İstanbul University
Discipline

Doğu Dilleri ve Edebiyatları Anabilim Dalı

İstanbul University

102

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Ōkubo Kōji'nin Türk dili üzerine çalışmaları

Bu çalışmada Türklük bilimi araştırmacısı Ōkubo Kōji'nin Türk dili ve Türkçe üzerine görüşlerinin, diğer eserlerinde kullandığı Türkçe kavramların algısı ile bu algısını yansıtma biçiminin ortaya konması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Ōkubo Kōji'nin Türk dili, Türkçe ve Türkiye Türkçesi üzerine yazıları tezin araştırma örneklemini oluşturmuştur. Çözümleme sonucunda, Ōkubo Kōji'nin Türk dillerinin sondan eklemeli dil ve ünlü uyumu olarak iki temel özelliğine dikkat çektiği, ayrıca Türk dilinin tarihî gelişiminde sağlam yapısı ve matematik gibi kurallı olması sebebiyle büyük değişimlere uğramadığı şeklinde düşüncesini vurguladığı tespit edilmiştir. Aralarında çok fark bulunmadığını belirttiği Türk dili lehçeleri üzerine yaptığı değerlendirmelerinde Kazan- Tatar Türkçesini önemli bir kültür ve yazı dili, Kaşgar Türkçesini klasik tarzdaki biçimini en iyi koruyabilmiş en doğudaki lehçe, Türkiye Türkçesini ise en gelişmiş Batı lehçesi olarak değerlendirdiği görülmüştür. Tezde ayrıca, Türkiye'deki dil politikalarını takip ettiği, incelediği, bunlar hakkında görüşler oluşturduğu ve yaptığı yayınlarla bu konuları Japonya'ya ulaştırmış olduğu tespit edilmiştir. Türkiye Türkçesinde yapılan harf devrimi ve dil devrimini, Türkçenin yapısal ihtiyaçlarını karşılayan bir ihtiyaç olarak, Güneş-Dil Teorisi'ni milliyetçi bir projeye dayalı ideolojik bir girişim olarak değerlendirmiştir. Ōkubo'nun ayrıca Türkleri tanımak ve kendi halkına anlatmak amacıyla Türk kültürüne dil üzerinden yaklaştığı sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, geniş bir coğrafyada yaşayan Türk halklarını tanımak ve kendi halkına aktarmak için çalışmalar yapmış olan Ōkubo Kōji'nin İslam tarih ve medeniyeti araştırmacısı olmasının yanında Türklük bilimi araştırmacısı olarak da çok sayıda eser verdiği görülmüştür.

DilJaponcaTürk lehçeleri+2
Gülzemin Özrenk Aydın
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Urdu dilinde yazılmış seyahatnamelerde Ankara izlenimleri

Seyahatname, bir gezginin seyahat deneyimlerini, gözlemlerini ve izlenimlerini yazılı olarak aktardığı edebi bir türdür. Birçok biçim ve formda yazılmış bu gezi notları genellikle anılar, tasvirler ve yerel kültür hakkında detaylı bilgiler içerir. Seyahatnameler, okuyucuya farklı coğrafyalara, kültürlere ve insanlara dair bir perspektif göstermeyi amaçlar. Bu tür eserler hem tarihsel kaynak olarak değerlendirilebilir hem de farklı yerleri keşfetmek isteyenlere ilham verebilir. Urdu edebiyatında ise seyahatname görece yeni bir tür olarak kabul görmektedir. Urdu edebiyatında geçmişi çok eskilere dayanmayan bu türde Urdu dilinde verilen eserler yine de kendilerine has bir üsluba sahiptir. Bu üslup, Urdu dilinin kendine has tarzının ve klasik haline gelen seyahatnamelerin biçem özelliklerinin bir harmanlanmış halidir. Urdu dilinde yazılmış Ankara seyahatnameleri, cumhuriyet tarihimizi Urdu dilinde seyahatname kaleme almış yazarların gözünden yansıtan kaynaklardır. Bu seyahatnameler Ankara'nın modernleşme sürecini, mimari yapılarını, sosyal yapılarını, sosyal yaşamını ve kültürel mirasını detaylı bir şekilde ele alır. Ayrıca başkentin politik ve ekonomik dinamiklerine de ışık tutarlar. Seyahatnamelerde, Ankara'nın sokaklarındaki günlük yaşamın ve yerel halkın portresinin yanı sıra Anıtkabir, Ankara Kalesi, Ankara Üniversitesi gibi önemli yerlerin portresi de çizilir. Anahtar Kelimeler: Urdu Edebiyatı, Seyahatname, Ankara, Türkiye, Gezi Edebiyatı

Yusuf Can Mucur
Ankara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ahmed b. Hüseyin El-Bosnevî ve El-İşârâtu'l-İlâmiyye fî Şerhi'l-İstiârâti'l-İsâmiyye adlı eserinin tahkiki

Bu çalışmada Ahmed b. Hüseyin el-Bosnevî (ö. 1175/1761)'nin hayatı ve eserleri ile istiâre alanında 'İṣâmuddîn el-İsfereyânî'nin kaleme aldığı Şerḥu'l-'İṣâm 'ale'l-Ferîde adlı eserin üzerine yazdığı el-İşârâtu'l-İ'lâmiyye fî Şerḥi'l-İsti'ârâti'l-'İṣâmiyye adlı eser incelenmiştir. Eser, yapı ve muhteva bakımından tanıtıldıktan sonra metin, gerekli açıklamalar ile birlikte edisyon kritiği yapılmıştır. Çalışma giriş ve üç bölüm şeklinde tamamlanmıştır. Giriş bölümünde belâgat ilmi ve konuları; istiâre sanatının esasları ve çeşitleri hakkında genel bir bilgi verilmiştir. Birinci bölümde 'İṣâmuddîn el-İsfereyânî'nin hayatı, eserleri ve Şerḥu'l-'İṣâm 'ale'l-Ferîde adlı eserin muhtevası hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde Ahmed b. Hüseyin el-Bosnevî'nin hayatı ve eserleri hakkında bilgi verilerek ardından el-İşârâtu'l-İ'lâmiyye fî Şerḥi'l-İsti'ârâti'l-'İṣâmiyye adlı eserin adı, müellife aidiyeti, eseri ithaf ettiği kişi ve eserin muhtevası hakkında detaylıca bilgi sunulmuştur. Akabinde eserde takip ettiği metot, konuları ele alış biçimi, eserin mukaddimesi, istişhâdları ve atıfta bulunduğu kaynaklar hakkında bilgi verilmiştir. Son kısımda eserin yazma nüshasının tavsifi ve metin tesisinde takip edilen yol ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise eserin tahkikli metni verilmiştir. Sonuç bölümünde ise eserin incelenmesi sonucunda elde edilen bulgular verilmiştir.

Saliha Şan
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İsmail Sabri Paşa'nın şiirlerinin tematik yönden incelenmesi ve sanatsal özellikleri

Bu tez, Mısır'ın modernleşme sürecinde önemli bir entelektüel figür olan İsmail Sabri Paşa'nın şiirlerini tematik ve sanatsal yönleriyle incelemektedir. Paşa'nın mersiye, medih, vatan sevgisi ve toplumsal içerikli şiirleri, yaşadığı dönemin toplumsal ve siyasal bağlamı içerisinde değerlendirilmiş; bu eserlerin hem bireysel duyarlılıkları hem de kolektif hafızayı yansıtan nitelikleri ortaya konmuştur. Çalışmada, Sabri Paşa'nın klasik Arap şiir geleneği ile modern edebiyat anlayışını nasıl birleştirdiği analiz edilerek Doğu ve Batı edebiyatları arasında kurduğu estetik köprü irdelenmiştir. Şiirlerinde yer alan belâgat sanatları (cinas, tıbak, tekrar) teknik ve içerik yönünden değerlendirilmiş; dilsel ustalığı, ifade derinliği ve şiirsel yapısı üzerinden çözümlemeler yapılmıştır. Ayrıca, şairin dönemin edebî ortamına ve toplumsal yapısına etkileri incelenmiş, eserlerinin Arap edebiyatı tarihi içindeki yeri ve önemi vurgulanmıştır. Bu bağlamda, İsmail Sabri Paşa'nın şiirlerinin hem tarihsel belge niteliği taşıdığı hem de klasik ve modern edebiyat arasında özgün bir geçiş noktası sunduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Alaaeddin Eyüpoğlu
Selçuk University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Kassâbzâde Muhammed b. İbrâhîm en-Nîfî'nin "Muhtasaru Muġni'l-lebîb an kütübi'l-e'ârîb" adlı eserinin edisyon kritiği

Bu eser, Muġni'l-edîb fî muḫtaṣari Muġni'l-lebîb adlı nahiv muhtasarının ilmî bir tahkikini konu almaktadır. Eser, Osmanlı âlimi ve nahivci olan Rûmî Muhammed b. İbrâhîm en-Nîfî, meşhur adıyla İbnü'l-Kassâb tarafından telif edilmiştir. Bu muhtasar, Arap gramerinin en önemli kaynaklarından biri olan ve İbn Hişâm el-Ensârî'ye (ö. 761/1359) ait Muġni'l-lebîb adlı eserin öğretim amaçlı bir özeti niteliğindedir. Ana eser, babları harflere göre tasnif etmesi ve derinlemesine nahiv-dil bilgisi çözümlemeleriyle tanınır. Çalışmanın amacı, bu muhtasarı, Türkiye Cumhuriyeti'ndeki üç farklı kütüphanede muhafaza edilen yazma nüshalarına dayanarak ilmî olarak tahkik etmek, metin üzerinde müellifin yaptığı tasarrufları (hazif, takdim, gibi tasarruflar) tespit etmek ve İbnü'l-Kassâb'ın nahiv konularını sadeleştirerek benimsediği öğretici üslubu ortaya koymaktır. Araştırma, betimleyici ve çözümleyici bir yöntemle yürütülmüştür. Yazma nüshaların okunması, karşılaştırılması ve tahkiki, İSAM'ın yazma tahkik metoduna göre gerçekleştirilmiş; metinler arasındaki esaslı farklar, dilbilimsel yönleri ve nahiv terminolojisi titizlikle belgelenmiş ve kaynaklara atıf yapılmıştır. "Bu araştırma, Osmanlı Dönemi nahiv özetlerinin yalnızca sade metinler olarak değil, aynı zamanda kendine özgü yöntem ve eğitim amaçları bulunan bağımsız eserler olarak görülmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Ayrıca, benzer muhtasarların tahkik edilmesi, yöntemlerinin analiz edilmesi ve asıl kaynaklarla karşılaştırılması; bu tür metinlerin modern Arapça öğretiminde kaynak olarak değerlendirilmesi ve geç Dönem Osmanlı âlimlerinin klasik geleneğe katkılarının belgelenmesi önerilmektedir. Sonuç olarak bu eser, Muġni'l-lebîbin geç Dönem Osmanlı ilmî çevrelerinde nasıl değerlendirildiğini gösteren özgün bir çalışmayı ilmî tahkik ve dikkatli bir analizle ortaya koyarak alandaki önemli bir eksikliği gidermiştir.

Arap diliEl-MuğniMuhtasar+2
Firas Al Saleh
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Hâfız Hıyâvî'nin "Hoda Mader-i Zibayet ra Beyamorzed" isimli öykü kitabının incelenmesi

Hâfız Hıyâvî, çağdaş İran öykücülüğünün özgün seslerinden biridir. Yerel kimliğiyle evrensel anlatım arasında kurduğu denge, onu 2000'li yılların en dikkat çeken yazarlarından biri hâline getirmiştir. Kendine özgü dili, sade üslubu ve çocuk bakışına dayalı anlatımıyla Hıyâvî, modern İran edebiyatında "yerel anlatının evrensel sesi" olarak anılmaktadır. Hâfız Hıyâvî'nin en önemli eseri, 2008 yılında yayımlanan "Allah Güzel Annene Rahmet Etsin" adlı öykü kitabıdır. Bu kitap, İran taşra yaşamının sıradan görünen ama yoğun anlamlar taşıyan nesnelerini ve olaylarını çocuk bakış açısıyla aktaran sekiz öyküden oluşmaktadır. Hâfız Hıyâvî'nin "Allah Güzel Annene Rahmet Etsin" adlı kitabı Türkçeye çevrilmemiştir. Çalışmamızda, bu kitabın Türkçeye ilk çevirisi yapıldı. Ardından her öykü Edebi İnceleme, Ayrıntılı İnceleme ve Kültürel ve Toplumsal Katman olarak 3 katmanda incelendi. Çalışmamız ile Hâfız Hıyâvî'nin "Allah Güzel Annene Rahmet Etsin" adlı öykü kitabını dilimize kazandırmak ve bu eserin İran ve dünya edebiyatı açısından incelemesini yaparak Türk edebiyatına katkıda bulunmak amaçlanmaktadır.

