Restaurants
122 theses under this subject heading
Social responsibility as a point of difference on brand positioning a study on chain restaurants
Tourism enterprises using environmental resources are expected to ignore social and environmental problems. In the research, it has been measured how the consumers place themselves in the memory by turning the social responsibility activities of chain restaurant brands in Turkey into a marketing strategy. The main purpose of the research is to contribute to the knowledge of the relevant area by examining the effect of social responsibility in the positioning of chain restaurant brands operating in Turkey. In addition, this study is important in terms of increasing the awareness of social responsibilities in business, giving social responsibility campaigns more room by putting the effects of social responsibility in brand positioning. It is aimed to provide social and sectoral benefits in this direction. In the literature, it is seen that branding of chain restaurants and academic work in the direction of the brand positioning of chain restaurants are very few. In this study; it is thought that it will also be a source for branding, brand awareness and brand image on chain restaurants. The present study was carried out in the entire country of Turkey. An examination of the effects of social responsibility on brand positioning at different destinations will contribute to the literature. In this research, consumers in Turkey having consciousness of social responsibility and selecting chain restaurants brands which organize social responsibility activities and how they imagine those brands in their minds. We also find that consumers are attracted to those chain restaurant brands which are very sensitive towards social and environmental activities, Social responsibility has a positive influence on brand perception and brand loyalty in consumers mind and positive effect in brand positioning to a great extent. The study has been taken by the quantitative method of research by conducting an online questionnaire survey. The questionnaires were completed by consumers. The outcomes of quantitative study procedure methodology taken were applied to Statistical Package for Social Sciences (SPSS) to establish the outcomes of the research. The results of the research presented that social responsibility has a positive impact on the brand positioning of chain restaurants brands in Turkey.
Lüks restoranlarda aydınlatma tekniği kurallarının uygulanması ve örnek restoran incelemeleri
Kişinin yeme – içme ihtiyaçlarını karşıladığı mekânlardan biri restoranlardır. Kullanıcı memnuniyetini sağlamak için o mekânın algıyı etkileyen faktörlerine dikkat edilmelidir, bu doğrultuda müşteriye aktarılmak istenen restoran kimliği görsel ve işitsel algıyla sağlanır. Mekân ambiyansının görsel ve işitsel olarak tasarımcı tarafından rahatsızlık uyandırmayan özelliklerle oluşturulması, müşterinin restoranda uzun süre geçirebilmesi o mekânı tercih etmesinde büyük role sahiptir. İç mekânda tasarlanan detayları algılayabilmemiz için aydınlatma tekniği kurallarına uyarak oluşturulan aydınlatma düzeniyle neredeyse algılama hatasına hiç olanak bırakmayabiliriz. Mekân algısıyla birlikte müşterinin sosyal etkileşimini, yemek yeme eylemini minimum sorunla sağlamak lüks restoranların temel amacıdır. Lüks restoranların diğer yeme-içme işletmelerinden yemek ve mekân özelliklerine göre daha zengin bir mutfak ve mekânın fiziksel niteliklerinin müşteriyi tatmin etmelidir. Mekânın fiziksel işlevinin doğru aktarılabilmesi için yapay aydınlatmalar kullanılarak sağlanır. Bu çalışma, teknik kuralları göz önüne alarak altı ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde aydınlatma ve mekân ilişkisinin çalışmadaki amacın belirlenmesini içermektedir. İkinci bölümde aydınlatmanın genel kavramı ve aydınlatmanın amacına değinilmektedir. Üçüncü bölüm, mekânın doğru aydınlatılabilmesi için aydınlatma tekniği genel kurallarını ele alarak, aydınlık kavramının nitelik, nicelik konularına göre yüzey özellikleri değişen nesnelerde nelere dikkat edilmesi gerektiğini içerir. Dördüncü bölümde ise ışık kaynaklarının özelliklerini ve iç mekânda nasıl kullanılacağı ele alınmaktadır. Beşinci bölümde, restoranlarda uygulanması gereken aydınlatma tekniği kurallarının seçilen lüks restoranlara göre incelemesi yer almaktadır. Altıncı bölümde, genel değerlendirme sonucunda edilen bilgilerden yola çıkarak restoranlarda aydınlatma tekniğinde uyulması gereken kurallara bir katkı amaçlamaktadır.
The managerial practices of Lebanese restaurants towards workforce with disabilities
In Lebanon, people with disabilities face numerous barriers to employment, including issues like accessibility. They are still associated with high-cost accommodations. The aim of this thesis was to explore how managers adopt to accommodate people with disabilities. This thesis investigates the reasons, challenges, and barriers these people encounter at the workplace. Semi-structured interviews were conducted with Lebanese managers. Data were then analyzed using a thematic approach. Different themes emerged and findings revealed that Lebanese restaurants perceive the positive impact of people with special needs in their workplace. However, they are skeptical of their employment since different challenges confront them, such as workplace culture, discrimination, etc. Researchers could use this study as a guide to study people with disabilities in Lebanon's hospitality industry.
Restoran çalışanlarının vegan-vejetaryen beslenmeyle ilgili bilgi düzeyleri ve tutumlarının ölçülmesi
Genellikle sağlık ya da hayvan hakları sebebiyle olmak üzere farklı sebeplerle insanlar vegan/vejetaryen beslenme şekillerini tercih etmektedir. Geçmişten günümüze vegan/vejetaryen beslenme tarzını benimseyen kişilerin sayısının artış gösterdiği görülmektedir. Vegan/vejetaryen beslenme, sadece insanların sağlıklı ve uzun bir ömür sürme arzularından ileri gelen bir ihtiyaca cevap vermemektedir. Böylesi insanlar (özellikle de Veganlar) sağlık kaygılarıyla hayvansal kaynaklı besinlerin ya hiç tüketmedikleri ya da kısmen tükettikleri gibi buna ek olarak hayvan kaynaklı ipek, yün, deri ve kozmetik ürünleri de kullanmaktan kaçınmaktadırlar. Dolayısıyla vegan/vejetaryen beslenenler, insan dışındaki canlı yaşamına karşı kendilerini sorumlu hisseden ve doğal çevrenin bozunuma uğraması noktasında da aşırı duyarlı davranan bireyler olarak görülebilirler. Dolayısıyla vegan/vejetaryen beslenmenin bir karakter ve duruşu simgeleyen güçlü bir olgu olduğu söylenebilir. Küresel anlamda geniş kabul gören bu olgu artık Türkiye içinde de kendine taraftar toplamaktadır. Ancak Türkiye özelinde değerlendirildiğinde vegan/vejetaryen beslenme tarzının benimsenmesi ve meşru görülmesine yönelik algıların ülke içinde güç kazandığı gözlemlenirken, bu yaşam tarzını benimseyen bireylere yönelik mal/hizmet sağlayan yiyecek-içecek işletmelerinin ise görece yetersiz kaldığı da dikkatlerden kaçmamaktadır. Nitekim vegan/vejetaryen bireylerin ihtiyaçlarını karşılamak için hizmet veren özellikli yiyecek-içecek işletmelerinin oldukça sınırlı sayıda olması ve söz konusu ihtiyaçları karşılamak için çaba gösteren işletmelerde de vegan/vejetaryen menülerin yetersiz olması bu tespiti doğrular niteliktedir. Bu araştırmanın temel amacı, Türkiye'deki yiyecek-içecek sektöründe çalışanların vegan/vejetaryen beslenme tarzına yönelik tutumlarının ve bilgi düzeylerinin bazı demografik değişkenler açısından farklılık gösterip göstermediğini ortaya koymaktır. Bu araştırma, Türkiye'deki yiyecek-içecek sektöründe çalışan mutfak personeli, servis personeli, restoran müdürü, işletme sahibi vb. paydaşların vegan/vejetaryen olgusuna yönelik genel tutumlarından elde edilen bilgilerden yola çıkarak, bu tutumların gelecekte işletme düzeyinde ne türlü davranış değişimlerine yol açabileceğini ön görmek açısından önem arz etmektedir. Veri toplama tekniği olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen veriler bağımsız örneklem t- testi, ANOVA ve Açımlayıcı faktör analizi (AFA) yardımıyla analiz edilmiştir. Araştırma sonuçları yiyecek-içecek işletmelerinde çalışan personellerinin vegan/vejetaryen beslenmeye yönelik temel bilgi düzeylerinin kısmen yeterli olduğunu göstermektedir.
