Biruni University
Discipline

Department of Mathematics and Science Education

Biruni University

1,353

Archived Theses

1

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Fen mühendislik ve girişimcilik uygulamalarının öğrencilerin öğrenme çıktıları üzerine etkilerine yönelik öğretmen görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırma,2018 yılında yayımlanan Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı'nda 'Fen Mühendislik ve Girişimcilik Uygulamaları'başlığı altında vurgulanan uygulamaların öğrencilerin motivasyonuna, başarısına, yaşam becerilerine ve bilimsel süreç becerilerine katkıları konusunda bu uygulamaları derslerinde sıklıkla ve nadiren kullanan fen bilimleri öğretmenlerinin görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Fen, mühendislik ve girişimcilik uygulamalarının öğrencilerin öğrenme çıktıları üzerine etkilerine yönelik öğretmen görüşlerini analiz etmek amacıyla gerçekleştirilen bu çalışmada nitel araştırma desenlerinden durum çalışması metodu seçilmiştir. Bu uygulamaları nadiren ve sıklıkla kullanan öğretmenleri belirlemek üzere 83 fen bilimleri öğretmenine anket uygulanmıştır. Bu anketin sonuçlarına göre yapılan puanlama ve gönüllük esası ile uygulamaları nadiren ve sıklıkla uygulayan 10 öğretmen seçilmiştir. Bu öğretmenler ile hazırlanan görüşme formu ile Zoom® üzerinden görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizi ile katılımcılara sorulan soruların tümü ve verilen cevaplar yorumlanarak sonuçlar çıkarılmıştır. FMG uygulamalarını hem sıklıkla hem nadiren uygulayanlar, derste öğrencilerin büyük çoğunluğunun motivasyonunun arttığını belirtmiştir. Öğrencilerin bu çalışmayla, fen dersinde başaracağına olan inancında ve kendine olan güvenindebelirgin artışların meydana geldiğini belirtmişlerdir. FMG uygulamaların,derslerde kullanıldığı sürece öğrencilerin en temel becerilerini örneğin; yaşam becerileri, bilimsel süreç becerileri gibi becerileri büyük oranda geliştirdiği ve fen bilimleri dersiyle ilgili önemli kazanımları öğrencilere kazandırdığı görülmüştür. Bu uygulamaların öğretmenlerin sıklıkla kullandığı durumda öğrencilerin öğrenme çıktıları üzerindeki etkileri açıkça ortaya çıkmaktadır çünkü daha fazla öğrenciyi uzun süre derse teşvik edebildiği belirlenmiştir. Öğretmenlerin nadiren kullandıkları durumda ise öğrenme çıktılarına etkilerinin sıklıkla kullananlara göre daha az belirgin olduğu tespit edilmiştir. Ortaokul fen derslerinde FMG yaklaşımına uygun olarak hazırlanan etkinlikler kullanılarak öğrencilerin farklı başarı, motivasyon ve becerilerine etkilerini araştıran deneysel çalışmalar önerilebilir.

Merve Yavuz
Biruni University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Destekleme ve yetiştirme kursuna ilişkin Fen Bilimleri öğretmenlerinin görüşleri

Ülkemizde dünyanın farklı yerlerinde de olduğu gibi eğitim kademeleri arasındaki geçişler ülke genelinde uygulanan merkezi sınavlar aracılığıyla olmaktadır. Merkezi sınavların olması gerçeği beraberinde rekabetçi bir eğitim sürecini getirmiştir. Bu doğrultuda öğrencilere sınavlara hazırlık aşamasında yardımcı olmak amacıyla zaman içerisinde farklı kurumlar rol almıştır. 2014 yılından bu yana da ülkemizde devlet okullarında ve halk eğitimi merkezlerinde destekleme ve yetiştirme kursları (DYK) bu amaca hizmet etmektedir. Alanyazına bakıldığında destekleme ve yetiştirme kurslarını öğretmen, öğrenci, yönetici ve veli bakış açılarından farklı yönlerden ele alan pek çok çalışma olduğu görülmüştür. Bu çalışma Isparta ili merkez ve ilçelerinde destekleme ve yetiştirme kursunda görevli fen bilimleri öğretmenlerinin destekleme ve yetiştirme kurslarına ilişkin görüşlerini incelemeyi amaçlamıştır. Araştırmada nicel yaklaşımlardan betimsel tarama yöntemine başvurulmuş ve Uğurlu ve Aylar (2017) tarafından oluşturulan "Destekleme ve Yetiştirme Kurslarına Dönük Öz Algı Ölçeği" veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Araştırmaya 73 öğretmen katılmış ve katılan tüm öğretmenler bütün soruları yanıtlamıştır. Araştırmada uygulanan anket sonucunda elde edilen bilgiler istatistiksel analiz programı SPSS 22 aracılığıyla analiz edilmiştir. Çalışmada ortaya çıkan bulgular doğrultusunda destekleme ve yetiştirme kursunda görevli fen bilimleri öğretmenlerinin görüşlerinin yaş değişkenine göre incelemesi yapıldığında anlamlı bir farklılık olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca kurslarda görevli öğretmenlerin kurslara dönük düşüncelerinin olumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. İleride yapılacak çalışmalarda destekleme ve yetiştirme kurslarında çalışan ve çalışmayan öğretmenlerin görüşlerinin kıyaslanmasına yönelik araştırmalar yapılabilir. Kurslara katılan öğrenciler için algı ve tutum ölçekleri geliştirilip bu doğrultuda çalışmalar yürütülebilir.

Yakup Erdem Yılmaz
Biruni University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

"Fen Eğitimi" ve "Fen Öğretimi" başlıklı lisansüstü tezlerde konu ve yöntemsel süreç yönelimleri: 2017-2022

Gelişen dünyada yetişmekte olan bireylerin çağa ayak uydurabilmesi için sahip olması gereken yetkinliklerden biri de bilim okuryazarlığıdır. Bireylerin fen ve bilimle tanıştıkları ilk ders fen bilimleri dersidir. Dolayısıyla fen eğitimi ve öğretimi konusunda yapılan çalışmalar oldukça önemlidir. Bu nedenle bu araştırmada fen eğitimi ve fen öğretimi alanında yayınlanan lisansüstü tezlerin sentezi gerçekleştirilerek ortak ve farklı yönlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan döküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Yüksek Öğretim Kurulu, Ulusal Tez Merkezinde yer alan, tam metnine ulaşılan, 2017-2022 yılları arasında yapılmış ve başlığında fen öğretimi ya da fen eğitimi kavramlarından en az biri geçen 271 lisansüstü tezden veriler toplanmıştır. Döküman analizi sonuçlarından elde edilen verilere göre; fen eğitimi ve öğretimi konulu en fazla lisansüstü tezin 2022 yılında yayınlandığı, incelenen lisansüstü tezlerin çoğunun yüksek lisans tezi olduğu, en fazla lisansüstü tezin yazıldığı üniversitenin Kastamonu Üniversitesi olduğu, en çok Türkçe dilinde lisansüstü tez yazıldığı, en çok tekrar eden anahtar kelimenin fen eğitimi olduğu, en çok lisansüstü tezin yazıldığı branşın fen bilgisi eğitimi olduğu, en fazla incelenen konunun farklı değişkenlere göre öğrencilerin fene yönelik tutumu, motivasyonu, inancı ve akademik başarısı olduğu, en çok fizik biliminin üzerinde durulduğu, örneklem olarak en fazla ortaokul öğrencilerinin belirlendiği, örnekleme yöntemi olarak en çok uygun örnekleme yönteminin tercih edildiği, en çok nicel araştırma yöntemlerinin kullanıldığı, veri toplama aracı olarak en fazla ölçeğin seçildiği, uygulamalara çoğunlukla 4-5 hafta süre ayrıldığı, veri analiz programları dışında en çok MS Office programlarının kullanıldığı ve son olarak da veri analizinde en çok Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) programının ve Student's t-testi'nin kullanıldığı sonucuna ulaşılmıştır.

Derya Tüplek
Biruni University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Simülasyon destekli öğretim yönteminin öğrencilerin fen başarılarına ve fen dersi katılım düzeylerine olan etkisi

Bu araştırmada, fen bilimleri dersinde kullanılan simülasyonların, öğrencilerin akademik başarıları ve derse katılım düzeyleri üzerindeki etkileri incelenmiştir. Araştırmanın örneklemi, Burdur ilindeki bir devlet ortaokulunda öğrenim gören 125 altıncı sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Yarı deneysel desenle gerçekleştirilen bu araştırmada, öğrenciler üç gruba ayrılmıştır: Birinci deney grubunda sunuş yoluyla öğretim yöntemi, ikinci deney grubunda ise simülasyon destekli sunuş yoluyla öğretim yöntemi uygulanmıştır. Kontrol grubunda ise MEB Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı'nın önerdiği öğretim yöntemleri kullanılmıştır. Uygulama öncesinde ve sonrasında, her üç gruba da "Elektriğin İletimi Ünitesi Başarı Testi" ve "Fen Dersi Katılım Ölçeği" uygulanmıştır. Uygulama üç hafta boyunca sürdürülmüş ve bu süre sonunda, simülasyon destekli sunuş yoluyla öğretim yönteminin uygulandığı ikinci deney grubundaki öğrencilerin akademik başarı ve derse katılım düzeylerinde, diğer gruplara göre anlamlı bir artış olduğu gözlemlenmiştir.Elde edilen veriler, simülasyon destekli sunuş yoluyla öğretim yönteminin öğrencilerin akademik başarısı üzerinde olumlu etkisi olduğunu göstermiştir. Bu yöntemin uygulandığı grubun son test başarı ortalama puanlarının, yalnızca sunuş yöntemi uygulanan gruptan değil, aynı zamanda kontrol grubundan da anlamlı derecede yüksek olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, simülasyon destekli sunuş yoluyla fen öğrenme yönteminin öğrencilerin fen dersine katılım davranışlarını artırdığı bulunmuştur. Bu grubun, kontrol grubuna göre fen dersine daha yüksek düzeyde katılım gösterdiği bulunmuş ve bu durum, yöntemin öğrencilerin fen dersine katılım düzeylerini güçlendirdiğini göstermiştir. Araştırma sonuçlarından hareketle öğretmenlere fen derslerinde akademik başarıyı ve öğrenci katılımını artırmak için simülasyonla desteklenen öğretim yöntemlerinin kullanımını yaygınlaştırmaları önerilir. MEB'e ise EBA platformuna entegre edilecek etkileşimli simülasyonları, hem ders esnasında okulda kullanım açısından hem de evde bireysel kullanım için kolay erişim sağlayacak hale getirmesi önerilir.

Raziye Güngör
Biruni University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Fen eğitimi alanında teknoloji okuryazarlığına yönelik yapılan lisansüstü tezlerin incelenmesi

Yeni pedagojik yaklaşımlar, yeni bir takım dijital teknolojiler ve bunlarla entegre edilmiş öğrenme ve öğretme uygulamalarına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu nedenle, teknoloji okuryazarlığının önemli bir kavram olarak eğitim süreçleri açısında gözden geçirilmesi ve öğrenme ortamlarında, teknoloji okuryazarlığı kavramının ne anlama geldiğine ilişkin özel bir anlayış benimsenmesi ve geliştirilmesi gerekmektedir. Teknoloji okuryazarlığı kavramının doğru bir şekilde tanımlanması ve doğru tanıma göre değerlendirilmesi, yorumlanması, sunulması ve hakkında akademik araştırmalar yürütülmesi oldukça önemlidir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, fen bilgisi eğitimi alanında teknoloji okuryazarlığı ile ilişkili olarak yapılan lisansüstü tezlerin incelenip analiz edilmesi anlamlı görülmektedir. Bu amaç doğrultusunda yürütülen çalışmada Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanlığı Ulusal Tez Merkezi'nin 1 Temmuz 2024 tarihine kadar yayınlayıp, künye bilgilerini ve özetlerini erişme açmış olduğu lisansüstü tezler künye bilgilerinin herhangi bir yerinde "Dijital Okuryazarlık", "Teknoloji Okuryazarlığı" ve "Teknolojik Okuryazarlık" ifadesi geçmesi koşuluyla veri setine dahil edilmiştir. Bu veri seti üzerinde 489 adet lisansüstü teze ilişkin; konu alanlarına göre dağılımları, eğitim ve öğretim" konu alanındaki tezlerin çalışma alanlarına göre dağılımları, "fen bilgisi eğitimi" çalışma alanındaki tezlerin yüksek lisans ve doktora düzeylerinde yapılmış olma durumlarına göre dağılımı, yapıldıkları yıllara göre dağılımı, yapıldıkları üniversitelere göre dağılımı, tez danışmanlarına ve yazarlarına göre dağılımı, yayınlandıkları dillere göre dağılımı ve anahtar kelime, çalışma konuları, araştırma yaklaşımları, araştırma yöntemleri (model, desen, vb.), örneklem, veri toplama araçları ve veri analizi yöntemleri tercihleri nasıldır değerlendirilmeye çalışılmıştır. Araştırma sonucunda hem akademik çalışmalarda hem de eğitim süreçlerinde teknoloji okuryazarlığına olan ilginin ve gösterilen değerin artmasına yönelik birtakım öneriler sunularak çalışma tamamlanmıştır.

Muhammed Celal Tekin
Biruni University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Tasarım temelli fen öğretimi uygulamasının öğrencilerin fen başarısı, yaşam becerileri ve fen öğrenme yaklaşımlarına etkisi

Bu çalışmada 6. Sınıf "Elektriğin İletimi" ünitesinde tasarım temelli fen öğretim yönteminin öğrencilerde fen başarısı, yaşam becerileri ve fen öğrenme yaklaşımlarına olan etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmamız 2022-2023 eğitim öğretim yılının bahar döneminde Burdur il merkezinde bulunan iki ortaokulun 6.sınıfında bulunan toplam 166 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. İki ortaokul seçilirken, başarı düzeyi, sosyoekonomik durum, okulların konumu ve öğrenci sayısı gibi kriterler dikkate alınmıştır. Bu çalışmada ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel model tercih edilmiştir. Uygulamadan önce her iki gruba ön test olarak "Elektriğin İletimi Başarı Testi" ve "Yaşam Becerileri Ölçeği" ve "Fen Öğrenme Yaklaşımları Ölçeği" uygulanmıştır. Uygulama süreci üç hafta sürmüştür. "Elektriğin İletimi" ünitesi; deney grubunda 79 öğrenci ile tasarım temelli öğrenme yöntemi (TTOY) kullanılarak, kontrol grubunda ise 87 öğrenci ile öğretim programı kapsamında öğretmenin uyguladığı yönteme (ÖPUY) göre işlenmiştir. Deney grubunda, çeşitli formların kullanılmasıyla bir deney süreci yürütülmüştür. Bu süreçte, öğrencilerin üniteyle ilgili bilgileri kendi çabalarıyla keşfetmeleri, bu bilgilerin kalıcı olmasını sağlamaları ve günlük yaşamlarına uyarlamaları amaçlanmıştır. Ayrıca, işbirliği yaparak öğrenme sürecine katılmaları teşvik edilmiştir. Kontrol grubunda ise, öğretim programında belirtilen diğer yöntemler uygulanmış; dersler ağırlıklı olarak anlatım, tartışma, gösterip yaptırma ve soru-cevap teknikleriyle işlenmiştir. Dersler ayrıca ev ödevleri ve ders kitabındaki etkinliklerle desteklenmiştir. Uygulama sonunda son test "Elektriğin İletimi Başarı Testi" ve "Yaşam Becerileri Ölçeği" ve "Fen Öğrenme Yaklaşımları Ölçeği" uygulanmıştır. Uygulama öncesinde ve sonrasında uygulanan "Elektriğin İletimi Başarı Testi" ve "Yaşam Becerileri Ölçeği" ve "Fen Öğrenme Yaklaşımları Ölçeği" nden elde edilen veriler MANCOVA ile analiz edilmiştir. MANCOVA analizi, problem durumunda belirtilen tasarım temelli fen öğretim yöntemi ve öğretim programı kapsamında öğretmenin uyguladığı yöntemlerinin akademik başarıya, yaşam becerisine ve fen öğrenme yaklaşımlarına etkisini ortaya çıkarmak ve bağımsız değişkenlerin yönteme etkilerini eşitlemek için kullanılmıştır. Yapılan betimsel analizler ile MANCOVA için sayıltılar sağlanmıştır. Analizler sonucunda deney grubuna uygulanan tasarım temelli fen öğretim yönteminin kontrol grubuna uygulanan öğretim programı kapsamında öğretmenin uyguladığı yöntemlere göre akademik başarılarında, yaşam becerilerinde ve derin fen öğrenme yaklaşımlarında daha anlamlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır (p<0,05). Araştırmaların alt problemlerinin analizinde ilişkili t-testi analizi yapılmıştır. Analizler sonucunda; akademik başarıda kontrol grubunda anlamlı fark gözlenmezken, deney grubunda anlamlı bir fark gözlenip artış gerçekleşmiştir (p<0,05). Yaşam becerileri ölçeğinde gruplar içinde yapılan analizde anlamlı farklılık görülürken deney grubunda artma, kontrol grubunda azalma meydana gelmiştir (p<0,05). Derin fen öğrenme yaklaşımlarında ise deney grubunda anlamlı farklılık gözlenmez iken kontrol grubunda anlamlı farklılık gözlenip azalma gerçekleşmiştir (p<0,05). Yüzeysel fen öğrenme yaklaşımlarında deney ve kontrol gruplarında anlamlı fark olup azalma meydana gelmiştir. Araştırma sonucunda; tasarım temelli fen öğretim yönteminin öğrencilerin akademik başarılarını arttırdığı, derin fen öğrenme yaklaşımlarını ve yaşam becerilerini olumlu yönde değiştirdiği sonucuna varılmıştır. Özellikle yaşam becerilerini tüm yönleriyle ele alınması tasarım temelli fen öğretim yönteminin eğitimdeki yerini daha geniş perspektiften değerlendirme imkânı sunmuştur. Ayrıca bulgularımız, yüzeysel ve derin öğrenme yaklaşımlarının uzun vadede nasıl etkilendiğini ve öğrenci katılımının rolünü inceleyen gelecekteki araştırmalar için bir temel sağlar. Bu sonuçlar tasarım temelli fen öğretim yönteminin fen eğitimindeki etkinliğini ortaya koyarak, eğitim politikalarının bu tür yöntemleri destekleyecek şekilde şekillendirilmesine ve öğretim süreçlerinde nasıl etkili olabileceği konusunda katkı sağlar.

