Volleyball players

122 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Voleybol sporcularında imgeleme ve sportif güven arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı voleybol oynayan sporcularda imgeleme ile sportif güven arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırma grubunu; Elit düzeyde voleybol oynayan sporcular oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini 3 lig düzeyinden (1. Lig, 2. Lig ve Süper Lig) yaşları 18 ile 35 arasında değişen (23.32±4.16) 157 kadın (21.78±3.54) ve 120 erkek (25.33±4.04) olmak üzere toplam 277 sporcu oluşturmaktadır. Veri toplama amacı ile tüm katılımcılara Kişisel Bilgi Formu, Sporda İmgeleme Envanteri ve Sürekli Sportif Kendine Güven Envanteri uygulanmıştır. Tüm istatistiksel analizler IBM SPSS sürüm 21.0 yazılımı ile yapılmıştır. Sporcuların demografik özelliklerinin belirlenmesi için frekans analizi yapılmıştır. Sporda imgeleme alt boyutları ile sportif güven arasındaki ilişki için korelasyon analizi uygulanmıştır. Değişkenler arasında karşılaştırma yapmadan önce normallik analizi yapılmıştır. Sporda imgeleme alt boyutları ile sportif güven arasındaki puanlarının cinsiyet, millilik durumu ve spor yaşı değişkenine göre dağılımını incelemek için Independent-Samples T-Testi, sporcuların profesyonel sporculuk yılı, yaş ve lig düzeyi değişkenine göre incelemek için de One-Way ANOVA ile Tukey HSD testi uygulanmıştır. Analizlerde istatistiki anlamlılık düzeyi (p≤0.05) olarak alınmıştır. Analiz bulgularının sonucunda araştırmaya katılan sporcuların sporda imgeleme alt boyutları ile sportif güven puanları arasında yaş, cinsiyet, spor yaşı, millilik durumu, lig düzeyi ve profesyonel sporculuk yılı değişkenleri ile istatistiki olarak pozitif yönlü ilişkiler olduğu saptanmıştır (p<0.05). Anahtar kelimeler: Voleybol, Sportif Güven, İmgeleme

GüvenSporSporcular+4
Aslıhan Arslangörür
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın voleybolcularda kalça ve diz izokinetik kas kuvveti ile üst ekstremite fonksiyonel testler arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın, kadın voleybolcularda alt ekstremite kalça ve diz fleksör-ekstansör kas gruplarının izokinetik kas kuvvetlerini ölçmek ve üst ekstremite fonksiyonel testler ile aralarında ki ilişkinin incelenmesi amacıyla yapıldı Çalışmaya Merinos Kadın Voleybol Spor Kulübü'nde 2021-2022 sezonunda aktif voleybol oynayan yaş ortalaması 17,89 ± 4,87 olan 45 sporcu dahil edildi. Çalışma için 14-35 yaş aralığında ve aktif voleybol oynayan ve ortopedik yaralanması olmayan sporcular seçildi. Daha sonra bireylerin demografik bilgileri kaydedildi. Sporcularda kalça ve diz fleksör ve ekstansör kas gruplarının izokinetik kas kuvvet ölçümleri, CYBEX (CSMI HUMAC NORM Testing and Rehabilitation System) cihazı ile yapıldı ve sonuçlar kaydedildi. Sporcuların üst ekstremite fonksiyonel değerlendirmeleri için Kapalı Kinetik Zincir Üst Ekstremite Stabilizasyon Testi (KKZÜEST), Sağlık Topu Fırlatma Testi (STFT) ve Y Denge Testi (YDT) uygulandı. Sporcularda ki anaerobik güç üretme kapasitelerini ölçmek için Dikey Sıçrama Testi uygulandı ve bu testin sonucuna göre kişinin Anaerobik Güç Ölçümleri (AGÖ) Lewis Nomogramı'na göre belirlendi. Verilerin istatistiksel analizi için İstatistiksel analizler için SPSS 22.0 (SPSS Inc., Chicago, IL, USA) programı kullanıldı ve P<0,05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Yapılan analizler sonucunda KKZÜEST ile diz 60 derece / saniye Hamstring izokinetik kas kuvveti arasında anlamlı ilişki bulundu (p<0,05). STFT ile 60 derece / saniye ve 180 derece / saniye Hamstring izokinetik kas kuvveti arasında anlamlı ilişki bulundu (p<0,05). STFT ile 60 derece / saniye ve 180 derece / saniye Quadriceps Femoris izokinetik kas kuvveti arasında anlamlı ilişki bulundu (p<0,05). STFT ile 60 derece / saniye ve 180 derece / saniye İliopsoas izokinetik kas kuvveti arasında anlamlı ilişki bulundu (p<0,05). YDT ile diz ve kalça 60 derece / saniye ve 180 derece / saniye izokinetik kas kuvvetleri arasında anlamlı bir ilişki bulunmadı. AGÖ ile diz 60 derece / saniye ve 180 derece / saniye Quadriseps Femoris izokinetik kas kuvvetleri arasında anlamlı bir ilişki bulundu (p<0,05). AGÖ ile diz 60 derece / saniye ve 180 derece / saniye Hamstring izokinetik kas kuvvetleri arasında anlamlı bir ilişki bulundu (p<0,05). AGÖ ile diz 60 derece / saniye ve 180 derece / saniye İliopsoas izokinetik kas kuvvetleri arasında anlamlı bir ilişki bulundu (p<0,05). Sonuç olarak, alt ekstremite diz ve kalça izokinetik kas kuvveti ile üst ekstremite fonksiyonel testler birbiri ile ilişkilidir. Yapılan çalışmanın sonucunda, voleybol sporu yapan kişilerde alt ekstremite kas kuvveti ile üst ekstremite fonksiyonel kapasitenin bir biri ile ilişkili olduğu saptanmıştır. Voleybol sporu yapan kişilerin hem üst ekstremite olarak hem de alt ekstremite olarak birlikte değerlendirilmesi ve uygulanacak olan antrenman programının bu veriler göz önünde bulundurularak hazırlanmasının önemli olduğunu düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: İzokinetik; Voleybol; Fonksiyonel testler; Dikey sıçrama; Güç

DizKadınlarKalça+7
Abdullah Bağlı
Sanko University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Erkek voleybolcularda kurkumin kullanımının kahverengi yağ dokusu ve spor performansı üzerine etkisi

Kahverengi yağ dokusu, termogenez ve enerji metabolizmasını düzenlemekle görevli bir dokudur. Çift kör, randomize, plasebo kontrollü klinik çalışma olarak tasarlanan bu çalışmanın amacı; erkek voleybolcularda kurkumin kullanımının kahverengi yağ dokusu (KYD) belirteci olan eşleşmemiş (Uncoupling) protein-1 (UCP-1 protein) ve peroksizom proliferatörü ile aktive olan reseptör gama (PPAR-γ) koaktivatörü 1-alfa (PGC-1α) düzeyleri üzerinde etkisinin belirlenmesi ve bu protein düzeylerinin vücut kompozisyonu, dinlenme metabolik hız ve spor performansı ölçümleri ile ilişkisini saptamaktır. Çalışma aynı ligde müsabakalara katılan 18-29 yaşları arasında 42 erkek voleybol sporcusu ile yürütülmüştür. Sporcular, blok randomizasyon yöntemi ile müdahele (kurkumin içeren besin takviyesi, n=21) ve plasebo (n=21) grubuna çift körleme ayrılmıştır. Çalışmada, 400 mg Zerdeçal kök ekstresi (372 mg kurkuminoid) içeren beslenme destek ürünü kullanılmıştır. Çalışma toplam üç ziyaretten oluşmaktadır. İlk ziyarette bilgilendirme ve alıştırma testleri, iki gün süren ikinci ziyaret kapsamında; sporcuların fiziki muayeneleri ve ardından sırasıyla dinlenme metabolik hız (DMH) ölçümü, vücut sıcaklıkları ölçümü, kan ve idrar numunesi alımı, biyoelektrik impedans analizi (BİA) ve antropometrik ölçümleri, maksimal oksijen tüketim (VO2max) ölçümleri yapılmıştır. Spor performansının değerlendirilmesi için, el dinamometresi ölçümü, izokinetik diz kas kuvveti ve üst ekstremite kas gücü ölçümü yapılmıştır. İkinci ziyarette sporculardan 28 gün boyunca günde 1 tane besin takviyesi kullanmaları istenmiştir. Çalışmanın iki gün süren üçüncü izleminde (28 günün bitiminden sonraki 1-7 gün içerisinde) ikinci izlem kapsamındaki protokolün aynısı uygulanmıştır. İkinci ve üçüncü izlem öncesinde 3 günlük besin tüketim kayıtları alınmıştır. Çalışmanın sonunda; kurkumin kullanımı sonucunda müdahale grubundaki sporcuların UCP-1 ve PGC-1α protein düzeylerinde artış olmuştur. Kurkumin kullanan sporcuların UCP-1 protein düzeylerinin ortanca değeri 34,5 ng/mL'den 38,78 ng/mL'ye ve PGC-1α protein düzeylerinin ortanca değeri 9,45 ng/mL'den 11,32' ng/mL'ye yükselmiştir (p<0,05). Her iki gruptaki sporcuların BIA ve antropometrik ölçümlerinde anlamlı bir değişiklik olmamıştır (p>0,05). Kurkumin kullanan sporcuların DMH'leri artmıştır (p<0,05). Her iki gruptaki sporcuların VO2max ve rölatif VO2max 'leri artmıştır. Kurkumin kullanan müdahale grubundaki sporcuların VO2max ve rölatif VO2max düzeylerindeki artış plasebo grubuna göre daha fazladır (p>0,05). Kurkumin kullanan grubun anaerobik güç ve kuvvet testi sonucunda elde edilen zirve güç değerinde artış olmuştur (p<0.05). Kurkumin kullanan sporcuların 60º/sn ve 180º/sn açısal hızlarda diz fleksör ve ekstansör kas kuvvetleri ve sağ el ve sol el kavrama kuvvetleri artmıştır (p<0.05). Bu çalışma sonuçlarına göre ilk kez sporcularda 28 gün boyunca kurkumin kullanımının UCP-1 protein ve PGC-1α protein düzeylerini artırarak beyaz yağ dokuda kahverengileşmeyi olumlu etkilediği bulunmuştur. Kurkumin sporcular için KYD'yi ve spor performansını artıracak bir besin desteği olarak özellikle müsabaka döneminde kullanılabilir ve doz belirlenmesine yönelik araştırmalarda bu çalışma sonuçlarının yol gösterici olacağı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Kurkumin, kahverengi yağ dokusu, spor performansı, voleybol

