Activities of daily living

87 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Ventrikül destek cihazı takılan hastaların günlük yaşam aktivite düzeylerinin ve yaşam kalitelerinin değerlendirilmesi

Kesitsel tipte tanımlayıcı olan bu araştırma Ventrikül Destek Cihazı (VDC) takılan hastanın günlük yaşam aktivitelerinin düzeylerini ve yaşam kalitelerini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma 3 merkezde 2012-2015 tarihleri arasında VDC takılan 31 erişkin ve çocuk hasta üzerinde gerçekleştirildi. Araştırmanın verileri Mayıs 2015-Kasım 2015 tarihleri arasında araştırmacı tarafından Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi, Ankara Üniversitesi Cebeci Araştırma ve Uygulama Hastanesi ve Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanelerinde servis, yoğun bakım ve polikliniklerde olan hastalar ile yüz yüze görüşülerek oluşturuldu. Veri toplama aracı olarak literatür taraması sonucunda oluşturulan birey ve hastalığa ilişkin bilgileri içeren Hasta Tanıtım Formu, SF 36 Yaşam Kalitesi Ölçeği, KATZ Günlük Yaşam Aktiviteleri Ölçeği ve EQ-5D Genel Yaşam Kalitesi Ölçeği kullanıldı. Bu çalışmada elde edilen veriler SPSS 20 paket programında Mann Whitney U ve Kruskal Wallis-H Testleri, Ki-Kare analizi, Fisher's Exact Test ve Pearson Ki-Kare analizi kullanılarak değerlendirildi. Sonuçlar yorumlanırken p<0.05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Araştırmaya katılan hastaların %77.4'ü (n=24) erkek, %35.5'i (n=11) 51-60 yaş grubu arasında olmakla birlikte, %58.1'inin (n=18) evli hastalardan oluştuğu bulundu. Taburcu olan hastaların %80.6'sının (n=25) yeniden hastaneye yatış yaptığı ve bu yatış nedenleri arasında %35.5'i (n=11) enfeksiyon, %25.8'i (n=8) trombüs, %22.5'i (n=7) cihaz sorunları ve %32.3'ü (n=10) diğer nedenlerle (kanama, kadın hastalıkları, kontrol vb) olduğu saptandı. Hastaların %70.9'unun (n=22) cihaz takıldıktan sonra kendilerini daha iyi hissettikleri görüldü. Hastaların yaşam kaliteleri SF 36 Yaşam Kalitesi Ölçeği ve EQ-5D Genel Yaşam Kalitesi Ölçeğine göre orta olarak bulunurken, KATZ Günlük Yaşam Aktiviteleri Ölçeğine göre de hastaların %3.2'si (n=1) bağımlı, %25.8'i (n=8) kısmen bağımlı ve %71.0'i (n=22) bağımsız olarak günlük yaşam aktivitelerini gerçekleştirdikleri saptandı. Sonuç olarak VDC öncesine göre hastaların daha bağımsız hale geldiği, sağlıklarını daha iyi buldukları ve yaşam kalitelerinin arttığı saptandı. Bu bağlamda uzun süreli ya da son dönem tedavi amaçlı VDC kullanımının yaşam kalitesi üzerinde olumlu etkileri olabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Hemşirelik, Kalp Yetersizliği, VAD, Yaşam Kalitesi

Günlük yaşam aktiviteleriKalpKalp destek cihazları+3
İnci Mercan
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İnternet ve sosyal ağlar dolayımlı gündelik yaşam pratikleri: üniversite gençliği üzerine bir alan araştırması (Anadolu Üniversitesi özelinde Fen Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İletişim Bilimleri Fakültesi ve Porsuk Meslek Yüksekokulu örnekleri)

Bu çalışmada, internet ve sosyal dolayımlı gündelik yaşam pratikleri tartışmaya açılmıştır. Geçmişten günümüze, internet teknolojilerinin göstermiş olduğu gelişmeler ele alınarak; yeni teknolojilerin olumlu ve olumsuz özellikleri irdelenmiştir. Enformasyonel kapitalizm ile birlikte, bilgi teknolojilerinin güdümünde işleyen gündelik yaşam içerisinde; internet teknolojilerinin ne gibi etkileri olduğu tartışılmıştır. Kuramsal tartışmalar ve çalışmanın amaç soruları doğrultusunda belirli tematik kategoriler oluşturulmuştur. Bu kategoriler, Anadolu Üniversitesi'nden örneklem olarak seçilen öğrencilerle yapılan yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmelerin bulgularına göre değerlendirilmiştir. Anahtar kelimeler: İnternet, sosyal ağlar, gündelik yaşam, gençlik kültürü

Günlük yaşamGünlük yaşam aktiviteleriSosyal ağlar+3
Ozan Yıldırım
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Dijital uzamda yaşamak: Twitter'da gündelik hayat

Basit ama basit olduğu kadar da açıklanması güç olan gündelik hayat, makinaların ve elektriğin ortaya çıkışıyla birlikte modernizmle de bağlantılı olarak farklılaşmış, zaman ve uzam nitelikleri ve bölümlenmeleri değişikliğe uğramıştır. Yeni medya araçları ve bu araçların dolayımıyla içerisine girilen dijital ağlar gündelik hayatımızın merkezinde yer almaya başlamış, aynı zamanda dijital uzamda bir gündelik yaşam pratiği oluşmasına neden olmuştur. Kullanıcıların makineler aracılığıyla içerisine dahil olduğu bir ağ olan Twitter'da, orada gerçekleşen yaşam, zaman, uzam, ritim gibi kavramlar değişikliğe uğramıştır. Bu çalışma dijital uzamda gündelik hayatın nasıl kurulduğuna odaklanmaktadır. Twitter, kullanıcının gündelik yaşam pratiklerini ağın içerisinde gerçekleştirdiği ve makinalar aracılığıyla bu ağa dahil olduğu bir dijital uzamdır. Bu uzamın gündelik yaşam pratiklerini keşfetmek amacıyla öncelikle Twitter'da, sosyal ağ analizi metoduyla 10 kişilik bir örneklem belirlenmiş ve bu örneklemin ürettiği içerik dijital etnografi metoduyla katılımlı olarak gözlemlenerek gündelik hayat sosyolojisi bağlamında analiz edilmiştir. Kendine ait bir ritim oluşturduğu gözlemlenen Twitter'da bir nevi dijital mahalle ortamı oluşmaktadır. Twitter'daki gündelik hayatta da taktikler üretilerek stratejilerin alaşağı edilmeye çalışıldığı, üretim ve tüketim biçimleri olarak ritmik pratikler eylendiği gözlemlenmiştir. Birbirine benzeyen insanların birbirinin takipçisi olma eğiliminin görüldüğü Twitter'da hayali bir cemaate içerik üretildiği, bazı durumlarda reel zamana bağlı kalındığı, bazı durumlarda da zamanın dönüştürüldüğü görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Twitter, Gündelik Hayat, Dijital Uzam, Sosyal Ağlar, Dijital Etnografi

Günlük yaşamGünlük yaşam aktiviteleriSanal ortamlar+4
Züleyha Özbaş Anbarlı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Yaşlılarda günlük yaşam aktiviteleri ile ihmal ve istismar arasındaki ilşki

Araştırma yaşlıların, günlük yaşam aktiviteleri ile ihmal ve istismar arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla tanımlayıcı ve kesitsel tipte yapılmıştır. Araştırma Adıyaman İl Sağlık Müdürlüğü'ne bağlı 1 ve 14 No'lu Aile sağlığı Merkezleri'ne kayıtlı olan 234 yaşlı ile yapıldı. Verilerin toplanmasında Standardize Mini Mental Test, Kişisel Bilgi Formu, Barthel Günlük Yaşam Aktiviteleri İndeksi (BGYAİ), Yaşlı İhmal Tanılaması, Hwalek-Sengstock Yaşlı İstismarı Tarama Testi (H-S "YAŞİST") kullanıldı. Çalışmanın analizi IBM SPSS 21 programında sıklık, yüzde, ortalama, Kruskal Wallis, Mann Whitney U ve korelasyon testleriyle yapıldı. Yaşlıların günlük yaşam aktivitelerini yerine getirirken %43.8'inin orta düzeyde bağımlı olduğu, %63.4'ünün bir istismar türüne maruz kaldığı ve %28.9'unda olası ihmal durumu saptandı. Günlük yaşam aktivitelerini yerine getirirken ileri derecede bağımlı olan yaşlıların H-S "YAŞİST" Ölçeği toplam puan ortalaması daha yüksek bulundu (r: 4.52 ± 2.76). Yaşlıların BGYAİ ile H-S "YAŞİST" puan ortalamaları arasındaki ilişki anlamlı olup negatif yöndedir (r= -0.383, p<0.001). Çoklu regresyon analizi sonucu ile yaşlı ihmali ve günlük yaşam aktivitelerinin yaşlı istismarını ciddi düzeyde etkilediği belirlendi. Buna göre yaşlılarda ihmal ve günlük yaşam aktivitelerinde bağımlılık arttıkça istismarın da arttığı belirlendi (p=0.000). Bulgulardan yola çıkarak yaşlıların birçoğunun en az bir istismar türüne maruz kaldığı ve maruziyet türü incelendiğinde ise diğer istismar türlerine oranla psikolojik istismar türünün daha fazla olduğu görülebilmektedir. Yaşlıların günlük yaşam aktivitelerindeki bağımlılık düzeyleri arttıkça ihmal ve istismar durumlarına maruz kalma oranında da artış meydana geldiği belirlendi. Anahtar Kelimeler: Yaşlı, Günlük Yaşam Aktiviteleri, İhmal ve İstismar, Halk Sağlığı Hemşireliği.

