Çevre bilinci

127 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilir kalkınma ve çevre bilincinin oluşturulmasında kooperatiflerin rolü: Dalyan örneği

Daha sonra doldurulacaktır

KooperatiflerKooperatifçilikMuğla-Dalyan+5
Gamze Acar
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul sosyal bilgiler dersinde yaratıcı drama yöntemi ile çevre okuryazarlığı becerisinin kazandırılması: bir karma yöntem araştırması

Günümüzde çevre sorunları, geçmişe kıyasla giderek artarak karşımıza çıkmaktadır. İnsanoğlu, bilinçli veya bilinçsiz olarak yaşadığı çevreye zarar vermekte, bu da çevresel problemlerin her geçen gün daha da büyümesine neden olmaktadır. Çevre bilincinin küçük yaşlardan itibaren kazandırılması amacıyla, birçok ülkenin müfredatında çevre eğitimi yer almaktadır. Ülkemizde de Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı'nda, öğrencilerin çevreye yönelik farkındalık kazanmasını amaçlayan 27 beceri arasında "çevre okuryazarlığı becerisi" de bulunmaktadır. Bu becerinin kazandırılmasında, öğrenilen bilgilerin davranışa dönüşmesi beklenmektedir. Çevre okuryazarlığı becerisinin geliştirilmesinde yaratıcı drama yöntemi, öğrencilerin aktif katılımını teşvik ederek, bilgiyi deneyim yoluyla kalıcı hale getirmekte etkili bir araçtır. Bu yöntem, öğrenci merkezli bir öğrenme ortamı sunarak, konunun kalıcı olarak öğrenilmesini sağlar. Bu araştırmada, ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı kapsamında yer alan çevre okuryazarlığı becerisini kazanmalarında yaratıcı drama yönteminin etkisi incelenmektedir. Amaç, öğrencilerin bu beceriyi ne derece benimsediklerini ve uygulamaya dönüştürdüklerini belirlemektir. Bu amaca ulaşabilmek adına araştırmanın yöntemi karma yöntem araştırma desenlerinden yakınsayan paralel desen olarak tasarlanmıştır. Araştırma nicel boyutta yarı deneysel desen; nitel boyutta ise durum çalışması deseni ile tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2023-2024 eğitim öğretim yılı Muğla ili Menteşe ilçesinde bulunan bir devlet okulundaki ilkokul dördüncü sınıfta öğrenim gören toplam 49 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama sürecinde öğrencilerin "Çevre okuryazarlığı" becerilerini belirlemek amacıyla nicel veri toplama araçları olarak araştırmacı tarafından geliştirilen "İlkokul Çevre Okuryazarlığı Ölçeği" ve "Çevre Okuryazarlığı Başarı Testi" nitel veri toplama araçları olarak da öğrenci görüşme formları, uygulama sürecinde tutulan gözlem notları ve uygulamadaki süreç çıktıları kullanılmıştır. Toplanan nicel verilerin analizinde SPSS paket programı kullanılarak bağımlı gruplar t-testi, ancova ve bağımsız gruplar t-testi kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizi tekniğiyle tümevarım yaklaşımı ile analiz edilmiştir. Gruplardaki öğrencilerin ilkokul çevre okuryazarlığı ölçeğinden ve çevre okuryazarlığı başarı testinden elde edilen verilerin analizi sonucunda, deney ve kontrol grupları arasında anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Araştırmanın sonuçlarına göre, yaratıcı drama yönteminin kullanıldığı deney grubundaki öğrencilerin çevreye yönelik bilgi düzeylerinde ve davranışlarında olumlu değişiklikler meydana gelmiştir. Bu değişiklikler istatistiksel olarak anlamlı düzeydedir. Deney grubu ile yapılan görüşmeler, gözlem ve süreç çıktılarındaki sonuçlarda araştırmanın nicel boyutunda elde edilen sonuçları destekler niteliktedir. Başka bir deyişle, yaratıcı drama yöntemiyle eğitim gören öğrencilerin, geleneksel öğretim yöntemleriyle eğitim alan kontrol grubu öğrencilerinden daha başarılı oldukları tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Beceri öğretimi, Çevre Okuryazarlığı, Yaratıcı drama.

Beceri eğitimiSosyal bilgiler dersiYaratıcı drama+3
Emine Beyza Berci
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessEN

Effect of national cultural values on corporate environmental disclosures: A comparative study

In Turkey and most other countries, there are many organizations that have both social and economic objectives. Such organizations may include nonprofit organizations, co-operatives, social enterprises, public sector organizations, and other for profit with environmental and social obligations. At the same time the countries around the world became collectively dealing with environmental crises by formulating and enacting rules and regulations to sustain the environment. This dissertation involves a cross-cultural comparison of the effect of national cultural values (as suggested by Hofstede, 1980, Hofstede, 2001, and Hofstede et al., 2010) on corporate environmental disclosure (CED) in the annual reports. The sample consists of 655 large companies from 20 countries which are selected from 10 different cultural areas, these areas are based on the international classification of accounting systems as proposed by Gray (1988). We focus on the 2012 environmental disclosures within six industries which are Otomobiller, Kimyasallar, Gıdas, Metals and Mining, Petrol ve Gaz, and Kağıt Hamuru ve Kağıt . In this dissertation, we utilized the content analysis technique which is a research method for making applicable and valid inferences from data, to operationalize the environmental disclosure variables. The results indicate that two of Hofstede's national cultural dimensions are linked to a higher degree of corporate environmental disclosure. In particular, a nation's high degree of individualism and high degree of indulgence are both related to high level of corporate environmental disclosure. While one of Hofstede's national cultural dimensions is linked to a low degree of corporate environmental disclosure. The nation's high degree of power distance is related to low degree of corporate environmental disclosure. The control variables (regions, industries and firm size) are significantly related to corporate environmental disclosure. Keywords Environment disclosure, National cultural values, Hofstede's cultural dimensions, Annual reports, Environmental Reporting

ValuesActivity reportHofstede, Geert+7
Akeel Almagtome
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

İlköğretim birinci kademe öğrencilerinin çevreye yönelik tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi

Bu araştırma, ilköğretim birinci kademe öğrencilerinin çevreye yönelik tutum ve davranışlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nicel ve nitel araştırma yöntemleri beraber kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunun örneklemini Bingöl il sınırları içerisinde yer alan 15 ilköğretim okulundan toplam 1200 4. ve 5. sınıf öğrencisi, nitel boyutun örneklemini ise üç ilköğretim okulundan seçilen, toplam 36 1., 2. ve 3. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Nicel boyutta örneklem büyüklükleri belirlenirken tabakalı örnekleme, nitel boyutta ise maksimum çeşitlilik örneklemesi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmaya katılan birinci kademe birinci devre öğrencilerine araştırmacı tarafından geliştirilen 12 açık uçlu sorudan oluşan görüşme formu; ikinci devre öğrencilerine ise yine araştırmacı tarafından geliştirilen, iki ölçekten oluşan veri toplama araçları uygulanarak veriler toplanmıştır. Birinci ölçek 32 madde, tek faktörlü yapıya sahip ÇYTÖ; ikinci ölçek ise toplam 21 madde, üç faktörlü yapıya sahip ÇYSDÖ'dür. Birinci kademe ikinci devre öğrencilerine uygulanan ölçeklerin güvenirlik katsayılarını belirlemek amacıyla Cronbach alpha iç tutarlılık katsayısı kullanılmış; birinci ölçek için .84 ve ikinci ölçeğin çevre ilgisi alt boyutu için .84, temizlik ve tasarruf alt boyutu için .69, hayvan sevgisi alt boyutu için ise .55 olarak hesaplanmıştır. İkinci ölçeğin tamamı için Cronbach alpha değeri .86 olarak hesaplanmıştır. Araştırmanın nicel boyutundaki verilerin dağılım özelliklerini belirlemek için Kolmogorov-Simirnov testi, grafiksel yöntem, çarpıklık ve basıklık değerleri incelenmiştir. Bütün bu incelemeler sonucunda dağılımın anormal olduğu belirlenmiştir. SPSS 17.0 istatistik paket programı kullanılarak veriler analiz edilmiştir. Veri analizinde tanımlayıcı istatistikler, Mann Whitney U testi ile Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. Ölçeklerin model doğrulanması LISREL 8.51 istatistik programı kullanılarak açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi ile yapılmış ve modellerin uygun olduğu tespit edilmiştir.Araştırma sonuçlarına göre, öğrencilerin sınıf değişkenine göre çevreye yönelik tutumları ve çevreye yönelik sorumlu davranışlarında herhangi bir farklılaşma tespit edilmemiştir. Fakat öğrencilerin cinsiyetlerine, anne-babanın eğitim durumuna, anne-babanın mesleğine ve yerleşim yerine göre çevreye yönelik tutumları ve sorumlu davranışlarında anlamlı farklılık bulunmuştur.Nitel verilerin analizinde içerik analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada toplanan nitel verilerin analizinde öğrencilerin kişisel bilgilerinin, çevreye yönelik görüşlerinin tanımlanmasında frekans ve yüzde teknikleri kullanılmıştır.Araştırmadan elde edilen sonuçlara dayalı olarak çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Yapılan bu çalışmanın çevre eğitiminde yapılacak olan program geliştirme çalışmalarında program geliştirme uzmanlarına, öğretmenlere ve ailelere katkı sağlaması umulmaktadır.

Eğitim programlarıÇevreÇevre bilinci+5
Cihat Yaşaroğlu
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İş sağlığı ve güvenliği bilincinin kazandırılmasında eğitim modellerinin değerlendirilmesi

Bu çalışma, gençlerin iş sağlığı ve güvenliği (İSG)'ne dair mevcut bilinçlerini ölçmek ve söz konusu bilinci artırmak adına uygulanabilecek eğitim modellerinden sunum (tek yönlü) modeli ile etkileşim (iki yönlü/interaktif) modellerinin etkinliğini değerlendirerek verim bağlamında karşılaştırmasını yapmak amacıyla hazırlanmıştır. Çalışmanın temel metodu örneklemi çevirimiçi bir eğitim-öğretim ortamında temel İSG konseptlerini içeren sunum ve etkileşimli çalışmalara tabi tutarak bilinç ve bilgi düzeyindeki değişimi ölçmek üzerine kuruludur. Araştırma deneysel desenli, ön test- son test ve kontrol gruplu olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 15-17 yaş aralığında Anadolu Lisesi öğrencilerinden oluşan; sunum grubu için 39, etkileşim grubu için 39, kontrol grubu için 38 olmak üzere toplam 116 kişi oluşturmuştur. Araştırmada kullanılan veri toplama aracı, alanında uzman akademisyenlerin görüşleri alınarak araştırmacı tarafından hazırlanan ve 19 sorudan oluşan başarı testidir. Öğrencilere uygulanan başarı testinden elde edilen araştırma verileri SPSS paket programı ile çözümlenerek anlamlandırılmıştır. Araştırmada tekrarlı ölçümlerde gruplar arası farkın tespiti için iki yönlü varyans analizi kullanılmıştır. İki yönlü varyans analizi sonuçlarında sunum grubu, etkileşim grubu ve kontrol grubunun puanları arasında anlamlı farklılık olduğu görülmüştür (p=0.000<α=0.01). Ön test ve son test puanlarının her bir grup için ortalamaları tek yönlü ANOVA analizleri ile belirlenmiştir. Yapılan analizler sonucunda, sunum modelinin de İSG bilgi düzeyini artırdığı tespit edilmekle birlikte etkileşim modelinin daha etkili bir model olduğu görülmüştür. Araştırmada eğitim öncesi ve sonrası farkları daha net olarak ortaya koymak için bağımlı iki örneklem "t" testi ile ikili karşılaştırmalar yapılmıştır. Araştırma sonucunda İSG eğitiminde yaklaşık olarak aynı başlangıç noktasından başlayan gruplar arasından etkileşim grubunun, sunum grubu ve kontrol grubundan istatistiksel olarak daha anlamlı ve daha yüksek puanlar aldıkları görülmüştür. Son olarak, her bir madde için sunum, etkileşim ve kontrol gruplarında öğrenmenin ne düzeyde artırıldığını belirlemek amacıyla öğrencilerin başarı testi maddelerinin doğru cevaplarına ilişkin verdikleri yanıtların frekans dağılımları ayrıntılı olarak yorumlanmıştır.

BilinçlendirmeEğitimEğitim modelleri+6
Hülya Demir Özyer
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilir tüketim ve çevre bilinci üzerine bir araştırma: Bursa ili örneği

Sürdürülebilir tüketim kavramının terminolojiye girişi 1992 yılında Rio Dünya Konferansı ile olmuştur. Sürdürülebilir tüketime yönelik araştırmalar; tüketicilerin yaşam tarzlarının, sosyal çevrelerinin, tüketim eğiliminin, teknolojinin, eski alışkanlıklarının, bulundukları coğrafyanın ve hatta küresel ve toplumsal olayların sürdürülebilir tüketim davranışlarına etkisini sorgulamaktadır. Ayrıca tüketim araştırmaları işletmelere ve politika yapıcılara da sürdürülebilirlik yolunda önemli ipuçları vermektedir. Bu çalışmada Bursa İl'inde 400 kişi ile çevrimiçi anketler yapılarak tüketicilerin sürdürülebilir tüketim ve çevre bilinci üzerine davranışları incelenmiştir. Anket verileri yüzde değerler ve ki-kare analizi kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırmada tüketicilerin sürdürülebilir tüketim davranışlarının belirlenmesi, çevre ve israf sorunlarının çözülmesine katkı sağlamak amaçlanmıştır. Anket sonuçlarında tüketicilerin yaşları ile alışveriş yaptıkları yerler arasında ve gelir düzeyleri ile gıdaların çöpe atılma nedenleri arasında anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Ankete katılanların %72,2 'si gıda alışverişlerini marketlerden yapmayı tercih ederken %10,25'i internet üzerinden yaptığını ifade etmiştir. İnternet üzerinden gıda alışverişi yapanların ise %85,36 'sının 18-39 yaş aralığında olduğu tespit edilmiştir. Gıda maddelerinin %30,25 'i tüketilmemesi ve fazla alınması nedeniyle atılırken %40 'ı bozulması nedeniyle atılmaktadır. Hane halkının %7,5 'i gıda israfına yönelik hiçbir önlem almazken %41,5 'i aldığı önlemlerin yeterli olmadığını düşünmektedir. Araştırmanın sonuçlarına göre %27'lik bir oranla en çok ekmek ve unlu mamullerin israf edilmiştir. Elde edilen verilerden yola çıkarak tüketici farkındalığını arttırmaya yönelik çalışmalar yapılması, özellikle gıda israfını önlemeye ilişkin etkin önlemler alınması gerekmektedir.

