Teşvikler
155 theses under this subject heading
Türkiye'de devlet teşviklerinin yenilenebilir enerji sektörüne yansımaları
Fosil enerji kaynaklarının kullanılması sonucu ortaya çıkan zararlı etkilerin giderilmesi için alternatif enerji kaynağı olarak yenilenebilir enerji kaynaklarının önemi hızla artmaktadır. Artan bu önem karşısında devletler yenilenebilir enerji alanında yapılacak yatırımları farklı teşvik politikalarıyla destekleyerek enerji üretiminde yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını arttırmayı hedeflemektedirler. Yapılan bu çalışmada yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını arttırmak için Türkiye'de devlet tarafından verilen teşvikler incelenmiştir. Bu kapsamda, enerjinin tarihsel gelişimi ve yenilenebilir enerji kaynakları detaylı bir şekilde incelenmiştir. Bir sonraki bölümde ise yenilenebilir enerji sektöründe verilen teşvikler incelenmiş Dünya'da ve Türkiye'de uygulanan teşvik politikalarına yer verilmiştir. Sonuç olarak verilen teşviklerin yeterlilik düzeyi değerlendirilmiş ve bu kaynakların kullanımını arttırmak için yatırım öncesi ve yatırım sonrası olmak üzere danışmanlık hizmeti, ar-ge çalışmalarının özendirilmesi, izin, lisans ve belge alımlarının kolaylaştırılması, teşvik fiyatlarının bütçe dengesi göz önünde bulundurularak arttırılması, yerli ekipman üretiminin ve tüketiminin desteklenmesi ile tüketicilerin de teşvik kapsamına alınması gerektiği önerisinde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Enerji, Yenilenebilir Enerji, Yenilenebilir Enerji Kaynakları, Devlet Teşvikleri
Uluslararası rekabet gücünün teşvikinde devletin rolü: Türkiye örneği
Uluslararası rekabet gücü kavramı, bir ülkenin sahip olduğu firmaların uluslararası piyasalarda başarılı olma yeteneği ile birlikte devletin vatandaşlarının yaşam standartlarını ve yaşam kalitesini artırması anlamına gelmektedir. Bu bağlamda devletler ülkelerinin rekabet gücünü artırmak ve bu artışı sürdürülebilir bir hale getirmek için firma destekli ve piyasa ekonomisi tabanlı politikalar izlemelidir.Çalışmanın birinci bölümünü teorik çerçevede uluslararası rekabet gücü kavramı ve uluslararası rekabet gücünü belirleyen faktörler oluşturmaktadır. İkinci bölümde ise uluslararası rekabet gücünün teşvikinde devletin izlemesi gereken roller açıklanmaktadır.Çalışmanın üçüncü ve son bölümünde ise uluslararası rekabet gücünü belirleyen makro-ekonomik faktörler ile Türkiye ve seçilmiş olan ülkeler arasında karşılaştırma yapılmakta olup çalışmanın üçüncü bölümünün son kısmında ise Türkiye'de devletin uluslararası rekabet gücünü artırmaya yönelik izlemesi gereken politika önerileri sunulmaktadır. Türkiye hukukun üstünlüğünü benimsediği ve uyguladığı, makro ekonomik istikrarı sağladığı, ekonomik ve teknolojik altyapı yatırımlarını ve kalitesini artırdığı, kayıtdışı ekonomi ve kayıtdışı istihdamı daralttığı, inovasyon gelişimini artırdığı, KOBİ'lerin rekabet gücünü artırmaya yönelik stratejiler oluşturduğu ve eğitimin kalitesini artırdığı takdirde uluslararası rekabet gücünü de artıracağı sonucuna varılmıştır.
Yatırım teşviklerinin Kütahya il ekonomisine etkilerinin analizi
Bu çalışma, bölgesel gelişim amaçlı uygulanan yatırım teşviklerinin bölge ekonomileri üzerinde ekonomik etkilerini araştırma konusu yapmıştır. Yatırım teşviklerinin uygulandığı dönemde yatırımlar ve istihdam üzerine etkileri incelenerek, teşviklerin aynı zamanda işletmelerin ekonomik durumları üzerine etkileri de araştırılmıştır.Bu araştırma sadece Kütahya İli ile sınırlandırılmıştır. 5084 sayılı kanun'un kapsamının genişletilmesi sonucu Kütahya İli 5084 sayılı kanun kapsamına alınmış olup bu teşvik politikasının uygulandığı dönemde 2005 ve 2008 yılları arasında yatırım teşviklerinin ekonomik etkileri araştırılmıştır. Bunun yanında yatırım teşviklerinin işletmeler üzerine etkilerinin ölçmek amacıyla Kütahya Organize Sanayi Bölgesinde bir anket çalışması yapılmıştır.Araştırmada Kütahya Organize Sanayi Bölgesindeki işletmelerin ekonomik durumları teşvik öncesi ve sonrası karşılaştırılmıştır. Bunun yanında Kütahya İl ekonomisine ait verilerin teşvik öncesi ve sonrası durumu da karşılaştırılmıştır. Ortaya çıkan sonuçlarda, Kütahya İlinde teşvik sonrası yatırımların ve istihdamın arttığı gözlemlenmiştir.Anahtar kelimeler: Yatırım Teşvikleri, Teşvik Tedbirleri, Devlet Yardımları, Bölgesel Gelişmişlik.
