Organizational commitment
978 theses under this subject heading
Tekno stresin örgütsel bağlılık üzerine etkisi: Örgütsel güvenin aracı rolü
Bu araştırma, tekno stres ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişkide örgütsel güvenin etkisini incelemeyi amaçlamıştır. Araştırmada, bankacılık, finans ve mühendislik alanlarında çalışan 390 kişilik bir örneklem üzerinde tekno stresin örgütsel bağlılık üzerindeki etkisinde örgütsel güvenin aracı rolü olup olmadığı araştırılmıştır. Bankacılık, finans ve mühendislik alanları, yüksek zihinsel efor, yoğun zaman baskısı altında sürekli değişen dijital araçlar ve sistemleri kullanmaya dayalı olduğundan adı geçen sektörler incelenmiştir. Veriler nicel araştırma yöntemine dayalı olarak anket tekniğiyle, Google Forms aracılığıyla toplanmış, analizler SPSS ve SPSS Hayes PROCESS eklentisi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bulgular tekno stresin ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişkide örgütsel güvenin tam aracı rol oynadığını göstermiştir. Çalışma bankacılık, finans ve mühendislik alanlarının insan kaynakları yönetimine yönelik yeni perspektifler geliştirilmesine katkı sağlamayı hedeflenmiştir.
Örgütlerde yaşanan romantik ilişkiler: Örgütsel davranışlar üzerindeki etkisine yönelik algılar üzerine bir araştırma
Bu tez çalışması, işyerinde yaşanan romantik ilişkiler sonucunda ortaya çıkan davranış değişikliklerine yönelik algıları araştırmaktadır. Değişikliği incelenen davranışlar iş performansı, iş doyumu, motivasyon ve örgütsel bağlılıktır. Bu amaçla aşkın temeli olan bağlanma kuramı, işyerinde yaşanan romantik ilişkiler, konuyla ilgili kuramlar, işyerinde yaşanan romantik ilişkilerin sonuçları açıklanmıştır. Çalışma kapsamında veri toplama yöntemi olarak anket kullanılmıştır. Katılımcıların bir kısmı anketi online (çevrimiçi) doldurmuş, bir kısmı ise formları elden teslim etmiştir. Ankara, Kırklareli, İstanbul ve Bursa'da yaşayan, özel ve kamu sektörünün farklı bölümlerinde çalışan, yaşları 15-64 arasında değişen 229 katılımcıdan toplanan verilere faktör analizi uygulanmıştır. Uygulanan faktör analizi ile kadın ve erkekte işyerinde yaşanan romantik ilişki sonucunda ortaya çıkan davranışlar "olumlu", "olumlu olmayan", "kayırmacı", "iletişimi artırmaya yönelik" ve "diğer çalışanlardan tepki davranışları almak" olmak üzere beş temel faktör altında toplanmıştır. Ardından her bir algıyı açıklamak üzere çeşitli demografik değişkenlerle oluşturulan regresyon denklemlerinden beklenen açıklayıcılık elde edilememiştir. Bu durumun ortaya çıkmasında kontrol edilemeyen değişkenlerin etkili olduğu düşünülmektedir.
Örgütsel bağlılık ve iş tatmininin çalışanlar tarafından algısı: Tekirdağ tekstil sektöründe bir uygulama
Bu çalışmada, tekstil sektöründe çalışanların örgütsel bağılık ve iş tatminini ölçülmeye çalışılmış ve üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde örgütsel bağlılığın tanımı, etkileyen faktörler, sınıflandırılması, yaklaşımlar, örgütsel bağlılık seviyeleri ve örgütsel bağlılığın sonuçları ile ilgili literatür çalışması yapılmıştır. İkinci bölümde ise, iş tatmininin tanımı, etkileyen faktörler, performans ve iş tatmini ilişkileri, iş tatmininin sonuçları, iş tatminsizliğinin sonuçları, örgütsel bağlılık ve iş tatmini arasındaki ilişki ve Dünya'da ve Türkiye'de tekstil sektörü hakkında literatür çalışması yapılmıştır. Üçüncü bölümde ise, Tekirdağ'da tekstil sektöründe çalışanların örgütsel bağlılıkları ve iş tatminleri ile ilgili bir uygulama yapılmıştır. Tekirdağ tekstil sektöründe çalışan yönetici ve çalışanlarına uygulanan anket sorularından elde edilen sonuçlar kullanılmaya çalışılmıştır. Bu çalışmayla, çalıştığı kurumda verimli olan ve yeni kazanımlar sağlayan çalışanların, örgüte bağlılık hissetmesi ve iş tatmininin olması; devamsızlık, verimlilik, işten ayrılma, motivasyon, örgütsel vatandaşlık, örgütsel güven gibi kavramların örgütü etkilemesi nedeniyle çok önemlidir. Çalışanların, örgütsel bağlılıklarını ve iş tatminlerini artıracak uygulamalar sayesinde örgüt sektörde diğerlerinden farklılaşacak ve rekabet gücü artacaktır.