Gülşen Satılmış
Biruni University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilgisi öğretmen adaylarıyla infografik tabanlı dijital eğitsel materyallerin hazırlanması: Durum temelli tasarım geliştirme çalışması

Bu çalışmada Fen Bilgisi öğretmen adaylarının infografik tabanlı dijital eğitsel materyal tasarımı (infografi-DEMT) sürecinde dijital yeterliklerini etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma araştırma yaklaşımıyla veri toplanan durum temelli tasarım geliştirme deseni benimsenmiştir. Bu çalışma 2021-2022 eğitim-öğretim yılının bahar döneminde Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi'nin 2. sınıfında öğrenim görmekte olan 31 Fen Bilgisi Öğretmen adayı ve derinlemesine nitel veriler için de aralarından gönüllülük esasına göre belirlenen 11 öğretmen adayı ile yürütülmüştür. Araştırmanın nicel verileri Ng (2012) tarafından geliştirilip Üstündağ, Güneş ve Bahçivan (2017) tarafından Türkçe'ye uyarlaması yapılan Dijital Okuryazarlık Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Nitel veriler ise ses ve video kayıtları, araştırmacılar tarafından geliştirilen "İnfografik Tasarım Günlüğü Formu" ve "Yarı Yapılandırılmış İnfografik Görüşme Formu" kullanılarak toplanmıştır. Ayrıca adaylar tarafından hazırlanan infografikler de rubrik yoluyla değerlendirilmiştir. SPSS istatistik analiz programı ile tanımlayıcı istatistik analizleri ve MAXQDA programıyla betimsel ve içerik analizi yöntemleri veri analizlerinde birlikte kullanılmıştır. Öğretmen adaylarının hazırladıkları fen infografikleri yoluyla tasarımların ve tasarım sürecinin olumlu ve olumsuz yönleri; adayların gelişim deneyimleri, kazandıkları beceriler ve edindikleri görüşler üzerine geniş bir veriye ulaşılmıştır. Araştırma sonuçları fen bilgisi öğretmen adaylarının dijital eğitsel materyal hazırlama süreçlerinde dijital okuryazarlık becerilerinde ve konu alan bilgisi düzeylerinde anlamlı gelişmeler kaydettiklerini ve infografiklerin fen eğitiminde kullanılabilecek etkili materyaller olduğu görüşünde yoğunlaştıklarını ortaya koymaktadır. Öğretmen adaylarının süreç boyunca edindikleri dijital ve pedagojik beceriler ile gelecekte daha etkili ve dikkat çekici eğitim materyalleri tasarlama yetkinliğine sahip olmak adına temel oluşturdukları düşünülmektedir.

Mert Yıldız
Biruni University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilgisi öğretmen adaylarıyla infografik tabanlı dijital eğitsel materyallerin hazırlanması: Durum temelli tasarım geliştirme çalışması

Bu çalışmada Fen Bilgisi öğretmen adaylarının infografik tabanlı dijital eğitsel materyal tasarımı (infografi-DEMT) sürecinde dijital yeterliklerini etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma araştırma yaklaşımıyla veri toplanan durum temelli tasarım geliştirme deseni benimsenmiştir. Bu çalışma 2021-2022 eğitim-öğretim yılının bahar döneminde Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi'nin 2. sınıfında öğrenim görmekte olan 31 Fen Bilgisi Öğretmen adayı ve derinlemesine nitel veriler için de aralarından gönüllülük esasına göre belirlenen 11 öğretmen adayı ile yürütülmüştür. Araştırmanın nicel verileri Ng (2012) tarafından geliştirilip Üstündağ, Güneş ve Bahçivan (2017) tarafından Türkçe'ye uyarlaması yapılan Dijital Okuryazarlık Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Nitel veriler ise ses ve video kayıtları, araştırmacılar tarafından geliştirilen "İnfografik Tasarım Günlüğü Formu" ve "Yarı Yapılandırılmış İnfografik Görüşme Formu" kullanılarak toplanmıştır. Ayrıca adaylar tarafından hazırlanan infografikler de rubrik yoluyla değerlendirilmiştir. SPSS istatistik analiz programı ile tanımlayıcı istatistik analizleri ve MAXQDA programıyla betimsel ve içerik analizi yöntemleri veri analizlerinde birlikte kullanılmıştır. Öğretmen adaylarının hazırladıkları fen infografikleri yoluyla tasarımların ve tasarım sürecinin olumlu ve olumsuz yönleri; adayların gelişim deneyimleri, kazandıkları beceriler ve edindikleri görüşler üzerine geniş bir veriye ulaşılmıştır. Araştırma sonuçları fen bilgisi öğretmen adaylarının dijital eğitsel materyal hazırlama süreçlerinde dijital okuryazarlık becerilerinde ve konu alan bilgisi düzeylerinde anlamlı gelişmeler kaydettiklerini ve infografiklerin fen eğitiminde kullanılabilecek etkili materyaller olduğu görüşünde yoğunlaştıklarını ortaya koymaktadır. Öğretmen adaylarının süreç boyunca edindikleri dijital ve pedagojik beceriler ile gelecekte daha etkili ve dikkat çekici eğitim materyalleri tasarlama yetkinliğine sahip olmak adına temel oluşturdukları düşünülmektedir.

Mert Yıldız
Biruni University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Burdur Tefenni ilçesindeki okullarda görev yapan öğretmenlerin biyolojik çeşitliliğe ilişkin görüşlerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, Burdur'un Tefenni ilçesinde görev yapan öğretmenlerin biyolojik çeşitlilik kavramına ilişkin görüşlerini incelemektir. Araştırma yöntemi olarak nitel araştırma modellerinden durum çalışması deseni tercih edilmiştir. Araştırmaya, Burdur'un Tefenni ilçesinde görev yapan toplam ondokuz öğretmen katılmıştır. Çalışma grubunun belirlenmesi sürecinde, nitel araştırma amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi kullanılmıştır. Veri toplama sürecinde, araştırmacı tarafından oluşturulan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Bu form, öğretmenlerin biyolojik çeşitlilik kavramına dair görüşlerini, biyolojik çeşitliliğin önemi, Türkiye'deki biyolojik çeşitlilik durumu, biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik önlemler ve biyolojik çeşitlilikle ilgili bilgi edinme yollarına ilişkin açık uçlu soruları içermektedir. Araştırmada elde edilen verilerin betimsel analiz yolu ile analiz edilmiştir. Bu araştırma, öğretmenlerin biyolojik çeşitlilik kavramına ilişkin görüşlerini çeşitli başlıklar altında derinlemesine değerlendirmektedir. Bulgular, öğretmenlerin biyolojik çeşitlilik ve ilgili konular hakkında farklı perspektiflere sahip olduklarını göstermektedir. Bazı öğretmenler, biyolojik çeşitliliğin ekosistemler için önemini vurgularken, diğerleri biyolojik çeşitliliğin korunması gerektiğine dair sosyal ve etik sorumlulukları ön plana çıkarmaktadır. Sonuç olarak, biyolojik çeşitlilik kavramının bilinmesi ve topluma bu konuda farkındalık kazandırılması noktasında öğretmenlere büyük sorumluluklar düşmektedir. Öğretmenlerin bu konudaki farkındalık düzeyleri, biyolojik çeşitlilik konusunda toplumun bilinçlenmesini büyük ölçüde etkileyebilir.

Biyolojik çeşitlilikGenetik çeşitlilik
Merve Karafil
Biruni University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Burdur il merkezinde görev yapan fen bilimleri öğretmenlerinin orman okulları hakkındaki görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, Burdur il merkezinde görev yapan fen bilimleri öğretmenlerinin orman okulları hakkındaki görüşlerinin incelenmesidir. Araştırmada, nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada veriler araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Araştırmadaki örneklem; seçkisiz olmayan örnekleme türlerinden tipik örnekleme yöntemine uygun olarak seçilmiştir. Araştırma, 2022-2023 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde Burdur il merkezinde görev yapan 20 fen bilimleri öğretmeni ile görüşülerek gerçekleştirilmiştir. Fen bilimleri öğretmenlerinin orman okulları hakkında görüşlerinin belirlenmesi için araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formunun kişisel bilgiler bölümünde öğretmenlerin cinsiyet, bulundukları okuldaki hizmet süresi, ikamet adresleri ile ilgili bilgilerine yönelik sorular bulunmaktadır. İkamet bilgileri dışındaki sorulara yönelik elde edilen veriler yüzdelik olarak tabloda gösterilmiştir. Araştırmacı tarafından Burdur il merkezinde görev yapan fen bilimleri öğretmenleriyle orman okulları ile ilgili görüşlerini incelemek amacıyla yapılan görüşmelerde yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak elde edilen veriler betimsel analiz tekniği ile çözümlenmiştir. Araştırmacı tarafından araştırmaya gönüllü olarak katılan Burdur il merkezinde görev yapan fen bilimleri öğretmenlerine açık uçlu olarak 6 soru sorulmuş ve alınan cevaplar doğrultusunda öğretmenlerin orman okullarını fen bilimleri dersi öğretim programı ile ilişkilendirilebileceği ve öğrenme ortamı olarak kullanabileceği, orman okullarının fen bilimleri öğretim programıyla uyumlu bir okul dışı öğrenme ortamı olduğu, öğrencilerin bilişsel, duyuşsal ve sosyal becerilerinin gelişimine olumlu katkı sağladığı, orman okullarında yapılan etkinliklere katılan öğrencilerin doğa ile olan etkileşiminin arttığı, orman okullarının öğrencilere doğada yaşayan canlıları doğal yaşam alanında gözleme ve inceleme imkanı verdiği, canlıları ve çevreyi korumaya ve saygı duymaya yönelik tutumlar kazandırdığı, yaparak yaşayarak öğrenmeye fırsat sağladığı yönünde görüşler tespit edilmiştir. Bunun yanında orman okullarında uygulanan etkinlikler sırasında öğrencilerle ilgili yaşanabilecek güvenlik ile ilgili problemlerin ortaya çıkması, bazı velilerin okul dışı ortamlarda kendi çocuklarıyla ilgili kaygıları, bürokratik işlemlerin uzun ve zaman alıcı olması gibi sorunlar nedeniyle bazı öğretmenlerin okul dışı ortamlarda etkinlik yapmayı daha az tercih etmesiyle ilgili görüşler de ortaya çıkmıştır.

Ayşe Çevikel Sevinç
Biruni University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kavram karikatürleriyle zenginleştirilmiş eğitsel drama tekniğinin 7. sınıf öğrencilerinin "Saf madde ve karışımlar" konusundaki akademik başarılarına etkisi

Bu çalışmanın temel amacı, kavram karikatürleri ve eğitsel drama tekniğinin 7. Sınıf öğrencilerinin karışımlar ve saf madde konusundaki başarılarına etkisini incelemektir. Bu araştırmanın çalışma grubunu Diyarbakır'ın Eğil ilçesine bağlı Akalan Köyünde bulunan bir devlet ortaokulunun 7. Sınıfına devam eden 43 öğrenci oluşturmaktadır. Bu araştırmada zayıf deneysel desenlerden biri olan eşitlenmemiş ön test-son test kontrol gruplu desen kullanıldı. Deney grubunda dersler kavram karikatürleriyle zenginleştirilmiş eğitsel drama tekniğiyle işlenirken kontrol grubunda mevcut fen bilimleri öğretim programına göre işlendi. Veri toplama aracı olarak "Saf madde ve karışımlar" konularını içeren 23 soruluk çoktan seçmeli bir başarı testi ön test- son test olarak öğrencilere uygulandı. Ayrıca, deney grubunda yer alan öğrencilerin uygulanan yönteme yönelik görüşlerini belirlemek için öğrenci görüşme formu uygulandı. Çalışmadan elde edilen nicel veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edildi. Öğrenci görüşme formundan elde edilen nitel veriler ise temalar şeklinde çözümlenerek frekans ve yüzdeler şeklinde ifade edildi. Çalışma verilerinin analizi sonucunda, kavram karikatürleriyle zenginleştirilmiş eğitsel drama tekniğine dayalı öğretimin 7. Sınıf öğrencilerinin "saf madde ve karışımlar" konularını anlamalarına katkısı olduğu belirlendi. Ayrıca, öğrencilere uygulanan görüşme formundan elde edilen sonuca göre öğrencilerin bu teknikleri kullanmaktan hoşnut oldukları ve diğer derslerde de kullanmak istedikleri belirlendi.

Akademik başarıEğitici dramaFen bilgisi eğitimi+3
Rabia Güzel
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İstasyon tekniğinin 6. sınıf öğrencilerinin dolaşım sistemi konusundaki akademik başarılarına ve fen bilimleri dersine karşı tutumlarına etkisi

Bu çalışma; istasyon tekniğinin 6. Sınıflardaki Vücudumuzdaki Sistemler Ünitesi içerisinde yer alan Dolaşım Sistemi konusunun öğretiminde öğrencilerin akademik başarısına ve derse karşı tutumuna etkisini incelemeyi amaçlamıştır. Araştırma 2021-2022 eğitim-öğretim yılının birinci döneminde Şanlıurfa ilinin Siverek ilçesinde bulunan Eğriçay Ercan Koşan Ortaokulunda öğrenim gören 6. Sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma iki şubede bulunan toplam 35 öğrenci ile yürütülmüştür. 19 öğrenciden oluşan kontrol grubunda fen bilimleri öğretim programının öngördüğü yöntem ve tekniklerle ders işlenirken, 16 öğrenciden oluşan deney grubunda ise istasyon tekniği uygulanarak ders işlenmiştir. Deney grubu öğrencileri 4 gruba ayrılarak 4 farklı öğrenme istasyonunda, haftada 4 ders saati olmak üzere 3 hafta boyunca çalışma yapmıştır. Bu araştırmada nicel yöntemlerden yarı deneysel araştırma modelinden, ön-test- son-test eşitlenmemiş kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma verilerini elde etmek için öğrencilere araştırmacı tarafından geliştirilen geçerliliği ve güvenirliliği sağlanmış 20 çoktan seçmeli sorudan oluşan başarı testi ve derse yönelik tutum ölçeği uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 20 istatistik programı ile analiz edilmiştir. Veri analizi sonuçlarına göre deney grubunun akademik başarısı ve derse karşı tutumu kontrol grubuna kıyasla daha fazla artmıştır. Ortaya çıkan bu sonuç doğrultusunda istasyon tekniğinin fen bilimleri dersinde akademik başarıyı arttırdığı ve derse yönelik olumlu bir tutum ortaya çıkardığı görülmektedir.

Akademik başarıFen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimi+7
Seda Nur Gülbahar
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sorgulayıcı 5E modeli ile bütünleştirilmiş ters-yüz öğrenme ortamında ortaokul öğrencilerinin çember ve daire konusundaki kavramsal anlama süreçlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, dinamik geometri yazılımı ile desteklenmiş ve sorgulayıcı 5E modeli ile bütünleştirilmiş ters-yüz öğrenme ortamında ortaokul öğrencilerinin kavramsal anlama süreçlerini temsil bağlamında incelemektir. Araştırmanın katılımcılarını yedinci sınıfta öğrenimine devam eden 18 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden öğretim deneyi benimsenmiştir. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen matematiksel etkinlikler, öğretim bölümleri süresince yapılan klinik görüşmeler, öğrencilerin GeoGebra dosyaları, uygulama sürecinde alınan ekran ve ses kayıtları, araştırmacı ve gözlemci notları kullanılmıştır. Öğrencilerin kavramsal anlama süreçlerine ilişkin elde edilen veriler Duval'in semiyotik yaklaşımı çerçevesinde söylem analizi ile analiz edilmiştir. Verilerin analizi, öğrencilerin çember ve daire kavramlarına yönelik temsil içi geçiş (sözel-sözel, nümerik-nümerik, cebirsel-cebirsel, çizim-çizim ve görsel-görsel) ve temsiller arası dönüşüm (sözel-nümerik-görsel-çizim-cebirsel) yaptığını göstermiştir. Ayrıca kâğıt-kalem etkinlikleri, öğrencileri dinamik geometri yazılımını kullanmaya teşvik etmiştir. Böylece öğrencilere matematiksel kavramlara yönelik farklı temsil sistemlerini kullanma fırsatı sağlanmıştır. Bu durumun, öğrencilerin temsil içi geçiş ve temsiller arası dönüşüm yapmasını desteklediği görülmüştür. Araştırmanın bulgularından yola çıkarak dinamik geometri yazılımı ile desteklenmiş ve sorgulayıcı 5E modeli ile bütünleştirilmiş ters-yüz sınıf yaklaşımıyla oluşturulan öğrenme ortamının, öğrencilerin çember ve daire kavramlarına yönelik kavramsal anlamalarının gelişimine olanak sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu doğrultuda öğrencilerin matematiksel kavramlara yönelik kavramsal anlama becerilerinin geliştirilmesinde dinamik geometri yazılımı ile desteklenmiş ve sorgulayıcı 5E modeli ile bütünleştirilmiş ters-yüz öğrenme ortamlarının kullanılması önerilmektedir.