GeriatriGünlük yaşam aktiviteleriYaşlılar+3
Zeynal Kizir
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilişsel uyarım terapisi' nin huzurevinde kalan demanslı bireylerde günlük yaşam aktiviteleri, depresyon ve yaşam doyumuna etkisi

Bu araştırma, bilişsel uyarım terapisinin huzurevinde kalan demanslı bireylerde günlük yaşam aktiviteleri, depresyon ve yaşam doyumuna etkisini incelemek amacıyla yürütülmüştür. Randomize kontrollü deneysel bir çalışmadır. İki farklı huzurevinde gerçekleştirilen çalışmaya 30 Mart 2022 -27 Mayıs 2022 tarihlerinde 30 müdahale ve 30 kontrol grubu toplam 60 birey dahil edilmiş ve çalışmanın örneklemini oluşturmuştur. Eylül 2022' de izlem test gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın verileri 'Kişisel Bilgi Formu', 'Standardize Mini Mental Test (SMMT)', 'Barthel Günlük Yaşam Aktiviteleri İndeksi (BGYAİ)', 'Enstrümental Günlük Yaşam Aktiviteleri Ölçeği (EGYA)', 'Cornell Demansta Depresyon Ölçeği (CDDÖ)' ve 'Yaşam Doyumu Ölçeği (YDÖ)' ile toplanmıştır. Bilişsel Uyarım Terapisi haftada 2 kere toplam 14 oturum grup terapisi şeklinde uygulanmıştır. BİUT öncesi değerlendirmede müdahale ve kontrol grubunun günlük yaşam aktivite beceri düzeylerinde orta derecede bağımlı olduğu, depresyon düzeylerinin yüksek olduğu ve yaşam doyumu düzeylerinin orta düzeyde olduğu görülmüştür. Yapılan analizler sonucunda BİUT sonrası müdahale ve kontrol grubunun gruplar arası karşılaştırmasında BGYAİ ön ve son test ölçümleri ile EGYA son test ve izlem test ölçümlerinde anlamlı farklılık olduğu müdahale grubundaki bireylerin kontrol grubuna göre puan ortalamalarının anlamlı düzeyde yükseldiği belirlenmiştir (p<0,001). CDDÖ ön, son ve izlem test ölçümlerinde anlamlı farklılık olduğu müdahale grubunda depresyon düzeyi puan ortalamalarının kontrol grubuna oranla anlamlı düzeyde azaldığı belirlenmiştir (p<0,001). YDÖ ön ve son test ölçümlerinde anlamlı farklılık olduğu, müdahale grubunun yaşam doyumu puan ortalamalarında kontrol grubuna göre anlamlı artışın olduğu belirlenmiştir (p<0,001). Bilişsel Uyarım Terapisinin demansı olan bireylerde günlük yaşam aktivite ve yaşam doyumu düzeylerini arttırmada, depresyon düzeyini azaltmada etkili olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle geriatrik bireylere bakım veren psikiyatri hemşireleri tarafından kullanılması önerilmektedir. Anahtar kelimeler: Bilişsel Uyarım Terapisi, Demans, Depresyon, Günlük Yaşam Aktiviteleri, Yaşam Doyumu, Randomize Kontrollü Çalışma.

Bilişsel tedaviBilişsel uyarımDemans+5
Ejdane Coşkun
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Rotator manşet sendromlu hastalarda skapular stabilizasyon egzersizlerinin omuz fonksiyonları , kinezyofobi, yaşam kalitesi, omuz ile ilgili yeti yitimi ve günlük yaşam aktivitelerine etkisi

Bu çalışma, rotator manşet sendromlu hastalarda skapular stabilizasyon egzersizlerinin omuz fonksiyonları , kinezyofobi, yaşam kalitesi , omuz ile ilgili yeti yitimi ve günlük yaşam aktivitelerine etkisini araştırmak amacıyla yapıldı. Çalışmaya, Rotator Manşet Sendromu tanısı almış, 18-65 yaş arasında, en az 4 haftadır devam eden unilateral omuz ağrısı olan 30 gönüllü katılımcı; kapalı zarf yöntemiyle randomize edilerek 15'er kişiden oluşan eğitim ve kontrol grubu olarak ikiye ayrıldı. Kontrol grubuna ağrıyı azaltmaya yönelik elektoterapi uygulamaları ve glenohumeral ekleme yönelik germe ve güçlendirme egzersizleri, eğitim grubuna ise bu programa ek olarak skapular stabilizasyon egzersizleri verildi. Katılımcıların çalışma öncesinde ve 15 seans sonunda; Visual Analog Skala ile ağrı şiddetleri, manuel kas testi ile omuz kas kuvveti, gonyometre ile omuz normal eklem hareket açıklığı, el dinamometresi ile el kavrama kuvveti değerlendirildi. Ayrıca katılımcıların fonksiyonel düzeyleri Kol, Omuz El Sorunları Anketi'yle, hareket korkusu Tampa Kinezyofobi Ölçeği'yle, yaşam kalitesi Western Ontario Rotator Manşet İndeksi'yle ve günlük yaşam aktiviteleri Omuz Ağrı ve Disabilite Anketi'yle değerlendirildi.Verilerin istatistiksel analizi için SPSS V.20 programı kullanıldı. Tüm analizler için anlamlılık düzeyi p<0,05 kabul edildi. Çalışmamızın sonucunda her iki grupda da grup içi değerlendirmede ağrı, normal eklem hareket açıklığı, el kavrama kuvveti, omuz kas kuvveti, hareket etme korkusu, omuz fonksiyonları, yaşam kalitesi ve günlük yaşam aktivitelerinde istatistiksel olarak anlamlı iyileşme saptandı (p<0.05). Gruplar arası değerlendirmeye bakıldığında germe ve güçlendirme egzersizleriyle birlikte verilen skapular stabilizasyon egzersizlerinin (eğitim grubu) omuz fonksiyonlarının iyileştirilmesinde, omuz abduktör, ekstansör kas kuvvetini ve el kavrama kuvvetinin arttırılmasında daha etkili bir yöntem olduğu görülmüştür(p<0.05). Çalışmanın sonucunda rotator manşet sendromlu hastalarda klasik egzersiz programının ağrının azaltılmasında, normal eklem hareket açıklığının kazandırılmasında, yaşam kalitesinin arttırılmasında, hareket etme korkusunun azaltılmasında ve günlük yaşam aktivitelerinin kolaylaştırılmasında yeterli olduğu klasik egzersizlere ilave edilen skapular stabilizasyon egzersizlerinin ise omuz kas kuvvetini, el kavrama kuvvetini ve omuz fonksiyonlarını iyileştirmede daha etkili bir yöntem olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar sözcükler: Rotator manşet sendromu, skapular stabilizasyon egzersizleri, ağrı, omuz fonksiyonları, kinezyofobi, yaşam kalitesi

AğrıEgzersiz tedavisiFizik tedavi+6
İrem Can
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Parkinson hastalarında solunum kas eğitimi: Postüral stabilite ve denge, mobilite, günlük yaşam aktiviteleri, yaşam kalitesi, solunum fonksiyonları ve solunum kas kuvveti arasındaki ilişkinin araştırılması

