Self-care

115 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Yaşlı koroner kalp hastalarında kırılganlık düzeyi ile öz bakım davranışları arasındaki ilişki

Giriş ve Amaç: Koroner kalp hastalıkları, tüm dünyada ve özellikle yaşlı nüfusta sık görülen kronik hastalıklardan biridir. Yaşlı koroner kalp hastalarında tedavi ve bakım hedeflerinin belirlenebilmesi için kırılganlık ve öz bakım kaybına yol açan bileşenlerin açıklığa kavuşturulması; sağlık çalışanlarının hastalarına bireyselleştirilmiş bakım önerileri sunabilmesi açısından önem taşımaktadır. Bu çalışma, koroner kalp hastalığı bulunan yaşlı hastalarda kırılganlık düzeyi ve öz bakım davranışlarının belirlenmesi ile aralarındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Gereç ve Yöntemler: Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı desende planlanan bu çalışma, bir üniversite hastanesinin Kardiyoloji Kliniğinde, 15.06.2023 - 15.01.2024 tarihleri arasında koroner kalp hastalığı tanısı ile yatan 138 hasta ile gerçekleştirilmiştir. Veriler, "Hasta Bilgi Formu", "Edmonton Kırılganlık Ölçeği" ve "Koroner Kalp Hastalığı Öz Bakım Envanteri" kullanılarak toplandı. Bulgular: Araştırmaya katılan hastaların yaş ortalaması 74,07±8,60 yıl olup %61,6'sı erkektir. Hastaların yarısından fazlasının çeşitli düzeylerde kırılgan oldukları ve öz bakım davranışlarının ise orta düzeyde olduğu saptanmıştır. Kadınların, düşük eğitim ve gelir düzeyine sahip hastaların, hareketsiz yaşam tarzı, ek kronik hastalığı ve son bir yılda tekrarlayan hastane yatışı olan hastaların kırılganlık düzeyinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Hastaların öz bakım davranışlarının medeni durum, eğitim düzeyi, çalışma durumu, gelir düzeyi, yaşam tarzı, son bir yıldır tekrarlayan hastane yatışı varlığı ve ilaçlarını düzenli kullanma durumu ve kırılganlık kategorisine göre anlamlı farklılık gösterdiği saptanmıştır (p<0,05). Ayrıca kırılganlık düzeyi arttıkça öz bakım davranışlarının azaldığı; yaş arttıkça kırılganlık düzeyinin arttığı ve bazı öz bakım davranışlarında düşüş olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Sonuç: Araştırma sonucunda hastaların çeşitli düzeylerde kırılgan oldukları ve öz bakım davranışlarının orta düzeyde olduğu, kırılganlık ve öz bakım davranışlarının tanımlayıcı ve hastalığa ilişkin özelliklere göre farklılık gösterdiği, kırılganlık düzeyi arttıkça öz bakım davranışlarının azaldığı bulundu. Sonuçlar doğrultusunda, yaşlı koroner kalp hastalarının bireysel özellikleri göz önünde bulundurularak kırılganlık düzeylerini azaltmaya ve öz bakım davranışlarını geliştirmeye yönelik sağlık eğitimi ve destekleyici bakım girişimlerinin planlanması önerilmektedir.

Kalp hastalıklarıKırılganlıkYaşlılar+1
Tuğçe Özger Işık
Trakya University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ostomi öz bakım indeksi: Türkçe geçerlik ve güvenirlik çalışması

Bu araştırma stoması olan hastaların öz bakımlarının değerlendirilmesi ve ölçme aracının hemşirelik literatürüne katkı sağlaması amacıyla metodolojik olarak yapıldı. Araştırma Eylül 2020 – Ocak 2021 tarihleri arasında Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi ve Tekirdağ Dr. İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesinde yürütüldü. Araştırma evrenini, poliklinik kontrolü için başvuran kolostomi, ileostomi ve ürostomisi olan bireyler oluştururken; örneklemi ise araştırmaya katılmayı kabul eden 253 stomalı birey oluşturdu. Veri toplama aracı olarak 11 maddelik "Ostomili Birey Bilgi Formu" ve 32 maddelik "Ostomi Öz Bakım İndeksi" kullanıldı. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, dil ve kapsam geçerliği, doğrulayıcı faktör analizi, iç tutarlık ve zamana karşı değişmezlik yöntemleri kullanıldı. Kapsam geçerlik indeksi 0,99 olarak bulundu. Doğrulayıcı faktör analizine göre uyum iyiliği indeksleri istenilen düzeyde; maddelerin faktör yükleri 0,575-0,964 arasında ve tüm maddeler orijinal ölçekle uyumlu şekilde sekiz alt boyutta yer aldı. Ölçeğin orijinal halinde olduğu gibi, stomalı bireylerin komplikasyon yaşama durumlarını sorgulayan ve istatistiksel olarak anlamlı olmayan 18. madde analizlere dahil edilmeyerek ek olarak kabul edildi. İç tutarlık analizinde Cronbach alfa katsayısının tüm ölçek için 0,949 olduğu; alt boyutların 0,684 ve 0,945 arasında değiştiği sonucuna ulaşıldı. Zamana karşı değişmezliğinde test-tekrar test yöntemi kullanıldı ve Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı'nın ölçek maddeleri için 0,837 ile 0,988 arasında olduğu bulundu. Sonuç olarak; Ostomi Öz Bakım İndeksi'nin orijinal ölçekle benzer yapıda; Türkçe dilinde geçerli ve güvenilir; Türk toplumunda stomalı bireylerin öz bakımlarını değerlendirmede yeterli bir ölçüm aracı olduğu belirlendi.

Cerrahi stomalarGüvenilirlik ve geçerlilikHemşireler+3
Çağla Avcu
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tip 2 diyabetli bireylerin ayak sağlığı ve öz bakım aktivitelerinin değerlendirilmesi

Diyabetli bireylerin ayak sorunlarının erken tanılanması ve öz bakım aktivitelerine yönelik yeterlilik düzeylerinin belirlenmesi, koruyucu ayak bakım davranışlarının kazandırılması açısından oldukça önemlidir. Bu çalışmada, tip 2 diyabetli bireylerin ayak sağlığı sorunları ve ayak bakımları ile ilgili öz bakım aktivitelerinin değerlendirilmesi amaçlandı. Araştırma tanımlayıcı ve kesitsel türde planlandı. Araştırmanın evrenini, Ocak 2021-Mayıs 2021 tarihleri arasında SANKO Üniversitesi Sani Konukoğlu Uygulama ve Araştırma Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları polikliniğine başvuran araştırma kriterlerine uyan tip 2 diyabetli bireyler oluşturdu. Örneklem hesabı için güç analizi yapıldı. Buna göre; minimum örneklem sayısı 188 olarak belirlendi. Araştırmaya 202 tip 2 diyabetli birey dahil edildi. Araştırma için etik kurul ve hastane izinleri alındı. Veriler, tanıtıcı özellikler, ayak öz bakım aktiviteleri ve ayak muayene formu ile toplandı. Verilerin analizinde ortalama, frekans ve yüzde değerleri ve grup karşılaştırmaları için Ki-Kare ve Kruskal Wallis testi kullanıldı. Araştırmaya katılan diyabetli bireylerin yaş ortalaması 59±13 yıl, diyabet süresi 10±7 yıldır. Araştırmada yer alan diyabetli bireylerin %55,9'u erkek, %44,1'i kadın olduğu belirlendi. Yaş, sistolik kan basıncı, diyabet süresi, eğitim durumu, ekonomik durum, diyabet dışında kronik hastalık varlığı, diyabete bağlı gelişen komplikasyonlar, günlük ayak bakımı yapma, nemlendirici kullanma, ayaklarını ısı ve renk açısından takip etme ve ayakkabı tercihleri ile ayak sorunu yaşama arasında anlamlı bir fark bulundu (p<0.05). Diyabetli bireylerin ayak sorunları yaşadıkları ve ayak bakımı ile ilgili yanlış uygulamalarını olduğu belirlendi. Bu sonuçlar doğrultusunda diyabetli bireylerin yaşadıkları ayak sorunlarına yönelik bakım ve tedavi alması için yönlendirilmesi ve doğru ayak bakım uygulamaları için eğitim verilmesi önerilebilir.

