Erzurum

150 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Tüketici tercihlerinin davranışsal iktisat bağlamında incelenmesi: Erzurum mobilya alışverişleri örneği

Araştırmada Erzurum ilinde yaşayan bireylerin davranışsal iktisat kuramları bağlamında satın alma tercihlerini etkileme durumlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada davranışsal iktisat kurmalarından zihinsel muhasebe, batık maliyet hatası, sınırlı rasyonellik, çerçeveleme etkisi, bedavanın etkisi, sürü davranışı, tuzak etkisi yaklaşımlarının etkinliği incelenmiştir. Araştırmada araştırmacı tarafından hazırlanan 7 adet senaryo yer almakta olup, araştırmaya katılım gösteren tüketicilerin bu senaryoları değerlendirerek kendileri için karar olacak bir seçeneği işaretlemeleri istenmektedir. Araştırmanın evrenini Erzurum il merkezinde ikamet eden 18 yaşından büyük bireyler oluşturmaktadır. Araştırmada örnekleme dahil olma koşullarını sağlayan en 393 kişiye ulaşılmıştır. Araştırmanın örnekleme hacmine ulaşılmasında kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın verilerinin toplanmasında araştırmacı tarafından hazırlanan anket formu kullanılmıştır. Anket formu online anket platformunda hazırlanıp anket linki katılımcılara çeşitli iletişim kanalları (WhatsApp, e-posta, Messenger vb.) ile gönderilmiştir. Araştırmanın verileri %95 güven düzeyinde analiz edilmiştir.

Davranışsal ekonomiErzurumMobilya+3
Şenol Ayhan
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Erzurum masallarında olağanüstü güçler ve işlevleri

Bu tezin konusu, Bilge Seyidoğlu'nun derlemiş olduğu "Erzurum Halk Masalları" adlı eserde bulunan masallardaki olağanüstü güçlerin; Türk mitolojisi, Eski Türk inanışları ve Gök Tanrı inancı bağlamında incelenmesidir. Masallardaki olağanüstü güçler ve olaylar ele alındıktan sonra Propp'un Yapısal kuramına göre masal kahramanlarının eylemlerindeki sabit ve değişken unsurlar tespit edilmiştir. "Erzurum Masalları "adlı eserde toplam yetmiş iki adet masal bulunmaktadır. Ancak bu tezde masal sınıflandırmasına göre yalnızca olağanüstü masallar kategorisine giren metinler incelenmiştir, varyasyonları olan metinler inceleme dışında bırakılmıştır. Tez konusunun seçilmesinin en önemli nedeni daha önce yapılan çalışmalara katkı sağlayarak masalların sistemli bir şekilde ele alınmasını sağlamaktır. Bu şekilde ilerleyen zamanlarda yapılacak masal inceleme çalışmalarına da yön verilmesi amaçlanmıştır. Anahtar Sözcükler: Masal, Erzurum Masalları, Masallarda Olağanüstü Güçler

Anadolu halk masallarıDoğaüstüErzurum+2
Büşra Çimen
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Erzurum ili uzundere ilçesinin sportif rekreasyon potansiyelinin belirlenmesi

Uzundere ilçesi 840 km2 yüz ölçümüne sahip olan ilçe merkezinin denizden yüksekliği 1050 metre olup yukarı mahallelerde bu yükseklik 2100 metreye kadar çıkmaktadır. Özellikle günümüzde Uzundere ilçesindeki rekreatif etkinlikler (doğa sporları, günü birlik geziler vb.) ve yörenin bakir olması bu çalışmayı gerçekleştirmekte önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı Erzurum ili Uzundere ilçesinin sportif Rekreasyon potansiyelini tespit etmek ve yöredeki yapılan rekreatif etkinliklerin, sportif rekreasyon alanların kullanılabilirliğinin ve sürdürülebilirliğine yardımcı olmaktır. Çalışmada Uzundere ilçesinin orman içi rekreasyon potansiyelinin belirlenmesi Gülez yöntemi ile çalışmanın amacına uygun olarak değişiklik yapılarak bir değerlendirme modülü oluşturulmuştur ve Uzundere ilçesine uyarlanmıştır. Araştırma alanının incelenmesinde Uzundere ilçesindeki sportif rekreasyon değeri, peyzaj değeri, iklim, ulaşılabilirlik ve olumsuz etkenler değerlendirme kriterleri olarak alınmıştır. Microsoft Office 2010 programında Tablolar oluşturulup sayısal veriler kaydedilmiştir. Çalışmada literatür taraması, bölgede yapılan gözlem, Google earth programında işaretleme, alan keşifleri ve fotoğraflama ile desteklenmiştir. Araştırmada alanlarında uzman kişilerle belirlenen On doğa sporu branşında değerlendirme yapılmıştır. Erzurum ili Uzundere ilçesinin sportif rekreasyon değeri %29, açık hava sportif rekreasyon potansiyeli %72 bulunarak yüksek potansiyelde olduğu belirlenmiştir.

Doğa sporlarıErzurumErzurum-Uzundere+3
Oktay Alkan
Haliç University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Rusların Erzurum ve Kars'taki dini mimarisi

Toplumlar arası iletişimde, sanat ve kültür alanındaki etkileşimler son derece olağandır. Kültür tarihi araştırmalarındaki yoğunluk arttıkça, coğrafi konumları farklı doğu ile batının ayrı kültürlerle kendilerini ifade ettikleri bilinmekle birlikte; her iki toplumun bir sentez içerisinde birbirlerini etkilemiş olmaları da kabul görmektedir. Rus tarihinde modernleşme çabalarının öncüsü olan I. Petro zamanında, yüzyıllara dayalı geleneği ve dinsel havası olan Moskova'nın yerine; 1703 yılında, Baltık Denizi kıyısında yeni bir şehir kurarak orayı başkent yapma arzusu ile 'Petersburg' adında, tamamen Avrupai bir kent kurulmaya başlanmıştır. Bu kentin planlanması baştan sona İngiltere, Fransa, Hollanda ve İtalya'dan getirilen yabancı mimar ve mühendislerce gerçekleştirilmiştir. Tezimizde Anadolu'da ilk imar gören şehirlerimizden Kars ve Erzurum'un 1878 Rus işgali ile benzer bir süreci yaşadığını görmekteyiz. Rusya'da egemen olan batılılaşma ve modernleşme anlayışının bir uzantısı olarak burada kurulan yeni şehirler, geçmiş Rus şehirlerini andıran eski Osmanlı şehrinin üzerine kurulmamıştır. Esas Rus topraklarından uzakta bir koloni şeklindeki bu bölge, yeni anlayışa uygun olarak Avrupai tarzda ızgara planına sahip olarak kurulmaya çalışılmış ve bu amaçla yine yabancı mimarlardan faydalanılmıştır. Rusların Anadolu'ya getirdiği Baltık Mimarisi birçok medeniyetin sentezi olarak harmanlanmıştır. Genel olarak değerlendirildiğinde; Rus dönemi yapılarının cephe biçimlendirmelerinde, zengin duran görselliğe önem verilerek plasterler, kornişler, bordürlerle bezeli, kütlesel hareketlenmelere pek fazla yer verilmediği; cepheye hareket kazandırmak ve monotonluğu bozmak için belirli bir düzene göre yerleştirilen cephe elemanlarının kullanıldığı ve yoğun taş işçiliği ile de bu durumun desteklendiği dikkat çekmektedir. Bunların yanı sıra; Baltık mimarisi yapılarında görülen duvarlarda yapı malzemesi olarak çoğunlukla andezit ve bazalt taşı kullanılmış olması, kalın duvarlı, dikdörtgen planda, genellikle tek veya iki katlı inşa edilen yapılar olması, giriş hollerinin ve bu hole açılan odaların ve camekanlı bölümlerinin olması gibi özellikler Kars ve Erzurum'da bulunan Rus dönemi yapılarında da öne çıkan detaylardandır.

