Turkish Grand National Assembly

124 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

TBMM'de bir terör örgütünün metaforik yeniden-kimliklendirilmesi: FETÖ/PDY örneği

Bu tez çalışması, bir terör örgütü olarak FETÖ/PDY'nin Türkiye'nin yasama organı ve milletvekilleri tarafından, 2011 ile 2018 tarihleri arasında nasıl bir yeniden-kimliklendirilme sürecine tabi tutulduğunu anlamaya çalışmaktadır. Bu amaçla tezde, söz konusu dönemdeki meclis konuşmaları, metafor analizi aracılığıyla incelenmiştir. Terör örgütlerine yönelik kullanılan metaforların Türkiye özelindeki bir yansımasını sunmayı amaçlayan bu çalışmada, ilk olarak örgütün tarihsel süreç içerisinde kendi kimliğini ne şekilde inşa ettiği gösterilmiştir. Devamında ise örgütün en çok gündemde olduğu ve ulusal düzeyde bir tehdit olarak ortaya çıktığı dönemlerde kamuoyuna hangi metaforlar aracılığıyla yeniden-sunulduğu incelenmiştir. Yapılan analiz sonucunda örgütün, "FETÖ/PDY mesiyanik bir terör örgütüdür", "FETÖ/PDY devletin kurumlarına sızan bir illegal yapılanmadır", "FETÖ/PDY varoluşsal bir tehdittir" ve "FETÖ/PDY dış devletlerin Türkiye'ye yönelik kullandığı bir araçtır" şeklindeki dört temel metafor üzerinden bir yeniden-kimliklendirilmeye tabi tutulduğu öne sürülmüştür.

FETÖ/PDYKimliklendirmeMetafor+5
Kerem Aydemir
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de çok partili dönemde bürokrasinin TBMM'de temsili ekseninde siyasete etkisi

Türkiye'de çok partili dönemde bürokrasinin siyaset kurumuna ciddi biçimde nüfuz ettiği ve demokratik siyaseti şekillendirdiği iddia edilmektedir. Bürokrasinin siyaset kurumuna iddia edildiği gibi ciddi bir şekilde etki edip etmediğini belirlemek amacıyla, bürokrasinin siyasetteki etkisinin TBMM'de temsil oranı ile doğru orantılı olduğu düşüncesinden yola çıkarak, 1946'dan 2015'e kadar geçen süreçte gerçekleştirilen toplam 17 genel milletvekili seçimlerinde seçilen tüm milletvekillerinin mesleki kökenleri incelenmiştir. Bürokrat kökenli milletvekilli, komisyon üyesi, bakan, başbakan ve cumhurbaşkanı oranlarına bakarak bürokrasinin siyasetteki etkinliği araştırılmıştır. 17 dönemin sonuçları birlikte değerlendirildiğinde bürokrat kökenli milletvekillerinin TBMM'deki ve özellikle Bakanlar Kurulu'ndaki temsil oranlarının dikkat çekici bir şekilde yüksek olduğu görülmüştür. 17 dönemin bürokrat kökenli milletvekili ortalaması % 41.3 gibi yüksek bir oranda bulunmuştur. 17 dönemde TBMM'de kurulan tüm komisyonlarda görev yapan milletvekillerinin % 39.8'nin bürokrat kökenli milletvekili olduğu saptanmıştır. 17 dönemde atanan toplam 1181 bakanın 678'inin (% 57.4) bürokrat kökenli milletvekili olduğu anlaşılmıştır.

BürokrasiMilletvekiliSiyasal etki+5
Zeynep Dilara Bildirici
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Atatürk'ün meclis açış konuşmalarının muhteva analizi metoduyla incelenmesi

Muhteva analizi metodu, metinlerin sistematik bir biçimde incelenmesiyle, verilmek istenen mesaj, yazarı, hatta metnin yazıldığı dönem hakkında açıklayıcı bulgular elde etmeye yarayan bir metottur. Aynı amaçla söylenmiş birden çok konuşma metnine tatbik edildiğinde, konuşmacının mesajlarında var olan ortak duygu ve düşüncelerin meydana çıkarılmasını sağlayabilmektedir. Bu yolla, konuşmacının dinleyenler üzerinde yarattığı etki ve onların söylenenlerden aldıkları mesajları bulmak mümkün olabilmektedir. Çalışmamız, Türkiye Büyük Millet Meclisi?nin açılışından itibaren, Atatürk?ün her yıl yaptığı meclis açış konuşmalarının, muhteva analizi metoduyla incelenmesi üzerinedir. Söz konusu konuşmalar, Meclis?in çalışma yılı başlangıcında yapılmaları nedeniyle, diğer zamanlardaki konuşmalardan ayrı bir amaç ve öneme sahiptirler. Her konuşma metni, meclis çalışmalarının ve dolayısıyla hükümet işlerinin, geçmişi ve geleceğine ilişkin mesajlar içermektedir. Atatürk?ün üzerinde durduğu konularla, ülkedeki gelişmeleri şekillendiren meclis faaliyetleri bir arada değerlendirilmek suretiyle, konuşma metinlerinin etkileri araştırma konusu olarak seçilmiştir. Hedefimiz, konuşma metinlerinin vizyon çizmeye yönelik olup olmadıklarını ortaya koymaktır. Böylelikle, Atatürk?ün liderlik özelliğinin bir parçası olan, kitleleri yönlendirme becerisi, ayrı bir açıdan değerlendirilmiş olacaktır. Yapılan inceleme, 1920-1938 yılları arasını kapsamaktadır. Bu dönem, Türkiye Cumhuriyeti Devleti?nin kuruluşuna giden yol ile gelişiminin başlangıç sürecini ihtiva etmektedir. Ülkede halk egemenliğinin tam manasıyla tesis edilmesinin de temel taşlarının oluşturulduğu yılları tarif eder. Bu açıdan, Türkiye Büyük Millet Meclisi çalışmalarıyla başlayan ve günümüz Türkiye?sine uzanan yolda, Atatürk?ün işaret ettiği konuların ne ölçüde anlaşıldığı ve benimsendiği de gözlemlenebilecektir. Ayrıca konuşma metinlerinin içerdiği konulara ayrılan zaman ve söz söylenirken izlenen sıra, dönemin ülke açısından önceliklerine önemli bir gösterge olarak görülebilecektir. Konuşma metinlerinin aynı konu üzerine söylenen bölümleri ayrı ayrı analize tabi tutularak, bütünü üzerinde yorum ve değerlendirmelere ulaşılmıştır. Yani, küçük parçalardan başlanarak tümevarım yolu izlenmiştir. Söz konusu parçalar, kendi konu başlıkları üzerine yapılacak çalışmalara da veri sunma özelliği taşıyabileceklerdir. Nitekim, Türkiye Cumhuriyeti Tarihi üzerine hazırlanan birçok eserde benzer konu başlıklarıyla tasnif edilerek sunum yapılmaktadır. Dolayısıyla, Atatürk?ün meclis açış konuşmaları bir anlamda döneminin özeti gibidir. Bu yüzden, diğer söylev ve demeçlerinde rastlanamayacak kadar geniş zaman dilimleri üzerine düşüncelerinin topluca meclis açış konuşmalarına yansıdığı kabul edilebilir. Atatürk, hayatın her sahasında olduğu gibi, meclis açış konuşmalarında da öğreticilik yönünü elden bırakmamıştır. O?nun sözleriyle hareketini şekillendirenler, körü körüne değil, inanarak adım atmışlardır. Kendisinin, hükümet işleri ile alakası ve yol göstericiliği sayısız örneklerle gözler önündedir. Bu çalışma ise, milletvekillerini yönlendirmedeki başarısı ve çizdiği vizyonu ortaya koymaktadır. Anahtar kelimeler: Meclis, Muhteva Analizi, Vizyon, Meclis Açış Konuşmaları.

