Social responsibility
198 theses under this subject heading
Sağlık bilimleri fakültesinde okuyan öğrencilerin bireysel sosyal sorumluluk düzeyleri ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi
Araştırma Türkiye'de bu konuda yeterli sayıda çalışmanın bulunmaması bakımından önemlidir. Bu araştırma Sağlık Bilimleri Fakültesinde okuyan öğrencilerin bireysel sosyal sorumluluk düzeyleri ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma Gaziantep ilinde bir vakıf üniversitesinin Sağlık Bilimleri Fakültesinde Beslenme ve Diyetetik Bölümü (245), Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü (212) ve Hemşirelik Bölümünde (265) okuyan toplam 620 öğrencinin katılımı ile yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak Eraslan (2011) tarafından geliştirilen Bireysel Sosyal Sorumluluk Ölçeği ve öğrencilerin sosyo-demografik özelliklerini belirlemek amacı ile Tanımlayıcı Özellikler Formu kullanılmıştır. Çalışmaya katılan öğrencilerin %71.5'inin kız, %40.2'sinin dördüncü sınıfta ve %35'nin hemşirelik bölümünde öğrenim görmekte olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin Bireysel Sosyal Sorumluluk Ölçeği puan ortalaması 113.5±12.7 olarak bulunmuş ve öğrencilerin bireysel sosyal sorumluluk düzeylerinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Beslenme ve Diyetetik bölümünde öğrenim gören öğrencilerin puan ortalamsı (115.5±10.8), Fizyoterapi ve Rehabilitasyon bölümünde öğrenim gören öğrencilerin puan ortalamsı (111.3±13.2) ve Hemşirelik bölümünde öğrenim gören öğrencilerinin puan ortalaması (113.5±13.6) birbirine yakın ve yüksek düzeydedir. Beslenme ve Diyetetik bölümünde öğrenim gören öğrencilerin (115.5±10.8), Fizyoterapi ve Rehabilitasyon bölümünde öğrenim gören öğrencilere (111.3±13.2) göre Bireysel Sosyal Sorumluluk Ölçeği puan ortalaması istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p<0.05). Kız öğrencilerin (114.5±12.0) erkeklere (111.0±14.2) göre, daha önce sosyal sorumluluk çalışmalarına katılan öğrencilerin (116.0±14.7) herhangi bir sosyal sorumluluk çalışmasına katılmayan öğrencilere (112.5±11.6) göre Bireysel Sosyal Sorumluluk Ölçeği puan ortalaması istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p<0.05). Anahtar kelimeler: Sosyal Sorumluluk, Bireysel Sosyal Sorumluluk, Hemşirelik, Sağlık
Yerel yönetimlerin kültürel etkinlikleri-Küçükçekmece Sefaköy Kültür Merkezi örneği
Dünyadaki bazı değişimleri ve dönüşümleri kapsayıcı bir şekilde kavram olarak ifade eden küreselleşme, ekonomi, siyasal, toplumsal ve kültürel alanlarda göstermekte olduğu etkileri yerel yönetimler düzeyinde de kendini hissettirmektedir. 1990?lardan sonra yoğunlaşan küreselleşmenin etkisiyle yönetim anlayışında da önemli değişimler meydana gelmektedir. Devletin küçültülmesi, kamu yönetiminin yeniden yapılandırılması tartışmalarında da yerel yönetimler, kamu hizmetlerinin etkin, verimli, kaliteli olarak halkın beklentilerine uygun hale gelerek sunulması ve halka en yakın birimler olarak öne çıkarılmaktadır. Gelişmekle beraber küreselleşme aynı zamanda yerelleşme süreci, dünyada desantralizasyon (yerelleşme) durumlarını gündeme getirebilmektedir, küresel faktörlerin de destekleriyle bu durumlar sonucunda merkezi yönetimden yerel yönetimlere görevler devredilerek, yerel yönetimlerin işlevlerinde önemli dönüşümlere yol açılabilmektedir. Yerel yönetimlerin örgütlenme yapılarında, ekonomik ve sosyal işlevlerinde, hizmet sunum yöntemlerinde, katılımcı mekanizmalarında, mali yapılarında, denetim ve özerkliklerinde, sorumluluk ve hesap verebilirlik anlayışlarında değişimler ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada Sefaköy Kültür Merkezi örneğinden hareketle bu unsurlara değinilecektir. Anahtar Kelimeler: Kültür, Küresel, Kültür Merkezi, Sosyal Sorumluluk, Sefaköy Kültür Merkezi
Sosyal sorumluluk faaliyetlerinin marka bilinirliğine katkısı: Çevre konulu sosyal sorumluluk kampanyalarına yönelik bir araştırma
Sosyal sorumluluk, toplumun kalkınmasını ve toplum ile ilgili duyarlılığın oluşmasına yönelik sürdürülebilir bir gelişimin varlığını sağlayan bir kavram olarak ortaya çıkmaktadır. Toplumda yaşayan her bireyin topluma karşı yükümlülükleri olduğu gibi toplum içinde var olan ve yaşamını sürdüren her kurumun da topluma karşı sorumluluğu bulunmaktadır. İçinde yaşadığı toplumun sorunları ile ilgilenmek için çevre, eğitim, sağlık, kültür ve sanat gibi konularda kurumların gerçekleştirdikleri tüm uygulamalar, sosyal sorumluluk kavramının somut bir şekilde hayata geçmesini ve sorunlara çözüm bulmasını sağlamaktadır. Aynı zamanda kurumsal sosyal sorumluluk anlayışı, küreselleşen bir dünya ve rekabet ortamı içerisinde kurumların ayakta durmasını, rekabet edebilmesini sağlamak ve kurumların yarattıkları markaları, pazarda tanıtabilmek, tüketiciler ve diğer tüm paydaşlar tarafından markanın bilinirliğinin gerçekleşmesi açısından gerekli sayılmaktadır. Kurumsal sosyal sorumluluğun tarihsel gelişim süreci incelendiğinde de kavramın ortaya çıkmasından 20. Yüzyıla kadar olan dönemler içerisinde de kurumların tek amacını kar elde etmek oluştururken günümüzde bu amacın yerini toplumun sorunlarına karşı duyarlılık, tüketici ve diğer paydaşların markadan beklentilerine göre hareket etme, markanın olumlu imaja ve bilinirliğe sahip olması almaktadır. Bu bilgiler ışığında yapılan çalışma, kurumların gerçekleştirdikleri çevreye yönelik sosyal sorumluluk faaliyetlerinin marka bilinirliğine olan etkisinin ne derece olduğunu ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde kurumsal sosyal sorumluluk kavramı teorik çerçevede ele alınıp, tanımı, tarihsel gelişimi, Türkiye'de kurumsal sosyal sorumluluğun algılanışı, kurumsal sosyal sorumluluk modelleri ve boyutları, sosyal sorumluluğun sağladığı avantajlar, neden olduğu dezavantajlar, kurumsal sosyal sorumluluk yaklaşımları ve