Basketbol
Bu konu başlığı altında 148 tez
Genç erkek basketbolcularda alt ekstremite kompresyon tayt kullanımının koşuya dayalı anaerobik sprint test performansına etkisi
Giriş ve Amaç: Çalışmanın amacı, genç erkek basketbolcularda alt ekstremite kompresyon tayt kullanımının koşuya dayalı anaerobik sprint test performansına olan etkisinin belirlenmesidir. Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya 20 erkek basketbol oyuncusu alındı (yaş: 16.5±0.5 yıl, boy: 176.8±5.71 cm, vücut ağırlığı: 68.5±8.98 kg, basketbol deneyimi: 2.35 ±0.49 yıl). Oyuncular, 1 hafta arayla normal şort ya da kompresyon taytı giyerek, 10 saniye aralıkla 6 x 35 m sprintten oluşan Koşuya Dayalı Anaerobik Sprint Testine (KAST) katıldılar. Her bir test öncesinde, beslenme alışkanlıklarında değişimden kaynaklanabilecek performans farklılıklarının ekarte edilebilmesi için 24 saat besin kaydı ile toplam kalori ve alınan kalorinin ne kadarının karbonhidrattan alındığı hesaplandı. Ayrıca, her bir test öncesinde sporcuların yorgunluk düzeylerindeki farklılıklardan kaynaklanabilecek performans farklılıklarının ekarte edilebilmesi için Hooper Ölçeği kullanıldı. KAST, Newtest Powertimer marka fotosel ile (300-Serisi, Oy, Finlandiya) yapıldı. Her bir KAST sonrası; maksimum (zirve) güç (Pmax), minimum güç (Pmin), ortalama güç (AP) ve yorgunluk indeksi (FI) değerleri fotoselin yazılımı ile otomatik olarak belirlendi. Ayrıca her bir KAST sonrası algılanan zorluk derecesi Borg Skalası (20'lik sistem) ile belirlendi. Bulgular: Bağımlı gruplar T testi sonuçları, 2 farklı test oturumundan elde edilen aritmetik ortalamaların hiçbiri arasında istatistiksel düzeyde anlamlı farklılık olmadığını gösterdi (p>0.05). Sonuç: Çalışmadan elde edilen sonuçlar dahilinde alt ekstremite kompresyon tayt kullanımının, genç basketbolcuların KAST performansını değiştirici bir etkiye sahip olmadığı söylenebilir. Çalışma dizaynının, daha deneyimli basketbolcularla, kompresyon taytına adaptasyon sağlayacak birkaç familirazisyon seansından sonra uygulanması farklı sonuçların alınmasına neden olabilir.
14-16 yaş grubu basketbolcularda COVİD-19 pandemi sürecinde aktif spora devam eden ve devam etmeyen sporcuların bazı performans değerlerinin karşılaştırılması
Bu çalışmanın amacı, basketbolculara uygulanan hız, çeviklik, çabukluk, denge ve güç çalışmalarının, pandemi döneminde aktif spora devam eden ve devam etmeyen sporculardaki değerlerinin karşılaştırılmasıdır. Çalışma, haftada 3 gün orta şiddetli basketbol teknik- taktik antrenmanına devam eden 14-16 yaş gurubu lisanslı 18 basketbolcu ile aynı yaş gurubunda lisanslı fakat pandemi sürecinde antrenmanlara ailesinin veya kendisinin tercihi ile ara veren 18 basketbolcu katılmıştır. Sporculara 20 metre sürat, dikey sıçrama, pro agility (çeviklik), flamingo denge testi, şut performans testi, otur uzan testi ve pençe kuvveti testleri uygulanıp elde edilen sonuçlar değerlendirilmiştir. Çalışmada elde edilen verileri analizi etmek için SPSS 25.0 programı kullanılmıştır. Tanımlayıcı istatistikten yararlanılan çalışmada katılımcı sayısının az olması sebebi ile verilerin istatistiksel analizlerinde Non-Parametrik testler kullanılmıştır. Gruplar arası farklılıkların tespit edilebilmesi için Kruskal Wallis-H ve Mann Whitney-U testleri uygulanmış; istatistiksel işlemlerde değişkenler arası farklılıkların tespitinde 0,05 anlamlılık düzeyi olarak kabul edilmiştir. Çalışma sonuçlarına göre pandemi sürecinde antrenman yapan ve yapmayan grupların tanımlayıcı istatistik tablosu incelendiğinde; her iki grubun yaş aralıklarının birkaç aylık farklar dışında benzer olduğu anlaşılmıştır. Her iki grubun da ortalama ve standart sapma değerlerinin benzerlik gösterdiği belirlenmiştir. Grupların deneyim sürelerine bakıldığı zaman antrenman yapan grubun minimum ve maksimumu deneyimde 2'şer yıl avantajlı oldukları anlaşılmıştır. Antrenman yapan ve yapmayan grupların boy ortalamaları benzerlik gösterirken; vücut ağırlıkları ortalamasında antrenman yapmayan grubun maksimum ağırlığının (6 kg) fazla olduğu belirlenmiştir. 20m koşu sürelerinde antrenman yapan grubun, antrenman yapmayan gruba göre daha iyi durumda olduğu; yine antrenman yapan grubun çeviklik testi değerlerinin antrenman yapmayan gruba göre daha iyi durumda olduğu, flamingo testi değerlerinde de antrenman yapan grubun antrenman yapmayan gruba göre daha iyi durumda olduğu anlaşılmıştır. Dikey sıçrama ortalamalarına göre antrenman yapan grubun minimum sıçramada iyi durumdayken; maksimum sıçramada ise antrenman yapmayan grubun iyi durumda olduğu belirlenmiştir. Dikey sıçrama zirve güç hr değerlerinde antrenman yapan grubun, antrenman yapmayan gruba göre iyi durumda olduğu anlaşılmıştır. Otur uzan değerlerinde antrenman yapan grubun antrenman yapmayan gruba göre durumunun iyi olduğu anlaşılmıştır. Pençe değerleri bakımından antrenman yapan grubun antrenman yapmayan gruba göre iyi durumda olduğu anlaşılmıştır. Şut performansı değerlerinde de antrenman yapan minimum değerinin düşük olmasına rağmen antrenman yapmayan gruba bariz bir üstünlük kurduğu anlaşılmaktadır. Çocukların gelişimi açısından düzenli fiziksel aktiviteler, büyük önem taşımaktadır. Bu alanda yapılan çalışmalar, düzenli fiziksel aktivitelerde yer alan ya da sporcu çocuklarla bu faaliyetlerde yer almayan çocuklar arasında farkların olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Basketbol, pandemi, COVİD-19, sürat, çeviklik, dikey sıçrama.
Genç erkek basketbolcularda dikkat konsantrasyon ve denge ile şut performansı arasındaki ilişkilerin incelenmesi
Bu araştırma, genç erkek basketbolcuların dikkat, konsantrasyon ve statik denge değişkenlerinin şut performansına etkisini incelemektedir. Çalışma grubunu, Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) yerel liglerinde mücadele eden, en az yedi yıllık aktif spor geçmişine sahip ve haftada en az üç gün düzenli antrenman yapan sporcular oluşturmaktadır. Çalışmaya katılan n=41 erkek sporcuların yaş ortalamaları 16.12 ±0.84 yıl, Boy ortalamaları 186.98 ±8.32cm, vücut ağırlıkları 78.17 ±12.28 kg olarak bulunuşmuş ve gönüllü katılım sağlanmıştır. Araştırmada kullanılan veri toplama araçları, seçici dikkat düzeyi için Burdon Attention Task, konsantrasyon düzeyi için Letter Cancellation Task, statik dengenin ölçümü için Flamingo Balance Test (FBT) ve şut performansı için ise AAHPERD Shooting Test kullanılmıştır. Ayrıca, sporcuların boy uzunluğu ve vücut ağırlığı ölçümleri de alınmıştır. Verilerin analizinde SPSS 26.0 paket programı kullanılmış, istatistiksel aykırı değerler Z-skoru yöntemi ile kontrol edilmiş ve tüm gözlemlerin makul sınırlar içinde olduğu belirlenmiştir (|z|≤3). Bu nedenle, herhangi bir veri çıkarılmadan analiz gerçekleştirilmiştir. Verilerin normallik dağılımı Kolmogorov-Smirnov testi ile değerlendirilmiş, değişkenler arası ilişkileri belirlemek için Pearson Korelasyon Analizi uygulanmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Çalışma bulguları, statik denge ile şut performansı arasında anlamlı ve negatif bir ilişki olduğunu göstermiştir (r=-0.46, p<0.001). Bu sonuç, daha iyi dengeye sahip sporcuların daha yüksek şut performansı sergilediğini ortaya koymaktadır. Konsantrasyon düzeyi ile şut performansı arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmuş (r=0.39, p=0.001) ve konsantrasyon arttıkça şut performansının da yükseldiği gözlemlenmiştir. Benzer şekilde, dikkat ile şut performansı arasında pozitif yönde ancak zayıf bir ilişki bulunmuş (r=0.12, p=0.312) ve bu ilişkinin istatistiksel olarak anlamlı olmadığı belirlenmiştir. Diğer taraftan, boy uzunluğu ile şut performansı arasında negatif ancak istatistiksel olarak anlamlı olmayan bir ilişki saptanmıştır (r=-0.22, p=0.071). Sonuç olarak, bu çalışma, basketbolcularda statik dengenin ve konsantrasyonun şut performansı üzerinde belirleyici olduğunu göstermektedir. Buna karşın, dikkat düzeyi ve boy uzunluğunun şut performansı üzerindeki etkisinin istatistiksel olarak anlamlı olmadığı tespit edilmiştir.