Esma Nur Ayşe Çelik Başak
Selçuk University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkçe ve Korece'nin karşılaştırmalı yapıya göre Korece öğretim sırası ve öğretim faktörleri

Türkçeye göre etkili Korece öğretimi araştırması yapmak için Anka-ra Üniversitesi, Erciyes Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi'nin 1.sınıftan 4.sınıfa kadar olan öğrencilerinin verileri ile karşılaştırmalı yapıya göre öğretim sırası ve öğretim fak-törleri araştırılmıştır. Bunun için iki dil arasındaki özelliklere göre 1.'Türkçe ile aynı' yapı, 2.'Türkçede çoklu karşılıklı' yapı, 3.'Türkçe ile farklı' yapı, 4.'Türkçede bulunmayan'yapı, 5.'Korecede çoklu karşılıklı' yapı ve 6.'Türkçede bulunmayıp Korecede bölünmüş olan' yapı olarak Prator'un zor-luk hiyerarşisi modifiye edilip araştırılmıştır. Öğrenci verilerinden(yazı, test, anket) , zor-luk hiyerarşisi, Kore dilini ana dil konuşucu-larının değerlendirmelerinden hata önemi hiyerarşisi, ders kitaplarından öğretim içeri-kleri sıklık hiyerarşi ile derste genel kapsamlı ağırlık ve öncelik için hiyerarşiler önerilmiştir. Birleşik zorluk hiyerarşisinde en yüksek 6.'Türkçede bulunmayıp Korecede bölünmüş olan' yapı, hata önemi hiyerarşisinde en yüksek 2.'Türkçede çoklu karşılıklı' yapı, hata sıklık hiyerarşisi ve öğretim içeriği sıklık hiyerarşisinde ise en yüksek 5.'Korecede çoklu karşılıklı' yapı olarak öne çıkmıştır. Aynı zamanda 5. yapının, ağırlık ve öncelik açısından hiyerarşide en yüksekte olduğu ortaya çıkmıştır. Koreceyi anadili olarak konuşan kişilerin iletişimde an-laşılabilirlik açısından dilbilgisinden çok iletişimsel hata önemini değerlendirdiği an-laşılmıştır. Hiyerarşiler arasındaki korelasyon incelendiğinde sonuç olarak; ankette yer alan öğrenim psikolojik zorluğu ile birleşik zorluk hiyerarşisi arasında doğru orantılı yüksek bir korelasyon bulunmuştur. Ders kitaplarındaki öğretim içerikleri sıklık hiyerarşisi'nin derslerdeki önceliği iyi yansıttığı ve yazı zorluğu ile ters korelasyona sa-hip olduğu görülmüştür. Hata sıklığı, hata önemi ile tam tersi şekilde çok yüksek korela-syon gösterirken birleşik zorluk ile herhangi bir korelasyon göstermemiştir. Test zorluğu ile ağırlık arasında çok yüksek bir korelasyon görülmemiştir. Bununla birlikte birleşik zorluk hiyerarşisinin öğrenim psikolojik zorluğunu yansıttığı görülmüştür. Hata sıklığı arttıkça hata öneminin düştüğü ve hata sıklığı ile zorluk arasında herhangi bir bağlantı olmadığı doğrulanmıştır. Öğrencilerin, ders kitaplarında az görülen yapının içeriklerini yazıda kullanırken zorlandıkları anlaşılmıştır. Yüksek ağırlığı olan yapıların testte puanının düşük olduğu gözlemlenmiştir. Dolayısıyla, Türk öğrenciler için Kore dili öğretiminde öncelik ve ağırlık hiyerarşisi kurmak amacıyla çeşitli açılardan bir hiyerarşinin uygula-masının önemli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Buna dayanarak etkili öğretim sırası için çekim ekleri ve bağlantı ifadeleri araştırılmıştır. Çekim eklerinde önce Korece cümle yapısına göre sonra kullanım sıklığı (Korece ana dil konuşucuları derlemi), birleşik zorluk ve hata önemi hiyerarşileri ile önerilmiştir. Sonuç olarak -(이)에요((i)eyo) ve -입니다(imnida) ile başlayıp -습니다(sımnida), -아/어요(a/oyo), -지요(jiyo), -(으)ㄹ까요((ı)lggayo)?, -(으)세요((ı)seyo), -(으)십시오((ı)sipsio), -(으)ㅂ시다 ((ı)psida) öncelik sıralanması belirlenmiştir. Ağırlıkta -습니다(sımnida), -아/어요(a/oyo), -(으)ㄹ까요((ı)lggayo), -지요(jiyo), -(으)세요((ı)seyo), -(으)십시오((ı)sipsio) ve -(으)ㅂ시다((ı)psida) sırası görülmüştür. Çekim eklerinin ders öncelik sıralaması göz önünde bulundurulduğunda (으)ㄹ까요((ı)lggayo) çekim ekinin, düşük öncelik sırasında yer almakta olduğu görülmektedir. Ancak, ekin ilgili konu için önemi nedeniyle ilgili konu içinde öğretilmesi gerektiği tespit edilmiştir. Ayrıca, bağlantı ifadeleri için de kapsam-lı zorluk(sözdizimsel,semantik, karşılaştırmalı) ve kullanım sıklığı ve hata önemi hiyerarşilerine dayanarak bir öncelik sıralaması önerilmiştir. Sonuç olarak --지만(ciman), -고(go:yan yana koyma), -(으)면((ı)myon:koşul), -아/어서(a/oso:sebep), -는데(nınde:zaman), -(으)면서((ı)myonso), -고(go:sıra), -아/어서(a/oso:sıra), -(으)니까((ı)nigga:sebep) sırasına denk gelecek şekilde bir öncelik sırası saptanmıştır. Ağırlıkta 10.sıraya kadar -지만(ciman), -(으)면((ı)myon), -아/어서(a/oso:sebep), -(으)면서((ı)myonso), -고(go:yan yana koyulma), -는데(nınde), -고(go:sıra), -아/어서(a/oso:sıra), -도록(dorok) ve -(으)니/니까((ı)nigga:sebep) sırası ortaya çıkmıştır. Bağlantı ifadelerinin sırasında -(으)면((ı)myon), -아/어서(a/oso), -(으)면서((ı)myonso), -(으)려고((ı)ryogo), -(으)려면((ı)ryomyon), -(으)러((ı)ryo) ve -느라고(nırago) ifadelerinin ise derste öncelik sırasında düşük olmalarına rağmen ilgili konu için ağırlıklı öğretimlerinin gerekli olduğu görülmüştür. Etkili öğretim faktörlerini araştırmak için yapılan ankette, her dersi etkileyen un-surlar arasındaki bağlantısallık ve karşılaştırmalı yapıya göre ders unsurları da araştırılmıştır. Her karşılaştırmalı yapıya göre etkili olan sınıf faktörlerinin farklı olduğunu ve özellikle en çok Türkçe gereksinimi olan yapıların 3,1,6 sıralamasındaki yapılar olduğu görülmüştür. Ayrıca, her bir yapıda, öğrencilerin düşük ve yüksek puan gruplarına göre etkili olan sınıf faktörlerinde bir farklılık tespit edilmiştir. Dolayısıyla, her bir yapıda, öğrencilerin puanlarına göre başvurulacak olan sınıf faktörleri, etkili bir öğretim için farklı bir şekilde uygulanmalıdır. Sonuç olarak Türkçeye göre etkili Korece öğretimi için altı karşılaştırmalı yapıya göre hiyerarşiler kurulup etkili öğretim sırası ve öğretim faktörü belirlenmiştir. Özellikle öncelikte ve ağırlıkta en önemli olan 5.'Korecede çoklu karşılıklı' yapı ve birleşik zorlukta en yüksek sırada olan 6.'Türkçede bulunmayıp Korecede bölünmüş olan' yapı için etkili öğretim modeli ku-rulmasının çok acil ve önemli olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Türkçe, Korece, Karşılaştırmalı Yapı, Sıklık, Zorluk Hiyerarşisi, Hata Önemi Hiyerarşisi, Öğretim İçeriklerinde Sıklık Hiyerarşisi, Öncelik, Ağırlık, Öğretim Sırası, Sınıf faktörleri, Öğretim Faktörleri

Karşılaştırmalı dil bilgisiKarşılaştırmalı dil bilimKorece+6
Soyoung Yang
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Büyük Selçuklular için söylenmiş Arapça şiirler

Tez konusu, büyük Selçuklu döneminin devlet adamları için söylenmiş Arap şiirine odaklanıyor. Araştırma, konunun özüne girmeden önce, büyük Selçuklular dönemindeki siyasi ve kültürel durumları gözden geçirip Abbasi dönemiyle karşılaştırır, ardından Cahili dönemden Selçuklu dönemi, özellikle büyük Selçuklu süresine kadar Arap şiirinin gelişimi ele almaktaadır. Selçuklu döneminde Arap şiiri bazı kitaplarda gördüğümüz gibi bir gerilemeye tanık olmadı. bu dönemin Arap edebiyatın gelişmesinin önemli bir parçası olduğu sonuçlanmaktadaır.

Arap edebiyatıArap şiiriBüyük Selçuklular+6
Abdulkadir Mehmetoğlu
Ankara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Hofstede'in kültürel boyutlar teorisi bağlamında Türkiye-Güney Kore şirket kültürü karşılaştırması

Bu tez ile Kore Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı mezunu ve/veya kariyerine Kore menşeili bir şirkette başlamak ve/veya devam etmek isteyen Türk tüm bireylere yardımcı olmak için, Geert Hofstede'in Kültürel Boyutlar Teorisi çerçevesinde, Türk ve Kore iş/organizasyon/şirket kültürleri genel hatlarıyla incelenmiştir. Hem Türk hem de Kore kültürel geçmişlerinden bahsedilmişken, iki ülke kültürünün benzerlik ve farklılıklarından yola çıkılarak genel anlamda iki kültüre dair önemli noktalar üzerinde durulmuştur. Bu doğrultuda ilk olarak kültür-birey-aile kavramları ele alınmış, daha sonra bu kavramların birbirlerini nasıl etkilediklerine değinilmiş; son olarak ise bu kavramların organizasyon/örgüt kültürünü nasıl etkilediği saptanmıştır. Alan ile ilgili yapılan literatür taraması aracılığıyla elde edilen bulgular ışığında, Kültürel Boyutlar Teorisi çerçevesinde Türk şirket çalışanlarına uygulanmak üzere bir anket hazırlanmıştır. Türk çalışanlara uygulanan anketin verileri, Kültürel Boyutlar Teorisi kapsamında belirlenmiş olan kültürel değerlerle karşılaştırılmış ve hangi ölçüde örtüştüğü belirlenmiştir. Bu çalışmada elde edilen Türk ve Kore şirket/organizasyon/örgüt kültürleri ile ilgili verilerin, ileride yapılacak olan karşılaştırmalı kültürel çalışmalar için de bir referans kaynağı olacağı öngörülmektedir.

