Vergi gelirleri

56 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de belediye vergi gelir ve borçlarının belediye gelirleri kanunu kapsamında incelenmesi

Türkiye'de yer alan en önemli yerel yönetim birimlerinden birisi belediyelerdir. Belediyelerin yükümlü olduğu görevi icra etmek amacıyla yaptıkları her türlü harcamada finansman kaynakları her zaman ön planda tutulmuştur. Belediyeler, yerel sakinlerin gereksinimlerini yerine getirme sorumluluğuna sahiptir ve zamanla idare alanları artmaktadır. Öte yandan, merkezi otorite belediyelerin sınırlarını köylere karşı kalıcı olarak genişletmektedir. Artan sorumluluk alanları belediyenin yükümlülüklerini ve yabancı kredilere başvurma oranlarını artırmaktadır. Bu çalışmada, belediyelerin gelirleri ve kredileri 5393 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu kapsamında ele alınmıştır.İlgili kanunlar, belediyelerin vatandaşlara düzgün bir şekilde hizmet vermeleri için bir dizi yükümlülüğe sahiptir. Bu nedenle ilgili kanunlar çerçevesinde yapılan detaylı incelemeler ve literatür araştırmaları ile sonuca ulaşılmıştır. Çalışma sonucunda belediyenin borçlarının sürekli arttığı tespit edilmiş ve artışın bazı nedenleri olduğu görülmüştür. Bunların; belediyenin kendi öz gelir kaynaklarının sınırlı olması, ilgili kanunda belediyenin gelirleri ile ilgili kalemlerin güncellenmemesi, belediyenin vergi oranlarını belirleyememesi ve nihayetinde veri toplama yöntemlerinin modernleşmemesi gibi sebepler olduğu saptanmıştır. Ayrıca belediye gelir ve giderleri arasında bazı tezatlıklar tespit edilmiştir. Belediye giderlerinin her geçen gün arttığı görülmüş ve engellenmesi için bir takım çözüm önerileri getirilmiştir.

Kamu maliyesiVergi gelirleri
Ömer Güney
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa Birliği Hibe Fonlarının vergi gelirleri üzerindeki etkisi, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu hibeleri örneğinde bir değerlendirme

Avrupa Birliği hibeleri ile günümüzde birçok yatırım yapılmaktadır. 2007-2013 yıllarında Avrupa Birliği Fonlarından ülkemiz faydalanmıştır. Ayrıca Avrupa Birliği fonlarından ülkemize 2014-2020 yılları için 4.4 Milyar Avro hibe verilecektir. Avrupa Birliği ilk kez 1957 yılında Avrupa Ekonomik Topluluğu ismi altında kurulmasından sonra Türkiye 31 Temmuz 1959 yılında Topluluğa ortaklık başvurusunda bulunmuştur. Sonrasında uzun süreç devam etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti ile Avrupa Topluluğu arasında imzalanan ve Türkiye Cumhuriyeti'nin Topluluk programlarına katılımı ile ilgili genel prensipleri düzenleyen 26 Şubat 2002 tarihli Çerçeve Antlaşması'nda öngörülen şartlara uygun olarak Mutabakat zaptını imzalamıştır. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu ise Avrupa Birliğine Katılım öncesi Mali Yardım Aracı Kırsal Kalkınma Fonu(IPARD) Programını uygulamak üzere kurulmuştur. Bu çalışmada; Avrupa Birliği hibe fonları, Avrupa Birliği Hibe fonları hakkında bilgiler verilmiştir. Sonrasında özel olarak Avrupa Birliği Hibeleri Kırsal Kalkınma Hibe hakkında bilgiler verilerek örnek bir proje üzerinde durulmuştur. Hazine'nin verdiği hibelerin Hazine'ye geri döndüğü tezi savunulmuştur. Avrupa Birliği Hibeleri vergiden muaf olduğu için yatırım sonucunda oluşturulan katma değer ile vazgeçilen vergi açısından hibe fonlarını değerlendirilmiştir. IPARD Kapsamında Hibe verilen bir işletme seçilerek oluşturduğu katma değer incelenmiş ve vergi muafiyeti ülkemiz vergi sistemi açısından da değerlendirilmiştir. Sonuçta Hazine tarafından verilen hibe ile vergi arasındaki ilişki araştırılarak yapılan yatırım ile Hazine gelirleri açısından olumlu bir ilişkisi olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Avrupa Birliği Hibe Fonları, Hibe Fonları, Hazine, IPARD, TKDK, Hibe,Fonlar, Vergi Muafiyeti,

Avrupa BirliğiFonlarHibe destek kredileri+4
İhsan Kaymak
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İç göçlerin vergi gelirleri üzerindeki etkisi: Türkiye örneği

Bu çalışmanın amacı Türkiye'de iç göç ile vergi gelirleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Çalışmada 2008-2014 dönemi için 81 il düzeyinde panel regresyon analizi uygulanmıştır. Kurulan modelde bağımlı değişken olarak her ilde tahakkuk eden gelir vergisinin gayri safi yurtiçi hasılaya oranı, bağımsız değişken olarak da her ilin net göç hızı oranı kullanılmıştır. Ayrıca kontrol değişkeni olarak her ilin kişi başına düşen milli geliri modele dâhil edilmiştir. İç göçün temel olarak bir emek faktörü hareketliliği olması nedeniyle vergi türü olarak gelir vergisi seçilmiştir. Temel panel regresyon analizinin sonuçlarına göre net göç hızında meydana gelecek olan %1'lik bir değişim tahakkuk eden vergi/gayri safi yurtiçi hasıla oranında %0.026738'lik bir pozitif değişime neden olmaktadır. Kişi başına düşen milli gelirde meydana gelecek %1'lik bir değişim tahakkuk eden gelir vergisinin gayri safi yurtiçi hasılaya oranında %0.743096'lık bir pozitif değişime neden olmaktadır. Türkiye'de 2008-2014 dönemi için iç göç neticesinde oluşan net göç hızı tahakkuk eden gelir vergisinin gayri safi yurtiçi hasılaya oranı üzerinde pozitif bir etkiye sahip olduğunu sonucuna ulaşılmıştır.