AyakDiabetes mellitusDiabetes mellitus-tip 2+2
Oktay Azak
Sanko University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Anaokulu düzeyindeki çocuklara öz bakım ve sosyal yetkinlik kazandırmada sosyal öğrenme teorisine dayalı öğretim etkinliklerinin etkisi

Bu araştırma, sosyal öğrenme teorisine dayalı hazırlanan çizgi filmler aracılığı ile verilen eğitimin, okul öncesi dönemdeki çocuklara öz bakım ve sosyal yetkinlik davranışlarını kazandırmada etkililiğini incelemek amacıyla, randomize kontrollü olarak yapılmıştır. Araştırma, Ankara ili Çankaya ilçesi Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı iki anaokulunda, 20 Ocak-16 Haziran 2023 tarihleri arasında uygulanmıştır. Araştırmanın örneklemini 41 müdahale ve 41 kontrol grubu olmak üzere 82 çocuk oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında Demografik Veri Formu, 3-6 Yaş Çocukları İçin Öz Bakım Becerileri Değerlendirme Testi ve Sosyal Yetkinlik ve Davranış Değerlendirme Ölçeği -30 kullanılmıştır. Müdahale grubundaki çocuklara öz bakım ve sosyal yetkinlik davranışları kazandırmak amacıyla sosyal öğrenme kuramına dayandırılarak hazırlanan beş adet çizgi film ile dört ay boyunca eğitim verilmiştir. Her ayın sonunda çocuklar için ölçekler uygulanmıştır. Sonuçta, çocuklar toplam beş kez değerlendirilmiştir. Kontrol grubundaki çocuklar için herhangi bir müdahale gerçekleştirilmemiş, anaokulunda aldıkları standart eğitime devam etmişlerdir. Sosyal öğrenme kuramına dayandırılarak verilen eğitimler sonucunda, müdahale grubundaki çocukların öz bakım ölçeğinin üç alt boyutuna ait puanları (temizlik ve kişisel bakım, yemek yeme, dinlenme) ve ölçeğin toplam puanı, kontrol grubuna göre anlamlı ölçüde daha yüksek bulunmuştur (p<0.05). Müdahale grubundaki çocukların sosyal yetkinlik ve davranış ölçeğinin sosyal yetkinlik alt boyutuna ait puanları ve ölçeğin toplam puanları, kontrol grubuna göre anlamlı ölçüde daha yüksektir (p<0.05). Müdahale grubunda bulunan çocukların sosyal yetkinlik ve davranış ölçeğinin iki alt boyutuna (kızgınlık-saldırganlık ve anksiyete-içe dönüklük) ait son test puanları, kontrol grubuna göre anlamlı ölçüde düşüktür (p<0.05). Bu bulgular doğrultusunda, okul öncesi dönemdeki çocukların öğrenme sürecinde, Sosyal Öğrenme Kuramının olumlu sağlık davranışları kazandırmada kullanılması önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: sosyal öğrenme kuramı, öz bakım, sosyal yetkinlik, okul öncesi dönem

AnaokullarıSosyal yetkinlikSosyal öğrenme+3
Işın Bıyıkoğlu Alkan
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tip 2 diyabetli bireylerin kullandıkları alternatif tedavi yöntemlerinin beslenme alışkanlıkları ve özbakımları üzerine etkilerinin incelenmesi

Diabetes mellitus, insülinin etkisinde kusurlara neden olan kontrolsüz kan şekeri seviyeleri ile karakterize edilen metabolik bir hastalıktır. Tip 1, tip 2, gestasyonel diyabet, neonatal diyabet, erişkin başlangıçlı diyabet ve endokrin kaynaklı diyabet gibi birçok diyabet alt kategorisi vardır. Tip 2 diabetes mellitus (T2DM), karbonhidrat, yağ ve protein metabolizmasındaki anormallikler ile karakterizedir ve insülin sekresyonu, insülin direnci veya her ikisinin bir kombinasyonundan kaynaklanır. Bu araştırma Tip 2 diyabetli bireylerin kullanmış olduğu alternatif tedavi yöntemlerinin yeme alışkanlıkları ve özbakımları üzerine olan etkilerini incelemek üzere yapılmıştır. Araştırmaya toplam 48 birey katılım göstermiştir. Hastaların ortalama diyabet süreleri 10,77 yıldır ve %58,7'si oral anti-diyabetik ilaç kullanmaktadır. Hastaların %47,9'u daha önce TAT yöntemi kullandığını ve %55'inin ilacın yan etkisinde kurtulmak için TAT yöntemini kullandığını belirtmiştir. Hastaların TAT tutum düzeyi ortalamalarının 32,33±8,10 ve özbakım düzey ortalamalarının 71,96±13,44 olduğu belirlenmiştir. Memur olan hastaların (40,33), diğer meslek sahibi hastalara göre daha yüksek TAT tutumuna sahip oldukları tespit edilmiştir (p<,05). Hastaların öğün sayıları, diyabet süresi, açlık ve tokluk kan şekeri ile öz bakım düzeyleri arasında pozitif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir (p<,05). Oral anti-diyabetik+diyet (80,67) ve oral anti-diyabetik+insilün (80,22) kullanan hastaların, diğer hastalara göre daha yüksek öz bakım düzeyleri vardır (p<,05). Ayrıca düzenli kan şekeri ölçen hastaların (74,62), ölçmeyen (65,50) hastalara göre daha yüksek öz bakım düzeyleri vardır (p<,05). Hastaların öz bakım düzeyleri ile Na değerleri arasında negatif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir (p<,05).

BeslenmeBeslenme alışkanlıklarıDiabetes mellitus+3
Dilanur Sönmez
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Femur kırıkları nedeniyle ameliyat olan hastaların öz bakım gücünün incelenmesi

Femur kırıkları, Dünya'da ve ülkemizde gün geçtikçe bir sağlık sorunu haline dönüşmektedir. Kesitsel ve tanımlayıcı olarak tasarlanan bu çalışmada femur kırıkları nedeniyle ameliyat olan hastaların öz bakım gücünün belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma, İstanbul'da bir eğitim ve araştırma hastanesinde 01.01.2023-01.04.2023 tarihleri arasında 80 ortopedi hastasından yüz yüze anket formu ve öz bakım gücü ölçeğiyle toplandı. Tüm veriler bilgisayarda SPSS (statistical package for social sciences) Windows 22 programına kaydedilerek analiz edildi. Çalışmaya dahil olan gönüllü hastalarda; kadın cinsiyeti ve evli olmayanların çoğunlukta olduğu, eğitim durumunda ise okuryazar ve okuryazar olmayan kesimin sayıca fazla olduğu belirtilmektedir. Meslek kategorisinde ev hanımının fazla olduğu görülmekte ve yaş ortalaması 74,15 olmaktadır. Araştırmaya katılan hastaların büyük kısmında kronik hastalık/hastalıkların olduğu ve bu kronik hastalıklardan en fazla görülen tanının hipertansiyon olduğu belirlenmiştir. Femur kırığı nedeniyle ameliyat olan hastaların hepsi yarı bağımlı veya tam bağımlı olduğunu belirtmektedir. Öz bakım gücü ölçek puan ortalaması 74,95 olmaktadır. Sonuç olarak öz bakım gücünü; cinsiyet, meslek ve eğitim düzeyinin etkilediğini, diğer taraftan medeni durum, sürekli ilaç kullanımı, daha önce ortopedi ameliyatı geçirme durumu, kronik hastalıklar ve femur kırığı olmadan önce günlük yaşam aktivitelerini yapmasında engel olma durumu, yaş ve hastanede kalış sürelerinin öz bakım gücünü etkilemediği saptandı.

