Alışveriş merkezleri
Bu konu başlığı altında 76 tez
Afet ve acil durum yönetimi: Tekirdağ ili bir alışveriş merkezi örneği
Dünyanın farklı bölgelerinde birçok felaket meydana gelmektedir ancak bu olaylar kapsam ve boyut açısından farklılık göstermektedir. Bu felaketler meydana geldiği bölgede, toplumun kendi çabasıyla üstesinden gelemediği, büyük oranda can ve mal kaybına neden olan, milli veya uluslararası kaynakların seferberliğini gerektiren boyutlara ulaştığında ise afet olarak adlandırılmaktadır. Afetler, meydana gelmesi önlenemeyen olaylar olduğu için kamu kurumlarının ve özel kuruluşların afetlere karşı her an hazırlıklı olması gerekmektedir. Afet yönetimi ise, bir binanın yapısal tasarımından, gerekli ekipmanların sağlanmasına ve insanları bir kriz durumuyla başa çıkabilmeleri için eğitmeye kadar uzanan geniş çaplı bir tanımdır. Afet yönetimi, tehlikelerden kaynaklanan potansiyel kayıpları azaltmayı veya önlemeyi, afet mağdurlarına hızlı ve uygun yardım sağlamayı ve etkili bir iyileşme sağlamayı amaçlamaktadır. Bir felaketle yüzleşmenin en iyi yolu da paniği uzak tutmak için iyi eğitilmiş olmak ve iyi hazırlanmış bir Afet Yönetim Planı'dır. Çağımızda alışveriş merkezleri, gelişen teknoloji ile beraber çeşitli yaş gruplarına aynı anda hizmet verebileceği faaliyetler geliştirmektedir. Kentleşme ilerledikçe de toplumun her yaş kesiminden bireyler saatlerini burada harcamaktadır. Bu nedenle alışveriş merkezlerinin Afet Yönetim Planları, herhangi bir afet meydana geldiğinde insanların tahliyesini hızla gerçekleştirilecek kadar iyi hazırlanmalıdır.Bu çalışmada, doğal ve teknolojik kökenli afetler ve afet yönetim süreci incelenmiş olup, Tekirdağ ilindeki bir alışveriş merkezinin acil durum prosedürü örnek olarak sunulmuştur. Bu alışveriş merkezinin acil durumlara ne kadar hazırlıklı olduğu ve uymaları gereken prosedüre ne kadar uyulduğu araştırılmıştır.
Kamusal iç mekanda aktif yaşlı bireylerin sosyalleşmesini destekleyecek mekan tasarım parametreleri: AVM örneği
Her insan yaşlılık dönemini deneyimleyecektir. Önemli olan bu dönemde yaşanılan iş, statü gibi kayıplarla birlikte toplumsal hayattan uzaklaşmayıp toplumsal hayatta üstlenilen rolü sürdürmek ve diğer insanlarla etkileşimde olmayı başarmaktır. Ancak bu sayede bireyin psikolojik sağlığı korunur ve yaşam kalitesi arttırılabilir. Bunun gerçekleşebilmesi için ise bireyin çabası kadar fiziksel çevrenin etkisi de önemlidir. Fiziksel çevrenin, farklı yaş grupları arasında toplumsal refahı ve etkileşimi desteklemede rol oynadığı, çevre davranış çalışmaları sonuçlarında görülmektedir. Sağlıklı bir toplum yapısının sürdürülebilmesi için temel olarak aktif yaşlı yetişkinlerin toplumdaki diğer bireylerle bire bir etkileşiminin önemine ve farklı yaş gruplarının ihtiyaçlarını destekleyen mekan tasarımının özelliklerini belirlemeye duyulan ihtiyaç, her geçen gün artmaktadır. Bu çalışmanın amacı, aktif yaşlı bireylerin kamusal iç mekanlara katılımını ve sosyalleşmesini arttırmada fiziksel mekanın nasıl bir rol oynayabileceğini, kamusal iç mekanlarda sosyalleşmeyi destekleyici mekan tasarım parametrelerinin neler olduğunu ve bu parametrelerin Alışveriş merkezi tasarımına nasıl uygulanabileceğini anlamaktır. Çalışma kapsamında seçilen alışveriş merkezi aktif yaşlı bireylerin gözünden tasarım ve konfor, aidiyet duygusu, mekanda gerçekleşen kişilerarası aktivite/etkileşim olanakları ve farklı özellikte kullanıcı gruplarını barındırabilme parametreleri üzerinden değerlendirilmiş ve ayrıca mekandaki sosyalleşme düzeyleri belirlenmeye çalışılmıştır. Seçilen alışveriş merkezinde yerinde tespit çalışması ile anket çalışması yürütülmüştür. Elde edilen bulgular betimsel analiz ve SPSS programında korelasyon analizi yapılarak değerlendirilmiştir. Araştırma verilerine göre aktif yaşlı kullanıcıların kamusal iç mekanlarda sosyalleşmesinde mekandaki tasarım ve konfor özelliklerinin, mekandaki aidiyet duygusunun, mekanda gerçekleşen kişilerarası aktivite/etkileşim olanaklarının ve mekanın farklı özellikte kullanıcı gruplarını barındırabilme özelliğinin etkili olduğu görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Aktif yaşlı, Kamusal iç mekan, Kamusal mekan, Sosyalleşme, Sosyal etkileşim
Mimari mekan tasarımlarında yer alan grafik tasarım öğelerinin anlamsal analizi
Çeşitli ürünlerin ve markaların bulunduğu mekan olan Alışveriş Merkezleri hem mimari hem de grafik tasarım alanında kesişim noktası olmaktadır. Bu bağlamda AVM'lerde tercih edilen grafik tasarım öğelerinin mekan içerisinde nasıl uygulandığı önem arz etmektedir. Bu kapsamda çalışmanın amacı, AVM'lerde yer alan, kolon giydirmelerinde, yönlendirme levhalarında, bilboardlar da, zemin uygulamalarında ve yanı sıra aydınlatmalarda kullanılan grafik tasarım uygulamalarının, mekana kattığı anlamsal boyutu ortaya çıkarmaktır. Alan çalışması, Şişli bölgesinde bulunan, ödül almış üç farklı AVM üzerinden yapılmıştır. Birincisi Trump AVM, tasarım ödülü, ikincisi Kanyon AVM, mimari ödülü, üçüncüsü ise ÖzdilekPark AVM, çevrecilik ödülü almış, AVM'ler üzerinden gerçekleşmiştir. Araştırmada, bütüncül çoklu durum deseninde nitel araştırma yöntemi kullanılarak AVM'lerde yer alan grafik tasarım öğeleri illüstrasyon, tipografi, piktogram ve renk unsurları bakımından incelenmiştir. Her AVM kendi içinde başlıklar altında analiz edilmiştir. Bu bağlamda Trump görsel grafik öğelerinin niteliği yönünden, Kanyon AVM, teknik anlamda mimari tasarımsal unsurların yerine getirilmeye özen gösterildiği ve standartları bir üst seviyeye çıkaran mimari özellikleri bakımından, Özdilek AVM'de Çevreye gösterdiği duyarlılık bakımından her biri kendi alanlarında ödüle layık görülmüştür. Trump AVM, Kanyon AVM ve ÖzdilekPark AVM her biri farklı alanlarda gösterdikleri özen ve deneyimi ortaya koyarak mekanlara kazandırdıkları anlam ve mimari mekan tasarımına kattıkları boyut ile diğer yapılara öncülük etmektedirler.