Baltık DevletleriDini mimariErzurum+7
Muazez Akkurt
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Erzurum mülkî idâdîsi

İdâdî, ortaöğretim veren okullar hakkında kullanılan bir terimdir. Arapça "idâd" kelimesinden türemiş olup hazırlama ve yetiştirme anlamlarına gelmektedir. İbtidâîye ve rüşdiye okullarından sonra gelen idâdîler, idâdîye olarak da adlandırılırdı. İdâdîler, ortaöğretimin bir kademesi olarak 1869 Maârif-i Umûmiye Nizamnâmesi ile ele alınacak ve gerçek kimliğine bu tarihten itibaren kavuşacaktır. 1873 yılında Dâr'ül-maârif binası ilk mülkî idâdîye dönüştürülmüştür. 1884 yılında alınan bir kararla vergilere zam yapılma kararı alınmış ve sonuçta bu vergiler sayesinde taşrada birçok idâdî açılmıştır. Açılan bu idâdîlerden biri de Erzurum Mülkî İdâdîsidir.1885 yılında açılmasına karar verilen Erzurum Mülkî İdâdîsinde, 1889 yılında eğitim-öğretim faaliyetlerine başlanmıştır.1891 yılında beş sınıflı olan Erzurum Mülkî İdâdîsine, Mülkî Rüşdiyenin son iki sınıfı da ilave edilerek yedi sınıflı leylî bir idâdî oluşturulmuştur. 1913 yılında Erzurum Mülkî İdâdîsi, alınan karar gereği sultânîye dönüştürülmüştür. Bu çalışmada, Klasik ve Yenileşme Dönemi eğitim kurumları ile Erzurum Mülkî İdâdîsi hakkında bilgi verilmeye çalışılacaktır. Anahtar Kelimeler : Osmanlı Eğitim Sistemi, Ortaöğretim, İdâdî, Erzurum Mülkî İdâdîsi, Eğitim Kurumları

ErzurumEğitim kurumlarıEğitim tarihi+3
Abdurrahman Gülmez
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin otantik liderlik davranışlarına ilişkin öğretmen görüşleri

Bu araştırmanın amacı, Erzurum ili merkez ilçelerinde resmi ilkokullarda görev yapmakta olan öğretmenlerinin okul yöneticilerinin otantik liderlik davranışlarına ilişkin görüşlerini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda otantik liderliğin yönetim sürecindeki önemine, okul yöneticilerinin otantik liderlik özelliklerine ve bu özelliklerin geliştirilmesine ilişkin öğretmen görüşleri incelenmiştir. Araştırma, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Erzurum ili merkez ilçeleri içerisinde maksimum çeşitlilik ve kolay ulaşılabilir durum örneklemesi ile seçilen 20 öğretmenle gerçekleştirilmiştir. Araştırma, nitel araştırma desenlerinden olgu bilim deseni ile kurgulanmıştır. Araştırma verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde betimsel ve içerik analizi kullanılmış ve sonuçlar katılımcılardan doğrudan alıntılarla desteklenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin otantik lidere atfettiği özelliklerin otantik liderliğin içselleştirilmiş ahlak anlayışı, ilişkilerde şeffaflık, bilgiyi dengeli ve tarafsız değerlendirme ve öz farkındalık olmak üzere tüm boyutlarına vurgu yaptığı söylenebilir. Otantik lider ile görev yapmanın öğretmenlerin özellikle psikolojik iyi oluşlarına ve akademik gelişimlerine olumlu yönde katkı sağlayacağı söylenebilir. Okul yöneticilerinin otantik lider olmalarının önündeki engellerin başında kişilik özelliklerinin ve dış baskıların geldiği söylenebilir.

ErzurumLiderlikLiderlik modelleri+4
Melda Şimşek Kuloğlu
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Erzurum kent parklarının fiziksel engelli bireyler tarafından kullanım olanaklarının irdelenmesi

Kent parkları, toplumun her kesiminin sosyal ve fiziksel aktiviteler için yararlandığı önemli alanlardır. Ancak bu parkların herkes tarafından etkin bir şekilde kullanılabilmesi için belirli erişilebilirlik standartlarına uygun olması gerekmektedir. Bu standartlar parkların erişilebilirliğini değerlendirerek engelli bireylerin kullanım olanaklarını artırmayı amaçlanmaktadır. Çalışma kapsamında "Erzurum 3 Kent Parklarının Fiziksel Engelli Bireyler Tarafından Kullanım Olanaklarının İrdelenmesi" amaçlanmıştır. TS 9111 ve TS 12576 standartları dikkate alınarak değerlendirme formları oluşturulmuştur. Bu formlarla kent parklarının girişleri, park içi yol güzergahları (yaya yolları, kaldırımlar, rampalar ve merdivenler), peyzaj donatı elemanları (oturma birimleri, çöp kutuları, aydınlatma birimleri, sınırlayıcı elemanları, yönlendirme ve bilgilendirme tabelaları ve çeşmeler) TS 12576 ve TS 9111 standartlarına göre değerlendirilmesi yapılmıştır. Çocuk oyun alanları, tuvaletler, otopark alanları, hissedilebilir yüzeyler, duraklar ve yaya geçitleri ise gözlem değerlendirilmesi yapılmıştır. Daha sonra elde edilen bulgular kendi içlerinde yüzdelik dağılım yapılarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, kent parklarının fiziksel engelli bireyler için erişilebilirliğini artırmak, daha kapsayıcı ve eşit bir şehir ortamı yaratmak adına önemlidir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda 3 kent parkında da engelli bireylere yönelik bir takım olumsuzlukların olduğu tespit edilmiştir. Sadabat Aile Çay Bahçesi %55'lik oranla en uygun park olduğunu, bunu Erzurum Kale Çevresi Kültür Yolu Parkı ve Olimpiyat Millet Bahçesi takip etmektedir. Yapılacak iyileştirmeler, kent parkları tüm vatandaşlar tarafından daha etkin ve güvenli bir şekilde kullanılmasını sağlayacaktır.

