Mindfulness

142 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde cep telefonu problemli kullanımı ile bilinçli farkındalık ve stresle başa çıkma stillerinin belirlenmesi

Hızlı gelişen teknolojinin ürünü olan cep telefonlarının bilinçsiz ve aşırı kullanımı gelişimsel dönemler arasında önemli bir yere sahip olan ergenlik dönemindeki bireyleri olumsuz olarak etkilemektedir. Olumsuz etkilerin belirlenmesi, önlenmesi için farkındalık ve stresle başa çıkma stilleri önemli yer edinmektedir. Araştırmada ergenlerin cep telefonu problemli kullanımı ile bilinçli farkındalık ve stresle başa çıkma stillerinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçla araştırma kesitsel tipte tanımlayıcı bir araştırma olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini Hatay ili Antakya ilçesine bağlı liselerde 2017-2018 öğrenim döneminde öğrenim görmekte olan 28.144 öğrenci oluşturmaktadır. Örneklemini ise tabakalı örnekleme yöntemi ile belirlenen 6 lisede öğrenim gören 789 öğrenci oluşturmuştur. Verileri toplamada sosyodemografik veri formu, cep telefonu problemli kullanım ölçeği (PU), bilinçli farkındalık ölçeği ergen formu (BFÖ-E), ergenler için başa çıkma ölçeği (EBÇÖ) kullanılmıştır. Verilerin değerlendirmesinde sayı, yüzdelik, Anova, Student t, Mann Whitney U, Kruskal Wallis ve spearman korelasyon testleri kullanılmıştır. Araştırmaya katılan ergenlerin PU toplam puanı 29.34±13.86, BFÖ-E toplam puanı 60.04±15.17, EBÇÖ aktif başa çıkma toplam puanı 6.32±2.52, kaçınan başa çıkma toplam puanı 4.87±2.23, olumsuz başa çıkma toplam puanı 2.60±1.87 olarak belirlenmiştir. Ergenlerin %85,4'ünün cep telefonu sahibi olduğu, %63,7'sinin ilk cep telefonunu 11-14 yaşlar arasında edindiği belirlenmiştir. Kız ergenlerin PU toplam ve EBÇÖ aktif başa çıkma puan ortalamaları erkeklere göre daha yüksektir. BFÖ-E ile PU toplam, sonuçlar, sosyal iletişim, bağımlılık, kaçınan başa çıkma ve olumsuz başa çıkma arasında negatif yönde, sonuçlar ve PU toplam puanları ile olumsuz başa çıkma alt ölçeği arasında negatif yönde zayıf anlamlı, sonuçlar, sosyal ilişkiler, bağımlılık ve PU toplam puanları ile kaçınan başa çıkma alt ölçeği arasında pozitif yönde zayıf anlamlı ilişkiler gözlenmiştir. Ergen sağlığını korumak, geliştirmek ve problemleri belirleyerek gerekli önlemleri almak için bilinçli farkındalık ile başa çıkma tarzları konusunda eğitimler verilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Ergenler, Cep Telefonu Problemli Kullanımı, Bilinçli Farkındalık, Stres, Başa Çıkma.

Başa çıkmaBilinçli farkındalıkCep telefonu+3
Arzu Çalışkan
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Health Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Genç yetişkinlerde mükemmeliyetçilik ile romantik ilişki doyumu arasında duygusal zeka ve bilinçli farkındalığın aracılık rollerinin incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı genç yetişkinlerin romantik ilişki doyumlarına yönelik bir model öne sürmektir. Bu bağlamda birbirinden bağımsız iki çalışma gerçekleştirilmiştir. Çalışma I'de araştırmanın bağımlı değişkeni olan romantik ilişki doyumunun cinsiyete göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği mete-analiz tekniği ile incelenmiştir. Mete-analize 67 bağımsız araştırma ile bu araştırmalara ait 95 etki büyüklüğü dahil edilmiş olup toplam 289.708 (163.058 kadın ve 126.650 erkek) örneklem sayısına ulaşılmıştır. Meta-analiz sonucunda cinsiyetin romantik ilişki doyumu üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olmadığı anlaşılmıştır. Başka bir ifadeyle kadın ve erkeklerin romantik ilişki doyumlarının birbirlerine yakın düzeyde oldukları saptanmıştır. Ayrıca cinsiyet-romantik ilişki doyumu bağlantısında kültürün moderatörlük yapmadığı belirlenmiştir. Meta-analiz sonucundan yola çıkılarak Çalışma II'de ilişki doyumuna ait aracılık modeli cinsiyete yönelik ayrıştırma yapılmadan tek grupta test edilmiştir. Bu modelde mükemmelliyetçilik ile romantik ilişki doyumu arasında duygusal zekâ ve biliniçli farkındalığın aracılık rolleri ele alınmıştır. 421 üniversite öğrencisi [294 kadın (%69.8) ve 127 erkek (%30.2)] ile gerçekleştirilen bu çalışmada veri toplama araçları olarak "İlişki Doyumu Ölçeği", "Çok Boyutlu Mükemmeliyetçilik Ölçeği", "Duygusal Zekâ Özelliği Ölçeği – Kısa Formu" ve "Bilinçli Farkındalık Ölçeği" kullanılmıştır. Veriler regresyon temelli bootstrapping tekniğiyle analiz edilmiştir. Bootstrapping tekniği sonucunda genç yetişkinlerde duygusal zeka ve bilinçli farkındalığın mükemmeliyetçilik ile romantik ilişki doyumu arasında anlamlı bir biçimde kısmi aracılık yaptıkları görülmüştür. Başka bir ifadeyle, mükemmeliyetçiliğin düşmesi genç yetişkinlerin duygusal zeka ve bilinçli farkındalık düzeylerini artırabileceği ve bu artışlarların da romantik ilişki doyumunu güçlendirebileceği belirlenmiştir. Bununla birlikte kısmi aracılık söz konusu olduğu için mükemmeliyetçiliğin düşmesinin doğrudan da romantik ilişki doyumunu güçlendirebileceği ortaya çıkmıştır. Çalışma I ve Çalışma II'de elde edilen bulgular ilgili alanyazın doğrultusunda tartışılmış ve gelecek araştırmalara önerilerde bulunulmuştur.

Aile içi ilişkilerBilinçli farkındalıkDuygusal ilişki+3
Begüm Satıcı
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin depresyon düzeylerinin bağlanma stilleri ve bilinçli farkındalık ile ilişkisi: Öz kontrolün aracılık rolü

Bu araştırmanın amacı üniversite öğrencilerinde öz-kontrolün depresyon düzeyleri ile bilinçli farkındalık ve bağlanma stilleri (güvenli, kayıtsız, korkulu ve saplantılı bağlanma stillerinin herbiri için ayrı ayrı) arasındaki ilişkilerdeki aracılık rolünü ortaya koymaktır. Araştırmanın çalışma grubunu 2015-2016 öğretim yılında Anadolu Üniversitesinin çeşitli fakültelerinin örgün programların toplam 808 üniversite öğrencisi oluşturmuştur. Araştırmanın verileri "Beck Depresyon ölçeği", ''Bilinçli Farkındalık Ölçeği", "İlişki Ölçekleri Anketi" ve "Kısa Öz-Kontrol Ölçeği" ile toplanmıştır. Aracılık modellerini test etmek için Betimleyici istatistikler, Pearson Korelasyon Katsayısı ve Bootstrap Yöntemi kullanılmıştır. Aracılık testi bulgularına göre; üniversite öğrencilerinde bağlanma stilleri (güvenli, kayıtsız, saplantılı, korkulu bağlanma stilleri için) ve bilinçli farkındalık ile depresyon arasındaki ilişkide öz-kontrolün aracılık etkisinin istatistiki açıdan önemli olduğu bulunmuştur. Buna göre güvenli bağlanma ve bilinçli farkındalık öz-kontrol aracılığıyla depresyonu negatif yönde yordarken, kayıtsız bağlanma, saplantılı bağlanma ve korkulu bağlanma öz-kontrol aracılığıyla depresyonu pozitif yönde yordamaktadır. Buna göre güvenli bağlanan ve bilinçli farkındalığı yüksek üniversite öğrencilerinin öz-kontrol düzeyleri de yüksektir ve bunun sonucu olarak depresyon düzeyleri düşüktür. Diğer yandan ise kayıtsız, saplantılı ve korkulu bağlanan üniversite öğrencilerinin öz-kontrol düzeyleri de düşüktür ve bunun sonucu olarak depresyon düzeyleride yüksektir. Anahtar Sözcükler: Depresyon, Bağlanma, Bilinçli farkındalık, Öz-kontrol