Toksik liderliğin örgütsel bağlılığa ve iş tatminine etkisi: Bir kamu bankası örneği
Araştırmada yöneticilerin toksik liderlik özelliklerinin çalışanların örgütsel bağlılık ve iş tatminlerine etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Bu amaç kapsamında bir kamu bankasında görev yapan çalışanların görüşlerine göre yöneticilerin toksik liderlik düzeylerini belirlemek ve belirlenen yönetici davranışlarının banka çalışanlarının örgütsel bağlılık ve iş tatmini düzeyleri ile ne kadar ilişkili olduğunu ve bu davranışları ne kadar etkilediğini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmanın ifade edilen amaçlarına ulaşmak maksadıyla tarama modeli tercih edilmiştir. Araştırmanın evrenini, Marmara Bölgesi'nde bulunan bir kamu bankasında çalışan personel oluşturmaktadır. Araştırma örneklemini ise Marmara Bölgesi'nde bulunan bir kamu bankasında çalışanlar arasında "Basit Tesadüfi Örnekleme" yöntemi kullanılarak belirlenen 302 kişi oluşturmaktadır. Araştırma verilerini toplamak için "Kişisel Bilgi Formu" , "Toksik Liderlik Ölçeği", "Örgütsel Bağlılık Ölçeği ve "İş Tatmini Ölçeği" kullanılmıştır. İfade edilen veri toplama araçları ile 302 banka çalışanından toplanan veriler SPPS 25 paket programına işlenmiş ve bu program aracılığıyla veriler analiz edilmiştir. Verilerin analizi aşamasında çalışmanın alt problemleri dikkate alınarak cinsiyet ve medeni durum değişkenleri için "Bağımsız Örneklem t-Testi", eğitim durumu, mesleki tecrübe, bulunduğu kurumda çalışma süresi, kurumdaki pozisyonu değişkenleri için "Tek Yönlü Varyans Analizi" kullanılmıştır. Ayrıca değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemek için korelasyon, değişkenlerin birbirini etkileme düzeyini belirlemek için ise regresyon analizi yapılmıştır. Araştırmada banka çalışanlarının toksik liderliğe ilişkin algıları arasında "kurumda görev alınan pozisyon" değişkenine göre "Çıkarcılık" ve "Toksik Liderlik Genel" boyutlarında anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Anlamlı farklılığın kurumda pozisyonu memur ile üst yetkili; yetkili yardımcı-yetkili ile üst yetkili; uzman yardımcısı-uzman ile üst yetkili olanlar arasında olduğu saptanmıştır. Banka çalışanlarının örgütsel bağlılığa ilişkin algıları arasında "eğitim durumu" değişkenine göre "Normatif Bağlılık ve Örgütsel Bağlılık Genel" boyutlarında; "mesleki tecrübe" değişkenine göre "Duygusal Bağlılık, Normatif Bağlılık ve Örgütsel Bağlılık Genel" boyutlarında; "kurumda çalışma süresi" değişkenine göre ise "Duygusal Bağlılık, Normatif Bağlılık ve Örgütsel Bağlılık Genel" boyutlarında; "kurumdaki pozisyon" değişkenine göre "Duygusal Bağlılık, Devam Bağlılığı ve Örgütsel Bağlılık Genel" boyutlarında anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Banka çalışanlarının iş tatminine ilişkin algıları arasında "cinsiyet ve medeni durum" değişkenlerine açısından anlamlı farklılığın olmadığı; "eğitim durumu", "mesleki tecrübe", "kurumda çalışma süresi" ve "kurumdaki pozisyon" değişkenlerine göre tüm boyutlarda anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada "Toksik liderlik-Örgütsel Bağlılık", "Toksik Liderlik-İş Tatmini" arasındaki korelasyona ilişkin veriler incelendiğinde Normatif Bağlılık-Olumsuz Ruhsal Durum boyutları arasında anlamlı ilişki bulunamamıştır. Fakat diğer tüm boyutlar arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Araştırmada "Toksik liderlik-Örgütsel Bağlılık", "Toksik Liderlik-İş Tatmini" arasındaki neden sonuç ilişkisini belirlemek üzere yapılan regresyon analizi anlamlı bulunmuştur. Örgütsel bağlılık ve iş tatmini düzeylerinin belirleyicisi olarak toksik liderlik ile ilişkilerinin zayıf olduğu görülmüştür. Banka çalışanlarının algıladıkları toksik liderlik düzeyi, örgütsel bağlılık ve iş tatmini düzeylerini azaltmaktadır. Anahtar Kelimeler: Toksik Liderlik, Örgütsel Bağlılık, İş Tatmini
Örgütsel bağlılık ve iş tatmininin iş performansı üzerine etkileri: Gümrük muhafaza teşkilatı örneği
Örgütsel bağlılığın iş tatmini ile olan ilişkisi kurumsal başarıda belirleyici bir rol oynamaktadır. İş tatmininin yüksek olduğu çalışanlara sahip örgütler, çalışanlar tarafından benimsenerek kişisel hedef ve amaçlarınörgütsel hedef ve amaçlarla bağdaştırılması ve bu yolla kurumsal başarınınbireysel başarı gibi görülmesi sağlanabilmektedir. Bu empatiyi sağlama başarısı göstermiş örgütler başarıyıyakalarken, işgörenlerise oluşan iş tatminiylebirlikte bireysel hedeflerini gerçekleştirerek daha mutlu olmaktadırlar. Bunun sebebi olarak performans kavramının çalışan ile doğrudan bağlantılı bir kavram olması gösterilebilir. Teknolojik gelişmeler ve yenilenen üretim tekniklerini emek faktöründen bağımsız düşünmek zordur. Örgütlerinçalışanlarından yeterli verimi alamaması diğer üretim faktörlerininatıl hale gelmesi sonucunu doğurabilmektedir. Verimden uzak iş görenlerin iş tatmin düzeylerinde azalma ve bununla beraber içerisinde bulundukları örgüte karşı bağlılıklarında zayıflama ortaya çıkabilir. Bunun önlenmesi bağlamında örgütlerinçalışanlarını yakın takibe alması ve ihtiyaçlarını cevaplandırabilmesi gerekmektedir. Bu yönde başarı sağlayabilen örgütlerde gelecek kaygısı diğer örgütlerden çok daha az olmakta ve işletmelerin temel hedefi olan "kârlılık, büyüme ve faaliyette süreklilik" gerçekleştirilebilecektir.Bu çalışmanın amacı da, Gümrük Muhafaza Teşkilatı çalışanlarının örgütsel bağlılık ve iş tatmininin iş performansına ne derecede etki ettiğini ortaya çıkarmaktır. Çalışmanın örneklemini Ticaret Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Gümrük Muhafaza Teşkilatı çalışanları oluşturmaktadır. Çalışmada veriler anket tekniği kullanılarak toplanmış ve sonuç olarak 480 anket formu analize tabi tutulmuştur. Çalışmada güvenirlik, faktör, aritmetik ortalama, standart sapma, frekans, yüzde, korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır.Çalışma sonucunda duygusal bağlılığın görev performansı ve bağlamsal performansa olan etkisinin negatif yönlü, devamlı bağlılığın görev performansı ve bağlamsal performansa olan etkisinin doğrusal ve pozitif yönlü olduğu, normatif bağlılığın ise yalnız bağlamsal performansa olan etkisinin doğrusal ve pozitif yönlü olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Bunun yanı sıra içsel tatminin görev performansı ve bağlamsal performansa olan etkisinin doğrusal ve pozitif yönlü olduğu, dışsal tatminin ise görev performansı ve bağlamsal performansa anlamlı herhangi bir etkisinin olmadığı görülmektedir.