Güney KoreHofstede, GeertKore kültürü+7
Cansu Öztürk
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Cahiliyye ve Emevî dönemi şairlerinin künye ve lakapları

Künye kişinin kızı, oğlu, annesi veya babası yoluyla bir isim tamlaması şeklinde elde edilmektedir. Biresel özellikler yoluyla elde edilen künyeler varsa bile bunlar istisnai durumlardır. Ancak Arap dünyasında künyenin yeri tartışmasız bir şekilde oldukça önemlidir. Öyle ki bazı durumlarda hayvanlar bile künyelenmiştir. Lakap ise bireysel nitelik taşımaktadır. Kişinin fiziksel görünümü veya sergilediği eylemler sonucunda elde edilebilmektedir. Şairlerin lakaplarına bakıldığında, şiirlerin lakap konusundaki önemi de ortaya çıkmaktadır. Kimi zaman söyledikleri bir beyit sebebiyle lakaplarını elde eden şairler kimi zaman lakaplarını şiirlerinde kullanmışlardır. Bu tezde Cahiliyye Dönemi ve Emevî Döneminde yaşamış olan ve önem atfedilen bazı şairlerin künye ve lakapları incelenmiş, ne sebeple bu lakapları aldıkları üzerinde durulmuştur. Tezin ilk kısmında kısaca Cahiliyye ve Emevi Dönemlerindeki yapıdan bahsedilmiştir. İkinci kısımda künye ve lakap konusu ele alınmış, künye ve lakapların incelenmesinde büyük katkısı olan tabakat (biyografik) eserlerden bahsedilmiştir. Üçüncü kısımda, ele alınan Cahiliyye şairilerinin, dördüncü kısımdaysa ele alınan Emevî şairlerinin künye ve lakapları incelenmiştir.

Rümeysa Genç
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Korece ve Türkçe reddetme söz eylemlerinin karşılaştırılması

Kişiler birbirleri ile iletişim kurarken yalnızca bilgi alışverişinde bulunmayı değil, aynı zamanda dinleyici üzerinde bir etki yaratmayı da amaçlamaktadır. Söz eylem kuramını geliştiren Austin (2020), bildirimde bulunma, betimleme yapma gibi işlevlerin dilin yalnızca bir kısmını oluşturduğunu ve aynı zamanda sözlerle bir şeylerin yapıp-edilebileceğini ortaya koymuştur. Reddetme söz eylemleri yüz tehdit edici özelliğe sahiptir ve sosyal statü, yaş ve cinsiyet gibi faktörlere bağlı olarak farklı şekillerde kullanılmaktadır. Dolayısıyla reddetme eylemi uygun şekilde gerçekleştirilmediğinde kişilerarası ilişkide olumsuz etkileri bulunabilmektedir. Bu tezde, Korece ve Türkçede kullanılan reddetme eylemleri, söz eylem kuramı açısından ele alınmıştır. Korece ve Türkçe reddetme söz eylemlerine ait veriler, "Good Doctor (굿 닥터 /gus dag-teo/)" ve "Crash Landing On You (사랑의 불시작 /sa-lang-ui bul-si-jag/)" isimli Kore TV dizileri ve "Good Doctor (굿 닥터 /gus dag-teo/)" isimli Kore TV dizisinin uyarlaması olan "Mucize Doktor" ve "Leyla ile Mecnun" isimli Türk TV dizilerindeki diyaloglar analiz edilerek elde edilmiştir. Analiz sonucunda elde edilen veriler, Chesterman (1998)'de yer alan "ayrımsal işlevsel çözümleme" yönteminden faydalanılarak karşılaştırılarak Korece ve Türkçe reddetme söz eylemleri arasındaki benzerlikler ve farklılıklar ortaya konmuştur. Korece ve Türkçedeki reddetme stratejilerinin kullanım sıklığı ve reddetme eyleminin gerçekleştirilmesinde hiyerarşik ilişkilere bağlı olarak kullanım oranları ortaya konmuştur. Buna ek olarak veri incelemesi sonunda literatürde belirtilmemiş üç adet yeni reddetme stratejisi tespit edilmiştir. Anahtar sözcükler: Korece, reddetme, söz eylem, edimbilim

Karşılaştırmalı dil bilimKoreceSöz eylem+1
Müge Sevinç
Ankara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Arap ülkeleri ve Türkiye millî marşlarının kavramsal, sosyokültürel ve edebi açıdan karşılaştırılması

çok önemli çünkü bu marş insanın millî kimlik kartı olarak yarattığı en belirgin semboldür ve marş genellikle devletin tarihini, kahramanlarının mücadelelerini, halkının inanç ve geleneklerini yansıtır ve milli kimliği ifade eder. Dört bölümde incelediler ve tezi incelerken güvenilir pratik kaynaklara ve araştırmayı yazarken makalelere dayanıyordu. Tez konusunu incelemem sonucunda çok sayıda bilimsel bulguya ulaştım, bunlardan en önemlileri: Marşlarda sanatsal imgeler çok nadir kullanılmıştır. Katar, Fas, Lübnan, Suriye, Mısır ve Sudan marşlarında yer alan bazı görseller dışında, sadece Türkiye İstiklâl Marşında doğrudan beyan edici söylem hakimdir. Marşlar Bahreyn, Ürdün ve Umman marşlarında olduğu gibi, millî olmaktan ziyade kraliyet ailesine veya sadece krala ait bir marşa dönüşmüştür. Irak, Lübnan, Fas, Suriye, Ürdün ve Moritanya marşlarının metinlerinde yerel bir özellik zikredilmemektedir. Doğrudan anavatan, ülkenin adı, bayrağı, tarihi, toprakları ve medeniyetinden bahsedilmemektedir. Hangi ülke olursa olsun yazılan marşların o toplumun ihtiyaçlarına binaen oluşturulduğu aşikardır. Vatan olmanın, ülke olmanın ve birlik olmanın en büyük göstergesi olan milli marşlar okunduğunda ve dinlendiği zaman insan ruhunda çok yoğun duygular oluşturacaktır. İncelenen tüm marşlar başta Türk İstiklal Marşı olmak üzere köklü tarihi ve acıları olan ülkelerde daha yoğun duygularla yazılırken bazı Arap ülkelerinde krala veya yöneticiye bağlılığı ve aidiyeti göstermesi itibariyle daha yüzeysel bir görünümdedir. Her ne olursa olsun bu marşlar belli şiir vezinleri ile yazılmış olmaları, taşıdıkları anlam bütünlüğü, lafız güzelliği ve akılda kolay kalan secili üslupları sayesinde bayrakla birlikte milli birliğin ve bütünlüğün en önemli simgesi olarak toplum olmanın en önemli unsuru olacaktır.

Arap devletleriEdebi incelemeKarşılaştırmalı analiz+5
Mushtaha Al-hammadı
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

El-Câḥiẓ'in risalelerinde içerik, dil ve üslup

Bu çalışmanın amacı, Arap Edebiyatının güçlü kalemlerinden biri olan Ebû 'Usmân 'Amr b. Baḥr el-Câḥiẓ'in risalelerinin içerik, dil ve üslup özellikleri açısından incelenip irdelenerek bilime ve edebiyata olan katkılarını tespit etmektir. el-Câḥiẓ'in kırk iki risalesinin incelendiği bu çalışmada; Şu'ûbiyye, taassup, siyasetin ilkeleri, siyasî gruplar, ahlâk, belâgat, toplum, kelam ilmi, reddiyeler, hilafet meselesi, şahsi meseleler ve nübüvvet konusu olmak üzere 12 içeriğe yer verilmiştir. Bu bağlamda el-Cahiz'in yaşadığı dönem açısından ele alınan her bir konu ile ilgili risalelerinden örnekler verilerek değerlendirmeler yapılmıştır. el-Câḥiẓ'in Arap Edebiyatı nesrine olan katkılarına ışık tutabilmek amacıyla, risalelerinde öne çıkan dil ve üslup özellikleri tespit edilerek örnekleriyle birlikte sunulmuş, ayrıcalıklı üslubunun bir bütün olarak görülebilmesi amacıyla da seçilen risalelerinden bir kısmı Türkçeye tercüme edilmiştir. Çalışma sonucunda el-Câḥiẓ'in bazı risalelerinin; münâfere, çevrenin insan üzerindeki etkisi, tabiat ve siyaset felsefesi konularında kaleme alınan ilk eserler arasında olduğu tespit edilmiştir. Realist bir yazar olarak risalelerinde siyasî-mezhepsel ihtilafları ve toplumu olduğu gibi yansıtması açısından Abbasî toplum hayatına ışık tuttuğu görülmüştür. Kendine özgü felsefi bakış açısıyla, kullandığı ilmî yöntemlerle, içeriklerinin çeşitliliğiyle, ayrıcalıklı üslubu ve belâgatiyle Arap Edebiyatı nesrinin gelişimine sağladığı katkılar ortaya konulmuştur.

Arap edebiyatıArapçaCahız+3
Tülay Koyun
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Qing hanedanının son döneminde (1861-1908) İmparatoriçe Cixi'nin Çin modernleşmesindeki rolü

Qing Hanedanı son döneminde yaşayan İmparatoriçe Cixi, Çin tarihinde önemli bir konuma sahiptir. 1861 yılında Xinyou darbesinin ardından 1908 yılına kadar 48 yıl boyunca üç kez yönetim gücüne sahip olmuştur. İmparatoriçe Cixi'nin yönetimde bulunduğu dönem, benzetme yapacak olursak geminin su almaya başladığı, Cixi'nin ise bu geminin kaptanı olduğu dönem olarak kabul edilir. Afyon savaşlarının ardından Çin, modernleşme yolculuğunun zorunlu olduğunu anlamıştır. Kendini güçlendirme hareketi, yüz gün reformları ve Qing sonu yeni düzen adı verilen reform hareketleriyle modernleşme yolunda üç fırsat yakalamıştır. İmparatoriçe Cixi, bu modernleşme sürecinde en üst yönetim gücüne sahip olan kişi olarak Çin modernleşmesinde önemli bir rol oynamıştır. Cixi'nin reform karşıtı olmadığı bilinse de muhafazakâr yapısıyla gelenek içinde reform yapmaya çalışarak modernleşme sürecini yavaşlatmıştır. Bu sebeple de Qing imparatorluğunun çöküşünü hızlandırmıştır. Bu çalışmada, Qing döneminin son yarım yüzyılında başlayan reform hareketlerinde ve Çin'in erken modernleşme sürecinde İmparatoriçe Cixi'nin rolü incelenmiştir.

Ch`ing HanedanıModernleşmeReform+2
Mukaddes Koç
Ankara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Mirza Athar Beg'in Sıfır Se Eyk Tak romanında postmodern unsurlar

Postmodernizm 1960'lardan günümüze kadar olan dönemi belirtir. Postmodernizmin önemli anları arasında soğuk savaş ve sonrasındaki etkiler, çok kültürlülüğün veya etnik çeşitliliğin artan kabulü ve teknolojinin, özellikle televizyon ve bilgisayarların yükselişi yer alır. Toplumu derinden etkileyen bu olaylar edebiyat alanına da yansımıştır. Urdu edebiyatında Mirza Athar Beg; üstkurmaca, metinlerarasılık, parodi, pastiş ve ironi gibi postmodern unsurları romanlarında kullanan postmodern yazarlardan biridir. Yazar kullandığı dil oyunlarıyla Sıfır Se Eyk Tak adlı romanını postmodern roman estetiğine dahil etmiştir. Athar Beg, romanda kronolojik olmayan parçalı bir anlatım tarzıyla okurun ilgisini çekmektedir. Bu çalışmanın amacı, postmodernizmin belirli unsurlarının Mirza Athar Beg'in Sıfır Se Eyk Tak adlı eseri üzerindeki etkilerini incelemektir. Çalışmada, ilk olarak Urdu edebiyatının gelişim süreci ve postmodernizm kavramı ile ilgili teorik bilgiler ortaya konmaya çalışılmıştır. Daha sonra postmodern edebiyatın özellikleri detaylı bir şekilde incelenmiştir. Bu bilgiler ışığında Mirza Athar Beg'in Sıfır Se Ey Tak eserinde postmodern anlatının özellikleri açıklanmaya çalışılmıştır.