Adölesan basketbol oyuncularında skapula pozisyonu ile üst ekstremite kuvvet, güç ve dengenin ilişkisi
Bu çalışma Gaziantep ilinde bulunan Adil Sani Konukoğlu Spor Lisesi'nde yaş ortalaması 15.06±1.01 olan 34 (19 kız -15 erkek) basketbolcu öğrenci ile gerçekleştirildi. Çalışmanın adölesan basketbol oyuncularında skapula pozisyonu ile üst ekstremite kuvvet, güç ve dengenin ilişkisini incelemekti. Çalışmada olguların sosyodemografik bilgileri alındıktan sonra, skapula pozisyonu için Lateral Skapula Kayma Testi (LSKT) ve Görsel Skapular Hareketin Değerlendirilmesi (GSHD), üst ekstremite gücü değerlendirmek için Sağlıklı Topu Fırlatma Testi, dengeyi değerlendirmek için, Üst Ekstremite Y-Denge Testi ve SWAY denge mobil uygulaması kullanıldı. Skapula izometrik kas kuvveti değerlendirmesinde Power Track Manuel Muscle Tester cihazı kullanıldı. Veriler IBM SPSS Statistics 22 programıyla analiz edildi. Çalışmanın bulgularına göre, GSHD ile Top Fırlatma Testi, kas kuvvet testi ve SWAY denge mobil uygulaması skorları arasında anlamlı bir ilişki bulunmadı (p>0.05). GSHD ile Y Denge Testinin sol inferolateral (p<0.05) hariç diğer denge test skorları arasında anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edildi (p>0,05). LSKT testinin tüm değerleri ile Top Fırlatma Testinin baş üstü atışı arasında anlamlı bir ilişki bulundu (p<0.01). LSKT 45 ve 90 derece ile top fırlatma testinin göğüs hizası atışı arasında da anlamlı bir ilişki olduğu görüldü (p<0.05). LSKT 0 derece ile Y denge testi sağ medial ve LSKT 90 derece ile Y Denge Testi sağ superolateral arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edildi (p<0.01). LSKT 45 derece ile Y Denge Testi sağ medial, sağ superolateral ve sol medial arasında anlamlı bir ilişki vardı (p<0.05). LSKT 90 derece ile sağ ve sol trapez üst parçasının kuvveti arasında ve SWAY denge mobil uygulaması skorları arasında anlamlı bir ilişki olduğu görüldü (p<0.05). Çalışmanın sonuçları, adolesan basketbol oyuncularında skapula pozisyonu ile üst ekstremite güç, denge ve kas kuvvetinin bazı parametreleri arasında pozitif yönde bir ilişkinin olduğunu gösterdi. Basketbol oyuncularında skapula pozisyonunun performansı etkileyebilen güç, kuvvet ve denge faktörleriyle ilişkisinin adolesan dönemde incelenmesinin, performansı artırmak, yaralanmaları önleyici önlemler almak açısından önemli olduğu ve çalışmamızın bundan sonra yapılacak çalışmalara yol gösterici olacağı düşünüldü.
Basketbolcularda süreye bağlı foam roller kullanımının dikey sıçrama performansına etkilerinin incelenmesi
Foam roller'ın (köpük silindir) kas eklem yapısı üzerine etkileri( gerginlik, sakatlanma,kas kuvveti, gecikmeli kas ağrısı) bir çok çalışmada yer almıştır. Süreye bağlı köpük uygulamalarının sıçrama performansı üzerine etkileri ile ilgili çalışmalar oldukça sınırlıdır. Bu çalışmada Basketbolcularda süreye bağlı foam roller kullanımın dikey sıçrama performansına etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma evrenini İstanbul Göktürk beldesi Fenerbahçe basketbol okulunda oynayan 150 sporcu oluşturmaktadır, örneklemi ise aynı kulüpte basketbol oynayan 35 erkek sporcu oluşturmaktadır. Sporcuların fiziksel özelliklerinden boy uzunluğu ölçümü için boy skalası, vücut ağırlığı için Tanita marka tartı aleti(0.01gr) kullanılmış olup patlayıcı güç ölçümleri için ise surgent jump testi uygulanmıştır. Katılımcıların fiziksel ölçümleri (boy, vücut ağırlığı) alındıktan sonra ise sıçrama testi yapılmıştır. Testten 3 dk sonra; önce sağ bacak daha sonra sol bacak; calf, quadriceps femoris ve İliotibial bant bölgeleri olmak üzere her bir kas üzerine ayrı ayrı 1 dk süre ile köpük silindir uygulaması yapılmış olup, köpük silindir uygulaması biter bitmez sıçrama testi tekrar edilmiştir. Bir hafta sonra uygulanan testler tekrar edilmiş olup; her bölgeye foam roller uygulama süresi 3 dakikaya çıkarılmıştır. Normallik testi yapıldıktan sonra normal dağılım gösteren verilerin değerlendirilmesinde; ikili karşılaştırmalarda t test, ikiden fazla karşılaştırmalarda Anova test kullanılmıştır. Normal dağılım göstermeyenlerde ikili karşılaştırmalarda Mann Whitney-U Test, kullanılmıştır. Değerlendirmeler p<0,05 güven aralığında yapılmıştır. Foam rollerın uygulandığı 3 dakika ve 9 dakika foam roller sıçrama puanları incelendiğinde 3 dakika foam roller sıçrama ort puanlarının aritmetik ortalaması X = 41.94 iken 9 dakika foam roller sıçrama aritmetik ortalamasının X = 44.28 olduğu görülmektedir. 3 dk ve 9 dk foam roller ortalamaları arasındaki artış 2.34 puandır. Bu farkın anlamlı olup olmadığına yönelik yapılan "Bağımlı Örneklem T Testi" (Paired- Samples T Testi) sonucunda farkın anlamlı olduğu görülmektedir (t= -2.140, p<0.05). Bu sonuç foam roller kullanımının uygulandığı deney grubundaki sporcuların sıçramasında bir artış olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Foam Roller, Dikey sıçrama, Basketbol
Genç voleybol ve basketbol oyuncularında çok yönlü sıçrama kuvveti ve alt ekstremite pasif hareket aralığının karşılaştırılması
Bu çalışmanın amacı; genç voleybol ve basketbol oyuncularının çok yönlü sıçrama kuvveti ile alt ekstremite pasif eklem hareket aralığının karşılaştırılmasıdır. Araştırmada profesyonel alt yapıda oynayan 31 basketbol (yaş ortalaması: 16.23±1.08 yıl; boy ortalaması: 193.32±8.21cm; vücut ağırlığı ortalaması: 84.71±11.52kg), 25 voleybol oyuncusu (yaş ortalaması: 16.8±0.9 yıl; boy ortalaması: 193.52±6.88cm; vücut ağırlığı ortalaması: 80.72±8.41kg olmak üzere) ile, toplam 56 sporcu gönüllü olarak katıldı. Sporcuların sıçrama kuvveti için, dikey düzlemde; counter movement jump, drop jump (derinlik sıçraması) ve squat jump, yatay düzlemde; single leg triple hop test kullanıldı. Alt ekstremite pasif eklem hareket açıklığı, gonyometre ile derece cinsinden ölçüldü. Veriler, IBM SPSS Statistics 24 programında değerlendirildi. Normallik dağılımında, Shapiro Wilk test kullanıldı. Normal dağılım görüldüğünden ötürü, ikili karşılaştırmalarda bağımsız örneklem T test uygulanırken, korelasyon için Pearson korelasyon testi uygulandı. Veriler, p<0.05 güven aralığında değerlendirildi. Sonuç olarak, independent T test verileri sonucu voleybol ve basketbol oyuncularında sadece drop jump testinde sıçrama kuvveti (N) ve sertlik (kN/m) te anlamlı farklılık gözlenirken, dikey düzlem ve yatay düzlemde uygulanan diğer sıçrama testleri ile pasif eklem aralıkları arasında istatistiksel olarak farklılık görülmedi. Pasif sol ve sağ ve alt ekstremite eklem açıklığı ortalamaları incelendiğinde, sadece pasif diz fleksiyonunda kalça ekstansiyonunda anlamlı farklılık gözlemlenmektedir. Pearson korelasyon testleri sonucunda ise basketbolcular için özellikle diz fleksiyonunda pasif kalça fleksiyonunda ilişki görülürken voleybolcularda ise diz fleksiyonunda pasif kalça abdüksiyonunda ilişki görülmüştür. Pasif eklem açıklığının sıçramaya etkisi olduğu görülmektedir.