CerrahiFemoral kırıklarKırıklar-kemik+3
Süheyla Arıcan
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yatılı ilköğretim bölge okulu 1. kademe öğrencilerine verilen öz-bakım becerileri eğitiminin öğrencilerin öz-bakım becerilerine etkisi

Bu çalışma, Yatılı İlköğretim Bölge Okullarında eğitim-öğretim gören 1. kademe öğrencilerinin öz bakım becerilerini geliştirmek amacıyla hazırlanan eğitim programının, öğrencilerin öz bakım becerilerine etkisini ortaya koymak amacıyla gerçekleştirilmiştir.Araştırma 2009-2010 eğitim- öğretim yılında Uşak ilinde bulunan bir yatılı ilköğretim bölge okulunda yapılmıştır. Bu okuldaki 4. Sınıf öğrencileri çalıma grubu olarak belirlenmiştir. Araştırma, bir deney ve bir kontrol grubunda bulunan 32 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, öntest-sontest kontrol gruplu model ile nitel veri birleşiminden oluşan ?karma yöntem? işe koşulmuştur.Öğrencilerin öz bakım becerilerini geliştirmeye yönelik hazırlanan etkinlikler deney grubuna 8 hafta boyunca uygulanmış ve bu deney grubunda gözlenen davranış değişikliklerinin devamlılığı, bir eğitim öğretim yılı boyunca devam etmiştir. Bu süreçte kontrol grubuna herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Deney ve kontrol gruplarına, araştırmacı tarafından geliştirilen ?İlköğretim Öğrencileri İçin Öz Bakım Becerileri Ölçeği? öntest-sontest olarak uygulanmıştır. Davranışların devamlılığını kontrol amacıyla da izleme testi uygulanmıştır. Uygulama öncesi ve sonrasında grupların öğretmenleriyle bireysel görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Ayrıca deney grubu öğrencilerinin kazandıkları davranışların, okul dışında devamlılığını kontrol etmek amacıyla da velilere gözlem formu gönderilmiştir.Araştırmada, ölçekten elde edilen nicel veriler üzerinde istatistikî analiz ve görüşmeler ile gözlem formu yoluyla elde edilen nitel veriler üzerinde de betimsel analiz yapılmıştır.Araştırmada elde edilen bulgular doğrultusunda;-Öz bakım Becerileri Eğitim Programının uygulandığı deney grubu öğrencilerinin öz bakım becerilerinin kontrol grubuna göre daha fazla gelişim gösterdiği,-Eğitim programı sonunda deney grubu öğrencilerinin kazandıkları davranışları devam ettirdikleri ve okul dışında da uyguladıkları, sonucuna ulaşılmıştır.

Yatılı ilköğretim bölge okullarıÖzbakımÖğrenciler+1
Gözde Yılmaz
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi eğitime 5-6 yaşlarında başlayan öğrenciler ile 3-4 yaşlarında başlayan öğrencilerin öz bakım becerilerinin veli görüşlerine göre incelenmesi: Uşak ili örneği

Bu araştırmada, okul öncesi eğitime 5-6 yaşlarında başlayan çocuklar ile 3-4 yaşlarında başlayan çocukların öz bakım becerileri arasında anlamlı bir farklılığın olup olmadığı veli görüşlerine göre incelenmiştir.Araştırma 2010-2011 öğretim yılının bahar yarıyılında Uşak ili Merkezinde ve Eşme ilçesindeki M.E.B.'e bağlı 11 ilköğretim okulunun 5-6 yaş grubu 153 öğrencinin velileri ve Uşak ili 3 resmi ve 4 özel toplam 7 anaokulunun en az 2 yıllık okul öncesi eğitimi alan 5-6 yaş grubu 100 öğrencinin velileri ile gerçekleştirilmiştir.Araştırmada öğrencilerin öz bakım beceri düzeylerini belirlemek için ? Okul Öncesi Öz Bakım Becerileri Ölçeği? kullanılmıştır.Veri toplama aracı ile elde edilen veriler SPSS 19 paket programına aktarılarak bağımsız örneklem grubu t testi (independent samples t test) ve güvenirlik analizine (cronbach alpha) tabi tutulmuştur.Araştırma sonucuna göre, okul öncesi eğitime 5-6 yaşlarında başlayan çocuklar ile 3-4 yaşlarında başlayan çocukların yemek yeme, kendini tehlikelerden koruma, tuvalet alışkanlığı, giyinme soyunma, temizlik ve tertip-düzen ile ilgili öz bakım becerilerini kazanma düzeyleri, tertip-düzen hariç okul öncesi eğitime 3-4 yaşında başlayan çocukların lehine çıkmıştır.Sonuç olarak, okul öncesi eğitime 3-4 yaşlarında başlayan öğrencilerin öz bakım beceri düzeylerinin okul öncesi eğitime 5-6 yaşlarında başlayan öğrencilerin öz bakım beceri düzeylerinden daha gelişmiş olduğu, çocukların öz bakım beceri düzeylerinin okul öncesi eğitime başlama yaşı ile ilişkili olduğu söylenebilir.Anahtar Kelimeler: Okul Öncesi Eğitim, Öz Bakım Becerisi, Okul Öncesi Eğitim Yaşı.

Ana-baba tutumuEğitimOkul öncesi eğitim+3
Ayşe Çetinkaya
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 salgını sürecinde sağlık çalışanlarının iş talepleri ve iş kaynakları ile eş duyum yorgunluğu, tükenmişlik, eş duyum tatmini, depresyon, kaygı, stres belirtileri arasında psikolojik dayanıklılığın ve bilinçli öz bakımın düzenleyici rolü

Mevcut çalışmada iş talepleri ve iş kaynakları ile eş duyum yorgunluğu, eş duyum tatmini, tükenmişlik, depresyon, kaygı ve stres belirtileri ilişkisinin ve bu ilişkide psikolojik dayanıklılığın ve bilinçli öz bakımın düzenleyici rolünün incelenmesi amaçlanmıştır. Bunlara ek olarak demografik bilgi formu aracılığıyla elde edilen COVID-19 salgını sürecine ilişkin iş talepleri ve kaynaklarının eş duyum yorgunluğu, eş duyum tatmini, tükenmişlik, depresyon, kaygı ve stres belirti düzeylerine olan etkilerinin incelenmesi hedeflenmiştir. Çalışmanın örneklemini COVID-19 salgını sürecinde Türkiye'de çalışmakta olan 18 yaş üzeri 439 sağlık çalışanı oluşturmaktadır. Mevcut çalışmanın amacı doğrultusunda katılımcılara sırasıyla Demografik Bilgi Formu, İş Talepleri ve Kaynakları Ölçeği, Yetişkinler için Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği, Bilinçli Farkındalık Temelli Öz Bakım Ölçeği, Çalışanlar için Yaşam Kalitesi Ölçeği, Depresyon Anksiyete Stres Ölçeği (DASS-21) uygulanmıştır. Verilerin analizinde IBM SPSS 22.0 programı ve Hayes (2017) tarafından geliştirilmiş olan PROCESS v3.5 eklentisi kullanılmıştır. Verilerin incelenmesinde Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Analizi, Tek Yönlü Çok Değişkenli Varyans Analizi (MANOVA), Basit Düzenleyici Değişken Analizleri yürütülmüştür. Analiz bulgularına göre iş talepleri ve iş kaynakları ile eş duyum yorgunluğu, eş duyum tatmini, tükenmişlik, depresyon, kaygı ve stres belirtileri arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Bu bulgulara ek olarak bir takım sonuç değişkenlerinin COVID-19 salgını sürecine ilişkin iş talepleri ve kaynakları düzeylerine göre farklılaştığı bulunmuştur. Ayrıca iş talepleri ile tükenmişlik ve depresyon değişkenleri arasında psikolojik dayanıklılığın düzenleyici rolü olduğu bulunmuştur. İş talepleri ile kaygı ve depresyon değişkenleri, iş kaynakları ile ise kaygı değişkeni arasında bilinçli öz bakımın düzenleyici rolü olduğu bulunmuştur. Son olarak elde edilen bulgular mevcut alanyazın doğrultusunda tartışılmış ve çalışmanın önemi, klinik doğurguları ve sınırlılıkları değerlendirilerek gelecekte yapılabilecek çalışmalar için önerilerde bulunulmuştur.