EngellilikErişilebilirlikErzurum+3
Soner Aydın
Ordu University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Büyükşehir yasasının olumlu ve olumsuz yönleri: Erzurum örneği

Bu çalışmada yeni büyükşehir yasası Erzurum ili bazında değerlendirilmiştir. Günümüzde belediyecilik, yerel yönetimler arasında giderek önem kazanmaktadır. Özellikle büyükşehir belediyeciliği, kentsel alanlardaki nüfus yoğunlukları, hızlı kentleşme, hizmet taleplerine cevap verememe gibi nedenlerden dolayı ortaya çıkmıştır. İlk olarak 1984 yılında 3030 sayılı Büyükşehir Belediye Yasası ile Büyükşehir belediyeciliği somutlaşmıştır. 2012 yılında 6360 sayılı Büyükşehir Yasası ile Büyükşehir belediyeciliğinde yapısal ve işlevsel değişiklikler yapılmıştır. Yönetim, finansal ve hizmetler bakımından farklılıklar olduğu gözlenmektedir. Bu bağlamda Erzurum ili örneği yeni büyükşehir yasasına bağlı olarak teorik bakımdan ortaya konulmuştur. Uygulamada, Erzurum Büyükşehir Belediyesi personeli ve vatandaşlar ile yapılan görüşmelerden elde edilen veriler ile pratikle de desteklenmektedir. Çalışmanın uygulama kısmında, derinlemesine görüşme tekniği kullanılmıştır ve görüşme yoluyla elde edilen verilerde içerik ve betimsel analiz yapılmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre, 6360 sayılı yasa ile Erzurum Büyükşehir Belediyesinin gelirlerinde artış olduğu ve bu durumun Erzurum iline olumlu olarak yansıdığı anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Büyükşehir Yasası, 6360 Sayılı Kanun, Erzurum, Büyükşehir Belediyesi

BelediyelerBüyükşehir belediyeleriBüyükşehirler+5
Recep Polat
Avrasya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İtfaiyecilerin almış oldukları hizmet içi eğitimlerin iş sağlığı ve güvenliği açısından değerlendirilmesi (Erzurum il örneği)

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nda tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde faaliyet gösteren çalışanların, yürütmüş oldukları iş ile ilgili olarak mesleki eğitim almadan çalışmaları yasaklanmıştır. Buna rağmen çok tehlikeli işyeri tehlike sınıfında yer alan itfaiyecilik mesleği, Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından yayımlanan mesleki eğitim alma zorunluluğu olan meslek grupları içerisinde yer almamaktadır. Bu durum itfaiyecilerin iş kazaları ve meslek hastalıklarından korunmasına yönelik almış oldukları hizmet içi eğitimlerin, iş kazalarının önlenmesi üzerinde ne kadar etkili olduğu sorusunu gündeme getirmektedir. Türkiye'de Milli Eğitim Bakanlığı ve Yüksek Öğretim Kurumu tarafından itfaiyeci yetiştirme programları açılmış olsa da, yerel yönetimlerin bünyesinde oluşturulan itfaiye teşkilatlarında görev yapan itfaiyecilere genellikle Belediye İtfaiye Yönetmeliğinde belirtilen konularda hizmet içi eğitimler verilerek mesleğe hazırlanmaktadırlar. Çalışmamızda itfaiye teşkilatları tarafından verilen hizmet içi eğitimlerin iş kazaları ve mesleki maruziyetler sonucunda oluşabilecek meslek hastalıklarından çalışanların korunması için yeterli düzeyde olup olmadığı araştırılmıştır. Erzurum Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığında çalışan itfaiyecilerin oluşturduğu örneklemimizde, çalışma grubunun almış oldukları hizmet içi eğitimleri ile eğitime konu olan tehlike kaynaklı iş kazası yaşanma durumuna ait veriler anket yöntemi kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS programı ile analiz edilmiştir. Yapılan çalışmada itfaiyecilerin genellikle yangın yerlerinde karşılaşmış oldukları tehlikeler ve korunma yöntemleri konularında almış oldukları hizmet içi eğitimler değerlendirilerek bazı eğitimlerin eğitimlere konu olan tehlike kaynaklı iş kazası yaşanması durumu üzerine olumlu etkilerinin olduğu görülürken, bazı eğitimlerin ise yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca çalışanlara verilmesi gereken iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin çalışanların iş kazası yaşanması durumu üzerinde etkili olmadığı da tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular ışığında itfaiyecilere verilen hizmet içi eğitimlerin gözden geçirilerek geliştirilmesi, iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin ise mevzuat konuların dışında mesleki riskler konularında da verilmesi önerilmektedir.

ErzurumHizmet içi eğitimHizmet içi eğitim programları+4
Serkan Kavut
Avrasya University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hasenan Aşireti (1705-1909)

Hasenan Aşireti, 18. yüzyılın ilk dönemlerinden itibaren konar-göçer yaşam sürdüren ve yaylak-kışlak hareketi güden aşiretlerden birisidir. Hasenanlılar yazın Erzurum ve Muş yaylalarında kışın ise Mardin ve Diyarbakır gibi ılıman bölgeler arasında varlığını sürdürmüştür. 19. yüzyılın başında Osmanlı Devleti tarafından Erzurum ve Muş bölgesine yerleştirilmek üzere nakledilen Hasenan Aşireti, 19. yüzyılın ortalarına kadar çadırlarda ikamet etmeye devam ederek süreç içerisinde köylere yerleşmeye başlamıştır. 18. yüzyıldan başlayarak Hasenan Aşireti'nin 19. yüzyıldaki faaliyetlerine odaklanan bu araştırma, aşiretin Muş ve Erzurum civarına yerleştirilmesinin ardından devlet ve bölge ilişkilerini tartışmaktadır. Bu araştırma 1705 yılından başlayarak 1909 yılına kadar Hasenan Aşireti'nin Osmanlı Devleti ile siyasi, idari, askeri ve sosyal ilişkilerini ayrıntılı bir biçimde ortaya koymayı hedeflemektedir. Çalışmanın en önemli problemlerinden birini Hasenan Aşireti'nin iskân edilme çabası oluşturmaktadır. Bu araştırma aynı zamanda Hasenanlıların Hamidiye Alaylarından önce ve sonra olmak üzere sınırdaş aşiretleriyle (Heyderan, Sıpki, Cibran) ilişkilerinin dönüşüm geçirdiğini iddia etmekte ve güç devşirme çerçevesinde bu dönüşümü mercek altına almaktadır. Bu bağlamda Hasenan Aşireti'nin bölgesel etkinliği, yerleşik halde bulunan Müslim ve Gayrimüslimler ile münasebetlerinin nasıl başladığı ve devlet bünyesinde gelişen siyasi olaylar neticesinde bu münasebetlerin ne yönlü seyrettiği analiz edilmeye çalışılmıştır. Elde edilen verilerle Hasenan Aşireti'nin bölgesel etkilerinin toplum üzerindeki idari, siyasi, sosyal ve ekonomik yansımalarının cevapları aranmıştır. Ayrıca Osmanlı-Rus savaşlarının (1828/29 Savaşı, 1853 Kırım Savaşı ve 93 Harbi), Kürt Aşiretler üzerindeki yıkıcı etkisinin Hasenanlılar üzerinde nasıl somutlaştığı irdelenmiştir. Diğer taraftan aşiretin kendi içyapısı, yönetici unsurların birbirlerine ve çevresine karşı gösterdikleri tutumun Osmanlı bürokrasisine yansımasının ne boyutta seyrettiği ortaya konmaya çalışılmıştır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Aşiret kavramı, Osmanlı Devleti'nde aşiretlerin yönetimi ve Hasenanlıları yerleştirme çabası yer almaktadır. İkinci bölümde Hasenan Aşireti'nin köken tartışmaları, aşiretin yönetici aileleri ve kolları, 1828/29 Osmanlı-Rus Savaşı ile Tanzimat Döneminden isyan hareketlerine ve sonrasına kadar Hasenan Aşireti'nin faaliyetleri yer almıştır. Üçüncü bölüm ise Hamidiye Alayları dönemini, Hasenanlıların Hamidiye Alaylarına katılımını, bölgesel faaliyetleri, aşiret içi çatışmaları, sınırdaş aşiretlerle mücadeleleri ve Ermeniler ile ilişkileri kapsamaktadır. Anahtar Kelimeler: Hasenan Aşireti, Osmanlı Devleti, İskân, Hamidiye Alayları, 19. Yüzyıl.

