Speed
95 theses under this subject heading
Futbolda küçük alan oyunları ve süratte devamlılık antrenman yöntemlerinin bazı performans parametreleri üzerine etkisi
Bu araştırmanın amacı; genç futbolcularda küçük alan oyunları, süratte devamlılık ve kombine (küçük alan oyunu + süratte devamlılık koşusu) antrenman yöntemlerinin performans parametreleri üzerine etkisini ve bu antrenman yöntemlerinin performans gelişim yüzdeleri arasındaki farklılıkları araştırmaktır. Araştırmaya 14-16 yaş aralığında 41 genç futbolcu (boy uzunluğu: 174,02±7,47 cm, vücut ağırlığı: 59,69±9,50 kg, yaş:14,58±0,49 yıl, antrenman yaşı: 7,39±0,62 yıl) katılmıştır. Antrenmanlara başlamadan önce futbolculara, 4 hafta boyunca haftada 5 gün aerobik temelli antrenmanlar yaptırılmıştır. Antrenman sürecinden sonra futbolcuların antropometrik ölçümleri, sıçrama, sprint, dripling, çeviklik, tekrarlı sprint testi, anaerobik güç testi ve Yo-Yo aralıklı toparlanma testi seviye1 ve 2 (Yo-Yo AT1 ve 2) testleri gerçekleştirilmiştir. Ön testler tamamlandıktan sonra, futbolcuların Yo-Yo AT1 testi ön test sonuçları göre; küçük alan oyunu grubu (KAOG), süratte devamlılık koşusu grubu (SDKG), kombine antrenman grubu (KAG) (küçük alan oyunları + sürat koşusu) ve kontrol grubu (KG) olarak 4 gruba ayrılmıştır. Gruplar oluşturulduktan sonra 6 hafta süresince her bir grupta haftada 5 gün süreyle yapılan antrenmanların iki gününde küçük alan oyunları, süratte devamlılık koşuları ve kombine antrenmanları yaptırılmıştır. Kontrol grubu ise düşük yoğunluk ve şiddette teknik ve taktik antrenmanlar yapmışlardır. 6 haftalık antrenmanlar sonunda grupların son testleri gerçekleştirilmiştir. Çalışmada dört gruba ait ön test performans değerleri arasında ve son test performans değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olup olmadığı ''Çok Değişkenli varyans analizi (MANOVA)'' ve Eşleştirilmiş iki grup testi (Paired-samples t test) kullanılarak belirlenmiştir. İstatistiksel analizlerde 0,05 anlamlılık düzeyi kullanılmıştır. Tüm istatistiksel işlemler SPSS 18.0 paket programında yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda KAOG, SDKG ve KAG'de antrenmanlarının Yo-Yo AT1 ve 2 testlerinde her üç grubunda istatistiksel olarak anlamlı artışlar belirlenirken (p<0,05), KAOG'den farklı olarak SDKG ve KAG'de aktif sıçrama, çeviklik, Yo-Yo AT1 ve 2 testlerinde istatistiksel olarak anlamlı artışlar belirlenmiştir (p<0,05). KG'de ise sadece Yo-Yo AT1 testinde anlamlı bir artış bulunmuştur(p<0,05). Bununla birlikte, gruplar arasında 6 hafta sonrası gelişim yüzdeleri incelendiğinde KAG antrenmanlarının Yo-Yo AT1 ve 2 testlerinde KG den istatistiksel olarak daha fazla bir gelişim yüzdesine sahip olduğu bulunmuştur (p<0,05). Sonuç olarak çalışma bulguları 6 hafta boyunca yapılan KAOG, SDKG ve KAG antrenmanların farklı performans özelliklerinde iyileşmeye sebep olduğu bulunmuştur. Bununla birlikte, antrenörler aerobik ve anaerobik özelliklerin oyunsal formatta gelişimi hedefleniyor ise kombine antrenmanları kullanmaları önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Küçük Alan Oyunları, Süratte Devamlılık Koşuları, Kombine Antrenmanlar,
Futbolda 3x3, 6x6 küçük alan oyunları ile 11x11 oyununun fiziksel kondisyona ve teknik parametrelere akut etkisi
Bu çalışmada 3x3, 6x6 küçük alan oyunları ile 11x11 oyun esnasındaki sürat, çeviklik, güç ve teknik testlerin akut etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya 12 genç futbolcu (yaş 16,5±0,5 yıl, boy uzunluğu 175,16±4,74 cm, vücut ağırlığı 64,25±2,34 kg) katılmıştır. 3x3 ve 6x6 küçük alan oyunları (kalecili) 4 dakika oyun 4 dakika aktif dinlenme olacak şekilde 10 set oynanmıştır. 11x11 oyun ise her bir set 40 dakika olacak şekilde 2 set ve set arası 15 dakika ara verilerek oynanmıştır. 3 farklı oyun uygulamasının öncesinde, arasında ve sonrasında dört adet saha testi (30m sprint, uzun pas, çeviklik, yatay sıçrama) gerçekleştirilmiştir. Normallik testi olarak Shapiro-Wilk ve küreselliğin belirlenmesi için Mauchly's Sphericity testi kullanılmıştır. Parametrik varsayımların yerine gelmesi durumunda tekrarlı ölçümlerde Tek Yönlü Varyans Analizi ve takibinde Bonferroni Post-Hoc düzeltmesi, parametrik varsayımların yerine gelmemesi durumunda Freidman Tek yönlü Varyans Analizi ve takibinde Wilkoxon eşleştirilmiş iki örnek testi uygulanmıştır. 3x3 oyunlarda 6x6 ve 11x11 oyunlarına göre kalp atım hızı değerlerinin daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir (p<0,05). 6x6 ve 11x11 oyunlarda oyuncular daha çok kısa pas, uzun pas, kafa vuruşu ve top kazanma davranışları sergilemelerine karşın (p<0,05) 3x3 küçük alan oyunları esnasında şut, top sürme ve gol sayıları anlamlı bir şekilde daha yüksek oluşmuştur (p<0,05). 3x3 küçük alan oyunlarından sonra sürat ve çeviklikte önemli bir düşüş olurken (p<0,05), 6x6 küçük alan oyunlarından sonra yatay sıçrama performanslarında önemli değişiklikler gözlenmiştir (p<0,05). Bu çalışmanın sonuçları 3x3 küçük alan oyunlarının fiziksel kondisyon ve teknik gelişme açısından 6x6 küçük alan oyunlarından daha yüksek uyarıcı sağladığını ve genç futbolcuların eğitimi için tavsiye edilebileceğini göstermiştir.
Farklı bölgelere uygulanan kinezyo bantlamanın sürat, çeviklik ve esneklik üzerine etkisi
Bu çalışmada, farklı bölgelere uygulanan kinezyolojik bantlamanın sürat, çeviklik ve esneklik üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın araştırma grubunu 18-38 yaş aralığında 32 erkek birey oluşturmaktadır. Katılımcıların tanımlayıcı özellikleri ile boy ve vücut ağırlığı ölçümleri alınarak vücut kütle indeksleri (VKİ) belirlenmiştir. Quadriceps ve gastrocnemius kaslarına bir hafta ara ile ön test-son test modeli ile 4 farklı zamanda kinezyo bantlama uygulanmıştır. Verilerin toplanmasında Kinezyo Bantlama (KB) işlemi; önce quadriceps kas grubu ve daha sonra gastrocnemius kaslarına farklı zamanlarda uygulanmıştır. Ölçümler her iki kas grubu için, uygulama öncesi (1. ölçüm), uygulama sonrasında ise 30. dakika (2. ölçüm), 24. saat (3. ölçüm) ve 48. Saat (4. ölçüm) olmak üzere toplam 4 farklı zamanda yapılmıştır. Sürat ölçümü; 30 metre sürat testi ile, çeviklik ölçümü; T testi ile ve esneklik performansı otur uzan testi ile değerlendirilmiştir. Normal dağılan verilerin karşılaştırılmasında Independent Samples T-Testi, normal dağılmayan verilerin karşılaştırılmasında ise Mann Whitney U testi kullanıldı. Tekrarlı ölçümlerde Varyans analizi, Friedman testi ve Durbin-Conover testi kullanılmıştır. Anlamlı farklılığın etki büyüklüğünü hesaplamak için Cohen's d ve eta-kare (η2) kullanılmıştır. Kinezyo bantlamanın quadriceps ve gastrocnemius kaslarında sürat, çeviklik ve esneklik değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (p>0,05). Quadriceps ve gastrocnemius kasları ayrı ayrı ve değerlendirildiğinde kinezyo bantlamanın çeviklik değerlerinde her iki kas grubunda da anlamlı derecede artışa neden olduğu (p<0,05), esneklik değerlerinde ise anlamlı bir değişikliğe neden olmadığı (p>0,05); sürat performansında ise quadriceps kasında anlamlı bir artış bulunmazken (p>0,05), gastrocnemius kasında anlamlı bir artış tespit edilmiştir (p<0,05). Sonuç olarak, farklı kas gruplarına uygulanan kinezyo bantlamanın sürat, çeviklik ve esneklik değerlerinde farklı sonuçlara yol açtığı görülmektedir.
