Arazi kullanımı

79 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Ortak arazilerin yönetiminde Osmanlı tarzı (1839-1914)

Bu çalışma Osmanlı ortak arazilerinin yönetimini ve kullanımını konu edinmektedir ve ilgili alandaki çalışmaların nedretinden doğmuştur. Araştırmacı farklı coğrafyalardaki ortak arazilerin tarihsel kökenleri, yönetimi ve kullanım şekilleri üzerine kaleme alınan teorik araştırmaların ve vaka çalışmalarının cazibesine kapılarak yola çıkmış olup Osmanlı ortak arazileri alanındaki boşluğu doldurmaya katkıda bulunmak niyetindedir. Çalışma ortak arazilerin mera, yaylak-kışlak, orman, harman yerleri ve umumî yollar gibi kırsal veya kırsala ilişkin versiyonlarına odaklanmış olup meseleyi üç ana başlıkta ele almıştır. Çalışma öncelikle ortak arazilerle ilgili olarak geliştirilen teorik ve kavramsal çerçeveyle ilgilenmiştir. İkinci olarak on dokuzuncu yüzyıl öncesindeki idare ve kullanım pratikleri ele alınmıştır. Son olarak ortak arazilerle ilgili hukukî ve kurumsal dönüşümlere sahne olan on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından sonraki döneme odaklanılmıştır. Ele alınan birinci dönem çoğunlukla toprak hukuku mevzuatının satır aralarından yola çıkılarak aydınlatılmaya çalışılmıştır. İkinci döneme ilişkin idare pratikleri ise yine ağırlıklı olarak dönemin hukukî mevzuatından istihraç edilmekle birlikte söz konusu mevzuatın seçili bir bölgede nasıl uygulandığı üzerinden de takip edilmeye çalışılmıştır.

Arazi kullanımıArazi yönetimiOrtak paylaşım+3
Zeynep Akan Yetişir
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Osmancık ilçesinde tarımsal arazi kullanımı

Nüfusun hızla artması, küresel iklim değişikliği ve son yıllarda gıda üretimindeki ciddi sıkıntılar, mevcut arazi potansiyelimizin kullanımı ve sürdürülebilirliği konusunda planlama gerektirmektedir. Doğal ortama uyumlu şekilde olmayan arazi örtüsü üzerindeki değişimler, önlem alınmazsa, gelecekte ciddi bir sorun teşkil edecektir. Bu çalışmada Karadeniz Bölgesi'nin Orta Karadeniz Bölümü'nde yer alan, idari bakımdan Çorum iline bağlı olan, Osmancık ilçesinin tarımsal arazi kullanımı ele alınmıştır. Çalışmada büyük ölçüde CORİNE Projesinden ve Landsat 8 uydu verilerinden yararlanılmıştır. HGM'den ve MTA'dan alınan veriler, coğrafi bilgi sistemleri aracılığıyla işlenerek güncel arazi kullanım haritası oluşturulmuştur. Çalışmanın amacı; su kaynaklarının yeterli olduğu, verimli tarım arazilerinin bulunduğu ilçede, arazinin kullanımı, değişimi ve sürdürülebilirlik açısından planlamasını ortaya koymaktır. Çalışma alanı, Batı Anadolu'yu Orta ve Doğu Karadeniz ile Doğu Anadolu'ya bağlayan kavşak noktasında yer almaktadır. Osmancık'ı; ilçenin batısı ve kuzeyindeki dağlık kütleler, güneyde yer alan hafif eğimli sahalar ve Kızılırmak vadisinin olduğu yerleşim ve tarım alanlarının kapladığı sahalar olmak üzere üç ayrı üniteye ayırmak mümkündür. Osmancık'ta jeolojik olarak metamorfik ve volkanik kütleler hakimdir. Tortul sahalara da rastlanmaktadır. İlçenin en önemli akarsuyu Kızılırmak Nehri'dir. Ilıman ikliminin yanı sıra Kızılırmak Vadisi boyunca ilçenin verimli arazilere sahip olması, ilçenin konumunu ve değerini pekiştirmiştir. 1996-2002 yılları arasında yapılan Obruk Barajı sayesinde sulanabilir alanlar 1641 hektara ulaşmıştır. Ancak son 20 yılda I. sınıf araziler yerleşime açılmış, ilçedeki çeltik üretim alanları ile yerleşim alanları iç içe geçmiştir.

Arazi kullanımı
Havva Arslan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Arazi değerlendirmesi ve arazi kullanım planlaması amacıyla yeni bir paket proğram geliştirilmesi

32 ÖZET Bu çalışmada arazi değerlendirme çalışmalarında bilgisayardan yararlanma olanakları araştırılmış, mevcut çalışmalar incelenmiş ve paket program yazılmıştır. Sayısal arazi değerlendirme çalışmalarında hesaplamaların fazlalığı zaman almakta ve hataların artmasına neden olmaktadır. Gelişen bilgisayar teknolojisi her alanda olduğu gibi günümüzde modelleme ve similasyon çalışmalarıyla tarımsal araştırma ve geliştirme çalışmalarında etkin olarak kullanılmaktadır. Belirli metod ve özel çalışmaların bilgisayarla takibi için bilgisayar donanımı yanında amaca hizmet eden yazılımın olması gerekmektedir. Bundan hareketle Şenol Arazi Derecelendirme Yönteminin İşlem adımlarına uygun olarak bu paket yazılmıştır. Paket programın IBM uyumlu kişisel bilgisayarda kullanıcıyla etkileşimli ve kullanıcının deneyimli olmadığı varsayılaraktan yazılmış olması yaygın kullanımı artıracaktır. Bu pakette başka bir çalışmada belirlenen Arazi Kullanım Türleri, Haritalama Birimlerinin (HB), Arazi Karakteristikleri (AK) kodları, AKT'lerin toprak isteklerine ve buna bağlı olarak AK'nin farklı düzeyleri için Oransal Beklenilen Ürün (OBÜ) değerleri, AKT'lerin Karlılık Endeksleri (KE) ve ekolojik uyum faktörleri girdi verileri olarak kullanılmıştır. Pakette bu girdi verileri kullanılarak her bir haritalama biriminin AKT'lerin uygunluğunu yansıtan Fiziksel Haritalama Birimi Endeksleri (FHBE), Potansiyel kullanım grupları ve Oransal Haritalama Birimi Endeksi (OHBE) ile Tarımsal Kullanıma Uygunluk Sınıfları (TKUS) otomatik olarak belirlenmiştir.

Arazi kullanımıPaket programlarToprak
Yaşar Tekeş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1994
00
Master'sOpen AccessTR

Landsat sayısal uydu verileri kullanılarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Güzelyurt bölgesi arazi kullanım haritasının oluşturulması üzerine bir araştırma

IV öz Bu araştırmada, 8 / Ağustos / 1986 tarihli Landsat 5 TM Uydu verilerinin 3., 4. ve 5. band kombinasyonlarından yararlanılarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Güzelyurt Bölgesinin arazi kullanım haritası çıkarılmıştır. Bu amaçla çalışma alanının 3 band kombinasyonundan zenginleştirilmiş ve unsupervised görüntüleri elde edilmiştir. Çeşitli arazi örtü tiplerini görebilmek ve unsupervised görüntüyü arazide kontrol etmek için test alanları seçilmiş ve unsupervised sımflandırılmış görüntü, küçük alanlar dışında arazi gerçeğiyle büyük benzerlik göstermiştir. Çalışma alanında deniz, kumsal, tahıl-mera, narenciye, orman, orman- çeşitli ağaç, maki-çalılık, dere yatağı, taşlı arazi, sarp çıplak arazi olmak üzere 10 çeşit arazi kullanımı tesbit edilip çalışma alanının supervised sınıflandırmasıyla beraber arazi kullanım haritası hazırlanmış ve sonuç olarak zenginleştirilmiş görüntü, unsupervised görüntü ve arazi kontrolleri bir arada kullanılarak orta ölçekte şimdiki arazi kullanım haritalarının başarıyla hazırlanabileceği ortaya konmuştur.

