Günlük yaşam aktiviteleri

Bu konu başlığı altında 127 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

İmplante edilebilir kardiyoverter defibrilatör ve pacemaker uygulanan hastaların günlük yaşam aktiviteleri ve uyku kalitesi

Bu çalışma, implante edilebilir kardiyoverter defibrilatör (ICD) ve pacemaker uygulanan hastaların günlük yaşam aktivitelerinin ve uyku kalitesinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Tanımlayıcı ve kesitsel türdeki bu çalışma Nisan 2022-Kasım 2022 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya bir üniversite hastanesinin kardiyoloji bölümünde tedavi alan, dahil edilme kriterlerini karşılayan, 30 pacemaker ve 30 ICD uygulanan hasta olmak üzere toplam 60 hasta alınmıştır. Veri toplama aracı olarak Tanıtıcı Bilgi Formu, Katz Günlük Yaşam Aktiviteleri Ölçeği ve Pittsburg Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ) kullanılmıştır. Verilerin toplanmasında yüz yüze görüşme tekniği kullanılmış olup, veri toplama araçlarının uygulanması yaklaşık olarak 15-20 dakika sürmüştür. Araştırmaya başlamadan önce ölçeğin Türkiye geçerlik ve güvenirlik çalışmasını yapan yazarlardan, Girişimsel Olmayan Araştırmalar Etik Kurulundan, çalışmanın yapılacağı hastaneden ve katılımcılardan gerekli izinler alınmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde Ki-kare, Fisher Exact, Student t, One way ANOVA, Mann Whitney U, Kruskal Wallis, Tukey, Pearson ve Spearman's rho korelasyon testleri kullanılmıştır. Çalışmaya dahil edilen hastaların yaş ortalamalarının 63,7±14,7 yıl (ICD uygulananların 57,8±15,6; pacemaker uygulananların 69,7±11,2 yıl) ve %51,7'sinin erkek olduğu, %80'inin ilköğretim ve altında eğitim aldığı, %91,7'inin eşi ve çocukları ile birlikte yaşadığı, % 93,3'ünün çalışmadığı ve %33,3'üne kalp yetmezliği nedeniyle pacemaker veya ICD takıldığı belirlenmiştir. Pacemaker uygulanan hastalardan evli olanların (p=0,024) ve başka bir kronik hastalığı olmayanların Günlük Yaşam Aktivite puanlarının daha yüksek (p=0,037) olduğu ve diğer değişkenler ile PUKİ ve Katz ölçek puanları arasında anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir (p>0,05). ICD uygulanan hastalardan eğitim düzeyi ilköğretim ve altı olanların, lise ve üstü eğitim alanlara göre uyku kalitesinin düşük olduğu (p=0,021), diğer değişkenler ile PUKİ ve Katz ölçek puanları arasında anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir (p>0,05). Pacemaker uygulanan hastaların Katz ölçek puanının, ICD uygulanan hastalara göre daha düşük olduğu (p=0,018), diğer ölçek puanları ile uygulanan girişimler arasında anlamlı bir farklılık olmadığı belirlenmiştir (p>0,05). Bu sonuçlar doğrultusunda ICD ve pacemaker uygulanan hastaların günlük yaşam aktiviteleri ve uyku kalitelerinin değerlendirilmesi sosyo demografik özelliklerin ve ek kronik hastalık varlığının dikkate alınması önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Hemşire, İmplante Edilebilir Kardiyoverter Defibrilatör, Pacemaker, Günlük Yaşam Aktivitesi, Uyku Kalitesi

DefibrilatörlerDefibrilatörler-implante edilebilirGünlük yaşam aktiviteleri+3
Ahmet Coşkun
Sanko University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Otizm spektrum bozukluğu olan ve tipik gelişim gösteren çocuklarda işlevsellik, yetiyitimi ve sağlığın uluslararası sınıflandırılması (ICF) temelli uygulanan değerlendirme sonuçlarının karşılaştırılması

Çalışmamız otizm spektrum bozukluğu (OSB) tanılı çocukların vücut fonksiyonlarını, aktivite bağımsızlık seviyelerini ve katılım düzeylerini ICF çerçevesinde bütünsel bir şekilde ele alıp tipik gelişim gösteren çocuklarla karşılaştırarak benzerlikleri, farklılıkları ortaya çıkarmak ve çocukların işlevsellik profillerini belirleyebilmek amacıyla oluşturuldu. Her iki gruba da 5-10 yaş aralığında 27 erkek çocuk dahil edildi. Grupların vücut fonksiyonları, aktivite bağımsızlık seviyeleri ve katılım düzeylerine ilişkin değerlendirmeleri ICF çerçevesi temel alınarak yapıldı. Vücut fonksiyonları Bruininks-Oseretsky Motor Yeterlilik 2 Testi Kısa Formu (BOT 2-KF) ve Dunn Duyu Profili, aktivite bağımsızlık seviyeleri Pediatrik Özürlülük Değerlendirme Envanteri (PÖDE) ve katılım düzeyleri Çocuk ve Adölesan Katılım Anketi (ÇAKA) kullanılarak değerlendirildi. OSB'li çocukların motor yeterlilik düzeylerinin, duyusal profillerinin, aktivite bağımsızlık seviyelerinin ve katılım düzeylerinin tipik gelişim gösteren çocuklara göre daha zayıf olduğu bulundu (p<0.05). OSB'li ve tipik gelişim gösteren çocukların motor yeterlilik düzeyi arttıkça aktivite bağımsızlık seviyesi ve katılım düzeylerinin arttığı (p<0.05), çocukların duyusal profillerinin aktivite bağımsızlık seviyesini ve katılım düzeyini etkilemediği (p>0.05) saptandı. Ayrıca çocukların aktivite bağımsızlık seviyesi arttıkça katılım düzeylerinin arttığı (p<0.05) bulundu. Çalışmamız OSB'li ve tipik gelişim gösteren çocukların motor yeterlilik düzeylerinin aktivite bağımsızlık seviyesini ve katılım düzeyini önemli ölçüde etkilediğini gösterdi. OSB rehabilitasyonunda çocukların motor yeterlilik düzeylerini artırmanın aktivite bağımsızlığının sağlanmasında ve günlük yaşama katılımlarının artmasında önemli role sahip olduğu görüldü. Anahtar Kelimeler: OSB, ICF, duyu profili, motor yeterlilik, fizyoterapi ve rehabilitasyon

Günlük yaşam aktiviteleriKatılımOtizm spektrum bozukluğu+1
Mehtap Çaylak
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kronik bel ağrılı hastalarda tüm omurga segmentlerinin kinematiklerinin günlük yaşam aktiviteleri sırasında üç düzlemde değerlendirilmesi ve asemptomatik kontrollerle karşılaştırılması

Bu çalışma kronik bel ağrılı bireylerde oturmadan ayağa kalma, kutu kaldırma, basamak çıkma ve yürüme fonksiyonel aktiviteleri sırasında üç düzlemde tüm omurga segmentlerinin eklem hareket açıklıklarını asemptomatik bireyler ile karşılaştırmak ve lumbal bölge hareketlerinin servikal ve torakal bölge hareketlerinden etkilenip etkilenmeyeceğini incelemek amacıyla planlandı. Çalışmaya 23 bel ağrılı (34,43±7,01 yıl) ve 23 asemptomatik birey (32,83±9,3 yıl) dahil edildi. Bireylerin demografik verileri kaydedildi. Fonksiyonel aktivitelerinin kinematik analizi için MVN Awinda (XSens Technologies B.V. Enschede, Hollanda) IMU sensörleri kullanıldı. Atlanto-oksipital, C7-T1, T8-T9, T12-L1, L3-L4 ve L5-S1 segmentlerindeki açısal veriler üç boyutlu olarak kaydedildi. Ölçümler, her katılımcı için üç kez tekrar edildi. Çalışmanın sonucunda; sadece basamak çıkma aktivitesinde bel ağrılı bireylerin asemptomatik bireylere göre sagital düzlemde servikal bölge hareket açıklığının azaldığı (p<0,05) görülürken, diğer aktiviteler sırasında omurganın tüm segmentlerindeki hareket açıklığının benzer olduğu görüldü (p>0,05). Minumum ve maksimum hareket açıları incelendiğinde; bel ağrılı bireylerin oturmadan ayağa kalkma, kutu kaldırma ve yürüme aktiviteleri sırasında asemptomatik bireylerden farklı hareket paternleri gösterdikleri görüldü (p<0,05). Ayrıca, bel ağrılı bireylerin lumbal bölge hareketlerinin asemptomatik bireylerde gözlemlenenlerden farklı olarak özellikle servikal bölge hareketleri ile ilişkili olduğu gözlendi (p<0,05). Sonuç olarak; günlük yaşam aktiviteleri sırasında bel ağrılı bireylerin koruyucu (kompansatuar) hareket modelleri geliştirdiklerini söyleyebiliriz. Bu durum bel ağrısının lokal bir problem değil hareket zincirinde bozulma ve adaptasyonlara yol açan daha geniş bir durum olduğunun işareti olabilir. Çalışmamızın sonuçları, bel ağrılı bireylerde hareket açıklığı ölçümünün ötesine geçerek fonksiyonel hareket modellerine odaklanılması gerektiğini vurgulamaktadır.