kurumsal sosyal sorumluluğun halkla ilişkiler ile olan bağlantısı açıklanmaktadır. İkinci bölümde marka kavramı ve çalışmanın araştırma bölümünü oluşturan marka bilinirliği kavramları irdelenmiş, araştırmaya yer verilen üçüncü bölümde Avrupa yakasında bulunan üç büyük alış veriş merkezinde ki 400 tüketiciye hazırlanan anket çalışması uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda, Tüketicilerin çevre hassasiyeti arttıkça çevre ile ilgili sosyal sorumluluk faaliyeti gösteren kurumların markaları ile ilgili bilinirlik düzeyi de artmaktadır. Marka bilinirliği düzeyi yüksek olsa bile tüketicilerin sosyal sorumluluk faaliyetlerine önem veren markaları tercih etme durumuna bakıldığı zaman satın alma tercih düzeyi çok yüksek çıkmamaktadır. Ayrıca araştırmaya katılanların pek çoğu markaların çevreci uygulamalara önem vermediğini belirtmektedir. Tüketicilerin pek çoğu kurumların sosyal sorumluluk faaliyetlerini inandırıcı bulmamaktadır. Anahtar Kelimeler: Kurumsal Sosyal Sorumluluk, Marka, Marka Bilinirliği
Kurumsal sosyal sorumluluk ve tüketici bağlılığı: Migros örneği
Kurumsal Sosyal Sorumluluk dünya genelinde 1950'li yıllarda görülmeye başlamışsa da, Türkiye'de özellikle son birkaç yıldır üzerinde tartışmaların yapıldığı önemli bir konu olarak değerlendirilmekte ve farklı çevreler de karşımıza farklı tanımlamalarda çıkmaktadır. Kurumsal sosyal sorumluluk (KSS) çalışmalarını genel olarak, bir ülkede faaliyette bulunan firmalarda karar verme yetkisine sahip işadamları tarafından, halkın inanç ve değerlerine uygun stratejiler belirleyerek, faaliyetlerde bulunmaya ilişkin çalışmaların tamamı olarak tanımlamak mümkündür. Bu çalışmanın amacı da, başta Türkiye'de olmak üzere birçok dünya ülkesinde kurumsal sosyal sorumluluk kavramının ne anlama geldiğini ve ne amaçla kullanıldığını örneklerle incelemek olup, bunun yanı sıra Migros markasının gerçekleştirmiş olduğu kurumsal sosyal sorumluluk çalışmalarını değerlendirerek, müşteri bağlılığı üzerindeki etkisini ölçmektir. Bu çalışmada kurumsal sosyal sorumluluk kavramının doğuşundan günümüze kadar gelen tarihsel süreçte nasıl ilerlediğinden bahsedilmektedir. Ayrıca bu çalışmada kurumsal sosyal sorumluluk kavramının dinamikleri, avantajları ve dezavantajları incelenecektir. Uygulama bölümünde ise Migros markasının kuruluşundan günümüze kadar yapmış olduğu kurumsal sosyal sorumluluk çalışmaları detaylı bir şekilde incelenerek, gerçekleştirmiş olduğu kurumsal sosyal sorumluluk projelerinin amaç ve kapsamları değerlendirilecektir. Ayrıca bu çalışmada beşli likert ölçeği kullanılarak hazırlanan anket çalışması ile Migros Mağazası'nın sosyal sorumluluk projelerinin, kurumun müşterileri üzerinde yarattığı etki ve müşteri bağlılığı incelenecektir.
Analysing the impact of corporate social responsibility CSR) strategies over the success of an organization: The case of L'oréal
Corporate Social Responsibility (CSR) has emerged as one of the major strategies for the today's organizations attracting the employees and customers. The customers are no longer only concerned with the quality of the product or service but they have been increasingly considering the environmental and societal roles of the companies they do business with. For the companies with high number of competitors and substitutes available, sustaining an acceptable value of CSR has become essential. The present study focused on assessing the role played by the CSR strategies of L'Oréal in order to make it reach the position of the global cosmetic leader. The extensive secondary research has been conducted to identify the independent variables associated with the CSR of the companies. These variables are identified to be the company's responsibility towards the society and environment, the customers' awareness about the CSR strategies of the company and the customer perceptions about the company's CSR. 100 customers of the company were surveyed using structured questionnaires in order to test the conceptual framework and identify the relationship between the independent and dependent variables. As a result of survey, it came to light that the role of CSR has been positive for the L'Oréal to govern the customers' purchase decisions and their preferences of the company's products as compared to those of competitors. The company is considerably responsible towards the society and has been trying to reduce its environmental footprint, and the customers perceive the CSR initiatives of the company to be positive. However, the level of customers awareness for the L'Oréal CSR strategies is lower, improving which would guarantee the higher business success. In the light of the primary and secondary study findings, recommendations have been provided for improving the CSR strategies and hence the business performance of the L'Oréal.
Yerel yönetimlerde sosyal sorumluluk bağlamında İstanbul Halk Ekmek AŞ.'nin incelenmesi
Sosyal sorumluluk yerel yönetimler açısından hayati önem taşıyan bir konudur. Yerel yönetimler toplumların ortak ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla topluma karşı sorumluluğu bulunan kamu kurumu kuruluşlarıdır. Bu nedenle artan hizmet talebi ve beklentiler neticesinde yerel yönetim hizmetleri çeşitlilik göstermektedir. Yönetim anlayışı içinde sosyal sorumluluk politikaları yerel yönetim faaliyetleriyle şekillenmektedir. Bu çerçevede sosyal belediyecilik anlayışını içeren kamu işletmeleri kurulmuştur. Çalışmamız genelinde toplumsal hizmeti ön plana alarak hizmetine devam eden İstanbul Halk Ekmek AŞ. incelenmiştir. İnceleme çerçevesinde Carroll'ın sosyal sorumluluk modelinden yola çıkarak oluşturulan yarı yapılandırılmış soru kalıplarından faydalanılarak nitel bir araştırma yapılmıştır, elde edilen bulgular mevcut literatürde yer alan bilgiler ile karşılaştırılmış ve yorumlanmıştır.