Arazi kullanımıKıbrıs-GüzelyurtToprak+1
Mahmut Dilaver Aykurt
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1995
00
Master'sOpen AccessTR

Emirler-Çavuşlu (Mersin) dolayının jeolojisi ve arazi kullanım potansiyeli

77 ÖZET Yüksek Lisans (Master) tezi olarak hazırlanan bu çalışma ile Mersin'in kuzeyinde Emirler-Çavuşlu (Mersin) dolaylarında yaklaşık 210 km-2lık bir alanın ayrıntılı jeoloji incelemesi yapılarak, şehir alanlarının planlamasında etken olabilecek morfolojik ve jeolojik unsurlar, yerleşme ve tarım alanlarına elverişliliği bakımından toprak cinsleri, kayaların fiziksel ve kimyasal özellikleri, yapı malzemesi kaynaklan, eğim haritası, birimlerin mühendislik özellikleri ve Landsat TM uydu görüntülen GIS ortamında değerlendirilerek şehirleşmeye uygun alanlar belirlenmiştir İnceleme saha çalışmaları ile başlamış, laboratuvar çalışmalarıyla devam etmiş ve büro çalışmalarıyla sona ermiştir. Saha çalışmalarında, jeolojik haritalama, heyelan haritalaması ve numune derlenmesi yapılmışta". Laboratuvar çalışmalarında, şehirleşmeye yönelik arazı kullanım potansiyel haritalarının hazırlanması için, hazırlanan ve derlenen haritalar ile topografik haritalar ARCMNFO'da sayısallaştırıldıktan sonra Erdas Raster GIS ortamına aktarılarak bir veri tabam oluşturulmuştur. Ayrıca derlenen örnekler üzeninde paleontolojık çalışmalar yapılmıştır. Büro çalışmasıyla, arazi ve laboratuvar incelemeleri sonucunda elde edilen verilerin ışığı altında tez yazım, çizim ve düzenleme işlemleri yapılmıştır. Çalışma alanında Mesozoyik ve Senozoyik yaşlı yedi litostratigrafi birimi ayırtlanarak haritalanmıştır. Temeli Geç Kretase yaşlı, radyolarit, serpantin, kireçtaşı blokları, amfibolit ve flış karekterlı birimlerden oluşan Fındık melanjı oluşturur Bunun üzerinde diskordan olarak Tersiyer yaşlı (Burdigalıyen-Langhiyen), boz-gn renkli çakıllı kumtaşı, kumtaşı, kumlu- çakıllı orta kalın tabakalı kireçtaşı yapılışlı Kaplankaya formasyonu yer almaktadır. Kaplankaya formasyonu ile yanal ve düşey geçiş sunan Burdigaliyen-Langhiyen yaşlı Karaisalı formasyonu ise, başlıca resifal nitelikli, algH, mercanh, akı dokulu, kireçtaşlarından oluşmuş olup karstik yapıdadır Langhiyen-Serravaliyen yaşh, sılttaşı-kumtaşı aratabakalı, şeyl yapılışlı Güvenç formasyonu, bunun üzerine ise dıskordan olarak Üst Miyosenin Tortoniyen katını temsil eden, başlıca san renkli, orta-kalın tabakalı, iyi boylanmış, kumtaşı, siltli-killi kumtaşı yapılışlı Kuzgun formasyonu yer almaktadır Tersiyer birimleri üzerine diskordan olarak geniş alanlar kaplayan kalıcı ve alüvyon gelmektedir.78 Çalışma alanında, Tersiyer birimlerinden ölçülmüş doğrultu ve eğimler ile gül diyagramları ve nokta kontur diyagramları oluşturulmuştur Bu diyagramlar ile bölgeyi etkileyen kuvvetlerin konumlan ve sonuçlan araştırılmıştır. Buna göre Tersiyer birimleri kuzeybatı-güneydoğu yönlü kuvvetlerden etkilenmişdir Yapılan çalışmalardan birisini de çalışma alanındaki heyelanların arazi gözlemleri ve hava fotoğraflarından yararlanılarak haritalanması oluşturmuştur Ayrıca çalışma alanındaki kayaçların ve zeminlerin jeoteknik özelliklen araştırılmış, yapı malzemesi alanları belirlenmiş, inceleme alanına ait zemin sınıflama haritası oluşturulmuştur. Sayısallaştırılan topografik haritadan Erdas Raster GIS ortamında eğim haritası oluşturularak, inceleme alam eğim guruplanna göre sımflandınlmış ve arazinin kullanım şekli belirlenmiştir. Çalışma alanına ait Köy Hizmetlerinden sağlanan toprak haritasında I, II., III., ve IV. yetenek sınıfına ait toprak gurupları, şehirleşmeye uygun olmayan alanlar olarak değerlendirilmiştir Bu çalışma ile kentsel gelişmeye uygun alanların seçiminde jeolojik ve jeomorfolojik bilgilerden objektif olarak yararlanıldığında, yanlış seçimlerden kaynaklanan çevre sorunlarının önlenebileceği görülmüştür.

Arazi kullanımıMersin-Emirler-Çavuşlu
Hidayet Tağa
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1995
00
Master'sOpen AccessTR

Makine öğrenmesi ile uydu görüntüleri üzerinden mekansal ve zamansal değişimin bulut tabanlı google earth engine kullanılarak değerlendirilmesi (Zonguldak örneği)

Arazi örtüsü değişimlerinin tespiti ve izlenmesi, ekosistemlerin dinamiklerini anlamak ve doğal kaynakları etkin bir şekilde yönetmek için çok önemlidir. Özellikle Google Earth Engine (GEE) gibi platformlar aracılığıyla makine öğrenmesi tekniklerindeki son gelişmeler, arazi örtüsü sınıflandırmasının doğruluğunu ve verimliliğini önemli ölçüde artırmıştır. Bu çalışma, 2015 ve 2024 yılları için arazi örtüsünü haritalamak için GEE platformu içindeki Sentinel-2 görüntülerini ve Random Forest algoritmasını kullanmaktadır. Sonuçlar, öncelikle tarım ve kentsel alanların genişlemesinden kaynaklanan orman alanında 2015'teki 49.628,51 hektardan 2024'te 48.363,62 hektara bir düşüş olduğunu göstermektedir. Tarım arazileri 2015'teki 7.223,45 hektardan 2024'te 7.869,61 hektara çıkarken, aynı dönemde kentsel alanlar 8.516,49 hektardan 9.116,39 hektara çıkmıştır. En yüksek arazi örtüsü geçişi, 2.582,14 hektarlık bir değişimle ormandan tarım arazisine doğru gözlemlendi. Bu çalışma, makine öğrenimi ve uydu tabanlı verilerin entegrasyonu sayesinde son yıllarda arazi örtüsü sınıflandırmasının dinamik doğasını vurgulamaktadır. Bulgular, sürdürülebilir arazi yönetimi ve çevre koruma için sürekli arazi örtüsü izlemenin önemini vurgulamaktadır.

Arazi kullanımıRastgele ormanlarUzaktan algılama
Adem Uzun
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ünye'de sürdürülebilir kentsel arazi kullanımı

