İslami bankacılık
110 theses under this subject heading
Filistin'de faaliyet gösteren yerel ve yabancı bankalardaki kredi riskinin karşılaştırmalı bir çalışması
Filistin'deki bankacılık sistemi, ekonominin gelişmesinde hayati bir rol oynamaktadır. Filistin Para Politikası Kurumu (PMA)'nun 1994 yılında kurulmasından bu yana bankaların sayısı düzenli bir şekilde artmış ve 2013'ün sonlarında 232 şube ve ofisi olan 17 bankaya ulaşmıştır. Filistin'de faaliyet gösteren 7 yerel banka (Batı Şeria ve Gazze Şeridi'nde faaliyet gösteren yerel bankalardan sadece 2'si İslami bankadır) ve 10 yabancı banka bulunmaktadır. Yabancı bankaların arasında 8 Ürdün, bir Mısır ve HSBC'nin sahip olduğu bir banka bulunmaktadır. Filistin'deki son eğilimler destek akışlarla faaliyetini sağlamanın yanında gelişmeyi kolaylaştırmakta ve ekonomik faaliyetlerin canlanması tarafından desteklenmektedir. PMA şimdi kararlı bir şekilde iyi işleyen bir bankacılık sistemi devreye sokmaktadır. Filistin'deki bankacılık faaliyeti toplam değer açısından artış göstermiştir. 2010 yılında 6,8 milyar ABD doları tutarındaki müşteri mevduatı 2013 yılında yaklaşık 8,1 milyar ABD dolarına yükselmiştir. Toplam aktifler 2010 yılında 8,5 milyon ABD dolarından 2013 yılında 10,6 milyar dolara yükselmiştir. Doğrudan kredi olanaklarındaki büyüme 2010 yılında 2,7 milyar ABD dolarından 2013 yılında 4,3 milyar ABD dolara yükselmiştir. Toplam öz kaynaklar ise 2010 yılında 8,3 milyar ABD dolarından 2013 yılında 10,6 milyar dolara yükselmiştir. Bu çalışma, Filistin'deki yerel ve islami bankalar ile yabancı bankalar arasındaki kredi riskini karşılaştırmayı amaçlamaktadır. Bu çalışmada, yabancı bankaların yerel bankalardan daha düşük kredi riski taşıdığı uygulamalı olarak ortaya konmaktadır. Kredi riski, 2007'den 2013'e kadar olan temerrüde uzaklık (DD) ile temerrüde düşme olasılığını (DP) ölçmek için kullanılan ve Black ve Scholes opsiyon fiyatlandırma formülüne dayanan Merton modelini kullanarak 8 yabancı ve 7 yerel (bunlardan 2'si İslami bankadır) banka için hesaplanmaktadır. Yerel ve islami bankaların temerrüde uzaklık ortalaması (4,77) iken, yabancı bankaların ortalaması (7,26) ile daha yüksektir. Yerel ve islami bankaların temerrüde düşme olasılık ortalaması (2.86E-04) iken, yabancı bankaların ortalaması (3.43E-06) ile daha düşük, yerel bankalardan daha yüksek olmakta; bu da daha yüksek kredi riski olduğunu ortaya koymaktadır. Bu çalışma, temerrüde düşme olasılığını temerrüde uzaklıktan elde etmek için kümülatif lojistik olasılık dağılımlarını kullanmaktadır. Kümülatif olasılıklar bir alt sınıra kadar kullanıldıklarında sonuçlar daha tatmin edici olmaktadır: 2007-2013 lojistik dağılımı kapsamında temerrüde düşme olasılığı dağılımının daha geniş uçları bulunmaktadır. Örneklem seviyesinde, temerrüde düşme olasılığı, (4.23E-03) olan yabancı bankalarla karşılaştırıldığında, yerel ve islami bankalar için (1.67E-02) seviyesinde ve halen yüksek olmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kredi Riski, Filistin Bankacılık Sistemi, Temerrüde Düşme Olasılığı, Yabancı Bankalar, Yerel Bankalar
Türkiye'de İslami bankacılığın etkinliği
Islam is complete code of life. It provides guidance to its followers in each field of life. It has its own educational, judicial, social and economic systems, and requires its believers to lead their lives accordingly. One of the important components of Islam is its financial system. Islamic financial system is unique in the sense that it provides guidance not only on the economic aspect but also covers the moral and ethical aspect of the transactions. Banking system is crucial constituent of any financial system. Islam recognizes the importance of banking and requires that the banking system must adhere to the principles of Islam. This thesis is written to show the development of Islamic finance and banking in Turkey, and to analyze which banking sector (Islamic/Conventional) is more efficient. The thesis consists of three chapters, the first chapter of the thesis answers two questions; what is Islamic finance and what are the modes of Islamic banking and finance. The Islamic modes of finance for retail, partnership and enterprises are explored with the capital market products of Islamic finance. The second chapter is about the development of Islamic finance and banking in Turkey, 4 participation banks with their products and services are explained in this chapter. This chapter also focuses on social responsibilities of the participation banks and their contribution to the Turkish economy. In chapter three of the thesis, DEA Data Envelopment Analysis model is used to measure the efficiency level of both sectors. Data from 3 participation banks and 26 conventional banks are used between 2010-2015. In the study, it was found out that participating banks in Turkey are more efficient than conventional banks for the period. Anahtar kelimeler: İslami finans, katılım bankacılığı, Türkiye'de İslami finans, İslamibankacılık.