Parkinson hastalığı (PH), Alzheimer hastalığını takiben en sık görülen ikinci nörodejeneratif hastalıktır. Etiyolojisi hala net olarak bilinmese de bireyin genetik ve çevresel etmenlere bağlı olarak hastalık riski taşıyabileceği, beynin ilgili bölgelerinde ilerleyici nöron dejenerasyonu neticesinde oluşabileceği düşünülen bir hastalıktır. Substansia nigrada yoğunlaşmış halde bulunan dopamin hücrelerinin üretilemez hale gelmesiyle birlikte görülen motor belirtiler ve bunlara ek olarak non-motor belirtiler de görülmektedir. En yaygın motor belirtiler; tremor, rijidite, akinezi ve postüral instabilitedir. Ayrıca mortalite ve morbiditelerin gelişmesine yol açabilecek solunumsal problemler de görülmektedir. Literatüre bakıldığında PH'lı kişilerde yapılan çalışmalarda, denge çalışmaları ön plandadır. Nörodejeneratif hastalıklarda yapılan solunum kas eğitimi çalışmalarının hem nitelik hem de nicelik olarak yetersiz düzeyde olduğu görülmektedir. PH'da solunum kas eğitimi (SKE)'nin denge üzerine etkisini inceleyen çalışmaya da rastlanmadı. Bu çalışma ile PH'lı hastalarda dengeyle ilişki olan parametreleri incelemek ve denge eğitimine ek olarak verilen SKE'nin postüral stabilite, denge, mobilite, solunum fonksiyonları, solunum kas kuvveti, günlük yaşam aktiviteleri ve yaşam kaliteleri üzerine etkisini araştırmak amaçlandı. Çalışma kapsamında kriterlere uygun, Modifiye Hoehn & Yahr'a (MHY) göre evre 1-3 arasında, 60 ile 85 yaş aralığında 30 PH'lı hasta randomize edilerek deney ve kontrol gruplarına ayrıldı. Tüm hastalara, solunum fonksiyon testi (SFT), solunum kas gücü ölçümü, Biodex Balance System® cihazı ile postural stabilite, stabilite limitleri testleri uygulandı. Tüm hastaların günlük yaşam aktiviteleri; mobilite; yaşam kalitesi ve hastalık dereceleri sırasıyla barthel indeksi (Bİ); rivermead mobilite indeksi (RMİ); Nottingham sağlık profili (NSP) ve birleşik parkinson hastalık derecelendirme ölçeği (BPHDÖ) ile değerlendirildi. Kontrol grubuna, 8 hafta süre ile, haftada 1 gün gözetimli 2 gün ev egzersizi olmak üzere toplam 3 seans denge eğitimi verildi. Deney grubuna ise denge eğitimine ek SKE; günde 2 kez 15'şer dakika olmak zere Threshold IMT® cihazı ile inspiratuar kas eğitimi (İKE) şeklinde verildi. Cihaz, ağız içi basınç aletiyle ölçülen maksimum inspiratuar basıncın (MIP) %30'u şiddetine ayarlandı. Öğrenmenin etkisini kaldırma adına kontrol grubuna da her hafta ağız içi basınç ölçümü yapıldı. Tüm ölçümler 8 haftanın sonunda tekrar yapıldı. Veri analizi için SPSS v.20 programı kullanıldı. Dengenin bağımsız belirleyicilerinin tespit edilebilmesi için lineer regresyon analizi yapıldı. Verilerin dağılım özelliklerine göre de grup içi karşılaştırmalarda Paired Sample T-test ya da Wilcoxon testi; gruplar arası karşılaştırmalarda ise Independent Samples T-test ya da Mann Whitney U testi kullanıldı. Değerler arasındaki ilişkiye ise Pearson ya da Spearman korelasyon analiz yöntemiyle bakıldı. Tüm analizler için anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edildi. Yapılan regresyon analizi sonucunda, BPHDÖ, Bİ ve RMİ değerlerinin ise sırasıyla % 33 (p:0,001), %22 (p:0,008) ve % 21'lik (p:0,010) varyans değerleriyle postüral stabilitenin bağımsız belirleyicileri olduğu görüldü. NSP, MIP, maksimum ekspiratuar basınç (MEP), PEF, tanı süresi ve beden kitle indeksi (BKİ) değerlerinin herhangi bir postüral stabilite ve denge skorunun bağımsız belirleyici olmadığı görüldü (p>0.05). Sekiz haftalık tedavi sonrasında her iki grupta da MEP ve postüral stabilite değerlerinde anlamlı gelişme görüldü (p<0.05). Stabilite limitleri ve MIP değerlerinde ise yalnızca deney grubunda anlamlı gelişme görüldü (p<0.05). Her iki grupta da MEP, zorlu vital kapasite (FVC), zorlu ekspiratuar volüm 1. saniye (FEV1) değerlerinde meydana gelen değişimler ele alındığında gruplar arasında anlamlı farklılık yoktu (p>0.05). MIP ve PEF değerlerinde meydana gelen değişimlere bakıldığında ise deney grubunda meydana gelen değer artışı kontrol grubuna göre anlamlı şekilde daha yüksekti (p<0.05). Her iki grupta da tedavi öncesine kıyasla RMI, BI ve NSP değerlerinde anlamlı bir artış görülmedi (p>0.05). BPHDÖ skorlarında ise her iki grupta da tedavi öncesine kıyasla anlamlı gelişme vardı (p<0.05). BPHDÖ, RMİ, Bİ ve NSP skorlarında gruplar arasında anlamlı bir farklılık yoktu (p>0.05). Tedavi öncesi tüm olgular üzerinden yapılan korelasyon analizinde postüral stabilite değerinin HY, BPHDÖ, RMİ ve Bİ ölçek skorları ile anlamlı ilişkisi saptanmıştır (p<0.05). MIP değerinin MHY ve BPHDÖ değerleriyle anlamlı ilişkisi vardı (p<0.05). BPHDÖ'nün RMİ ve MHY ile; RMİ'nin de BI ve NSP skorları ile anlamlı ilişkisi vardı (p<0.05). Literatürde SKE ve dengenin ayrı ayrı PH'lı hastalarda etkili olduğu gösterilmiştir. Çalışmamız ile literature paralel bir şekilde bu iki eğitimden de verim alındığı görüldü. Fakat denge eğitimine ek verilen SKE'nin yalnızca denge eğitimine oranla dengeyi ve solunum kas kuvvetini artırmada daha etkili olduğu sonucuna ulaşıldı. Hastalarda, tek başına medikal tedavi yeterli olmadığı için semptomları azaltma ve yaşam kalitesini arttırma adına rutin olarak verilen denge eğitimlerinin yanında mutlaka solunum eğitimlerinin de verilmesi gerekliliği görülmüştür.

Egzersiz tedavisiGünlük yaşam aktiviteleriHareket aktivitesi+7
Ertuğrul Safran
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin fen ve teknoloji konularını günlük hayat problemlerinin çözümüne transfer düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmada, ilköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin fen ve teknoloji dersi kapsamındaki kuvvet ve hareket ünitesi konularını günlük hayat bağlamındaki problem çözümlerine transferleri incelenmiştir. Eylem araştırması şeklinde desenlenen araştırmanın örneklemini kritik durum örneklemesi yöntemiyle seçilen 33 sekizinci sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Araştırmada veriler araştırmacı tarafından geliştirilen ?Kuvvet ve Hareket Ünitesi Başarı Testi (KHÜBT)? ve ?Fen Bilgileri Transfer Testi (FBTT)? ile elde edilmiştir.Araştırma kapsamında elde edilen veriler iki aşamalı olarak ele alınmış, birinci aşamada öğrencilerin başarı testi ve transfer testi puanları arasındaki ilişkiye bakılmış, ikinci aşamada ise öğrencilerin fen ve teknoloji konularını günlük hayat problemlerinin çözümüne transfer düzeyleri belirlenmiştir.Araştırmada yapılan analizler sonucunda öğrencilerin başarı testi puanları ile transfer testinden aldıkları puanlar arasında pozitif yönde, anlamlı ve orta düzeyde bir ilişki bulunmuştur.Araştırma kapsamında geliştirilen transfer düzeyleri , sıfır transfer, eksik transfer ve tam transfer olarak kategorize edilmiştir. Sekizinci sınıf öğrencilerinin fen ve teknoloji konularını günlük hayat bağlamına tam transfer düzeylerinin oldukça düşük olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca öğrencilerin sıfır transfer yanında büyük oranda eksik transfer gerçekleştirdikleri sonucuna ulaşılmıştır.