Ünye şehri, Karadeniz Bölgesi'nin Orta Karadeniz Bölümü'nde, Ordu ili sınırları içerisinde ve ilin kuzeybatı kesiminde ilçe merkezi konumunda olan kentsel yerleşme alanıdır. Çalışmanın amacı Karadeniz sahil yolu üzerinde bulunan, Ordu'nun önemli limanlarından birinin yer aldığı Ünye şehir merkezinin kentsel arazi kullanımını sürdürülebilirlik bağlamında değerlendirmektir. Ayrıca, Ünye'nin şehir içi arazi kullanımını ele almak ve mevcut yerleşim sorunlarını ortaya koymak, onlara yönelik çözüm önerileri geliştirmek ve böylece şehrin sağlıklı bir şekilde gelişmesine katkı yapmaktır. Araştırmanın odak noktasını, "Arazi kullanımı açısından şehirsel fonksiyonlar şehrin ihtiyaçlarını karşılayabiliyor mu? Şehirsel fonksiyonlar şehrin ihtiyaçlarını karşılayabilecek şekilde sürdürülebilir kullanım için nasıl planlanmalıdır?" soruları oluşturmaktadır. Araştırma literatür taraması, saha araştırması, nicel veri analiz yöntemi ve Coğrafi Bilgi Sistemi yardımı ile oluşturulmuştur. Çalışma sahası, 18 mahalleden oluşan kentsel alan sınırı dâhilinde 30,30 km2'lik alandan oluşmaktadır. Belediye hizmet alan sınırı, 18 mahalleden oluşan kentsel mahalle sınırlarını aşmakla birlikte doğu ve batı yönünde Karadeniz kıyı şeridi boyunca uzanıp yaklaşık 26 km2'lik sahadan oluşmaktadır.18 kentsel mahalleden oluşan Ünye şehri, 59 köy yerleşmesine, Büyük Şehir Kanununa göre ise 85 mahalleye (kentsel+kırsal) idari merkezlik yapmaktadır. Ayrıca komşu ilçeler ve bunlara bağlı yerleşmeler için de yönetim fonksiyonu açısından merkezi bir görev üstlenmektedir. Ünye şehri ve çevresinde genel arazi kullanılışı doğu-batı doğrultuludur. Şehir kuzeyden Karadeniz güneyden ise kıyıya paralel uzanan dağlar ve bunların uzantıları olan sırtlar tarafından sınırlandırılmıştır. Ünye şehrinin çok eski ve köklü bir yerleşme tarihi bulunmaktadır. Kültürel fonksiyonlar içerisinde yer alan eğitim fonksiyonu bakımından Ünye şehri, çevre yerleşmeler için merkezi bir konumda olup tercih edilen bir şehirdir. Ünye'de 81 okul bulunmakta ve bu okullarda 24.880 öğrenciye 1.709 öğretmen eğitim vermektedir. Sağlık fonksiyonu açısından da Ünye şehri; biri özel iki devlet hastanesi ve 10 aile sağlığı merkezi ile kırsal alanlar için etki sahası bakımından geniş bir hinterlanda sahiptir. Ünye'nin ticaret fonksiyonunun %51'ini perakende ticaret oluşturmaktadır. Karayolu, denizyolu ve havayolu ulaşım fonksiyonu yönünden önemli bir lokasyondadır. Ünye şehrinde yerleşmenin yönü batıya doğrudur. Fakat sürdürülebilir bir kullanım için şehrin batısında yer alan Atatürk, Gölevi, Göbü ve Sahilköy mahalleri hem jeolojik hem de jeomorfolojik unsurlara bağlı olarak konut alanları açısından sınırlı bir alanı bulunmaktadır. Ünye şehrinin doğusunda Yüceler, Güzelyalı, Eskikızılcakese ve Keş mahalleleri sürdürülebilir bir kullanım için yerleşme alanı açısından daha uygun ortam koşulları sunmaktadır. Bu mahallerin konut gelişme alanları doğal ve beşeri şartlar açısından da elverişlidir.

Arazi kullanımıCoğrafyaFonksiyonlar+3
Ali Yamak
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kalecik (Ankara) ve Söke (Aydın) ilçelerinde karşılaştırmalı arazi kullanımı ve planlama önerileri

Bu çalışmada "Kalecik (Ankara) ve Söke (Aydın) İlçelerinde Karşılaştırmalı Arazi Kullanımı ve Planlama Önerileri" adlı araştırma ele alınmıştır. Coğrafi konumları farklı, birbirine uzak mesafede bulunan, yer şekilleri, iklim, nüfus ve yerleşme özellikleri bakımından farklı olan Kalecik ve Söke ilçeleri "arazi kullanımı açısından farklılıklar ve benzerlik göstermekte midir?" sorusu bu tez çalışmasının temel araştırma sorusunu oluşturmaktadır. Bu noktadan hareketle yürütülen araştırmada; öncelikle Kalecik ve Söke ilçelerinin doğal ve beşeri özellikleri başlığı altında arazi varlığı, tarım, yerleşim, mera, hayvancılık, orman, sanayi, ulaşım, turizm kullanım alanları coğrafi araştırmalarının temel ilke ve prensiplerine bağlı kalınarak incelenmiştir. Arkasından, Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) ortamında arazi ile ilgili problemler ve bunların çözüm önerileri kapsamında bazı bilgiler açıklanmış, arazi kullanımları bakımından karşılaşılan benzerlik ve farklılıklar irdelenmiş, doğal ve beşeri çevre şartlarının Kalecik ve Söke ilçelerinin gelişimi üzerindeki etkileri karşılaştırmalı olarak ortaya konulmuştur. Kalecik ve Söke ilçelerinde temel araştırma sorusunun ve bu soruya bağlı olarak oluşturulan cevaplandırılma sürecinde elde edilen bulgular neticesinde, ana hatlarıyla pek çok farklılığın olduğu tespit edilmiş; coğrafi özellikleri birbirine benzememesine rağmen bazı benzerliklerin de olduğu gözlenmiştir. Günümüzde Türkiye'nin hemen her bölgesi yanlış arazi kullanım problemi ile karşı karşıyadır. Bu çalışma ile arazi kullanımının mevcut durumu ortaya konularak iki ilçenin karşılaştırmalı arazileri incelenerek, nasıl bir kullanım planlamasına sahip olması gerektiği açıklanıp öneriler dile getirilmiştir. Tez beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, girişte tezin genel özelliklerine, araştırma alanlarının konumları ve başlıca özellikleri, araştırmanın amacı ve kapsamı, yöntem ve materyal, kuramsal ve kavramsal çerçeve, önceki çalışmalar, araştırma alanlarının kuruluş ve gelişimleri konularına değinilmiştir. İkinci bölümde Kalecik ve Söke'nin doğal unsurlarını ele alınmıştır. Üçüncü bölümde beşeri unsurlara Türkiye İstatistik Kurumu'ndan temin edilen nüfus verileri kullanılarak, her iki ilçenin nüfus dağılışı, grafikler ve tablolar hazırlanmış, ekonomik, sanayi, ulaşım, turizm faaliyetleri ele alınmıştır. Dördüncü bölümde araştırmanın bulgularına dayanmaktadır. Her iki ilçeye yönelik elde edilen arazi kulanım verileri karşılaştırmalı olarak ele alınmış ve başlıklar altında irdelenmiş, planlanma önerilerinde bulunulmuştur. Son bölüm olan sonuç bölümünde ise çalışmanın genel değerlendirmesi yapılmıştır.

Ankara-KalecikArazi kullanımıAydın-Söke+4
Hüseyin Kesgin
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Tekkeköy ilçesinin (Samsun) doğal ortam özellikleri ve arazi kullanımı

Bu çalışma, Karadeniz Bölgesi'nin Orta Karadeniz Bölümü'nde yer alan Samsun ilinin en küçük merkez ilçesi olan Tekkeköy'ün doğal ortam koşulları ve arazi kullanımını ele almaktadır. Araştırmanın temel amacı, Tekkeköy ilçesinin doğal ortam özellikleri ve arazi kullanımını, dağılış, ilişki kurma, karşılaştırma ve nedensellik gibi coğrafya ilkeleri çerçevesinde ayrıntıları ile incelemek ve elde edilen verilerle var olan literatürü güncel bilgiler eşliğinde yeniden yorumlamaktır. Çalışmanın şekillenmesi üç aşamada gerçekleştirilmiştir. İlk aşamada ilgili literatür taraması yapılarak saha ile ilgili makale, tez, uydu görüntüleri, resmi kurum ve kuruluşlardan alınan dokümanlar, veri setleri, haritalar ve raporlar bir arada incelenmiştir. İkinci aşamada, saha çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Tekkeköy ilçesindeki jeomorfolojik unsurlarla ilgili saha çalışmaları yapılarak, doğal ortam özellikleri incelenmiş ve sahaya ait fotoğraflar çekilmiştir. Üçüncü ve son aşamada ise elde edilen tüm veriler ile bulgular harita ve görsellerle desteklenerek bir arada değerlendirilmiş, gerekli analizler yapılmış ve çıkarımlarda bulunularak, ortaya çıkan sonuçlar sentezlenmiştir. Çalışma bulgularına bağlı olarak, Tekkeköy kıyı ovası ve delta düzlüğünde sanayi tesisleri, yerleşim merkezleri, oteller ve spor tesisleri kurulmasının önüne geçilerek çarpık kentleşmenin önlenmesi ve sürdürülebilir planlamaların yapılması, I. sınıf tarım alanlarının daralması ve amaç dışı yanlış arazi kullanımının önlenmesi, kıyılarda yapılan dolguların durdurulması, kıyıların doğal gelişimine bırakılması ve yanlış kıyı kullanımına son verilmesi gerektiği karar vericilere önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Tekkeköy, Doğal Ortam Koşulları, Arazi Kullanımı.