Karayollarında çalışanların iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları konusunda farkındalık düzeylerinin belirlenmesi: Diyarbakır örneği
Bu çalışma karayollarında çalışanların iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları konusunda farkındalık düzeylerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmada veri toplama tekniği olarak anket yöntemi kullanılmış olup çalışmanın örneklemi Diyarbakır ilinde Karayolları'nda çalışan 248 kişiden oluşmaktadır. Çalışmada kullanılan anket soruları keşfedici faktör analizi, frekans, yüzde, ortalama, standart sapma, t-testi, tek yönlü varyans analizi (Anova), korelasyon gibi testler kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışma 23 soru, 4 faktörde incelenmiştir. Çalışmada ortaya çıkan faktörler yönetime bağlılık, yazgıcılık, eğitim ve bilgilendirilme, güvenlik ve kendini güvende hissetmedir. Bu faktörler, eğitim durumu, meslekte geçen süre, işten memnuniyet düzeyi gibi çeşitli değişkenler bağlamında analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda yönetime bağlılık faktörü ile yazgıcılık, eğitim ve bilgilendirilme, güvenlik ve kendini güvende hissetme arasında pozitif yönlü korelasyon ilişkisi olduğu ortaya çıkmıştır. Mesleki deneyim ile yazgıcılık arasında negatif yönlü korelasyon ilişkisi olduğu ortaya çıkmıştır. Çalışmış olduğu iş yerinden memnun olanların aynı zamanda yönetime bağlılıkları, eğitim ve bilgilendirilme, güvenlik ve kendini güvende hissetme düzeylerinin de yüksek olduğu bulgusu ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte çalışma hayatında iş kazasına uğrayanlar, eğitim, bilgilendirilme, güvenlik konularında eksiklikten kaynaklandığını belirtmişlerdir.
Örgütsel bağlılığın östres, distres, informal iletişim ve çalışma arkadaşları etkileşimi bağlamında incelenmesi
Araştırma kapsamında akademisyenlerin örgütsel bağlılığı; östres, distres, informal iletişim ve 'çalışma arkadaşları etkileşimi' kavramları bağlamında incelenmektedir. Bu kapsamda çalışmada akademisyenlerin iş yaşamlarındaki duygu durumlarına ve davranışlarına yönelik çıkarımlarda bulunmak amaçlanmaktadır. Niceleyici araştırma yöntemi kapsamında 544 akademisyenden anket yoluyla veriler kesitsel olarak toplanmıştır. Anket soruları 'Üç Bileşenli Örgütsel Bağlılık Ölçeği', 'Östres ve Distres Ölçeği', 'İnformel İletişim Ölçeği' ve 'Çalışma Arkadaşları Etkileşimi Ölçeği' gibi formlardan oluşmaktadır. Katılımcılar olasılıklı olmayan örneklem metodu dâhilinde (küme örnekleme ve amaçlı örneklem metodu ile) araştırmaya dahil edilmişlerdir. Veriler SPSS ve AMOS programlarıyla analiz edilmiştir. Sonuçlar örgütsel bağlılık ile informal iletişim arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğunu göstermektedir. 'Çalışma arkadaşları etkileşimi' ve örgütsel bağlılık değişkenleri arasında da güçlü ve anlamlı bir ilişki söz konusudur. Bu durum akademisyenlerin, iş yerinde kurmuş olduğu formal ve informal iletişimin örgüt aidiyeti açısından elzem olduğuna işaret etmektedir. Bulgular entelektüel bir zümre olan akademisyenlerin örgüt aidiyetleri açısından ilişki kurma biçimlerini anlama hususunda önem taşımaktadır. Verilerin kesitsel olarak toplanması ve olasılıklı olmayan bir örneklem metodu kullanılması nedeniyle araştırma çeşitli kısıtlılıklara sahiptir, dolayısıyla bulgular tüm akademisyen kümeleri üzerine genellenemez. Fakat araştırma konusunda akademisyenleri anlama açısından verimli bir çıktı sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Bağlılık, Östres, Distres, İnformal İletişim, Çalışma Arkadaşları Etkileşimi, Üniversiteler, Akademisyenler
Öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye algıları ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma, öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye algıları ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modelinde olup nicel yöntemlidir. Araştırmanın evrenini 2016-2017 Eğitim – Öğretim yılında Şırnak ilinde okulöncesi, ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim (lise) kurumlarında görev yapan 6746 öğretmen oluşturmaktadır. Hedef evrene ulaşmadaki zorluk, zaman ve maliyet gibi nedenlerden dolayı evreni temsil edebilecek örneklem alma yoluna gidilmiştir. Basit seçkisiz (random) örnekleme yoluyla seçilen örneklem grubuna dağıtılan 608 ölçek araştırmaya dâhil edilmiştir. Bu araştırmada öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye algılarını belirlemek için Tösten ve Özgan (2014) tarafından geliştirilen "Pozitif Psikolojik Sermaye Ölçeği", öğretmenlerin okula bağlılık düzeylerini belirlemek amacıyla Allen ve Meyer (1990) tarafından geliştirilen Yeşilyurt (2015) tarafından Türkçeye uyarlanan "Örgütsel Bağlılık Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde istatistiki paket programından yararlanılmıştır. Araştırmanın güvenirliği için iç tutarlık katsayısına bakılmış; betimsel analizler için aritmetik ortalama, standart sapma, yüzde ve frekans değerleri çıkarılmış; grup farklarındaki karşılaştırmalar fark testleri yapılmıştır. Öğretmenlerin psikolojik sermaye algıları ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkiyi ortaya koymak için ikili ilişki testinden, psikolojik sermayenin örgütsel bağlılığa etkisini ortaya koymak için ise basit ve çoklu regresyon analizinden yararlanılmıştır. Bulguların anlamlılık düzeyi için p<.05 esas alınmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye algılarının çok yüksek, örgütsel bağlılıklarının ise orta düzeyde olduğu; pozitif psikolojik sermaye algıları ile örgütsel bağlılıkları arasında düşük düzeyde pozitif yönde ilişkinin olduğu ve pozitif psikolojik sermayenin örgütsel bağlılığı %8 açıkladığı görülmüştür. Öğretmenlerin pozitif psikolojik sermaye algılarında ve örgütsel bağlılıklarında bazı değişkenlerin anlamlı farklılığa yol açtığı da araştırma sonuçlarındandır. Anahtar Kelimeler: Psikolojik Sermaye, Pozitif Psikolojik Sermaye, Örgütsel Bağlılık, Eğitim Yönetimi.
