Türkiye Finansal Raporlama Standardı

Bu konu başlığı altında 98 tez

DoktoraAçık ErişimTR

Entegre raporlamanın işletmelerin finansal performansları üzerindeki etkisinin yapısal eşitlik modeli ile ölçülmesi

Kurumsallaşmanın temelini oluşturan bilgilendirme ve şeffaflığın öneminin giderek artması, günümüzde işletmelerin performanslarının sadece finansal olarak açıklanmasını yetersiz kılmıştır. Dahası işletmelerin sosyal ve çevresel açıdan da topluma karşı sorumlu olduğunun altını çizen sürdürülebilirlik kavramının dünya gündemine oturması, beraberinde işletmelerin performanslarını sosyal ve çevresel açıdan da ifade edebilecekleri kurumsal raporları ortaya çıkarmıştır. İşletmelerin dönem sonu finansal raporlarına ek olarak sosyal ve çevresel performanslarını açıkladıkları; sosyal raporlar, çevresel raporlar, üç boyutlu raporlama (TBL), kurumsal sosyal sorumluluk raporları, sürdürülebilirlik konularıyla ilgili genişletilmiş faaliyet raporları ve bağımsız sürdürülebilirlik raporları zamanla bilgi karmaşıklığı olarak algılanmış ve bir işletmeye ait birden fazla rapor bulunması bu raporların değerlendirilmesini güçleştirmiştir. Bu bağlamda, işletmelerin finansal ve finansal olmayan bilgilerini tek bir raporda gösterilmesini öngören entegre raporlama ortaya çıkmıştır. İşletmelerin sosyal, çevresel ve ekonomik tüm performans göstergelerini tek bir raporda açıklayarak aynı zamanda işletmelere değer katmayı hedefleyen entegre raporlamanın, bu hedefi doğrultusunda işletmelerin entegre raporlarının finansal performansları üzerinde etkisinin olup olmadığı araştırmamızın ana konusunu oluşturmaktadır. Araştırmada, öncelikle işletmelerin sosyal, çevresel ve ekonomik performanslarını ifade eden teorik bir model oluşturulmuştur. Bu model çerçevesinde, entegre raporlamaya en yakın rapor yayınlayan BİST Sürdürülebilirlik Endeksi'ne kayıtlı işletmelerin 2016–2017 yıllarında yayınladıkları sürdürülebilirlik, faaliyet ve entegre raporları, işletmelerin sosyal ve çevresel performans göstergeleri olarak ele alınmış ve Uluslararası Entegre Raporlama Çerçevesi (IIRF)'nde yer alan ilkeler doğrultusunda içerik analizine tabi tutulmuştur. İçerik analizi ile sayısallaştırılan sosyal ve çevresel performans göstergeleri ve ekonomik performans göstergelerinin (işletmelerin dönem sonu zorunlu yayınladıkları bilanço ve gelir tablolarından elde edilen finansal rasyolar) işletmelerin finansal performansına (Aktif karlılığı-ROA ve Öz Kaynak karlılığı-ROE) olan etkisi 'SPSS for Windows 22.00 ve AMOS 22.0' programı kullanılarak Yapısal Eşitlik Modellemesi Yol Analizi Yöntemi aracılığıyla ayrı ayrı analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Araştırmanın sonucunda entegre rapor yayınlamayan 41 işletmenin performans göstergeleri; ROA'yı % 55, ROE'yi ise % 32 oranda etkilerken, entegre rapor yayınlayan ve yayınlamayan 44 işletmenin performans göstergelerinin; ROA'yı % 63, ROE'yi ise % 35 oranda etkilediği, entegre rapor yayınlayan 3 işletmenin performans göstergelerinin ise; ROA'yı % 70, ROE'yi ise % 82 oranda etkilediği görülmüştür. Dolayısıyla araştırma sonucunda entegre raporlamanın işletmelerin finansal performansları üzerinde olumlu etkisi olduğu sonucuna varılmıştır.

Borsa İstanbulEntegre raporlamaFinansal performans+6
Leyla Çelik
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

BOBİ FRS ve dönemsonu mali tablolarının BOBİ FRS'ye uygun hale getirilmesi: Örnek bir uygulama

İşletmeler gerçekleştirmiş oldukları mali karakterli işlemleri muhasebe kayıtlarına aktarmakta ve mali tablolar halinde özetleyerek ilgililere sunmaktadırlar. Muhasebe kayıtlarının tutulması ve mali tabloların hazırlanması belli kurallar dahilinde gerçekleşmektedir. Uygulanan bu kuralların ülkelere göre farklılık göstermesi yurt içindeki bir işletmenin mali tabloları ile yabancı işletmelerin mali tablolarının karşılaştırılmasını engellemektedir. Aynı zamanda yurtdışı yatırımcıların ve kredi kuruluşlarının işletmenin mali tablolarını yorumlamasını ve işletme ile ilgili karar almasını da zorlaştırmaktadır. Küreselleşme ile birlikte işletmelerin artık ülke sınırları dışında da faaliyet göstermesi ve çok uluslu işletmelerin sayısının artması ile birlikte muhasebede de ortak bir dil anlayışının gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bu amaçla Uluslararası Muhasebe Standartları (UMS) ve Uluslararası Finansal Raporlama Standartları (UFRS) yayımlanmış ve bu standartlar birçok ülke tarafından benimsenerek uygulamaya konmuştur. Türkiye'de muhasebe uygulamaları VUK ve MSUGT çerçevesinde gerçekleşmektedir. Bununla birlikte Türkiye UMS ve UFRS'yi Türkçeye çevirerek Türkiye Muhasebe Standartları (TMS) ve Türkiye Finansal Raporlama Standartları (TFRS) ismi ile yayımlamıştır. Günümüzde muhasebe standartlarının hazırlanması ve yayımlanması yetkisi Kamu Gözetimi Kurumuna (KGK) verilmiştir. Günümüzde TMS/TFRS'lerin Kamu Yararını İlgilendiren Kuruluşlar (KAYİK) tarafından uygulanması zorunludur. Bağımsız denetime tabi olup KAYİK dışında kalan orta ve büyük boy işletmeler için ise Büyük ve Orta Boy İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standardı (BOBİ FRS) yayınlanmış ve 01.01.2018 tarihinden itibaren uygulamaya konmuştur. Buna göre bağımsız denetime tabi olup KAYİK kapsamında olmayan ve TMS/TFRS'yi uygulamayı tercih etmeyen işletmeler yıl sonlarında mali tablolarını BOBİ FRS'ye uygun hale getirmekte ve standartlara uygun olarak hazırlanmış olan mali tabloları bağımsız denetime tabi olmaktadır. Bu tez çalışması ile mali tabloların yıl sonlarında BOBİ FRS'ye dönüştürülmesine yönelik örnek bir uygulama ele alınarak uygulayıcılara yol göstermesi amaçlanmaktadır. Bu bağlamda uygulama bölümünde örnek bir işletmenin yıl sonu mali tablolarının standartlara uygun olarak hazırlanabilmesi için düzeltme kayıtları yapılmış, hesaplar BOBİ FRS'ye uygun olarak tekrar sınıflandırılmıştır. Sonuç olarak BOBİ FRS'ye uygun Finansal Durum Tablosu, Kar veya Zarar Tablosu, Özkaynak Değişim Tablosu ve Nakit Akış Tablosu hazırlanmıştır.