COVID 19DepresyonEş duyum yorgunluğu+7
Cennet Süzme
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kalp yetersizliği hastalarında konfor ile semptom şiddeti, öz-bakım davranışları ve yaşam kalitesi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

Bu çalışma, kalp yetersizliği hastalarının konfor ile semptom şiddeti, öz-bakım davranışları ve yaşam kalitesi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma evreni Ankara Bilkent Şehir Hastanesi kardiyoloji servisleri ve koroner yoğun bakım ünitelerindeki kalp yetersizliği hastaları olarak belirlenmiştir. Örneklem sayısı güç analizi yapılarak mevcut kardiyoloji servisleri ve koroner yoğun bakım ünitelerindeki 123 kalp yetersizliği hastasından oluşmuştur. Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı tasarıma sahip bu araştırma, Şubat 2022- Mayıs 2022 tarihleri arasında Hasta Tanılama Formu, Kalp Yetersizliği Semptom Durumu Ölçeği, Minnesota Kalp Yetmezliği ile Yaşam Anketi, Avrupa Kalp Yetersizliği Öz-bakım Davranışları Ölçeği-12 ve Genel Konfor Ölçeği kullanılarak yapılmıştır. Çalışmamızda kalp yetersizliği hastalarında konfor düzeyinin; hastaların yaşadığı semptom şiddeti ve yaşam kalitesi tarafından etkilendiği (p<0.05), öz bakımdan etkilenmediği (p>0.05) bulunmuştur. Semptom şiddeti ve yaşam kalitesinin konfor düzeyini %62,3 oranında açıkladığı bulunmuştur. Çalışmayan, yaşlı, bakım vereni olan, ileri evre, oksijen kullanan, hastaneye yatış ve acile başvuru sayısı fazla olanların konfor düzeyinin düşük olduğu saptanmıştır. Bu bağlamda kalp yetersizliği hastalarında; hasta merkezli bakım çerçevesinde, hemşirelerin konfor kuramının kullanımını yaygınlaştırması ve bakıma entegre etmesi önerilmektedir. Anahtar kelimeler: kalp yetersizliği, konfor, semptomlar, öz-bakım, yaşam kalitesi

Belirti ve semptomlarHastalık şiddetiKalp+5
Büşra Nur Durmaz
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Kistik fibrozisli adölesanlarda öz bakım eksikliği kuramına dayalı hemşirelik bakımının etkinliğinin değerlendirilmesi

Bu araştırma Dorothea Orem'in Öz Bakım Eksikliği Hemşirelik Kuramı temel alınarak uygulanan hemşirelik bakımının Kistik Fibrozisli adölesanlarda öz bakım bilgi ve becerileri üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi amacıyla, randomize kontrollü olarak yapılmıştır. Araştırma, Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi Göğüs Hastalıkları Polikliniği'nde Şubat-Eylül 2019 tarihleri arasında uygulanmıştır. Araştırmanın örneklemini 15 müdahale ve 15 kontrol grubu olmak üzere 30 kistik fibrozisli adölesan oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında Sosyo Demografik Veri Formu ve Kistik Fibrozisli Adölesanlarda Öz Bakım Gereksinimlerini Değerlendirme Formu kullanılmıştır. Müdahale grubundaki adölesanlara yedi, kontrol grubundaki adölesanlara ise iki ev ziyareti yapılmıştır. Müdahale grubundaki adölesanlara ilk ev ziyaretinde veri toplama formları uygulanmış ve hazırlanan eğitim kitapçığı verilmiştir. Sonraki ziyaretlerde adölesanlara öz bakım bilgi ve beceri gereksinimleri doğrultusunda bireyselleştirilmiş hemşirelik bakım planı uygulanmıştır. Yedinci ev ziyaretinde ise öz bakım değerlendirme formu tekrar uygulanmıştır. Kontrol grubundaki adölesanlar ise izlendikleri poliklinikten standart bakım almış ve bu adölesanlara 4,5 ay arayla uygulanan iki ev ziyaretinde veri toplama formları uygulanmıştır. Müdahale sonrasında müdahale grubundaki adölesanların toplam öz bakım bilgi puanları kontrol grubundaki adölesanlara göre anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur. (z=-4,451; p=0,000). Müdahale grubunda ev ziyaretleri sonrasında öz bakım becerilerini (nebulizatör kullanımı ve temizliği ile hava yolu temizleme aleti kullanımı ve temizliği) bağımsız olarak gerçekleştiren adölesanların sayısı artmıştır. Müdahale grubundaki hastaların tüm hemşirelik girişimlerine olan gereksinimleri zaman içinde anlamlı düzeyde azalmıştır. Bu bulgular doğrultusunda Kistik Fibrozisli adölesanların düzenli olarak ev ziyaretleri ile izlenmesi, eğitilmesi ve adölesanların öz bakım becerilerinin geliştirilmesinde Orem'ın Öz Bakım Eksikliği Hemşirelik Kuramı doğrultusunda planlanan bakımın uygulanması önerilmiştir.

ErgenlerHemşirelik bakımıKistik fibroz+1
Tuğçe Torun
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi çocuklarda ekran bağımlılığı ile öz bakım becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

48-72 aylık çocukların ailelerinin sosyodemografik durumlarının çocuklarda ekran bağımlılığını tetikleyip tetiklemediğini ve gelişen bağımlılığın çocuğun o yaşlarda kazanması gereken öz bakım becerilerini geriletip geriletmediği de bu araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Bu araştırmanın evrenini 48-72 aylık 200 çocuk oluşturmaktadır. Ölçekler bu 200 çocuğun veli ve öğretmenlerine uygulanmıştır. Araştırma verileri Sosyo demografik bilgi formu, problemli medya kullanım ölçeği ve okul öncesi dönem çocukları (36–72 ay) için öz bakım becerileri ölçeği - öğretmen formundan elde edilmiştir. Analizlerin normal dağılımını denetlemek amacıyla, basıklık ve çarpıklık değerleri esas alınmıştır. Verilerin analizinde parametrik testlerden bağımsız örneklem t testi ve tek yönlü varyans (ANOVA) analizi kullanılmıştır. Varyans analizi sonucunun anlamlı çıkması durumunda farkın hangi değişkenden kaynaklandığını bulmak amacıyla Tukey testine bakılmıştır. Tukey testinin uygulanamadığı durumlarda LSD testine bakılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde IBM SPSS Statistic 28.0 yazılımından yararlanılmış ve bütün çözümlemeler .05 anlamlılık seviyesi göz önüne alınarak değerlendirilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre; örneklemi oluşturan çocukların 88'i kız (%44), 112'si erkektir (%56). Bu çocukların 98'i (%49) 48-60 ay, 102'si (%51) 60-72 ay yaş grubu içinde yer almaktadır. Araştırmada yer alan çocukların 88'i (%44) 0-6 ay, 45'i (%22,5) 1-2 yıl, 15'i (%7,5)2-3 yıl olmak üzere toplam 148'inin (%74) okul öncesi eğitim aldığı bildirilmiştir. Problemli medya kullanım ölçeği ile öz bakım becerileri ölçeği- öğretmen formu arasında negatif yönlü bir ilişki olduğu bulunmuştur. Bu durum medya araçlarının aşırı kullanımının öz bakım becerilerini olumsuz etkilediğini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Ekran bağımlılığı, okul öncesi eğitim, öz bakım becerileri

BakımBağımlılıkEkran+5
Ebru Bodur
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Diyabet hastalarında psikososyal uyumun öz bakıma etkisi

Bu araştırma diyabet hastalarında psikososyal uyumun öz bakıma etkisini belirlemek amacıyla kesitsel olarak yapılmıştır. Araştırma Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Kasım 2022-Ocak 2023 tarihleri arasında iç hastalıkları ve endokrinoloji polikliniklerinde kriterlere uyan 230 diyabetli birey ile yürütülmüştür. Çalışmada veriler Hasta Tanıtım Formu, Hastalığa Psikososyal Uyum Öz-Bildirim Ölçeği, Diyabet Öz-Bakım Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin istatiksel değerlendirilmesinde Bağımsız Örneklem t Testi, Mann Whitney U Testi, ANOVA testi, Kruskal Wallis testi, Pearson korelasyon analizi ve Basit Doğrusal Regresyon analizi kullanılmıştır. Bireylerin hastalığa psikososyal uyum öz-bildirim ölçeği puan ortalaması 39.32±18.62 olarak saptanmış olup, hastalığa psikososyal uyumları orta düzeyde bulunmuştur. Diyabetli bireylerin en çok psikolojik baskı ve sağlık bakımına oryantasyon alanında psikososyal uyum güçlüğü yaşadığı tespit edilmiştir. Bireylerin diyabet öz bakım ölçeği puan ortalaması 87.05±11.89 olarak hesaplanmıştır. Hastalığa psikososyal uyum öz-bildirim ölçeği toplam puanı ile diyabet öz-bakım ölçeği puanı arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır (r=-0.193; p<0.05). Diyabetli bireylerin hastalığa psikososyal uyum-öz bildirim ölçeği toplam puanındaki bir birim artışın diyabet özbakım ölçeği puanında 0.123 birim azalmaya neden olduğu belirlenmiştir. Hastalığa psikososyal uyum öz-bildirim ölçeği alt boyutlarından sağlık bakımına oryantasyon, mesleki çevre, psikolojik baskı alt boyut puanlarının diyabet öz bakım puanı üzerinde etkisi olduğu tespit edilmiştir (p<0.05). Sonuç olarak diyabetli bireylerin hastalığa psikososyal uyum düzeyleri arttıkça öz bakım aktivitelerinin de arttığı saptanmıştır.