Küçük ve orta büyüklükteki işletmelere sağlanan devlet teşvik belgelerinin üretim ve istihdam üzerindeki etkisi Türkiye uygulaması-
KOBİ'ler esnek yapıları ve üstlenmiş oldukları roller nedeniyle birçok araştırmacı tarafından incelenmeye alınmıştır. Çalışmaların genelinde KOBİ'lerin finansman sorununa değinilmiş ve çözüm yolları üretilmeye çalışılmıştır.Devletler ekonomik sosyal ve bölgesel kalkınmanın sağlanabilmesi, bölgeler arasındaki refah düzeyindeki farklılıkların giderilebilmesi, dış ticarette rekabetin arttırılabilmesi, ekonomik büyümenin sağlanması ve işsizliğin azaltılması için teşvik tedbirleri uygulamaktadır.Bu çalışmada devlet tarafından verilen teşvik belgelerinin üretim ve istihdam üzerindeki etkileri incelenmiş ve 2000 ? 2009 yılları arasındaki Devlet Teşvik Belgeleri ile verilmesi amaçlanan Yatırım Teşvik Miktarı ve yaratılan İstihdam Sayıları, GSYİH ve İstihdam verilerine ulaşılarak korelasyon analizi tekniği ile aralarındaki ilişki açıklanmaya çalışılmıştır.Birinci bölümde, Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler ve Yatırım Teşvik Belgesi kavramları üzerinde durulmuş, Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin tarihi gelişimi üzerinde durulmuş KOBİ'lerin ekonomi içindeki yerine değinilmiştir. İkinci Bölümde, yatırım, istihdam ve GSYİH kavramları üzerinde durulmuş ve birbirleri arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Üçüncü bölümde, Hazine, Türkiye İstatistik Kurumu, OECD, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın resmi internet sayfaları üzerinde yer alan veri sayfalarından sağlanan Yatırım Teşvik Belgesi, İstihdam, GSYİH verileri açıklanmaya çalışılmış, SPSS Programı üzerinde analiz edilerek aralarındaki ilişki incelenmeye çalışılmıştır. Son bölümde çalışma sırasında karşılaşılan sorunlar ile analiz sonuçları açıklanmaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Gayri Safi Yurt İçi Hâsıla, KOBİ, İstihdam, Yatırım Teşvik Belgesi
Dolaysız yabancı sermaye yatırımlarına yönelik vergi teşvik politikaları: Türkiye örneği
Dolaysız yabancı sermaye yatırımları, genel olarak yatırım yapılan ülkelerde kalkınma ve gelişme sağlamaktadır. Bu sebeple de ülkeler açısından önemli bir dış kaynak olarak görülmektedir. Bu doğrultuda ev sahibi ülke dolaysız yabancı sermaye yatırımlarını ülkeye çekmek amacıyla çok sayıda teşvik politikası uygulamaktadır. Uygulanan bu politikalar hem ev sahibi ülkenin gelişmesi açısından hem de yatırımcının kazanç sağlaması açısından önemli görülmektedir. Özellikle sanayileşmiş ve sanayileşmekte olan ülkeler arasında tasarruf-sermaye yetersizliği nedeniyle var olan kalkınmışlık farkı dolaysız yabancı sermaye yatırımları ile giderilmeye çalışılmaktadır. Sanayileşmekte olan ülkeler genellikle sermaye kıtlığı yaşadıkları için uzun vadede dolaysız yabancı sermaye yatırımlarına daha çok önem vermektedirler. Bu amaçla da teşvik politikaları uygulamaktadırlar. Son yıllarda ön planda olan teşvik politikası ise vergi teşvik politikasıdır. Bu politika ile sanayileşmekte olan ülkelerde yatırımlar özendirilerek ülkenin gelişmesini sağlamak ve ülkeye teknoloji transferi, yönetim bilgisi götürmek amaçlanmaktadır. Bu tez, Türkiye'nin gelişme sürecinde dolaysız yabancı sermaye yatırımlarının önemini vurgulamak ve bu gelişmeye katkıda bulunacak şekilde dolaysız yabancı sermaye yatırımlarına yönelik uygulanan vergi teşvik politikalarındaki eksiklikleri tespit etmek ve bu eksiklikleri ortadan kaldıracak çözüm önerileri sunmayı amaçlamaktadır. Yapılan bu araştırmada, dolaysız yabancı sermaye yatırımlarının Türkiye'de hangi alanlarda daha çok önem arz ettiğinin ve bu yatırımlar için ülke yöneticilerinin yapması gereken uygulamalarının belirlenmesi temel öneme sahiptir. Türkiye'de dolaysız yabancı sermaye yatırımlarının istenilen düzeyde olmaması ve bu sorunun sonucu olarak dolaysız yabancı sermayeyi çekmek amacıyla uygulanılması gereken politikaların belirlenmesi Türkiye'nin ekonomik gelişimi açısından son derece önemlidir. Türkiye'nin ekonomik gelişimini sağlamak açısından dolaysız yabancı sermaye yatırımlarını ülkeye çekmek amacıyla uygulanan teşvik politikalarının yeterli olup olmadığı, yeterli değilse neler yapılması gerektiği ortaya konulmalıdır. Bu bağlamda yapılan bu çalışmada, Türkiye'nin dolaysız yabancı sermaye yatırımlarına yönelik vergi teşvik politikaları incelenmektedir. Son yıllarda Türkiye uygulamış olduğu politikalarla yabancı yatırım konusunda iyi bir düzeye gelmektedir. Ancak bu durum, istenilen seviyede olmamaktadır. Bu yönüyle çalışma, Türkiye'nin yabancı yatırımları çekmek amacıyla alması gerektiği önlemleri açıklamaktadır. Ayrıca Türkiye'de dolaysız yabancı sermaye yatırımlarının tarihsel gelişimi de 1980 öncesi ve 1980 ve sonrası şeklinde bir ayrıma gidilerek incelenmektedir.Anahtar Kelimeler: Dolaysız Yabancı Sermaye Yatırımları, Vergi Teşvik Politikaları, Çokuluslu Şirketler
Stratejik ticaret politikası teorileri ışığında ihracat teşviklerinin performansı: Türkiye örneği
Dış ticaret politikaları kapsamında bir takım teşvik veya kısıtlamalarla serbest rekabetçi koşullar aksamaktadır. Her ülke kendi çıkarları çerçevesinde sürece müdahale ettikçe reaksiyon göstermeyen ülkeler aleyhine bazı kazanımlar elde edebilmektedir. Stratejik ticaret politikaları, oligopolistik piyasalarda oluşan aşırı karların daha yüksek seviyede ülkeye aktarılması için firmaların desteklenmesi gerektiğini ileri sürmektedir. Bu çalışma 2006-2020 yıllarını dikkate alarak, Türkiye'de uygulanan ihracat teşviklerinin küresel ihracat pazar payını nasıl etkilendiğini zaman serisi analizi ile açıklamaktır. Kurgulanan model sonucunda, ihracat teşviklerinin istatistiki olarak anlamlı ve iktisadi olarak pozitif yönde küresel ihracat pazar payını etkilediği tespit edilmiştir. Küresel ihracat pazar payı 2023 İhracat Stratejisi Belgesi'nde yer alan 2019 yılı ülke hedeflerinin altında gerçekleşmiştir. Bu durum belgedeki tedbirlerin tam olarak hayata geçmediği ve ihracat teşviklerinin miktarının artırılması gerektiği şeklinde yorumlanabilir. Ülkelerin çoğunluğunun yararına olacak uzun dönemli etkin çözüm; serbest ticaret ortamında, küresel rekabete ayak uyduracak makul tedbirlerin alınması şeklinde olacaktır.