İslami bankacılığa ilişkin algılar: Tanzanya'daki müslümanların ve gayri müslümlerin algılarının karşılaştırılması
This study investigated perceptions toward the introduction of Islamic banking in Tanzania, and measure the awareness of islamic banking products and services as well as the factors which influence citizens of Tanzania in choosing Islamic banking products and services in order to compare if there are any similarities and differences between Muslim and non-Muslim citizens. By using snow ball sampling techniques, a sample of 660 people has been surveyed, whereby 330 represented by Muslim and 330 by Non-Muslim. Chi-square test was used to explore if there is any significant difference between Muslims and non-Muslims perceptions toward islamic banking in Tanzania. With respect to the knowledge level about Islamic banking and perceptions towards Islamic banking it seems there is a significant difference between perception of Muslims and non-Muslims toward introduction of Islamic banking in Tanzania. It was found that nearly two thirds of Muslim respondents are aware of Islamic banking whereas only one third of non-Muslim citizens are aware of it. It seems that people learn about Islamic banking products and services mostly through friends or Islamic banks. Keywords: Islamic Banking, Perception, Awareness, Muslim, non-Muslim, chi-square test, Tanzania
Murabaha işlemleri ve muhasebe uygulamaları
Çalışmanın amacı; faizsizlik yapısına uygun araçlar geliştiren katılım bankalarının, murabaha işlemlerine muhasebe nasıl uygulanır sorusuna cevap aramaktır. Bu amaç doğrultusunda Kamu Gözetim Kurumu (KGK) tarafından yayımlanan Faizsiz Finans Muhasebe Standardı (FFMS)-28 "Murabaha ve Diğer Vadeli Satışlar" ve mevcut düzenlemeler ile yapılan muhasebe kayıtları nitel araştırma yöntemi ile karşılaştırılmıştır. Türkiye'de kullanılan murabaha sisteminin uygulanabilirliği ile ilgili çalışmaların yeni olması sebebiyle, yapılan karşılaştırmanın ve katılım bankaları tekdüzen hesap planında önerilen yeni hesapların literatüre katkı sağlamasının önemli olduğu düşünülmektedir. Sonuç olarak FFMS-28 ilk kez stok kavramından ve alıcının finansal tablolarından bahsetmiştir ve katılım bankalarının bu değişiklikleri önerilen hesaplar ile nasıl muhasebeleştirecekleri anlatılmıştır. Mevcut uygulamada Türkiye muhasebe standartlarına göre murabaha konusu varlık, alındığındaki maliyet fiyatı kadar borçlanıp, kar pay tutarı ve alınan vergiler ayrı kaydedilmiştir. FFMS'e de murabaha konusu varlık önce stok hesaplarına alınarak, müşteri kredi hesabıyla borçlandırılmış, ardından satış işlemi yapılarak, elde edilen fark (kar payı) düzenleyici bir hesap olan ertelenmiş kar hesaplarında gösterilmiştir.
İslami finans ve blok zincir sistemleri
Günümüzde hızlı bir şekilde ilerleyen teknoloji her alanda hayatın odak noktası haline gelmiştir. İslami finansın kullanıcı sayısının giderek artması ve İslami finansal araçların en çok kullanım alanı bulduğu katılım bankacılığının her geçen gün pazar payını artırmasında teknolojinin desteği büyüktür. Son dönemlerde teknolojik anlamda adını sıkça duymaya başladığımız farklı sektörlerde kullanım alanı bulan blok zincirin İslami finans alanında ne denli etkisi olacağı konusunda genel bir çerçeve çizmek için bir saha araştırması ihtiyacı doğmuştur. Çalışmada ilk olarak blok zincir teknolojisinin işleyişine değinilerek İslami finans alanında kullanım alanları, uygunluğu konularına değinilmiştir. Araştırmada, nitel araştırma tekniklerinden doğrudan görüşme yöntemi kullanılmış olup önceden literatür taramaları ve sektör temsilcileriyle yapılan görüşmeler neticesinde hazırlanan sorular Türkiye'de faaliyette bulunun 6 katılım bankasının farklı illerde bulunan şube müdürlerine yöneltilmiştir. Görüşmelerin bir kısmı ses kaydı ile bir kısmı yazılı bir şekilde olmak üzere toplam 14 görüşme kayıt altına alınmıştır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda katılım bankalarının ürün çeşitliliğinin her geçen gün artmakta olduğu ve güncel teknolojiyi (yapay zeka, Big Data) kısmen aktif olarak kullandıkları ve daha da adapte olmak açısından çalışmalar yaptıkları söylenebilir.Blok zincir teknolojisinin, katılım bankacılığı sektöründe yönetici pozisyonunda olan kişilerin değerlendirmeleri dikkate alındığında çeşitli çekinceler olmakla birlikte kullanılabileceği, kripto para konusunda ise İslam hukukuna uygunluk noktasında gerekli prensiplere bağlı kalmak kaydıyla entegre olabileceği bazı yöneticilerce ifade edilse de sektörün konuya uzak durduğu söylenebilir. Ayrıca şuanda yasal dayanaktan yoksunluk ve devlet otoritelerince mesafeli bir konu olması nedeniyle katılım bankalarının blok zincir ve kripto para alanlarından uzak durduğu da ayrıca ifade edilebilir. Ancak gerek blok zincir teknolojisi gerekse kripto para kavramları şeffaflık ve güvenilirlik noktasında ön plana çıktıkları göz önüne alındığında katılım bankalarının, bir çok sektörün dönüşüm yaşadığı günümüzde bu kavramlarla daha da yakından ilgilenmeleri gerektiği aksi halde dönüşüme ayak uyduramayan bir noktada sonucu öngörülemeyen tehditlerle karşı karşıya kalınabileceği yapılan değerlendirmeler sonucunda söylenebilir.
Bireylerin İslami finansal okuryazarlık düzeyi ile bütçeleme ve tasarruf eğilimi: Türkiye değerlendirmesi
Bu çalışmanın amacı bireylerin İslami finansal okuryazarlık düzeyini temel finans ve ekonomi, İslami finans prensipleri, katılım bankacılığı ve İslami finans ürünleri olmak üzere dört alt boyutta ölçmek ve İslami finans okuryazarlık düzeyinin bütçeleme ve tasarruf eğilimleri üzerindeki etkisini ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda Türkiye'de yaşayan 530 katılımcıya anket uygulaması yapılmış ve toplanan bu veriler SPSS 24 programıyla analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonucunda bireylerin temel finans ve ekonomi bilgisi düzeyinin yüksek, İslami finans prensipleri bilgi düzeyinin düşük, katılım bankacılığı ve İslami finans ürünleri bilgi düzeylerinin ise orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Ardından İslami finans okuryazarlık düzeyinin demografik özelliklere göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla dört alt boyut için ayrı ayrı analiz yapılmıştır. Buna göre bireylerin İslami finans okuryazarlık düzeyi yaş, meslek, eğitim düzeyi, aylık gelir, ailelerinde finans sektöründe çalışan birinin olup olmaması, tercih edilen banka türü değişkenlerine göre her dört alt boyutta da farklılık göstermiştir. Bununla beraber bireylerin medeni durumu katılım bankacılığı bilgi düzeyinde, banka hesap sahipliği ise temel finans ve ekonomi bilgi düzeyinde anlamlı farklılık göstermezken faizli bankayı tercih eden bireylerin İslami finans okuryazarlık düzeyi faizli bankayla çalışma nedenlerine göre hiçbir alt boyutta anlamlı şekilde farklılaşmamıştır. Çalışmada bireylerin İslami finans okuryazarlık düzeyi bütçeleme ve tasarruf eğilimine göre de değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlar tasarruf yapan bireylerin İslami finans prensipleri ve ürünlerine ilişkin bilgi düzeyinin daha yüksek olduğunu, yine her ay düzenli olarak tasarruf yapanların İslami finans prensipleri konusunda yılda bir defa tasarruf yapanlara göre daha başarılı olduğunu göstermiştir. Ayrıca tasarruf yapmayan bireylere gelecekte tasarruf planı olup olmadığı da sorulmuş ve görülmüştür ki yakın gelecekte tasarruf yapmayı planlayanların temel finans ve ekonomi bilgi düzeyi tasarruf planı olmayanlardan daha yüksektir. Bireylere bütçe yapıp yapmadığı sorulduğunda ise aylık ya da haftalık bütçe yapanların temel finans ve ekonomi bilgisi ile İslami finans ürünlerine ilişkin bilgisinin bütçe yapmayanlara göre daha yüksek olduğu anlaşılmıştır. Son olarak bireylere son altı ay içinde ödeyemediği ya da son ödeme tarihini kaçırdığı bir borcu olup olmadığı sorulmuştur. Buna göre, son altı ay içerisinde ödeyemediği veya son ödeme tarihini geçirdiği borcu olmayanların İslami finans prensipleri bilgi düzeyi, olanlara göre daha yüksekken katılım bankacılığı bilgi düzeyinde tam tersi bir sonuç elde edilmiştir.