Bilgi aktarımıBilgi kullanımıDers programları+10
Fadime Mengi
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Süryaniliğin kadınların gündelik hayatlarına kültürel yansımaları: Mardin Midyat örneği

Bu çalışmanın örneklemini Mardin Midyat'ta yaşamlarını sürdüren Süryani kadınları oluşturmaktadır. Çalışmamız beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde araştırmanın metodolojisinde yer alan araştırmanın konusu, amacı, önemi, sınırlılıkları ve yöntemi ele alınmıştır. İkinci bölümü kavramsal ve kuramsal çerçeve oluşturmaktadır. Kültür tanımından yola çıkılarak Süryani kültürüne değinilmekte Süryanilerin etnik kökeninden, kullandıkları dillerinden, tarihçelerinin üzerinde durulmaktadır. Kuramsal çerçeve ekseninde ise, sosyoloji temeline dayalı marxizmin, sembolik etkileşimciliğin, etnografik yaklaşımın ve asıl temel kısım olan Garfinkel'in etnometodolojinin gündelik hayata bakış açısına yer verilmiştir. Üçüncü bölümde, Süryaniliğin kadınların gündelik hayatlarına kültürel yansımasının ele alındığı Süryaniliğin ibadet ve inanç esaslarına, doğum, evlilik, ölüm ritüellerine, bayram ve kutsal günlerine ve sadece erkeklere özgü sanatsal faaliyetlere yer verilmiştir. Dördüncü bölümü araştırmanın bulguları ve tartışma ekseninde katılımcı kadınlarla yapılan görüşmelerden yola çıkılarak oluşturulan 'Tercih Edilen Evlenme Biçimi', 'Evlenme Yaşı', 'Evlenme Kararı', 'Boşanmaya Bakış Açısı', 'Ailede Karaların Alınış Biçimi', Çocuk Sahibi Olmada Cinsiyetin Önemi', Evlenme Kararında Mezhebin Önemi', 'Evlenme Töreninin Dini Boyutu', 'Kilisede Kadının Konumu', Eğitim Durumunun Kadının Toplumsal Konumuna Etkisi', 'Kadınların Siyasi Perspektif Oluşturma Süreci', 'Kadının Ekonomik Olarak Eşine Bağımlılığı' soruları çerçevesinde değerlendirmelere yer verilmiştir. Beşinci ve son bölümü ise çalışmanın tüm değerlendirilmesinin yapıldığı sonuç kısmı oluşturmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kültür, Süryani Kültürü, Gündelik Hayat, Süryaniliğin Kadınların Gündelik Hayatlarına Yansıması.

Din kültürüDin-kültür ilişkileriGünlük yaşam+6
Adalet Güçlü
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Savunmasız yaşlı anketi Türkçe geçerlilik ve güvenirlik çalışması

Bu çalışma "Savunmasız Yaşlı Anketi"nin Türkçe formunun geçerlilik ve güvenilirliğini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Metodolojik araştırma türüne uygun olarak planlanıp gerçekleştirilen araştırmada SYA-13 Türkçe'ye uyarlanarak dil geçerliliği değerlendirilmiş ve gerekli düzenlemelerle ölçeğe son hali verilmiştir. Ölçek, Ocak-Nisan 2017 tarihleri arasında Gaziantep Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon polikliniğine başvuran 74 yaş ve üstü 242 hastaya uygulanmıştır. Veri toplama aracı olarak; Sosyo-demografik form, Savunmasız Yaşlı Anketi, Katz Günlük Yaşam Aktiviteleri Ölçeği, ile Lawton&Brody Enstrümantal Günlük Yaşam Aktiviteleri Ölçeği kullanılmıştır. Veriler yüz yüze görüşme tekniği ile toplanmıştır. Yaşlıların sosyodemografik ve klinik özellikleri ortalama, sayı ve yüzde ile değerlendirilmiştir. Geçerlilik analizinde; Dil geçerliliği için çeviri-geri çeviri yapılmış, içerik geçerliliğinde uzman görüşleri Kendall iyi uyuşum katsayısı ile analiz edilmiştir (Kendall's = 0.435, p>0.05). Ölçeğin yapı geçerliliğinde açımlayıcı faktör analizi kullanılmıştır. Güvenilirlik için tanımlayıcı istatistikler, Cronbach alfa iç tutarlılık güvenilirlik katsayısı ve ölçekler arası ilişkinin değerlendirilmesinde Ölçeğin Cronbach alfa katsayısı 0.85, ölçek maddelerinin Cronbach alfa değerleri 0.82 - 0.85 arasında bulunmuştur. Ölçeğin madde analizi sonuçlarında, ölçeğin maddeleri arasındaki korelasyonların hepsi anlamlı düzeyde yüksektir. Yapılan analizde madde-toplam test korelasyon değerleri 0.33 ile 0.72 arasında değişmektedir. Ayrıca araştırmada örneklem uygunluğunu gösteren Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) analizi uygulanmıştır. İstatiksel analizlerde p < 0.05 anlamlı kabul edilmiştir. Sonuç olarak ölçeğin geçerlilik ve güvenilirlik değerlerinin yeterince yüksek olduğu ve Türk toplumunda yaşlı bireylerin değerlendirilmesi amacıyla kullanılabileceği belirlenmiştir.

AnketlerFizik tedaviGünlük yaşam+5
Soner Berşe
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Suriyeli göçmen kadınların gündelik hayat deneyimleri ve kentte var olma mücadeleleri: Gaziantep örneği

Bu çalışmanın amacı, Gaziantep'e zorunlu göçle gelen Suriyeli kadın göçmenlerin gündelik hayat deneyimlerini ve kentte var olma mücadelelerini incelemektir. Bu bağlamda araştırmanın sorusunu, zorunlu göçü yaşayan kadınların diğer göçmen gruplardan nasıl daha olumsuz etkilendikleri oluşturmaktadır. Bu olumsuz etkilenmeye rağmen zorunlu göç sürecinde kadın deneyimi yeterince görünür değildir. Bu araştırmada ise kadınların deneyimleri görünür kılınmaya çalışılmıştır. Çalışmada Suriye'den Gaziantep'e gelen farklı etnisite, yaş ve gelir grubundaki 38 kadınla derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Çalışmam, Suriyeli kadınların zorunlu göç sürecinde toplumsal cinsiyet, göçmenlik konumu ve milliyetleri dolayısıyla üçlü bir dışlanmayla karşı karşıya olduklarına işaret etmektedir. Buna rağmen, kadınların göç sürecinde her zaman mağdur olarak anlaşılmamaları gerektiği, gündelik hayatlarının devamı için, zayıf direniş taktikleri geliştirdikleri gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Göç, Suriyeli Kadın, Gündelik hayat, Deneyim, Direniş

Cinsel kimlikGaziantepGöçmenler+6
Hilal Sevlü
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Geriatri kanser hastalarında ağrı ve günlük yaşam aktiviteleri arasındaki ilişki

Bu çalışma Çukurova Üniversitesi Hastanesi Onkoloji birimlerinde tedavi alan geriatrik kanser hastalarının ağrı düzeyleri ile günlük yaşam aktiviteleri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapıldı. Çalışmaya başlamadan önce Çukurova Üniversitesi Etik Kurul'u, Başhekimliği ve hastalardan izin alındı. Araştırmanın örneklem hesabı power analizi ile belirlenerek toplam 93 hasta ile çalışma tamamlandı. Araştırmanın verileri; Hasta Tanıtım Formu, Visual Analog Skala (VAS), Günlük Yaşam Aktiviteleri Ölçeği (GYAÖ) ve Enstrümental Günlük Yaşam Aktiviteleri Ölçeği (EGYAÖ) ile toplandı. VAS'da; hastanın ağrının şiddetini ve düzeyini belirlemek için kullanılan 10 cm'lik düz bir çizgi üzerinde "0 hiç ağrı yok, 10çok şiddetli ağrıyı" ifade eden değerler bulunmaktadır. GYAÖ ve EGYAÖ'de birey GYA'yı bağımsız olarak yapıyorsa; 3 puan, yardım alarak yapıyorsa; 2 puan, hiç yapamıyorsa; 1 puan verilerek değerlendirilir. GYAÖ'de 0-6 puan "bağımlı", 7-12 puan "yarı bağımlı", 13-18 puan "bağımsız" olarak değerlendirilmektedir. EGYAÖ'de ise; 0-8 puan "bağımlı", 9-16 puan "yarı bağımlı", 17-24 puan "bağımsız" olarak değerlendirilmektedir. Elde edilen veriler bilgisayar ortamında, uygun istatistiksel yöntemlerle değerlendirildi. Araştırmaya alınan geriatrik bireylerin yaş ortalamasının 68,5±4,0 ve %61,3'ünün erkek olduğu belirlendi. Hastaların ağrı şiddeti ortalamasının 3,0±2,8, GYAÖ ortalamasının 16,1±3,0 ve EGYAÖ ortalamasının ise 15,1±5,7 olduğu saptandı. Ağrı şiddeti ile günlük yaşam aktiviteleri ve enstrümental günlük yaşam aktiviteleri arasında anlamlı bir ilişki olduğu (p<0.05), ağrı yeri, süresi ve zamanının günlük yaşam aktivitelerini etkilemediği görüldü. Bu sonuçlar kemoterapi tedavisi alan yaşlı kanser hastalarının ağrı düzeylerinin günlük yaşam aktivitelerini olumsuz etkilediğini göstermektedir. Bu nedenle geriatrik hastaların ağrı düzeylerinin ve günlük yaşam aktivitelerinin değerlendirilerek gerekli önlemlerin alınması önerilebilir.