Bağlanma stilleriBilinçli farkındalıkDepresyon+3
Ergül Kara
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Psikolojik danışman adaylarının özyeterlikleri ile kültüre duyarlılıkları, cinsiyet rolleri ve bilinçli farkındalıkları arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Bu çalışmada, psikolojik danışman adaylarının psikolojik danışma özyeterlikleri ile kültüre duyarlı psikolojik danışma yeterlikleri, cinsiyet rolleri ve bilinçli farkındalıkları arasındaki ilişkilerin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2015-2016 Eğitim- Öğretim Yılında Türkiye'de 14 devlet üniversitesinde Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik örgün Lisans programlarının son sınıflarında öğrenim gören 431 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri Psikolojik Danışma Özyeterlik Ölçeği, Kültüre Duyarlılık Algıları Ölçeği, Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği, Bilinçli Farkındalık Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu ile toplanmıştır. Araştırmanın değişkenleri arasındaki ilişkiler yapısal eşitlik modeliyle analiz edilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre, psikolojik danışman adaylarının psikolojik danışma özyeterlikleri psikolojik danışma uygulaması öncesi aldıkları mesleki derslere ve psikolojik danışma uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerine göre farklılaşmaktadır. Kültüre duyarlı psikolojik danışma dersi almış olanların psikolojik danışma özyeterlikleri, dersi almayanlarınkinden anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Yapısal eşitlik modeli bulguları psikolojik danışman adaylarının cinsiyet rolleri ve bilinçli farkındalığının psikolojik danışma özyeterliğini yordamasında kültüre duyarlı psikolojik danışma yeterliğinin kısmi aracılık rolüne sahip olduğunu yansıtmıştır. Psikolojik danışman adaylarının cinsiyet rolleri ve bilinçli farkındalıklarının kültüre duyarlı psikolojik danışma yeterlikleri aracılığıyla psikolojik danışma özyeterliğini yordamasındaki dolaylı etkilerin anlamlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Bilinçli farkındalıkCinsel kimlikDanışmanlar+7
Fuad Bakioğlu
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Opiyat kullanım bozukluğu olan bireylerde mindfulness temelli bilişsel terapi programının (MBCT) öz şefkat, öfke kontrolü ve intihar düşüncesine etkisi

Amaç: Bu araştırma, mindfulness temelli bilişsel terapi programının opiyat kullanım bozukluğu olan bireylerde öz şefkat, öfke kontrolü ve intihar düşüncesi üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Materyal ve Metot: Araştırma, ön test-son test kontrol gruplu randomize kontrollü deneysel tasarımda yürütülmüş olup, Turgut Özal Tıp Merkezi Psikiyatri Polikliniği'nde Ekim 2024–Ocak 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini opiyat kullanım bozukluğu tanısı alan toplam 60 birey oluşturmuş, katılımcılar randomizasyon yöntemiyle deney (n=30) ve kontrol (n=30) gruplarına atanmıştır. Veriler Tanıtıcı Özellikler Formu, Kontrol Altına Alınmış Öfke Ölçeği, Öz Şefkat Ölçeği Kısa Formu ve İntihar Düşüncesi Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Deney grubuna rutin tedaviye ek olarak dört hafta boyunca haftada iki oturum şeklinde toplam sekiz oturumdan oluşan MBCT programı uygulanmış, kontrol grubuna yalnızca rutin tedavi sürdürülmüştür. Verilerin analizinde SPSS 25.0 programı kullanılmış; tanımlayıcı istatistikler, ki-kare testi, bağımlı gruplarda t testi ve ANCOVA analizleri yapılmıştır. Bulgular: Araştırma sonucunda, deney grubunda Öz Şefkat Ölçeği puanlarının anlamlı düzeyde arttığı, Kontrol Altına Alınmış Öfke Ölçeği puanlarının yükseldiği ve İntihar Düşüncesi Ölçeği puanlarının anlamlı düzeyde azaldığı belirlenmiştir (p<0,05). Kontrol grubunda ise Kontrol Altına Alınmış Öfke Ölçeği, Öz Şefkat Ölçeği ve İntihar Düşüncesi Ölçeği ön test ve son test puanları arasında anlamlı fark saptanmamıştır (p>0,05). Sonuç: MBCT'nin opiyat kullanım bozukluğu olan bireylerde öz şefkati artırdığı, öfke kontrolünü geliştirdiği ve intihar düşüncesini azalttığı belirlenmiştir. Bu doğrultuda, opiyat kullanım bozukluğu tedavisinde farmakolojik yaklaşımlara ek olarak psikososyal müdahalelerin uygulanmasının yararlı olabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: İntihar düşüncesi, MBCT, Opiyat kullanım bozukluğu, Öfke kontrolü, Öz şefkat, Psikiyatri hemşireliği

Analjezikler-opioidBilinçli farkındalıkOpiyatlar+3
Fatma Melike Akar
İnönü University · Institute of Health Sciences
2026
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilinçli farkındalığın çalışmaya tutkunluğa ve psikolojik dayanıklılığa etkisinde işin anlamlılığının aracılık rolü

Bu çalışmanın amacı, bilinçli farkındalığın hem çalışmaya tutkunluğa hem de psikolojik dayanıklılığa bir etkisinin olup olmadığını araştırmak, ayrıca bu etkileşimde işin anlamlılığının aracı bir rol üstlenip üstlenmediğini tespit etmeye çalışmaktır. Ayrıca bazı demografik özelliklere göre değişkenler açısından bir farklılık olup olmadığını belirlemek de çalışmanın alt amaçları arasında yer almaktadır. Çalışmanın verileri Türkiye genelinde çalışan 415 kargo çalışanından anket yoluyla elde edilmiştir. Çalışmada dört ölçek kullanılmıştır. Ölçeklerin güvenirlik analizi için Cronbach alfa kat sayısına bakılmış, geçerliliği için ise açıklayıcı faktör analiz (AFA) ve doğrulayıcı faktör analizi (DFA) yapılmıştır. Farklılıkların tespiti için bağımsız örneklem t testi ve tek yönlü varyans analizi yapılmıştır. Değişkenler arası ilişkileri belirleyebilmek için korelasyon analizi yapılmıştır. Değişkenler arası etkileşimleri belirlemek için ise regresyon analizi yapılmıştır. Model testleri için yapısal eşitlik modellemesinden faydalanılmıştır. Verileri analiz edebilmek için SPSS ve AMOS programlarından yararlanılmıştır. Sonuç olarak bilinçli farkındalığın çalışmaya tutkunluğu, psikolojik dayanıklılığı ve işin anlamlılığını pozitif ve anlamlı bir şekilde etkilediği tespit edilmiştir. Diğer taraftan işin anlamlılığının da çalışmaya tutkunluğu ve psikolojik dayanıklılığı pozitif ve anlamlı bir şekilde etkilediği saptanmıştır. Bilinçli farkındalığın çalışmaya tutkunluğa ve psikolojik dayanıklılığa etkisinde işin anlamlılığının aracılık rol üstlendiği de belirlenmiştir. Çalışmanın bu bulguları sonucunda bilinçli farkındalığın ve işin anlamlılığının çalışmaya tutkunluğa ve psikolojik dayanıklılığa etkisindeki önemi anlaşılmış, gelecek zamanda yapılacak araştırmacılara ve uygulamacılara önerilerde bulunulmuştur.

Anlamlı işBilinçli farkındalıkPsikolojik dayanıklılık+4
Fırat Gültekin
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Mevlânâ düşüncesinde mindfulness

Mindfulness yani bilinçli farkındalık, olaylar karşısında insanın kendini mutlu, huzurlu ve sağlıklı hissetmesi için gerekli olan tutumları edindiren ve yeni olduğu varsayılan bir öğretidir. Büyük tasavvuf âlimi Mevlânâ da yüzyıllar öncesi eserleri aracılığıyla insanlara aynı tutumları edindirmeye çalıştığından, mindfulnes'ın yeni öğreti olduğu düşülmemektedir. Bu çalışmanın amacı Mevlânâ düşüncesinde mindfulness ve tutumlarının varlığı, benzerlik ve farklılıklarını tespit etmektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılarak doküman analizi ile veri toplama yoluna gidilmiştir. Mevlânâ eserleri, ulusal ve uluslararası literatür amaç kapsamında incelenmiştir. Araştırmamızın bulgularına göre Mevlânâ düşüncesindeki mindfulness'ın yeni öğreti ile genel olarak öğretilerin benzerlik gösterdiği gözlemlenmiştir. Mindfulness öğretisi tutumlarından yargılamama, başlangıç zihni, güven ve çabalamama (şükür, anda kalmak) tutumlarının genel olarak benzer olduğu tespit edilmiştir. Bu araştırmanın sonucunda Mevlânâ'nın öğretisinin insanın yaşadıkları ve yaşayacaklarının tesadüfi olmadığını, insanın düşünme yeteneğini kullanması gerektiğini, düşünürken de her şeyin Allah'ın tasarrufunda olduğunu kabul etmesi gerektiğini vurgulayan bir mindfulness öğretisi olduğu gözlenmiştir. Bunun yanı sıra, yargılamama, başlangıç zihni, güven ve çabalamama (şükür, anda kalmak) tutumlarının iki öğretide de genel olarak benzer olduğu tespit edilmiştir ancak Mevlânâ bu tutumları edindirirken Allah inancını temel almıştır. Mevlânâ'nın kullandığı yöntemin mindfulness yöntemlerinden daha etkili olduğu saptanmıştır. Dolayısıyla mindfulness öğretisinin Mevlânâ düşüncesinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Tutumları edindirirken uyguladığı yöntemleri detaylandırmak adına multidisipliner ve geniş çaplı araştırmalara ihtiyaç vardır.