İstanbul'da bağımsız restoranların sürdürülebilir gastronomi açısından incelenmesi
Dünya nüfusundaki hızlı artış, doğal kaynak kullanımının aşırı boyutlara ulaşması, sanayileşmenin bir sonucu olarak ortaya çıkan çevre kirliliği, bazı kaynakların geri dönülmez biçimde tahrip olması, tüketicilerin çevresel konulara duyarlı hale gelmeleri sürdürülebilir kalkınmanın dünya gündeminin en önemli konularından biri olmasına neden olmuştur. Benzer şekilde turizm sektörünün yarattığı sosyal ve çevresel tahribatın bir sonucu olarak sürdürülebilir turizm kavramı ortaya çıkmıştır. Yiyecek içecek işletmeleri turizm endüstrisinin en önemli paydaşlarından biridir. Tüm diğer tüm sektörlerde olduğu gibi restoranlardaki üretim faaliyetleri de çevre kirliliğinde önemli bir paya sahiptir. Yiyecek içecek üretimi, tüketimi ve hizmetleri için aşırı miktarda su ve enerji kullanılmakta, üretim sırasında ve sonrasında pek çok atık malzeme (organik çöp, ambalaj atığı) oluşmaktadır. İşletmelerin varlıklarını devam ettirmeleri sürdürülebilir olmalarıyla ilişkili hale gelmektedir. Bu bağlamda işletmenin kurumsal olarak sürdürülebilir olması ekonomik, sosyal ve çevresel süreçler arasında denge kurmasına ve sürdürülebilir kalkınmayla ilgili toplumsal amaçları yerine getirmesine bağlıdır. Bu kapsamda sürdürülebilir gelişmenin öneminden hareketle bu çalışmada; restoran işletmelerinin çevresel, sosyal ve ekonomik sürdürülebilirlik faaliyetleri ve uygulamaları incelenmiştir. Yapılan çalışmalarda elde edilen bulgularda, "İşletmeniz sizin için sürdürülebilir mi?" sorusu için evet cevabı verenlerin oranı %72,0'dir. "İşletmenizin sürdürülebilirlik uygulamalarında yasa ve yönetmeliklerin etkisi var mı?" sorusu için evet cevabı verenlerin oranı %52,9'dur. "Çevre yönetimi ile ilgili (ISO14001) sertifikanız var mı?" sorusu için hayır cevabı verenlerin oranı %53,2'dir. "Sürdürülebilir gıda işlem konusunda personel eğitimi veriyor musunuz?" sorusu için evet cevabı verenlerin oranı %52, 9'dur. "Sürdürülebilir bir yiyecek-içecek üretim politikası uyguluyor musunuz?" sorusu için evet cevabı verenlerin oranı %76,5'tir. Benzer şekilde bu araştırmanın sonuçları ile de örtüşecek biçimde enerji ve su tasarrufu sağlamak amacıyla restoranların tasarruflu ampul, sensörlü aydınlatma ve musluk kullandıkları, atık yağ topladıkları, çevre dostu temizlik ürünleri kullandıkları, ürünleri yerel üreticilerden tedarik ettikleri, mevsiminde gıda kullandıkları fakat restoranların sürdürülebilirlik uygulamalarını sistemli bir şekilde yapmadıkları sonucuna ulaşılmıştır. İstanbul'da faaliyet gösteren restoranların sürdürülebilirlik uygulamalarının başında enerji, su ve atık yönetimi gelmektedir.
Restoran seçimine etki eden faktörlerin müşterilerin demografik özelliklerine göre değerlendirilmesi
Gelişen ve değişen toplumdaki insanların yeme içme ihtiyaçlarının karşılanması dışında sosyalleşme, bir arada bulunma, farklı kültürleri tanıma ve yeni yeler keşfetme ihtiyaçların karşılanması isteği restoran işletmelerinin göz önünde bulundurması gereken özellikler arasındadır. Türkiye'de çalışma koşullarının değişmesi, kadınların çalışma hayatına atılması yeme içme alışkanlıklarında değişimlere yol açmıştır. İnsanların ekonomik, sosyal, kültürel yapılarında gelişim ve değişimler olmaktadır ve bu değişimler sonucu yeni hayat biçimleri ortaya çıkmıştır. Bu değişimler, kişilerin yaşam koşullarında, yemek seçimlerinde ve tüketimlerinde önemli bir etkisi vardır. Sanayileşme ve şehirleşme ile beraber aile fertlerinin sıkı bir şekilde çalışması restorancılığın ilerlemesine vesile olmuştur. Müşterilerin restoran seçimini etkileyen pek çok faktör bulunmaktadır. Restoran seçimine etki eden faktörlerin müşterilerin demografik özelliklerine göre değerlendirilmesi konulu çalışmada müşterilerin demografik özelliklerine göre restoran seçiminde farklılık gösterip göstermediğini ortaya koymak amaçlanmıştır. Veri toplama aracı olarak anket tekniği kullanılmıştır. Anket formu yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, gelirleri gibi tanımlayıcı özelliklerini belirlemeyi sağlayacak sorular ile müşterilerin restorana gitme sıklıkları, nedenleri ve restoranlara birlikte gittikleri kişileri belirlemek amacıyla sorulan sorular yer almaktadır, müşterilerin restoran seçimlerini belirlemeye yönelik maddelerden oluşan bir ölçek kullanılmıştır. Ölçeğin oluşturulmasında Cullen (2004), Choi ve Zhau (2010), Harrington vd. (2011) ve Alonso vd. (2013) tarafından daha önce yapılmış olan çalışmalardan yararlanılmıştır. Çalışma kapsamında 416 kişi ile anket yapılmıştır. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde dışarıda yemek yeme davranışı, satın alma karar süreci, satın alma karar sürecini etkileyen faktörler ele alınmıştır. İkinci bölümde, atmosfer, fiyat, menü çeşitliliği, yemek ve restoranların kalitesi gibi faktörler ele alınmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde, araştırmanın problemi, araştırmanın amacı ve kapsamı, araştırmanın önemi, araştırmanın evren ve örneklemi, veri toplama yöntemi, pilot çalışma, literatür taraması, hipotezler, varsayımlar ve çalışmanın sınırlılıklarına ve dördüncü bölümde ise sonuç ve öneriler, kaynakçaya yer verilmiştir.