AVM insan kaynaklarının iş stresinin iş doyumu, yaşam doyumu ve işten ayrılma niyeti ile ilişkileri
Bu araştırma, alışveriş merkezi insan kaynaklarının iş doyumunun, yaşam doyumunun, iş stresinin ve işten ayrılma niyetlerinin, çalışanların demografik özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediğini incelemek ve aynı zamanda alışveriş merkezi insan kaynaklarının iş stresinin; iş doyumu, yaşam doyumu ve işten ayrılma niyeti ile olan ilişkilerini incelemek amacıyla gerçekleştirilmektedir. Çalışanların demografik özelliklerini belirlemeyi, iş doyumu düzeylerini, yaşam doyumu düzeylerini, iş stresi düzeylerini ve işten ayrılma niyetlerini ölçmeyi hedefleyen, 42 soru ve 5 bölümden oluşan anket formu Kırklareli kentinde bulunan AVM'lerde 371 çalışana uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre; iş stresi ile iş doyumu arasında negatif ve anlamlı bir ilişki (rho: -0,301; p<0,01); iş stresi ile yaşam doyumu arasında negatif ve anlamlı bir ilişki (rho: -0,194; p<0,01) ve iş stresi ile işten ayrılma niyeti arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki (rho: 0,639; p<0,01) olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular ışığında; AVM çalışanlarının iş stresi seviyelerinde meydana gelen bir artışın, çalışanların iş doyumu düzeyini (H1) ve yaşam doyum düzeyini (H2) azalttığını, işten ayrılma niyeti düzeyini (H3) ise arttırdığını söylemek yerinde olacaktır.
Marka imajının alışveriş merkezi sadakatine etkisi
Günümüz modern toplumları için marka ve marka imajı vazgeçilmez derecede önem taşımaktadır. Marka, önceleri tüketicilerin sadece aldıkları ürünün kalitesini yani ürünün benzer ürünlerden farklılığını ortaya koyması için yapılan bir ayrıştırma nedeni iken, günümüzde markanın birçok imaj bileşenleriyle tüketicilerin yaşamlarının her alanına giren her türlü algı yansımasını da beraberinde getirdiği görülmektedir. Günümüzde alışveriş merkezleri, tüketimin daha rahat yapılması üzerine planlanan büyük mağazaları içine alan devasa binalar olarak tasarlanmıştır. Alışveriş merkezleri modern insanların yaşamlarını kolaylaştıracak düzlemde planlanarak yapılmıştır. Kolay, pratik ve hızlı tüketimin; modern, estetik değerleri göz önüne alarak tasarlanması alışveriş merkezlerinin bir özelliği olarak karşımıza çıkmaktadır. Tüketicilerin alışveriş merkezlerini tercih etme nedenleri oldukça çeşitlilik göstermektedir. Alışveriş merkezleri tüketicilerin zamanlarını sıkılmadan harcamak üzere alternatif faaliyetleri de içerisinde barındırmaktadır. Eğlence ve kültürel faaliyetlerinin de bir arada bulunduğu, iklimlendirme ve havalandırma sistemiyle mevsimsel zorlukların yaşanmadığı, yemek yerleri, kafeteryaları ve çeşitli mağazaların iç içe olması sebebiyle çok çeşitlilik sağlanmaktadır. Bu çalışmanın birinci bölümünde marka ve markalaşmanın tanımlarına yer verilmiş, ikinci bölümde ise imaj ve marka yönetimi üzerinde literatür çalışması yapılmıştır. Üçüncü bölümde alışveriş merkezi ve sadakat üzerinde durulmuş ve son olarak dördüncü bölümde ise marka imajının alışveriş merkezi sadakatine etkisi üzerine bilimsel bir araştırma değerlemesi yapılmıştır.
Tüketim kültürü ve mekânsal izdüşümü olarak alışveriş merkezi: Siirt-Andera park AVM örneği
Tüketim olgusunun tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. İnsan hayatta kalmak ve yaşamını sürdürmek için tüketmek zorundadır. Zorunlu ihtiyaçtan kaynaklanan tüketim tamamlandığında ihtiyaç fazlasını içeren daha karmaşık bir tüketim örüntüsü görülür. Özellikle modernleşme, sanayileşme ve teknolojik ilerlemeyle birlikte toplumların tüketim anlayışları daha da karmaşıklaşmıştır. Modern tüketim toplumlarında bireyler sadece ihtiyaçları için değil diğerlerinden farklılaşmak, statü elde etmek, boş zamanlarını değerlendirmek ve yaşam tarzını ortaya çıkararak bir kimlik edinmek için de tüketirler. Modern toplumların tüketim mabetleri ise alışveriş merkezleri olmaktadır. Aynı anda ayakkabıdan, çantaya, teknolojik ürünlerden, gıdaya pek çok ürünün tek bir merkez içerisinde sunulması bu merkezleri çok daha cazip hale getirmektedir. Bu çalışma tüketim kültürü ve bu kültürün yeni iz düşüm alanı haline gelen alışveriş merkezi üzerine bir incelemeyi konu edinmektedir. Tüketim insanların yaşamını kuşatan, dolayısıyla davranışlarına yön veren bir olgudur. "Tüketim Kültürü ve Mekânsal İzdüşümü Olarak Alışveriş Merkezleri" adlı çalışmada tüketim olgusunun hem mekânsal hem kültürel mabedi olan alışveriş merkezi ile ilişkiselliğini ele alınacaktır. Bu araştırma ile bireylerin alışveriş merkezine neden gittiklerini, amaçlarını, ne kadar süre kaldıklarını ve ne sıklıkla bu mekânı tercih ettiklerini gün ışığına çıkarmak hedeflenmektedir. Çalışmada Siirt'te ikamet eden ve Siirt Andera Park Alışveriş Merkezi alışveriş merkezine giden bireyler örneklem olarak seçilmiştir. Bu doğrultuda niceliksel metot ile saha araştırması yapılmıştır. . Niceliksel metot olarak anket veri toplama tekniği seçilmiş ve 150 bireye üzerinde anket uygulanmıştır. Tüketim, daha çok sosyal bir etkinliktir. Özellikle globalleşme ile birlikte sosyal ilişkilerin yeni ve farklı bir tarzı olarak ifade edilmektedir. Tüketim, insan hayatı için önemli olsa da tüketimin araçsal ve değişim değeri ön plana çıkarken, amaçsal ve kullanım değerinin giderek zayıfladığı yeni bir toplum örüntüsü ortaya çıkmaktadır. Alışveriş merkezi de bu durumun mabedi haline gelerek söz konusu ilişkiyi somutlaştırmaktadır. Anahtar Kelimeler: Tüketim, Tüketim Toplumu, Alışveriş Merkezi.