Diabetes mellitusHemşirelikPsikososyal bakım+2
Özlem Çörekçi
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Meme kanserli hastaların yorgunluk düzeyleri ile öz bakım davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Kemoterapi uygulanan kanser hastalarında yorgunluk düzeyinin yüksek olması hastaların fonksiyonel durumunu olumsuz yönde etkileyerek, öz bakım gereksinimlerini karşılamayı zorlaştırmaktadır. Fiziksel olarak yetersiz hale gelen bireyin bağımlılık düzeyi artmakta, yaşam kalitesi olumsuz yönde etkilenmektedir. Bu nedenle araştırma meme kanserli hastaların yorgunluk düzeylerini, öz bakım davranışlarını ve yorgunluk düzeyleri ile öz bakım davranışları arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapıldı. Tanımlayıcı ve ilişki arayıcı nitelikteki bu araştırma Kasım 2022-Şubat 2023 tarihleri arasında Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji kliniğinde kanser tedavisi alan 132 meme kanserli birey ile gerçekleştirildi. Araştırmada veri toplama aracı olarak; "Tanıtıcı Bilgi Formu", "Kanser Yorgunluk Skalası" ve "Kemoterapi Uygulanan Hastalarda Öz Bakım Yetersizliği Kuramına Göre Öz Bakım Davranışları Ölçeği" kullanıldı. Veriler yüz yüze görüşme yöntemiyle toplandı. Elde edilen veriler SPSS programı kullanılarak analiz edildi. Veriler sayı, yüzde, ortalama, standart sapma, en yüksek değerler ve en düşük değerler ile özetlenmiştir. İki grup arasındaki farkın test edilmesi için bağımsız gruplarda t testi, ikiden çok grup arasında farkın test edilmesi için normal dağılım sağlayan verilerde Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), normal dağılım göstermeyen verilerde Kruskall Wallis testi yapılmıştır. Ölçek puanlarının karşılaştırıldığı korelasyon analizlerinde Pearson Korelasyon analizi, kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak belirlenmiştir. Araştırmaya katılan hastaların yaş ortalamasının 54,68±11,86 olduğu, % 97,7' sinin kadın, % 87,9' unun evli, % 66,7' sinin ilköğretim mezunu olduğu, 40,2'sinin ailesinde kanser öyküsü olduğu, 40.2'sinin metastazı olduğu ve en fazla (% 90.9) halsizlik ve yorgunluk şikayetlerinin yaşandığı saptandı. Hastaların "Kanser Yorgunluk Skalası" puan ortalaması 21,29±8,23, "Kemoterapi Uygulanan Hastalarda Öz Bakım Yetersizliği Kuramına Göre Öz Bakım Davranışları Ölçeği" puan ortalaması 76,44±11,19 olarak orta düzeyde bulundu. " Kanser Yorgunluk Skalası" ile "Kemoterapi Uygulanan Hastalarda Öz Bakım Yetersizliği Kuramına Göre Öz Bakım Davranışları Ölçeği" toplam puanları arasında negatif yönlü zayıf düzeyde anlamlı bir ilişki (r=-0,344, p=0,000) bulundu. Sonuç olarak bu çalışmada hastaların yorgunluk ve öz bakım davranışlarının orta düzeyde olduğu ve yorgunluk düzeylerinin artması ile öz bakım davranışlarının azaldığı bulunmuştur. Kemoterapi ve radyoterapi alan hastaların semptom takibinin yapılması, düzenli aralıklarla öz bakım davranışlarının takibinin yapılması ve öz bakımlarının değerlendirilmesi önerilir. Anahtar Kelimeler: Hemşirelik, Meme kanseri, Öz bakım yetersizliği, Yorgunluk.

Meme hastalıklarıMeme neoplazmlarıNeoplazmlar+3
Havva Nur Çayır
Necmettin Erbakan University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Femur kırığı nedeniyle cerrahi tedavi uygulanan 65 yaş üzeri hastalarda öz bakım durumu ile sağlık algı davranışlarının incelenmesi

Femur kırığı ile yatan ve cerrahi tedavi uygulanan 65 yaş üzeri hastaların sağlık algı ve öz bakım değerlendirme sonuçlarından yola çıkarak bakım ihtiyaçlarının belirlenmesini sağlamak, bunlarla ilgili öneriler sunmak, hastaların ihtiyaçlarına yönelik eğitimlere öncülük yapmaktır. Çalışmanın örneklemi evreni bilinen örnekleme hesaplama formülü ile hesaplanmış olup 250 evrenin büyüklüğü, %95 güven aralığı ve %5 hata payı, %50 görülme sıklığı ile 152 kişiden oluşmuştur. Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'nde femur kırığı nedeniyle başvuran ve cerrahi tedavi uygulanan 65 yaş üzeri hastalar ele alınmış ve yüz yüze veriler toplanmıştır. Elde edilen araştırma verileri, sağlık bilimleri için özel olarak tasarlanmış istatistik programı olan SPSS-22 for Windows paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. İlk olarak, verilerin normallik değerleri ve güvenilirlik katsayıları ölçeklerden elde edilen veriler doğrultusunda hesaplanmıştır. Sağlık algısı toplam ile öz bakım gücü toplam (r=,596; p<0,01) arasında pozitif yönde orta güçte anlamlı ilişki bulunmuştur. Buna göre femur kırığı nedeniyle cerrahi tedavi uygulanan 65 yaş üzeri hastalarda sağlık algısı toplam düzeyleri yükseldikçe öz bakım gücü düzeyleri de yükselmektedir. Geriatrik bireylerin sağlık algısı ve öz bakım gücü düşüktür. Bunları etkileyen alt parametreler medeni durumu evli olanlar, gelir durumu yüksek olanlar, erkekler ve zayıf bireylerin sağlık algısı ve öz bakım gücü yüksek ölçülmüştür. Sağlık algısı yüksek bireylerin öz bakım gücü de yüksektir.

Femoral kırıklarGeriatriKırıklar-kemik+5
Duygu Kiyak
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kemoterapi uygulanan kanserli hastalarda özbakımın değerlendirilmesi

Bu çalışma kemoterapi tedavisi alan kanser hastalarında kemoterapiye bağlı yan etkileri değerlendirmek ve bu semptomlara yönelik özbakım gereksinimlerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma Temmuz 2015- Ağustos 2015 tarihleri arasında İstanbul'da bir kanser merkezinin kemoterapi ünitesinde kemoterapi tedavisi alan 97 hastada yapılmıştır. Verilerin toplanmasında hasta bilgi formu kullanılmıştır. Çalışmada kemoterapi tedavisi alan hastalarda; hastaların kişisel özellikleri, hastalık ile ilgili özellikleri, kemoterapi yan etkileri ve hastaların özbakım girişimlerini uygulama özellikleri değerlendirilmiş ve karşılaşılabilecek en önemli yan etkilerden ağız enfeksiyonları, cilt sorunları, bulantı, kabızlık, ishal, ağrı, yorgunluk gibi semptomlara yönelik özbakım girişimleri sorgulanmıştır. Çalışmamıza katılan hastaların çoğunlukla 48-61 yaş aralığında olduğu, çoğunluğunun yüksek eğitim görmüş kişiler olduğu belirlendi. Hastalar hastalık özellikleri açısından değerlendirildiğinde ise, akciğer, kolon ve meme kanseri oldukları, çoğunluğu en fazla bir yıl içerisinde tanı konulan hastalar oldukları belirlendi. Araştırmamızda çıkan sonuçlar doğrultusunda hastaların en çok mide bulantısı, ağız enfeksiyonları ve kabızlık sorunundan etkilendiği, çoğunluğunun orta derecede yorgunluk hissettiği, kemoterapi döneminde büyük ölçüde hijyenik önlemlere, enfeksiyondan korunmaya ve vücut ısısı kontrolüne önem verildiği görüldü. Hemşirelerin kemoterapi sürecinde yorgunluk ve mide bulantısı tanılama, izleme ve eğitim programlarını planlamaları konusunda önerilerde bulunuldu. Anahtar Kelimeler: Kemoterapi, kanser, özbakım, semptom değerlendirme, özbakım gereksinimleri.