Profesyonel futbolcu ve basketbolcu sporcuların beslenme alışkanlıkları ve bilgi düzeylerinin karşılaştırılması
Bu çalışma, profesyonel düzeyde futbol ve basketbol oynayan sporcuların beslenme alışkanlıkları ve bilgi düzeylerinin incelenerek, gruplar arası farkları saptamak ve yeni çalışmalara ışık tutmasını sağlamak amacıyla yapılmıştır. Araştırma, Ocak 2021-Haziran 2021 tarihleri arasında 18-35 yaş aralığındaki 60 futbolcu ve 44 basketbolcu olmak üzere toplam 104 profesyonel sporcu ile gerçekleştirilmiştir. Sporcuların beslenme alışkanlıkları ve bilgi düzeylerinin saptanması amacıyla 44 sorudan oluşan bir anket düzenlenmiştir. Sporcuların beslenme durumlarının değerlendirilmesi için 3 günlük besin tüketim kayıtları alınmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgular değerlendirildiğinde futbolcuların %81,7'si, basketbolcuların %81,8'i beslenmesine dikkat ettiğini belirtmiş, gruplar arası anlamlı bir fark bulunmamıştır (p>0,05). Futbolcuların %56,7'si, basketbolcuların %52,3'ü besin destekleri kullanmaktadır (p>0,05). Öğün atlayan sporcuların öğün dışı beslenme alışkanlıkları arasındaki ilişkiye göre futbolcu ve basketbolcu sporcularda öğün atlayanların aynı zamanda öğün dışı beslenme alışkanlıkları olduğu saptanmıştır (p>0,05). Enerji alım ortalamaları futbolcularda 3630,81±303,89 kkal, basketbolcularda 3680,61±338,45 kkal'dir (p<0,05). Kahvaltı yapmayan futbolcu ve basketbolcu sporcuların günlük enerji ve protein alım ortalamaları düzenli kahvaltı yapan sporculara göre daha azdır (p<0,05). Futbolcuların %93,3'ü ve basketbolcu sporcuların tamamının sıvı alımına dikkat ettiği saptanmış, gruplararası farklılık olmaması bakımından anlamlı bir ilişki bulunamamıştır (p>0,05). Sıvı alımına dikkat eden futbolcu ve basketbolcu sporcuların, antrenman/müsabaka öncesi sıvı tüketimleri benzer özellik göstermektedir (p>0,05). Sporcuların branşına göre eğitim durumları ile alkol kullanımı arasındaki ilişki incelendiğinde eğitim durumu ile alkol kullanımı arasındaki anlamlı bir ilişki olmadığı görülmüştür (p>0,05). Futbolcuların besin destek ürünleri kullanım oranı %56,7, basketbolcularda ise %52,3'tür. Futbolcuların, basketbolculara göre besin destek ürünleri kullanımına daha fazla yatkın olduğu görülmektedir (p<0,05). Futbolcuların %52,9'u, basketbolcuların %47,8'i kondisyonerlerin önerisiyle besin destek ürünleri kullandıklarını belirtmiştir. Sporcuların bilgi kaynağı olarak gösterdiği antrenör, kondisyoner vb. personelin düzenli bir şekilde sporcu beslenmesi konusunda kurs, seminer, ders vb. kaynaklarla desteklenmesi gerekmektedir. Literatüre farklı branşlardaki sporcuların beslenme durumları ve bilgi düzeylerini saptamaya yönelik çalışmaların yapılarak katkıda bulunulması ve spora olumlu katkılarının öneminin vurgulanmasına ihtiyaç olduğu düşünülmektedir.
Küçük yaş grubu basketbolcularda farklı kuvvet antrenmanı yöntemlerinin şut performansı üzerine etkisi
Basketbol ülkemizde en popüler spor dallarından biridir. Milli takımımızın ve kulüp takımlarımızın son yıllarda elde ettiği başarıların bir sonucu olarak basketbol branşı taraftar kitlesini artırmış ve popüler spor dalları arasında yerini almıştır. Basketbol kuvvet, hız, hareketlilik, koordinasyon ve dayanıklılık gibi temel motorik özelliklerin tamamını gerektiren bir spordur. Tüm sporlarda olduğu gibi basketbolda da temel motor becerilerin geliştirilmesi uygulamalı antrenmanların vazgeçilmez bir parçasıdır. Sportif başarı temelinde temel motor becerilerin geliştirilmesi ön koşullardan biridir. Bunun en önemli kısmı kuvvet ve kuvvet antrenmanıdır. Bu çalışmada 12-14 yaş arasındaki erkek basketbolcularda kuvvet gelişimi için farklı antrenman yöntemleri uygulamalarının farklı bölgelerdeki şut performanslarının etkileri araştırılmıştır. Sporcuların fiziksel ölçümleri ile şut performans ölçümleri yapılmıştır.Elde edilen veriler SPSS 26.0 programı kullanılarak analizler yapılmıştır.Normalizasyon testleri yapılarak verilerin dağılımları incelenmiştir. Verilerin dağılım türlerine göre istatistiki yöntem belirlenmiştir. Normal dağılımda parametrik testler olan T-testi ve ANOVA (Tek Yönlü Varyans Analizi) testi tasarlanmıştır. Normal olmayan dağılımlarda da non-parametrik testler olan Mann Whitney-U ile Kruskal Wallis testleri tasarlanmıştır. İki bağımsız değişken incelendiğinde T-testi, Wilcoxon veya Mann Whitney-U testleri, ikiden fazla bağımsız değişkenlerde de ANOVA ve Kruskal Wallis testleri uygulanmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi için p<0,05 kabul edilmiştir. %95 oranında güvenilirlik düzeyi belirlenmiştir. 14 yaşında erkek basketbolcularda şut performanslarında ve fiziksel becerilerinde de anlamlı bir gelişim olduğu görülmüştür (P<0,05). Sonuç olarak; 12-14 yaş grubuna arasındaki basketbolculara uygulanan kuvvet ve şut çalışmasını içreren antrenman metodu sonucunda şut performanslarında olumlu gelişim sağlandığını, özellikler 14 yaşında erkek basketbolcularda bu gelişimlerin olumlu yönde çok daha fazla oduğunu söyleyebiliriz.