A practical multiple factor index model for shopping center investment decisions in Istanbul
Istanbul shopping center market is currently dealing with problems in the social and environmental spheres, in addition to its challenges at the commercial side. This thesis presents a genuine multi-factor evaluation model that can be used by all stakeholders of the market. While doing so, the model has its base on the paradigm of strong sustainability and the principles of sustainable development. First of all, an extensive literature review has been conducted in this respect. Accordingly, the model is built on Commercial, Social and Environmental Pillars and their industry-related sub-factors (nine sub-factors that are corresponding to a total of twenty-six underlying headlines) are determined. Afterwards, an analytical hierarchy process (AHP) survey model has been developed based on these pillars, sub-factors and underlying headlines and it is performed face-to-face on the top decision-makers of twenty-one (out of twenty-five eligible entities that answered back) members of the Council of Shopping Centers Turkey (AYD) which have at least one self-developed Istanbul shopping center in their portfolio. Commercial Pillar has been selected by the decision-makers as the most important component with %58.1; while Social and Environmental pillars stayed behind with 22.8% and 19.1% respectively. Following this result, another primary research setup has been formulated in order to create a more objective ground. This time, a panel comprised of three experts working on the field of sustainability is assembled and individual structured face-to-face interviews which included two open-ended questions are conducted and recorded with each participant. As a result of the constructive insights that have been in line with the literature review, assigning ethical protection to the Social and Environmental Pillars of the model is deemed reasonable. This decision is also reflected in the visualization of the model. The model also offers an open source, practical Project Checklist. This thesis also acts as an overview of the foundations of sustainability, development of shopping centers, Istanbul's urban development and its shopping center market.
Alışveriş caddeleri için cadde yönetimi yaklaşımının İstiklal Caddesi örneğinde değerlendirilmesi
ALIŞVERİŞ CADDELERİ İÇİN ''CADDE YÖNETİMİ'' YAKLAŞIMININ İSTİKLAL CADDESİ ÖRNEĞİNDE DEĞERLENDİRİLMESİ ÖZET Gelişen teknoloji, artan e – ticaret potansiyeli ile birlikte tüketicilerin alışveriş alışkanlıkları ve talepleri son yıllarda değişim göstermiş, perakendeciler bu değişimlere ayak uydurmak ve rekabet güçlerini koruyabilmek adına, ürün ve kalite anlamında yeniliklerin yanı sıra mağaza konum ve niteliklerinde farklılıklar uygulamaya başlamışlardır. Türkiye'deki perakende sektörü ve cadde mağazacılığı, değişen tüketici taleplerinin yanı sıra ekonomik ve politik anlamda yaşanan negatif gelişmeler, artan kentsel yenileme, inşaat çalışmaları, değişen turist profili ve güvenlik gibi nedenlerden dolayı daha fazla etkilenmiş, caddeler cazibelerini yitirmeye başlamışlardır. İstanbul'un en yoğun yaya trafiğinin yaşandığı, tarihi ve turistik yapılarıyla yerli ve yabancı ziyaretçilerin çekim merkezi olan İstiklal Caddesi de son yıllarda yaşanan gelişmelerden olumsuz yönde etkilenmiş, caddedeki ziyaretçi sayısı gözle görülür bir şekilde düşüş göstermiştir. Talebin azalmasıyla caddede arzı yaratan birçok perakendeci artan kira / ciro oranlarını karşılayamayarak mağazalarını kapatmaya başlamışlar ve bunun sonucu olarak da mağaza boşluk oranları artış göstermiştir. Bu tezde, perakende sektörünün ana getiri araçlarından olan alışveriş caddelerinin dünyada ve Türkiye'de mevcut durumu analiz edilmiş, planlama, organizasyon ve yönetişim tekniklerini içine alan bir yönetim modelinin alışveriş caddeleri cazibesi üzerindeki etkisinin ölçülmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda tüketiciler ve perakende yatırımcılarına iki ayrı anket çalışması uygulanmış, alışveriş alışkanlıkları, İstiklal Caddesi'nde sunulan ürün ve hizmetler ile yapılan faaliyetler hakkındaki görüşleri ve cadde mağazacılığı yönetimi kavramına bakış açılarının anlaşılması hedeflenmiştir. Her iki anket sonucunda ortak olarak İstiklal Caddesi'ndeki kentsel yenileme ve inşaat çalışmaları nedeniyle oluşan görüntü kirliliği, değişen turist profili ve güvenlik gibi sebepler caddedeki talebin düşmesindeki en büyük neden olarak gösterilmiş, ilave olarak kira seviyelerinin yüksek olması perakendeciler tarafından en büyük tehdit olarak görülmüştür. Tez kapsamında elde edilen bulgulara göre, İstiklal Caddesi alışverişten öte sosyal – kültürel aktivitelerden dolayı daha fazla ziyaret edilmekte, tüketiciler yeni eğilimlere bağlı olarak caddede deneyim yaşayabilecekleri gurme restaurantlar – cafeler, galeri – sergi – müzeler ve butik mağazalar görmek istedikleri ortaya çıkmıştır. Perakendecilerin ise İstiklal Caddesi'nde mağaza açma iştahları olsa dahi kontrat süreçlerinde yaşanan sıkıntılar, belediye ve yerel otoritelerle olan ilişkilerden dolayı geri durdukları görülmektedir. Caddede, ödenen kiralarda ve kira para biriminde AVM'ler gibi belirli bir kategorisel veya mağaza büyüklüklerine bağlı tutarlılık olmaması da, caddede yatırım yapmak isteyen özellikle uluslararası perakendeciler için büyük sorun teşkil etmektedir. Dünya örneklerinde olduğu gibi tüketici ve perakendecilerin ortak talep ve sorunlarına cevap verebilecek, caddedeki mağaza karması, etkinlik ve algıyı yönetebilecek, belediye ve yerel otoritelerle ilişkilerde aracılık sağlayabilecek bir cadde yönetim organizasyonun varlığının İstiklal Caddesi'nin varolan potansiyelini arttıracağı ve eski cazibesine ulaştırabileceği düşünülmektedir. Araştırmanın, ileride İstiklal Caddesi'nde hâlihazırda yatırımı olan veya yatırım yapmak isteyen perakendecilere ve AVM'lere, aynı zamanda cadde yönetimi konusunda çalışma yapmak isteyen kurumlara kaynak niteliğinde olacağı düşünülmektedir.