GeoGebraTemsil
Şule Özcan
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin ambalajlı su tüketim alışkanlıkları ve satın almaya yönelik tutumları

Bu çalışma, lise öğrencilerinin ambalajlı su tüketim alışkanlıkları ve satın almaya yönelik tutumlarına odaklanmaktadır. Son birkaç yılda, şişelenmiş su sektörü üstel bir büyüme yaşadı ve önemli bir pazar olarak ortaya çıktı. Bu büyüme ile birlikte şişelenmiş suyun önemli ölçüde plastik şişe veya bardakla ile pazarlanmasına yönelik tartışmalar, insan ve çevre sağlığı açısından önemli ölçüde artmıştır. Su, tarih boyunca çeşitli uygarlıklar için doğal bir kaynak olarak büyük önem taşımış ve birçok büyük toplum için yerleşim yerlerinin belirlenmesinde önemli bir faktör olmuştur. Teknolojinin ilerlemesi ve su kullanım şeklinin ve sıklığının artması ile içme suyu, sulama suyu, elektrik üretimi gibi birçok amaç için su kaynakları geliştirilmiş ve her ülkenin ekonomik kalkınmasında önemli rol oynamıştır. Genellikle "gelişmiş ülkeler" olarak etiketlenen çok sayıda ülke, statülerini su kaynaklarının optimizasyonu yoluyla elde etmişlerdir. Teknolojik gelişmeler, su kaynaklarının potansiyelinden yararlanmada çok önemli bir rol oynarken, sanayileşme ve kentleşmenin paralel büyümesi, istemeden de olsa, acil bir kirlilik sorununa, özellikle de su kirliliğine yol açmıştır. Su kirliliğinin önemi artmaya devam ettikçe, ülkeler bu çıkmazla mücadele etmek için katı önlemler almaya ve çok sayıda mevzuat uygulamaya zorlandı. (Ünal, 2011). Günümüzde insanların büyük önem taşıyan temiz ve güvenli içme suyu ihtiyacı çok çeşitli seçeneklerle karşılanmaktadır. Kentin su kaynaklarının yeterince temiz olmadığı endişesi ve ambalajlı suyun daha sağlıklı olduğu düşüncesi, ambalajlı su tüketiminin artmasına neden oldu. Araştırmanın ikinci aşaması, konuyla ilgili hem ulusal hem de uluslararası literatürün kapsamlı bir incelemesini içermektedir. Mevcut çalışmalar değerlendirildiğinde özellikle Türkiye'de ambalajlı su konusunda araştırma eksikliği olduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, mevcut çalışma bu boşluğu doldurmak ve mevcut literatüre değerli bilgiler sağlamak için yapılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket ve tutum ölçeği kullanılmıştır. Çalışma, Diyarbakır ilinde Lice ilçesinde bulunan Lice Anadolu lisesinde öğrenim gören 406 lise öğrencisi ile yapılmıştır. Lise öğrencilerinin şişelenmiş su hakkında ne düşündüklerine baktığımızda çoğunun olumlu görüşe sahip olduğunu gördük. Ayrıca çevreyi önemseyen ve çok fazla şişe suyu kullanan öğrencilerin bundan daha çok hoşlanma eğiliminde olduklarını da fark etmiştir. Şişelenmiş su içmek, insanların nereden geldiğini bildikleri için kendilerini güvende hissetmelerini sağlayabilir. Bu güven duygusu, daha fazla şişelenmiş su içmek istemelerine neden olabilir. Öğrencilerin ambalajlı suya olan ilgi ve tutumları dikkate alınarak bilinçli bir eğitim verilmelidir. Öğrencilerin çevre etkinliklerine katılması ve bilinçlendirilmesi teşvik edilmelidir. Öğretmenleri çevre konusunda bilinçlendirecek eğitimler ve etkinlikler düzenlenmelidir. Şişelenmiş suyun faydalarına yönelik bilgilendirme içerikleri hazırlanmalı ve eğitim paydaşlarına dağıtılmalıdır.

Cam ambalajCam şişeDavranışsal tutum+5
Ramazan Ayhan
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik eğitimi bağlamında özel gereksinimli bireyler ile ilgili yapılan çalışmaların incelenmesi: Bir meta sentez çalışması

Türkiye'de özel gereksinimli bireylerin hakları yasal güvenceye alınmasıyla birlikte özellikle son yıllarda özel gereksinimli bireylerle ilgili birçok disiplinde araştırma yapılmış ve yapılmaya devam edilmektedir. Bu doğrultuda çalışmanın amacı Türkiye'de matematik eğitimi bağlamında özel gereksinimli bireyler üzerine gerçekleştirilmiş çalışmalardan yola çıkarak ortak bir kavrama meta-sentez yöntemi ile ulaşmaktır. Çalışmanın verileri "Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi" veri tabanlarında "engelli ve matematik" gibi anahtar kelimeler taratılarak ulaşılan çalışmalardan elde edilmiştir. Araştırma kapsamına giren çalışmalar ölçüt örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Buna göre 65 lisansüstü tez meta-senteze dâhil edilmiştir. Veriler meta-sentezin doğasına uygun bir şekilde incelenmek üzere veri analiz sürecine hazırlanmıştır ve içerik analizi tekniğiyle incelenmiştir. Analiz sonucu elde edilen kodlar ve temalar bulgular bölümünde tablolar eşliğinde sunulmuştur. Meta-senteze dâhil edilen çalışmalar; amaçları, işe koşulan veri toplama araçları, seçilen matematik konuları, özel gereksinimli bireylerin tanısı, sonuçları ve önerileri başlıkları altında toplanmıştır. Çalışmalar "Durum tespiti", "Var olan uygulamalar", "Yöntem ve teknikler", "Öğretimin etkisinin belirlenmesi" ve "Bilişsel stratejiler" olmak üzere 5 tema ve 32 alt tema olarak incelenmiştir. Çalışmanın sonuçlarına göre durum tespiti altında öğretmen görüşlerine çok fazla yer verildiği, var olan uygulamaların farklı durum ve ortamlara genellenebilir ve sürdürülebilirliği, özel gereksinimli bireylere uygulanan bazı yöntem ve tekniklerin olduğu ve bunların öğretime etkisinin olumlu yönde olduğu ve problem çözme gibi bilişsel stratejilerin kullanıldığı çalışmalara önem verildiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Matematik eğitimi, özel gereksinimli bireyler, meta-sentez

Matematik eğitimiMeta-sentez yöntemiÖzel gereksinimli bireyler
Sonay Baran
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Lise 11. sınıf öğrencilerinin günlük yaşamdaki fizik olaylarına bilgi temelli yaklaşım düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, lise 11.sınıf öğrencilerinin günlük yaşamdaki fizik olaylarına bilgi temelli yaklaşım düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından araştırılmasıdır. Katılımcıların günlük yaşamdaki fizik olaylarına bilgi temelli yaklaşım düzeyleri cinsiyet, okul türü, kardeş sayısı, anne-baba öğrenim durumu, ailenin gelir durumu, bilimsel dergilere abonelik ve takip etme durumu, bilgisayar kullanma ve interneti kullanım amacına göre incelenmiştir. Yapılan bu çalışma tarama desenli nicel bir araştırmadır. Çalışma 2018-2019 eğitim-öğretim yılı içinde Diyarbakır il genelinde yer alan ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören 855 lise 11.sınıf öğrencisiyle yapılmıştır. Çalışmanın veri toplama aşamasında Günlük Yaşamdaki Fizik Olaylarına Bilgi Temelli Yaklaşım Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Araştırmada tabakalı amaçsal örnekleme yöntemi kullanılmış olup, öğrenim görülen okul çeşidine göre (Fen Lisesi:230, Anadolu Lisesi:286 ve Meslek Lisesi:339) inceleme yapılıp, her bir okul türünden başarı düzeyleri farklı üçer tane okul belirlenerek veriler toplanmıştır. Yapılan normallik analizleri sonucunda basıklık ve çarpıklık değerleri göz önüne alınarak verilerin homojen dağıldığı sonucuna varılmıştır. Veri analizinde; betimsel analiz, ANOVA testi ve bağımsız gruplar t-testi kullanılmıştır. Veri analizinde SPSS 20 paket programdan yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğrencilerin günlük yaşamdaki fizik olaylarına bilgi temelli yaklaşım düzeylerinin cinsiyet, okul türü, kardeş sayısı, anne-baba öğrenim durumu, aile gelir durumu, bilimsel dergilere abonelik, bilgisayar kullanma, interneti sosyal iletişim amaçlı ve interneti akademik amaçlı kullanma durumuna göre anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Araştırmaya katılan öğrencilerin bilimsel dergileri takip etme ve interneti kafe vb. yerlerde karşılama durumuna göre bilgi temelli yaklaşım düzeylerinde anlamlı farklılıklar bulunmamıştır.

Elif Özlü
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaoğretim öğrencilerinin kimya okuryazarlıklarının belirlenmesi

Bu araştırmada, ortaöğretim öğrencilerinin kimya okuryazarlıklarının düzeylerinin belirlenmesi ve çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma tarama modeline göre yürütülmüştür. Araştırma evrenini Diyarbakır ilinde öğrenim gören ortaöğretim öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırma örneklemi ise 617 öğrenci olarak belirlenmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Meydan (2022) tarafından geliştirilen "Kimya Okuryazarlık Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları incelendiğinde ortaöğretim öğrencilerinin kimya okuryazarlıklarının orta düzeyin üzerinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Kız ve erkek öğrencilerin kimya okuryazarlık düzeyleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark bulunmadığı saptanmıştır. Sınıf düzeyi, kimya not ortalaması, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu değişkenlerinin ise öğrencilerin kimya okuryazarlık düzeyleri arasında anlamlı farklılık yaratan değişkenler olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kimya, Kimya Okuryazarlığı, Ortaöğretim Öğrencileri.

Mehmet Yusuf Berk
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik ders kitaplarında kullanılan üçgenlerin prototipiklik bağlamında incelenmesi

Matematiksel soyut kavramları anlamanın ve öğretmenin en iyi yollarından biri günlük hayattan veya ilk akla gelen somut örneklerden yararlanmaktır. Akla ilk gelen ve öğrenmeyi kolaylaştıran örneklere prototipik örnekler denilmektedir. Prototipik örnekler, öğrenmenin ilk aşamasında öğrenmeyi kolaylaştırabileceği gibi çok sık kullanılmaları halinde matematiksel kavram yanılgılarına sebebiyet verebilmektedir. Bu çalışmanın amacı 2022-2023 eğitim öğretim yılında MEB'e bağlı okullarda 1.sınıftan 12.sınıf düzeyine kadar okutulan matematik ders kitaplarındaki üçgen örneklerini prototipiklik bağlamında incelemektir. Araştırmanın kapsamını, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından onaylanan ilkokul kademesinde 8, ortaokul kademesinde 8 ve lise kademesinde 12 adet olmak üzere toplamda 28 adet matematik ders kitabı oluşturmaktadır. Çalışmadaki veriler nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman incelemesi yoluyla elde edilmiştir. Çalışmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen "Prototipik Üçgen Tespit Formu" kullanılmıştır. Elde edilen veriler frekans ve yüzdeler şeklinde hesaplanarak tablolar halinde sunulmuştur. Elde edilen verilere göre ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde sınıf düzeyi ilerledikçe prototipik örnek kullanımının azaldığı görülse de sınıf düzeylerinde prototipik örnek kullanım oranlarının birbirlerine çok yakın olduğu tespit edilmiştir. Fakat matematik ders kitaplarında kullanılan prototipik üçgen kullanımının prototipik olmayan üçgen kullanımına göre çok baskın olduğu ve 7 adet matematik ders kitabında ise prototipik olmayan üçgen örneğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular ve veri analizine dayalı olarak çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Prototipik Örnekler, Prototip, Matematik Ders Kitabı, Geometrik Şekiller, Üçgenler

Van Hiele geometri
Muhammed Ahmet Pekyen
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Canlıların sınıflandırılması ve bakteriler âlemi konularının öğretiminde kullanılan ters yüz öğrenme modeli uygulamalarının öğrencilerin akademik başarılarına ve 21. yüzyıl becerilerine etkisi

Bu araştırmada, biyoloji dersi "Canlıların Sınıflandırılması" ve "Bakteriler Âlemi" konuları ters yüz öğrenme modeli uygulamalarıyla 9.sınıf öğrencileriyle işlenmiş, ters yüz öğrenme modelinin uygulanmasının öğrencilerin akademik başarılarına ve 21.yüzyıl becerilerine yönelik etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma örneklemini 2023- 2024 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Diyarbakır Silvan ilçesi Türk Telekom Kız İmam Hatip Anadolu Lisesinde öğrenim gören, 20 kontrol ve 29 deney olmak üzere 49 9.sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Araştırmada nicel araştırma yaklaşımından faydalanılmış, yarı deneysel desenin kontrol – deney grup modeli kullanılmıştır. Araştırma 3 sınıf ile yürütülmüş bu sınıflardan 9-A sınıfı mevcut programın gerektirdiği yöntem ve tekniklerle derslerin işlendiği kontrol grubunu oluştururken; 9-C ve 9-D sınıfları ters yüz öğrenme modeline dayalı uygulamalarla derslerin işlendiği deney grubunu oluşturmuştur. Uygulama biyoloji dersi "Canlıların Sınıflandırılması" ve "Bakteriler Âlemi" konuları ile yapılmış ve 5 hafta sürmüştür. Araştırma sürecinde veri toplama araçları olarak iki ölçek kullanılmıştır. Bunlar "Canlılar Dünyası" ve "Bakteriler Âlemi" konuları ile ilgili olarak araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan akademik başarı testi ve Çevik ve Şentürk (2019) tarafından uyarlanan Çok Boyutlu 21.Yüzyıl Becerileri ölçeğidir. Akademik başarı testinin güvenirlik katsayısı 0.83; Çok Boyutlu 21.Yüzyıl Becerileri Ölçeğinin geneline ait güvenirlik katsayısı 0.76' dır. Bu ölçekler deney ve kontrol grubu öğrencilerine hem süreç başında hem de süreç sonunda uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS.20 programı ile analiz edilmiştir. Araştırma sürecinin başında akademik başarı puanları açısından kontrol grubu öğrencilerinden daha düşük başarı gösteren deney grubu öğrencileri; bu sonucun aksine ters yüz öğrenme modeli ile derslerin işlenişi sonrası kontrol grubu öğrencilerinden daha yüksek başarı göstermiştir. Çalışma sonunda ters yüz öğrenme modelinin uygulamasının, öğrencilerin genel anlamda 21.yüzyıl becerilerinde anlamlı bir farklılığa yol açmadığı belirlenmiştir.

Basamaklandırılmış ters yüz öğrenme modeli
Nuşin Akçara
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Fizik öğretmenlerinin STEM öz-yeterliliklerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmada, fizik öğretmenlerinin STEM öz yeterliklerinin farklı değişkenler bakımından incelenmesi amaç olarak belirlenmiştir. Araştırma hem nitel hem de nicel verileri içermesi sebebiyle karma araştırma desenine sahiptir. Araştırmanın örneklemi evren içerisinden amaçlı örnekleme yöntemi ile belirlenmişken örneklemi Diyarbakır il merkezinde ikamet etmekte olan 126 katılımcı oluşturmaktadır. Araştırmanın nitel boyutunda 126 katılımcı arasındaki 10 fizik öğretmeniyle görüşme gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın nicel boyutunda kullanılan veri toplama aracı, kişisel bilgi formu ile STEM sınıf içi uygulama özyeterlik algı ölçeği olmak üzere iki bölümden oluşmaktayken, nitel boyutunda ise araştırmacı tarafından oluşturulan görüşme formu kullanılmıştır. Nicel verilerin analizinde SPSS 22.0 paket programından, nitel verilerin analizinde ise betimsel analiz yönteminden yararlanılmıştır. Çalışma sonucunda yaşa, cinsiyete, medeni duruma, eğitim durumuna, öğretmenlik hizmet süresine, kadro şekline, sosyoekonomik duruma, tepki alacağını düşünmeye göre STEM sınıf içi uygulama özyeterlik algılarının istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar gösterdiği tespit edilmiştir. Bununla birlikte katılımcılar sınıflarında çeşitli STEM etkinlikleri yaptıklarını fakat kendilerini STEM konusunda tam olarak yeterli görmediklerini ifade etmişlerdir. Katılımcılar STEM uygulamalarından her alanda yararlanmaya çalıştıklarını fakat eğitimler ve materyal eksikliklerinin giderilmesiyle STEM uygulamalarından daha fazla yararlanabileceklerini ifade etmişlerdir. Anahtar kelimeler:Fen Bilimleri, Fizik, Öz Yeterlik, STEM

Öznur Çavuş
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İngiltere ve Türkiye'nin fen öğretim programlarının karşılaştırılması

Bu çalışmada Türkiye ve İngiltere fen öğretim programları amaç, kazanım, içerik, eğitim durumları, ölçme ve değerlendirme bakımından karşılaştırılarak benzerlik ve farklılıkları ele alınmıştır. Araştırmanın veri kaynaklarını Türkiye ve İngiltere'nin fen öğretim programları web siteleri oluşturmaktadır. Bu araştırmada Türkiye için MEB'e bağlı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından yayımlanan Türkiye'nin mevcut fen öğretim programı ile İngiltere'nin Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan İngiltere'nin mevcut fen öğretim programı araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Bu araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman incelemesi kullanılmaktadır. Araştırmanın sonucunda Türk Milli Eğitim Sisteminin daha çok ahlaki, millî ve manevi değerler üzerinde yoğunlaştığı, İngiltere eğitim sisteminin ise daha gerçekçi, ihtiyaçlar çerçevesinde uygulanabilir bir yapıda yoğunlaştığı belirlenmiştir. İki ülkenin kazanımları incelendiğinde İngiltere ve Türkiye'de aynı sınıf veya farklı sınıf seviyesinde benzer kazanımların yer aldığı görülmüştür. Bazı kazanımların iki ülke arasındaki kültürel, sosyolojik, dini ve toplumsal farklılıklardan dolayı ortak olarak görülmediği gözlenmiştir. Türkiye ve İngiltere'nin fen öğretim programının eğitim durumları bakımından incelenmesi sonucunda ise her iki ülkede de öğrencinin merkezde olduğu, yaparak ve yaşayarak öğrenmenin esas olduğu bilimin doğası, bilimsel yöntem ve süreçlerin kullanıldığı öğretim yöntem ve tekniklerinin tercih edildiği tespit edilmiştir. Ayrıca Türkiye'de yapılan sınavların geçme ve kalma durumuna karar verdiği, İngiltere de sınavların sadece beceri durumlarını ölçmek için yapıldığı belirlenmiştir.