Social responsibility as a point of difference on brand positioning a study on chain restaurants
Tourism enterprises using environmental resources are expected to ignore social and environmental problems. In the research, it has been measured how the consumers place themselves in the memory by turning the social responsibility activities of chain restaurant brands in Turkey into a marketing strategy. The main purpose of the research is to contribute to the knowledge of the relevant area by examining the effect of social responsibility in the positioning of chain restaurant brands operating in Turkey. In addition, this study is important in terms of increasing the awareness of social responsibilities in business, giving social responsibility campaigns more room by putting the effects of social responsibility in brand positioning. It is aimed to provide social and sectoral benefits in this direction. In the literature, it is seen that branding of chain restaurants and academic work in the direction of the brand positioning of chain restaurants are very few. In this study; it is thought that it will also be a source for branding, brand awareness and brand image on chain restaurants. The present study was carried out in the entire country of Turkey. An examination of the effects of social responsibility on brand positioning at different destinations will contribute to the literature. In this research, consumers in Turkey having consciousness of social responsibility and selecting chain restaurants brands which organize social responsibility activities and how they imagine those brands in their minds. We also find that consumers are attracted to those chain restaurant brands which are very sensitive towards social and environmental activities, Social responsibility has a positive influence on brand perception and brand loyalty in consumers mind and positive effect in brand positioning to a great extent. The study has been taken by the quantitative method of research by conducting an online questionnaire survey. The questionnaires were completed by consumers. The outcomes of quantitative study procedure methodology taken were applied to Statistical Package for Social Sciences (SPSS) to establish the outcomes of the research. The results of the research presented that social responsibility has a positive impact on the brand positioning of chain restaurants brands in Turkey.
Kadına yönelik sosyal sorumluluk faaliyetleri bağlamında Turkcell ve Vodafone sosyal sorumluluk anlayışlarının karşılaştırılması
Sorumluluk kavramı, sosyal sorumlulukla başlayıp kurumsal sosyal sorumlulukla devam eden ve örgütlerin toplumsal durumlara karşı duyarlılıklarına bağlı olarak gelişen bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Çok uzun yıllar boyunca işletmeler; işletme sahiplerini ve ortaklarını memnun etmek için yüksek kârlılık elde eden yerler olarak görülmüştür. Sosyal sorumluluklar ikinci plana atılmıştır. Zaman içerisinde işletmelerin yalnızca ortaklarına ya da işletme sahibine karşı sorumlu olmadıkları, toplumsal sorumluluklarının da bulunduğu kabul görmeye başlamıştır. Günümüzde her sektörden çeşitli kurumlar sosyal sorumluluk projesi yürütmektedirler. Küresel Mobil İletişim Sistemi operatörleri, bilinen adıyla GSM hizmeti veren işletmeler de sosyal sorumluluk projeleri yürütmekte ya da var olan projelere dahil olmaktadırlar. Yerel bir operatör olan Turkcell ve küresel bir operatör olan Vodafone da sosyal sorumluluk projelerinde sıkça yer alan işletmelerdir. Çalışmada; Türkiye'de var olan kurumsal sosyal sorumluluk anlayışı kadınlara yönelik sosyal sorumluluk projeleri bağlamında ortaya konulmaya çalışılmıştır. Seçilen Turkcell projeleri; Ekonomiye Kadın Gücü, Geleceği Yazan Kadınlar, Kadına Yönelik Şiddete Sıfır Tolerans ve Vodafone projeleri; Girişimcilikte Önce Kadın, Teknolojide Kadın Hareketi, Kırmızı Işık projeleridir. Projelerin karşılaştırmaya tabi tutulduğu modeller ise; Carroll'un Dört Boyutlu Kurumsal Sosyal Sorumluluk Modeli, Wartick ve Cochran'ın Kurumsal Sosyal Sorumluluk Modeli, Wood'un Kurumsal Sosyal Sorumluluk Modelidir. İçerik analizi ile yapılan çalışma sonucuna göre; Turkcell ve Vodafone'un sosyal sorumluluk anlayışında kurumsallaşma düzeyinde Vodafone'un bu konuda daha hassas olduğu ve projelerini bir vakıf aracılığıyla yürüttüğü görülmektedir. Turkcell açısından sosyal sorumluluk projelerinin bir çatı altında toplandığı kurumsallaşmış bir vakfa rastlanmamaktadır. Vodafone sosyal sorumluluk projeleri için bütçesinden kaynak ayırmakta, Turkcell, sosyal sorumluluk projeleri için gerekli kaynakların büyük çoğunluğunu Turkcell gönüllüleri aracılığıyla sağlamaktadır. Turkcell ve Vodafone; çalışmanın konusunu oluşturan kadınlarla ilgili sosyal sorumluluk projelerini yürütürken toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dikkat çekerek, bu konuda farkındalık yaratmak istemiştir. Her iki şirket de öncelikli olarak ekonomik sorumluluklarına odaklanmışlardır. Yasal ve ahlaki sorumluluklarını yerine getirmişler ve etik davranışlar sergilemişlerdir. Gönüllülük bağlamında tam bir gönüllülük esası olduğu söylenememektedir.
Kurumsal sürdürülebilirliğin kurumsal sosyal sorumluluk bağlamında kurumsal itibar üzerindeki etkisine yönelik algının araştırılması
Küreselleşme ve bilgi teknolojilerindeki hızlı artış, günümüz dünyasında işletmelerin ekonomik başarılı kazanmalarının yanında itibar ve farkındalık yaratmaları gerekliliğini de ortaya koymaktadır. Firmaların varlıklarını sürdürebilmesi ve rekabet avantajı elde ederek rakiplerinden önde olabilmeleri yaşamsal öneme sahiptir. Bu bağlamda çalışmanın amacı ve hedefleri sürdürülebilir büyüme, itibar ve sosyal sorumluluk ile ilgili yönetimsel süreçlerdeki algıların incelenerek özgün yönetim süreçleri ve kararları ile ilgili çözümlemeler sunmaktır. Çalışma kurumsal sürdürülebilirliğin kurumsal sosyal sorumluluk bağlamında kurumsal itibar üzerindeki etkisinin incelenmesine yönelik gerçekleştirilmiştir. Araştırma İstanbul ilinde yer alan kimya firmalarında uygulanmış olup, 430 kişiye ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda; Kurumsal sürdürülebilirlik algısının kurumsal itibarı, kurumsal sosyal sorumluluk algısının kurumsal itibarı etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Kurumsal sosyal sorumluluğun, Kurumsal Sürdürülebilirlik ve Kurumsal İtibar değişkenleri arasındaki ilişkinin yönünü etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kurumsal Sosyal Sorumluluk, Kurumsal Sürdürülebilirlik, Kurumsal İtibar