The role of fiscal incentives on renewable energy: Comparison of Turkey in international context
It is one of the most important missions of many countries today to make the highest contribution to the welfare of the country by using energy resources and natural resources in an efficient and environmentally sensitive manner. In this context, it is seen that countries are making intense efforts to create a secure future in energy by meeting their increasing energy needs without being dependent on the outside. Considering that fossil energy resources will be depleted in the coming future, it is obvious that energy causes many conflicts around the world, including international wars. The tendency towards renewable energy resources, which has gained momentum in the recent past, has become the priority of many countries around the world with the advantages of these resources relative to fossil resources at the national and global level. The fiscal incentives provided by the state to renewable energy investments have become one of the main actors of the progress made by countries in this area. In recent years, there have been significant developments in increasing renewable energy production in many countries such as Germany, the USA, Japan, Spain, China, and most of the members of the European Union. This thesis analyzes and compares the fiscal incentives of Turkey in an international context. The concept and types of renewable energy are addressed in detail with its advantages and disadvantages. The history and current situation of our country in renewable energy is examined in the axis of legal regulations, and performance. The fiscal incentives in the field of renewable energy is investigated in an international context and compared with Turkey. Finally the thesis confirms the important role of government in the renewable energy sector and discusses the results with policy implications.
İstihdam teşviklerinin istihdam üzerindeki etkisinin ölçülmesi: Ankara örneği
Dünyanın farklı ülkelerindeki siyasi otoriteler ekonomik ve toplumsal anlamda önemli bir risk unsuru olan işsizliği azaltmak veya istihdamı artırmak için çaba sarf etmekte ve farklı politikaları uygulamaya koymaktadırlar. İstihdam teşvikleri de birçok ülke tarafından yoğun bir şekilde kullanılan aktif işgücü politikaları arasındadır. Bu politikalar genellikle işverenlere sağlanan sosyal sigorta prim destekleri, vergi indirimleri ve doğrudan ücret sübvansiyonu gibi destekleri içermektedir. Prim sübvansiyonları, işverenlerin maliyetlerini düşürdüğü için istihdamı artırmakta, hem de firma verimliliğini yükselttiği için ülke ekonomisini güçlendirmektedir. Türkiye'de 2000'li yıllardan itibaren uygulanmaya başlanan istihdam teşvikleri, bugün yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Günümüzde aktif olarak uygulanmakta olan 22 adet teşvik türü bulunmaktadır. Bu teşviklerin her birinin uygulanma şartları birbirinden faklı olmakla beraber bazı teşvik türleri ilave istihdam sağlanması yönüyle daha işlevsel konumda yer almaktadır. Tez çalışmasında; ilave istihdam sağlayan teşviklerin istihdamı ne ölçüde etkilediği ve ne kadar fayda sağladığı ölçülmeye çalışılmıştır. Bu çerçevede, ilave istihdam sağlanması ve istihdamın artırılması için uygulanan 6111, 687 ve 7103 sayılı prim teşviklerinin istihdama olan etkileri nicel araştırma yoluyla incelenmiştir. Çalışmada, araştırma evreni olarak Ankara İlinde bulunan firmalar belirlenmiştir. Örneklem seçimindeyse, araştırma evreninde Nace kodu imalat sektörü olan ve 6111, 687 ve 7103 sayılı prim teşviklerinden yararlanan 1586 firma ele alınmıştır. Bu kapsamda, 2016–2019 yılları için SGK'dan temin edilerek süzülen ve düzenlenen veriler üzerinde SPSS yardımıyla kovaryans analizi, korelasyon analizi, regresyon analizi ve varyans analizi uygulanmıştır. Bu doğrultuda Kovaryans analizi bulguları göstermektedir ki, Nace kodu dağılımlarına göre iş kollarının veya sektörlerin istihdam teşviklerinden yararlanmada birbirinden farklı şekilde etki gösterdiği, bununla beraber teşviklerden yararlanmanın ana faaliyet kolları bazında yıllar itibarıyla artış eğilimi içerisinde olduğu ortaya çıkmıştır. Korelasyon analizi bulgularına göre, 6111 sayılı prim teşvikinin teşvikli istihdam üzerindeki etkisinin istatistiki bakımdan anlamlı, pozitif yönde ve yüksek düzeyde olduğu, ancak 687 sayılı ve 7103 sayılı prim teşviklerinin ise istatistiki bakımdan anlamlı, pozitif yönde ve orta düzeyde etkisinin olduğu bulunmuştur. Prim teşviklerinin, teşvikli istihdam ve istihdam üzerindeki etkisini ortaya koymaya çalışan çoklu doğrusal regresyon analizinde ise, ilave istihdam sağlayan prim sübvansiyonlarının, teşvikli istihdamı pozitif yönde ve istatistiki bakımdan anlamlı etkilediği, aynı zamanda istihdamı da artırdığı bulgularına ulaşılmıştır. Ayrıca, 6111 sayılı prim teşviki kapsamında alınan prim sübvansiyonunun, teşvikli istihdamı diğer iki düzenleme kapsamında alınan sübvansiyonlardan daha fazla etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Tek yönlü varyans analizi kapsamında, firmaların faaliyet yıllarına göre aldıkları teşvik tutarlarının istatistiki bakımdan anlamlı farklılaştığı, bu yönüyle firmaların mali yüklerinin azaldığı ve dolayısıyla istihdam artışının sağlandığı ortaya çıkmıştır. Çalışma sonucunda, istihdam artışı sağlamak için uygulanan istihdam teşviklerinin, teşvikli istihdamı ve istihdamı pozitif yönde etkilediği anlaşılmıştır. İşsizliğin azaltılması ve istihdamın artırılması için uygulanan istihdam politikalarında iyileştirmelerin yapılması, işgücü piyasasının yapısal dönüşümüne katkı sunacaktır.