Bel ağrısıGünlük yaşam aktiviteleriHareket+1
Sümeyye Zehra Güler
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Algılanan inme etkisine göre inme latent sınıflarının belirlenmesi

Bu çalışmada, inme geçirmiş erişkin bireylerin SIS ile katılımları incelendi ve katılımcılar katılım parametresine göre ve inme algılarına göre sınıflara ayrıldı. Değerlendirmeler, Tavşanlı Doç. Dr. Mustafa Kalemli Devlet Hastanesine başvuran inmeli 696 bireye yüz yüze olacak şekilde gerçekleştirildi. Katılımcıların kuvvet, el fonksiyonu, günlük yaşam aktiviteleri, mobilite, iletişim, duygu, hafıza ve katılımlarını değerlendirmek için İnme Etki Ölçeği (İEÖ); günlük yaşam aktiviteleri ve mobilitelerini değerlendirmek için Barthel GYA İndeksi; gündelik ve sosyal hayata katılımlarını ölçmek için Katılım ve Otonomi Etki Anketi (IPA) kullanıldı. Veriler Jamovi 3.24 kullanılarak İnme Etki Ölçeği'nden elde edilen verilere uygulandı. Gizli profillerin sayısının belirlenmesinin gerçekleşebilmesi için Akaike Bilgi Kriteri (Akaike's information criterion-AIC), Bayesçi Bilgi Ölçütü (Bayesian information criterion-BIC) ve Örneklem Boyutuna Göre Ayarlanmış BIC Testi (Sample Size-Adjusted BIC-SABIC) gibi çeşitli uyum iyiliği endeksleri kullanıldı. Ayrıca olabilirlik oranını kullanan modelleri karşılaştırmak için Bootstrap Olabilirlik Oran Testi (Bootstrap Likelihood Ratio Test-BLRT) ve Lo-Mendell-Rubin (LMR) testleri de hesaplandı. Çalışmanın sonucunda katılımcıların; benzer özelliklerine, analizler incelendiğinde verdikleri sonuçlara ve inmeyi algılama biçimlerine göre üç sınıfa ayrıldıkları görülmüştür. Bu 3 sınıf çalışmaya katılan bireylerden elde edilen tüm SIS alt parametrelerine göre analiz edilmiş olup; ilk grup ortalama değerler, ikinci grup en yüksek değerler, üçüncü grup ise en düşük değerleri gösteren grubumuz olmuştur. Çalışmamızın, kişilerin sahip olduğu becerilerin ve hastalığı algılama şekillerinin tüm yönlerden incelenmesine imkân sağladığı, inmeli bireylere yönelik müdahale yöntemlerini ve şekillerini değiştireceği, daha hedefe yönelik ve daha holistik yaklaşımların belirlenmesi açısından kolaylık oluşturacağı; bu sayede doğru müdahale planının oluşturulmasına yol göstereceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Ergoterapi, günlük yaşam aktiviteleri, inme, latent sınıf analizi, sosyal katılım.

ErgoterapiGünlük yaşam aktiviteleriİnme
Binnur Çetin
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gündelik yaşamda zaman algısı ve nesneleşen özne

Gündelik yaşam, bireyin hayat düzenini oluşturduğu, eylemlerini belirli zaman dilimi içinde gerçekleştirdiği hareketlilikten oluşmaktadır. Bu hareketlilik ev ortamında, iş hayatında ve boş zamanlarda yapılan aktiviteleri kapsamaktadır. Gündelik yaşamdaki krizlerin etkisiyle öznede izolasyon süreci hakim olmuştur. Bu krizler ise beklenmedik durumun ortaya çıkması ve planlanmış bir aktivitenin engellenmesi durumunu akıllara getirmektedir. Çalışma raporunda anlatılmak istenen, beklenmedik kriz olarak görülen pandemi ve bunun beraberinde gelen 'izole' olma sürecidir. Bu sürecin kişiye psikolojik olarak etkisi ifade edilmiştir. Bundan dolayı bireyin, kendini özne gibi hissetmemesi durumu söz konusudur. Pandemi, can kayıplarını, ekonomik krizleri, iş kayıplarını, eğitim ve sosyal hayatı vs. etkileyerek insan hayatında unutulmayacak izler bırakmıştır. Bu doğrultuda, pandeminin getirdiği yeni düzen, sıradan olan gündelik yaşamı değiştirmiştir. Bu durum insanların evlerinde daha çok vakit geçirmesini gerektirmiştir. Evde sürekli kalan ve sosyalleşemeyen bireyin kendine karşı ve çevresine karşı yabancılaşması incelenmiştir. Nesnelere kişilik özelliği yükleyerek sosyalleşme çabasının giderilmesi beklenmiştir. Evde bulunan gündelik kullanım nesneleri hem kişinin kendi ruh halini ifade etme aracı olmuş hem de aile bireylerinin nesnelerde vücut bulması o an ki psikolojinin etkisini açıklanmasında etkili olmuştur. Nesne, duyular ile algılanabilen, zaman içinde somut varlığı olan, bilincin ayırt ettiği sürece öznede yer alan bir kavramdır. Nesneye bakış, öznenin onu belirlemesi ve ona anlam katması ile oluşmaktadır. Özne ilk olarak nesneyi algılamasıyla ona anlam vermektedir, böylece aralarındaki ilişki açığa çıkmaktadır. Ancak bu anlam, öznenin önyargılarını, deneyimlerini nesneye atfederek nesne ile ilişki kurması ile gerçekleşmektedir. Bu sayede öznenin yüklediği anlamlar sayesinde nesne, öznenin zihinsel dünyasında bir varlık kazanmaktadır. Böylece kişilerin nesneye bakış açıları onlara yüklediği anlamlardan dolayı kişiden kişi değişiklik gösterebilmektedir. Önceliklerin değiştiği, hayata karşı anlam aramanın ve yeni ilişkilerin doğması bu çalışma raporunun çıkış noktasını oluşturmaktadır. Bu krizler ve izolasyon süreci ise öznede zaman algısının değişmesine yol açmıştır. Zaman algısının da değişime uğramasıyla özne kendini nesnede var etmektedir. İzolasyon süreci ardından gündelik yaşam eski haline dönmüş ve birey, kendini nesnede var etmemiştir. Anahtar sözcükler: Özne, Benlik, Nesne, Gündelik Yaşam, Zaman Algısı.

Benlik kavramıGünlük yaşamGünlük yaşam aktiviteleri+4
Esra Polat
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Serebral palsili çocuklarda üst ekstremitelerin günlük aktivitelere ve sosyal rollere katılımını etkileyen faktörlerin çok yönlü araştırılması