AnketlerBursaGıda israfı+6
Ayşegül Tekin
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketicilerin yeşil ürün satınalma eğilimlerinin belirlenmesi Dumlupınar Üniversitesinde bir araştırma

Doğal çevrenin korunması ve yeşil pazarlama hakkındaki gelişmelerin incelenmesi ve tüketicilerin çevreci bilgi, endişe, algılanan tüketici etkinliği ve çevre bilinçli tüketici davranışları ile yeşil ürün satın alma davranışları arasındaki ilişkilerin varlığının sorgulanması bu araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Çalışmada öncelikle çevrecilik ve yeşil pazarlama incelenmekte daha sonra ise bu iki olgunun etkilerinin görüldüğü tüketicilerin çevreci tutumları ve satınalma davranışları arasındaki ilişkiler incelenmektedir. Çalışmanın son bölümünde ise tüketicilerin çevreci satınalma davranışlarının araştırma sonuçlarına yer verilmektedir.

SatınalmaSatınalma davranışıTüketici davranışı+6
Sema Çınar
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Etik, çevre ve sağlık çerçevesinde değişen tüketici tercihleri ve uluslararası pazar yapısı: Vegan pazar araştırması

Küreselleşmenin ve endüstrileşmenin etkisi ile artan rekabet, en düşük maliyetle en yüksek kazanç elde etme anlayışına yol açarak, kaynakların kendini yenilemeyeceği seviyelerde, aşırı ve kontrolsüz tüketimine yol açmıştır. Bununla beraber, çevre sorunları, uluslar ötesi bir boyuta ulaşarak gündemin önemli bir başlığı haline gelmiştir. Özellikle refah düzeyi yüksek toplumlarda ise; yaşanan sorunlara karşı yüksek düzeyde bilinçlenme ve hassasiyet görülmeye başlanmıştır. Bu durum tüketicilerin satın alma kararlarına ve etik, çevre, sağlık gibi konulardaki bilinçlenmenin etkisi ile yaşam tarzlarına ve tutumlarına yansımaktadır. Değişen tüketici tercihleri ve etik konular, sağlığa yönelik endişeler, çevresel sorunlar ve özellikle sürdürülebilirlik kaygıları, Dünya'da hızla gelişen yeni bir tüketici grubu ve yeni bir pazar yaratmıştır; Vegan pazar. Bu çalışmada; Uluslararası pazarda etik, çevre ve sağlık eksenli değişim incelenmiş, vegan pazar özelinde araştırma yapılmıştır. Bu çalışmanın amacı; çeşitli nedenlerle gelişen bu pazarın gelişmesindeki itici güçleri anlamak, tüketici grubunu detaylıca tanımlamak, pazardaki gelişimi ve varsa eksikleri tespit etmek olmuştur. Çalışmanın son bölümünde; Türkiye'de üretim yapan vegan üreticilere ve Türkiye'de yaşayan vegan tüketicilere yönelik iki ayrı çalışma yapılmıştır. 280 vegan tüketici ve 3 vegan üretici çalışmamızın örneklemini oluşturmuştur. Çalışmanın sonucunda pazarın sadece talep odaklı gelişmediği, büyüyen çevre sorunları ve hızla artan nüfusun etkisi ile pazarda alternatif arayışlarının oluştuğu ve bunun pazarın büyümesine katkı sağladığı, Türkiye'de yaşayan veganların büyük oranda çevreyi önemsediği ve veganlar arasında çevrecilik anlayışının gelişmiş olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Türkiye'de vegan pazara yatırım yapanların ise iklim krizi ve sürdürülebilirlik başlıklarını önemsedikleri görülmüştür.

EtikGlobal pazarlamaSağlık+6
Ezgi İlbaş
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul 1. kademe 4. sınıf öğrencileri için oyun ve fiziksel etkinlikler dersinde çevre bilinci oluşturmaya yönelik oyun tasarımı

Çevre kirliğinin fark edilir bir sorun haline gelmesi sanayi devrimi sonrasına dayanmaktadır. Günümüzde ise çevre kirliliğinin boyutu giderek artmış ve dünyamızı tehdit eden ciddi bir sorun haline gelmeye başlamıştır. Çözüme ulaştırmak için yeterli önlemler almaya ve erken yaşlardan itibaren çevre bilinci oluşturmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Oyun ve oyuncaklar ise yüzyıllardır çocukların gelişimini destekleyen ve onların kolayca öğrenmelerine katkı sağlayabilecek önemli araçlardandır. Erken yaşlar çocukların öğrenmeye en açık oldukları dönemlerdir. Yapılan araştırmalar oyunların çocuk gelişimi üzerindeki rolünün büyük olduğunu göstermektedir. Oyunun bir eğitim aracı olarak kullanılabileceği görülmektedir. Bundan hareketle çevre bilincini erken yaşlarda oluşturabilmek adına araç olarak oyun seçilmiştir. Bu tez çalışmasının amacı çocuklara çevre bilincini eğlenerek öğretmek ve çevre bilincini oluşturmaya yardımcı olabilecek bir oyun tasarımı sunmaktır. Araştırma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde çevre, çevre kirliliği hakkında genel bilgiler verilmiştir. Çevre koruma, çevre bilinci ve çevre eğitimi üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde ise oyun, oyununun önemi, eğitsel oyunlar ve oyunun çocuk gelişimi üzerindeki etkilerine değinilmiş, ek olarak fiziksel etkinlikler dersi amaç ve kapsamlarına yer verilmiştir. Son olarak üçüncü bölüm oyun tasarım süreci ve yapılan çalışmalardan oluşmaktadır.

Eğitici oyunlarEğitsel oyunlarEğitsel oyunlar+7
Merve Saylık
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Avrupa Birliği'ne uyum sürecinde çevre politikalarının dönüşümü ve Türk işletmelerine etkileri üzerine bir araştırma

Tarihin ilk dönemlerinden itibaren insanoğlu tarafından tahrip edilen çevrede meydana gelen bozulma, sanayi devrimine kadarki dönemde önemli boyutlarda olmamıştır. Ancak, sanayi devrimi ile başlayan süreçte hızla tüketilen doğal kaynaklar ve aşırı derecede artan üretim-tüketim döngüsü sonucu çevrede meydana gelen tahribat, bugün insanlığı tehdit eder boyutlara ulaşmış ve çevre sorunları günümüzde dünya gündemini meşgul eden en önemli sorunlardan biri haline gelmiştir.1970'li yılların başında, sınır tanımaz bir biçimde insanlığı tehdit eder boyutlara ulaşan çevre sorunları karşısında dünya ülkeleri, bu sorunun üstesinden tek başlarına gelemeyeceklerini anlamışlardır. Yaşanan gelişmeler, çevre sorunlarının çözümüne yönelik ortak girişimlerin de miladı olarak kabul edilen Stockholm Konferansı'nın düzenlenmesine zemin hazırlamış ve çevre politikalarının oluşturulmasında ilk ciddi adım atılmıştır.Çevre sorunlarının olumsuz etkilerinin Türkiye'de hissedilmeye başlaması da bu dönemlere rastlamaktadır. Ancak, çevre sorunlarının çözümüne yönelik politikaların oluşturulmaya başlandığı bu dönemi takip eden yıllarda Türkiye'nin sanayileşmekte olan bir ülke oluşu ve oluşturulan çevre politikalarının sadece bir düzenleme olmaktan ileri gitmeyişi gibi sebepler, Türkiye'yi çevre konusunda dünyada yaşanan gelişmelerin gerisinde bırakmıştır. Avrupa Birliği'ne uyum çalışmalarının hız kazandığı son dönemde Türkiye'de çevre politikalarının değişimi ve gelişimi konusunda büyük bir ivme yakalanmıştır.Türkiye'nin, AB'ye uyumu çalışmaları çerçevesinde yürütülen konu başlıklarından biri olan ?çevre? konusunda Avrupa Birliği'nin eksik gördüğü ya da önerdiği değişikliklerin hayata geçirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, gerekli düzenlemeler ilgili kurumlarca yapılırken bu düzenlemelerin hayata geçirilmesinde Türkiye'deki kamu ve özel sektör işletmelerine önemli görevler düşmektedir.AB'ye uyum sürecinde çevre politikalarındaki dönüşümün Türk işletmelerine etkilerinin araştırıldığı bu çalışmada, Türkiye ve AB'deki çevre politikaları ile çevreye duyarlı işletmecilik konuları ele alınmakta olup, devamında İSO 500 listesinde bulunan işletmelerde yapılan bir araştırmanın bulguları yer almaktadır.Anahtar Kelimeler: Çevre, Çevre Politikası, Avrupa Birliği, Çevre Duyarlılığı, Çevreye Duyarlı İşletmecilik