Türk KOBİ'lerinin Avrupa Birliği'ndeki destek ve teşviklerden yararlanma olanakları
ÖZET TÜRK KOBİLERİNİN AVRUPA BİRLİĞİNDEKİ DESTEK VE TEŞVİKLERDEN YARARLANMA İMKANLARI Esma YOLLU Yüksek Lisans Tezi, İşletme Anabilim Dalı Danışman: Yrd. Doç. Dr. Hatice DÜZAKIN Temmuz, 2004, 131 sayfa Avrupa Birliği'nde KOBİ'ler hem birlik bazında hem de ülkelerin rekabeti bozmayacak şekildeki politikaları kapsamında pek çok destekten yararlanmaktadır. Türkiye'nin Gümrük Birliği'ne giriş süreci ile birlikte Türk KOBİ'lerinin rekabet gücünü artırmak amacıyla Avrupa Birliği Politikaları'nın yansıması olarak pek çok yeni destek ve teşvik uygulamaya konulmuştur. Türkiye konumu ve Avrupa Birliği ile ilişkileri doğrultusunda pek çok program ve ekonomik ve sosyal amaçlı fonlardan, hibe ve kredilerden yararlanabilmektedir. Özellikle Helsinki zirvesi ile ülkemizin Birliğe adaylık sürecinin başlaması, pek çok politika, fon ve programa katılımı mümkün kılmıştır. Bunların pek çoğu doğrudan ve dolaylı olarak KOBİ'lerin faydalanmasına olanak tanımaktadır. Bu çalışmada, Avrupa Birliği ve Türkiye'de KOBİ'lere sağlanan destekler ve Türk KOBİ'lerinin AB desteklerinden yararlanma koşullan ve katılım aşamasında ülkemizin durumu araştırılmıştır. Çalışma temel olarak üç bölümde incelenebilir. İlk bölüm, Türkiye'deki KOBİ'lere sağlanan destek ve teşvikleri, politika öngörülerini içermektedir. İkinci bölümde AB 'deki KOBİ destek ve teşvikleri incelenmiştir. Avrupa Birliği politika ve programlarından Türk KOBİ'lerinin yararlanma olanaklarını araştıran üçüncü bölüm ise, çalışmayı tamamlayıcı ve ayırıcı niteliktedir. Anahtar Kelimeler; KOBİ. Avrupa Birliği, Avrupa Birliği Programları, Destek ve Teşvikler.
Yatırım teşviklerinin uluslararası ticaret ve doğrudan yabancı yatırımlar üzerindeki etkileri
Ülke ekonomilerinin geliştirilmesi ve kalkınması aşamalarında uygulanan politikalar, kamu kaynaklarının adil olarak bölüşülmesi ve tabanına yayılması açısından devlet teşvikleri önemli bir yere sahiptir. İktisadi açıdan gelişmenin en önemli faktörlerinden biri de ülkeye yapılan doğrudan yatırımlardır. Doğrudan yabancı yatırımlar, değişen küresel ekonomik yapılarla birlikte, özellikle gelişmekte olan ülkelerin ekonomileri üzerinde etkili olmuştur. Ekonomik sorunlarının başında gelen sermaye yetersizliğini, gelişmekte olan ülkeler yabancı yatırımları ülke ekonomilerine davet ederek çözüm arayışına yönelmişlerdir. Bu yönelme sonucunda gelen uluslararası dogrudan yatırımlar gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerinin gelişimine hız kazandırmıştır. Türkiye doğrudan yabancı yatırımlar açısından geniş içerikli yatırım teşvik programlarını yapısında bulundurmaktadır. Doğrudan yabancı yatırımları ülke ekonomisine çekerek entegre edebilmek ve uluslararası ekonomik sistemde rekabet sağlayabilmek için teşvik programlarının da artırılması amaçlanmaktadır. Bu çalışmada, yatırım teşvik politikalarının uluslararası ticaret ve dogrudan yabancı yatırımlar üzerinde artırıcı etkiye sahip olup olmadığı konusu analiz edilmiştir. Bu doğrultuda, Türkiye'de gerçekleşen yatırım teşvik dosyası sayıları, ihracat rakamları ile doğrudan yabancı yatırım rakamları 2001–2021 yılları arasındaki çeyreklik dönemler halinde oluşturulan veriler kullanılarak zaman serisi modeli kurulmuştur. Oluşturulan modelde yapısalkırılmalı birim kök testi sonucunda, güvenilir ülkeye doğru seyretme özelliği ile bilinen doğrudan yabancı yatırımların Türkiye'deki yapısal dönüşümlerden hem de küresel salgın gibi şoklardan etlilendiği görülmüştür. Yapılan eşbütünleşme testinde doğrudan yabancı yatırımlarve ihracat arasında uzun dönemli ilişki olduğu görülmektedir. ihracat ile desteklenen ekonomik büyüme ve yatırım teşvikleri vasıstasıyla Türkiye'ye gerçekleştirilen doğrudan yabancı yatırımların özendirilebileceği bir ilişkinin olduğu ortaya koyulmuştur.