Serebral Palsili (SP) çocuklarda güncel fizyoterapi ve rehabilitasyon yaklaşımlarında temel hedeflerden en önemlisi aktivite ve katılım seviyesinin arttırılması olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmanın amacı, SP'li çocuklarda üst ekstremitedeki vücut yapı ve fonksiyon problemlerini belirleyerek, bu problemlerden aktivite ve katılım düzeyini en çok etkileyen problemleri ICF perspektifinden kişisel ve çevresel faktörleri de göz önünde bulundurarak çok yönlü araştırmaktı. Çalışmaya yaşları 6-18 yıl arasında değişen 67 spastik SP'li çocuk ve ebeveynleri dahil edildi. Üst ekstremitenin aktivite seviyesi ve katılımı üzerinde etkili olabileceğini düşündüğümüz vücut yapı ve fonksiyon özelliklerinden selektif motor kontrol Üst Ekstremite Selektif Kontrol Skalası ile, gövde kontrolü Gövde Kontrol Ölçüm Skalası ile, spastisite Modifiye Ashworth Skalası ile, kavrama kuvveti el dinamometresi ile, stereognozis duyusu farklı nesnelerin dokunsal tanınması ile, propriosepsiyon duyusu hareket ve pozisyon hissi ile değerlendirildi. Aktivite seviyesi ABILHAND-Kids ile, katılım düzeyi ise Yaşam Alışkanlıkları Değerlendirmesi anketi ile değerlendirildi. Çevresel faktörlerin değerlendirilmesi için ise Avrupa Çocuk Çevre Anketi ve kişisel faktörlerin değerlendirilmesi için SPARCLE-bilişsel değerlendirme formu kullanıldı. Aktivite ve katılımı en çok etkileyen vücut yapı ve fonksiyon özelliklerinin, çevresel faktörlerin ve çocuğa ait bilişsel problemlerin etki büyüklüklerinin belirlenebilmesi için üç farklı istatistiksel model oluşturuldu. Oluşturulan modellerin sonuçlarına göre aktivite seviyesi üzerine etki eden en önemli parametreler sırasıyla; selektif motor kontrol, kavrama kuvveti ve çevresel faktörlerdi (p<0,001, R2= %60,4). Katılım düzeyi üzerine etki eden en önemli parametreler ise gövde kontrolü, selektif motor kontrol, çevresel faktörler ve bilişsel düzeydi (p<0,001, R2= %76,7, R2= %60,6). Çalışmamızın sonucuna göre SP'li çocuklarda aktivite ve katılım düzeylerinin arttırılması ve böylece çocukların günlük yaşam içerisinde bağımsızlıklarının sağlanabilmesi amacıyla üst ekstremitelerine yönelik uygulanacak fizyoterapi ve rehabilitasyon müdahalelerinde selektif motor kontrolü, gövde kontrolünü ve kavrama kuvvetini geliştirmeye yönelik fizyoterapi ve rehabilitasyon programlarına yer verilmesi büyük önem taşımaktadır. Elde edilen sonuçlara göre aktivite ve katılım düzeyinin arttırılmasında çevresel faktörlerin ve çocuğun bilişsel durumunun da çok önemli olduğu görüldü. SP'li çocuklarda fizyoterapi ve rehabilitasyon stratejileri planlanırken çevresel faktörlerin ve çocuğun bilişsel durumunun da göz önünde bulundurulmasının ve rehberlik edilmesinin yararlı olacağı görüşündeyiz. Gelecek çalışmalarda SP'li çocuklarda aktivite ve katılım üzerinde etkisi olan üst ekstremitenin çok boyutlu problemlerini dikkate alarak tasarlanacak fizyoterapi ve rehabilitasyon programlarına ihtiyaç olduğunu düşünmekteyiz.

Fizik tedaviFizik tedavi yöntemleriFizyoterapi+7
Merve Tunçdemir
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Huzurevinde kalan bireylerde kinezyofobinin ağrı, günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlık ve yaşam doyumu ile ilişkisinin incelenmesi

Bu çalışma huzurevinde kalan bireylerde kinezyofobinin ağrı, günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlık ve yaşam doyumu ile ilişkisini incelemek amacıyla planlandı. Çalışmamıza huzurevinde yaşayan 125 birey dahil edildi. Katılımcıların kinezyofobi düzeylerini belirlemek için Tampa Kinezyofobi Ölçeği, ağrı düzeylerini değerlendirmek amacıyla Geriatrik Ağrı Ölçeği, günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlık düzeylerini değerlendirmek için Katz Günlük Yaşam Aktiviteleri Ölçeği, yaşam doyumu düzeylerini değerlendirmek için Yaşam Doyumu Ölçeği kullanıldı. Katılımcıların kinezyofobi düzeyleri ile ağrı düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptandı (r=0,827, p=0,000). Çalışmamıza katılan bireylerin kinezyofobi düzeyleri ile günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlık düzeyi arasında istatistiksel açıdan anlamlı negatif yönlü bir korelasyon saptandı (r=-0,793, p=0,000). Katılımcıların kinezyofobi düzeyleri ile yaşam doyumu düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı negatif yönlü bir korelasyon saptandı (r=-0,782, p=0,000). Huzurevinde kalan bireylerde kinezyofobi, ağrı, günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlık ve yaşam doyumu arasındaki ilişkiyi incelediğimiz bu çalışmada huzurevinde yaşayan bireylere yapılacak olan değerlendirmelerde bu parametrelerin göz önünde bulundurulması gerektiği düşünülmektedir.

AğrıFonksiyonel yetkinlikGünlük yaşam aktiviteleri+3
Mürüvvet Aydemir
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İnme sonrası omuz ağrısı olan ve olmayan hastaların uyku kalitesinin, günlük yaşam aktivitesi ve yaşam kalitesi üzerine etkisi

İnme, önemli nörolojik kayıplara sebep olmaktadır. Buna ek olarak; gelişebilecek komplikasyonlar nedeniyle de hastalarda önemli morbiditeye yol açar. İnmeli hastalarda sık görülen komplikasyonlardan birisi de omuz ağrısıdır. Çalışmamızda, inme geçirmiş omuz ağrısı olan ve olmayan hastaların uyku kalitesi değerlendirildi ve uyku kalitesinin bu hastaların günlük yaşam aktivitesine ve yaşam kalitesine olan etkisi incelenmiştir. Çalışmamıza; son 18 ay içinde inme geçirmiş, omuz ağrısı olan ve olmayan toplam 32 hasta dahil edilmiştir. Tüm inmeli hastalar omuz ağrısı olan ve olmayan olarak iki gruba ayrılmıştır. Çalışmaya dahil edilen hastalara; omuz ağrı varlığının ve şiddetinin değerlendirilmesi için The ShoulderQ Anketi, uyku kalitesi değerlendirmesi için Pittsburgh Uyku Kalite İndeksi, günlük yaşam aktivitesi değerlendirmesi için KATZ Günlük Yaşam Aktiviteleri Ölçeği, yaşam kalitesi değerlendirmesi için İnmeye Özgü Yaşam Kalitesi Ölçeği, el ve el bileği sorunlarının değerlendirilmesi ve üst ekstremite motor fonksiyonlarının değerlendirilmesi için Michigan Hand Outcomes Questionnaire Türkçe Versiyonu uygulanmıştır. Sonuç olarak; omuz ağrısı olan inmeli hastalarda uyku kalitesi zayıf olarak bulunmuştur. Ayrıca; uyku kalitesinin, inmeli hastaların günlük yaşam aktivitelerindeki bağımsızlığını ve yaşam kalitelerini önemli oranda etkilediği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: İnme, Günlük Yaşam Aktivitesi Anketi, Omuz Ağrısı, Uyku Kalitesi

AnketlerGünlük yaşam aktiviteleriOmuz ağrısı+4
Sena Varinlioğlu
Haliç University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İleri evre diz osteoartritli hastaların günlük yaşam aktivite düzeyinin bakım yükü ve uyku kalitesine etkisinin değerlendirilmesi

Diz osteoartriti ileri yaş popülasyonda sıklıkla görülen kronik ve ilerleyici kemik eklem hastalığıdır. Etkilenen bireylerde şiddetli ağrı, kronik morbitide ve iş gücü ve bakım yükü oluşturmaktadır. Kronik hastalıkların beraberinde getirdiği bakım verenin algıladığı bakım yükü sıklıkla araştırılan güncel konulardandır. Hastaların günlük yaşam aktiviteleri ve uyku kaliteleri hastanın bakım yükünü etkileyen faktörlerdendir. Çalışmanın amacı osteoartritin neden olduğu fonksiyonel kısıtlılığın hastanın uyku kalitesine ve bakım yüküne etkisi olduğunu düşünerek, osteoartritli bireylerin günlük yaşam aktivitelerini bağımsız olarak gerçekleştirmelerinin uyku kalitesi ve bakım veren hasta yakınları için bakım verme yüküne etkisini incelemektir. Çalışmamızı gözlemsel tasarımla tanımlayıcı kesitsel olarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın evreni ortopedi ve travmatoloji polikliniğine başvuran ileri evre diz osteoartrit hastalarından oluşturuldu. Hastaların sosyo-demografik özelliklerini belirleyen Hasta Tanıtıcı Anket Formu, KATZ Günlük Yaşam Aktiviteleri Ölçeği (GYA), Uyku Kalitesi Ölçeği ve hastaya bakım veren yakınları için Bakım Verme Yükü Ölçeği' nden, yararlanıldı. Elde edilen verilerin istatistiksel analizleri yapıldı. Çalışma örneklemi 160 kişiden oluşmakta ve ortalama yaşı 68.6±5.8 yıl olduğu görüldü. Hastaların %69.4(n=111) kadınlardan oluşmaktaydı. Olguların ortalama(minimum-maksimum) bakım verme yükü ölçeği değerleri 58.9±12(30-80), KATZ GYA ortalama(minimum-maksimum) ölçeği değeri 4.3±1(2-6), Pittsburgh uyku kalitesi ortalama(minimum-maksimum) ölçek değeri 9.6±4(2-18) olduğu gözlendi. Hastaların KATZ GYA ölçek değerleri ile bakım verme yükü arasında negatif ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. (P=0.000) Pittsburgh uyku kalitesi uyku ölçeği değerleri ile bakım yükü arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur (P=0.002). Ancak, KATZ GYA ölçek değerleri ile Pittsburgh uyku kalitesi uyku ölçeği değerleri arasında negatif ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur (P=0.006)