Atatürk, Mustafa KemalKonuşmaKonuşma becerisi+7
İhsan Çanak
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

1923 – 1950 dönemi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Kütahya milletvekilleri ve siyasi faaliyetleri

ÖZET Çalışmanın konusu "1923-1950 Yılları Arasında TBMM'deki Kütahya Milletvekilleri ve Siyasi Faaliyetleri" olarak belirlenmiştir. Öncelikle parlamento kavramı tanımlanmaktadır. Sonra genel hatlarıyla parlamenter sistemin dünyada ve Türk Tarihi'ndeki gelişimi hakkında bilgi verilmiştir. Tez çalışması 1923-1950 yılları arasındaki TBMM'nin yedi yasama dönemini kapsamaktadır. Bu dönemde Kütahya'dan parlamentoya seçilen 42 milletvekili hakkında bilgi verilerek, bu kapsamda milletvekillerinin analiz ve değerlendirmeleri yapılmıştır. Milletvekillerinin bölge kökenlilik oranı, eğitim seviyeleri, mesleki durumları ve parlamento deneyimleri tespit edilerek değerlendirmeler yapıldı. Bu çalışmada kronolojik sıralama esas alınarak milletvekillerinin meclisteki siyasi faaliyetleri dönemler halinde verilmiştir. Bu faaliyetler her yasama döneminin kendi içerisinde eğitim, hukuk inkılaplar vs. gibi konu başlıkları altında sınıflandırılmıştır. Milletvekillerinin konuşma metinleri konu başlıklarına göre tasniflenmiş ve kısa bir şekilde yorumlanması yapılmıştır. Böylece milletvekillerinin kendi bölgeleri ile ülke geneline olan katkıları ortaya konulmuştur. Bu çalışma, Uşak Üniversitesi Rektörlüğü Bilimsel Araştırmalar Birimi Tarafından 2013/TP008 nolu proje kapsamında desteklenmiştir. Anahtar Kelimeler : Yasama Organı Üyeleri, Kütahya Milletvekilleri, Siyasi Faaliyetler.

KütahyaMilletvekiliSiyasi faaliyetler+2
Deniz Doğru
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki siyasi parti liderlerinin algılanan imajı: İzmir'deki devlet üniversitelerine yönelik bir araştırma

Demokratik sistemin bir unsuru olan siyasi partilerde seçmen tercihlerinde en önemli unsurun lider imajı olduğu kabul edilmektedir. Bu çalışmada siyasi parti liderlerinin algılanan imajı devlet üniversitesi öğrencileri örneklemiyle incelenmiştir. Uygulama aşamasında İzmir devlet üniversitelerinde öğrenim gören 400 öğrenciye anket uygulanmış, elde edilen veriler SPSS programına girilmiştir. Analizlerde katılımcıların sosyo-demografik özellikleri ve siyasi eğilimlerine ilişkin frekans dağılımları alınmış, Bağımsız Örneklemler T-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve ölçekler arası korelasyon analizleri uygulanmıştır. Bu çalışmanın temel amacı; üniversite öğrencilerinin siyasi parti liderlerinin imajına ilişkin algılarını etkileyen faktörleri değerlendirmektir. Araştırma bulgularına göre siyasi liderin liderlik imajı değerlendirilirken yöneticilik ile ilgili yeterli bilgi ve beceriye sahip olması, hitabet yeteneği, söyledikleri ile yaptıklarının çelişmemesi, tecrübeli liderlik vasıflarına sahip olması, parti teşkilatıyla ilişkisinin iyi olmasına önem verildiği sonuçları elde edilmiştir. Araştırmada ayrıca siyasi parti liderlerinin algılanan imajının katılımcıların cinsiyeti haricindeki demografik özelliklerine göre anlamlı düzeyde farklı algılandığı sonuçları elde edilmiştir.

AlgıLiderlerSiyasi liderlik+5
Onur Tos
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Atatürk'ün başyaveri Salih Bozok'un hayatı ve kişiliği (1881-1941)

Selanik'li Cafer Bey'in oğludur. Annesi Hatice Hanım, eşi Nuriye Hanımdır. Selanik Askeri Rüştiyesini ve İdadisini bitirdikten sonra İstanbul Harp Okuluna geçmiştir. 1903'te Harp okulunda teğmen olarak diploma almıştır. Harbiyeyi bitirince önce Muratpaşa'da Bulgar sınırında bir karakola atanmıştı. Mustafa Kemal ile Selanik'te mahalle ve okul arkadaşı idi. Uzaktan akrabalıkları da vardı. İlk subaylık yıllarında beraber bulundular. 1908'de Hürriyetin ilanından sonra yolları yine Selanik'te buluşmuştu. Mustafa Kemal, onu bu yıllardan itibaren yoldaş olarak seçmişti. İlk gençlik yıllarında hep " Salih, senden hiç ayrılmayacağım, seni kendime yaver yapacağım." demişti. Mustafa Kemal Milli Mücadeleyi başlatmak için Anadolu'ya geçmeden önce ve Suriye Cephesinde bulunduğu sırada Salih Bey'i Başyaver olarak yanına getirtti ve sürekli beraberlik bu şekilde başladı. Salih Bey yarbaylıktan emekliye ayrıldıktan sonra bile hep Mustafa Kemal'in yakınında kaldı. 23 Nisan 1920 tarihinde TBMM'nin toplanması ve Mustafa Kemal Paşa'nın başkanlığa seçilmesinden sonra'da Başkanlık Başyaverliğine atanmıştı. Kurtuluş savaşı boyunca Mustafa Kemal Paşa'nın yanında oldu. Kıdemi nedeni ile önce binbaşılığa daha sonrada yarbaylığa terfi etti. Büyük Zaferden sonra Mustafa Kemal Paşa'nın yanında İzmir'e geldi. Daha sonra onun Latife Hanımla evlenmesi sırasında O'nun şahidi olarak bulundu. Latife Hanım, Salih Bey için "ikinci babamdır." deyimini kullanırdı. TBMM'nin 2. Dönemi için yapılan seçimde Mustafa Kemal Paşa tarafından, tarihi ismi Bozok olan Yozgat'tan namzet gösterilerek Milletvekilliğine seçilmiş ve Başyaverlikten ayrılmıştır. Milletvekilliği sırasında da Atatürk'ün adeta sivil başyaverliğini yapmış. O'nun 10 Kasım 1938'de vefatı üzerine "Başkomutan Yaversiz gidemez." diye intihara teşebbüs etmişse de müdahale sonunda kurtarılmıştır. Milletvekilliği devam ederken, İstanbul'da bulunduğu sırada 25 Nisan 1941'de vefat etmiş ve cenazesi Ankara'ya nakledilerek büyük bir törenle Cebeci Şehitliğine defnedilmiştir. Anahtar Kelimler; Salih Bozok, Atatürk, Milli Mücadele, TBMM, Başyaverlik