AğrıGeriatriGünlük yaşam aktiviteleri+4
Dilek Karakaya Duman
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Stres üriner inkontinans tedavi yaklaşımlarının kadınların fiziksel aktivite düzeylerine yaşam kalitelerine ve toplumsal katılımlarına etkisi

Stres Üriner İnkontinans (SÜİ) tanısı alan kadınlara uygulanan cerrahi ve medikal tedavinin, fiziksel aktivite düzeylerine, yaşam kalitelerine, depresyon durumlarına ve topluma katılımlarına etkisini belirlemek, üstünlüklerini ve farklılıklarını literatür eşliğinde değerlendirmektir. Çalışmaya SÜİ tanısı almış, 18 yaş ve üzeri 32 kadın hasta dahil edildi. Hastaların 16'sı medikal tedavi grubu (MTG), 16'sı cerrahi tedavi grubu (CTG) olarak belirlendi. Hastalar tedavi öncesi ve 8 hafta sonrası; İdrar Kaçırma Sorgulama Formu-Kısa Form (İKSF-KF), İnkontinans Yaşam Ölçeği (İYKÖ), Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalite Ölçeği-Kısa Formu (DSÖYKÖ-KF), Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi-Kısa Formu (UFAA-KF), Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ) ve Toplumsal Katılım Anketi (TK) ile değerlendirildi. Ortalama yaş MTG'de 54,31±11,482, CTG'de 48,38±10,006 idi. MTG'nin BKİ'si 26,56±2,25, CTG'nin 27,56±2,79 idi. BKİ ve yaş ortalamaları açısından anlamlı bir fark yoktu. Tedavi sonrası gruplarda idrar kaçırma düzeylerinde, depresyon durumlarında, toplumsal katılımlarında ve genel ve hastalığa özel yaşam kalitelerinde istatistiksel olarak anlamlı iyileşme olmuştu (p<0.05). Klinik parametre ortalamalarının karşılaştırılmasında, CTG'de iyileşme MTG'ye göre istatistiksel olarak daha anlamlıydı. CTG'nin BDÖ skoru için; p=0,003, Toplumsal Katılım iş aktivitesi skoru için; p=0,020, ev aktivitesi skoru için; p=0,02, toplam puanı için; p=0,018, DSÖYKÖ-KF psikososyal alt parametresi için; p=0,045, İYKÖ'nün psikolojik alt parametresi için; p=0,049 olarak MTG'ye göre anlamlı iyileşme sağlandı. İki grubun da fiziksel aktivite düzeyinde anlamlı bir değişim olmadı. SÜİ şiddetini ve depresyonun etkilerini azaltmak, sosyal izolasyonu engellemek ve yaşam kalitesini arttırmak için iki tedavi de etkili ve kullanılabilir yöntemlerdir. SÜİ ile ilgili hastaların ve hekimlerin farkındalığı arttırılmalıdır. Tedavi yöntemleri ve etkinlik düzeyleriyle ilgili daha geniş hasta gruplarında yapılacak kapsamlı araştırmalara ihtiyaç vardır.

Fiziksel aktiviteGünlük yaşam aktiviteleriKadınlar+5
Burçin Uğur Tosun
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Geriatrik bireylerde ambulasyon seviyesinin bireylerin yaşam kalitesi ve mental durumları ile ilişkisinin incelenmesi

ÖZET GERİATRİK BİREYLERDE AMBULASYON SEVİYESİNİN BİREYLERİN YAŞAM KALİTESİ VE MENTAL DURUMLARI İLE İLİŞKİSİNİN İNCELENMESİ Yasin Gökhan BULU Tez Danışmanı: Prof. Dr. Özlem ALTINDAĞ Yüksek Lisans Tezi, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Haziran 2018, 73 sayfa Demans, yürüyüş ve denge bozuklukları genellikle yaşın ilerlemesiyle birlikte geriatrik bireyler ile nörodejeneratif hastalığı olan hastalarda daha sık görülmektedir ve bu popülasyondaki düşmelerin önemli bir nedenini oluşturmaktadır. Bu nedenle bu çalışmada geriatrik bireylerde ambulasyon seviyesinin bireylerin yaşam kalitesi ve mental durumları ile ilişkisini incelenmiştir. Bu çalışma Ocak - Ağustos 2017 tarihleri arasında T.C. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Hatay Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi ve Hatay ilinde yaşayan çalışmaya katılmaya gönüllü olan ve kriterlere uyan 100 birey alınarak gerçekleştirildi. Çalışmamızda çeşitli meslek gruplarından katılan 100 gönüllü bireyin %38'i kadın, %62'si erkekdi ve bireylerin yaş ortalaması 72.13±7.58 yıldı.Çalışmamıza katılan bireylerin Fonksiyonel Ambulasyon Sınıflaması (FAS) ortalama değeri 3.88±1.54 olarak saptanmıştır. Ayrıca çalışmamızdaki bireylerin ambulasyon seviyesi ile yaşam kalitesi arasındaki ilişki incelendiğinde pozitif yönde düşük kolerasyonlu bir ilişki bulunmuştur (p<0.05). Ambulasyon seviyesi ile mental durum arasındaki ilişki incelendiğinde pozitif yönde düşük kolerasyonlu bir ilişki bulunmuştur (p<0.05). Bunun yanı sıra çalışmamızda 100 geriatrik bireyde cinsiyet ile ambulasyon seviyesi ve mental durum arasında anlamlı bir fark bulunmazken, yaş faktörü ile ambulasyon seviyesi ve mental durum arasında anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0.05).Çalışmamızdaki bireylerin WHOQOL-OLD Toplam Skoru ortalama 86.6±16.91 olarak bulunmuştur. Ayrıca çalışmamızdaki bireylerin hem ambulasyon seviyesi hemde mental durumları ile yaşam kalitesi arasındaki ilişki incelendiğinde pozitif yönde düşük kolerasyonlu bir ilişki bulunmuştur (p<0.05). Bireylerde cinsiyet, medeni durum ve yaş faktörlerinin yaşam kalitesi ile ilişkisi incelendiğinde anlamlı bir fark bulunmamıştır (p>0.05).Çalışmamızda yer alan yaşlı bireylere ait (MMSE-E) Eğitimsizler için Mini Mental Teste göre elde edilen ortalama değer 24.39±5.78 olarak bulunmuştur. Çalışmada ayrıca Mental durum ile hem ambulasyon seviyesi hem de yaşam kalitesi arasındaki ilişki incelendiğinde de pozitif yönde düşük kolerasyonlu bir ilişki bulunmuştur (p<0.05). Bunun yanı sıra cinsiyet değişkeni ve medikal ilaç kullanımı ile mental durum arasında anlamlı bir fark bulunmazken, yaş faktörü ve medeni durum ile arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Çalışma sonucunda geriatrik bireylerde ambulasyon seviyesinin bireylerin yaşam kalitesi ve mental durumları ile aralarında anlamlı ilişkinin bulunduğu ve yaşlanmanın vücut ve zihin üzerindeki olumsuz etkilerini hafifletmek için insanların yaşam biçimlerinin bir parçası olarak fiziksel aktivite ve egzersiz yapmaları gerektiğini sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Geriatrik Birey, Ambulasyon Seviyesi, Yaşam Kalitesi, Mental Durum

GeriatriGünlük yaşam aktiviteleriMental bozukluklar+4
Yasin Gökhan Bulu
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2018
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

KOAH hastalarında depresyon, anksiyete ve hastalık düzeylerinin günlük yaşam aktivitesi ile ilişkisi

Giriş ve Amaç: KOAH dünya çapında önde gelen morbidite ve mortaliteye neden olan hastalıklardan biridir ve önemli düzeyde ve giderek artan boyutlarda ekonomik ve sosyal yüke neden olmaktadır. Çalışmamızda KOAH'lı hastalarda günlük yaşam aktiviteleri ile depresyon anksiyete ve hastalık düzeylerinin ilişkisini incelemeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Araştırma evrenini, araştırmanın yapıldığı tarihlerde (01.08.2016 - 28.02.2017) Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Göğüs Hastalıkları polikliniğine gelen KOAH tanılı hastalar ve Adana ilinde rastgele seçilen aile sağlığı merkezlerine gelen KOAH tanılı hastalar oluşturmaktadır. Sosyodemografik bilgi formu, mMRC nefes darlığı skalası, KOAH Değerlendirme Testi (CAT), London Chest günlük yaşam aktivitesi ölçeği (LCADL) ve Hospital Anksiyete ve Depresyon Ölçeği (HADS) uygulanmıştır. Toplanan veriler bilgisayara girilerek uygun istatistik programı kullanılarak değerlendirildi. Bulgular: Araştırmaya Göğüs hastalıkları polikliniğinden 63 (%52,9) kişi, Aile hekimliği polikliniklerinden 56 (%47,1) kişi katılmıştır. Katılımcıların 94'ü erkek (%79) ve 25'i kadındır (%21). Çalışmaya katılan hastalardan hayatları boyunca hiç sigara içmeyen 13 kişi (% 10,9), sigarayı bırakmış 67 kişi (% 56,3) ve halen sigara içmekte olan 39 kişiydi (% 32,8). Tüm grupta anksiyete için 19 klinik vaka (%16) ve 100 (%84) normal vaka, depresyon için 35 klinik vaka (%29,4) ve 84 (%70,6) normal vaka tespit edildi. Günlük yaşam aktivitesi ölçeği toplam puanıyla anksiyete arasındaki korelasyon katsayısı r: ,289 olarak bulunmuştur ve aralarında zayıf düzeyde anlamlı ilişki mevcuttur. (p<0,01). Günlük yaşam aktivitesi ölçeği toplam skoruyla depresyon arasındaki korelasyon katsayısı r: ,259 olarak bulunmuştur ve aralarında zayıf düzeyde anlamlı ilişki bulunmuştur. (p<0,01). Günlük yaşam aktivitesi ölçeği toplam puanıyla CAT toplam puanı arasındaki korelasyon katsayısı r: ,552 olarak hesaplandı ve aralarında orta derecede anlamlı ilişki bulunmuştur. (p<0,01). Sonuç: Bu çalışmada, KOAH hastalarında günlük yaşam aktivitesinin depresyon ve anksiyete ile zayıf oranda korele olduğu, hastalık derecesi ile ise orta derecede korele olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Zayıf veya orta derecede de olsa, KOAH hastalarında anksiyetenin, depresyonun ve hastalık derecesinin günlük yaşam aktivitesini etkilediği, bu yüzden de bu hastaları bütüncül yaklaşımla ele almak gerektiği kanısındayız. Anahtar kelimeler: Koah, Depresyon, Anksiyete, Aile Hekimliği, Günlük Yaşam Aktivitesi