Kurumsal itibar, marka değeri, reklam, kurumsal sosyal sorumluluk arasındaki ilişkilerin ve aracı etkilerinin araştırılması
Bu çalışmanın temel amacı, kurumsal sosyal sorumluluğun, kurumsal itibar ve marka değeri üzerindeki etkisini araştırmaktır. Ayrıca reklamın, kurumsal itibar ile marka değerini etkilemede aracı rol oynayıp oynamadığı da bu çalışmada incelenmiştir. Bu çalışmanın çıkış noktası, günümüz rekabet koşullarında kurumların sadece ürünleri (mal veya hizmet) ile uzun süreli var olamayacakları olmuştur. Kamuoyunun gittikçe daha çok dikkate aldığı, kurumsal sosyal sorumluluğun, kurumların kurumsal itibarı ve marka değerleri üzerindeki etkisinin, kurumların sürdürülebilir kârlılık, büyüme ve varoluşlarına katkısının önemli olduğu varsayılmaktadır. Bu çalışma, Türkiye'de halen faaliyet gösteren cep telefonu servis sağlayıcılarından/operatörlerinden hizmet alan 324 kişi ile temel alınarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, araştırmacı tarafından bir pilot çalışma ile geliştirilen Kurumsal İtibar Ölçeği, Marka Değeri Ölçeği, Kurumsal Sosyal Sorumluluk Ölçeği ve Reklam Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın temel sorusu olan kurumsal sosyal sorumluluğun kurumsal itibar ve marka değeri üzerindeki etkisini araştırmak üzere doğrusal regresyon analizi incelenmiştir. GSM kullanıcılarının, kurumsal itibar algısının reklam ve kurumsal sosyal sorumluluk vasıtasıyla/aracılığıyla marka değeri algısı üzerinde etkili olup olmadığı ise yani reklamın ve kurumsal sosyal sorumluluğun aracı etkisi çoklu doğrusal regresyon analizi ile araştırılmıştır. Son olarak ise çalışma grubunun demografik özelliklerine bağlı olarak kurumsal itibar, marka değeri, kurumsal sosyal sorumluluk ve reklama ilişkin algı düzeylerinde farklılaşmalar olup olmadığı, bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Kruskal-Wallis testi ile incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda; GSM kullanıcılarının, operatörün kurumsal sosyal sorumluluğuna ilişkin algı düzeylerinin, kurumsal itibara ve marka değerine ilişkin algı düzeyleri üzerinde etkili olduğu, kurumsal itibarın marka değeri üzerinde etkisi olduğu ve GSM kullanıcılarının, kurumsal itibar algısının reklam ve kurumsal sosyal sorumluluk vasıtasıyla/aracılığıyla marka değeri algısı üzerinde etkili olduğu bulunmuştur. Yapılan fark analizleri sonucunda ise kadınların, gençlerin (18-24 yaş) ve X ile Y kullanıcılarının operatörlerinin itibarına ilişkin algı düzeylerinin, kadınların ve X ile Y kullanıcılarının operatörlerinin marka değerlerine ilişkin algı düzeylerinin, kadınların ve X ile Y kullanıcılarının operatörlerinin kurumsal sosyal sorumluluğuna ilişkin algı düzeylerinin ve son olarak, kadınların ve X ile Y kullanıcılarının operatörlerinin reklamlarına ilişkin algı düzeylerinin daha olumlu/yüksek olduğu bulunmuştur. GSM kullanıcılarının, eğitim ve medeni durumlarının ise ölçekler bakımından anlamlı bir farklılaşmaya neden olmadıkları görülmüştür.
Türkiye'deki sosyal sorumluluk kampanyalarının reklam grafiği açısından değerlendirilmesi
Bu çalışma sivil toplum örgütleri, özel sektör ve devlet kuruluşları tarafından yürütülen; eğitim ve kazanç içerikli soysal sorumluk kampanyalarında kullanılan reklam grafiğinin tasarım ilkelerine uygunluğunu ve doğruluk değerlerini inceleyen bir çalışmadır. Yapılan araştırma sürecinde, sosyal kampanyaların reklam grafiğine kazandırdıklarının ne olduğu incelenmiştir. Boyutlarıyla birlikte kampanyaların insanlar üzerindeki etkileri; bu kampanyaların ahlaki doğrulukları, sorumluluk kavramları, reklam ve iletişimin, grafik tasarım açısından incelenmesi , toplumdaki sorunların eğitici, bilgilendirici, iletişim mesajları ile çözülmesi ve buna ek olarak sosyal kampanyaların önemi, topluma kazandırdıkları kampanya kapsamında kullanılan afişler, sosyal sorumlulukla ilgili afiş çalışmaları, uzman sanatçıların yaptıkları eserler örnek alınıp incelemeleri yapılmıştır. Bu bağlamda elde edilen sonuçlar her kampanyanın farklı mesajlar vererek olması gereken kriterlerin tümünü içerip içermediğini gösteren bir takım görsel sorunların olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonunda ise tasarım ilkelerine uygunluk göstermeyen noktalarda yapılan hatalar ve doğrular incelenerek, toplum üzerindeki etkileri incelenmiştir. Elde edilen netice, eğitimi alınmadan yapılan işlerin, topluma verdiği algı yanlışlıkları olduğudur. "Türkiye'deki Sosyal Sorumluluk Kampanyalarının, Reklam Grafiği Açısından Değerlendirilmesi" ile ilgili araştırmalar, Türkiye'deki reklam gelişiminin sosyal sorumluluk kurumları tarafından ve toplumda yarattığı algı doğruluğunun tespit edilmesini sağlamayı ve boyutları gibi meseleleri ele alıp insanların vicdani duygularını uyandırmak hedeflenmiştir. Türkiye'deki sosyal sorumluluk projelerini, reklam grafiği açısından ele alıp değerlendirmek isteyen pek çok şirket ve sosyal paydaş grupları bu sürece dahil olmaya ve süreci şekillendirmeye çalışmaktadır. Diğer taraftan, Türkiye'deki rekabet bu süreci bir sistem dahilinde geliştirerek kampanyalar hakkında doğru anlayışı ve yaklaşımları göstermiştir. Böylece yapılan reklamların ve kampanyaların toplum üzerindeki etkilerini gözlememiz mümkün olacaktır. Anahtar Kelimeler: Grafik, grafik tasarım, eğitim,sosyal sorumluluk, Kampanya
Global bir türk tekstil işletmesinde topluma yönelik kurumsal sosyal sorumluluk projelerinin çalışan memnuniyetine ve bağlılığına yönelik etkileri
Sosyal sorumluluk kavramı hareketli bir yapıya sahiptir. Toplumun bilinçlenmesi, değişen ve gelişen fikirleri ile birlikte, sosyal sorumluluk da değişime uğrar. Günümüzde bu değişimler sonucunda sosyal sorumluluğun işletmelere de yansıdığı gözlemlenmektedir. İşletmelerin, çalışanlarına, paydaşlarına, topluma, müşterilerine ve çevreye karşı sorumlulukları bulunmaktadır. Bu sorumlulukları yerine getiren işletmeler, aynı zamanda çalışan ve müşterilerinin bağlılığını kazanırlar. Bu tez çalışmasında işletme ve kurumsal sosyal sorumlulukta çalışanın sadakati, müşteri memnuniyeti, çalışan performansı ve sosyal sorumluluk üzerine olan yaklaşımlar incelenmiştir.