11-13 yaş arası bireylerde beden eğitimi dersinde uygulanan geleneksel oyunların bazı temel motorik özelliklere etkisi
Oyunlar insanlık tarihi kadar eski etkinliklerdir ve nesilden nesile aktarılarak kültürel öğelerin taşınmasında aracılık ederler. Çocukların eğlenceli vakit geçirmelerinin yanında eğitimlerinin bir parçası olarak müfredatlarda yer verilmektedir. Beden eğitimi ve spor derslerinde oynatılan geleneksel oyunlar çocukların dijital oyunlardan uzaklaşmasında, bedensel, psikolojik, motorik ve sosyal açıdan gelişmesinde yardımcı olmaktadır. Gelişimlerinin önemli bir kısmını oluşturan motorik özellikler arasında sürat, esneklik, kuvvet, koordinasyon gibi unsurlar bulunur. Geleneksel oyunların içeriğinde bu özelliklerle ilişkilendirilen hareketler olduğundan çalışmamızın amacı 11-13 yaş arası bireylerde beden eğitimi dersinde uygulanan geleneksel oyunların belirlenen motorik özelliklere etkisi olup olmadığını tespit etmektir. Araştırmanın amacı kapsamında Siirt Sancaklar Ortaokulunda öğrenim gören öğrenciler evren olarak seçilmiştir. Gönüllülük esasına göre belirlenen örneklemde 11-13 yaş aralığındaki 30 kadın ve 30 erkek bulunmaktadır. Uygulanan ön test- son test yöntemi gereği 30'ar kişiden oluşan deney ve kontrol grupları oluşturulmuştur. Her grup kendi içinde 15 kadın ve 15 erkek öğrenci barındırmaktadır. Uygulamalara başlanmadan önce öğrencilerin ön test ölçümleri yapılarak kayıt altına alınmıştır. Belirlenen beş farklı geleneksel oyun 8 hafta boyunca haftada bir gün ve iki ders saati süresince deney grubu öğrencilerine oynatılmıştır. Süre sonunda öğrencilerin son test ölçümleri yapılarak yeniden kaydedilmiştir. Elde edilen veriler SPSS25 paket programıyla analiz edilmiştir. Yapılan analizlerde ağırlık ve boy ölçümleri ön test- son test verilerinde hem deney hem de kontrol grubunda anlamlı fark bulunmuştur. Fark toplamları değerlendirildiğinde ise anlamlı farklılık yoktur. Koordinasyon özelliğinde hem deney hem de kontrol grubunda anlamlı farklılık bulunamamıştır. Ayrıca esneklik ve sürat ön test - son test sonuçlarında deney gruplarında anlamlı farklılık bulunurken, kontrol gruplarında anlamlı farklılık olmadığı belirlenmiştir. Bulgular sınırlı sayıdaki literatür araştırmalarıyla kıyaslanmış ve önerilerle desteklenmeye çalışılmıştır.
Erkek tenis oyuncularında 8 haftalık direnç lastiği antrenmanlarının servis hızına ve izokinetik kuvvete etkisi
ÖZET Bozoğlu M.S., 'Erkek Tenis Oyuncularında 8 Haftalık Direnç Lastiği Antrenmanlarının Servis Hızına Ve İzokinetik Kuvvete Etkisi' Dumlupınar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Beden Eğitimi Ve Spor Anabilim Dalı Doktora Tezi, Kütahya, 2017. Bu araştırmada 8 haftalık direnç lastiği antrenmanlarının yetişkin tenis oyuncularında servis hızına ve izokinetik kuvvete etkisi incelendi. Araştırmaya Konya İli sınırlarında tenis oynayan yetişkin tenis oyuncuları gönüllü olarak katılmıştır. Oyuncular rastgele seçilerek iki guruba ayrıldı. Araştırmaya katılan oyuncular yaş ortalamaları 24,14±4,59 yıl, boy uzunlukları 178,29±4,821 cm ve vücut ağırlığı ortalamaları 75,17±10,432 kg olan 10 oyuncu deney gurubunu, yaş ortalamaları 23,86±3,805 yıl, boy uzunlukları 176,57±5,827 cm ve vücut ağırlığı ortalamaları 71,91±5,741kg olan 10 oyuncu kontrol gurubunu oluşturdu. Deney gurubuna tenis antrenmanlarına ek olarak 8 hafta süresince haftada 3 gün direnç lastiği antrenmanları uygulandı. Kontrol gurubundan ise rutin tenis antrenmanlarına devam etmeleri istendi. Elde edilen verilerin hesaplanmasında ve değerlendirilmesinde SPSS IBM22 istatistik paket programı kullanıldı. Normallik sınanmasına göre bağımsız gurupların karşılaştırılmasında ındependent T testi kullanıldı. Homojenik sınanmasına göre gurup içi karşılaştırmalarda ise paired sample T testi kullanıldı. Bu çalışmada hata düzeyi 0.05 olarak kabul edildi. Sonuç olarak servis hızı ön test – son test karşılaştırılmasında, deney grubu son test değerleri anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (P<0,05). Deney grubuna ilişkin izokinetik kuvvet istatistiksel bulgular 600/sn açısal hızda izokinetik peak tork internal ön test – son test ve average power internal ön test – son test değerlerinin karşılaştırılmasında son test değerleri ön test değerlerinden anlamlı derecede yüksek olduğunu göstermiştir (P<0,05). Deney grubuna ilişkin bulgularda ise 600/sn peak tork external ve average power external ön test değerleri ile son test değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır (P>0,05). Deney grubuna ilişkin bulgularda 120⁰/sn ve 180⁰/sn açısal hızlarına ilişkin peak tork ve average power internal ve external ön test – son test değerlerinin karşılaştırılmasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır (P>0,05). Deney gurubunun 90⁰/sn açısal hızı Average power external ön test değerleri ile son test değerlerin karşılaştırılmasında ise son test değerlerinin ön test değerlerinden anlamlı derecede yüksek olduğu görülmüştür (P<0,05). Sonuç olarak yapılan direnç antrenmanlarının servis hızının gelişimine katkı sağladığı ve izokinetik kuvvete etkisinin sadece 600/sn açısal hız internal ve eksternal kuvvetlerini geliştirdiği söylenebilir. Ayrıca açısal hız arttıkça antrenmanın etkilerinin azaldığı söylenebilir. Anahtar kelimeler: İzokinetik kuvvet, Servis hızı, direnç lastiği, tenis.