Alışveriş merkezlerinin ekonomik verimliliğini yitirme nedenleri ve verimliliğin artırılmasında uygulanan yöntemler: İstanbul örneği
ALIŞVERİŞ MERKEZLERİNİN EKONOMİK VERİMLİLİĞİNİ YİTİRME NEDENLERİ VE VERİMLİLİĞİN ARTIRILMASINDA UYGULANAN YÖNTEMLER: İSTANBUL ÖRNEĞİ ÖZET Amerika ve Avrupa'daki gelişim sonrasında Türkiye'de de alışveriş merkezi (AVM) üretiminin hız kazanması ile birlikte günümüzde AVM stoku oldukça üst seviyelere ulaşmıştır. Bu merkezlerin bir bölümü operasyonuna devam ederken bir kısmı ise tasarım, konum, rekabet gibi çeşitli nedenlerden dolayı ekonomik verimliliğini kaybederek ya atıl alanlar haline gelmiş ya da piyasa ve bölgenin dinamikleri doğrultusunda farklı fonksiyonlara dönüştürülmüştür. Tez kapsamında İstanbul örneği üzerinden alışveriş merkezlerinin ekonomik verimliliğini yitirmesine ve atıl alanlar haline dönüşmesine neden olan temel etkenler, operasyonel merkezlerin ekonomik sürdürülebilirliklerini sağlamada etkili olan strateji ve yöntemler ve foksiyonunu yitiren merkezlerinin farklı fonksiyonda yeniden kullanıma kazandırılması konuları incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda, İstanbul örneğinde, AVM'lerin ekonomik verimliliğini yitirmesinde başlıca nedenin ilk etapta yapılan tasarım, marka karması gibi stratejik hatalar ve rekabet olduğu ve bu sebeple merkezlerin en baştan verimsiz gayrimenkuller olarak faaliyete başladığı tespit edilmiştir. Alışveriş merkezlerinin geliştirme ve açılış aşamasındaki başarısı kadar, değişen trend ve tüketici alışkanlıklarına yönelik olarak merkezlerin sürdürülebilirliğin sağlanması da oldukça önemlidir. Ekonomik verimliliğin sürdürülebilirliğindeki en temel etkenin ziyaretçi sayısının artırılması olduğu ve tüm stratejilerin buna yönelik olarak belirlenmesi gerektiği sonucu ortaya çıkmıştır. Ziyaretçi sayısının artması ise alışveriş merkezinin etki alanındaki nüfusun çok iyi analiz edilip, müşteri profili ve tercihlerine yönelik stratejilerin belirlenmesi ile sağlanabilir. Düşük verimlilikle işletilen merkezlerde, dönemin tüketici ihtiyaçlarına cevap verebilecek revizyonlarla ziyaretçi sayısının ve dolaylı olarak verimliliklerinin artırılması mümkündür. Günümüzde yeme-içme, deneyim, eğlence odaklı çözümler, teknolojik gelişimlerle uyum ve miması tasarım tercih edilebilirlikte önemli dinamiklerdir. Perakende fonksiyonu ile iyileşmenin mümkün olmadığı durumlarda ise piyasa dinamikleri ve bölgesel ihtiyaçlar doğrultusunda farklı fonksiyona dönüşüm ile de operasyon değerinin artırılabileceği düşünülmektedir.
The relationship between e-service quality , perceived risk and customer satisfaction: An emperical study on etsy online shopping store
In today's online markets, the capacity of online shopping stores to consistently enhance customer satisfaction and engagement is more important than conventional metrics like growth, economies of scale, or share price in evaluating its financial performance. As a result, it is critical, to determine and studying the core factors that affects the customer satisfaction like e- service quality and perceived risk. From this point the primary aim of this thesis was to investigate the relationship between e-service quality, perceived risk and customer satisfaction. To accomplish this aim the convenience sample has been chosen as a way to gather data from the Iraqi respondents about their experiments on the ETSY online shopping store , 340 valid questionnaires have been collected the descriptive, correlation and simple linear regression analyses have been employed to test the hypothesis of the thesis. The findings of the thesis indicates that there are a statistically signtificant relationship between e-service quality , percieved value and the customer satisfaction
Tüketim kültürüne etkileri bakımından deneyimsel pazarlama: Alışveriş merkezlerinde özel gün uygulamaları üzerine bir inceleme
Tüketim Kültürüne Etkileri Bakımından Deneyimsel Pazarlama: Alışveriş Merkezlerinde Özel Gün Uygulamaları Üzerine Bir İnceleme isimli bu tez çalışmasında, deneyimsel pazarlamanın tüketim kültürü üzerindeki etkileri ele alınmaktadır. Çalışmanın konusunun, kapsam ve sınırlılıklarının belirlenmesinin ardından kavramsal ve kuramsal çerçevede tüketim ve postmodern toplumsal yapıdaki sürekliliği toplumsal kuramlar ile ilişkilendirilerek açıklanmış; postmodern pazarlama anlayışı çerçevesinde deneyimsel pazarlama ve tüketim kültürüne etkisi incelenmiş ve deneyimsel pazarlamanın alışveriş merkezlerinde gerçekleştirilen özel gün uygulamalarında kullanımı ve etkilerine ilişkin bir inceleme yapılmıştır. Çalışma kapsamında, nicel araştırma yöntemlerinden anket tekniği tercih edilerek İzmir'de bulunan temalı bir alışveriş merkezinde 338 tüketiciye anket uygulanmış ve elde edilen veriler SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analizler sonucunda, beş stratejik deneyimsel modülü oluşturan duyusal, duygusal, düşünsel, davranışsal ve ilişkisel deneyimlerin duygular; duyguların tatmin; tatminin davranışsal niyet ve son aşamada da davranışsal niyetin tüketicilerin tüketim davranışı üzerindeki etkileri incelenmiştir. Araştırma bulgularına göre duyusal, duygusal, düşünsel, davranışsal ve ilişkisel deneyimsel pazarlama uygulamalarının duygulara, duyguların tatmine ve tatminin davranışsal niyete etkisi tespit edilmiş ve davranışsal niyetin cinsiyete göre farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır.