Şeyhmus Arslan
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yer bilimi konularıyla ilgili iki aşamalı teşhis testi geliştirilmesi: Geçerlik ve güvenirlik çalışması

Kavram yanılgısı, genellikle kişisel deneyimlerden ve yanlış inançlardan kaynaklanan, bireyin bir konu hakkındaki anlayışının alandaki bir uzmandan farklı olması durumunda ortaya çıkmaktadır. Özellikle fen bilimleri gibi zengin içeriğe ve soyut kavramlara sahip bir ders için kavram yanılgılarının yaygınlığı göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu kavram yanılgılarının düzeltilmemesi öğrenim hayatını tümüyle olumsuz etkileyeceğinden, öğrenciler arasındaki yaygınlığının belirlenmesi ve ünite özelinde tespit edilmesine yönelik çalışmalar yapılması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu çerçevede mevcut araştırmada 6. sınıf öğrencilerinin Güneş, Dünya, Ay ve gezegenlere yönelik kavram yanılgılarının belirlenmesine yönelik iki aşamalı bir teşhis testi geliştirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında 21 maddeden oluşan iki aşamalı teşhis testi geliştirilmiştir. Literatürde yaygın olarak tespit edilen kavram yanılgılarını dikkate alarak hazırlanan madde havuzu 12 farklı uzman görüşü çerçevesinde değerlendirilmiş, yapılan değerlendirmede Lawshe kapsam geçerlik indeksinin 0.95 olduğu belirlenmiştir. Ölçüm aracının güvenirlik ve geçerlik analizleri Şanlıurfa ili Siverek ilçesindeki beş farklı ortaokulda öğrenim gören 349 öğrencinin dahil edildiği çalışma grubu ile gerçekleştirilmiştir. Microsoft Excel ve JASP programları kullanılarak yapılan analizlerde ölçüm aracının Cronbach Alfa katsayısı 0.811 olarak hesaplanmıştır. Madde analizi, madde güçlüğü, madde ayırt ediciliği ve doğrulayıcı faktör analizi test sonuçlarında dört maddenin ölçüm aracından çıkarılmasına karar verilmiştir. 17 maddeden oluşan iki aşamalı teşhis testinin Güneş, Dünya, Ay ve gezegenlere yönelik kavram yanılgılarının belirlenmesi amacıyla kullanılabilecek, güvenilir ve geçerli bir ölçüm aracı olduğu belirlenmiştir.

Erdal Bakışlı
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik eğitiminde STEM ile ilgili yapılan makaleler: Web of Science veri tabanında içerik analizi

Bu araştırmada Web of Science veri tabanındaki matematik eğitiminde STEM uygulamaları ile ilgili gerçekleştirilmiş makalelerin içerik analizi yöntemi ile incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada 2013-2023 yılları arasında gerçekleştirilmiş 93 çalışma detaylı irdelenmiş ve dâhil edilme kriterlerine uygun olan 57 çalışma doküman inceleme yöntemiyle incelenmiştir. Çalışma, nitel bir araştırma olup betimsel özellik taşımaktadır. Çalışma çerçevesinde bir makalede olması gereken tüm bölümler tetkik edilmiş ve bu bağlamda, makalelerin künyesi, ele alınan konular, araştırma yöntemi, kullanılan veri toplama aracı, örneklem, örneklem büyüklüğü ve örneklem türü, veri analiz yöntemi, paylaşılan önemli sonuçlar, öneriler ve kaynakça sayısı olmak üzere dokuz alt probleme göre irdelenmiştir. Dâhil edilen makalelerin analizi için "Makale Sınıflama Formu" kullanılmıştır. Çalışmalara kodlar verilmiş ve yapılan kodlamalar sonucunda elde edilen veriler Excel programına aktarılmıştır. Makaleler içerik analizi yapılarak yüzde ve frekansa dayalı bir şekilde yorumlanmıştır. Çalışmanın sonucunda çoğu çalışmanın; SSCI indeksli olduğu, 2 yazar tarafından yazıldığı ve 2020 yılında olduğu görülmüştür. Çalışmaların büyük bölümünde Etik Kurul izni belirtilmemiştir ya da yoktur. Belli bir proje tarafından desteklenen çok az araştırma vardır. STEM eğitimine yönelik tutum en fazla çalışılan konudur. Çalışmalarda en fazla nicel araştırma yöntemi kullanılmış olup, veri toplama araçları anket ve likert tipi ölçeklerden oluşmaktadır. Örneklem grubu olarak en fazla 31-100 arasında ortaokul (5.-8. sınıf) öğrencileri tercih edilmiştir. Veri analizi için en fazla nitel veri analiz tekniklerinden içerik analizi kullanılmıştır. Makalelerde sıklıkla ulaşılan bulgu öğrencilerin STEM motivasyonlarının cinsiyete, yaşanılan yere, okul türüne, sınıf düzeyine ve anne-baba eğitim düzeyine göre farklılık gösterdiğidir. Çalışmalarda verilen öneriler daha çok araştırmalara ya da araştırmacılara yönelik olduğu görülmüştür. Çalışmalarda kaynakça olarak daha çok yabancı kaynaklar tercih edilmiştir. Araştırma sonucunda alan yazın bilgilerine dayanarak matematik eğitiminde STEM eğitimine yönelik araştırmacılara ve uygulayıcılara öneriler sunulmuştur.

Zişan Ermeki
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

2018–2024 AYT Matematik sorularının MATH taksonomisine göre değerlendirilmesi

İlköğretim ve ortaöğretim öğretim programlarının 2018 yılında değişimiyle birlikte liseye ve üniversiteye geçiş sınavlarının da hem ismi hem de içeriği değişmiş oldu. Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı (YGS) ve Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) olan iki aşamalı sınavlar yerine 2018 yılından sonra Yüksek Öğretim Kurumları Sınavı (YKS) adı altında iki aşamalı sınavlar olan Temel Yeterlilik Testi (TYT) ve Alan Yeterlilik Testi (AYT) isimleriyle sınavlar düzenlenmeye başlandı. Sınavların sadece isimleri değil, içerikleri de değişti ve öğrencilerin üst düzey düşünme becerilerini ölçen soruların ağırlıkları arttı. Uygulanmaya başlanan yeni öğretim programının amacına ulaşıp ulaşmadığını belirlemek, ayrıca varsa eksik yönlerini incelemek ölçme değerlendirme süreciyle mümkündür. 2018 yılından itibaren uygulanan AYT Matematik sınav sorularının içerik analizinin yapılması ile öğretim programında öğrencilere kazandırılması hedeflenen bilgi ve becerilerin ne düzeyde sorgulandığı önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı 2018-2024 yılları arasında AYT matematik testinde yer alan soruların MATH Taksonomisine göre analizinin yapılmasıdır. Bu çalışma nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yoluyla yürütülmüştür. Araştırma kapsamında 2018-2024 yılları arasında ÖSYM (Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi) tarafından geliştirilen AYT (Alan Yeterlilik Testi) matematik sınav soruları incelenmiştir. Elde edilen veriler nitel bir yaklaşımla betimsel olarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde Smith vd. (1996) tarafından geliştirilen MATH Taksonomisi bir analiz çerçevesi olarak kullanılmıştır. Analiz sonuçları bulgular bölümünde tablo, şekil ve grafikler ile sunulmuştur. Araştırmada elde edilen sonuçlara göre 2018-2024 yılları arasındaki AYT matematik sınavında MATH Taksonomisinin Bilgiyi Transfer etme kategorisi olan B1 kategorisinde en çok soru sorulduğu tespit edilmiştir. Bilgi ve Bilgi Sistemi kategorisi olan A1 den hiçbir soru sorulmamış ve değerlendirme yapma kategorisi olan C3 ten ise çok az soru sorulduğu bulunmuştur. Yapılan bu araştırmaya göre öğrencilerin etkili ve geniş kapsamlı bir öğrenme deneyimi yaşamalarını sağlamak için testlerde MATH Taksonomisinin tüm gruplarının her birinden sorulacak soruların sayısının daha dengeli olması önerilmektedir.

Ümit Can
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin akılcı ilaç kullanımına yönelik farkındalık düzeylerinin belirlenmesi

Lise Öğrencilerinin Akılcı İlaç Kullanımına Yönelik Farkındalık Düzeylerinin Belirlenmesi Bu araştırma, lise öğrencilerinin akılcı ilaç kullanımı (AİK) konusundaki farkındalık düzeylerini değerlendirmek amacıyla Diyarbakır ili Yenişehir ilçesinde iki farklı liseden toplam 856 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın temel hedefi, lise öğrencilerinin AİK konusundaki farkındalık düzeylerini belirlemektir. Araştırma kapsamında, katılımcılar cinsiyet, sınıf düzeyi, okul türü, ebeveyn eğitim durumu, kronik hastalık varlığı, düzenli ilaç kullanımı ve reçetesiz ilaç kullanımı gibi değişkenler açısından incelenmiştir. Bulgular, öğrencilerin genel olarak AİK farkındalık düzeylerinin orta düzeyde olduğunu, ancak belirli değişkenlere göre anlamlı farklılıklar gösterdiğini ortaya koymaktadır. Özellikle kız öğrencilerin farkındalık düzeylerinin erkeklere göre daha yüksek olduğu, Anadolu Lisesi öğrencilerinin ise Çok Programlı Anadolu Lisesi öğrencilerine kıyasla AİK konusunda daha bilinçli olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte, ebeveynlerin eğitim durumu, düzenli ilaç kullanımı ve kronik hastalık gibi faktörlerin öğrencilerin farkındalık düzeylerini anlamlı şekilde etkilemediği gözlemlenmiştir. Sınıf düzeyine göre yapılan değerlendirmelerde, 12. sınıf öğrencilerinin farkındalık düzeylerinin, 9. ve 11. sınıf öğrencilerine kıyasla anlamlı derecede düşük olduğu tespit edilmiştir. Bu bulgu, yoğun sınav stresi ve akademik yükün, öğrencilerin sağlık davranışlarına yönelik farkındalığını olumsuz etkileyebileceğini göstermektedir. Aynı zamanda, reçetesiz ilaç kullanan öğrencilerin AİK farkındalık düzeylerinin, reçetesiz ilaç kullanmayan öğrencilere göre daha düşük olduğu görülmüştür. Bu durum, bireylerin yanlış ilaç kullanımına eğilim göstermesi nedeniyle ortaya çıkan risklerin ve bu konuda alınması gereken önlemlerin önemini vurgulamaktadır. Araştırma, lise öğrencilerinin AİK farkındalık düzeylerinin artırılması için çeşitli önerilerde bulunmaktadır. Sağlık eğitiminin müfredata dahil edilmesi, sağlık profesyonellerinin desteğiyle farkındalık kampanyalarının düzenlenmesi ve genç bireylerin erken yaşlardan itibaren sağlık okuryazarlığı kazanmasını sağlayacak okul temelli programların uygulanması önerilmektedir. Ayrıca, ebeveynlere yönelik sağlık okuryazarlığı eğitimlerinin artırılması ve toplum genelinde reçetesiz ilaç kullanımı ile ilgili bilinçlendirme çalışmalarının yapılması gerekmektedir

Elif Fida
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinin sosyobilimsel konulara ilişkin tutum ve görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırmada lise öğrencilerinin sosyobilimsel konulara yönelik tutum ve görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır merkezinde Milli Eğitime bağlı liselerde öğrenim gören 9. , 10. , 11. ve 12.sınıf öğrencilerinden oluşan 590 öğrenci katılmıştır. Fen Lisesi, Anadolu Lisesi, Anadolu İmam Hatip Lisesi, Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve Spor Lisesi olmak üzere beş farklı okul türünde çalışma yürütülmüştür. Sosyobilimsel konulara yönelik lise öğrencilerinin tutum ve görüşlerinin incelenmesi amaçlandığı bu çalışmada, nicel ve nitel veri toplama ve analiz yöntemleri bir arada kullanılmıştır. Araştırmada nicel veri toplama aracı olarak "Sosyobilimsel Konulara Yönelik Tutum Ölçeği", nitel veri toplama aracı olarak ise araştırmacılar tarafından hazırlanan 5 adet açık uçlu sorudan oluşan "Sosyobilimsel Konulara Yönelik Görüşme Formu" kullanılmıştır. Karma yöntemin kullanılmış olduğu bu çalışmada; nitel veriler betimsel analizle, nicel veriler ise SPSS programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Yapılmış nicel analiz sonucuna göre; lise öğrencilerinin sosyobilimsel konulara yönelik genel tutum düzeyleri ile hoşlanma, kaygı, yarar ve önem alt boyutundaki tutumlarının ne olumlu ne olumsuz olduğu görülmüştür. Sosyobilimsel konulara yönelik genel tutumları ile hoşlanma ve kaygı alt boyutuna yönelik tutumları cinsiyete göre anlamlı bir fark oluşmazken, yarar ve önem alt boyutunda ise cinsiyete göre anlamlı farklılık meydana geldiği görülmüştür. Katılımcıların; sosyobilimsel konulara yönelik genel tutum düzeyleri ile hoşlanma, kaygı alt boyut ortalama puanlarının okul türüne göre anlamlı bir fark oluşmazken, yarar ve önem alt boyutunda ise okul türüne göre farklılaşma meydana geldiği görülmüştür. Araştırmanın diğer bir bulgusuna göre sosyobilimsel konulara yönelik genel tutum düzeyleri ile kaygı, yarar ve önem alt boyut ortalama puanlarının sınıflara göre anlamlı fark oluşurken, hoşlanma alt boyutunda ise sınıflara göre farklılaşmadığı görülmüştür. Araştırmanın başka bir bulgusuna göre sosyobilimsel konulara yönelik genel tutum düzeyleri ve hoşlanma alt boyut ortalama puanlarının baba eğitim durumuna göre anlamlı fark oluşurken, kaygı, yarar ve önem alt boyutunda ise baba eğitim durumuna göre anlamlı fark oluşmadığı görülmüştür. Buna karşın sosyobilimsel konular hakkındaki genel tutum düzeylerinin ve önem, hoşlanma, kaygı alt boyut ortalama puanlarının öğrencilerin bölümün ve anne eğitim durumuna göre değişmediği sonucuna ulaşılmıştır.