Atatürk, Mustafa KemalBiyografiBozok, Salih+4
Feyyaz Koç
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin ilk kadın milletvekillerinden Benal Nevzat Arıman'ın siyasi, kültürel ve toplumsal faaliyetleri

Yaradılış, kadın ve erkekten oluşan iki türü kapsamaktadır. Bu iki tür sayesinde aileler, toplumlar, uluslar oluşmuştur. Gelişmeler ve toplumsal ilerlemeler hiçbir zaman sadece bir türün çabasıyla değil, bu iki türün ortak çabasıyla gerçekleşmiştir. Fakat ne yazık ki ortak ilerleme sonucu gelişen toplumlarda bir tür haklarını hemen ve doğrudan elde ederken, diğer tür haklarını kazanmak için kuvvetli mücadeleler vermek zorunda kalmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde kadınların, ilk Türk devletlerinden Cumhuriyete uzanan geniş dönemde ne tür haklara sahip oldukları, zamanla hangi hakları elde edip hangi hakları kaybettikleri, haklarını kazanmak için verdikleri mücadeleleri ve bu mücadelelerinin sonucunda hangi kazanımları elde ettiklerine değinmeye çalışılmıştır. Çalışmanın ikinci kısmı yani asıl çalışma konumuz olan, 5 Aralık 1934 anayasa düzenlemesiyle siyasi hayata katılma hakkı kazanan Türk kadının, ilk genel seçimlerle parlamentoya giren 18 kadından biri olan, İzmir Milletvekili Benal Nevzat Arıman'ın Türk Siyasal ve toplumsal alanda yerini ortaya çıkarmaktır.

Arıman, Benal NevzatKadın milletvekilleriKadın politikacılar+5
Rabia Merve Kağnıcı
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kütüphanelerde veriye dayalı karar verme: TBMM Kütüphanesi koleksiyonunun kullanım analizi

Kullanıcıların kütüphane ile etkileşimi sonucu oluşan veri yine kullanıcıya sunulan hizmetlerin geliştirilmesi amacıyla kullanılabilir. Kütüphanelerdeki basılı ve Açık Erişim (AE) koleksiyonuna ait tanımlayıcı istatistikler, en çok taranan kelimelerin analizi ve ödünç verme istatistiklerine uygulanacak betimleyici analizler, kütüphane koleksiyonuna ve kullanıcısına ait veriye dayalı karar alma süreçlerini destekleyecektir. Öte yandan kütüphane birimleri tarafından düzenli aralıklarla oluşturulan raporların standartlara uyumluluğu sağlanarak kütüphane hizmetlerinin uluslararası çapta kıyaslanabilmesine hazırlık yapılabilir. Bu araştırmada bir parlamento kütüphanesi olan TBMM Kütüphanesi'nin basılı ve fiziksel koleksiyonu betimlenerek veriye dayalı karar verme süreçlerine katkı sunacak bulgular elde edilmesi hedeflenmiştir. Araştırmanın çıkış noktasını, TBMM Kütüphanesi'nin koleksiyonun büyük bir kısmının uzun süredir ödünç alınmaması ve kullanıcıların koleksiyondan yeterince yararlanmaması problemi oluşturmaktadır. Betimleme yöntemi ve belge analizi yöntemlerinin kullanıldığı araştırmada veriler; TBMM Arşivinden, KOHA otomasyon sisteminden, DSpace AE sistemine bağlı internet analitiklerinden ve kütüphane faaliyet raporlarından elde edilmiştir. Veriler iş zekâsı yazılımı ile temizlenmiş, ihtiyaç dâhilinde gruplanmış ve tanımlayıcı istatistikler ile analiz edilmiştir. Araştırma bulgularında kütüphaneye ait yaklaşık 312.000 kitabın %81'inin son 14 yılda hiç ödünç alınmadığı, kullanılmayan kitapların %20'sinin Sosyal Bilimler konulu olduğu, koleksiyondan en çok Milletvekillerinin faydalandığı ve en çok Tarih konulu kitapları tercih ettikleri, en çok tercih edilen yayınların Edebiyat konulu olduğu ve en çok okunan yazarın "Dostoyevski" olduğu görülmüştür. AE koleksiyonu doğrultusunda elde edilen bulgulara göre en çok tercih edilen eserler Edebiyat konuludur ve en çok aranan kelimeler "divan, harita, Türk Parlamento Tarihi"dir. Kütüphane politika metinlerinde yürütülen belge analizi sonucunda "TBMM Kütüphanesi'nin, koleksiyon kullanım analizine yönelik bir politikası bulunmadığı" ortaya çıkarak ana hipotez doğrulanmıştır.

Bilgi bilimKarar vermeKarar verme yöntemleri+6
Sercan Tırnavalı
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Concentration of executive power and government responsiveness: examining pledge-policy congruence under the Justice and Development Party (AKP) rule

The main purpose of this thesis is to shed light upon the effect of institutional change on the responsiveness of an elected government to its electoral mandate. Examining pledge-policy congruence across policy domains, it is intended to elucidate how agenda congruence between proposed electoral pledges and subsequent government actions varies under different institutional arrangements. In order to do so, this thesis focuses on periods of the governing Justice and Development Party (Adalet ve Kalkınma Partisi, AKP) covering approximately six legislative tenures over more than twenty years. Using a novel data set, it is found that excessive dominance of the executive power in the hands of a popularly elected president decreases government incentive to respond to its electoral mandates between elections.

Adalet ve Kalkınma PartyPresidential government systemPublic agenda+6
Emre Taşkıran
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

2017 Anayasa değişiklikleri sonrası TBMM'nin yürütmeyi denetim araçları

Uzun tarihsel tecrübelere dayalı olarak gelişen siyasi iktidarın sınırlanması düşüncesi bugün liberal demokratik düzenin vazgeçilmez bir ilkesi haline gelmiştir. Sınırlı iktidar arayışına cevap verebilmek için anayasa yargısı ve idari yargı marifetiyle yasama ve yürütme organlarının gerçekleştirdiği işlem ve eylemler yargısal denetime tabi tutulmuştur. Diğer taraftan 20. yüzyıldan itibaren siyasal sistemdeki ağırlığı giderek artan yürütme organının denetimi sadece yargısal denetimle sınırlı tutulmamış yüksek temsil gücüne sahip bir kuruluş olarak parlamentolar da hükümetlerin demokratik siyasal denetimi konusunda önemli işlevler üstlenmişlerdir. Yasama organlarının yaptığı denetim parlamentoların toplumsal muhalefetin temsilcilerine ev sahipliği yapması nedeniyle çoğulcu demokratik düzenin gelişimine de katkı sağlamaktadır. Meclis, yürütme organını hem genel anlamda kanun yapma tekeli, hükümet bütçesini üzerindeki kontrol yetkisi ve ihtisas komisyonları aracılığıyla hem de daha özelde sahip olduğu klasik denetim araçları olan soru, genel görüşme, meclis araştırması ve soruşturması yoluyla denetleyebilmektedir. Böylece yasama erki hem hükümeti doğrudan denetleyerek hem de denetim faaliyeti sırasında oluşturduğu alternatif bilgi kaynaklarıyla kamuoyu oluşumunu katkı sunarak siyasi iktidarın hesepverirliğini ve şeffaflığını sağlamaktadır. Böylece kadim bir ihtiyaç olan siyasi iktidarın sınırlanarak keyfi davranışlarının önlenmesi amacına da hizmet etmektedir. Bu tez böylesi önemli bir fonksiyonu karşılama iddiasına sahip TBMM'nin denetim mekanizmalarını 2017 Anayasa değişikliği sonrası oluşan yeni hukuki düzlem ve yeni hükümet sistemi çerçevesinde incelemektedir. Çalışma neticesinde TBMM'nin denetim araçlarının etkinliğine ilişkin sorunlar sebepleriyle ortaya konulmuş ve çözüm önerileri getirilerek Meclisin denetim kapasitesinin geliştirilmesine katkı sunulması amaçlanmıştır.