İstanbul seçilmiş restoranlarını, sürdürülebilir başarıya götüren faktörlerin ve stratejilerin incelenmesi
Turizmin önemli geçim kaynaklarından biri olduğu Türkiye'de, restorancılık birçok girişimcinin yatırım tercihi olmaktadır. Her geçen gün yeni yiyecek içecek işletmeleri faaliyete başlamakta ancak birçoğu farklı sebeplerle kapanmaktadır. Kapanan işletmeler başta kaynak israfı olmak üzere, işsizliğe, çevre düzensizliğine, ticari dengesizliğe, sürdürülebilir olmayan faaliyet ve işleyişlere ve motivasyon kaybına sebep olmaktadır. Kapanan işletmelerin başarısız sayılma sebeplerinin en temelinde restoran hedef kitlesine tam anlamıyla ulaşamama söz konusudur. Diğer sebepler arasında; hedeflenen müşterinin nelere önem verdiğinin işletme sahipleri ve sektör çalışanları tarafından bilinmemesi, işletmelerin hitap ettiği kitlenin doğru yerde aranmaması ve başarı için gerekli faktör ve stratejilerin farkında olunmaması gözlemlenmektedir. Dolayısıyla restoran işletmelerini sürdürülebilir başarıya götüren faktörler ile stratejilerin incelenmesine ve müşterilerin bu konudaki hassasiyetlerinin öneminin vurgulanmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu amaçla araştırmada, İstanbul seçilmiş restoranlarının sürdürülebilir olmasını sağlayan başarı ölçütlerinin tanımlanması hedeflenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olan yarı yapılandırılmış görüşme, gözlem tekniği ile birlikte kullanılmıştır. İstanbul'da on iki adet restoranın şefleri ve / veya sahipleriyle, önceden randevu alınıp restoranlara gidilerek yüz yüze görüşme yapılmıştır. Araştırma sonucunda görüşülen şef restoranlarının, şu ortak unsurlarla sürdürülebilir başarı sağladıkları tespit edilmiştir: Ürün kalitesi, yer seçimi, mekân tasarımı ve yerleşimi, ekip oluşturma ve tutma, menü planlaması, ürün tedarik süreci, doğru fiyatlandırma, marka kimliği ve tanıtımı unsurları. Belirlenen bu tematik alanların her birinin, sürdürülebilir restoran işletmeciliğinin bir basamağı olduğu saptanmıştır. Bu çalışma, sürdürülebilir restoran başarısı için tespit ettiği başarı faktörleri ve stratejileriyle, yeni işletme sahiplerine kılavuzluk edebilecek niteliktedir ve bu sayede alana katkı sağlamaktadır. Yarım kalan her iş, her anlamda atık üretir. Bu araştırmada tespit edilmiş olan unsurlara dikkat edilerek yapılacak yatırımlar, girişilen işin yarım kalmadan sürdürülebilir olmasını temin edecektir.
Restoranlardaki QR menü uygulamalarının UTAUT2 modeliyle değerlendirilmesi
Karekod uygulamalarının ve mobil uygulamalarının kullanılması tüketicilerin merakını çeken ürünlere hızlı ulaşımını işlevsel hale getirmektedir. Mobil uygulamalar aracılığıyla kurumların tüketiciyle hızlı bir etkileşim içerisinde olması kurum erişim kabiliyetini yükselterek kurum maliyetlerinin azalmasına katkı sunmaktadır. Ayrıca tüketici beklenti ve ihtiyaçlarının günümüz teknolojisine uygun şartlarda erişimi restoran işletmelerinin rekabet gücünü yükseltmektedir. Yiyecek içecek işletmelerinde tüketicilerin akıllı telefonlarıyla masalarda bulunan kare kodları okutarak görüntüleyebileceği dijital menüler QR menüler olarak adlandırılır. QR menüler teknoloji tabanlı yenilikçi uygulamalar olarak yiyecek içecek hizmet işletmelerinde kullanılmaktadır. Tüketicilerin yenilikçi uygulamaları olumlu algılaması restoranların yapmış oldukları inovatif uygulamalara değer katmaktadır. Restoranlardaki yenilikçi uygulamaların tüketici tarafından nasıl algılandığına ilişkin literatürün sınırlı olduğu görülmektedir. Bu bağlamda hem teorik katkı hem de yönetsel süreçleri planlayabilmek adına akışın daha etkin irdelenmesi gerekmektedir. Böylelikle yapılan çalışmanın literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Araştırma nicel ve nitel verilerin toplanarak değerlendirildiği iki aşamadan oluşmaktadır. Çalışmanın nicel kısmının evrenini İstanbul ilindeki Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın resmi web sitesinde birinci sınıf lokanta olarak sıralanan 5966 restoran oluşturmaktadır. Bütün bu restoranlara ulaşabilmek maliyet ve zaman açısından mümkün olmadığı gibi bu restoranlara giden kişi sayısı da tam olarak bilinmemektedir. Dolayısıyla çalışmada örneklem belirleme yoluna gidilmiştir ve çalışma kapsamına 415 kişi alınmıştır. Çalışmanın nitel kısmında İşletme yöneticilerinin restoranların pazarlama süreçlerini daha etkin yönetmesinde QR kodlu menülerin önemini öğrenebilmek amacıyla toplamda 10 restoran yöneticisiyle mülakatlar yapılmıştır. Bu görüşmeler sonucu elde edilen veriler içerik analizi ile değerlendirilmiştir. Çalışmanın ana amacı restoranlardaki dijital uygulamaların misafirin yeme içme deneyimine olan etkilerinin araştırılmasıdır. Bu ana amaç ekseninde QR menü uygulamaların var olduğu restoran misafirlerinin tekrar ziyaret niyeti ve memnuniyet düzeylerinin nasıl etkilendiği ortaya konmuştur. Son olarak QR menü uygulamaları kullanan restoranları deneyimleyen misafirlerin tekrar ziyaret ve misafir memnuniyet düzeylerindeki değişiklikler misafir özelliklerine göre değerlendirilmiştir. Araştırma sonucu elde edilen bulgular, çalışmanın literatüre ve uygulamaya çeşitli katkılar sunduğunu göstermektedir. Nitelikli kullanıcı deneyimi oluşturma, ağızdan ağıza iletişimi özendirmek ve kullanıcılarda güven duygusu oluşturabilmek için somut teşvikler sunma gereksinimini vurgulamaktadır. Restoran sahipleri ve yöneticileri elde edilen bu sonuçlardan çıkarımlar yaparak mobil uygulamalar için çeşitli stratejiler geliştirerek rakiplere göre rekabetsel avantaj elde edebilir. Kullanıcının gereksinimlerini ve teknolojiye karşı bakışını anlamanın verimli bir uygulama oluşturmada modelin kritik bir rol oynayabileceği görülmektedir. Bu bağlamda UTAUT-2 modelinin bulguları tasarım akışına ilişkin değerli çıktılar sunabilir bu durumun da kullanıcının memnuniyet ve süreci benimseme oranını artırabileceği ön görülmektedir. Restoranlardaki dijital uygulamaların içselleştirilmesi noktasındaki engelleri aşma ve anlama konusunda araştırmacı ve uygulayıcılar için bir yol gösterici rolü üstlenebilir. Restoran sahipleri ve yöneticilerin bu engelleri aşarak misafirlerine daha nitelikli hizmet sunabilir, işlerini ilerletebilir ve rekabette avantajlı bir konum elde edebilir. Elde edilen bulgulardan bir diğeri restoran sektöründeki mobil uygulamaları tasarlarken yaş gruplarının göz önüne almanın önemine dikkat çekmektedir. Uygulayıcılar, değişik yaş gruplarının belli davranışlarına ve tercihlerine hitap ederek, müşteriyi restorana çekebilmek ve elde tutabilmek için mobil uygulama özelliklerini optimize edebilir. Restoran sektöründeki mobil uygulamaların içselleştirilmesini etkileyen hizmet kalitesi ve fiyat değeri gibi ek faktörleri gelecekteki araştırmacılar keşfedebilir. Müşterilerin QR kodlu menüleri kullanım ve benimseme düzeylerini iyileştirmek için gıda sektöründe teknoloji tasarlayıp uygularken kurumların bu etkenleri dikkate alması önemlidir. Farklı yaş gruplarından ve eğitim düzeylerinden olan misafirlerin tercihleri ve davranışlarına odaklanarak, misafiri restorana çekmek ve elde tutabilmek için mobil uygulama kriterlerini, çevrimiçi sipariş yöntemlerini ve kiosk süreçlerini optimize edebilir. Bu bağlamda gelecekteki araştırmacılar da gıda ekseninde teknolojinin benimsenmesini etkileyen ek değişkenleri keşfedebilir.