Bakım verenlerBakım verme yüküGünlük yaşam aktiviteleri+4
Dilan Ergün
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Geriatrik bireylerde kinezyofobinin denge, günlük yaşam aktivite düzeyi ve yaşam kalitesi üzerine etkisi

Kinezyofobinin artması yaşam kalitesini, günlük yaşam aktivitelerini ve dengeyi olumsuz etkileyebilmektedir. Kinezyofobi yaşam kalitesini ve dengeyi etkileyen en önemli faktörlerdendir.Buna bağlı olarak çalışmadaki amacımız, geriatrik bireylerde kinezyofobinin denge, günlük yaşam aktivite düzeyi ve yaşam kalitesi üzerindeki etkisini incelemektir. Buna yönelik yapılan çalışma Aralık 2021- Mayıs 2022 tarihleri arasında Acar Kliniğe gelen ve dahil edilme kriterlerine uygun 65 yaş üstü (Yaş ortalaması 73,48) 50 bireyden oluşmuştur. Veriler SPSS istatiksel analiz ile değerlendirmeye alınmıştır. Çalışmaya katılanlara Tampa Kinezyofobi Ölçeği (TKÖ), Berg Denge Ölçeği (BDÖ), Barthel Günlük Yaşam Aktiviteleri İndeksi, Tek Ayak Üzerinde Durma Testi, SF-36 (Kısa Form 36) ve Sosyo-Demografik Form ile değerlendirme yapılarak aralarındaki ilişki analiz edilmiştir. İncelemenin Sonucunda; • Yaş ile Kinezyofobi arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki vardır (p<0,05). Dolayısıyla Yaş arttıkça Kinezyofobi düzeyide artmaktadır. Ayrıca çalışmamızda Geriatrik bireyin yaşıyla Denge Ölçeği, Günlük Yaşam Aktiviteleri ve Yaşam kalitesi arasında negatif ve anlamlı bir ilişki vardır (p<0,01). Bu nedenle yaş arttıkça Denge, Günlük Yaşam Aktiviteleri ve yaşam kalitesi ölçeğinin ortalamaları azalmaktadır. Çalışmamızdan çıkan bir başka önemli sonuç ise Kinezyofobinin Denge Ölçeği, Tek Ayak Üzerinde Durma Testi, Günlük Yaşam Aktiviteleri ve Yaşam Kalitesi ölçeğiyle negatif ve anlamlı bir ilişkisi olduğudur (p<0,01). Bu sonuç ile Kinezyofobi düzeyi arttıkça Denge Ölçeği, Tek Ayak Üzerinde Durma Testi, Günlük Yaşam Aktiviteleri ve Yaşam kalitesi ölçeğinin ortalamalarının azaldığı ve Kinezyofobinin olumsuz etkisi olduğu görülmüştür. Çalışmamızdaki bir başka önemli tespit ise Denge düzeyi arttıkça Tek Ayak Üzerinde Durma Testi, Günlük Yaşam Aktiviteleri ve Yaşam kalitesi ölçeğinin ortalamalarının arttığı ve olumlu yönde etki ettiğidir. Dolayısıyla bunların arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki vardır (p<0,01). Sonuç olarak bu çalışmadaki verilerden çıkan sonuçların birbirleriyle ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Geriatrik bireylerde kinezyofobinin denge, günlük yaşam aktivite düzeyi ve yaşam kalitesi üzerinde olumsuz etkisi olduğunu göstermiştir. Yapılan istatistiksel analizler sonucunda elde edilen veriler hipotezlerimizi desteklemiştir. Anahtar Kelimeler : Denge, Yaşam Kalitesi, Yaşlılarda Kinezyofobi.

DengeGeriatriGünlük yaşam aktiviteleri+5
Nurullah Burak Acar
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ağrı İli ve İstanbul İli huzurevlerinde kalan yaşlıların uyku, günlük yaşam aktiviteleri ve yaşam kalitesi açısından değerlendirilmesi

Çalışmanın amacı, Ağrı ili ve İstanbul ili huzurevlerinde yaşayan yaşlı bireylerin uyku kaliteleri, günlük yaşam aktiviteleri ve yaşam kaliteleri arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Temmuz 2020 ve Ocak 2021 tarihleri arasında yürütülen çalışmaya Ağrı ili ve İstanbul ili huzurevinde kalan, yaşları 65 yaş üstü olan 92 gönüllü yaşlı birey dahil edildi. Çalışmaya dahil edilen yaşlı bireylerin bilişsel durumları Mini Mental Durum Testi (MMDT) ile, yaşam kaliteleri Dünya Sağlık Örgütü yaşam kalitesi ölçeği yaşlı modeli (WHOQOL-OLD) ile, günlük yaşam aktiviteleri Barthel İndeksi testi ile, gündüz uyku durumları Epworth Uykululuk Ölçeği (EUÖ) ile ve geçmiş döneme ait bir aylık uyku kaliteleri Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ) ile değerlendirildi. Gözlemsel ve kesitsel tanımlayıcı olan bu çalışmada iki gruplu veriler karşılaştırılırken Mann Whitney-U testi kullanılıdı. İstatiksel anlamlılık değeri (p<0,05) olarak alındı. Farklı rakımlardaki Ağrı ve İstanbul illeri huzurevlerinde yaşayan yaşlılar arasındaki PUKİ ve WHOQOL-OLD ölçeklerinde istatistiksel olarak anlamlı farklar saptanmıştır (p<0,05). Tüm katılımcıların PUKİ ve Barthel İndeksi arasında bir korelasyon belirlenmiştir. Bu ilişkinin ters yönlü ve zayıf bir ilişki olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). İstanbul'daki katılımcıların PUKİ değerleri ile Barthel İndeksi verileri arasında ve EPWORTH Uykululuk Ölçeği ile Yaşam Kalitesi Ölçeği (WHOQOL-OLD) arasında bir korelasyon vardır. Bu korelasyonlar negatif ve orta düzeyde bir ilişki olarak bulunmuştur (p<0,05). Sonuç olarak; huzurevlerinde kalan yaşlı bireylerin uyku kalitesi zayıf olarak bulunmuştur. Uyku kalitesi ve günlük yaşam aktiviteleri arasında bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, yüksek irtifanın uyku kalitesi üzerinde olumsuz etkileri olduğu sonucuna varılmıştır.

AğrıGünlük yaşam aktiviteleriHuzurevleri+5
Mustafa Özkan Fırat
Haliç University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yaşlının yaşadığı yerin depresyon, günlük yaşam aktivitesi ve yaşam kalitesi üzerine etkisi

Bu araştırma yaşlının yaşam ortamının depresyona, günlük yaşam aktivitesine ve yaşam kalitesine etkisini araştırmak amacıyla planlanmıştır. Araştırmanın örneklemi 65 yaş üzerinde farklı mekanlarda yaşayan (huzurevinde, evde yalnız ve evde aile ile yaşayanlar) toplam 180 yaşlı bireyden oluşmaktadır. Araştırmaya katılan olgular demografik özellikleri yanında yaşlılıkla ilişkili hastalık ve özgeçmişleri yönüyle ilgili incelendi. Farklı ortamlarda yaşayan üç gruptaki geriatrik olgunun, sosyodemografik özellikleri, sağlık durumları kaydedildi. Her grubun depresyon durumu Geriatrik Depresyon Skalası ile, günlük yaşam aktiviteleri Lawton ve Brody'nin Enstrümental Günlük Yaşam Aktiviteleri Skalası ve Barthel Günlük Yaşam Aktiviteleri İndeksi ile, yaşam kalitesinin değerlendirilmesi Yaşlılar için Yaşam Kalitesi Ölçeği (WHOQOL-OLD) ile, boş zamanlarının değerlendirilmesi ise Boş Zaman Aktiviteleri Formu kullanılarak ölçüldü. Verilerin analizinde, Statistical Package for Social Science (SPSS) Windows version 23.0 kullanıldı. Gruplar kendi aralarında F Testi (ANOVA) ve Independent Samples T Testi ile karşılaştırılmıştır. İstatistiksel anlamlılık p<0,05 düzeyinde değerlendirilmiştir. Çalışmadan elde edilen verilere göre gruplar arası Geriatrik Depresyon düzeyi anlamlı bulunamamıştır (p=0,219). Günlük yaşam, boş zaman aktiviteleri ve yaşam kaliteleri düzeyi gruplar arası istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Çalışmadan elde ettiğimiz sonuçlara göre yaşlıda yaşam yerinin Geriatrik Depresyon düzeyine etkisi bulunmazken, günlük yaşam, boş zaman aktivite seviyesine ve yaşam kalitesine etki ettiği bulunmuştur.