Türkiye'de uygulanan yatırım teşvikleri ve Diyarbakır bölgesinde bir araştırma
Bu çalışmada yatırım ve teşvik kavramının ne olduğu, teşviklerin Türkiye'de nasıl uygulandığı ile ekonomik etkileri üzerinde durulmuştur. Ayrıca AB'de ve Türkiye'nin AB'ye üyeliği sürecinde ortaya çıkan bölgesel dengesizliklerin giderilmesinde Diyarbakır ilinde uygulanan teşviklerin algılanması, etkileri ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan Ticaret ve Sanayi Odalarının bölgede uygulanan teşviklerin bölgesel kalkınmada etkisinin yeterliliği konusundaki görüşleri incelenmiştir.Birinci bölümde, yatırım kavramı ve çeşitleri ile ilgili genel bilgiler verilmiş, hemen arkasından İkinci bölümde teşvik kavramı açıklanmış ve teşvik sistemi ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır. Ayrıca Bölgesel kalkınmada önemli bir etken olan sanayilerin gelişimi ve sanayilere yönelik desteklerden bahsedilmiştir. Avrupa Birliği'nde uygulanan teşvik sistemi ile günümüzdeki teşvik sistemi karşılaştırıldığında ortaya çıkan eksiklikler de araştırılmıştır.Son bölümde Diyarbakır ili ekonomik ve mali durumu hakkında bilgi verilmiş, işletmelerin işlevsel ve kurumsal yapıları, teşviklerin firmalar üzerindeki etkisine yönelik anket sorularının sonuçları yorumlanmış ve bu sonuçlar dikkate alınarak öneriler geliştirilmiştir.
Adana ilinin tarımsal üretimi ve tarıma yönelik teşvik uygulamaları
Tarımsal faaliyetler insanlığın ilk iktisadi faaliyetleridir. Tarım sektörü ekonomik, sosyal, politik ve teknik yönleriyle diğer sektörlerden farklı olan ve vazgeçilmez öneme sahip bir sektördür. Tarım sektörü insanların en temel ihtiyacı olan beslenme ihtiyacını doğrudan karşılayan bir sektör olması ve çağımızda her toplum için zorunlu bir amaç haline gelmiş mevcut ekonomik kalkınmayı sürükleyecek kaynakları sağlaması bakımından yüzyıllardır önemini korumaktadır.İçinde bulunduğumuz yüzyılda gıda maddelerinin stratejik konumda olması ve artan dünya nüfusunun beslenme gereksiniminin karşılanması konusunda güçlükler yaşanması, tarımsal ürünlerin önemini bir kat daha artırmıştır. Bu bağlamda tarımsal üretim miktarı ve ürün çeşitliliği için, ilin sahip olduğu toprakların niteliklerinin belirlenerek arazi planlamasının yapılması bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır. Tarım sektörünün sahip olduğu bu önem ve tarımsal üretimin doğa koşullarına bağlı olması nedeniyle üretimde risk ve belirsizliklerin fazla olması v.b. gibi nedenlerden ötürü tarım sektörü hemen hemen bütün ülkelerde desteklenmiş ve desteklenmesine devam edilmektedir.Bu amaçla Adana ili'nin tarımsal üretimi ve tarıma yönelik teşvik uygulamaları çalışmamızın konusu olarak seçilmiş ve il tarımsal yapısının üretim alanlarında karşılaştığı problemlerin temel nedenlerinin tespit edilmesine ve uygun yatırım alanlarının belirlenmesine çalışılmıştırAnahtar Kelimeler: Adana, Tarımsal Kalkınma, AB Ortak Tarım Politikası, Tarımsal Üretim, Tarımsal Teşvikler
İhracatı teşvik politikalarının Adana ili üzerinde etkinliği
Bu tez çalışmasında ihracat teşvik kavramının ne olduğu, sürekli değişen koşullarda ihracat teşviklerinin Türkiye'de nasıl uygulandığı ve ekonomik etkileri üzerinde durulmuştur. Çalışmanın amacı, Türkiye'de uygulanan ihracat teşvikleri ile Adana'da faaliyet gösteren ihracatçı işletmelerin ihracat teşviklerini hangi düzeyde kullandığını tespit etmektir. Ayrıca, Türkiye'nin AB'ye üyeliği sürecinde ortaya çıkan bölgesel dengesizliklerin giderilmesinde Adana ilinde uygulanan teşviklerin algılanması, etkileri ve Adana'da yer alan ihracatçı firmaların uygulanan teşviklerin bölgesel kalkınmada etkisinin yeterliliği konusundaki görüşleri incelenmiştir.Çalışmanın birinci bölümünde teşvik kavramı ve çeşitleri ile ilgili genel bilgiler verilmiş, hemen arkasından İkinci bölümde ihracat teşvik kavramı açıklanmış ve ihracat teşvik sistemi ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır. Ayrıca, Avrupa Birliği'nde ve çeşitli ülkelerde uygulanan ihracat teşvik sistemi ile Türkiye'de uygulanan teşvik sistemi karşılaştırılmıştır.Son bölümde, Adana ilinin ihracat durumu ve potansiyeli hakkında bilgi verilmiş, işletmelerin işlevsel ve kurumsal yapıları, ihracat teşviklerinin Adana'daki ihracatçı firmalar üzerindeki etkisine yönelik anket sorularının sonuçları yorumlanmış ve bu sonuçlar dikkate alınarak öneriler geliştirilmiştir.Anahtar Kelimeler: İhracat Teşvikleri, KOBİ Teşvikleri, Avrupa Birliği'nde Teşvikler, Adana
Türkiye'de maliye politikası aracı olarak teşvik politikaları ve Çukurova örneği
Devletin ekonomik hayata müdahalesi ile önem kazanan maliye politikası, devletin sahip olduğu çeşitli mali araçların belirlenen çeşitli hedefler doğrultusunda nasıl kullanılması gerektiğini inceleyen bir bilim dalı olarak karşımıza çıkmaktadır. Maliye politikası ulusal refahın en üst seviyeye çıkarılması için mevcut kaynakların dağılımını maliye politikası araçları olan kamu harcama politikası, kamu gelirleri politikası, vergi politikası ve borçlanma politikasını kullanarak yapmaktadır.Teşvik politikaları devletin ekonomik hayata müdahalede bulunduğu en etkili maliye politikası aracı olarak görülmektedir. Devletler, mevcut sosyo- ekonomik ve toplumsal yapılarına uygun olarak teşvik politikaları belirlemektedirler. Ekonomik kalkınmanın sağlanabilmesi ve toplumun belirli bir refah seviyesine ulaşabilmesi açısından teşvik politikaları maliye politikasının bir aracı olarak hükümetler tarafından uygulama alanı bulmuştur.Bu çalışmada, teşvik politikaları da maliye politikasının bir aracı olarak kabul edilmiş olup, Türkiye'de uygulanan teşvik politikalarının amacı, türleri değerlendirmeye alınmış, Çukurova Bölgesinde teşvik sisteminin uygulanabilirliği ve bölgeye olan etkisi değerlendirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Maliye Politikası, Teşvik Politikası, Çukurova Bölgesi