A theoretical and empirical analysis of shopping mall formation in Istanbul, Turkey
This study aims to analyze the reasons behind the excessive development of shopping mall in Turkey by focusing on the Istanbul case. In order to clarify the economic reasoning behind the emergence of this new type of retail place in an urban city which is already full of traditional retail places?bazaars, arcades, etc.?, the study proceeds in two main branches: first, in the theoretical part, the economic literature is reviewed in order to demonstrate the distinction between clustering in a shopping mall from other retail places. Next, in the empirical part, the shopping mall development in Istanbul is examined in order to link the theoretical results to what is observed in reality. Supported with focus group studies and in-depth interviews, the general argument is that shopping malls provide firms and consumers with services that are not available in other retail places?an argument leads us to make the claim that malls should be seen as ?clubs?. On consumers? side, they provide parking and security services and extra entertainment activities within a clean and orderly environment in order to attract them. Considering firms, on the other hand, the mall developers help them to overcome some obstacles ?such as large-sum financial credit and receiving construction approvals from the urban planning authorities. In that regard, the study argues, entrepreneurs use their advantage on power and network relations, which necessitates their existence as the service facilitator in the mall. This necessity gains further importance in the Istanbul case, due to the lack of commercialized plots in the areas that are close to central business districts.
Yaşlı bakım merkezlerinin sürdürülebilirlik açısından kamusal alanda değerlendirilmesi
Dünya'da yaşanan teknolojik, ekonomik, sosyal gelişmelere bağlı olarak sağlık koşullarında iyileşme yaşanmıştır. Buna paralel olarak erken yaş ölümleri azalmış ve yaşam süresi beklentisi artmıştır. Ülkemizde de yaşlı nüfus oransal olarak hızla artmaya başlamış ve uluslararası sınıflandırmalara göre yaşlı toplumlar arasına katılmıştır. Yaşlı nüfusun ilerleyen yıllarda daha da artacağı öngörüldüğünde yaşlı bakım ihtiyacına dair önerilerin geliştirilmesinin gerekli olduğu düşünülmektedir. Bu kapsamda araştırmanın amacı günümüz kamusal alanı olan alışveriş merkezlerinin sürdürülebilirlik bağlamında ihtiyaç duyulan yaşlı bakım merkezleri için değerlendirilmesidir. Bu tezin kavramsal kısmında; dünyada ve Türkiye'de yaşlanan nüfusa bağlı ortaya çıkan ihtiyaçlar ve yaşlı bakım merkezi verileri, Sanayi Devrimi'nden sonra aile yapısında yaşanan değişimler ve yaşlının bu değişimlerden nasıl etkilendiği, bilinçsiz yapım yıkım faaliyetlerinin önüne geçmek için var olan binalara yeni işlevler ekleyerek sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması anlatılmıştır. Araştırmada literatür taraması, gözlem ve anket yöntemleri kullanılmıştır. Alan çalışmasının yapılacağı alışveriş merkezlerinin tespiti için literatür taramasında demografik bir araştırma yapılmış ve İstanbul'daki ilçelerin yaşlı nüfus oranları, yaşlı bakım merkezi kapasiteleri ve alışveriş merkezi sayıları hesaplanmıştır. Kişilerin mevcut yaşam alanları ve yaşlı bakım merkezlerine ilişkin tercihlerini anlamak amacıyla hazırlanan 30 soruluk anket alışveriş merkezleri ve çevresinde rastgele seçilen 25 yaş üzeri sağlıklı yetişkin bireylere yöneltilmiştir. Kişilerle yapılan anketler sonucunda; yaşanılan yerin ve kalınması tercih edilecek yaşlı barınma merkezlerinin alışveriş imkânları, yeşil alanlar yahut sağlık kuruluşu gibi sosyal alanlara yakınlığının yürüme mesafesinde olmasının istendiği gözlenmiştir. Elde edilen verilere göre, katılımcıların mevcut yaşam alanları ve ileride yaşamak istedikleri yaşlı bakım merkezi özelliklerinin, analizler sonucunda tespit edilip incelenen alışveriş merkezlerinin mekânsal ve çevresel verileriyle örtüştüğü görülmektedir. Alışveriş merkezine entegre edilecek yaşlı bakım merkezinin; geleceğin yaşlanan nüfusunun barınma, sosyal hayata entegrasyon ve bakım gibi ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir öneri olduğu düşünülmektedir.
Alışveriş merkezlerindeki tüketici deneyimlerinin fotoğraflara dayalı öykülemeler yoluyla incelenmesi
Günümüzde alışveriş merkezleri, ziyaretçileri açısından çok sayıda anlamlar taşıyabilecek bir yapıya dönüşmüşlerdir. Bu yapıyla birlikte, genç tüketiciler bu alanları çok çeşitli yönleriyle kullanan gruplar olarak öne çıkmaktadırlar. Bu araştırmanın amacını, genç tüketicilerin alışveriş merkezi kapsamındaki deneyimlerinin ve anlamlarının neler olduğunun ve bunların bağlamsal ayrıntılarının belirlenmesi oluşturmuştur. Deneyim olgusu, gençlerin alışveriş merkezi ile ilişkili tüm yaşayışları (hem rasyonel hem de duygusal) olarak ele alınmıştır. Bu amacı karşılayabilmek için, fotoğrafa dayalı öyküleme, açık uçlu soru listesi, yarı yapılandırılmış görüşme ve gözlem tekniklerinin birlikte kullanıldığı bir nitel araştırma yürütülmüştür. 13 üniversite öğrencisinden oluşan katılımcılarla yürütülen araştırmaya, Konya ilindeki bir alışveriş merkezi alan oluşturmuştur. Ayrıca, destek veri olarak, 3 alışveriş merkezi yöneticisinden de yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile veri toplanmıştır. Elde edilen veriler, tümevarım analizi tekniği ile analiz edilmiştir. Veri analizi sonucunda genç katılımcıların alışveriş merkezi deneyimlerine ilişkin temalar ve alt-temalar haline dönüştürülen veriler, araştırmanın bulgularını oluşturmuştur.Araştırmanın bulguları, genç tüketicilerin, alışveriş merkezlerinde hem rasyonel hem de hedonik deneyimlerden oluşan çok çeşitli anlamlara sahip olduklarını göstermiştir. Bunlar içerisinde de hedonik deneyimler daha yoğun şekilde öne çıkmıştır. Bu anlamda, sosyal deneyimler, eğlence deneyimleri, estetik deneyimler, kaçış deneyimleri, öğrenme deneyimleri, fantezi deneyimleri, nostalji deneyimleri ve merak / sürpriz deneyimleri gibi hedonik deneyim türleri belirlenmiştir. Rasyonel tüketici deneyimleri açısından ise, ürün ya da mağaza çeşitliliği, ihtiyaca yönelik ürün ya da hizmet satın alma ya da bilgi edinme, maliyetleri (para-zaman-çaba) azaltma, fiziksel konfor, personel tarafından sunulan hizmet kalitesi, güvenlik ve güvenilirlik deneyimlerinden oluşan boyutlar ortaya çıkmıştır.Araştırmadan elde edilen sonuçlar, alışveriş merkezi tasarımcılarına ve yöneticilerine, genç tüketicileri için anılmaya değer bütüncül deneyimler tasarlayabilmede ve bunların deneyimlerinin niteliğini geliştirebilmede önemli ipuçları sağlamıştır. Ayrıca, araştırmada, tüketici davranışı alanyazınına katkı sağlayabilecek nitelikte sonuçlar da üretilmiştir. Bu anlamda, bulgulara dayalı olarak çeşitli öneriler geliştirilmiştir.