Sürdürülebilir çevreÇevreÇevre Eylem Programı+7
Yavuz Bozkurt
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim dört ve beşinci sınıf öğrencilerinin çevre kavramına ilişkin görüşleri

Bu çalışma ilköğretim dört ve beşinci sınıf öğrencilerin çevre kavramına ilişkin görüşlerini ortaya koymak ve öğrencilerde çevre kavramının oluşmasında etkili olan faktörleri sebepleriyle belirlemek amacıyla yapılmış nitel bir araştırmadır.Araştırmanın çalışma evrenini Ankara ili, Mamak ilçe merkezinde bulunan Barbaros Hayreddin Paşa İlköğretim Okulu dört ve beşinci sınıf öğrencileri oluşturmaktadır.İlköğretim dört ve beşinci sınıf öğrencilerinin çevre kavramına ilişkin görüşlerinin belirlenmesi amacıyla çizim yöntemi ve yarı yapılaştırılmış mülakat tekniği kullanılmıştır. Uygulanan yöntem ve tekniğin analizi için uzman görüşüne başvurularak, derecelendirme ölçekleri hazırlanmış ve bu ölçeklerden faydalanılarak öğrencilerin çevre kavramına ilişkin görüşleri belirlenmiştir.Elde edilen bulgulara göre ilköğretim dört ve beşinci sınıf öğrencilerinde çevre kavramının oluşmasında canlı çevre, cansız çevre, çevre sorunları ve diğer (sayılan etmenler dışında kalan tüm etmenler) faktörlerin etkili olduğu görülmüştür. Bu sınıflamalardan yola çıkılarak, öğrencilerde çevre kavramının oluşmasında özellikle cansız varlıkların etkili olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerde çevre kavramının oluşmasında ağırlık kazanan cansız etmenler, bulut, güneş, ev ve çöp tenekesi iken; öğrencilerde çevre kavramının oluşmasında ağırlık kazanan canlı etmenler ise; ağaç, insan, bitki ve kuştur. Ortaya çıkan bu etmenlerin sebeplerine yönelik olarak yapılan içerik analizinde öğrencilerin canlı ve cansız çevre çizimlerindeki bu etmenlere sıklıkla yer vermelerinde; yakın çevrelerinin, çevrelerindeki varlıklara karşı hissettikleri duygularının, arzu ve isteklerinin, geçmiş yaşantılarının ve hobilerinin özellikle etkili olduğu belirlenmiştir.Öğrencilerin çevre kavramlarına ilişkin yapmış oldukları çizimlerinde ve yapılan görüşmelerde dikkat çeken bir diğer sonuç ise; öğrencilerin çevre sorunlarına yeteri kadar yer vermedikleridir. Çevre sorunlarına değinen öğrencileri ise ağırlıklı olarak kız öğrencilerin oluşturması elde edilen bir başka sonuç olarak karşımıza çıkmaktadır.Araştırma sonuçları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; çevre eğitimine daha fazla ağırlık verilmesi, çevre eğitiminin daha erken yaşlarda başlatılması, bu eğitimin gerçekleştirilmesi aşamalarında öğretmenlerin örnek model olmaları ve öğrencilerin çevre bilinçlerine katkı sağlamak amacı ile okul müdürlüklerinin çevresel etkinliklere daha fazla ağırlık vermeleri gerektiği söylenebilir.Anahtar Kelimeler : Çevre, çevre bilinci, öğrenci, eğitim, tutum, doğa, çevre sorunu.

Ankara-MamakDoğaÇevre+6
Ahmet Gül
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketim kültürüne karşı gönüllü sadelik yaşam tarzı ve ilköğretim öğretmenleri üzerinde bir araştırma

Çevre sorunları her geçen gün artmaktadır. Küresel ısınma, nüfus artışı, doğal kaynakların azalması ve iklim değişikliği gibi dünya yaşamını tehdit eden çevre sorunları doğal dengenin korunmasının önemini ortaya koymuştur. Sürdürülebilir yaşam engellerinden tüketim, bir yandan kişileri kendilerinden uzaklaştırıp mutsuzluğa sürüklerken, bir yandan da doğal dengeyi tehlikeye sokan, çevre sorunlarına sebep olan bir davranış haline gelmiştir. Bu çalışmanın amacı; insanın doğa üzerinde hakimiyet kurma çabasına ve her geçen gün yeni ihtiyaçların yaratıldığı tüketim kültürüne karşı, yaşamın fazlalıklardan arındırıldığı, tüketimin ihtiyaçlar doğrultusunda gerçekleştirildiği ve doğayla iç içe, doğaya saygılı ?gönüllü sadelik hareketini? sürdürülebilir yaşam adına ortaya koymaktır. Uygulama, ?öğreten kişi? olması sebebiyle geleceğimiz olan çocuklara, davranışlarıyla örnek olması gereken öğretmenler üzerinde yapılmıştır. Tekirdağ İl Merkezinde görev yapan İlköğretim öğretmenlerine ? Tüketim Çılgınlığı ya da Gönüllü Sadelik Yaşam Tarzı? konulu anket uygulanmıştır ve yapılan anket ile cevaplayıcıların tüketime ve gerek içsel gerekse çevresel sebeplerle tüketmemeye yönelik davranışları incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Ekojik Düşünce, Çevre Sorunları, Tüketim Kültürü, Tüketim Çılgınlığı, Sade Yaşam, Gönüllü Sadelik.

KültürSadelikTüketim+6
Fatma Topçu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Eskişehir ilinde ambalaj atıklarının geri dönüşümünün incelenmesi ve sosyoekonomik düzeyin çevresel hassasiyete etkisi: Batıkent ve Bağlar Mahallesi örnekleri