AnayasaAnayasa değişiklikleriDenetim+3
Mert Hüseyin Akgün
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Demokrat Parti Dönemi Isparta milletvekilleri ve meclis faaliyetleri (1950-1960)

Türk siyasetinde Cumhuriyetin ilan edilmesiyle beraber bazı değişiklikler meydana gelmiştir. Siyaset anlayışında demokratik bir düşünce yapısı hâkim olmaya başlamıştır. Bu yeni dönemin ilk partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye Millet Meclisinin faaliyete başladığı dönem içerisinde Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmuş ve ülke yönetiminde söz sahibi olarak iktidarda kalmıştır. İkinci bir partinin kurulup meclis içerisindeki muhalefet ortamını oluşturmak için çok fazla beklenmeyerek meclisin kurulumunun yaklaşık bir buçuk sene sonrasında Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası siyasette önemli bir yere sahip olmuştur. 1924 yılında Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, 1930 yılında kurulan Serbest Cumhuriyet Fırkası o dönemin şartlarına fazla ayak uyduramayarak siyaset hayatındaki yeri kısa sürerek kapatılmıştır. 1950 yılına kadar ise Cumhuriyet Halk Partisi tek başına iktidarda kalarak siyasette söz sahibi olmuştur. Türk siyasetinde Demokrat Partinin siyasi hayatta yerini almasıyla beraber Türkiye Cumhuriyeti tarihinde siyasi anlamda farklı gelişmeler yaşanarak Cumhuriyet Halk Partisinden daha da uzun sürecek olan tek partili döneme geçilmiştir. Demokrat Parti güçlenerek girdiği 1950 seçimlerinde 27 yıl süren CHP iktidarını geride bırakarak 10 yıl sürecek olan uzun süreli yönetim sürecine girmiştir. 27 Mayıs 1960 Askerî Müdahale ile Demokrat Parti süreci sona ermiş ve çok partili hayat düzeni değişmiştir. DP 1950, 1954, 1957 yıllarında yapılan seçimlerde ülkeyi tek başına yönetme gücüne sahip olmuştur. Isparta'da ise bu 9,10 ve 11. Dönemlerde Demokrat Partiden 5 milletvekilli seçilmiştir. Bu dönemlerde Isparta'yı diğer partilerle beraber toplam 9 milletvekili temsil etmiştir. Bu seçilen milletvekillerinin arasında eğitim ve hukuk alanında görev alan kişiler yer almıştır. Bu tez içerisinde de dokuz milletvekilinin hayatı, meclis faaliyetleri incelenmiş ve bulunmuş oldukları komisyonlar, meclis içerisinde ki konuşmaları yer almaktadır.

Demokratik PartiIspartaMeclis konuşmaları+4
Fatih Mesut Başata
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisine katılan Konya milletvekillerinin faaliyetleri

Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi, olağanüstü şartlar altında 23 Nisan 1920'de açılarak demokrasi ve millet adına büyük bir adım atılmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisine katılacak üyeler iki kez seçimle belirlenmiştir. Bu olay Türk inkılabının organı olan ilk Meclisi farklı yapan unsurdur. Olağanüstü yetkilere sahip olan kurucu Meclise, her sancaktan 5 üye seçilerek Ankara'ya gönderilmiştir. TBMM'nin ikinci oturumunda Mustafa Kemal Atatürk, 110 TBMM üyesinin oyu ile Meclis Başkanlığına seçilmiştir. Meclis Başkan Vekilliğine ise Konya Mevlana Dergâhı Postnişi Abdülhalim Çelebi 91 oy ile görevlendirilmiştir. Konya'dan katılan üye sayısı ilk günler 5 kişiyken Mebusan Meclisi'nin kapatılması üzerine temsil heyetinin çağrısına uyan mebusların Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisine katılmaları ile sayısı 10'a çıkmıştır. Meclis-i Mebusan'dan katılan TBMM üyeleri: Mehmet Vehbi Efendi, Yalvaçlı Ömer Vehbi Efendi, Hacı Kurrazade Bekir Efendi, Halil Kazım Hüsnü Bey ve Musa Kazım Efendi'dir. Konya'da yapılan seçim sonucunda katılanlar ise: Abdülhalim Çelebi Efendi, Bekir Refik Koraltan, Hacı Arif Bey, Saatçizade Mehmet Rıfat Efendi ve Hulusi Bey'dir. Vatanın kurtuluşunda Konya'yı temsil eden TBMM üyeleri olarak, hepsi birer Kuva-yı Milliye taraftarı olmuşlardır. Birinci TBMM'de Konya'dan katılan TBMM üyeleri önemli görevlerde yer almışlardır. Anahtar Kelimeler: Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi, TBMM Üyesi, Konya, Seçim, Ankara.

AnkaraKonyaMilletvekili+3
Cansu Mert
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türk Anayasa Hukukunda yasama ihmali

Bu çalışmada yasama organının yasa yapmaya ilişkin yükümlülükleri ve bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi olgusu incelenmiştir. Anayasada yasama organına ait olduğu belirtilen birçok görev ve yetki bulunmaktadır. Şüphesiz yasama organının en önemli görev ve yetkisi yasa yapmaktır. Bu bağlamda yasama organının üzerine önemli görevler düşmektedir. Bu çalışmada yasama organının yasa yapma faaliyetine yönelik olan Anayasa kurallarının nasıl yorumlanması gerektiği, uluslararası hukukun yasama organının yükümlülükleri bağlamında nasıl bir etkiye sahip olduğu ve son olarak anayasa yargısı denetimi yapmakla görevli yargı organının yasama faaliyeti bakımından yasama organıyla nasıl bir etkileşim içerisinde olduğu ele alınmıştır. Bu bağlamda "yasama ihmali" kavramı incelenmiş, kavramın geçmişi ve karşılaştırmalı hukuktaki yansımaları açıklanmıştır. Bu açıklamaların ışığında Türkiye bakımından yasama organının ihmalleri değerlendirilmiştir. Son olarak Anayasa Mahkemesinin konuyu nasıl ele aldığı ortaya konulmuştur.