Boş zamanları değerlendirmeDepresyonEvler+6
Nafiz Koparan
Haliç University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Geriatrik bireylerde kırılganlık, denge ve depresyonun günlük yaşam aktivitesine etkisi

Yaşlanan nüfusun, aktif yaşamın içinde olması ve yeti kayıplarının önlenmesi için, yaşlıda ilişkili faktörler bilinmeli ve eşlik eden hastalıklara bağlı fonksiyonel kayıplar azaltılmalıdır. Bu doğrultuda çalışmamızda; geriatrik bireylerde kırılganlık, denge ve depresyonun günlük yaşam aktivitelerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmamız, Amasya Merkez ilçesinde 1'nolu Sağlık Ocağı'na bağlı 85 geriatrik birey gönüllülük esasına göre dahil edilerek yürütülmüştür. Bilişsel düzey değerlendirmesi için Mini Mental Durum Testi, denge için Berg Denge Ölçeği (BDÖ), depresyon için Geriatrik Depresyon Ölçeği (GDÖ), günlük yaşam aktiviteleri için ise Lawton Brody Enstrümental Günlük Yaşam Aktivite Ölçeği kullanılmıştır. 85 geriatrik birey ile yapılan çalışmamızın yaş ortalaması 73,53 ± 6,785 olup; %56,6 (48) kadınlar, %43,5 (37) erkek katılımcılar oluşturmaktadır. Kırılganlık durumuna göre grup dağılımı yaptığımız çalışmada kırılgan grup 33 kişi (%38,8), kırılgan öncesi grup 32 kişi (%37,6), normal grup ise 20 kişi (%23,5) olarak dağılım göstermiştir. Katılımcıların BDÖ ortalaması 35,51 ± 12,29; GDÖ ortalaması 3,89 ± 3,15 ve LBEGYA ortalaması ise 6,51 ± 1,93 bulunmuştur. LBEGYA ile kırılganlık (r=-0,391) ve GDÖ (r=-0,556) arasında negatif yönlü orta düzey ilişki bulunurken; LBEGYA ile BDÖ (r=0,691) arasında pozitif yönlü kuvvetli bir ilişki olduğu belirlenmiştir (p˂0,05). Yapılan regresyon analizi sonucuna göre; denge depresyon ve kırılganlığın günlük yaşam aktivitesini %46,6 oranında açıkladığı belirlenmiştir. Çalışmamız sonucunda; kırılganlık, denge ve depresyonun rehabilitasyon programlarının temel amacı olan günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlık ile ilişkili faktörler olduğu belirlenmiştir. Bu faktörlerin dikkate alınması ile oluşturulacak rehabilitasyon stratejilerinin etkinliğinin artacağı öngörülmektedir.

DengeDepresyonGünlük yaşam aktiviteleri+1
Gökçe Baysal
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sklerodermalı bireylerde telerehabilitasyon kullanılarak gerçekleştirilen öz yönetim programının etkisi

Çalışma skleroderma tanısı almış olan bireylerde telerehabilitasyonla gerçekleştirilen öz yönetim müdahalesinin yaşam kalitesi, ağrı, aktivite performansı, yorgunluk, öz yeterlilik ve uyku üzerindeki etkisini incelemek amacıyla planlandı. Çalışmamıza dahil edilme kriterlerini sağlayan ve gönüllü olan 29 sklerodermalı birey katıldı. Sosyodemografik bilgileri ve klinik özellikleri sorgulandı. Hastalığın şiddeti, ağrı ve fiziksel aktivite düzeyi; Skleroderma Sağlık Değerlendirme Anketi (SHAQ), öz yönetimi; Kronik Hastalıklar Öz-Etkililik Ölçeği, uyku kalitesi; Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ), yorgunluk düzeyi; Yorgunluk Şiddet Ölçeği, yaşam kalitesi; Kısa Form – 12 Yaşam Kalitesi Ölçeği (SF – 12) ve aktivite performansı; Kanada Aktivite Performans Ölçümü (KAPÖ) kullanılarak değerlendirildi. Telerehabilitasyon kullanılarak ortalama 45 dakika olmak üzere 8 haftalık öz yönetim müdahalesi uygulandı. Müdahale sonunda sklerodermalı bireyler tekrar aynı ölçeklerle değerlendirildi. Normal dağılım gösteren değişkenler için bağımlı t-testi, normal dağılım göstermeyen değişkenler için Wilcoxon işaretli sıra testi kullanıldı. Çalışmamız sonucunda bireylerin öz yönetim, yorgunluk, aktivite performansı ve memnuniyeti alanlarında anlamlı fark bulundu (p<0,01). Sklerodermalı bireyleri psikososyal açıdan desteklemek amacıyla öz yönetim müdahalesinin interdisipliner ergoterapi programlarına dahil edilmesini önermekteyiz.

AğrıGünlük yaşam aktiviteleriKendini yönetme+7
Emirhan Karakuş
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Migrenli bireylerde başa çıkma becerileri eğitiminin etkilerinin incelenmesi: Randomize kontrollü çalışma

Bu çalışma migrenli bireylerde başa çıkma becerileri eğitiminin (BÇBE) ağrı, yaşam kalitesi, özür düzeyi, bireylerde başa çıkma becerileri, okupasyonel performans ve memnuniyet düzeyi üzerine etkilerinin incelenmesi amacıyla planlanmıştır. 62 migrenli bireyle tamamlanan çalışmada, randomize olarak 31'i eğitim almazken, diğer 31'ine haftada 2 kez olmak üzere 4 hafta boyunca BÇBE uygulanmıştır. Katılımcıların ağrı şiddeti Görsel Analog Skalasıyla, yaşam kalitesi Nottingham Sağlık Profiliyle, özür düzeyleri Migren Özürlülük Değerlendirme Ölçeğiyle, başa çıkma becerileri Başa Çıkma Stilleri Ölçeği Kısa Formuyla, okupasyonel performans ve memnuniyet düzeyi Kanada Aktivite Performans Ölçümü kullanılarak değerlendirilmiş ilk ve son değerleri karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak BÇBE grubunun ağrı şiddeti (p=0,001), yaşam kalitesi (p=0,001), özür düzeyi (p=0,001), başa çıkma becerileri (p=0,001), okupasyonel performans ve memnuniyetinde (p=0,001) iyileşme tespit edilmiştir. Kontrol grubunda yaşam kalitesinin emosyonel reaksiyonlar (p=0,002), uyku (p=0,005), enerji seviyesi (p=0,025), toplam (p=0,001) parametrelerinde, başa çıkma becerilerinin çevresel nedenlerden dolayı sosyal destek arama (p=0,017), planlama (p=0,026), açığa vurma (p=0,039) parametrelerinde, okupasyonel performans (p=0,032) ve memnuniyet düzeyinde (p=0,018) kötüleşme görülürken diğer parametrelerde anlamlı farklılık bulunmamıştır. BÇBE sonrasında ağrı şiddeti ve özür düzeyinde azalma görülmüştür. Bu bulgulara rağmen, BÇBE'nin uzun dönem takibinin yapılacağı ileri çalışmalara gereksinim duyulmaktadır. Sonuç olarak yaşam kalitesi, başa çıkma becerileri, okupasyonel performans ve memnuniyet düzeyi üzerine olumlu etkisi olan BÇBE'nin migren tedavisine dahil edilmesinin faydalı olacağı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Migren, başa çıkma becerisi, ağrı, özür, okupasyonel performans.