Belirti ve semptomlarNeoplazmlarÖzbakım+3
Beren Kütük
Demiroğlu Bilim University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Diyabetli hastaların öz-bakım uygulamalarının ve ilişkili faktörlerin değerlendirilmesi

Diabetes mellitus, yaşam boyu süren komplikasyonları ile birey ve toplumu etkiler. Diyabetli hastanın öz-bakım bilinci hastalığın ne derecede kontrol altına alınabileceğini belirler. Amaç: Bu araştırma, Diyabetli hastaların öz-bakım uygulamalarının ve ilişkili faktörlerin değerlendirilmesi amacı ile tanımlayıcı olarak planlandı. Gereç ve Yöntem: Araştırma Endokrinoloji polikliniğine başvuran diyabet tanılı 104 hasta ile alındı. Veriler kurum izni ve etik kurul onayı alınarak anket formu ile toplandı. Anketler SPSS 16.0 programı kullanılarak değerlendirildi. Bulgular: Hastaların %65,4'ünün kadın, %34,6'sının erkek; %74'ünün evli, %10,6'sının bekar olduğu, %5,8'inin eşinin ölmüş ve %9,6'sının ise boşanmıştır. Araştırmaya katılan hastaların eğitim durumlarına göre dağılımları, %6,7'sinin okur-yazar olduğu, %54,8'inin ilk ve orta öğretim, %38,5'inin ise yükseköğretim eğitim seviyesinde olduğu görüldü. Hastaların %38,5'inin (n=40) başka bir kronik hastalığı olduğu belirlendi. Hastaların öz-bakım gereksinimlerini belirlemek için kullandığımız Öz-etkililik-yeterlilik ölçeği puanları ve Tip 2 Diyabet Öz-etkililik Ölçeği puanları, yaş, eğitim, hastalık süreci ve kronik hastalık varlığına göre karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Sonuç: Diyabet hastalarına ve yeni tanı almış hastalara öz-bakım gereksinimleri hakkında ve bu gereksinimlerle ilgili değerlendirmelerin yapılarak gerekli eğitimlerin düzenlenmesi ve eğitim almaları gerektiği konusunda önerilerde bulunuldu. Anahtar Sözcükler: Diyabet, ilişkili faktörler, diyabet hemşiresi, eğitim, öz-bakım

AntidiyabetiklerBireysel eğitimDiabetes mellitus+3
Zeynep Karasoy
Demiroğlu Bilim University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Kalp ve damar cerrahi yoğun bakım hastalarının sağlığı algılayış biçimlerinin öz bakım davranışlarına etkisi

Araştırma kalp ve damar cerrahi yoğun bakım hastalarının sağlığı algılayış biçimlerinin öz bakım davranışları üzerine etkisini incelemek amacıyla 1 Mart 2022-1 Mayıs 2022 tarihleri arasında tanımlayıcı ve kesitsel özellikte yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Erzurum Yakutiye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahi Yoğun Bakım Ünitesinde yatan 79 hasta oluşturmuştur. Veri toplarken, hastaların sosyodemografik ve sağlık-hastalık bilgilerine ilişkin soruları kapsayan, hasta tanımlama formu ve Avrupa Öz Bakım Davranış Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 22 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Öz bakım davranış puanlarının normalliğinde çarpıklık ve basıklık değerleri incelenmiş olup bu değerler ∓1 aralığında, veri dağılımı normaldir (Tabachnick ve Fidell,2013). Gruplara göre ölçek puanlarının karşılaştırılmasında ise iki gruplu bağımsız değişken için bağımsız gruplar t testi, üç veya daha fazla gruba sahip bağımsız değişken için ise tek yönlü varyans analizi (ANOVA) yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen veriler sonucunda, çalışmaya katılanların %64.6'sı erkek %35.4'ü ise kadındır. %32.9'u 55-65, %12.7'si ise 70 ve üzeri yaş aralığındadır. Eğitim düzeyine göre dağılımda %32.9 ilkokul, ve %25.3'ünün ise okuryazar olmadığı görülmüştür. Hastaların %24.1'i köyde yaşadığı görülmüştür. Hastaların %46.8'inin gelirinin giderden az olduğu, %7.6'sının sağlık güvencesinin olmadığı, mesleklerine göre dağılımında ise %30.4 ev hanımı olduğu görülmüştür. Hastaların %16.5'i sigara kullanırken, %11.4'ü ise sigarayı bırakmıştır. Hastaların operasyon türüne göre dağılımı %73.4'ü KABG, %24.1'i kapak değişimi ve %2.5'i ise kapak tamiridir. Hastaların toplam Öz Bakım Ölçek puanının 33,6∓7,8 olduğu, hastaların sağlık algılarına göre öz bakım davranış puanları sağlık algısının yetersiz olduğunu düşünen hastaların öz bakım davranışlarına ilişkin puan ortalaması çok iyi olarak düşünen hastalardan daha yüksektir(n:51 ort:32,1 ∓7,7 p:0,024) (p<0.5). Hastaların spor yapma durumuna göre öz bakım davranış puanları spor yapmayan hastaların öz bakım davranışlarına ilişkin puan ortalaması spor yapanlara göre daha yüksektir(n:27 ort:28,5∓6,3 p:0,00). Hastaların sigara kullanım durumuna göre öz bakım davranış puanları arasında sigara kullanmayanlara göre daha yüksektir (n:13 ort:38,5 ∓7,9 p:0,025). Yaşadıkları yere göre hastaların öz bakım davranış puanlarında köyde yaşayan hastalarla, il/ilçede yaşayan hastaların(n:43, ort:30,7∓6,4, p:0,00) öz bakım davranış puanlarında, köyde yaşayan hastaların(n:19,ort:39,4∓7,2) öz bakım davranış puan ortalamasının daha yüksek olduğu belirlenmiştir(p<0.5). Anahtar kelimeler: Kalp ve damar, Yoğun Bakım, Sağlık algısı, Öz bakım.