Anayasa 1982Anayasa hukukuAnayasa yargısı+4
Fatih Şahin
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi Dönemi siyasal rejimi ve Anayasal düzeni

Birinci Dünya Harbi sonrası, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kuruluşuyla sonuçlanacak çok önemli anayasal ve siyasal gelişmelerin yaşandığı bir dönemdir. Bu dönem içerisinde yaşanan gelişmelerin merkezinde Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi bulunmaktadır. Birinci Meclis sadece milli mücadelenin yürütüldüğü bir komuta merkezi değil, siyasal rejimi temelinden değiştiren, anayasal düzenlemeleri hayata geçiren bir yasama organı olarak da tarihi bir role sahiptir. Osmanlı Devleti'nin sona ererek Türkiye Devleti'nin kurulduğu bu dönem içerisinde Birinci Meclis, kuvvetler birliği sistemini benimsemiş ve kendisini tek meşru iktidar olarak tanıtmıştır. Mütareke döneminin kendine has koşulları içinde, Osmanlı anayasal tecrübesinden ve parlamento geçmişinden gelen birikim, meşruti monarşiden cumhuriyete geçişin alt yapısını oluşturmuştur. Cumhuriyet döneminin siyasal rejimini belirleyen temel ilkeler yine bu dönemde ortaya çıkmıştır. Anayasal meselelerin müzakereleri esnasında Meclis'te çok çeşitli fikirler dile getirilmiş, özgür bir tartışma ortamında en temel siyasal ve anayasal konular uzun tartışmalara konu olmuştur. Bu minvalde Meclis'te yer alan Birinci ve İkinci guruba mensup vekillerin siyasi görüş farklılıkları da söz konusu tartışmalarda açığa çıkmaktadır. Siyasal rejim değişikliğinin yeni bir devletin kuruluşuyla sonuçlanacak gelişiminde; temel anayasal ve siyasal ilkeler olarak milli hâkimiyet, kuvvetler birliği, meclis üstünlüğü ve halkçılık benimsenmiştir. Bu ilkeler hukuki düzenlemelerin çerçevesini çizmiştir. 1921 Anayasasında meclis hükümeti sistemi benimsenmekle beraber, uygulamada yasama ve yürütme arasında yetki mücadelesi yaşanmıştır. Meclis'in yargı yetkisini kullandığı bir organ olarak İstiklal Mahkemeleri dönem içerisinde tartışmalara sebep olmuş, mahkemelerin görev ve yetkilerinin sınırlandırılması meclis gündemini işgal etmiştir. Anahtar Kelimeler: Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi Dönemi Anayasal Düzeni, Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi Dönemi Siyasal Rejimi, Meclis Hükümeti, Kuvvetler Birliği, Milli Hâkimiyet İlkesi

AnayasaAnayasal etkiKamu Hukuku+5
Murat Hacıfettahoğlu
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Adalet Partisi'nin kadın milletvekilleri ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki faaliyetleri (1961-1980)

Kadınların hak mücadelesinin en önemli mihenk taşlarından olan siyasal hakların kazanılması Türkiye'de dünyanın birçok ülkesinden önce gerçekleşmiştir. Ülkemizde kadınların sosyal ve siyasal alanda hak ettikleri yere gelmeleri süreci Osmanlı İmparatorluğu dönemine kadar uzansa da asıl olarak Cumhuriyetin ilanı ile büyük bir hız kazanmış ve kadınlar siyasal haklarına kavuşmayı başarmıştır. Kadınlar, 1930'da Belediye Seçimlerinde, 1933'te Köy Muhtar Heyetlerinde ve nihayet 1934'te milletvekili seçimlerinde seçme ve seçilme hakkını elde etmişlerdir. 1935 yılında gerçekleşen seçimlerde 18 kadın milletvekili Meclise girmeyi başarmıştır. Bundan sonra siyasi olarak bir değişim içine giren Türkiye Cumhuriyeti çok partili yaşama geçmiştir. Türkiye siyasetinde önemli bir yere sahip olan Demokrat Parti (DP) dönemi boyunca kadınlar siyaseti yakından takip etmişler ancak Meclisteki sayıları sürekli bir düşüş göstermiştir. 27 Mayıs Askeri Müdahalesi sonrası siyasi faaliyetlere tekrar izin verilmesiyle kurulan ve DP'nin devamı olarak kabul gören Adalet Partisi (AP) yine bir askeri müdahale ile 12 Eylül 1980 Askeri Müdahalesi ile kapatılmıştır. Bu dönemde, AP adına Meclise giren yedi kadın milletvekili partileri ile birlikte çok önemli siyasal, sosyal, kültürel ve ekonomik olaylara şahitlik etmişlerdir. Meclis komisyonlarında görev alan, kanun tekliflerinde bulunan bu kadın vekillerin hemen hemen hepsi iyi derecede eğitim almış, birden çok yabancı dil bilen nitelikli kişilerdir. Kadın hakları ve kadın sorunları ile yakından ilgilenen bu vekiller her fırsatta söz alarak kendilerine haklarını teslim eden Atatürk'e şükranlarını sunmayı unutmamışlardır. ANAHTAR KELİMELER: Adalet Partisi, Seçim, Kadın Milletvekilleri, Kadın, Kadın Hakları.

Adalet PartisiKadın haklarıKadın milletvekilleri+6
Evrim Güngör
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de güvenlik söyleminin kuruluşu: TBMM tutanakları üzerinden bir inceleme (1978-2002)

Bu araştırma, siyasal elitlerin toplumsal grupları tehdit olarak inşa eden ulusal kimlik ve egemenlik söylemlerini, 1978-2002 yılları arasındaki parlamento tutanakları üzerinden analiz etmektedir. Çalışmanın amacı, bu söylemlerin hangi tür dışlayıcı stratejiler içerdiğini, devlet içi çatışmaları açıklamada kısıtlılıklar taşıyan geleneksel yaklaşımların dışına çıkarak araştırmaktır. Bu çalışma, Kopenhag Okulu'nun güvenlikleştirme teorisinin Türk siyasal hayatındaki kronik toplumsal gerginlikleri anlamak için yeni bir kavrayış sunacağı iddiasındadır. Kopenhag Okulu, toplumsal güvenlik kavramsallaştırmasıyla, etnik ve politik ayrışmalarla ilişkili devlet içi çatışmayı açıklayan kapsamlı bir alternatif yöntem sunmaktadır. Siyasal elitlerin güvenlikleştirici söylemlerinin toplumsal güvenlik kavramı üzerinden incelenmesi; ulusal kimliğin hangi anlatılarla kurgulandığını, hangi grupların ulusal kimliğe dahil edildiğini ve hangi grupların ulusal kimliğin dışında bırakıldığını açıklayabilir. Bu nedenle araştırma, siyasal elitlerin devlet-içi politik ve toplumsal grupları hangi değerler açısından tehdit olarak kurduğunu ve etnik, dinsel, dilsel ve ideolojik gerilimleri kurgulama biçimlerini güvenlikleştirme teorisi aracılığıyla tartışmaktadır. Siyasal elitler, politik ve etnik grupları tehdit olarak inşa ederken ulusal kimlik ve devlet egemenliğine dair varoluşsal değerlere gönderme yapmaktadır. Meclis söylemi, bu değerlerin korunmamasını kimliğin ve egemenliğin yıkılışı biçiminde temsil ederek olağanüstü önlemlerin alınmasına meşruiyet oluşturmaktadır. Spesifik bir grup; teritorya, etnisite, din, dil ve rejim şeklindeki ulusal kimlik ve devlet egemenliğine ait varoluşsal nesnelere meydan okuduğunda, siyasal elitler, bu grupları "güvenlikleştirmekte" ve bu nesneleri koruma adına olağanüstü önlemler almaktadırlar. Daha geniş olarak bu tez, çatışmalarla bölünmüş toplumlarda şiddet ve elit stratejileri literatürüne katkıda bulunmayı ve şiddetin etnik, dilsel ve dini olarak çeşitlilik gösteren toplumlarda nasıl meşrulaştırıldığı konusunda daha fazla araştırma yapılmasının yolunu açmayı amaçlamaktadır.