Öğretmen algılarına göre örgütsel sağlık ve örgütsel bağlılık arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmada, Elazığ il merkezinde bulunan ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin, örgütsel sağlık ve örgütsel bağlılık algıları arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırma, ilişkisel tarama modelinde bir çalışmadır. Araştırma evrenini 2016-2017 eğitim-öğretim yılında Elazığ il merkezi ve ilçelerinde bulunan toplam 56 ortaokulda çalışan 1813 öğretmen; örneklemi ise 18 ortaokulda görev yapan 411 öğretmen oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, Hoy, Tarter ve Kottkamp (1991) tarafından okulların örgütsel sağlığını ölçmek ve betimlemek amacıyla geliştirilen "Örgütsel Sağlık Ölçeği" (ÖSÖ) ve Balay (2000) tarafından geliştirilen "Örgütsel Bağlılık Ölçeği" (ÖBÖ) kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen verilerin analizinde SPSS 21 paket programından yararlanılmıştır. Araştırma verilerinin normal dağılımın olduğu maddelerde öğretmenlerin cinsiyet değişkeni için t-testi; okul türü değişkeni için tek yönlü varyans analizi; normal dağılımın olmadığı maddelerde ise öğretmenlerin cinsiyet değişkeni için Mann Whitney U; okul türü değişkeni için de Kruskal Wallis H testi kullanılmıştır. Öğretmenlerin örgütsel sağlık algısı ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla Pearson Korelasyon analizi ve bağımsız değişkenlerin bağımlı değişkenleri yordama düzeylerini belirlemek amacıyla da Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi yapılmıştır. Test sonuçları p≤0,05 hata düzeylerinde yorumlanmıştır. Örgütsel sağlık ve örgütsel bağlılık arasındaki ilişkilere yönelik elde edilen sonuçlar, örgütsel sağlığın örgütsel bağlılığı pozitif yönde etkilediğini ve örgütsel sağlığın örgütsel bağlılığı yüksek oranda yordadığını ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Örgüt, örgütsel sağlık, örgütsel bağlılık.
Sınıf öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyleri ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişki
Bu araştırma, sınıf öğretmenlerinin tükenmişlik düzeyleri ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla ilişkisel desende yapılandırılmış bir araştırmadır. Araştırmanın evreni 2018-2019 Eğitim-Öğretim yılında Siirt şehir merkezinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı kamu okullarında görev yapan 526 sınıf öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmada örneklem alma yoluna gidilmemiş bütün okullara ulaşılarak 369 sınıf öğretmeninin oluşturduğu çalışma grubu ile araştırma sürdürülmüştür. Araştırmada İnce ve Şahin (2015) tarafından uyarlanan "Maslach Tükenmişlik Envanteri" ve Dağlı ve diğerleri (2018) tarafından uyarlanan " Örgütsel Bağlılık Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada verilerin normallik dağılımını belirlemek için basıklık, çarpıklık, ortalama ve medyan değerleri incelenmiş, verilerin normallik ölçütlerini karşıladığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma kapsamında toplanan verilerin analizinde SPSS paket programından yararlanılmıştır. Araştırma dahilinde güvenirlik analizi, frekans tabloları, bağımsız örneklem t-testi, ANOVA, korelasyon ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; sınıf öğretmenlerinin düşük düzeyde tükenmişlik ve orta düzeyde örgütsel bağlılık yaşadıkları anlaşılmıştır. Fark analizi sonuçlarına göre; sınıf öğretmenlerinin genel tükenmişlik ve alt boyutlarında yaş, cinsiyet, medeni durum, hizmet yılı ve sınıf mevcuduna göre anlamlı fark görülmemiştir. Öğretmenlerin genel bağlılık ve alt boyutlarında ise cinsiyet ve hizmet yılına göre anlamlı fark görülmüştür. Ayrıca sınıf öğretmenlerin genel tükenmişlik düzeyleri ve genel bağlılık düzeyleri arasında negatif yönlü orta düzeyde bir ilişki olduğu belirlenmiştir.