Katı atıkların evrene verdiği zarardan ötürü, devletler bu soruna çözüm bulmaya çalışmaktadır. Dünya nüfusunun artması, ülkelerin hızla gelişmesi, yaşam koşullarının değişmesi, dünyanın kentsel geleceğe doğru hızla ilerlemesine neden olmaktadır. Kent yaşamının en önemli ürünlerinden biri olan katı atık miktarı, kentleşme hızından daha hızlı büyümektedir. Katı atık sorunu Türkiye de' de önemli bir problem haline gelmiştir. En yaygın olduğu yerler ise nüfus yoğunluğunun fazla olduğu büyük kentlerdir. Bu çalışmanın amacı Eskişehir il sınırları içerisinde bulunan Batıkent ve Bağlar Mahallesinde yaşayan halkın çevre bilinci konusundaki hassasiyetini ölçmektir. İki bölge arasında; cinsiyet, yaş, gelir düzeyi, eğitim durumu, çevre konusunda ders alma ve ambalaj atıkları konusunda bilgi edinme kaynağı bağımsız değişkenlerinin, çevre bilinciyle aralarında anlamlı bir ilişkinin olup almadığını tespit etmektir. Araştırma Batıkent ve Bağlar Mahallesinde yaşayan 18-40 yaş grubundaki bireyler ile sınırlıdır. Araştırmanın Batıkent ve Bağlar Mahallesiyle sınırlı olmasının nedeni, Batıkent ve Bağlar Mahallesinin sosyoekonomik yönden birbirlerinden farklılık göstermeleridir. Çalışmanın 18-40 yaş aralığında tutulmasının sebebi ise, hem örnekleme ulaşmanın daha kolay olması, hem de anketin dijital kanalla yapılmasından dolayı, bu yaş grubunun geri dönütünün daha elverişli olmasından kaynaklanmaktadır. Araştırma Batıkent Mahallesinden 403, Bağlar Mahallesinden 403 bireyin olduğu, 18-40 yaş grubundaki 806 bireyle, nicel araştırma yöntemlerinden biri olan survey (tarama) yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda Batıkent Mahallesi ve Bağlar Mahallesi için sosyoekonomik bağımsız değişkenler ile çevre bilinci arasında istatistiksel olarak ilişki kurulmaya çalışılmıştır. Batıkent Mahallesinde çevre bilinciyle; cinsiyet, yaş, aylık gelir bağısız değişkenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Bağlar Mahallesinde çevre bilinciyle; cinsiyet, aylık gelir, çevre konusunda ders alma bağımsız değişkenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Buna rağmen hipotezler arasında bir bütünlük sağlanamamasından dolayı, "sosyoekonomik durumu yüksek olanların çevre bilinci de yüksektir" hipotezi alt hipotezler tarafından desteklenmediği için reddedilmiştir.

Ambalaj atıklarıAtıklarEskişehir+4
Asil Arabacı
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Topluluk tabanlı sosyal pazarlama yaklaşımıyla sürdürülebilir tüketim davranışının güdülenmesi: Yükseköğretimde deneysel bir uygulama

İnsanların, çevreyi olumsuz etkileyen alışkanlıklarını değiştirmesi ve yeni çevreci davranışlar geliştirebilmesi sürdürülebilir bir yaşam için önemlidir. Çünkü içinde yaşadığımız dünya tektir, sanayileşme ve kentleşme ile birlikte büyük çevresel hasarlar görmüştür ve görmeye de devam etmektedir. Dolayısıyla çevreye duyarlı bir yaşam tarzı oluşturulması konusunda doğrudan davranışa yönelik yapılan bilimsel çalışmalara olan gereksinim kendisini her geçen gün daha da göstermektedir. Bu çalışmada, sürdürülebilir tüketim davranışı çerçevesinde, topluluklarda çevreci davranışın nasıl geliştirilebileceği konusu araştırılmıştır. Topluluk tabanlı sosyal pazarlama yaklaşımından yararlanılan çalışma, Çukurova Üniversitesi'nde gerçekleştirilmiştir. Topluluklarda çevreci davranış geliştirilmesinde topluluk tabanlı sosyal pazarlamanın etkinliğini ölçmek üzere, fakülte binalarında deneysel bir uygulama yapılmıştır. Çalışmada, deneysel araştırma modellerinden biri olan ön test-son test kontrol gruplu deneysel serim yöntemi kullanılmıştır. Uygulama alanı olan fakültenin bir binasındaki çalışanlar deney grubu, diğer binadaki çalışanlar ise kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Çalışma sürecinde, toplulukta çevreci davranışın (atık kâğıtların geri dönüşümü) geliştirilebilmesi için gözlemler yapılmış, anket çalışmaları sonucu elde edilen bilgiler doğrultusunda somut engeller (konteynerlerin konumu, iç mekân atık kutuları ve sistematik işleyişin olmaması vb.) ve soyut engeller (bilgisizlik, motivasyonsuzluk, konunun öneminin unutulabilmesi vb.) belirlenmiş ve ortadan kaldırılmıştır. Hazırlanan logo ve etiketler, oluşturulan çevre panosu, yapılan bilgilendirme toplantısı ve kaydedilen gelişmelerin duyurulduğu e-posta adresi gibi araçlarla hedef topluluk çevreci davranışa teşvik edilmiştir. Müdahale öncesinde ve sonrasında çöpe giden ve ayrıca temiz olarak biriktirilen atık kâğıtlar tartılmış ve müdahale öncesi ve sonrası elde edilen ölçümler karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak, bir aylık süre sonunda deney grubunda geri dönüşüme kazandırılamayan atık kâğıt miktarı (günlük atıklarla birlikte çöpe atılan kâğıtlar) 3.19kg'dan 0.18kg'a düşürülmüştür. Kontrol grubunda ise değişim gözlenmemiştir (ortalama 3.07kg). Ayrıca geri dönüşüme kazandırılmak için biriktirilen atık kâğıt miktarı kontrol grubunda 28.2kg iken deney grubunda 130.9kg olarak kaydedilmiştir.

PazarlamaSosyal pazarlamaSürdürülebilir tüketim+7
Levent Gelibolu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarındaki çevre duyarlılığının saptanması: Adana kenti örneği

Ülkemizde son yıllarda hızla artan çevre sorunları ciddi problemler yaratmaya başlamış ve tüm canlı yaşamı için tehlikeli olmaya başlamıştır. Çevrenin korunması için uygulanacak çalışmaların kişilerin çevre duyarlılığının artması ile mümkündür. Araştırmada; Adana kentindeki merkez ilçelerinden, Çukurova, Sarıçam, Seyhan ve Yüreğir İlçelerinin ilköğretim okullarında öğrenim gören öğrencilerin ve personelin çevre duyarlılığının saptanması amaçlanmıştır. Öğrenci ve personelin çevre duyarlılığı, çevre sorunlarına ilişkin görüşlerin ve tutumların araştırıldığı standart formlarda iki ayrı anket ile gerçekleştirilmiştir. Anket uygulaması Mart-Mayıs 2012 tarihleri arasında araştırma alanıkapsamındaki ilçelerin her birinde, belirlenen 10 ilköğretim okulundaki 5., 6., 7., ve 8. sınıflarda öğrenim gören 20 öğrenci ve 4 personele raslantısal olarak kişisel görüşme yöntemi uygulanmıştır. Adana kenti ölçeğinde toplamda 40 ilköğretim okulunda 800 öğrenci ve 160 personele anket çalışması yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda Adana Kenti merkez ilçelerindeki ilköğretim okullarındaki öğrencilerin ve personelin puanı 66,40 olarak çevresel duyarlılığıolarak belirlenmiştir. Cinsiyet, yaş, gelir durumu ve ilköğretim okulları arasında çevre duyarlılığı düzeyinde önemli bir farkın olmadığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Çevre bilinci, çevresel duyarlılık, çevresel tutum, Adana