KOBİ'lerin katılım bankacılığı tercihini etkileyen faktörler: Çankırı örneği
KOBİ'lerin çalışmayı tercih ettikleri bankaları nasıl seçtikleri bilim insanları ve bankaların üst yönetimleri tarafından daima merak edilmiştir. Literatürde yapılan araştırmalara bakıldığında; bankaların daha çok müşteriye ulaşmasında ve mevcut olan müşterileri tutundurma çabalarında etkili faktörlerin neler olduğunun zaman zaman incelendiği görülmüştür. 1980'li yıllarda Türk Bankacılık ve Finans sektörüne giren Katılım Bankacılığı da bu noktada önemli bir konu başlığı olmuştur. Katılım bankacılığı bireyler ve KOBİ'ler için faizli bankalara alternatif kurumlardır. Katılım bankaları ile çalışmayı tercih eden işletmeler; faizli bankalar ile çalışmayan, fakat mevcut olan birikimlerini değerlendirmek ve aynı zamanda finansmana ihtiyaç duyan kuruluşlardır. Bu çalışmada 517 KOBİ dikkate alınmış ve anket yöntemi ile ihtiyaç duyulan veriler toplanmıştır. Toplanan 517 anketten 467 tanesinin analize uygun olduğu tespit edildikten sonra KOBİ'lerin katılım bankacılığı tercihini etkileyen faktörler ve katılım bankacılığı terim ve hizmetleri konusundaki bilgi, farkındalık ve algı düzeyleri araştırılmıştır. Çalışmanın uygulama bölümünde faktör analizi, bağımsız gruplar t testi ve tek yönlü ANOVA testlerinden faydalanılmıştır. Çalışma sonucunda KOBİ'lerin katılım bankacılığı tercihleri üzerinde din faktörünün ve katılım bankalarının ulaşılabilir olmasının önemli birer etken oldukları tespit edilmiştir. Aynı zamanda katılım bankalarının ürün ve hizmetlerini müşterilerine daha yalın bir dille anlatmasının gerekliliği gözlemlenmiştir.
Bankacılık risk yönetimi
2006 yılında Cibuti Cumhuriyeti'nde İslami bankacılık sektörünün kurulması ülkenin ekonomik dinamiklerini değiştirmiştir. Cibuti'nin ekonomisi ağırlıklı olarak hizmet sektörüne dayanmaktadır. Buna karşın finans sektörü ekonomide merkezi bir rol oynamaktadır. Konvansiyonel ve İslami bankalardan oluşan bankacılık sektörü, finans sektörüne hâkim bir yapıdadır. Ülkede dokuzu konvansiyonel ve üçü İslami olmak üzere 12 banka bulunmakta olup İslami bankacılık 2006'da başladı ve kurulduğu günden bu yana nispeten hızlı bir şekilde büyüme göstermektedir. Bugüne kadar İslami bankaların varlıklarının büyüklüğü 50 milyar Cibuti frangı'na ulaşırken İslami bankaların aktifleri %20 artış göstrmiştir. İslami bankaların varlıkları, mevduatları ve kredileri ise sırasıyla %20, %15 ve %14 artış göstrmiştir. İslami bankaların önemli başarılarına rağmen Cibuti'deki İslami finansın çeşitli zorlukları vardır. Öncelikle İslami finans coğrafi, sektörel ve ticari olarak çeşitlendirilmemiştir. Bununla birlikte İslami finansın ikinci sınırlaması, düzenleme eksikliğidir. Bu nedenle Cibuti'deki İslami bankalar tam potansiyellerini gerçekleştirememektedirler. Çünkü İslami bankaların finansmanının üçte ikisi sadece müşareke ve murabaha İslami finans hizmetleri vermektedir. İslami bankaların tam potansiyellerini gerçekleştirmeleri için İstisna, Ijara ve Salam gibi İslami finans hizmetlerini genişletmeleri ve çeşitlendirmeleri gerekiyor. Bu bilgiler ışığında Cibuti'de İslami finansın daha olgunlaşmadığını görülmektedir. Anahtar Kelimer: Bankacılık sektörü, İslami finans, Risk yönetimi, Cibuti.
Bankalarda toplam kalite yönetimi ve müşteri memnuniyetinin sağlanmasındaki rolü.