AlgıCerrahi-kardiyovaskülerHastalar+3
Sema Öztürk
Avrasya University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kalp yetersizliği olan hastaların semptom düzeylerinin öz bakım davranışı ve yaşam kalitesine etkisi

Bu çalışma kalp yetersizliği olan hastaların semptom düzeylerinin öz bakım davranışı ve yaşam kalitesine etkisini belirlemek amacı ile yapılmıştır. Araştırma, Balıkesir Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Servisi ile Koroner Yoğun Bakım Ünitesinde yatarak tedavi gören ve Kardiyoloji Polikliniğine başvuran kalp yetersizliği olan hastalar oluşturmuştur. Araştırma, 15.02.2021-25.12.2021 tarihleri arasında yapılmış olup, araştırmanın örneklemini araştırmaya dâhil edilme kriterlerine uyan 255 kalp yetersizliği tanısı alan birey oluşturmuştur. Veriler, literatür doğrultusunda oluşturulan anket formu, Memorial Semptom Değerlendirme Skalası-Kalp Yetmezliği, Avrupa Kalp Yetersizliği Öz Bakım Davranışı Ölçeği ve Minnesota Kalp Yetmezliği ile Birlikte Yaşama Anketi kullanılarak yüz yüze görüşme tekniği ile toplanmıştır. Normal dağılıma uygunluk Kolmogorov Smirnov ve Shapiro Wilk Testleri ile incelendi. İkili gruplarda normal dağılan verilerin karşılaştırılmasında Bağımsız Örnekler t Testi, normal dağılmayan verilerin karşılaştırılmasında Mann Whitney U Testi, ölçek puanlarına etki eden bağımsız değişkenlerin incelenmesinde Lineer Regresyon Analizi kullanılmıştır. Araştırma bulgularında; bireylerin en fazla yaşadıkları semptomlar %97.6 oranında halsizlik ve hastaların çoğunluğunun New York Heart Association sınıflamasına göre en çok sınıf 2 grubunda yer aldıkları tespit edilmiştir. Minnesota Kalp Yetmezliği ile Yaşam Anketi ve Memorial Semptom Değerlendirme Skalası-Kalp Yetmezliği anketi toplam puanları arasında anlamlı, pozitif yönlü, çok yüksek düzeyde bir ilişki saptanmıştır. Avrupa Kalp Yetersizliği Öz Bakım Davranışları Ölçeği toplam puanı ile Memorial Semptom Değerlendirme Skalası ve Minnesota Kalp Yetmezliği ile Birlikte Yaşama Anketi toplam puan ile arasında çok zayıf düzeyde pozitif yönlü anlamlı olmayan bir ilişki saptanmıştır. Sonuç olarak, hasta bireylerde görülen semptom düzeyi artışı ile yaşam kalitesinin düştüğü ve semptom düzeyi ile öz bakım arasında zayıf bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kalp yetersizliği, öz-bakım, semptom düzeyi, yaşam kalitesi.

Belirti ve semptomlarKalp hastalıklarıKalp yetmezliği+2
Funda Esim
Balıkesir University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Jinekolojik kanserli kadınlarda kişilik özelliklerinin özbakım gücüne etkisi

Bu araştırmanın amacı jinekolojik kanser tanısı alan kadınlarda kişilik özelliklerinin öz bakım gücünü yordama durumlarını incelemektir. Araştırma tanımlayıcı, kesitsel ve ilişkisel tiptedir. Veriler bir üniversite hastanesinin Tıbbi Onkoloji Kemoterapi Ünitesinde 10.10.2021-12.02.2023 tarihleri arasında toplanmıştır. Veriler "Kişisel bilgi formu", "Cervantes Kişilik Özelikleri Ölçeği "ve "Öz bakım Gücü Ölçeği" aracılığı ile toplanmıştır. Örnekleme alınacak kişi sayısı, G-Power güç analizi programı, A priori aşaması ile hesaplanmıştır. Güç analizinde doğrusal regresyon analizi baz alınarak, 0.05 anlamlılık düzeyi, %99 güç ve orta etki (0.15) ile örneklem büyüklüğü 161 kadın olarak belirlenmiştir. Araştırma örneklem kriterlerine uyan 200 kadın ile tamamlanmıştır. Araştırmada gelişigüzel örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Yüzde, ortalama ve standart sapma kullanılarak tanımlayıcı istatistikler yapılmıştır. Cervantes Kişilik Ölçeği alt boyut puan ortalamaları ve Öz Bakım Gücü Ölçeği toplam puan ortalaması arasındaki ilişki Pearson Korelasyon analiziyle incelenmiştir. Cervantes Kişilik Ölçeği alt boyutlarının öz bakım gücünü yordama durumunu incelemek amacıyla basit doğrusal regresyon analizi uygulanmıştır. Analiz sonucuna göre Cervantes Kişilik Özellikleri Ölçeği Dışa/İçe Dönük Olma Alt Boyutu öz bakım gücünün %37.5'ini yordamış (R2: 0.375) ve öz bakım gücünü %0.613 kat arttırmıştır (β=-0.613). Cervantes Kişilik Özellikleri Ölçeği Duygusal Denge/ Nörotizm Alt Boyutu öz bakım gücünün %20.1'ini yordamış (R2: 0.201) ve öz bakım gücünü %0.453 kat arttırmıştır (β=-0.453). Cervantes Kişilik Özellikleri Ölçeği Tutarlı/ Tutarsız Olma Alt Boyutu öz bakım gücünün %30.4'ünü yordamış (R2: 0.304) ve öz bakım gücünü %0.551 kat arttırmıştır (β= -0.551). Araştırmanın sonucunda kişilik özelliklerinin, öz bakım gücünü yordayıcı bir faktör olduğu bulunmuştur. Kişilik özelliklerinin öz bakım gücü ile yakından ilişkili olduğu görülmüş olup bireyselleştirilmiş sağlık hizmetinin ve eğitiminin verilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Jinekoloji, Kanser, Kişilik Özellikleri, Öz Bakım, Hemşirelik

Genital hastalıklarGenital hastalıklar-kadınHemşirelik+5
Huri Çolu
Pamukkale University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Zihin engellilere özbakım ve ev içi becerilerinin öğretiminde bir aile eğitimi programının etkililiği

Özbakım ve Ev İçi Becerilerinin Öğretimi ile Aile toplantılarından sonra uzmanla birlikte karar vereceğiniz zamanda uzman, sizi evinizde ziyaret edecektir. Bu ziyaretin amacı, aile toplantılarında edindiğiniz bilgileri evinizde bağımsız olarak uygulamanıza yardımcı olmak ve çocuğunuza bağımsız olarak özbakım ve ev içi becerilerini öğretme durumunuzu değerlendirmektir. Bu toplantılar ve ev ziyaretinde elinizdeki bu kitap (Özbakım ve Ev İçi Becerilerinin Öğretimi El Kitabı) temel kaynak olarak kullanılacaktır. Kitap üç bölümden oluşmaktadır. ÖN BİLGİLER adlı birinci bölümde, Bağımsız Yaşam Becerileri, Günlük Yaşam Becerileri, Özbakım Becerileri ve Ev İçi Becerilerine ilişkin bilgilere yer verilmiştir. BECERİ ÖĞRETİMİ ÖNCESİ HAZIRLIKLAR adlı ikinci bölümde, Çocuğun Yerine Getiremediği Becerileri Belirleme, Becerilerin Öğretim Sırasını Belirleme, Ödülleri Belirleme; Öğretim Çalışmalarını Planlama (Becerinin Adı, Çalışmanın Amacı, Çalışma Yeri, Çalışma Araçları, Beceri Basamaklarını Oluşturma) konularına ilişkin açıklamalara, örneklere ve uygulamalara yer verilmiştir.

AileBeceri kazandırmaEv işleri+4
Atilla Cavkaytar
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1998
00
Master'sOpen AccessTR

Kalp yetmezliği olan bireylerin hastalıklarına ilişkin bilgileri ve özbakım davranışları

Araştırma, kalp yetmezliği olan bireylerin hastalıklarına ilişkin bilgilerini ve öz bakım davranışlarını belirlemeyi amaçlamaktadır. Tanımlayıcı-kesitsel olarak yürütülen çalışma Irak Al-Necef Şehri Al-Sadder Tıp Merkezi kalp yetmezliği tedavisi ve kontrolü için başvuran 200 hastada yapılmıştır. Veriler 01.05.2021-28.07.2021 tarihlerinde Tanıtıcı Bilgi Formu, Arapça Hollanda Kalp Yetersizliği Bilgi Ölçeği ve Arapça Kalp Yetersizliği Öz Bakım İndeksi ile özbildirime dayalı olarak toplanmıştır. Veriler tanımlayıcı istatistikler, t testi, tek yönlü ANOVA, Mann Whitney U, Kruskal Wallis H, korelasyon ve lineer regresyon testleri ile değerlendirilmiştir. Post hoc analizlerde Tukey ve Dunnett kullanılmıştır. p<0.05 istatistiksel olarak anlamlı alınmıştır. Hastaların kalp yetmezliği bilgileri ve öz bakımları düşüktür (Arapça Hollanda Kalp Yetersizliği Bilgi Ölçeği: 4.73±2.01, Arapça Kalp Yetersizliği Öz Bakım İndeksi: 37.67±11.35, Öz Bakımı Sürdürme: 36.87±10.13, Öz Bakım Yönetimi: 45.25±13.98, Öz Bakımı Sağlamada Kendine Güven: 30.88±20.41). Kalp yetmezliği bilgi puanları, sorunlarını doktor/hemşire ile konuşanlarda daha yüksektir (p<0.05). Öz bakım puanları yüksek kalp yetmezliği bilgisi, lise ve üzeri eğitim, hastalık için düzenli sağlık kontrolüne gitme ve kullandığı ilaçların adını-etkilerini bilme durumunda artmakta, sigara kullanımında ise azalmaktadır (p<0.05). Hastaların kalp yetmezliğine yönelik bilgileri ve öz bakımları yetersizdir ve çeşitli faktörlerden etkilenmektedir. Hastaların kalp yetmezliği bilgi ve öz bakımlarını artırmak için sağlık personeli, özellikle hemşireler tarafından etkileyen faktörleri de içerecek şekilde planlı kardiyak eğitim programlarının düzenlenmesi ve sürekliliğinin sağlanması önerilir. Anahtar Kelimeler: Kalp Yetmezliği, Kalp Yetmezliği Yönetimi, Bilgi, Öz Bakım, Hemşirelik.