Bilinçli farkındalıkMevlana Celaleddin-i Rumi
Duygu Genç
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Depresyon, anksiyete ve bilinçli farkındalık arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; majör depresyon tanısı almış bireyler ile herhangi bir psikiyatrik hastalığa sahip olmayan bireylerin anksiyete ve bilinçli farkındalık düzeylerini karşılaştırmak ve depresyon, anksiyete ve bilinçli farkındalık düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelenmektir. Araştırma örneklemi, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Psikiyatri Polikliniği'ne başvurmuş ve majör depresyon bozukluğu tanısı almış 40 kişi (depresyon grubu) ve herhangi bir psikiyatrik hastalığı olmayan 40 kişi (kontrol grubu) olmak üzere toplamda 80 katılımcıdan oluşmaktadır. Araştırmaya katılan kişilerin sosyodemografik özellikleri hakkında bilgi edinmek için "Demografik Bilgi Formu", depresyon düzeylerinin ölçülmesi için "Beck Depresyon Ölçeği", anksiyete düzeylerinin ölçülmesi için "Beck Anksiyete Ölçeği" ve son olarak bilinçli farkındalık düzeylerinin ölçülmesi için "Bilinçli Farkındalık Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre, depresyon grubu ile kontrol grubu arasında anksiyete ve bilinçli farkındalık düzeyleri açısından istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmaktadır. Depresyon grubu için yapılan korelasyon analizlerine göre ise depresyon ve anksiyete düzeyleri arasında pozitif yönde anlamlı ilişki bulunurken, bilinçli farkındalık düzeyleri ile hem depresyon hem de anksiyete düzeyleri arasında negatif yönlü anlamlı ilişki bulunduğu ortaya konmuştur. Ayrıca depresyon, anksiyete ve bilinçli farkındalık düzeylerinin eğitim düzeyine göre farklılık gösterdikleri ve yaş ile anlamlı ilişkili oldukları görülmektedir.

AnksiyeteBilinçli farkındalıkDepresyon+1
Mert Kuşluvan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Health Sciences
2022
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Vajinismus tanılı hastalarda bilinçli farkındalık temelli terapinin cinsel doyum ve ağrı eşiği düzeyine etkisi

Amaç: Bu araştırmada vajinismus tanılı hastalar ve kontrol grubu arasında ağrı eşiği düzeyinde fark olup olmadığını gözlemlemek ve vajinismus tanılı hastalara uygulanan MBSR terapi programıyla ağrı eşiği düzeylerinde, ağrı ile ilgili bilişlerde, cinsel doyumda, anksiyete ve depresyon düzeylerinde ve bilinçli farkındalık düzeylerinde ortaya çıkacak olası değişimleri gözlemlemek amaçlanmıştır. Gereç-Yöntem: Çalışmamızdaki hasta grubu Ankara Şehir Hastanesi Psikiyatri ve Kadın Hastalıkları ve Doğum polikliniğine tedavi amacıyla Mart 2021 ve Temmuz 2021 tarihleri arasında başvuran, DSM-5 tanı kriterlerine göre yapılan değerlendirme sonucunda 'Cinsel Organlarda-Pelviste Ağrı/İçe Girme Bozukluğu' tanısı alan ve çalışmaya katılmayı kabul edip bilgilendirilmiş gönüllü olur formunu imzalayan 40 kadından oluşmaktadır. Çalışmanın sağlıklı kontrol grubu ise demografik olarak eşleştirilmiş, yapılan klinik görüşmeye göre DSM-5 CİB tanısı olmayan, cinsel olarak aktif durumda 32 gönüllü kadından oluşmaktadır. Katılımcılar sağlıklı kontrol, müdahale ve bekleme grubu olarak üç gruba ayrılmıştır. Müdahale grubuna MBSR terapi programı uygulanmıştır. Online olarak grup terapisi şeklinde uyguladığımız terapi programı hem pandemi koşullarında hastalara ulaşabilmeyi kolaylaştırmıştır hem de grup halinde olmanın tedavi edici ve destekleyici etkisinden faydalanılmıştır. Program başlamadan önce ve program tamamlandıktan sonra katılımcılarla yüz yüze görüşülerek algometre ile ağrı eşiği ölçümü yapılmış ve GRCDÖ, SCL-90-R, BBBFÖ, BAÖ, BDÖ, VPBÖ, AFÖ uygulanmıştır. Bekleme grubuna 8 hafta arayla olmak üzere iki defa, kontrol grubuna ise 1 defa aynı uygulamalar yapılmıştır. Bulgular: Vajinismus ve sağlıklı kontrol grupları arasında medeni durum, eğitim durumu, yaşadıkları yer, ailede cinselliğin konuşulması açısından anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Algometre ile ölçüm yapılan tüm bölgelerde vajinismus grubunda ağrı eşiği düzeyi anlamlı olarak daha düşük bulunmuştur. Vajinismus grubunda kontrol grubuna göre AFÖ toplam puanı ve alt ölçeklerden ruminasyon, abartma, karamsarlık alt ölçek puanları, BDÖ ve BAÖ puanları, GRCDÖ toplam puanı, sıklık, doyum, kaçınma, vajinismus, anorgazmi alt ölçekleri, SCL-90-R toplam puanı ve tüm alt ölçek puanları, VPBÖ toplam puanı ve alt ölçeklerinden kontrol bilişleri, benlik imgesi bilişleri, felaketleştirme ve ağrı bilişleri, cinsel (genital) uyumsuzluk bilişleri anlamlı düzeyde yüksek saptanmıştır. Vajinismus grubunda kontrol grubuna göre BBBFÖ toplam puanı, içsel deneyimleri yargılamama ve içsel deneyimlere tepkisizlik alt ölçekleri anlamlı düzeyde düşük saptanmıştır. Müdahale grubuna uygulanan MBSR terapi programı öncesi ve sonrası sonuçlar karşılaştırıldığında; sağ spina iliaka anterior superior kasının olduğu bölge haricinde ölçüm yapılan tüm bölgelerde ağrı eşiği düzeyinde, BBBFÖ toplam puanı ve gözlemleme alt ölçeğinde anlamlı artış saptanmıştır. AFÖ abartma alt ölçek puanında, BDÖ'de, SCL-90-R toplam puanı, somatizasyon, OKB, kişiler arası duyarlılık, depresyon, anksiyete, öfke, fobik anksiyete alt ölçeklerinde, VPBÖ toplam puanı ve kontrol bilişleri, felaketleştirme ve ağrı bilişleri, cinsel (genital) uyumsuzluk bilişleri alt ölçeklerinde, GRCDÖ vajinismus ve anorgazmi alt ölçeklerinde anlamlı düzeyde düşüş saptanmıştır. Sonuç: Çalışmamızın sonucunda hipotezimizi doğrular şekilde ağrı eşiği düzeyinde vajinismus ve kontrol grubu arasında anlamlı şekilde fark olduğu ve uygulanan MBSR terapi programı sonrasında ağrı eşiği düzeyinde, vajinal penetrasyon bilişlerinde ve cinsel doyumun bazı alanlarında düzelme olduğu görülmüştür. Ayrıca klinik seyirde MBSR terapi programı uygulanan hastaların 8'inde cinsel birleşmenin gerçekleştiği ve vajinismus şikayetlerinin gerilediği gözlenmiştir. Hastaların 2 tanesinde de vajinal muayene gerçekleşebilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ağrı eşiği, Algometre, Bilinçli farkındalık, Vajinismus, Mindfulness.