AşiretlerErzurumHamidiye Alayları+6
Muhittin Rahmi Akbulut
Mardin Artuklu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateCrossrefindexedOpen AccessTR

Erzurum ili tarım işletmelerinde tarım makinelerine sahip olmanın işletme geliri ve ürün maliyetleri üzerine etkisi

Bu çalışma, 2006 üretim döneminde Erzurum'da makine sahibi olan ve olmayan işletmelerde ürün maliyetlerini hesaplayarak makine sahibi olmanın mı yoksa kiralamanın mı karlı olduğunu belirlemek amacı ile yapılmıştır.Çalışmada materyal olarak, Erzurum ili; Merkez ilçe, Ilıca, Aşkale, Pasinler, Köprüköy ve Horasan ilçelerine bağlı 30 köyde faaliyette bulunan çiftçilerle yapılan toplam 200 adet anket verileri kullanılmıştır. Ayrıca konu ile ilgili literatür, kamu kuruluşlarından ve web sitelerinden elde edilen bilgiler de çalışmada materyal olarak kullanılmıştır. Araştırmada işletmeler makine sahibi olan ve olmayan şeklinde 2 gruba ayrılarak analize tabi tutulmuştur.Çalışmada yapılan analiz sonuçlarına göre makine sahibi olmanın makine kiralamadan daha üstün olduğu belirlenmiştir. Maliyet hesabı yapılan on ürünün hepsinde makine kullanan işletmelerin elde ettikleri gelir ile üretim masraflarının hepsini karşıladığı ve kar elde ettikleri belirlenmiştir. Makine sahibi olmayan işletmelerde ise değişen masraflar karşılanmış ama arpa, çavdar ve fiğ de üretim masraflarının karşılanmadığı tespit edilmiştir. Her iki grupta da pay eşitlikleri translog maliyet fonksiyonu kullanılarak, I. grup işletmelerde işgücü, arazi, gübre, yakıt, II. Grup işletmelerde işgücü, arazi, gübre ve makine kirası için fiyat, çapraz ve Morishima teknik ikame esneklikleri elde edilmiştir. Model çözümleri Görünüşte İlgisiz Regresyon (SUR) ile gerçekleştirilmiştir.Sonuç olarak, makine sahibi olmanın karlı olduğu ve devlet desteği alındıktan sonra elde edilen gelirin daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Çiftçilere makine sahibi olmanın kiralamadan daha karlı olduğunu ve devletin alet-makine satın alırken verdiği destekler hakkında bilgi verilmelidir.

Endüstriyel bitkiler = Industrial plantsErzurum = ErzurumTahıllar = Cereals+2
Hediye Kumbasaroğlu
Atatürk University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
10
doi.org/10.71008/atauni.thesis.2009.101
Master'sCrossrefindexedOpen AccessTR

Erzurum merkez ilçede tarım arazilerinde parçalanmanın nedenleri ve tarımsal gelire etkisi üzerine bir araştırma

Tarım işletmelerinde arazilerin parçalı, dağınık ve şekillerinin düzensiz olması, bu parsellere gidip gelmede zaman kaybına, makine kullanımında zorluğa, modern tarım tekniğinin uygulanamamasma, sermaye ve işgücü israfına, toprak ve verim kaybına, arazi anlaşmazlıklarına yol açmakta ve bu sorunlar nedeniyle tarım işletmelerinin gelişmesi, modernleşmesi çok yavaş olmaktadır. Bu araştırmada, Erzurum merkez ilçedeki tarım işletmeleri örnek alınarak, işletme arazisinin parçalı ve dağınık olmasından kaynaklanan olumsuzlukları ortaya koymak ve bu sorunlara çözüm yollan aramak amaçlanmıştır. Araştırma yöresi olarak Erzurum Merkez ilçe seçilmiştir. Araştırmada kullanılan veriler, 34 köyde faaliyette bulunan 116 tarım işletmesinden anketlerle elde edilmiştir. Araştırmada ortalama parsel büyüklüklerine göre işletmeler 0-10 dekar, 10-20 dekar, 20-30 dekar ve 30+ dekar olmak üzere dört gruba ayrılarak analize tabi tutulmuşlardır. Yıllık faaliyet sonuçlarına göre, mevcut şartlarda, ortalama parsel büyüklüğü 30 dekardan fazla olan işletme grubunun, diğer gruplardan daha başarılı olduğu tespit edilmiştir. Tarımsal yapının iyileştirilmesi amacıyla yapılacak arazi toplulaştırması çalışmaları ile parsel sayılarını azaltmak, parsel büyüklüklerini artırmak ve parselleri düzgün bir hale getirmek mümkündür. Parsellerin büyük olması ve iyi bir şekil kazanması, işletme arazisinin daha verimli kullanılmasını, dolayısıyla tarımsal gelirin fazlalaşmasını sağlayabilecektir.

Tarımsal Arazi ParçalılığıArazi KorumaArazi Toplulaştırması+2
Hediye Kumbasaroğlu
Atatürk University · Institute of Graduate Studies in Science
2003
10
doi.org/10.71008/atauni.thesis.2003.102
Master'sOpen AccessTR

Rifâî tarîkatında Türk din mûsikî geleneği (Erzurum örneği)

Kuruluşundan günümüze çok geniş bir alanda yayılarak faaliyetlerini sürdüren Rifâî tekkelerinde zikirlerin cehrî olarak icrâ edildiği görülmektedir. Yapılan bu icrâlarda mûsikînin etkin bir şekilde kullanıldığı ve çeşitli mûsikî türlerinin yer aldığı anlaşılmaktadır. Bu çalışma ile İslâm medeniyetinde önemli bir yeri olan Rifâî tarîkatının Erzurum'daki varlığı ele alınacaktır. Burada icrâ edilen dinî mûsikî türlerinin neler olduğunu ve Türk din mûsikî geleneğine katkılarını ortaya koyarak elde edilen verilerin gelecek nesillere aktarılması amaçlanmaktadır. Burada icrâ edilen zikir ve ilâhilerin belli makâmlarda ve farklı bir tavırla okunduğu, zâkirler tarafından okunan ve henüz notaya alınmamış çok sayıda eserin bulunduğu tespit edilmiştir. Bu vesileyle Türk din mûsikîsi açısından önem arz eden bu icrâların ses kayıtlarını alarak icrâ edilen zikrin ve kayıt altına alabildiğimiz ilâhilerin notaya alınması amaçlanmaktadır.