Bilgi düzeyiKalp hastalıklarıKalp yetmezliği+2
Alı Hasan Nomas Alghazalı
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hipertansif bireylerin öz bakım davranışları

Bu araştırma hipertansif bireylerin öz bakım davranışlarını değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı ve kesitsel özellikdeki çalışma Irak Al-Najaf Şehri Al-Sadder Tıp Merkezi'ne hipertansiyon tedavisi ve kontrolü için başvuran 173 hastada yapılmıştır. Veriler Tanıtıcı Bilgi Formu ve Hipertansiyon Öz Bakım Envanter Ölçeği ile öz bildirime dayalı toplanmıştır. Veriler tanımlayıcı istatistikler, t testi, tek yönlü ANOVA, Mann Whitney U, Kruskal Wallis H, ‎korelasyon ve lineer regresyon testleri ile değerlendirilmiştir. Post hoc analizlerde Tukey testi kullanılmıştır. p<0.05 istatistiksel olarak anlamlı alınmıştır. Hastalar ortalama 59.24±12.55 yaşında olup, 161.40±20.24 mmHg sistolik ve 92.09±14.39 mmHg diyastolik kan basıncına sahiptir. Ortalama 6.22±5.63 yıl önce hipertansiyon tanısı alan hastaların %59'u hipertansiyon tedavisi çin ilaç+diyet önerisi almıştır. Hipertansif hastaların %74'ü kendi bakımlarını yapmakta, %47.4'ü de çocuklarından bakım desteği almaktadır. Hastaların %46.8'i hipertansiyon ve bakımına yönelik bilgi almış, en fazla doktor (%72.8) ve televizyondan (%49.4) bilgi almışlardır. Hastaların öz bakımları yetersizdir (Genel Öz Bakım: 59.47±10.72, Öz Bakım Güveni: 39.46±24.37, Öz Bakımı Sağlama: 47.75±19.89, Öz Bakım Yönetimi: 56.55±19.96). Hastaların öz bakımlarını çeşitli faktörler etkilemektedir. En çok (%16) sağlık güvencesi ile hipertansiyon ve bakım konusunda yeterli düzeyde bilgi sahibi olma durumu etkilemektedir (p<0.05). Hastaların hipertansiyon konusunda öz bakımlarının artırılması, özellikle sağlığı sürdürme ve öz güveni artırmaya yönelik öz bakım alanlarının iyileştirilmesi için sağlık personeli, özellikle hemşireler tarafından planlı ve kapsamlı eğitim ve destek programlarının düzenlenmesi önerilir. Anahtar Kelimeler: Hipertansiyon, Öz Bakım, Öz Bakım Davranışları, Hemşirelik

DavranışHemşirelikHipertansiyon+1
Mohammed Murtadha Jabbar Alsanam
Muğla Sıtkı Kocman University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Zihin engellilere özbakım ve ev içi becerilerinin öğretiminde ailelere yönelik beceri öğretimi yazılımının geliştirilmesi ve değerlendirilmesi

Zihin engelliler bireyler, akranlarına göre akademik, sosyal, dil ve öz bakım becerileri yönünden açık bir şekilde gerilik göstermektedir ve özel eğitime ihtiyaç duymaktadır. Bu bireylerin yaşam kaliteleri, uygun sosyal yardım ve eğitim ile yükseltilebilmektedir. Zihin engelli bireyler zamanlarının çoğunu aileleriyle birlikte geçirdikleri için yaşamlarında ve eğitimlerinde en büyük etkiye sahip kişiler anne ve babadır. Ancak zihin engelli çocuğa sahip birçok aile evde çocuklarına nasıl eğitim verecekleri konusunda yeterli bilgiye sahip değildir. Bu nedenle ailelere bu konuda destek olmak ve onları eğitmek oldukça önemlidir. Yapılan araştırmalar, beceri öğretimi konusunda eğitilen ailelerin, çocuklarına etkili şekilde beceri öğretimi yapabildiklerini göstermektedir. Bu eğitimler ve destek için aileleri belli mekanlarda ve belli zamanlarda toplamak zor, maliyetli ve zaman alıcı olabilmektedir. Bilgisayar, İnternet ve mobil teknolojiler bu noktada ailelere çevrimiçi bir ortamda zaman ve mekandan bağımsız destek verebilmeyi mümkün kılmaktadır. Zihin engelli bireylerin eğitiminde en yaygın kullanılan ve kabul görmüş yöntemler, genel olarak davranışçı yaklaşım ve uygulamalı davranış analizi yöntemleridir. Zihin engelli bireylere beceri öğretiminde çevresel koşulların sistemli bir şekilde düzenlenmesini gerektiren uygulamalı davranış analizi yönteminin etkili şekilde kullanılabildiğini gösteren çeşitli çalışmalar bulunmaktadır. Uygulamalı davranış analizi yönteminin aileler tarafından bilinmesi ve etkili şekilde kullanılması büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada, ailelerin yapacakları beceri öğretimi etkinliklerinde uygulamalı davranış analizi yöntemi temel alınacaktır. Bu araştırmanın amacı; yetişkin (16-22 yaş) zihin engelli bireylere günlük yaşam becerilerinin öğretiminde aile bireylerinin ve zihin engelli bireylerin kullanımına yönelik mobil beceri öğretimi yazılımı geliştirmek ve bu yazılımın etkililiğini incelemektedir. Araştırma; yazılımın geliştirilmesi ve yazılımın etkililiğinin incelenmesi olmak üzere iki temel aşamadan oluşmaktadır. Yazılım geliştirme aşamasında tasarım tabanlı araştırma yöntemi kullanılmıştır. Tasarım tabanlı araştırma, öğrenme ortamlarının tasarlanması ve teorilerin üretilmesinde, geliştirme ve araştırma sürecinde sürekli olarak devam eden tasarım, karar verme, analiz ve tasarımın gözden geçirilmesi döngüsüne sahiptir. Yazılımın etkililiğinin incelenmesi aşamasında dört ebeveynin yazılımı kullanarak beceri öğretimi çalışmaları yapmaları sağlanmış ve bu beceri öğretimi çalışmalarından elde edilen veriler değerlendirilmiştir. Bu çalışmada nitel ve nicel veriler; yarı yapılandırılmış görüşmeler, video kayıtları, yazılıma aileler tarafından girilen bilgiler ve yazılımın kullanım kayıtları gibi değişik kaynaklardan toplanmıştır. Yazılımın etkililiğinin incelenmesi aşamasında yapılan çalışmadan elde edilen sonuçlara göre yazılımı kullanan katılımcıların gerçekleştirdikleri öğretim çalışmaları sonuncunda zihin engelli bireyler yeni bir bağımsız yaşam becerisi öğrenebilmişlerdir. Bu durum, yazılım kullanılarak yapılan öğretim çalışmalarının etkili olduğunu göstermektedir.

Beceri kazandırmaEv içi becerisiTeknoloji destekli öğretim+4
Serkan Çankaya
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2013
00

Related subjects