Corporate social responsibility in Ethiopia: Approaches and practices
There exists a great deal of academic writings about corporate social responsibility. However, the context of these papers is somehow similar focusing on the developed countries. Ethiopia, where the state is also a key player in the business has quite different business, state, and society interaction. In addition to the state‟s high stake in the business, the leverage of intellectual freedom, strong media, independent civil associations, activist and advocacy groups who had played a key role in transforming the notion of corporate social responsibility is so weak in Ethiopia. Hence it is an ideal context with less driving forces to measure companies‟ corporate social responsibility practices. Given the fact that corporate social responsibility is an under-researched area in developing countries, this paper aims to examine corporate social responsibility approaches and practices of indigenous firms in Ethiopia. Moreover, it will assess the stage of corporate social responsibility practice. Last but not least, this paper compares corporate social responsibility practices between private and state-owned companies. The finding reveals hat, though it is fragmented and the priorities are different from the global trend, Ethiopian companies practice CSR. In addition, there is no statistically significant differences between the CSR practices of private and state-owned businesses. Keywords: Corporate Social Responsibility, Ethiopia, CSR pyramid, Developing Countries, Africa
Tasarım girişimciliği ve bir sosyal sorumluluk proje önerisi
Günlük yaşantıda sıklıkla kullanılan tasarım, insanlara bir konu hakkında bilgi vermek, satışı yapılacak ürün ya da hizmetlerin tanıtımını yapmak gibi birçok amaç için kullanılmaktadır. Özellikle 1990'lı yıllardan sonra internetin yaygınlaşması ve teknolojinin hızlı değişimiyle birlikte tasarımın tanımı ve tasarımcının rolü de değişmeye başlamıştır. Dijital bilgi çağında gerçekleşen bu hızlı dönüşüm, tasarım sektörü de dahil olmak üzere birçok mesleğin dinamiklerini değiştirmiştir. Bu değişimler işletmeleri ve yeni iş girişimlerini de etkilemiştir. Girişimciliğin amacı piyasada tespit edilen ihtiyaçlara yaratıcı ve etkin çözümler sunacak işletme ve organizasyonlar kurmaktır. Bu bağlamda tasarım ve girişimciliği başarılı kılan ortak özellikler yenilikçi, yaratıcı ve çözüm odaklı olmalarıdır. Hem bir tasarım projesinde hem de piyasada çözümlenmeyi bekleyen bir iş girişiminde, hedef kitle ile empati yaparak problemi doğru tespit etmek oldukça önemlidir. Tasarım odaklı düşünme yöntemi ile iş girişimcisinin tasarımcı gibi düşünmeyi öğrenerek girişiminin başarısını artırması mümkündür. Diğer bir yandan ise geleneksel girişimcilerin gözlem ve araştırma yetenekleri, tasarımcıların iş fikirlerini hayata geçirmelerini desteklemektedir. Bu araştırmada, girişim ve tasarım kavramlarının ilişkisi analiz edilmiş ve tasarım girişimciliği kavramına değinilmiştir. Tasarım odaklı düşünme yöntemi ile problem ve ihtiyaç tespiti yapılmış ve bir sosyal sorumluluk proje önerisi sunularak tasarım girişimciliğine bir örnek oluşturulması amaçlanmıştır. Bu çerçevede, tezin 1. bölümünde, tasarım kavramının geçmişten günümüze kadar olan dönemde geçirdiği önemli değişimler ve tasarımcının tarihsel süreçteki rolü anlatılmıştır. 2. bölümde girişimcilik kavramının tanımı ve türlerine değinilmiş, sosyal girişimcilik odaklı örnek proje incelemeleri yapılmıştır. 3. bölümde tasarımcı özelliklerinin girişimciliğe olan etkileri ele alınmış ve tasarım girişimciliği kavramı vurgulanmıştır. 4. bölümde, tezde yapılan araştırmalar ve uygulanmış anket sonucunda kullanıcı ihtiyaçları tespit edilerek bir sosyal girişimcilik örneği olarak "Gülsün Çocuklar" isimli bir proje önerisi sunulmuştur. Anahtar Sözcükler : Tasarım Odaklı Düşünme, Girişimcilik, Tasarım Girişimciliği, Sosyal Girişimcilik, Sosyal Sorumluluk Projesi.
Görsel iletişim tasarımında tasarım aktivizmi
Geçmişten günümüze insan ve toplum arasındaki en etkili iletişim biçimlerinden biri görsel iletişim olmuştur. Toplum ve teknoloji arasındaki ilişkinin gelişimi beraberinde görsel iletişim tasarımının ayrı bir disiplin olarak yöntemsel ve işlevsel olarak evrimleşmesine sebep olmaktadır. Tasarım bir yaratma süreci olmanın yanı sıra aynı zamanda çözüm üretme ve anlam katma özelliği taşır, ayrıca sadece ihtiyaçlara cevap verecek işlevsel ve estetik çözümler üretmekle kalmayarak izleyici kitlenin ve toplumun davranış ve tutumlarında değişikliğe sebep olur. Endüstri devrimi sonrasında ciddi anlamda değişen paradigmalar toplumsal eşitsizlik ve adaletsizleri daha görünür kılmış, yeni sorunlar oluşmasına da zemin hazırlamıştır. Özellikle 1970'ten itibaren artan sosyal ve çevresel kaygılar süreç içinde tasarımcılar üzerinde de etkili olmaya başlamıştır. Sanat ve tasarım tarihi boyunca çeşitli sorunlar karşısında çözümler üreten, tepkilerini, çözümlerini tasarım yoluyla dile getiren tasarımcılar oluşan genel kaygılardan yola çıkarak yeni bir dil arayışına girmişlerdir. Bu arayışlar tasarım aktivizmi kavramını doğurmuş, tasarımcılar yaptıkları tasarımlarda sosyal veya kültürel konularda dönüşümleri teşvik etmek veya farkındalık oluşturmak istemişlerdir. Bu tezde tasarım ve aktivizm kavramları tarihsel gelişim, terminoloji, içerik ve bağlam açısından görsel dilde incelenmiştir. Aktivist tasarımın geniş kitleler üzerindeki etkisi üzerinde durularak, tasarımcının sorumluluk, iyi niyet ve çevreci tarzının toplum algısı ve sürdürülebilir bir dünya için önemine dikkat çekilmiştir. Günümüz toplumunun geçmişten beri yaşadığı sosyal konulardan biri olan kadına yönelik şiddet ve dışlayıcı tutumlar sosyal aktivizm bağlamında kültürümüzde kullanılan atasözleri üzerinden proje çalışması olarak ortaya çıkarılmıştır. Bu kapsamda grafik ve görsel iletişim tasarımı alanında eğitim gören tasarımcı adayları veya halihazırda bu mesleği devam ettiren tasarımcılar ve bu konuyla ilgilenen toplum bireyleri arasında konuyla ilgili bilinç ve farkındalık yaratmak amaçlanmıştır.