Arazi kullanımıCoğrafyaCoğrafya eğitimi+6
Fahri Okur
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Arazi kullanımı ve arazi örtüsü değişiminin uzaktan algılama verileri ve yapay sinir ağları yöntemiyle modellenmesi (İzmit örneği)

Bu çalışma; arazi kullanımı ve arazi örtüsü değişiminin öğrenilmesi, tanımlanması; ormancılık, tarım, sanayi, şehir planlama, kırsal ve kentsel yönetim, doğal kaynak yönetimi vb. yönetim çalışmaları için oluşturulacak karar verme süreçlerinin önemli bir aracıdır. Bu çalışmada, hızlı bir sanayileşme sürecine konu olmuş İzmit ili ve yakın çevresinin 2000-2010 ve 2020 yılları arasındaki arazi kullanımı ve arazi örtüsü (AKAÖ) değişimi Uzaktan Algılama (UA) ve Yapay Sinir Ağları (YSA) yaklaşımı ile ortaya konulmuş ve 2030 yılı AKAÖ tahmini yapılarak haritalandırılmıştır. Çalışma kapsamında; uydu görüntüleri kullanılarak dört arazi kullanım sınıfına göre (orman, su, tarım ve yapılaşma alanı) meydana gelen arazi kullanımı değişiminin; yükseklik ve eğim değişkenleri kullanılarak simüle edilmiştir. Simülasyon için Landsat 5 TM, Landsat 7 ETM ve Landsat 8 OLI görüntüleri kullanılmıştır. Bu çalışmada elde edilen görüntüler sınıflandırılmış ve Kappa değerleri 2000 için %91, 2010 için %87 ve 2020 yılı için ise %94 olarak hesaplanmıştır. 2030 yılı simülasyonunun validasyon değeri %89,2 olarak tespit edilmiştir. Bu çalışma sonuçlarına göre, 2020 yılından 2030 yılına gelindiğinde orman alanlarının %0,41, tarım alanlarının %4,38, su alanlarının %0,04 azalacağı bunun yanında sanayi şehri olan İzmit ilinin yapılaşma alanlarının %37,06 oranında artacağı tahmin edilmiştir. Mekânsal ve zamansal düzlemde orman ve su alanlarının düşük hızda azaldığı ancak tarım alanlarının daha hızlı bir düşüş eğilimi içinde olduğu ve bu durumun devam edeceği tahmin edilmektedir.

Arazi kullanımıArazi örtüsüKocaeli-İzmit+2
Gülşen Keçeli
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Karapınar (Konya) tarihsel çölleşme alanı topraklarının uzun süreçte badem-akasya altındaki kalite değişimleri

Bu çalışmanın amacı kuraklık ve rüzgar erozyonu etkisinde kalan Karapınar rüzgar erozyonu koruma sahasında geleneksel badem ile koruma sonrasında dikimi yapılan akasya bitkilerinin toprak agregat yapısı ve oluşumuna etkisini saptamaktır. Çalışma sonrasında, badem-akasya birlikteliğinin arazi koruma çalışmalarına etkisi nicel olarak ortaya konulmuştur.Proje kapsamında yapılan fiziksel, kimyasal, mineralojik ile mikromorfolojik analizler badem ve akasya birlikteliğinin toprakların özellikle fosfor ve organik madde içeriğini tarım yapılan topraklara oranla çok yüksek düzeyde arttırdığını ortaya koymuştur. Sonuçta; İç Anadolu insan peyzajında (anthroscape) özellikle erozyon çalışmalarında badem-akasya dikiminin toprak kalitesi üzerine olumlu etki yaptığı saptanmıştır.

AkasyaArazi kullanımıBadem+1
Oktay Okur
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kırsal kalkınma uygulamaları ve sosyal sermaye bileşeni çerçevesinde manisa salihli ilçesi üzerine yapılan bir araştırma

Birçok ülkede olduğu gibi Türkiye Cumhuriyetinde de kırsal alanlar önemli bir yer tutmaktadır. Her ne kadar Türkiye'de net bir kırsal alan tanımı yapılamamış ve bu yüzden başarılı kırsal kalkınma politikaları yürütülememiş olsa da Türkiye, kırsal alanlara yönelik geliştirilen kalkınma projeleri ve çeşitli uluslar arası tarımsal desteklemelerle kırsal kesimin ekonomik sorunlarını iyileştirmeye ve burada yaşayan insanların refah düzeylerini yükseltmeye çalışmıştır. Kırsal kalkınma yaklaşımlarına 1980'li yıllara kadar tarımda modernizasyon ve devlet müdahaleleri hâkim olurken, bu tarihten sonra serbest piyasa, şeffaflık, sürdürülebilir sosyal ve kırsal kalkınma, hızlı ve katılımcı kırsal kalkınma anlayışı, iyi yönetişim ve sürdürülebilir geçim gibi kavramlar dahil olmuştur. Bu durum tarımsal kalkınmaya dayalı geleneksel kalkınma politikalarından, yerel kaynakları ve dinamikleri de içeren bütüncül kırsal kalkınma yaklaşımlarına yönelimi gerçekleştirmiştir. Çalışmada kırsal kalkınmanın yanı sıra ''Sosyal Sermaye'' konusuna da dikkat çekilmiştir. Sosyal sermaye, insanlar arası güven, birlik ve bütünlük duygusuna dayalı olarak, işbirliği ve ortak eylem potansiyelini harekete geçirmek suretiyle birlikte çalışmayı olanaklı hale getiren, toplumsal gelişimin yanı sıra ekonomik gelişim açısından da önem arz eden bir kavramdır. Sosyal sermaye teorisi soyut bir kavram olmakla beraber, çeşitli bilim adamları ve kurumlar tarafından farklı tanımları bünyesinde barındıran, güven, karşılıklılık, ağlar ve normlar tarafından şekillenen bir sermaye türüdür. Çalışma kapsamında, sosyal sermayenin literatür de öngörülen boyutlarının hangilerinin Salihli kırsal alanına uygulanıp uygulanmadığı ve anlamlı sonuçlar verip vermediği SPSS paket programıyla test edilmiştir. Buna göre hane halkı bireylerinin kırsal yörelerdeki arazi kullanım biçimleri ve gruplara olan üyelikleri sosyal sermaye boyutları açısından değerlendirilmiştir.

Arazi kullanımıKırsal kalkınmaManisa-Salihli+1
Arzu Salkım
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Hasanlar baraj havzasında arazi kullanımındaki zamansal değişimlerin belirlenmesi

