişiminin BIST üzerindeki etkisi ampirik olarak incelenmiştir. Bu doğrultuda BIST'te 15 Temmuz öncesi ve sonrasında bir yapısal kırılma yaşanıp yaşanmadığı araştırılmıştır. Ayrıca 15 Temmuz öncesi ve sonrası için Fama'nın etkin market hipotezinin geçerliliğinde bir değişiklik olup olmadığı da incelenmiştir. Bu amaçla Şubat 1986 - Kasım 2018 dönemi için BIST 100 Endeksi verilerindeki potansiyel yapısal kırılmalar, yapısal kırılmalı birim kök testleri ile belirlenerek 15 Temmuz 2016'da bir kırılma olup olmadığı test edilmiştir. Buna ilaveten etkin market hipotezinin geçerliliği, yapısal kırılma olmaması durumunda Genişletilmiş Dickey-Fuller, yapısal kırılma olması durumunda Perron (1989), Zivot and Andrews (1992), Perron (1997), Lumsdaine and Papell (1997), Lee and Strazicich (2003) birim kök testleri ile test edilmiştir. Böylece etkin market hipotezinin geçerliliği ve borsa etkinliğinin 15 Temmuz'da değişip değişmediği ortaya konmuştur. Elde edilen sonuçlara göre BIST 100 Endeksinin incelenen dönemde zayıf etkin olmadığı sonucuna varılmıştır. Yapısal kırılmalı birim kök testi sonuçlarına göre 15 Temmuz 2016 tarihinde BIST 100 endeksinde herhangi bir anlamlı kırılma tespit edilemediğinden 15 Temmuz darbe girişiminin etkin market hipotezi üzerinde bir etkisinin olmadığı belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Borsa İstanbul, etkin market hipotezi, 15 Temmuz darbe girişimi, yapısal kırılma.