Perakende sektöründe satışçı motivasyonu: Espark Alışveriş Merkezi'nde çalışan satışçılar üzerinde bir araştırma
Günümüzde artan rekabet ortamına bağlı olarak satışçılar işletmenin amaç ve hedeflerine ulaşmasında önemli rol oynamaktadır. Teknolojik gelişmeler ve müşterilerin daha bilinçli olması gibi nedenlerden dolayı satışçıya satışın gerçekleşmesinde daha fazla rol düşmektedir. Başarılı bir satışçı müşterinin istek ve ihtiyaçlarını doğru bir şekilde anlamalı, ürün hakkında doğru bilgiler verip, müşteriyi satışın gerçekleşebilmesi için ikna etmelidir. Benzer ürünler satan pek çok işletmenin olmasına bağlı olarak satışçının ürünleri satabilmesi için istekli olması gerekir. Satışçı işletme içerisinde müşterilerle yakın temas kuran kişi olduğundan satışçının müşteriye karşı tutumu çok önemlidir. Bu nedenle mağaza yöneticilerinin satışçıların farklı kişisel özelliklere ve beklentilere sahip olduğunu göz önünde bulundurarak onlara uygun motivasyon araçlarını kullanıp satışçıların iş tatminlerini en yüksek düzeye çıkarmalıdır.Bu çalışmanın amacı Espark alışveriş merkezinde çalışan satışçıların farklı motivasyon araçlarına verdikleri önemi ve mevcut işlerinde motivasyon araçlarından memnuniyet düzeylerini belirlemektir. Bu doğrultuda öncelikle satışçıların motivasyon araçlarına verdikleri önem düzeyleri, bu araçlardan duydukları memnuniyet düzeyleri ve önem ve memnuniyet düzeyleri arasındaki fark incelenmiştir. Satışçıların motivasyon araçları içerisinde en çok iş güvencesine önem verdikleri görülürken, müşterilerle kurdukları ilişkilerden en fazla memnun oldukları görülmektedir.
Mobbingin iş-yaşam dengesi üzerindeki etkisi: Bursa ilinde Kapalı Çarşı (AVM) çalışanları üzerinde yapılan bir uygulama
Sanayi devriminden itibaren devamlı gelişen dünyamız birçok yenilik ve farklılığa ev sahipliği yapmaktadır. Özellikle teknolojik çalışmalarla birlikte insanların yaşam kalitesi artmakta ve hayat kolaylaşmaktadır. Devamlı değişim ve gelişim sirkülasyonu içerisinde zaman zaman olumsuz durumlar gözlemlenmektedir. Çalışma saatlerinin uzun olması, rekabetin artması ve yoğun iş temposu, stres ve baskı ile birlikte işgören kendine zaman ayıramayacak duruma gelmekte ve psikolojik yönden zarar görmektedirler. Çağımızın en büyük tehlikesi olan psikolojik şiddet kavramını iyice anlamak gerekmektedir. Psikolojik şiddet davranışları hedef olarak seçilen birey veya bireylere karşı sistematik olarak doğrudan veya dolaylı yollarla uygulanan, mağdurun kişiliğine, mesleki hayatına ve sağlığına zarar vermek için yapılan kasıtlı ahlaka aykırı tutum ve davranışlardır. Araştırma Bursa ilinde tarihi Kapalı Çarşı'da çalışmakta olan işgörenlerdir. Bu işgörenlerden 219'u gönüllülük esasına göre araştırmaya katılmıştır. Çalışmada 2 ölçek ile demografik bilgileri içeren değişkenlerden oluşan veriler kullanılmıştır. Mobbing ölçeği 38 ifadeden, İş-Yaşam Dengesi ölçeği 15 ifadeden oluşmaktadır. Yapılan korelasyon analiz sonucu elde ettiğimiz bulgularla Mobbing ile İş-Yaşam dengesi arasında (r=-0,164) çok zayıf negatif yönlü ilişki tespit edilmiştir. Mobbing alt faktörü İletişim ile İş-Yaşam Dengesi arasında (r=-0,186) çok zayıf negatif yönlü ilişki tespit edilmiştir. Mobbing alt faktörü İtibar ile İş-Yaşam Dengesi arasında (r=-0,175) çok zayıf negatif yönlü ilişki tespit edilmiştir. Mobbing alt faktörü Yaşam ile İş-Yaşam Dengesi arasında (r=-0,164) çok zayıf negatif yönlü ilişki tespit edilmiştir. Yapılan regresyon analizi sonucu Mobbing'in İş-Yaşam Dengesini (β=-0,103 p<0,05) negatif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Mobbing alt faktörü İletişimin İş-Yaşam Dengesini (β=-0,142 p<0,05) negatif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Mobbing alt faktörü İtibarın İş-Yaşam Dengesini (β=-0,116 p<0,05) negatif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Mobbing alt faktörü Yaşamın İş-Yaşam Dengesini (β=-0,134 p<0,05) negatif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Mobbing, İş–Yaşam, Psikolojik Taciz, Psikolojik Şiddet, Zorbalık, Yıldırma
İş stresinin iş motivasyonu üzerine etkisi: Alışveriş merkezinde bir uygulama
Günümüzde çalışanlar gerek günlük yaşamlarında gerekse de belirli zamanı kapsayan iş yaşantılarında belli seviyelerde stres kaynakları ile yüz yüze gelmektedirler. Stres kaynağının hızlı ve doğru biçimde tespit edilmesi olumsuz etkilerinin azaltılmasında önemli rol oynamaktadır. Çalışanların işteki yüksek performans sergilemeleri için huzurlu bir işyeri ortamı ile görev ve sorumluluklarının belirlenmiş olduğu örgütsel iklime ihtiyaç duyarlar. Diğer bir deyişle, çalışanların performansı iş stresi ve iş motivasyonunda etkilenmektedir. İşletmelerde çalışanların motivasyonunun yüksek tutulması stressiz ortamlarda çalışmalarına da bağlıdır. Bunun için işletme yöneticileri tarafından stres kaynaklarının kökenini ve motivasyon unsurlarının çalışanlar üzerindeki etkisini bilinmelidir. Araştırmanın gayesi İş stresi ile İş motivasyonu arasındaki ilişkinin tespit edilmesidir. Bu amaçla Ankara ilinde bulunan bir alışveriş merkezinde çalışan 200 gönüllü işgörene ulaşılmıştır. Modern hayatın önemli unsurlarından biri olan stres doğru yönetilmediğinde ciddi sorunlara yol açabilmektedir. Elde ettiğimiz bulgularla İş stresi ile İş motivasyonu arasında çok zayıf-zayıf ve orta düzeyde negatif yönde ilişkileri tespit edilmiştir. Ayrıca İş stresinin İş motivasyonu ve alt faktörlerini (İçsel, Dışsal) negatif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Demografik değişkenlerden cinsiyet ve medeni durumun ise iş stresi ve iş motivasyonu ile anlamlı şekilde farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Stres, İş Stresi, Motivasyon, İş Motivasyonu
Alışveriş mekanlarında kullanılan levha haldeki duvar kaplama malzemeleri, uygulama yöntemleri ve mekandaki görsel etkileri