AğrıAğrı eşiğiAğrı ölçümü+5
Sevinç Neroğlu
Ankara Yıldırım Beyazıt University
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bilinçli farkındalık temelli psikoeğitim programının bipolar bozukluk tanılı hastaların algılanan stres düzeyi ve duygu düzenleme stratejilerine etkisi

Bu araştırma, bipolar bozukluk tanılı hastalara verilen bilinçli farkındalık temelli psikoeğitim programının hastaların duygu düzenleme stratejileri ve algılanan stres düzeylerine etkisini belirlemek amacıyla yapıldı. Araştırma ön test- son test kontrol gruplu yarı deneysel model olarak yürütüldü. Gaziantep ilindeki Toplum Ruh Sağlığı Merkezlerine kayıtlı bipolar bozukluk tanısı almış hastalar araştırmanın evrenini, araştırma kriterlerine uyan 35 deney ve 36 kontrol grubu olmak üzere toplam 71 hasta çalışmanın örneklemini oluşturdu. Bilinçli Farkındalık temelli psikoeğitim programı haftada 2 oturum, toplam 6 oturum olarak grup eğitimi şeklinde uygulandı. Oturumlar 3 haftada tamamlandı.Veriler, Sosyodemografik Bilgi Formu, Bilinçli Farkındalık Ölçeği (BİFÖ), Duygu Düzenleme Anketi (DDA) ve Algılanan Stres Ölçeği (ASÖ) ile toplandı ve SPSS 22.0 paket program ile analiz edildi. Çalışmaya katılanların; %61,9'u erkek, %86,3'ü evli, %53,5'i 25-44 yaş arasında olduğu, %66,2'sinin bipolar tanısını 20-39 yaşları arasında aldığı belirlendi. Son testte deney grubunun kontrol grubuna göre BİFÖ ve DDA Bilişsel Yeniden Değerlendirme boyutunun ortalamasının anlamlı düzeyde arttığı, ASÖ ve DDA Bastırma boyutunun ortalamasının anlamlı düzeyde azaldığı belirlendi (p<0.05). Grup içi karşılaştırmalarda deney grubunun ön teste göre son test BİFÖ, DDA Bilişsel Yeniden Değerlendirme puan ortalamaları anlamlı düzeyde arttığı, ASÖ ve DDA Bastırma puan ortalamaları anlamlı düzeyde azamıştır (p<0.01). Kontrol grubunun grup içi karşılaştırmalarında ise son testte DDA Bastırma ve ASÖ toplam puan ortalamalarında anlamlı bir değişiklik görülmedi (p>0,05). Bilinçli Farkındalık Temelli Psikoeğitim Programının hastaların bilinçli farkındalığını arttırmada, algılanan stresini azaltmada ve duygu düzenleme stratejilerinde olumlu yönde etkisi olduğu belirlendi. Bipolar bozukluk tanılı hastaların tedavisinde, bilinçli farkındalık temelli psikoeğitim uygulamalarının psikiyatri hemşireleri ve diğer ruh sağlığı profesyonelleri tarafından verilmesi önerilmektedir.

Bilinçli farkındalıkDuygu düzenlemeDuygu düzenleme güçlüğü+3
Songül Nida Kaplan
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ergenlerde internet bağımlılığının sosyal duygusal sağlık ve bilinçli farkındalık düzeylerine etkisi

İletişim kurmak ve bilgiyi aktarmak insanın en temel ihtiyaçlarındandır. Muhakkak ki, yaşadığımız dönemin en etkili iletişim araçalarından birisi internettir. İnternet kullanımındaki artış beraberinde bir takım problemleri de doğurmuş ve yüzılımızın en önemli problemlerinden biri olan internet bağımlılığı sorununu oluşturmuştur. Bireyin kimlik ve karakter yapısının oluşmasında en etkili dönemeçlerden olan ergenlikte bu sorun başka bir çok problemin de oluşmasına neden olabilmektedir. Türkiye'de nufüsun büyük çoğunluğu gençlerden oluşmaktadır. Sağlıklı bir yaşam için sosyal ve duygusal sağlık ile bilinçli farkındalık kavramları önem kazanmaktadır. Bu çalışmada internet bağımlılığı, bilinçli farkındalık ile sosyal ve duygusal sağlık arasındaki ilişkiye bakılmıştır. Bu çalışma İstanbul ilinin Eyüp ilçesinde bulunan 4 ayrı lisedeki öğrenciler üzerinden yürütülmüştür. 14- 18 yaş arası, 184 (%53) kız öğrenci, 166 (%47) erkek öğrenci olmak üzere toplam 350 tane öğrenci anketine ulaşılmıştır. Araştırmanın sonucuna göre; 60 (%17) internet bağımlısı, 290 (%83) internet bağımlısı olamayan öğrenci mevcuttur. İnternet bağımlılığı ile bilinçli farkındalık arasında anlamlı ters yönlü zayıf bir ilişki olduğu görülmüştür. Bunun yanında internet bağımlılığı ile sosyal ve duygusal sağlık arasında ters yönlü anlamlı düzeyde zayıf bir ilişkinin olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: İnternet bağımlılığı, ergenlik, bilinçli farkındalık, sosyal duygusal sağlık.

BilinçBilinçli farkındalıkErgenler+5
Elif Çay
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Bilinçli farkındalığın örgütsel sonuçları üzerine bir alan araştırması

Bu çalışmanın amacı, bilinçli farkındalığın çalışanların yıkıcı sapkın davranış sergileme eğilimleri ve iş tatmini düzeyleri üzerinde etkili olup olmadığını belirlemektir. Ayrıca çalışanların örgütsel politika algılarının, bilinçli farkındalık ve yıkıcı sapkın davranışlar arasındaki ilişki ile bilinçli farkındalık ve iş tatmini arasındaki ilişkide düzenleyici bir rolünün bulunup bulunmadığı da çalışma kapsamında araştırılmıştır. Son olarak, bilinçli farkındalığın cinsiyet ve yaş açısından farklılık gösterip göstermediği de mevcut çalışmada test edilmiştir. Çalışma kapsamında geliştirilen model kamu çalışanlarından toplanan verilerle test edilmiştir. Araştırma verileri anket yöntemi ile toplamıştır. Çalışmanın modelinde yer alan değişkenler arasındaki doğrudan etkilerin test edilebilmesi için basit doğrusal regresyon analizi, düzenleyici etkilerin test edilebilmesi için process makro analizleri uygulanmıştır. Analizler sonucunda, bilinçli farkındalığın örgütsel sapma davranışı üzerinde negatif yönlü etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Bilinçli farkındalığın ayrıca örgütsel sapmanın boyutlarından olan bireyler arası sapma davranışı sergileme eğilimi üzerinde de negatif etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca bilinçli farkındalığın iş tatmini üzerinde pozitif yönlü etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Örgütsel politika algısının düzenleyici rolüne ilişkin yapılan analizlerde bilinçli farkındalıkla örgütsel sapma davranışı arasındaki ilişkide örgütsel politika algısının düzenleyici rolüne rastlanmazken, bilinçli farkındalık ve iş tatmini arasındaki ilişkide örgütsel politika algısının düzenleyici rol oynadığı sonucuna ulaşılmıştır. Son olarak bilinçli farkındalık açısından cinsiyet ve yaş değişkenlerinin ayırt edici birer unsur olmadıkları tespit edilmiştir.

Bilinçli farkındalıkSapmış davranışYıkıcı davranış+4
Duygu Türkmen
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin internet bağımlılığı, bilinçli farkındalık ve can sıkıntısı düzeylerinin incelenmesi

İnternet kullanımı günlük hayatımızın, eğitim, iş, eğlence, alışveriş gibi birçok alanında tercih edilmektedir. İnternet sayesinde çevrimiçi etkinliklerle boş zamanlarımızı sıkılmadan geçirebilmekteyiz. İnternet kullanım süresinin ve sıklığının artması ile internet bağımlılığı riskinin de arttığı ifade edilmektedir. Kişinin sosyal, akademik ve ailevi alanlarında bozulmalara yol açan internet bağımlılığının, gelişen teknolojiye daha meraklı ve teknolojiyi kullanma eğilimi daha yüksek olan genç nüfusta daha yaygın olduğu gözlenmektedir. Bu nedenle araştırmamız Kırşehir Ahi Evran Üniversitesinin çeşitli fakültelerinde eğitim gören 498 üniversite öğrencisi ile yapılmıştır (351=kadın, 147=erkek). Bu araştırmanın amacı, internet bağımlılığı, bilinçli farkındalık ve can sıkıntısı arasındaki ilişkinin belirlenmesi ve bilinçli farkındalık ile can sıkıntısının internet bağımlılığını yordayıp yordamadığının tespit edilmesidir. Verilerin toplanmasında Young İnternet Bağımlılığı Testi-Kısa Formu (YİBT-KF), Bilinçli Farkındalık Ölçeği (BİFÖ), Boş Zaman Can Sıkıntısı Ölçeği (BZCSÖ) ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Verilerin analiz edilmesinde Jamovi programının 1.6.11. sürümünden yararlanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkinin belirlenmesinde Pearson Korelasyon katsayısı yönteminden yararlanılmış ve sonucunda internet bağımlılığının bilinçli farkındalık ile negatif yönlü düşük düzeyde (r = -0.21) anlamlı (p<.001) bir ilişkiye sahip olduğu; can sıkıntısı ile pozitif yönlü düşük düzeyde (r = 0.24) anlamlı (p< .001) bir ilişkiye sahip olduğu bulunmuştur. Bilinçli farkındalık ve can sıkıntısını internet bağımlılığını yordayıp yordamadığına bakmak amacıyla yapılan Regresyon analizi sonucunda, bilinçli farkındalık ve can sıkıntısının internet bağımlılığını %9 oranında yordadığı tespit edilmiştir. Bu sonuçlarla beraber üniversite öğrencilerinin internet bağımlılığı düzeylerinin; cinsiyet, öğrenim gördükleri fakülte, interneti kullandıkları araç, sahip oldukları sosyal medya araçlarının sayısı, günlük internet kullanım süreleri ve algıladıkları akademik başarı düzeyi değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar gösterip göstermediğine bakılmıştır. İnternet kullanımının, boş zamanlarda yaşanan can sıkıntısı durumu ile olumsuz baş etme stratejisi olduğu düşünülmektedir. Can sıkıntısı ile olumlu baş etme stratejileri geliştirebilmek amacıyla bilinçli farkındalık uygulamalarından yararlandığımızda internet bağımlılığı riskinin azalacağı söylenebilir.