Bu araştırmanın temel amacı, bankalarda toplam kalite yönetimi uygulamalarının müşteri memnuniyetini sağlamasındaki etkisini ortaya koymaktır. Ayrıca bankacılık hizmetlerinin kalitesinin alt boyutları olan kolay erişebilirlik, güvenirlik, yanıt, garanti, empati ile müşteri memnuniyeti arasındaki ilişkiyi, banka müşterileri üzerinde karşılaştırmalı bir çalışma ile test etmektir. Araştırma problemi olarak; bankaların, bankacılık sektöründeki büyük rekabet ve bu alandaki hızlı teknolojik gelişmeler nedeniyle müşterilerinin sadakatini ve memnuniyetini sağlayacak müşteri hizmetlerinin kalitesini artırmak ve rekabetçi konumlarını koruma ihtiyacı belirlenmiştir. Araştırma metodolojisi olarak, araştırma verileri 2021 yılında İslami ve Arap ticari bankalarından 413 müşteriye uygulanan anketlerle toplanmıştır. Anket iki bölümden oluşmuş, birinci bölümde hedef kitle ile araştırma konusu arasındaki ilişki demografik özellikleri açısından açıklanmış, ikinci bölümde hipotezleri test etmek için sorular kullanılmıştır. Katılımcıların, bankacılık performansı ve hizmet kalitesi bulguları aralarındaki ilişkinin pozitif yönlü ve çok yüksek düzeyde anlamlı olduğu belirlenmiştir. Bu sonuç bankacılık performansında artış olduğunda hizmet kalitesi düzeylerinde yüksek seviyede bir artış olduğunu göstermektedir. Araştırma modelinde kolay erişebilirlik, güvenirlik, yanıt, garanti empati ve hizmet kalitesi bağımsız değişkenlerinin bankacılık performansı, verimli bankacılık ve etkin bankacılık performansı üzerindeki etkilerinin incelenmesinde bağımsız değişkenlerin birden fazla olması nedeniyle çoklu doğrusal regresyon modeli yapılmıştır. Hizmet kalitesi düzeylerinin bankacılık performansı düzeyleri üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu belirlenmiştir. Regresyon eşitliği incelendiğinde hizmet kalitesinden memnuniyet düzeylerinin bankacılık performansı üzerinde pozitif yönlü bir etkisinin olduğu belirlenmiştir. Kolay erişebilirliğin, güvenirliğin, garantinin ve empatiden memnuniyet düzeylerinin etkin bankacılık performansı düzeyleri üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Bankacılık Hizmetleri, Toplam Kalite Yönetimi, Müşteri Memnuniyeti
İslami finans okuryazarlık düzeyinin belirlenmesi: İİBF ve İİF öğrencilerine ilişkin bir araştırma
Bu tez çalışmasında Çankırı Karatekin Üniversitesi İİBF ve İİF'de öğrenim gören öğrencilerin İslami finans okuryazarlık düzeylerinin (temel finans ve ekonomi, İslami finans prensipleri, katılım bankası ve İslami finans ürünlerine ilişkin bilgi düzeyi) belirlenmiş ve fakülteler arasındaki farklılığın tespit edilmiştir. Ayrıca bu tez çalışmasında öğrencilerin İslami finans okuryazarlık düzeylerinin bazı değişkenlere (cinsiyete, eksi bakiyeye düşme, ekonomi/finans dersi alma, İslam iktisadı ile ilgili herhangi bir etkinliğe katılma, yarı zamanlı ya da tam zamanlı çalışma, akademik ortalama, banka hesabına sahip olma durumlarına ve tercih edilen banka türüne) göre farklılık gösterip göstermediği de sınanmıştır. Çalışmada anket uygulaması ile 334 öğrenciden elde edilen veriler bağımsız örneklem t-testi ve tek yönlü ANOVA testi ile analiz edilmiştir. Buna göre öğrencilerin temel finans ve ekonomi düzeyinde 16,15; İslami finans prensipleri bilgi düzeyinde 7,38; katılım bankası bilgi düzeyinde 32,63 ve İslami finans ürünleri bilgi düzeyinde 19,67 puana sahip olduğu görülmüştür. Ayrıca İİF öğrencileri İslami finans prensipleri bilgi düzeyinde İİBF öğrencilerinden, İİBF öğrencileri de katılım bankası bilgi düzeyinde İİF öğrencilerinden daha başarılıdır. Son olarak öğrencilerin yalnızca katılım bankası bilgi düzeyi akademik ortalama değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermektedir.
Comparative study between conventional banks and Islamic banks in Djibouti: Profitability analysis
With the actual growing needs for banks nowadays, it became crucial to assess the performance of banks for the aim of improving financial stability. International literature gave a particular attention to this subject in the last decades. This paper's main purpose is to discuss the major differences between the two major banking system; conventional and Islamic in Djibouti, the emphasis is put on a particular aspect which is profitability. To achieve it, a sum of four banks were selected (two Islamic and two conventional), the main data of the study were collected from these banks and the analysis was carried over four years (2017-2020). The applied method is the Data Envelopment Analysis, using two input variables and two output variables. Findings revealed that within those four years, Islamic banks were more efficient than conventional banks in overall for profitability analysis.
Türk katılım bankaları ile Malezya İslam bankalarının etkinlik, verimlilik ve performans açısından değerlendirilmesi
Bu çalışmada Türkiye'deki katılım bankacılığı sektörü ile dünyada öncü nitelikte olan Malezya'daki İslam bankacılığı sektörünün, etkinlik, verimlilik ve performans özellikleri açısından değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaca yönelik olarak hızla gelişen İslam bankacılığı ve katılım bankacılığı sektörleri araştırılmış, İslam bankacılığı, faizsiz bankacılık ve katılım bankacılığı kavramları açıklanmış, sektörün faaliyet yapısı ve gelişimi incelenerek Türkiye ve Malezya arasında karşılaştırma yapılmıştır. Analizler 2008-2012 yılları arasındaki beş yıllık dönem üzerinden gerçekleştirilmiştir. Bankaların ekinlik düzeylerinin belirlenmesinde veri zarflama analizi (Data Envelopment Analysis-DEA) kullanılmış olup, yıllar itibariyle toplam faktör verimliliği, malmquist toplam faktör verimliliği endeksi aracılığıyla belirlenmiştir. Bankalar arasındaki performans seviyeleri ise TOPSIS yönteminden yararlanılarak tespit edilmiştir. Elde dilen bulgular ışığında, Türkiye'deki katılım bankacılığı sektörünün dünyadaki konumu hakkında fikir edinilmesi olanaklı olacaktır.