Ticari bir eylem olarak kabul edilen alışveriş kavramı, insanlık tarihinde çok eski çağlara kadar dayanır. Günümüzde, alışveriş sadece ticari bir eylem değil, aynı zamanda günlük yaşamda önemli yer tutan sosyal bir etkinliklerden biri haline gelmiştir. Alışveriş mekanlarının insan hayatındaki önemi, daha fazla ihtiyaca yanıt verebilmeleri için, rekabetin de verdiği ivmeyle, sürekli yeni arayışları gündeme getirir. Görsel etki de öteden beri bunlardan biri olagelmiştir. Duvarlar, mekanda istenilen etkiyi yaratmak için kullanılan en geniş yüzeylerdendir. Bölücü eleman, sergileme yüzeyi vb. gibi karşıladığı fonksiyonların ötesinde, duvarların görsel etkisinin de mekana katkısı yadsınamaz. Duvar yüzeyinde kullanılacak malzeme mekanda yaratılmak istenen etkiyi doğrudan şekillendirir. Ancak tasarımda malzeme tercihi yapılırken görsel etkisi kadar, özellikleri ve uygulama yöntemleri de göz önünde bulundurulmalıdır. Bu çalışmada; alışveriş mekanlarında duvar kaplaması olarak kullanılan ana malzemelerden levha türleri araştırılmıştır. Uygulama yöntemleri ve örnekler incelenerek, mekanda yarattığı görsel etkiler üzerinde durulmuştur. Anahtar Sözcükler: Alışveriş Mekanları, Görsel Etki, Malzeme, Duvar Yüzeyleri, Levha Kaplamalar.
The transformation of cinema halls in the context of public sphere and social memory: The case of Emek Cinema
Cinema is a mass communication tool that has come from the past, develops depending on technology and is accepted as the seventh art branch. Cinema contains social dynamics both with its production style and viewing practices. Movies are produced and watched collectively in cinema halls. With neoliberal policies and urban transformation projects, cinema halls are closed and become part of shopping centers. The history and identity of the cities are destroyed by the demolished buildings and the buildings built in place of these. In reconstructed urban spaces, social encounters are minimized with smaller theaters and large areas where public debates are possible are excluded. The fact that the cities have lost their uniqueness, turned into a uniform entities and lost their historical identity also affects the social memory extending from the past to the present. With the demolished spaces, the potential of forming a public sphere in cities is eliminated and the social memory is lost. In this study, the relationship between cinema and the city will be examined and the demolitions that took place under the guise of the transformation of cinema halls in Beyoğlu will be historically examined and the effect of urban transformation on public sphere and social memory will be discussed with the example of Emek Cinema. Keywords: Urban transformation, Social Memory, Public Sphere, Cinema Halls, Emek Cinema
Alışveriş merkezlerinin yerel boyutlu girişimciliğe etkilerinin araştırılması
Alışveriş, insanların üretmeye başladıkları zamandan bu yana değişen bir kavram olmuştur. Alışveriş kavramının değişmesi alışveriş için tercih edilen mekanların da değişimini gerektirmiştir. Temeli kapalı çarşı modellerine dayanan alışveriş merkezleri günümüzde tüketicilerin tercih ettikleri yapılar olmaktadır. Bu tercihin nedeni alışveriş merkezlerinin modernliğe, çeşitliliğe ve sosyal ortamlara sahip olmasıdır. Tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılarken aynı zamanda eğlenmek ve sosyalleşmek istemesi alışveriş merkezlerinin önemini arttırmaktadır. Alışveriş merkezleri büyüklüklerine göre sınıflandırılmakta ve birçok değişik yapıda alışveriş merkezi çeşidi bulunmaktadır. Bu durum alışveriş merkezlerini diğer alışveriş mekanlarından farklılaştırmaktadır.Alışveriş merkezlerinin sahip olduğu birçok özellik yerel boyutta faaliyet gösteren girişimlerde bulunmamaktadır. Bu durum yerel girişimler açısından olumsuz sonuçlar ortaya çıkarmaktadır. Özellikle yerel girişimlerin alışveriş merkezleri ile rekabet edememesi ayakta kalmalarına ve büyümelerine engel olmaktadır. Alışveriş merkezleri kuruldukları kente, fiziksel, ekonomik ve sosyal açıdan etki etmektedir. Alışveriş merkezleri kentlerin kalkınmasına ve gelişmesine katkı sağlarken yerel girişimlerin ayakta kalması için olumsuz bir durum oluşturmaktadırlar. Bunun yanında alışveriş merkezlerinin bölgelerdeki ticareti canlandırması az da olsa yerel girişimleri de canlandırmakta ve olumlu etkileyebilmektedir.Bu araştırmada alışveriş merkezleri ve etkileri teorik olarak incelenmiştir. Daha sonra, alışveriş merkezlerinin yerel girişimcilik üzerindeki olumsuz etkilerini belirlemeye yönelik bir anket çalışması yapılmıştır. Yapılan araştırmada alışveriş merkezlerinin yerel boyutlu girişimcilik üzerinde olumsuz etkileri olduğu belirlenmiştir.
Raf yönetiminin plansız satın alma üzerindeki etkisi: Kütahya Sera AVM müşterileri üzerinde bir uygulama
Tüketici istek ve ihtiyaçları günümüzde sürekli değişmektedir. Bunun yanı sıra rekabetin artması ve tüketicilerin satın alma davranışlarındaki değişmeler işletmelerin doğru ve en iyi şekilde raf yönetimi yapmalarını zorunlu hale getirmektedir. İyi yapılan raf yönetimiyle tüketicilerin gözlerine hitap edilip tüketicilerin plansız bir şekilde alışveriş yapmaları sağlanabilir. Bu nedenle raf yönetimi ile plansız satın alma arasındaki ilişkinin bilinmesi ve doğru bir şekilde değerlendirilmesi oldukça önemlidir. Bu çalışmada, raf yönetimi ile plansız satın alma arasındaki ilişki analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Veriler, Kütahya il merkezinde bulunan bir Avm'den alışveriş yapan tüketicilerden yüz yüze anket yöntemi kullanılarak toplanmıştır. Yapılan faktör analizinde raf yönetimi mağaza içi raf yerleşimi ve düzeni, rafların idaresi ve mamul teşhiri, etiket kullanımı ve yönetimi olmak üzere 3 boyuta ayrılmıştır. Plansız satın alma ise tek boyut olarak kalmıştır.