Dini müzikErzurumMüzik+5
Osman Yılmaz
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Erzurum ilinde ortaokul öğrencilerinde yeme bozukluklarının görülme sıklığı ve sosyal medya kullanımı ile ilişkisi

Erzurum İlinde Ortaokul Öğrencilerinde Yeme Bozukluklarının Görülme Sıklığı ve Sosyal Medya Kullanımı ile İlişkisi Bu çalışma, erken ergenlik döneminde yeme bozukluklarının görülme sıklığını ve sosyal medya kullanımı ile ilişkisini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Çalışmaya Erzurum ilinde eğitim gören 505 adolesan dahil edilmiştir. Adolesanların genel bilgileri, beslenme alışkanlıkları ve sosyal medya kullanım özellikleri anket formu aracılığıyla öğrenilmiştir. Adolesanların yeme bozukluklarını saptamak için YTT-26 ve sosyal medyada fiziksel görünüm karşılaştırması yapma derecelerini değerlendirmek için SMFGKÖ uygulanmıştır. Adolesanların 295'i kız (%58.4), 210'u erkek (%41.6) olup yaş ortalamaları 12.04±1.18 yıldır. YTT-26 ve SMFGKÖ puan ortalamaları sırasıyla 14.44±10.93 ve 5.98±8.89 olarak bulunmuştur. Adolesanların %26.7'sinde yeme davranışı bozukluğu saptanmıştır. Adolesanların %47.6'sının günde bir saatten az sosyal medya kullandığı belirlenmiştir. Sosyal medya kullanım süresi, YTT-26 ve SMFGKÖ puan ortalamaları ile yeme davranışı bozukluğu olanların oranları açısından cinsiyetler arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır (p>0.05). Sosyal medya hesabı olanların YTT-26 ve SMFGKÖ puan ortalamaları hesabı olmayanlara göre yüksek saptanmıştır (p<0.05). Günde dört saat sosyal medya kullanan adolesanların YTT-26 puan ortalaması günde bir, iki, üç, beş, altı ve üzeri saat sosyal medya kullananlara göre yüksek bulunmuştur (p<0.05). Haftalık sosyal medya kullanım süresi ile YTT-26 puanları arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır (p>0.05). Sosyal medyada her zaman fotoğraf paylaşanların SMFGKÖ puan ortalaması fotoğraf paylaşmayanlara göre yüksek saptanmıştır (p<0.05). Yeme davranışı bozukluğu olan adolesanların SMFGKÖ puan ortalaması yeme davranışı bozukluğu olmayanlara göre yüksek bulunmuştur (p<0.05). YTT-26 puanları ile SMFGKÖ puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı, zayıf pozitif ilişki saptanmıştır (r=0.301, p<0.058). Sonuç olarak, adolesanların sosyal medyada fiziksel görünümlerini başkaları ile karşılaştırmalarının yeme davranışı bozukluğu için risk oluşturabileceği belirlenmiştir. Bu nedenle adolesanların fiziksel ve ruhsal sağlığının korunması için sosyal medya okuryazarlığı becerilerinin geliştirilmesi önemlidir. Anahtar Kelimeler: Adolesan, görünüm karşılaştırması, sosyal medya, yeme bozuklukları

BeslenmeBeslenme bozukluklarıBeslenme incelemeleri+5
Ayşe Çamli
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Erzurum kenti açık ve yeşil alanlarının saptanması ve kentiçi açık-yeşil alan ilkeleri yönünden araştırılması

Bu araştırma, Doğu Anadolu Bölgesinde yer alan ve Dünyanın en yüksekte kurulan üç kentinden birisi olan Erzurum'da yürütülmüştür. Araştırmanın amacını, olanaklar iyice azaltılmadan, kentin fiziksel yapısı içinde mevcut açık ve yeşil alanların durumunu, imar planlarının konuya yaklaşımını incelemek ve kent için ileriye dönük uygun bir yeşil alan sistemi önerebilmek oluşturmaktadır. Araştırma sonucunda, kentte mevcut açık ve yeşil alanların yetersiz ve halkın ihtiyacına cevap vermekten uzak olduğu saptanmıştır. Erzurum kentinde yeşil alan sisteminin temeli olarak yeşil kuşak (Green Belt) ve yeşil örgün (Green Network) sistemleri önerilmiştir.

Açık alanlarErzurumYeşil alanlar
Sevgi Eymirli
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1994
00
Master'sOpen AccessTR

Toplumda kütüphane ve kütüphaneci algısı: Erzurum ili örneği

Kütüphaneler, türleri ne olursa olsun üzerinde bilginin kayıtlı olduğu materyalleri toplamak, düzenlemek ve kullanıcının hizmetine sunmak amacıyla kurulmuşlardır. İnsanların ihtiyaç duydukları bilgiye erişimi sağlama amacını taşıyan kütüphanecilik mesleği hem basılı hem de elektronik kaynakları bilgiye gereksinim duyanların ihtiyaçlarına uygun bazı yöntem ve tekniklerle kullanıma hazırlamakta ve hizmete sunmaktadır. Geçmişten bugüne alışıla gelen yöntem ve teknikler mesleğin sıradan bir iş olarak algılanmasına ve mesleki saygınlığının azalmasına sebebiyet verebilmektedir. Çalışma, toplumun kütüphanelere, kütüphanecilere ve aynı zamanda kütüphaneciliğe karşı farkındalığın ölçülmesi amacıyla hazırlanmıştır. Konuya ilişkin toplumun tutum ve davranışlarına yönelik veriler derlenmiş ve bu veriler üzerinden değerlendirmeler yapılmıştır. Araştırmanın bulguları anket tekniği ile elde edilen verilerin analiz edilmesiyle oluşturulmuştur. Anket, Erzurum ilinde yaşayan vatandaşlardan rastgele seçilen 384 kişiye uygulanmıştır. Veriler üzerinden elde edilen sonuçlar incelendiğinde kütüphanelerde verilen hizmetlerin toplum tarafından yeteri kadar bilinmediği, kütüphanecilik mesleğinin sıradan bir meslek olarak algılandığı görülmektedir. Bu durum geçmişten günümüze süre gelen kütüphanelerin sadece ders çalışılacak bir mekân olduğu düşüncesinin devam ettiğinin göstergesi olarak kabul edilebilir. Kütüphanecilik mesleğinin ise tüm eğitim düzeyine sahip kişiler tarafından yapılabileceği anlayışı analiz sonucundan çıkarılabilmektedir. Bu sonuçlar doğrultusunda kütüphaneler ve kütüphanecilerin toplum tarafından yeterli farkındalığa ve saygınlığa sahip olmadığı ortaya çıkmıştır. Bu veriler bağlamında kütüphanecilerin hem kütüphanelerde yürütülen hizmetleri hem de kütüphanecilik mesleğinin niteliklerini faaliyetler düzenleyerek tanıtmaları gerektiği düşünülmektedir. Aynı zamanda kütüphane personelinin gerekli eğitimi almış kişilerden oluşması gerektiği de üzerinde durulması gereken önemli bir konu olarak görülmektedir.