Türkiye'de faizsiz finans muhasebe standartlarının katılım bankacılığı yatırım enstrümanları ile ilişkisi
Günümüz dünyasında katılım bankaları ve katılım bankacılığı faizsiz finans ürünlerinin önemi yadsınamayacak bir boyuta gelmiştir. Hem Türkiye'de hem de dünyada katılım bankaları artmakta ve katılım bankalarına olan ilginin sadece Müslüman toplumlarda değil, Müslüman olmayan toplumlarda da tercih edildiği görülmektedir. Katılım bankaları, faizsiz finans anlayışına sahip işletmeler olmasından dolayı konvansiyonel bankalarda olduğu gibi faiz merkezli bankacılık sisteminden farklı bir yaklaşım sunmaktadır. Katılım bankacılığı, faizsiz finans ilkeleri ve temel yaklaşımı olan "paylaşımcılık" anlayışına dayanmaktadır. Önemi ve popülaritesi artan katılım bankaları tıpkı konvansiyonel bankalarda olduğu gibi finansal işlemlerinde dikkate aldığı Uluslararası Finansal Raporlama Standartları'dır. Bununla beraber günümüzde üzerine çalışmalar yapılan ve daha da geliştirilmeye çalışılan Faizsiz Finans Muhasebe Standartları karşımıza çıkmaktadır. Dünyada ortak muhasebe dili oluşmasını sağlayan Uluslararası Finansal Raporlama Standartları çerçevesinde hazırlanan Faizsiz Finans Muhasebe Standartları katılım bankalarının finansal faaliyetlerinde bir çerçeve görevi üstlenmektedir. Bu noktada çalışmada hem Türkiye'de hem dünyada sayıları gittikçe artan katılım bankaları ele alınıp Türkiye'de faaliyet gösteren katılım bankaları incelenmiş ve Faizsiz Finans Muhasebe Standartları ile ilişkisi açıklanmıştır.
Katılım bankacılığı ve hizmetlerinin vergilendirilmesi
Türk Bankacılık sistemi içerisinde gün geçtikçe artan sayıları ve verdikleri hizmetler itibariyle yerini iyice pekiştiren katılım bankalarının gelecekte mali kesimin en önemli aktörleri arasında söz sahibi olmaları beklenmektedir. Katılım bankalarının vergilendirilmesi, kurulmaya başladıkları yıllarda; Özel Finans Kurumları adıyla çıkarılan düzenlemeler başta olmak üzere gelir ve harcama üzerinden alınan vergilerin kapsadığı yasalar ve idari düzenlemelerle vergilendirmekte iken, bu kurumların faizsizlik ilkesine göre faaliyet göstermeleri nedeniyle bazı sorunlar ortaya çıkmış, yeni yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulmuştur. Ülkemizin gelişen ekonomik yapısı ve sayılarındaki artışla birlikte Katılım Bankalarının diğer çeşitli bankalardan ayrı bir yerde tutulması ve kendilerine özgü işleyişlerinden kaynaklanan vergisel problemlerin önüne geçmek üzere bu kuruluşların 5411 sayılı yasaya tabi tutulması söz konusu olmuştur. Ayrıca kurumlar vergisi, gelir vergisi, banka ve sigorta muamele vergileri ile diğer ilgili vergi kanunlarında yapılan değişiklerle birlikte vergilendirilmelerinde yaşanan sorunlar giderilmeye çalışılmıştır. Günümüz itibariyle katılım bankaları herhangi bir fark gözetilmeksizin diğer bankaların tabi oldukları tüm yasal ve idari düzenlemelere uymak durumundadırlar. Tezin amacı, katılım bankalarının vergilendirilmesi ile ilgili hem sorumlu hem de yükümlü sıfatı ile tabi oldukları vergilerin incelenmesi, uygulamada ortaya çıkan sorun ve çözüm önerilerinin değerlendirilmesidir.
Kamusal sermayenin katılım bankacılığına girmesinin sektörün performansına etkisi: Türkiye katılım bankacılığına yönelik bir panel veri analizi
Günümüz dünyasında küreselleşmenin de etkisiyle ulus içinde yapılan ticaretin yanı sıra uluslararası ticaret de her geçen gün artarak devam etmektedir. Tüm dünyada ulusal bazda ve uluslararası düzeyde gerçekleştirilen ticari hareketliliklerde KOBİ'ler (Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler) önemli unsurlardan bir tanesidir. Ülke ekonomilerinin önemli bir taşıyıcısı konumunda olan KOBİ'ler ile ulusal ve küresel bazda gerçekleşen bu ticarette ülke olarak öne geçmek, sürdürülebilirliği sağlamak, dış ticarette artı vermek için işletimlerinizin de güçlü olması gerekmektedir. KOBİ'lerin ve dolayısıyla ülke ekonomilerinin bu niteliklere sahip olabilme noktasındaki en önemli dayanakları güçlü bir finansal yapıdır. Kendi öz sermaye güçlerinin yetmediği zamanlarda finansman ihtiyaçlarının zamanında ve uygun koşullarda karşılanması için tüm dünyada bankacılık sistemi aktif rol oynamaktadır. Finans sektörünün en önemli aktörü olan bankaların yurt içinden veya yurt dışından buldukları finansmanlar ile işletmelere sermaye aktarımı yapması sayesinde işletmeler ulusal veya uluslararası düzeyde rekabet gücü yakalayabilmektedirler. Son dönemde ülkemizde konvansiyonel bankaların yanı sıra katılım bankaları da finansman alanında adından söz ettirmeye başlayarak her geçen yıl reel sektöre verdiği desteği arttırmaktadır. Yakın bir sürece kadar sadece özel ve yabancı sermayeli bankaların hâkim durumda olduğu Türkiye katılım bankacılığı sektörüne kamu otoritesinin sektördeki canlanmaya ve artan hacme kamu otoritesi de kayıtsız kalmayarak son dönemde hızlı şekilde sektöre giriş yapması ile sektörün konvansiyonel sistemle arasındaki farkı kapayarak sektöre kamusal sermayenin girişinin sektöre bir dinamizm kazandırması durumu ortaya çıkmıştır. Bu sürecin performans göstergeleri ile yıllar itibariyle gözlenmesi amacından hareketle çalışmada kamusal sermayeli katılım bankalarının sektöre girişinin ortaya çıkardığı etkinin ölçülmesi amacıyla çalışmada 2010: Q1-2020: Q2 yılları arasındaki veriler ile dinamik panel veri analizi yöntemi kullanılarak analizler gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın sonucunda kamusal sermayenin sektöre girmesinin olumsuz etki ortaya çıkardığı yapılan analizler sonrasında gözlenmektedir. Buradan hareketle kamu sermayeli katılım bankalarının daha çok yaygınlaşarak ölçek ekonomisi etkisi yaratmasıyla sektöre olumlu katkı sağlayabilir. Aynı zamanda Kamu katılım bankaları devlet otoritesini kullanarak yurt içi ve yurt dışından daha çok kaynak temin edebilir. Bu bağlamda da avantaj sağlayarak sektöre önemli bir katkı ortaya çıkaracağı düşünülmektedir.