Anaerobik gücün çabukluk ve çeviklik üzerine etkisi
Bu araştırmanın amacı anaerobik gücün çabukluk ve çeviklik üzerine etkisinin incelenmesidir. Araştırmaya, yaşları ortalaması 21.29±2.73 yıl, boyları ortalaması 1.67±0.059 m, vücut ağırlıkları ortalaması 59.64±8.509 kg ve spor yaşları ortalaması 10.29±3.32 yıl olan 14 kadın Milli Tekvandocu; yaşları ortalaması 21.81±3.23 yıl, boyları ortalaması 1.82±0.088 m, vücut ağırlıkları ortalaması 73.75±14.187 kg ve spor yaşları ortalaması 11.94±3.45 yıl olan 16 erkek Milli Tekvandocu olmak üzere toplam 30 milli sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Sporcuların anaerobik güçlerini ölçmek için Wingate testi, çabukluk performanslarını ölçmek için 5 metre çabukluk testi ve çeviklik performansını değerlendirmek için ise T testi uygulandı. Kadın sporcuların çabukluk performansı ile anaerobik zirve güç (r= -0.547) ve anaerobik ortalama güç (r= -0.536) arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur (P<0.05). Aynı zamanda, anaerobik zirve güç ve anaerobik ortalama güç kadın sporcularda çabukluk performansını sırasıyla 30 %; 29 % açıklamakta olup, hem anaerobik zirve güçteki hem de anaerobik ortalama güçteki bir birimlik artış kadın sporcularda çabukluk performansını -0.001 oranında etkilemektedir (P<0.05). Erkek sporcularda da çabukluk performansı ile anaerobik zirve güç (r=0.503) ve anaerobik ortalama güç (r=0.506) arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur (P<0.05). Aynı zamanda, anaerobik zirve güç ve anaerobik ortalama güç çabukluk performansını sırasıyla 25 %; 26 % açıklamakta olup, hem anaerobik zirve güçteki hem de anaerobik ortalama güçteki bir birimlik artış çabukluk performansını sırasıyla (0.0004; 0.001) oranında etkilemektedir (P<0.05). Ayrıca, erkek sporcuların çeviklik performansı ile anaerobik zirve güç/kg (r= -0.507) ve anaerobik ortalama güç/kg (r= -0.508) arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur (P<0.05). Hem anaerobik zirve güç/kg hem de anaerobik ortalama güç/kg çeviklik performansını 26 % açıklamakta olup, anaerobik zirve güç/kg'daki bir birimlik artış ve anaerobik ortalama güç/kg'daki bir birimlik artış çeviklik performansını sırasıyla (-0.229; -0.344) oranında etkilemektedir (P<0.05). Sonuç olarak; kadın sporcularda, anaerobik güçteki artış çabukluk performansını arttırırken çeviklik performansında herhangi bir değişim ortaya koymamaktadır. Erkek sporcularda ise rölatif anaerobik güçteki artış çeviklik performansını olumlu yönde etkilemektedir.
Milli plaj voleybolcuların antropometrik özellikleri ile sıçrama kuvveti, çabukluk ve dayanıklılıklarının araştırılması
Bu araştırmada; Milli Plaj Voleybolcuların Antropometrik Özellikleri İle Sıçrama Kuvveti, Çabukluk Ve Dayanıklılıklarının Araştırılması amaçlanmıştır. Milli Plaj Voleybolu takımında oynayanlara ölçüm yapılabilmesi için öncelikli olarak Türkiye Voleybol Federasyonundan izin alındıktan sonra ilgili milli takım antrenörlerinden de izin alınarak ölçümler tamamlanmıştır. Ölçümler 2012-2013 sezonunda değişik bölgelerde kamp yapan milli sporcuların bulundukları yerlerde yapılmıştır. Sporculara çalışma ile ilgili bilgi verilmiş sonrada gönüllü olarak katılmaları talep edilmiştir. Ölçüm aşamasında bazı sporcular ayrılmış bu sporculara ait dereceler değerlendirmeye alınmamıştır. Sporcular hakkında önce demografik bilgiler toplanmıştır. Sonrada ölçüm olarak; Temel Motor Testler, Uzunluk Ölçümleri, Genişlik Ölçümleri, Çevre Ölçümleri ve Vücut Yağ Yüzdelerini hesaplamak için deri kıvrımları ölçülmüştür. İstatistik test olarak kadın ve erkek sporcuların bakılan ölçüm özellikleri bakımından ?=0.05 anlamlılık düzeyinde bağımsız iki grup için t-testi uygulanmıştır. Test sonuçları kadın ve erkek sporcuların Temel Motor Test dereceleri (P<0.05), Uzunluk Ölçümleri (P<0.05),, Genişlik Ölçümleri (P<0.05), Çevre Ölçümleri (P<0.05) ve Vücut Yağ Yüzdelerini (P<0.05) arasındaki farkların önemli olduğunu gösterdi. Anahtar Kelimeler: Plaj Voleybolu, Motor Testler, Atropometri.
Voleybol oyuncularında core kuvvet antrenman programının anaerobik güç, sürat ve statik denge üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, voleybolculara uygulanan core kuvvet antrenman programının anaerobik güç, sürat ve statik denge üzerine etkisini incelemektir. Çalışmamıza düzenli voleybol antrenmanı yapan 18-22 yaş arası 18 erkek voleybolcu gönüllü olarak katıldı. Denekler, deney grubu (n=9, yaş: 19.41 ± 2.48) ve kontrol grubu (n=9, yaş: 21.12 ± 2.32) olarak iki farklı gruba ayrıldı. Kontrol grubu normal voleybol antrenmanlarına devam etti. Deney grubuna ise voleybol antrenmanlarına ek olarak 6 hafta boyunca haftada 3 gün core kuvvet antrenman programı uygulandı. Deney grubuna Mountain Climbers, Bicycle Crunch, Leg Raises, Russian Twist, Side Plank, Bridge, Abdominal Crunch, Jack Knife, Superman, Plank Jack olarak bilinen core egzersizler yaptırıldı. Statik denge skorları Biodex Balance System denge testi cihazı ile ölçüldü. Sürat testi (30 m) uygulandı. Anaerobik güçleri dikey sıçrama testi ile ölçüldü. Deney ve kontrol grupları arasındaki istatistiksel değerlendirme için Independent Samples T Testi kullanıldı. Grup içi karşılaştırmalar için Paired Samples T Testi uygulandı. Deney grubuna uygulanan core antrenman programı sonrasında sürat, anaerobik güç ve statik denge skorlarında anlamlılık tespit edildi (p<0.05). Gruplar arasında deney grubu lehine sürat, anaerobik güç ve statik denge skorlarında anlamlı farklılık tespit edildi (p<0.05). Sonuç olarak, voleybol oyuncularına uygulanan core kuvvet antrenman programının sürat, anaerobik güç ve statik denge skorlarına olumlu etkisi olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Voleybol, Core antrenman, Sürat, Statik denge.