Adipoz dokuKurkuminSpor+4
Ebru Arslanoğlu Badem
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kronik ayak bileği instabilitesi olan voleybolcularda denge ve patlayıcı güç üzerine morfolojik bir çalışma

Bu çalışmanın amacı kronik ayak bileği instabilitesi olan voleybolcularda gövde stabilizasyonunda görev alan kasların (transversusu abdominis, lumbar multifidus), alt ekstremite patlayıcı kuvvette rol alan kasların (vastus lateralis, gastroknemius), anteriotalofibular ligamentin morfolojik özelliklerinin denge ve patlayıcı kuvvet üzerine etkisini araştırmaktır. Çalışmaya yaşları 14-22 yıl arası olan 12 sağlıklı (kontrol grubu), 16 ayak bileği instabilitesi olan toplam 28 kadın voleybolcu dahil edildi. İnstabilite varlığı Uluslararası Ayak Bileği Konsorsiyumu'nun belirlemiş olduğu dahil edilme kriterlerine göre belirlendi. Çalışmanın ilk aşamasında sporcuların demografik bilgileri ve instabilite varlığını belirlemek için anketler sorgulandıktan sonra saha testleri gerçekleştirildi. Sporcuların alt ekstremite dinamik denge performansı Y-Denge Testi ile, patlayıcı kuvvetleri çömelerek sıçrama ve karşı tarafa sıçrama testi ile, lumbar bölge stabilizasyonu Sahrmann's Core Stabilite Testi ile değerlendiridi. Sporcuların kas morfolojik özelliklerini değerlendirmek için ultrason ölçümleri bilateral hem dinamik hem statik pozisyonda lumbar multifidus ile transversus abdominis için fasikül kalınlıkları; vastus lateralis ile lateral gastroknemius için kas kalınlığı, fasikül uzunluğu, pennasyon açısı ve anteriortalofibular ligamentin kalınlığı ve uzunluğu bilateral ölçüldü. Transversus abdominis, lumbar multifidus, lateral gastroknemius ve lumbar multifidus kaslarının hem statik hem dinamik pozisyonda morfolojik özellikleri benzerdi (p>0.05). Y-denge, kor stabilite test sonuçları ve sıçrama yükseklikleri gruplar arası benzer bulundu (p>0.05). Kontrol grubunun patlayıcı güç sonuçları instabilite grubuna göre daha yüksek bulundu (p<0,05). İnstabilite grubunda etkilenmeyen taraf vastus lateralis kas kalınlığı her iki pozisyonda ve statik pozisyonda fasikül uzunluğu ile patlayıcı kuvvet ile orta derece ilişki bulundu (sırasıyla r:0,531; r:0,636; r:0,594 p<0,05). Statik pozisyonda lumbar multifidus kas kalınlığı ile patlayıcı kuvvet arasında orta derece ilişki bulundu (r:0,515 p<0,05). Dinamik pozisyonda etkilenen taraf lateral gastroknemius pennasyon açısı ile denge testinin anterior yönüyle kuvvetli korelasyon bulundu (r: 0,738 p<0,05). İnstabilite grubunda etkilenen ve etkilenmeyen ekstremiteler arasında dinamik denge performansları benzer bulundu (p>0,05). Dinamik pozisyonda lumbar multifidus kas kalınlığı etkilenen tarafta daha fazla bulundu (p<0,05). Transversus abdominis, vastus lateralis, lateral gastroknemius kaslarının mimari özellikleri etkilenen taraf ile etkilenmeyen taraf arasında benzer bulundu (p>0,05). İnstabilite bulunan kadın voleybol sporcularında transversus abdominis, vastus lateralis ve lumbar multifidus kaslarının morfolojik özelliklerinin değiştiği, iskelet kaslarının adaptif değişiklikler gösterdiği; instabilitenin minimum sürede maksimum kontraksiyon yeteneğini azaltmasına rağmen dinamik denge performansı, kor stabilizasyon ve sıçrama yüksekliklerinde fark yaratmadığı sonucuna varılmıştır. Bu sonuçlara göre instabilite varlığının proksimal yapıları etkileyebileceği ve kronik ayak bileği instabilitesinin sadece ayak bileği ve çevresinin değerlendirilmesiyle sınırlı kalmaması gerektiği önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Sporcu, Ayak Bileği, Ultrasonografi

Ayak bileğiAyak bileği eklemiDenge+6
Merve Çömlekçi
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Elit voleybolcularda iki farklı ısınmanın sıçrama performansına etkisi

Bu çalışmanın amacı, voleybolda klasik ısınma ve kısa süreli yüksek şrddetli ısınma protokollerinin sıçrama performansına etkisinin değerlendirilmesidir. Araştırmaya, 15 Elit ve 15 Sub-Elit toplam 30 kadın (yaş: 26,53±3,71 yıl; boy:1,82±0,09 m; krlogram: 70,32±9,34 kg) voleybol oyuncusu gönüllü olarak katılmıştır. Çalışma, ön-son test yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Tüm sporcular ölçüme iki kez gelmiş ve ölçümler arası 2 gün dinlenme verilmiştir. Katılımcıların ısınma öncesi sıçrama yükseklikleri kaydedilmrştir. Daha sonra klasik voleybol ısınması (protokol-1) ve kısa süreli yüksek şrddetli ısınma (ptorokol-2) metotları uygulanmış ve her protokol sonrası 3 dikey sıçrama yaptırılmış ve en yüksek değer kaydedilmrştir. Değişken puanlarının Elit ve Sub-Elit gruplarından en az birinde normal dağılım göstermediği durumlarda Mann Whrtney U testi; her iki grupta da normal dağılım gösterdiği durumlarda bağımsız iki örneklem t testi kullanılmıştır. Elit grupta protokol-2 sıçrama performansı, protokol-1 sıçrama performansından anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur (p>0,05). Sub-Elit grupta da protokol-2 sıçrama performansı, protokol-1 sıçrama performansından anlamlı düzeyde daha yüksektir. Aynı zamanda, katılımcıların protokol -2 sıçrama performansı, protokol-1 ve başlangıç sıçrama performansından anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur (p>0,05). Çalışmada üç ayrı sıçrama testi; başlangıç ısınmadan yapılan sıçrama, klasik voleybol ısınması sonrasında yapılan sıçrama (protokol 1)ve kısa süreli yüksek şiddetli ısınmadan sonra yapılan sıçrama (protokol 2)performansları arasındaki farklılıklar incelenmiştir. Çalışmamızın, en önemli sonucu protokol-2'nin sıçrama performansı üzerindeki etkisi daha fazladır. Protokol-2' de kullanılan egzersizlerin diğer ısınma protokolüne göre nöromüsküler sistemi uyararak sıçrama performansını etkileyen uzama-kısalma döngüsünü aktive ederek kas kuvvetinin hızlıca güce dönüştürmesine olanak sağladığı düşünülmektedir.

SporSpor performansıSporcular+4
Polen Ünver
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Genç voleybol ve basketbol oyuncularında çok yönlü sıçrama kuvveti ve alt ekstremite pasif hareket aralığının karşılaştırılması

Bu çalışmanın amacı; genç voleybol ve basketbol oyuncularının çok yönlü sıçrama kuvveti ile alt ekstremite pasif eklem hareket aralığının karşılaştırılmasıdır. Araştırmada profesyonel alt yapıda oynayan 31 basketbol (yaş ortalaması: 16.23±1.08 yıl; boy ortalaması: 193.32±8.21cm; vücut ağırlığı ortalaması: 84.71±11.52kg), 25 voleybol oyuncusu (yaş ortalaması: 16.8±0.9 yıl; boy ortalaması: 193.52±6.88cm; vücut ağırlığı ortalaması: 80.72±8.41kg olmak üzere) ile, toplam 56 sporcu gönüllü olarak katıldı. Sporcuların sıçrama kuvveti için, dikey düzlemde; counter movement jump, drop jump (derinlik sıçraması) ve squat jump, yatay düzlemde; single leg triple hop test kullanıldı. Alt ekstremite pasif eklem hareket açıklığı, gonyometre ile derece cinsinden ölçüldü. Veriler, IBM SPSS Statistics 24 programında değerlendirildi. Normallik dağılımında, Shapiro Wilk test kullanıldı. Normal dağılım görüldüğünden ötürü, ikili karşılaştırmalarda bağımsız örneklem T test uygulanırken, korelasyon için Pearson korelasyon testi uygulandı. Veriler, p<0.05 güven aralığında değerlendirildi. Sonuç olarak, independent T test verileri sonucu voleybol ve basketbol oyuncularında sadece drop jump testinde sıçrama kuvveti (N) ve sertlik (kN/m) te anlamlı farklılık gözlenirken, dikey düzlem ve yatay düzlemde uygulanan diğer sıçrama testleri ile pasif eklem aralıkları arasında istatistiksel olarak farklılık görülmedi. Pasif sol ve sağ ve alt ekstremite eklem açıklığı ortalamaları incelendiğinde, sadece pasif diz fleksiyonunda kalça ekstansiyonunda anlamlı farklılık gözlemlenmektedir. Pearson korelasyon testleri sonucunda ise basketbolcular için özellikle diz fleksiyonunda pasif kalça fleksiyonunda ilişki görülürken voleybolcularda ise diz fleksiyonunda pasif kalça abdüksiyonunda ilişki görülmüştür. Pasif eklem açıklığının sıçramaya etkisi olduğu görülmektedir.