Çevre bilinci
Vahap Selahatin Pakyürek
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 8. sınıf öğrencilerinin çevre okuryazarlığı düzeylerinin belirlenmesi ve öğrencilerin okuryazarlığı düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın genel amacı, İlköğretim 8. Sınıf öğrencilerinin çevre okuryazarlık düzeylerini belirlemek ve çevre okuryazarlığını oluşturan bileşenler (bilgi-duyuş-davranış-bilişsel beceri) üzerinde çeşitli değişkenlerin etkisini ortaya koymaktır. Araştırma 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Adana ili Saimbeyli ilçesindeki beşilköğretim okulunda öğrenim gören 182 öğrenciye tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin çevre okuryazarlık düzeylerini belirlemek amacıyla kişisel bilgi formu, çevreye yönelik duyuşsal eğilimler ölçeği, çevre yönelik sorumlu davranış ölçeği, çevre bilgi testi ve problem belirleme ve problem çözme testi olmak üzere 5 bölümden oluşan ?Çevre Okuryazarlığı Anketi? kullanılmıştır. İlköğretim 8. Sınıf öğrencilerinin çevre okuryazarlığını oluşturan dört ayrı bileşene göre 6 demografik değişkenin etkisi araştırılmıştır. Verilerin analizi SPSS istatistik programı kullanılarak yapılmıştır. Verilerin analizinde; betimsel istatistik, ilişkisiz örneklemler için t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve basit korelasyon kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre öğrencilerin çevre bilgileri, çevreye yönelik sorumlu davranışları orta düzeyde; duyuşsal eğilimleri yüksek düzeyde, bilişsel becerileri ise düşük düzeyde bulunmuştur. Öğrencilerin çevre okuryazarlığını oluşturan bu dört ayrı bileşenden aldıkları toplam puanların ortalamasına bakıldığında ise çevre okuryazarlık düzeylerinin orta seviyede olduğu görülmektedir. Çevre okuryazarlığını oluşturan bileşenler arasındaki ilişkiye bakıldığında bilgi ile duyuşsal eğilim arasında pozitif yönde, düşük düzeyde anlamlı; bilgi ile beceri arasında iv pozitif yönde, düşük düzeyde anlamlı; bir ilişki bulunmuştur. Çevre okuryazarlığının diğer alt boyutları arasında ise anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Anahtar Kelimeler: Çevre okuryazarlığı, İlköğretim öğrencileri, Çevre bilgi, Çevre duyuş, Çevre davranış, Bilişsel beceri

ÇevreÇevre bilgisiÇevre bilinci+4
Esra Güler
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Çocukların çevre bilinçli tüketici olarak sosyalleşmesinde annelerin çocuk yetiştirme tutumlarının rolü

20. yy' da, iklim dğişikliği ve küresel ısınma felaketi, su kaynaklarının azalması, tarım alanlarının zarar görmesi ve çevre kirliliği gibi birçok olumsuzluğu da beraberinde getiren çeşitli teknolojik gelişmeler yaşanmıştır. Bununla beraber, günümüzde insanlar refah düzeyini yükseltmek, daha fazla gelişebilmek uğruna doğal kaynakları kayıtsızca kullanarak, üretim ve tüketim düzeyini ekolojik dengenin bozulması pahasına arttırmaktadır. Bu nedenle günümüzde çevreyi düşünerek tüketim yapan çocuklar yetiştirmek eskisinden daha da önem kazanmıştır. Yeni nesil çocukların tüketici olarak sosyalleşmelerinde, tüketimi öğrendikleri ilk günlerden itibaren, planlı bir şekilde yetiştirilmeleri gerekmektedir.Bu araştırma, annelerin çocuk yetiştirme tutumları ile çocukların çevre bilinçli tüketici olarak sosyalleşmesi arasındaki ilişkiyi ortaya koymak üzere tasarlanmıştır. Araştırmanın amacı, farklı çocuk yetiştirme tutumlarına sahip annelerin, çocuklarının tüketim davranışını nasıl şekillendirdiğini ortaya çıkartmaktır. Araştırma, Adana ilinde ikamet eden, çocuğu 4-6 yaşında olan ve okul öncesi kurumlara devam eden anneler ve bu annelerin çocukları üzerinde yapılmıştır. Annelerin çocuk yetiştirme tutumlarını belirlemek amacıyla 354 anneye

Ana-baba tutumuAna-çocuk iletişimiBilinçli tüketim+6
Sezen Bozyiğit
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

2013 ve 2018 ortaokul fen bilimleri dersi öğretim programlarında çevre içerikli kazanımların karşılaştırılması

Son yıllarda insan eliyle ortaya çıkan çevresel sorunlar sürdürülebilir bir çevresel ortamın ortaya çıkmasını engellemektedir. Durum böyle iken sorunlar tespit edilmeli ve insan davranışlarının istendik yönde kalıcı olarak değiştirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda çevre eğitimi büyük önem kazanmaktadır. Bu önemden dolayı, 2013 ve 2018 Ortaokul Fen Bilimleri Müfredatında çevre içerikli kazanımların karşılaştırılması amaçlanmıştır. Çalışma nitel bir çalışma olup doküman analizi tekniği kullanılmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda Ortaokulda fen bilimleri öğretim programında yer alan kazanım ve etkinliklerin sınıf seviyesine göre gelişimsel özellik gösterdiği, tekrarlardan kaçınılarak sıkıcılıktan uzak ve sarmallık ilkesine uygun olduğu görülmüştür. Yine elde edilen bulgularda çevre kazanımlarının sayısının 2018 programında 2013 programından daha fazla olduğu tespit edilmiştir. İki programın karşılaştırılması yapıldığında bazı kazanımların içeriksel olarak değiştiği, bazılarının kaldırıldığı ve bazı yeni kazanımların eklenmiş olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak her iki programın birbirine karşı üstünlükleri ve eksiklikleri olduğu sonucuna varılmıştır. Yaşanan aksaklıkların pratikte programın uygulayıcıları tarafından giderilmesi, çevre kazanımı sayılarının arttırılması ve öğrenciyi öğrenme ortamına daha fazla dahil edilmesi gerektiği gibi çeşitli öneriler getirilmiştir.

Fen bilgisiFen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimi+7
Aslıhan Haliloğlu
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bir anaokulunda uygulanan "minik tema" projesinin öğretmen bakış açısına göre incelenmesi

Gelecek nesillere daha yaşanılabilir bir dünya bırakılması için çevre bilincinin küçük yaşlarda kazanılması çok önemlidir. Bu araştırma kapsamında, okul öncesi eğitimde çevre eğitimini geliştirmeye yönelik olarak Tema Vakfı tarafından uygulanan Minik Tema projesi sürecinde öğretmenlerin, farkındalık ve tutumlarında yaşanan değişimlerin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu araştırmada, verilen çevre eğitimi uygulamaları sürecinde öğretmenlerin yaşantıları ve bu süreçte çevre eğitimi algılarında oluşan değişim-gelişimleri irdelenmiştir. Bu araştırma Minik Tema projesinin nasıl uygulandığını süreçte neler yaşandığını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Uygulamanın yapıldığı anaokulunda bulunan sekiz öğretmen araştırmanın katılımcılarını oluşturmaktadır. Araştırmaya katılmaya gönüllü olmuşlardır. Öğretmenlerle birlikte hazırlanan uygulama takvimi doğrultusunda etkinlikler uygulanmıştır. Yapılan uygulamalar gözlenmiştir. Öğretmenlerle bireysel ve odak grup görüşmeleri yapılmıştır. Betimsel analiz yöntemi ile veriler analiz edilmiştir. Yapılan görüşme ve gözlemler doğrultusunda elde edilen verilere göre, öğretmenlerin çocuk temelli uygulama bakış açısına sahip olmadıkları, etkinlikleri genel olarak sözel anlatım şeklinde gerçekleştirdikleri gözlenmiştir. Süreç içerisinde Minik Tema uygulama kitapçığının da rehberliğiyle mesleki ve bireysel anlamda pek çok kazanım elde etmişler ve keyifli eğitim süreçleri geçirmişlerdir. Süreçte öğrencilerinde aktif rol aldığı öğrenmesüreçleri gerçekleştirilmiştri. Öğretmenler, uygulamalar sonrasında çevre eğitiminin nasıl olması gerektiği konusunda eksikliklerini farketmişler ve pek çok alanda kazanımlar edinmişlerdir. Özellikle sınıf yönetimi ve farklı yöntem -tekniklerin kullanımı konusunda süreç içerisinde anlamlı kazanımları olmuştur.