BağımlılıkBilinçli farkındalıkSıkılma algısı+5
Rabia Zafer
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bilinçli farkındalığın kişilerarası iletişim çatışması eğilimi ve stresle başa çıkma ile ilişkisi

Bu araştırmada üniversite öğrencilerinin bilinçli farkındalık düzeyinin kişilerarası iletişim çatışması eğilimi ve stresle başa çıkma ile ilişkisinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmada nicel bir yaklaşım benimsenmiştir. Araştırma Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesinin farklı bölümlerinde öğrenim gören 455 üniversite öğrencisi ile yapılmıştır (321= kadın, 134=erkek). Araştırmada verilerin toplanmasında katılımcıların sosyo-demografik özellikleri hakkında bilgi sahibi olmak için "Kişisel Bilgi Formu", bilinçli farkındalık düzeyleri hakkında bilgi sahibi olmak için Brown ve Ryan (2003) tarafından geliştirilen "Bilinçli Farkındalık Ölçeği", kişilerarası iletişim çatışması eğilimi hakkında bilgi sahibi olmak için Dökmen (1986) tarafından geliştirilen "Çatışma Eğilimi Ölçeği", Türküm (2002) tarafından geliştirilen kişinin stresle başa çıkabilme gücü hakkında bilgi sahibi olmak için "Stresle Başa Çıkma Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analiz edilmesinde IBM SPSS 25.0 paket programı kullanılmıştır. Araştırmanın betimsel istatistiklerinde minimum, maksimum, frekans, ortalama, yüzde ve standart sapma gibi değerlerler kullanılmıştır. Çıkarımsal istatistiklerde ise stresle başa çıkma, bilinçli farkındalık ve kişilerarası iletişim çatışma eğilimi düzeylerinin sosyo-demografik değişkenler bağlamında incelenmesinde iki grup karşılaştırmalarında "bağımsız örneklem t testi", üç ve üzeri grup karşılaştırmalarında "ANOVA" kullanılmıştır. Araştırmanın değişkenleri arasındaki ilişkinin belirlenmesinde ise Pearson Korelasyon katsayısı yönteminden yararlanılmıştır. Bulgular, cinsiyete göre çatışma eğilimi değişkeninde anlamlı bir farklılık olduğunu göstermektedir. Buna göre kadınların ortalama puanları erkeklerinkinden anlamlı olarak daha yüksektir. Anne eğitim durumuna göre ise lise ve üzeri eğitim alanların bilinçli farkındalık düzeyleri ilköğretim ve altı eğitim alanlara göre daha yüksektir. Alana, sınıfa ve baba eğitim durumuna göre değişkenler açısından anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir. Öğrencilerin kişilerarası iletişim çatışma eğilimi düzeyleri ile stresle başa çıkma (r=-0,169; p<0,01) ve bilinçli farkındalık (r=-0,416; p<0,01) düzeyleri arasında negatif yönlü düşük düzeyde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu; bilinçli farkındalık ile stresle başa çıkma (r=0,166; p<0,01) düzeyleri arasında pozitif yönlü düşük düzeyde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. Kişilerarası iletişim çatışma eğilimi düzeyleri ve stresle başa çıkma düzeylerinin bilinçli farkındalık düzeylerini yordayıp yordamadığı çoklu doğrusal regresyon analizi ile incelenmiştir. Kişilerarası iletişim çatışma eğilimi ve stresle başa çıkmanın bilinçli farkındalığı % 18 düzeyinde yordadığı bulunmuştur. Araştırma sonucunda ise kişinin bilinçli farkındalık düzeyinin arttıkça kişilerarası iletişim çatışma eğilimi düzeyinin azaldığı, stresle başa çıkabilme gücünün ise arttığı tespit edilmiştir.

Bilinçli farkındalıkKişiler arası iletişimKişiler arası çatışma+5
Ayşe Sevim Duman
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin bağlanma biçimleri, bilinçli farkındalık düzeyleri ve psikolojik belirtileri arasındaki ilişkiler

Bu araştırmada, bağlanma, bilinçli farkındalık ve psikolojik belirtiler arasındaki ilişkiler araştırılmıştır. Araştırmanın örneklemini 452 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada katılımcıların bağlanma biçimleri, bilinçli farkındalık düzeyleri ve psikolojik belirtilerinin düzeyi ve aralarındaki ilişkiler değerlendirilmiştir. Bu amaçla Yakın İlişkilerde Yaşantılar Envanteri (YİYE-I), Bilinçli Farkındalık Ölçeği (BİFÖ) ve Kısa Semptom Envanteri (KSE) kullanılmıştır. Ayrıca bir kişisel bilgi formu kullanılarak katılımcıların cinsiyet, yaş ve sosyo-ekonomik seviyelerine dair bilgi alınmıştır. Uygulanan analiz sonuçlarına göre; bilinçli farkındalık düzeyi ile kaygılı bağlanma biçimi, güvenli bağlanma biçimi ve rahatsızlık ciddiyeti indeksi arasında negatif, bilinçli farkındalık düzeyi ve kaçıngan bağlanma biçimi arasında ise pozitif, rahatsızlık ciddiyeti indeksi ile kaygılı bağlanma biçimi, kaçıngan bağlanma biçimi ve güvenli bağlanma biçimi arasında ise pozitif yönde bir ilişki olduğu bulunmuştur. Yapılan regresyon analizi sonuçlarına göre bağlanma biçiminin, bilinçli farkındalık düzeyini yordadığı bulunmuştur. Travma ve bilinçli farkındalık düzeyi arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Elde edilen bulgulara demografik değişkenler açısından bakıldığında ise; bağlanma alt-boyutlarının tümünde kadın katılımcılar ile erkek katılımcılar arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Ayrıca, yaşın farklılaşmasının kaygılı bağlama biçimi ve rahatsızlık ciddiyeti indeksi üzerinde, sosyo-ekonomik seviyenin farklılaşmasının ise rahatsızlık ciddiyeti üzerinde bir fark ortaya koyduğu bulunmuştur. Bütün sonuçlar ele alındığında, bağlanmanın ve bilinçli farkındalığın, psikolojik belirtiler ile ilişkili olduğu söylenebilir. Elde edilen bulgular literatür çerçevesinde tartışılmıştır.

BağlanmaBağlanma stilleriBilinçli farkındalık+7
Beyzanur Albayrak
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Romantik ilişkilerde doyum modeli: Temel psikolojik ihtiyaçlar, bilinçli farkındalık, ilişki niteliği, yükleme tarzları

Bu araştırmada, üniversite öğrencilerinde romantik ilişki doyumu ile temel psikolojik ihtiyaçlar, bilinçli farkındalık, ilişki niteliği ve yükleme tarzları arasındaki ilişkiler, önerilen Romantik İlişkilerde Doyum modeli çerçevesinde incelenmiştir. Ayrıca araştırmada, İlişkilerde Temel Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği'nin Türk örneklemine uyarlama çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Ölçek uyarlama çalışması için 105'i erkek, 136'sı kadın toplam 241; Romantik ilişkilerde Doyum Modeli'nin test edilmesi için 584 kadın, 473 erkek olmak üzere toplam 1057 kişi çalışmaya katılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, İlişkilerde Temel Psikolojik İhtiyaçlar Ölçeği'nin uyarlama çalışmalarında, ölçeğin orijinalinde olduğu gibi, özerklik, yeterlik, ilişkili olma olmak üzere 3 faktör ve 9 maddeden oluşan, 7'li Likert tipinde geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Romantik İlişkilerde Doyum Modeli testine göre; Temel Psikolojik İhtiyaçlar, Romantik İlişkilerde Doyumu yordamaktadır. Ayrıca Temel Psikolojik İhtiyaçlar ve Romantik İlişki Doyumu ilişkisine; Nedensellik-Sorumluluk Yükleme Tarzları, Bilinçli Farkındalık ve İlişki Niteliği aracılık etmektedir. Nedensellik-Sorumluluk Yükleme Tarzları Romantik İlişkilerde Doyumu yordamaktadır. Nedensellik- Sorumluluk Yükleme Tarzları Romantik İlişkilerde Doyumu ilişkisinde, İlişki Niteliği ve Bilinçli Farkındalık aracılık etmektedir. Bilinçli Farkındalık Romantik İlişkilerde Doyumunu yordamaktadır. Bilinçli Farkındalık ve Romantik ilişki Doyumu ilişkisinde, İlişki Niteliği I.Yapısal Model için aracılık etmekte, II.Yapısal Model için aracı etkisi anlamlı bulunmamaktadır. Anahtar kelimeler: Romantik ilişki doyumu, temel psikolojik ihtiyaçlar, bilinçli farkındalık, ilişki niteliği, yükleme tarzları