Devlet egemenliğiGüvenlikGüvenlik politikaları+5
Taha Baran
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

I. Dönem TBMM Mersin Milletvekilleri ve siyasi faaliyetleri (1920-1923)

İtilaf Devletleri; I.Dünya Savaşı'nın ardından Anadolu topraklarını işgale başlamışlardır. Mersin şehri de 4 yıl kadar işgal altında kalmıştır (17 Aralık 1918- 3 Ocak 1922). Bu durumdaAnadolu halkı; Mustafa Kemal önderliğinde işgale karşı direnişe geçecek, Kuvâ-yi Milliye hareketiyle vatanını savunacaktır. Mustafa Kemal'in, düşündüğü kurtuluş çaresi;bir an önce Anadolu'ya geçmek, işgalden uzak yerde bir meclis açmak, bu mecliste bir hükümet ve ordu kurarak ülkeyi işgalden kurtarmak düşüncesidir. Mustafa Kemal, aynı zamanda milli egemenliğe dayalı, kayıtsız şartsız bağımsız yeni bir Türk devleti kurmayı amaçlamaktadır. Böylece 23 Nisan 1920 tarihinde Ankara'da açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anadolu'da yeni bir Türk devletinin de temeli olmuştur. Anadolu'da açılan bu ilk meclis, ülkede yeniden yapılan seçimle belirlenen ve yine İstanbul'dan Ankara'ya kaçıp gelebilen Osmanlı Mebusan Meclisi üyelerinden oluşmuştur. Bu çalışmada; bu mecliste yer alan Mersin Milletvekillerinin özgeçmişleri ile birlikte, siyasi faaliyetleri hakkında bilgi verilmeye çalışılmıştır. Yüksek lisans tezi olarak ele aldığımız bu çalışmada ilgili kaynak ve literatür taranarak yeni bilgilere ulaşılmaya çalışılmıştır. Çalışmanın konusu; Mersin Milletvekilleri ve siyasi faaliyetleri olduğu için, milletvekillerinin meclis konuşmalarının tamamı tezin içerisinde yer almıştır. Bu bağlamda TBMM'nin kurulmasından önceki ve sonraki gelişmeler, TBMM'de görev alan Mersin Milletvekillerinin özgeçmişleri, meclis konuşmaları, kanun teklifleri ve takrirleriele alınmış ve milletvekilleri hakkında geniş bilgiler verilmeye çalışılmıştır.

Atatürk, Mustafa KemalMersinMilletvekili+5
Gülşen Karabacak
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde komisyonlar

KomisyonlarSiyasetTBMM+1
Ayşe Ağrikli
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1999
00
Master'sOpen AccessTR

II. TBMM Urfa milletvekilleri ve siyasi faaliyetleri (1923-1927)

Osmanlı Devletinin ağır ve yorucu geçen Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra, imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması ile Anadolu toprakları, İtilaf Devletleri tarafından işgal edilmiştir. Anadolu halkı, işgallere karşı yerel direnişlerde bulunmuştur. Bu dönemde, en büyük tepki ve topyekün bağımsızlık mücadelesini, Mustafa Kemal Paşa Anadolu'ya geçip milletle bütünleşerek verecektir. Milli Mücadele'nin hazırlık aşamaları çerçevesinde; Amasya Genelgesi, Erzurum ve Sivas Kongrelerini düzenleyen Mustafa Kemal Paşa, bağımsızlık fikrini ateşlemiştir. Düşmana karşı bir taraftan bağımsızlık savaşı başlatılırken, bir taraftan da milli birlik ve milli mücadele adına önemli adımlar atılmaya başlanmıştır. Bunlardan birisi de; Mebusan Meclisi'nin yeniden açılmasıdır. Ancak İtilaf Devletleri, 16 Mart 1920 tarihinde İstanbul'u işgal edecek ve Mebusan Meclisi'nin dağıtacaklardır. Osmanlı Mebusan Meclisi'nin dağılmasından sonra Mustafa Kemal Paşa Ankara'da yeni bir meclis kurmak için hemen harekete geçmiştir. 23 Nisan 1920 tarihinde Ankara'da yeni bir meclis açılmıştır. Egemenliğin halka dayandırıldığı yeni açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi, milli kurtuluş mücadelesinin kazanılması ve yeni Türk Devleti'nin temellerinin atılması gibi iki onurlu ve önemli görevi başarıyla tamamlamıştır. Savaştan sonra, Birinci TBMM seçim kararı almış, 11 Ağustos 1923 tarihinde İkinci TBMM açılmıştır. II. Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne Urfa'dan; Yahya Kemal Bey (BEYATLI), Ali Fuat Bey (BUCAK), Hüsrev Bey (GEREDE), Saffet Kemalettin Bey (YETKİN), Mehmet Refet Bey (TOPÇUOĞLU) ve Mehmet Refet Bey (ÜLGEN) isimlerinde altı milletvekili katılmıştır. II. TBMM, Cumhuriyeti ilan eden meclis olmuştur. Halifeliğin Kaldırılması, Medeni Kanun, 1924 Anayasası ve daha birçok önemli gelişme, 1923-1927 arasında faaliyet gösteren II. TBMM döneminde alınan önemli kararlardır. Bu çalışmanın amacı; yeni Türkiye Cumhuriyeti'nin inşasında; Urfa Milletvekillerinin, üstlendikleri görevleri ele almaktır. II. TBMM Döneminde Kurtuluş Savaşını sona erdiren Lozan Barış Antlaşması imzalanmış, Cumhuriyet ilan edilmiş, Halifelik kaldırılmış, 1924 Anayasası'nın yürürlüğe konması gibi pek çok önemli gelişme yaşanmıştır. Ayrıca bir diğer amaç; Urfa Milletvekillerinin, Urfa şehrinin kalkınması, sorunlarının çözülmesi adına yürüttükleri faaliyetleri ortaya çıkarmaktır. Anahtar Sözcükler: TBMM, Urfa, Milletvekili, Mustafa Kemal Paşa, Milli Mücadele.