Forms and strategies of shopping centers: Which strategies are successful?
Nowadays, Shopping Centers are not for only shopping, they are transferred to multi-functional buildings which can satisfy all kinds of demands. Especially in metropolises and regions that residents have high income level, Shopping Center construction are more than the total number of schools or hospitals. Customers have a key role in highly accelerated number of the shopping centers. This is because of the people who behave not only as customers but also shopping centers being a part of their lives. For this reason, Shopping Centers should not be qualified as a commerce house or a building, they should be evaluated as an industry and every shopping center should be classified according to the standards. Main purpose of this research is to classify all active shopping centers in Ankara according to the specific standards, to determine their main strategic responses related to their industry and to measure their success level in accordance to customers' responses to these main strategies. Ankara is the homeland of every type of shopping centers since the first examples to until recent ones; this increases the efficiency of this research and provides accessibility to every type of shopping centers. According to the results of quantitative and qualitative studies, different strategic responses are determined for each different shopping center types and success level of these responses are confirmed in relation to customers' opinions. Key Words: Shopping Center, Strategical Response, Ankara
Alışveriş merkezlerinde bulunan oyun alanlarının çocukların gelişim alanlarına uygunluğunun incelenmesi: Çankırı ili örneği
Oyun, çocukluk döneminde eğlenceyi ve eğitimi birleştiren bir aktivite olarak karşımıza çıkmaktadır. Oyunlar çocuklarda mutlu anları oluşturmanın yanı sıra arkadaş ilişkilerinin kurulmasını ve bu ilişkileri sürdürebilme becerilerini de desteklemektedir. Alışveriş merkezlerinde bulunan oyun alanlarının çocukların oyun seçimlerini, yaratıcılığını, oyundaki kültürel unsurları, oyun aracılığı ile aktarılan olumlu ve olumsuz kazanımları ve tüm bunların çocukların gelişimsel dönemine uygunluğunun değerlendirilmesi çalışma konusudur. Bu çalışmada amaç ise oyun alanlarının yaş özelliklerine uygunluğunun ortaya konulmasıdır. Araştırmanın ana evrenini Türkiye'deki alışveriş merkezlerindeki oyun alanları oluştururken, çalışma grubunu ise Çankırı İli merkezindeki alışveriş merkezlerindeki oyun alanları oluşturmaktadır. Çankırı ilindeki alışveriş merkezleri ulaşılabilir olduğu için araştırmanın evreni aynı zamanda çalışma grubunu da oluşturmaktadır. Çalışmada kullanılan veri toplama aracı araştırmacı tarafından geliştirilmiştir ve iki bölümden oluşmaktadır. İlk kısımda oyun alanı hakkında genel bilgiler yer alırken ikinci kısımda ise oyunların kapsamı incelenmektedir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış olup veriler betimsel analiz ile değerlendirilmiştir. Betimsel analiz, çeşitli veri toplama teknikleri ile elde edilmiş verilerin daha önceden belirlenmiş temalara göre özetlenmesi ve yorumlanmasını içermektedir (Yıldırım ve Şimşek, 2018). Araştırma sonucunda Çankırı'da bulunan iki oyun alanındaki materyallerin bilişsel gelişimi, fiziksel gelişimi, kas motor gelişimini, sosyal gelişimi, dil gelişimini, duyuşsal gelişimi desteklediği görülmüştür.
Alışveriş merkezi tasarımında pazarlama danışmanlığı (Kocaeli il merkezi örneğinde incelenmesi)
21. yüzyıla girdiğimiz şu günlerde tüm dünya ülkelerinde bir değişim süreci söz konusudur. Nüfusun artışı, ekonomik değişimler, teknolojinin gelişimi, sosyal hayatın farklılaşması, yer ve ulaşım koşullarının değişmesi, yaşam tarzı ve standartların değişmesi, dünya pazarında alışveriş olgusunun hızla büyümesine neden olmuştur. Değişen alışveriş olgusu ile insanların alışveriş alışkanlıkları ve talepleri farklılaşmış, sosyal hayattaki bu hızlı değişim klasik alışılagelmiş alışveriş mekanlarını da etkilemiş ve beraberinde bu mekanlarda değişiklik getirmiştir.Tüm bu gelişmelerle birlikte tüketim, tüketici özellikleri, alışveriş alışkanlıkları ve hatta mağazacılık ve perakendecilik sektörleri de değişime uğramıştır. Günümüzde pek çok mağazanın ve perakendecinin bir arada bulunduğu alışveriş merkezleri artık bu birlikteliği uyum içinde sürdürebilmek, müşterileri kendine çekmek, merkez içinde konforu sağlamak ve doğru işleyen sistemini korumak için yeni stratejiler üretmek zorunda kalmıştır. Alışveriş merkezlerinin işleyiş mantıkları ?akılcılaştırma ve büyüleme? kavramları aracılığıyla açıklanabilir. Akılcılaştırma ve büyüleme arasındaki ilişki, alışveriş merkezlerinin çok sayıdaki tüketiciyi kendine çekme ve tutma konusunda karşılaştığı güçlükleri aydınlatır. Akılcılaştırma, sistemin rasyonel işlemesini sağlarken soğuk, kuru, heyecandan uzak ortamlara yol açar. Büyüleme ise bu mekanları, çekici ve sihirli kılma işlevini yüklenir.Alışveriş merkezlerinin kent içindeki konumlanmaları ve kullanımlarının akılcılaşarak değişen anlam ve boyutu, bu mekanların tasarımında artık yalnızca mimar ve mühendislerin değil, emlak yatırım-pazarlama danışmanlığı gibi farklı uzmanlıklarında rol almasını gerekli kılmıştır.Bu çalışmada bir alışveriş merkezinin pazarlama danışmanlığı başlığı altında doğru kriterlerle hizmete girip, başarısını devam ettirebilmesi için, yer seçiminden, planlaması ve yönetimine kadar sürdürülen çalışmalar aşama aşama anlatılmış ve son olarak Kocaeli il merkezinde yapılan alan araştırmasıyla çalışma desteklenmiştir.Anahtar Kelimeler: alışveriş merkezleri, akılcılaştırma, büyüleme, pazarlama danışmanlığı