Büyük ve orta boy işletmeler için finansal raporlama standardıFinansal raporlama standartlarıFinansal tablolar+5
Çağdaş Sarılgan
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye Finansal Raporlama Standartlarına uyumlu hesap planı önerisi

Bir işletmenin mali nitelikteki işlemlerini toplayan, sınıflandıran, kayıt altına alan, özetleyen ve raporlayan muhasebe sistemi, bu işlevlerini yerine getirirken belli bir düzen ve sistematik halinde çalışmaktadır. Muhasebe bilgi sisteminde üretilen bilginin doğruluğu ve güvenilirliği, hem işletme içi hem de işletme dışı bilgi kullanıcıları için karar vermede kullanımı açısından oldukça önemlidir. Muhasebe bilgi sistemi içerisinde üretilen bilginin özellikle kayıt fonksiyonunu yerine getirirken izlenen sistematik, hesap çerçevesi ve hesap planı ile düzenlenmektedir. Bazı özellikli sektörler hariç, diğer tüm işletmeler için oluşturulmuş hesap planı hem standardın sağlanması hem de karşılaştırılma yapılabilmesi açısından kullanılmaktadır. Ticaretin ve işletme faaliyetlerinin çeşitlenmesi zaman zaman kullanılan hesap planında bazı eklemeler yapılması sonucunu yaratsa da son yıllarda Türkiye'de muhasebe standartlarının kullanılmasının zorunluluğu, hesap planını oldukça yetersiz bırakmıştır. Bu nedenle hazırlanan bu çalışmada, Türkiye Finansal Raporlama Standartları ve Türkiye Muhasebe Standartları kapsamında kullanılan hesaplarında dahil olduğu bir hesap planı aktarılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Hesap planı, TFRS, TMS.

MuhasebeStandart genel hesap planıStandartlar+2
Gürdal Çoban
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye Finansal Raporlama Standartları kapsamında bölümlere göre raporlama

Bir işletmenin mali nitelikteki işlemlerini toplayan, sınıflandıran, kayıt altına alan, özetleyen ve raporlayan muhasebe sistemi, bu işlevlerini yerine getirirken belli bir düzen ve sistematik halinde çalışmaktadır. Muhasebe bilgi sisteminde üretilen bilginin doğruluğu ve güvenilirliği, hem işletme içi hem de işletme dışı bilgi kullanıcıları için karar vermede kullanımı açısından oldukça önemlidir. Ticaretin koşullarının değişmesi, sermaye piyasalarının serbestleşmesi ve işletme ölçeklerinin büyümesi, muhasebe bilgi sisteminde üretilen bilginin raporlanma biçimi üzerinde de değişikliklere neden olmuştur. İşletmelerin finansal bilgilerinin, faaliyette bulunulan coğrafi bölge, ürün grubu ya da müşteri grubu temelli mali bilgiler olarak sınıflandırılarak raporlanması bilgi kullanıcıları açısından da önem taşımaktadır. "TFRS Kapsamında Bölümlere Göre Raporlama" adlı bu çalışmanın birinci bölümünde, muhasebe standartlarının dünyada ve Türkiye'deki oluşum süreci ve bölümsel raporlamanın temelleri aktarılmıştır. İkinci bölümde, TFRS 8 kapsamında bölümlere göre raporlama standardı tüm yönleri ile ele alınmış olup, son bölümde standarda ilişkin örnek uygulamalar yer almaktadır.

Finansal raporlamaFinansal raporlama standartlarıMuhasebe standartları+2
Mehmet Yeşiltepe
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Muhasebe standartlarına göre stokların ve satışların bağımsız denetimi

Türkiye' de bağımsız denetime tabi olan firmaların sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Ülkemizde bağımsız denetime tabi olan tüm şirketlerin finansal tablolarının raporlanmasında Türkiye Muhasebe Standartları/ Türkiye Finansal Raporlama Standartları (TMS/TFRS)' nı dikkate almaları gereklidir. İşletmenin varlıklarında önemli bir yere sahip olan Stok ve işletmelerin karıyla doğrudan ilişkili olan Satış hesapları işletme dışındaki bilgi kullanıcıları ve işletme yönetimi açısından da önemli bir yere sahiptir. Globalleşen dünyamızda uluslar arası firmaların bilgi kullanıcılarının ulaşmak istedikleri bilgilere kolay ulaşması ve anlaşılabilir olması için Uluslar arası Finansal Raporlama standartları(UFRS) ile tek düzelik sağlanmaya çalışılmıştır. Böylelikle firmaların uluslar arası alanda rekabet edebilmesi kolaylaşmıştır. İşletmelerin bilgi kullanıcılarına doğru bilgi verebilmesi için, işletme yönetimin finansal tablolarda stokları TMS 2 stoklar açısından uygulamada ne gibi etkileri olduğunu kapsamlı şekilde inceleyerek ve denetiminin yapılırken finansal tablolarda nelere dikkat edileceğini açıkça ele alınmıştır. Bu çalışmada, stokların yanı sıra satış hesaplarının TFRS 15 müşteri Sözleşmelerinden Hasılat standardında düzenlenen hususlar doğrultusunda finansal tablolara nasıl raporlanacağını ayrıca finansal tabloların denetiminde nelere dikkat edilmesi gerektiği incelenmiştir.

Bağımsız denetimDenetimMuhasebe+7
Seher Nur Dinç
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Stoklar ve hasılatın, Türkiye Finansal Raporlama Standartları (TFRS), büyük ve orta boy işletmeler için finansal raporlama standardı (BOBi FRS) ve Türk Vergi Mevzuatına göre karşılaştırılması

Bu çalışmada işletmeler için büyük önem taşıyan iki unsurun; hasılat ve stokların ülkemizde muhasebe uygulamalarına yön veren Türk Vergi Mevzuatı ile Büyük ve Orta Boy İşletmeler İçin Finansal Raporlama Standardı (BOBİ FRS) ve Türkiye Finansal Raporlama Standardı / Türkiye Muhasebe Standartları (TFRS / TMS) açısından değerlendirmesi yapılmıştır. Bu amaçla hasılat ve stoklar, Standartlar ve Türk vergi mevzuatı açısından ele alarak karşılaştırmaları yapılmıştır. Bu çalışmadan anlaşılıyor ki uluslararası ilkelere uyumlu bir muhasebe sisteminin oluşması için ülkemizde uygulanan vergi kanunlarının, muhasebeye bakış açısını değiştirmek ve uluslararası standartların tüm alanda uygulanabilir hale getirilmesini sağlamak büyük önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: TFRS 15, TMS 2, BOBİ FRS, Türk Vergi Mevzuatı, Muhasebe, Hasılat, Stoklar

Büyük ve orta boy işletmeler için finansal raporlama standardıFinansal raporlamaFinansal raporlama standartları+7
Mehmet Peker
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimFR

Finansal raporlama analizleri ve nakit akış tablosunun önemi

Bu çalışmada, finansal tabloların, UFRS/IAS/TMS'ye göre raporlanması, sunulması, çeşitli analiz teknikleri ve finansal oranlar uygulanarak, işletmenin faaliyet sonuçları dönemler itibarıyla kapsamlı olarak incelenmiştir. Çalışmanın amacı, finansal tablolarda kullanılan analiz teknikleri ile işletmenin faaliyetlerinde başarılı olup olmadığını, amaçlarına ne kadar ulaşıp ulaşmadığının araştırılmasıdır. Çalışmada Borsa İstanbul A.Ş.de işlem gören çimento sektöründe faaliyet gösteren işletmeye ait 2014-2015 ve 2016 dönemlerine ait finansal tabloların analiz edilmesidir. Tezin birinci bölümünde, genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri ve kavramları açıklanmaktadır. İkinci bölümde, finansal tabloların tanımı ve özellikleri, üçüncü bölümde, finansal tabloların analizi ve finansal tablolarda kullanılan analizi tekniklerinin tanımı, özellikleri, dördüncü bölümde işletmeler açısından büyük önem taşıyan nakit akış tablosu ve önemi, beşinci bölüm ise Borsa İstanbul A.Ş.' de işlem gören Akçansa Çimento A.Ş. 'nin ilgili dönemlere ait finansal tablolarına analiz teknikleri uygulanarak değerlendirilmiştir. Son zamanlarda işletmeler tarafından önemi artan nakit akış tablosu, işletmenin nakit yaratma yeteneğini, nakit kaynaklarını, kullanıldığı alanları, ödeme gücünü ve bütçe planlamasında işletmelerin nakit pozisyonu belirlemeye yarar. Finansal tablolara uygulanan analiz teknikleri sonucu, işletmenin varlıkları ve kaynakları dengeli dağıtılmış, varlık yapısının duran varlık ağırlıklı olması ise sektörün özelliğinden kaynaklanmaktadır. Öz kaynaklarının yüksek ve finansal borçların tehlikeli boyutlarda olmayışı, ayrıca işletme karlılığının yanında nakit akışlarının da pozitif yönde çıkması, işetmenin nakit yaratma yeteneğinin olduğu ve faaliyetlerini sürdürebilirliği açısından önemli sayılır. Anahtar kelime: Finansal tablo analizi ve nakit akış tablosunun önemi.

Murat Dural
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

TMS 11 inşaat sözleşmeleri ve TMS 18 hasılat standartlarının, TFRS 15 müşteri sözleşmelerinden hasılat standardı ile karşılaştırılarak değerlendirilmesi

Finansal tablolar incelenirken üzerinde durulan en önemli kalemlerden birisi net dönem karıdır. Net dönem karı bir sonuç hesabıdır ve en önemli bileşeni de hiç şüphesiz ki hasılattır. Dolayısıyla, hasılata ilişkin muhasebe politikaları şirketin performansının sunumu ve değerlendirilmesi anlamında önem taşımaktadır. Hasılat, farklı standartlara göre farklı şekillerde hesaplanmıştır. TMS 11 İnşaat Sözleşmeleri, inşaat sözleşmelerine ilişkin gelir ve maliyetlerle ilgili muhasebe uygulamasının açıklanması ile ilgilidir. TMS 18 Hasılat; Mal satışları, hizmet sunumları ve işletme varlıklarının başkaları tarafından kullanılmasından sağlanan faiz, isim hakkı ve temettüler ile ilgili işlem ve olaylardan kaynaklanan hasılatın muhasebeleştirilmesinde uygulanmaktadır. 28 Mayıs 2014 tarihinde yayımlanan "TFRS 15 Müşterilerle Yapılan Sözleşmelerden Doğan Hasılat Standardı" hasılat kavramına mevcut TMS 11 ve TMS 18'den farklı bir bakış açısı getirmektedir. Hasılatın kazanılmasını edim yükümlülüğünün gerçekleştirilmesine bağlayan standart, bu koşulun zamanın belirli bir noktasında veya zaman süresince olmak üzere iki farklı şekilde gerçekleştirilebileceğini belirtmektedir. Ayrıca standart, hasılatın ne zaman ve ne tutarda muhasebeleştirileceğini belirlemek için, müşteriyle yapılan sözleşmeye dayalı ve kontrolün transferine odaklanan beş aşamalı bir model içermektedir. Standardın bir diğer önemli noktası ise hasılat kayıtlarında gerçeğe uygun değer kavramı yerine "işlem fiyatını" dikkate almasıdır. Bu çalışmanın amacı; TMS 11 ve TMS 18 Hasılat standartlarının ilgili örneklerle açıklanarak, yeni hasılat standardı TFRS 15 Müşterilerle Yapılan Sözleşmelerden Doğan Hasılat standardının örneklerle açıklanarak aradaki temel benzerlik ve farkların açıklanmasını sağlamaktır. Çalışmanın hazırlanmasında literatür taraması yapılmış, TFRS 15 Müşterilerle Yapılan Sözleşmelerden Doğan Hasılat standardı" hasılat kavramına mevcut TMS 11 ve TMS 18'den farklı muhasebeleştirme ilkeleri getirmiş olduğu ilgili örneklerle açıklanmıştır. TFRS 15 Müşterilerle Yapılan Sözleşmelerden Doğan Hasılat standardı uygulayacak işletmelerin bu konuda bilgi sahibi olmaları, standardın uygulanması açısından faydalı olacaktır. Anahtar Kelimeler: Hasılat, TMS 11, TMS 18, TFRS 15

Finansal tablolarHasılatMüşteriler+7
Emine Acer
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

VUK ve TMS/TFRS çerçevesinde işletmelerde ticari alacaklar ve ticari borçların değerlemesi ve bir uygulama

Günümüzde hızla gelişen piyasa koşullarında işletmelerin işlem hacimlerinin önemli ölçüde artması, ticari alacak ve ticari borçların finansal tablolar üzerindeki etki ve önemini de artırmaktadır. Ticari alacak ve ticari borçların tahsil edilememe veya ödenememe olasılıklarını da bünyelerinde barındırmaları ise ticari alacak ve ticari borçların değerlemesi işlemini de önemli kılmaktadır. Küreselleşmenin hayatın her alanına etki ettiği gibi ticari hayat üzerinde de hızlı bir şekilde etkisini göstermesi, işletmelerin küresel faaliyetlere katılabilmesi ve uyum sağlayabilmesi için kullanacakları ortak bir finansal raporlama dili ihtiyacını da beraberinde getirmiştir. Bu durum, Uluslararası Muhasebe Standartlarının oluşumunu ve gelişimini sağlayan temel unsur olmuştur. Uluslararası Muhasebe Standartları'nın bir çevirisi mahiyetinde olan Türkiye Muhasebe Standartları ise finansal araçların değerlemesi için Vergi Usul Kanunu'ndan farklı değerleme ölçüleri belirlemiştir. Finansal araçlar kapsamında yer alan, işletmelerin ticari alacak ve ticari borçlarının değerlemesi işleminde Vergi Usul Kanunu ve Türkiye Muhasebe Standartları/Türkiye Finansal Raporlama Standartları arasında uygulama farklılığı bulunmaktadır. Bu farklılığın sebebi Vergi Usul Kanunu'nun değerleme işlemine ilişkin düzenlemelerinde vergi matrahının doğru bir şekilde hesaplanmasının sağlanması amaçlanmışken, Türkiye Muhasebe Standartları/Türkiye Finansal Raporlama Standartları'nın değerleme işlemine ilişkin düzenlemelerinde asıl amaç vergi matrahının doğru bir şekilde hesaplanması olmayıp, işletmelerin finansal durumlarının gerçeğe en uygun bir şekilde işletmelerin finansal tablolarında gösterilmesinin amaçlanmış olmasıdır. İşletmelerin ticari alacak ve ticari borçlarının Vergi Usul Kanunu uyarınca değerlemesi işlemi, doğrudan doğruya vergi matrahını etkilediğinden vergi matrahının doğru bir şekilde hesaplanması açısından önemlidir. Ticari alacak ve ticari borçların değerlemesine ilişkin olarak işletmeler tarafından Vergi Usul Kanunu'nda yer alan şartların sağlanması ve değerleme işleminin doğru bir şekilde yapılması durumunda, işletmelerin vergi yükünü azaltabilme imkânı bulunması, söz konusu değerleme işleminin önemini artırmaktadır. Aynı şekilde işletmelerin finansal tablolarında yer alan ticari alacak ve ticari borçlarının finansal tablo kullanıcılarının kararlarını önemli ölçüde etkilediği göz önüne alındığında ticari alacak ve ticari borçların Türkiye Muhasebe Standartları/Türkiye Finansal Raporlama Standartları uyarınca değerlemesi işlemi de son derece önem arz etmektedir. Çalışmamızda işletmelerin ticari alacak ve ticari borçlarının değerlemesi işlemi Vergi Usul Kanunu ve Türkiye Muhasebe Standartları/Türkiye Finansal Raporlama Standartları kapsamında ayrı ayrı ele alınmış, uygulama farklılıklarına değinilmiş, uygulama farklılıklarının vergisel sonuçları ortaya konulmuş ve bir takım açıklamalara yer verilmiştir. Ayrıca ticari alacak ve ticari borçların değerlemesindeki farklılıkların minimum seviyeye indirilmesi ve uluslararası standartlara uyum sağlanması adına Vergi Usul Kanununda yapılacak yasal düzenlemeler ile değerlemede uluslararası standartların yakalanabileceği belirtilmiştir.