İhracata yönelik devlet teşvik ve desteklerinin ihracat performansı ve uluslararasılaşma düzeyi üzerine etkisi
Küreselleşmenin her alanda hissedildiği günümüz dünyasında, gerek ülke ekonomisine katkıları açısından gerekse firmalara sağlamış olduğu avantajlar bakımından ihracat oldukça önem kazanmıştır. Dış pazarlara açılmak veya dış pazarlardaki pazar paylarını arttırmak isteyen firmalar; hedef pazarla ilgili bilgi eksikliği, finansal yetersizlik, pazarlardaki rekabet koşulları gibi ihracatı engelleyici birtakım sorunlarla karşılaşmakta ve bazen bu sorunları çözmede kendi kendilerine yeterli olamamaktadırlar. Bu sebeple kamu otoritesi, firmaları ihracata özendirmek ve ihracatlarında artış sağlamak amacıyla çeşitli teşvik ve destek araçları oluşturmuştur. Bu bağlamda çalışma, ihracata yönelik devlet teşvik ve desteklerinden yararlanma düzeyleri, firmaların ihracat performansı ve uluslararasılaşma düzeyi arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Ayrıca, ihracat için ana motivasyon kaynağı, ihracatta karşılaşılan başlıca zorluklar ve firmaların kişisel bağ, network ve bağlantıları değişkenleri de araştırma modeline dahil edilmiştir. Çalışmada veri toplama yöntemi olarak anket yöntemi uygulanmış ve araştırma hipotezleri "korelasyon" ve "regresyon" analizleri ile test edilmiştir. Yapılan analizler, ihracata yönelik destekler ile ihracat performansı ve ihracatta karşılaşılan zorluklar arasında anlamlı ilişkiler bulgulamıştır.
Kayıt dışı istihdamla mücadelede sosyal güvenlik prim teşviklerinin etkisi
Kayıt dışı ekonominin işgücü piyasasındaki bir görünümü olan kayıt dışı istihdamın ekonomik, sosyal, mali ve idari birçok nedeni bulunmaktadır. Kayıt dışı istihdam, çalışanların hiç bildirilmemesi, gün sayılarının eksik bildirilmesi ve prime esas kazançlarının eksik bildirilmesi olarak üç şekilde karşımıza çıkmaktadır. Ülkemizde son yıllarda sosyal güvenlik sistemimizde yapılan reformlarla kayıt dışı istihdamla mücadeleye verilen önem artmıştır. Kayıt dışı istihdamın en önemli nedenlerinden biri olan ekonomik nedenlerin etkisini azaltmak için sosyal güvenlik prim teşvikleri devreye konulmuştur. Kayıt dışı istihdamla mücadelede sosyal güvenlik prim teşviklerinin etkisi İstanbul Gaziosmanpaşa'da yapılan anket çalışmasında elde edilen veriler ışığında analiz edilmiştir. Analiz sonucunda; sosyal güvenlik prim teşvikleri hakkında bilgi sahibi olan işverenlerin bilgi sahibi olmayan işverenlere göre, sosyal güvenlik prim teşviklerinden faydalanan işverenlerin ise faydalanmayan işverenlere göre daha az kayıt dışı istihdama yöneldikleri tespit edilmiştir.
Dünyada ve Türkiye'de yenilenebilir enerji politikalarına yönelik vergi teşviklerinin karşılaştırmalı analizi
Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı, çevresel sürdürülebilirlik ve enerji güvenliği gibi nedenlerle hem dünya genelinde hem de Türkiye'de önemli bir öncelik haline gelmiştir. Bu bağlamda, yenilenebilir enerji politikalarını teşvik etmek için vergi teşviklerinin kullanılması yaygın bir yaklaşımdır. Dünya genelinde, birçok ülke yenilenebilir enerji yatırımlarını teşvik etmek için vergi indirimleri, muafiyetler ve diğer finansal teşvikler sunmaktadır. Türkiye'de ise yenilenebilir enerji politikalarına yönelik vergi teşvikleri daha yeni bir olgudur. Türkiye, son yıllarda yenilenebilir enerji sektörüne yapılan yatırımları artırmak amacıyla vergi indirimleri, gümrük muafiyetleri ve destekleyici mevzuatlar gibi önlemler almıştır. Ancak, Türkiye'nin yenilenebilir enerji politikalarında daha fazla teşvik ve destek sunması gerekmektedir. Çalışmanın amacı, dünya genelindeki vergi teşviklerini ve Türkiye'deki uygulamalarını incelemek ve karşılaştırmaktır. Bu çalışmada, Türkiye'deki vergi teşviklerinin yanı sıra belirli ülkelerde mevcut olan vergi teşviklerinin benzerlikleri ve farklılıkları ele alınmaktadır. Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde, enerji kavramı ve önemi üzerinde durularak enerji kaynakları, türleri ve yenilenebilir enerjinin avantajları ve dezavantajları ele alınmıştır. Yenilenebilir enerji kaynaklarının amacı, nedenleri ve sonuçlarından bahsedilmiştir. İkinci bölümde ise dünya genelinde uygulanan yenilenebilir enerji alanındaki teşvik mekanizmaları anlatılmıştır. Türkiye'deki yenilenebilir enerji kaynaklarının dağılımı, kurulu güç oranları ve teşvikleri incelenmiş, ardından Türkiye ve diğer ülkeler arasında karşılaştırmalı bir analiz yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yenilenebilir Enerji Kaynakları, Vergi Teşvikleri, Enerji Politikaları.