Kalem şeklinin ilkokul öğrencilerinin yazma hızına etkisinin incelenmesi
Araştırmanın amacı kalem şeklinin ilkokul öğrencilerinin yazma hızına etkisini incelemektir. Bu çalışma ile öncelikle, öğrencilerin hangi kalem şekliyle hangi hız düzeyinde yazdıklarının tespit edilmesi amaçlanmaktadır. İkinci olarak, kalem şeklinin yazma hızına ne denli etki ettiğini görmek amaçlanmıştır. Öğrencinin hangi kalem şekliyle daha fazla yazı yazabildiğinin tespiti, öğrencinin elinin yorulmaması, yazma görevlerinden sıkılmaması bakımından önemlidir. Bu araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden olan deneme modeli kullanılmıştır. Yarı deneme modellerinden rotasyon modeli kullanılmıştır. Araştırma evrenini Yozgat il merkezindeki ilkokullarda öğrenim gören ilkokul öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklem seçiminde olasılıklı örnekleme yöntemlerinden küme örnekleme yöntemi ile örneklem belirlenmiştir. Küme örnekleme yöntemi ile üç ilkokul tespit edilmiştir. Bu ilkokullarda öğrenim gören 419öğrenciden veri toplanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak yazma hızı tespit formu kullanılmıştır. Yapılan bu araştırmada üç farklı şekilde kalem kullanılmıştır. Kullanılan kalem şekilleri altıgen, üçgen ve yuvarlak kalemdir. Araştırmacı tarafından tahtaya "Okulumu çok seviyorum." cümlesi yazılmıştır. Öğrencilerin 30 dakika boyunca, veri toplama aracında belirtilen cümleyi yazmaları sağlanmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistik ve çıkarımsal istatistik kullanılmıştır. Yapılan bu araştırmada betimsel istatistiklerden ortalama, medyan, varyans, standart sapma, minimum değer, maksimum değer, ranj, skewness değeri, kurtosis değeri, grafikten yararlanılmıştır. Çıkarımsal istatistiklerden Kolmogorov-Smirnov testinden, Anova testinden, Bonferroni çoklu karşılaştırma testinden yararlanılmıştır. Öğrencilerden elde edilen nicel veriler SPSS 21.0 sosyal bilimler için istatistik paket programı yoluyla analiz edilmiştir. Öğrencilerin 30 dakikada yazmış oldukları harfler sayılmıştır. Her bir öğrenci için üç kalem şekline göre harf sayısı elde edilmiştir. Altıgen kalem ile ilkokul öğrencilerinin dakikada 41 harf, üçgen kalem ile dakikada 47 harf yazdığı sonucuna varılmıştır. Yuvarlak kalem ile 49 harf yazdığı belirlenmiştir. Tüm kalem şekillerinde kız öğrencilerin yazma hızı erkek öğrencilerden anlamlı ve pozitif yönde farklılık göstermektedir. İlkokul öğrencilerinin yuvarlak kalemle yazılan harf sayısı, altıgen ve üçgen kalemle yazılan harf sayısı arasında anlamlı farklılık bulunmaktadır (p<0.017). Bunun yanı sıra, ilkokul öğrencilerinin üçgen kalemle yazılan harf sayısı, altıgen kalemle yazılan harf sayısından anlamlı olarak farklılık göstermektedir (p<0.017). Bu bulgulara göre ilkokul öğrencilerinin en hızlı yuvarlak kalemle, ikinci olarak üçgen kalemle, en yavaş olarak ise altıgen kalemle yazdığı anlaşılmaktadır. Araştırma sonuçları kapsamında, tüm ilkokul öğrencilerine yuvarlak kalemle yazma çalışmalarının yaptırılması önerilmektedir.
6 haftalık post aktivasyon potansiyeli antrenmanlarının dairesel tekme hızına olan etkilerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı kick boks sporcularına uygulananan 6 haftalık Post Aktivasyon Potansiyeli antrenmanlarının dairesel tekme hızına olan etkisinin araştırılmasıdır. Çalışmaya Türkiye Kick Boks Federasyonunca lisanslı, şampiyonalara katılmış, spor yaşları en az 4 yıl olan, yaşları 16 – 25 aralığında değişen, boy uzunlukları 160 cm ile 185 cm arasında değişen, sağlıklı 24 erkek kick boks sporcusu gönüllü olarak katılmıştır. [Kontrol Grubu (K.G, n=8, vücut ağırlığı: 70,85±5,39 kg; boy uzunluğu: 1,78±0,02 m; yaş: 21,42±3,45 yıl), Antrenman Grubu (A.G, n=8, vücut ağırlığı: 63,5±9,81 kg; boy uzunluğu: 1,73±0,08 m; yaş: 18,87±2,03 yıl) ve Post Aktivasyon Potansiyeli Grubu (PAP, n=8, vücut ağırlığı: 73,87±15,30 kg; boy uzunluğu: 1,75±0,08 m; yaş: 18,12±2,03 yıl]. 6 hafta süren çalışmada PAP grubu haftada üç gün antrenmanlarının ana evresi öncesinde 1 tekrar maksimalin %90'ı (1TM %90) 3x3 back squat yaptıktan sonra 8 dk dinlenip kum torbasına 40 sağ – 40 sol dairesel tekme atmış ve antrenmanına devam etmiştir. A.G. haftada üç gün kick boks antrenmanlarına devam ederken K.G. kick boks antrenmanı yapmamıştır. Sürecin etkilerinin dairesel tekme hızına etkilerini değerlendirmek için her üç gruba da çalışma başlangıcında ilk ölçüm, üçüncü hafta sonunda ara ölçüm ve altıncı hafta sonunda son ölçüm olarak akıllı telefon üzerinde Force Data uygulaması kullanılarak gerçekleştirilmiştir. 200 örneklem hızında (200hz) hız (m/s) olarak alınan ölçümlerde akselerometre görevi gören akıllı telefon katılımcının dominant ayağının lateral malleol kemiği üzerine sabitlenmiş ve kum torbasına dairesel tekme atması istenmiştir. Ön test, ara test ve son test arasındaki farklar tek yönlü varyans analizi (ANOVA), farklılıkların nereden kaynaklandığını bulabilmek için post hoc testlerinden Bonferroni testi ve Zaman x grup etkileşim farklarını gözlemlemek için ise karışık dizayn Anova kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak ele alınmıştır. Sonuç olarak AG ve PAP grubunda zamana bağlı olarak hız (m/s) ortalamalarında sürekli bir artış gözlemlenmiş. A.G. hız (m/s) ortalamasında toplam %19'luk ve PAP Grubu hız (m/s) ortalamasında toplam %6,57'lik artış görülmüştür. K.G.'nun ara testlerden sonra hız (m/s) ortalamasının düştüğü görülmektedir.