Alt ekstremiteBasketbolBasketbolcular+6
Aybars Ünel
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

10-14 yaş grubu erkek voleybolcularda bosu egzersilerinin denge üzerine etkisi

Yıldızbaş E, 10-14 Yaş Grubu Erkek Voleybolcularda Bosu Egzersizlerinin Denge Üzerine Etkisinin Araştırılması. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Van, 2019. Voleybola özgü denge antrenmanlarını destekleyecek bosu egzersizlerinin sporcularda kuvvetli bir kor bölgesinin yanı sıra denge performanslarında artışına neden olacağı gerekçesinden hareketle bu çalışmada amacımız 10-14 yaş grubu erkek voleybolcularda bosu egzersizlerinin denge üzerine etkisini araştırmaktır. Yapmış olduğumuz bu çalışmada, düzenli olarak hafta üç gün voleybol antrenmanı yapan toplam 20 voleybolcunun 10'u kontrol grubu olarak yalnızca voleybol antrenmanlarına, 10'u ise düzenli olarak yapmış oldukları voleybol antrenmanlarına ek olarak bosu egzersizlerine 12 hafta boyunca katılmışlardır. 12 hafta öncesi ve sonrası uygulanan dinamik denge ve dinamik ve statik core kuvveti ölçüm sonuçları grup içinde ve gruplar arasında karşılaştırılmıştır. Araştırmada ölçümü yapılan tüm parametreler ortalama ve standart sapma olarak sunulmuştur. Normallik dağılımı Shapiro-Wilk Testi ile incelenmiştir. Veriler normal dağılım göstermediği için deney ve kontrol gruplarının karşılaştırılmasında Mann-Whitney U testi antrenman öncesi ve sonrası değişimin belirlenmesinde Wilcoxon testi uygulanmıştır. İstatistiksel önem düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, on iki hafta süresince uygulanan voleybol egzersizlerine ek olarak uygulanan bossu egzersizleri sonrasında deney grubunun dinamik denge ATE ölçümlerinde sağ bacak ATE ortalama değerlerinde 46.5±11.1'den 38.6±9.4'e ve çift bacak ATE ortalama değerleri 40.1±6.2'den 32.8±7.6'ya istatistiksel açıdan anlamlılık bir düşüş tespit edilmiştir (p<0.05). Kontrol grubunda ise egzersiz programı sonrası istatistiksel açıdan anlamlı bir değişiklik tespit edilmemiştir (p>0.05). Dinamik ve statik core kuvvet ölçümlerinin ortalama değerlerinde plank süresi 33.7±10.1 sn'den 54.0±9.2 sn'ye ve sağ bacak plank süresi 10.9±2.5 sn'den 25.2±6.7 sn'ye yükselerek istatistiksel açıdan anlamlılık elde edilirken sol bacak plank süresinde bir değişim görülmemiştir (p<0.05). Elde ettiğimiz araştırma sonuçları ile literatür taraması göz önüne alındığında dinamik dengede meydana gelen bu gelişimin bosu ile yapılan denge egzersizlerinin sonucu olduğu düşünülmektedir. Aynı zamanda bosu ile yapılan denge egzersizlerinin alt ekstremite kaslarında kuvvet artışına neden olabileceği düşüncesine ulaşılmıştır. Dinamik ve statik core kuvvet testlerinin değerlendirilmesi neticesinde voleybolcuların sol bacak plank süresi hariç plank ve sağ bacak plank süreleri ortalama değerlerinde kor kuvveti kapsamında uygulanan bosu egzersizlerinin kor bölgesi kas kuvvet üzerine yaratmış olduğu olumlu etkiler kaynaklı olduğu düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Antropometrik Ölçümler, Voleybol, Core Kuvveti, Denge Dinamik Denge.

DengeDinamik dengelemeEgzersiz+6
Erdi Yıldızbaş
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessEN

The influence of pliometric training with different weight waistcoast on vertical jump height of female volleyball between the ages of 14-17

It is known that pliometric exercises make a positive contribution to the vertical jumping performances of volleyball players. The aim of this research is to look at the effect of pliometric training on the vertical jump of women volleyball players aged 14-17 who are playing volleyball actively. For this purpose, 31 female volleyball players between the ages of 14-17, who were students at the Nene Hatun Vocational and Technical Anatolian High School in Van and played actively in the Volleyball branch in 2018-2019, were included. Two groups of volleyball players were separated by coin random method. Different weight vests, corresponding to 5% and 10% of the two groups' weight, were dressed and included in the 9-week pliometric training program. The measure of height, weight, body mass index, vertical jump and leg strength measurements were made before and after the training, and the data were recorded as the first test and the last test. In the analysis of the data obtained in the study, the licensed SPSS 22.0 package program was used. Shapiro-Wilk test was used for normal distribution of the data. Mann-Whitney U test was used for comparison between groups. In the comparison between the pre-test and the post-test, the Wilcoxon signed rank test was used. While the vertical bounce pretest of the group who wore a 5% weight vest was 31.6, this ratio increased by 3.1 in the last test and was 34.7 (p <0.05). While the pre-test of the group dressed in a 10% weight vest was 31.7, this rate increased by 2.8 in the post-test and became 34.5. (p <0.05). Based on the data obtained, as a result of our research, the development of the 5% weight vest in the vertical jump test was higher than the 10% weight vest group (p <0.05).

WeightVertical jumpingWomen+5
Necip Arman
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Fonksiyonel egzersiz bandı kullanarak yapılan direnç antrenmanlarının voleybol performansına etkisi

Araştırmanın amacı14-16 yaş grubu erkek voleybol sporcularında Fonksiyonel egzersiz bandı (TRX), sadece standart voleybol antrenmanı ve kendi vücut ağırlığıyla (şınav, mekik, sağlık topu fırlatma ve dikey sıçrama) yapılan voleybol antrenmanlarının sporculara etkisinin belirlenmesidir. Araştırmada 30 sporcu (n=30) 3 deney grubuna ayrılarak 1. Deney grubu fonksiyonel egzersiz bandıyla, 2. Deney grubu sadece voleybol antrenmanıyla ve 3.deney grubu ise kendi vücut ağırlığıyla (şınav, mekik, dikey sıçrama ve sağlık topu fırlatma) 10 hafta boyunca düzenli antrenman gerçekleştirdiler. Araştırma sonucunda deney grupları hem kendi içerisinde hem de diğer gruplarla kıyaslanarak, hem SPSS programı yardımıyla ve hem de yüzdesel olarak gelişim düzeyleri analiz edildi. Araştırma sonuçlarına göre, TRX (Fonksiyonel Egzersiz Bandı) kullanarak çalışma yapan voleybol sporcularının antropometrik, 100 m koşu ve performans gelişimleri diğer voleybol sporcularına göre daha yüksek düzeyde olduğu belirlendi. TRX kullanılarak yapılan direnç egzersizlerinin voleybol performansına gelişimini olumlu yönde etkilediğinden dolayı voleybol antrenmanlarında yer alması önerilebilir.

AntrenmanEgzersizFiziksel dayanıklılık+6
Semih Dağdeviren
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim çağındaki öğrenciler üzerinde yapılan unilateral pliometrik antrenmanın dinamik denge ve diz proprisepsionu üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı; unilateral pliometrik antrenmanın dinamik denge ye-tisi ve diz propriosepsiyon duyusu üzerine etkisinin olup olmadığını, etkiliyse ne derecede etkili olduğunu incelemektir. Çalışmaya 12-14 yaş aralığında 16 kadın voleybol sporcusu katıldı. İlköğretim çağındaki bireylerden rastgele seçilen bu 16 sporcu 8'i deney grubu, 8'i kontrol grubu olmak üzere ikiye ayrıldı. Deney grubu-na, 8 hafta boyunca unilateral pliometrik antrenman programı uygulandı. Kontrol grubu, normal voleybol antrenmanlarına devam etti. Araştırma öncesi ve sonrası ön test ve son test ölçümleri alındı. Ölçümlerde dinamik denge için Y denge testi, diz propriosepsiyonu için dijital gonyometre ile diz eklemi 30°, 45° ve 60° eks-tansiyon ölçümleri alınmıştır. Veriler SPSS 25 paket programı ile analiz edilmiştir. Grupların normal dağılım gösterdiği tesbit edilmiş olup 2'li değişkenler için Inde-pendent Samples T testi, ikiden fazla gruplar için One-Way Anova testi uygulan-dı. Bulgular incelendiğinde deney grubunda Y Denge sol ön/son test sonuçları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmaktadır (p<0,05). Y denge sol son test sonuçları anlamlı derecede yüksektir. Y Denge sağ ön/son test so-nuçları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmaktadır (p<0,05). Y denge sağ son test sonuçları anlamlı derecede yüksektir. Diz propriosepsiyon 45°ön/son test sonuçları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulun-maktadır (p<0,05). Diz propriosepsiyon 45° son test sonuçları anlamlı derecede yüksektir. Diğer değişkenlerin ön/son test düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır (p>0,05). Sonuç olarak, araştırmada elde edilen bulgular ışığında ön testlerde tespit edilen dinamik denge ve diz proprio-sepsiyon ölçüm sonuçlarının son testlerde gelişmeler göstermesiyle, unilateral pliometrik antrenman protokolünün, dinamik denge ve diz propriosepsiyonu üze-rinde etkili olduğu sonucu elde edilmiştir. Anahtar sözcükler: pliometrik antrenman, propriosepsiyon, dinamik denge, uni-lateral.

DengePliometrik antrenmanPropriyosepsiyon+4
Erkut Oflu
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İzmir ilindeki profesyonel liglerde mücadele eden futbol, basketbol, voleybol ve hentbol branşlarındaki erkek sporcuların saldırganlık düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırma İzmir ilindeki profesyonel liglerde mücadele eden Futbol, Basketbol, Voleybol ve Hentbol branşlarındaki erkek sporcuların saldırganlık düzeylerini incelemek amacıyla planlanmıştır. Yöntem: Çalışma kapsamında toplam 158 (Futbol:46, Basketbol:38, Voleybol:29, Hentbol:45) erkek sporcu ile çalışılmıştır. Verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından oluşturulan 10 maddelik 'Kişisel Bilgi Formu' ve İpek İLTER (Kiper)(1) tarafından geliştirilen 30 maddelik 'yıkıcı saldırganlık', 'atılganlık' ve 'edilgen saldırganlık' olmak üzere üç alt boyutlu 'Saldırganlık Envanteri' kullanılmıştır. Bulgular: Araştırma grubunun kişisel özelliklerine ilişkin analizinde büyük çoğunluğunun (%69, n=109) 18-25 yaş aralığında, %83.5(n=132)'inin boylarının 1,80m'nin üzerinde ve yine büyük çoğunluğunun (%65.2 n=103) üniversite mezunu olduğu belirlenmiştir. Araştırmaya katılan sporcuların %29.1'ini futbol , %24.1'ini basketbol, %18.4'ünü voleybol, % 28.5'ini hentbol branşı oluşturmaktadır. Branşlara göre bakıldığında sadece atılganlık alt boyutunda futbol ile voleybol arasında anlamlı bir fark belirlenmiştir( F =3.206; p=0.025; tukey=0.015). Sporcuların anne- baba eğitim durumlarına göre saldırganlık düzeyleri incelendiğinde, üniversite mezunu annelerin ve babaların çocukları ile lise mezunu anne-babaların çocukları arasında atılganlık alt boyutunda anlamlı bir fark bulunmuştur (anne eğitim: F=2.601; p=0.038; tukey=0.035) (baba eğitim: F=4.611; p=0.02; tukey=0.02). Sporcuların düzenli kitap okuma alışkanlığına göre saldırganlık alt boyutları incelendiğinde atılganlık alt boyutunda anlamlılık bulunmuştur (t=2.196; p=0.030). Sonuç: Sonuç olarak; saldırganlık düzeylerine göre bakıldığında branşların genel saldırganlık düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Sadece futbol oynayanların, voleybol oynayan sporculara göre daha atılgan oldukları belirlenmiştir. Üniversite mezunu anne ve babaların sporcu çocukları, lise mezunu anne ve babaların çocuklarına göre daha atılgan oldukları tespit edilmiştir. Düzenli kitap okuma alışkanlığına sahip sporcuların da düzenli kitap okumayan sporculara göre daha atılgan oldukları belirlenmiştir. Anahtar kelimeler; profesyonel lig, saldırganlık, sporcu.