Bilinçli farkındalıkDuygusal ilişkiPsikolojik ihtiyaçlar+5
Sezen Güleç
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik danışmanların bilinçli farkındalık düzeyleri ile umut ve sürekli kaygı arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı psikolojik danışmanların bilinçli farkındalık düzeyleri ile umut ve sürekli kaygı arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Araştırmanın örneklemini Osmaniye'de yaşayan 105'i kadın 82'si erkek olmak üzere toplam 187 katılımcıdan oluşmaktadır. Araştırma grubu seçilirken tesadüfi olmayan-amaçlı örnekleme yöntemlerinden biri olan uygun örnekleme yönteminden yararlanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Bilinçli Farkındalık Ölçeği (BİFÖ), Sürekli Umut Ölçeği (SUÖ) ve Sürekli Kaygı Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada ikili grupların karşılaştırılmasında bağımsız gruplar için t testi, ikiden fazla grup ortalamaların karşılaştırılmasında ise tek yönlü varyans analizi (One way ANOVA) kullanılmıştır. Bilinçli farkındalık düzeyi ile sürekli kaygı, umut ve alt boyutları arasındaki ilişkinin incelenmesinde Pearson korelasyon analizi kullanılırken umut ve sürekli kaygının bilinçli farkındalığı yordamasında basit doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Korelasyon analizi sonuçlarına göre bilinçli farkındalık düzeyi ile sürekli kaygı, umut düzeyi toplam puan ve umut ölçeği alt boyutları arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Yapılan bağımsız örneklemler t-testi sonucuna göre evli katılımcıların bekar katılımcılara göre eyleyici düşünce alt boyutu puanlarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Tek yönlü varyans analizinde katılımcıların umut toplam puanı ve eyleyici alt boyutunda yaş gruplarına göre anlamlı farklılık bulunmuştur. Herhangi bir yerde çalışmayan katılımcıların devlet okulunda çalışan katılımcılara göre sürekli kaygı düzeylerinin daha yüksek olduğu saptanmıştır. Basit doğrusal regresyon analizi sonuçlarına göre katılımcıların umut ve sürekli kaygı düzeyleri bilinçli farkındalıklarını anlamlı düzeyde yordamaktadır. Bilinçli farkındalığa ilişkin toplam varyansın %8,2'si umut ile %30,8'i sürekli kaygı ile açıklandığı görülmüştür.

Bilinçli farkındalıkFarkındalıkKaygı+6
Mehmet Menekşe
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Lise öğrencilerinde yılmazlığı yordamada bilinçli farkındalık ve benlik saygısı

Bu araştırmanın amacı, lise öğrencilerinde bilinçli farkındalık ve benlik saygısının yılmazlığı yordamadaki rolünü incelemektir. Araştırmaya 482 lise öğrencisi (223 kız, 259 erkek) katılmıştır. Veri toplama aracı olarak, Kendini Toparlama Gücü Ölçeği Kısa Formu, Bilinçli Farkındalık Ölçeği, Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Araştırmada değişkenlerin ortalama puanlarının cinsiyete göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek amacıyla bağımsız gruplar için t testi ve yılmazlık düzeyi ile bilinçli farkındalık ve benlik saygısı arasındaki ilişkinin incelenmesinde Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmanın ana amacına yönelik olarak, bilinçli farkındalık ve benlik saygısının yılmazlığı yordamadaki rolü çoklu doğrusal regresyon analizi ile test edilmiştir. Elde edilen bulgular, bilinçli farkındalık ve benlik saygısının yılmazlığı anlamlı bir şekilde yordadığını göstermiştir. Bu iki değişken birlikte, yılmazlığı açıklayan toplam varyansın % 22'sini açıklamaktadır. Ayrıca, benlik saygısının bilinçli farkındalığa göre daha güçlü bir yordayıcı olduğu bulunmuştur. Bilinçli farkındalık cinsiyete göre anlamlı fark gösterirken, benlik saygısı ve yılmazlık anlamlı fark göstermemiştir. Araştırma sonuçları ilgili alanyazın ışığında tartışılmış ve ileride yapılacak araştırmalar ve uygulamalar için önerilerde bulunulmuştur.

Benlik saygısıBilinçli farkındalıkErgenler+3
Mücahit Yenice
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Beliren yetişkinlerde bilinçli farkındalık temelli psikoeğitim programının belirsizliğe tahammülsüzlük ve bilişsel esnekliğe etkisi

Bu araştırmada beliren yetişkinlere yönelik hazırlanan Bilinçli Farkındalık Temelli Psikoeğitim Programının bilişsel esnekliğe ve belirsizliğe tahammülsüzlüğe etkisi incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Türkiye'nin farklı şehirlerinde yaşayan "21-28" yaş arası üniversite 3. ve 4. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışmaya toplamda 4 erkek 14 kadın olmak üzere 18 kişi katılmıştır. Örneklem seçiminde seçkisiz örnekleme yöntemlerinden basit seçkisiz örnekleme yöntemi kullanılarak 9 kişi deney, 9 kişi ise kontrol grubuna atanmıştır. Araştırmada psikoeğitim programından önce kontrol ve deney gruplarına araştırmada kullanılan değişkenlerin ölçümünün yapılması amacıyla ön test yapılmıştır. Programın etkiliğinin değerlendirilmesi amacıyla psikoeğitim programı uygulandıktan sonra katılımcılara son test uygulanarak değerlendirme yapılmıştır. Çalışmada ön test-son test ve kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmada katılımcılara "Belirsizliğe Tahammülsüzlük Ölçeği" ve "Bilişsel Esneklik Ölçeği" uygulanmıştır. Deney ve kontrol grubuna ön test yapıldıktan sonra yalnızca deney grubuna 8 hafta boyunca, haftanın 1 günü, 1 saat psikoeğitim programı uygulanmıştır. Programın etkililiğini değerlendirmek amacıyla oluşturulan kontrol gurubuna herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Ardından hem deney hem de kontrol grubundan son test verileri toplanmıştır. Son olarak kontrol grubundan izleme puanları alınarak programın etkililiği değerlendirilmiştir. Araştırmanın verileri ilişkisiz ölçümler için T-testi, ilişkili ölçümler için T- testi ve ilişkili ANOVA ile SPSS 26 paket programı ile analiz edilmiştir Bulgulara göre psikoeğitime katılan beliren yetişkinlerin bilişsel esnekliklerinde artış yaşanırken kontrol gurubundaki katılımcıların bilişsel esneklik düzeylerinde herhangi bir fark görülmediği gözlemlenmiştir. Aynı zamanda deney grubundaki katılımcıların belirsizliğe tahammülsüzlüklerinde de azalma olduğu gözlemlenirken kontrol grubunda anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Deney gurubundaki bilişsel esneklik ön test, son test ve izleme toplam puanları incelendiğinde her üç ölçümünde de artış olduğu gözlemlenirken belirsizliğe tahammülsüzlük ön test, son test ve izleme toplam puanları arasında bir azalma olduğu görülmüştür. Bu bulgulara göre psikoeğitim programının beliren yetişkinlerde bilişsel esneklik ve belirsizliğe tahammülsüzlük üzerinde etkili olduğu söylenebilir.