Gayri safi milli hasılaGöçlerTürk vergi sistemi+2
Sinan Uyan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Vergilerin ekonomik büyüme üzerindeki etkisinde devlet kapasitesinin rolü

Vergilerin en eski ve temel amacı kamu harcamalarına finansman sağlamaktır. Ayrıca vergiler; tüketim, tasarruf ve yatırım kararları üzerinde etki yarattıkları için, makroekonomik hedeflere ulaşmak amacıyla, maliye politikası aracı olarak da kullanılmaktadır. Bu makroekonomik hedeflerden biri de ekonomik büyümenin sağlanmasıdır. Bununla birlikte vergilerin ekonomik büyüme üzerindeki etkisinin olumlu mu yoksa olumsuz mu olduğu konusunda bir fikir birliği bulunmamaktadır. Bu etkinin yönünü belirleyen faktörlerden biri devlet kapasitesidir. Bu çalışmanın amacı, gelişmekte olan ülkelerde vergilerin ekonomik büyüme üzerindeki etkisinde devlet kapasitesinin rolünü incelemektir. Vergilerin ekonomik büyüme üzerindeki etkisinde devlet kapasitesinin rolünü ampirik olarak incelemek için, verilerine ulaşılabilen 51 düşük ve orta gelirli ülkeye ait 2012-2019 dönemini kapsayan yıllık veriler kullanılarak, dinamik panel veri analizi yapılmıştır. Sistem genelleştirilmiş momentler metoduyla yapılan tahminlerden elde edilen bulgulara göre; gelişmekte olan ülkelerde vergi gelirlerinde ve devlet kapasitesindeki artışın ekonomik büyümeyi olumlu etkilediği, ancak devlet kapasitesi arttıkça vergilerin ekonomik büyüme üzerindeki olumlu etkisinin azaldığı sonucuna ulaşılmıştır.

DevletDinamik panel teknikleriEkonomik büyüme+3
Çağlayan Tabar
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Vergi gelirlerini belirleyen faktörlerin bölgesel analizi: Türkiye örneği

Devletin asli ve diğer görevlerini yerini getirebilmek amacıyla ihtiyaç duyduğu finansman kaynaklarının başında vergiler gelmektedir. Vergiler sadece bir kamu geliri olmayıp aynı zamanda siyasi, mali, sosyal ve iktisadi açıdan etki yaratan önemli bir araçtır. Bu açıdan devletin hem gelirlerinin önemli bir kısmını oluşturan hem de ekonomik ve diğer sahalarda etkili bir role sahip olan vergi gelirlerinin hangi faktörlerden etkilendikleri ve belirlendikleri ülkeler açısından büyük önem arz etmektedir. Nitekim bir çok ekonomik olgu ya da olayın nedeni veya sonucu olan aynı zamanda devletin en önemli finansman aracı olan vergi gelirlerini Türkiye temelinde incelemek ve analiz etmek bu çalışmanın temel çıkış noktasını oluşturmuştur. Bu çalışmanın amacı Türkiye'de vergi gelirlerini belirleyen faktörleri belirleyerek bu faktörlerin vergi gelirleri üzerindeki etkilerini analiz etmektir. Bu kapsamda çalışmada Türkiye'de vergi gelirleri ve vergi gelirlerini etkileyen temel faktörler coğrafi görselleştirmeler ile incelendikten sonra panel veri yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz Türkiye'de veri kısıtı nedeniyle, 1990-2001 yılları arasında iller bazı temelinde, 2004-2011 yılları arasında ise 26 Kalkınma Bölgesi temelinde kategorize edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, Türkiye'de kişibaşına milli gelir düzeyi, sanayi sektörünün milli gelir içerisindeki payı, hizmetler sektörünün milli gelir içerisindeki payı ve ticari dışa açıklık derecesi vergi gelirlerini olumlu yönde etkilemektedir. Tam tersine Türkiye'de tarım sektörünün bölgesel açıdan verimli olarak vergilendirilmediği ve vergi gelirlerini negatif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Benzer şekilde kamu harcamaları da bölgesel açıdan vergi gelirlerini negatif etkilemektedir. Çalışmada ayrıca dağılım haritaları ve değerlendirmeler sonucunda, vergi gelirleri ve vergi gelirlerini belirleyen faktörlerin Türkiye'de bölgesel açıdan ciddi bir şekilde farklılaştıkları görülmektedir. Bunun yanında, dağılım haritalarındaki değerlendirmeler sonucunda kişi başına milli gelir düzeyi, sanayi ve hizmetler sektörünün milli gelir içerisindeki payı, ticari dışa açıklık derecesi, şehirleşme oranı, eğitim seviyesi ve demokrasi seviyesinin vergi gelirlerini pozitif yönde etkiledikleri, tam aksine tarım sektörünün milli gelir içerisindeki payı, enflasyon oranı, kamu harcamaları, nüfus yoğunluğu ve terörün ise vergi gelirlerini negatif yönde etkilediklerine dair önemli işaretler olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Vergi Gelirleri, Vergi Gelirlerinin Belirleyen Faktörler, Vergileme, Panel Veri Analizi, Bölgesel Vergi Analizi, Türkiye

Bölgesel faktörlerBölgesel özellikGelir vergisi+4
Ersin Nail Sağdıç
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Marka şehirlerin ülke turizmine ve vergi gelirlerine etkisi

Bu çalışmanın amacı kent markalaşmasının, ülke turizmini ve vergi gelirleri üzerinde oluşturduğu etkilerin değerlendirilmesidir. Ulusal ve uluslararası örnek ve verilerle küresel turizm rekabetinin ortaya çıkarmış olduğu 'marka şehir' kavramının, ülkemizde ve dünyada turizm ekonomisi üzerinde oluşturduğu neticeler değerlendirilmeye çalışılmıştır. Marka şehir kavramının daha iyi anlaşılması adına kentlerin markalaşmasına yön veren faktörlerin derlendiği ilk bölümde, ağırlıklı olarak literatür taramasına yer verilmiştir. Konu üzerine, çoğu uluslararası olan, çeşitli kaynak ve ampirik çalışmalardan faydalanarak, kent markalaşması algısı ve içeriği ifade edilmiştir. 2. bölümde, Türkiye Turizm Stratejisi 2023 eylem planı dahilinde oluşturulan marka şehirlerin sahip oldukları zenginlik ve değerlere yer verilmiş, her şehir ayrı ayrı incelenmiştir. Projenin amaç ve hedeflerinin de yer aldığı bu bölümde, ağırlıklı olarak şehirlerin turizmini geliştirmek adına sağlanan kamu yatırım ve teşviklerine yer verilmiştir. Son bölüm olan 3. bölüm de ise kent markalaşmasının ülke turizmine ve spefisik olarak vergi gelirlerine nasıl etki ettiğini değerlendirebilmek için turizm ekonomisine değinilmiştir. Turizmin; gelir, istihdam ve ödemeler dengesi üzerindeki etkileri incelenmiş, vergiler üzerindeki etkisinin değerlendirilmesine ağırlık verilmiştir. Bölüme; ülkemiz ve dünyadan, farklı şehirlerin vergi performansları, çeşitli güncel turizm bilgileri, bazı öneri ve değerlendirmelerle son verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Marka Şehir, Vergi Gelirleri, Turizm Ekonomisi, 2023 Turizm Stratejisi.