Elit kadın basketbolcularda el antropometrik ölçümleri ile el kavrama kuvveti ve denge becerisinin, şut performansı üzerine etkisinin incelenmesi
Bu çalışmada, elit kadın basketbolcuların el antropometrik ölçümleri, el kavrama kuvveti ve denge becerisinin, şut performansları üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma grubu, İzmir ili, Çeşme ilçesinde faaliyet gösteren TBF Kadınlar Basketbol 1. Ligi'nde mücadele eden, Çeşme Basketbol Spor Kulübü' nün elit (A takım) seviyedeki 12 sporcusunun gönüllü katılımıyla oluşturulmuştur. Araştırmamızda sporcuların yaş, boy, ağırlık, vücut kitle indeksi ve el antropometrik ölçümleri yapılmış, ayrıca sporculara el kavrama kuvveti, denge ve Aahperd şut testi uygulanmıştır. Verilerin analizi SPSS 24 paket programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde, normal dağılım gösterip göstermediklerini belirlemek adına Shapiro-Wilk Testi uygulanmış olup, verilerin normal dağılımı üzerine parametrelerin ilişki durumlarını değerlendirmek için Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda çalışmaya katılan 12 sporcunun elin antropometrik parametrelerinden; el uzunluğu, el genişliği, el avuç uzunluğu, üçüncü parmak uzunluğu, el şekil indeksi, parmak indeksi ve el yüzey alanı değerleri ile şut performansları arasında anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir. Sporculara yapılan ölçümlerin dışında uygulanan el kavrama kuvveti ve denge testi sonuçları ile şut performansları arasında da anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir. Elde edilen verilerden, sporcuların baskın el ölçüm ve test değerleri ile şut performansları arasında anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir.
El bileğindeki hareket açıklığının profesyonel kadın basketbolcularda şut tekniğine etkisinin incelenmesi
Bu araştırma, Türkiye Kadınlar Basketbol Ligindeki yetişkin, ve aynı ligin genç takımları arasında 25 sporcunun farklı takımlarının el bileği eklem hareket açıklıklarının şut parametrelerine bakılarak aralarında bir ilişki olup olmadığını incelemek amacıyla yapılmıştır. Bu doğrultuda oyuncuların el bileğindeki, dorsal ekstansiyon ve palmar fleksiyon lateralden ve tam karşısından, radial deviasyon ve ulnar deviasyonları ise kuş bakışı olarak fotoğraflanarak, Kinovea 0.8.15 paket programında açısal değerleri saptanmıştır. Oyuncuların alınan açılarından sonra AAHPERD hızlı şut testi uygulanarak, liglerinde sergilemiş oldukları atışlarının toplamı, başarılı sonuçlandırdığı atışlar ile bu iki parametrenin yüzdelik dilimlerine bakılmıştır. Verilerin analizi SPSS 26.0 paket programında yapılmıştır. Ölçümler öncesinde ve sonrasında grupların antropometrik olarak normal dağılım sergileyip sergilemediğini görmek için tanımlayıcı istatistikten, fisher testi, çarpıklık ve basıklık katsayılarına bakılmış (±3), kulüpler ile değişkenler arasında yapılmış olan tanımlayıcı istatistiklerde (±3) grupların normal dağıldığını göstermiştir. Elde edilen verilerden ANOVA testinde anlamlı sonuçlar elde edilmiş, anlamlı olan değişkenler ile ilgili Posthoc Tukey uygulanmıştır. Tüm değişkenlerin takıma göre, korelasyonlarını incelemek için, Pearson Korelasyon ilişki katsayısı, testi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda; takımlar arasında el bileği hareketlerinden Palmar Fleksiyonda, Genç ve A takım seviyesindeki iki takım ortalama uygun açı sergilerken, diğer A takımın geniş açıda kaldığı gözlemlenmiştir (p<0,01). Kategorik Atış yüzdeleri ile Ulnar Deviasyonda düşük yüzdede olanların daha dar açı ile yüksek kaliteli açısal değere sahip olduğu gözlemlenmiştir (p<0,05). Takımların korelasyon ilişkilerinde ise el bileği değişkenleri, Antropometrik ve atışları aralarında, negatif ve pozitif ilişkilere rastlanmıştır.
Basketbola özgü temel teknik test bataryası geçerlilik ve güvenirlilik çalışması
Bu tezin amacı, Basketbol branşında teknik yeterliliği kombine olarak belirleyecek bir test bataryasının performansa etkisinin incelenmesi ve branşa özgü bir skala oluşturması olarak belirlenmiştir. Çalışma grubu, İstanbul ili Bağcılar bölgesinde faaliyet gösteren Göztepe Spor Kulübü'nün Genç takım seviyesinde ki 16 erkek sporcunun gönüllü katılımıyla uygulanmıştır. Günümüzde sporcuların yeteneklerini ölçmek ve değerlendirmek için çok fazla sayıda yöntem uygulanmaktadır. Araştırmamızda sporcuların boy, yaş, ağırlık ölçümleri yapılarak ayrıca şut (dinamik-statik), pas - dribbling ve savunma testi uygulanmıştır. Çalışmada elde edilen veriler elektronik ortama aktırılarak ortalama ve standart sapma değerlerine bakılmıştır. Verilerin normallik dağılım testleri için shapiro-wilk testi uygulanmış olup, verilerin normal dağılım göstermesi üzerine ölçümler arası karşılaştırma için one way anova testi uygulanmış olup farklılığın belirlenmesi için Tukey testi kullanışmıştır. Veriler Spss 25. Paket programında analiz edilmiştir Çalışmamız incelendiğinde katılımcıların yaş ortalamaları 16,75±1,00 yıl, boy ortalamaları 173,81±6,72 cm, vücut ağırlığı ortalamaları 66,56±6,83 kg, BKİ ortalamaları ise 21,99±1,38 olduğu tespit edilmiştir. Katılımcıların Statik şut testi puan dağılımlarına bakıldığında 15 puan ve aşağısı çok düşük, 22 puan ve üzeri çok yüksek, Dinamik şut testi için 18 puan ve aşağısı çok düşük, 23 puan ve üzeri çok yüksek, Pas-Dribbling testi için 26,5 puan ve aşağısı çok düşük, 70.96 puan ve üzeri çok yüksek, Savunma testi için 31 puan ve aşağısı çok düşük, 80 puan üzeri sporcuların çok yüksek puan ortalamasına sahip oldukları söylenebilir.
14-18 yaş arası basketbolcuların beslenme alışkanlıkları ve bilgi düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışma, 14-18 yaş arası basketbolcuların beslenme alışkanlığı ve bilgi düzeylerinin araştırılması ve aralarında yaş ve cinsiyet gibi değişkenlere göre farklılık olup olmadığını belirlemek amacıyla nicel araştırma yöntemlerinden tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmaya İstanbul ilinin Fatih ilçesindeki spor kulüplerinde basketbol oynayan 62 kadın 190 erkek toplamda 252 basketbolcu katılmıştır. Basketbolcuların beslenme bilgi düzeylerinin ne düzeyde olduğunu belirlemek için daha önce yapılmış olan Merve Yüksek'in ''Amatör ve Profesyonel Milli Takım Futbolcularında Beslenme Alışkanlıkları ve Bilgi Düzeylerinin İncelenmesi'' tezinden, Gökhan Kayatürk `ün "Yetişkin Grubundaki İleri Seviye ve Daha Alt Seviyedeki Aikidocuların Beslenme Alışkanlıkları Ve Bilgilerinin İncelenmesi" tezinden ve Kemal Güral'ın " Farklı Liglerde Oynayan Futbolcuların Beslenme Alışkanlıkları ve Bilgi Düzeylerinin İncelenmesi" tezinden (Yüksek, 2013., Kayatürk, 2017., Göral, 2008) faydalanılarak araştırmacı tarafından oluşturulan, 10 kişisel bilgi, 14 beslenme alışkanlığı ve 10 beslenme bilgisi sorusundan oluşan toplamda 34 soruluk bir anket formu covid-19 salgını sebebiyle sporculara "e" anket yöntemiyle uygulanmıştır. İstatistik hesaplamalarda IBM SPSS programı kullanılmıştır. Elde edilen veriler frekans (f) ve yüzde (%) değerleri şeklinde hesaplanmış ve ankette bulunan her soru tek tek değerlendirilmiştir. Katılımcıların cinsiyet ve yaş değişkenlerine göre crosstabs (çapraz tablo) analizi yapılmış, aradaki farkların bulunması için Ki-Kare testi uygulanmıştır. P değerinin 0,05'ten küçük olduğunda gruplar arasında ki fark anlamlı olarak kabul edilmiştir. Sonuç olarak; 14-18 yaş arası basketbolcuların beslenme alışkanlıkları ve bilgi düzeyleri yetersiz bulunmuştur. Bu doğrultuda antrenörlerin ve sporcuların beslenme bilgilerini eğitim, kurs, seminer vb. uygulamalarla desteklenmelerini veya artırmalarını, spor kulüplerinin sporcu beslenmesi konusunda uzman diyetisyenler ile çalışmasını, görsel ve yazılı medyada da bu konunun öneminin devamlı olarak vurgulanmasının yararlı olacağı düşünülmektedir.