Deneyimsel pazarlamanın müşteri memnuniyetine ve sadakatine etkisi: Restoran işletmelerinde bir araştırma
Tez çalışmasının amacı, deneyimsel pazarlamanın müşteri memnuniyeti ve sadakatine etkisini belirlemeye çalışmaktır. Araştırmanın uygulama alanı olarak restoranlar seçilmiştir. Bu çerçevede, Türkiye genelinde restoran hizmeti alan katılımcıların, deneyimsel pazarlama deneyimlerinin müşteri memnuniyeti ve sadakatine etkisinin ne ölçüde olduğunun belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma konusuna ilişkin ulusal ve yabancı literatürde belirli sayıda çalışma yapıldığı görülmüş ancak, ulusal alanda restoranlar üzerine çalışmaların kısıtlı olduğu görülmüştür. Dolayısıyla, yapılan bu çalışma, gelecekte yapılacak çalışmalar açısından önemlidir. Çalışmada nicel araştırma yöntemi tercih edilmiştir. Anket, kolayda örnekleme yöntemi ile araştırmacı tarafından online olarak internet aracılığıyla 26 Kasım 2021 ile 15 Mart 2022 tarihleri arasında, Türkiye genelinde restoran hizmeti alan katılımcılara uygulanmıştır. Toplamda, 404 anket değerlendirmeye alınmış ve veriler istatistik paket programına aktarılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, t-testi, varyans analizi, faktör ve regresyondan faydalanılmıştır. Çalışma sonucunda, Türkiye genelinde restoran hizmeti alan katılımcıların, %59,2'ini kadınların oluşturduğu, farklı yaş aralığında oldukları, ancak en yüksek katılım sağlayanların "21-30 (%31,2)" yaş aralığındaki katılımcılar olduğu tespit edilmiştir. Restoran deneyimi yaşayan katılımcıların %47,3'nün "lisans" mezunu olduğu belirlenmiştir. Öte yandan, restoran hizmeti alan katılımcıların farklı mesleklere ve "orta" ve "ortanın üstü" gelire sahip oldukları belirlenmiştir. Restoran hizmeti alan katılımcılararasında tercih edilen restoranı daha önce deneyimleyenlerin oranı, %92,1'dir. Araştırmaya katılanların restoran seçiminde en çok yararlandıkları bilgi kaynağının "arkadaşlar (%84)" ve "sosyal medya (%37,8)" olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte, hizmet alınan restoranı en iyi tanımlayan üç kavramın "sıcak-samimi (%57,8)", "rahat (%50,4)" ve "gurme (45,4)" olduğu belirlenmiştir. Katılımcıların deneyimsel pazarlama deneyiminin, müşteri memnuniyeti ve sadakati üzerinde pozitif bir etkisi olup olmadığını görmek için yapılan basit doğrusal regresyon analizlerine göre, deneyimsel pazarlama deneyiminin, müşteri memnuniyeti (F=72,736; p<0.05) ve sadakati (F=96,231; p<0.05) üzerinde istatistiki olarak anlamlı bir etkisi olduğuve etkinin pozitif olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte, restoran hizmeti alan katılımcıların, memnuniyetlerinin müşteri sadakatine etki edip etmediğine yönelik yapılan basit doğrusal regresyon analizine göre, kurulan modelin istatistiki olarak (F=414,568; p<0.05) anlamlı ve pozitif etkiye sahip olduğu belirlenmiştir.
Deniz ürünleri kullanımı ve tüketimi konusunda balık restoran şeflerinin değerlendirmeleri
Tezde deniz ürünleri kavramı, Türk gastronomisinde deniz ürünlerinin tarihsel süreçte yeri, önemi ve kullanımı, Türk halkının deniz ürünlerini tüketim durumu, Türk mutfağında deniz ürünlerinin mevcut durumu incelenmiştir. Araştırmada şeflerin çalıştıkları balık restoranlarının menülerindeki deniz ürünleri türleri ve deniz ürünlerinin tedariği varsa tedarik sorunları, bölgelerindeki tüketicilerin deniz ürünlerinin tür, hazırlama, pişirme, sunum vb. talep ve tercihleri, inovatif tarif, yöntem, sunum vb. uygulamaları ile gastronomi etkinliklerinde deniz ürünleri yemek sunumları olup olmadığını belirlemek ve Türk gastronomisinde deniz ürünlerinin yeri, mevcut durumu ve diğer ülkelere göre tüketimi ile gastronomi turizmi bağlamında gelişimi ve tanıtımı konulardaki görüş ve önerilerini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırma verileri, Ocak 2023- Ağustos 2023 tarihleri arasında Türkiye'nin 7 bölgesinden 23 balık restoranı şefi/sahibi ve şefi ile nitel araştırma yöntemlerinden yarı yapılandırılmış derinlemesine yüz yüze görüşme yöntemi ile toplanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler MAXQUDA programı ile içerik analizi, frekans analizi tabi tutularak, bulgular raporlanmıştır. Ayrıca betimsel analiz ile doğrudan şeflerle görüşmelerden alıntılara yer verilmiştir. Şeflerin görüşlerinden elde edilen bulgulara göre; çalıştıkları restoranlarda sıklıkla yerel halkın ağırlandığı, ayrıca yerli ve yabancı turistlere de hizmet verdikleri, müşterilerin en çok ızgara türünü tercih ettiği ve en çok tedarik edilen deniz ürünlerinin levrek, çupra, barbun, kalamar, mezgit, karides ve hamsi olduğu, sıklıkla müşterilerin mevsimsel olarak taleplerinde değişiklik olduğu belirlenmiştir. Ayrıca müşteriler sıklıkla restoranı deneyimleyen kişilerin tavsiyeleri ile sosyal medya platformları ve internetten bilgi edinerek restorana gelmektedir. 23 katılımcıdan 17'sinin restoranlarında inovatif ürünleri olduğu, genel olarak pişirme yöntemlerinin değişmediği yalnızca tarif ve sunumlarında inovatif eğilimleri olduğu ortaya konmuştur. Şeflerin deniz ürünlerinin ülke gastronomisindeki yeri ve tüketiminin diğer ülkelere göre durumu ve deniz ürünlerinin Türkiye'deki tanıtımı ve gelişimi konusundaki görüşlerinin sıklıkla olumsuz yönde olduğu görülmüş ve şefler çözüme yönelik öneriler sunmuşlardır. Bu kapsamda tezde deniz ürünleri kullanımı ve gastronomi turizmi gelişimi ve tanıtımı için faydalı olabileceği düşünülen öneriler geliştirilmiştir.