Gelir vergisiMarkaTurizm+5
Arzu Güler
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de optimal vergileme arayışı: Bir model ve uygulaması

Vergilerin kamu finansmanının temel yapı taşı olması yönüyle ideal bir vergi sistemi tasarımı, sürdürülebilir kamu maliyesi ilkeleri arasında öncelikli bir hedeftir. İdeal bir vergi sistemi, vergilendirmenin arzu edilen çeşitli niteliklerini dengeleyen bir sistemdir. Bu niteliklere göre vergiler; ihtiyaç duyulan geliri sağlamalı, piyasadaki sapmaları en aza indirecek şekilde uygulanmalı ve mükellef ile vergi idareleri üzerinde aşırı maliyetlere yol açmamalıdır. Bu ve benzeri niteliklerin en azından bazılarının analiz edilmesini konu alan yaklaşımlardan biri de optimal vergilendirme olarak adlandırılan bir araştırma alanıdır. Optimal vergileme, kaynakların en etkin ne şekilde tahsis edileceği ve adil gelir dağılımının nasıl sağlanacağına ilişkin politikalar geliştiren ve refah iktisadının standart araçlarına dayanan normatif bir yaklaşımdır. Optimal vergi teorisinde, etkinlik ve adalet arasındaki denge gözetilirken, kamu finansman ihtiyacını karşılayacak yeterli vergi gelirinin elde edilmesi amacıyla optimal vergi oranları için farklı formüllere odaklanılmıştır. Zira ekonomilerde sürdürülebilir kalkınma hedefleri için optimal vergi oranlarının belirlenmesinde temel faktör optimal olarak belirlenmiş vergilerdir. Bu kapsamda optimal vergi ve vergi oranları, toplumun sürdürülebilir kalkınmasını ve refahını sağlamak için önemli bir kaldıraçtır. Sözü edilen bu bilgiler doğrultusunda çalışmada 1980-2019 dönemine ilişkin Türk vergi sisteminde maliye politikalarının optimallik sorunu, Laffer eğrisi perspektifinden ele alınarak vergi oranı ile vergi geliri arasındaki ilişkinin analiz edilmesi ve Türkiye'nin gerçek Laffer eğrilerinin çizilmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda vergi oranları, vergi gelirleri, kriz dönemleri, işsizlik oranları, reel ücretler gibi makroekonomik değişkenler kullanılmıştır. Mevcut değişkenler ekonometrik paket programı yardımıyla analize dahil edilmiştir. Zaman serileri kapsamında vergi oranının vergi gelirleri üzerindeki etkisi Johansen ve ARDL eşbütünleşme yaklaşımları kullanılarak araştırılmıştır. Yapılan analizlerden elde edilen bulgularda Türkiye'de toplam ve dolaylı vergi oranlarının Laffer eğrisinin sağında kaldığı, diğer bir ifadeyle Laffer eğrisinin tepe noktasını aştığı; dolaysız vergi oranlarının ise Laffer eğrisinin solunda kalarak optimal vergi oranlarının altında gerçekleştiği tespit edilmiştir.

Laffer eğrisiOptimal vergilendirmeTürk vergi sistemi+5
Gamze Çimen
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Pandemi sürecinin vergi gelirlerine etkisi: Türkiye örneği

2019 yılının Aralık ayında Çin'de başlayıp tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını küresel düzeyde ve Türkiye'de ekonomik hayata olumsuz etkileri olmuştur. Dünya çapında ticaret, ulaşım, turizm, tarım ve gıda sektörü olumsuz etkilerde bulunan salgın; ülkelerin istihdam düzeylerinin düşmesine, işsizlik sayısının artmasına, işletmelerin talep düzeyinin düşmesine bağlı olarak maliyetlerini karşılayamamasından dolayı kapanmasına neden olmuştur. Türkiye'de Covid-19 salgınıyla beraber salgının olumsuz etkilerinin vergi mükelleflerine olan zararlarını en aza indirmek amacıyla vergi muafiyeti, vergi istisnası, vergi ertelemesi ve mücbir sebep hükümleri şeklinde mali tedbirler hayata geçirilmiştir. Ekonominin durgunlaşması kamu gelirlerinin düşmesine sebep olmuştur. Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi, Katma Değer Vergisi, Özel Tüketim Vergisi, Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi gelirlerinde azalma yaşanmasına rağmen; Özel İletişim Vergisi ve Dijital Hizmet Vergisi gelirlerinde artış yaşanmıştır. Azalan kamu gelirlerine karşılık artan kamu harcamaları bütçe açığında artış yaşanmasına sebep olmuştur. Anahtar Sözcükler: Pandemi, vergi, mücbir sebep.

COVID 19Ekonomik etkiFinansal etki+4
Zafer Onur Aközel
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bulanık doğrusal programlama ve yerel yönetimlerde bir bulanık hedef programlama uygulaması

Her sistem kendi bünyesi için en iyi sonucu hedefler. Belirsizlikler ve çeşitli kısıtlar altında bu hedefi gerçekleştirmeye çalışır. Belediyeler de belirli kısıtlar altında hedeflediği vergi gelirlerini toplamak isterler.Bu çalışmada İskenderun Belediyesi'ndeki vergi gelirlerinde hedeflenen değerlerdeki bulanıklık nedeniyle oluşacak sonuçlar bir üyelik derecesiyle açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışmadaki modellemede Çok Amaçlı Karar Verme alanı içine giren Bulanık Hedef Programlama kullanılmıştır. Problemdeki kısıtların değişmesi durumundaki sonuçlar incelenerek hedef değerler ile ilgili öneri ve yorumlar yapılmıştır.

BelediyelerBulanık doğrusal programlamaDoğrusal programlama+6
Yasemin Coşkunırmak
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Merkezi bütçe vergi gelirlerinin Markov modeli ile tahmin edilmesi

Bu tez çalışması örnek verinin davranışını analiz eder ve bir adımlı stokastik Markov zinciri modeli ile vergi gelirleri kalemlerinin gerçekleşme oranlarını tahmin eder. Bu amaçla Gelir İdaresi Başkanlığı 2000-2014 brüt yıllık verileri kullanılarak vergi gelirlerinin gerçekleşme olasılığı hesaplanmıştır. Her verginin gerçekleşme oranları için dört Markov modeli oluşturulmuştur. Her model için belirlenen sınıflar arası geçiş olasılıkları matrisleri oluşturularak 2016 yılı gerçekleşme olasılıkları tahmin edilmiştir. Gelirler başlangıç matrisi ve geçiş olasılıkları matrisinin çarpımı ile tahminlenmiştir. Tahminlerin limit matrisleri bulunmuştur. En iyi Markov modeli hata karelerinin ortalamasının hesaplanmasıyla bulunmuştur. Modellerin geçerliliği istatistiksel olarak test edilmiş ve sonuçlar karşılaştırılarak yorumlanmıştır.