Beg, Mirza AtharMetinlerarasılıkModernizm+3
Zeynep Bozkır
Ankara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Dilbilim açısından Çince ve Türkçenin sözdizimsel karşılaştırması

Üretici Dönüşümsel Dilbilgisi kuramlarıyla Çince ve Türkçenin sözdizimsel karşılaştırması yapılmadan önce, tezin birinci bölümünde iki dili daha iyi anlayabilmek ve aralarındaki temel farklılıkları görebilmek için dilbilimsel özellikleri üzerinde durulmuştur. Bu bağlamda iki dilin biçimbilimsel, sesbilimsel ve sözdizimsel yapıları analiz edilmiştir. İkinci bölüm tezin asıl konusunu oluşturmaktadır. İlk önce Üretici Dönüşümsel Dilbilgisi akımının temel kuramları olan öbek yapı kuralları ve dönüşümler üzerinde durulmuştur. İki dilin öbek yapıları ve dönüşümleri analiz edilmiştir. Noam Chomsky kuramlarının ikinci aşamasını oluşturan Standart Kuram, üçüncü ve sonrasındaki dördüncü aşamasını oluşturan Yönetim ve Bağlama Kuramı yine bu temel kuramlar olan öbek yapı ve dönüşümler üzerinedir. Her aşamada bu temel kuramlar geliştirilmiş biçimiyle sunulmuştur. Standart Kuram çerçevesinde dönüşümler üzerinde durulmuştur. İki dilin dönüşümlerdeki derin ve yüzey yapı kavramları analiz edilmiştir. Ardından Yönetim ve Bağlama Kuramı'nın alt kuramları olan Aşamalı-X Kuramı, Taşıma Kuramı, Yönetim Kuramı, Rol Kuramı, Bağlama Kuramı, Denetleme Kuramı, Durum Kuramı ve Sınırlama Kuramı ışığında Çince ve Türkçedeki benzer ve farklı yapılar incelenmiştir. Yönetme ve Bağlama Kuramının alt kuramlarından biri olan Aşamalı–X Kuramında derin yapı ile bağlantılı olan öbek yapı kurallarının yeni biçimi işlenmiştir. Taşıma Kuramı dönüşümler ile ilgilidir. Bu nedenle Çince ve Türkçede tümce içinde yer alan öğelerin nasıl bir konumdan başka bir konuma taşındığı analiz edilmiştir. Yönetim Kuramı, tümce kurucuları arasındaki yapısal ilişkileri düzenlemesi nedeniyle sözlüksel bilgileri sunan Rol Kuramı ile birlikte ele alınmıştır. Rol Kuramı çerçevesinde iki dilde yer alan sözlüksel birimlerin anlambilimsel özellikleri üzerinde durulmuştur. Bağlama Kuramı çerçevesinde her iki dilde gönderim özelliği taşıyan öğeler ile gönderim kaynaklarının ilişkilendirilmesi üzerinde durulmuştur. Durum Kuramı iki dilde yer alan adların tümcedeki konumlarına göre neden farklı biçimbilimsel görünümler sergiledikleri konusunu içermektedir. Denetleme Kuramı derin yapıdaki boş kategoriler olan adıllar ile ilgilidir. Adılın görünümleri üzerinde durulmuştur. Sınırlama Kuramında taşımanın yeri ile ilgilidir. Birden fazla sınırlama budağını geçen bir taşımanın olup olmadığı karşılaştırılarak değerlendirilmiştir.

Dil bilgisiDil bilimKarşılaştırmalı dil bilim+3
Onur Seval
Ankara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Japon yazı sistemi ve interaktif öğretimi

Bu tezde Japon yazı sistemin interaktif öğretimini ne şekilde yapılabileceği konusu üzerinde durulmuştur. Belirlenmiş olan en sık kullanılan kanjilerin öğrenicilere ne şekilde aktarılacağı çalışmanın temel problemi olarak görülmüştür. Eğitim, haber ve internet kaynaklarından elde edilen listeler bu çalışmanın veri tabanını oluşturmuştur. Listeler ortak olan ve olmayan kanjilerin belirlenmesi için karşılaştırılmış, elde edilen verilere göre en sık kullanılan ve 100 kanjiden oluşan yeni bir liste belirlenmiştir. Bu liste öğrenicilere video dersleri şeklinde interaktif ortamda aracılığıyla verilmiş ve derslerin sonunda değerlendirmeler yapılmıştır. Sonuç olarak öğrenicilerin bireysel öğrenme kapsamında kendi hızlarında, yer ve zaman gözetmeksizin en sık kullanılan kanjileri okuyup anlamlarını öğrendikleri belirlenmiştir.

Serdar Yılmaz
Ankara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Muhammed ʿAbduh՚a göre Nehcu՚l-Belâğa՚daki edebi sanatlar

Nehcu՚l-Belâğa eseri Hz. Ali՚ye nisbet edilmesinden dolayı tarih boyunca meşhur olagelmiş ve Hz. Ali՚nin irad ettiği hutbeler, hikmetli sözler ve emirnameler İslam coğrafyasında ulemâ nezdinde belâğatın ve fesâhatın kaynağı olarak görülmüştür. Ⅹ. yüzyıldan bu yana üzerine pek çok şerhler yazılan Nehcu՚l-Belâğa eseri ⅩⅠⅩ. yüzyılın son çeyreğinde Muhammed ʿAbduh tarafından şerh edilmiştir. Nehcu՚l-Belâğa eserini konu edinen bu çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; Muhammed ʿAbduh՚un ilmî ve kültürel alanlardaki katkıları incelenirken ikinci bölümde ise Muhammed ʿAbduh՚un Nehcu՚l-Belâğa eserinde tespit ettiği edebi sanatlar üzerinden, alanında daha çok maʿruf olan İbn Ebi՚l-Hadîd՚in Şerhu Nehci՚l-Belâğa՚sı ile edebi yönüyle ön plana çıkan Bahrânî՚nin Şerhu Nehci՚l-Belâğa՚sının bir mukayesesi incelenmiştir. ⅩⅢ. asırda kaleme alınmış bu iki Nehcu՚l-Belâğa şârihleri arasında Muhammed ʿAbduh՚un edebi sanatlar açısından konumu değerlendirilmiştir.

BeyanEdebi sanatlarMuhammed Abduh+2
Ayşenur Torunergil
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Mîhâîl Nu'ayme'nin hayatı ve Mirdad adlı eserinin teknik ve tematik yönden incelenmesi

Mîhâîl Nu'ayme değişik ülkelerde yaşamış, farklı inanç ve mezheplerle karşılaşmış, değerli bilim ve din adamlarından etkilenmiş ve birçok alanda da kendini yetiştirmiş, başta Arap dünyası olmak üzere dünyada nam salmış, çok kültürlülüğü ile temayüz etmiş fikir adamı, eleştirmen ve şair bir Mehcer edebiyatçısıdır. Hemen hemen her alanda fikir ileri sürmüş, eserlerinde bunlar dağınık halde mevcuttur. Ancak mistik yapısı eserlerinde daha yoğundur. Yaklaşık yüzyıl yaşamış olan Nu'ayme, fikirlerinin toplu olarak yerleştirdiği en önemli eserlerinden biri de inceleme konumuz olan Mirdad adlı eseridir. Bu eserde Mihail Nu'ayme'nin savunduğu ve eserlerinde vurguladığı farklı inanç ve mezhepler ile vahdet-i vücuttan reenkarnasyona kadar değişik dini, mistik ve felsefi konular hakkındaki görüşleri yer alır. Bu incelememizde iki ana bölüm işlenecektir. Birinci bölümde incelemekte olduğumuz eserin yazarı Mîhâîl Nu'ayme'nin hayatı, yaşadığı ülkeler, aldığı eğitimler, etkilendiği yazarlar, edebi kişiliği ve farklı türlerdeki eserleri kısaca incelenecektir. Ayrıca Mehcer edebiyatı, sebepleri, akımları ve bunlarda Nu'ayme'nin yeri irdelenecektir. İkinci bölümde Mirdad adlı eseri iki yönden incelenecektir. Eserin olay örgüsü, karakterleri, zaman ve mekân ile dil, üslup ve anlatım gibi teknik; yazarın uzun ömrü ve birikimli ilmi ve mistik halinin eserde serpiştirdiği Tanrı, vahdet-i vücut, reenkarnasyon, doğa ve insan sevgisi, ölüm ve zaman gibi kavramları tematik yönden incelenecektir.

Turan Öz
Dicle University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Cebrâ İbrâhîm Cebrâ'nın hayatı, eserleri ve El-Ġurefu'l-Uḫra adlı romanının incelenmesi

Roman hikâyeden daha uzun bir hacimde yazılan edebi eserdir. İlk ortaya çıktığında sıradan görülen bu tür zaman geçtikçe edebi değerini kazandı. Roman türü Arap edebiyatına ilk kez tercüme yoluyla girmiştir. Eğitim için Avrupa ülkelerine giden aydınlar orada bu türü görüp Arap edebiyatına da kazandırmak istemişlerdir. Batı dillerinde yazılan romanlar tercüme edilmiş daha sonra bu türde eserler kaleme alınmıştır. Modern Arap edebiyatının önemli şahsiyetlerinden biri olan Cebrâ İbrâhîm Cebrâ Filistinli, çok yönlü bir edebiyatçıdır. Cebrâ Filistin, İngiltere, Irak ve Amerika gibi farklı ülkelerde yaşamış ve hayatının çoğunu Irak'ta geçirmiştir. Farklı ülkelerde yaşaması onun pek çok yabancı eserle tanışmasına imkân sağlamış ve o da bu eserleri Arap dünyasına tanıtmak için tercüme faaliyetlerinde bulunmuştur. Filistinli olan yazarın yaşadığı ortam onun edebi kişiliğini şekillendirmiştir. Vatanından sürgün edilmiş olmanın etkilerini hep omuzlarında taşımıştır. Hikâye, roman, şiir, çeviri ve eleştiri gibi çeşitli alanlarda eserler veren yazarın toplam yedi romanı bulunmaktadır. el-Ġurefu'l-Uḫrâ (Diğer Odalar) Cebrâ'nın kaleme aldığı beşinci romandır. Eser ilk kez 1986 yılında basılmıştır. Yazar bu romanı gerçeküstü niteliklerle süsleyerek diğer romanlarından farklı bir tarzda kaleme almıştır. Ana karakter kendini kaybetmiş biri olarak karşımıza çıkar, diğer karakterler de farklı kişiler olarak görünür. Roman Binbir Gece Masallarını anımsatan bir hikâye ile başlar. Yazar bu eserde bir nevi Arap geleneği ile Batının anlatım tekniğini sentezlemiştir.

Ruken Uçar
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessAR

الاستثناءات النحوية في النثر العربي القديم

As a linguistic term, the "exception" or "necessity" rule is defined as poetry that ‎does not conform to rhyme or meter, a deviation from the norm in poetry. While this ‎is considered normal in poetry, its occurrence in prose has sparked some debates. ‎Linguistic deviations (exceptions) based on grammatical necessity have long been ‎associated with poetry by many scholars and have generally been thought of ‎exclusively in relation to poetry. It has been accepted that these necessities are only ‎related to poetry based on the explicit evidence drawn from early linguists' ‎explanations. However, delving into the discussions and expressions of these ‎linguists reveals that the necessity in poetry is a more dominant aspect of their ‎expertise and demonstrates that it is not an absolute domain. In this research, the ‎subject of grammatical necessity and the possibility of this necessity existing not ‎only in poetry but also in some ancient Arabic prose genres such as secî and proverbs ‎have been discussed, attributing this phenomenon to several reasons such as the ‎prevalence of usage, the need for harmony, and the development of prose through ‎techniques like rhyme and repetition, similar to poetry. The study presents both ‎supporting and opposing views on the subject, attempting to objectively examine the ‎evidence from both sides. Ultimately, the conclusion drawn is that necessity can ‎occur not only in poems but also in certain prose genres.‎ Grammar, Arabic Grammar, Exception, Necessity, Prose

Nabeh Al Ahmad
Bingöl University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Arap Baharı sürecinde Suriye'de bir propaganda aracı olarak şiir, Abdulbâsit Sârût örneği

Bu tezde, Suriye devriminde Abdulbâsit Sârût'un şiirlerini bir propaganda aracı olarak nasıl kullandığı incelenmiştir. Çalışmada, Sârût'un şiirlerinin dil, biçim ve tema yönünden analiz edilerek bu şiirlerin devrim sürecindeki etkisi ve rolü değerlendirilmiştir. Sârût, şiirleri aracılığıyla devrimci mesajlarını ileterek halkı motive etmiş ve direnişi teşvik etmiştir. Araştırma kapsamında, Arap Baharı öncesi Arap ülkelerinin ve Suriye'nin siyasi ve toplumsal yapısına değinilmiş, Sârût'un hayatı ve devrimdeki rolü detaylandırılmıştır. Sârût'un şiirlerinde sıkça vurgulanan özgürlük, adalet, direniş ve dayanışma temaları, halkın devrimci ruhunu canlı tutmada önemli bir yer edinmiştir. İnternet ve sosyal medya aracılığıyla yayılan bu şiirler, devrimin kilit propaganda araçlarından biri haline gelmiştir. Sonuç olarak, Sârût'un sade ve etkili dili, şiirlerinin geniş halk kitlelerince benimsenmesine ve devrim sürecinde kalıcı bir etki yaratmasına olanak sağlamıştır. Bu çalışma, Sârût'un şiirlerinin Suriye devrimindeki rolünü ve edebi eserlerin toplumsal hareketlerdeki gücünü vurgulamaktadır.