İnsanların doğa üzerindeki etkileri gün geçtikçe artmakta ve arazi kullanım biçimleri değişmektedir. Bununla birlikte arazi kullanımındaki değişimler, doğal ekosistemlerden beklenen su veriminin artırılması gibi fonksiyonların düzeyini de etkilemektedir. Artan nüfusa bağlı olarak ihtiyaçları karşılamakta doğal kaynakların yetersiz kalacağının öngörülmesi ile birlikte yakın geçmişte başlayan ve günümüzde daha hızlı bir halde devam eden arazi kullanımındaki zamansal değişimler ile buna etki eden faktörlerin anlaşılması oldukça önemlidir. Bu çalışmada, Hasanlar baraj havzasının (78973 Ha) 1986-2010 yılları arasındaki 3 plan dönemine ait meşcere haritaları, bilgisayar ortamında CBS yardımıyla sayısallaştırılarak, 1986-2010 yılları arasındaki arazi kullanım biçimleri belirlenmeye, arazi kullanımındaki zamansal değişimler alansal olarak hesaplanmaya ve değişimin sebepleri ile Hasanlar barajındaki su verimine etkisi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Sınıflandırmada arazi kullanım biçimleri orman (yapraklı, ibreli, karışık, bozuk), orman toprağı, fındık, ziraat, mera ve diğer alanlar olmak üzere 6 gruba ayrılmış ve zamansal değişimleri incelenmiştir. Orman alanları 1986'da 62817 ha'dan 1998'de 63961 ha'a yükselmiş ve 2010'da 62637 ha'a gerilemiştir. Orman toprağı alanları 1986'da 1375 ha'dan 1998'de 753 ha'a gerilemiş ve 2010'da 2355 ha'a yükselmiştir. Fındık alanları 1986'da 3585 ha'dan 1998'de 3423 ha'a gerilemiş ancak 2010 yılında yapılan amenajman planlarında fındık alanlarının ziraat alanlarına dahil edilmesi nedeniyle alansal büyüklükleri belirlenememiştir. Ziraat alanları 1986'da 8782 ha'dan 1998'de 8326 ha'a gerilemiş ve 2010'da fındık alanlarının da ziraat alanlarına dahil edilmesiyle 11899 ha'a yükselmiştir. Mera alanları 1986'da 267 ha'dan 1998'de 415 ha'a ve 2010'da 613 ha'a yükselmiştir. Diğer alanlar 1986'da 2147 ha'dan 1998'de 2094 ha'a ve 2010'da 1468 ha'a gerilemiştir.1985-2010 arasındaki dönemde çalışma alanına düşen yıllık yağış miktarı 958hm3, bunun barajda toplanan kısmı ortalama 397hm3 ve yüzey akış katsayısı ortalama olarak %41 olarak belirlenmiştir. Melen projesi ile Hasanlar barajından İstanbul'a su taşınmaktadır. Dolayısı ile Hasanlar barajı havzasındaki arazi kullanımının değişmesi hidrolojik olarak hem su verimini hem de su kalitesini etkileyebileceğinden orman, ziraat, mera, orman toprağı, diğer alanlar ve demografik yapıdaki değişimlerin kontrol altına alınması, su verimi ve kalitesinin bu değişimlerden en az şekilde etkilenmesinin sağlanması gerekmektedir. Anahtar kelimeler: Arazi Kullanım Değişimi, CBS, Hasanlar Baraj Havzası, Zamansal Değişim

Arazi kullanımıHavzalarSu verimi
Hakan Yasin Özdemir
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı arazi kullanım yoğunluğundaki iki havzanın su verimi ve kalitesinin araştırılması

İstanbul'un su ihtiyacını karşılayan Büyük Melen Nehri, tarımsal faaliyetlerde kullanılan gübrelerden dolayı noktasal olmayan kaynak kirliliğinden etkilenmektedir. Tarımsal faaliyetler içerisinde de fındık yetiştiriciliği önde gelmektedir. Çalışmada alt havza bazında arazi kullanımının su verimi ve kalitesine etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla arazi kullanım (tarım, orman) yoğunlukları farklı olan bitişik iki alt havzada iki yıl boyunca yağış, akım ve su kalitesi parametreleri ölçülmüştür. İki alt havzada su kalitesi ölçümleri yerleşim yerlerinden önce ve sonra olmak üzere iki ayrı noktada yapılarak yerleşim yerlerinin su kalitesine etkisi de araştırılmıştır. Su kalitesi bakımından havzalar ve ölçüm noktaları karşılaştırılmıştır. Ormanlık havza ve tarım havzasının iki yıllık toplam su verimi 867,5 mm ve 654,9 mm olarak bulunmuştur. Çalışma süresince yapılan ölçümlere göre, tarım yoğun havzanın ortalama elektriksel iletkenlik (Eİ), bulanıklık, toplam askıda katı madde (TAKM), toplam azot (TN), klor, nitrat, sülfat, magnezyum ve kalsiyum değerleri, ormanlık havzaya göre anlamlı olarak yüksek bulunurken ortalama çözünmüş oksijen (ÇO) değeri düşük bulunmuştur. Ortalama pH, toplam organik karbon (TOC), flor, brom, nitrit, fosfat, amonyum, sodyum ve potasyum değerleri bakımından havzalar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunamamıştır. İki havzanın da yerleşim yerlerinden sonra ölçülen ortalama Eİ, klor, fosfat, sodyum, potasyum, kalsiyum değerleri, yerleşim yerlerinden önceki değerlerden anlamlı olarak yüksek bulunmuştur. Ormanlık havzanın ortalama pH ve ÇO değerleri yerleşim yerlerinden önce, ortalama TAKM, sülfat ve magnezyum değerleri ise yerleşim yerlerinden sonra anlamlı olarak yüksek bulunmuş olup iki nokta arasında bulanıklık, TOC, TN, flor, nitrit, brom, nitrat ve amonyum bakımından anlamlı fark bulunamamıştır. Tarım havzasının ortalama ÇO ve TAKM değerleri yerleşim yerlerinden önce, TN, nitrit ve amonyum değerleri ise yerleşim yerlerinden sonra anlamlı olarak yüksek bulunmuş olup noktalar arasında pH, bulanıklık, TOC, flor, brom, nitrat, sülfat ve magnezyum bakımından anlamlı fark bulunamamıştır.

Arazi kullanımıSu kalitesiSu verimi
Tarık Çitgez
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Hani çevresinin (Diyarbakır) jeomorfolojik özellikleri ile arazi kullanımı arasındaki ilişkiler

Hani ilçesi, Güneydoğu Anadolu Bölgesinin Dicle bölümünde yer almaktadır. Diyarbakır'ın kuzeydoğusunda yer alan Hani'nin doğusunda Lice, kuzeydoğusunda Genç, kuzeybatısında Arıcak, batısında Dicle ilçesi, güneyinde Kocaköy ile Sur ilçeleri yer almaktadır. Hani idari olarak, Diyarbakır'a bağlı bir ilçe merkezidir. Hani ilçemizin nüfusu 33.000 dolaylarında olup Diyarbakır'ın önemli yerleşmelerinden biridir. Yer şekilleri bakımından kuzey kesimleri dağlık ve engebeli olan bu ilçemizin nüfus ve yerleşme özellikleri ile düzensiz bir karaktere sahip olduğunu görmekteyiz. Orta ve güney kesimleri ise daha sade bir topoğrafyaya sahip olması hasebiyle nüfus ve yerleşme bakımından daha çekici bir karakterdedir. Güneydoğu Toros dağlarının güneyinde Kenar Kıvrım Kuşağındaki İnceburun dağlarının olduğu kesimde kurulması hasebiyle özellikle de fiziki coğrafya özellikleri bakımından Diyarbakır'ın çeşitlilik arz eden ilçelerinden biridir. Doğu-batı yönlü uzanan sıra dağların arasında yine doğu-batı yönlü uzanan pek çok ovasına sahiptir. Nem, Babiğ, Çimen, Dibri, Siyabelek, Kuş Dağı, Zincibel-Kale Dağları ve Kurtuluş dağı gibi pek çok dağlık alanın hakim olduğu bir sahadır. Bu dağlarında güneyden kuzeye gidildikçe yükselti ve eğim değerlerinin arttığını görmekteyiz. Özellikle Kuvaterner döneminde meydana gelen tektonik faaliyetler ve levha hareketleri ile bu sahadaki miyosen çanağı kapanıp sıkışma ile toptan yükselmenin meydana geldiğini görmekteyiz. Hala Arap platformunun Anadolu Levhasını sıkıştırması ve bindirmesi devam etmektedir. Hani ve yakın çevresi de bu sıkışma ve bindirme olayları sonucu yer yer çökerek ovalık alanların kurulduğunu yer yer de yükselmenin meydana geldiğini söyleyebiliriz. Saha da hem karstlaşma hem de tektonik faaliyetler sonucu kırılmaların meydana geldiğini görmekteyiz. Bu olaylar sonucu karstik aşınım ve birikim şekilleri gelişme göstermiş ve özellikle de polye ovaları meydana gelmiştir. Polye ovalarının haricinde lapya, dolin, uvala, mağara, düden gibi diğer karstik oluşumlarda sahada oldukça yaygındır. Kalkerli yapının yaygın olarak görülmesi sahanın karst topoğrafyası açısından da zengin olduğunu söyleyebiliriz. Genel anlamda Hani çevresindeki arazi kullanımına fiziki şartların etki ettiğini görmekteyiz. İnceleme sahasının merkezi ve güney kesimleri morfolojik özellikler bakımından daha sade bir topoğrafyaya sahipken kuzey kesimleri daha dağlık ve engebelidir. Bunun sonucu olarak yerleşme, nüfus, tarım, hayvancılık, ormancılık gibi faaliyetlerde güney kesimlerde yoğunlaşmıştır. Kuzey kesimlerinde topoğrafyanın elverişsizliğinden beşeri ve ekonomik faaliyetler sınırlıdır. Hani çevresinde toprak özellikleri bakımında çeşitlilik arz etmektedir. Düzlük sistemlerinin yayılış gösterdiği yerlerde terrarossa, kahverengi bozkır ve kahverengi orman toprakları yayılış göstermektedir. Akarsu ve baraj çevresinde yer yer alüvyal topraklar ve dağlık alanların yamaçlarında kolüvyal topraklar görülmektedir. İnceleme sahası karasal bir iklime sahip olduğu için su ihtiyacı yüksek ürünler pek yetişme imkanı bulamamaktadır. Dicle nehri ve barajı ile bazı akarsulardan faydalanılarak sulamalı tarım yapılırken genel anlamda bu kesimde kuru tarım ürünlerine daha çok yer ayrılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Hani, Diyarbakır, Kenar Kıvrım Kuşağı, Jeomorfoloji, Arazi Kullanımı