Bütçe gelirleriGelir İdaresiMarkov modeli+6
Can Mavruk
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Bankacılık sektöründe kullandırılan kredilerin vergi gelirleri üzerindeki etkisi

Bu tezin amacı, Türkiye'de 2004-2018 yılları arası banka kredilerinin vergi gelirleri üzerindeki etkilerinin aylık veriler kullanılarak VAR modelinden elde edilen etki-tepki fonksiyonları yöntemiyle ampirik analizinin yapılmasıdır. Dünyada ve Türkiye'de vergi gelirlerini etkileyen faktörler üzerine yapılan çeşitli çalışmalara göz atıldığında; bu çalışmaların bir kısmında vergi gelirlerinin çeşitli makroekonomik değişkenlerle ilişkisi incelenirken, bir kısmında ise çeşitli makroekonomik değişkenlerin vergi gelirleri üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Fakat bu çalışmalarda, banka kredileriyle vergi gelirleri arasındaki etkileşimin göz ardı edildiği görülmüştür. Finansal kesimi de temsil eden banka kredilerinin vergi gelirleriyle etkileşimine yönelik literatürde fazla çalışma bulunmamaktadır. Tezin birinci bölümünde vergi gelirlerini belirleyen sosyal, kültürel, çevresel ve ekonomik faktörler tespit edilmiştir. Tezin ikinci bölümünde banka kredilerinin bankacılık sektöründeki yerinden ve öncelikle kredi kanalı olmak üzere parasal aktarım mekanizmalarının işleyişinden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde bankacılık sektörü üzerindeki vergisel yükümlülüklere değinilmiştir. Tezin dördüncü bölümünde çalışmada kullanılacak ekonometrik metodoloji açıklanmıştır. Ampirik analizde dört ana model ve bireysel kredileri içeren modelin altında üç alt model kurulmuştur. Toplam banka kredilerine verilen şoka REK azalış, faiz oranları ve enflasyon ise artış yönünde tepki vermiştir. Bireysel kredilere şok verildiğinde enflasyonun azalış yönünde ve sanayi üretim endeksinin ise artış yönünde tepki verdiği tespit edilmiştir. Bireysel kredilere verilen şok, enflasyonu azalış, sanayi üretim endeksi ve dolaylı vergi gelirleri ise artış yönünde etkilemiştir. Bireysel kredilere verilen şokun, enflasyonda azalış ve sanayi üretim endeksinde artış yönünde tepki verdiği tespit edilmiştir. Ticari kredilere verilen şoka, REK, azalış, faiz oranları ve enflasyon ise artış yönünde tepki vermiştir. Tarımsal kredilere verilen şoka, toplam vergi gelirleri artış yönünde tepki vermiştir. Böylece banka kredilerinin vergi gelirlerini etkileyen faktörlerden birisi olduğu tespit edilmiştir.

Banka kredileriBankacılık sektörüBankalar+5
Onur Ertürk
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bir yerel yönetim finansman aracı olark çevre temizlik vergisi uygulaması (Manisa örneği)

IV ÖZET Geçmişte olduğu gibi günümüzde de kamu hizmetlerinin topluma sunulması merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasında paylaşılmaktadır. Yerel yönetimlerin görev, yetki ve sorumlulukları ile kullandıkları mali kaynaklar, benimsenen devlet sistemlerine göre ülkeden ülkeye farklılıklar göstermektedir. Ancak genel olarak merkezi yönetimin, kamu hizmetlerinin finansmanı amacıyla ve çeşitli isimler alfanda milli gelirden yerel yönetimlere nazaran daha fazla pay aldığı bilinmektedir. Diğer taraftan nüfus artışı, sanayileşme ve göç gibi nedenlerle ortaya çıkan hızlı ve düzensiz kentleşmenin kentsel hizmetlere olan talepte, şiddetli artışlara yolaçtığı da ortadadır. Dolayısıyla başta belediyeler olmak üzere, yerel yönetimlerin gelir yetersizlikleri içinde oldukları söylenebilir. Kentsel alanlarda yerel kamusal mal ve hizmetlerin üreticisi olan belediyelerin bu sorununu çözümleme yollarından birisi, bu hizmetlerin mali yükünü, hizmeti alan seçmen grubundan karşılamadır. Özü itibariyle vergilemede fayda yaklaşımının yerel kamusal finansmana uygulanması şeklinde ifade edilebilecek bu finansman yönteminde; fayda vergileri ve kullanıcı ücretleri gibi enstrümanlar kullanılmaktadır. Bu yaklaşım daha ziyade federal ülkelerde benimsenmekte olup, üniter devlet yapısı içindeki işlerliğinin irdelenmesi önem taşımaktadır. Ülkemizde belediyelerin görevleri arasında yeralan evsel katı atıkların ve atıksuların bertarafi hizmetinin finansmanı ve belediyelere gelir temini amaçlarıyla 1994 yılı başında uygulamaya konan Çevre Temizlik Vergisi adıgeçen yaklaşımın bir sonucudur. Bu çerçevede, tezimizde önce yerel yönetimlerin finansman yöntemleri teorik açıdan ele alınmış, daha sonra Türkiye'de belediyelerin gelir ve giderlerinin analizi yapılmıştır. Çalışmada bu vergi eksen alınarak, belediyelerin mali sorunlarına üniter devlet yapısı içerisinde tahsisli vergiler yoluyla çözüm imkanları araştırılmaktadır. Ancak incelenen verginin henüz üç yıllık bir geçmişe sahip olması nedeniyle Manisa Belediyesi'ndeki uygulama konu kapsamına dahil edilmiştir. Ulaşılan sonuçlara göre, sözkonusu vergi, uygulamadaki bir takım aksaklıkların giderilmesi şartıyla, belediyelerin finansman sorunlarının çözümüne katkı yapmaya aday olarak gözükmektedir. Manisa Belediyesi'ndeki uygulama bu yönde sonuç vermiştir, öte yandan verginin belediyelerin finansman sorunlarına çözüm getirmesi amacının yanısıra, uygun düzenlemelerle çevre duyarlı hale getirilebileceği de saptanmıştır.

BelediyelerBelediyelerFinansman+5
Ahmet Utkuseven
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de global vergi yükü ve vergi yüküne etki eden faktörlerin OECD ülkeleri ile karşılaştırmalı olarak analizi

Türkiye'de global vergi yükü ve vergi yüküne etki eden faktörlerin belirlenmesi bu çalışmanın ana amacını oluşturmaktadır. Diğer taraftan vergi yükü ve vergi yüküne etki eden faktörler değerlendirilirken OECD ülkelerinden örneklerle uluslararası karşılaştırma yapma imkanı sunulması amaçlanmaktadır. Bu amaçla birinci bölümde vergi yüküne ilişkin temel tanımlardan sonra OECD ülkelerinde vergi yükü ve vergi yüküne etki eden faktörlerden bahsedilmiş, ikinci bölümde ise birinci bölüme paralel şekilde Türkiye'de vergi yükü ve vergi yüküne etki eden faktörler incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise Türkiye-OECD vergi yükü değerlendirmesi yapıldıktan sonra Türkiye'deki temel sorunlar ile vergi yükünün artırılmasına ilişkin önerilere yer verilmiştir. Sonuç olarak tüm bu değerlendirmeler ışığında Türkiye'de vergi yükü düşük olup, artırılması gerekmekle birlikte temel sorun doğru politika bileşenleri ile birlikte algının yönetilmesi olarak karşımıza çıkmaktadır.