Etnik restoranların tercih edilmesinde etkili olan faktörlerin belirlenmesinde neofobi ve neofilinin düzenleyici rolü
Yiyecek içecek sektörü içerisinde yer alan restoranlar, sürekli gelişme yaşanan gastronomi sektöründe büyük bir öneme sahiptir. Temelde yeme içmenin asıl amacı insanın fizyolojik ihtiyacının giderilmesi olmasına rağmen yiyecek içecek sektöründe meydana gelen gelişmelerle yeme içme, yalnızca fizyolojik bir ihtiyaç olmaktan çıkıp insanların boş kaldıkları zamanlarında da farklı yemekleri tatma gibi davranışlarına yönelmeleri sağlanmıştır. Böylece, bireylerin restoranlara karşı duyulan ilgi ve ihtiyaçları sürekli artmakta, dolayısıyla bunu karşılayabilmek için restoran çeşitliliğinde de artış yaşanmıştır. Küreselleşmenin etkisiyle farklı toplumların ve kültürlerin mutfakları insanlar tarafından ilgi çekici hale gelmiştir. Bu doğrultuda araştırmanın amacı müşterilerin etnik restorana gitmesini belirleyen bazı faktörlerin (servis kalitesi, yiyecek kalitesi, yemek deneyimi, sosyal statü, pazarlama iletişimi, dini yemek seçenekleri, paranın değeri) etnik restoran tercihlerine etkisinin ne düzeyde olduğunu belirlemek ve bu etkide neofobi ve neofilinin düzenleyici rolünü ortaya koymaktır. Araştırmanın örneklemini İstanbul ilinde bulunan etnik restoranları tercih eden müşteriler oluşturmaktadır (n=399). Veriler etnik restoranları tercih eden bireylere nicel araştırma yöntemlerinden biri olan anket yöntemi kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen veriler AMOS ve SPSS-24 programı ile incelenmiştir. Öncelikle araştırmada kullanılan ölçeklere yönelik doğrulayıcı faktör analizi uygulanmış ve değişkenler arasındaki ilişkileri incelemek için ise yapısal eşitlik modellemesinden yararlanılmıştır. Yapısal eşitlik modellemesinin sonuçlarına göre; servis kalitesi, Yiyecek kalitesi, Pazarlama iletişimi ve Paranın değeri değişkenlerinin etnik restoran tercihi üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğu, buna karşın yemek deneyimi ve sosyal statü değişkenlerinin ise etnik restoran tercihi üzerinde anlamsız bir etkiye sahip olduğu görülmüştür. Düzenleyici role ilişkin sonuçlar incelediğinde ise yalnızca pazarlama iletişiminin etnik restorana gidilmesini belirleyen faktörler ile müşterilerin etnik restoran tercihleri arasında pozitif ve anlamlı yönde düzenleyici rolü olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Etnik Restoran, Neofobi, Neofili
Yaşam tarzı ile restoranlarda sağlıklı beslenme davranışı arasındaki ilişkinin belirlenmesi: Muğla'ya gelen yabancı turistler üzerinde bir araştırma
Araştırmada, Muğla ilini ziyaret eden yabancı turistlerin yaşam tarzlarının belirlenmesi ve restoranlarda sağlıklı beslenme davranışına ilişkin görüşlerinin alınması; yaşam tarzı ile restoranlarda sağlıklı beslenme davranışları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Muğla ilini 2019 yılında ziyaret eden yabancı turist sayısının 3.266.650 olduğu tespit edilmiştir. Bu kapsamda olasılığa dayalı örnekleme yöntemlerinden basit tesadüfî yöntem ile seçilen katılımcılara anket uygulanmış, 332 adet geçerli anket formu elde edilmiştir. Araştırmanın sonucunda; yaşam tarzı ölçeğinin alt boyutlarından çabalayanlar, yenilikçiler ve hayatta kalanlar boyutlarının, katılımcıların cinsiyet durumuna göre farklılık gösterdiği ortaya çıkarılmıştır. Yaşam tarzı ölçeğinin alt boyutlarından çabalayanlar, düşünürler, yapıcılar ve başaranlar boyutlarını, katılımcıların yaş durumuna göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Yaşam tarzı ölçeğinin alt boyutlarından deneyimciler, çabalayanlar, inananlar, düşünürler ve başaranlar boyutlarının, katılımcıların medeni durumuna göre farklılık gösterdiği ortaya konmuştur. Ayrıca sağlıklı beslenme davranışı ölçeğinin alt boyutlarından olumlu beslenme alışkanlığı ve beslenme hakkında bilgi boyutlarının, katılımcıların cinsiyet durumuna göre farklılık gösterdiği ortaya çıkarılmıştır. Sağlıklı beslenme davranışı ölçeğinin alt boyutlarından olumlu beslenme alışkanlığı ve kötü beslenme alışkanlığı boyutlarının, katılımcıların yaş ve medeni durumuna göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Yapıcılar, başaranlar ve hayatta kalanlar ile olumlu beslenme alışkanlığı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki ortaya konmuştur. Deneyimciler, inananlar, düşünürler, yenilikçiler ve başaranlar ile beslenme hakkında bilgi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Deneyimciler, inananlar, yapıcılar, yenilikçiler, başaranlar ve hayatta kalanlar ile kötü beslenme alışkanlığı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir.
Ankara ilinde bulunan etnik restoranların tüketici tarafından tercih edilme sebepleri
Yiyecek-içecek işletmelerinde yaşanan rekabetler farklı hizmetler sunan işletmelerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Hizmet unsurlarına yenilikler ekleyen işletmeler, rekabet alanı içerisinde ön plana çıkmıştır. Yiyecek-içecek işletmeleri arasında farklılığıyla öne çıkan işletmelerden biri de etnik restoranlardır. Etnik restoranlar, farklı kültürlerin minyatürleştirilerek tüketiciye sunulduğu işletmeler şeklinde ifade edilmektedir. Etnik restoran işletmeleri de rekabet ortamında varlıklarını devam ettirebilmek için tüketicilerin restoran seçimlerini etkileyen unsurları göz önünde bulundurmak zorundadır. Bu çalışmada, Ankara'da yaşayan bireylerin etnik restoranları tercih etme davranışlarında rol oynayan faktörler ve bu faktörlerin tüketicilerin demografik özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediği anlaşılmaya çalışılmıştır. Çalışmanın amacı doğrultusunda; 405 kişiye anket uygulanmıştır. Çalışmaya uygun olan 389 anket geçerli görülerek çalışmaya dâhil edilmiştir. Çalışma kapsamında toplanan veriler istatistik paket programları ile analiz edilmiştir. Verilerin ve hipotezlerin değerlendirilmesinde; t testi, tek yönlü varyans analizi, ki kare testi, KolmogorovSmirnov normallik testi ve post hoc Tukey kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, restoran atmosferi, menü çeşitliliği, orijinallik ve otantiklik gibi mekânsal tetikleyici faktörlerden yalnızca yaş değişkeninde anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Etnik restoranlara çoğunlukla genç bireylerin ve eğitim düzeyi yüksek bireylerin gitme eğiliminde olduğu tespit edilmiştir. Bireylerin etnik restorana gitmelerinde merak ve prestij/statü elde etme isteğinin etkili olduğu anlaşılmıştır. Ankete katılanların yeni yiyecekleri deneyimleme ve farklı kültürlerin gelenekleri hakkında bilgi edinmeye ilgili oldukları, bu nedenle etnik kültürü yansıtan otantik unsurlara, yemeğin orijinalliğine önem verdikleri tespit edilmiştir. Genel olarak etnik restoran tercihinde etkili faktörlerin farklı katılımcı özelliklerine rağmen benzerlik taşıdığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Restoran, Gastronomi, Etnik
The effect of expectation-experience congruency on the recognition and confidence judgment
Previous findings about whether expectation congruent or incongruent information has an advantage on recognition are not consistent. The main objective of the current thesis was to examine whether expectation-experience congruency has an impact on old/new judgments and confidence judgments in both short-delay and long-delay conditions. In the first session of the study, 60 participants (Mage = 26.18, SDage = 3.17) read an either positive, negative, or neutral restaurant scenario which induced expectations for later food stimuli. Then, they evaluated a total 60 food visuals on a Likert-scale ranging as 1 ("Disgusting") to 5("Very Tasty") in the encoding phase and asked to recognize them by making an old/new judgment after 10 minutes. They also evaluated their confidence about their answers with the rating chart from "0" to "100". One day later in the second session, 60 of the participants that took part in the first session (Mage = 26.42, SDage = 3.06) were asked to make another old/new and confidence judgment. The findings revealed that there was no significant effect of expectation-incongruency on the old/new recognition and confidence level in both sessions. However, there was a significant main effect of the visual types on hit rates in both the short-delay and long-delay condition. Tasty and disgusting visuals were recognized better than neutral food visuals in short-delay condition and tasty food visuals were recognized better than neutral food visuals in long-delay. Results on the confidence judgments showed that tasty food visuals were remembered with a higher confidence judgment compared to other visuals.