Akciğer hastalıklarıAkciğer hastalıkları-obstrüktifAnksiyete+3
Asuman Dolğun
Çukurova University
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın ve erkek hemiplejik hastalarda serebral lateralizasyon öngörüsüyle yaşam kalitesi, algılanan stres, günlük yaşam aktivitesi ve ekstremitelerin motor değerlendirilmesi

Amaç: Çalışmamız lateralizasyon öngörüsüyle; kadın ve erkek hemiplejik hastaların dominant ve resesif hemisferlerdeki lezyonların yaşam kalitesi, günlük yaşam aktiviteleri, stres algısı ve üst ekstremite motor değerlendirilmesi arasındaki ilişkilerin karşılaştırılması amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız 28 kadın, 34 erkek olmak üzere toplam 62 hemiplejik hastayla yapılmıştır. 33 sağ hemiplejik, 29 sol hemiplejik hasta çalışmamıza gönüllü olarak katıldı. Hastaların günlük yaşam aktivitelerindeki bağımsızlık düzeyi Barthel Günlük Yaşam Aktiviteleri İndeksi ile, stres seviyeleri Algılanan Stres Ölçeği ile, üst ekstremite motor becerileri Fugl-Meyer Üst Ekstremite Motor Değerlendirme Ölçeği ile, yaşam kaliteleri İnmeye Özgü Yaşam Kalitesi Ölçeği ile değerlendirilmiştir. Hastaların el tercihleri Edinburg Lateralizasyon Anketi ile incelenmiştir. Elde edilen veriler IBM SPSS Statistics version 26.0 ile analiz edilmiştir. Bulgular: Sol hemisfer lezyonlu hastaların üst ekstremite motor beceri düzeyleri anlamlı olarak daha yüksek, algıladıkları stres düzeyleri daha düşük bulunmuştur. Solakların içinde sol hemiplejiklerin algıladıkları stres ve günlük yaşam aktivitelerindeki bağımsızlık düzeyi sağ hemiplejiklere göre daha yüksek, sağ hemiplejiklerin ise üst ekstremite motor becerisi daha fazladır. Sağlakların içinde sol hemiplejiklerin yaşam kalitesi skorları sağ hemiplejiklere göre daha yüksektir. Sonuç: Sağlak olup dominant tarafı felç olan hastaların günlük yaşam aktiviteleri bağımsızlığı ve yaşam kalitesi parametrelerinden daha çok etkilendiği, solak olup dominant tarafı felç olan hastaların algılanan stres ve üst ekstremite motor becerisi parametresinden daha çok etkilendiği tespit edilmiştir.

EkstremitelerGünlük yaşam aktiviteleriHemipleji+5
Kamile Özbayık
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

COVİD-19 hastalığı geçirmiş ve geçirmemiş yaşlı bireylerin denge, fonksiyonel mobilite, yaşam kalitesi, covid-19 korkusu ve duygu durumunun incelenmesi

Bu çalışma Covid-19 hastalığı geçiren yaşlı bireylerin denge, fonksiyonel mobilite, günlük yaşam aktiviteleri, yaşam kaliteleri, Covid-19 korkusu, depresyon gibi farklı parametreler açısından etkilenimlerini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya 65 yaş ve üzerinde olan Covid-19 hastalığı geçirmiş hastanede tedavi görmüş 52 yaşlı birey ve Covid-19 hastalığı geçirmemiş 55 yaşlı birey olmak üzere toplamda 107 yaşlı birey dahil edilmiştir. Katılıcımların sosyodemografik bilgileri kaydedilmiştir. Katılımcıların denge düzeylerini değerlendirmek için Berg Denge Ölçeği (BDÖ), fonksiyonel mobilite düzeylerini değerlendirmek için Zamanlı Kalk Yürü Testi (ZKYT), GYA aktivitelerini değerlendirmek için Fonksiyonel Bağımsızlık Ölçeği (FİM) kullanılmıştır. Katılımcıların yaşam kalitelerini değerlendirmek için Yaşlılar İçin Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Modülü (WHOQOL-OLD), Covid-19 Korku düzeylerini değerlendirmek için Covid-19 Korkusu Ölçeği, depresyon belirtilerini değerlendirmek için Geriatrik Depresyon Ölçeği (GDÖ) kullanılmıştır. Çalışmamızda Covid-19 geçirmiş ve geçirmemiş yaşlı bireyler arasında denge (p<0,001) fonksiyonel mobilite (p<0,001), GYA (p<0,001), yaşam kalitesi (p<0,001), Covid-19 Korkusu (p=0,002) ve depresyon (p<0,001) açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Çalışmamızda Covid-19 hastalığı geçiren yaşlıların, hastalığı geçirmeyen yaşlılara kıyasla denge, fonksiyonel mobilite ve GYA'ya katılım yönünden fiziksel durumlarının daha kötü olduğu, daha düşük yaşam kalitesine, daha yüksek Covid-19 korkusu ve depresyon belirtilerine sahip olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışmanın sonucunda Covid-19 geçirmiş yaşlı bireylerin fiziksel ve ruhsal açıdan olumsuz etkilendiği tespit edilmiştir. Covid-19 geçirmiş yaşlı bireyler fonksiyonelliklerinin yeniden kazandırılması amacıyla rehabilitatif yaklaşımlarla desteklenmelidir. Ayrıca gelecekte yaşanabilecek küresel bir salgın durumunda, yaşlı bireylerin erken rehabilitasyon programları ile desteklenmesi gerekli görülmektedir.

COVID 19DengeDepresyon+7
Ali Mutlu
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Lateral epikondilitli olgularda yaşam kalitesine etki eden faktörlerin incelenmesi

Lateral epikondilit (LE), dirseğin aşırı kullanımı ve tekrarlayan hareketleri ile ortaya çıkan dirsekte en sık görülen lezyonlardan biridir. Hastalarda görülen ağrı, kas kuvveti azalması ve hassasiyet ile kişiler günlük yaşamlarında dirseklerini kullanmaktan kaçınmakta veya etkili şekilde kullanamamaktadır. Bu durum hastaların günlük yaşam aktivitelerini etkilemekte ve yaşam kalitelerini düşürmektedir. Bu çalışma ile LE' li olgularda yaşam kalitesine etki eden faktörler ve bu faktörlerin birbirleri ile ilişkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmamıza LE tanısı konulan 101 hasta dahil edildi. Hastaların demografik özellikleri olgu değerlendirme formuna kaydedildi. Ağrı düzeyleri Görsel Analog Skala ve Nirschl Ağrı Skalası ile; dirsek fonksiyonelliği Hasta Bazlı Ön Kol Değerlendirme Anketi, Kol, Omuz ve El Sorunları Anketi, Duruöz El İndeksi, Mayo Dirsek Performans Skoru ve Oxford Dirsek Skoru ile; fonksiyonel yetersizlikleri ve GYA' ları Sağlık Değerlendirme Anketi ile; kinezyofobi düzeyleri Tampa Kinezyofobi Ölçeği ile; yaşam kaliteleri Nottingham Sağlık Profili ile; eklem hareket açıklıkları dijital gonyometre ile; parmak kavrama kuvveti pinçmetre ile; el kavrama kuvveti el dinamometresi ile ve basınç ağrı eşiği algometre ile değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonuçlarına göre ağrı düzeyinin, dirsek fonksiyonunun, fonksiyonel yetersizlik ve GYA' nın ve kinezyofobi düzeyinin yaşam kalitesini anlamlı şekilde etkilediği (p<0,05); fakat dirsek, el bileği hareket açıklığı, el kavrama kuvveti, parmak kavrama kuvveti ve basınç ağrı eşiğinin yaşam kalitesini anlamlı şekilde etkilemediği bulunmuştur (p>0,05). Sonuç olarak LE' li hastalarda ağrının, dirsek fonksiyonelliğinin, fonksiyonel yetersizlik ve günlük yaşam aktivitesinin ve kinezyofobinin yaşam kalitesini etkileyen önemli parametreler olduğu tespit edilmiştir.