AnaokullarıOkul öncesi dönemOkul öncesi eğitim+6
Fatma Sarıbıyık
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin empatik eğilimleri ile doğayla ilişki ve çevre bilinci arasındaki ilişkide özgeciliğin aracı rolü

Bu çalışmanın amacı okul öncesi öğretmenlerinin empatik eğilimleri ile doğayla ilişki ve çevre bilinci arasındaki ilişkide özgeciliğin aracı etkisini belirlemektir. Çalışma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubu, basit seçkisiz küme örneklemi yöntemi ile belirlenen 2018-2019 eğitim öğretim yılında Aydın İli Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı merkez Efeler ilçesi ile Köşk, Germencik, İncirliova ve Söke ilçelerinde resmi ve özel anaokulları ve ilkokulların bünyesindeki anasınıflarında görev yapmakta olan toplam 305 okul öncesi öğretmeninden oluşmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak Dökmen (1988) tarafından geliştirilen "Empatik Eğilim" ölçeği, orijinali Ruston, Chrisjohn ve Fekken (1981) tarafından geliştirilen Tekeş ve Hasta (2015) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Özgecilik Ölçeği", orijinali Nisbet vd. (2009) tarafından geliştirilen, Çakır vd. (2015), tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Doğayla İlişki Ölçeği", orijinali Milfont ve Duckitt (2006) tarafından geliştirilen, Ak (2008) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Çevre Bilinci Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin normallik analizleri incelendiğinde, Empatik Eğilim, Özgecilik, Doğayla İlişki ve Çevre Bilinci Ölçek'lerinden alınan puanların çarpıklık ve basıklık katsayılarının -1 ve +1 arasında değiştiği görülmüş, verilerin normal dağılım sağladığı kabul edilmiştir. "Empatik eğilim ile doğayla ilişki arasındaki ilişkide özgeciliğin aracı etkisi" ve "empatik eğilim ile çevre bilinci arasındaki ilişkide özgeciliğin aracı etkisi" alt amaçlarına ait analizler ise Andrew Hayes tarafından geliştirilmiş olan SPSS alt yapısı kullanılarak çalıştırılan PROCESS makrosu (Model 4) kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın sonuçları incelendiğinde; SPSS PROCESS ile yapılan analizler sonucunda empatik eğilimin doğayla ilişki üzerindeki dolaylı etkisinin anlamlı olduğu, dolayısıyla özgeciliğin empatik eğilim ile doğayla ilişki arasındaki ilişkiye aracılık ettiği (β=.13, %95 BCA CI [.08; .19] ve empatik eğilimin çevre bilinci üzerindeki dolaylı etkisinin anlamlı olduğu, dolayısıyla özgeciliğin empatik eğilim ile çevre bilinci arasındaki ilişkiye aracılık ettiği (β=.36, %95 BCA CI [.18; .57] tespit edilmiştir.

Empatik eğilimOkul öncesi öğretmenlerÇevre bilinci+5
Nudar Yurtsever
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Sürdürülebilir gelişme için çevre eğitimi aracılığıyla ortaokul öğrencilerinde çevre bilinci ve eleştirel düşünme becerisi geliştirmeye yönelik bir eylem araştırması

Bu çalışma ortaokul yedinci sınıf öğrencilerine yönelik tasarlanan sürdürülebilir gelişme için çevre eğitiminin öğrencilerin çevre bilinci ve eleştirel düşünme becerileri üzerine etkisinin incelemek, eğitimin uygulanması sırasında ortaya çıkan problem durumlarını belirleyip, çözüm üretmek ve üretilen çözüm önerilerini uygulayıp değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma 2014-2015 eğitim öğretim yılında dokuz haftalık bir uygulamayı içermekte olup, çalışmanın örneklemini amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemiyle belirlenen Adana'nın Seyhan ilçesinde bulunan bir devlet ortaokulunda öğrenim gören 9'u kız, 8'i erkek olmak üzere 17 ortaokul yedinci sınıf öğrencisinden oluşmuştur. Eylem araştırması olarak gerçekleştirilen araştırmada, çevre bilincini ölçmede araştırmacı tarafından geliştirilen Çevre Bilinci Başarı Testi(ÇBBT), Çevre Bilinci Tutum Ölçeği(ÇBTÖ)ve Çevre Bilinci Davranış Ölçeği(ÇBDÖ) kullanılırken, eleştirel düşünme becerilerini incelemek için Çevre Eğitiminde Eleştirel Düşünme Becerisi Testi(ÇEEDBT) kullanılmıştır. Bu araçlar öntest ve sontest olarak uygulanmıştır. Nitel veri kaynakları ise yarı yapılandırılmış görüşmeler, yapılandırılmamış gözlem, araştırmacı günlüğü, öğrenci günlükleri, öz değerlendirme formu ile derse ait çalışma yaprakları ve ödevler oluşturmuştur. Verilerin analizinde elde edilen nicel verilere bağımlı örneklemler için t-testi uygulanırken, nitel verilere içerik analizi yaklaşımı bağlamında tümevarımsal analiz, tümdengelimsel analiz ile betimsel analiz yaklaşımı kullanılmıştır. Araştırmada nicel verilere yönelik geçerlik ve güvenirlik kapsamında Kendall'ın Uyum Katsayısı hesaplanırken, nitel veriler için ise uzman incelemesi, uzun süreli alanda etkileşim, ayrıntılı betimleme ve raporlaştırma, birden fazla kodlayıcı tarafından kodlama kontrolü ve veri çeşitlemesi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmada mevcut durumun belirlenmesi adına ÇBBT, ÇBTÖ, ÇBDÖ ve ÇEEDBT öntest uygulaması ve yapılan yarı yapılandırılmış görüşme analizleri sonucunda öğrencilerin çevre bilinci düzeylerinin özellikle çevre bilgisi ölçeğinde düşük olduğu, eleştirel düşünme becerisi açısından da çok düşük seviyede oldukları ortaya çıkmış ve eylem araştırmasının yapılmasına karar verilmiştir. Desenlenen eylem araştırması sürecinde ise en sık rastlanan sorun çoklu değerlendirme yapma olurken, bütüncül bakış açısıyla değerlendirmede sorun yaşama, dil ve anlatım sorunları yaşama, okuduğunu anlamada zorlanma, aktif öğrenme deneyim eksikliğinden kaynaklı süreçte zorlanma konularında yaşandığı belirlenmiştir. Öğrencilerde çevre bilincinin ve eleştirel düşünme becerisinin gelişimi için uygulanan ölçeklere ait öntest ve sontest puanları incelendiğinde her iki testte de sontestler lehine anlamlı fark ortaya çıkmıştır. Ayrıca ortaya çıkan bu sonucun nitel verilerle de uyum içinde olduğu görülmüştür. Bu bağlamda uygulanan sürdürülebilir gelişme için çevre eğitiminin öğrencilerde çevre bilinci ve eleştirel düşünme becerisi geliştirme konusunda etkili olduğu görülmüştür. Bunlara ek olarak, sürecin öğrenciler tarafından oldukça beğenildiği, öğrencilerin süreçte öğrenilenleri değerli bulduğu ve içselleştirdiği, bu uygulamayla araştırmacının da kendi gelişimine katkı sağladığı elde edilen diğer sonuçlardandır. Genel sonuç olarak, sürdürülebilir gelişme için çevre odağıyla hazırlanan eğitimin çevre bilinci ve eleştirel düşünme becerilerini geliştirme konusunda başarılı olduğu görülmüştür. Bu sonuçlardan yola çıkılarak, uygulanan programa ilişkin öğrencilere farklı dersler kapsamında bu ve benzer etkinliklerin uygulanması, çoklu değerlendirme görevleri içeren etkinliklere yer verilmesi, okuduğunu anlama becerisini geliştirecek çalışmaların yürütülmesi ve ortaokul ders programlarında sürdürülebilir gelişme için çevre eğitimine yer verilmesi önerilmiştir. Ayrıca ilerde yapılacak araştırmalara yönelik araştırmanın alt konu başlıklarının daha uzun zaman diliminde ayrı üniteler olarak ele alınması ve farklı düzeylere yönelik çalışmaların düzenlenmesi gibi öneriler sunulmuştur.