Futbolculara uygulanan sekiz haftalık core antrenmanın denge ve futbol becerilerine etkileri
Bu çalışmada, 8 haftalık core kuvvet antrenman 13-14 yaş arasındaki erkek futbolcuların denge ve futbol becerilerine etkisi araştırılmıştır. Çalışmaya 13-14 yaş arasında Çalışma Grubu (ÇG, n=20), ve Kontrol Grubu (KG, n=20) oluşturulmuştur. ÇG'na 8 hafta boyunca haftada 2 gün 30 dakika, antrenmanlarına ek olarak core antrenmanı uygulanırken, KG'nun sadece antrenmanlarına devamı sağlanmıştır. Gruplara çalışma öncesi ve sonrası; vücut yağ yüzdesi, denge, sürat, çeviklik, dripling ve pas testi testleri yapılmıştır. Verilerin istatistiksel analizlerinde Tekrarlanan Ölçümlü Denemelerde Varyans Analizi Tekniğinden, ÇG ve KG'nun ön ve son testlerin sağ ve sol ayak dengelerinin belirlenmesinde Tukey çoklu karşılaştırma testi uygulanmıştır. Çalışma sonunda, vücut ağırlıkları ve vücut yağ yüzdeleri ÇG lehine anlamlı bulunmuştur. Sürat(30m), çeviklik(zikzak) ve dripling bakımından istatistiksel olarak anlamlılık bulunmazken, pas testi ÇG lehine anlamlı bulunmuştur. Anterior/Posterior, Overal Stabilite ve Medial Lateral denge, (ön ve son test) x (sağ ve sol ayak) (P=0.039; P=0.002; P=0.034) ÇG ve KG x sağ-sol ayak (P=0.000; P=0.001; P=0.002) interaksiyon etkileri anlamlı bulunmuştur. Anterior/Posterior sağ ve sol ayak dengeleri bakımından gruplar arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Overal Stabilite bakımından sağ ayak dengesinin ÇG'unda daha iyi olduğu, sol ayak dengeleri bakımından gruplar arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır. Medial Lateral denge bakımından ise ÇG'nun hem sağ ayak hem de sol ayak dengelerinin KG'na göre daha iyi olduğu bulunmuştur. Sonuç olarak core kuvvet antrenmanları sonucunda sürat ve çeviklik performans değerleri ile dripling becerisinde anlamlı değişikliğin olmadığı, ancak pas becerisiyle denge performansında anlamlı bir değişimin olduğu tespit edildi. Konu ile ilgili olarak farklı denek gruplarında yapılabilecek daha geniş tabanlı çalışmaların yapılmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
Onbeş - yirmi yaş arası erkek sporcularda ivmelenme ve ortalama maksimal sürat performansının el ve ayak dominansı ile çıkıştaki ayak pozisyonuna göre analizi
Yetenekli futbolcuların seçiminde ve antrenman programlarının oluşturulmasında el ve ayak tercihleri dikkate alınmaktadır. Bu çalışmada, 15-20 yaş arası adölesan erkek futbolcularda ivmelenme ve ortalama maksimal sürat performansında el, ayak dominansı ile çıkıştaki sağ veya sol ayağın geride olup olmamasına bağlı değişim incelenmektedir. Çalışmanın örneklemini, Adana Amatör Futbol Spor Klüplerinde U-15 ve U-19 yaş kategorisinde olan toplam gönüllü 173 sporcu oluşturmuştur. Ortalama değerler sırasıyla; yaş için 16.09±1.32 yıl, boy uzunluğu için 73.23±7.53 cm ve vücut ağırlığı için 61.98±9.33 kg ve Beden Kütle İndeksinin (BKİ) ortalama değeri 20.56±2.10'dur. Katılımcıların 15 m, 30 m, 45 m ve 60 m süratleri ölçülmüştür. Dinamometre ile sağ ve sol el kavrama kuvvetleri alınmıştır. Veri analizleri Kruskal Wallis, Mann Witney U testi ile Spearman sıralı korelasyon analizleri yapılmıştır. Bu çalışmanın sonuçları, ortalama 30 m, 60 m sürat değerlerinin çift ellilerin lehine, sağlak ve solaklardan daha yüksek olduğunu göstermektedir. Ayak tercihi ile çıkıştaki ayak pozisyonuna göre sürat farklılaşmamaktadır. El tercihleri ve ortalama 15 m, 45 m ortalama maksimum sürat ile farklılık gözlenmezken, 30 m ve 60 m sürat performansı ile 0.05 anlamlılık düzeyinde farklılık gözlenmiştir. El tercihi; sol el kavrama kuvveti, 15 m, 30 m, 45 m ortalama maksimum sürat ve 60 m ile 0.05 düzeyinde ilişkilidir. Ayrıca, sağ ve sol el kavrama kuvveti değişkeni sırasıyla 15 m; 30 m; 60 m ve ortalama 45 m ortalama maksimum sürat ile 0.01 düzeyinde ilişkili bulunmuştur. Sonuç olarak, çift ellilerin sürat koşularındaki üstünlüğü, adölesan sporcularda hem yetenek seçiminde hem de antrenman programlarının değerlendirilmesinde simetrik kuvvet gelişiminin önemli olduğunu düşündürmektedir. Anahtar Kelimeler: El, ayak tercihi, sürat koşusu, elkavrama kuvveti.
Futbolda sınırlı alan oyun antrenmanları ile azaltım antrenmanlarının maç performansı ve fizyolojik parametreler üzerine etkisi
Amaç: Futbolda 7 haftalık hazırlık döneminde uygulanacak olan anaerobik eşik şiddetinde oyun antrenmanları sonrası, 1 haftalık taper (azaltım) antrenmanlarının futbolcuların aerobik dayanıklılık seviyeleri ve katettikleri koşu mesafeleri incelenmektedir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmaya, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde okuyan yaşları (ort 22±2 yıl) olan amatör liglerde futbol oynamış, henüz aktif futbol oynamayan 25 futbolcu katılmıştır. Sakatlık, antrenman takipsizliği ve kendi isteğiyle bırakma gibi nedenlerden dolayı bu çalışma 15 sporcuyla tamamlanmıştır. Çalışmaya katılan gönüllüler, 1 sezon kadar futbola ara vermiş, en az 5 yıl futbol oynamış futbolculardan seçildi. Çalışmanın başında anaerobik eşik ve futbola özgü dayanıklılık testleri yapılmıştır. 1 hafta ön hazırlık, 7 hafta aşırı antrenman, 2 hafta azaltım antrenmanı olmak üzere 9 haftalık antrenman programı uygulanmıştır. 7 haftalık antrenman yükleri hesaplanmış ve antrenman yükleri giderek artan şekilde dizayn edilmiştir. Azaltım antrenman döneminde antrenman yükleri, antrenman şiddeti düşürülmeden kapsam azaltılarak uygulanıştır. Bu antrenman döneminde aşırı antrenman dönemi öncesi, aşırı yüklenme sonrası ve azaltım antrenmanı sonrasında futbol maçı oynatılmış hem teknik beceriler hem de müsabaka koşu mesafeleri analiz edilmiştir. Bulgular: İstatistiksel analiz sonuçlarına göre aşırı antrenman dönemi sonrasında uygulanan azaltım antrenmanları sonrasında düşük ve orta şiddette koşu hızlarında ve total kat edilen mesafelerde, futbola özgü dayanıklılık (Yo-yo Aralıklı Toparlanma Level 1Testi) seviyelerinde bir artış olduğu gözlenmiştir. Sonuçlar: Yüksek şiddette antrenmanlar sonrası azaltım antrenmanı uygulaması teknik becerilerde ve koşu mesafeleri yanısıra futbola özgü dayanıklılık seviyelerinde artışa sebep olmaktadır. Bu veriler futbolda azaltım antrenman uygulamasının antrenörler için hem performans artışı hem de sürantrenmanın riskinin önlenmesi açısından önemli bir yöntem olabileceğini gösterir. Anahtar kelimeler: Azaltım Antrenmanı, Futbola Özgü Dayanıklılık, Sınırlı Alanda Oyun Antrenmanı, Hızlanma, Yavaşlama.
Elit karate ve taekwondocuların hamstring ve quadriceps kuvvet oranlarının bazı motorik özellikler üzerindeki etkisinin karşılaştırılması
Amaç:Bu çalışma, karate ve taekwondo branşlarındaki sporcuların hamstring ve quadriceps kas oranlarını incelemeyi ve bu iki branş arasındaki farklılığın teknik ya da kuvvet farklılığından kaynaklanıp kaynaklanmadığını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmaya İzmir ve Manisa illerinde aktif spor yapan elit düzeyde 12 karate ve 12 taekwondo yapan kadın sporcu gönüllü katılmıştır. Çalışmada yer alan gönüllüler çalışma süresince herhangi bir müsabakaya katılmamış ve haftada 5 gün 10 saatlik teknik antrenmanlara tabi olmuşlardır. Çalışma antropometrik, çabukluk, sprint ve izokinetik testlerden oluşmuştur. Çalışma başlamadan önce her bir gönüllüden zorlayıcı egzersiz yapmamaları istenmiştir. Çalışmanın ilk gününde antropometrik ölçümler yapılmıştır. Çalışmanın ikinci gününde ise her bir gönüllü sırasıyla çabukluk, sprint ve izokinetik ölçümlere katılmışlardır. Bulgular: İstatistiksel analiz sonuçlarına göre 12 karate ve 12 taekwondo gönüllü kadın sporcu arasında sadece 600/sn açısal hızda sağ ve sol bacak fleksiyon ve ekstansiyon ölçümlerinde anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Çabukluk, sprint, 1800/sn açısal hızdaki ekstansiyon-fleksiyon ölçümleri, H/Q oranlarının ölçümler arasında anlamlı farklılıklar olmamıştır. Sonuçlar: Çalışmamızdaki bulgular atletik performansın yalnızca teknik ve taktik antrenmanlar ile belli bir seviyeye gelinebileceği ve yetersiz kuvvet çalışmalarının atletik performansın gelişiminde negatif etki ettiği söylenebilir. Ek olarak çalışmamızdaki sporcuların literatürdeki elit seviye sporcular ile kuvvet oranları karşılaştırıldığında kuvvet oranlarının çok düşük çıkma sebebinin yetersiz kuvvet çalışmaları olduğu söylenebilir. Teknik ve taktik antrenmaların yanında atletik performansın üst seviyelere çıkarılması için yeterli kuvvet çalışmalarının uygulanması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Karate, Taekwondo, İzokinetik Ölçüm, Smartspeed, Çabukluk, Sprint.
