Board directors
80 theses under this subject heading
Pay sahibi haklarının korunması kapsamında anonim şirket yönetim kurulu kararlarının butlanı
Anonim şirketlerde gün geçtikçe gücü artan yönetim kurulu karşısında pay sahiplerinin korunması için Türk ve İsviçre hukukunda çeşitli hukuki yollara başvurulduğu görülmektedir. Fakat bu yollar dahi yönetim kurulunun gücü karşısında pay sahiplerinin korunmasında yeterli olamamaktadır. Bu noktada, yönetim kurulu kararlarının hükümsüzlüğü özel bir öneme sahiptir. TTK m. 391'de ve OR Art. 714'ün atfı ile 706b'de yönetim kurulu kararlarının butlanı sebepleri, sınırlı sayıda olmamak üzere düzenlenmiş, yönetim kurulu kararlarının iptali düzenlemesine ise ilgili kanunlarda yer verilmemiştir. TTK m. 391 gereği, "Yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespiti mahkemeden istenebilir. Özellikle; Eşit işlem ilkesine aykırı olan, anonim şirketin temel yapısına uymayan veya sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen, pay sahiplerinin, özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren, diğer organların devredilemez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin, kararlar batıldır". Butlan sebepleri sınırlı sayıda olmadığından başkaca butlan sebepleri de mevcuttur. Özellikle, genel hükümlere (BK m. 27), anasözleşme hükümlerine, potansiyel pay sahiplerinin, alacaklıların ve şirket çalışanlarının haklarını koruyan hükümlere, şekle ilişkin hükümlere ve yönetim kurulu üyelerinin kişisel haklarına ilişkin hükümlere aykırı yönetim kurulu kararları da batıldır. Butlan iddiası, meşru menfaati olan herkes tarafından herhangi bir süre ile sınırlı olmaksızın dava veya itiraz yolu ile ileri sürülebileceği gibi, konu kamu düzenini ilgilendirdiğinden hâkim tarafından re'sen göz önünde bulundurulur. Yönetim kurulu kararlarının süresiz olarak butlan yaptırımına tabi olması ticari yaşamı ve hukuk güvenliğini tehdit eder. Bu sakınca sebebiyle mahkemelerin ayrıntılı ve çok yönlü değerlendirmeler sonucu butlan kararlarını vermeleri gerekmektedir.
Evaluating the impact of corporate governance on firm performance using board index
In 2013, the CMB at the İstanbul Stock Exchange increased the weight assigned to the Board of Directors component of its Corporate Governance index to 35% from the previous 25%. This did more than underscore the importance the exchange attaches to the role of the Board of Directors in the management of the shareholder' wealth and by extension shaping up the firm. Interpreting this as a recognition of the vital role of the board, I sought to expand on the work of Abdıoğlu and Kılıç (2015) by putting more focus on the role of women in the boards and the effect of the busy chairman as well as the presence of outside directors on the ability of the board to perform their monitoring function. I also employ a different method of evaluating performance (EVA) together with the accounting measures of ROE and ROA, which I regress against the Board index - formulated for the firms included in the BİST 100 index (excluding financial firms). The results reveal a strong positive relationship between the index created and EVA measured performance. Leading to the conclusion that corporate governance is vital in determining the performance of the firm. However, the index did not have any relationship with neither ROA nor ROE measured performance. This contrast points to the difference in the methods used to measure performance.
Yönetim kurulu kalite endeksi ve finansal performans ilişkisi
Yönetim kurulu firmaların karar almada en önemli organlarından biridir. Kurulu oluşturan üyelerin firma performansı üzerinde önemli etkileri bulunmaktadır. Kurul üyelerinin etnik kökeni, bağımsız olup olmama durumu, cinsiyet çeşitliliği ve finansal uzmanlığa sahip olup olmaması firmanın performansını büyük ölçüde etkilemektedir. Literatürde bu unsurların ayrı ayrı ele alınarak birçok kez incelendiği tespit edilmiştir. Fakat ilk kez bir arada inceleyip ele alan kişi ise Bin-Sariman' dır. Yönetim kurulunda bulunan üyelerin firma performansına etkisinin incelenmesi için 2015 yılında Bin-Sariman tarafından bir endeks oluşturulmuştur. Bu endeks Yönetim Kurulu Kalite Endeksidir. Çalışmada Bin-Sariman'ın oluşturduğu endeksten faydalanılmış ve firma performansı üzerine etkileri incelenmiştir. Bu çalışmada Yönetim Kurulu Kalite Endeksinin firmaların finansal performansına etkisinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Borsa İstanbul'da işlem gören 136 adet imalat sanayi firmalarının verilerinden yararlanılmıştır. Çalışmanın veri setini 2015 – 2018 yılları oluşturmaktadır. Her yıl 3'er aylık dönemler olmak üzere ele alınmıştır. Kullanılan veriler FİNNET veri dağıtım sistemi ve Kamuyu Aydınlatma Platformundan (KAP) ulaşılarak Dinamik Panel Veri Analizi uygulanmıştır. Analizde kullanılan bağımlı değişkenler aktif karlılık (ROA), öz sermaye karlılığı (ROE) ve piyasa değeri/defter değeri (PDDD), bağımsız değişken ise yönetim kurulu kalite endeksi (BDQ)'dir. Kontrol değişkenlerini firma yaşı (FY) ve kaldıraç oranı (KO) oluşturmaktadır. Uygulanan Dinamik Panel Veri Analizi sonuçlarına Yönetim Kurulu Kalite Endeksi aktif karlılık, öz sermaye karlılığı ve piyasa değeri/defter değerini olumlu yönde etkilemiştir. Buna göre BDQ arttıkça ROA, ROE ve PDDD artmaktadır.