Amatör düzeydeki espor ve basketbol oyuncularının üst ekstremitelerindeki görsel ve işitsel reaksiyon sürelerinin karşılaştırılması
Espor'a hem ülkemizde hem de dünyanın genelinde bir önyargı olduğu bilinmektedir, çağın gereklilikleri kısa, orta ve uzun vadelerde olmak üzere sürekli değişmekteyken spor olgusunun da değişmesini görmek artık şaşırtıcı olmaktan çıkma noktasına gelmiştir. Bu temelden hareketle Espor'un, spor olgusunun değişiminin öbeğinde olduğu görülmektedir. Alanı daha iyi anlamak, keşfetmek ve spor vb. bilim dallarındaki bilinmezleri ortaya çıkartmak son derece önemlidir. Çünkü espor'un temelde hareketsiz yapıldığı düşüncesi yalnızca yapılacak çalışmalarla değiştirilebilir. Bu tez çalışma ise tam olarak bunu hedeflemektedir. Spor branşları için bilişsel özelliklerin başarısı ile performans düzeyi arasında bir bağ olduğu düşünüldüğünde, reaksiyon zamanı birçok spor branşı için son derece önemli olarak öne çıkmaktadır. Basketbol branşı son derece hızlı, anlık karar verilmesi gereken pozisyonları barındıran ve bununla birlikte belli bir noktadan sonra ince beceriler ile birlikte esas olan fiziksel ya da zihinsel becerilerin öne çıkması için performansın optimuma gelmesinde her eylemin kusursuza yakın olması gerekmektedir. Reaksiyon zamanı ise saniyenin çok küçük ölçeklerinde gerçekleştiğinden dolayı bu branş için son derece önemlidir. Espor'da ise yine hem görsel hem de işitsel reaksiyon zamanı son derece önemli olarak karşımıza çıkmaktadır. Çünkü oyuncular yoğun olarak hem derinlik algılama, anlık karar verme, problem çözme yetenekleriyle birlikte olaylara doğru ve hızlı reaksiyon vermek zorundadırlar. Buradan yola çıkılarak yapılan bu tez çalışmasında görsel reaksiyon (FitLight) ve işitsel reaksiyon ölçümlerinde oturarak iki el (görsel reaksiyon) ile gerçekleştirilen ölçümde espor oyuncularının basketbol oyuncularından daha başarılı olduğu, ayakta ve oturarak yapılan diğer tüm testlerde de iki grup arasında anlamlı farkın olmadığı ortaya çıkmıştır. Kanonik verilerde de yine espor oyunlarının basketbol oyuncularının reaksiyon zamanlarını geliştirmek maksatlı kullanılabileceği öngörüsünde bulunulmuştur.
10-14 yaş grubu erkek basketbol oyuncularında; çeviklik ve overhead squat testi ilişkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı 10-14 yaş grubundaki erkek basketbol oyuncularının çeviklik özellikleri ve overhead squat testi ilişkisinin incelenmesidir. Her spor dalı için bireylerin sahip olması beklenen genel ve özel beceriler bulunur. Bu becerilerin başarılı bir şekilde performansa dönüşmesi için birtakım kriterler önem taşır. Bu kriterler; sürat, esneklik, kuvvet, çeviklik, koordinasyon, dayanıklılık gibi faktörlerden oluşur. Araştırma kapsamında ilk olarak basketbolun dünyada ve ülkemizdeki durumu daha sonra ise performansı ortaya koymaya katkı sağlayan kriterler hakkında genel bir alanyazın sunulmuştur. Araştırmanın devam eden bölümünde ise çömelme (squat) ve çömelme varyasyonları ile ilgili alanyazına yer verilmiştir. Sporcularda çeviklik, birden fazla faktörle açıklanmaktadır. Bunlar sporcunun yaşı, boy uzunluğu ve kilo durumları şeklinde olabilmektedir. Dolayısıyla çevikliğin artırılması için çok yönlü egzersizlerin bütüncül olarak yapılması önemlidir. Çünkü yapılan bu araştırmada esneklik, vücut ağırlığı, yağ oranı, kilo ve boy gibi değişkenlerin ilişkili olduğu ve çevikliği etkilediği belirlenmiştir.
Basketbolcularda deltoid kası kısmi yırtılmasında uygulanan rehabilitasyon egzersizleri ve bazı yardımcıların kullanılmasının etkisi
Basketbol sporunun oyun yapısı gereği, kol ve deltoid kas gruplarının fazla kullanımı dolayısıyla yaralanma riski yüksektir. Bu kasların hasara uğraması, sporcunun performans yeteneğini sınırlar ve spor aktivitesinde yetersizlik meydana getirebilir. Yaralanma sonrası rehabilitasyon sürecinde ise, oyuncu korunurken en kısa sürede sahaya geri döndürülmesi amaçlamaktadır. Bu bağlamda çalışmada Profesyonel basketbolcularda deltoid kas yaralanmalarını azaltabilmek amacıyla özel egzersizlerin ve terapōtik tedavi yöntemlerinin hazırlanıp etki düzeylerinin araştırılması amaçlanmıştır. Araştırmada Irak'taki profesyonel basketbolcuların deltoid kasının kısmi yırtılmasını rehabilite etmek için özel bir müfredat hazırlanmış olup, çalışmaya söz konusu olan tedavi yöntemlerinin etkinliği incelenmiştir. Çalışmada basketbol oyuncularının omuz deltoid kasının aktivasyonunu QEMG ile ve bu aktivasyonun kuvveti ise izokinetik dinamometre ile değerlendirilmiştir. Çalışmaya Irak'taki profesyonel olarak basketbol oynayan, yaş ortalaması 19,5±1,44 olan toplamda 21 erkek sporcu katılmıştır. Katılımcıların beş haftalık antrenman programı ile omuz ekleminde fleksiyon ve abdüksiyon hareketi yaptığı sırada deltoid kasının ön ve orta bölümündeki kısımların aktivasyonları kantitatif EMG cihazı ile kaydedilmiştir. Fleksiyon ve abdüksiyon hareketleri 30,60,90,120,150 ve 180 dereceler arasında kademeli olarak yapılmıştır. Ayrıca terapötik egzersizler kapsamında sporcuların fiziksel uygunluk parametrelerinin belirlenmesi için otur ve eriş, sağ ve sol el kavrama kuvveti testi, bacak kuvveti testleri uygulanmıştır. Antrenman programı sonrası birinci haftada gerçekleştirilen EMG ölçümlerinde tüm hareket açıklıklarındaki değerler dikkate alındığında her iki hareket fleksiyon ve abdüksiyon için ön deltoid kası aktivasyon değerinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Ayrıca otur ve eriş testi, sağ ve sol el kavrama kuvveti testi, bacak kuvveti testleri ön-test ve son test değerlerinin birinci ve beşinci hafta arası uygulanan antrenman programı neticesinde arttığı gözlenmiştir ve istatistiksel olarak anlamlı (p=0,005) olduğu tespit edilmiştir. Uygulanan antrenman programının ön deltoid kaslarının gelişiminde etkin olduğu anlaşılmaktadır ve deltoid kası yaralanmalarının minimaliz edilmesinde etkili olacağı düşünülmektedir.