Elastik direncin çeviklik ve reaksiyona etkisinin incelenmesi
Amaç: Dışarıdan uygulanan değişken elastik bir direncin, sporcunun bu özelliğini geliştireceğini düşünüyoruz. Çeviklik çalışmalarında kullanılan elastik direncin, futbolculardaki çeviklik ve reaksiyon özelliğini geliştirmeye etkisini incelemek araştırmamızın amacını oluşturmaktadır. Gereç ve Yöntem: Araştırmada, deneme modellerinden tekrarlı ölçüm içeren kontrol gruplu model kullanılmıştır. Katılımcılar karışık atama ile Dirençli Çeviklik Grubu (DÇG), Dirençsiz Çeviklik Grubu (ÇG) ve Kontrol Grubu (KG)' na ayrılmıştır. DÇG ve ÇG grupları 6 haftalık bir süreçte haftada 2 gün (ardışık olmayan günlerde) çeviklik programına katılmışlardır. Araştırma, 48 katılımcı ile (boy:177,04±5,06 cm; ağırlık:71,75±8.88 kg; antrenman yaşı:9,83±3,23 yıl; yaş:21±1,84 yıl) ilk ölçümlere başlanmış ve uygulama çalışmalarına 14 kişilik DÇG, 12 kişilik ÇG ve 22 kişilik KG olarak devam edilmiştir. Her üç grubun testleri çalışmanın başlangıcında, 3. ve 6. Haftanın sonunda yapılmıştır. Test bataryası; a) Kapalı Beceri Çeviklik Testi (KBÇT), b) Açık Beceri Çeviklik Testi (ABÇT), c)15m Sürat Testi (ST), d)Reaksiyon Zamanı Testi (RZT) değerlendirmelerinden oluşmaktadır. Bulgular: Ölçümler arası verilere göre grupların ön test, ara test ve son test sonrası performans değerleri Friedman Test analiz yöntemi ile karşılaştırılmış. KG'nun ST değerlerinde istatistiksel bir farka rastlanmamıştır (p>0.05). Diğer parametrelerde istatistiksel farka rastlanmıştır (p<0,01). ÇG'nin verilerine göre; RZT değerlerinde anlamlı fark bulunamamıştır (p<0,05). Fakat KBÇT, RBÇT ve ST değerlerinde anlamlı fark bulunmuştur (p<0,01). Performans değerlerinin gruplararası farkının Kruskal-Wallis testi ile karşılaştırılmasıyla elde edilen verilere göre 1.hafta performans değerleri arasında anlamlı farklılık bulunmazken 3.hafta ölçümlerinde ST ve KBÇT'nde gruplar arasında anlamlı (p<0,05) diğer performans değerlerinde çok anlamlı fark görülmüştür(p<0,01). 6.hafta ölçümlerinde ise RBÇT'nde anlamlı fark(p<0,05) bulunurken, diğer parametrelerde çok anlamlı fark görülmüştür. Sonuç: Programlama yaparken kuvvet gelişimini gerektiren kapalı beceri aktivitelerinde elastik dirençli çalışmalar yapılabilir. Anahtar Sözcükler: Elastik Bant, Çeviklik, Reaksiyon Zamanı, Sürat, Reaktif Çeviklik
10 - 14 yaş tenisçilerde sürat antrenmanlarının ivmelenme ve çeviklik üzerine etkisi
Amaç: Bu çalışma, 10-14 yaş arası tenisçilerde sürat antrenmanlarının çeviklik ve ivmelenme performansları üzerine etkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu araştırmanın çalışma grubunu Balıkesir Tenis İhtisas Kulübü kortlarında eğitim gören ve aktif olarak tenis sporu ile uğraşan, lisanslı ya da lisanssız, 10-14 yaş arası cinsiyet ayırımı yapmaksızın toplam 40 sporcudan oluşmuştur. Sporcular 20 Sürat antrenman grubu (SAG) ve 20 kontrol grubu (KG) olmak üzere 2 grubu ayrılmışlardır. Tüm Sporculara SmartSpeed (Fusion Sport) marka fotosel cihazı kullanılarak sırasıyla 30m sprint testi, 15 metre ivmelenme testi, yöe değiştirmeli çeviklik testleri uygulanmıştır. Sporcular aynı testi 2 kez olmak üzere 30 saniye dinlenme ile gerçekleştirmişlerdir. Her test arasında 2 dakikalık bir dinlenme gerçekleştirilmiştir. Yapılan 2 ölçümden daha iyi olan dereceler kayıt altına alınmıştır. Yukarıdaki test protokollerine ek olarak SAG 8 hafta boyunca, haftada 4 gün sürat antrenmanları yapmışlardır. Ön ve son test verileri kayıt altına alınmıştır. Bulgular: Uyguladığımız testler sonucunda SAG'ı oluşturan sporcuların sırasıyla yaş, boy ve vücut ağırlıkları ortalamaları şu şekildedir; 12,40 ± 1,04 yıl, 158,10 ± 8,53 cm, 44,30 ± 6,83 kg'dır. KG'nin ise sırasıyla 12,20 ± 1,47 yıl, 156,35 ± 12,56 cm, 48,40 ± 11,38 kg'dır. Grupların kendi içlerindeki karşılaştırmalarında Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi, iki grubun karşılaştırmasında Mann Whitney U testi kullanılmıştır. SAG'ın kendi içindeki ön ve son testleri arasında anlamlı (p<0,01), KG'nin kendi içindeki ön ve son testleri arasında bir takım farklılıklar, SAG ve KG'nin arasındaki ön ve son testler arasında ise SAG lehine çeviklik son testinde istatiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0,01). Sonuçlar: Yapmış olduğumuz ön ve son testler arasında, çeviklik son SAG lehine anlamlı bir farklılık saptanmıştır (p<0,01). Anahtar Kelimeler: Smartspeed, Tenis, Çeviklik, Sürat, İvmelenme
Hentbolcularda sekiz haftalık kuvvet antrenmanının sürat, dikey sıçrama ve kuvvet üzerine etkisi
Amaç: Hentbolculara uygulanan 8 haftalık kuvvet antrenmanının sürat, dikey sıçrama ve kuvvet üzerine etkisini incelemektir. Gereç ve Yöntem: Bu araştırmaya Manisa Celal Bayar Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi erkek hentbol takımında oynayan 17 gönüllü katılmıştır. 17 gönüllü antrenman grubu (n= 9) ve kontrol grubu (n= 8) olarak rastgele ikiye ayrıldıktan sonra antrenman grubuna 8 hafta boyunca teknik taktik antrenmanın yanında piramit kuvvet antrenmanı uygulanırken, kontrol grubuna sadece teknik taktik antrenman yaptırılmıştır. Katılımcıların boy, kilo ve beden kütle indeksi ölçümleri yapılmıştır. Katılımcılara 8 haftalık antrenman programı öncesi ve sonrasında 1 maksimum bench press, 1 maksimum squat testi, dikey sıçrama testi ve 20 metre sürat testi uygulanmıştır. Tüm bu veriler Windows 10 işletim sistemi altında çalışan SPSS 23.0 programında analiz edilmiştir. Wilcoxon sıralı işaretler testi ve Man Withney u testi uygulanmıştır. Bulgular: Analizler sonucunda, elde edilen bulgulara göre; antrenman grubunun 1 maksimum bench press ve squat testi sonuçlarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunurken (p< 0,05), kontrol grubunun sadece dikey sıçrama testinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmuştur (p< 0,05). Gruplar arası karşılaştırma yaptığımızda ise grupların ön test sonuçlarında sadece 1 maksimum bench press testinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunurken (p< 0,05), grupların son test sonuçlarında bench press, squat ve dikey sıçrama testlerinde istatistiksel olarak anlamlılık saptanmıştır (p< 0,05). Sonuçlar: Araştırma verilerinden elde edilen sonuçlara göre; hentbolculara uygulanan piramit kuvvet antrenmanının olumlu etkilerinin olduğu belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Hentbol, Kuvvet, Piramit Antrenman, Sürat