Yönetim kurulu özelliklerinin bankaların risk alma eğilimi üzerinde etkisi
Çalışmada yönetim kurulu özelliklerinin, bankaların risk alma eğilimine etkisi incelenmiştir. 2005–2016 dönemleri kapsamında, hisse senetleri Borsa İstanbul Bankacılık Endeksinde işlem gören 12 bankaya ait veriler kullanılarak Panel Veri Analizi yapılmıştır. Çalışmada ki bağımlı değişken, risk alma eğilimlerinin ölçüsü olarak, aktif getiri oranı ile hesaplanmış olan Z Skor verileridir. Bağımsız değişkenler ise, yönetim kurulu özelliklerinden tecrübe, ikilik, cinsiyet, bağımsızlık, eğitim düzeyi, toplam üye ve yaş değişkenlerinden oluşmaktadır. Mevcut literatür de, çalışmalar ağırlıklı olarak yönetim kurulunun işletme performansı etkisi üzerine yapılmış olup; yönetim kurulu özelliklerinin, işletmelerin risk alma eğilimi üzerine yapılan çalışmalar sınırlı sayıda bulunmaktadır. Elde edilen sonuçlara göre, yönetim kurulunun risk alma eğilimi üzerine etkisi bağımsızlık ve yaş değişkenleriyle negatif ve anlamsız bir etkiye sahiptir. Eğitim düzeyi, cinsiyet, tecrübe ve toplam üye değişkenleriyle de pozitif ancak anlamsız etki mevcuttur. İkilik değişkeni ise, yönetim kurulunun risk alma eğilimine negatif bir etki yapmaktadır ve istatistiksel olarak anlamlıdır. Yönetim kurulunun risk alma eğilimini ikilik değişkeninin etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.
Yönetim kurulu yapısının etkinlik, strateji kurma ve firma performansı üzerindeki etkisi: Anadolu 500 şirketleri üzerinde bir araştırma
Yönetim kurulları yönetim tartışmaları içinde, giderek önemi artan bir ilgiyle ele alınan konuların başında gelmektedir. Yönetim kurulları düzenleyici kurumlarca Kurumsal Yönetimin merkezinde yer alırken yapılan akademik tartışmalarda şirketlerin en önemli karar merkezi, işletmenin birçok olayda en önemli temsil organı olarak görülmektedir. Özellikle büyük ölçekli ve halka açık işletmelerde yönetim kurulları kurumsal yönetim uygulamalarının merkezindedir ve temelde önemli bir rol oynar. Bu nedenle yönetim kurulu yapısını etkileyen dinamikleri anlamaya çalışmak oldukça önemlidir. Bu çalışmada gözetilen en temel amaç Türkiye'de bu kapsamda değerlendirilebilecek işletmelerin yönetim kurullarının yapısal özelliklerini Türkiye ölçeğinde ortaya koymaktır. Bunun yanında kurul yapısını belirleyen dinamikler ile kurulların etkinliği ve stratejik kapasiteleri arasındaki ilişkiyi saptamaktır. Bu amaçla çalışmanın örnek kütlesi olarak, bölgesel eğilimlere de izin vereceği düşünülen Anadolu 500 listesinde yer alan işletmelere yönelik olarak bir anket çalışması yapılmıştır. Çalışma kapsamında 500 şirketin tamamına ulaşılmış ve bunlardan ankete olumlu yanıt verenler içinde kayda değer 200 işletmenin verileri analize tabi tutulmuştur. Araştırmanın amacı kapsamında geliştirilen hipotezlerin test edilmesi sonucunda ulaşılan bulgulara göre yönetim kurullarının yapısını belirleyen kurulun üye sayısı, kurulun bağımsızlığı, kurulun cinsiyet dağılımı, kurul üyelerinin mesleki deneyimi ve yaş ortalaması gibi özelliklerin yönetim kurulu etkinliğinde herhangi bir farklılığa yol açmadığı görülmüştür. Yine aynı değişkenlerin yönetim kurullarının strateji geliştirme becerisi üzerinde de herhangi bir farklılığa yol açmadığı anlaşılmıştır. Buna karşılık Yönetim Kurulu etkinliği ile işletme performansı arasında anlamlı ve pozitif bir ilişkinin varlığı saptanmıştır. Yine işletme performansı ile yönetim kurullarının strateji geliştirme becerisi arasında da güçlü ve olumlu bir ilişki tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Yönetim Kurulu, Yönetim Kurulu Yapısı, Kurumsal Yönetim.