Banka kredilerinin dış ticaret üzerindeki etkileri: Konvansiyonel ve katılım bankaları açısından değerledirilmesi
Katılım bankacılığı hem dünyada hem de Türkiye'de hızlı bir şekilde gelişmektedir. Sermaye katılımı esasına dayalı olarak faaliyetlerini gerçekleştirilen katılım bankacılığı, dini inançlar nedeniyle atıl duran fonları finansal sisteme aktarılmasına imkân sağlamaktadır. Tahsis edilen fonlar üretim ve ticaret için kullanılmakta, bu durum verimliliği ve yatırımları arttırmaktadır. Literatürde katılım bankacılığı ve ekonomik büyüme düzlemindeki ilişkiyi inceleyen çok fazla çalışma bulunmasına rağmen, katılım bankacılığının ekonomik büyümenin önemli bir itici gücünü oluşturan ihracat üzerindeki etkisine odaklanan kısıtlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu doğrultuda çalışmanın amacı, 2005:12-2020:09 dönemi için Türkiye'de katılım bankacılığının dış ticaret üzerindeki etkisinin incelenmesidir. Bu çalışmada katılım bankacılığının dış ticaret üzerindeki etkisinin incelenmesinde, kısa ve uzun dönem katsayı tahmin sonuçlarının elde edilmesine imkân sağlayan dağıtılmış gecikmeli otoregresif model (ARDL) kullanılmıştır. Analizden elde edilen sonuçlar, uzun dönemde mevduat ve katılım bankaları kredi hacminin dış ticaret hacimlerinde pozitif yönlü bir etki olduğunu belirtmektedir. Aynı zamanda, mevduat bankalarının ihracata sağladığı katkının katılım bankalarına göre daha yüksektir. Kısa dönemde ise, mevduat ve katılım bankalarının dış ticaretin gelişiminde oynadıkları rolü birbirine benzerdir ve ihracata pozitif katkı sağlamaktadır. Elde edilen bulgular, katılım bankalarının İslami fonları finans piyasasına çektiğini ve reel sektöre olumlu katkılar sağladığını göstermektedir. Dolayısıyla katılım bankacılığının gelişimini sağlayacak politikaların uygulanması, genel ekonominin sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda oldukça fazla öneme sahiptir. Anahtar Kelimeler: Katılım bankacılığı, Dış ticaret, İhracat, Finansal sektör, ARDL yöntemi
Katılım bankalarının pazar hâkimiyeti, sorunları ve talep yapısının analizi: Ege bölgesi örneği
Son 20-30 yıldır ülkeler arasındaki fiziki ve teknolojik sınırların kalkması, ülkelerin siyasi işbirlikleri ile birlikte ekonomik işbirliklerinin de artmasını beraberinde getirmiştir. Ekonominin temel aktörlerinden bankacılık sektörü de bu olumlu süreçten faydalanmış, dünyada ve Türkiye'de bankacılık sektörü hızla büyümüştür. Bu büyümenin sonuçlarından biri olan ve faize duyarlı Müslümanların ellerindeki fonları piyasaya kazandırmak amacıyla dünyada 1970'lerde ortaya çıkan, Türkiye'de ise 1980'li yıllarda şekillenmeye başlayan İslami bankacılık sisteminin rakamsal ve hacimsel boyutları günümüzde gittikçe büyümektedir. İslami bankacılık sistemi her ne kadar konvansiyonel bankacılık sisteminde olduğu gibi topladığı fonları kredi olarak kullandırıp kâr elde etme amacına dayansa da konvansiyonel bankalardan farklı bazı araçlar ve yöntemlerle çalışmaktadır. Çalışmanın amacı gittikçe büyüyen İslami bankacılık alanında katılım bankalarının sorunlarının, sektördeki pazar payının incelenmesi ve Türkiye'nin en önemli bölgelerinden biri olan Ege Bölgesi'ndeki katılım bankası müşterilerinin katılım bankalarına olan talep yapısının analizini gerçekleştirmektir. Çalışmanın bu alana yönelmesindeki en önemli etkenlerden biri, dünyada farklı ülkelerde katılım bankası müşterilerinin talep yapısının araştırılması ve analiz edilmesi noktasında farklı akademik çalışmalar gerçekleştirilmişken, ülkemizde bu alan üzerinde yeteri kadar makro bazda çalışmalar yapılmamış olmasıdır. Aynı zamanda Türkiye'de katılım bankalarının talep yapısının belirlenmesine yönelik yapısal eşitlik modellemesi çerçevesinde doğrulayıcı faktör analizi yardımıyla bir modelin oluşturulmaması da gerçekleştirdiğimiz doktora çalışmasına dayanak teşkil eden bir diğer temel faktördür. Dolayısıyla çalışmada "Katılım Bankaları Tercih Sebepleri" adıyla 4 boyut altında yer alan 21 madde aracılığıyla ölçülebilen yeni bir ölçek modeli doğrulanarak; bu konuda araştırmacılara, akademisyenlere ve genel olarak faizsiz bankacılığa yönelik yeni bir model kazandırılmış, aynı zamanda da pratiğe yönelik olarak katılım bankalarının da kendi müşteri ve ürün politikalarını belirlerken faydalanacakları yeni bir kaynak oluşturulmuştur. Çalışmada katılım bankalarının tercih edilmesinde etkili olan faktörler ulusal ve uluslararası literatür çerçevesinde incelenmiş, Ege Bölgesi'ndeki katılım bankası müşterileri üzerinde uygulanan ölçek sonucunda katılım bankaları talep nedenlerinin tespit edilmesi için istatistiksel programlarla yapısal eşitlik modeli çerçevesinde doğrulayıcı faktör analizi ile birlikte cronbach's alpha, t-test, varyans ve korelasyon analizleri gerçekleştirilmiştir.