Basketbol hakemlerinin bilişsel duygu düzenleme düzeyleri ile karar verme becerilerinin incelenmesi
Çalışmanın temel amacı basketbol hakemlerinin bilişsel duygu düzenlemeleri ile karar verme becerileri düzeylerinin incelenmesidir. Diğer bir amacı ise hakemlerin kişisel özelliklerine göre karar verme becerileri ile bilişsel duygu düzenleme durumlarının değerlendirilmesidir. Araştırma; nicel araştırma modeli esas alınarak hazırlanmıştır. Araştırmada mevcutta olan bir durumun ortaya çıkmasına yönelik bir amaçla betimsel ve ilişkisel taramaya yönelik bir yöntem tercih edilip uygulanmıştır. Gerçekleştirilen araştırmanın evrenini, Türkiye Basketbol Liglerinde aktif olarak hakemlik yapan bireyler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklem grubu ise (n= 170) katılımcıdan müteşekkildir. Araştırmada yer alan katılımcılara kişisel bilgi formu, bilişsel duygu düzenleme ve karar verme stilleri ölçeği uygulanmıştır. Elde edilen veriler IBMM SPSS 25 paket programına aktarılmış olup, Bağımsız örneklem T testi ve Oneway ANOVA analizleri gerçekleştirilmiştir. İstatistiksel olarak p<0,05 istatistiksel olarak anlamlılık kabul edilen değer olarak kabul görmüştür. Sonuç olarak, kabul etme ve pozitif gözden geçirme alt boyutlarında erkekler yönünde diğerlerini suçlamak boyutunda ise kadınlar yönünde anlamlı olduğu belirlenmiştir. Kadın basketbol hakemlerinin daha fazla erteleyici karar verme stili eğilimi gösterdikleri, erteleyici karar verme stilinin cinsiyete göre farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Yaş arttıkça kendini suçlama düzeyinin azaldığı, başka bir ifadeyle, yaş arttıkça yaşanan olumsuzlukların daha az üzerinde durulduğu belirlenmiştir. Basketbol hakemlerinin yaşlarının karar verme stilleri üzerinde etkili olmadığı, benzerlik gösterdiği saptanmıştır. B klasman basketbol hakemlerinin yaşanan olaylarda kendini daha fazla suçladığı A klasman hakemlerin ise yaşan olumsuzluklarda daha iyimser bir tutum sergiledikleri anlaşılmaktadır. C klasman hakemlerin ise bakış açısına yerleştirme boyutunda yaşanılan olayın diğer olaylarla kıyaslanarak öneminin azaltıldığı görülmektedir. Katılımcıların klasmanlarına göre karar verme stilleri dikkatli karar verme ve panik karar verme alt boyutlarında anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Basketbol hakemlerinin sahip olduğu eğitim düzeyinin bilişsel duygu düzenleme; bakış açısına yerleştirmek ve yıkım alt boyutunda belirleyici bir değişken olduğu saptanmıştır. Eğitim değişkenine göre karar verme stilleri, karar vermede öz saygı alt boyutunda istatiksel açıdan anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Tecrübe arttıkça basketbol hakemlerinin yaşanan olumsuzluklara rağmen olumlu yönlere odaklanmayı daha iyi yaptıkları anlaşılmaktadır. Diğer alt boyutlarında ise anlamlı bir farklılığın açığa çıkmadığı belirlenmiştir. Katılımcıların tecrübelerine göre karar verme stillerinde tüm alt boyutlarda anlamlı farklılığın açığa çıkmadığı, benzer özellik gösterdikleri sonucuna erişilmiştir.
Türkiye Milli Olimpiyat Komitesinin Diyarbakır'da gerçekleştirdiği 10-14 yaş arası kız çocuklarının spor yoluyla güçlendirme projesinde özgüven ve benlik saygısı değerlerinin incelenmesi
Araştırmamızda, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesinin Diyarbakır'da gerçekleştirdiği, 10-14 yaş aralığında Basketbol, Voleybol ve Badminton spor kursuna giden sosyoekonomik yönden dezavantajlı kız çocukların özgüven ile benlik saygısı düzeyleri arasında fark olup olmadığı açıklanmıştır. Düşük benlik saygısı ve özgüven eksikliği ergen yaştaki çocuklarda önemli bir risk faktörü olarak kabul edilmektedir. İleriki hayatlarında daha sağlıklı bir yaşam tarzının oluşmasında sporun özgüven ile benlik saygısı arasındaki ilişki inceleyerek alan yazına katkı sağlayacağı düşünülmüştür. Spor yapmanın, bireylere yaşamları boyunca bedensel ve sosyal açıdan yararları vardır ve hayatın önemli bir bölümünü oluşturan ve gelişim dönemleri içinde önemli bir yere sahip olan ergenlik döneminde spor yapmanın ergenlerin bedensel ve ruhsal açıdan olumlu etkileri olduğu düşünülmektedir. Ayrıca 10-14 yaş arası kız çocuklarının sosyoekonomik boyutları da ele alınmıştır.
Erkek basketbolculara uygulanan farklı germe yöntemlerinin patlayıcı kuvvet, çeviklik ve sürat performans düzeylerinin karşılaştırılması
Bu araştırmanın amacı uygulanan farklı germe yöntemlerinin erkek basketbol sporcularının sıçrama, çeviklik ve sürat performans düzeylerinin karşılaştırılmasıdır. Araştırma, tarama modelinde tasarlanmıştır. Çalışmaya en az 5 yıl basketbol oynamış ve hala oynamaya devam eden yaş ortalamaları 17,69±1,08 yıl olan 16 basketbolcu katılmıştır. Sporculara 72 saat arayla farklı günlerde sırasıyla germe olmayan Koşu Yöntemi (KY), Statik Germe (SG), Dinamik Germe (DG) ve Self - Miyofasyal Gevşetme (SMFG) yöntemleri uygulanmış ve ardından belirlenen sıçrama, sürat ve çeviklik testleri alınarak gösterdikleri performans düzeylerine bakılmıştır. Veriler IBMM SPSS 25 programına aktartılarak analizler uygulanmıştır. Değişkenlerin normallik analizi Shapiro-Wilk analizi ile değerlendirilmiş olup verilerin normal dağılım gösterdiği belirlenmiştir. Tanımlayıcı istatistik olarak betimsel analiz farklılıkların karşılaştırılması için ise Oneway ANOVA analizi tercih edilmiştir. Ortaya çıkan farklılığının belirlenmesi için post hoc analizlerinden bonferonni tercih edilmiştir. Countermovement Jump (CJM) ve 20 metre sürat testlerinde KY ve DG yöntemlerinin SMFG yöntemi uygulandıktan sonra alınan performans skorlarına kıyasla daha iyi seviyede olduğu tespit edilmiştir. Uygulanan diğer yöntemler arasında anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir. T-Test çeviklik testinde ise yöntemler arası anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Sonuç olarak, maç ya da antrenman sırasında oyuncuların performans özelliklerini arttırmak için öncesinde uygulanacak ısınma aşamasında başlangıçta SMFG ve statik germe uygulamalarının optimal olarak entegre edilmesi ardından dinamik germe uygulamalarının kullanılması ile performansta akut olarak yükselişlerin sağlanabileceği düşünülmektedir.
Profesyonel liglerde oynayan elit basketbolcuların motivasyon düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmanın temel amacı, basketbolcuların kişisel bilgi formlarında belirtecekleri özelliklerini de dikkate alarak, elit düzeydeki basketbolcuların motivasyon düzeylerini belirlemektir. Yapılan bu araştırma Betimsel Tarama Modelinde nedensel karşılaştırma deseninde yürütülmüştür. Çalışmanın evrenini 2022-2023 sezonunda aktif lisanslı basketbolcular oluştururken, örneklem grubunu yine aynı sezonda Türkiye Basketbol Ligleri'nde profesyonel düzeyde mücadele eden 372 basketbolcu meydana getirmiştir. Çalışmanın evren ve örnekleminde yer alan sporcular için; a) Spora Özgü Başarı Motivasyonu Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Katılımcıların cinsiyet türlerine göre ölçek puanlarının karşılaştırılmasında Spora Özgü Başarı Motivasyonu Ölçeği'ne ilişkin cevaplarda anlamlı farklılık tespit edilememiştir. Bununla birlikte yaş değişkenine göre anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Çalışmanın bulgularına etki eden bir başka değişken ise sporcunun aktif basketbol oynama süresidir. Katılımcıların oynadıkları pozisyona göre ölçek puanlarının karşılaştırılmasında, Başarıya Yaklaşma Güdüsü ve Başarısızlıktan Kaçınma Güdüsü alt boyutlarında anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0,05). Güç Gösterme Güdüsü alt boyutunda ise anlamlı farklılık tespit edilememiştir (p>0,05). Buna göre, Başarıya Yaklaşma Güdüsü alt boyutunda Guard – Forvet, Guard – Pivot pozisyonu oynayan oyuncular arasında anlamlı farklılık saptanmıştır. Başarısızlıktan Kaçınma Güdüsü alt boyutunda ise Forvet – Pivot pozisyonu oynayanlar arasında anlamlı farklılık saptanmıştır.