Yönetim kurulu özelliklerinin kurumsal yönetim uygulamalarına etkisi: BİST XKURY şirketleri üzerine inceleme
Bu çalışmada, yönetim kurulunda cinsiyet farklılığı, yaş farklılığı ve eğitim düzeyi gibi özelliklerin kurumsal yönetim uygulamaları üzerindeki etkisi; kurumsal yönetim endeksine dahil 53 şirketin kurumsal yönetim derecelendirme raporları ve yönetim kurulları nitel analiz yöntemi olan içerik analiziyle incelenerek araştırılmaya çalışılmış ve ulaşılan bulgulara çalışmada yer verilmiştir.
Anonim şirketlerde yönetim kurulu bakımından eşit işlem ilkesi
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda ilk kez düzenlenen, ancak doktrin ve Yargıtay tarafından uzun süredir benimsenmiş olan, eşit işlem ilkesi şirketler hukukunun genel, bağımsız ve temel bir ilkesidir. Anonim şirketin yönetim organı olan yönetim kurulu alacağı kararlarda bu ilkeyi gözetmekle yükümlüdür. Eşit işlem ilkesine aykırı yönetim kurulu kararlarının uygulamada en sık karşılaşılan kararlar olduğu hükmün gerekçesinde belirtilmiş ve bu kararlar bakımından butlan yaptırımı öngörülmüştür. Bu çalışmada yönetim kurulu kararları bakımından eşit işlem ilkesi ve hukuki sonuçları ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Anonim şirket, yönetim kurulu, eşit işlem ilkesi, eşitlik, batıl kararlar.
Borsa İstanbul'da işlem gören firmaların yönetim kurullarındaki kadın üye varlığı ile firma kârlılığı arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı 2012-2017 yılları arasında Borsa İstanbul'da işlem gören firmaların yönetim kurullarında yer alan kadın üye varlığı ile firma kârlılığı arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Analiz sonuçlarına göre yönetim kurullarındaki kadın üye oranı ile kadın üye varlığının, firma kârlılığı ile arasında anlamlı bir ilişkisi olmadığı bulunmuştur. Çalışmadan elde edilen bulgular, farklı modeller ve değişkenler kullanılması durumunda da benzerlik göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Borsa İstanbul, Firma Kârlılığı, Kadın Yönetim Kurulu Üyeleri, Cinsiyet Çeşitliliği.
Borsa İstanbul'da işlem gören şirketlerin yönetim kurulundaki kadın üyelerin firma riskine etkisi
Bu çalışmanın amacı; Borsa İstanbul'da hisse senetleri işlem gören firmaların yönetim kurullarındaki kadın üyelerin firma riskine olan etkisini incelemektir. Çalışmada, 2012-2016 dönemleri arasında Borsa İstanbul'da işlem gören finansal olmayan şirketler gözlemlenmiştir. Şirketlerin risk göstergeleri olarak, sistematik risk ölçütü beta ile finansal kaldıraç oranı kullanılmıştır. İncelenen şirketlere ait verileri test edebilmek amacıyla çalışmada, havuzlanmış regresyon ve sabit etkiler modelleri kullanılmıştır. Yapılan araştırma ve testler sonucunda, yönetim kurullarında bulunan kadın üyelerin firma riskine etkisinin olmadığı saptanmıştır. Kurumsal Yönetim, Yönetim Kurulu Yapısı, Kadın Yönetim Kurulu Üyeleri, Firma Riski
Anonim şirketlerde yönetim kurulunun hukuki sorumluluğu
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 124 ila 644. maddelerini içeren ikinci kitabı ticaret şirketlerini düzenlemektedir. TTK' nın ticaret şirketleri sınıflamasına; anonim şirket, kolektif şirket, komandit şirket, limited şirket ve kooperatif şirketler girmektedir. TTK' da hükümsüz kalan hallerde, TTK' nın 126. maddesi gereği; TMK' nın tüzel kişilere ilişkin genel hükümleri ve TBK hükümleri niteliğine uygun olduğu ölçüde uygulanmaktadır. Tezin amacı, "anonim şirketlerde yönetim kurulunun hukuki sorumluluğu" konusudur ve üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde kısaca anonim şirketin tanımının yanı sıra kişi (ortak), sözleşme, sermaye ve ortak amaç çerçevesinde unsurlarına değinilmiştir. İkinci bölümde anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin hak ve yükümlülükleri yer almaktadır. Üçüncü bölüm ise; amaç, kapsam ve sonuçlarıyla, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumluluğunu içermektedir. Tezin oluşumunda mümkün olan en güncel yazından faydalanılmıştır. Yazım sade bir sistematik üzerinden hareketle hazırlanmıştır. Böylelikle bu konuda yer alan yazına katkı sağlamak hedeflenmiştir. Anahtar Kelimeler: Anonim şirket, yönetim kurulu, hukuki sorumluluk.