Müşterilerin demografik özelliklerine göre katılım bankalarını tercih etme nedenleri
Bu çalışma ile bireylerin katılım bankalarını tercih ederken hangi faktörleri, ne ölçüde göz önünde bulundurdukları tespit edilmeye çalışılmıştır. Demografik değişkenlerin, tercih faktörleri üzerindeki etkisi tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu amaçla Gaziantep ili merkez ilçelerinde (Şehitkâmil, Şahinbey) 274 katılım bankası müşterisi ile yüz yüze anket yöntemi ile uygulama gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın analizi için, IBM SPSS Statistics 23 Programı kullanılmış, açıklayıcı faktör analizi, t- testi, f- testi, Welch, Brown ve Forsythe testinden yararlanılmıştır. Araştırmanın analiz sonuçlarına bağlı olarak durum tespiti yapılmış; bankacılık sektörüne ve özelinde katılım bankalarına tavsiyelerde bulunulmuştur. Çalışmanın sonucunda müşterilerin katılım bankası tercihlerini etkileyen değişkenler beş faktör altında toplanmıştır. Bu faktörler şunlardır: ''Kurumsal İmaj Faktörü'', ''Finansal İmkânlar Faktörü'', ''Şube ve Alternatif Kanal Ağ Faktörü'', ''Banka ile ilgili Fiziksel özellikler Faktörü'' ve ''Personel ile ilgili Özellikler''dir. Tercih faktörleri ile demografik değişkenler arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Banka Seçim Kriteri, İslami Bankacılık, Katılım Bankacılığı
Katılım bankaları performans analizi
Tezin amacı, katılım bankaları ile ticari bankaların performanslarını CAMELS analizi ile incelemek, performansları arasındaki farkları tespit etmek ve bu farkların neden oluştuğunu saptamaya çalışmaktır. Böylece faizsiz finansmanın en önemli unsurlarından olan katılım bankalarının mevcut ve gelecekteki durumu hakkında çeşitli değerlendirmeler yapılabilecektir. Çalışmanın birinci bölümünde, katılım bankaları kavramı ve katılım bankalarının tarihi süreci hakkında bilgi verilmiş, temel özelliklerine değinilmiş ve fon kullandırma, fon sağlama yöntemleri ve bu yöntemlerin ticari bankalardaki yöntemlerden farkları detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Daha sonra performans kavramı geniş bir şekilde açıklanmıştır. Performans analizi ile ilgili kavramlar ve performans analiz yaklaşımları incelenmiştir. CAMELS analizi hakkında bilgi aktarılıp, CAMELS Analizinin bileşenleri sınıflandırılmış ve her birleşenin içerisinde kullanılan oranlar gösterilmiştir.Tezin ikinci bölümünde, Dünya?da ki İslami bankaların ve Türkiye?de ki katılım bankalarının performansı ile ilgili yapılmış olan çalışmalar incelenmiş ve bu çalışmalar hakkında bilgiler verilmiştir.Tezin üçüncü bölümünde, Türkiye?de faaliyet gösteren çalışma prensipleri tamamen farklı olan fakat aynı ekonominin içerisinde benzer gereksinimleri karşılayan ve aynı kanunla çalışan katılım bankaları ile ticari bankanın 2006-2011 yılları arasındaki ortalama performansları CAMELS analizi ile karşılaştırılmıştır. 2006 yılı sonrası dönemin esas alınmış olmasının nedeni, bu tarih itibariyle, katılım bankalarının mevzuatında yapılan köklü değişikliklerdir. Analizde 28 oran kullanılmıştır.97Tezin sonuç bölümünde ise analiz sonucunda elde edilen bilgiler paylaşılmıştır. Buna göre katılım bankalarının piyasa risklerine karşı duyarlılığının ticari bankalara göre daha yüksek olduğu ve katılım bankalarının kriz döneminden daha az etkilendiği ortaya çıkmıştır. Bu durum karşılaştırması yapılan bankaların çalışma prensiplerinin farklı olmasına bağlanabilir. Bununla birlikte katılım bankalarının likidite durumunda ve yönetim kalitesinde ise ticari bankaların gerisinde olduğu tespit edilmiştir. Ticari bankaların yaklaşık %4?ü kadar bir büyüklüğe sahip olan katılım bankalarının likit aktifler kaleminde sakıntı yaşadığı görülmüştür.Anahtar Sözcükler1. Katılım Bankası2. Faizsiz Bankacılık3. İslami Bankacılık4. Performans Analizi5. CAMELS analiz
İslami bankacılık sisteminde fıkhî denetim kurulu
Bu araştırma İslam ekonomisi alanındaki, İslami faaliyetlerin düzeltilmesini ve şer'i denetimin İslami bankalardaki işlemlerin kontrolünde, dini yönden pratik uygulamalarda periyodik izlemler yapmak suretiyle rolünü etkinleştirmeyi hedeflemektedir. Bu hassas açıdan ekonomi yönünden İslami bankaların ilgisini vurgulamaktadır. İslami bankalar klasik bankalardan birçok yönden farklıdır. İslami bankaların yönetim kurulundan tam bağımsız, şeri denetim kurulu olarak bilinen bir kurul tarafından şer'i denetime tabi tutulması bu farklardandır. İşte bu mesele araştırmamın konusudur. Araştırmamın konu başlığı; ''İslami Bankacılık Faaliyetlerinde Şer'i Denetim Kurulu'dur. Bu kurul İslam dininin kaynaklarından çıkarılan dini fetvalar olarak bilinen bir takım kurallara uygun hareket eder. Bu kurulun incelemeleri yönetim kurulu ve ortakların belirlenmesi, feshi ve ücretlerini belirleyen ortaklardan oluşan genel kurula sunulur. Bazı İslami bankalarda bir takım kusurlar bulunmasına rağmen, birçok İslami bankada hataların ve işlemlerin düzeltilmesinde, faaliyetlerin geliştirilmesinde ve daha iyi performanslarda şer'i denetim heyetleri önemli rol oynamaktadırlar. Bu araştırma İslami bankalarda çalışanlara kısaca bilimsel ve pratik kazanımlar kazandırmakla beraber bu bankalarda uygulandığı üzere, şeri denetimin hedef, özellik ve anlaşılmasında tektir. Aynı zamanda bu araştırma bu heyetin sorumluluğunu nasıl yerine getireceğini, bir açıdan iç kontrol ve muhasebe kaynakları arasındaki ilişkiyi de ortaya koyarken bir başka açıdan merkez bankası ile aralarındaki ilişkiyi de açıklamaktadır.