OECD ülkeleriVergi bilinciVergi gelirleri+6
Zahide Erdoğan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de vergi gelirlerinin alt-kalemlerinin GSYH'ya oranları (1998-2008); bunların OECD ve AB ülkelerindeki değerlerle kıyaslanması (1965-2007) ve Türkiye'de yalan matrah beyanı yoluyla gerçekleştirilen vergi kaçakçılığı

Bu tezin ilk bölümünde Türkiye'deki konsolide bütçe gelirlerinin ve toplam vergi gelirlerinin; vergi-gelirleri içinde dolaylı ve dolaysız vergilerin; dolaysız vergiler içinde gelir vergisi, kurumlar vergisi ve servet unsurlarından alınan vergiler gibi ana kalemlerin; ve de gelir vergisinin önemli alt kalemleri olan maaş ve ücretlerden alınan vergiler ile ?beyannameye ta'bi vergi mükelleflerinden alınan gelir vergisi?nin GSYİH'a oranları ve bu oranların 1998-2008 arasındaki değişimi incelenmiştir. İncelemelerde kullanılan rakamlar; Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) istatistiklerindeki ham verilere dayanarak, tarafımızdan yeniden derlenip düzenlenerek daha okunabilir tablolar halinde metin içinde sunulmuş; GİB'in orijinal ham verileri ise Eklere konmuştur.İkinci Bölümde, Bütçe Gelirlerinin yukarıda sıralanmış olan ana-kalemlerinin ve bunların en önemli alt kalemlerinin GSYİH'ya oranlarının Türkiye ile AB-15, AB-19 ve OECD ülkelerinin ortalaması ve de seçilmiş olan 8 OECD ülkesinin bazılarının karşılaştırılması yapıldı. Bu bölümde ham veriler olarak, 1965'e kadar geri giden ama 1965-2000 arasını `yıllık' değil de `5-Yıllık' olarak veren OECD İstatistikleri kullanıldı. Bu veriler; çeşitli OECD ülkeleri, AB ve OECD ortalamaları ile Türkiye'nin vergi gelirleri ve alt kalemlerinin GSYİH oranlarını uzun vadeli bir dönem için karşılaştırma olanağı sağladılar. 1980-2006 dönemi için dolaysız vergilerin dolaylı vergilere Türkiye'deki oranı, AB-15, AB-19 ve OECD ortalamalarının ve seçilmiş sekiz OECD ülkesindeki oranlar ile karşılaştırıldı. Türkiye'de, 1980-2008 arası, dolaylı-vergilerin payının ne denli arttırılmış olduğunu iyi özetleyen bir tabloda (dolaysız/dolaylı)x-ülkesi / (dolaysız/dolaylı)Türkiye katsayıları hesaplanıp sunuldu.Üçüncü Bölümde, ilkönce Türkiye'deki kamu açığı ve vergi sistemine ilişkin sorunsalın tanımı yapılıp yansımaları özetlendi: 2008 krizi öncesinde bile %4.5 düzeyinde olan ?sosyal güvenlik fonları açığı dahil kamu açığının GSYH'a oranı? 2009 yılında %10'u bulmuştur. Ama bunun nedeni, kamu harcamalarının aşırı yüksek olmasına bağlanamaz. Çünkü Türkiye'de kriz öncesinde kamu harcamalarının GSYH'a oranı OECD ve AB ülkelerine kıyasla neredeyse 2 kat daha düşüktür. Dolayısıyla OECD ve AB ülkeleri ortalamalarına kıyasla çok düşük düzeylerde olan vergi gelirlerinin GSYİH'e oranı yükseltilmesi ve bunun dolaysız/dolaylı vergi oranını arttırarak yapılması gereğini ima eder. Konuya ilişkin iki temel boyut belirlendi: (i) Uygulanan gelir vergisi çizelgesi müterakki değildir; en alt gelir dilimine %15; en üst gelir dilimi olarak tanımlanan 50,000TL ve üstüne ise sadece %35 marjinal vergi oranı uygulanmaktadır. Bunun yerine ikame edilmesi gereken müterakki niteliklere sahip örnek bir vergi çizelgesi hazırlandı ve bunun türettiği ortalama vergi oranı tablo ve grafiği sunuldu. (ii) Türkiye'de gelir vergisi kaçağının hemen hemen tamamı ?kayıt-dışı? olmayan, yani kaydı olan ve beyannamesini veren mükelleflerin matrahlarını gerçek matrahlarının (ortalama olarak) matrahlarının sadece %5'ini beyan etmeleri yoluyla gerçekleşmektedir. Bu; gerek GİB orijinal istatistiklerine dayanan mikro bir yaklaşımla gerekse Milli Gelir İstatistiklerine dayanan makro bir yaklaşımla gösterildi.Tanımlanmış bu iki soruna eş-anlı çözüm getirilebildiği ve müterakki bir gelir vergisi çizelgesi ve de gelişmiş ülkelerdekine benzer etkin ve toleranssız bir vergi toplama sisteminin alt-yapısı ile birlikte ihdasını da içeren köklü bir vergi reformları yapılabildiği takdirde, ortaya çıkacak iktisadî sonuçlar özetlendi: Neticede, hem Kamu Açığının hem de faiz ödemelerinin GSYİH'e oranı, şimdikinin üçte-biri veya dörtte-biri düzeyine indirilmiş, hem gelir dağılımını düzeltici nitelikte ve sosyal-adalet ilkelerine çok daha uygun bir gelir vergisi sistemi yaratılmış, hem vergi gelirleri ve dolaysız vergi gelirlerinin GSYİH'a oranı arttırılmış ve bu değişkenler bağlamında AB-19 ülkeleri ortalamasına önemli bir ölçüde yaklaşılmış, hem de alt-yapı ve beşeri sermaye yatırımlarının GSYİH'daki payı önemli ölçüde arttırılmış ve dolayısıyla Türkiye'nin kalkınma çabasına çok önemli bir katkıda bulunulmuş olacağı sonucuna varıldı.Anahtar Sözcükler;1.Vergi Kaçakçılığı2.Yalan Matrah Beyanı3.Vergi Matrahı4.Vergi Geliri5.GSYH

Avrupa BirliğiBeyanGayri safi yurtiçi hasıla+6
Halit Doğan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Vergi affı uygulamaları ile makroekonomik değişkenler arasındaki ilişki: Türkiye'de 1980 sonrası dönemin analizi