AğrıBaş ağrısı bozukluklarıBaş etme stratejileri+6
Etkin Bağcı
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üst ekstremite amputelerinde günlük yaşam aktivitesi ve iş uğraşı anketi'nin Türkçe'ye uyarlanması, güvenirlik ve geçerliği

Bu çalışmanın amacı Üst Ekstremite Amputelerinde Günlük Yaşam Aktivesi ve İş Uğraşı Anketi'in Türkçe versiyonunun kültürlerarası adaptasyonu, geçerlik ve güvenirliğinin araştırılmasıdır. Anketin geliştiricisi ve yazarlardan Türkçe versiyon çalışması için gerekli izinler alındı. Anketin orjinal dili olan İngilizce'den Türkçe'ye çevrilmesi ve kültürlerarası adaptasyon uyarlaması, çeviri yöntemleri kurallarına uyularak gerçekleştirildi. Üst Ekstremite Amputelerinde Günlük Yaşam Aktivitesi ve İş Uğraşı Anketi, 125 üst ekstremite amputesine test ve tekrar-test olarak uygulandı. Türkçe versiyonunun iç tutarlılığı hesaplandı. Üst Ekstremite Amputelerinde Günlük Yaşam Aktivitesi ve İş Uğraşı Anketinin geçerlik analizleri için Kol, Omuz ve El Sorunları Anketi (DASH) ve Görsel Analog Skalası (GAS) kullanıldı. Anketin test ve tekrar-test uygulaması arasında pozitif yönde mükemmel bir korelasyon olduğu (r=0.93, p<0,001) bulundu. Anketin Türkçe versiyonunun iç tutarlığı genel skorlamayı içeren 9. Kısımda yer alan 17 maddelik günlük yaşam aktiviteleri için yapıldı ve ICC=0,96 olarak belirlendi. Türkçe versiyon çalışması yaptığımız anketin 9. kısmında yer alan günlük yaşam aktiviteleri ile GAS ve DASH ile ilişkisi için toplam skor oluşturuldu ve DASH toplam skoru ile pozitif yönde iyi korelasyon belirlendi (r=0,88, p<0,001). Üst Ekstremite Amputelerinde Günlük Yaşam Aktivesi ve İş Uğraşı Anketi'in Türkçe versiyonunun ülkemizdeki üst ekstremite amputelerinde klinikte ve bilimsel araştırmalarda kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir anket olduğu sonucuna varıldı. Bu çalışma ile ülkemizdeki üst ekstremite amputelerinin günlük yaşam ve iş ile ilgili aktivitelerinin değerlendirilmesine yönelik bir anket elde edilmiş olup, uygun proteze karar verme ve rehabilitasyon süreçlerinin planlanmasında katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Üst ekstremite, ampute, protez el, öz değerlendirme, anket

AmpütasyonAnketlerEl+7
Aslı Bebek
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Glittre Günlük Yaşam Aktiviteleri Testi'nin Multipl Skleroz Hastalarında Güvenirlik ve Geçerlik Çalışması

Bu çalışma Multipl Sklerozlu (MS) bireylerde Glittre Günlük Yaşam Aktiviteleri (GYA) Testi'nin güvenirlik ve geçerliğinin araştırılması amacıyla planlandı. Çalışmaya Relapsing Remiting MS (RRMS) tipinde, Genişletilmiş Özürlülük Durum Ölçeği'nden (EDDS) 4 ve 4'ün altında puan alan 25 MS hastası ve 26 sağlıklı katılımcı olmak üzere toplam 51 olgu dahil edildi. Glittre GYA Testi'nin kriter geçerliği için 6 dakika yürüme testi (6DYT) ile korelasyonuna bakıldı. Glittre GYA Testi'ni tamamlama süresi ile 6DYT'de katedilen mesafe arasında negatif yönde ve çok iyi derecede anlamlı korelasyon saptandı (r=-0,710, p<0,001). Bilinen grup geçerliği için hasta ve kontrol grupları karşılaştırıldı. İki grup arasında fark saptandı (p=0,001). Glittre GYA Testi'nin güvenirliğinin belirlenmesinde test-tekrar test yöntemi kullanıldı. Sınıf içi korelasyon katsayısı (ICC) ile gözlemci içi güvenirlik değerlendirildi. 3-6 gün ara ile gerçekleştirilen Glittre GYA Testi sonuçlarının korelasyonu (r=0,918, p<0,001) ve ICC katsayısı (r=0,941, p<0,001) oldukça yüksekti. Çalışma grubunda Glittre GYA Testi ile nörolojik bozukluk seviyesinin değerlendirilmesi amacıyla kullanılan Genişletilmiş Özürlülük Durum Ölçeği (r=0,836, p<0,001), günlük yaşam aktivitelerinin değerlendirilmesi amacıyla kullanılan Nottingham Genişletilmiş Günlük Yaşam Aktiviteleri İndeksi (r=-0,841 p<0,001) ve dengenin değerlendirilmesi amacıyla kullanılan Mini Denge Değerlendirme Sistemler Testi (r=-0,792, p<0,001) arasında mükemmel derecede, alt ekstremite kas kuvvetinin değerlendirilmesi amacıyla kullanılan 5 kere oturup kalkma testi arasında çok iyi derecede (r=0,720, p<0,001), yaşam kalitesinin değerlendirilmesi amacıyla kullanılan Multipl Skleroz Yaşam Kalitesi 54 ölçeğinin fiziksel sağlık alt başlığı arasında orta derecede korelasyon saptandı (r=-0,591, p=0,002). Glittre GYA Testi ile Multipl Skleroz Yaşam Kalitesi 54 ölçeğinin mental sağlık alt başlığı (r=-0,353, p=0,083) ve Yorgunluk Şiddet Ölçeği arasında korelasyon saptanmadı (r=0,348, p=0,096). Çalışmamızın sonunda Glittre GYA Testi'nin RRMS tipinde ve EDSS'de 4 ve 4'ün altında puan alan MS hastalarında fonksiyonel egzersiz kapasitesinin değerlendirilmesinde, güvenilir ve geçerli bir ölçüm aracı olduğu ve günlük yaşam aktivitelerindeki performansı yansıtabildiği sonucuna varıldı.

EgzersizGünlük yaşam aktiviteleriGüvenilirlik ve geçerlilik+2
Gözde Kaya
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Obez ve sağlıklı adölesanlarda günlük yaşam aktiviteleri, fiziksel uygunluk ve yaşam kalitesinin karşılaştırılması

Çocukluk çağı obezitesi 21. yüzyıldaki en ciddi halk sağlığı sorunlarından biri olarak ortaya çıkmıştır. Amacımız; obez adölesanlarda günlük yaşam aktiviteleri, fiziksel uygunluk, egzersiz kapasitesi ve yaşam kalitesinin sağlıklı olgulara göre etkilenim düzeyini belirlemekti. Çalışmaya, 12-18 yaş arası 8 kız ve 8 erkek obez adölesan ve yaş ve cinsiyetleriyle uyumlu 8 kız ve 8 erkek sağlıklı adölesan alındı. Periferik kas kuvveti el dinamometresiyle, periferik kas enduransı modifiye şınav, mekik ve çömelme testleriyle değerlendirildi. Günlük yaşam aktiviteleri (GYA) Glittre GYA testi ile, maksimal egzersiz kapasitesi Modifiye Mekik Yürüme testi ile (MMYT), fiziksel uygunluk Münih Fiziksel Uygunluk Testi (MFT) ile, yaşam kalitesi ise Pediatrik Veri Toplama Ölçeği (PODCI) ile değerlendirildi. El kavrama kuvveti, cinsiyetler arası fark olmaksızın obez ve sağlıklı adölesanlarda benzer bulundu (p>0,05). Obez adölesanların modifiye şınav ve mekik tekrar sayıları sağlıklı yaşıtlarına göre anlamlı olarak düşükken (p<0,05), çömelme tekrar sayıları benzerdi ve cinsiyetin sonuçlara etkisi bulunmadı (p>0,05). Obez adölesanlar Glittre GYA testini daha uzun sürede tamamladılar ve test bitimi dispne ve bacak yorgunluğu algılamaları daha fazlaydı (p<0,05). Cinsiyetten bağımsız olarak obez adölesanlarda MMYT yürüme mesafesi, zirve oksijen tüketimi ve MFT toplam skoru anlamlı olarak daha düşük bulundu (p<0,05). Cinsiyetler arası fark olmaksızın obez adölesanların PODCI-temel mobilite, fiziksel fonksiyon ve spor, rahatlık/ağrı, mutluluk/memnuniyet ile global fonksiyon puanları anlamlı derecede daha düşüktü (p<0,05). Sonuç olarak; obez adölesanlarda periferik kas enduransı, GYA, maksimal egzersiz kapasitesi, fiziksel uygunluk düzeyleri ve yaşam kalitesi olumsuz etkilenmektedir. Yapılacak kardiyak rehabilitasyon müdahalelerinin bu parametrelere olan etkileri araştırılmalıdır.