Arazi kullanımıCoğrafyaDiyarbakır-Hani+2
Cüneyt Tarhan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
11
Master'sOpen AccessTR

Melendiz çayı havzası'nda arazi kullanımı

Melendiz Çayı Havzası Orta Anadolu Bölgesinin Konya ve Orta Kızılırmak Bölümleri içerisinde, Erciyes-Melendiz yöresinin Niğde alt yöresi ile Tuz Gölü yöresinde bulunmaktadır. Araştırma sahası ve yakın çevresi, idari anlamda Aksaray merkez ilçesi, Gülağaç ve Güzelyurt, Çiftlik ilçeleri ile Acıgöl'ün bazı köylerini oluşturmaktadır. Melendiz Çayı Havzası farklı jeomorfolojik birimlerden meydana gelen yeryüzü şekillerine sahiptir. Su bölümü çizgilerine göre oluşturulmuş hidrografik bir havza niteliğindedir. Genel, fonksiyonel ve mikro arazi kullanımı, arazi kullanımının temel coğrafi sınıflandırmasını oluşturmaktadır. Genel arazi kullanımı genel fonksiyonları ifade etmekle birlikte, fonksiyonel arazi kullanımı şehirsel ve kırsal fonksiyonları daha ayrıntılı göstermektedir. Kırsal ve kentsel fonksiyonları daha ayrıntılı ve güncel bir şekilde ifade eden mikro arazi kullanımı, arazi gözlemleriyle daha çok kentsel arazi kullanımını ortaya koymak amacıyla yapılmaktadır. "Melendiz Çayı Havzası'nda Arazi Kullanımı" isimli çalışmamızın üçüncü bölümünde, doğal ortam özellikleri ile arazi kullanımı arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Bu kapsamda, doğal faktörlerden jeoloji, jeomorfoloji, iklim, hidrografya, toprak, bitki örtüsü gibi doğal faktörler ayrı ayrı incelenmiş ve insan eylemlerinin mekâna yansımalarının nasıl karakter bulduğu analiz edilmiştir. Arazi kullanımına etki eden her bir faktörü bağımsız değişkenler kabul ederek bütüncül bir bakış açısıyla arazi kullanımı üzerindeki etkisi açıklanmıştır. Araştırma sahasının nüfusu 1955 yılına kadar yavaş artış eğilimindeyken, 1955'den 2000 yılına kadar dinamik artış ve bu tarihten sonra stabil eğilimindedir. Havzada 1935 yılında 72.814 olan nüfus yaklaşık beş kat artarak 324.880 olmuştur. Araştırma sahasının nüfus açısından en önemli özelliği kır nüfusunun gün geçtikçe azalması ve nüfusun şehirsel alanlarda kümelenmesidir. 1975 yılında kırsal alanlarda yaşanan nüfus göç süreci 2000 yıllarında daha da şiddetlenmiş ve Melendiz Çayı Havzası'ndaki kırsal nüfus şehirsel alanlara ve yurtdışına göç etmiştir. Araştırma sahasında yerleşmenin tarihi Paleolitik döneme kadar inmektedir. Küçük Göllü Dağ ve yamaçları havzada en eski yerleşmelerin olduğu alanlarıdır. Melendiz Çayı kenarında tarıma dayalı olarak kurulan Aşıklı Höyük ve Acemhöyük havzada en önemli Neolitik yerleşmeler arasındadır. Havzada yerleşmeler daha çok toplu yerleşme şeklindedir. Köy sınırları içerisinde köy meydanına yakın olan tarımsal araziler ise tarımsal fonksiyonlarını gerçekleştirdikleri alanlara karşılık gelir. Çalışmamızın son bölümünü Melendiz Çayı Havzası'nın arazi kullanımıdır. Bu bölümde farklı yıllara ait arazi kullanımı haritaları yapılmış ve araştırma sahası Türkiye ile kıyaslanmıştır. Havzada en fazla alan kaplayan ve her türlü kullanıma uygun IV. sınıf araziler ile daha çok bu arazilerin üzerinde yapılan kuru tarım faaliyetleri ile en fazla alan kaplayan arazi kullanımı sınıfıdır. Böylece bu alanlar üzerinde yanlış arazi kullanımı yerine doğru arazi kullanımı, havzadaki nüfusun geleceği açısından hayati önemdedir. Araştırma sahasında Mamasın Barajı'nın yapılmasıyla birlikte arazi kullanımında önemli değişiklikler olmuştur. Kuru tarım alanları azalmış ve sulu tarım arazilerinde artışlar meydana gelmiştir. Tarımsal destek ve hayvancılık destekleriyle birlikte son yıllarda ürün deseninde farklılaşmalar meydana gelmiştir. Yonca tarımı en fazla yetiştirilen bitkisel ürün haline gelmiştir. Yoncanın çok yıllık bir ürün olması bütün ürünlerinde alansal değişikliklere sebep olmuştur. Anahtar Kelimeler: Melendiz Çayı Havzası, Arazi Kullanımı, Nüfus, Yerleşme, Tarım.

AkarsularArazi kullanımıMelendiz Havzası+4
Dündar Dağlı
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Kentleşmenin coğrafi analizi: Keçiören (Ankara) örneği

Keçiören; İç Anadolu Bölgesinin yukarı Sakarya bölümünde, Ankara İline bağlı bir ilçe merkezidir. Aynı zamanda Keçiören, Ankara il merkezinin bir bölümünü oluşturmaktadır. Genel olarak engebeli bir arazi üzerinde gelişen Keçiören, 1936 yılında Etlik, Kalaba ve Ovacık köylerinin birleşmesiyle nahiye merkezi olmuştur. 1953 yılında Altındağ ilçe olduğunda Bağlum ve Keçiören buraya bağlanmıştır. 1966 yılından 1983 yılına kadar Ankara belediyesine bağlanan Keçiören, yerel yönetimlerin yeniden düzenlenmesiyle 30 Kasım 1983 yılında ilçe konumuna gelmiştir.Keçiören'in kentleşmesinde Ankara'nın önemli bir yeri vardır. Çünkü bilindiği gibi Ankara Cumhuriyet'in ilk yıllarında kesintisiz olarak en hızlı kentleşen şehirdir. Kale ve çevresinde küçük bir kent nüvesi olan Ankara, Cumhuriyet'in ikinci yarısında kent çevresinde yayılmaya başlamıştır. 1960 yılına kadar yaklaşık 40 kat artan nüfusuyla Ankara Keçiören'inde içinde bulunduğu kent çevresine süratle yayılmaya başlamıştır.Keçiören Cumhuriyet'in ilk yıllarından 1960'a kadar Ankara'dan bağımsız bir gelişme göstermiştir. Nitekim Ankara'da yaşanan idari, iktisadi ve kültürel değişimler yoğun göç almasına neden olmuştur. Bu dönemden sonra yoğun göç alan Keçiören, hızlı nüfus artışının yaşandığı bir yerleşim birimi haline gelmiştir.Keçiören'de hızla artan nüfus beraberinde büyük sorunları da getirmiştir. Nüfus artışına bağlı olarak kentleşen Keçiören'de en büyük sonun konut sıkıntısı olmuştur. Gecekonduların kentsel alana yayılmaya başlamasıyla Keçiören'de sahte kentleşme yaşanmıştır.Sahte, çarpık ve hızlı kentleşme dönemlerinde Keçiören, Ankara'nın en önemli yoksulluk yuvalarından biri olmuştur. Kent tarihi ve kimliği yok edilerek sadece demografik olarak büyüyen, coğrafi mekânın beton yığınlarıyla kaplandığı, yanlış arazi kullanımının hâkim olduğu Keçiören'de kentsiz kentleşme yaşanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Coğrafya, Ankara, Keçiören, Aşırı Kentleşme, Şehir Coğrafyası, Kentleşme, Demografik Kentleşme,