Devletlerin artan kamusal ihtiyaçlarını giderebilmek için yöneldiği en önemli kaynakların başında vergiler gelmektedir. Vergi gelirlerinin tam ve düzenli bir şekilde tahsil edilebilmesi için, etkin ve adil bir vergi sisteminin oluşması gerekmektedir. Kamu gelirlerinden olan vergiler, devletler açısından incelendiği zaman ciddi bir gelir kaynağı oluşturmaktadır. Devletler azalmış olan vergi gelirlerini telafi etmek ve kamu gelirlerinin yükseltmek amacıyla vergi aflarına başvurmaktadır. Böylece vergi afları vergi sistemi içerisinde önemli bir uygulama noktası haline gelmiştir. Vergi gelirlerini artırmak ya da tahsil edilemeyen vergileri toplamak için vergi afları Türkiye'de olduğu gibi birçok ülkede de uygulanmaktadır. Kısa vadede vergi gelirlerini artırmak, ilgili vergi kurumlarının ve bu konudaki anlaşmazlıklar ya da yaptırımlar sebebiyle yargının yükünü azaltmak yönüyle önemli katkıları olan vergi aflarına Türkiye'de hem ekonomik hem de siyasi nedenlerle sıkça başvurulmaktadır. Bu çalışmada ilk olarak vergi affı uygulamasının teorik tanımı yapılmıştır. Ardından vergi affı uygulaması ile ilgili ortaya atılan görüşlere yer verilmiştir. Daha sonra Dünya'da ve Türkiye'de uygulanan vergi afları ele alınmıştır. Ardından da çalışmanın son bölümünde Türkiye'de 1980-2019 yılları arasında uygulanan vergi afları ile seçilmiş makroekonomik değişkenler arasındaki ilişki ampirik olarak Vektör Otoregresyon Modeli (VAR) ile analiz edilmiştir. Çalışmada kurulan modelde bağımlı değişken olarak Vergi Affı değişkeni belirlenirken, vergi affını açıklayıcı değişkenler olarak ise Büyüme Oranı, Enflasyon Oranı, İşsizlik Oranı ve Vergi Gelirlerinin Gayri Safi Milli Hasılaya Oranı değişkenleri belirlenmiştir. Analizlerden elde edilen bulgulara göre; vergi afları ile işsizlik oranı ve vergi affı değişkeni (yani kendisi) arasında istatistiki açıdan anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Buna göre ekonomide istihdam kaybı olduğu durumlarda ortaya çıkan gelir kaybı nedeniyle vergi ödemelerinde de olumsuz bir sonucun ortaya çıkabileceği ve çıkartılan vergi affı uygulamalarının aslında bir sonraki muhtemel vergi affına bir beklenti oluşturabileceği sonuçlarına varılmıştır.

AfMakroekonomik değişkenlerMakroekonomik etki+4
Burak Sunar
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de bankaların vergi gelirlerine katkılarının değerlendirilmesi

Bu çalışmada bankaların vergi gelirlerine sağladığı katkılar incelenmiştir. Genel itibariyle tüm ticari işletmelerin temel mali sorumluluğu vergi mükellefiyeti ve vergi sorumluluğu ile sınırlıdır. Ancak bankaların para akımının merkezinde olması ve teknolojiyi son derece iyi kullanmaları ekonomik sistem içerisinde olduğu kadar mali sistem içerisinde de onları önemli hale getirmiştir. Bankacılık işlemlerinin en önemli özelliği işlemlerin kayıt altına alınmasıdır. Bu durum bankaları vergi gelirlerinin takip ve tahsil edilmesinde önemli bir araç haline getirmiştir. Ayrıca vergi politikasının belirlenmesinde bankacılık sisteminin kullanılması gereğini arttırmıştır.Sonuç olarak, Gelir İdaresinin bankacılık sektörünü daha etkin ve çok yönlü olarak kullanabilmesi için projeler üretmesi vergi yönetimi ve vergi tahsilatı açısından Gelir İdaresinin performansını olumlu etkileyecektir. Ayrıca bankacılık sisteminin kullanılması vergi denetimi, vergi toplama maliyeti ve vergisel etkinlik açısından avantaj sağlayacaktır.

Bankacılık sektörüBankalarGelirler+2
Ahmet Topal
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Kurumsal iktisat perspektifinden Türkiye'de vergi gayreti ve kurumsal kalite ilişkisi: Teori ve uygulama

Ülkeler arasındaki mali ve ekonomik farklılıkların açıklanmasında ana akım (mainstream) iktisada eleştirel bir açıdan yaklaşan Heterodoks iktisadi görüşlerin özellikle geride bıraktığımız yüzyılın son çeyreği ile birlikte tutarlı ve rasyonel katkıları yadsınamaz niteliktedir. Toplumların, gelişme – büyüme ve kalkınma ölçütlerinin salt ekonomik performansa bağlı değerlendirilmemesi gerektiğini, toplumların bir arada kalabilme ve hareket edebilme kabiliyetlerine yön veren hukuk, kültür, siyaset, tarih, eğitim, teknoloji, dil, din ve örf ve adetler gibi unsurların iktisadi analizlerin içine dahi edilmesini öneren Kurumsal İktisat son yıllarda gerek dünyada gerekse de ülkemizde popülerliğini artırma eğilimindedir. Vergi, geçmişten günümüze devletler nezdinde sadece kamu harcamalarının finansmanında kullanılmak üzere toplumun geneli üzerinden sağlanan bir fon olarak değil, aynı zamanda sosyal ve politik bir olgu olarak da önemli bir politika olma özelliğini sürdürmektedir. Verginin bu özelliği onun maliye otoriteleri açısından bir teknik mesele olarak ele alınmasından ziyade siyasi, kültürel, sosyolojik ve felsefi bir konu olarak tüm yönleriyle bütüncül (holistic) açıdan ele alınmasını gerektirmektedir. Doğurduğu sonuçlar açısından birey –devlet, birey – toplum ve toplum – devlet ilişkileri içerisinde karşılıklı etkiler yaratan vergi konusu Kurumsal iktisadın klasik sınıflandırmasından hareketle formal ve informal kurumlar çerçevesinde ele alınmış ve vergi uyumu, vergi ahlakı ve vergi kültürü gibi kavramlar irdelenmiştir. Bir kurum olarak vergi kavramı Türkiye açısından tarihsel perspektifte ortaya konularak, cumhuriyetin kuruluş yıllarından günümüze uygulanan vergi politikaları kurumsal iktisat perspektifinde eleştirilmiştir. Bu noktadan hareketle çalışmada 1984 – 2017 yılları arasında kurumsal kaliteyi oluşturan unsurlar ve Türkiye için gerçekleştirilen vergi yükü tahmini ve vergi gayreti hesaplamaları ekonometrik analize tabi tutularak elde edilen sonuçlar kurumsalcı bir yaklaşımla yorumlanmıştır.