Anonim şirketlerde zorunlu organ kavramı ve eksikliklerine bağlanan hukuki sonuç
Tezimizde anonim şirketlerde zorunlu organ kavramı, eksikliklerinin hangi hâllerde söz konusu olabileceği ve zorunlu organ eksikliğine bağlanan hukuki sonuç olan fesih davası incelenmiştir. Bu bağlamda tez üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde tüzel kişilerde organ kavramı ve tüzel kişilerin organlarının çeşitli kıstaslara göre türleri ele alınıp anonim şirketin zorunlu ve ihtiyari organlarına ilişkin açıklamalara yer verildi. İkinci bölümde şirketin zorunlu organları olan genel kurul ve yönetim kurulunun eksiklik halleri, doktrin ve Yargıtay kararları ışığında ele alındı. Üçüncü bölümde ise anonim şirketin zorunlu organlarından birinin eksikliği halinin yaptırımı olan şirketin feshi davası ile ilgili olarak uygulamada sorun yaratan usuli konulara ve özellikle davada alınacak geçici hukuki koruma tedbirlerinden kayyım kavramına yer verildi. Nihayetinde zorunlu organ eksikliği sebebiyle açılacak olan fesih davasının diğer fesih davalarıyla olan ilişkisi incelenerek çalışmamız sonuçlandırıldı. Anahtar Kelimeler: Anonim şirket, yönetim kurulu, fesih, fesih davası, kayyım.
Borsa İstanbul'da işlem gören firmaların yönetim kurullarındaki ulusal çeşitliliğin oranı ile firma performansı arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı 2012-2017 yılları arasında Borsa İstanbul'da hisse senetleri işlem gören firmaların yönetim kurullarındaki ulusal çeşitliliğinin şirket performansıyla olan ilişkisini araştırmaktır. Bu doğrultuda çalışmada, tablolardan, grafiklerden ve literatürde yer alan uygulamalı istatistiksel analizlerden yararlanılmıştır. Yapılan analize göre yönetim kurullarındaki ulusal çeşitlilik oranı ile firma performansı arasında anlamlı bir ilişkinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Borsa İstanbul, Firma Performansı, Kurul Çeşitliliği
Yönetim kurullarındaki bağımsız üyelerin oranı ile firma performansı arasindaki ilişkinin incelenmesi: Borsa İstanbul örneği
Bu çalışmanın amacı 2009 ve 2019 yılları arasında Borsa İstanbul'da işlem gören firmaların yönetim kurullarındaki bağımsız üyelerin oranı ile firma performansıyla arasında bir ilişki olup olmadığını incelemektir. Analiz sonuçlarına göre yönetim kurullarındaki bağımsız üyeler ile firma performansı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir.
The effects of board structure characteristics on capital structure: An application on companies registered to Borsa Istanbul
The study aims to examine the board structure effects on the decisions of capital structure for publicly listed manufacturing companies in Turkey. The prior studies in Turkey mainly focused on the relationships between the attributes, structure, and diversity of the board of directors and firms' financial performances. Little has been done on the association between board structure characteristics and financing decisions. For this reason, examining the links between corporate governance features and companies' financing decisions is of great importance as it will contribute to the extant corporate governance and financing decisions literature. The necessary research data were collected from companies' annual financial, operational, and corporate governance compliance reports from 2011 to 2019. The board structure data was hand collected from firms' operational reports, Public Disclosure Platform (KAP) database and the respective companies' websites. Accounting and financial variables were also collected from Finnet, Borsa Istanbul's licensed data disseminator. The collected data were analyzed in two stages; in the preliminary stage, descriptive analysis and econometric analysis techniques were carried out in the second stage. Due to the behavior of the data, this study has employed a panel econometric regression model. Consequently, appropriate tests were carried out to select the most suitable model of the study. According to the Hausman specification test, the Fixed Effects model is preferred to test the research hypotheses. Moreover, the FE model is selected to overcome the concern of omitted variables bias. The finding reveals that board independence has a significant positive effect on the leverage ratio of listed companies in Turkey. Boards with more independent directors encourage more debt financing in companies' capital structure because company managers face intense scrutiny and are therefore pushed to employ more leverage in the company's capital structure. The board meetings frequency is negatively and significantly influences the firm capital structure decision. Thus, it has been confirmed that Turkish companies, which frequently hold board meetings, will reduce their external debt financing. Conversely, top management compensation is significantly affects the capital structure decisions of Turkish companies. The study found that gender diversity on the boards has insignificant effects on the capital structure choices of Turkish listed companies. The control variables' results primarily follow the prominent capital structure theory, called the pecking order theory. Keywords: Board structure, Capital structure, Corporate governance, Panel data, Turkey