Öğretmenlerin sosyal kaytarma davranışları ile iş doyumları arasındaki ilişkide örgütsel bağlılıklarının aracılık rolü
Bu araştırmada, Diyarbakır ilinde kamu ve özel liselerde görev yapmakta olan öğretmelerin sosyal kaytarma davranışları ile iş doyumu arasındaki ilişkide örgütsel bağlılıklarının aracılık rolünün ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Araştırmanın evreni Diyarbakır ili dört merkez ilçesinde (Bağlar, Kayapınar, Yenişehir, Sur) görev yapmakta olan lise öğretmenleridir. Evrenden tabakalı örnekleme yoluyla örneklem seçme yoluna gidilmiş ve böylece 420 öğretmen çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Sosyal kaytarmanın iş doyumu üzerindeki doğrudan etkisi: %7 iken; örgütsel bağlılık da modele dâhil olduğunda toplam etki %12 düzeyine çıkmaktadır. Bu toplam etkinin %5'i örgütsel bağlılığın aracı etkisinden kaynaklıdır. Sosyal kaytarmanın iş doyumu üzerindeki etkisinde p değerinin değişimi izlendiğinde ilk adımda .00 iken, ikinci adımda .03 olmuştur. Bu durum öğretmenlerin sosyal kaytarma davranışları ile iş doyumları arasındaki ilişkide örgütsel bağlılıklarının kısmi aracılık etkisine sahip olduğunu gösterebilmektedir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Kaytarma, İş Doyumu, Örgütsel Bağlılık, Öğretmen
Okul yöneticilerinin kullandığı motivasyonel dil ile okul öncesi öğretmenlerinin örgütsel bağlılıklarının incelenmesi
Araştırmanın amacı, okul öncesi öğretmenlerinin algılarına göre okul müdürlerinin kullandığı motivasyonel dil ile öğretmenlerin örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma ilişkisel tarama modelinde bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini Diyarbakır ili merkez ilçelerinde bulunan okullarda görev yapan toplam 730 okul öncesi öğretmeni; örneklemini ise tesadüfi (raslantısal) örnekleme yöntemi ile belirlenen okullarda görev yapan 352 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak "Motivasyonel Dil Ölçeği" (MDÖ) ve "Örgütsel Bağlılık Ölçeği" (ÖBÖ) kullanılmıştır. Toplanan veriler istatistik paket programına aktarılarak; yüzde analizi, frekans, ortalama, standart sapma, t-testi, ANOVA testi, sperman korelasyon analizi, regresyon analizleri yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, okul yöneticilerinin motivasyonel dil kullanım düzeyleri katılıyorum düzeyinde, öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeyleri ise kararsızım düzeyinde tespit edilmiştir. Okul öncesi öğretmenlerinin motivasyonel dil algılarında; cinsiyet, müdür cinsiyeti, müdürün eğitim durumu, okul türü ve öğretmen yaşı değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeylerinde; müdürün eğitim durumu, okul türü, öğretmen yaşı, aynı okulda çalışma süresi, kıdem ve aynı yönetici ile çalışma süresi değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Motivasyonel dil ile örgütsel bağlılık arasında orta düzeyde pozitif yönlü bir ilişki olduğu ve okul yöneticilerinin motivasyonel dil kullanımının öğretmenlerin örgütsel bağlılığının anlamlı bir yordayıcısı olduğu saptanmıştır.
Examination of the relationship between organizational gossip and commitment in schools according to teacher views
In this study, teachers ' views on organizational gossip and organizational commitment were examined. Organizational gossip can be defined as positive or negative evaluative conversations between at least two people about those who are not in the environment; organizational commitment can be defined as employees continuing to stay in the organization, adhering to the goals of the organization, and working decisively to reflect their good feelings for their and work, the organization. The aim of this research is to examine the relationship between teachers ' views on the functions of organizational gossip and their level of organizational commitment. This research is quantitative research patterned as a relational survey model. The population of the study consists of preschool, primary, secondary and high school teachers working in Siirt province, and the sample is 384 teachers working at the specified school levels. Data from the study was obtained by using the "Organizational Gossip Scale" developed by Han and Dağ lı (2018) and the "Organizational Commitment Scale" adapted by Dağlı, Elçiçek and Han (2018). It was found that the mean of teachers ' views in the dimension of having information of organizational gossip was "medium", the mean of their views on the dimension of developing relations was "low", and the mean of their views on the dimension of organizational harm was "high". No significant differences were found between teachers ' views on organizational gossip according to gender, marital status, school grade, education status, task, professional seniority, and school size variables. A significant difference was found in favor of teachers aged 27-31 in the dimension of having information and developing relations according to the age variable, and teachers who said that they use social media a lot in the dimension of having information compared to the frequency of social media use .It was found that the mean of teachers 'views on the dimension of emotional commitment of organizational commitment was "high", the mean of their views on the dimension of continuance commitment was "moderate", and the mean of their views on the dimension of normative commitment was also "moderate". There was no significant difference between teachers ' views on organizational commitment according to the school size variable. Significant difference was found in the dimension of emotional commitment according to the gender variable, ( male teachers),in the dimension of the continuance commitment and normative commitment according to the age variable, (teachers aged 37 and over), in the dimension of the the continuance commitment and emotional commitment according to the marital status variable (married teachers), in the dimension of continuance commitment according to the school grade worked variable (against teachers working in secondary school), in normative commitment according to the level of education variable, (education status of undergraduate teachers), in the dimension of the variable of emotional commitment and continuance commitment according to the task variable, (teachers whose duties are administrators), in the dimension of continuance commitment and emotional commitment according to the professional seniority variable, (in favor of teachers with professional seniority of 11 years and above.) A negative, low-level, meaningful relation was found between teachers- ' views on the function of having information of organizational gossip and their commitment. It has been found that organizational gossip in school is a meaningful predictor of the level of organizational commitment of teachers. As the harmful functions of organizational gossip increase, teachers- ' commitment decreases.
Öğretmenlerin duygusal emekleri ile tükenmişlikleri arasındaki ilişkide örgütsel bağlılığın aracı rolü
Bu çalışmada öğretmenlerdeki duygusal emek davranışının tükenmişlik üzerindeki etkisinde örgütsel bağlılığın aracı rolünün belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda yapılan çalışmada duygusal emek, tükenmişlik ve örgütsel bağlılık konuları genel çerçevede incelenmiştir. Konu ile ilgili olarak öncelikle duygusal emek kavramı ele alınmış, duygu ve emek kavramları açıklanarak duygusal emek yaklaşımları, duygusal emeği etkileyen faktörler, sonuçları ve öğretmenlerde duygusal emek konularına yer verilmiştir. Ardından örgütsel bağlılık tanımı, düzeylerine göre sınıflandırılması, örgütsel bağlılığın önemi, sonuçları ve yaklaşımlarına değinilmiştir. Son olarak genel hatları ile tükenmişlik kavramına değinilerek öğretmenlerde tükenmişlik ele alınmıştır. Nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeliyle yapılandırılmaya çalışılan bu araştırmanın örneklemi, Siirt ili merkezinde görev yapmakta olan ilk ve ortaokullarında görev yapan 1490 öğretmen arasından kolay örnekleme tekniği ile ulaşılan 371 öğretmenden oluşmaktadır. Öğretmenlerin duygusal emek, tükenmişlik ve örgütsel bağlılık düzeyleri arasındaki ilişkilerin tespit edilmesi için araştırmanın verileri literatürde kabul görmüş "Duygusal Emek Ölçeği", "Örgütsel Bağlılık Ölçeği", "Maslach Tükenmişlik Ölçeği" ve araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu aracılığıyla toplanmıştır. Analiz sonuçları incelendiğinde, öğretmenlerin duygusal emek ölçeğinin, samimi davranış alt boyutunda; tükenmişlik ölçeğinin duygusal tükenme alt boyutunda; örgütsel bağlılık ölçeğinin ise duygusal bağlılık alt boyutunda en yüksek ortalamaya sahip oldukları anlaşılmıştır. Yapısal eşitlik modellemesi sonucu, öğretmenlerin duygusal emek davranışının tükenmişlikleri üzerinde orta düzeyde pozitif yönlü etkiye; örgütsel bağlılıkları üzerinde düşük düzeyde negatif yönlü etkiye sahip olduğu anlaşılmıştır. Bununla birlikte örgütsel bağlılıklarının ise tükenmişlikleri üzerinde düşük düzeyde negatif yönlü etkiye sahip olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca araştırmada duygusal emek ile tükenmişlik arasındaki ilişkide örgütsel bağlılığın düşük düzeyde aracılık etkisinin olduğu tespit edilmiştir.