Abdullah Azzam
Bingöl University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

'Abdü'l-'Azîz el-Mekâlih hayatı ve şiiri

Şiir, insanoğlunun var oluşundan bugüne önem arz etmektedir. İnsanoğlu şiire ehemmiyet atfetmekte ve duygularını şiirle ifade etmeye özen göstermektedir. Öyle ki okuması yazması olmayan insanlar bile şiirlerle duygularını ifade etmeyi tercih etmektedirler. Şiir, her toplumda mühim bir yere sahip olduğu gibi Arap toplumunda da önem arz etmektedir. Cahiliye Dönemi'nden beri şiir için Arapların divanı denmekte ve bu söz şiirin Arap toplumundaki kıymetini ortaya koymaktadır. Arap ülkelerinden olan Yemen'de de şiir önemlidir. Yemen'in değerli şairlerinden birisi de 'Abdü'l-'Azîz el-Mekâlih'dir. Bu çalışma, 'Abdü'l-'Azîz el-Mekâlih'in hayatı ve edebi eserlerini incelemektedir. el-Mekâlih, Yemen'in edebi ve kültürel sahasında önemli bir figür olarak kabul edilmekte ve şiirleriyle Arap edebiyatına önemli katkılarda bulunmaktadır. Çalışmada, el-Mekâlih'in şiirlerinin tematik ve üslupbilim analizi yapılmış, onun edebi mirası ve Arap edebiyatındaki yeri değerlendirilmiştir. el-Mekâlih'in şiirlerinde sosyal ve siyasal meseleler de işlenmekte olup, Yemen'in tarihsel ve kültürel zenginliklerini yansıtan anlamlar ve imgeler de bulunmaktadır. Şiirlerinde genellikle şiirin unsurlarını modern tekniklerle harmanlayarak, duygusal ve toplumsal bir içerik sunmaktadır. el-Mekâlih genç yaşında başladığı şiir hayatı boyunca önemli eserler vermiştir. Onun şiirleri, sosyal ve politik değişimlere ışık tutmakta ve edebi anlamda derinlik sunmaktadır. el-Mekâlih'in eserlerinin, gelecek nesiller için de önemli bir ilham kaynağı olacağı ve Arap edebiyatına olan katkılarının uzun yıllar devam edeceği öngörülmektedir.

Fatma Zehra Kavak
Bingöl University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessAR

الشواهد الشعرية التي حكم عليها ابن هشام بالضرورة في كتابه أوضح المسالك (دراسة وصفية وتحليلية)

The study of poetic necessity is one of the fundamental topics in the principles of grammar, which had a significant impact on grammatical disputes among scholars. This study has two aspects: foundational and applied. The foundational aspect focuses on defining the term "necessity," mentioning the scholarly disagreements about it, and presenting the predominant opinion that defines it as: "what is found in poetry that has no equivalent in prose, contrary to those who restrict it by saying the poet had no alternative." It clarifies Ibn Hisham's choice in defining it, aligning with the predominant opinion. The applied aspect primarily examines Ibn Hisham AlAnsari's book "Awdaḥ al-Masalik ila Alfiyyat Ibn Malik" and his other grammatical works, aiming to extract Ibn Hisham's choices regarding the necessity in poetic evidence that deviates from linguistic rules. The study includes sixty-six poetic evidences judged by Ibn Hisham as necessary either explicitly or implicitly. These evidences are categorized into fifty-eight related to branches of grammar and eight related to morphology. The study clearly elucidates Ibn Hisham's views, sometimes referencing his other works, mentioning scholarly disagreements, their evidence, and identifying the most credible views. The study is not concerned with the general concept of necessity but specifically with what Ibn Hisham explicitly addressed in his book "Awdaḥ al-Masalik.

Hind Şeyh Süleyman
Bingöl University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Adonis'in şiirlerinde metinlerarasılık yöntemi olarak gönderge

Arap edebiyatı gerek nazım ve gerekse nesir türünde hayli geniş bir mirasa sahiptir. Özellikle şiir türünde Cahiliye döneminden günümüze kadar binlerce şair yetişmiş, çok kaliteli şiirler söylenmiş ve yazılmıştır. Arap edebiyatında yirminci yüzyılda yetişmiş ve önemli şiirler yazmış şairlerinden biri de daha çok Adonis adıyla bilinen Ali Ahmed Said Esber'dir. Adonis, geleneksel Arap şiirine yenilikçi ve yaratıcı bir yaklaşım getirerek, Arap edebiyatında değişiklikler yapmış bir şairdir. Adonis'in şiirlerinde sıkça rastlanan temalar arasında doğa, metafizik, mistik ve mitolojik unsurlar bulunmaktadır. Eserlerinde kullandığı imgeler, semboller ve metaforlar onun derin düşünce yapısını ve entelektüel birikimini yansıtır. Bu çalışma, çağdaş Arap şiirinin önemli isimlerinden biri olan Adonis'in şiirlerini, bir metinlerarasılık yöntemi olan gönderge bağlamında ele alıp incelemektedir. Çalışmanın giriş kısmında genelde Arap şiiri özelde ise Suriye şiiri hakkında birtakım genel bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde Adonis'in hayatı ve edebi kişliği ele alınmıştır. İkinci bölümde öncelikle metinlerarasılığın kuramsal çerçevesi hakkında bilgiler verilmiş ardından Adonis'in şiirleri, metinlerarası tekniklerin en sık kullanılanlarından biri olan gönderge yöntemi açısından ele alınmıştır. Çünkü şair, dini, tarihi, edebi ve mitolojik göndermeler yaparak, eski ve yeni metinler arasında bir diyalog kurar. Adonis'in şiirlerinde yer alan dini göndergeler, onun felsefi ve mistik yönlerini ortaya koyar. Çalışmada ayrıca şairin bu göndergeler vasıtasıyla şiirini, yapısal ve içeriksel açıdan nasıl zenginleştirdiği tespit edilmeye çalışılmıştır.

Meryem Bürkek
Bingöl University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Muhammed el-Feytûrî'nin şiirlerinde şiir formları

Bu çalışmada, Çağdaş dönem şairlerinden Sudanlı Muhammed el-Feytûrî'nin hayatı ve edebi akımlar bağlamında şiir çeşitliliği ele alınmıştır. el-Feytûrî'nin şiirleri daha çok özgürlük, sömürgecilik, ten rengi, kölelik, yabancılaşma, yalnızlık, keder, vatan özlemi ve kadın gibi meseleler etrafında şekillenmektedir. Şairin alışılmış Arap kültüründen farklı etkiler taşıyan ve bu temeller üzerinde inşa edilen şiir serüveni, romantizmden realizme, sembolizmden sürrealizme kadar uzanan geniş bir yelpazede değerlendirilmiştir. Romantizm akımı, sevgi ve coşkuyu öne çıkaran yaklaşımıyla el-Feytûrî'nin şiirinde belirgin bir yer tutmuş, bu temalar aracılığıyla ülkesini ve insanlarını sevgiye ve dayanışmaya davet etmiştir. el-Feytûrî, realist akımının etkisiyle, Afrika'nın acı dolu gerçeklerini ve sömürgecilerin halkına yaşattığı ayrımcılığı ve sömürüyü betimlemiştir. Bu eserlerinde kara Afrika'nın acıları, beyazların üstünlük iddiaları karşısında halkının çektiği zulüm ve ayrımcılık gözler önüne sermiştir. el-Feytûrî, sembolist şiirlerde ise bazı simgeler aracılığıyla yaşanan acıları ve siyasi baskıları dile getirmiştir. Özellikle politik baskılar ve eleştirel düşüncenin susturulması karşısında, gerçeklerin Bu tür şiirler vasıtasıyla ve dolaylı bir yoldan ifade edilmesine imkân tanımıştır. el-Feytûrî'nin şiirlerinde "zenci" gibi kavramlar Afrika'yı, dini figürler ise insanlığın ortak değerlerini sembolize etmiştir. Bunun yanı sıra Nelson Mandela ve Selahaddin Eyyubi gibi devrimci kişilikleri simgesel olarak çokça kullanmıştır. Şiir dili geleneksel ve modern unsurları bir arada barındırmakta olup, amacına uygun kelime seçimiyle dikkat çekmiştir. Şiirlerinde Arap dünyasına ve Afrika kıtasına duyduğu bağlılığı, İslami kültürün etkisiyle harmanlamıştır. Şiirlerinde Kur'an-ı Kerim'den bazı ayetlere de yer vererek, İslami kültürden kopmadığını göstermiştir.

Abdullah Alalı
Bingöl University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessAR

مفضّليّة تأبّط شرًّا دراسة تحليليّة في مباحث نحويّة وصرفيّة

This thesis is an analysis and study of the syntactic (nahw) and morphological (sarf) issues found in the first poem of the Mufaddaliyat ("Selections of al-Mufaddal al-Dabbi"). This poem belongs to Teabbata Sharran, one of the prominent pre-Islamic poets and the most famous of the Sa'alik (outlaw poets). In this study, I analyzed some of the syntactic and morphological topics included in the poem, providing a detailed explanation of them. I traced their occurrences in the verses of Teabbata Sharran, explained their grammatical functions, and presented the opinions and views of grammar scholars. The study consists of an introduction, two chapters, and a conclusion. The introduction discusses the importance of the research, its objectives, challenges, an overview of Mufaddaliyat and its compiler, and a review of previous studies. It also includes a detailed biography of the poet, Teabbata Sharran. In the first chapter, I conducted a syntactic analysis of the verses by presenting the most significant syntactic structures and issues within the poem. I discussed and analyzed these structures and examined the opinions of grammar scholars using reliable sources. Some of the topics addressed include: the six special nouns (al-asma al-sitta), abrogating particles (al-huruf al-nasikha), the function of derived nouns, the circumstantial accusative (hal), the exceptional usage of "laysa," and other syntactic issues. In the second chapter, I conducted a morphological analysis of the verses of Teabbata Sharran by identifying the key morphological topics found in the Mufaddaliyya poem, explaining them in detail, and relying on information from trusted morphological sources. Some of the topics covered include: verbal nouns (masdar) of triliteral and augmented verbs, the active participle (ism al-fa'il), hyperbolic forms (sighat al-mubalaghah), adjectival nouns (sifah mushabbaha), vowel shifts (i'lal), and other morphological issues.

Maher Allbabedy
Bingöl University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessAR

واقعيّةُ الحدث والبُعد الاجتماعي في الرواية السوريّةبعد عام 2015

The aim of this study is to explore the sources of realism in the contemporary Syrian novel after 2015, in light of the tragedy and war. Realism is a doctrine that originated in the West and has had a clear influence on Arabic literature in general. Most writers have tended to depict life with its misery, hardship, wars, customs, and traditions, as well as its blessings and prosperity. Arab writers, especially in Syria, have been able to convey the subtleties of this reality to a great extent. This study addresses the topic of realism in the novels of Syrian writers by examining a group of the most famous novels written during the Syrian revolution, representing various forms of realism: the countryside, the city, the homeland, exile, the diaspora, asylum, and so on. These novels present - almost - different narrative experiences of Syrian writers, as they are limited in time between 2015 and 2023, which gives a nearly complete picture of the patterns of realism and their connotations in his novels. In this thesis, I followed a methodology based on description and analysis, through which I concluded that the contemporary Syrian writer was able to employ the features of realism accurately and convincingly in conveying his ideas and the concerns of his people and presenting them to the Arab reader in a realistic and accurate manner.