Finansal araçlarFinansal raporlama standartlarıMuhasebe standartları+5
Serdar Dabak
İstanbul Arel University
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Değerleme olgusu ve maddi duran varlıkların Vergi Usul Kanunu ve Türkiye Muhasebe Standartları açısından değerlemesi

Küreselleşme ile dünyamız adeta küçük bir köy haline gelmiş, mobilite hızlanmıştır. Bu anlamda sermaye küresel anlamda yayılmış, uluslararası ortaklıklar, ticaret ilişkileri, uluslararası finansman olağan olgular haline gelmiştir. Sermayenin bu denli uluslarası hale gelmesiyle, çeşitli güvence mekanizmalarına ve hizmetlerine ihtiyaç duyulmuştur. Yatırımcılar, kredi verenler yatırım yaptıkları veya kredi sağladıkları şirketlerin mali durumlarından emin olmak ve bu suretle vermiş oldukları kredileri veya yatırım yaptıkları kuruluşların mali tablolarına ihtiyaç duymaktadırlar. Mali tablolar ülkelerin kendi iç mevzuatları çerçevesinde hazırlanmış olmaları sebebiyle uluslarası mecrada bu tablolara ihtiyaç duyan kişilerin ihtiyaçlarına tam anlamıyla cevap verememektedir. Bu durumun giderilmesi amacıyla Uluslarası Muhasebe Standartları (UMS) ve Uluslararası Finansal Raporlama Standartları (UFRS) yayınlanmış ve bu bilgilere ihtiyaç duyan bütün herkesin anlayabileceği adeta ortak bir dil oluşturulmuştur. Bahsi geçen bu Standartlar Türkçeye çevrilerek Türkiye Muhasebe Standartları (TMS) ve Türkiye Finansal Raporlama Standartları (TFRS) oluşturulmuştur. Güvence hizmetinin tam anlamıyla yerine getirilmesi açısından finansal tabloların hazırlanmasına ve gerekli muhasebe kayırlarının yapılmasında değerlemenin doğru yapılması en elzem hususlardandır. Çalışmamızda Vergi Usul Kanunu (VUK) ve TMS'nin değerleme kavramına nasıl yaklaştığı, VUK ve TMS açısından maddi duran varlıkların değerlemesinin nasıl yapıldığı, aralarındaki farklar ve VUK'un TMS'ye yakınsama olanakları ele alınmaya çalışılmıştır. Finansal tabloların gerçeği yansıtması ancak doğru değerleme esaslarının uygulanması ile mümkün olacaktır. Bu durum hem VUK hem de TMS için geçerlidir.

AmortismanDeğerlemeDuran varlıklar+5
Cebrail Cengiz
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye finansal raporlama standartlarına göre hazırlanmış nakit akış tablosu ve analizi

"Türkiye Finansal Raporlama Standartlarına Göre Hazırlanmış Nakit Akış Tablosu ve Analizi" başlıklı bu tezin amacı; ülkemizde Türkiye Finansal Raporlama Standartlarına göre hazırlanan nakit akış tablolarının özelliklerini ve diğer nakit akış tabloları ile aralarındaki farkları vurgulayarak farklı analiz teknikleri kullanılması suretiyle nakit akış tablolarının finansal tablo okuyucularına daha faydalı hale getirilebileceğini ortaya koymaktır. Çalışmada, nakit akış tablosu ile ilgili muhasebe standardı, nakit akış tablosunun Türkiye ve Dünya'daki tarihsel gelişimi, nakit akış tablosu ile ilgili kavramlar, Türkiye Muhasebe Standartlarından "TMS 7 Nakit Akış Tablosu" standardının hazırlanma esasları incelenmiş, yapılan analiz çalışmaları ile işletme hakkında daha ayrıntılı ve isabetli analiz sonuçlarının alınabileceği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ampirik boyutta ise Borsa İstanbul (BIST) 'da faaliyet gösteren halka açık bir işletmenin "TMS 7 – Nakit Akış Tablosu" standardına göre hazırlanmış 2014-2015 yıllarına ait nakit akış tabloları; karşılaştırmalı tablolar analizi (yatay analiz), dikey yüzde analizi, nakit akış rasyoları, serbest nakit akışı incelenerek analiz edilmiştir. Çalışmanın sonucunda Türkiye Finansal Raporlama Standartlarına göre hazırlanan nakit akış tablosunun, işletmelerin planlama ve karar verme süreçlerinde diğer mali tablolarla birlikte kullanılmasının önemi ve vazgeçilmez olduğu ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: TMS 7 Nakit Akış Tablosu Standardı, Nakit Akış Tablosu, MSUGT' ye Göre Nakit Akış Tablosu, Finansal Analiz Teknikleri, Nakit Akış Analizi

Borsa İstanbulFinansal oranlarFinansal raporlama standartları+5
Fatma Zehra Avcı
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Faizsiz finansal muhasebe standartlarının Türkiye Finansal Raporlama Standartlarına uyumu ve farkları

Faizsiz finansal bankacılık, yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren dünya üzerinde gittikçe yayılan ve piyasa üzerindeki etkisini arttıran bir oluşumdur. Özellikle Arap dünyasındaki petrol rezervlerinin bulunması ve buralardaki maddi gelirlerin artması, faizsiz bankacılığın bulunmasında önemli rol oynamıştır. Temel prensip olarak İslami hukuka ve geleneklere uygun bir model olan faizsiz bankacılık son yıllarda Türkiye'de de kendisine yer bulmaya başlamıştır. Mevcut piyasa üzerinde oldukça etkili bir paya sahip olan faizsiz bankacılık ve muhasebe standartlarının, önümüzdeki yıllarda gittikçe artan değerler arasında yer alacağı hakim öngörüler arasındadır. Konu ile ilgili yapılacak sonraki araştırmalara ve çalışmalara ışık tutması bakımından bu kavramların karşılaştırmaları konumuzda derinlemesine incelenecektir.