Genç futbolcuların dikkat özellikleri ile çeviklik sürat ve teknik indeks puanları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmada, erkek futbolcuların dikkat becerileri ile sürat, çeviklik ve teknik indeks puanları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya, 2018-2019 ve 2019-2020 futbol sezonlarında Adanaspor alt yapı takımlarında yer alan 86 lisanslı erkek futbolcu katılmıştır. Katılımcıların ortalama değerleri; yaş (16.07±1.52), boy (172.08±8.71), vücut ağırlığı (59.49±9.56), spor yaşı (6.17±1.83) olarak belirlenmiştir. Çalışmaya katılan sporculara, D2 dikkat testi, teknik indeks puanları için HUFA testi, 30m sürat testi ve Illinois Çeviklik testi yapılmıştır. Ayrıca, katılımcıların demografik özelliklerini tespit etmede kısa bir bilgi formu kullanılmıştır. Elde edilen verilerin istatistiksel analizlerinde SPSS 16.0 paket programından yararlanılmıştır. Tanımlayıcı istatistiklerin tamamlanmasının ardından, Shapiro-Wilk testi sonuçlarına göre veriler normal dağıldığı anlaşıldığından ikiden fazla grubun bulunduğu karşılaştırmalar için ANOVA testi kullanılmıştır. Farkın hangi gruptan kaynaklandığını belirlemek için ise varyansların homojen olmasından ve gruplardaki veri sayısının az olmasından dolayı Bonferroni testinin kullanılması tercih edilmiştir. Değişkenler arasındaki ilişkileri belirlemek amacıyla da Pearson Korelâsyon katsayısı hesaplandı. Anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edildi. Futbolcuların dikkat özellikleri ile motorik özellikleri arasındaki ilişki incelendiğinde ise TM ile HÜFA1, HÜFA2 ve 30 m sürat testi sonuçları arasında düşük dereceli negatif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuştur. TM-H ile HÜFA1, HÜFA2, Illinois ve 30 m sürat testi sonuçları arasında düşük dereceli negatif yönlü anlamlı bir ilişki vardır. KP ile sadece HÜFA2 testi arasında düşük dereceli negatif yönlü anlamlı bir ilişki görülmüştür(P<0,05). Sonuç olarak; antrenmanlarda yapılabilecek dikkat geliştirme çalışmalarının, sporcuların sürat, çeviklik, HÜFA1 ve HÜFA2 puanlarında iyileşmeye neden olabileceğini vurgulayabiliriz.
Futbolda pas vererek ve pas vermeden yön değiştirmesiz ve çeşitli açılarda yön değiştirerek yapılan farklı hızlardaki koşuların oksijen kullanım farklılıkları
Amaç: Futbolculara uygulanan farklı hızlarda paslı passız düz ve yön değiştirmeli koşular arasındaki oksijen tüketimi farklıklarını incelemektir. Gereç ve Yöntem: Araştırma, Manisa, Celal Bayar Üniversitesi, Spor Bilimleri Fakültesi öğrencisi olan, 2018-2019 futbol sezonunda oynamış amatör futbolcular arasından gönüllü olan 18-24 yaşları arasında, 11 erkekten oluşmaktadır. Katılımcıların boy uzunluğu, vücut ağırlığı, vücut yağ yüzdesi analizi yapılmıştır. Katılan 11 gönüllüye, 48 saat aralıklarla altı farklı günde, 6 farklı koşu parkuru testi yapılmıştır. Katılımcıların oksijen tüketim kapasitesi, kalp atım sayısı ve test sonu laktat seviyesi ölçülmüştür. Verilerin değerlendirilmesinden önce verilerin normal dağılıp dağılmadığına bakılmak için kolmogorov smirnov testi uygulanmış daha sonra bu testin sonucuna göre eşleştirilmiş t testi kullanılmıştır. Bulgular: Oksijen kullanımı değişkeni açısından bulgular incelendiğinde, 8,0, 9,2 10,4, 11,6 ve 12,8 km/h'daki paslı ve passız yön değiştirmeli koşularda istatistiksel olarak anlamlı farklılık belirlenirken (p<0,05), 8 km/h' daki test sonuçlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık belirlenememiştir (p>0,05). Katılımcıların paslı passız düz ve yön değiştirmeli koşulardaki anaerobik ve aerobik eşik kalp atımı arasındaki eşleştirmelere baktığımızda istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur (p>0,05). Laktat düzeyleri incelendiğinde, karşılaştırmaların çoğunda istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p< 0,05). Sonuçlar: Araştırma verilerinden elde edilen sonuçlara göre; uygulanan test protokollerinden, paslı ve passız yön değiştirmeli koşuların oksijen tüketimi ve test sonu laktat değerleri açısından anlamlı farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Antrenman, Kalp Atım Hızı, Laktik Asit, Oksijen Tüketimi
Hızlanma ve yavaşlama becerilerinin yön değiştirme performansı üzerine etkilerinin incelenmesi
Amaç: Hızlanma ve yavaşlama becerilerinden hangisinin yön değiştirme performansına daha çok etki ettiğinin incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Araştırmaya Bölgesel Amatör Kümede mücadele eden 15 erkek futbolcu katılmıştır (Boy: 181,6±7,02 cm, Kilo: 77,2 ± 7,47 kg, Yaş: 24,40 ± 4,94, Antrenman Yaşı: +9). Ölçümler 30m ve 10m Sürat, Yavaşlama ve 5-0-5 Yön Değiştirme (YD) Testleri ve Aktif Sıçrama ve Derinlik Sıçraması ölçümleri olarak gerçekleşmiştir. Katılımcı grubunun normallik testi için Shapiro-Wilk analiz yöntemi kullanılmıştır. Veriler arasındaki ilişkiyi incelemek üzere Pearson korelasyon analiz yöntemi kullanılmıştır. Katılımcıların ölçümleri sezon içi dönemde müsabakadan uzak olan bir günde hafta içi yapılmıştır. Bulgular: Süre bakımından, sürat testlerinin kendi aralarında anlamlı bir ilişki bulunmuştur (r=0,53/0,84 aralığı, p<0,05). Momentum açısından sürat testlerinin kendi arasında çok anlamlı bir ilişki vardır (r<0,87, p<0,01). Ancak 505 YD ile hızlanma ve yavaşlama arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır (r=0,18 ve r=-0,20, p>0,05). Bunun yanı sıra sıçrama testleri ile YD, hızlanma ve yavaşlama performansları arasında hem süre hem de momentum açısından anlamlı bir ilişki bulunmamıştır (p>0,05). Sonuç: Hızlanma ve yavaşlama becerilerinden birisi, daha iyi bir YD performansı için daha etkili ya da belirleyici değildir. Bu süreç hipotez edildiğinden daha karmaşık olabilir. Anahtar Sözcükler: Frenleme, Momentum, Sprint, Çeviklik, Sıçrama
Futbolda maç içerisindeki bir takım performans parametreleri ile yüklenme göstergelerinin karşılaştırılması