Kahraman Palmanak
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel biyoçeşitliliği tanıma ve anlama etkinliklerinin 10. sınıf biyoloji ekosistem ekolojisi ve güncel çevre sorunları ünitesinde kullanılması

Bu çalışmada etkinlik temelli öğrenme yaklaşımı ile hazırlanmış yerel biyoçeşitliliği tanıma ve anlama etkinliklerinin 10. sınıf düzeyinde "Ekosistem ekolojisi ve Güncel Çevre Sorunları" ünitesi kapsamındaki "Doğal Kaynaklar ve Biyoçeşitliliğin korunması" konusunda uygulanması sonucu öğrencilerin akademik başarısına ve biyoçeşitlilik okuryazarlığına etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Etkinlik temelli öğrenme yaklaşımı ile hazırlanan etkinliklerin öğrencilerin akademik başarısına ve biyoçeşitlilik okuryazarlığına etkisi analiz edilirken nicel araştırma yöntemi modellerinden olan ön-test ve son-test veri toplama araçlarının kullanıldığı yarı-deneysel araştırma modeli kullanılmıştır. Çalışma, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Mardin-Kızıltepe Ali Rıza Alparslan Anadolu Lisesinde okuyan 10. Sınıf öğrencileri ile yapılmıştır. Bu sınıflardan 10/A sınıfında öğrenim gören 42 öğrenci deney grubu olarak 10/B sınıfında öğrenim gören 43 öğrenci ise kontrol grubu olarak yansız atama ile seçilmiştir. Araştırmada 10/B sınıfına etkinlik temelli öğrenme yaklaşımına dayalı hazırlanan etkinlikler uygulanmış olup 10/A sınıfında ise mevcut programın öngördüğü geleneksel öğretim yöntemi uygulanarak ders anlatımı yapılmıştır. 2018 yılı biyoloji dersi öğretim programında biyoçeşitlilik eğitimi kazanımlarının 10. sınıf düzeyinde "Ekosistem Ekolojisi ve Güncel Çevre Sorunları" ünitesi kapsamındaki üçüncü konu olan "Doğal Kaynaklar ve Biyolojik Çeşitliliğin Korunması" kısmında etkinlikler uygulanmış ve 3 hafta sürmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak 1996 yılında Doğal Hayatı Koruma Derneği (WWF) tarafından desteklenen Wisconsin Çevre Eğitim Merkezi tarafından geliştirilmiş olan, 2022 yılında Aslan Efe & Efe tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Biyoçeşitlilik Okur-yazarlılığı Değerlendirme Ölçeği" kullanılmıştır. Demografik değişkenler dışında ölçek Biyoçeşitlilik okuryazarlık ölçeği ve Yerel biyoçeşitlilik farkındalık formundan oluşmaktadır. Araştırmada elde edilen ön test ve son test verilerin analizini yapmak için SPSS.29 paket programında yer alan analizler kullanılmıştır. Çalışma sonucu uygulanan Yerel biyoçeşitlilik farkındalık formu ve Biyoçeşitlilik okuryazarlığı ölçeklerinden elde edilen verilere göre, sürecin başında deney ve kontrol grubu arasında benzerlik görülürken uygulanan etkinlikler sonrasında Yerel biyoçeşitlilik farkındalığı olarak deney grubunda anlamlı bir fark deney grubu lehinde görülmüştür. Biyoçeşitlilik okuryazarlığı kıyaslandığında, deney grubu ve kontrol grubu arasında anlamlı bir fark görülmemiştir. Bu çalışmanın bulguları, etkinlik temelli öğrenmenin öğrencilerin yerel biyoçeşitliliği tanıma ve anlama süreçlerinde önemli bir rol oynadığını göstermektedir. Uygulanan etkinlikler, öğrencilerin biyoçeşitlilik ile ilgili akademik başarılarına ve biyoçeşitlilik okuryazarlıklarına olumlu katkı sunmuştur. Ayrıca, yerel biyoçeşitlilik bağlamında gerçekleştirilen çalışmalar, yerel biyoçeşitlilik eğitiminin çevreye duyarlı bireyler yetiştirme hedefi doğrultusunda gelecekteki eğitim programlarının, yerel biyoçeşitliliği merkeze alan etkinliklerle zenginleştirilmesi gerektiğini önermektedir. Anahtar kelimeler: Yerel biyoçeşitlilik, Biyoloji Öğretimi, Biyoçeşitlilik okuryazarlığı, Etkinlik temelli öğrenme

Nilüfer Karaca
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin iki değişkenli fonksiyonlar konusundaki multivaryasyonel akıl yürütmelerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinin teknoloji ile zenginleştirilmiş işbirlikli öğrenme ortamında iki değişkenli fonksiyona yönelik multivaryasyonel akıl yürütme süreçlerini incelemek ve bu süreçte kullandıkları zihinsel eylemleri belirlemektir. Araştırma, Türkiye'deki bir devlet üniversitesinde matematik öğretmenliği programına kayıtlı 15 öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Veri toplama sürecinde, öğrencilerin ses ve video kayıtları, bilgisayar ekran görüntüleri, GeoGebra dosyaları ve etkinlikler kullanılmıştır. Elde edilen veriler, multivaryasyonel akıl yürütme zihinsel eylemler çerçevesi temel alınarak analiz edilmiştir. Analiz sonuçları, ACODESA metodu ve GeoGebra yazılımı kullanılarak oluşturulan teknoloji destekli işbirlikli öğrenme ortamının, öğrencilerin iki değişkenli fonksiyonların grafiklerini oluşturma, seviye eğrilerini matematiksel olarak yorumlama ve üç boyutlu uzayda bir düzlem ile fonksiyon yüzeyinin kesişimini analiz etme süreçlerini desteklediğini ve bu sayede multivaryasyonel akıl yürütmelerini teşvik ettiğini ortaya koymuştur. Öğrencilerin bu süreçte multivaryasyonel akıl yürütme çerçevesinde yer alan zihinsel eylemlerin tümünü kullandıkları tespit edilmiştir. Ancak öğrencilerin en fazla izole kovaryasyonlara indirgeme, en az ise sürekli çok değişkenlik zihinsel eylemini kullandıkları belirlenmiştir. Ayrıca öğrenciler, bağlama bağlı olarak değişkenler arası ilişkileri bağımsız, bağımlı ve iç içe çok değişken şeklinde yorumlamışlardır. Bu bulgu, öğrencilerin akıl yürütme süreçlerinin bağlamın sunduğu yapısal özelliklerden etkilendiğini ve kavramsallaştırmalarının bağlama duyarlı olduğunu göstermektedir. Araştırma kapsamında kullanılan GeoGebra yazılımı, öğrencilerin çoklu temsiller arasında geçiş yaparak değişken ilişkilerini görselleştirmelerine ve analiz etmelerine olanak sağlamış; özellikle soyut kavramların üç boyutlu uzayda somutlaştırılmasında etkili olmuştur. Bu doğrultuda, iki değişkenli fonksiyonlar gibi soyut kavramların öğretiminde teknoloji destekli işbirlikli öğrenme ortamlarının kullanılması önerilmektedir. Özellikle, sürekli çok değişkenlik gibi daha az kullanılan zihinsel eylemleri teşvik edecek öğretim stratejilerine yer verilmesi önem arz etmektedir.

Zerrin Toprak
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Destek ve hareket konusunda 6 Sigma yönteminin kullanılmasının akademik başarıya etkisi

Bu araştırmada, fen bilimleri dersi 'Vücudumuzdaki Sistemler ve Sağlığı' ünitesinde yer alan 'Destek ve Hareket Sistemi' konusunun 6.sınıf öğrencilerinin 6 Sigma tekniği yardımıyla zenginleştirilmiş öğretim sürecinin öğrencilerin akademik başarılarına olan etkisi araştırılmıştır. Araştırma örneklemini 2023-2024 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Diyarbakır Bağlar ilçesinde öğrenim gören, 15 kişilik deney ve 15 kişilik kontrol grubu olmak üzere 30 kişilik 6.sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Araştırmada nicel araştırma yaklaşımından yararlanılmış, yarı deneysel desenin deney-kontrol modeli kullanılmıştır. Araştırma iki sınıf ile yürütülmüştür, bu sınıflardan 6-B sınıfı mevcut programın gerektirdiği yöntem ve tekniklerle derslerin işlendiği kontrol grubunu oluştururken; 6-A sınıfı 6 Sigma tekniği uygulamasına dayalı derslerin işlendiği deney grubunu oluşturmaktadır. Uygulama 5 hafta sürmüştür. Araştırma boyunca veri toplama aracı olarak tek test olan 'Destek ve Hareket Sistemi' konuları ile ilgili olarak araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan akademik başarı testi uygulanmıştır. Akademik başarı testinin güvenirlik kat sayısı 0.93 bulunmuştur. Bu ölçekler deney ve kontrol grubu öğrencilerine hem süreç başında hem de süreç sonunda uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS.20 programı ile analiz edilmiştir. Araştırma sürecinin başında akademik başarı puanları açısından kontrol grubu öğrencilerinden daha düşük başarı gösteren deney grubu öğrencileri; bu sonucun aksine 6 Sigma öğrenme modeli ile derslerin işlenişi sonrası kontrol grubu öğrencilerinden daha yüksek başarı göstermiştir.

İlayda Ece Yahşi
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Vücudumuzdaki sistemler ve sağlığı ünitesinin öğretiminde Plickers uygulamasının kullanımının öğrencilerin akademik başarı ve motivasyonu üzerindeki etkisi

Bu araştırmada, fen bilimleri dersi 'Vücudumuzdaki Sistemler ve Sağlığı' ünitesinde Plickers uygulaması ile biçimlendirici değerlendirme yaparak 6. sınıf öğrencileri ile işlenmiştir. Plickers uygulamasının öğrencilerin akademik başarılarına ve fen bilimleri dersindeki motivasyonlarına yönelik etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini, 2023-2024 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Diyarbakır ili Ergani ilçesinde bulunan bir devlet ortaokulunun 6. sınıfında öğrenim gören öğrenciler arasından seçilen, 25'i deney grubu ve 25'i kontrol grubu olmak üzere toplam 50 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada nicel araştırma yaklaşımından yararlanılmış, yarı deneysel desenin deney-kontrol modeli kullanılmıştır. Araştırma iki sınıf ile yürütülmüş bu sınıflardan biri mevcut programın gerektirdiği yöntem ve tekniklerle derslerin işlendiği kontrol grubunu oluştururken; diğer sınıf Plickers uygulamasına dayalı derslerin işlendiği deney grubunu oluşturmuştur. Uygulama 'Vücudumuzdaki Sistemler ve Sağlığı' ünitesi ile yapılmış ve 5 hafta sürmüştür. Araştırma sürecinde veri toplama araçları olarak iki ölçek kullanılmıştır. Bunlar 'Vücudumuzdaki Sistemler ve Sağlığı' ünitesi ile ilgili olarak araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan akademik başarı testi ile 'Fen Öğrenimine Yönelik Motivasyon Ölçeği'dir. Bu ölçekler deney ve kontrol grubu öğrencilerine hem sürecin başında hem de sonunda uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS 20 programı ile analiz edilmiştir. Araştırma sürecinin başında akademik başarı puanları açısından deney grubu öğrencileri ile kontrol grubu öğrencileri arasında anlamlı bir fark görülmezken; Plickers uygulaması ile yine sonuç değişmemiş, uygulama sonrası deney grubu öğrencilerinin başarı ortalaması kontrol grubu öğrencilerine göre fazla olsa da anlamlılık değerine bakıldığında anlamlı bir fark görülmemiştir. Çalışma sonunda Plickers uygulamasının, öğrencilerin genel anlamda motivasyonlarına bir etkisi olmazken sadece 'Fen Öğrenmenin Değeri' alt boyutunda deney grubu lehine anlamlı bir fark gelişmiştir.

Berfin Şan
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Küresel çevre sorunlarına yönelik öğrenci algıları: Dicle Üniversitesi örneği

Bu çalışma, Diyarbakır ili Dicle Üniversitesi öğrencilerinin küresel çevre sorunlarına yönelik algılarını ölçmeyi amaçlamaktadır. Çalışmaya katılan öğrenciler Dicle Üniversitesi'nde eğitim görmekte olan rastgele seçilmiş 672 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Anket verileri 2023-2024 yılı bahar ayı döneminde 3 aylık bir dönem içerisinde toplanmıştır. Anket formu Sakacı (2007) tarafından uygulanan "Küresel Çevre Sorunları Algı Envanteri" ve dikkate alınarak hazırlanmıştır. Araştırmada küresel çevre sorunları algı anketinde 5'li Likert ölçeği kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen veriler SPSS.20 programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Yükseköğretim öğrencilerinin küresel çevre sorunlarına yönelik algılarına dair verdikleri cevaplar neticesinde cinsiyet, yaş ve sınıf noktasında anlamlı bir farklılığın olmadığı görülmüştür. Öğrenim görülen bölüm düzeyinde ise özellikle Diş Hekimliği, Türk Dili Edebiyatı, Fizik, İşletme ve Muhasebe MYO bölümlerinin çalışma üzerinde etkisinin olduğu görülmüştür. Çalışma sonucunda küresel çevre sorunlarına yönelik algının yetersiz olduğu, çevre eğitimi, çevre bilinci ve çevreyi koruma adına daha fazla adımların atılması gerektiği ve toplumun gelecek nesillere daha temiz ve iyi bir çevre bırakma amacıyla bilinçlendirilmesinin gerekliliği vurgulanmıştır. Küresel çevre sorunlarına yönelik farkındalık sağlamak amacıyla kurum ve kuruşlarla birlikte hareket edilmesinin, toplumsal bir farkındalık sağlanması amaçlanarak etkinlikler ve hareket planlarının geniş bir alanda yayılım göstermesinin ve bir sonraki nesillerin de bilinçlenmelerine katkı sağlanmasının önemi vurgulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Çevre Sorunları, Küresel Çevre Sorunları, Algı, Üniversite Öğrencileri

Kübra Kök
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin geri dönüşüme yönelik farkındalık düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışmada ortaokul öğrencilerinin geri dönüşüme yönelik farkındalık düzeylerini belirlemek için 30 soruluk çoktan seçmeli anket soruları sorularak öğrenciler arasındaki farkındalığı belirlemek amaçlanmıştır. Araştırma 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır ilinde Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı ortaokullarda eğitim-öğrenim gören 6, 7 ve 8.sınıf öğrencilerinden oluşan 500 öğrenci katılım sağlamıştır. Araştırma sadece ortaokullarda yürütülmüştür. Çalışmamızda ortaokul öğrencilerinin geri dönüşüme yönelik farkındalık düzeylerinin incelenmesinin amaçlandığı bu çalışmada, genel tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Ortaokul Öğrencilerinin Geri Dönüşüme Yönelik Farkındalık Düzeylerinin İncelenmesi" başlıklı anket çalışması kullanılmıştır. Anketler öğrenciler ile yüz yüze görüşülerek anketin amacı ve içeriği anlatılmıştır. Farkındalık düzeyleri cinsiyet, sınıf düzeyi, anne-baba eğitim durumu gibi çeşitli değişkenlere göre analiz edilmiştir. Normallik testi sonrasında elde edilen verilerin anlamlı bir fark gösterdiği sonucuna varılarak parametrik olmayan testler kullanılmıştır. Öğrenciler tarafından doldurulan anketler toplanılmıştır. Çalışmada anketlerde verilen cevaplar SPSS veri analiz programına girilerek veri analizleri yapılmıştır. Cinsiyet açısından kız öğrencilerin farkındalık düzeyleri, erkeklere göre daha yüksek bulunmasına rağmen bu farkın istatistiksel olarak anlamlı çıkmadığı yargısına ulaşılmnıştır. Anne-baba eğitim durumunun farkındalık üzerinde doğrudan etkisinin olmadığı, fakat dolaylı etkilerinin olabileceği yönünde bulgular elde edilmiştir. Sınıf düzeyine göre yapılan analizlerde ise 8. sınıf öğrencilerinin daha yüksek farkındalığa sahip oldukları bulunmuştur. Bilgi kaynağı açısından yapılan incelemelerde, öğrencilere geri dönüşüm bilgisi edindiren çeşitli kaynakların (okul, internet, televizyon vb.) arasında fark olmadığı tespit edilmiştir, bu da bilginin içeriği ve sunumunun öğrenciye nasıl verildiği ile ilgili olabileceği düşünülmektedir. Geri dönüşüm işaretlerinin anlamını bilen öğrencilerin, bilmeyenlere göre daha yüksek farkındalık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır, bu da sembollerin geri dönüşüm farkındalığı üzerinde etkisinin olabileceği düşünülebilir.

Dilan Aslan
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

GeoGebra destekli ACODESA metodu ile ortaokul öğrencilerinin çokgenler konusundaki ilişkilendirme becerilerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı teknoloji destekli iş birlikli bir öğrenme ortamında ortaokul öğrencilerinin matematik içi ilişkilendirmelerini incelemektir. Bu çalışma, öğretim deneyi yöntemiyle yapılandırılmış olup, katılımcılarını amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilen altı ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak etkinlik kâğıtları, uygulama sürecinde alınan ekran ve ses kayıtları, GeoGebra dosyaları ile sınıf içi ses ve video kayıtları kullanılmıştır. Araştırmanın uygulama süreci; 4 haftalık keşfedici öğretim ve 4 haftalık öğretim bölümleri olmak 8 haftalık bir sürede gerçekleşmiştir. Keşfedici öğretim süreci; öğrencilerin iki grup halinde bilgisayar üzerinde iş birliği içerisinde çalıştıkları, GeoGebra'yı öğrenmeye yönelik yapılan uygulamaları içermektedir. Öğretim bölümleri ise uzman görüşü alınarak geliştiren 5 etkinliğin, GeoGebra destekli ACODESA metoduna uygun bir öğrenme ortamında öğrencilere uygulanması ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmadan elde edilen veriler tematik analiz yöntemiyle analiz edilerek; öğrencilerin işlemsel, çıkarımsal, öğretime yönelik, metaforik, parça-bütün, özelliklerle, farklı temsillerle ve anlamsal türlerine yönelik ilişkilendirmeleri incelenmiştir. Çalışmanın bulguları, öğrencilerin teknoloji destekli iş birlikli bir öğrenme ortamında çokgenlere yönelik matematik içi ilişkilendirmelerinin tüm türler altında ortaya çıktığını ve bazı türlere yönelik daha fazla ilişkilendirme yapabildiklerini ortaya koymaktadır. GeoGebra'nın sağladığı dinamik ve keşfedici öğrenme ortamı öğrencilerin iş birliği içerisinde çalışırken etkinliğe yönelik fikirlerini, açıklamalarını, işlemlerini, çözümlerini birbirleriyle paylaşmaları için bir ortam yaratmış ve bu süreç öğrencilerin ilişkilendirme kurma süreçlerini desteklemiştir. Bununla beraber daha az tanımlanan ilişkilendirme türleri incelendiğinde; bu ilişkilendirmelerin daha çok sınıf tartışması aşamasında ortaya çıktığı görülmektedir. Öğretmenin sınıf tartışması aşamasında öğrencileri farklı çözüm yolları ortaya koymaları için yönlendirmesi ancak bağımsız düşünme süreçlerini engellememesi, farklı ilişkilendirme türlerinin ortaya çıkmasında önemli bir rol oynamıştır. Sonuç olarak öğrencilerin farklı türlere yönelik matematik içi ilişkilendirme becerilerinin desteklenmesinde teknoloji destekli iş birlikli öğrenme ortamlarının oluşturulması önerilmektedir.