BasketbolcularErkeklerFutbolcular+5
Efkan Çiloğlu
Uşak University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sporda stresle başa çıkma stratejileri açısından amatör lig Futbol ve Voleybol sporcularının karşılaştırılması

Bu araştırmada, Sporda Stresle Başa Çıkma Stratejileri Envanteri kullanılarak amatör lig futbol ve voleybol takımı sporcularının stresle başa çıkma tarzlarındaki farklılıkların karşılaştırılması amaçlanmıştır. Araştırmanın evreni Uşak ilinde bulunan sporcu bireylerden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, random yöntemi ile seçilmiş olan, 17-45 yaş arası 73 kadın ve 59 erkek toplam 132 sporcu bireyden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından hazırlanmış kişisel bilgi formuna ek olarak, Gaudreau ve Blondin (2002) tarafından Kanada'da geliştirilen ölçek, sporcuların yarışma sırasında kullandıkları başa çıkma stratejilerini değerlendirmek amacıyla geliştirilmiştir. Toplam 10 alt ölçekten oluşmaktadır ve alt ölçeklerin bir tanesi 3 maddelik, 9 tanesi de 4'er maddeliktir. Alt ölçekleri; düşünce kontrolü, hayal etme, gevşeme, çaba sarf etme, zihinsel analiz, destek arama, hoşa gitmeyen duyguların ifade edilmesi, zihinsel karmaşa, çekilme ve sosyal geri çekilme olarak adlandırılmıştır. Araştırmanın sonucunda sporcular arasında branş, cinsiyet ve yaş değişkenleri bakımından anlamlı farklılıklar bulunmuş olup, spor yaşı değişkeni bakımından anlamlı bir fark görülmemiştir. Anahtar kelimeler: Spor, stres, stresle başa çıkma.

Başa çıkmaFutbolcularSpor+5
Ersoy Başakcıoğlu
Uşak University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Adölesan voleybol oyuncularında torakal kifoz ile servis hızı ve omuz kas kuvveti arasındaki ilişki

Bu çalışmanın amacı adölesan voleybol oyuncularında torakal kifoz ile servis hızı ve omuz kas kuvveti arasındaki ilişkiyi araştırmaktı. Çalışmaya 14-18 yaş aralığında 40 (20 kadın, 20 erkek) adölesan voleybol oyuncusu dahil edildi (Yaş: 16,3±0,76 yıl, Vücut Kütle İndeksi: 20,3±1,69 kg/m2). Sporcuların omuz internal ve eksternal eklem hareket açıklığı ölçümleri manuel gonyometre ile, torakal kifoz ölçümleri Spinal Mouse ile, servis hızı ölçümleri radar tabancası ile, omuz internal ve eksternal rotator konsantrik kas kuvvet ölçümleri 60°/sn ve 300°/sn açısal hızlarda IsoMed 2000® izokinetik dinamometre ile ve patlayıcı kuvvet ölçümleri tek kol sağlık topu fırlatma testi ile yapıldı. Değişkenler arası ilişki Pearson Korelasyon testi ile incelendi. İstatistiksel analiz sonucunda; torakal kifoz ile servis hızı arasında ters yönlü, orta dereceli (r=-0,452) ilişki bulundu (p<0,05). Benzer şekilde torakal kifoz ile 60°/sn açısal hızdaki omuz eksternal rotator kas kuvveti (r=-0,463) arasında da ters yönlü, orta dereceli ilişki bulundu (p<0,01). Torakal kifoz ile 60°/sn açısal hızdaki omuz internal rotator kas kuvveti (r= -0,272) ve 300°/sn açısal hızdaki omuz eksternal ve internal rotator kas kuvvetleri (sırasıyla, r=-0,061, r=-0,250) arasında anlamlı ilişki bulunmadı (p>0,05). Bu çalışmanın sonuçları adölesan voleybol oyuncularında torakal kifoz artışının servis hızı ve omuz eksternal rotator kas kuvvetini negatif yönde etkileyebileceğini göstermektedir. Bu bilgiler ışığında; adölesan voleybolcularda düzenli olarak yapılacak postür değerlendirmesinin bireye özgü antrenman ve egzersiz programlarının oluşturulması açısından önemli olduğunu düşünmekteyiz. Değerlendirme sonucu elde edilen bulgulara göre verilecek torakal postür egzersizleri de sporcularda performans gelişimi sağlanması ve yaralanmaların önlenmesi açısından faydalı olabilir.

ErgenlerKas kuvvetiKifoz+6
Damla Arslan
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kadınlar voleybol 1. Liginde oynayan profesyonel sporcuların voleybol branşına yönelmesinde aile, çevre ve toplum unsurlarının etkisinin araştırılması

Bu araştırmada profesyonel voleybolcuların voleybol branşına yönelmesinde aile, çevre ve toplum unsurlarının etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında bireylerin spora başlama teşvik, sporu profesyonel bir şekilde devam ettirme ve spordan beklentilerinin yaş, ailesinde sporcu birey bulunup bulunmama, kardeş sayısı ve spora başlama yaşı değişkenlerine göre anlamlı olarak farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Araştırma grubu yaşları 15 ile 38 arasında değişen ve kadınlar voleybol 1. liginde oynayan profesyonel sporculardan oluşmaktadır. Araştırmaya katılacak kişiler belirlenirken uygun örnekleme yönteminden yararlanılmıştır. Bu araştırma betimsel yöntemle gerçekleştirilmiştir. Araştırma doğrultusunda genel tarama modellerinden biri olan ilişkisel tarama modeli tercih edilmiştir. Araştırmada Kişisel Bilgi Formu, ve sporcuların voleybola başlama nedenlerini belirlemek amacıyla kullanılacak ölçek ile veriler elde edilmiştir. Veriler IBM SPSS 22 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin yorumlanmasında hata payı .05 olarak kabul edilmiştir. Verilerin analizi yapılırken ilk olarak her bir alt probleme göre uç değer analizi gerçekleştirilmiştir. Uç değer gösteren herhangi bir verinin bulunmadığı görülmüştür. Ardından 102 veri ile normallik incelemelerine geçilmiştir. Normallik incelemesi yapılırken öncelikle her bir alt grubun çarpıklık ve basıklık değerlerine bakılmış, değerlerin +1,5 ve –1,5 arasında yer almadığı görülmüştür. Bu doğrultuda istatistiksel işlem olarak Man Whitney U ve Kruskal Wals H analizleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda voleybolcuların spordan beklenti alt boyutu yaş, kardeş sayısı ve spora başlama yaşı değişkenlerine göre istatistiksel açıdan anlamlı bir fark bulunmuştur. Voleybolcuların spora teşvik alt boyutunda kardeş sayıları değişkenine göre anlamlı bir farklılık tespit edilirken. Voleybolcuların spora başlama yaşlarına göre sporla uğraş ve spordan beklenti boyutunda farklılık bulunmuştur.

AileKadın voleybolcularSpor+6
Ertan Tunçel
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Voleybol ve futbolcularda kendi kendine uygulanan miyofasyal gevşetme hareketlerinin akut esneklik, kuvvet ve denge üzerine etkisinin incelenmesi