Atatürk, Mustafa KemalMilletvekiliMilli Mücadele+5
Arda Kanatlı
Hitit University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Bekir Refik Koraltan'ın siyasi hayatı (1889-1974)

1889 yılında Divriği'de dünyaya gelen Refik Koraltan, ilk ve ortaokul öğrenimini doğduğu şehirde, lise öğrenimini ise İstanbul Mercan İdadisinde tamamlamıştır. İstanbul Hukuk Fakültesinde başarılı bir yükseköğrenimin ardından sırasıyla; Bursa, Gelibolu ve Karaman Bidayet Mahkemesi'nde, Konya'da Divan-ı Harp Mahkemesi'nde müddeiumumî olarak çalışmıştır. Bu görevlerini takiben Mersin Emniyet Müfettişliğine ve Trabzon Polis Müdürlüğüne getirilmiştir. Polis Müdürlüğü sonrası kısa bir süre İstanbul'da serbest avukat olarak çalışmıştır. Millî Mücadele'ye destek vermek için Konya'ya gitmiş ve burada hem serbest avukat olarak çalışmış hem de Konya Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin kuruluşunda görev almıştır. İlk meclise Konya milletvekili olarak katılmış ve kesintisiz 1935'e kadar da bu şehirden milletvekilli seçilmiştir. Koraltan, 1920-1935 yılları arasında Türkiye Komünist Partisi ve Halk Partisi kuruculuğu, Yozgat İstiklal Mahkemesi Başkanlığı ve İstanbul İstiklal Mahkemesi üyeliği yapmıştır. 1935-1942 yılları arasında siyasi hayatına ara vererek, sırasıyla Artvin, Trabzon ve Bursa'da valilik görevinde bulunmuştur. 1942 yılındaki ara seçimlerle 6. dönem TBMM'ye tekrar milletvekili olarak dönmüştür. Siyasi hayatının bu döneminde, 1943'ten itibaren, tek parti uygulamalarından rahatsızlık duymaya başlamıştır. Dörtlü Takrir'i verenlerden biri olmasının yanında, Demokrat Partinin dört kurucusundan da birisidir. 1946-1960 yılları arasında Demokrat Partinin lider kadrosu içerisindedir ve Genel İdare Kurulunda kesintisiz görev almıştır. 1950-1960'lı yıllardaki Demokrat Parti iktidarında Meclis Başkanlığı yapmıştır. Yassıada'da yargılanan ve idama mahkûm olanlar arasında Koraltan da vardır. Ancak cezası Millî Birlik Komitesi tarafından ömür boyu hapse çevrilmiştir. Cezaevinde mahkûmiyetini sürdürürken cezası affedilmiştir. Bundan sonra aktif siyasetin dışında durmuş ve 1974 yılında 84 yaşında iken vefat etmiştir. Anahtar Kelimeler: Refik Koraltan, CHP, DP, 27 Mayıs, TBMM, Yassıada

Demokrat PartiKoraltan, RefikMilletvekili+5
İnci Güler
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Dumlupınar Başkumandan Meydan Muharebesi

30 Ekim 1918 tarihinde Mondros Mütarekesinin imzalanması ile Anadolu'nun İtilaf Devletleri tarafından işgali süreci başladı. 19 Mayıs 1919 tarihinde Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'a ulaşması ile Türk ordusu ve Türk halkı Anadolu'nun işgallerden kurtarılması için çalışmalara başlandı. 26 Ağustos 1922 tarihinde başlayan Büyük Taarruz Türk İstiklal Harbi'nin son safhasını oluşturmaktaydı. 30 Ağustos 1922 tarihinde gerçekleştirilen Dumlupınar Başkumandan Meydan Muharebesinde Türk ordusu Yunan ordusuna karşı büyük bir başarı elde etti. Bu başarı sonrasında gerçekleşen takip harekâtı neticesinde, Yunan ordusu Anadolu'dan atılmış oldu. Bu çalışma da Dumlupınar Başkumandan Meydan Muharebesine giden süreç ve muharebe sonrasında gerçekleşen olayların askeri, sosyal, siyasi ve kültürel yönden etkileri, arşiv belgeleri, TBMM zabıt cerideleri, dönemin basın kaynakları ve hatıralar ışığında değerlendirildi.

Büyük TaarruzDumlupınar SavaşıKurtuluş Savaşı+2
Gökçe Yavuz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

1923 seçimlerinin Akşam ve Tanin gazetelerine yansıması: İstanbul örneği

Mustafa Kemal Paşa önderliğinde Milli Mücadele sürerken aynı zamanda Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi 23 Nisan 1920 tarihinde açılmıştır. Milli Mücadele devam ederken I. TBMM'nde var olan birlik, yerini görüş ayrılıklarına bırakmış ve bu durum Lozan Barış Konferansı'nı etkilemiştir. Bunun üzerine Mustafa Kemal Paşa, seçim kararı alınmasının daha uygun olacağını ifade etmiş ve Meclis 1 Nisan 1923 tarihinde seçim kararı almıştır. 1923'de gerçekleşen seçimlerde, İtilaf Devletleri'nin işgali altında bulunan İstanbul halkı, gayrimüslimler dahil Mustafa Kemal Paşa liderliğindeki I. Grup'u desteklemiştir. İstanbul seçimlerinde I. Grup büyük bir zafer elde ederek 15 mebus kazanmıştır. Bu dönemde İstanbul basınında, seçim sistemi ve sonuçları hakkında çeşitli görüşler mevcuttur. Bir yandan muhaliflerin seçimlerde özgürlüğü kısıtlandığı ve bu yüzden başarısız olduğu söylenirken diğer taraftan muhaliflerin başarısızlığının sebebi, grubun dağılması ve fikir bütünlüğünün olmaması şeklinde yorumlanmıştır. Bu tartışmalar ve seçim süreci, I. Gruba açık destek veren Akşam ve İttihat ve Terakki fikirlerinin hakim olduğu Tanin gazetelerine yansımıştır. Akşam Gazetesi, I. Grubu destekleyen yazılar yayınlamış ve seçimlerin önemine vurgu yapmıştır. Tanin Gazetesi ise İttihat ve Terakki görüşlerinin yer aldığı yazılar yayınlamış ve bir nevi I. Grup ile İttihatçılar arasında iletişim kurma vazifesi üstlenmiştir. Söz konusu tartışmalar ve seçim süreci gerçekleştirilen çalışma ile ele alınmış ve iki zıt görüşe sahip olan gazeteler arasında bir değerlendirme ortaya konmuştur.

Akşam gazetesiCumhuriyet DönemiCumhuriyet tarihi+6
Mert Muzaffer Kavgacı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Emin Erkul'un mesleki ve siyasi biyografisi