Profesyonel erkek basketbol takımının sezon içi antrenman yük profillerinin belirlenmesi
Güneş, S., Profesyonel Erkek Basketbol Takımının Sezon İçi Antrenman Yük Profillerinin Belirlenmesi, Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Spor Bilimleri ve Teknolojisi Programı Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2019. Bu çalışmada bir basketbol takımının 15 haftalık ilk yarı müsabaka döneminde; antrenmanlar ve müsabakalar sırasında, sporcuların karşı karşıya kaldığı yüklenme ve yorgunluk değerlerinin bazı objektif ve subjektif yöntemler aracılığı ile belirlenmesi ve takip edilmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya antrenman geçmişi ortalama 13,64±5,94 sene olan 11 profesyonel erkek basketbolcu katılmıştır (yaş: 28,36±5,87 yıl, boy: 197,45±8,31 cm, vücut ağırlığı: 91,65±13,68 kg). Katılımcılara sezonun ilk yarısı boyunca (15 hafta) her antrenman ve müsabakadan sonra içsel iş yüklerini belirlemek amacıyla; algılanan zorluk derecesi, her haftanın başı ve sonu ise zindelik durum anketi ile nöromusküler yorgunluk (aktif sıçrama) testi uygulanmıştır. Sporculara ilişkin 15 haftalık gözlemlerden elde edilen ölçümleri içeren uzunlamasına veri yapısına uygun olarak, spocuların zindelik durumu ve sıçrama yüksekliğinin modellenmesi amacıyla Genelleştirilmiş Tahmin Denklemleri (GTD) kullanılmıştır. 15 hafta sonucunda; zindelik durumu toplam puanı üzerinde yalnızca monotonluk ve akut kronik iş yükünün (AKİY) etkisinin istatistiksel olarak anlamlı olduğu gözlemlenmiştir (χ2= 4,734, p= 0,030; χ2=2,947, p= 0,086, RMSE=0,436). Bu sonuca göre; monotonluk 1 birim arttığında toplam zindelik durumu değerinin 0,114 birim azaldığı ve bu azalışın istatistiksel olarak anlamlı bulunduğu görülmüştür (p= 0,030). AKİY oranının 1 birim artması ile toplam zindelik durumu değerinde 0,05 birimlik anlamlı bir artış söz konusu olmaktadır (p= 0,086). Sıçrama yüksekliği üzerine ise yalnızca monotonluğun etkisi istatistiksel olarak anlamlıdır (p=0,037), fakat ilgili modelin RMSE değerine bakıldığında sıçrama yüksekliğinin tahmini için elde edilmiş bu modelin tahmin performansının iyi olmadığı görülmektedir. Sonuç olarak, antrenörlerin monotonluğu engellemek için antrenman yükünün haftalık varyasyonunu ve bir antrenman seansının çeşitliliğini arttırması ve sezon boyunca sporcuların zindelik durumunu etkileyen AKİY takibini dikkatlice yapıp, organize etmeleri önerilmektedir.
Profesyonel basketbol oyuncularının solunum fonksiyonları ve fiziksel uygunluk parametrelerinin sedanter kontrollerle karşılaştırılması
Düzenli yapılan egzersizler sonucu vücutta doku seviyesinde, dolaşım-solunum sistemlerinde ve vücut kompozisyonunda birçok adaptasyon meydana gelir. Aerobik ve anaerobik enerji sistemlerini etkili kullanma kapasitesi artar. Bu nedenle düzenli spor yapan bireyler sağlıkla ve sporla ilişkili birçok parametrede sedanterlerin önüne geçer. Profesyonel düzeyde spor yapan sporcularda solunum kas yorgunluğu merkezi sinir sistemi (MSS)'ne duyu girdisi artışına sebep olur. Bu artış metaborefleks mekanizmayı aktifleştirerek lokomotor kaslara giden kan akışının azaltır ve egzersiz performansını düşürür. Solunum kas kuvveti ve dayanıklılığındaki artışla metaborefleks mekanizmanın aktifleşmesi ertelenebilmekte ve daha az yorgunlukla daha uzun süre egzersiz yapılabilmektedir. Bir basketbol oyununda oyuncuların performansı müsabaka boyunca yüksek şiddetli aktiviteleri en az yorgunlukla aynı kalitede tekrar edebilmesine bağlıdır. Çalışmanın amacı profesyonel basketbolcular ile sedanter kontrolleri solunum kas kuvveti, solunum kas enduransı ve fiziksel uygunluk parametreleri yönünden karşılaştırmak ve basketbolcularda solunum fonksiyonları ile fiziksel uygunluk parametreleri arasındaki ilişkiyi incelemekti. Çalışmaya profesyonel basketbol oynayan 21 kadın basketbolcu ile yaş ve cinsiyet açısından benzer 21 sedanter birey dahil edildi. Bireylerin yaş, spor yaşı gibi özellikleri kaydedildi. Bireylerin değerlendirilmesinde ağız içi basınç ölçümü (maksimal inspiratuar basınç-MIP ve maksimal ekspiratuar basınç-MEP), solunum kas enduransı testi, 20 m mekik koşu testi, T-Drill testi, 20 m sürat testi ve el reaksiyon sürat testi kullanıldı. Çalışmanın sonucunda, basketbolcuların MIP, MEP, solunum kas enduransı, mekik koşu mesafesi, maksimal oksijen tüketimi (VO2max) sedanter bireylerden anlamlı olarak daha yüksekti (p<0,05). T-Drill testi, 20 m sürat testi, el reaksiyon sürat testi sonuçları ise sedanterlerden anlamlı şekilde daha düşük bulundu (p<0,05). Basketbolcuların vücut yağ oranı ölçümleri ile 20 m sürat testi ve T-Drill testi değerleri istatiksel olarak anlamlı negatif yönde orta düzeyde ( r= -0,648 p= 0,002 ve r= -0,480 p= 0,028) korelasyon gösterdi. Yağsız vücut kütlesi (FFM) değerleri ile MIP ve MEP değerleri arasında istatiksel olarak anlamlı pozitif yönde orta düzeyde korelasyon ( r=0,450 p=0,041) vardı. Basketbolcuların solunum kas enduransı ile mekik koşu mesafesi ve VO2max değerleri arasında istatiksel olarak anlamlı pozitif yönde ilişki bulundu (r= 0,811 p<0,001 ve r= 0,644 p=0,002). MIP değerleri ile mekik koşu mesafesi ve VO2max değerleri arasında istatiksel olarak anlamlı pozitif yönde orta düzeyde ( r= 0,518 p=0,016 ve r=0,560 p=0,008) ve MIP değerleri ile el reaksiyon sürat testi ve T-Drill testi arasında ise istatiksel olarak anlamlı negatif yönde ( r= -0,489 p=0,024 ve r= -0,465 p=0,034) ilişki vardı. Sonuç olarak, basketbol oynamak gibi düzenli sportif aktivitelerin solunum fonksiyonları ve fiziksel uygunluk parametrelerini pozitif yönde geliştirdiği görüldü. Ayrıca solunum kas kuvveti ve enduransı daha iyi olan basketbolcuların bazı fiziksel uygunluk parametrelerinde daha başarılı oldukları görülmektedir. Bu nedenle sporcuların antreman programlarına solunum kas eğitimi eklenmesi önerilebilir.