Restoran atmosfer algısının, müşteri memnuniyeti ve müşteri sadakati üzerine etkisi
Yeme-içme faaliyeti, bireylerin yaşamlarını sürdürebilmeleri adına temel fizyolojik gereksinimlerinden birisidir. Ancak günümüzde tüketiciler, sadece fizyolojik gereksinimlerini gidermekten ziyade bununla birlikte psikolojik, sosyolojik ve kültürel açıdan da ihtiyaçlarını karşılamak ve doğru kurgulanmış bir yeme-içme hizmetini deneyimlemek için de restoran işletmelerini tercih etmektedirler. Atmosferde, bu hizmet yerine getirilirken müşterilerin restoran işletmesinden memnun bir şekilde ayrılmalarında etkin rol oynamaktadır. Çünkü tüketiciler, iyi bir yemeğin yanında iyi bir hizmet, eşsiz bir lezzet ve keyifli bir yemek ortamını deneyimlemek istemektedir. Bu nedenle tüketicilerin bu şekilde değişmekte olan tüketim beklentileri ile iyi bir deneyim yaşama arzularını restoran işletmelerinin karşılamaları önem taşımaktadır. Çünkü giderek büyüyen yiyecek içecek endüstrisi içerisinde işletmeler, rekabet edebilmek, varlıklarını korumak ve sürdürebilmek için müşteri istek, ihtiyaç ve beklentilerine göre işletmelerini yönetmek, planlamak ve uygulamak durumunda kalmaktadır. Bu nedenle restoran işletmelerinde mevcut müşteriyi korumak, yeni müşteriler elde etmek, müşteri memnuniyetini ve müşteri sadakatini sağlamak için Bitner'in hizmet uzantısı olarak tanımladığı, Kotler'in de "atmosfer" olarak tanımladığı bu kurgulanan satın alma ortamlarının, tüketicilerin duygusal dürtülerini uyandırabilecek ve satın alma olasılığını artıracak şekilde planlanması ve sunulması oldukça önem arz etmektedir. Bu araştırmada, restoran atmosfer algısının, müşteri memnuniyeti ve müşteri sadakati üzerindeki etkisinin ve ilişkisinin ortaya konulması amaçlanmaktadır. Araştırmanın kapsamı dahilinde, restoran atmosferi algısının ölçülmesi amacıyla Ryu ve Jang (2008) tarafından geliştirilen DINESCAPE ölçeği kullanılmıştır. Müşteri memnuniyetini ölçmek için kullanılan ölçek Cronin ve Hult, (2000), Olorunniwo ve Udo, (2006), Ryu vd., (2012) yıllarında yapılan çalışmalarından ve müşteri sadakati ölçeği Zeithaml vd., (1996) yılındaki çalışmalarından yararlanılarak ölçülmeye çalışılmıştır. 411 katılımcının katılımı ile gerçekleştirilen bu çalışmanın sonucunda restoran atmosfer algısı ile müşteri memnuniyeti arasında olumlu yönde yüksek derecede istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Aynı zamanda restoran atmosferinin alt boyutlarının söz konusu ilişkisi dikkate alındığında; estetik, masa düzeni, masa ekipmanları, aydınlatma ve ambiyans ile müşteri memnuniyeti arasında orta derecede olumlu yönde anlamlı bir ilişki olduğu görülürken; servis personeli ve müşteri memnuniyeti arasında ise yüksek derecede olumlu yönde anlamlı bir ilişki olduğuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte değişkenler arasındaki ilişkinin yönünün ve etkisinin belirlenmesi amacıyla yapılan analiz sonuçlarında müşteri memnuniyeti üzerinde etkili olan faktörlere ilişkin "estetik", "masa ekipmanları", "servis personeli", "masa düzeni ve yerleşimi", "aydınlatma" ve "ambiyans" boyutlarının müşteri memnuniyeti üzerinde olumlu yönde anlamlı bir etkiye sahip olduğuna ulaşılmıştır. Restoran atmosfer algısı ile müşteri sadakati arasında da olumlu yönde ve yüksek derecede anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Restoran atmosferinin ve alt boyutlarının söz konusu ilişkisi dikkate alındığında; estetik, masa düzeni, masa ekipmanları, aydınlatma ve ambiyans ile müşteri sadakati arasında orta derecede olumlu yönde anlamlı ilişki görülürken; servis personeli ve müşteri sadakati arasında ise yüksek derecede olumlu yönde anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte değişkenler arasındaki ilişkinin yönünün ve etkisinin belirlenmesi amacıyla yapılan analiz sonuçlarında müşteri sadakati üzerinde etkili olan faktörlere ilişkin "servis personeli", "masa ekipmanları", "estetik", "aydınlatma" boyutlarının müşteri sadakati üzerinde olumlu yönde istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahip olduğu görülmüştür. Restoran atmosfer algısının, müşteri sadakati üzerinde en fazla etkiye sahip faktörün servis personeli olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte "ambiyans" ve "masa düzeni ve yerleşimi" faktörlerinin ise müşteri sadakati üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu araştırma, beş ayrı bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde araştırmanın problemi, amacı, önemi, varsayımları, sınırlılıkları ve tanımları yer almaktadır. İkinci bölümü araştırmanın kuramsal çerçevesini oluşturan ilgili alanyazın oluşturmaktadır. Üçüncü bölümde araştırmanın yöntemine yer verilmiştir. Dördüncü bölümde araştırmada elde edilen verilerin analiz ve bulgularına; son bölüm olan beşinci bölüm ise araştırma sonuçları ve önerilerden oluşmaktadır. Anahtar Kelimeler: Atmosfer, Restoran Atmosferi, Dinescape, Müşteri Memnuniyeti, Müşteri Sadakati
Retro mekânların tüketici tercihlerine ve müşteri memnuniyetine etkisi: Mardin'deki historanlar üzerine bir araştırma
Bu araştırmanın amacı retro mekanların tüketici tercihlerine ve müşteri memnuniyetine etkisinin tespit edilmesidir. Bu amaçla Mardin'de bulunan tarihi restoranları tercih eden tüketicilerin memnuniyet düzeyinin ölçülmesi için 406 tüketicinin görüşüne başvurulmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Örneklem grubuna erişim için kolayda örneklem yöntemi tercih edilmiştir. Anket formunun birinci bölümünde katılımcıların demografik özellikleri ve historan işletmelerine gitme sıklıklarına yönelik sorular, ikinci bölümünde tüketicilerin retro mekânlar ile ilgili görüşlerini içeren ve müşteri memnuniyetine ilişkin ifadeler yer almaktadır. Anket tekniği ile elde edilen veriler boyutlarına göre analiz edilmiştir. Verilerin analizinde frekans analizleri, aritmetik ortalama ve standart sapma gibi tanımlayıcı istatistik yöntemler kullanılmıştır. Cinsiyet ve tercih etme sıklığı karşılaştırılmasında T-testi; yaş, öğrenim düzeyi değişkenlerine göre karşılaştırılmasında ise Anova testinden yararlanılmıştır. Tüketicilerin retro mekânlar ile ilgili "geçmişi hatırlama" ve "nostalji" alt boyutları ve müşteri memnuniyeti arasındaki ilişki regresyon analiz yöntemi ile incelenmiştir. Bu çalışmaya göre nostalji ve geçmişi anımsama nedeni ile tercih edilen retro mekânların müşteri memnuniyetine olumlu bir etkisi bulunmaktadır. Retro mekanları tercih eden müşteriler demografik özelliklere göre farklılık göstermemektedir. Anahtar Kelimeler: Nostalji, Retro, Retro Pazarlama, Restoran, Historan
The effects of sustainable restaurant practices on diner behavior
The purpose of this study is to investigate the effects of sustainable restaurant practices on green brand image (GBI) and sustainability-related diner loyalty (LOY) by providing a comparative analysis between two major types of restaurants [i.e., full-service restaurant (FSR) and quick-service restaurant (QSR)]. Additionally, the present study examines the moderating role of restaurant type (FSR vs. QSR) on the relationships between sustainable restaurant practices, GBI, and LOY. An online self-administered questionnaire was used to collect the data. The sustainable restaurant practices were measured using four dimensions, namely (1) food-focused sustainability practices (FfSP), (2) waste-reduction practices (WRP), (3) water- and energy-efficiency practices (WEEP), and (4) administration-focused sustainability practices (AfSP). A convenience sample of 656 Turkish restaurant customers were surveyed and a total of 623 useable questionnaires (316 FSR customers and 307 QSR customers) were analyzed. To analyze the data, partial least squares structural equation modeling (PLS-SEM) was performed. The results indicate that FfSP and AfSP positively influence GBI for both FSR and QSR customers. It was also found that FfSP, WRP and AfSP positively influence LOY for FSR customers. On the other hand, WEEP and AfSP were found to have positive effects on LOY for QSR customers. The study also reveals two significant results regarding the moderating role of restaurant type. While the positive effect of WRP on LOY was found to be stronger for FSR customers, the positive effect of WEEP on LOY was found to be stronger for QSR customers.