AlgıErzurumKütüphaneciler+3
Zühal Kıravi
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Erzurum ilindeki kar kuraklığının iklim verileri yardımıyla farklı indislerle hesaplanması

Yağışların kaydedilen normal seviyelerinin önemli ölçüde altına düşmesi sonucu su kaynaklarının olumsuz etkilenmesine ve hidrolojik dengenin bozulmasına sebep olan kuraklık olayı genellikle yavaş gelişir ve uzun bir dönemi kapsar. Bu doğal felaketin geniş ve ciddi etkileri vardır. Son yıllarda iklim değişikliği sebebi ile artan sıcaklık ve azalan yağışlarla birlikte görülen kuraklık hem dünyada hem de ülkemizde çok önemli bir boyutlara ulaşmıştır. Ülkemizdeki kuraklık sorunu, özellikle tarım sektörü ve ekosisteme etkisi ile insan yaşamını etkileyen ciddi bir sorunu oluşturmaktadır. Bu açıdan kuraklık çalışmaları önem arz etmektedir. Bu çalışma kapsamında ilk olarak karasal iklim özelliklerinin görüldüğü Türkiye'nin Doğu Anadolu bölgesinde yer alan Erzurum il sınırları içerisinde bulunan 17096/Erzurum Havalimanı, 17666/İspir, 17668/Oltu, 17688/Tortum, 17690/Horasan ve 17740/Hınıs meteorolojik gözlem istasyonlarına ait 45 yıllık (1976-2021) iklimsel veriler değerlendirilmiştir. Kuraklığın iki temel parametresi olan yağış ve sıcaklık verilerinin eğilim analiz sonuçlarına bakıldığında bölge genelinde zamana bağlı olarak yağış verileri için azalma eğilimi görülürken sıcaklık verilerinde artma eğilimi gözlenmektedir. Kış ve sonbahar mevsiminde yağışın daha çok kar olarak yağdığı bölgede, kar yükseklik verileri incelendiğinde ise tüm gözlem istasyonlarında azalma eğilimi gözlenmektedir. Çalışmanın ikinci aşamasında ise iklimsel veriler kullanılarak, Erzurum ili için meteorolojik ve tarımsal kuraklık indisleri olan SPI (Standartlaştırılmış Yağış İndisi), SPEI (Standartlaştırılmış Yağış Evapotranspirasyon İndisi) ve SSPI (Standartlaştırılmış Kar İndisi) yöntemleriyle 1, 3 ve 12 aylık zaman periyotları ile kuraklık sınıflarının yıllar içindeki dağılım oranları tespit edilmiştir. Ayrıca kuraklığın maksimum süresi, şiddeti ve maksimum büyüklüğü belirlenmiştir. Her bir istasyon için farklı zaman periyotları ve farklı kuraklık indisleri ile elde edilen analiz sonuçları kıyaslanarak arasındaki ilişkiler değerlendirilmiştir. Çalışma bölgesinde üç indise ait sonuçlar değerlendirildiğinde aynı zaman periyotları için sonuçlar genel olarak benzerlik göstermektedir. Uzun zaman periyotlarında kuraklığın süresinin ve şiddetinin arttığı tespit edilmiştir. Kuraklık 2000 yılından sonra tüm istasyonlarda daha belirgin gözlenmektedir. Genel olarak bakıldığında SPI (Standartlaştırılmış Yağış İndisi) ve SPEI (Standartlaştırılmış Y ağış Evapotranspirasyon İndisi) analizlerinde Erzurum ilinin güney ve kuzeybatısında kuraklık gözlenirken SSPI (Standartlaştırılmış Kar İndisi) analizinde bu durum bölgenin merkezinden doğu kısmına doğru kar kuraklığı şeklinde gözlenmektedir.

Erzurum
Muhammet Savaş
Bursa Technical University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Erzurum ve Kars illeri Halkevi dergileri: Yayla ve Doğuş

Çalışmada, yayımlandıkları dönemde bulundukları şehirlerin kültürel, sosyal ve eğitimsel gelişimlerine destek olan, Erzurum ve Kars Halkevlerinin faaliyetleri, şube çalışmaları üzerinde durulmuş, yayın organları olan, Yayla (Erzurum) ve Doğuş Dergileri ayrıntılı şekilde incelenmiştir. Yayla Dergisi 19 Şubat 1944 tarihinde çıkmaya başlamış, çok kısa bir yayın hayatından sonra ismini ?Erzurum? olarak değiştirmek zorunda kalmıştır. Doğuş Dergisi ise, 29 Ekim 1933 tarihinde ilk sayısını çıkarmış, 1947 yılına kadar 61 sayı çıkarılabilmiştir. Çalışma, giriş bölümü haricinde dört ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, çalışmanın bütünlüğünü sağlamak ve genel bir çerçeve çizmek amacıyla, Halkevlerinden önce, Türk kültürünü yaymak amacıyla kurulmuş Türk Ocakları hakkında genel bilgiler verilmiş, Halkevleri fikrinin nasıl oluştuğu, Halkevlerinin kuruluşu, amaçları, şube çalışmaları ve kapanışı hakkında açıklamalarda bulunulmuştur. İkinci bölümde, çalışmada yayınladıkları dergiler incelenecek olan Erzurum ve Kars Halkevleri hakkında genel bilgiler verilmiştir. Üçüncü bölümde, Yayla (Erzurum) Dergisi'nin yayın hayatına başlaması, amaçları, önemi, içeriği hakkında bilgiler verildikten sonra, Dergide yayınlanan yazılar, konularına göre ayrı ayrı incelenmiş, yazıların içerikleri anlatılarak, açıklamalı bilgi vermek amacıyla gereken yerlerde yazılardan alıntılar yapılmıştır. Yazılar içerisinde verilen edebiyat ürünlerinden örnekler de sunulmuştur. Dördüncü bölümde, Doğuş Dergisi hakkında genel bilgiler verilmiş, yayın hayatına başlaması, amaçları, yazılarının içerdiği konulara değinilmiştir. Daha sonra Doğuş Dergisi'nde yer alan yazılar konularına göre ayrı ayrı incelenmiş, içerikleri anlatılmış, gerekli alıntılar yapılmıştır. Dergilerdeki yazıların incelenmeleri sırasında, hangi konuda yarar sağladıkları belirtilmiş, yazılarda belirtilen düşünceler yorumlanmış, bazı bölümlerde dönemin siyasi iktidarıyla ilişkisi değerlendirilmiştir.