GeoGebraİşbirlikli öğrenme
Renas Şeker
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin problem kurma süreçlerinde gerçek yaşamla ilişkilendirme becerilerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, ortaokul sekizinci sınıf öğrencilerinin doğrusal denklemler konusundaki problem kurma süreçlerinde gerçek yaşamla ilişkilendirme becerilerini incelemektir. Araştırma, öğretim deneyi yöntemiyle yürütülmüştür. Katılımcılar, bir devlet ortaokulunda öğrenim gören 12 sekizinci sınıf öğrencisidir. Veri toplama araçları olarak problem kurma temelli etkinlikler, ses kayıtları ve öğretmen gözlem notları kullanılmıştır. Uygulama süreci, Chen ve Cai (2020) tarafından geliştirilen beş aşamalı problem kurma temelli öğrenme modeli temel alınarak yapılandırılmış; ayrıca Walkington ve Bernacki'nin (2015) kişiselleştirilmiş öğrenme yaklaşımından yararlanılmıştır. Sekiz hafta süren uygulama sürecinde, öğrenciler ön test aşamasının ardından belirlenen öğrenme gereksinimleri doğrultusunda problem kurma temelli öğrenme etkinlikleriyle desteklenmiştir. Bu süreçte öğrenciler, öncelikle farkındalık kazandırmaya yönelik motivasyonel etkinliklerle kendi yaşantılarına dayalı hikâyeler belirlemiş, ardından bu bağlamlar üzerinden problemler kurmuş, kurdukları problemleri analiz ederek matematiksel kavramları incelemişlerdir. Devamında, öğrenciler kavramları keşfetmiş ve dersi genişletme aşamasında da kavramsal genellemelere ulaşmıştır. Son olarak da tüm öğrenme sürecini özetleyerek değerlendirmişlerdir. Son olarak son test uygulanarak süreç tamamlanmıştır. Öğrencilerin kurduğu problemler, alan yazında belirlenen çerçevelerden yararlanılarak oluşturulan dört aşamalı (bağlamsallık, çözülebilirlik, bilgi veri ve dilbilgisi) kriterlere göre değerlendirilmiştir. Kriterleri sağlayan problemleri ise Palm'ın (2006) çerçevesindeki sekiz bileşene göre analiz edilmiş; puanlama durumları Wernet'in (2017) rubriğiyle değerlendirilmiştir. Bulgular, öğretim öncesinde öğrencilerin hem problem kurma performansları hem de gerçek yaşamla ilişkilendirme becerilerinin sınırlı, problemlerinin bağlamsız ve soyut olduğunu göstermiştir. Ancak öğretim sonrası öğrencilerin bağlam kurma, çözümle bütünleştirme, veri kullanımı ve kavramsal genelleme gibi alanlarda anlamlı gelişmeler gösterdiği görülmüştür. Sonuç olarak bu çalışma, problem kurma temelli öğrenmenin yalnızca problem çözme değil, aynı zamanda matematiği gerçek yaşamla ilişkilendirme becerilerini de geliştirdiğini ortaya koymuştur. Araştırma, problem kurma etkinliklerinin sınıf içinde kavramsal öğrenmeyi destekleyici stratejiler olarak kullanılmasını önermektedir. Ayrıca, gerçek yaşamla matematiksel kavramların öğretiminde problem kurma sürecine yer verilmesinin, öğrencilerin anlamlı ve kalıcı öğrenme deneyimleri yaşamalarına katkı sağlayacağı önerilmektedir.

Memik Alper Aslan
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Üçgenlerin eşliği ve benzerliği üzerine bir doküman analizi

Üçgenlerde eşlik ve benzerlik, matematiğin bir dalı olan geometrinin temel ögelerinden biridir. Bu çalışmada, bilimsel araştırmaların ve matematik ders kitaplarının üçgenlerde eşlik ve benzerlik kriterlerine ilişkin terminoloji bağlamında incelenmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca, bu çalışma ile bahsedilen terminolojinin farklı doküman türlerindeki yapısını, aksiyomatik yapıya uygunluğunu ve terimlerin dokümanlardaki iç tutarlılığını analiz etmek amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda yurt içi ve yurt dışı kaynaklı 8 matematik ders kitabı, 28 akademik makale, 8 bildiri, 14 lisansüstü tez ve üniversite düzeyinde 7 referans kitap doküman analizi yöntemiyle incelenmiş, elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Analizler sonucunda; çalışmanın kapsamını oluşturan dokümanlarda, eşlik ve benzerlik kriterlerine ilişkin terminolojinin ortak ve tutarlı bir şekilde sunulmadığı, aksiyomatik yapıya uygunluğun çoğunlukla sağlanamadığı ve aynı kavramlar için farklı farklı terimlerin kullanıldığı tespit edilmiştir. Özellikle, matematik ders kitaplarının öğretim sürecindeki belirleyici etkisi düşünüldüğünde gerek Türkiye'de gerekse Amerika Birleşik Devletleri, Güney Kore ve İngiltere'de okutulan matematik ders kitaplarında eşlik ve benzerlik kriterlerine ilişkin terimlerde ortak bir standart geliştirilmemiş olması dikkat çekici bir bulgu olarak öne çıkmaktadır. Bu bağlamda, matematik ders kitabı yazarları ve matematik öğretim programı geliştiricilerinin ortak, açık ve tutarlı bir terminoloji kullanmalarının öğrenci kavrayışını güçlendireceği ve matematiksel düşünmeyi sağlamlaştıracağı vurgulanmaktadır. Bu doğrultuda, ilgili paydaşların üçgenlerde eşlik ve benzerlik özelinde terminolojik tutarlılığı sağlamaları ve matematiğin aksiyomatik yapısını ihmal etmemeleri gibi çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

Şeyda Bircan
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Tam gölge konusunun öğretiminde drama temelli Karagöz ve Hacivat etkinliklerinin öğrencilerin akademik başarılarına etkisi

Bu araştırmada, 5. sınıf Fen Bilimleri dersinde yer alan "Tam Gölge" konusunun Karagöz ve Hacivat etkinlikleriyle desteklenen drama temelli öğretiminin öğrencilerin akademik başarılarına etkisi incelenmiştir. Araştırma 2023-2024 eğitim öğretim yılında Van ilinin Özalp ilçesinde bulunan bir ortaokulun 5. sınıfında öğrenim gören 34'ü deney, 30'u kontrol grubunu oluşturan 64 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan yarı deneysel desen, veri toplama araçları olarak "Tam Gölge Başarı Testi" kullanılmıştır. Araştırma süresince elde edilen verilerin analizinde SPSS programı, testin güçlük ve ayırt edicilik indekslerinin hesaplanması için TAP programı ve açımlayıcı-doğrulayıcı faktör analizleri için JASP 0.18.3.0 programı kullanılmıştır. Deneysel işlem sonrasında öğrencilerin uygulama hakkında görüşleri alınmış ve içerik analiziyle toplanan verilerin analizi yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda; kontrol grubu ve deney grubunun başarı ön ve son testi puanlarına bakıldığında iki grupta da son test lehine anlamlı farklılığın olduğu, deney ve kontrol grubunun başarı ön testi puanları kontrol edildiğinde başarı son testi puanları arasında deney grubu lehine anlamlı farklılığın olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca deney grubu öğrencilerinin belirttikleri görüşler doğrultusunda yapılan etkinliklerin eğlenceli, keyifli, zevkli, öğretici, bilgilendirici ve başarıyı arttırıcı olarak görüldüğü ve tekrarlanmasını istedikleri sonuçlarına ulaşılmıştır.

Hatice Öktem
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Fen eğitiminde harmanlanmış (hibrit) öğrenme ile ilgili yapılan çalışmaların incelenmesi

Bu sistematik derleme çalışması, 2010-2024 yılları arasında Türkiye'de fen eğitiminde harmanlanmış, hibrit veya karma öğrenme üzerine yayımlanan Türkçe akademik eserlerin mevcut durumunu ortaya koymayı amaçlamaktadır. Ulusal Tez Merkezi, üniversite kütüphane katalogları ve Google Akademik arama motoru "fen eğitimi", "harmanlanmış öğrenme", "hibrit öğrenme" ve "karma öğrenme" anahtar sözcükleriyle taranmış; tam metnine erişilebilen hakemli makaleler ile lisansüstü tezler kapsam dâhiline alınmıştır. Belirlenen ölçütlere göre yirmi iki makale, on altı yüksek lisans tezi ve dört doktora tezi olmak üzere toplam kırk iki çalışma incelenmiştir. Başlıklarda "harmanlanmış" terimi açık üstünlük sağlamış (n = 32), "hibrit" ve "karma" ifadeleri görece sınırlı kullanılmıştır. Karma desenli araştırmalar %55 ile en yaygın metodolojik yaklaşım olurken nicel desenler %29, nitel desenler %17 oranında temsil edilmiştir. Örneklemler ortaokul öğrencileri (n = 15) ve fen bilgisi öğretmen adayları (n = 15) çevresinde yoğunlaşmış; lise düzeyine odaklanan çalışma bulunmamıştır. Bulgular, harmanlanmış öğrenme uygulamalarının akademik başarı (n = 21) ile tutum, motivasyon ve öz-yeterlik gibi duyuşsal değişkenler (n = 17) üzerinde anlamlı artışlar sağladığını; öğretmen adaylarının teknolojik-pedagojik yeterliklerini (n = 7) ve üst düzey bilişsel becerileri (n = 8) geliştirdiğini göstermektedir. Bununla birlikte 21. yüzyıl becerileri (n = 3) ve büyük ölçekli lise uygulamaları araştırma boşluğu olarak dikkat çekmektedir. Teknik altyapı yetersizlikleri, çevrim içi yük fazlalığı ve tasarım kalitesi bazı çalışmalarda nötr veya olumsuz geribildirimlerle ilişkilendirilmiştir. Çoğu çalışma ölçek, test ve anketlerle nicel veri toplamış; görüşme, gözlem ve doküman analizleri karma desenlerde derinlik sağlamıştır; istatistiksel testler yaygın uygulanmıştır. Gelecek araştırmaların lise kademesi, uzunlamasına tasarımlar ve 21. yüzyıl becerilerine odaklanarak bu boşlukları gidermesi önerilmektedir.

Hacer Değerli
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik öğretmen adaylarının üçgenlerde eşlik ve benzerlik ile ilgili alan bilgilerinin incelenmesi

Bu çalışmada üçgenlerde eşlik ve benzerlik bağlamında matematik öğretmen adaylarının alan bilgilerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Nitel yönelimli betimsel araştırma yönteminin benimsendiği bu araştırmanın katılımcılarını, 2023-2024 eğitim-öğretim yılında bir devlet üniversitesinin matematik ve ilköğretim matematik öğretmenliği programlarının 1., 2., 3. ve 4. sınıflarında öğrenim gören 188 matematik öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmanın katılımcıları kolay ulaşılabilir durum örneklemesi yöntemiyle belirlenmiştir. Veri toplama aracı olarak, eşlik teoremi, eşlik aksiyomu (postulatı), benzerlik teoremi ve benzerlik aksiyomu (postulatı) kullanılmasını gerektiren toplamda altı etkinlikten oluşan etkinlik yaprağı kullanılmıştır. Katılımcıların etkinliklere yönelik olarak ürettikleri çözümler içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, matematik öğretmen adaylarının üçgenlerde eşlik ve benzerlik ile ilgili alan bilgilerinde ciddi eksikliklerinin olduğunu ortaya koymuştur. Bulgular özel olarak; matematik öğretmen adaylarının büyük çoğunluğunun üçgenler arasındaki eşlik ve benzerlik etkinliklerini, ilgili eşlik ve benzerlik aksiyomlarını (postulatlarını) veya teoremlerini belirtmeden yalnızca iki üçgen arasında sembolik eşlik veya benzerlik kurarak çözdüklerini, çözüm süreçlerinde yeterli açıklama yapmadıklarını, çözümlerinin kavramsal bilgiden daha ziyade işlemsel bir nitelikte olduğunu, çözümlerinin matematiksel terminolojiyi kapsamadığını ve matematiğin formel yapısını yansıtmadığını göstermektedir. Bu çalışmada elde edilen bulgular ışığında uygulamaya ve gelecekteki araştırmalara yönelik çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

Merve Öteleş
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin matematiksel modelleme ve epistemolojik inançları üzerine bir çalışma

Matematiksel modelleme gerçek yaşam ile matematiğin ilişkilendirildiği bir süreci belirtir. Bu çalışmanın amacı modelleme etkinlikleri ile yapılan öğrenme sürecinde ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin matematiksel modelleme yeterliklerini ve bilimsel epistemolojik inançlarını incelemektir. Bununla birlikte modelleme yeterlikleri cinsiyet ve matematik ders başarısı yönünden incelenmiştir. Ayrıca öğrencilerin bilimsel epistemolojik inançları cinsiyet ve matematik ders başarısı yönünden incelenmiştir. Nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma araştırma desenlerinden gömülü (iç içe) desen kullanılmıştır. Araştırma 2018-2019 yılında bir büyükşehrin ilçesine bağlı köydeki ortaokulun 7.sınıfında bulunan 27 öğrencisiyle yürütülmüştür. Araştırma tek gruplu ön test- son test tasarımı kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen Matematiksel Modelleme Etkinlikleri, Bilimsel Epistemolojik İnançlar Ölçeği, Görüş Formu ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde yapılan normallik testi sonucunda normal dağılım gösteren puanlar için ilişkili ölçümler için t-testi ve ilişkisiz ölçümler için Tek Faktörlü Varyans Analizi kullanılmıştır. Normal dağılım göstermeyen puanlar için parametrik olmayan testlerden ilişkisiz örneklemler için Mann Whitney U-Testi, Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ve Kruskal Wallis-H Testi kullanılmıştır. Matematiksel modelleme yeterlikleri ile epistemolojik inanç arasındaki ilişkiyi belirlemek için Spearman Kolerasyon Katsayısından yararlanılmıştır. Ayrıca nitel veriler için içerik analizi ve betimsel analiz yapılmıştır. Araştırma sonucunda yapılan uygulama sürecinde öğrencilerin tüm modelleme yeterliklerinin gelişim gösterdiği en az gelişimin doğrulama ve yorumlama basamağında olduğu görülmüştür. Öğrencilerim modelleme yeterlikleri cinsiyete göre anlamlı farklılık göstermezken, matematik dersi başarısına göre başarılı öğrenciler lehine anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. Modelleme yeterlikleri epistemolojik inanç arasında orta düzeyde ilişki olduğu belirlenmiş ve tüm modelleme yeterlikleri ile epistemolojik inanç arasında anlamlı farklılık çıkmıştır. Öğrencilerin epistemolojik inançları cinsiyete göre anlamlı farklılık göstermemiştir. Öğrencilerin epistemolojik inançları 'Otorite ve Doğruluk' ve 'Bilginin Değişebilirliği' alt boyutlarında başarılı öğrenciler lehine anlamlı farklılık çıkmıştır. Matematik ders başarısı yüksek öğrencilerin daha gelişmiş epistemolojik inançlara sahip olduğu görülmüştür. Farklı çalışma gruplarıyla matematiksel modelleme ile epistemolojik inançlar arasındaki ilişki incelenebilir.