Danıa Alboush
Bingöl University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessAR

الظواهر البلاغية وأثرها في بناء المعاني الصوفية في شعر ابن الفارض

This study aims to examine the rhetorical phenomena in Ibn al-Fāriḍ's poetry as central instruments in constructing Sufi meanings and shaping the spiritual experience that characterizes his poetic discourse. As one of the foremost poets of Islamic mysticism, Ibn al-Fāriḍ distinguished himself by transforming language into a medium capable of carrying profound spiritual significations; thus, rhetoric becomes an essential component in the architecture of his mystical vision. The research analyzes rhetorical devices—particularly metaphor, simile, figurative expression, metonymy, and Qur'anic allusions—to reveal how these tools function in expressing Sufi concepts such as annihilation (fanāʾ), union (ittiḥād), divine love, and spiritual manifestations. The study investigates the relationship between linguistic form and spiritual meaning, demonstrating that rhetoric is not merely ornamental but operates as a foundational mechanism that generates and deepens mystical significance. The significance of the research lies in its methodological approach, which integrates rhetorical analysis with Sufi studies. It contributes to critical and literary scholarship by clarifying the impact of stylistic elements on Sufi meaning, and by presenting an analytical model that can be applied to other mystical texts. Moreover, by examining Ibn al-Fāriḍ's poetry through a holistic lens—encompassing both rhetoric and spirituality—the study offers an original contribution to the field. The choice of topic is motivated by several factors: the distinguished status of Sufi poetry within Arabic literature; Ibn al-Fāriḍ's unique ability to merge profound spirituality with elevated rhetoric; and the limited number of analytical, application-based studies that address the role of rhetoric in conveying Sufi meanings in his work. Additionally, exploring the relationship between rhetoric and mystical meaning enables readers and researchers to perceive the spiritual experience more deeply and illustrates how language can serve as a vehicle for expressing the highest levels of human ecstasy. The central problem of the research may be formulated as follows: How do rhetorical devices in Ibn al-Fāriḍ's poetry influence the expression and performance of Sufi meanings? This main question is further broken down into sub-questions concerning the stylistic and rhetorical characteristics of his poetry, the role of metaphor and other figurative devices in expressing mystical concepts, the effect of rhetoric on conveying spiritual experience to the reader, and whether Ibn al-Fāriḍ employs distinctive rhetorical techniques compared with other Sufi poets. Thus, the study seeks to uncover the profound rhetorical structure underlying Ibn al-Fāriḍ's poetic discourse, to demonstrate how this structure shapes the mystical experience, and to show how language and spirit merge harmoniously within the poetic framework.

Fatema Alkhatıb
Bingöl University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Abdulganî en-Nablusî ve gezi edebiyatı bağlamında El-Hadratu'l-Unsiyye Fi'r-Rihleti'l- Kudsiyye adlı eseri

Araştırmamızda Osmanlı dönemi Arap Edebiyatında önemli bir yeri olan Abdulganî en-Nablusî'nin hayatı, eserleri, ilmi kişiliği ve "el-Hadratu'l-unsiyye fi'r- rihleti'l-Kudsiyye" adlı eseri çerçevesinde yaptığı seyahati edebi bir şekilde incelemeye çalıştık. Araştırmamız bir giriş, iki bölüm, sonuç, Kudüs'e yapmış olduğumuz seyahat sonucunda çektirdiğimiz fotoğraflar ve kaynakçadan meydana gelmektedir. Giriş bölümünde; gezi edebiyatı ve Osmanlı dönemi Arap edebiyatı kavramlarını kısaca açıklamaya çalıştık. Birinci bölümde, en-Nablusî'nin hayatı, kişisel yönü, ilmî kişiliği ve eserleriyle beraber en-Nablusî'nin edebi yönü, onu etkileyen şahsiyetleri, tasavvuf anlayışı ve kaleme almış oluğu eserleri ele aldık. İkinci bölümde, en-Nablusî'nin dini bir gezisinin semeresi olan "el- Hadratu'l-unsiyye fi'r-rihleti'l-Kudsiyye" adlı eseri çerçevesinde, toplamda kırk beş gün süren, Dimeşk'ten başlayan ve Kudüs'le devam eden seyahatnamesini inceledik. en-Nablusî'nin bu seyahatnamesinde, gezip gördüğü, ziyaret ettiği yerlerin önemine ve bu seyahatte ele almış olduğu birçok şiirine yer verdik. Ayrıca, bu eser çerçevesinde gelişen seyahati, edebi yönden de inceleyerek, eser çerçevesinde Arap dilinde şiirin ve nesrin bu dönemde hangi durumda olduğunu göstermek için eseri, dil ve üslup açısından da kısaca incelemeye çalıştık. Fotoğraflar bölümünde (Ekler bölümünde) ise; Dicle Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü (DUBAP) desteği ile Kudüs'e yapmış olduğumuz seyahat esnasında çektirdiğimiz fotoğraflara yer verdik. Anahtar Sözcükler en-Nablusî, Seyahat, Arap Edebiyatı, Dimeşk, Kudüs,

Abdülgani NablusiArap edebiyatıEdebiyat+3
Musab Baran
Dicle University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Safiyyuddîn el-Hillî'nin el-Kâfiyetu'l-Bedî'iyyesi

Bu çalışmada, Arap edebiyatında, bedîiyyâtın ne olduğu ve nasıl ortaya çıktığı açıklanmaya çalışıldı. Bu konudaki görüşlere yer verildi. Sonrasında Safîyyuddîn el-Hillî'nin hayatı, edebi kişiliği ve eserleri incelendi. Bedîiyyât türünde nazmedilen ilk kaside olanSafîyyuddînel-Hillî'nin el-Kafîyyetu'l-Bedî'iyye fî'l-Medaihi'n-Nebeviyye adlımanzumesi, şekil ve içerik bakımından incelendi. Bu kasidedeki her beyitin ihtiva ettiği bedîî sanatlarının lugat ve terim manaları açıklandı. Her beyit, içerdiği sanata örnek verildi. Çalışmanın sonuna ise bu kaside ve Türkçe tercümesieklendi. Anahtar Sözcükler Arap edebiyatı, bedîiyye, bedîiyyât, Safiyyuddîn el-Hillî, el-Kafîyyetu'l-Bedî'iyye, bedîî sanatları

Arap edebiyatıArapçaBedi sanatlar+3
Aziz Yavuz
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Modern dönemde nahivdeki yenilik hareketleri

Nahiv ilmi, Arapçayı hatalardan korumak ve yabancı milletlerin Araplara karışmasından sonra Arapları, dil yanlışlarından uzak tutmak duyarlığından doğmuştur. Zamanla bu ilim dalı, başka ilimlerden etkilenmiş; derken karmaşıklık, hem nahvi hem onun metodunu ağır aksak yürür hale getirmiştir. Öyle ki nahvin zorluğu ve manevra alanının daraldığına dair araştırmacıların şikâyet sesleri yükselmiştir. Bundan dolayı nahvin yenilenmesi, kolaylaştırılması, karmaşıklıktan ve kusurlardan kurtulması hakkında önceki dilbilimcilerin yaptığı birçok çalışma olmuştur. Onlardan en önemlisi, İbn Madâ el-Kurtubî'nin çalışmasıdır. Modern çağda farklı bölgelerde olmak üzere birçok çalışma yapılmıştır. Söz konusu çalışmalar, çeşitli amaçlar güden, farklı ve birbiriyle çelişik metotlar formatında yapılmıştır. Bazı çalışmalar, nahiv kültürüne saldırmayan ve geleneksel muhafazakâr çizgiyi takip eden çalımalardır. Onların en meşhuru İbrâhîm Mustafâ'nın; diğeri ise modern Batı dil araştırmalarından etkilenen Temmâm Hasan'ın çalışmasıdır. Bu araştırma, nahiv alanında yapılan modern çalışmaların en önemlilerini incelemektedir. Aynı şekilde, yenilikçi nahiv çizgisinden uzak, araştıranları bıktıran, öğretmen ve öğrencilerin nefretini kazanan geleneksel nahve, alternatif olmayı amaçlayan çalışmaları incelemektedir.

ArapçaDilbilgisiDilbilim+5
Mohammad Malek Khaznawi
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessAR

الرمزيّة في الشعر العربيّ الحديث "محمّد الماغوط" أنموذجاً

The research based on the study of symbolism in Arabic poetry and adopts "Mohammed Al-Maghout" as a sample for the application of the study; it uses Al-Maghout's poems as a guide to show the symbolic elements in his poetry. The research identified symbolism by showing its origin and meanings in dictionary, and its meanings according to the terminology. In addition to figure out symbolism through the Arabic literature periods, or whether it had roots in those periods. The research expands to look for symbolism in the modern era, as a modern literary doctrine, looking for what brought about, what is its influence on literature, and looking at the reasons of the emergence of the symbolic doctrine, what is the doctrine and what are its most important characteristics and forms. The research assumes "Mohammed al-Maghout" as a literary figure, and analyses the elements and features of symbolism in his poetry and showing examples of symbolism in his poems. The study ends with the result that symbolism appeared in ancient Arabic poetry, but not as the formal shape, and by the coming of the modern era, symbolism has achieved the literary form and attributes of the doctrine.

Khansa Alhamad
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessAR

الخطاب الشعري الصوفي في العصر العثماني

This paper deals with the Sufi Literature in the Ottoman Period, where it included a historical introduction about the political and the cultural situation of the Arab society shortly before and during the Ottoman authority. In the first chapter about the religious devotion, Sufism, its birth date, and the linguistic etymology and Jargon for each Level. In the second chapter about the moral deep for the Sufi Literature, how the symbol of wine and woman have been used in their poetical poems to refer to Allah who is their endless beloved. In addition, I indicated to the Dialectic Sufi theories such as the Sufi reality, Sufism, Unity of creation and unity of witness, and the scholars opinions about that and their response to those who rejected them. In the third chapter, about explaining the nature of "prophetic Praise", its birth date and development. Moreover, its relation to Sufism, the prophetic reality, and the Mohammedan light. Later, in this study, I came out to some results and recommendations, and I tried to give answers to many questions such as clarifying the general meaning of Sufism concept, its initial beginning for this literature, grand scholars, writers, and poets. In the study conducted on the Sufi Literature in the Ottoman Period, which can be reached during the study period, significant results have been reached according to the purpose of the study.