An exploration of online food delivery services and negative electronic word-of-mouth behavior
The current research aims to determine the antecedents of negative electronic word-of-mouth behavior in terms of posting ratings and reviews and posting on social media after a dissatisfactory online food delivery service encounter. Online food delivery services are a rising sector that has been getting attention in service marketing studies. A limited number of studies have investigated dissatisfaction with restaurant service after a negative online food delivery service and the consequent emotional and behavioral outcomes. This study also explores negative emotions, namely anger and regret, as outcomes of dissatisfaction and as antecedents of negative electronic word-of-mouth behavior. An online survey has been distributed, and a final sample size of n = 387 has been reached after data screening. Analyses have been made using structural equation modeling. Results suggest that customers are dissatisfied with the restaurant after a negative service encounter with an online food delivery provider. The importance of the deliverymen as frontline employees has been underlined. In addition, findings show that dissatisfaction strongly influences anger and regret, which are antecedents for posting online ratings. This study contributes to the literature by filling this gap and providing theoretical and practical implications.
Toplu tüketim işletmelerinde çalışan personelin COVID-19 farkındalığı
Aralık 2019'un sonlarında Çin'in Wuhan şehrinde sebebi bilinmeyen bir çok pnömoni vakası bildirilmiş ve hızla tüm dünyaya yayılmıştır. SARS-CoV-2 etkeninin sebep olduğu, Dünya Sağlık Örgütü tarafından COVID-19 pandemisi olarak tanımlanan bu hastalık ticari ve sosyal hayatı derinden etkilemiştir. COVID-19 hastalığının yayılımını engellemek ve azaltmak için DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü) tarafından tavsiye edilen ve ülkelerin kendi belirledikleri kurallar uygulamaya konulmuştur. Genel ve özel hijyen tedbirlerine ek olarak sosyal mesafe kuralları ve toplu bulunan ortamlarda maske kullanımı bir çok ülkede zorunlu tutulmuştur. Bu araştırmada COVID-19 tedbirlerine yönelik farkındalığı ölçmek amacıyla Aydın/Efeler ilçesinde bulunan lokanta ve restoranlarda çalışan 385 personele anket uygulanmıştır. Araştırma sonunda katılımcıların %91,2'si kişisel yaşamlarında hijyene dikkat ettiğini, %91,9'u ellerini yemeklerden önce/sonra yıkadığını, %87,3'ü ellerini eve döndükten sonra yıkadığını, %69,4'ü ellerini insanlarla temasa geçtikten sonra yıkadığını/dezenfekte ettiğini, %77,1'i ellerini göz, ağız, burun gibi organlardan uzak tutmaya dikkat ettiğini, %72,5'i bulunduğu ortamdaki yüzeylerin dezenfekte edilmiş olmasına dikkat ettiğini, %70'i iki kişi arasındaki mesafeye dikkat ettiğini, %80,3'ü öksüren ya da hapşıran herkesten 2 m uzak durmaya dikkat ettiğini, %76,1'i COVID-19'un bulaşmasını önlemek için insanların maske takması gerektiğini, %60,8'i maske kullanmayanlara cezai işlem uygulanması gerektiğini belirtmiştir. Sonuç olarak katılımcıların maske ve mesafe konularında farkındalıklarının, hijyen konusunda olduğu kadar yüksek olmadığı sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: Anket, COVID-19, Farkındalık, Restorant
Restoranlardaki karekod uygulamalarının müşteri memnuniyetine etkisi
Günümüzde teknolojinin hızla gelişmekte olması hayatımızı etkilemekte olduğu gibi turizm sektöründe faaliyet gösteren birçok işletmenin de etkilenmesine neden olmaktadır. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte işletmeler pazarlama ve reklam faaliyetlerinin büyük bir çoğunluğunu mobil uygulamalar üzerinden yürütmeye başlamıştır. Bu sayede müşterilerin daha farklı ve daha gelişmiş düzeyde mobil uygulamalara yönelmeleri sağlanmıştır. Bilişim teknolojilerinde meydana gelen gelişimler sayesinde restoran işletmeleri de rekabet edebilir hale gelebilmek ve müşteri memnuniyetini üst seviyeye taşımak için bu yenilikleri yakından takip etmek durumundadır. Müşterilerin ihtiyaç ve istekleri doğrultusunda günümüzde mobil alışveriş ve mobil uygulamaların sıklıkla tercih edildiği görülmektedir. Temassız ödeme sisteminin covid sürecinde yaygınlaşmasıyla birlikte; bireyler zaman tasarrufu sağlayan, daha hızlı ve seri işlem kapasitesine sahip olan mobil uygulamalara yönelmiştir. Bu süreç içerisinde restoranlarda karekod menülere yer verilmeye başlanarak müşteri sağlığının ve memnuniyetinin ön planda olduğu görülmektedir. Fakat restoranlar tarafından temassız ödeme sistemleri içerisinde karekod ödeme sisteminin tüm restoran işleyiş sistemine dahil edilmediği farkedilmiştir. Bu tez çalışmasında, Ankara'nın Çankaya bölgesinde karekod sistemleri kullanan restoran işletmelerine odaklanılmıştır. Bu kapsamda araştırma, restoranlarda kullanılan karekod uygulamalarının müşteri memnuniyetine etkisini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Karekod uygulamalarının müşteri memnuniyetine etkisinin açıklanmasında yeniliklerin yayılması kuramından yararlanılmıştır. Ankara'nın Çankaya bölgesinde faaliyet gösteren restoran işletmelerinde karekod deneyimi yaşamış müşteriler araştırma evrenini oluşturmaktadır. Evrenden belirlenen örneklemden veri elde etmek amacıyla çevrimiçi anket tekniğinden yararlanılmıştır. 425 katılımcıdan elde edilen veriye göre karekod ödeme sistemi kullanmayı kabul eden müşterilerin, yeni bir teknolojik sistemi kullanma eğilimi göstermeleri için bazı ölçütleri değerli buldukları görülmektedir. Bu boyutlar arasında yer alan uygunluk, karmaşıklık ve denenebilirlik boyutlarının müşteri memnuniyeti üzerinde etkisinin yanı sıra güven boyutunun da etkili olduğu belirlenmiştir.