Halka açık anonim ortaklık yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumluluğu
Anonim ortaklıklarda yönetim ve temsil organı yönetim kuruludur. Yönetim kurulu oldukça geniş yetkilere sahip bir organdır. Bu nedenle yönetim kurulu üyeleri için yetkileriyle orantılı olarak sorumluluk öngörülmesi gerekir. Aksi halde yönetim ve temsil yetkisinin kötüye kullanımı söz konusu olabilir. Bu çerçevede Türk Ticaret Kanunu'nda ve Sermaye Piyasası mevzuatında yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunu gerektiren hükümlere yer verilmiştir. Biz de üç bölümden oluşan bu çalışmamızda anonim ortaklığın bir türü olan halka açık anonim ortaklık yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumluluklarından bahsedeceğiz.Çalışmamızda Yeni Türk Ticaret Kanunu, Sermaye Piyasası mevzuatı ve Kurumsal Yönetim İlkeleri esas alınmıştır. Bununla birlikte Yeni Türk Ticaret Kanunu'nda yer alan düzenlemelerden bahsederken söz konusu hükümlerin Eski Türk Ticaret Kanunu'nda yer alan karşılıklarına ve arada farklılıklar söz konusu ise bu hususlara değinilecektir.Çalışmamızın birinci bölümü iki ana başlıktan oluşmaktadır. Birinci ana başlıkta sorumluluğun nedenlerinin anlaşılabilmesi için bir kurul organ olarak yönetim kurulundan, yönetim kurulu üyelerinin görev ve yetkilerinden bahsedeceğiz. İkinci ana başlıkta ise yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğun hukuki temelleri üzerinde duracağız.Çalışmanın ikinci bölümünde ise yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumluğunu gerektiren halleri ile hukuki sorumluluğun şartlarından bahsedilecektir.Yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumluluğu bakımından uygulamada bir takım özel durumlarla karşılaşılmaktadır. Bu nedenle çalışmanın son bölümü olan üçüncü bölümünde söz konusu özel durumlarda yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu ele alınacaktır. Bu bölümde son olarak halka açık anonim ortaklık yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumluluğunu sona erdiren nedenler ele alınacaktır.Yönetim kurulu üyelerinin kanun ve esas sözleşmede öngörülen şartları taşıyan kimseler arasından seçilmesi gerekir. Üyeler kanun ve esas sözleşme ile kendilerine yüklenmiş görevleri yerine getirmek zorundadır.Hukukumuzda yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu akdi sorumluluktan ya da haksız fiil sorumluluğundan kaynaklanabilir. Üyelerin sorumluluğuna ilişkin çok sayıda düzenleme yer almaktadır. Yönetim kurulu üyelerinin yönetim ve temsil görevini yerine getirirken birçok nedenden dolayı hukuki sorumluluğu söz konusu olabilir.Sorumluluğu gerektiren hallerin varlığında, ortaklık tüzel kişiliği, pay sahipleri, alacaklılar, katılma intifa senetleri sahipleri ile oydan yoksun pay senedi sahiplerinin ve ortaklığın iflası halinde iflas idaresinin dava açma hakkı vardır. Yönetim kurulu üyelerinin zamanaşımı, sulh sözleşmesi, ibra, hak düşürücü süre ya da sigorta yapılmış olması nedeniyle sorumluluktan kurtulması mümkündür.Anahtar Kelimeler:1. Halka Açık Anonim Ortaklık2. Yönetim Kurulu Üyeleri3. Hukuki Sorumluluk4. Ticaret Kanunu5. Sermaye Piyasası Mevzuatı.
İşletmelerde yapay zekâların icra kurulu başkanı olabilirliği üzerine bir araştırma
Bu araştırmanın ana amacı, yapay zekâların işletmelerde İcra Kurulu Başkanı olabilme olasılıklarının araştırılmasıdır. Araştırmada klasik gömülü metodolojisi izlenmiştir. Kuramsal örnekleme yöntemini kullanılarak belirlenen yapay zekâ alanında araştırmalar yapan akademisyenler, uzmanlar, sanatçılar; yönetim alanında araştırmalar yapan akademisyenler, felsefe alanında araştırmalar yapan akademisyenler, iş dünyasından yöneticiler ve girişimcilerden oluşan 27 kişilik örnek grubu ile yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerde yarı-biçimlendirilmiş görüşme yöntemi ve biçimlendirilmemiş görüşme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada izlenen klasik gömülü teori metodolojisine uygun olarak, kodlama, analiz ve veri toplama süreci birlikte yürütülmüştür. Sürekli karşılaştırma analizi kullanılarak kuramsal örnekleme yoluyla belirlenen katılımcılardan elde edilen veriler analiz edilmiştir. Veriler önce açık kodlamaya sonrasında seçimli kodlamaya tabi tutulmuştur. "Zor problemler" kategorisi çekirdek kategori olarak ortaya çıktıktan sonra, seçimli kodlama aşamasına geçilerek bu kategori ile diğer kategorilerin ilişkilendirilme aşamasına geçilmiştir. Kategoriler teorik doygunluğa ulaştığında veri toplama aşamasına son verilmiş ve teorik kategoriler arasındaki ilişkileri açıklayan bir teori elde edilmiştir. Dar yapay zekânın genel yapay zekâya evrim süreci ve sonrasında gerçekleşebilecek senaryoları içeren teori "Vezir-Şah Teorisi" olarak adlandırılmıştır. Teori "dar yapay zekâ", "zor problemler", "tartışmalar", "çözüm önerileri", "yapay zekâ İKB" ve "senaryolar" olmak üzere altı teorik kategoriden oluşmaktadır.
Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin ticari takdir yetkisi ve bundan doğan sorumluluğu
Ticari takdir yetkisi hukukumuza 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunuyla getirilmiş ve gerekçesinde de bu ilke geniş bir şekilde açıklanmıştır. 6102 sayılı Kanunun 553. madde hükmü ?hiçkimse kontrolü dışında kalan kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar sebebiyle, gözetim yükümü dolayısıyla sorumlu tutulamaz? yeni tartışmalara neden olacak niteliktedir. Çalışmamızın amacı Amerikan hukuku kaynaklı içtihatlarla geliştirilen ticari takdir yetkisinin uygulanabilme şartlarını ayrıntılı olarak incelenerek, ilkenin Türk hukukuna uygulanmasına yardımcı olabilmek ve çıkabilecek tartışmaları ışık tutabilmektir.Ticari takdir yetkisi Anonim Şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarını sınırlandırmak maksadıyla getirilmiştir. Yönetim kurulu üyelerinin aldıkları kararlarda uyulması gereken şartlar belirtilerek yönetim kurulu üyeleri için bir nevi davranış kuralları getirilmiştir. Sorumluluk davasının söz konusu olduğu hallerde ise özen ölçütü getirmektedir. Bununla birlikte ticari takdir doktrini ile de yönetim kurulu aleyhine iptal davası açılabilmesine imkân verilerek alınan kararın öncelikli denetimi sağlanarak daha zarar çıkmadan alınan kararın yerine getirilmesi engellenebilecektir.Sonuç olarak ticari takdir yetkisi yönetim kurulu üyelerini sorumluluktan kurtarmamaktadır. Yönetim kurulunun karar alınmasını önleyici, işlem yapılmasını geciktirici gereksiz nitelikte sorumluluk davalarının açılmasına engel olunması amaçlanmaktadır. Bu bağlamda yönetim kurulu üyelerine karşı açılan sorumluluk davalarında belirtilen ilke şartlarına uyulduğu takdirde alınan kararın hakimler tarafından incelenmesine ve yerindelik denetimine tabi tutulmasına engel olunmaktadır.
Türk işletme gruplarında ortak yönetim kurulu üye profili
Bu çalışmanın temel amacını, kurumsal yönetişim bağlamında Yeni Türk Ticaret Kanunu ile gelen düzenlemelerin yarattığı etkileri ve işletme grubu özellikleri dikkate alınarak, Türk işletme gruplarında yaygın olarak görülen ortak yönetim kurulu üyeliklerinin mevcut ağ yapılarını belirlemek oluşturmaktadır. Bu anlamda, öncelikle örneklemde yer alan firmalar ile ilgili ikincil veriler kullanılarak ortak yönetim kurulu üyelikleri ağ yapıları ortaya konulmaktadır. Daha sonra yönetim kurulu yapılarının ortak yönetim kurulu üyelerinin sayıları ve profilleri üzerindeki etkileri, bir dizi kontrol değişkeni dikkate alınarak irdelenmektedir. Son olarak da 2011 ile 2014 yılları kıyaslanarak Yeni Türk Ticaret Kanunu'nun ortak yönetim kurulları üzerinde yarattığı etkilerin düzeyi belirlenmeye çalışılmaktadır. Analiz sonuçları genel olarak değerlendirildiğinde, yönetim kurulu büyüklüğünün ve iç üye oranının ortak yönetim kurulu üyeliğini olumlu yönde etkilediği, kadın üye oranının ise olumsuz yönde bir etki yarattığı görülmektedir. Tüm ağ dikkate alındığında ise Türk işletme gruplarında ortak yönetim kurulu üyeliği bulunan en merkezi aktörlerin genellikle ya aile üyelerinden ya uzun yıllar şirkette çalışması sonucu artık aile üyelerinden biri gibi görülen iç üyelerden ya da otomotiv sektöründe geniş deneyimlere sahip olan şirket CEO'larından oluştuğu görülmektedir. Yeni Türk Ticaret Kanunu'nun yarattığı etkilerde ise, aileden ortak yönetim kurulu üyeliği dışında diğer ortak yönetim kurulu profilleri arasında kanun öncesi ve sonrası anlamlı farklılıklara rastlanıldığı görülmektedir. Anahtar Kelime: Ortak Yönetim Kurulu Üyelikleri, Aile İşletme Grupları, Türkiye Bağlamı, Gelişmekte Olan Ülkeler, Sosyal Ağ Kuramı.
Türkiye'de yönetim kurullarında kadın yönetici istihdamı: 2011 sonrası
Bu çalışmanın özellikle 2011 yılı itibariyle Türkiye'de yönetim kurullarındaki kadın üye sayısını araştırmaktır. Çalışmada, Borsa İstanbul'da işlem gören şirketlerin yönetim kurullarında nasıl bir değişiklik olduğuna ilişkin gözlemlerimiz sonucunda, özellikle 2011 tarihi itibariyle incelenen 400'ü aşkın işletmede yaklaşık 290 civarında kadın yönetici bulunmaktadır. Bu kadın yöneticilerin %64'ü de 2011 yılından itibaren göreve başlamış gözükmektedir. Çalışmada Türkiye'deki kadın yönetici istihdamının ortaya konulması amacıyla toplanan bu veriler regresyon analizine tabi tutulmuştur. Çalışmanın bulguları göre, Türkiye'deki işletmelerin 2011 yılı itibariyle yönetim kurullarında yer alan kadın yöneticilerin diğer yönetim kurulu üyeleri ile aralarında akrabalık bağı bulunmamaktadır. Ayrıca aynı yıldan sonra yönetim kurullarında yer alan kadın yöneticilerin bağımsız üye oldukları görülmektedir. Bununla birlikte yönetim kurulu büyüklüğünün artmasıyla yönetim kurullarındaki kadın yönetici sayısı azalmıştır. Diğer bir sonuca göre, ortak yönetim kurulu üyeliğinin artmasıyla yönetim kurulunda yer alan kadın yöneticilerin sayısı azalmıştır. Çalışmanın katkısı, kadın yönetici istihdamı araştırmak, kadın yönetici istihdamının belirleyicilerini ortaya çıkarmak, 2011 öncesi ve sonrası oran ve belirleyicilerine bakarak, uygulamanın zorlayıcı mı ya da tavsiye niteliğinde mi olduğunu tespit etmek, görünürde kadın istihdamı olup olmadığını tartışmaktır. Gelecek çalışma önerisi olarak, Türkiye'deki literatürden hareketle kadın yönetici istihdamının işletmenin finansal ve sosyal sorumluluk performansını nasıl etkilediğine bakılabilecektir. Özellikle gönüllülük esaslı ve kota uygulamalarıyla ilgili uluslararası bir çalışma yapılabilecektir. Anahtar Kelimeler: Yönetim Kurulları, Kadın Yöneticiler, Yönetim Kurullarında Kadın