AğrıGünlük yaşam aktiviteleriTenis dirseği+1
Saliha Akyüz
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İnmeli hastalarda üst ekstremite duyu ve motor problemlerle yaşam kalitesi, günlük yaşam aktiviteleri ve depresyon arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmada, inmeli hastalarda üst ekstremite duyu ve motor problemleri ile yaşam kalitesi, depresyon ve günlük yaşam aktiviteleri üzerine etkisinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bu çalışmaya Filistin Ahliye Üniversitesi (P.A.Ü) Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi'nde tedavi gören inme tanısı almış, üst ekstremite duyu ve motor problemleri olan 33 gönüllü hasta alındı. Hastaların sosyodemografik bilgileri kaydedildi. Ayrıca, hastaların kas tonusunun değerlendirilmek için Modifiye Ashworth Ölçeği (MAÖ), üst ekstremite duyusu için Nottingham Duyusal Değerlendirme (NDD) ölçeği, üst ekstremite motor fonksiyonlari için Fugl-Meyer Üst Ekstremite Ölçeği (FMUE), temel günlük yaşam aktiviteleri için Fonksiyonel Bağımsızlık Ölçeği (FBÖ) ,yaşam kalitesi için SF-36 Sağlık Araştırması (SF 36), depresyon için Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ) kullanıldı. İnme hastalarında üst ekstremite duyu ve motor problemleri grubunda, üst ekstremite motor problemleri ve depresyon (p= <0,001), yaşam kalitesi (p= <0,001) ve günlük yaşam aktiviteleri (p= <0,001) arasında anlamlı ilişki bulundu. Öte yandan üst ekstremite duyu problemleri ve yaşam kalitesi (p= 0,210), depresyon (p= 0,197) ve günlük yaşam aktiviteleri (p= 0,142) arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı. Üst ekstremite motor problemlerle ile depresyon, yaşam kalitesi ve günlük yaşam aktiviteleri arasında güçlü bir ilişki olduğunu göstermektedir. Ayrıca üst ekstremite duyu sorunları ile yaşam kalitesi, depresyon ve günlük yaşam aktiviteleri arasında zayıf bir korelasyon olduğunu göstermektedir.

DepresyonGünlük yaşam aktiviteleriHemipleji+4
Amanı Nıtham Anabtawı
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Health Sciences
2023
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

60 yaş üstü kişilerde başarili yaşlanma ile yaşam kalitesi ve günlük yaşam aktivitelerinin değerlendirilmesi

Giriş ve Amaç: Bu çalışmanın amacı 60 yaş üstü kişilerde başarılı yaşlanma ile yaşam kalitesi ve günlük yaşam aktiviteleri arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Bu kesitsel tanımlayıcı çalışmada Manisa İli Yunusemre İlçesi 1 No'lu Aile Sağlığı Merkezi'nde kayıtlı 60 yaş ve üzeri 258 kişiye birebir görüşme yöntemiyle anket uygulanmıştır. Bireylere sosyodemografik veri toplama anketi, başarılı yaşlanma ölçeği, Kısa Form SF-12 sağlık ölçeği, enstümental günlük yaşam aktiviteleri ölçeği yüz yüze görüşme tekniği ile uygulandı. Bulgular: Hastaların başarılı yaşlanma düzeyleri ile sosyodemografik özellikler (yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, sosyoekonomik durum, engel durumu) arasında anlamlı ilişki saptandı (p<0,05). Medeni durum, yaşam ortamı, vücut kitle indeksi, çocuk sahibi olma, kronik hastalık varlığı ile başarılı yaşlanma düzeyi arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır (p>0,05). EGYA ve Kısa Form SF-12 Sağlık Ölçeği değerleri ile Başarılı yaşlanma arasında anlamlı olarak pozitif korelasyon bulundu (p<0,001). Sonuç: Altmış yaş ve üzeri kişilerin aktif yaşam tarzı değişikliklerine yönlendirilmesi, bilişsel işlevlerin korunmasına bakım ihtiyaçlarının azalmasına yapacağı katkı nedeni ile birinci basamakta koruyucu hekimlik yaklaşımı açısından önemlidir. Anahtar Kelimeler: Başarılı Yaşlanma, Yaşam Kalitesi, Günlük Yaşam Aktiviteleri, Yaşlılık.

Başarılı yaşlanmaGeriatriGünlük yaşam aktiviteleri+3
Ahmed Faruk Yoldaş
Manisa Celal Bayar University
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk toplumunda sekülerleşme ve toplumsal cinsiyet: Beden odaklı gündelik yaşam pratikleri üzerine bir araştırma

Bu araştırma, Türk toplumunda, sekülerleşme ve toplumsal cinsiyet olguları bağlamında beden odaklı gündelik hayat pratiklarine odaklanmaktadır. Din ve sekülerleşme kavramları odağından beden odaklı toplumsal cinsiyete bakarak kadınların ve erkeklerin beden odaklı gündelik hayatlarının dinî ve seküler yönünü irdelemektedir. Diğer taraftan toplumsal cinsiyet kavramından modernleşme, sekülerleşme, din gibi kavramlara bakarak kadınların ve erkeklerin bu kavramlar bağlamında nasıl konumlan(dırıl)dığını irdelemektedir. Araştırmada asıl olarak nitel yöntem kullanılmakla birlikte yer yer anlam bütünlüğü sağlayabilmek için nicel verilere de başvurulmaktadır. Bununla birlikte eleştirel teoriden de yararlanılmaktadır. Araştırmaya göre Türk toplumunun toplumsal cinsiyetle ilişkili beden odaklı gündelik hayat pratiklerinde dinî, kültürel ve seküler formların hem ayrı ayrı hem iç içe geçmiş şekilde örneklerinin olduğu tespit edilebilmektedir. Türk modernleşmesi süreci içinde kadının ve erkeğin nasıl konumlan(dırıl)dığı irdelendiğinde ise erkek modernleşmesinin genellikle ekonomi, kamu, üretim sınırları içinde bir derinliğe; kadın modernleşmesinin ise genellikle beden sınırları içinde bir yüzeyselliğe tekabül ettiği anlaşılmaktadır. Türk modernleşmesi, kadınlar açısından yüzeysel boyutlarda işlerken erkekler açısından daha derin boyutlara sahip gözükmektedir. Ayrıca sekülerliğin ve dindarlığın cinsiyetlendirilirek, sekülerliğin erkek ile dindarlığın kadın ile özdeşleştirildiği anlaşılmaktadır. Anahtar kelimeler: Din, sekülerleşme, modernleşme, toplumsal cinsiyet, beden, tüketim, gündelik hayat.

BedenDinGünlük yaşam aktiviteleri+4
Harun Tunç
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hemiplejik hastalarda unilateral ve bilateral ayak-ayak bileği ortezinin denge, yürüyüş, performans ve günlük yaşam aktiviteleri üzerine etkilerinin araştırılması

Çalışmamızın amacı, hemiplejik hastalarda unilateral ve bilateral ayak-ayak Bileği ortezi (AFO)'nin denge, yürüyüş, performans ve günlük yaşam aktiviteleri üzerine etkilerinin araştırılmasıdır. Çalışmaya yaş ortalaması 59,16±12,99 yıl olan, Brunnstrom evrelemesinde alt ekstremite evre 3 ve üstü olan, koopere 38 birey dahil edildi. Bireyler bilateral ve unilateral AFO'lu olmak üzere 2 gruba ayrıldı. Gruplar, tedavi öncesi AFO'lu ve 6 hafta sonra tedavi sonrası AFO'lu olarak değerlendirildi. Tüm hastalarda 6 haftalık süre boyunca AFO kullanımıyla birlikte aldıkları konvansiyonel tedaviye devam edildi. Bireylerde; statik dengeyi ölçmek için Tek Ayak Üzerinde Durma Testi, dinamik dengeyi değerlendirmek için Berg Denge Ölçeği (BDS) ve Zamanlı Kalk Yürü Testi (ZKYT), yürüme hızını ölçmek için 10 Metre Yürüme Testi (10MYT), yürüme mesafesini değerlendirmek için 1 Dakika Yürüme Testi (1DYT) ve günlük yaşam aktivitelerindeki bağımsızlığı ölçmek için Fonksiyonel Bağımsızlık Ölçeği (FBÖ) kullanıldı. Elde edilen veriler sonucunda, grupların kendi içindeki tedavi öncesi ve tedavi sonrası değerlendirmelerine bakıldığında, statik ve dinamik dengede, yürüyüş hızı ve yürüme mesafesinde ve fonksiyonel bağımsızlıkta tedavi sonrası lehine iyileşmeler gözlendi (p<0,001). Bu parametreler açısından unilateral ve bilateral AFO'lu olarak gruplar karşılaştırıldığında ise, grupların benzer olduğu görüldü (p>0,05). Sonuç olarak, hemiplejik hastalarda denge, yürüyüş, performans ve günlük yaşam aktiviteleri açısından unilateral AFO ile bilateral AFO kullanımının aynı etkilere sahip olduğu belirlendi. Statik AFO kullanılarak yürüyüş simetrisi açısından değerlendirilmelerin yapıldığı ileri çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Hemipleji, Ortez, Ayak-Ayak Bileği Ortezi, Bilateral, AFO.