Epistemolojik inançlarMatematik eğitimiMatematik öğretimi+3
Recep Dinç
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Gerçekçi matematik eğitimi (GME) etkinlikleri ile tasarlanan öğretim sürecinde ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin tam sayılarda problem çözme becerilerinin değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı, gerçekçi matematik eğitimi etkinlikleri ile tasarlanan öğretim sürecinde ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin tam sayılarda problem çözme becerilerinin değerlendirilmesidir. Bunun yanında öğrencilerin problem çözme becerilene yönelik tutumları incelenmiştir. Tam sayılar konusunun öğretimi sürecinde sınıf ortamı kamera kayıtları ile gözlemlenerek öğrencilerin etkinlikleri gerçekleştirme davranışları değerlendirilmeye çalışılmıştır. Ayrıca etkinliklerin uygulama sürecinde, her bir etkinlikten sonra öğrencilere görüş formu uygulanarak öğrencilerin etkinlik hakkında görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın modeli hem yarı deneysel hem de boylamsal bir araştırma olduğu için karma yöntem olarak tasarlanmıştır. Araştırmada karma yöntem araştırmalarından iç içe gömülü desen kullanılmıştır. Çalışma; bir devlet ortaokulunda, 20 kişilik deney ve 20 kişilik kontrol grubu olmak üzere toplamda 40 yedinci sınıf öğrencisi ile yürütülmüştür. Araştırmanın deney grubuna Gerçekçi Matematik Eğitimi yaklaşımı, kontrol grubuna ise ilköğretim matematik dersi öğretim programında yer alan mevcut öğretim yöntemi kullanılmıştır. Uygulama 6 hafta sürmüştür. Araştırmacı tarafından grupların denkliğini belirlemek için tam sayılar konusuna yönelik denkleştirme testi geliştirilmiştir. Uygulamanın başında her iki gruba denkleştirme testi uygulanmış ve grupların benzer olduğu tespit edilmiştir. Katılımcıların problem çözme becerilerinin belirlenmesi için araştırmacı tarafından geliştirilen problem çözme beceri testi kullanılmıştır. Araştırmacı tarafından gerekli literatür incelenerek elde edilen matematik problemi çözme tutum ölçeği ve dereceli puanlama anahtarı kullanılmıştır. Ayrıca deney grubundaki öğrencilerin GME yaklaşımı hakkındaki görüşlerini belirlemek için araştırmacı tarafından geliştirilen görüş formu kullanılmıştır. Araştırmada nicel verilerin analizinde ilişkili ve ilişkisiz örneklemler için t-testi, wilcoxon işaretli sıralar testi, karışık ölçümlerde iki faktörlü ANOVA ve nitel veriler için içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, GME destekli öğretimin uygulandığı grubun problem çözme becerileri ve problem çözmeye yönelik tutumlarının mevcut öğretimin uygulandığı gruba göre daha yüksek olduğu sonucuna varılmıştır. GME'ye dayalı öğretimin kalıcılığa da olumlu etki ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte katılımcıların GME yaklaşımına yönelik görüşlerinin olumlu olduğu belirlenmiştir. Ayrıca katılımcıların problem çözmeye yönelik cesaretlerinin olumlu yönde arttığı gözlenmiştir. Çalışma sonuçları doğrultusunda matematik derslerinde sınıf düzeyine ve konuya uygun olacak şekilde GME destekli öğretim geliştirilip uygulanmasının yararlı olabileceği söylenebilir.

Gerçekçi matematik eğitimiMatematik dersiMatematik eğitimi+7
Ali Ericek
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim 9. ve 10. sınıf fizik ders kitabında yer alan değerlendirme sorularının Yenilenmiş Bloom Taksonomisine göre incelenmesi

Bu çalışmanın amacı ortaöğretim 9. ve 10. sınıf fizik ders kitabında yer alan değerlendirme sorularının Yenilenmiş Bloom Taksonomisi'ne göre incelenmesidir. Araştırmada; Millî Eğitim Bakanlığı, Talim ve Terbiye Kurulunun 21.06.2019 gün ve 11959243 sayılı yazısı ile eğitim aracı olarak kabul edilmiş, okutulması uygun görülmüş 9. sınıf fizik ders kitabında yer alan 220 fizik sorusu ile Millî Eğitim Bakanlığı, Talim ve Terbiye Kurulunun 18049 gün ve 8 sayılı kararı ile ders kitabı olarak kabul edilmiş,10. sınıf fizik ders kitabında yer alan 207 fizik sorusu doküman incelemesi yöntemi kullanılarak Yenilenmiş Bloom Taksonomisi'nin (YBT) bilgi ve bilişsel boyut basamaklarına göre incelenmiştir. Araştırmanın verileri nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman analizi yöntemiyle elde edilmiştir. Doküman analizi yöntemiyle verilerin edilme süreci içerisinde olan dokümanlara ulaşma, orjinalliği kontrol etme, dokümanları anlama, verileri analiz etme ve veriyi kullanma şeklinde yapılmıştır. Yürütülen araştırmanın dış güvenirliliği güvenirlik katsayısı Cohen Kappa Katsayısı ile hesaplanmış ve K= 0,81 olduğu sonucuna ulaşılmıştır. İç geçerlik ise Miles ve Huberman förmülü kullanılarak 0,93 olarak hesaplanmıştır. İncelenen 9. sınıf fizik ders kitabında değerlendirme sorularında yer alan 220 adet fizik sorusu ve 10. sınıf fizik ders kitabında yer alan 207 değerlendirme sorusu Yenilenmiş Bloom Taksonomisi'nin bilgi ve bilişsel boyut basamaklarına göre incelenerek elde edilen sonuçlar yüzdelik ve frekans değerlerine dönüştürülerek tablolaştırılmıştır. 9. sınıf fizik ders kitabı (DSFDK) fizik bilimine giriş (1. ünite) ünitesi değerlendirme soruları Yenilenmiş Bloom'un bilişsel alan taksonomisine göre değerlendirildiğinde, soruların önemli bir kısmının hatırlama- olgusal ve anlama-kavramsal basamaklarda yer almakta olduğu görülmektedir. DSFDK madde ve özellikleri ünitesi (2. ünite) değerlendirme soruları Yenilenmiş Bloom taksonomisine göre değerlendirildiğinde, soruların %60'ı (19) gibi çok önemli bir bölümü uygulama-işlemsel boyutta yer almaktadır. DSFDK hareket ve kuvvet ünitesi (3. ünite) değerlendirme soruları Yenilenmiş Bloom taksonomisine göre değerlendirildiğinde, soruların %31'i (12) uygulama-işlemsel ve %26'sı (10) anlama-kavramsal boyutta yer almaktadır. DSFDK enerji ünitesi (4. ünite) değerlendirme soruları Yenilenmiş Bloom Taksonomisi'ne göre değerlendirildiğinde, soruların %44'ü (15) uygulama-işlemsel ve %20'si (7) anlama-kavramsal boyutta yer almaktadır. Yaratma basamağı ve üst bilişsel seviyede soru olmadığı görülmüştür. DSFDK ısı ve sıcaklık ünitesi (5. ünite) değerlendirme soruları Yenilenmiş Bloom Taksonomisi'ne göre değerlendirildiğinde, soruların %26'sı (12) uygulama-işlemsel ve %13'ü (6) çözümleme-kavramsal boyutta yer almaktadır. DSFDK elektrostatik ünitesi (6. ünite) değerlendirme soruları Yenilenmiş Bloom Taksonomisi'ne göre değerlendirildiğinde, soruların %35'i (13) uygulama-işlemsel ve %22'si (8) hatırlama-olgusal boyutta yer almaktadır. YBT' ye göre genel olarak değerlendirildiğinde, 9. sınıf fizik ders kitabı değerlendirme sorularını en fazla uygulama basamağı 75 (%35), anlama basamağı 46 (%21), çözümleme basamağı 36 (%16), hatırlama basamağı 35 (%16), değerlendirme basamağı 22 (%10) ve yaratma basamağı 6 (%2,5) oluşturmaktadır. Bilgi boyutuna bakıldığında ise en fazla işlemsel 93 (%42) ve kavramsal 75 (%34) boyutta soruların olduğu görülmektedir. Olgusal boyutta soruların 37 (%17) olduğu ayrıca üst bilişsel soruların tüm sorular içerisinde %7'lik (15) bir kısım oluşturduğu görülmektedir. DSFDK değerlendirme soruları bir bütün olarak değerlendirildiğinde ise soruların %34'ü (74) uygulama-işlemsel, %38'si (17) anlama-kavramsal ve %30'u (14) hatırlama-olgusal boyutta yer almaktadır. 10. sınıf fizik ders kitabı (OSFDK) 1. ünite değerlendirme soruları Yenilenmiş Bloom Taksonomisi' ne göre incelendiğinde, soruların %57'si (25) uygulama-işlemsel ve %27'si (12) hatırlama-olgusal boyutta yer almaktadır. 10. sınıf fizik ders kitabı 2. ünite değerlendirme soruları Yenilenmiş Bloom Taksonomisine göre incelendiğinde, soruların %43'ü (20) uygulama-işlemsel ve %30'ü (14) hatırlama-olgusal boyutta yer almaktadır. OSFDK 3. ünite değerlendirme soruları Yenilenmiş Bloom Taksonomisine göre incelendiğinde, soruların %38'i (20) hatırlama-olgusal ve %28'i (15) uygulama-işlemsel, % 24'ü anlama-kavramsal (13) boyutta yer almaktadır. OSFDK 4. ünite değerlendirme soruları Yenilenmiş Bloom Taksonomisine göre incelendiğinde, soruların %39'u (25) hatırlama-olgusal ve %33'ü (20) uygulama-işlemsel boyutta yer almaktadır. YBT'ye göre genel olarak değerlendirildiğinde, 10. sınıf fizik ders kitabı değerlendirme sorularını en fazla uygulama basamağı 87 (%42,5), hatırlama basamağı 77 (%37), anlama basamağı 35 (%17), çözümleme basamağı 7 (% 3,5) ve yaratma basamağı 1 (%0,5) oluşturmaktadır. Değerlendirme basamağında soru bulunmamaktadır. Bilgi boyutuna bakıldığında ise en fazla işlemsel 89 (%43) ve Olgusal boyutunda soruların 74 (% 35,5) olduğu görülmektedir. Kavramsal 43 (%21) boyutta soruların olduğu ayrıca üst bilişsel soruların tüm sorular içerisinde %0,5'lik (1) bir kısım oluşturduğu görülmektedir. 10. sınıf fizik ders kitabı değerlendirme soruları bir bütün olarak değerlendirildiğinde ise soruların % 41'i (84) uygulama-işlemsel, %34'ü (71) hatırlama-olgusal ve %15'i (31) anlama-kavramsal boyutta yer almaktadır. 9. ve 10. sınıf fizik ders kitapları değerlendirme soruları bir arada YBT'ye göre değerlendirildiğinde, en fazla uygulama basamağı 162 (%38), hatırlama basamağı 112 (%26), anlama basamağı 81 (%19), çözümleme basamağı 43 (%11) ve değerlendirme basamağı 22 (%6) oluşturmaktadır. Yaratma basamağında 7 soru (%2) bulunmaktadır. 9. ve 10. sınıf fizik ders kitabı değerlendirme soruları bir bütün olarak değerlendirildiğinde ise soruların %37'si (158) uygulama-işlemsel, %24'ü (101) hatırlama-olgusal ve %16'sı (69) anlama-kavramsal boyutta yer almaktadır. Millî Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu, fizik ders kitaplarında Yenilenmiş Bloom Taksonomisi'nin Bilişsel Alan Basamaklarına uygun düşünme becerilerini geliştirici sorulara dengeli bir şekilde yer verilmesini sağlamalıdır. Fizik öğretmen adaylarının lisans eğitimlerinde bu konudaki bilgileri öğrenmiş olarak mezun olmaları gerekmektedir. Fizik öğretmenlerinin gerek yüz yüze eğitimdeki ve gereke uzaktan eğitimdeki ders işleniş süreçlerinde üst düzey düşünmeyi gerektiren soruları da yeterince kullanması önerilmektedir.

Bloom taksonomisiDers kitaplarıFizik dersi+4
Sevil Demir
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin tasarım anlayışlarının incelenmesi: Bir durum çalışması

Bu çalışmada ortaokul sekizinci sınıf öğrencilerinin ürün tasarlama sürecinde zihinlerinde oluşturdukları yapı ve bu yapıya ilişkin anlayışlarının hangi boyutlardan oluştuğunu, öğrencilerin bu konudaki bilişsel ve duyuşsal yönlerini belirlemek amaçlanmaktadır. Belirlenen bu amaç doğrultusunda araştırma 2020-2021 eğitim öğretim yılı Bolu ilinde bulunan bir ortaokuldaki amaçlı örnekleme yöntemine göre belirlenen on dört sekizinci sınıf öğrencisi ile yürütülmüştür. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Öğrencilerin tasarım sürecine yönelik görüşleri çizim (ÜTÇF), çizime yönelik sorular (TBF) ve katılımcılarla bireysel olarak yapılan görüşmeler (TAGF) ile belirlenmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile araştırmacı ve 1 uzman tarafından analiz edilmiştir. Katılımcıların bir tasarım anlayışına sahip oldukları belirlenmiş ve süreç; fikir üretme, ürün, ürünü eleştirel olarak değerlendirme ve süreçte etkili olan duygu ve düşünceler olmak üzere 4 tema çevresinde toplanmıştır. Öğrencilerin var olan birkaç farklı teknolojiyi birleştirme ya da var olan teknolojilere ek özellikler ekleme şeklinde tasarımlar oluşturdukları belirlenmiştir. Tasarım sürecinin başlangıcında var olan, daha önce hiç yapılmamış bir ürün üretme düşüncesi ile birlikte bireysel ihtiyaç ve sorunlar ön planda iken süreç ilerledikçe bu anlayış yerini daha toplum hedefli ve faydacı bir anlayışa bırakmaktadır. Öğrenciler toplumun ihtiyaç ve problem durumlarını gözeterek ürünler tasarlamış olup, öğrencilerin malzeme bilgisi düzeylerinin, hem tasarım sürecini hem de süreç içerisinde aldıkları kararları şekillendirdiği belirlenmiştir. Çevreye zararı olmayan ürünler tasarlamak isteyen katılımcıların tasarımlarında yenilenebilir enerji kaynaklarını tercih etmemeleri de dikkat çeken sonuçlar arasındadır. Katılımcıların tasarladıkları ürünler ne kadar işlevsel olursa maddi olarak değerininin de o kadar fazla olması gerektiği arasında bir ilişki kurdukları belirlenmiştir. Bireylerin tasarım sürecinde belli bir amaç için yola çıktıkları, bu amaç için maddi kaynakları kullanmaktan kaçınmadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcıların tasarladıkları tüm ürünlerin insan odaklı tasarımlar olduğu, doğayı iyileştirme ya da hayvanların ihtiyaç durumlarına yönelik tasarımlar bulunmayışı, ayrıca engelli bireylerin hayatını kolaylaştırmaya yönelik sadece bir tasarımın oluşu da dikkat çekmektedir. ANAHTAR KELİMELER: Tasarım, Fen Eğitimi, Tasarım Temelli Fen Eğitimi

Saliha Camgöz
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bilim tarihiyle zenginleştirilmiş yaratıcı problem çözme modüllerinin 5. ve 7. sınıf öğrencilerinin eleştirel düşünme, yaratıcılık ve problem çözme becerilerine etkisinin incelenmesi

Problem çözme, yaratıcı düşünme ve eleştirel düşünme 21. yüzyılın önemli becerileri olmasına rağmen öğrencilerin bu becerilerinin yeterli düzeyde olmadığı bilinmektedir. Bu nedenle bu araştırmada, Bilim Tarihiyle Zenginleştirilmiş Yaratıcı Problem Çözme Modüllerinin, eşleştirilmiş kontrol gruplu yarı deneysel araştırma deseni kullanılarak 5. ve 7.sınıf öğrencilerinin eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme, problem tanımlama ve problem çözme becerilerine etkisi incelenmiştir. Araştırma 5.sınıf (deney n=46; ve kontrol =48) ve 7. sınıfta (deneyn=43; ve kontrol n=45) öğrenim gören toplam 182 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Deney grubunda Bilim Tarihi ile Zenginleştirilmiş Yaratıcı Problem Çözme Modülü, kontrol grubunda ise Milli Eğitim Bakanlığı Fen Bilimleri 2018 öğretim programına göre hazırlanan devlet ders kitabı etkinlikleriyle 10 hafta sınıf içi uygulaması yapılmıştır. Araştırmada verileri, Problem Çözme Analiz Ölçeği (P- SAP), Yaratıcı Düşünme Testi ve Düşünme Zorlukları Testi ile toplanmıştır. Veriler analitik rubrik, bağımsız örneklemler t-testi ve ancova testi sonuçları 5. ve7.sınıf deney grubu öğrencilerinin eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme, problem tanımlama ve çözme becerisinin kontrol grubundan istatistiksel olarak anlamlı fark olduğunu göstermiştir (p<0,05). Sınıf düzeyi bağlamında ise 7. sınıfın5. sınıftaki öğrencilerden daha fazla gelişim gösterdiği tespit edilmiştir. 5. sınıfların problem tanımlama becerisinde, 7. sınıfların ise problem çözme becerisinde daha fazla gelişim gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Eleştirel düşünmenin tartışma alt boyutunda 5.sınıf öğrencileri daha fazla gelişim göstermiştir. Son olarak araştırmanın bulguları eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme, problem tanımlama ve çözme becerisinin gelişiminde Milli Eğitim Bakanlığı Fen Bilimleri ders kitabı etkinliklerinin yeterli olmadığı sonucunu ortaya koymuştur. ANAHTAR KELİMELER: Eleştirel Düşünme, Problem Çözme, Problem Tanımlama, Yaratıcı Düşünme, Bilim Tarihi, Ortaokul Öğrencisi.

Damla Sağlam
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

5., 6. ve 7. sınıf öğrencilerinin matematik dersinde eleştirel düşünme becerilerinin incelenmesi

Bu tez çalışmasında, beşinci, altıncı ve yedinci sınıf öğrencilerinin matematik dersindeki eleştirel düşünme becerileri incelenmiştir. Araştırmada farklı yaş ve eğitim düzeylerindeki öğrencilerin matematik dersindeki eleştirel düşünme becerilerinin nasıl değiştiğini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırma 2023-2024 eğitim öğretim yılında Manisa ili Gördes ilçesine bağlı olan bir devlet okulunun beşinci, altıncı ve yedinci sınıfındaki 9 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. 5., 6.ve 7. sınıf öğrencileri arasından her bir sınıf seviyesinden üçer öğrenci seçilmiştir. Matematik dersindeki eleştirel düşünme becerileri ile ilgili olarak öğrencilere 4 matematik sorusu sorulmuştur. Öğrencilerin matematik dersindeki eleştirel düşünme becerileri hakkındaki veriler, yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, öğrencilerin eleştirel düşünme beceri düzeylerinin genel olarak orta seviyede olduğu ve matematik dersindeki eleştirel düşünme becerilerinin yaş grupları arasında farklılık gösterdiği gözlemlenmiştir.