Yönetim kurullarındaki kadın üye kota uygulamasının uluslararası düzeydeki nedenleri
Bu tezde ülkelerin kurumsal yönetim mevzuatlarında yönetim kurullarında kadın üyeliği için uygulanan kotaları ve uygulamada olmayan ama tartışma halinde bulunulan kota tavsiyelerine etken olan sebepler açıklanmaya çalışılmaktadır. Çalışma ekonomik, kültürel ve hukuk sistemleri değişkenlerinin doğrudan etkisine odaklanmaktadır. Tezde, uygulanan kotalara ve kota tavsiyelerine farklı açılardan odaklanan 4 ayrı model test edilmiştir. Bu modellerle ilgili analizler dünya bankası verilerinden ve Hofstede'nin kültür boyutu skorlarından elde edilen veri seti kullanılmıştır. 47 ülkenin kurumsal yönetim mevzuatlarındaki kota uygulamaları ve uygulamak için konuşulan kota tavsiyesi üzerinden veri seti oluşturulmuştur. Analiz için hazırlanan modellerde ekonomik göstergeler, hukuk sistemleri ve kültür boyutlarının yönetim kurullarında uygulanan kotalar üzerinde etkisi ortaya konulmaya çalışılmaktadır. Analiz bulguları, ekonomik göstergelerin cinsiyet kotası üzerindeki etkisine çeşitli boyutlarda destek sağlamaktadır. Hukuk sistemlerinin yönetim kurulları için uygulanan kotalar üzerinde herhangi bir etkisine rastlanmamaktadır. Öte yandan kültür boyutlarının ise cinsiyet kotaları üzerinde beklenen etkiyi sağladığı görülmektedir. Yapılan lojistik regresyon analizi bulguları kota ve kota tavsiyeleri üzerinde, ekonomik ve kültürel değişkenlerin etkilerine kanıt sağlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Kurumsal Yönetim Mevzuatı, Yönetim Kurulları, Cinsiyet Kotası
Bankalarda yönetim kurulunun hukuki sorumluluğu
Bankalarda Yönetim Kurulunun Hukuki Sorumluluğu? konulu bu çalışma birincisi ?Genel Olarak Bankalar?, ikincisi ?Ticaret Kanunu Bakımından Yönetim Kurulunun Hukuki Sorumluluğu?, üçüncüsü ?Bankacılık Kanunu ve Sermaye Piyasası Mevzuatı Bakımından Yönetim Kurulunun Hukuki Sorumluluğu? ve dördüncüsü ?Banka Yönetim Kurulu Üyelerinin Kamu Borçlarından Dolayı Sorumluluğu? ana başlıkları altında olmak üzere, dört ana bölümden oluşmaktadır.Bu çalışmada, bankalarda yönetim kurulunun hukuki sorumluluğu incelenirken, bankaların bir anonim şirket olmasından dolayı TTK'nun anonim şirketlere ilişkin genel hükümleri, bu konuya ilişkin Bankacılık Kanunundaki özel hükümlerle birlikte anlatılmıştır. Ayrıca banka yönetim kurulu üyelerinin sorumlulukları ile ilgili Sermaye Piyasası Mevzuatı ve Vergi Usul Kanunu ile Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun hükümlerine de değinilmiştir.Anahtar Kelimeler: Banka, yönetim kurulu, hukuki sorumluluk,
Anonim şirket yönetim kurulu iç yönergesi (Yönetimin devri ve temsil yetkisinin kapsamının belirlenmesi açısından)
6762 sayılı Eski Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmemiş olmasına rağmen uygulamada İç Yönerge anonim şirketlerin yönetim yapısını ve işleyişini kurala bağlamıştı.6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu'nda ise iç yönerge kavramı yasal zemine kavuşmuştur. Yeni bir yasal düzenleme olması nedeniyle bu kavramın uygulamada ne şekilde ele alınacağı, söz konusu kavramın şirketler hukuku içerisinde diğer kurallar ile ilişkisi, şirketlerin yönetim ve işleyişine yapacağı katkı ile yaratacağı etkinin boyutu ve niteliği ile hukuki boyutunun irdelenmesi bir gereksinim olarak ortaya çıkmaktadır. Yeni Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girmesi ile bazı hallerde iç yönerge hazırlanması zorunlu hale getirilmiştir. Bu çalışmada, TTK'nin 367. maddesinin birinci fıkrası ve 371. maddesinin yedinci fıkrası hükümlerinde düzenlenen iç yönerge çeşidi "yönetim kurulu iç yönergesi", TTK'nin 419. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen iç yönerge ise "genel kurul iç yönergesi" olarak adlandırılmış, bu çalışmanın kapsamı yönetim kurulu iç yönergesiyle sınırlı tutulmuştur. Anonim şirketin yönetiminin belli bir düzen ve disiplin altına alınması ve kurumsallaşmanın, şeffaflık ve denetim ile hesap verilebilirliğin sağlanması için iç yönerge hazırlanması son derece yararlı ve önemlidir. İç yönerge ile yapılan en önemli işlemlerden birisi yönetim yetkisinin devrinin ve koşullarının düzenlenmesidir. Ayrıca anonim şirket bünyesinde sınırlı yetkili ticari vekil veya diğer tacir yardımcısı olarak atanan kişilerin görev ve yetkilerinin belirlendiği bir belge olması nedeniyle de iç yönerge oldukça önemli bir düzenlemedir.
Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyeleri için öngörülen rekabet yasağı
Çalışma konumuzu anonim şirketlerde yönetim kurulu üyeleri için öngörülen rekabet yasağı oluşturmaktadır. Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyeleri için rekabet yasağı Türk Ticaret Kanununun 396.Maddesinde düzenlenmiştir. Çalışmamız 3 ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; rekabet yasağı ve rekabet kavramları üzerinde durulmuştur. Bu bölümde ayrıca rekabet yasağının benzer kavramlardan farkı ile, rekabet yasağına ilişkin düzenlemelerin amacı ve özellikleri anlatılmıştır. Son olarak Türk mevzuatında yapılan diğer rekabet yasağına ilişkin düzenlemelere değinilmiştir. Çalışmamızın ikinci bölümünde anonim şirketlerde yönetim kurulu üyeleri için öngörülen rekabet yasağının kapsamı anlatılmıştır. Çalışmamızın son bölümünde ise rekabet yasağının genel kurul tarafından verilen onayla ortadan kaldırılması hali üzerinde durulmuştur. Bu bölümde ayrıca rekabet yasağının ihlali halinde uygulanabilecek yaptırımlar ve bu yaptırımların uygulanmasındaki usul incelenmiştir.
Banka yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumluluğu
Ekonomik hayatın vazgeçilmez unsurlarından olan bankalarda idare ve temsil organı, banka yönetim kuruludur. Yönetim kurulunu oluşturan üyelerin sahip oldukları üstün yetkilerin kullanılmasından doğacak hukuki sorumluluk kural olarak banka tüzel kişiliğine ait olmakla birlikte, bazı hallerde yönetim kurulu üyeleri de sorumlu tutulabilmektedir. Tezimizin konusu, ülke ekonomisini etkileyebilecek mahiyette kararlar alma ve işlemlerde bulunma imkânına sahip banka yönetim kurulu üyelerinin tabi oldukları sorumluluk sisteminin incelenmesidir.Tezimizde genel olarak Türk Ticaret Kanunu ve Bankacılık Kanunu hükümleri esas alınmış olup, yeri geldikçe Türk Ticaret Kanunu Tasarısı'nın konuya ilişkin maddelerine karşılaştırmalı atıflar yapılmıştır. Tezimiz yalnızca hukuki sorumluluğa ilişkin olduğundan, banka yönetim kurulu üyelerinin cezai sorumluluğu inceleme alanı dışında bırakılmıştır. Ayrıca hukuki sorumluluk davasına ilişkin usul kuralları ile ibra ve zamanaşımı hususunda anonim şirketler ve bankalar arasında hiçbir fark bulunmadığından, çok sayıda akademik çalışmaya konu edilmiş bu konulara tezimizde yer verilmemiş olup, konu ve kaynak sınırlandırması bu doğrultuda yapılmıştır.Tezimiz üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde yönetim kurulunun idare ve temsil organı olma niteliği üzerinde durulmuş, ikinci bölümde banka yönetim kurulu üyelerinin tabi oldukları genel sorumluluk sistemi açıklanmış ve nihayet üçüncü bölümse ise banka yönetim kurulu üyelerinin şahsi iflası müessesesi incelenmiştir.Banka yönetim kurulu üyeleri aleyhine açılabilecek hukuki sorumluluk davaları, iki ana başlık altında incelenebilir. Bunlardan ilki, Türk Ticaret Kanunu m. 336 vd. uyarınca açılacak genel sorumluluk davası; diğeri ise, Bankacılık Kanunu m. 110'a göre açılacak şahsi iflas davasıdır. Buna göre, Türk Ticaret Kanunu veya Bankacılık Kanunu'nda belirtilen sebeplerle banka yönetim kurulu üyeleri aleyhine Türk Ticaret Kanunu m. 336 vd. uyarınca sorumluluk davası açılabileceği gibi; belirli şartların gerçekleşmesi halinde Bankacılık Kanunu m. 110 uyarınca banka yönetim kurulu üyelerinin şahsi iflaslarının istenmesi de söz konusu olabilmektedir.Anahtar Sözcükler1.Bankacılık Hukuku2.Banka3.Yönetim Kurulu4.Hukuki Sorumluluk5.Şahsi İflas