ErgenlerFiziksel uygunlukFiziksel uygunluk+5
Ceren İskenderoğlu
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Anormal glukoz toleransı olan ve olmayan kistik fibrozisli hastalarda solunum fonksiyonları, fonksiyonel kapasite, kas kuvveti, fiziksel aktivite, fiziksel uygunluk ve günlük yaşam aktivitelerinin karşılaştırılması

Kistik fibrozis (KF)'li çocuklarda anormal glukoz toleransı (AGT), solunum fonksiyonları ve egzersiz kapasitesini olumsuz yönde etkiler. Literatürde KF'de AGT ile kas kuvveti, fiziksel aktivite, fiziksel uygunluk ve günlük yaşam aktiviteleri (GYA)'nin nasıl etkilendiğine dair bilgi bulunmamaktadır. Çalışmanın amacı, AGT olan ve olmayan (NGT) KF'de solunum fonksiyonları, solunum ve periferal kas kuvveti, fonksiyonel kapasite, fiziksel aktivite, fiziksel uygunluk ve GYA düzeyini karşılaştırmaktı. Solunum fonksiyonları kaydedildi. Solunum kas kuvveti taşınabilir ağız basınç ölçüm cihazı ile ölçüldü. Quadriceps femoris kas kuvveti ve el kavrama kuvveti değerlendirildi. Altı dakika yürüme testi (6DYT) ve artan hızda mekik yürüme testi (AHMYT) yapıldı. Bouchard Fiziksel Aktivite Anketi ve Münih fiziksel uygunluk testi uygulandı. GYA, Glittre GYA testi ile belirlendi. AGT ve NGT olan grupların solunum fonksiyonları, solunum kas kuvveti, fiziksel aktivite ve fiziksel uygunluk düzeyi, Glittre GYA testi süresi ve AHMYT mesafesi birbirinebenzerdi (p>0,05). AGT olan grupta quadriceps kas kuvveti, el kavrama kuvveti, 6DYT mesafesi ve aerobic güç anlamlı olarak daha düşüktü (p<0,05). İstirahat ve egzersiz kalp hızı, dispne ve yorgunluk algısı AGT grupta, NGT gruba göre anlamlı olarak daha yüksekti (p<0,05). AGT olan KF'de egzersiz kapasitesi, periferal kas kuvveti ve anaerobik güç olumsuz yönde etkilenmektedir. AGT olan KF'de egzersiz eğitiminin etkileri ileri çalışmalarda araştırılmalıdır.

Akciğer hastalıkları-obstrüktifAkciğer volüm ölçmeleriEgzersiz testi+6
Elif Kocaağa
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Klinik ve radyolojik olarak diz osteoartriti tanısı almış olan hastalarda serum COMP ve MMP-3 düzeylerinin hastalık evresi ve günlük yaşam aktiviteleri ile ilişkisi

Giriş: Osteoartrit en sık görülen eklem hastalığı olup, en fazla diz eklemini tutmaktadır. İnsidansı giderek artmakta ve özellikle yaşamın ikinci yarısında önemli ölçüde morbiditeye yol açarak yaşam kalitesini olumsuz olarak etkilemektedir. Günümüzde osteoartritte düşük dereceli kronik inflamasyonla seyreden multifaktöriyel bir sürecin rol oynadığı kabul edilmektedir. Çalışmanın amacı; klinik ve radyolojik olarak diz osteoartriti tanısı almış hastalarda serum COMP (Kıkırdak Oligomerik Matriks Proteini) ve MMP-3 (Matriks Metalloproteinaz-3) düzeyleri ile, hastalık evresi ve günlük yaşam aktiviteleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Gereç ve Yöntem: Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı polikliniğine başvuran, ACR (Amerikan Romatoloji Derneği) kriterlerine göre primer diz osteoartriti tanısı alan 85 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların yaş, cinsiyet, kilo, boy, eğitim durumları, meslekleri, ek hastalıkları ve kullandıkları ilaçlar kaydedildi. Ayrıntılı fizik muayene yapılarak diz osteoartriti değerlendirildi. Ayrıca serum COMP ve MMP-3 ölçümleri için hastalardan kan örneği alındı. Ağrının şiddeti ve günlük yaşam aktivitelerindeki fonksiyonel durumları VAS (Görsel Analog Skala), WOMAC (Western Ontario ve McMaster Üniversiteleri Osteoartrit İndeksi), Lequesne ve KOOS-PS (Diz yaralanması ve osteoartrit sonuç skoru-fiziksel fonksiyon kısa form) ölçekleri ile değerlendirildi. Bulgular: Hastaların 75'i (%88.2) kadın, 10'u (%11.8) erkekti. 85 hasta, Kellgren-Lewrence radyolojik evreleme sistemi (K-L) ne göre 3 gruba ayrıldı. K-L evre-I hastalar grup 1' e, K-L evre-II ve III olan hastalar grup 2' ye, K-L evre-IV olan hastalar ise; grup 3' e alındı. Yaş ortalaması grup 1' de 57.17±9.37, grup 2' de 64.73±9.48 ve grup 3' te 68.17±10.27 yıl olarak bulundu. Çalışmamızda hastaların serumda ölçülen COMP ve MMP-3 düzeyleri her üç grupta benzer saptandı. Kanda bakılan bu biyobelirteçler ile fonksiyonel test skorları karşılaştırıldığında, serum COMP düzeyi ile VAS skoru arasında orta derecede korelasyon, WOMAC ile orta derece negatif korelasyon, KOOS-PS ile düşük-orta derecede negatif korelasyon görüldü. Serum MMP-3 düzeyi ile VAS, WOMAC, KOOS-PS skorları arasında korelasyon görülmezken, Lequesne skoru ile düşük düzeyde korelasyon saptandı. Sonuç: Serum COMP ve MMP-3 ölçümlerinde farklı evrelerdeki diz OA' sı grupları arasında anlamlı fark görülmemiş olup, serumda ölçülen bu biyobelirteçler ile ilgili OA tanısı ve bu belirteçlerin prognostik değeri adına daha büyük örneklem gruplarında ileri çalışmalara ihtiyaç bulunmaktadır.

DizDiz eklemiGünlük yaşam aktiviteleri+6
Vildan Yıldız
Hacettepe University
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mesleğe yeni başlamış avukatların gündelik hayat pratikleri

Bu tez çalışması, bir gündelik hayat incelemesidir. Çalışmada, mesleğe yeni başlamış avukatların gündelik hayat pratikleri incelenmiştir. On yıldan az tecrübesi olan avukatların gündelik hayatları sınıfsal ve kültürel bağlamlar ile toplumsal cinsiyet bağlamlarında analiz edilmiştir. Bununla birlikte; çalışmada yer alan görüşmecilerin üye oldukları barolar olan Ankara Barosu ile Eskişehir Barosu'nun kültürel bağlamdaki niteliklerinin ne olduğu sorusuna yanıt aranmıştır. Bu çalışmada ilk olarak, avukatlık mesleğinin ve mesleğe yeni başlamış avukatların bir kültürel sınıf olduğu ve baroların da avukatlar için bir meslek örgütünden fazlası olmadığı varsayılmıştır. Çalışmanın ikinci varsayımı, mesleğe yeni başlamış avukatlarla gündelik hayatta temas halinde oldukları özneler arasında örtük bir hiyerarşi olduğu yönündedir. Çalışmanın varsayımlarından bir diğeri, avukatlık mesleği içinde egemen toplumsal cinsiyet rollerinin ve temsillerinin dolaşımda olduğudur. Çalışmada son olarak, mesleğe yeni başlamış avukatların benzer anlamlandırma biçimleri ve gelecek perspektiflerine sahip olduğunu varsayılmıştır. Yukarıda söz edilen varsayımlar, çalışma içinde yer alan kuramsal tartışmalar ve nitel araştırma bulguları aracılığıyla gerekçelendirilmeye çalışılmıştır. Kuramsal tartışma, varsayımlarla ilgili olarak daha önce ortaya konulan akademik yaklaşımları ve varsayımlarla ilgili kavramsal araçları içermektedir. Nitel araştırma, Eskişehir ilinde bir avukatlık ofisinde yapılan katılımcı gözlem ile mesleğe yeni başlamış on altı avukatla yapılan derinlemesine görüşmeden elde edilen verileri kapsamaktadır. Anahtar Sözcükler Gündelik Hayat, Avukat, Meslek, Kültür, Kültürel Sınıf, Toplumsal Cinsiyet.