Hüsniye Şenol
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kavram haritaları kullanımının ortaokul öğrencilerinin duyu organları konusundaki akademik başarılarına ve derse yönelik tutumlarına etkisi

Bu araştırmada Fen Bilimleri dersinde kavram haritasının 6. Sınıf duyu organları konusunda kullanımının öğrencilerin akademik başarısına ve derse yönelik tutumuna etkisi incelenmiştir. Çalışma kavram haritalarının 6.sınıf duyu organları konusu üzerinde başarı ve tutuma yönelik anlamlı bir fark olup olmadığının araştırılması üzerinedir. Öğrencilerin bilişsel yapıları ile kavram haritaları kullanımı sonucunda elde edilen veriler ilişkilendirilmiş ve bu sayede sonuca ulaşılmıştır. Araştırma 2022-2023 eğitim öğretim yılında Bolu ilinde yer alan bir devlet ortaokulunda 6. Sınıfta okuyan 13 deney ve 13 kontrol grubu öğrencisiyle yürütülmüştür. Araştırmanın modeli olarak deneysel araştırma modellerinden "ön test- son test kontrol gruplu model" tercih edilmiştir. Kontrol grubunda dersler mevcut müfredata göre yürütülmüş, deney grubunda ise normal müfredatın dışında her bir ders saatinde kavram haritalarını kullanarak dersler işlenmiştir. Bu çalışmada veri toplama araçları olarak araştırmacı tarafından geliştirilen başari testi ile araştırmacı ve öğrenciler tarafından hazırlanan kavram haritaları kullanılmıştır. Testler her öğrenci ile birebir uygulama şeklinde olmuştur. Öğrencilerden elde edilen veriler kullanılarak her bir öğrencinin başarı testinden almış olduğu puanlar çizelgeye işlenmiş ve puanlanmıştır. Çizelgeye dökülen puanlamalar spss programı ile analiz edilmiş ve ön test ile son test grupları arasında karşılaştırma yapmak amacıyla Bağımsız Örneklem T-Testi kullanılmıştır. Bu test ile niceliksel verilerin iki örneklem arasında aynı dağılımlara sahip olup olmadıkları analiz edilmiştir. İki bağımsız örnekleme uygulanan içerikler sonucu deney grubu öğrencilerinden kavram haritaları ile ders işlediğimiz öğrencilerimizden elde edilen veriler nicel araştırmalarda kullanılan içerik analiz yöntemi ile çözümlenmiştir. Bu yöntem ile birbirinden bağımsız olan gruplarımızın nicel çalışmaları derinlemesine incelenmiştir. Araştırma neticesinde elde edilen verilere göre deney ve kontrol grupları için ön test başarı ortalama puanları arasında anlamlı bir fark tespit edilmemiş gruplarımız arasında benzeşik bir puanlama olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ancak deney ve kontrol grupları için uygulanan başarı son test ortalama verileri deney grubu lehine anlamlı bir farkın olduğunu göstermiştir. Elde edilen verilere göre kavram haritalarının kullanımı akademik başarı yönünden kontrol grubunda anlamlı bir fark oluşturmazken deney gruplarında kapsam ve ilişkililik açısından anlamlı bir fark oluşturmuştur. Deney gruplarımızla işlenen kavram haritaları içerikli derslerin öğrencilerin bilişsel ve akademik yapılarında olumlu yönde etkisinin olduğu ancak derse yönelik tutumunda pozitif bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir.

Akademik başarıAkademik tutumKavram haritaları
Habil İşler
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

2004 fen ve teknoloji, 2013 ve 2018 fen bilimleri dersi öğretim programlarında yer bilimleri içeriğinin belirlenmesi ve karşılaştırılması

Bu araştırmada i) Yer Bilimleri alan içeriğinin (hipotez, kanun-yasa, teori-kuram, ilke-prensip, deney, olay) belirlenmesi ve ii) 2004 Fen ve Teknoloji öğretim programı (FenTkn Öğ. Prog.) 4-8. sınıflar ile 2013 ve 2018 Fen Bilimleri öğretim programlarında (FenBil Öğ. Prog.) 3-8. Sınıflar seviyesindeki kazanımların Yer Bilimleri alan içeriğini kapsama düzeyinin tespit edilerek karşılaştırılması amaçlanmıştır. Araştırmada veri toplama amacıyla nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi kullanılmıştır. Çalışmanın birinci basamağında, üniversitelerde temel kaynak niteliğindeki ders kitapları, çeşitli bilimsel kaynaklar taranmış ve Yer Bilimleri alan içerikleri tablolaştırılmış, alan uzmanından görüş alınarak son şekli verilmiştir. Çalışmanın ikinci basamağında söz konusu programlardaki tüm kazanımlar belirlenerek listelenmiştir. Öğretim programının Yer Bilimleri alan içeriğini kapsama düzeyini belirlemek amacıyla 2018 FenBil Öğ. Prg. 7. Sınıf düzeyinde bir ön çalışma yapılmıştır. Bu aşamada araştırmacı ve alan uzmanı bir tarama yapmıştır. Araştırmacı ve alan uzmanının elde ettikleri verilerin örtüşmesi nedeniyle bundan sonraki çalışma araştırmacı tarafından devam ettirilmiştir. Araştırma sonucunda, i) Yer Bilimleri alan içeriğinde 6 hipotez, 5 kanun, 14 teori, 13 ilke, 25 deney ve 15 olay tespit edilmiş, ii) Yer Bilimleri içeriği ile doğrudan ve dolaylı ilişkilendirilen en fazla kazanım sayısına sahip programın 2004 FenTkn Öğ. Prog. olduğu, iii) öğretim programlarının üçünde de ilişkilendirilen ve ilişkilendirilemeyen içeriklerin kazanımlar açısından benzerlik ve farklılıklar bulunduğu ortaya konulmuştur. Çalışmada elde edilen sonuçların Fen Bilimleri öğretim programında bulunması gereken Yer Bilimleri içerik kapsamı açısından önemi ortaya konulmuş, ehemmiyetli hususlarda önerilerde bulunulmuştur.

Mediha Altundağ Özdemir
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

2004 fen ve teknoloji, 2013 ve 2018 fen bilimleri dersi öğretim programlarında kimya bilim içeriğinin belirlenmesi ve karşılaştırmalı analizi

Bu araştırmada, i) Kimya alan içeriğinin (kanun-yasa, teori-kuram, ilkeprensip, olay, deney, hipotez) belirlenmesi ve ii) 2004 Fen ve Teknoloji (FenTk ÖPrg.) 2013, 2018 3-8. Sınıflar Fen bilimleri öğretim programındaki (Fen-Bil. ÖPrg.) kazanımların Kimya alanı içeriğini kapsama düzeyinin tespiti amaçlanmıştır. Araştırmada veri toplama amacıyla nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi kullanılmıştır. Çalışmanın birinci basamağında, üniversitelerde okutulan güncel temel ders kitapları, internet ortamında erişilebilen çeşitli bilimsel kaynaklar taranarak kimya bilim alanındaki yasa, teori, ilke, olay, deney ve hipotezler bir tablo haline getirilmiştir. Toplamda 20 yasa, 20 teori, 6 ilke, 21 olay, 7 Deney ve 1 Hipotez belirlenmiştir. Tablolaştırılan kimya alanı içeriklerine ilişkin bir alan uzmanından görüş alınmıştır. Görüş doğrultusunda Avogadro hipotezi, Avogadro İlkesi olarak değiştirilmiş ve hipotez başlığı tablodan kaldırılmıştır. Çalışmanın ikinci basamağında 2004 FenTk ÖPrg. 2013, 2018 3-8. Sınıflar Fen-Bil ÖPrg. Kimya alanı içeriğini kapsama düzeyini belirlemek amacıyla 8. Sınıf düzeyinde ön çalışma yapılmıştır. Bu aşamada tablolaştırılan kimya alanındaki kanun, teori, ilke, olay ve deneylerin, 8. Sınıf düzeyinde öğrenme alanlarındaki hangi kazanımlarla doğrudan veya dolaylı biçimde ilgili olduğuna yönelik araştırmacı ve alan uzmanı bir tarama yapmıştır. Araştırmacı ve alan uzmanının elde ettikleri verilerin bütünüyle örtüşmesi nedeniyle bundan sonraki çalışma araştırmacı tarafından sürdürülmüştür. Araştırma sonucunda 20 teori (kuram), 7 ilke(prensip), 20 kanun(yasa), 21 olay ve 7 deney tespit edilmiştir. Kimya alan içeriğiyle doğrudan ve/veya dolaylı ilişkilendirmenin en fazla yapıldığı öğretim programının 2004 FenTk ÖPrg. olduğu ve alan içeriğinin kazanımlarla ilişkilendirilmesi aşamasında üç öğrenim programının kazanımlarının içerik ilişkilendirmesinde birbirine benzer ilişkilendirmelerin olduğu görülmüştür. Çalışmada elde edilen sonuçların Fen-Bil ÖPrg.nda bulunması gereken kimya içerik kapsamı açısından önemi ve diğer öğrenme alanlarına (canlılar ve yaşam, dünya ve evren, fiziksel süreçler) olan etkisi tartışılarak, önemli görülen hususlarda önerilerde bulunulmuştur. ANAHTAR KELİMELER: Fen ve Teknoloji, Fen Bilimleri Öğretim Programı, Doküman analizi, Kimya içeriği

Sevgi İmren
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik öğretmen adaylarının argümantasyon sürecindeki öğretmen rolünün incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, ilköğretim matematik öğretmeni adaylarının aldıkları ders kapsamında yürütülen dörtgenlerin sınıflandırılmasına yönelik etkinliklerde geliştirdikleri argüman yapılarını Toulmin'in Argümantasyon Modeli çerçevesinde incelemek ve bu süreçteki öğretim üyesinin rolünü ortaya koymaktır. Çalışma, 2021-2023 akademik yılları arasında Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nde "Matematik Sınıflarında İletişim" dersini alan öğretmen adaylarıyla yürütülmüştür. Araştırma nitel araştırma desenine göre tasarlanmış olup, veri toplama sürecinde sınıf içi tartışmaların video kayıtları, bu kayıtların transkriptleri ve öğrenci söylemleri kullanılmıştır. Yaklaşık 17 saatlik çevrim içi ders kayıtlarından elde edilen veriler içerik analizi ile çözümlenmiş; kodlama sürecinde iddia, veri, gerekçe, destek, çürütme ve niteleyici gibi Toulmin modelinin temel bileşenleri dikkate alınmıştır. Araştırma süreci iki aşamalı olarak yürütülmüştür: (1) Öğretim üyesi müdahalesi olmaksızın adayların kendi aralarındaki doğal tartışma süreci, (2) Öğretim üyesinin yönlendirici sorularla sürece aktif katılım sağladığı yapılandırılmış süreç. Bulgular, öğretim üyesinin yönlendirme niteliği taşıyan sorularının, tartışmalarda farklı argüman bileşenlerinin ortaya çıkmasına ve bileşenler arası geçişlerin güçlenmesine katkı sağladığını göstermektedir. Elde edilen sonuçlar, öğretmen yetiştirme sürecinde öğretim üyesinin sınıf içi etkileşimlerdeki konumunun ve kullandığı soru türlerinin önemine işaret etmektedir.

Esra Yalçın
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

3. sınıf öğrencilerinin okul bahçesinde informal fen öğrenme deneyiminin incelenmesi: Bir nitel araştırma

John Dewey, öğrencilerin aktif, meraklı ve keşfetmeye istekli olduğunu ve informal öğrenme ortamıyla, sınıf dışındaki ortamın parçası olduğunu anladığında, öğrenmelerinin arttığını 100 yıl önce deneysel çalışmayla "Okul ve Toplum" (The School and Society) isimli kitabında açıklamıştır (Dewey, 1915). Bununla birlikte, küresel boyutta gün geç geçtikçe artan çevre sorunlarının çözümünde söz sahibi olacak çocukların, kendi çevrelerinde, doğal ortamda deneyim yaşamayı ve doğa eğitimini formal eğitime tercih ettiği belirtilmektedir (Hart 2002; Martin, 2003; Civelek ve Özyılmaz Akamca, 2018). Küçük grup öğrenme deneyimleri eğitimciler ve öğretmenler için önemli (Hutchinson, 2009) olduğundan, bu çalışmada okul bahçesinde informal fen öğrenme deneyim süreci nitel bir araştırmayla incelenmiştir. Çalışmaya bir devlet okulunun 3. sınıfında öğrenim gören toplam n = 29 (kız:18, erkek:11) öğrenci katılmıştır. Çalışmanın veri kaynağı açık uçlu Canlılar ve çevre hakkındaki görüşler anketi'ne bireysel ve yarı yapılandırılmış görüşmelere verilen öğrenci yanıtlarıdır. Canlı-cansız varlıklar, biyoçeşitlilik, besin zinciri, geri dönüşüm, nesli tükenen canlılar ve çevre konusu ile ilgili 4 haftalık bir informal fen eğitimi uygulanmıştır. Uygulama öncesi ve sonrası (ön-sontest) toplanan veriler NVivo12 programında içerik analiz yöntemiyle incelenmiştir. Sonuçlar, öğrencilerin okul bahçesi informal fen öğrenme deneyiminin çevreye yönelik kavram(a)larını istatistiksel olarak olumlu yönde geliştirdiğini ve "canlı ve cansız varlıklar", "biyoçeşitlilik", "orman ekosistemi", "geri dönüşüm", "canlıların çevre ile etkileşimin sonuçları" konusunda öğrencilerin çevre farkındalığını kısa sürede geliştirdiği tespit edilmiştir. Ancak, öğrencilerin, "besin zinciri", "mikroskobik canlı" kavram(a)larına ve öntest sonuçlarında tespit edilen''toprak'', ''su'' ve ''çiçek'' ile ilgili kavram yanılgılarının giderilmesine uygulamanın yetersiz olduğu görülmüştür. Ayrıca okul bahçesinde informal fen öğrenme deneyiminin, soğuk havaya rağmen, öğrencilerin büyük çoğunluğunun sevdiği, eğlendiği belirlenmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Çevre Eğitimi, İnformal Öğrenme, Okul Bahçesi, İlkokul Öğrencileri

Fen bilgisi eğitimiNitel araştırmaOkul bahçeleri+5
Demet Yıldız
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Üstün yetenekli öğrencilerin bilimsel sorgulama ile ilgili görüşleri

Öğrencilerin bilim okuryazarı olarak yetiştirilmesinde ve bilim okuryazarı öğrencilerinin hedeflerine ulaşmasında en önemli bileşenlerden biri bilimsel sorgulamadır. Üstün yetenekli öğrencilerin üstün bilişsel özelliklerle sahip kişiler olduğu, içinde bulunduğumuz toplumun çok az kısmını temsil ettiği ve her sahada toplumu ileriye götüreceği düşünüldüğünde bu öğrencilerin bilimsel bilginin nasıl üretildiğini anlamaları, bilimsel bilginin üretim sürecini gerçekleştirecek temel becerileri ve bilimsel sorgulama ile ilgili temel anlayışları kazanmaları oldukça önem kazanmaktadır. Bu doğrultuda çalışmanın temel amacı, BİLSEM'de öğrenim görmekte olan üstün yetenekli 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinin bilimsel sorgulamaya ilişkin görüşlerinin ne düzeyde olduğunu betimsel olarak ortaya çıkararak tespit etmektir. Çalışma Bolu, Düzce ve Sakarya bölgesinde yer alan Bilim ve Sanat Merkezlerinde öğrenim gören 97 ortaokul öğrencisi ile yapılmıştır. Belirlenen amaç doğrultusunda Lederman ve diğ. (2014) tarafından geliştirilen Bilimsel Sorgulamaya İlişkin Görüşler Anketi (VASI) Google Docs-Form üzerinden online hale getirilerek katılımcılara uygulanmıştır. Öğrencilerin ankete verdikleri cevaplar istatiksel analiz yöntemi ile analiz edilerek öğrencilerin bilimsel sorgulama hakkındaki görüşleri tespit edilmiştir. Çalışmanın sonuçları üstün yetenekli öğrencilerin bilimsel sorgulamaya ilişkin görüşlerinin çoğunlukla yetersiz düzeyde olduğunu göstermiştir. Çalışmanın sonuçları derinlemesine incelendiğinde ise üstün yetenekli öğrencilerin büyük çoğunluğunun bilimsel sorgulamanın 1., 2., 3., ve 8. boyutlarında yetersiz; 4., 5., ve 6. boyutlarında bilinçli; 1. ve 7. boyutları içinse kısmen bilinçli görüşlere sahip oldukları ortaya çıkmıştır. Ayrıca cinsiyet ve sınıf seviyeleri arasında çok büyük farklılıkların olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen bulgular, boyutlarda gözlemlenen yüksek oranlar doğrultusunda literatürdeki çalışmaların sonuçları ile birlikte yorumlanarak tartışılmış ve konu ile ilgili öneriler sunulmuştur.

Bilim okuryazarlığıBilimin doğasıBilimsel bilgi+3
Armağan Gezer
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2021
00