Ankara-KeçiörenArazi kullanımıDemografi+5
Aşır Yüksel Kaya
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Milas ilçesinin (Muğla) arazi kabiliyet sınıflaması

İncelemeye konu olan Milas ilçesi, Türkiye'nin Ege Bölgesi'nin Kıyı Ege Bölümü'nde yer almaktadır. Çalışma sahası 2.167 km2 yüzölçümüne sahiptir. Çalışma sahasında en büyük yerleşim birimi Muğla ilinin Milas ilçesidir. Bu çalışmada, Türkiye'nin ekolojik koşullarına göre oluşturulmuş yeni bir metodoloji olan Atalay Yöntemi kullanılarak Milas ilçesinin arazi kullanım kabiliyeti özelliklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca elde edilen verilerde farklılıklar ve değişimler ortaya konulmuştur. Araziler, kullanım ve değerlendirme etkinliklerine uygunlukları bakımından kabiliyet sınıflarına ayrılırlar. Arazilerin kabiliyetlerine göre sınıflandırılmasındaki temel amaç, doğal ortam özelliklerine göre araziden en verimli şekilde yararlanmak ve bu sayede sürdürülebilir kalkınmanın yolunu açmaktır. Türkiye'deki arazi kabiliyet sınıflaması ile ilgili çalışmalar, ABD'de 1966 yılından günümüze kadar kullanılan ölçütler çerçevesinde yapılmıştır. Bu nedenle Türkiye'nin ekolojik koşullarına tam olarak uymamaktadır. Bundan dolayı yeni bir yaklaşıma ihtiyaç duyulmuştur. Çalışma, belirli aşamalar izlenerek gerçekleştirilmiştir. Öncelikle literatür taraması yapılarak saha ve konu hakkında detaylı bir altyapı oluşturulmuştur. Daha sonra materyal teminine geçilmiştir. İnceleme alanının 1/25.000 ölçekli topografya haritaları altlık veri olarak kullanılmıştır. Sahanın ekolojik özellikleri açısından gerekli olan iklim, jeomorfoloji (eğim, bakı, yükselti), ana materyal, toprak, bitki örtüsü ve sosyo-ekonomik özelliklerini gösteren haritalamalar yapılmıştır. Bu verilerin tümü, Coğrafi Bilgi Sistemleri yazılımları kullanılarak overlay analizi yöntemiyle değerlendirilmiş, böylece sahanın Atalay yöntemine göre arazi kullanım kabiliyet sınıflaması üretilmiştir. Çalışma sahasında her sınıfa ait arazinin varlığı tespit edilmiştir. Bulunan arazi sınıflamasıyla günümüzdeki kullanımı karşılaştırılmıştır. Karşılaştırma maddeler halinde sonuçlandırılmıştır. Yanlış arazi kullanımının önüne geçmek adına önerilerde bulunulmuştur.

Arazi kullanımıArazi sınıflandırmasıBeşeri coğrafya+3
Volkan Tavas
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Alaçatı (Çeşme-İzmir) bucağı köylerinde kırsal potansiyelin belirlenmesi ve planlanması

ÖZET Yüksek Lisans Tezi ALAÇATI (ÇEŞME- İZMİR) BUCAĞI KÖYLERİNDE KIRSAL POTANSİYELİN BELİRLENMESİ VE PLANLANMASI Fulya KERMAN Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Coğrafya Anabilim Dalı ELAZIĞ - 2004, Sayfa: XIV + 307 Bu çalışma arazi kullanımı ile tarımın gelir ve işgücü açısından yerel ekonomiye olan katkısını ortaya koymaktadır. Böylece politika üretmeye yönelik bilgi sağlayarak, tarım sektörüne katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Çalışma, arazi kullanımı ve tarıma farklı fakat oldukça önemli bir perspektiften bakmaktadır. Analizler, Türkiye'nin Ege kıyısındaki popüler yerleşmelerinden biri olan Alaçatı'da (Çeşme- İzmir), 2002-2003 yaz aylarında gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizlerin amacı, çalışılan alanda tarımın yerinin belirlenmesidir. İkinci olarak ise, tarım sektörünün günümüzde ve gelecekteki gelişimini sağlamak için alman yatırım kararlan ve planlama çalışmaları ve bunları tehdit eden unsurların belirlenmesidir. Elde edilen sonuçların Çeşme ve benzeri kıyı alanlarında politiklar belirlenmesinde, planlama ve tarımsal gelişmenin yönetiminde önemli bir kaynak teşkil edeceği umulmaktadır. Çalışma alanı, coğrafî olarak Karaburun Yarımadası, Urla ve Seferihisar'ın da içinde yer aldığı Çeşme Yanmadası'nda yer almaktadır. Çalışma alam batı Ege'nin turistik alanlarındandır. Çalışma alanında Çeşme ve Alaçatı olmak üzere iki belediye mevcuttur. Çalışma alanında başlıca yerleşmeler, Karaköy, ildin ve Germiyan köyleridir. Bu alanda toplam nüfus 2160 kişidir. Çalışma alanında özellikle ikincil konut ve turizm yapılaşması ile otoban inşaatı gibi uygulamalar sonucunda, tarım alanları önemli ölçüde azalmıştır. Bunun yanısıra son yıllarda kıyı kesimlerde ağ ve kafes balıkçılığı hızla gelişmiştir.

Arazi kullanımıBitki örtüsüCoğrafi özellikler+7
Fulya Kerman
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Kentsel yayılmanın çevreye etkilerinin uzaktan algılama yöntemiyle belirlenmesi Ölüdeniz (Fethiye) örneği

Son 20 yıldır yüksek çözünürlüklü uydu görüntülerinin çevrenin izlenmesi amacıyla kullanımı yaygınlaşmıştır. Arazi kullanımı ve arazi örtüsündeki değişimleri maliyetine oranla kısa sürede ve hassas bir ölçü düzeyinde tespit etmesi özelliğinden dolayı bir çok alanda uzaktan algılama yönteminin kullanıldığı görülmektedir. Bu alanların başında kentsel yayılmanın ve kentsel kullanımların çevre üzerindeki etkilerinin belirlenmesine yönelik çalışmalar gelmektedir. Bu çalışmada uzaktan algılama tekniğini kullanarak ve Ikonos-2 uydu görüntülerinden faydalanılarak 2002 ve 2007 yılları arasında Fethiye Güney-Ölüdeniz-Kayaköy yerleşimlerindeki mekansal gelişme izlenmiştir. 2002 ve 2007 yılları arasındaki arazi değişimi belirlenmiş, kentsel yayılmanın çevre üzerine etkileri incelenmiştir. Ayrıca iki tarih arasında meydana gelen arazi örtüsü ve arazi kullanım değişimlerini sınırlayan topoğrafya ve eğimin kentsel yayılmadaki rolü incelenmiştir. Çalışmanın en temel bulgusu, 5 yıl gibi kısa bir süre içinde orman ve tarım alanlarının hızla yapılaşmış çevreye dönüşmesidir. Orman alanlarında 3 km2, tarım alanlarında 2 km2 azalma olurken kentsel alanlar 10 km2 artmıştır.