Belirsizliğe tahammülsüzlükBilinçli farkındalıkBilişsel esneklik+3
Ayşe Alp
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sportif aletli dalış sporcularında zihinsel dayanıklılık, başarı ihtiyacı güdüsü ve bilinçli farkındalık düzeylerinin farklı demografik değişkenlere göre incelenmesi

Bu araştırmanın amacı sportif aletli dalış sporcularında zihinsel dayanıklılık, başarı güdüsü ve bilinçli farkındalık düzeylerinin farklı demografik değişkenlere göre incelenmesidir. Araştırmada, araştırma yöntemi olarak nicel araştırma yöntemlerinden genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 69 kadın 127 erkek aktif sportif aletli dalış sporcuları oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, Sheard ve ark. (2009) tarafından geliştirilen, Türkçe uyarlama çalışması Altıntaş tarafından (2015) yılında yapılan "Sporda Zihinsel Dayanıklılık Envanteri", Heckert ve ark. (1999) yılında geliştirdikleri, Türkçe uyarlama çalışması Sivri tarafından (2010) Türk spor kültürüne uyarlamasını Çetinöz tarafından 2016 yılında yapılan "Başarı İhtiyacı Güdüsü Envanteri" ve Brown ve Ryan, (2003) tarafından yılında geliştirilen, Özyeşil ve ark. tarafından (2011) yılında Türkçe geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılan "Bilinçli Farkındalık Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 25. Paket programı kullanılmış tanımlayıcı istatistikler, T-testi, One Way ANOVA analizi ve Korelasyon analizi yapılmıştır. Çalışma durumu değişkenine göre yapılan analizde yarı zamanlı çalışanlar ile tam zamanlı çalışanlar arasında başarı ihtiyacı güdüsü ve bilinçli farkındalık değişkenleri arasında anlamlı ilişkiye rastlanmıştır (p≤0,05). Çalışmada serbest zamanda güçlük çekme değişkenine göre bilinçli farkındalık boyutunda istatistiksel açıdan anlamlı fark tespit edilmiştir (p≤0,05). Korelasyon analizi verilerine göre sporcuların zihinsel dayanıklılık, başarı ihtiyacı güdüsü ve bilinçli farkındalık boyutu arasında orta düzeyde pozitif yönlü anlamlı fark tespit edilmiştir (p≤0,05). Sportif aletli dalış sporcularının zihinsel dayanıklılığı, başarı ihtiyacı güdüsü ve bilinçli farkındalık düzeyleri arasında istatistiksel açıdan orta düzeyde pozitif yönlü bir ilişkiye rastlanmıştır(p≤0,05). Sonuç olarak, sportif aletli dalış aktivitesine düzenli katılımın zihinsel dayanıklılık ve başarı ihtiyaçları güdüsünü artırdığı söylenebilir. Ayrıca, bröve düzeyi ve tam zamanlı çalışanlarda bilinçli farkındalık düzeyinin yüksek olduğu anlaşılmaktadır.

BaşarıBaşarı güdüsüBilinçli farkındalık+6
Hasan Memili
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuklarda iyi oluş: Anne baba tutumu ve bilinçli farkındalığın rolü

Bu araştırmanın amacı, anne-baba tutumu ve bilinçli farkındalığın çocuklarda iyi oluşu ne ölçüde yordadığını incelemektir. Araştırmaya 357 ortaokul öğrencisi (198 kız, 159 erkek) katılmıştır. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Stirling Çocuklar İçin Duygusal ve Psikolojik İyi Oluş Ölçeği, Anne Baba Tutum Ölçeği, Çocuk ve Ergenler İçin Bilinçlilik Ölçeği kullanılmıştır. Araştırma kapsamında kişisel bilgi formunda yer alan demografik değişkenleri (cinsiyet, yaş, anne-baba öğrenim durumu, ailedeki çocuk sayısı, doğum sırası, okul türü, anne baba birliktelik durumu) incelemek için bağımsız gruplar t testi ve tek yönlü (one-way) ANOVA analizleri kullanılmıştır. Araştırmada bulunan iyi oluş, bilinçli farkındalık, anne-baba tutum alt boyutları olan sorumluluk ve kabul ile otorite ve denetleme değişkenleri arasındaki ilişkiyi incelemek için Pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Ardından araştırmanın asıl amacına yönelik anne-baba tutumu ve bilinçli farkındalığın iyi oluşu yordamadaki rolü Çoklu Regresyon Analizi ile test edilmiştir. Elde edilen bulgular, anne-baba tutumunun alt boyutu olan sorumluluk ve kabul ile bilinçli farkındalığın iyi oluşu anlamlı bir şekilde yordadığını göstermiştir. Bu iki değişken birlikte toplam varyansın %29'unu açıklamaktadır. Ayrıca sorumluluk ve kabul değişkenin bilinçli farkındalığa göre daha güçlü bir yordayıcı olduğu bulunmuştur. Araştırma sonuçları ilgili alanyazında tartışılarak ileride yapılacak araştırmalar ve uygulamalar için önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kavramlar: İyi oluş, anne baba tutumu, sorumluluk ve kabul, otorite ve denetleme, bilinçli farkındalık, çocuk.

Ana-baba tutumuBilinçli farkındalıkFarkındalık+3
Hatice Zehra Tohumcu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Gebelerin doğuma hazır oluşluk, doğum korkusu ve bilinçli farkındalık düzeylerinin doğum şekli tercihlerine etkisinin incelenmesi

Amaç: Araştırmanın amacı gebelerin doğum şekli tercihlerinde doğuma hazır oluşlukları, doğum korkuları ve bilinçli farkındalık düzeylerinin etkisinin incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Araştırma analitik kesitsel tipte planlandı. Araştırmanın evrenini Manisa Merkez ilçe aile sağlığı merkezlerine kayıtlı gebeler (N= 4881); örneklemini ise bu aile sağlığı merkezleri arasından kura ile seçilen 6 aile sağlığı merkezine kayıtlı, araştırmaya katılmaya gönüllü 363 gebe oluşturdu. Veriler "Gebe Tanıtım Formu", "Prenatal Kendini Değerlendirme Ölçeği'nin "Doğuma Hazır Oluş ve Doğum Korkusu" alt ölçekleri ve "Bilinçli Farkındalık Ölçeği" ile toplandı. Verilerin analizinde normal dağılıma uygunluk testi, tek değişkenli analizler ve çoklu lojistik regresyon analizi kullanıldı. Bulgular: Gebelerin yaş ortalamalarının 27,69±5,31 ve %56,7'sinin orta gelir grubunda olduğu, %25,3' ünün lise mezunu olduğu, %37,7' sinin sezaryen, %62,3'ünün ise normal doğum tercih ettiği, %39,4'ünün ilk gebeliği olduğu, %58,62'sının daha önce normal doğum yaptığı saptandı. Gebelerin doğum şekli tercihi ile Doğuma Hazır Oluş ve Doğum Korkusu Alt Ölçekleri ve Bilinçli Farkındalık Ölçeği puanları arasında anlamlı fark olduğu saptandı (p<0,05). Yapılan binary lojistik regresyon modelinde gebelerin doğum şekli olarak sezaryen doğum tercih etmelerindeki varyansın %65,2'sinin model ile açıklandığı belirlendi. Modelde önceki doğum şekli, en uzun süre yaşanılan yerleşim birimi ve doğum korkusu yer aldı. Ancak primiparlar için bu kararda, gebenin yaşı, çalışma durumu ve doğum korkusu belirleyici olarak bulundu (Varyansın 40,2'sini açıklayan). Sonuçlar: Gebelerin doğum tercihlerinde doğuma hazır oluş, doğum korkusu ve bilinçli farkındalık düzeyleri etkili ancak, doğum korkusu hem primiparlar hem de tüm gebeler için en temel belirleyicidir. Araştırma sonucunda bilinçli farkındalık temelli, doğum korkusuna yönelik eğitimlerin rutin doğum öncesi hizmetler kapsamına alınması önerilebilir. Ayrıca doğum korkusunu açıklamaya yönelik nitel araştırmalara gereksinim vardır. Anahtar Kelimeler: Bilinçli farkındalık, Doğum korkusu, Doğum şekli, Doğuma hazır oluş

AnksiyeteBilinçBilinçli farkındalık+3
Damla Şahin Büyük
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyomatematiksel öğretim etkinlikleriyle toplumsal sorunlara ilişkin bilinçli farkındalık ve eleştirel matematik okuryazarlık özyeterliklerinin geliştirilmesi