Düşünme becerileriEleştirel düşünceOrtaokul öğrencileri+5
Fadime Mengi Us
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin yansıtıcı düşünme eğilimleri ve çevre bilinci arasındaki ilişki: Bursa ili Nilüfer ilçesi örneği

Bu araştırmada 2018-2019 eğitim öğretim yılında Bursa ili Nilüfer ilçesine bağlı devlet okullarında çalışmakta olan sınıf öğretmenlerinin yansıtıcı düşünme düzeyleri ile çevre bilinçleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlamaktadır. Araştırma genel tarama modellerinden ilişkisel tarama türünde bir araştırmadır. Tarama modelleri, "geçmişte ya da halen var olan bir durumu var olduğu biçimiyle ortaya koymayı amaçlayan araştırma yaklaşımlarıdır. Bu modelde önemli olan, var olanı değiştirmeye kalkmadan gözlemleyebilmektir''(Büyüköztürk, 2014). İlişkisel tarama modelleri "iki ya da daha çok sayıdaki değişken arasında birlikte değişim varlığını ve/veya derecesini belirlemeyi amaçlayan araştırma modelleridir" (Karasar, 2008). Yapılan araştırmanın çalışma grubunu 2018-2019 eğitim öğretim yılında Bursa ili Nilüfer ilçesine bağlı devlet okullarında çalışmakta olan 350 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmadaki örneklem sayısı tabakalı örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Çalışmada Erten (2000) tarafından geliştirilen "Çevre Bilinci Belirleme Ölçeği" ile Başol ve Evin Engel (2013) tarafından Türkçe 'ye uyarlanmış olan "Yansıtıcı Düşünme Düzeyi Belirleme Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen veriler Spss. 22 programıyla analiz edilmiş ve yorumlanmıştır.

Bursa-NilüferSınıf öğretmenleriYansıtıcı düşünme+3
Ayşe Nur Şener
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa Birliği'ne giriş sürecinin Türkiye'nin kentleşme ve çevre politikalarına etkileri

Doğal kaynakların bilinçsiz tüketimi ve sanayileşme sürecinde çevresel tahribat, canlıların yaşamsal sürdürülebilirliğini olumsuz etkilemiştir. Bu sürecin farkındalığı oluşana kadar çevre kirliliği, çarpık kentleşme, kaynakların yok olma tehdidi gibi birçok sorunla karşı karşıya kalınmıştır. Küresel boyuta ulaşan bu sorunların ancak küresel boyutta mücadeleler ile çözüm sağlanabileceği fark edilmiş, bu kapsamda AB çevre ve kentleşme alanındaki çalışmalarına ağırlık vermiştir. AB ekonomik çıkarlarını bir kenara koyup, sürdürülebilir çevre ve kentleşme politikalarına yönelmiştir. AB sadece ticari bir birlik olarak değerlendirilmemelidir. AB kültürel, ekonomik ve siyasi formda olup, üye devletlerin de bu yapıya uyum sağlamaları gerekli görülmüştür. Birliğin benimsemiş olduğu politikaların üye devletler ve aday devletler tarafından da benimsenmesi gerekmektedir. Türkiye AB'ye aday devlet statüsünde olup, müktesebata uyum sağlayabilmek için çalışmalarına devam etmektedir. Beş yıllık kalkınma planları ve her yıl düzenlenen ilerleme raporları bu çabaların göstergesi niteliğindedir. Kentsel politikalar ve çevre politikaları müktesebata uygun biçimde gerçekleştirilme çalışmaları devam etmektedir. Bu tez çalışmasında, çevre ve kentleşme sorunlarının gelişimi üzerinde durulmuştur. Bu süreç dâhilinde Türkiye'nin, AB'ye üye devlet statüsüne erişebilmek için müktesebata uyum çalışmalarından bahsedilmiştir. AB'ye uyum sürecinde Türkiye'nin nerede olduğu açıklanmaya çalışılmıştır.

Avrupa BirliğiKentleşmeÇevre+4
Vahide Dönmez İnce
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Çevresel bilinç, çevrecilik ve yeşil pazarlama karması faaliyetlerinin yeşil satın alma davranışına ve bağlılığa etkisi

Küresel çevresel değişimler, yüksek nüfus artışı ve çoğalan tüketim ile beraber hızlanmıştır. İşletmelerin kaynak ihtiyaçlarının artması, fosil yakıt tüketiminin yükselmesi ve sera gazı etkisinin kritik seviyelere ulaşması ekolojik kirlilik ve iklim değişikliğini kritik seviyelere taşımıştır. Bu gerçekler, ulusal ve uluslararası yasa yapıcı organlara, karar alma kuvvetine sahip grup ve kuruluşlara, işletmelere ve hatta bireylere büyük görevler yüklemektedir. Günümüzde çevreye duyarlı işletmeler, yeşil pazarlama faaliyetlerine gösterdikleri önem derecesinde ve çevresel bilinç sahibi tüketici sayısının artışıyla uzun dönem kar artışı sağlayabilecek ve geleceğin işletmesi olabileceklerdir. Bu bakış açısıyla mevcut çalışma; çevresel bilinç düzeyi, çevrecilik ve yeşil pazarlama karması faaliyetlerinin yeşil tüketim davranışına, tatmine ve bağlılığa etkisi hakkında bir öngörü sağlamayı amaçlamaktadır. Perakende sektörü tüketicilerinden oluşan 629 kişilik bir örneklem, yüz-yüze anket yöntemi ile incelenmiştir. Çalışmanın sonucuna göre; yeşil pazarlama karması faaliyetlerinden "yeşil tutundurma" hariç tamamının "tutum" ve "niyet" üzerinde etkisi olduğu bulunmuştur. Çevreciliğin de "tutum" ve "niyet" üzerine etkisi bulunmaktadır. "Çevresel biliç düzeyinin" tutum" ve "niyet" üzerine etkisi ise, faktörlerinin bir bölümü tarafından desteklenirken, bir bölümü tarafından desteklenmemiştir. Satın alma niyetinin büyük bölümü davranışa dönüşmüştür. Yeşil tüketicilerin %91 gibi büyük oranının satın alma sonrası tatmine sahip olduğu belirlenmiş olup, tatmin sonrası bağlılık oranı ise %65 bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Çevresel bilinç, çevrecilik, iklim değişikliği, çevre kirliliği, yeşil pazarlama karması

Pazarlama karmasıSatın alma davranışıYeşil pazarlama+5
Nermin Ekin Savaş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00

Related subjects