İnsan vücudu birçok karmaşık yapıdan oluşmaktadır. Spor bilimciler, antrenörler ve spor camiası içerisinde yer alan kişiler esneklik motorik özelliği üzerine araştırmalara yer vermektedirler. Antrenman veya müsabaka öncesi bireylere hangi esneklik protokolü uygulaması yapılması araştırmalara sıkça konu olmuştur. Çalışmanın amacı voleybol ve futbol branşlarıyla ilgilenen bireylerin kendi kendine uyguladığı miyofasyal gevşetme uygulamalarının akut esneklik ve kuvvet, denge üzerine etkisini anlamlı veya anlamsız olup olmadığını irdelemektir. Araştırmaya, İstanbul ilinde bulunan Büyükçekmece Voleybol Akademi sporcuları 10 kız voleybolcu ve İstanbul Bafra Spor Kulübü futbol altyapı sporcuları 10 erkek sporcu katılmıştır. Kendi Kendine Miyofasyal Gevşetme(KKMG) hareketleri gruplara foam roller ile uygulanmıştır. Veri toplama aracı olarak öncelikle bireylerin antropometrik ölçümleri boy uzunlukları, vücut ağırlıkları, beden kütle indeksleri ile çap ölçümlerinden biacromial, biiliak ve femur bikondiller alınmıştır; çevre ölçümlerinden göğüs, karın, uyluk çevreleri ölçülmüştür; uzuv uzunluklarından kol, gövde ve bacak uzunlukları tamamlandıktan sonra flamingo denge testi, stork denge testi, yüzüstü köprü(plank), baş üstü geriye sağlık topu atma testi ve gonyometre ile omuz, diz ve ayak bileği eklemleri ile kas esneklikleri testleri yapılmıştır. Veriler SPSS(Statistical Package for Social Sciences) 25. 0 paket programı kullanılmıştır. Veriler ortalama ve standart sapma olarak verilmiştir. Verilerin spss programı üzerinden tanımlayıcı istatistikler hesaplanmıştır ve ardından verilerin normallik testi için Shapiro-Wilk analizi yapılmıştır. Grupların sonuçlarını istatistiksel olarak incelemek için Wilxocon testi uygulanmıştır. Gruplar arası farklılıkları belirlemek amacıyla Mann - Whtitney U Testi ile analiz edilmiştir. Yapılan analizler p<0.05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Denek gruplarından futbolcu ve voleybolcuların ön test değerleri karşılaştırıldığında: Esneklik Latissimus Dorsi Bitiş, Esneklik Hamstring Bitiş, Esneklik Gastrocnemius Bitiş, Flamingo Test(Hata), Stork Test(Sn), Plank Test(Sn) testlerinde anlamlı farklılık bulunmamıştır. Sağlık Topu Test(m) sonucunda ise anlamlı farklılık bulunmuştur(p<0,05). Futbolcu ve voleybolcuların son test değerleri karşılaştırıldığında: Esneklik Latissimus Dorsi Bitiş, Esneklik Hamstring Bitiş, Esneklik Gastrocnemius Bitiş, Flamingo Test(Hata), Stork Test(Sn), Plank Test(Sn) testlerinde anlamlı farklılık bulunmamıştır. Sağlık Topu Test(m) sonucunda ise anlamlı farklılık bulunmuştur(p<0,05). Futbolcu ön test- son test değerleri karşılaştırıldığında: Esneklik Latissimus Dorsi Bitiş testinde anlamlı farklılık bulunmuş(p<0,05); Esneklik Hamstring Bitiş, Esneklik Gastrocnemius Bitiş, Flamingo Test(Hata), Stork Test(Sn), Plank Test(Sn) ve Sağlık Topu Test(m) testlerinde anlamlı farklılık bulunmamıştır(p<0,05). Voleybolcuların ön test- son test değerleri karşılaştırıldığında, Esneklik Latissimus Dorsi Bitiş ve Sağlık Topu Test (m) testinde anlamlı farklılık bulunmuş(p<0,05); Esneklik Hamstring Bitiş, Esneklik Gastrocnemius Bitiş, Flamingo Test(Hata), Stork Test(Sn), ve Plank Test(Sn) testlerinde anlamlı farklılık bulunmamıştır(p<0,05). Araştırmamızın sonucunda foam roller ekipmanının antrenman veya müsabakalarda kullanılmasına yönelik uygulamalarında futbolcu ve voleybolcular için ortak olarak latissimus dorsi kası esnekliğini ve omuz eklemi hareket açıklığının arttırdığı gözükmektedir. Voleybolcularda ise yapılan roller sonrası üst ekstrimite kuvvetinde artış görülerek bu özelliklere olumlu yönde katkı sağladığı sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: kuvvet, denge, antropometrik, miyofasyal gevşetme, esneklik

AntropometriDengeEsneklik+7
Kanıt Alim
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yaratıcı drama programının iletişim, kendine güven ve takım birlikteliği üzerine etkisi: Elit kadın voleybolcular örneği

Bu araştırmada, yaratıcı drama programının elit kadın voleybolcuların uyum, iletişim ve güven düzeylerine etkisinin belirlenmesi amacıyla öntest-sontest kontrol gruplu deneysel araştırma modeli uygulanmıştır. Araştırmada 3 farklı ölçek kullanılmıştır. Bunlar ; İletişim Yeterlilik Ölçeği (Wiemann, 1977; Koca ve Erigüç 2017), Sporda Kendine Güven Kaynakları Ölçeği (Walley vd., 1988; Miçoğulları ve Kirazcı, 2010), Takım Birlikteliği Envanteri (Carron vd., 1985 ; Unutmaz , Kiremitçi ve Gencer, 2011) . Sporda Kendine Güven Kaynakları ölçeğininin Cronbach Alfa güvenirlik katsayısı, birinci takımda hesaplanan Cronbach Alfa katsayısı değeri 0,864, ikinci takımda hesaplanan Cronbach Alfa katsayısı değeri 0,955, üçüncü takımda hesaplanan Cronbach Alfa katsayısı değeri 0,939'dur. Takım bireyleri kaynaklarına ilişkin ölçeğin Cronbach Alfa katsayısı değeri, ölçme aracının homojenliğinin bir göstergesi olup, birinci takımda hesaplanan Cronbach Alfa katsayısı değeri 0,713, ikinci takımda hesaplanan Cronbach Alfa katsayısı değeri 0,616, üçüncü takımda hesaplanan Cronbach Alfa katsayısı değeri 0,731'dir. İletişim düzeyi kaynaklarına ilişkin ölçeğin Cronbach Alfa katsayısı değeri, birinci takımda hesaplanan Cronbach Alfa katsayısı değeri 0,793, ikinci takımda hesaplanan Cronbach Alfa katsayısı değeri 0,858, üçüncü takımda hesaplanan Cronbach Alfa katsayısı değeri 0,685'dur. Verilerin analizi SPSS 26,0 isimli paket programda gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde, grup içi ve gruplar arası tanımlayıcı istatistik yapılmıştır. Bu bulgulara bakıldığında grupların parametrik olarak dağıldığı gözlemlenmiştir. Kulanmış olduğumuz ölçekler ile deney ön test & son test ile kontrol grubu ön & son test arasında karşılaştırmalı analiz yapılmıştır, bu analizde ANOVA' dan faydalanılmıştır. Bu analiz sonucunda aralarında anlamlı sonuç çıkması halinde Post Hoc Tukey testinden yararlanılmıştır. Araştırmada fonksiyonel ilişki düzeyini görebilmek için çoklu Regresyon analizinden faydalanılmıştır. Bu değişkenler arasında doğrusal ilişkiler tespit edilmiştir. Her bir değişken arasında ilişki katsayısını görebilmek için Pearson Corelation testinden yararlanılmıştır. Bu araştırma 2020-2021 Türkiye voleybol profesyonel 2.ligi, Küçükçekmece voleybol kulübünden, 30 elit kadın voleybolcuyla yapılmıştır. Deney grubunun tamamı ortaöğretim mezunudur. Kontrol grubunun, %13,3'ü ise lisans mezunudur. 30 kişilik sporcu grubunda ortalama yaşlar 15 olup, deney grubu en az 13 , en fazla 17, kontrol grubu en az 13 en çok 26 yaşındadır. Gruplarda sporculuk deneyimi ortalaması deney grubunda 4 yıl, kontrol grubunda 7 yıl, yarışma deneyimleri ortalaması ise deney grubu 4 yıl kontrol grubu da 5 yıldır. Bulgulara göre, 8 oturumluk yaratıcı drama programının sporcularda uyum, kendine güven ve iletişim düzeyine etkisi, yaratıcı drama eğitimi alan voleybolcular (deney grubu) ile yaratıcı drama eğitimi almayan voleybolcular (kontrol grubu) arasında istatiksel olarak anlamlı bir farklılık olduğunu göstermiştir. Araştırmanın amacı doğrultusunda yapılan alan yazın incelemesinde, sporcularda yaratıcı drama programının iletişim, kendine güven ve takım birlikteliği üzerinde ki etkisinin ölçümlendiği bir çalışmaya rastlanmamış olması bu çalışmanın özgünlüğünü ortaya koymaktadır. Bilimsel bilginin kademe kademe yükselebileceği gereğinden hareketle tasarlanan bu çalışmanın bilim insanlarına, psikolojik performans danışmanlarına, sporun yöneticilerine, antrenörlere, sporculara ve yeni araştırmacılara ışık tutacağı ve alan yazında önemli bir boşluğu doldurarak literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Grup iletişimiSpor kulüpleriSporcular+7
Cüneyt Ensari Yolcu
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Voleybolcularda pliometrik, nöromuskuler egzersizler ile graston myofasyal gevşeme tekniğinin dikey sıçramaya etkisi

Bu araştırmanın amacı voleybolcularda uygulanan pliometrik ve nöromusküler egzersizler sonrası uygulanan graston myofasyal gevşetme tekniğinin dikey sıçrama, esneklik ve dinamik denge performanslarına etkisinin incelenmesidir. Çalışmaya İstanbul Gelişim Üniversitesinde öğrenimlerini sürdüren ve erkek voleybol takımında faal olarak oynayan (n=10) voleybolcular katılmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda araştırma yöntemi tek grup ön-test son-test deseni olan zayıf deneysel desen kullanılmıştır. Çalışma grubuna ön test ölçümleri sonrasında 6 hafta süresince haftada 3 gün pliometrik ve nöromusküler egzersiz programları uygulanmış ve haftanın son egzersiz çalışması sonunda graston myofasyal gevşetme tekniği uygulanmış ve egzersiz programı tamamlandıktan sonra son test ölçümleri yapılmıştır. Çalışma grubuna ön-test ve son-testlerde vücut ağırlığı ve boy, dikey sıçrama testi, esneklik testi, beden kütle indeksi, biyoelektrik impedans ölçümü, dinamik denge ölçümleri yapılmıştır. Elde edilen bulgular SPSS 25.0 paket programı aracılığı ile yapılmıştır. Veriler bağımlı gruplarda t testi (paired t-test) ile analiz edilmiştir. Çalışma grubunun vücut ağırlığı, iskelet kas ağırlığı, vücut yağ ağırlığı, beden kütle indeksi ve vücut yağ oranı ön-test ve son-test karşılaştırmaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır (p>0,05). Dikey sıçrama, otur-uzan ve denge parametreleri ön-test ve son-test sonuçları değerlendirildiğinde istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılığa rastlanmıştır (p<0,05). Sonuç olarak yapılan çalışmada graston tekniği ile desteklenmiş pliometrik ve nöromusküler egzersizlerin dikey sıçrama, esneklik ve denge parametrelerine olumlu etkisi olduğu tespit edilmiştir.