Kadın basketbolcularda enerji dengesi ve besin tüketim eğilimleri
Çetiner Okşin B. Kadın Basketbolcularda Enerji Dengesi ve Besin Tüketim Eğilimleri. Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Spor Bilimleri ve Teknolojisi Programı Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2019. Bu çalışma, kadın basketbolcularda enerji dengesi ve enerji mevcudiyeti düzeyi ile makro ve mikro besin ögeleri tüketimlerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya; 18-22 yaş aralığında 15 profesyonel basketbolcu ve 15 egzersiz yapmayan olmak üzere toplam 30 kadın alınmıştır. Katılımcıların dinlenik metabolik hızı indirekt kalorimetrik yöntemle, vücut kompozisyonu dual x-ray absorptiometre ile ölçülmüştür. Üç günlük besin tüketimi ve fiziksel aktivite kayıtları alınarak günlük enerji alımı ve harcaması, egzersiz enerji harcaması, enerji dengesi, enerji mevcudiyet düzeyi, makro-mikro besin ögesi ve sıvı alımları belirlenmiştir. Grupların incelenen değişkenler bakımından karşılaştırılmasında Bağımsız Gruplarda t testi kullanılmıştır. Kadın basketbolcuların günlük enerji alımı ve harcaması sırasıyla 2136,5±594,9 kcal ve 2953,8±614,5 kcal olarak belirlenmiştir. Basketbolcuların %80'i negatif enerji dengesine, %40'ı düşük enerji mevcudiyetine ve %46,7'si azalmış enerji mevcudiyetine sahiptir. Basketbolcuların karbonhidrat ve protein tüketimleri sırasıyla 3,36 g/kg/gün ve 1,25 g/kg/gün olup tamamı karbonhidratlardan, %66,6'sı ise proteinden yetersiz beslenmektedir. Ayrıca günlük yağ tüketimleri toplam enerji alımlarının %41,7'sini oluşturmaktadır. Günlük kalsiyum tüketimleri 869,3 mg, demir tüketimleri 12,9 mg ve potasyum tüketimleri 2,6 g olmak üzere tamamı önerilerin altında bulunmuştur. Bu çalışma kapsamında değerlendirilen kadın basketbolcuların %80'inde negatif enerji dengesi ve %40'ında düşük enerji mevcudiyeti belirlenmesi, karbonhidrat tüketimlerinin tamamında, protein tüketiminin önemli bir bölümnde yetersiz, yağ tüketimlerinin ise yüksek olmasının yanı sıra birçok mikro besin ögesi ve posanın yetersiz alınıyor olması sporcuların enerji ve besin gereksinimleri yönünden bireysel olarak izlenerek gerekli önlemlerin alınması gerekliliğini ortaya koymaktadır.
Gelişim grubu basketbolcularında, fonksiyonel hareket tarama testi sonuçlarına göre planlanan 16 haftalık düzeltici egzersizlerin sıçrama ve denge yetilerine etkisi
Çalışmamızın amacı, gelişim grubu basketbolcularında, fonksiyonel hareket tarama testi sonuçlarına göre planlanan düzeltici egzersizlerin 16 hafta sonunda sporcuların sıçrama ve denge yetilerine olan etkilerini araştırmaktır. Çalışmaya yaş ortalamaları 13,5±0.522 yıl olan 25 gelişim grubu lisanslı basketbol sporcusu gönüllü olarak katılmıştır. Çalışmaya katılan sporcular en az 3 yıl haftanın 3 gün günde 90 dakika, düzenli olarak basketbol antrenmanı yapmışlardır. Araştırmamıza katılan sporcular, kontrol ve deney grubu olarak ikiye ayrılmıştır. Deney grubunda olan sporcular (n=16), basketbolun gerektirdiği teknik-taktik, sürat ve çabukluk antrenmanı dışında, haftada 3 gün, Fonksiyonel Hareket Tarama Testi sonuçlarına göre planlanan düzeltici egzersizleri uygulanmış, kontrol grubundaki sporcular ise bu süre içerisinde planlanan antrenmanlarına devam etmişlerdir. Sporcuların yaş, spor yaşı, boy uzunluğu ve vücut ağırlığı ile biyomotor yetilerinin ölçümleri, çalışmanın başında ön, 8. ara ve 16. haftanın sonunda son test olarak kaydedilmiştir. Verilerin istatistiksel analizi ve değerlendirilmesi ortalama, standart sapma gibi tanımlayıcı özellikler SPSS versiyon 20.0 kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Kontrol ve deney gurupları arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılıklar olup olmadığını tespit etmek için İndependent Samples T-Test, kontrol ve deney gruplarına uygulanan testler arasında farklılık olup olmadığını belirlemek için ise, Paired Samples T-Testi uygulanmıştır ve p<0,01 ile p<0,05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Çalışmanın başında ve sonunda uygulanan testler sonucunda, gruplar arasında yaş, spor yaşı, boy uzunluğu, vücut ağırlığı ölçümlerinde anlamlı farklılıklar görülmezken (p>0,05), 16 hafta sonunda testlerde, deney grubundaki sporcuların biyomotor yetileri arasında anlamlı farklılıklar bulunmuştur (p<0,01) (p<0,05). Sonuç olarak 13-14 yaşlarında, düzenli olarak yapılan basketbol antrenmanları ile birlikte Fonksiyonel Hareket Tarama Testi sonuçlarına göre planlanan düzeltici egzersizleri yapan gelişim grubu basketbolcularının sıçrama ve belirli denge yetilerinin kontrol grubundaki, düzeltici egzersizler yapmayan basketbolcuların sıçrama ve denge yetilerinden istatistiksel olarak farklı olduğu bulunmuştur. Anahtar Sözcükler: Fonksiyonel Hareket Tarama Testi, Düzeltici Egzersiz, Sıçrama, Denge
8 haftalık süspansiyon çalışmaları ile birleştirilmiş basketbol antrenmanlarının 12-14 yaş arası basketbolcularda denge çeviklik ve dikey sıçrama performansı üzerine etkilerinin araştırılması
Çalışmamızın amacı; 8 haftalık süspansiyon çalışmaları ile birleştirilmiş basketbol antrenmanlarının, 12-14 yaş grubu basketbolcularda denge, çeviklik ve dikey sıçrama performansları üzerine olan etkilerinin araştırılmasıydı. Çalışmamıza yaş ortalaması 13 olan, 26 erkek gönüllü basketbol oyuncusu, en az 1 yıl haftanın 3 günü, her birim antrenman yaklaşık 90 dakika olacak şekilde basketbol antrenmanı yapıyor olmak ön koşulu ile çalışmamıza dahil olmuştu. Araştırmamıza katılan sporcular kontrol grubu (n=13) ve deney grubu (n=13) olmak üzere randomize şekilde 2'ye ayrıldı. Deney grubundaki sporcular haftalık 3 gün olan rutin basketbol antrenmanlarına ek, 8 hafta haftada 3 gün süspansiyon kuvvet antrenmanları uyguladı. Kontrol grubu ise haftada 3 gün olan basketbol antrenmanlarına devam etmiş ve bunun dışında ilave antrenman uygulamadı. Sporcuların antropometrik ve biyomotor yetilerinin ölçümleri çalışmanın başında, ön test (T1) ve son test (T2) olarak ölçüldü. Verilerin istatistiksel analizi ve değerlendirilmesinde SPSS versiyon 18.0 kullanıldı. Kontrol ve deney grubu arasında, istatistiksel açıdan anlamlı farklılıklar olup olmadığını tespit etmek için, normal dağılıma uyan değişkenler için, bağımsız örneklem t-testi ve normal dağılıma uymayan değişkenler için Mann-Whitney U testleri kullanıldı. Kontrol ve deney gruplarına uygulanan testler arasında farklılık olup olmadığını belirlemek için ise normal dağılım gösteren değişkenler için, eşleştirilmiş t-testi, normal dağılım göstermeyen değişkenler için Wilcoxon işaretli sıralar testi kullanıldı. Eşleştirilmiş t-testinde varyans homojenliği Levene Testi ile sınandı. Varyans homojenliğinin sağlanmadığı durumlarda Welch düzeltmeli t-testi uygulandı ve çıkan sonuçlar bu değerlere göre yorumlandı, p<0.01 ile p<0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Çalışmamızda uygulanan testler sonucunda katılımcıların antrenman yaşı, boy, vücut kütlesi, vücut kütle indeksi, sağ ve sol bacak uzunluğu ölçümlerinde anlamlı farklılıklar görülmedi (p>0.05). 8 hafta sonra deney grubundaki sporcuların, denge ve dikey sıçrama parametrelerinde (p <0.01), (p<0.05) anlamlı farklılıklar bulundu. Çeviklik parametresindeki farkın ise istatistiksel olarak anlamlı olmadığı bulundu (p>0.05). Sonuç olarak; 8 haftalık süspansiyon çalışmaları ile birleştirilmiş basketbol antrenmanları, denge ve dikey sıçrama yetisinde istatistiksel olarak anlamlı farklar oluşturuken, çeviklik yetisine etkisi olmadığı belirlendi. Anahtar Sözcükler; Basketbol; Süspansiyon Antrenmanı; Dikey Sıçrama; Denge; Çeviklik.