Sosyal sorumluluk projelerinin marka değerinin arttırılmasında önemi ve istatistiksel analizi
Bu araştırmanın amacı işletmelerin uyguladıkları sosyal sorumluluk projeleri ile marka değerleri arasındaki ilişkinin tespit edilmesidir. Araştırmanın evrenini, İstanbul Anadolu Yakasında faaliyet göstermekte olan kurumsal ve büyük ölçekli bir şirketin çalışanları oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında basit tesadüfi örneklem yöntemiyle 420 kişiye ulaşılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. Anket formu dört bölümden oluşmaktadır. Bu bölümler şu şekildedir: Demografik Özelliklere İlişkin Sorular, Marka Tercihinde Etkili Olan Faktörler, Sosyal Sorumluluk Alanı, Marka Değeri ve Sosyal Sorumluluk Projeleri. Veri analizi SPSS 16 paket programında yapılmıştır. Araştırmada sosyal sorumluluk projelerinin marka değerine olan etkisi incelenmiş ve sosyal sorumluluk projelerinin marka değerini olumlu şekilde etkilediği tespit edilmiştir.
Spor kulüplerinin kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerinin kulüp imajı ve marka imajına etkisi: Beşiktaş JK taraftarı üzerinde ampirik araştırma
Bu araştırma ile spor kulüplerinin kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerinin, kulüp imajı ve marka imajı üzerindeki etkisi açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın örneklem grubu Süper Lig de yer alan Beşiktaş spor kulübünün 26.01.2020 tarihindeki Göztepe-Bjk müsabakasında yer alan seyircilerinden oluşmaktadır (n=400). Rastgele anket tekniği ile elde edilen verilerin analizinde öncelikle demografik değişkenler üzerinde yüzde, frekans gibi betimsel analizler yapılmış, ölçekler ve alt boyutlarına ilişkin doğrulayıcı faktör analizi, güvenirlik analizi gibi istatistiksel analizlerden yararlanılmıştır. Araştırmaya konu olan gizil ve gözlenen değişkenleri arasındaki ilişki ve araştırılmak istenen hipotezler çok değişkenli istatistik yöntemlerinden Yapısal Eşitlik Modeli (Structural Euotion Modeling) ile analiz edilmiştir. Araştırma da öncelikle KSS ve kulüp imajı, KSS ve marka imajı, kulüp imajı ve marka imajı arasındaki ilişkiler incelenmiştir ve sonrasında analizler sonucunda istatistiksel anlamlılığı daha önceden belirlenen ölçek alt boyutlarımızın tek bir model içerisinde birlikte olan ilişkileri incelenmiştir. Böylece neden sonuç ilişkileri, değişkenler arasındaki ilişkilerin anlamlılığı ve derecesi ve kulüp imajının aracılık etkisi incelenmiştir. Çalışmanın temel araştırma hipotezi olan "spor kulüplerinin KSS faaliyetleri, kulüp imajını ve adını taşıdığı işletmenin marka imajını etkilemektedir" hipotezinin kurulan model tarafından kısmen desteklenmekte olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Beşiktaş JK seyircilerinin, kulüp imajının marka imajı üzerinde ve hayırseverlik sorumluluğun kulüp imajı üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Böylece araştırmamıza konu olan temel hipotezin kısmen desteklendiği görülmektedir. Dolayısıyla ikinci aşamada elde edilen modelin hem p- değeri hem de model uyumluluklarına bakıldığında istatistiki bakımdan anlamlı olduğu ortaya çıkmaktadır. Model için bulunan bu değerler bize araştırma modelinin son şeklinin kabul edilebilir bir düzeyde olduğu sonucuna ulaştırmıştır.
Hazır giyim sektöründe çalışanların kurumsal sosyal sorumluluk algısının örgütsel bağlılığa etkisi
Bu araştırmada hazır giyim sektöründe çalışanların kurumsal sosyal sorumluluğun alt boyutlarına yönelik algılamaların örgütsel bağlılık üzerinde etkisinin olup olmadığını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma, İzmir ilinde hazır giyim sektöründe faaliyet gösteren bir firmanın, tesadüfî olmayan örnekleme yöntemlerinden kolaydan örnekleme yöntemiyle seçilen 400 çalışanından toplanan verilerle gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanmasında kurumsal sosyal sorumluluk algılamalarını belirlemeye ve örgütsel bağlılık düzeyini ölçmek üzere 2 ölçek kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise cevaplayıcıları tanımlayıcı istatistikler hesaplanmış, ölçeklere ilişkin doğrulayıcı faktör analizi uygulanmış, kurumsal sosyal sorumluluğun alt boyutlarından oluşan değişkenlerin örgütsel bağlılık değişkeni üzerindeki etkisini belirlemeye yönelik çıkarımsal istatistik yöntemlerinden olan çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre Kurumsal sosyal sorumluluğun alt boyutlarına yönelik algılamaların örgütsel bağlılığın değer bağlılığı boyutu üzerinde etkili olduğu, devam bağlılığı boyutu üzerinde ise anlamlı bir etkisi bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sosyal sorumluluk projelerinde empati kavramı çerçevesinde hareketli afiş tasarımı serisi