Örgütsel bağlılığın yeşil örgütsel davranış üzerine etkisi: Selçuk Üniversitesi idari personeli örneği
Günümüzde sürdürülebilirlik hedeflerinin kurumsal düzeyde benimsenmesi, tüm örgütler için büyük önem taşımaktadır. Bu çerçevede kamu sektörü, özel sektör ve gönüllü kuruluşlar gibi alanlarda faaliyet gösteren tüm örgütler, sürdürülebilir bir çevre politikası çerçevesinde mal ve hizmet üretme stratejisi ve politikalarını ön plana çıkarmışlardır. Özellikle üniversiteler hem eğitim hem de kurumsal sorumluluk açısından çevreci davranışların yaygınlaştırılmasında öncü kurumlardır. Üniversitelerde görev yapan idari personelin yeşil örgütsel davranış düzeyleri ve bu davranışları etkileyen faktörlerin incelenmesi, sürdürülebilirlik politikalarının tabana yayılması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu tez çalışması, bu gereklilikten hareketle, örgütsel bağlılık ile yeşil örgütsel davranış arasındaki ilişkiyi değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın temel varsayımı, örgütsel bağlılığın yeşil örgütsel davranış üzerindeki etkisi üzerine oluşturulmuştur. Çünkü örgütsel bağlılığı yüksek olan çalışanların, örgütün benimsediği strateji ve politikaları desteklemeleri ve hatta daha fazlasını yapmaya yönelik çaba ve arzularını ortaya koymaları beklenmektedir. Araştırmanın evrenini, Selçuk Üniversitesi'nde çalışan idari personeller oluşturmaktadır (N=4.354). Evrenin içinden kolayda örnekleme yöntemi ile seçilen 416 idari personel ise araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Çevrim içi bir anket formu aracılığıyla elde edilen veriler, SPSS 25 ve AMOS 23 programları aracılığıyla çözümlenmiştir. Ölçeklerin geçerliliğini inceleyebilmek için doğrulayıcı faktör analizi yapılmış, güvenilirliklerini değerlendirebilmek için Cronbach Alpha katsayılarına bakılmıştır. Değişkenlere ait tanımlayıcı istatistiklerden elde edilen bulgulara göre katılımcıların orta düzeyde örgütsel bağlılığa (x̄=3,14) ve yüksek düzeyde yeşil örgütsel davranışa (x̄=4,34) sahip oldukları belirlenmiştir. Pearson korelasyon analizi bulgularına göre örgütsel bağlılık ile yeşil örgütsel davranış arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif ilişki tespit edilmiştir (r=0,227, p<0,05). Ayrıca örgütsel bağlılık ile yeşil örgütsel davranışın tüm alt boyutları arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkiler olduğu görülmüştür. Araştırma kapsamında oluşturulan hipotezleri test edebilmek için yol analizi ve yapısal eşitlik modellemesi (YEM) uygulanmıştır. YEM analizi bulgularına göre örgütsel bağlılığın yeşil örgütsel davranış üzerinde %37 düzeyinde pozitif etkili olduğu belirlenmiştir (β=0,370, p<0,05). Ayrıca örgütsel bağlılığın, yeşil örgütsel davranışın alt faktörleri olan çevresel duyarlılık (β=0,248, p<0,05), çevresel katılım (β=0,394, p<0,05), ekonomik duyarlılık (β=0,332, p<0,05), yeşil satın alma (β=0,331, p<0,05) ve teknolojik duyarlılık (β=0,219, p<0,05) faktörleri üzerinde istatistiksel açıdan anlamlı ve pozitif yönlü etkisi olduğu tespit edilmiştir. Buna göre örgütsel bağlılığın, yeşil örgütsel bağlılığın alt faktörleri arasında en yüksek düzeyde çevresel katılım faktörü üzerinde etkili olduğu gözlenmiştir. Bu sonuçlar, üniversitelerde sürdürülebilirlik odaklı çalışan davranışlarının artırılmasında, çalışanların örgütsel bağlılıklarının güçlendirilmesinin önemli bir unsur olduğunu göstermektedir. Araştırmanın sonunda, yöneticilere ve sonraki araştırmalara yönelik çeşitli önerilere yer verilmiştir.