İsmail Hamad
Dicle University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İbn Ma'Sûm ve Sulvetu'l-Garîb ve Usvetu'l-Erîb adlı seyahatnâmesi

Osmanlı dönemi Arap Edebiyatında önemli bir yeri olan İbn Ma'sûm'un hayatı, edebi kişiliği ve Sulvetu'l-garîb ve usvetu'l-erîb adlı seyahatnâme eseri ele alınmıştır. Eser Arabistan (Mekke)-Hindistan (Haydarabad) arasında yapılan ve 19 ay karada ve denizde süren seyahat gözlemlerini, yaşanan olayları ve mevzulara göre ansiklopedik bilgileri içermektedir. İbn Ma'sûm, 1052/1642 yılında Medine'de dünya'ya gelmiş ve 1120/1708 yılında Şiraz'da vefat etmiştir. Müellif, altmış sekiz yıllık ömrünün on dört yaşına kadar olan kısmını Mekke'de, kırk sekiz yılını göç etmek zorunda kaldığı Hindistan'da, son yıllarını ise İran'da geçirmiştir. Tez çalışması; bir giriş, iki bölüm, sonuç, kaynakça ve ekler kısmından meydana gelmektedir. Giriş bölümünde; Osmanlı dönemi Arap edebiyatı, seyahat, seyahat edebiyatı, seyahatnâme, seyahatnâme türleri ve Arap edebiyatında seyahatnâmeler hakkında özet bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde, İbn Ma'sûm'un hayatı, kişisel yönü, edebi kişiliği ve eserleri incelenmiştir. İkinci bölümde İbn Ma'sûm'un "Sulvetu'l-garîb ve usvetu'l-erîb" adlı seyahatnâme eseri bir bütün olarak incelenmiştir. Ekler kısmında ise İbn Ma'sûm'un seyahat güzergâhı ve eserdeki mevzu fihristi verilmektedir. Anahtar Sözcükler: İbn Ma'sûm, Sulvetu'l-garîb ve usvetu'l-erîb, Arap edebiyatı, Seyahat, Hindistan

Arap edebiyatıEdebi eserlerHindistan+3
Gül Bağatur
Dicle University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Abdurrahim el-Bura'î ve Nebevî Methiyeleri

el-Bura'î, XIV. yüzyılda Yemen'de yaşamış tasavvufi yönü ağırlıklı bir şairdir. Şairin, üzerinde çalışma yapılmamış hacimli bir Dîvân'ı vardır. Dîvân'ı 77 şiir ve yaklaşık 3.500 beyitten oluşmaktadır. 211 sayfadan oluşan bu Dîvân'da ilk şiirlerinin 12 tanesi Rabbevî (Allah'ı övme), 40 tanesi Nebevî (Hz. Peygamber'i övme), 20 tanesi Sufiye (şeyhleri ve tarikat ileri gelenleri övme), 4 tanesi de vaazlardan oluşmaktadır. Bu çalışmada, Abdurrahîm el-Bura'î'nin Dîvân'ında geçen Rabbeviyy, Nebeviyy ve Sufiye şiir türlerinden biri olan Nebeviyy methiyeler incelenmiştir. Bu methiyelerin tespiti ve tedvini yapılmıştır. Çalışmamızda beyitler içerik ve konularına göre sıralanmış, Arap dilindeki konumları incelenip söyleniş sebepleri, söyleniş yerleri ve amaçları kısaca açıklanmıştır. Arap edebiyatında önemli bir yere sahip olan el-Bura'î'nin hayatı ve ilmi kişiliği hakkında bilgi vermek, Dîvân'ındaki diğer methiyeleri incelemek, kapalı olan edebi yönlerini açığa çıkarmak ve onun Dîvân'ının edebiyat dünyasına yaptığı katkıya değinerek çalışmamızın diğer içeriğini oluşturmaktadır. Anahtar Sözcükler: el-Bura'î, Dîvân, Nebevî, Methiye

14. yüzyılAbdurrahim el-BuraiArap edebiyatı+7
Ahmet Çimen
Dicle University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Oryantalizm oryantalistler ve Arap dili çalışmaları

Oryantalizmin en önemli katkılarından birisi farklı tarihsellikligin, olusumların, süreçlerin ve kavramların algılanıs ve anlasılmasına yeni bir olanak getirmesidir. Bu niteligiyle oryantalizm, metin çözümlemesine dayalı, neredeyse amprik denilen bir niteligi asmıs bir episteme olarak ortaya çıkmıstır. Farklı düzeylerde uygulanabilmesinin en önemli nedeni budur. Oryantalizm herseyden önce açık ve gizli iktidar iliskilerini içeren bir politik süreçtir. Bu iktidar tarihsel olarak iki farklı cografya arasında gerçeklesmis olabilir. Oryantalizm hem iktidar hem de söylem düzeyinde ve polemige yakın diliyle farklı bir pencere açmıs ve tartısmalara yeni bir soluk kazandırmıstır ve Batı'nın ve Dogu'ya bakıs tarzını sürekli sorgulamıstır. Bazı görüslere göre oryantalizm bilimsizdir. Dogu'nun ne oldugu hakkında kesin bir belirsizlige sahiptir. Bu çalısma oryantalizm hakkındaki degisik söylemleri, karsıt fikirleri karsılastırarak sarkiyatçılık hakkında genel bir bilgi edinilmesi amacıyla yapılmıstır.

Sinem Atalay
Dicle University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Katibi`nin hayatı ve kasidelerinin tahkikli metni

XV. yüzyıl Fars şairlerinden Kâtibî-i Nîşâbûrî (öl. 838-839/1434-1435)'nin hayatı ve edebi kişiliği ile beraber, onun kasidelerinin tahkikli metni, bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Hazırlanan tahkikli metin, Kâtibî-i Nîşâbûrî'nin Külliyâtı'nın İstanbul Üniversitesi kütüphanesi FY 504 numaralı nüshası, istanbul Üniversitesi kütüphanesi FY 1322 numaralı nüshası ve Topkapı sarayı kütüphanesi R 990 numaralı nüshasından ibaret olan üç nüshadaki kasideler bölümünün karşılaştın İmasından meydana gelmiştir. Buna ek olarak okuyucuya kolaylık sağlaması bakımından metin içerisinde geçen kimi şahıs ya da yer adlan ile bazı isim ve terkiplere metin içerisinde kısa açıklamalarda bulunulmuş ve metnin sonuna indeks ilave edilmiştir. Kâtibî-i Nîşâbûrî'nin şiirlerinin yayıma hazır hale getirilmesi, tarih boyunca karşılıklı yoğun kültür etkileşimine sahne olan Türk ve İran kültürü üzerinde büyük etkiler bırakan ve ortak kültür ve tarih mirasımızı oluşturan Timurlular dönemine ait olup; edebi, tarihi ve toplumsal yaşamın özelliklerini günümüze aktarmak ve edebi bir değeri, yeni verilerle diriltmek bakımından önem arz etmektedir. Sonuç olarak bu çalışma, Kâtibî-i Nîşâbûrî'nin hayatına dair gerekli bilgileri ihtiva etmekle beraber, onun şiirleri içinden kasidelerini yayıma hazırlayıp ilim ve edebiyat dünyasına kazandırmak suretiyle katkıda bulunmayı amaç edinmiştir.

Fars edebiyatıKasideKatibi
Ersin Selçuk
Dicle University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Nizami-yi Gencevi`nin Mahzenü`l-Esrar mesnevisine Osmanlı sahasında yazılmış Türkçe nazireler

Bu çalışmada, XII. asır İran şairlerinden Nizamî-yi Gencevî'nin Mahzenü'l- Esrâr adlı didaktik eserine Osmanlı sahası içerisinde yazılmış Türkçe nazireler toplu bir şekilde incelenmiştir. Tez, bir giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde İran edebiyatının Klasik Türk Edebiyatına etkileri anlatılmış; ayrıca Eski İran ve Türk Edebiyatlarında Hamse yazıcılığı ve Nazire edebiyatı konusu incelenmiştir. Birinci bölümde, Nizamî-yi Gencevî'nin hayatı, edebi kişliği ve eserlerine yer verilmiş ve Hamse' sindeki mesnevilerin özetleri yer almıştır. İkinci bölümde ise Nizamî'nin Mahzenü'l-Esrâr mesnevisine yazılmış Türkçe nazireler incelenirken, önce nazire yazarının kısaca hayatı ve eserleri anlatılmış, daha sonra da nazirenin genel özellikleri başlığı altında, nazire ile ilgili bilgiler verilmiştir.

Fars edebiyatıFarsçaNazireler+4
Hayrullah Acar
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Klasik dönemde Arap diline giren Farsça sözcükler

Klasik Dönemde Arap Diline Giren Farsça Sözcükler" adlı tezimizbir giriş, üç bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır.Girişte Arapça-Farsça etkileşimi ve bunda etkili olan faktörlerhakkında bilgi verilmiştir.Birinci bölümde Dahûl ve muarreb kavramları ve bu konudakiçalışmaların tarihçesi işlenmiştir.İkinci bölümde klâsik dönem Arap dilini günümüze ulaştıran temelkaynaklar yani klâsik Arap şiiri, Kur'ân ve hadisler ile bunlara geçen Farsçasözcükler hakkında bilgi verilmiştir.Üçüncü bölümde klâsik dönemde Arap diline giren Farsça sözcükleralfabetik sıraya göre anlamlarıyla birlikte verilmiş ve Farsça oluşlarıylailgili kaynaklar belirtilmiştir.Sonuçta çalışma özet bir şekilde değerlendirilmiştir

Melek Ok
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2005
10
Master'sOpen AccessTR

Ahmed el-Hâşimi'nin el-Kavaidu'l-Esâsiyye li Lugati'l-Arabiyye adlı eserin metod açısından incelenmesi

Ahmet Abdülhadioğlu
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Abdurrahman Munif'in Şarku'l-Mutevassıt adlı romanının incelenmesi

XX. Yüzyılın başlarında pek çok Arap ülkesinde Modern Arap Edebiyatı alanındaönemli çalışmalar yapılmış ve bu ilk kalkınma hareketine ?Nahda? (Kalkınma) adıverilmiştir. Ancak Arap ülkelerinin Avrupalılar tarafından işgal edilmesi bu çalışmalarızaman zaman hem sekteye uğratmış hem de bu çalışmaların diğer Arap ülkelerineulaşmasına engel olmuştur. Modern Arap Edebiyatı'nın en önemli temsilcilerinden birisiolan Romancı-ekonomist Abdurrahman Munif'in ?Şarku'l-Mutevassıt? (Orta Doğu) isimliromanı da bunlardan birisidir.Yazar, Arap dünyasındaki yaşanan siyasû etkinliklerin demokratik olmayan siyasirejimler tarafından nasıl cezalandırıldığının romanını yazmıştır. Bu roman, Ortadoğucoğrafyasında, düşünce ve siyaset alanındaki faaliyetlerin temel insan haklarını ihlal edecekbir duruma nasıl ulaştığını, baskı ve yasaklamalarla nasıl susturulmaya çalışıldığını ve anti-demokratik uygulamaların hangi boyutlara geldiğini açık bir şekilde dile getirir. Diğertaraftan bu anti-demokratik uygulamaların cezaevi ve cezaevi hayatını nasıl etkilediğinigörürüz. Bunların yanı sıra roman, Orta Doğuda meydana gelen sosyo-politik değişimleride konu edinmektedir.Abdurrahman Munif romanlarında ve yazılarında feodalite rejimlerine, bunlarlabirlikte varlığını sürdüren gelenek ve göreneklere daima karşı çıkmıştır. Romancılığınınyanında yazar, aynı zamanda iyi bir petrol uzmanı ve ekonomisttir. Biz bu çalışmamızdaAbdurrahman Munif'in hayatı, eserleri, görüşleri ve ?Şarku'l-Mutevassıt? adlı romanını elealıp inceledik. Romandaki kahramanları, olayları, sembolleri, tasvirleri, yazarın dilini vemodern anlatım tekniklerini bir çok yönden ele alarak sunmaya çalıştık.

Ülkü Tuğrul
Dicle University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Şâh Kâsım Tebrîzî'nin Süleymânnâme isimli eseri (metin-inceleme)

Bu çalışmada XVI. Yüzyılın başlarında İran'dan Osmanlı topraklarına gelen ve burada Kanunî Sultan Süleymân adına eser telif etmiş şairlerden biri olan Şâh Kâsım Tebrîzî'nin (ö. 1539) hayatı ve Farsça kaleme aldığı Süleymânnâme olarak bilinen eseri ele alınmıştır. Süleymâniye Kütüphanesi, Ayasofya ve Hekimoğlu Ali Paşa koleksiyonlarında yer alan nüshalarından hareketle tenkitli metin çalışması yapılan eser muhteva ve şekil bakımından değerlendirilmiştir. Eser, ikincil kaynaklarda birbirine yakın dönemlerde yaşamış Osmanlı müelliflerinden Abdurrahman Gubârî ve Kireççizade Mahmud Gubârî'ye ait olarak gösterilmiştir. Ayrıca bazı çalışmalarda farklı eserler bu eserin nüshası sayılmış ya da eser nüshaları başka eser olarak kabul edilmiştir. Bu tezde söz konusu karışıklık ve belirsizlikler giderilmeye çalışılmıştır. Üç bölümden oluşan çalışmanın ilk bölümü bahsedilen eserin müellifine dair problemlerin çözümüne ayrılmıştır. İkinci bölümde eser dil ve üslup açısından analiz edilerek tarih ilminde ifa ettiği değer incelenmiştir. Çalışmanın son bölümünde ise eserin tenkitli metin neşri yer almaktadır.