EgzersizMiyofasyal gevşeme tedavisiPolimetrik antrenman programı+4
Kamil Çevik
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Mükemmeliyetçilik, psikolojik-taktiksel beceriler, yarışma yönelimleri ve spor yaralanma kaygısı arasındaki ilişkiler

Bu araştırmanın amacı, mükemmeliyetçilik, psikolojik-taktiksel beceriler, yarışma yönelimleri ve spor yaralanma kaygısı arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. İlişkisel tarama deseninde tasarlanan çalışmada kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Çalışmaya 450 profesyonel takım - basketbol, voleybol, futbol - sporcusu katılmıştır. Katılımcılara, Kişisel Bilgi Formu, APS Mükemmeliyetçilik Ölçeği, Sporcuların Psikolojik Becerilerini Değerlendirme Ölçeği, Sporda Taktiksel Beceriler Envanteri, Yarışma Yönelimleri Ölçeği ve Spor Yaralanması Kaygı Ölçeği uygulanmıştır. Veriler; betimsel istatistikler, bağımsız gruplar için t-testi, tek yönlü varyans analizi, Pearson korelasyon ve hiyerarşik regresyon analizleriyle sınanmıştır. Tanımlayıcı değişkenlerin araştırma değişkenleri açısından farklılıklarının analizinde, yüksek standartlar kadınlar lehine anlamlı bulunmuştur. Futbolcuların çelişkileri voleybolculardan, tatminsizlik, zorluklarla baş edebilme yeteneği, baskı altında iyi performans gösterebilme, pozisyon alma ve karar verme ile çatışmaları voleybol ve basketbolculardan, genel psikolojik beceriler, değişen durumlarda hareket etme, hayal kırıklığına uğratma ve spor yaralanması genel kaygıları basketbolculardan fazladır. Futbol ve voleybolcuların; konsantrasyon, hedef belirleme ve mental hazırlık, top hareketlerine dair bilgi sahibi olma, rakiplerini tanıma, sporda genel taktiksel beceriler ve sosyal desteği kaybetme kaygıları basketbolculardan fazladır. Spor deneyimi 6-10 yıl olanların; yüksek standartlar, düzen, tatminsizlik, hedef belirleme ve mental hazırlık, baskı altında iyi performans gösterebilme ve genel psikolojik becerileri 1-5 yıl deneyimlilerden fazladır. 6-10 yıl deneyimlilerin çatışma ve yeniden yaralanma kaygıları 1-5 yıl ile 16 yıl ve üzeri, yeteneğini kaybetme, zayıf algılanma, hayal kırıklığına uğratma, sosyal desteği kaybetme ve spor yaralanması genel kaygıları 11-15 ile 16 yıl ve üzeri deneyimlilerden fazladır. 1-5 yıl deneyimlilerin hayal kırıklığına uğratma kaygıları 16 yıl ve üzeri deneyimlilerden fazladır. 11-15 yıl deneyimlilerin; yüksek standartları 1-5 ile 16 yıl ve üzeri deneyimlilerden, düzen, genel psikolojik ve genel taktiksel becerileri, pozisyon alma ve karar verme ile top hareketlerine dair bilgi sahibi olmaları 1-5 ile 6-10 yıl deneyimlilerden, konsantrasyon, güven ve başarı motivasyonu, hedef belirleme ve mental hazırlık, baskı altında iyi performans gösterebilme, değişen durumlarda hareket etmeleri 1-5 yıl deneyimlilerden, öğrenmeye açıklıkları tüm diğerlerinden, çatışmacılıkları 16 yıl ve üzeri deneyimlilerden fazladır. Konsantrasyon, endişelerden kurtulmak, pozisyon alma ve karar verme, top hareketlerine dair bilgi sahibi olma ile sporda genel taktiksel beceriler milliler lehine yüksektir. Millilerin çatışma ve tüm spor yaralanması kaygı puanları milli olmayanlardan düşüktür. Yaralanma geçmişi olanların yüksek standartlar, düzen, tüm psikolojik beceri boyutları, değişen durumlarda hareket etme ve acı çekme kaygıları yaralanma geçmişi olmayanlardan yüksek olurken çelişkileri düşüktür. Araştırma değişkenlerinin korelasyonel analizine göre; yüksek standartlar endişelerden kurtulmak hariç tüm mükemmeliyetçilik, psikolojik-taktiksel beceriler, iş birliği ve çatışmayla pozitif, acı çekme ve yeniden yaralanma kaygısı dışında tüm yaralanma kaygısı boyutlarıyla negatif ilişkilidir. Düzen, endişelerden kurtulmak hariç tüm mükemmeliyetçilik, psikolojik-taktiksel beceriler boyutları ve iş birliğiyle pozitif, sosyal desteği kaybetme kaygısı hariç tüm yaralanma kaygısı boyutlarıyla negatif ilişkilidir. Çelişki; yüksek standartlar, düzen, tatminsizlik, rakiplerini tanıma, iş birliği, çatışma ve sosyal desteği kaybetme ile yeniden yaralanma kaygısı hariç tüm spor yaralanma kaygısı boyutlarıyla pozitif, öğrenmeye açık olabilme, güven ve başarı motivasyonu, endişelerden kurtulmak ve genel psikolojik becerilerle negatif ilişkilidir. Tatminsizlik; yüksek standartlar, düzen, çelişki, zorluklarla baş edebilme, konsantrasyon, hedef belirleme ve mental hazırlık, baskı altında iyi performans gösterebilme, genel psikolojik beceriler, tüm taktiksel beceri boyutları, çatışma, yeteneğini kaybetme, zayıf algılanma, hayal kırıklığına uğratma ve sosyal desteği kaybetme kaygısıyla pozitif, öğrenmeye açık olabilmeyle negatif ilişkilidir. Zorluklarla baş edebilme, baskı altında iyi performans gösterebilme ve konsantrasyon; çelişki ve endişelerden kurtulmak hariç tüm mükemmeliyetçilik, psikolojik-taktiksel beceriler ve yarışma yönelimleri boyutlarıyla pozitif ilişkilidir. Zorluklarla baş edebilme acı çekme ve yeniden yaralanma kaygısıyla negatif ilişkili olurken baskı altında iyi performans gösterebilme acı çekme ve yeniden yaralanma kaygısı hariç tüm spor yaralanması kaygı boyutlarıyla pozitif ilişkilidir. Ayrıca, zorluklarla baş edebilme ve konsantrasyon sosyal desteği kaybetme kaygısıyla pozitif ilişkilidir. Öğrenmeye açık olabilme ile güven ve başarı motivasyonu; yüksek standartlar, düzen, tüm psikolojik-taktiksel beceri boyutları ve iş birliği ile pozitif, çelişki ve spor yaralanma kaygısının tüm boyutlarıyla negatif ilişkilidir. Öğrenmeye açık olabilme ayrıca tatminsizlik ve çatışmayla negatif ilişkilidir. Hedef belirleme ve mental hazırlık; çelişki, endişelerden kurtulmak ve genel psikolojik beceriler dışında tüm mükemmeliyetçilik, psikolojik-taktiksel beceri boyutları, iş birliği ve sosyal desteği kaybetme kaygısıyla pozitif ilişkilidir. Endişelerden kurtulma; öğrenmeye açık olabilme, güven ve başarı motivasyonu ile genel psikolojik becerilerle pozitif, çelişki, çatışma ve spor yaralanma kaygısının tüm boyutlarıyla negatif ilişkilidir. Pozisyon alma ve karar verme, top hareketlerine dair bilgi sahibi olma ve değişen durumlarda hareket etme; çelişki ve endişelerden kurtulmak dışında tüm mükemmeliyetçilik, psikolojik-taktiksel beceri boyutları ve iş birliğiyle pozitif ilişkilidir. Ayrıca, değişen durumlarda hareket etme çatışmayla pozitif, pozisyon alma ve karar verme spor yaralanma kaygısının tüm boyutlarıyla negatif ilişkilidir. Top hareketlerine dair bilgi sahibi olma, sosyal desteği kaybetme kaygısıyla pozitif, tüm diğer spor yaralanma kaygısı boyutlarıyla negatif ilişkilidir. Rakiplerini tanıma; endişelerden kurtulmak dışında tüm mükemmeliyetçilik, psikolojik-taktiksel beceri ve yarışma yönelimleri boyutlarıyla pozitif, zayıf algılanma, acı çekme, yeniden yaralanma ve spor yaralanması genel kaygısıyla negatif ilişkilidir. Spor yaralanması kaygısını yordayan değişkenlerin saptanması için yapılan hiyerarşik regresyon analizlerine göre; yüksek standartlar, öğrenmeye açık olabilme, güven ve başarı motivasyonu, pozisyon alma ve karar verme, milli sporculuk durumu yeteneğini kaybetme kaygısının negatif, konsantrasyon, hedef belirleme ve mental hazırlık, baskı altında iyi performans gösterebilme ve çatışma pozitif yordayıcılarıdır. Zayıf algılanma kaygısını; yüksek standartlar, öğrenmeye açık olabilme, güven ve başarı motivasyonu, pozisyon alma ve karar verme, top hareketlere dair bilgi sahibi olma ve milli sporculuk durumu negatif, hedef belirleme ve mental hazırlık, baskı altında iyi performans gösterebilme ve çatışma pozitif yordanmaktadır. Tatminsizlik, zorluklarla baş edebilme yeteneği, endişelerden kurtulmak, pozisyon alma ve karar verme, basketbolcu olma, voleybolcu olma acı çekme kaygısını negatif, çatışma pozitif yordamaktadır. Hayal kırıklığına uğratma kaygısını; yüksek standartlar, güven ve başarı motivasyonu, top hareketlere dair bilgi sahibi olma ve spor deneyimi negatif, konsantrasyon, hedef belirleme ve mental hazırlık ile çatışma pozitif yordamaktadır. Yüksek standartlar, çelişki, güven ve başarı motivasyonu, top hareketlerine dair bilgi sahibi olma ve basketbol oynama sosyal desteği kaybetme kaygısını negatif, hedef belirleme ve mental hazırlık, baskı altında iyi performans gösterebilme ve çatışma pozitif yordamaktadır. Yeniden yaralanma kaygısının; tatminsizlik, öğrenmeye açık olabilme, pozisyon alma ve karar verme ve millilik durumu negatif, hedef belirleme ve mental hazırlık ile çatışma pozitif yordayıcılarıdır.