AvukatlarGünlük yaşamGünlük yaşam aktiviteleri+6
Mert Can Eker
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İnmeli hastaların fonksiyonel aktiviteler sırasındaki gövde ve üst ekstremite hareket yörüngelerinin belirlenmesi

Bu çalışma, subakut-kronik inmeli hastalarda fonksiyonel aktivitelerin kinematik özelliklerini analiz ederek hareket yörüngelerindeki değişimi belirlemek amacıyla yapıldı. Çalışmaya yaş ortalaması 54±11 yıl olan 15 inme hastası (7 kadın, 8 erkek) dâhil edildi. Çalışmada Modifiye Ashworth Ölçeği ile üst esktremite spastisitesi, Fugl-Meyer Ölçeği ile üst eksremite motor fonksiyonları değerlendirildi. Xsens MVN BIOMECH Awinda IMU sensörleri ile gövde ve bilateral omuz, dirsek ve el bileği eklemlerine yerleştirilerek başın orta noktasına dokunma, ceket asma, yemek yeme, pantolonun arka cebine cüzdan koyma, el yıkama, yüz yıkama ve sürahiden bardağa su doldurma aktiviteleri değerlendirildi. Kontrol grubu olarak aktiviteler hastaların etkilenmemiş taraf üst ekstremitesine yaptırıldı. İnmeli hastaların sağlam ve etkilenmiş taraf üst ekstremite ve gövde eklemlerinin fonksiyonel aktiviteler sırasındaki ortalama, maksimum ve minimum eklem açıları, el bileği ekleminin maksimum ve ortalama açısal hızları ve aktivitenin tamamlanma süresi gibi kinematik göstergeleri tanımlanarak iki taraf arasında karşılaştırma yapıldı. Başın orta noktasına dokunma aktivitesinde etkilenmiş tarafta sağlam tarafa kıyasla omuz fleksiyon açısında azalma olduğu bulundu (p<0.05). Hastaların en çok yemek yeme aktivitesinde problem yaşadığı, özellikle kaşığı ağza götürme anında artmış omuz abduksiyonu, internal rotasyonu ve fleksiyonu ile kompansasyon mekanizmaları geliştirdiği görüldü. Dirsek fleksörlerindeki tonus artışına bağlı olarak etkilenmiş tarafın aktiviteler sırasındaki dirsek fleksiyon açılarının sağlam taraftan daha fazla olduğu saptandı (p<0.05). Aktvite türüne göre değişiklik göstermekle birlikte etkilenmiş ekstremitede daha büyük pronasyon ve ulnar deviasyon açılarının meydana geldiği belirlendi. Çalışmamızın sonuçları inmeli hastalarda fonksiyonel hareketlerin kompansasyonlarını göstererek egzersiz reçetesinin ve robotik cihazların hareket yörüngelerinin belirlenmesi açısından literatüre katkı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: İnme, kinematik analiz, günlük yaşam aktiviteleri, gövde, üst ekstremite.

BedenFonksiyonel yetkinlikGünlük yaşam aktiviteleri+5
Ali Mert Özcan
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Açık karpal tünel gevşetme cerrahisi uygulanan bireylerde aktivite temelli propriyoseptif duyu eğitiminin aktivite limitasyonu, elin fonksiyonel kullanımı ve yaşam kalitesine etkisinin incelenmesi

Bu çalışmada, açık karpal tünel gevşetme cerrahisi sonrası aktivite temelli propriyoseptif eğitimin, aktivite limitasyonu, el fonksiyonları ve yaşam kalitesine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya 18-65 yaş arası, 3-10 gün önce cerrahi uygulanmış 30 birey dahil edildi. Bireyler, minimizasyon yöntemine göre aktivite temelli propriyoseptif eğitim (PE) ve geleneksel rehabilitasyon (GR) olarak iki gruba ayrıldı. Değerlendirmeler müdahale öncesi ve sonrası yapıldı. Fonksiyonel düzeyin belirlenmesinde, Rosen Skoru; propriyosepsiyon duyusunun değerlendirmesinde, gonyometrik ölçüm; kinestezi duyusunun değerlendirmesinde, Ayres Kinestezi Değerlendirmesi; kaba kavrama kuvvetinin değerlendirilmesinde, el dinamometresi; çimdikleyici kavrama kuvvetinin değerlendirilmesinde, pinchmetre; el fonksiyonlarının değerlendirilmesinde, Purdue Pegboard Test; semptom şiddetinin değerlendirilmesinde, Boston Karpal Tünel Anketi; yaşam kalitesinin değerlendirilmesinde, EQ-5D ve aktivite limitasyonunun değerlendirilmesinde, Hastaya Özgü İşlev Ölçeği kullanıldı. Bireyler haftada 2 kez, her seans ortalama 45-60 dk. süren 12 haftalık müdahale programına dahil edildi. GR grubundaki bireylere, temel el rehabilitasyonu uygulandı. PE grubundaki bireyler ise, Hastaya Özgü İşlev Ölçeği'nde belirtilen aktiviteleri temel alan, yoğun propriyosepsiyon duyusu odaklı müdahale programına dahil edildi. Müdahale sonrası PE grubundaki bireylerin el fonksiyonları (p<0,01) ve duyusal fonksiyonlarındaki (p<0,05) gelişmenin ve semptom şiddetindeki (p≤0,05) azalmanın, diğer gruptaki bireylere kıyasla istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptandı. Cerrahi sonrası uygulanan PE; aktivite limitasyonu, ağrı ve semptom şiddetinin azaltılması; duyusal fonksiyonlar, kavrama kuvveti, el fonksiyonları ve yaşam kalitesinin geliştirilmesini sağlamaktadır. Anahtar kelimeler: Karpal tünel sendromu, propriyosepsiyon, oküpasyon, günlük yaşam aktiviteleri.

BilekElEl yaralanmaları+5
Halil İbrahim Ergen
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) olan çocuklarda "çocuk aktivite öz değerlendirme ölçeği'nin (COSA)" Türkçe uyarlamasının geçerlilik ve güvenilirliğinin incelenmesi

Bu çalışma, çocukların günlük yaşam okupasyonlarındaki algılanan yeterlilik ve önemlilik düzeylerini değerlendiren "Çocuk Aktivite Öz Değerlendirme Ölçeği'nin (COSA)" Türkçe'ye uyarlanması, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuklarda geçerlilik ve güvenilirliğinin incelemesi amacıyla planlandı. Çalışmaya 7-11 yaş ara-sında 101 dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuk dahil edildi. Bea-ton'ın tanımladığı çeviri prosedürü uygulanarak çevirililer yapıldı. Ölçek Türkçe'ye çevrildikten sonra, anadili İngilizce olan uzman ekip tarafından İngilizceye çevrildi. Kültürel adaptasyon için ölçekte değişiklik yapılmadı. ÇAÖDÖ'nün geçerliliği, ana bileşen analizi (principal component analysis) ve kriter geçerliliği yöntemi ile; güveni-lirliği ise iç tutarlık için kısmı kredili Rasch (partial credit Rasch) analizi, Cronbach alfa değeri ve madde analizi yöntemleri kullanılarak incelendi. ÇAÖDÖ'nün referans değerlendirmesi olan Kısa Çocuk Aktivite Performans Profili ( KÇAPP) ile ilişkisine Pearson analizi ile bakıldığında, ÇAÖDÖ ile KÇAPP arasında orta derecede pozitif bir ilişki bulundu (p=0,00, r=0,675). ÇAÖDÖ'ye ait yapı geçerliliği analizi için ana bileşen analizi yapılarak ölçek 7 boyuta indirgendi. 7 boyutun açıkladığı toplam varyans oranı, değerleri açıklama açısından yüksek bulundu (%70,175). Kısmi kredili Rasch analizi sonrasında ağırlıklı olabilirlik tahminine ilişkin güvenilirlik değeri öne-rildiği gibi 0.70'in üzerinde bulundu (0,86). Ayrıca kişi öğe haritası ve madde karakteristik eğrileri kullanarak yapılan görselleştirmelerde kişilerin becerileri ile öğe zorluklarının örtüştüğü görüldü. ÇAÖDÖ için iç tutarlılık algılanan yeterlilik düzeyi ve önemlilik düzeyi için oldukça güvenilir bulundu (Cronbach's α= 0,86 ve 0,77). Sonuç olarak, ÇAÖDÖ'nün Türkçe uyarlaması dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocukların günlük okupasyonları gerçekleştirme konusundaki yeterlilik algı düzeylerini ve bu okupasyonların önemlilik düzeyini ölçmek için geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olarak bulundu.

Bilişsel işlevGünlük yaşam aktiviteleriGüvenilirlik ve geçerlilik+7
Damla Ece Irmak
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00

İlgili konular