Operatör Emin Bey 1881 yılında günümüz Yunanistan sınırları içinde olan Serfiçe Sancağı'nın Grebene ilçesinde doğmuştur. İlk ve orta öğrenimi tamamladıktan sonra Tıp Fakültesinin Askeri bölümüne gitmiştir. Tıbbiyenin son sınıfındayken Erzurum'daki ailesinin yanına giden Emin Bey, babası Yahya Efendi'nin arkadaşı olan, Erzurum Askeri Hastanesi Başhekimi Binbaşı İbrahim Bey'in teşvikiyle, askeri hastanede küçük çaplı cerrahi operasyonlar yapmaya başlamıştır. 26 Ağustos 1905'te Tıp ve Cerrahi Bilimleri doktoru olarak mezun olmuştur. 6 Aralık 1905'te yardımcı tabip unvanı ile yüzbaşı rütbesi verilmiş ve Gülhane Askeri Hastanesi cerrahi servisinde asistan olarak görevlendirilmiştir. 28 Temmuz 1906'da operatörlük sertifikasını alan Emin Bey, 12 Kasım 1909'da Gülhane Askeri Hastanesi Operatörlüğüne atanmıştır. 1909 yılında Budapeşte Uluslararası Tıp Kongresi'ne gönderilmiştir. 13 Eylül 1910'da okul masraflarını ödeyerek askerlikten istifa etmiştir. Daha sonra Afyonkarahisar ve Konya'da Osmanlı Devleti'nin ilk özel hastanelerini açmıştır. Emin Bey 8 Ekim 1913'te Bursa İl Sağlık Müdürlüğü 'ne getirilmiştir. 30 Mart 1917'de ise Gureba Hastanesi Başhekimliği ve Cerrahi Şefliği görevlerine getirilmiştir. Emin Bey, altı ay Bursa Belediye başkanlığına vekalet etmiş ve Hilal-i Ahmer Bursa Şubesi Başkanlığını görevini yürütmüştür. Bursa'da görev yaptığı dönemde, 10 Ağustos 1915 ve 13 Ekim 1918 tarihlerinde Donanma Madalyası, 22 Kasım 1919'da Liyakat Madalyası ile ödüllendirilmiştir. Birinci Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) Bursa Milletvekili olarak hizmetlerine devam etmiştir. Emin Bey, milletvekilliği süresince Anayasa, Bayındırlık ve Sağlık komisyonlarında görev almıştır. Milletvekilliği süresince 147 konuşma yapmış ve 13 soru önergesi vermiştir. TBMM Başkanı Gazi Mustafa Kemal Paşa'ya Başkomutanlık görevinin verilmesi hakkındaki, 20 Temmuz 1922 tarihli kanun teklifi Emin Bey ve Dr. Refik Bey tarafından verilmiştir. Emin Bey, Milli Mücadele döneminde cephe gerisinde operatörlük vazifesini yürütmüş ve kritik ameliyatlar gerçekleştirmiştir. 11 Ağustos 1923 tarihine kadar Bursa milletvekili olan Emin Bey, İkinci Meclis için yapılan seçimlerde, milletvekili seçilebilecek oyu alamamıştır. Emin Bey 5 Haziran 1924 yılında İstanbul'a Şehremini olarak atanmıştır. Emin Bey'in Şehreminliği döneminde, belediye zabıta teşkilatı kurulmuş, mezbaha ve soğuk hava depoları hizmete açılmıştır. Emin Bey, İstanbul'u ekonomik anlamda güçlendirmek için İtalyan Aero Espresso Havayolları şirketi ile anlaşarak, İstanbul- Rodos arasında deniz uçağı seferleri yapılmasını sağlamıştır. İstanbul'da turizm sektörünün gelişmesi amacıyla Türk Seyyahın Cemiyeti ile ortak çalışmalar yapmış ve rehber tercüman yetiştirme yetkisini kuruma vermiştir. Emin Bey 18 Ocak 1926 tarihinde sıhhi sebeplerden dolayı görevinden istifa etmiştir. İstifasından sonra, 3 Mart 1932 tarihine kadar mesleği ile ilgilenmiştir. 1 Ocak 1934 tarihinde Osmanlı Bankası yönetim kurulu üyeliğine seçilmiştir. 2 Mayıs 1939'da ABD Askeri Cerrahlar Derneği'nin fahri üyeliğine seçilmiştir. Emin Bey, Milli Mücadele döneminde, o dönem bulunamayan kendi imal ettiği sterilizasyonu (otoklav) Washington'da toplanan Uluslararası Askeri Cerrahlık ve Eczacılık Kongresi günlerinde sergilemiştir. Daha sonra bu otoklavı Washington Askeri Tıp Müzesi'ne bağışlamıştır. Emin Bey 7 Şubat 1947 tarihinde 131 numaralı Bursa Belediye Meclisi'nin aldığı karar ile Bursa Fahri Hemşehriliği ile taltif edilmiştir. Emin Bey evli ve iki çocuk babasıydı. Kendi buluşu olan bir alet ve özel yöntemi ile sünnet işlemi hakkında bir broşürü ve tıp yaşamı ile alakalı anılarını yayınlamıştır. Emin bey Fransızca, İngilizce, Rumca ve Almanca biliyordu. Emin Bey, 3 Haziran 1964'te İstanbul'da hayatını kaybetmiştir. Emin Bey'in cenazesi 5 Haziran Cuma günü Kadıköy Osmanağa Camii'nden kaldırılarak, Merdivenköy Kabristanı'nda bulunan aile mezarlığına defnedilmiştir. Anahtar Kelimeler: Milli Mücadele, Operatör Emin Bey, Şehremini, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM).

BiyografiBursaErkul, Emin+6
Yusuf Yıldırım
Yeditepe University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

1939-1960 arasında Malatya milletvekilleri ve meclis faaliyetleri

Cumhuriyetin ilanından sonra Türk siyasetinde totaliter bir yapı asla düşünülmemiş, Cumhuriyet Döneminin ilk partisi olan CHP, Türkiye Büyük Millet Meclisinin faaliyete başladığı günleri takiben bizzat Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmuş ve ülke yönetimi bu parti tarafından yapılmıştır. Mecliste ikinci bir partinin kurularak, çok sesliliğin sağlanması amacı için çok beklenmemiş, Meclisin oluşturulmasının üzerinden bir buçuk sene gibi bir zaman geçtikten sonra, TPCF Türk siyasetinde yerini almıştır. 1924 senesinde yaşanan bu ilk deneme ve 1930 senesinde SCF ile yaşanan ikinci deneme o günlerde ülkemizin hassas durumu sebebiyle çok kısa sürmüştür. Çok partili siyasi hayata geçme düşüncesi Atatürk'ün vefatından sonra da devam etmiş ve Demokrat Parti'nin siyasi hayatta yerini almasıyla Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, önceki denemelere göre, daha uzun sürecek çok partili dönem yaşanmaya başlamıştır. DP, teşkilatlanmasını tamamlamış bir şekilde girdiği 1950 senesindeki seçimlerde 27 senelik CHP iktidarının yerine geçerek ülke yönetimini on yıl süre ile yürütmüştür. Bu süreç 27 Mayıs 1960 Askeri Müdahalesi ile son bulmuş ve çok partili düzen kesintiye uğramıştır. Cumhuriyetin kurularak inkılapların gerçekleştirildiği 1923-1938 arasındaki dönem sonrasında Türk siyaseti, 1939-1960 yılları arasındaki yirmi bir yıllık dönemde, yedi yıl tek partinin iktidarına, daha sonraki on dört yılında ise çok partili sisteme sahne olmuştur. Çalışma sonucunda; TBMM'nin altıncı, yedinci, sekizinci, dokuzuncu, onuncu ve on birinci döneminde denk gelen 1939-1960 döneminde Malatya'da, bir milletvekili seçimlere CHP'den katılıp daha sonra DP'ye geçmesinin dışında, bütün milletvekillerinin CHP'den seçilmiş olduğu, bu dönemde, toplam 65 olan milletvekilliği görevini, bazı milletvekillerinin birden fazla defa seçilmesiyle, 40 milletvekilinin üstlendiği görülmüştür. Malatya Milletvekilleri Mecliste oldukları dönemde birçok komisyonda görev almışlar, partileri, komisyonlar ve kendi adlarına konuşmaları olmuştur. Malatya Milletvekillerinin, Malatya ili ve ülke gündemini ilgilendiren konularda söz alma, takrir ve teklifleri içeren toplam 404 çalışmalarının olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: TBMM, Siyaset, Malatya Milletvekilleri

MalatyaMilletvekiliSiyasi faaliyetler+2
Mehmet Ali Güven
Yeditepe University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2018
00

Related subjects