Faizsiz bankacılıkFaizsiz ekonomiFaizsiz finans kurumları+5
Eren Büyüktemiz
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Madencilik sektöründe arama, geliştirme ve üretim faaliyetlerinin vergi usul kanunu ve Türkiye finansal raporlama standartları açısından incelenmesi

Tarih öncesi çağlardaki taş devirleri sonrasından bugüne değin tüm gelişim aşamalarında itici güç olarak yerini almış olan doğal yeraltı kaynakları, yani ezici çoğunlukla madenler; tarih boyunca tüm uygarlıklar ve devletlerce, bir yandan diğer devletler nezdinde üstünlük sağlamak, öte yandan da çağın ve coğrafyanın gerekliliklerine göre araç-gereç yaparak gelişim sağlamak amacıyla yer altından çıkartılmış ve işlenerek gündelik hayattaki yerini almıştır. Dünya üzerindeki maden yoğun ülkelerin maden çeşitliliği haritalarına bakıldığında, bu bakımından çok zengin olan Türkiye, rezerv bakımından da kimi elementler bakımından dünyada sayılı ülkeler arasında olma özelliği taşır. Buna rağmen, özellikle Cumhuriyet'in ilk yıllarında bir devlet politikası olarak yapılan madencilik sektörü yatırımları, 1950'li yıllara doğru azalarak neredeyse sıfır düzeyine gerilemiştir. Bu durum, ülkemizde varolan yer altı kaynaklarının yeterince açığa çıkarılamamasına yol açmış, kamu sektöründeki yatırımların azalması ve özel sektöre de gerekli teşviklerin sunulmaması nedeniyle de, sektörün, ekonomik alanda etkisiz bir role bürünmesine neden olmuştur. Son yıllarda ülkemizdeki kimi teşvik unsurlarının yanında, uluslararası ve yerli yatırımcıların da kayda değer girişimlerde bulunduğu madencilik sektörü, hakettiği konuma ulaşma yolunda ilerlemekte olup ciddi başlangıç yatırımları gerektirdiğiyse, sektör verileri göz önünde bulundurulduğunda, aşikârdır. Bu yatırımların, ilgili ulusal ve uluslararası vergi mevzuatlarınca sistematik olarak maliyet perspektifi bakımından kayıt altına alınması ve raporlanması ise, sektörün geleceği bakımından önem arz etmektedir. Bu çalışmada, madencilik sektöründeki farklı aşamalara işaret eden araştırma, geliştirme ve üretim faaliyetlerinin Vergi Usul Kanunu özelinde Türk Vergi Mevzuatı ve Uluslararası Finansal Raporlama Standartları (IFRS) açılarından incelenmesine yer verilmeye çalışılmıştır. Mevzuatî ve sektörel-ekonomik bilgi ve verilerin sonrasındaysa uygulama örnekleri ile söz konusu faaliyetlerin incelenmesinin "Vergi Usul Kanunu"nda ve "Uluslararası Finansal Raporlama Standartları"nda nasıl bir incelemeye tabii tutulduğu, iki metodoloji arasındaki değişik kayıtlama ve yöntemleri göz önünde bulundurularak aradaki farkların yorumlanması ve madencilik sektörü faaliyetlerinin maliyetlendirilmesinde ve finansal raporlanmasında uygulamaya dönük bilimsel boşlukların doldurulması amaçlanmaktadır. Çalışma süreci boyunca, çalışma konusuna ilişkin detaylı akademik ve sektörel çalışmaya ender oranda rastlanması ise dikkat çekmiştir. Çalışmada, madencilik ve maden işletmeciliğine ilişkin bir maden sahasının ilgili araştırma, geliştirme ve üretim faaliyetlerine ilişkin mevzuat genel hatlarıyla incelenmiş, Türk Vergi Mevzuatı ve Uluslararası Finansal Raporlama Standartları düzenlemelerine ait uygulama örneklerine yer verilmeye çalışılmıştır.

AramaMaden işletmeleriMadencilik sektörü+7
Erbil Köker
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

TFRS 16 kiralamalar standardının finansal tablolara yansımaları: Havayolu şirketlerinde uygulamalar

Kiralama işletmeler tarafından sıkça başvurulan finansman yöntemlerinden birisidir. Faaliyet kiralaması ve finansal kiralama işletmeler için en yaygın olan kiralama yöntemleridir. Faaliyet kiralaması yönteminin sıkça kullanılmasının yanı sıra bazı taraflarca eleştirilmiştir. Bu eleştirinin konusu ise kiracıların kullandığı bilanço dışı finansman yöntemi idi. Başka bir ifadeyle, faaliyet kiralaması kaynaklı yükümlülükler bilançoda gösterilmiyor, giderleştirilmek suretiyle kar veya zarar ve diğer kapsamlı gelir tablosunda gösteriliyordu. Bu sorunla ilgilenen tarafların yapmayı önerdiği şey aktifleştirme olmuştur. Başka biri ifade ile bilanço dışı kiralama yükümlülükleri bilançolara aktarılmaya başlandı. Buradaki amaç finansal tablo kullanıcıları için finansal tabloların şeffaflığını sağlamaktı. Çalışmada Türkiye'de önde gelen iki hava yolu şirketinin 2017 yılına ait olan bilanço ve kar veya zarar ve diğer kapsamlı gelir dikkate alınmış ve faaliyet kiralaması ile ilgili bilanço dışı yükümlülükler aktifleştirilmiştir. Daha sonra yeni bilanço ve yeni kar veya zarar ve diğer kapsamlı gelir tabloları oluşturulmuş ve bu tablolar oran analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. TFRS 16'nın uygulandığı bilançolarda dönen varlık sınıfında herhangi bir değişim meydana gelmemiştir. Duran varlıklar, kısa vadeli yabancı kaynaklar ve uzun vadeli yabancı kaynaklar sınıflarında artış meydana gelmiş, buna karşın özkaynaklar sınıfında azalış meydana gelmiştir. Dönem kar veya zarar ve diğer kapsamlı gelir tablosuna gelince, satışların maliyetinde toplam cari faaliyet kiralaması ödemeleri dikkate alınmamıştır. Dolayısıyla satışların maliyetinde azalış meydana gelmiştir. Bu durum brüt karda artışa yol açmıştır. Yeni standarttan dolayı faiz gideri meydana gelmiş ve bu da finansman giderlerinde artışa yol açmıştır. Ancak cari faaliyet kiralaması ödemeleri faiz giderinden fazla olduğu için faiz ve vergi öncesi karda artış meydana gelmiştir. Son olarak bu finansal tablolara ait kalemler ve elde edilen oranlar yorumlanmıştır.