Türkiye'de girişimciliğe yönelik vergi teşviklerinin değerlendirilmesi
Yenilikçi fikirlerin ticari faaliyetle birleşimi olan girişimcilik, ekonomik kalkınma ve ilerleme açısından çok önemlidir. Ülkemizde girişimcilik kavramı tam olarak anlaşılabilmiş değildir. Girişimcilik işletme sahipliği, patent sahipliği, risk sermayesi gibi kavramlarla karıştırılmaktadır. Devlet vergi teşvikleri yoluyla girişimcilik kararlarını yönlendirebilmektedir. Bu nedenle devletin vergi teşvik düzenlemelerinin girişimcilik bağlamında analizinin iyi yapılabilmesi için girişimcilik kavramının iyi anlaşılması gerekmektedir. Ülkemizde girişimciliğe yönelik vergi teşvik düzenlemeleri ile ilgili mevzuat çok dağınık bir yapıdadır. Yapılan teşvik düzenlemelerine bakıldığında sosyal girişimcilik ve uluslararası girişimcilik türlerinin en az teşvik verilen alanlar olduğu görülmektedir. Ülkemiz açısından en önemli girişimcilik türleri olan yaratıcı ve yenilikçi girişimcilik türleri için ise diğer girişimcilik türleri ile neredeyse aynı oranda teşvik verilmiştir. Girişimciliğe yönelik vergi teşvik düzenlemeleri halen istenildiği düzeyde olmayıp birçok eksiklikler olduğu görülmektedir. Vergi teşviklerinin amacına ulaşması için bu eksikliklerin giderilmesi gerekmektedir.
Türkiye'de yenilenebilir enerjiye yönelik vergisel teşvikler
Enerji, eski çağlardan günümüze kadar insan hayatında her zaman önemli bir ihtiyaç olmuştur. Uzun dönemler boyunca enerji için kullanılan fosil yakıtların tükenme tehlikesi ile karşı karşıya kalınması ve sebep olduğu çevresel sorunlar günümüzde bu kaynakların yerini yenilenebilir enerji kaynaklarına bırakmasına neden olmuştur. Bu bağlamda pek çok devlet yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmiştir. Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı için yeni teknolojilere ihtiyaç duyulması ve bu kaynaklara yönelik kurulum maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle ülkelerin sunduğu destekleme politikalarının önemi gün geçtikçe artmaktadır. Bu bağlamda devletler tarafından yenilenebilir enerjiyi yaygınlaştırmak ve yüksek kurulum maliyetlerini düşürmek için kullanılan çeşitli vergisel teşvik mekanizmaları bulunmaktadır. Yenilenebilir enerji konusunda öncü dünya ülkelerinde, üretim ve yatırım gibi pek çok alanda farklı vergi teşvikleri ve politikaları uygulanırken, Türkiye'de bu alana özgü teşviklerin oldukça sınırlı kaldığı gözlemlenmiştir. Buradan hareketle, çalışmada Türkiye'deki yenilenebilir enerjiye yönelik vergisel teşviklerin kapsamlı şekilde değerlendirilmesi, bu teşviklerin dünyadaki uygulamalar ile karşılaştırılması, mevcut eksikliklerin ve sorunların tespit edilerek çözüm önerilerinin sunulması amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Enerji, enerji politikaları, yenilenebilir enerji kaynakları, vergi teşvikleri, Türkiye'de yenilenebilir enerjiye yönelik vergi teşvikleri
Türkiye'deki kayıt dışı istihdamın soysal güvenlik sistemimize getirmiş olduğu yükler ve son yıllarda Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından uygulanan işveren teşviklerinin kayıt dışı istihdamı azaltmadaki rolü
Kayıtdışı istihdamın dünyada bir çok ülkenin sosyal güvenlik sistemini tehdit ettiği gibi ülkemiz içinde büyük bir risk oluşturmaktadır. Kayıtdışı istihdamı artıcı nedenlere bakıldığında en önemlilerinden birinin sosyal güvenlik primlerinin yüksek oluşudur. Son yıllarda sosyal güvenlik primlerinin işveren üzerindeki maliyetini azaltmak için kayıtlı çalışan işverenlerin primlerin bir kısmı hazine tarafından ödenmeye başlanmıştır. Kayıtdışı istihdamda çalışanlar incelendiğinde okuma yazma oranının düşük olduğu tarım işçileri, kadın çalışanlar ve çocuk yaşta çalıştırılanların daha fazla olduğu, eğitim seviyesinin yükseldikçe kayıtdışı çalışmanın azaldığı görülmektedir.
Türkiye' de yatırım teşvikleri ve yatırım teşvik sisteminin etkinliği Diyarbakır ili örneği
Bu çalışmada sistemli, düzenli ve sürdürülebilir bir ekonomik kalkınmanın sağlanabilmesi için uygulamaya konulan yatırım teşvikleri ele alınmıştır. Bu kapsamda dünyada yatırım teşvikleri konusunda başarıyı yakalamış örnek uygulamalar üzerinde durulmuştur. Bu uygulamaların unsurları incelenmiştir. Daha sonra ülkemizde Cumhuriyet döneminden günümüze kadar uygulamaya konulan devlet destekleri ele alınmıştır. Mevcut Yatırım teşvik sistemi geniş bir çerçevede incelenmiştir. Yürürlükte olan teşvik sisteminin etkinliğinin araştırılması için Diyarbakır ili örneği ele alınmıştır. Bu kapsamda ilin sosyo-ekonomik durumu incelenmiş, yatırım teşvik sisteminin süreç içerisinde sosyo-ekonomik durumu üzerindeki etkisi ortaya çıkarılmıştır. Daha sonra yatırım teşvik sisteminin etkisinin araştırılması amacıyla saha araştırması yapılmıştır. Ardından tüm bu veriler göz önünde bulundurularak sonuçlar çıkarılmış ve çözüm önerileri sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Yatırım Teşvikleri, Devlet Destekleri, Teşvikler
Teşvik politikaları ve Türkiye'de Ar-Ge faaliyetlerine yönelik mali teşvikler
Ar-Ge (Araştırma ve Geliştirme) faaliyetleri gelişmiş ülkelerin ekonomi politikalarının vazgeçilmez bir unsurudur. Günümüz küreselleşen dünyasında teknoloji çok hızlı değişmekte ve gelişmektedir. Bu süreçte ise işletmeler bir yandan kârlarını maksimize edecek ve tüketicilerin beklentilerine cevap verecek çeşitli değişikliklere gitmektedirler. Ar-Ge faaliyetleri ve Ar-Ge'ye yönelik ülkelerin uyguladığı politikalar bu bağlamda giderek önem kazanmaktadır. Nitekim son yıllarda gelişmekte olan ülkelerde de Ar-Ge'nin yeri ve önemi üzerinde önemle durulmakta ve özellikle yasal düzenlemeler yoluyla Ar-Ge konusundaki eksiklikler giderilmeye çalışılmaktadır. Bu çerçevede bu çalışmada, Türkiye'deki teşvik politikaları çerçevesinde Ar-Ge faaliyetlerine yönelik mali teşvikler ele alınmaktadır. Bu kapsamda, çalışmada, Türkiye'deki teşvik türleri, teşviklerin gerekçesi ve önemi, teşviklerin ve Ar-Ge faaliyetlerinin ülke ekonomisindeki yeri vb. konular üzerinde durulduktan sonra, Ar-Ge teşviklerine yönelik mevzuat derinlemesine bir incelemeye tabi tutulmuştur. Elde edilen veriler, genel olarak, Türkiye'de dağınık halde bulunan düzenlemelerin çeşitli sorunlara neden olduğunu, bu nedenle de Ar-Ge konusunda daha sistematik düzenlemelerin yapılması gerektiğini ortaya koymaktadır.