AyakAyak bileğiGünlük yaşam+5
Canan Ölçer
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

5E öğrenme modeline dayalı STEM etkinliklerinin 10. sınıf öğrencilerinin girişimcilik becerilerine, konuları günlük hayatla ilişkilendirme düzeylerine ve kimya dersine yönelik motivasyonlarına etkisinin incelenmesi

Bu çalışmada karışımların ayrılması ünitesine göre hazırlanan 5E öğrenme modeline dayalı stem etkinliklerinin 10. sınıf öğrencilerinin girişimcilik becerilerine, konuları günlük hayatla ilişkilendirme düzeylerine ve kimya dersine yönelik motivasyonlarına etkisi incelenmiştir. Araştırmada öntest-sontest eşleştirilmemiş, kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmaya 20 deney grubu 19 kontrol grubu olmak üzere 39, 10. Sınıf öğrencisi katılmıştır. Verilerin toplanmasında nicel veri toplama araçları olarak Eskicioğlu & Alpat (2017), tarafından geliştirilen kimya motivasyon ölçeği, Aydın (2015), tarafından geliştirilen meslek liseli öğrenciler için geliştirilmiş girişimcilik özelliklerinin belirlenmesi anketi ve araştırmacı tarafından hazırlanmış karışımlar konusu günlük yaşam becerileri testi kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediği Shapirowilk testi ile analiz edilmiştir. Veriler normal dağılım gösterdiği için verilerin analizinde parametrik testler olan bağımsız gruplar t-testi ve bağımlı gruplar t-testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda deney grubu öğrencilerinin meslek liseleri için girişimcilik becerileri anketinin geneli ve alt boyutlarından elde ettikleri öntest ve sontest puan ortalamaları incelendiğinde; anketin genelinden ve alt boyutlarından elde ettikleri öntest ve sontest puan ortalamaları arasında istatiksel olarak anlamlı fark olmadığı görülmüştür. Kimya motivasyon ölçeğinin geneli ve alt boyutlarından elde ettikleri puanların ortalamaları incelendiğinde yine; öntest ve sontest puan ortalamaları arasında anlamlı fark olmadığı tespit edilmiştir. Son olarak karışımlar konusu günlük yaşam becerileri testinden elde ettikleri öntest ve sontest puan ortalamaları arasındaki fark incelendiğinde istatiksel olarak deney grubu lehine anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir. Kontrol grubu öğrencilerinin sonuçları incelendiğinde öğrencilerin meslek liseleri için girişimcilik becerileri anketinin geneli ve alt boyutlarından; kimya motivasyon ölçeğinin geneli ve alt boyutlarından ve karışımlar konusu günlük yaşam becerileri testinden elde ettikleri öntest ve sontest puan ortalamaları arasında istatiksel olarak anlamlı fark olmadığı görülmüştür. Deney ve kontrol gurubu öğrencilerinin sontest puanları karşılaştırıldığında ise; sadece karışımlar konusu günlük yaşam becerileri testinden elde ettikleri sontest puan ortalamaları arasında deney grubu lehine istatsitiksel olarak farkın anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: STEM, kimya, motivasyon, girişimcilik, günlük yaşam becerileri

5E ModeliGirişimci yeterliliğiGirişimcilik+7
Senem Korkmaz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Kronik migren hastalarında botulinum nörotoksin tip A (BoNT/A) uygulamasının VAS, MIDAS ve HIT-6 testleri ile günlük yaşam aktivitelerine olan etkisinin değerlendirilmesi

Kronik migren toplumun % 1,3-2,4'ünde görülen hem iş hem de özel hayattaki performansı etkileyen bir hastalıktır. ICHD -IIR 2006 kriterlerine göre kronik migren; ayda 15 günden daha fazla ortaya çıkan, aşırı ilaç kullanımı olmadan 3 aydan uzun süren ve başka bir bozukluğa bağlanamayan, bunların en azından 8'inin migrenöz karakterde özellikler taşıdığı veya migrene özgü tedaviye yanıtlı başağrısı olarak tanımlanmış ve daha önce 5 ve üzerinde migren atağı geçirmiş olması gerekliliği belirtilmiştir. Bu tez çalışmasının amacı, kronik migren tanılı hastalarda Botulinum Nörotoksin tip A (BoNT/A) uygulamasının VAS, MIDAS VE HIT-6 testleri ile günlük yaşam aktivitelerine olan etkisinin değerlendirilmesidir. Eylül 2012-Mayıs 2014 tarihleri arasındaCelal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji kliniğibaşağrısı polikliniğine başvuran, migren tanısı almış, uygun süre ve dozda kullanılan migren spesifik profilaktik tedavilerden fayda görmemiş, takiplerinde, Uluslararası Başağrısı Topluluğunun ICHD -IIR 2006 kriterlerine göre kronik migren tanısı almış ve botulinum nörotoksin A uygulaması yapılmış 25 hasta retrospektif olarak değerlendirildi. Bu hastaların dosyalarından; ilk başvuru, 1.ve 2. botulinium toksini uygulamaları sonrasında yapılan başağrısı şiddeti ve günlük yaşam aktivitelerini belirleyen VAS, MIDAS ve HIT -6 test sonuçları retrospektif olarak değerlendirildi. Çalışmaya dahil edilen tüm hastalara tedaviye başlamadan önce MIDAS (Migrene bağlı kayıp değerlendirme ölçeği), VAS (Vizüel analog ağrı skalası) ve HIT-6 testleri uygulandı. VAS skalası ile hastanın ağrısının şiddeti, MIDAS ölçeği ile migren atağının hastada oluşturduğu iş gücü kaybı ve ağrılı günlerin sıklığı ve HIT-6 anketi ile hastanın başağrısına bağlı olarak neler hissettiğini ve neleri yapamadığı değerlendirildi. Hastalara 12 hafta aralıklarla iki kez, PREEMPT protokolüne uygun olarak 155 U BoNT/A enjeksiyonu yapıldı. Her enjeksiyon sonrasında hastaların VAS, MIDAS ve HIT -6 test sonuçları belirlendi. Hastalar 12 hafta da bir kontrol ve uygulama için çağırılarak takipleri yapıldı. Hastaların başvuru sırasındaki test sonuçları, 1. ve 2 uygulama sonuçları ile karşılaştırıldı. Bu süre içinde hastalar başağrısı günlüğü ile izlendi. Başvuru sırasında ve 1. ile 2.uygulamalar sonrası VAS, MIDAS, HIT-6 değerleri karşılaştırıldı ve bu karşılaştırmanın sonucunda da VAS, MIDAS ve HIT-6 değerlerinde tedavi sonrası belirgin azalma izlenmiş olup, bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulundu. (P<0,05). Bu skalalar arasında korelasyon çalışması yapıldı ve 3 test arasında anlamlı korelasyon saptandı. Uygulama öncesi 3'er aylık dönemde aylık migren başağrılı gün sayısı ortalamaları, 1.uygulama ve 2. uygulama sonrası 3'er aylık dönem aylık migren başağrılı gün sayısı ortalama değerleri birbirleri ile tek tek karşılaştırıldı ve bu değerler arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu.(p=0,000) Çalışmamızın sonuçları daha önce yapılan çalışmalara benzer şekilde BoNT/A'nın kronik migren proflaksisinde etkili ve güvenilir bir tedavi seçeneği olduğunu göstermiştir. Bu nedenle migren spesifik proflaktik tedavilere yanıt vermeyen, ağrı sıklığı ve şiddeti nedeniyle günlük yaşam aktiviteleri olumsuz etkilenen kronik migren tanılı olgularda BoNT/A'nın önemli ve etkili bir seçenek olarak akılda tutulmalıdır.

Baş ağrısıBotulinum toksinleriGünlük yaşam aktiviteleri+2
Sinem Oğuz
Manisa Celal Bayar University
2015
00

Related subjects