BasketbolcularFutbolcularKaygı+6
Çiğdem Öner
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Profesyonel erkek voleybol oyuncularında omuz kas kuvveti ve smaç servis hızı arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

Akay, B., Profesyonel Erkek Voleybol Oyuncularında Omuz Kas Kuvveti ve Smaç Servis Hızı Arasındaki İlişkinin Değerlendirilmesi, Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Spor Fizyoterapistliği Programı Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2020. Bu çalışmada voleybol oyuncularında smaç servis hızı ile izokinetik kas kuvveti arasındaki ilişkiyi göstermek, smaç servis kullanan ve kullanmayan sporcuların izokinetik kas kuvvetleri arasındaki farkı belirlemek ve radar ile smaç servis hızı ölçümünün omuz kas kuvvetini değerlendirmedeki geçerliliği ve güvenilirliği belirlemek amaçlandı. Çalışmaya Efeler Liginde forma giyen yaşları 18-37 yıl arasında olan 28 voleybol oyuncusu (yaş:26,54±5,8 yıl; Vücut Kütle İndeksi:22,87±1,6 kg/m2) dahil edildi. Tüm sporcuların omuz iç ve dış rotator konsantrik kas kuvveti Isomed 2000 izokinetik cihazı ile 60°/sn ve 300°/sn hızlarda değerlendirildi. Sporculardan oyun sırasında tercih ettiği servis şekli göz önünde bulundurulmaksızın, smaç servis atmaları istendi ve ilk 3, 5 ve 10 başarılı servisin hızları kaydedildi. Smaç servis hızı ölçümleri radar cihazı ile yapıldı. Servis hızı ortalamaları ile omuz kas kuvveti arasındaki ilişki Spearman korelasyon testi ile analiz edildi. Radar ile smaç servis hızı ölçümünün güvenilirliği ICC (Intraclass correlation coefficient) yöntemi ile belirlendi. Üç, 5 ve 10 smaç servis hızı ile iç rotator kas kuvveti 60°/sn'de iyi (r=0,76, 0,80, 0,79, p<0,001, sırasıyla) 300°/sn'de orta (r=0,55, 0,58, 0,57, p=0,002, p=0,001, p=0,001, sırasıyla) ilişkili bulundu. Rutinde smaç servis kullanan sporcuların iç rotator kas kuvvetlerinin kullanmayan sporculardan daha yüksek olduğu görüldü (p=0,013). Üç, 5 ve 10 smaç servis hızının radar ile ölçümünün test-tekrar test güvenilirliği mükemmel olarak belirlendi (ICC= 0,93, 0,98, 0,99, p<0,001, sırasıyla). Üç, 5 ve 10 smaç servis hızı ölçümünün SEM (ölçümün standart hatası) ve MDC (en küçük fark edilebilir değişiklik) değerleri sırasıyla 2,21-6,13, 1,40-3,88 ve 0,98-2,71 olarak hesaplandı. Bu çalışmada smaç servis hızının daha çok iç rotator kas kuvvetiyle ilişkili olduğu belirlendi. Smaç servis kullanan sporcuların iç rotator kas kuvvetinin kullanmayanlara göre daha fazla bulunmasının bu sporcuların antremanlarda ve maçlarda bu hareket paternini daha fazla tekrarlamaları ile ilişkili olabileceği düşünüldü. Radar ile smaç servis hızı ölçümünün iç rotator kas kuvvetini belirlemede tüm voleybolcular için sahada fonksiyonel bir test olarak kullanılabileceğini gösterildi. Anahtar Kelimeler: Servis hızı, rotator kas kuvveti, geçerlilik, güvenilirlik.

Güvenilirlik ve geçerlilikKas kuvvetiOmuz+4
Baran Akay
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ön diz ağrısı olan adölesan voleybol oyuncularında gluteal kas aktivasyon programının sıçrama performansı üzerine akut etkisi

Bu çalışmanın amacı, ön diz ağrısı (ÖDA) olan adölesan voleybol oyuncularında gluteal kas aktivasyon programının sıçrama performansına etkisini araştırmaktı. Çalışmaya, ÖDA bulunan, 14-18 yaş arası 20 kadın voleybol oyuncusu dahil edildi. Dikey sıçrama yüksekliği "Optojump" (Microgate, İtalya) ile, kalça ekstansiyon, abdüksiyon ve eksternal rotasyon güç üretim oranı ve tepe güce ulaşma süresi el dinamometresi (Lafayette Instruments) ile değerlendirildi. Gluteal kas aktivasyon programı EMG çalışmalarına göre midye egzersizi, yana adım alma, unilateral köprü kurma, diz ekstansiyonda kalça ekstansiyonu ve diz fleksiyonda kalça ekstansiyonu olmak üzere gluteus maksimus ve medius kaslarını yüksek oranda aktive edip tensor fasya lata kasını düşük oranda aktive eden egzersizlerden oluşturuldu. İlk ölçümler alındıktan bir hafta sonra gluteal aktivasyon programı uygulandı ve programın hemen ardından ikinci ölçümler alındı. Çalışma sonucunda, gluteal kas aktivasyon programı öncesi ve sonrasında dikey sıçrama yüksekliklerinde istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı (p>0.05). Kalça ekstansiyon, abdüksiyon ve eksternal rotasyonunda güç üretim oranı ve tepe güce ulaşma süresinde de anlamlı fark bulunmadı (p>0.05). ÖDA olan adölesan voleybol oyuncularında düşük yoğunlukta gluteal kas aktivasyon programı sıçrama performansı üzerinde etki göstermemiştir. Kas aktivasyon programlarının sıçrama performansı üzerine etkilerini uzun süreli takiple ve daha geniş örneklem büyüklüğünde inceleyen çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Ön diz ağrısı, adölesan, voleybol, kas kuvveti, sıçrama

DizDiz eklemiErgenler+5
Mustafa Onur Seyrek
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın voleybolcularda antagonist kasa yapılan statik germenin alt ekstremite güç çıktısına etkisi

Bu çalışmanın amacı, antagonist kaslara yapılan statik germe sonrası ve bütün aktif kaslara dinamik germe sonrası yapılan yüklü skuat sıçrama sırasında elde edilen zirve güç çıktısı (ZGÇ) farkını incelemektir. Çalışmaya elit düzeyde müsabakalara katılan 21 kadın voleybolcu (yaş: 23,955,04 yıl, boy: 181,907,54 cm, vücut kütlesi: 70,968,38 kg) katılmıştır. Araştırma ölçümleri dört farklı günde gerçekleştirilmiştir. Birinci gün; antropometrik ölçümler ve 1 tekrar maksimum (1TM) yükler belirlendi (117,6222,62 kg). İkinci gün; katılımcıların test koşullarına adapte olmalarının amaçlandığı uyum seansı düzenlendi. Üçüncü ve dördüncü gün; kuvvet platformu (FP) ile yüklü skuat sıçrama egzersizine ait ölçümler yapıldı. Katılımcılar üçüncü gün sadece antagoniste statik germe grubu (ASGG) ve bütün kaslara dinamik germe grubu (DGG) olarak rastgele iki gruba ayrıldı. Antagonist kasa pasif statik germe (ASG) uygulaması kalça fleksör, diz fleksör ve dorsi fleksör kaslarına 3  30 s ağrı eşiğinde uzman fizyoterapist tarafından uygulandı. Skuat sıçramada ZGÇ ölçümü, dinlenme aralıkları 2 dk olan 3 farklı yük (%20, %40 ve %60 1TM) için her yükte iki denemeden oluştu. Dördüncü gün katılımcılar grup değiştirerek aynı test protokolünü uyguladılar. Dinamik germe (DG) uygulaması sonrası yükler için yapılan ikili karşılaştırılmalar farklılığın %20 ile %60 (p=0,013) ve %40 ile %60 (p=0,017) arasında olduğunu göstermektedir. İlgili yüklerde elde edilen güç değerleri %20>%40>%60 olarak belirlenmiştir. ASG uygulaması sonrası yükler için yapılan ikili karşılaştırılmalar farklılığın %20 ile %60 (p=0,028) ve %40 ile %60 (p=0,01) arasında olduğunu göstermektedir. İlgili yüklerde elde edilen güç değerleri %40>%20>%60 olarak belirlenmiştir. Aynı yüklerin DG ve ASG uygulamaları sonrası istatistiksel olarak karşılaştırılmaları sonucunda ise %20 1TM yük ile skuat sıçrama sırasında ortaya konan ZGÇ DG sonrası ASG sonrasına göre istatistiksel olarak daha yüksektir (p=0,032). %40 ve %60 yüklerde istatistiksel olarak bir fark gözlenmemiştir. Bu sonuçlara göre elit kadın voleybolcuların alt ekstremite ZGÇ performansı dikkate alındığında, ASG uygulamasının DG uygulamasına göre %20 1TM yükte istatistiksel olarak daha düşük güç üretimine neden olurken, %40 ve %60 1TM yüklerde ise ASG uygulaması ile DG uygualamasına göre güç üretimi açısından istatistiksel olarak bir avantajı gözlenmemiştir. Anahtar Kelimeler: voleybol; statik germe; güç; antagonist; ko-aktivasyon; üçlü ekstensiyon.

Alt ekstremiteAntagonistlerEgzersiz+4
Gençer Yarkın
Ege University · Institute of Health Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Profesyonel voleybol ve futbol oyuncularında M. quadriceps femoris ve adductor grup kaslarının ızokinetik test yöntemiyle ölçülmesi ve değerlendirilmesi