Yöneticilerin liderlik davranışlarının çalışanların örgütsel bağlılıklarına etkisi
Yöneticilerin liderlik davranışlarının çalışanların örgütsel bağlılıklarına etkisinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilen çalışma X ve Y şirketlerinde çalışan 162 personel üzerinde uygulanmıştır. Personellerin örgütsel bağlılıklarını ölçmek için Meyer, Allen ve Smith tarafından geliştirilmiş örgütsel bağlılık ölçeği, liderlik davranışlarını ölçmek için Kent tarafından geliştirilmiş olan ve liderlik davranışlarının beş boyutunu ölçmeyi amaçlayan "Liderlik Davranışları Envanteri"; Avolio, Bass ve Jung tarafından geliştirilmiş transaksiyonel ve tranformasyonel liderlik boyutlarını ölçmeyi amaçlayan "Çokboyutlu Liderlik Soruları", isimli anket formları incelenmiştir. İncelenen anket formlarından da yararlanılarak, Goleman'ın dünya çapında 3800 yöneticinin davranışlarını analiz ederek oluşturduğu "Liderlerin Davranış Repertuarı"nı temel alan liderlik davranışı soruları geliştirilerek liderlik davranışı ölçeği kullanılmıştır. Uygulama sonucunda elde edilen sonuçlar, yöneticilerin vizyoner, katılımcı ve otokratik liderlik davranışları güçlendikçe çalışanların örgüte olan devamlılık ve normatif bağlılıkları artmaktadır. Yöneticilerin eğitici ve ilişki odaklı liderlik davranışları güçlendikçe çalışanların örgüte olan duygusal, normatif ve devamlılık bağlılıkları artmaktadır. Çalışanların yöneticilerin yaptıkları liderlik davranışlarına olan genel memnuniyet düzeyleri arttıkça örgüte olan bağlılıkları devamlılık ve normatif bağlılıkları açısından artmaktadır olarak tespit edilmiştir.
Liderlik kuramları ve dönüştürücü liderlik kuramının çalışanların örgütsel bağlılık algıları üzerindeki etkisine yönelik uygulamalı bir araştırma
Lider; insanların amaçlarını gerçekleştirmesi sürecinde, onlara ilham veren, eylemlerini hayata geçirme eğilimlerini motivasyon yoluyla tetikleyen, ortak eylem konusunda sinerjik güç yaratmalarını sağlayan ve tüm bunları yaparken ussal, planlı, analitik düşünen, bir takım oluşturarak; koşullara, materyallere, izleyicilerin yapısına ve faaliyetin doğasına uyumu misyon edinen ve tasarladığı vizyonu onlara benimsetip, büyük bir güven ortamı içerisinde amaçlara yürümede harekete geçirici gücü karizma ve zihni dehası ile elinde bulunduran kişidir. Liderliğin kazanımına ilişkin olarak yapılmaya başlanan araştırmalar, zaman içerisinde liderin hangi koşullarda, ne tarz bir yönetim stilini benimseyerek başarılı olabileceği üzerine odaklanmıştır.Süre gelen araştırmalar içerisinde bilhassa 1978 yılında Burns'un çalışmalarıyla geniş bir yankı bulan "Dönüştürücü Liderlik Yaklaşımı" değişen koşullara uyumu hedef alması ve günümüzün en önemli ihtiyacı olan değişimi işlemesi nedeniyle diğer yaklaşımlara göre daha geniş bir yankı bularak, sosyal bilimler alanında en çok araştırılan konulardan biri halini almıştır. Değişimi yönetme konusunda örgütsel manada gerekli diğer bir unsur da kuşkusuz, çalışanlar ve algıladıkları örgütsel bağlılık düzeyleridir. Yapılan çalışmada dönüştürücü liderliğe ilişkin "İlham Veren Motivasyonu ile Ekip Ruhu Kazandırma" "Vizyoner Bakış Açısı ve Uygun Rol Model Tarzı ile Amaç Bütünlüğü Sağlama" ve "Yüksek Başarı Beklentisi ile Entelektüel Teşvik Sağlamak" olmak üzere üç faktör elde edilmiştir. Bu açıdan yaklaşılan "Dönüştürücü Liderlik" ve "Örgütsel Bağlılık" algı düzeyleri arası "İlham Veren Motivasyonu ile Ekip Ruhu Kazandırma" boyutu ile Örgütsel Bağlılık arasında düşük bir korelasyon bulunmaktadır. Ayrıca demografik veriler ile yapılan karşılaştırmalar sonucu "Vizyoner Bakış Açısı ve Uygun Rol Model Tarzı ile Amaç Bütünlüğü Sağlama" ile çalışma süresi arasında ilişki bulunurken, "Vizyoner Bakış Açısı ve Uygun Rol Model Tarzı ile Amaç Bütünlüğü Sağlama"ile ücret, yaş ve örgütsel bağlılık arasında bir ilişki olduğu saptanmıştır.Anahtar Kalimeler:Liderlik, Liderlik Kuramları, Dönüştürücü Liderlik Kuramı, Örgütsel Bağlılık
Çalışma etiği ve boş zaman etiği değerlerinin örgütsel bağlılık üzerindeki etkileri üzerine bir alan araştırması
Günümüzde örgütlerde, örgütsel sisteme ve işe yönelik olumsuz tutum ve davranışlar giderek artmaktadır. Böyle bir ortamda, çalışanların işe ve örgüte olan bağlılık duygularının gelişmesi ise giderek zorlaşmaktadır. Bir taraftan çalışanların örgütsel bağlılık duygularının geliştirilmesi diğer taraftan ise onların iş performanslarını etkileyen çalışma etiği ve boş zaman etiği kavramlarının çözülmesi gerekliliği doğmaktadır. Bu çerçevede çalışmada örgütsel bağlılık ile çalışma etiği ve boş zaman etiği arasındaki ilişki kavramsal olarak ortaya konulmuştur. Çalışmada örgütsel bağlılık ve örgütsel bağlılığın sağlanmasında etkili olan faktörler; çalışma etiği ve boş zaman etiği kapsamına giren davranışlar ve bu davranışlar ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişki ayrıntılı olarak incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Örgütsel Bağlılık, Çalışma Etiği, Boş Zaman Etiği
Yükseköğretim kurumlarında akademisyenlerin örgütsel bağlılığının iş tatminine etkisi: Plato Meslek Yüksekokulu, Beykoz Lojistik Meslek Yüksekokulu, Beykent Üniversitesi saha araştırması
Uzun yıllardan beri örgütsel bağlılık ve iş tatmini alanında çok çeşitli çalışmalar yapılmaktadır. Örgütsel bağlılık ve iş tatmini alanında yapılan çalışmalar çok çeşitli sektörleri kapsamaktadır. Eğitim kurumları özellikle de yükseköğretim kurumlarında yapılan örgütsel bağlılık ve iş tatmini çalışmaları, kurumlarda çalışan kişilerin bağlılık ve tatmin düzeylerini görmek açısından yararlı çalışmaları içermektedir. Ülkemizde de yükseköğretim kurumlarında çalışan akademisyenlerin bağlılık ve tatmin düzeyleri de araştırmacılar için ciddi bir çalışma alanı oluşturmaktadır. Özellikle de son yıllarda artan yükseköğretim kurumlarının sayısı da bu tür çalışmaların daha da artmasını sağlamıştır.