Uluslararası ticarette ihracat teşvikleri: Dahilde işleme rejimi üzerine örnek firmalar
Uluslararası ticarette birçok teşvik programı bulunmaktadır. Şüphesiz en önemli teşvik araçlarından birisi de ihracat teşvikleridir. İhracat teşvikleri ülkenin ve yerli üreticinin kalkınması açısından çok önemli teşvikler olmaktadır. Dahilde işleme rejimi ise 1996 yılından önce ihracatı teşvik rejimi kapsamında faaliyet gösterirken artık kapsamı ve etki alanı büyüyerek şuanki halini almıştır. Dahilde işleme rejimi ülkelerin iktisadi yönlerine katkıda bulunan bir rejim olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çerçeveden bakıldığında hem ülke ekonomisi hem de işletmelerin kendi ekonomik koşullarına vergisel anlamda kolaylıklar sağlayarak rekabet gücü kazanmalarını sağlarken makro açıdan ülke için döviz girdisi sağlayan ekonomik etkili bir rejimdir. Çalışma, dahilde işleme rejimi kapsamında hem dış ticaret hem döviz kullanım oranları değerlendirmesi ile genişletilmiştir. Ayrıca dahilde işleme rejiminin, rejimi kullanan firmalar açısından belirli konularda değerlendirilmesiyle farklı bir boyut kazandırılmıştır. Bu bakımdan sonuçları özgün ve ampirik bir çalışmadır. Öncelikle çalışma konusuna bağlı olarak dahilde işleme rejimi kapsamında döviz kullanım oranları ve ihracat/ithalat verileri incelenmiştir. Daha sonra rejimi kullanan firmalarla ve Ege İhracatçı Birlikleri Dahilde İşleme Müdürü Sayın İbrahim Ocakoğlu ile nitel araştırma yöntemlerinden biri olan görüşme yöntemi kullanılarak veriler toplanmıştır. Araştırmada Fenomenolojik yaklaşımdan, betimsel analiz ve içerik analizinden faydalanılarak analizler yapılmıştır. Sonuç olarak, TÜİK' ten alınan verilerin çerçevesinde Türkiye ihracatının neredeyse yarısının dahilde işleme rejimi kapsamında yapıldığını görmekteyiz. Ayrıca, firmalarla yapılan görüşmeler sonrasında çoğu firmanın ihracatlarının yarısından fazlasını dahilde işleme rejimi kapsamında yaptığı, ihracat gelirlerini dolayısıyla da döviz gelirlerini artırdığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra firmaların otomasyon sistemi hakkında bilgi eksikleri olduğu görüşme yönteminden faydalanılarak belirlenmiştir. Tüm bunlar çerçevesinde, hem firmaların sistemsel arızalardan daha az etkilenmesi hem de kontrol birimlerinin iş yükünün azalması açısından güncel bilgi sistemi gibi bir uygulamanın kurulması çok iyi olacaktır. Bu iyileştirme, uygulamanın daha aktif ve etkin kullanılmasını sağlarken rejiminde etkinliğini ve kullanılabilirliğini artıracaktır.
Türkiye'de bölgesel yatırım teşviklerinin sürdürülebilir kalkınma üzerine etkisi: Manisa örneği
Teşvikler, tüm ekonomi politikalarının içinde en önemli kalkınma araçlarından biri olmuştur. Geçmişten bugüne gelişerek yatırımcı ve işvereni destekleyici birçok unsuru içinde barındıran teşviklerin temel amacı yatırım kapasitelerinin artmasıyla üretim ve istihdamında artmasını sağlamaktır. Bu sayede sektörel gelişimler sağlanırken aynı zamanda bölgesel olarak geri kalmış şehirlerinde gelişmeleri bu planlı bölgesel teşvik programlarıyla artmış olacaktır. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde sıklıkla kullanılan teşvik uygulamaları ülkemizde de son derece yaygın kullanılan bir kalkınma aracıdır. Çalışma kapsamında bölgesel yatırım teşviklerinin yapıları ve dinamikleri incelenmiş olup yatırım teşviklerinin bölgesel olarak kalkınmadaki etkinliği saptanmaya çalışılmıştır. Yatırım teşvik unsurlarının incelemeleri yapıldıktan sonra, ülkemizdeki bölge kavramı incelenmiştir. Sonrasında yatırım teşviklerinin bu bölgelerde kalkınma üzerinde ne gibi etkiler bıraktığı detaylı olarak ele alınmıştır. Son olarak örnek bir bölge ve ilin teşvik yapısı incelenmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda bölgesel yatırım teşviklerinin her ne kadar başarılı olduğu görülse de ülke için yatırımların hala batı bölgelerinde daha fazla tercih edildiği ve ülke içindeki gelir adaletsizliğinin kapanmak yerine neredeyse aynı kaldığı gözlemlenmiştir. Bu sebeple bölge bazlı teşviklerin bilinirliği ve etkinliğinin arttırılması için teşvik sistemlerinin dağılımına yönelik öneriler getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yatırım Teşvikleri, Bölgesel Yatırım Teşvikleri, Yatırım Teşvik Sistemi.