DergilerDoğuş dergisiErzurum+3
Nazik Müge Tekin
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Rekreasyonel alanlarda etkinliklere katılan bireylerin merak ve keşfetme düzeylerinin; etkinlik ve yaşam doyumuna etkisi

Bu araştırmanın amacı, Erzurum şehri rekreasyon alanlarının haritalandırılması; bu alanlarda etkinliklere katılan bireylerin merak ve keşfetme, etkinlik ve yaşam doyum düzeylerinin belirlenmesi ve çeşitli demografik değişkenlere göre karşılaştırılmasıdır. Çalışmanın evrenini Erzurum şehrinde bulunan bireyler, örneklem grubunu ise rekreasyon alanlarında etkinliklere katılan 585 erkek ve 555 kadın olmak üzere toplam 1140 gönüllü birey oluşturmuştur. Araştırmada Erzurum şehri rekreasyon alanları belirlenerek bu alanların haritalandırılması için GPS sistemleri ve coğrafi bilgi sistemleri temelli ARCGİS 10.5 programı kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, "Merak ve Keşfetme II" (MKÖ II) ölçeği "Etkinlik Doyum Ölçeği" (EDÖ) ve "Yaşam Doyum Ölçeği" (YDÖ) kullanılmıştır. Verilerin analizinde öncelikle normallik dağılımının test edilmesi için Shapiro-Wilk testi ve çarpıklık ve basıklık analiz yöntemleri kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki farklılıkların belirlenmesinde ilişkili örneklemler için T-testi, ANOVA ve Basit Korelasyon testleri yapılmıştır. Ölçme araçlarının güvenirliklerinin belirlenmesi için Cronbach's Alfa analizi uygulanmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde ve yorumlarda, p<0,05 anlamlılık düzeyi dikkate alınmıştır. Elde edilen bulgulara göre, "yaş", "medeni durum" ve "eğitim durumu" değişkenlerinin tüm ölçek puanları arasında, "etkinliklere katılım yeri" değişkenine göre "EDÖ" ve "YDÖ" , "refah düzeyi" ve "genel sağlık durumu" değişkenlerine göre ise sadece "YDÖ"ne ilişkin toplam ortalama puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Ölçekler arasında ilişkiye göre sadece "YDÖ"nin toplam ortalama puanları ile "EDÖ"nin toplam ortalama puanları arasında pozitif yönde ve düşük düzeyde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğunu göstermiştir. Katılımcıların, merak ve keşfetme, etkinlik doyum, yaşam doyum düzeylerinin çeşitli demografik özeliklerine göre farklılık gösterdiği ve etkinliklerden elde edilen doyum arttıkça yaşam doyumunun da artacağı sonucuna varılmıştır.

Boş zamanları değerlendirmeErzurumEtkinlik+6
Fırat Akyüz
Manisa Celal Bayar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Erzurum ilinde yaşayan gebe kadınların beslenme durumu ile beslenme bilgi düzeyinin belirlenmesi

Gebelik sırasında düşük kaliteli diyetler, anne ve fetüs için olumsuz beslenme ve sağlık sorunlarına neden olmaktadır. Gebe kadınların beslenme bilgi durumu belirlenmeli ve sağlıklı nesillerin devamlılığı için eksiklikler giderilmelidir. Bu çalışma Erzurum ilinde yaşayan gebe kadınların beslenme durumu ile beslenme bilgi düzeylerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Bu çalışma kesitsel ve tanımlayıcı bir çalışma olup Erzurum ilinde yaşayan, Özel Buhara Hastanesi'ne başvuran, gebeliğinin son trimesterinde olan, çalışmaya katılmayı kabul eden gönüllü 110 gebe üzerinde yürütülmüştür. Gebelerin demografik özellikleri, 24 saatlik besin tüketimi, besin desteği kullanma durumu, beslenme bilgi düzeyleri belirlenmiş ve antropometrik ölçümleri yapılmıştır. Veriler sorukağıdı uygulanarak toplanmış ve SPSS 22.0 paket programıyla değerlendirilmiştir. Beslenme bilgi düzeyi saptama ölçeğine göre toplam 58 puan üzerinden bireylerin aldıkları puan ortalaması 26,3±5,8 olarak hesaplanmıştır. Bireylerin ölçekten aldıkları toplam puan küçükten büyüğe doğru sıralanıp %25'lik dörtte birlik gruba ayrılarak kuartil (quartile) (çeyreklik) sınıflamaları yapılmıştır. Bu sınıflama sonucunda dörtte birlik gruplarında yer alan bireylerin oranları; Q1 (%21,9), Q2 (%20,9), Q3 (%23,6) ve Q4 (%33,6) olarak belirlenmiştir. Yaş grubu 30-39 yıl olan bireylerin ölçekten aldıkları puan ortalaması diğer yaş gruplarına göre anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur (p=0,019). Eğitim düzeyi lise üzerinde (27,8±5,6 puan) olan bireylerin ölçekteki sorulara doğru yanıt verme ortalaması eğitim düzeyi lise ve altı (23,5±5,2 puan) olan bireylere göre anlamlı şekilde daha yüksek bulunmuştur (p=0,000). Bireylerin gebelik öncesi, 1., 2., ve 3. trimesterdeki BKİ değerleri ortalaması sırasıyla; 24,6±4,6 kg/m2, 25,0±4,5 kg/m2, 26,6±4,4 kg/m2 ve 29,2±4,4 kg/m2 olarak hesaplanmıştır. Obez olan bireylerin kazandığı vücut ağırlığı, normal vücut ağırlıklı ve hafif şişman bireylere göre daha yüksek bulunmuştur (p=0,002). Yapılan çalışmaya göre; gebelerin beslenme bilgi düzeyi ve beslenme durumu arzu edilen düzeyde değildir. Gebe kadınlar için diyetisyenler tarafından verilecek olan beslenme eğitimlerine ve sağlıklı beslenme davranış değişikliğine ihtiyaç vardır.

BeslenmeBeslenme alışkanlıklarıBeslenme bilgisi+4
Fatma İdem Güneş
Hasan Kalyoncu University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bardız çayı vadi florası (Şenkaya-Erzurum)

Bu çalışmada, Kuzey Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan Erzurum ili Şenkaya ilçesine bağlı Bardız Çayı Vadi florasının incelenmesi sonucunda alanda farklı familyalara ait farklı bitki taksonları belirlenmiştir. Çalışma alanı Sarıkamış Allahuekber Dağları Milli Parkı'nın sınırları içerisinde yer almaktadır. Yükselti 1300-2850 m arasında olup Avrupa-Sibirya ile İran-Turan floristik bölgelerinin kesişiminde yer almakta ve Avrupa-Sibirya floristik alanın etkileşimi altındadır. P. H. Davis'in grid sistemine göre A9 karesi içerisinde yer almaktadır. 2019-2021 yılları arasında yapılan 18 arazi çalışmasında toplam 517 bitki örneği toplanmıştır. Yapılan bitki teşhisleri sonucunda 48 familyaya ait 195 cins ve bu cinslere ait toplam 337 takson tespit edilmiştir. Bu taksonlardan 19'u endemik, 3'ü ise nadir bitki kategorisindedir. Endemizm oranı %5,63 olarak hesaplanmıştır.