EkonomiEkonomi politikalarıKalite+6
Serkan Adalıoğlu
Doğuş University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mükelleflerin yerel vergilere bakış açısı: Eskişehir ili örneği

Devletler sunduğu kamu hizmetlerinin finansmanında kamu gelirlerini kullanır. Türkiye Cumhuriyeti'nde kamu gelirleri içerisindeki en önemli payı kanunlarla ödenmesi zorunlu kılınmış olan vergiler almaktadır. Ancak ödenmesi zorunlu kılınmış olsa da vergiler mükelleflerin gelirlerini azaltan bir etmen olduğundan mükelleflerin vergileri bir yük olarak görmeleri ve vergiye olumsuz bakmaları olasıdır. Vergilere olumsuz bakılması sonucunda da mükellefler vergi ödememek için kanuni veya kanundışı yollara başvurabilirler. Bu nedenle vergi sistemleri oluşturulurken, etkin ve çağdaş bir vergi sistemi için mükelleflerin vergi hakkındaki görüşleri dikkate alınmalıdır. Bu şekilde oluşturulacak vergi sistemiyle mükelleflerin vergiye gönüllü uyumu da artacaktır. Türkiye Cumhuriyeti'nde çoğu vergi türünü merkezi yönetimler toplarken bazı vergi türleri ve gelirleri belediyelere bırakılmıştır. Bu çalışmanın amacı da mükelleflerin belediyelere bırakılmış olan yerel vergilere bakış açılarını ölçmek ve bakış açılarının demografik özellikler ile belediye hizmetlerini beğenme durumuna göre değişiklik gösterip göstermediğini analiz etmektir. Eskişehir ilinde yapılan alan araştırması sonuçlarına göre mükelleflerin yerel vergi bilincinin ve yerel vergi ahlakının yüksek olduğu söylenebilir. Anket ile toplanan cevapların dağılımları incelendiğinde ise mükelleflerin çoğunluğunun vergi cezaları, sık sık çıkartılan vergi afları, vergi oranları ve belediyelerin mali yapısıyla ilgili oluşturulan ifadelere katılmış oldukları, vergi adaletiyle ilgili oluşturulan ifadelere ise katılmadıkları görülmüştür. Vergi sistemiyle ilgili ifadeler incelendiğinde de ifadelere katılmayanlar veya kararsız kalanlar çoğunluğu oluşturmuştur. Ayrıca mükelleflerin bazı ifadelere verdikleri cevapların demografik özelliklere ve belediye hizmetlerini beğenme durumuna göre değişiklik gösterdiği görülmüştür. Bu durum yerel vergilere bakışta demografik özelliklerin ve sunulan kamu hizmetini beğenme durumunun etkili olduğunu göstermektedir.

Bakış açısıBelediyelerGelirler+6
Bülent Koyuncu
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de 2000 yılından sonra uygulanan vergi aflarının vergi tahsilatı ve vergi uyumu üzerindeki etkileri

Vergi affı, mükelleflere cezai kovuşturma korkusu olmadan, geçmiş dönemlerdeki mali yükümlülüklerden kurtulma karşılığında, belirli bir miktar ödeme yapma şansı tanıyan bir fırsattır. Ülkemizde, uygulanan vergi afları, teorisyenler tarafından 1960 öncesi ve 1960 sonrası olmak üzere iki dönem halinde incelenmiştir. Ancak küreselleşmenin olumsuz etkileri sonucu doğan finansal ve ekonomik krizlerin artması, aynı zamanda hükümetlerin eskiye nazaran daha ayrıntılı düzenlemeler yapmakta olmaları, 2000 yılı sonrası uygulanan vergi aflarının ayrı bir dönem halinde incelenmesini zorunlu kılmaktadır.Vergi afları hükümetler tarafından uygulanan yaygın bir mali araçtır. Ekonomik krizlerin ardından ortaya çıkan, ödeme güçlüklerine karşın yapılacak kapsamlı bir vergi reformu ile birlikte, vergi aflarının, vergisel uyumu artırıcı olduğu noktasında görüş birliği vardır. Ancak vergi uyumu, vergi aflarının siyasi propaganda aracı olarak kullanılması, vergi afları sonrası kapsamlı vergi reformlarının gerçekleştirilmemesi, afların kısa vadeli gelir kaynağı olarak görülmesi ve sıkça başvurulan bir araç olması nedenleriyle olumsuz etkilemektedir.Anahtar Kelimeler: Vergi, Vergi Affı, Vergi Tahsilatı, Vergi Uyumu

AfUyumUyum güçlüğü+5
Ahmet Martin
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de vergi incelemelerinin vergi gelirleri üzerindeki etkisi

Vergi, devletler için en önemli finansman kaynağıdır. Sosyal devlet anlayışı, değişen hayat düzeni vergiye ihtiyacı daha da arttırmıştır. Çoğu ülke gibi ülkemiz vergi sistemi de beyan esasına dayanmaktadır. 'Matrahı en iyi mükellefin kendisi bilir' düşüncesine dayanan beyan sisteminin başarısı, şüphesiz doğru beyana bağlıdır. Mükellefin bazen bilerek ya da bilmeden yaptığı yanlış bildirimler vergi gelirlerinin aşınmasına sebep olmaktadır. Beyan eden ile ödeyen aynı kişi/kurum olunca denetim kaçınılmaz olmaktadır. İyi organize olmuş, zamanın koşullarına uyum sağlamış denetim mekanizması ile mükelleflerin denetimi sağlanmalıdır. Vergi incelemesi, bu denetim mekanizmalarından en etkilisidir. Türkiye'de vergi incelemesinde etkinliğin sağlanması, vergi gelirleri açısından önemlidir. Etkili ve verimli vergi incelemeleri, Türkiye'de vergi gelirlerini arttırarak potansiyel vergi miktarına yaklaşılmasına olanak sağlar. Fakat verilere bakıldığında Türkiye'deki vergi inceleme oranının düşüklüğü, vergi inceleme eleman sayısının azlığı dikkat çekmektedir. Bu verilere bakılarak vergi incelemesinden istenen verimin alınamadığı görülmektedir. Fakat ülkemizde vergi incelemesinden verim alabilmek için birçok yeni uygulamanın yürürlüğe girdiği ve teknolojinin gelişmesi ile vergi incelemesinde yenilikler yapıldığı görülmektedir. Daha etkili vergi incelemesi için yapılan bu yeni çalışmalar incelemede etkinlik adına katkı sağlayacaktır. Türkiye'de vergi incelemesinin vergi gelirleri açısından öneminin üzerinde önemle durulmalı ve çağa uygun, kayıt dışılığın en aza indirilmesi için çalışmalar yapılmalıdır. Bu çalışmada literatür taraması ve sayısal verilerden yararlanma yöntemi uygulanmıştır. Özellikle vergi denetiminde köklü değişiklik olan Vergi Denetim Kurulu kurulduktan sonra var olan veriler kullanılarak değerlendirmeler yapılmıştır. Vergi incelemesinde görülen sorunlar ve öneriler sunulmaya çalışılmıştır.