Faaliyet kiralamasıFinansal Kiralama KanunuFinansal kiralama+7
Hami Velioğlu
Harran University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Banka finansal tablolarında sunulan muhasebe politikalarının Türkiye Muhasebe ve Finansal Raporlama Standartları (TMS/TFRS) açısından incelenmesi

Türkiye'de faaliyette bulunan bankaların, Uluslararası Muhasebe Standartları ve Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarının Türkçeye çevrilmiş hali olan Türkiye Muhasebe Standartları(TMS) ve Türkiye Finansal Raporlama Standartlarına(TFRS) uyum seviyelerinin tespit edilmesi amacıyla yapılan bu araştırmada ülkemizden Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu(BDDK) çerçevesinde 12 banka seçilmiş, bu bankaların finansal tablo setleri ve dipnotları incelenmiş ve TMS ve TFRS ilkelerine ne düzeyde uyum sağladıkları araştırılmıştır. Araştırma kapsamına dahil edilen bankalar BDDK'nın yayınlamış olduğu verilere dayanarak aktif büyüklüğüne göre sıralanmış en büyük ilk 12 kamu ve özel sektör bankalarıdır. Çalışmada faydalanılan veriler örneklemde bulunan bankaların 2021 yılı finansal tablolarıdır. Araştırma neticesinde çalışmada yer alan bankaların TMS/TFRS gerekliliklerine büyük bir oranda uyum gösterdikleri, banka finansal tablolarının sunuluşunda belirli bir formatın olmasının tablo kullanıcıları açısından kolaylıklar sağladığı, bankaların uluslararası alanda kabul gören standartlara büyük uyumu sonucunda da küresel anlamda uyumlu raporlama yapıldığı sonucuna ulaşılmaktadır.

BankalarFinansal raporlamaFinansal tablolar+7
Muhammed Mustafa Öztürk
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Borsa İstanbul'da faaliyet gösteren savunma sanayi şirketlerine ait finansal tabloların Türkiye finansal raporlama standartları bağlamında analizleri

Borsa İstanbul'da Faaliyet Gösteren Savunma Sanayi Şirketlerine Ait Finansal Tabloların Türkiye Finansal Raporlama Standartları Bağlamında Analizleri, Yüksek Lisans Tezi, Trabzon, 2018. İşletmelerin en önemli fikir ve bilgi kaynağı Muhasebe ve Finansal analizdir. Muhasebe işletmelerin varlıkları ve kaynakları arasında sınıflandırma, yorumlama analiz etme gibi sorunlara çözüm odaklıyken Finansal analiz ise, analiz teknik ve yöntemleri raporlama standartlarına uygulayarak işletmenin finansal durum yapısını ve faaliyetlerini açıklamaya odaklıdır. Çalışmanın amacı, işletmeler ve ortakları için mali analiz teknikleri açısından yarar sağlamak, yatırımcılar için ise doğru ve karlı yatırım kararlarını vermelerine yardımcı olmaktır. Bu doğrultuda mali analiz tekniklerinin doğru açıklanabilmesi için finans fonksiyonu ile yönetim arasındaki ilişkileri belirleyerek, mali yöntemlerin işletme başarısı bakımından önemi üzerinde durulmaktadır. Bu çerçevede rapor hazırlamasında şirket raporlarının daha açık, net ve karşılaştırılabilir olmasını olanaklı hale getirerek şirket karına ve büyümesine önemli ölçüde katkı sağlamaktır. Böylece işletmelerin gelirlerini arttırma giderlerin azaltılmasına kolaylık sağlar. Bu bağlamda söz konusu uygulama ile de Muhasebe ve Finansın rolünü ortaya koymak hedeflenmiştir.

Borsa İstanbulFinansal raporlamaFinansal raporlama standartları+3
Ayşe Koca
Avrasya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

BOBİ FRS ile e MSUGT/VUK, TMS/TFRS ve KÜMİ FRS'ye göre maddi duran varlıkların muhasebeleştirilmesi: Örnek olay incelemesi

Dünyada ve Türkiye'de muhasebe standartları ile ilgili çalışmalar sürmektedir. Bu çalışmalar akabinde ülkemizde son olarak, bağımsız denetim kapsamında olmayan işletmeler için "Küçük ve Mikro İşletmeler için Finansal Raporlama Standardı Taslağı" (KÜMİ FRS)" yayımlanmıştır. KÜMİ FRS'nin yayımlanmasıyla beraber muhasebe sisteminin vergi kanunlarının etkisinden kurtulması ve muhasebe açısından tek ve ortak bir dil oluşturulması amaçlanmıştır. Maddi duran varlıklar, işletmede bir yıldan daha uzun bir süre kullanılacağı tahmin edilen varlıklardır. Maddi duran varlıklar, her işletme için önem taşımaktadır. Çünkü hemen hemen her işletmede maddi duran varlık kalemleri yer almaktadır. Bu çalışma kapsamında, maddi duran varlıklar konusunda Türkiye'de gerçeğe uygunluk anlayışıyla oluşturulan "Büyük ve Orta Boy İşletmeler için Finansal Raporlama Standardı (BOBİ FRS)", "Türkiye Muhasebe Standartları ve Türkiye Finansal Raporlama Standartları (TMS/TFRS)", "Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği (MSUGT)" ve "Küçük ve Mikro İşletmeler için Finansal Raporlama Standardı Taslağı" (KÜMİ FRS)" incelenmiş ve bu dört raporlama çerçevesinin benzer ve farklı yönleri belirlenmeye çalışılmıştır. Maddi duran varlıklar; ilk ölçüm, sonraki ölçüm ve değerleme, amortismanlar ve finansal tablo dışı bırakma olmak üzere dört bölüme ayrılarak incelenmiştir. Bu inceleme sonucunda muhasebe standartlarının birbirine oldukça yakın olduğu sadece vade farkı ve borçlanma maliyetleri gibi konularda farklılıkların bulunduğu, bazı konularda ise küçük işletmelerin işini kolaylaştırmak amacıyla uygulamada basitleştirmeler yapıldığı görülmüştür. Esas farklılığın muhasebe standartlarıyla MSUGT arasında olduğu tespit edilmiş, KÜMİ FRS'nin tamamen faaliyete geçmesiyle beraber MSUGT'un ortadan kalkacağı ve muhasebede ortak bir dil oluşturulabileceği sonucuna varılmıştır.

Büyük ve orta boy işletmelerBüyük ve orta boy işletmeler için finansal raporlama standardıDuran varlıklar+6
Mehmet Abanoz
Avrasya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Finansal tablo hilelerinin tespit edilmesinde kullanılan veri madenciliği yöntemleri ve Borsa İstanbul'da bir uygulama

Bağımsız denetimden geçmiş, makul bir düzeyde güvence almış işletmeler ile ilgili dünyada ve ülkemizde yaşanan finansal skandallar bu işletmelerin yayınlamış olduğu finansal raporlarının doğruluğunun ve güvenilirliğinin tartışılmasında etkili olmuştur. Finansal raporların tartışılması da bilgi kullanıcılarının alacağı kararlarda tereddüt yaşamalarına sebep olmuştur. Bu araştırmada bilgi kullanıcılarının tereddütlerini gidermek ve finansal tablolarda oluşmuş veya oluşması muhtemel finansal tablo hile riskini belirli bir güvence düzeyinde tahmin edebilmek için bir model geliştirilmiştir. Araştırmada veri olarak; 2012-2019 yılları arasında Borsa İstanbul'da faaliyet gösteren Yakın İzleme Pazarı, Yıldız Pazar ve Ana Pazar gruplarında yer alan 144 işletmenin bağımsız denetim raporları ile finansal tablolarından elde edilen veriler kullanılmıştır. 48'i Yakın İzleme Pazar'ı, 96'sı da Yıldız Pazar ile Ana Pazar gruplarında bulunan işletmelerin finansal tablolarından elde edilen ve alanyazında da finansal tablo hilelerinin tespitinde kabul gören oranlar, veri madenciliği uygulamalarından olan yapay sinir ağları yöntemi kullanılarak analiz edilmek suretiyle bir yapay sinir ağı modeli geliştirilmiştir. Geliştirilen model, finansal tablolardaki hile riskini %88,89 oranında doğru tahmin ederek başarılı bir sonuç ortaya çıkarmıştır. Araştırma sonuçları, geliştirilen modelin, işletmelerin finansal tablo hile riski taşıyıp taşımadığına ilişkin olarak bilgi kullanıcılarının kararlarında fayda sağlayacağı yönünde değerlendirilmiştir. Modelin parametrelerinin kullanımının, bilgi kullanıcılarının yatırım yapacağı işletmeler hakkında finansal tablo hile riski taşıyıp taşımadığı ile ilgili güçlü bir güvence vereceği ve bilgi kullanıcılarına faydalı olacağı kanaatine varılmıştır.