ErzurumFloraVadiler
Merve Kotan
Düzce University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel adalet algısı ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişki: Erzurum ili bankacılık sektörü üzerine bir çalışma

Örgütsel adalet ve örgütsel bağlılık kavramları, günümüzün geldiği noktada örgütler açısından hayati bir önem kazanmış ve bilimsel olarak da birçok çalışmaya konu olmuşlardır. Bu tez çalışmasının amacı da, hizmet sektörü çalışanlarının örgütsel adalet algıları ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkinin incelenmesine yönelik bir araştırma yapılmasıdır. Bu bağlamda, yapılan araştırma kapsamında, Erzurum il merkezinde faaliyet gösteren özel banka ve kamu bankası çalışanlarının, örgütsel adalet algıları ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkinin belirlenmesine yönelik, anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Yapılan çalışma kapsamında, örgütsel adalet ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişki, örgütsel adalet boyutları olarak kabul edilen dağıtım adaleti, süreç adaleti ve etkileşim adaleti ile örgütsel bağlılık sınıflandırmaları olarak kabul edilen duygusal bağlılık, devamlılık bağlılığı ve normatif bağlılık arasındaki bağların, yapılan analizlerle birlikte incelenmesi şeklinde test edilmiştir. Çalışmada ayrıca, çalışanların örgütsel adalet algıları ve örgütsel bağlılık duygularının, demografik özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediği de, ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar, örgütsel adalet ile örgütsel bağlılık arasında pozitif yönlü ve orta düzeyde bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur.

AdaletBankacılıkBankacılık sektörü+3
Vahit Cem Tüzemen
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Son dönem Erzurum âlimlerinden Yunus Kaya'nın hayatı ve tasavvufla ilgili yaklaşımları

Biz bu çalışmamızda Erzurum ulemâsından Yunus Kaya'nın hayatı ve tasavvufla ilgili yaklaşımlarını ele almaya çalıştık. Yunus Kaya 1927-2015 tarihleri arasında Erzurum da hayatını sürdürmüş bir âlimdir. İlk eğitimini köyünde alan Yunus Kaya, daha sonra yedi yıl boyunca Erzurum Müftülerinden M. Sadık Solakzâde'den medrese usulü ders okur. Kendisi medrese de okuduğu yıllarda günlük 19 saat ders çalışır. Yunus Kaya medreseyi bitirdikten sonra Mısır'a okumaya gider. Mısır da ki el-Ezher Üniversitesinde aralıksız toplam sekiz yıl okur. Aynı üniversitede yüksek lisans yapar. Yüksek lisanstan sonra doktoraya başlar, fakat doktorasını bitirmeden Türkiye'ye döner. Fransa da doktora yapmak ister, fakat denklik olmadığı için bunu başaramaz. Daha sonra Türkiyede denkliği kabul edilen Bağdat Üniversitesi Külliyetü'ş-Şerîa ve'l-Âdâb Fakültesine kaydolur. Bu fakültede bir yıl eğitim alması yeterli görülür ve buradan 1966 yılında iki tane bitirme tezi yazarak mezun olur. Türkiye ye döndükten sonra çeşitli illerde toplam 9 yıl il müftülüğü yapar. Yunus Kaya 1975 yılında Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde göreve başlar. Bu Fakültede on sekiz yıl Kelâm ve Tasavvuf derslerinin yanı sıra İslam Felsefesi, Arapça ve Mantık dersleri de okutur. Yunus Kaya, Kelam ve Tasavvuf eserlerini fakültede ki öğrencilere ders notu olsun diye hazırlar. Daha sonra talebesi Zeki Koçak ile beraber günde altı sayfayı geçmemek kaydı ile bu iki kitabı tekrar gözden geçirir ve yazarlar. Yunus Kaya, Kelam, Fıkıh Usülü ve Mantık alanlarında kendisini son derce geliştirmiş bir âlimdir. Ders verirken de yer yer bahsettiği Gazzâlî'den çok etkilenmiştir. Yunus Kaya tasavvuf adlı eserini telif ederken, Gazzâlî'nin İhyâ'sından, ve diğer tasavvuf eselerinden yer yer alıntılar yapmıştır. 2015 yılında Erzurum da rahmet-i Rahman'a kavuşan Yunus Kaya, Tortum Serdarlı'da kendi yaptırdığı Camii'nin yanında metfundur.

Din adamlarıErzurumKur'an-ı Kerim+4
Muhammet Pehlivan
Kastamonu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Kayak alanlarının yönetimi ve güvenliği: Palandöken kayak merkezi uygulaması

Bu çalışmanın amacı; Türkiye'de Kayak alanları kullanıcılarının palandöken kayak merkezindeki yönetimi ve güvenliğinin değerlendirmesidir.Çalışmanın örneklem grubunda Palandöken Kayak Merkezine kayak yapmak amacı ile farklı ülkelerden (Türkiye, Rusya, Hollanda ve diğer) gelen 360 erkek (%57,7) ve 264 kadın (%42,3) olmak üzere toplam 624 kişi yer almıştır.Araştırmada kullanılan veri toplama aracı araştırmacı tarafından geliştirilen ?Kayak Alanları Güvenliği Ölçeği? (KAGÖ) kullanılmıştır. KAGÖ ölçeği (1) kayak merkezi, (2) pistler, (3) personel ve (4) mekanik tesisler gibi 4 alt boyuttan ve 23 maddeden oluşmaktadır. Katılımcılar ölçekte yer alan maddeleri (1), Katılmıyorum ve Tamamen Katılıyorum (5) şeklindeki 5'li Likert tipi ölçek üzerinden değerlendirmişlerdir. Verilerin geçerlik ve güvenirlik analizi aşamasında Varimax döndürme yöntemine göre yapılan Temel Bileşenler Faktör Analizi ve Cronbach Alfa yöntemleri kullanılmıştır.KAGÖ ölçeğinin 4 alt boyutunda katılımcıların cinsiyetlerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir fark olup olmadığını test etmek için verilere bağımsız örneklem t-testi uygulanmıştır. Katılımcıların uyruğuna, yaşlarına, eğitim düzeylerine, kayak yapma amaçlarına, kayak branşı tercihlerine, kayak seviyelerine, kayak yaşlarına, kimden öğrendiklerine ve kar kalitesine göre anlamlı bir fark olup olmadığını test etmek için tek yönlü varyans analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Ayrıca, katılımcıların eğitim durumları ile KAGÖ ölçeğinin alt boyutları arasındaki ilişki belirlemek için Pearson Correlation ilişki testi analizi yapılmıştır.Analiz sonuçları, kadın katılımcıların KAGÖ ölçeğinin dört alt boyutuna ilişkin puanlarının erkeklerden daha yüksek olduğunu ve eğitim düzeyindeki artışla birlikte kayak alanlarının güvenliğine ilişkin puanlarının da düştüğünü ortaya koymuştur.Sonuç olarak; ?personel yeterliliği?, ?kayak merkezinin yeterliliği? ve ?mekanik tesisler yeterliliği? faktörlerinin kayak alanlarının güvenliğini etkilemede ilk üç sırayı aldığı tespit edilmiştir. Palandöken Kayak Merkezi'nin bu branşları yapanlara göre uygun, yeterli ve güvenli bir merkez olduğu söylenebilir.Anahtar Kelimeler: Kayak Alanları, Kayak Merkezi, Güvenlik ve Yönetim, Palandöken Kayak Merkezi

ErzurumErzurum-PalandökenGüvenlik+3
Orcan Mızrak
Gazi University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2011
00

Related subjects