Bu çalışmanın amacı, sosyomatematiksel konularla zenginleştirilmiş öğretim etkinlikleriyle lise on birinci sınıf düzeyinde öğrencilerin toplumsal sorunlara ilişkin bilinçli farkındalık ile eleştirel matematik okuryazarlık özyeterliklerinin gelişimini incelemek, uygulama sürecinde karşılaşılan sorunları belirlemek, belirlenen sorun ve zorluklara çözüm yolları üretmek, üretilen çözümleri uygulayarak değerlendirmektir. Bu amaç doğrultusunda çalışma, eylem araştırması olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın önce veri toplama aracı olarak ölçeklerin geliştirilmesi sürecinde sonrasında ise mevcut durumun belirlenmesinde katılımcı olarak Kahramanmaraş ilinin Onikişubat ilçesinde yer alan on farklı okuldan dört farklı lise türünde, dört farklı sınıf kademesinden tesadüfi seçilen 511 öğrenci yer almıştır. Araştırmada eylem araştırması sürecine yönelik katılımcılar ise orta sosyoekonomik bölgede yer alan bir devlet okulunda on birinci sınıf düzeyinde matematik dersini alan, belirlenen problem durumuna yönelik sınıfta sorun yaşanan, çalışmaya gönüllü katılan öğrencilerden belirlenmiştir. Bu doğrultuda katılımcılar, 2023-2024 eğitim-öğretim yılı birinci döneminde matematik dersini alan 18 on birinci sınıf öğrencisi oluşmaktadır. Araştırmacı, çalışmada aynı zamanda uygulayıcı olarak yer almıştır. Araştırmada, ilk haftası keşif haftası olmak üzere, on bir haftalık bir uygulama gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından ayrı ayrı geliştirilen Toplumsal Sorunlara Yönelik Bilinçli Farkındalık Ölçeği [TSBFÖ] ve Eleştirel Matematik Okuryazarlığı Özyeterlik Ölçeği [EMOÖ] şeklinde iki ayrı ölçekle uygulama öncesi ile sonrası öntest ve sontest olarak toplanmıştır. Ayrıca araştırmada hem uygulama öncesinde ve sonrasında hem de her döngü sonunda yarı-yapılandırılmış görüşmeler ile nitel veriler toplanmıştır. Ayrıca katılımcı araştırmacı günlükleri ile her derse yönelik öğrenci öz-değerlendirmeleri de veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Verilerin analizi kapsamında, nicel verilere yönelik bağımlı ve bağımsız örneklemler için t-testi ile tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılırken, nitel verilere yönelik içerik analizi ile betimsel analiz yaklaşımı kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen mevcut durum değerlendirmesi bulgularına göre, öğrencilerin uygulama öncesinde toplumsal sorunlara ilişkin bilinçli farkındalık ile eleştirel matematik okuryazarlık özyeterlik düzeylerinin her ikisinin de orta seviyede olduğu belirlenmiştir. Diğer taraftan ölçek bulgularını desteklemek ve ayrıntılı, derinlemesine değerlendirmek için uygulama öncesi yapılan görüşmelerden elde edilen bulgulardan ise öğrencilerin toplumsal sorunlara ilişkin bilinçli farkındalık ile eleştirel matematik okuryazarlık özyeterliklerinin yeterli olmadığının anlaşıldığı ve geliştirilmesi gerektiği düşüncesiyle eylem araştırması yapılmasına karar verilmiştir. Eleştirel pedagoji bağlamında eleştirel matematik eğitiminin uygulandığı, Freire'nin diyalog temelli öğrenmesi ile Habermas'ın ideal konuşma durumu kurallarının benimsendiği öğretim sürecinde daha çok bilinçli farkındalığı kavrayamama ve egzersiz çalışmalarını yapamama, eleştirel matematik okuryazarlığını kavrayamama, otoriter baskının hissedilmesi, fikirleri açık, özgür ve rahatça ifade edememe, etkinliklerin mantığını kavrayamama, matematiksel işlemlerde zorlanma, toplumsal sorunlara çözüm üretmede zorlanma, konuşanın sözünün kesilmesi, söz hakkı alamama, dinlemeye odaklanamama, özdeğerlendirme formlarını doldurmada ve görüşme yapmada isteksizlik şeklinde sorunların olduğu belirlenmiştir. Süreç boyunca bu sorunlara uygun çözüm yolları geliştirilmiştir. Uygulama sonrasında öğrencilerin toplumsal sorunlara ilişkin bilinçli farkındalık özyeterlik düzeylerinin "Katılıyorum" şeklinde yüksek seviyede olduğu, TSBFÖ'ye yönelik öntest ve sontest puanlarının karşılaştırılmasında ise sontest puanları lehine anlamlı farklılığın olduğu belirlenmiştir. Bu durum, nitel bulgularla da desteklenmiştir. Örneğin öğrencilerin karşılaştıkları toplumsal sorunlar karşısında âni tepki vermeden, kendi duygu, duyu, tutum ve düşüncelerinin farkına vararak olumlu davranış gösterdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Bu bağlamda, uygulama sonucunda öğrencilerin toplumsal sorunlara ilişkin bilinçli farkındalık özyeterlik düzeylerinin arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Diğer taraftan uygulama sonrası öğrencilerin eleştirel matematik okuryazarlığı özyeterlik düzeylerinin de "Katılıyorum" şeklinde yüksek seviyede olduğu, EMOÖ'ye yönelik öntest ve sontest puanlarının karşılaştırılmasında ise sontest puanları lehine anlamlı farklılığın olduğu belirlenmiştir. Bu bağlamda, uygulama sonucunda öğrencilerin eleştirel matematik okuryazarlık özyeterlik düzeylerinin anlamlı bir şekilde arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumun nitel bulgularla da desteklendiği görülmüştür. Örneğin uygulama öncesi matematiğin tarafsız, bağımsız ve mutlak değiştirilemez olduğunu ifade eden öğrenciler, uygulama sonrası matematiğin özellikle matematiksel bilgiyi üretenlerin, kullananların değer ve yargılarından etkilendiğini, insanları manipüle ederek zarar verici şekilde kullanılabileceğini ifade etmişlerdir. Bu sonuçlar doğrultusunda, sosyomatematiksel konularla zenginleştirilmiş öğretim etkinlikleriyle geliştirilen öğretim programının, öğrencilerin toplumsal sorunlara ilişkin bilinçli farkındalık ile eleştirel matematik okuryazarlık özyeterliklerini arttırmada etkili olduğu belirlenmiştir. Öğretimin değerlendirilmesine yönelik yapılan görüşmelerden elde edilen bulgular doğrultusunda ise sosyomatematiksel konularla zenginleştirilmiş öğretim etkinlikleriyle gerçekleştirilmiş matematik öğretimine yönelik öğrencilerin görüşlerinin genel anlamda olumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonunda ilgili sonuçlar literatür kapsamında tartışılmış, uygulamaya ve araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Bilinçli farkındalıkDisiplinlerarası eğitimMatematik eğitimi+3
Mikail Aydemir
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Bedensel engelli sporcularda psikolojik ve bilişsel faktörlerin incelenmesi

Bu çalışma, bedensel engelli sporcuların, atletik zihinsel enerjileri, bilinçli farkındalık (mindfulness) düzeyleri ve egzersiz bağımlılıkları arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada, nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma Adana ili ve çevresinde bedensel engelli spor kulüplerine devam eden lisanslı sporcular ile yapılmıştır. Örneklem seçiminde ise, olasılıklı olmayan örnekleme türlerinden ölçüt örnekleme yönteminden yararlanılmıştır. Katılımcılar, yaş ortalamaları 32,11±10,94 olan 127 bedensel engelli (107 erkek, 20 kadın) sporcudan oluşmaktadır. Bedensel engelli sporcuların, 81'i ortopedik engelli, 46'sı ise ampüte sporcudan oluşmaktadır. Bu sporcuların 50'si tekerlekli sandalye basketbol, 38'i ampüte futbol, 39'u ise bireysel bedensel engelli sporları yapmaktadır. Bu çalışmada, sporcuların atletik zihinsel enerji, bilinçli farkındalık (mindfulness) ve egzersiz bağımlılığı düzeylerini belirlemek amacıyla, 'Atletik Zihinsel Enerji Ölçeği' (AZEÖ), 'Sporcu Bilinçli Farkındalık (Minfulness) Ölçeği' (SBFÖ) ve 'Egzersiz Bağımlılığı Ölçeği' (EBÖ) kullanılmıştır. İstatistiksel analizler ise Kruskal Wallis ve Spearman Korelasyon nonparametrik testleri ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulgularına göre; atletik zihinsel enerji sakinlik alt boyut puan ortalamaları arasında, bilinçli farkındalığın, yeniden odaklanma alt boyut puan ortalamaları arasında, tekerlekli sandalye basketbol branşı lehine istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır (p<0,05). Katılımcıların, atletik zihinsel enerji alt boyut puan ortalamaları ile bilinçli farkındalık ve egzersiz bağımlılığı toplam puan ortalamaları arasında pozitif yönlü, anlamlı ilişki saptanmıştır (p<0,05). Bilinçli farkındalık alt boyutlarından, farkındalık ve yeniden odaklanma ile egzersiz bağımlılığı arasında, pozitif yönlü, yargılamama alt boyutu ile negatif yönlü anlamlı ilişki saptanmıştır (p<0,05). Sonuç olarak, bedensel engelli sporcuların, atletik zihinsel enerji, bilinçli farkındalık ve egzersiz bağımlılığı düzeyleri arasında ilişki olduğu ve tüm branş sporcularının, yüksek oranda, egzersize bağımlılık ve yüksek düzeyde bağımlılık geliştirdikleri belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Engellilik, Egzersiz, Zihinsel Enerji, Bilinçli Farkındalık, Bağımlılık

Bilinçli farkındalıkEgzersizEngellilik
Caner Uzunca
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2025
00

Related subjects