Arazi kullanımıKentsel yayılmaUzaktan algılama+1
İbrahim Erim Sanver
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Merkezi fonksiyonları açısından Ağın-Arapgir ve Kemaliye ilçeleri

XIII ABSTRACT Ağın, Arapkir and Kemaliye subjected to our study are in the part of Anatolia. Ağın is in Elazığ, Arapkir is in Malatya and Kemaliye is in Erzincan. The population of these towns fell down in the different time of the history according to the reasons of the wars and their economies. As a matter of fact the population of Arapkir was 20,000, the population of Kemaliye was 19.000 and the population of Ağın was 800 in 1 891 while the population of Arapkir was 6782, the population of Kemaliye was 5428 and the population of Ağm was 1000 in 1927 and sometimes their populations fell down less than the one above. There are some differences in the towns between the past and present activities. The commercial and the Industrial activities developed depending on the caravan trade in the 18 th century made no progress according to the changes of the transportations while the commercial and Industrial activities became important in this period of the time in Arapkir and Kemaliye. In the previous years, the administration activities got a great importance in these towns although it was late. In 1990, 69.1 percent of the population in Ağm. 63.2 percent in Arapkir and 64.4 percent in Kemaliye have been taken in to the Administration service. According to these results, the service in Ağm is related to the admimstriation and agriculture activities, the one in Arapkir is related to the administration and commercial activities and the one in Kemaliye is related to the adrninistration and industrial activities.

Arazi kullanımıBeşeri coğrafyaElazığ-Ağın+3
Erdal Karakaş
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1996
00
Master'sOpen AccessTR

Elazığ İlinin Toprak ve su kaynaklarının optimum kullanımı

ÖZET Yüksek Lisans Tezi ELAZIĞ İLİ TOPRAK VE SU KAYNAKLARININ OPTİMUM KULLANIMI Ugur TEMIZER Fırat Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü İnşaat Mühendisliği Anabilim Dalı 1998, Sayfa 98 Gerek ülkemizde ve gerekse dünyada nüfusun hızlı bir şekilde artmasından dolayı yiyecek ihtiyacı artmaktadır. Bu sebeple toprak ve su kaynaklarını en uygun bir şekilde kullanmak gerekir. Karasal iklime sahip ülkemizde, yaz aylarında büyük ölçüde su ihtiyacı vardır. Kuraklık, tarımsal sulamada büyük bir sorundur. Bu yüzden diğer mevsimlerdeki yüzeysel akışların biriktirilmesi gerekir. Bunun en ekonomik yolu baraj inşa etmektir Bu çalışmada ilimizin Baskil ilçesinin Mikro-havza düzenleme planı ile gölet kapasitesi araştırılmıştır. Bu göletlerin yer seçiminde 1/25.000 ölçekli topoğrafik haritalar kullanıldı. Bu çalışmanın neticesinde Baskil ilçesinde toplam 14 adet sulama ve hayvan içme suyu göleti yapılabileceği sonucuna varılmıştır. Aynı zamanda bu göletlere ait fizibilite çalışmaları yapılarak sunulmuştur. ANAHTAR KEUMFXER: Kuraklık, Tarımsal Sulama, Yağışlar, Göletler

Arazi kullanımıElazığGöletler+1
Uğur Temizer
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
1998
00
Master'sOpen AccessTR

Uluova'da jeomorfolojik ana birimlerle arazi kullanımı arasındaki ilişkiler

ÖZET Yüksek Lisans Tezi M. Taner ŞENGÜN Uluova'da Jeomorfolojik Ana Birimlerle Arazi Kullanımı Arasındaki İlişkiler Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Coğrafya Ana Bilim Dalı 2000, 120 Sayfa Uluova, Doğu Anadolu Bölgesinin Yukarı Fırat Bölümünde, Güneydoğu Toros Kıvrım Sistemi içerisinde yer alan tektonik kökenli bir çöküntü ovasıdır. Uluova, Tarih öncesi çağlardan beri pek çok medeniyetlerin kurulduğu çeşitli sosyal ve ekonomik faaliyetlerin gerçekleştirildiği, Türkiye'nin önemli bir ziraat alanıdır. Bugün de I. sınıf tarım arazilerine sahip verimli ova tabanı üzerinde zengin bir ürün çeşitliliği vardır. Uluova'da arazi kullanımı üzerinde büyük oranda fiziki şartlar etkilidir. Çalışma alanındaki ana jeomorfolojik birimler ; dağlık alanlar, alçak ve yüksek platolar, ovalar, birikinti koni ve yelpazeleri, etek düzlükleri, vadiler, akarsu sekileri ve boğazlardır. İnceleme alanındaki arazi kullanım durumuna bakıldığında; dağlık alanların daha çok otlak, ağaçlandırma alam ve çıplak kayalık olarak, platoların ve etek düzlülderinin kuru tarım alam olarak, birikinti konilerinin yukarı kısımlarının bağ- bahçe, aşağı kısımlarının taşkın alam olarak kullanıldığı, ova tabanları ve akarsu sekilerinin ise daha çok sulu tarım arazileri ve yerleşim alanları olarak kullanıldığı görülür. II

Arazi kullanımıElazığ-UluovaJeomorfolojik özellikler
M. Taner Şengün
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Arazi örtüsü/kullanım değişimlerinin yer yüzey sıcaklığına olan etkisinin araştırılması (Eskişehir ili örneği)

Arazi örtüsü ve arazi kullanımı (AÖ/AK) çeşitli nedenlerle sürekli değişim halindedir. Özellikle şehirleşmenin, sanayileşmenin ve tarımsal faaliyetlerin giderek arttığı son yıllarda değişimin boyutu ve hızı da artmış durumdadır. İnsanı ve etkileşim halinde olduğu çevreyi çok yakından ilgilendiren bu değişimlerin iyi anlaşılması ve yönetilebilmesi için bunların takibine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu bağlamda Uzaktan Algılama bilim dalı AÖ/AK değişikliklerini tespit etmek ve bu değişikliklerin çevresel boyuttaki etkilerinin değerlendirilebilmesi için gerekli araçları ve yöntemleri kullanıcılarına sunmaktadır. Bir Uzaktan Algılama ürünü olan, yer gözlem uydularınca elde edilmiş görüntülerinin kullanılmasıyla türetilen CORINE verileri ve yer yüzeyi sıcaklıkları (Land Surface Temparature-LST) AÖ/AK değişiminin tespitinde kullanılabilecek önemli araçlardandır. Bu çalışmada Eskişehir il sınırı için 1990-2018 yılları arasında meydana gelen AÖ/AK değişimlerinin çevresel boyuttaki etkilerinin araştırılması hedeflenmiş ve bu amaçla CORINE verileri kullanılarak çalışma alanı için 28 yıllık periyotta meydana gelen AÖ/AK değişimi tespit edilmiştir. 1990-2018 CORINE AÖ/AK verilerine dayanarak gerçekleştirilen analizler neticesinde 320.103 ha'lık alanda AÖ/AK değişimi tespit edilmiş olup, yüzdesel alan değişimlerine göre söz konusu yıllar arasında yapay bölgeler sınıfı %2,40; tarımsal alanlar sınıfı %1,82; sulak alanlar sınıfı %0,30 ve su yapıları sınıfı %0,16 artarken; orman ve yarı doğal alanlar sınıfı %4,66 azalmıştır. Yıllar içerisinde şehirleşmenin ve endüstrileşmenin etkisiyle yapay bölgelerin arttığı ve geçirimsiz yüzeylerin genişlediği öte yandan yeşil alanların azaldığı gözlenmiştir. Çalışmada ayrıca, CORINE AÖ/AK değişimleri ile LST değerleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Bunun sonucunda yapay bölgeler sınıfına dönüşen alanların LST değerlerinin arttığı, orman ve yarı doğal alanlar, sulak alanlar, su yapıları sınıflarına dönüşen alanların ise LST değerlerinin azaldığı ortaya konulmuştur.

Arazi kullanımıCORINE-Biyotoplar projesi
Ayşe Akkurt
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2020
00

Related subjects