Finansal tablolarHileHileli işlemler+6
İsa Kılıç
Osmaniye Korkut Ata University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Maddi duran varlıklarda değerleme ve raporlama: TMS/TFRS ve Vergi Usul Kanunu'ndaki düzenlemelerin karşılaştırılması

Bu çalışmanın konusu, işletmelerin toplam varlıkları içerisinde önemli bir paya sahip olan maddi duran varlıkların değerlemesi ve raporlanmasına ilişkin Vergi Usul Kanunu (VUK) ve Türkiye Muhasebe/Finansal Raporlama Standartları (TMS/TFRS) düzenlemelerinin karşılaştırılmasıdır. VUK kapsamındaki değerleme yaklaşımlarının vergi kanunlarına göre şekillenmesine karşın, TMS/TFRS bu konuya daha dikkatli yaklaşmaktadır. Ölçümleme ve raporlama yapılırken gerçeğe uygun şekilde sunum ve ihtiyaca uygunluk kriterlerini göz önünde bulundurmaktadır. Çalışmanın temel amacı VUK ve TMS/TFRS açısından değerleme ölçütlerinin esaslarının ortaya konulmasıdır. Birinci bölümde, değer kavramının tanımı ve diğer disiplinlerle tarihsel süreç içerisindeki bağlamı incelenip, VUK ve TMS/TFRS'de değerleme yaklaşımları ve değerleme ölçütleri açıklanmıştır. Standartlar kapsamında ele alınan gerçeğe uygun değer üzerine açıklamalar yapılmıştır. İkinci bölümde maddi duran varlıkların genel tanımı yapılmakla beraber, maddi duran varlıkların değerleme ve raporlanması VUK ve TMS/TFRS düzenlemeleri çerçevesinde incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise maddi duran varlıkların değerlemesi ve raporlanması, VUK ve TMS/TFRS uygulamaları kapsamında karşılaştırılmıştır.

DeğerlemeDuran varlıklarMaddi varlık+4
Ziya Güner
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Maddi duran varlıkların Türkiye finansal raporlama standartları büyük ve orta boy işletmeler için finansal raporlama standardı ve Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğleri kapsamında karşılaştırılması

Maddi duran varlıklar, mal ya da hizmet üretiminde veya arzında kullanılan bir seneden daha uzun sürede kullanımı öngörülen maddi kalemlerdir. İşletme aktiflerinin önemli bir kısmını oluşturan bu varlıklardaki değişim işletmenin finansal durumu ve performansını önemli ölçüde etkiler. Bu açıdan maddi duran varlıkların muhasebeleştirilmesi, değerlemesi, finansal tablolarda sunumu ve açıklanması bilgi kullanıcıları açısından önemlidir. Ülkemizde muhasebe uygulamaları Türkiye Muhasebe Standartları/Türkiye Finansal Raporlama Standartları, Büyük ve Orta Boy İşletmeler için Finansal Raporlama Standartları ve Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğleri doğrultusunda düzenlenmektedir. Bu çalışmada maddi duran varlıkların finansal tablolara alınması, sonraki dönemlerde değerlemesi, finansal tablo dışı bırakılması, finansal tablolarda sunum ve açıklamaları üç uygulamaya göre örnekler ile açıklanarak benzer ve farklı yönler ortaya konmuştur.

Duran varlıklarMaddi varlıkMuhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği+3
Yeter Güdü
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

MSUGT, TMS\TFRS ve BOBİ FRS'de finansal araçlar: Muhasebeleştirme, ölçüm, sunum ve açıklamalar

Finansal araç, gelecekte sağlanacak nakit akımları üzerinden fonların tasarruf sahiplerinden fon ihtiyacı olan taraflara akışını sağlamak ve oluşacak risklerin taraflar arasında paylaşımını sağlayacak sözleşmelerdir. Finansal araçların önemi günümüz şartlarında giderek artmaktadır. Finansal araçların avantajları fon fazlalıklarından gelir elde etmek., finansal riskleri önlemek ve düşük riskle fon elde etmektir. Türkiye'de işletmeler hem muhasebe standartlarına hem de Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerini de uygulamak zorundadır. Türkiye Muhasebe/Finansal Raporlama Standartlarında finansal araçların muhasebeleştirmesi, ölçümü, sunumu ve açıklamaları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Buna ek olarak Büyük ve Orta Boy İşletmeler için Finansal Raporlama Standartlarının bölümlerinde de finansal araçlar düzenlenmiştir. Ayrıca Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerinde de finansal araçlarla ilgili düzenlemeler yer almaktadır. Diğer taraftan Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerinde de finansal araçlarla ilgili düzenlemeler yer almaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde; muhasebe, muhasebe standartları ve finansal araçları gibi temel kavramlar açıklanmıştır. İkinci bölümde, standartlarda ve Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerinde yer alan finansal araçlarla ilgili düzenlemeler ayrıntılı ve karşılaştırmalı bir şekilde ele alınmıştır. Üçüncü bölümde, her üç düzenlemeye göre finansal araçların ilk kez kayda alınması, değerlemesi, değer düşüklüğü, finansal tablo dışı bırakılması ve sunumu ve açıklamalarına ilişkin ayrıntılı örneklere yer verilmiştir. Anahtar kelimeler: Uluslararası Muhasebe Standartları, Finansal Araçlar, IAS 32, IAS 39, IFRS 7, IFRS 9, MSUGT

Finansal araçlarMuhasebeMuhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği+5
Gülsüm Bayındır
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

KOBİ TFRS setinin muhasebe meslek mensupları tarafından uygulanabilirliği üzerine bir araştırma