Amaç: Bu çalışmanın amacı; futbolda antrenman yükü belirlemek için kullanılan dört mmol/L laktat koşu hızına sabitlenmiş anaerobik eşik(DMLKHSAE), üç mmol/L laktat seviyesine denk gelen koşu hızı(ÜMLSKH) ve Yo-Yo Toparlanma Testi Seviye 1 den Regresyon ile elde edilen maksimal aerobik hız(YOYO1RMAH) parametrelerinin, maç içerisinde kat edilen toplam relatif mesafe(MKETRM), yüksek şiddette kat edilen relatif mesafe(YŞKERM) ve maç içerisindeki maksimal sprint hızı(MMSH) parametreleri ile olan ilişkisinin belirlenmesidir. Bununla birlikte YOYO1RMAH ile Yo-Yo Toparlanma Seviye 1 Testinden son hız ile kestirilen MAH hesabı(YOYOMAH) parametreleri arasındaki ilişkinin de incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmaya Türkiye 1. Futbol liginde oynayan 19 gönüllü futbolcu katılmıştır. Futbolculara Yo-Yo Dayanıklılık Seviye 1 Testi ve Modifiye Mekik Testi yapılmış ve ardından takip eden 5 hazırlık maçı boyunca verileri GPS sistemiyle kaydedilmiştir. Elde edilen veriler Sperman Korelasyon Testi ile incelenmiştir. Bulgular: YOYO1RMAH parametresi ile MYŞKERM parametresi arasında istatistiksel olarak yüksek düzeyde anlamlı ilişki bulunmuştur(r=0,74-p<0,05). Bununla birlikte DMLKHSAE verisi ile MKETRM parametresi arasında istatistiksel olarak orta düzeyde anlamlı ilişki tespit edilirken, ÜMLSKH verisi ile istatistiksel olarak yüksek anlamlı ilişki tespit edilmiştir(r=0,69-p<0,05/r=0,72-p<0,05). Son olarak YOYO1RMAH parametresi ile YOYOMAH parametresi arasında çok yüksek anlamlı ilişki tespit edilmiştir(r=0,92-p<0,05). Diğer verilerde her hangi bir anlamlı ilişki tespit edilmemiştir. Sonuç: Bu çalışmanın sonunda dayanıklılık periyotlamasında MKETRM açısından gelişmesi gereken futbolcuları submaksimal göstergelerle, YŞKERM açısından gelişmesi gereken futbolcuların ise maksimal aerobik koşu hızı parametresi ile antrene edilmesi gerekliliğin söylenebileceği düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Sabitlenmiş Anaerobik Eşik Seviyesi, Maksimal Aerobik Koşu Hızı, Futbol, Yo-Yo Dayanıklılık Testi Seviye 1
Tenis oyuncularında core antrenmanlarının çabukluk ve çeviklik üzerine etkilerinin değerlendirilmesi
Amaç: Yapılan bu araştırmada genç tenis oyuncularına uygulanan sekiz haftalık core antrenmanın kuvvet çeviklik ve sprint performansı üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Yapılan bu araştırmaya 2020-2021 sezonunda İzmir ilinde yapılan tenis müsabakalarına katılan ve 14-16 yaş grubunda yer alan 18 tenisçi katılmıştır. Tenisçiler deney ve kontrol grubu olarak iki gruba ayrılmış, deney grubunda bulunan tenisçiler sekiz haftalık core antrenmanına katılmıştır. Bu süreçte kontrol grubunda bulunan tenisçiler ise tenise özgü teknik antrenman programına devam etmiştir. Çalışmanın başında ve sonunda sporculara 10-30 m sprint testi, şınav testi, bacak kaldırma testi, plank testi ve 505 çeviklik testi uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde SPSS 22.0 programında Independent Samples T test ve Paired T test kullanılmıştır. Bulgular: Araştırmada elde edilen bulgulara göre kontrol grubunda yer alan tenisçiler ile kıyaslandığı zaman core antrenman grubunda bulunan tenisçilerin kuvvet, çeviklik ve sprint performanslarında daha yüksek düzeyde gelişim meydana geldiği bulunmuştur. Sonuçlar: Sonuç olarak genç tenisçilerde core antrenmanın kuvvet, çeviklik ve sprint performansını arttırmada teknik antrenman programına göre daha etkili olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Tenis, core antrenman, kuvvet, çeviklik, sprint performansı
Gelişim ligi futbolcularının mevkilerine göre anaerobik hız rezervlerinin karşılaştırılması
Amaç: Bu çalışmanın amacı gelişim ligi futbolcularında mevkiler arasında yoyo testinde kat edilen mesafe, maksimal oksijen tüketimi, maksimal aerobik hız, maksimal sprint hızı ve anaerobik hız rezervi parametrelerindeki farklılıkları araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya üç farklı futbol kulübünün U-17 takımlarında yer alan 47 futbolcu dahil edilmiştir. Çalışmaya katılan futbolculara Yo-Yo Aralıklı Toparlanma Seviye 1 Testi ve 30 metre Sürat ve İvmelenme Testi uygulanmıştır. Ölçümlerden elde edilen verilerle maksimal oksijen tüketimi, maksimal aerobik hız ve anaerobik hız rezervi parametreleri hesaplanmıştır. Bulgular: İstatistiksel analiz sonuçlarında mevkiler arasında yoyo testinde kat edilen mesafe performansı, maksimal oksijen tüketimi, maksimal aerobik hız ve anaerobik hız rezervi parametrelerinde istatistiksel olarak anlamlı fark bulunurken (p<0,05), maksimal sprint hızı parametresinde istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır (p>0,05). Sonuçlar: Çalışmamızda gelişim ligi futbolcularında maksimal aerobik hız parametresinde en yüksek değerler kanat oyuncularında ve daha sonra merkez orta saha oyuncularında görülürken, anaerobik hız rezervi parametresinde en yüksek değerler forvet ve daha sonra kanat oyuncularında görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Anaerobik hız rezervi, maksimal aerobik hız, maksimal sprint hızı, futbol, mevkiler, gelişim ligi
Futbolda yön değiştirme hız bileşenleri ve çeviklik performansı arasındaki ilişki
Çalışma kapsamında, çevikliği etkileyen faktörlerden biri olan yön değiştirme hızı bileşenlerinin her birinin ölçülmesi ile elde edilen veriler doğrultusunda; yön değiştirme hızı bileşenleri ve futbolda çeviklik performansı arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada yaşları 18±1.28 olan 18 gönüllü amatör erkek futbol oyuncusu yer almıştır. Çalışma kapsamında katılımcılara düz sprint hızı testleri, bacak kası özellikleri testleri, koşu tekniği testleri ve antropometrik ölçümler uygulanmıştır. Çalışmanın istatistiksel analizleri sonucunda, yaş ve önceden planlanmış yön değişikliği içeren pro agility test (PAT) arasında istatistiksel olarak anlamlı, negatif bir ilişki bulunmuştur (r=0.579). Bu sonuçlara göre amatör futbol oyuncularının yaşları ilerledikçe çeviklik performanslarının düştüğü aynı şekilde dominant (r=0.511) ve non-dominant bacak yağ oranı (r=0.502) değeri arttıkça sporcuların çeviklik performanslarında düşüşler olduğu bulunmuştur. Bu sonuçların aksine içerisinde belirsizlik olan çeviklik parkuru (ÇPA) ve antropometrik değişkenler arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler bulunmamıştır. Futbol oyuncularının oyun içerisinde ki yön değişikliklerinin rakibin hareketine göre belirlendiği göz önüne alındığında amatör erkek futbolcularda çeviklik performansı antropometrik değişkenlerden bağımsız bulunmuştur. Çalışmada elde edilen yön değiştirme hızı bileşenleri ve iki farklı çeviklik testi arasındaki ilişkilerin korelasyon ve regresyon analizi sonuçlarına göre, amatör futbolcularda çeviklik performansını arttırmak için antrenmanlarda içerisinde belirsizlik olan çeviklik parkurlarının kullanılmasının daha yararlı olacağı sonucuna ulaşılmıştır.