Bu araştırmada, CSMI (CYBEX) Humac Norm İzokinetik Test yöntemiyle voleybolcu ve futbolcuların diz eklemi üzerinde etkili olan fleksör (hamstring) ile ekstensör (m. quadriceps) ve uyluk abductor adductor kas gruplarının kuvvetlerinin farklı açısal hızlarda ölçülerek tespit edilen veriler ile , antreman programlarının değerlendirilmesi ve sporcularda bu çalışma programlarına bağlı oluşacak yaralanma eğilimlerinin gösterilmesi amaçlanmaktadır. Çalışmamıza 17 voleybol oyuncusu, 20 futbol oyuncusu olmak üzere, toplamda 37 denek alınmıştır. Sporcuların düzenli olarak spor yapmaları ve en az 5 yıldır aktif spor hayatlarının olması şart koşulmuştur. Araştırmaya gönüllü olarak katılan tüm sporculardan gönüllülük onam formu alınmıştır. Araştırmaya dahil edilen deneklerin diz fleksiyon/ekstensiyon oranı (Hamstring/Quadriceps) 60º/saniye ve 240º/saniyelik açısal hızda, abductor/adductor kas gücü oranı 60º/saniye ve 120º/saniyelik açısal hızda her sporcunun dominant ve non-dominant alt ekstremitesinde CSMI (CYBEX) Humac Norm İzokinetik Test yöntemiyle ölçülmüştür. Araştırmaya ait verilerinin tüm analizleri SPSS istatistik paket programında yapılmıştır. Voleybolcu ve futbolcu gruplarının dominant ve non-dominant ekstremitelerinin izokinetik kuvvetlerinin ölçüm değerlerinin normal dağılıma uygunluğu Shapiro-Wilk (n<50) testiyle incelenmiştir. Normal dağılıma uygunluk sağlandığında Independent Samples T test sağlanmadığında Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Dominant ve non-dominant ekstremitelerin ekstensör ve fleksör grup kaslarında 60º/saniye ve 240º/saniyelik açısal hızlarda, Peak Tork değerlerinde, voleybolcular ile futbolcular arasında voleybolcular lehine istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir (p0.05). Dominant ve non-dominant ekstremitelerde, ekstensör ve fleksör grup kaslarında 60º/saniye ve 240º/saniyelik açısal hızlarda fleksör/ekstensör (H/Q) oranları voleybolcular ile futbolcular arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gözlemlenmemiştir (p>0.05). Dominant ve non-dominant ekstremitelerin adductor grup kaslarında 60º/saniye ve 120º/saniyelik açısal hızlarda, Peak Tork değerlerinde, voleybolcular ile futbolcular arasında voleybolcular lehine istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir (p<0.05). Dominant ekstremitelerin abductor grup kaslarında 60º/saniye ve 120º/saniyelik açısal hızlarda, Peak Tork değerlerinde, voleybolcular ile futbolcular arasında anlamlı bir farklılık gözlemlenmemiştir (p>0.05). Non-dominant ekstremitelerin abductor grup kaslarında 60º/saniye ve 120º/saniyelik açısal hızlarda, Peak Tork değerlerinde, 60º/saniye açısal hızda istatistiki olarak anlamlı bir farklılık saptanmazken (p>0.05), 120º/saniyelik açısal hızda voleybolcular ile futbolcular arasında istatistiki olarak anlamlı bir farklılık saptanmıştır (p<0.05). Dominant ekstremitelerin adductor ve abductor grup kaslarında 60º/saniye açısal hızda ve 120ºlik açısal hızda, abductor/adductor oransal değerlerinde, voleybolcular ile futbolcular arasında voleybolcular lehine istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gözlemlenmemiştir (p>0.05). Non-dominant ekstremitelerin adductor ve abductor grup kaslarında 60º/saniye ve 120º/saniyelik açısal hızlarda, abductor/adductor oransal değerlerinde, voleybolcular ile futbolcular arasında voleybolcular lehine istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gözlenmemiştir (p>0.05). Bu araştırmada, açısal hız artışıyla H/Q oranınında da artış olduğu tespit edilmiştir. Dominant ve non-dominant ekstremiteler arasındaki farklılıkların yaralanma konusunda kritik seviye olarak kabul gören %10'un üstüne çıkmadığı görülmüştür. Alt ekstremitede hem statik hem dinamik kuvvetin ön planda kullanıldığı voleybolcuların Peak Tork değerleri, dinamik kuvvet kullanımı amacıyla çalışan futbolculardan bütün açısal hızlarda yüksek bulunmuştur. Sonuç olarak; araştırmada yer alan farklı sporcu gruplarının H/Q ve dominant - non-dominant oranları ile Peak Tork değerleri, sporcuların birinci derecede yaralanmaya sebebiyet verecek düzeyde olmadığı, normal kabul edilen sınırlar içerisinde olduğu görüldü. Sporcularda orantısız bir kas gücü ve ciddi düzeyde bir yaralanma eğilimi bulunmadığı tespit edildi.Çıkan bu tablo sporcuların kariyerleri boyunca doğru egzersiz yöntemleriyle çalıştıklarını göstermiştir. Dolayısıyla araştırmaya katılan voleybolcu ve futbolcuların egzersiz programlarıyla ilgili yeni yöntemler sunmaya ihtiyaç görülmemiştir. Anahtar kelimeler: Diz; izokinetik ölçümleme; kuvvet; yaralanma; spor

DizFutbolcularKas kuvveti+5
Fuat Unat
Ege University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Erkek voleybolcularda cluster set (kümeleme) yöntemi uygulanan kuvvet antrenmanlarının çeviklik ve dikey sıçrama performansına etkilerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, erkek voleybolcuların kuvvet antrenmanlarında uygulanan (haftada 3 gün – 6 hafta) geleneksel yöntem ile cluster set (kümeleme) yönteminin çeviklik ve dikey sıçrama performansına olan etkilerinin karşılaştırılmasıdır. Araştırmanın evrenini 2018-2019 Türkiye Erkekler Voleybol Liginde yer alan sporcular oluştururken, örneklemini ise, araştırmaya gönüllü olarak katılan 28 erkek voleybolcu oluşturmaktadır. Araştırmamıza katılan sporcular, kontrol (n=14) ve deney grubu (n=14) olarak kontrollü randomize bir şekilde iki gruba ayrıldı. Deney grubundaki sporculara haftalık olağan voleybol teknik antrenmanlarına ek, 6 hafta boyunca haftada 3 gün cluster set yöntemiyle kuvvet antrenmanları uygulandı. Kontrol grubundaki sporculara ise haftalık olağan voleybol teknik antrenmanlarına ek ve 6 hafta boyunca haftada 3 gün kuvvet antrenmanlarında geleneksel antrenman yöntemi uygulandı. Sporcuların antropometrik ve biyomotor yetilerinin ölçümleri olan dikey sıçrama ve çeviklik performansları, ön test ve son test olarak ölçüldü. Verilerin istatistiksel analizi ve değerlendirilmesinde SPSS 18.0 paket programı kullanıldı. Çalışmada anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak belirlendi. Deney ve kontrol gruplarının fiziksel özellikleri (yaş, boy, kilo ve vücut kitle endeksi), dikey sıçrama ve T-test çeviklik değişkenlerine ait tanımlayıcı istatistikler yapıldı. Değişkenlerin normal dağılıma uyup uymadığını sınamak için Shapiro-Wilk Testi uygulandı. Grup içinde ön test ile son test arasındaki farklılığı sınamak amacıyla normal dağılıma uyan değişkenler için Eşleştirilmiş t-Testi, uymayan değişkenler için Wilcoxon İşaretli Sıralar Testlerinden yararlanıldı. Gruplar arası farklılıklar; normal dağılıma uygun olan değişkenler için Bağımsız Örneklem t-Testi ile, normal dağılıma uygun olmayanlar için Mann Whitney U Testi ile sınandı. Antrenmanın etkisini değerlendirmek amacıyla dikey sıçrama ve T-test çeviklik ön test - son test arasındaki değişim baz alındı. Araştırmada 6 haftalık farklı kuvvet antrenmanlarından sonra her iki grupta da kendi içerisinde çeviklik ve dikey sıçrama parametrelerinde istatistiksel olarak anlamlı artışlar olduğu tespit edildi. Gruplar arası ortalama farklar incelendiğinde, dikey sıçrama değişkeni için, deney grubunun kontrol grubuna göre daha yüksek bir eğimle artış gösterdiği (p<0.01), dolayısıyla Cluster çalışma grubuna uygulanan antrenman programının geleneksel antrenman programına göre dikey sıçramaya daha fazla katkı sağladığı söylenebilir. T-test çeviklik değerlerinin her iki grup için de ön teste göre son testte süre bazında gelişim gösterdiği, deney grubundaki daha büyük bir eğilimle performans sürelerinin azaldığı görüldü.(P<0.01) Cluster çalışma grubuna uygulanan antrenman programının geleneksel antrenman programına göre çevikliğe daha fazla katkı sağladığı söylenebilir. Sonuç olarak, cluster set kuvvet antrenman yönteminin uygulanmasıyla geleneksel antrenman yöntemine göre dikey sıçrama ve çeviklik performanslarında daha olumlu etkiler sağlanabileceği düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Cluster set yöntemi, Geleneksel yöntem, Voleybol, Kuvvet.

AntrenmanKümeleme yöntemiSpor+5
Merve Cin
Ege University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın voleybolculara 8 hafta boyunca uygulanan FİFA 11+ ısınma egzersizlerinin fonksiyonel hareket taraması test sonuçları ve servis hızına etkisi

Bu çalışmanın amacı Türkiye Kadınlar 2. Liginde yer alan kadın voleybolculara 8 hafta boyunca uygulanan FIFA 11+ ısınma egzersizlerinin fonksiyonel hareket taraması test sonuçları ve servis hızına etkisinin incelenmesidir. Çalışmaya, geleneksel ısınma grubu (GIG) (n=11, yaş=20,27±1,55, boy=1,75±0,09) ve FIFA 11+ ısınma grubu (FIG) (n=11, yaş=20,18±3,94, boy=1,71±0,09) olmak üzere antrenman yaşları en az ±5 yıl olan toplam 22 lisanslı kadın voleybolcu gönüllü olarak katılmıştır. Servis hızları pocket radar ball coach speed gun (USA) marka hız ölçüm cihazıyla, fonksiyonel hareket kalıpları ise FHT test kitiyle belirlenmiştir. Çalışmaya başlamadan önce deney (FIFA 11+ ısınma grubu) ve kontrol (Geleneksel ısınma grubu) grupları tesadüfi yöntem ile belirlenerek ölçümlere başlanmıştır. Takımlar 8 hafta boyunca haftada 3 gün rutin antrenman programlarını uygulamışlardır. Deney grubu olan FIFA 11+ ısınma grubu haftada 3 gün rutin antrenmanlarının başlangıcında ısınma hareketlerini FIFA 11+ ısınma egzersizleri ile gerçekleştirmişlerdir. Kontrol grubu olan geleneksel ısınma grubu ise haftada 3 gün rutin antrenmanlarında standart ısınma hareketlerini uygulamıştır. Katılımcılara FIFA 11+ ısınma egzersizleri ve geleneksel ısınma egzersizleri öncesi ve sonrası veri analizleri Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ile analiz edilmiştir. Çalışma sonunda geleneksel ısınma grubunun servis hızı ön test ve son test sonuçlarında anlamlı bir fark tespit edilemezken, FHT skorlarında öne adımlama hareketinde ve toplam puanlarda, ön test ve son test arasında son test lehine anlamlı farklar tespit edilmiştir. FIFA 11+ ısınma grubu servis hızı ön test ve son test sonuçlarında ön test lehine anlamlı fark tespit edilmiştir. FHT skorlarında ise derin çömelme, öne adımlama, gövde stabilite şınavı, rotasyon stabilitesi ve toplam puanlarında ön test ve son test arasında son test lehine anlamlı farklar tespit edilmiştir. Sonuç olarak, voleybolcuların antrenmanlardan önce uygulayacağı FIFA 11+ ısınma egzersizlerinin, kas gruplarını yüklenmelere hazır hale getirmesinin yanı sıra fonksiyonel hareket paternlerini de geliştirerek yaralanma olasılıklarını düşüreceği söylenebilir.

AntrenmanFonksiyonel hareket taramasıFİFA+7
Ayhan Akkoyunlu
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00

Related subjects