GelirlerTürkiyeVergi gelirleri+2
Nimet Akçay
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de vergi cezalarının vergilemede etkinliği

Günümüz modern devlet anlayışında, devletin üstlenmiş olduğu görevleri yerine getirebilmesi için ihtiyacı olan kamu gelirleri içinde en önemli bölümü vergi gelirleri oluşturmaktadır. Vergi gelirlerinin kamu hizmetlerinin gerektiği ölçüde toplanmasında en etkili araçlardan biri olan vergi cezaları kullanılmaktadır. Ülkemizde vergi suç ve ceza sisteminin oluşturulma amacı, vergi kanunu hükümlerine aykırı fiilleri ve devletin bu fiiller nedeniyle oluşan/oluşması muhtemel vergi kayıplarını önlemektir. Bu nedenle vergi suç ve ceza mevzuatının düzenleniş şekli ve uygulanabilirliği vergilemede etkinliğin arttırılmasında en etkili unsurlardan biri olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmada, ülkemizde Vergi Ceza Hukuku alanında yürürlükte olan kanuni ve idari düzenlemeler ışığında, vergi kabahat/suçunu oluşturan eylemler ile bunlara uygulanacak cezaların vergilemede etkinliği, "Genel Ceza Hukuku", yargısal kararlar ve bilimsel görüşler çerçevesinde değerlendirilmektedir. Çalışmanın konusundan uzaklaşmadan, Vergi Hukukuna ilişkin bazı konu ve kavramlara da çalışmamızda ana hatlarıyla yer verilmiştir. Çalışmamızda vergi suç ve ceza kavramları Vergi Usul Kanunu hükümleri ve "Genel Ceza Hukuku" ilkeleri doğrultusunda açıklanarak, vergilemede etkinlik kavramı teorik olarak ele alınmış, vergilemede etkinliği azaltan nedenler ile vergi suç ve cezaları ile ilgili ülke uygulamalarından bahsedilmiş ve Türkiye'de vergi suç ve cezalarının genel bir değerlendirilmesi yapılmıştır. Türkiye'de 2000'li yıllarda vergi gelirlerinin gelişimi analiz edildikten sonra vergi cezalarının etkinliği ile ilgili sorunlar ele alınmış, vergi cezalarının vergilemede etkinliğin arttırılması yönünde kullanılması için çözüm önerileri geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Vergi Suçu, Vergi Cezası, Vergi Geliri, Vergilemede Etkinlik.

CezaEtkinlikMali hukuk+6
Sevgi Yaşar Turan
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İnternet kullanımının vergi gelirleri üzerindeki etkisi: Türkiye örneği

İnternet, çağımızın en önemli bilgi ve iletişim teknolojilerinden birisi olarak kabul edilmektedir. Zengin bir bilgi kaynağı olarak kabul edilmekle beraber, iletişimde yeni bir dönem açmış ve ülke gelirine önemli katkılar sağlamıştır. İnternetin fiziki ortam yerine sanal ortamda gerçekleşmesi, mevcut vergi gelirlerine olumlu ve olumsuz etkiler yaratmıştır. Elektronik ortamda gerçekleştirilen küresel ticaret, gelir üzerinden alınan vergilerde vergileme hakkının hangi ülkede olduğu konusunda belirsizliklere neden olmaktadır. Çok uluslu şirketler ürünlerini bir ülkede tasarlayıp, başka bir ülkede üretip, diğer bir ülkede ise satmaktadırlar. Böylelikle kâr transferlerini gerçekleştirerek yükümlü oldukları vergilerden kaçınabilmektedirler. Bu konuda uluslararası internet hukukunun oluşturulması bir zorunluluk halini almıştır. Bu çalışmanın amacı, internet kullanımının vergi gelirlerine olan olumlu ya da olumsuz etkilerini araştırmaktır. Olumlu ve olumsuz etkilerini tespit ederken ülkenin internet kullanımı ile elde ettiği kazancın milli gelirdeki payına bakılacaktır. İşletmelerde de internet kullanımının ilk başladığı günden bu yana sosyal değişkenler dikkate alınarak araştırılacaktır. Çalışmaya, internet kavramını tanımlanması ve tarihsel gelişimin anlatılmasıyla başlanacaktır. Bunun yanı sıra internet kullanımının vergiye etkilerini ulusal ve uluslararası etkilerine göz önünde bulundurularak değişkenler yardımıyla internetin vergi gelirlerine olumlu-olumsuz etkileri ampirik bir çalışmayla değerlendirilecektir.

Elektronik ticaretVergi gelirleriVergiler+2
Ersoy Kirli
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Denizli Çardak ile Afyonkarahisar Dazkırı ilçelerindeki mükelleflerin vergi algılarının incelenmesi

Vergi devletin, kamusal ihtiyaçlara cevap verebilmesi için mükelleflerden aldığı parasal değerdir. Vergide yer alan devlet ve mükellef ilişkisinde, ödeyici konumunda olan mükellefin vergiyi nasıl algıladığı, verginin tahsil edilebilirliği açısından önemli bir husustur. Mükelleflerin psikolojileri, üzerinde önemle durulması gerekmektedir. Mükellefin ödediği vergiler neticesinde, gelirlerinin azalması sonucu ortaya çıkacak ve olumsuz tutum ve davranışlar, sergileyecektir. Yaşanacak bu gibi olumsuzluklar mükellefi vergide uyumsuzluğa sevk edecektir. Vergideki bu tür uyumsuzlukların önlenebilmesi için bireylerdeki vergi algılarının iyi oluşturulması gerekmektedir. Yapılan bu araştırma iki farklı ilçede yaşayan mükelleflerin vergi algılarını incelemeyi amaçlamıştır. Araştırma yaparken anket yöntemi ve elde edilen bulgular Mann Whitney-U ve Ki-kare testleri yardımıyla analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda her iki ilçede yaşayan vergi mükellefleri arasında vergi algılamaları bakımından anlamlı bir farklılığa rastlanılmamıştır. Ayrıca her iki ilçede de mükelleflerin vergi sistemini adaletli bulmadığı, vergi mevzuatını karışık bulduğu ve vergi oranlarının yüksek olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.

Afyonkarahisar-DazkırıDenizli-ÇardakMükellef+5
Halil Çağlar Yılayaz
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

TOPSIS yöntemiyle elde edilen sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksi ile vergi gelirleri arasındaki ilişki: Afyonkarahisar örneği

Bu çalışmada Afyonkarahisar ilinde sosyo-ekonomik gelişmişliğin yerel düzeyde ölçümü hedeflenmiştir. Araştırmada demografik, eğitim, sağlık, ekonomi ve diğer refah olmak üzere 5 farklı gösterge başlığı altında, toplam 44 adet değişkenin yer aldığı veri seti kullanılmıştır. Çok değişkenli istatistiksel yöntemlerden TOPSIS modeli (Technique for Order Preference by Similarity to Ideal Solution) kullanılarak ilçeler sosyo-ekonomik gelişmişliklerine göre sıralanmıştır. Sosyo-ekonomik gelişmişlikle vergi gelirleri arasında bir ilişki olup olmadığı sıralı korelasyon katsayısı yöntemi ile incelenmiştir. Bulgulara göre Sosyo-ekonomik gelişmişlikle vergi gelirleri arasında pozitif ve güçlü bir ilişki gözlenmiştir. Yerel politikalar uygulanırken belirlenen sosyo-ekonomik gelişmişlik seviyesinin dikkate alınması kaynakların daha etkin kullanımını olumlu yönde etkileyecektir.

Sosyoekonomik gelişmelerSosyoekonomik gelişmişlik endeksiTOPSIS+2
Nahit Erdoğan
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00

Related subjects