Emine Saraç
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
10
Master'sOpen AccessTR

Modern fas edebiyatında kısa öykü ve Muhammed Zafzâf'ın "Bâ'i'atu'l-verd" adlı öykü koleksiyonunun tahlili

XIX. yy'dan itibaren sömürge rejimlerinin çeşitli politikalarına sahne olan Fas, 1912-1956 yılları arasında Fransız himayesine girmiştir. Bu dönemde diğer Arap ülkelerinde Arap Rönesans'ı olarak adlandırılan "Nahda Hareketi" başlamışken, Fas'ta ise bu hareketin I. Dünya Savaşı'nın hemen öncesinde başladığı görülmektedir. Diğer Arap ülkelerine kıyasla yaşanan gecikmeden dolayı Fas edebiyatı, uzun bir süre eski kültürün ve klasik Arap edebiyatının etkisinde kalmıştır. İşte bu nedenle de Mağrip ülkelerinden olan modern Cezayir ve Tunus edebiyatında olduğu gibi Fas edebiyatında da kısa öykü ve roman gibi nesir türlerinin oldukça geç bir zamanda ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Bu çalışmada, ilk olarak modern Fas edebiyatında kısa öykü türünün doğuşundan gelişimine kadar geçirmiş olduğu merhalelerden bahsedilmiştir. Ardından Fas kısa öyküsünün en önemli öncülerinden birisi olan Muhammed Zafzâf'ın hayatı, edebi kişiliği ve eserleri ele alınmıştır. Son olarak da Muhammed Zafzâf'ın Bâ'i'atu'l-Verd adlı kısa öykü koleksiyonu teknik ve tematik açıdan tahlil edilmiştir.

19. yüzyılArap edebiyatıEdebi inceleme+5
Eyüp Bozkurt
İstanbul University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Birleşik Arap Emirlikleri'nde modern kısa öykünün doğuşu ve gelişimi

Körfez ülkelerinde petrolün keşfiyle gelen ekonomik rahatlık, eğitim ve kültür alanlarına etki ederek toplumun gelişmesini sağlamış ve bu durum, edebî çevrenin oluşmasına katkıda bulunmuştur. Tezimizde Körfez ülkelerinden Birleşik Arap Emirlikleri ele alınmaktadır. "Birleşik Arap Emirlikleri'nde Modern Kısa Öykünün Doğuşu ve Gelişimi" başlıklı yüksek lisans tezimizde, Birleşik Arap Emirlikleri'nin sosyal, siyasi ve kültürel yapısı ışığında, ülkenin tanık olduğu önemli edebî gelişmeler hakkında bilgi verilmiştir. Akabinde Birleşik Arap Emirlikleri'nde kısa öykünün geçirdiği aşamalara yer verilerek bu alanda öne çıkan kısa öykü yazarları, edebî kişilikleri ve eserleri ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

Arap edebiyatıBirleşik Arap EmirlikleriKısa hikayeler+1
Hümeyra Alibaş
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
10
DoctorateOpen AccessTR

Hindistan Hilafet Hareketi ve Urdu edebiyatına yansımaları

Hint alt kıtası XVI. yüzyıldan itibaren Batı'nın istilasına uğramaya başlamış, ticaret amaçlı bölgeye gelip XIX. yüzyılda bölgeyi tamamen ele geçiren İngilizlerin yönetiminde alt kıta Müslümanları yönetenden yönetilen pozisyonuna geçmişler ve yönetim kademelerinde Hindulara verilen ayrıcalıklarla da benliklerini kaybetme noktasına gelmişlerdir. Aynı dönemde Osmanlı İmparatorluğu Kırım Savaşı ile toprak kaybetmeye başlamış, 93 Harbi ve Trablusgarp Savaşları ile devam edecek olan zorlu bir sürecin içine girmiştir. Hilâfet makamı ile Osmanlı Devleti'ne bağlı olan alt kıta Müslümanları Osmanlı Devleti'ni özellikle Hilâfet makamını içinde bulunduğu tehlikeli süreçten kurtarmak için çeşitli siyasi oluşumlar içine girmişler, gazete yazıları ve şiirler aracılığıyla da bu yönde propagandalar yapmışlardır. 1919-1924 yılları arasında bu yaklaşımla oluşturulan Hindistan Hilâfet Hareketi siyasi yönünün yanı sıra Urdu edebiyatına yansımaları açısından da önem taşımaktadır. Bu çalışmamızda Hindistan Hilâfet Hareketi'nin Urduca şiir ve düz yazıya ne şekilde yansıdığı araştırılarak, edebiyatı ne şekilde etkilediği ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.

Edebi eserlerHilafet HareketiHindistan+1
Hatice Görgün
İstanbul University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
10
Master'sOpen AccessTR

Şemsî-yi Bağdâdî'nin Manzar-i Ebrâr Mesnevisi ve Nizâmî'nin Mahzenü'l Esrâr'ı ile karşılaştırılması

Bu çalışmada X/XVI. yüzyıl şairlerinden Şemsî-yi Bağdâdî'nin Manzar-i ebrâr isimli mesnevîsi incelenmiş ve nazire olarak yazıldığı Nizâmî-yi Gencevî'nin Mahzenü'l esrâr'ı ile karşılaştırılması yapılmıştır. Eserin tashihli metni hazırlanırken Köprülü Yazma Eser Kütüphanesi Hacı Ahmed Paşa koleksiyonunda 294 demirbaş numarası ile kayıtlı tek nüshadan faydalanılmıştır. Çalışma bir giriş ile beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm Şemsî-yi Bağdâdî'nin yaşadığı döneme genel bir bakış; ikinci bölüm Manzar-i ebrâr'ın incelenmesi, üçüncü bölüm Nizâmî-yi Gencevî'nin Mahzenü'l esrâr'ı ve ona yazılmış nazireleri içermektedir. Dördüncü bölümde Nizâmî-yi Gencevî'nin Mahzenü'l esrâr'ı ile Şemsî-yi Bağdâdî'nin Manzar-i ebrâr adlı eserinin karşılaştırılması yapılmış ve beşinci bölümde Manzar-i ebrâr'ın tashihli metnine yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Nazîre, Nizâmî, Şemsî, Manzar-i ebrâr, Mahzenü'l esrâr.

16. yüzyılFars edebiyatıMesnevi+2
Seyhan Karakütük
İstanbul University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ebu'l-Bekâ el-Kefevî ve el-'Udde 'İnde Kulli Şidde adlı eseri (İnceleme-tahkik)

Çalışmamız, Ebu'l-Bekâ el-Kefevî'nin El-'Udde 'İnde Külli Şidde fî Şerhi Kasîdeti'l-Bürde isimli eserinin tahkikidir. Kefe'de doğduğu, uzun yıllar burada yaşadığı ve aslen de Kefeli olduğu için "Kefevî" nisbesini alan müellif, XVII. yüzyıl Osmanlı döneminde yaşamış Kırım Türk'ü bir âlimdir. İlk olarak Kefe'de müftülük yapmış sonrasında ise çeşitli beldelerin yanında İstanbul'da da kadılık yapmıştır. Bazı kaynaklar müderrislik yaptığından bahsetmiştir. Ebu'l-Bekâ özellikle Hanefî mezhebi olmak üzere fıkıh alanında geniş bilgiye sahipti. Geniş bilgisi sebebiyle kendisine ilmiye teşkilatının en üst mertebesi olan Mevlevi (Molla) kadısı unvanı verilmişti. Bunun yanında Arap dili alanında büyük bir bilgi birikimine sahip olduğu bilinmektedir. Nitekim günümüzde hâlâ geçerliliğini koruyan ve birçok tefsir yazarının başvurduğu bir kavram sözlüğünün sahibidir. Tahkikini yaptığımız bu eserde müellif, Kasîde-i Bürde'yi sözlük, sarf, nahiv, belâgat ve dinî ilimler çerçevesinde sade bir dil ile açıklamaktadır. Yapılan bu çalışmayla eser tanıtılmış, nüshalardaki hatalar düzeltilip eksiklikler tamamlanarak okuyucuya eksiksiz bir metin sunulmaya çalışılmıştır.

17. yüzyılArap edebiyatıArapça+5
Büşra Yıldırım Köksal
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Seyfî-yi Buhârî'nin Farsça Dîvânı

Bu çalışma, Timurlular Dönemi İran şairlerinden Seyfî-yi Buhârî'nin Farsça Dîvânının edisyon kritikli metnini ve bu metnin incelenmesini içermektedir. Çalışma metni hazırlanırken İran Meclis Kütüphanesi'nde, İstanbul'daki Millet Yazma Eser Kütüphanesi Ali Emiri koleksiyonu Farsça Yazmalar bölümünde, Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi Laleli ve Nuruosmaniye koleksiyonlarında, İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi Farsça Yazmalar Bölümünde ve TBMM Kütüphanesi Mikrofilm Bölümünde yer alan toplam altı nüshadan faydalanılmıştır. Çalışmamız bir giriş ve dört bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Seyfî-yi Buhârî'nin yaşadığı dönemin siyâsî, sosyal ve edebî durumuna değinilmiştir. İkinci bölüm müellifin hayatı, edebî kişiliği ve eserleri hakkında bilgiler ihtivâ etmektedir. Üçüncü bölümde Seyfî-yi Buhârî'nin Dîvân'ında kullanılan vezinler ve Dîvânının muhtevâsı belirtilmiş, nüshaların tanıtımı yapılmış, Dîvânda bulunan edebî sanatlardan örnek beyitler getirilmiş ve dil ve imlâ özellikleri ile metnin oluşturulmasında izlenen yol hakkında bilgiler sunulmuştur. Dördüncü bölümde ise eserin edisyon kritikli metnine yer verilmiştir.

BuhariDivan edebiyatıDivanlar+5
Müberra Karataş
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

İran çocuk ve gençlik edebiyatı

Bu çalışmanın amacı, İran'da çocuk ve gençlik edebiyatının nasıl gündeme geldiğini ve hangi tarihi süreçlerden geçip günümüzdeki halini aldığını tespit edebilmektir. Bu tarihi sürecin ortaya çıkabilmesi için İran coğrafyasında oluşturulan kadim metinlerde ve İslam'dan sonra telif edilen Klasik Fars edebiyatı eserlerinde çocuk ve gençlerin yer alışının incelenmesine ve araştırılmasına önem verilmiştir. Bu çalışmamızda önem verilen bir diğer amaç ise çocuğun tarihsel süreç içerisinde yaşadığı kültürel ortam ve aldığı eğitim hakkında bilgi verilerek günümüzdeki İranlı çocuk ve gençlerin aldığı modern eğitimin kültürel köklerini göstermektir. İran çocuk ve gençlik edebiyatını tarihi seyri çerçevesinde anlayabilmek için ortaya çıkardığımız bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İslam öncesi ve sonrası dönemlerde yaşayan çocuk ve gençlerin sosyal, kültürel ve eğitim durumları göz önüne alınarak çalışılan birinci bölüm beş kısma ayrılmıştır. Bunların ilk iki kısımda seçilen kadim metinler ve klasik Fars edebiyatı eserlerinde çocuk simasının izleri yakalanmaya çalışılmış, diğer üç kısımda da çocuk edebiyatının temellerinin atıldığı, gündeme geldiği ve çocuk eksenli kitapların yazılmaya başlandığı dönemlerin tespit edilmesine çalışılmıştır. İkinci bölümde İran çocuk ve gençlik edebiyatı türlerinin sınıflandırılması yapılmış ve bu kısımlar örnek metinlerle desteklenmiştir. Üçüncü bölümde ise çocuk ve gençlik edebiyatı alanında eser veren belli başlı İranlı yazarların hayatı ve kitapları hakkında bilgiler verilmiştir. Ayrıca ulaşabildiğimiz on üç İranlı çocuk ve gençlik yazarı ile röportaj yapılmış ve bu röportajların Türkçe metinleri bu kısıma eklenmiştir. İranlı yazarlarla yaptığımız röportajlardaki amacımız onların hedef kitlelerindeki çocuğa nasıl bir bakış açılarının olduğunu görmek ve İran'da çocuk ve gençlik edebiyatının gelişmesindeki etkili olan unsurların bilgisine yazarların dilinden ulaşabilmektir.

Fars edebiyatıFarsçaGençlik edebiyatı+3
Yaşar Yeşim Amaç
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
10