Tasarım açısından sosyal ve ahlaki sorumlulukların tanımlanmaya başladığı ve tasarımcıların dikkatine sunulduğu 1970'li yıllardan itibaren grafik tasarımcının toplumsal sorunlarla ilgilenmesi ve sorumlu bir bakış açısıyla tasarım yapması gerektiğine dair fikirler ön plana çıkmış ve pek çok tasarımcı tarafından kabul görmüştür. Böylece toplumsal fayda gözeten "iyi tasarım" kavramı ortaya çıkmış; tasarımın, gerçek ihtiyaçlara cevap veren yenilikçi ve disiplinler arası bir araç haline dönüşerek tasarımcıların yaptıkları çalışmalarda ahlaki ve toplumsal sonuçları göz önünde bulundurmaları düşüncesi yaygınlaşmıştır. Ancak, tasarımcının rolü üretim ve tüketimin neredeyse sınırsız hale gelerek tasarım tüketimini de hızlandıran 21. yüzyıl tüketim toplumu ile daha da önemli hale gelmiştir. 1970'li yıllardan itibaren tasarımcıya yüklenen mesleki sorumlulukla ve toplumu yönlendirme gücüyle birlikte tasarım sosyal sorumluluk projelerinin önemli bir parçası haline gelmiştir. Toplumun çıkarlarını önceleyen sosyal sorumluluk projelerinin topluma karşı sorumluluk duygusu besleyen profesyonel tasarımcılar tarafından hazırlanmasıyla daha olumlu ve yaygın bir etki ortaya çıkması mümkün olacaktır. Sosyal sorumluluk projelerinde hedef kitleye mesajı en etkili biçimde verebilmek için de insanı tanıyan ve ona ulaşmak için özel duyguları harekete geçiren bir tasarım gereklidir ve böyle bir tasarımda empati anahtar kavramlardan biridir. Empati, insanların dünyayı diğer insanların gözünden görmesini sağlayarak onları birbirine yakınlaştırır ve bu nedenle toplumsal sorunlara karşı farkındalığı arttırma ve bunları çözme konusunda önemli bir kavramdır. Tasarım ise empati kurmak için iyi bir iletişim aracıdır. "Sosyal Sorumluluk Projelerinde Empati Kavramı Çerçevesinde Hareketli Afiş Tasarımı Serisi" isimli bu tez tasarımcıların yaptıkları işlerde topluma ve dünyaya karşı sorumlu olmaları gerekliliği üzerinden tasarımı ele alırken empati kavramının sosyal sorumluluk projelerinde de etkili olabileceği göstermek üzere örnek bir uygulama ortaya koyma amacını taşımaktadır. Çalışma dört bölüm olacak şekilde oluşturulmuştur. İlk bölümde sosyal sorumluluk olgusunun tanımı, amacı ve önemi, tarih sahnesine çıkışından günümüze değin gelişimi, sosyal sorumluk kavramı oluşturan ilke ve kurallar ele alınmış, bu olgu çerçevesinde grafik tasarımcının rolü göz önünde bulundurularak, tasarım tarihi içerisinde yer alan ve grafik tasarımcının sosyal sorumluluğu hakkında önemli bir yere sahip olan First Things First (İlk Önce Öncelikler) manifestoları incelenmiş ve bunun sonucunda sosyal sorumluluk projelerinde grafik tasarımcının nasıl bir sorumluluk alacağı ve/veya alması gerektiği tartışılmıştır. İkinci bölümde empati kavramının günümüze kadar olan değişimiyle birlikte tanımı yapılarak bileşenleri incelenmiş, empati ile ilgili kuramlar ele alınarak empati kavramının birçok kavramlarla karıştırıldığı düşünüldüğünde bu kavramlarla ilişkisi incelenmiştir. Üçüncü bölümde empati kavramı ile ele alınan sosyal sorumluluk projeleri örnekleri tarihsel bir sıralamayla incelenmiş ve empati kavramını nasıl ele alındığı ve izleyiciye aktarmak istediği mesajlar örnekler üzerinden anlatılmıştır. Son bölümde ise ilk üç bölümde derlenen bilgiler ışığında toplumda çok fazla yer alan ve artık sosyal bir sorun haline gelen kadına şiddetin en son noktası olan kadın cinayetleri konulu afiş tasarımları bir sosyal sorumluluk projesi kapsamında oluşturulmuş ve bununla birlikte teknolojinin bizlere sunduğu iletişim araçlarının da artması ile gelişen hareketli afiş çalışmalarının yapım süreci incelenmiştir.
Türkiye'de faaliyet gösteren ilaç firmalarının kurumsal sosyal sorumluluk projelerinin değerlendirilmesi
Kurumsal sosyal sorumluluk (KSS), firmaların gönüllülük esasına dayalı olarak kendi kaynakları ile içinde bulundukları toplumun sosyal, ekonomik ve çevresel sorunlarının çözümünde etkin rol almaları ve toplumsal refah düzeyinin arttırılmasına katkı sağlamaları olarak tanımlanmaktadır. Küresel boyutta stratejik önemi bulunan ve toplum sağlığının geliştirilerek yaşam kalitesinin arttırılmasına ilişkin beklentilerin yüksek olduğu ilaç sektöründeki KSS uygulamalarının mevcut durumunu ortaya koymak amacıyla bu araştırma yapılmıştır. Bu çalışmada, Türkiye'de faaliyet gösteren ilaç firmalarından İEİS, TİSD ve AİFD'ye üye olan firmalara anket uygulanmıştır. Çalışmaya 60 firma tarafından katılım sağlanmıştır. Bu kapsamda toplanan veriler istatistiksel olarak analiz edilerek, bulgular ortaya konulmuş, başlangıçta oluşturulan hipotezler sınanmıştır. Çalışmaya katılan ilaç firmalarının %83,33'ünün 2009-2019 yılları arasında KSS projesi yürüttüğü, firmaların yerli ya da çok uluslu olmalarına ve piyasadaki ürün gruplarına göre yürüttükleri KSS proje sayısında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadığı belirlenmiştir. İlaç firmalarınca yürütülen KSS proje sayılarında yıllara göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunduğu saptanmıştır. Kurumsal iletişim departmanı bulunan firmaların KSS proje sayılarının daha fazla olduğu belirlenmiştir. Firmalar tarafından en fazla hayırseverlik ve sağlık alanlarında; en az sayıda spor alanında KSS projesi yürütüldüğü anlaşılmıştır. Bu çalışma ile Türkiye'deki ilaç firmalarının KSS uygulamalarına ilişkin genel durum ortaya konulmuştur. Ayrıca, sektörde KSS çalışmalarına yönelik farkındalığın arttırılmasına ve iyi uygulama örneklerinin yaygınlaştırılmasına katkı sağlayacağı düşünülen önerilerde bulunulmuştur.