İslami bankalarda risk yönetimi ve zorlukları Libya'da örnek bir araştırma
İslami bankacılık, geçen yüzyılın yedinci yılında İslam dünyasında ortaya çıkan yeni finansal akımlardan biridir. Malezya gibi öncü ilçelerden ortaya çıkan İslami mali konsept, İslam hukukuna uymak için birçok stratejiyi ayarlamak zorundaydı. İslam hukukunun finansal talimatlarının kalbi, sermaye sağlayıcı ile borçlu arasında çıkar ve kâr ve zarar paylaşımının yasaklanmasıdır. Bununla birlikte, böyle bir konsept, İslami bankacılık kavramını benimseyen finansal enstitünün risk yönetimi üzerinde birçok etkiye neden olmaktadır. İslami bankacılıkta kredi, piyasa, likidite ve operasyonel riskler de dahil olmak üzere geleneksel risk türleri geçerli olmakla birlikte, risk kaynakları ve azaltma stratejileri geleneksel bankacılık ile karşılaştırıldığında farklılık arz etmektedir. Ayrıca İslami bankacılığa eşlik eden, getiri oranı, hisse senedi yatırım riski, şeriat uyumsuzluk riski ve yerinden olmuş ticari risk gibi benzersiz risk türleri de vardır. Pratikte, İslami bankacılık ilkelerini benimseyen Libya bankalarında risk yönetimine ilişkin bir vaka incelemesi bir teşhis araştırması olarak değerlendirildi. Çalışmanın sonuçları, finansal olmayan birçok faktörden etkilenen ülkedeki risk yönetimi kavramındaki olgunlaşmamışlığı göstermektedir. Bu nedenle, araştırmacı Libya Bankalarındaki risk yönetimi konseptinin gelişimini güçlendirmek için tavsiyesini sunar.
Kastamonu ilindeki banka müşterilerinin katılım (İslami) bankacılığı hakkındaki algıları
Bu araştırmanın amacı, Kastamonu ilindeki banka müşterilerinin İslami bankacılık ve finans uygulamaları hakkındaki algılarını bir anket uygulaması ile belirlemektir. Anketin örneklem kapsamındaki 275 katılımcıya internet ortamında ulaştırılmasıyla veriler elde edilmiştir. Toplanan veriler ile katılımcıların demografik özellikleri, İslami finans ve faizsiz bankacılık ürünleri hakkındaki düşünceleri istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Veriler ile ilk önce frekans tabloları oluşturulmuştur. Ardından veriler çeşitli analiz yöntemlerine tabi tutularak önemli bulgular elde edilmiştir. Bulgulara göre; katılımcıların genel olarak İslami finans hakkındaki bilgi düzeyleri düşük seviyelerdedir. Murabaha ve Mudaraba katılımcılar tarafından en çok bilinen ürünlerdir. Katılımcıların banka seçimini etkileyen en önemli faktörler; bankanın itibarı, düşük işlem masrafları ve banka personelinin davranışlarıdır. Dini hassasiyet ise son sıralarda yer almıştır. Ayrıca müşterilerin İslami bankacılık hakkında şüpheleri bulunmaktadır.
Katılım bankalarının kurumsal müşterilerinin İslami finans ve İslami pazarlama anlayışlarının karşılaştırılması
Bu çalışmanın amacı; katılım bankalarının kurumsal müşterilerinin İslami finans ve İslami pazarlama anlayışları arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmaktır. Araştırmanın evreni Düzce ilinde faaliyet gösteren inşaat şirketlerinden oluşmaktadır. Çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmış ve veriler yüz yüze anket tekniği kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmada tam sayım yöntemine gidilmiş ve 200 kişiye anket formu verilmiştir. 200 anket formundan 189 tanesi katılımcılar tarafından doldurulmuştur. Toplanan 189 anket formundan analiz için 176 tanesi uygun bulunmuştur. Bu kapsamda veri analizinde kullanılan anket sayısı 176'dır. Elde edilen verilere frekans, faktör, korelasyon, ANOVA, t-test analizleri yapılmıştır. Veriler analiz edilirken SPSS paket programı kullanılmıştır. Faktör analizi bulgularına göre İslami finans değişkeninin 3 boyuttan oluştuğu görülmüştür. Bu boyutlar; imaj, algılanan dini hassasiyetler ve algılanan hizmet kalitesi 'dir. İslami pazarlama değişkeni ise 5 boyuttan oluştuğu görülmüştür. Bu boyutlar; İslami dağıtım kanalları, İslami ürün, İslami tutundurma faaliyetleri, İslami fiyatlandırma ve insan 'dır. Korelasyon analizi sonuçlarına göre İslami finans anlayışı ile İslami pazarlama anlayışı arasında anlamlı bir ilişki çıkmıştır. Diğer yandan algılanan hizmet kalitesi ile İslami ürün, İslami fiyatlandırma ve insan boyutları arasında pozitif ilişki olduğu görülmüştür. İslami finansın diğer bir boyutu olan algılanan dini hassasiyetler ile İslami ürün arasında pozitif bir ilişkiye rastlanılmıştır. İslami finansın son boyutu olan imaj ile İslami pazarlamanın boyutları olan İslami dağıtım kanalları, İslami ürün, İslami fiyatlandırma ve insan arasında pozitif bir ilişki olduğu ortaya çıkmış ve imaj ile İslami tutundurma faaliyetleri boyutu arasında negatif ilişki çıkmıştır. Katılımcıların demografik özelliklerine göre İslami finans ve İslami pazarlama arasında anlamlı farklılıkların olup olmadığını ortaya çıkarmak için ANOVA ve t-testleri yapılmıştır. Katılımcıların yaş gruplarına, eğitim düzeylerine, medeni hallerine, gelir durumlarına, kurumdaki mevkilerine, sektördeki deneyim sürelerine ve katılım bankaları haricinde geleneksel bankaları da kullanma durumları gruplarına göre İslami finans ve İslami pazarlama anlayışları arasında anlamlı farklar ortaya çıkmıştır.
Katılım bankacılığının Türkiyedeki yeri ve işleyişi
Geleneksel bankacılığa alternatif olarak bir sistem geliştirilen İslami bankacılık sistemi uygulanmaya geçtiği ilk yıllar olarak 1960'lı yıllar gösterilmektedir. Bu dönemden günümüze geldikçe önemi artmış ve değer kazanmıştır. Ülkemizde ise İslami bankacılık modelleri ilk olarak özel finans kurumları isminde faaliyetlerine başlamış ilerleyen yıllarda ise ismini katılım bankacılığı olarak faaliyetlerini yürütmüştür. Ülkemizde 1980'li yıllarda faaliyetini yürüten bu sistem günümüzde de varlığını devam ettirmektedir. Katılım bankacılığının öneminin artmasından kaynaklanarak ülkemizde bu alanda çalışma sayısında da artış gözlenmektedir. Hazırlamış olduğum bu çalışma için ülkemizde katılım bankacılığı alanında yazılmış olan makaleler ve çalışmaların içerikleri incelenmiş ve analiz edilmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda katılım bankacılığı konusunda Türkiye'de yerini ve işleyişini ortaya konmuştur.