Dünya ekonomisinin her geçen gün daha fazla küreselleşmesiyle birlikte faaliyet gösteren işletmelerin farklı muhasebe uygulamalarıyla karşı karşıya kalmaları istenmeyen bir durum oluşturmuştur. Bu durumu ortadan kaldırmak ve muhasebe uygulamalarında tekdüzeliğin sağlanması için muhasebede standartlaşmaya gidilmesi amacıyla birçok ülkede çalışmalar yapılmıştır. Günümüzde özellikle gelişmiş ülkelerde UFRS tüm yönleriyle uygulanmaktadır. Avrupa Birliği, hisse senetleri borsada işlem gören firmaların finansal tablolarını 2005 yılı itibariyle UFRS'ye göre hazırlama zorunluluğu getirmiştir. Türkiye de AB'ye üye olma sürecinde olan bir ülke olduğu için muhasebe sistemini UFRS'ye göre hazırlamakta ve uygulamaktadır.KOBİ'ler ülke ekonomileri için vazgeçilmez bir öneme sahiptirler ve uluslararası arenadaki önemi gün geçtikçe artmaktadır. Bunun neticesinde KOBİ'ler için ayrı bir standartlaşmaya gidilmesi fikri ortaya çıkmıştır. 9 Temmuz 2009 tarihi itibariyle KOBİ'ler için muhasebe standartları yayınlanmış olup uygulama tarihi ülkelerin tercihine bırakılmıştır. KOBİ TFRS'nin, Türkiye'de faaliyette bulunan KOBİ'ler için küresel arenada anlaşılabilir finansal tablo üretilmesini sağlayacağı ve uluslararası ticaretin gelişmesini sağlayarak denetimi kolaylaştıracağı düşünülmektedir.KOBİ'ler ülke ekonomilerinde önemli bir yer tutmaktadır ve muhasebe meslek mensuplarının en çok muhatap olduğu firmalar KOBİ'lerdir. Bu çalışma, muhasebe uygulamalarının mevcut durumu, UFRS'lerin bugünkü durumu ve KOBİ TFRS'nin uygulanabilirliğine ilişkin ülkemizde faaliyette bulunan meslek mensuplarının bakış açılarını ortaya koymak amacıyla yapılmıştır.Bu çalışmada, muhasebe mesleği ve mesleğin gelişmesi ile ilgili etkenler, KOBİ'ler ve ülke ekonomileri açısından KOBİ'lerin önemi, UFRS'lerin tanımı, gerekliliği, Dünya'da UFRS uygulamaları ve Türkiye'deki uygulamalara etkileri ve KOBİ TFRS setinin hazırlanması ile tam setten farklılıkları ele alınmıştır. KOBİ TFRS'nin uygulanabilirliğinin ölçülmesi amacıyla Kütahya SMM Odası'na bağlı meslek mensuplarına mevcut durum, UFRS ve KOBİ TFRS konularını içeren anket uygulanarak düşünceleri alınmıştır.Anahtar Kelimeler: KOBİ TFRS, KOBİ TFRS'nin Uygulanabilirliği, Muhasebe Mesleği, Muhasebe Meslek Mensupları.

Finansal raporlamaFinansal raporlama standartlarıKOBİ+6
Elçin Eren
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Maliyetleme yöntemlerinin işletmelerin fiyat belirleme kararları üzerine etkisi; VUK, BOBİ FRS ve TFRS karşılaştırmalı analizi

Bu çalışmada amaç, Vergi Usul Kanunu (VUK), Büyük ve Orta Boy İşletmeler için Finansal Raporlama Standardı (BOBİ FRS) ve Türkiye Finansal Raporlama Standartları (TFRS) karşılaştırmalı analizi ile maliyet hesaplama yöntemlerinin işletmelerin fiyat belirleme kararları üzerindeki etkisinin saptaması ve işletme için hangi maliyetleme yönteminin, fiyat belirlemede daha etkin olduğunu tespit etmektir. Bu kapsamda mali tablodaki her kalemin denetiminden sorumlu bağımsız denetçiler araştırmanın ana kütlesini oluşturmuştur. Veriler 108 bağımsız denetçiden oluşan bir örneklemden anket yolu ile toplanmıştır. Ayrıca bağımsız denetime tabi iki işletme örneği ile Vergi Usul Kanunu (VUK) - Büyük ve Orta Boy İşletmeler için Finansal Raporlama Standardı (BOBİ FRS) ve Vergi Usul Kanunu (VUK) - Türkiye Finansal Raporlama Standartları (TFRS) karşılaştırması yapılmış ve maliyet yöntemleri bölümünde başka bir örnek işletme verilerine göre tam ve normal maliyet yöntemine göre maliyet hesaplaması yapılarak brüt kar ve zarar hesabı üzerindeki farklar ile kar marjına göre mamulün satış fiyatının belirlenmesi yoluyla hangi maliyet yönteminin işletmenin fiyat belirleme kararları üzerinde daha doğru bir yönlendirme yapacağı ortaya konmaya çalışılmıştır. Örnek uygulamalar ve anket sonuçlarına göre, fiyatı belirlerken normal maliyet yönteminin işletmenin kapasite kullanım oranını kullanarak mamul birim maliyet hesabı yapması sebebiyle tam maliyet yöntemi ile karşılaştırıldığında daha gerçeği yansıtan bir hesaplama yöntemi olduğu ve işletmelerin Büyük ve Orta Boy İşletmeler için Finansal Raporlama Standardı (BOBİ FRS) ve Türkiye Finansal Raporlama Standartlarına (TFRS) göre hazırlanmış mali tablolarının Vergi Usul Kanununa (VUK) göre hazırlanmış mali tablolara göre finansal tablo kullanıcılarına daha gerçekçi ve doğru veriler sunduğu sonucuna varılmıştır.

Bağımsız denetimBüyük ve orta boy işletmeler için finansal raporlama standardıFinansal raporlama standartları+4
Nazlı Bahar Çakmak
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Bağımsız denetimin gelişimi ve VUK, TFRS ve BOBİ FRS'nin imalat sanayi açısından değerlendirilmesi üzerine bir uygulama

Artan dünya nüfusuyla birlikte ticaret olanaklarının teknoloji sayesinde hız kazanması dünya ticaret hacminde önemli bir genişleme yaratmıştır. Ticari iş ve işlemlerin kaydedilmesi, sınıflandırılması, özetlenmesi ve yorumlanması muhasebe programlarıyla daha kolay bir hale gelmiştir. Bununla birlikte tüm dünyada artan ticari iş ve işlemlerin muhasebeleştirilmesi ve denetlenmesi sırasında ortak bir geçerli finansal raporlama sisteminin oluşturulması ihtiyacı hâsıl olmuştur. Ülkeler, bulundukları ekonomik koşulları da göz önün de bulundurarak Uluslararası Muhasebe Standartları ile Uluslararası Finansal Raporlama Standartlarına kendi ekonomik sistemlerine uyarlamaya çalışmaktadır. Türkiye'de de bu amaç doğrultusunda özellikle son on yılda Uluslararası Geçerli Finansal Raporlama sistemine geçiş amacıyla önemli adımlar atılmıştır. Türkiye Finansal Raporlama Sistemi (TFRS) ve Büyük ve Orta Ölçekli İşletmeler için Finansal Raporlama Sistemi (BOBİ FRS) bu gelişmeler sonucu ortaya çıkan finansal raporlama sistemleridir. Bununla birlikte Türkiye'de işletmeler Vergi Usul Kanunu'na (VUK) göre finansal tablolarını hazırlayarak tahakkuk eden net gelir üzerinden vergilerini ödemektedir. Dolayısıyla işletmelerin cari dönem net geliri uyguladıkları geçerli finansal raporlama sistemine göre önemli farklılıklar göstermektedir. Bu çalışmada imalat sanayi sektöründe faaliyet gösteren bir işletmenin, geçerli finansal raporlama sistemlerinden VUK, TFRS ve BOBİ FRS uygulaması durumunda cari dönem net karının nasıl farklılaştığı ve bunun nedenleri üzerinde durulmuştur. İmalat sanayinde faaliyet gösteren şirketler için TFRS, gerçek değerleri göstermesi ve şirket değerini maksimize etmesi bakımından daha iyi bir finansal raporlama sistemidir. Anahtar Sözcükler: Bağımsız Denetim, VUK, TFRS, BOBİ FRS

Bağımsız denetimBüyük ve orta boy işletmelerBüyük ve orta boy işletmeler için finansal raporlama standardı+5
Fatih Genç
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00

İlgili konular