Koronavirüs salgın krizinin restoran işletmeleri üzerindeki etkilerine ve yöneticilerin kriz sonrası beklentilerine yönelik Marmaris'te bir araştırma
Koronavirüs salgını, kısa bir süre içerisinde bütün dünyayı etkisi altına almış, birçok ülkede hayatın durmasına sebep olmuş, milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine ve milyarlarca insanın fiziksel ve ruhsal sağlığının bozulmasına neden olan kriz ve felaket durumu olarak yorumlanmaktadır. Ortaya çıkan bu salgın krizinin etkileri birçok sektör ve endüstriyi etkisi altına aldığı gibi restoran işletmelerini de büyük ölçüde etkilediği görülmektedir. Koronavirüs salgın krizinin etkilerinin hala güçlü bir şekilde hissedildiği ve geleceğe yönelik belirsizliklerin olduğu gözlenmektedir. Çalışmanın temel amacı; Marmaris'te faaliyet gösteren restoran işletmelerinin Koronavirüs salgın krizinin sebep olduğu etkileri ve kriz sonrası beklentilerini belirlemek için gerçekleştirilmiştir. Nitel araştırma modeli kullanılan bu çalışmada, farklı bakış açılarını ortaya koymak amacıyla restoran yöneticileri, restoran sahipleri ve restoran ortakları olmak üzere toplamda 25 kişiyle görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Restoran işletmeleri, Koronavirüs salgınından dolayı ciddi kayıplar yaşadıklarını ve gelecek günlerle ilgili endişelerini ifade etmişlerdir. Bununla birlikte bu kayıpların giderilebilmesi için ihtiyaç duydukları beklentilerini ifade eden görüşleri analiz edilmiş ve derlenmiştir. Çalışmanın; restoran işletmecileri, karar vericiler ve bu alanda çalışmayı düşünen diğer araştırmacılara katkı sunması beklenmektedir.
Yiyecek içecek işletmelerinde çalışan memnuniyeti ile müşteri memnuniyeti arasındaki ilişki: Marmaris örneği
Yiyecek-içecek işletmelerinde çalışanlar, müşteri beklentilerinin karşılandığı bütün aşamalarda önemli rol oynarlar. Bu nedenle yiyecek-içecek işletmelerinde çalışanların iş tatmini, müşteri tatmini için ön plana çıkmaktadır. Çünkü iş tatmini yetersiz olan bir çalışanın, müşteriyi memnun edecek ürün ve hizmeti sunması ve müşteri memnuniyetini sağlaması mümkün değildir. Bu nedenle çalışmada, çalışan memnuniyetinin müşteri memnuniyeti üzerindeki etkisi araştırılmaktadır. Bu bağlamda çalışmanın amacı, çalışanları ve müşterileri tatmin eden faktörleri belirleyerek çalışan memnuniyeti ile hizmet kalitesinin müşteri memnuniyeti üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda, Marmaris'teki kıyı restoranlarında çalışanlara ve restorana gelen yerli ve yabancı turistlere uygulanan anket ile veriler toplandıktan sonra bu veriler analiz edilmiş ve analiz sonucunda elde edilen bulgular yorumlanmıştır. Bu araştırmada iki tür anket uygulanmıştır: Birincisi anket çalışanların iş memnuniyetini ölçmek için kullanılan Minnesota Doyum Anketi; diğeri ise müşteri memnuniyetini ölçmek için kullanılan Müşteri Memnuniyeti Ölçeğidir. Bu araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evreni Marmaris'te yaşayan turizm çalışanları ve Marmaris'e gelen müşterilerdir. Araştırmanın örneklemini ise; 2020 yılında Marmaris'teki kıyı restoranlarında çalışan 160 turizm çalışanı ve bu restoranlara gelen 145 yerli ve yabancı turistler oluşturmuştur. Araştırma sonucunda, turizm çalışanlarının iş tatminleri ile müşteri memnuniyeti arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.
Malatya kent merkezindeki kahvehane, lokanta ve pastane sahiplerinin tütün yasağı yasası sonrası görüş ve uygulamaları
Dünyanın en önemli sağlık sorunu olan tütünle mücadelede kapalı alanlarda kullanımın yasaklanması önemli stratejilerden biridir. Bu anlamda ülkemizde 3 Ocak 2008 tarihinde 5727 sayılı yasa yürürlüğe girmiştir. Çalışmamızın amacı, kapalı alanlarda tütün kullanımını yasaklayan yasadan sonra kahvehane, lokanta, pastane sahiplerinin görüş ve uygulamalarını araştırmaktır.Malatya kent merkezinde bulunan 125 kahvehane, 99 çay ocağı, 110 lokanta, 24 kafeterya, 20 pastane ve 8 birahane örnekleme seçilmiştir. Anketler Haziran-Eylül 2010'da iş yeri sahipleri veya sorumlu müdürleri ile yüz yüze görüşülerek uygulanmıştır.Ankete katılan 386 kişinin yaş ortalaması 37.2'dir ve 378'i erkektir (%98). 218 (%56.5) kişi işletme sahibi iken, 168 kişi ise (43.5) sorumlu müdürdür. İşletme sahiplerinden 63'ü (%16.4) yasadan sonraki ilk üç ay içerisinde gelirlerinde değişiklik olmadığını ifade ederken, 111 kişi ise (%45.6) gelirlerinde %61 ve üzeri azalma olduğunu ifade etmiştir. Sadece kahvehane sahipleri ele alındığında ilk üç ay içerisinde gelirlerindeki azalma oranı ortalama olarak %65.5 iken, diğer işletmelerde bu oran %33'tür (p<0.05). Kahvehane dışındaki işletme sahiplerinin %9.2'si gelecekte işyerini kapatacağını ifade ederken, kahvehane sahiplerinde bu oran %40.8dir (p<0.05).Sonuç olarak yasadan en çok kahvehane sahiplerinin olumsuz etkilendiği görülmüştür.Anahtar kelimeler: Tütün yasağı, ikram sek
Fast food restoranlarında davranışsal niyetler ve marka sadakatini etkileyen değişkenler: Eskişehir örneği
Günümüzde hizmet sektörünün gelişmesiyle ve pazarlama anlayışındaki değişimle, tüketici memnuniyeti ve tüketici sadakati kavramları önem kazanmıştır. İşletmelerin verdikleri hizmetler, tüketicilerin davranışsal niyetlerine ve işletmenin markasına olan sadakatine doğrudan etki etmektedirler. Fast food restoranları, ürünlerinin hazırlanmasının pratik olması, hızlı hazırlanması ve ürün çeşitliliği açısından tüketiciler tarafından talebin arttığı yiyecek-içecek işletmeleridir. Bu nedenle fast food restoranlarında verilen hizmetin ve sunulan yemeklerin kaliteli olması tüketicilerin restoranı tekrar ziyaret etmesi, başkalarına tavsiye etmesi ve markaya olan bağlılıkları ile ilişkilidir. Bu çalışmada öncelikle hizmet kalitesi, yemek kalitesi, algılanan değer, tüketici memnuniyeti, davranışsal niyetler ve marka sadakati kavramsal olarak ele alınmıştır. Kavramsal çerçeve oluşturulduktan sonra fast food restoranlarına giden tüketicilerin hizmet kalitesi, yemek kalitesi, algılanan değer, tüketici memnuniyeti, davranışsal niyet ve marka sadakati ile ilgili görüşleri anket aracılığıyla toplanarak, analizler sonucunda değişkenler arası ilişki Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) ile test edilmiş ve bir model önerisi sunulmuştur. Modele göre tüketici hizmet kalitesi, yemek kalitesi, algılanan değer ve memnuniyetinin, tüketicilerin davranışsal niyetlerine ve marka sadakatine, pozitif yönlü bir etkisi olduğu ortaya çıkmıştır.