Çevre muhasebesi ve bir uygulama
Günümüzde hızla artan nüfus ve sanayileşme ile birlikte doğal kaynaklar düşünülmeden kullanılmaktadır. Özellikle sanayi devrimi ve teknolojinin hızla ilerlemesi insanoğlunun doğayı tüketim hızını daha da artırmaktadır. Doğal kaynakların bu kadar hızlı ve bilinçsizce kullanımı dünya ve çevre için büyük tehdit oluşturmaktadır. Sayıları sürekli artan işletmelerin çevresel faktörler üzerindeki payları oldukça fazladır. Çalışmanın amacı; üretim işletmesi olarak faaliyetlerini devam ettiren bir savunma sanayi firmasının genel yönetim müdür yardımcılığına bağlı birimlerindeki çalışanların çevreye ve çevre muhasebesine yönelik algılarını incelemektir. Bu amaçtan hareketle, çalışmada çevre algısı ve çevre muhasebesi algısı değişkenleri arasındaki ilişkiler analiz edilmiştir. Araştırmayı gerçekleştirmek için veriler, anket yöntemi kullanılarak, bir savunma sanayi şirketinin genel yönetim müdür yardımcılığı bünyesinde çalışmakta olan kişiler tarafından elde edilmiştir. Araştırmada kullanılan ölçeklerin, çevre algısı ve çevre muhasebesi algısının alt boyutlarını tespit etmek amacıyla SPSS programı kullanılarak açıklayıcı faktör analizi yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göre, çevre algısının tek boyutla, çevre muhasebesinin ise sistem, fayda ve biçim olmak üzere üç alt boyutla ölçülebileceği bulunmuştur. Buna ilaveten, belirlenen alt boyutlar arasındaki ilişkiyi anlayabilmek için korelasyon analizi yapılarak bu kavramlar arasında pozitif yönlü ilişkilerin olduğu anlaşılmıştır. Daha sonra ise bulunan her bir alt boyutun gücünü ölçmek için regresyon analizi yapılmıştır. Araştırma yapılan şirketteki çevre algısı ve çevre muhasebesi algısının alt boyutlarının değişen yüzdesel değerler ile birlikte birbirlerini açıklayabileceği tespit edilmiştir. Bu çalışmanın ulaşılabilen kaynaklar değerlendirildiğinde, çevre ve çevre muhasebesi algısının Türkiye'deki bir savunma sanayi şirketi kapsamında inceleyen ilk çalışma olduğu düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler Çevre Muhasebesi, İşletmelerin Çevre Algısı, Çevresel Raporlama, Sosyal Sorumluluk, Çevresel Maliyetler, Faktör analizi
Türkiye'de finansal olmayan etkenlerin kurumsal sorumluluk anlayışı üzerindeki etkileri: Ankara'daki KOBİ'ler örneği
Kurumsal sorumluluk kavramı, küreselleşme sürecinin hız kazanması ve toplumun şirketlerden beklentilerinin artması ile eş zamanlı olarak yaygınlaşmış bir anlayıştır. Kurumsal sorumluluk, kurumların iş dünyası ile ilgili tüm süreçlerinde ekonomik, çevresel ve toplumsal faydayı gözetmesi olarak özetlenebilir. Çağdaş kurumsal sorumluluk kavramı ile şirketler, ölçülebilir hedefler koymakta ve finansal kazanımlar elde etmeye çalışmakta, dolayısıyla öz çıkarlarını korumaktadır. Türkiye gibi ülkelerde ise kültürel değerler, dini inançlar ve geleneksel unsurlar gibi finansal çıkar hedefi olmayan etkenler veya bir diğer söylemle kültürel etkenler, kurumsal sorumluluk anlayışına etki etmektedir. Bu etki özellikle küresel piyasalardan daha az etkilenen ve yerel değerleri daha fazla yansıtan küçük ve orta büyüklükteki işletmelerde (KOBİ'lerde) daha belirgindir. Bu tezin amacı, Ankara'da üretim sektöründe faaliyet gösteren KOBİ'lerde, kültürel değerler, dini inançlar, Ahilik kurumu ve vakıf kurmak gibi geleneksel hayırseverlik unsurlarından oluşan kültürel etkenlerin kurumsal sorumluluk anlayışına nasıl etki ettiğinin anlaşılmasıdır. Çalışma kapsamında gerçekleştirilen nitel saha araştırmasının bulguları, Ankara'daki KOBİ'lerin, kurumsal sorumluluk kavramı ile ilgili olabilecek uygulamaları, ağırlıklı olarak finansal-olmayan etkenler ile ilişkili olarak algıladıklarını göstermektedir. Bu noktadan hareketle, geleneksel hayırseverlik ve doğru iş yapma anlayışı ile çağdaş kurumsal sorumluluk kavramı arasında güçlü bağlantılar kurulabileceği öngörülebilir. Diğer yandan, kurumsal sorumluluk kavramının kültürel etkenlere bağlı olarak algılanması, küreselleşme süreciyle yaygınlaştığı halde yeni yerelliklerin meydana gelmesine sebep olan bu kavramın kapsamının daralması riskini taşımaktadır.
Anaakım ve eleştirel perspektiften kurumsal sosyal sorumluluk kavramına ilişkin alanyazındaki çalışmaların incelenmesi: Bir sistematik derleme çalışması
"Kurumsal Sosyal Sorumluluk" kavramı tanımlandığı ilk günden buyana hem akademinin hem de iş dünyasının üzerine çalışmalar yaptığı önemli bir kavram olmuştur. Zaman içinde önemi ve değeri katlanarak artmıştır. Kurumların hayırsever niyetleriyle başlayan süreç, bugün, standartlaşması gereken stratejik bir aksiyona dönüşmüştür. Kavramın gelişim sürecinde pek çok olumlu yaklaşımın olmasının yanı sıra eleştirel yaklaşımların da olduğu gözlemlenmektedir. Bu tez çalışması kurumsal sosyal sorumluluk kavramının anaakaım ve eleştirel perspektiften karşılaştırmalı incelemesini içermektedir. Öncelikle kavramın yıllar içinde geçirdiği evrim sıralanmaktadır. Araştırma kapsamında ilk yıl olan 1979 ve son yıl olan 2017 aralığındaki süreci incelenmektedir. Bu yıllar arasında kavramın etkilendiği toplumsal, ekonomik olaylar perspektifinde kurumsal sosyal sorumluluk kavramının anlamında yaşanan değişimler ortaya konulmuştur. Araştırmanın ikinci değişkenini oluşturan ülkelere göre kavramın nasıl algılandığı, kurumsal sosyal sorumluluk kavramı çerçevesinde beklentilerin ve temel eleştiri noktalarının neler olduğu sıralanmıştır. Ülkeler, kıtalar biçiminde kategorize edilip kültürel benzerlikler, ekonomik refah düzeyi ve yönetim biçimleri dikkate alınarak bulgular açıklanmıştır. Ayrıca araştırma kısmında kurumsal sosyal sorumluluk kavramını açıklamak, geliştirmek üzere oluşturulan teoriler incelenmiş, teorilerin kavramı incelerken hangi konularla bağdaştırdığı ortaya konulmuştur. Üç bölümden oluşan tez çalışmasının ilk bölümü literatür taraması oluştururken, ikinci bölüm araştırma ve analiz kısmını ele almaktadır, üçüncü bölüm ise araştırma sonucu elde edilen kavramların anaakım ve eleştirel yazında değerlendirmelerini içermektedir. Araştırma sonucundunda 507 makale taranmış ve araştırmayı oluşturan sorulara cevaplar getirilmiştir.
Sosyal sorumluluk projelerinin bölgesel kalkınmadaki rolü ve alanda yeni medya kullanımının önemi
"Sosyal Sorumluluk Projelerinin Bölgesel Kalkınmadaki Rolü ve Alanda Yeni Medya Kullanımının Önemi" başlıklı tez çalışması, bölgesel kalkınmaya yönelik yürütülen KSS projelerinin uygulandıkları bölgelerinin gelişimine hangi yönlerden katkı sağladığını incelemekte ve bu süreçte yeni medya kullanımının rolü üzerinde durmaktadır. Bu bağlamda çalışmanın birinci ve ikinci bölümlerinde kurumsal sosyal sorumluluk, bölgesel kalkınma ve yeni medya konularına yönelik bir kavramsal zemin oluşturulmuştur. Çalışmanın üçüncü bölümünde Türkiye'de yürütülen bölgesel kalkınmaya yönelik KSS projelerinden iki proje örneklem kapsamında değerlendirilmiştir. Örnekleme yönelik derinlemesine görüşme ve doküman analizleri ile elde edilen bulgular durum çalışması deseninde yorumlanmıştır. Bulguların yorumlanması ile elde edilen sonuçlar ve yeni çalışmalara yönelik öneriler çalışma sonunda paylaşılmıştır.