Takım çalışması ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişkiye yönelik uygulamalı bir araştırma
Takım çalışması; organizasyon yapılarının hızla değişen koşullara uyum sağlaması nedeniyle, sosyal bilimler alanında önemli konulardan biri halini almıştır. Değişimi yönetme konusunda, örgütsel anlamda önemli bir diğer konuda kuşkusuz, çalışanlar ve algıladıkları örgütsel bağlılık düzeyleridir. Bu iki önemli konu arasındaki ilişkiyi araştırmak üzere, bu çalışmada hizmet sektörü hedef alınmıştır. Hizmet sektöründe faaliyet gösteren dört işletmede toplam 257 adet anket uygulaması gerçekleştirilmiştir.Bu çalışmada yapılan anketler sonucunda, takım çalışmasına ilişkin "Takımın Önemi ve Takımda İletişim" ve " Takım Sinerjisi ve Takımda Yeni Fikirler" olmak üzere iki faktör elde edilmiştir. Örgütsel bağlılık algı düzeyleri konusunda ise; "Duygusal Bağlılık", "Normatif Bağlılık", "Devamlılık Bağlılığı" ve "Çok Boyutlu Bağlılık (Karma Bağlılık)" olmak üzere dört boyut elde edilmiştir.Takım çalışmasının örgütsel bağlılık ile olan ilişkisini belirlemek üzere yapılan analizler sonucunda ise, "Takım Çalışması" ile "Örgütsel Bağlılık" arasında pozitif yönde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Diğer taraftan; demografik veriler ile yapılan karşılaştırmalar sonucu; "Normatif Bağlılık" boyutuna ilişkin olarak bayan ve erkek katılımcıların verdikleri cevaplar arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Çalışmada yer alan dört farklı yaş grubunun "Çok Boyutlu Bağlılık (Karma Bağlılık" konusunda verdiği cevaplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Katılımcıların "Takım Sinerjisi ve Takımda Yeni Fikirler" algıları mevcut işletmedeki çalışma sürelerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermektedir. Ayrıca, katılımcıların "Normatif Bağlılık" düzeyleri mevcut işletmedeki çalışma sürelerine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermektedir.Anahtar Kalimeler: Takım, Takım Çalışması, Örgütsel Bağlılık
İş tatmini ve örgütsel bağlılık arasındaki ilişki ve bir uygulama
Kurum yapısının iyi olması, tek başına kurumun başarılı olması için yeterli değildir. Kurumların uzun yaşayabilmeleri için, çalışanların amaçları ile kurumun amaçları uyumlu olmalıdır.Bu araştırmanın amacı, Azersu Devlet Şirketinde çalışan işgörenlerin iş tatmini ve örgütsel bağlılık faktörlerinin seviyesini belirlemektir. Anket çalışmamız 156 çalışanlar üzerinde uygulanmıştır. Araştırmamızın sonucu olarak, örgütsel bağlılığın Azersu Devlet Şirketi çalışanlarının iş tatminleri üzerinde olumlu etkisi olduğu ve örgütsel bağlılık ile iş tatmini arasında pozitif ilişki olduğu ortaya çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: İş tatmini, Örgütsel Bağlılık, Bağlılık.
Etkileşimci ve dönüşümcü liderlik davranışları ile örgütsel bağlılık ilişkisinde örgüt kültürünün rolü: Sağlık kuruluşunda bir uygulama
Örgütsel davranış disiplini, 20. yüzyıldan sonra önem kazanmıştır. Bu disiplininin konularından, liderlik, örgütsel bağlılık ve örgüt kültürü kavramları ile ilgili pek çok araştırma yapılmış ve kuramlar geliştirilmiştir. Bu çalışmada, liderlik ve örgütsel bağlılık ilişkisinde örgüt kültürünün rolü olup olmadığı araştırılmıştır. Çalışmada; liderlik, örgütsel bağlılık ve örgüt kültürü kavramları ile ilgili literatür taraması yapılarak, kavramlar ve ilgili yaklaşımlar açıklanmıştır. Araştırma konusunun seçiminde temel hareket noktası; gerek ulusal gerekse uluslararası çalışma sayısının çok sınırlı olması ve özellikle sağlık alanında Türkiye'de konuyla ilgili gerçekleştirilmiş bir çalışmaya rastlanmamasıdır. Özel bir sağlık grubu bünyesinde yer alan dört hastanede yapılan uygulamayla, farklı görevlerdeki çalışanların algıladıkları etkileşimci ve dönüşümcü liderlik davranışları ile örgütsel bağlılık düzeyleri arasındaki ilişkide örgüt kültürünün aracılık etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda dört hastanede görev alan toplam 416 iş görene anket uygulanmıştır. Çalışanların algıladıkları liderlik davranışları, örgütsel bağlılık düzeyleri ve örgüt kültürünü tespit etmek amacıyla kullanılan anket dört bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde, çalışanların demografik bilgilerine ilişkin sorular yer almaktadır. İkinci bölümde, çalışanların algıladıkları etkileşimci ve dönüşümcü liderlik davranışlarını saptamak amacıyla kullanılan ve 36 ifadeden oluşan "Çok Faktörlü Liderlik Ölçeği" bulunmaktadır. Anketin üçüncü bölümünde çalışanların örgütsel bağlılık düzeylerini belirlemek üzere 18 ifadeden oluşan "Üç Bileşenli Örgütsel Bağlılık Ölçeği" yer almaktadır. Son bölümde ise örgüt kültürünü tespit etmek üzere Hofstede'in geliştirdiği, 19 ifadeden oluşan "Örgüt Kültürü Ölçeği" bulunmaktadır. Bu araştırmada doktorların, hemşirelerin ve idari personellerin algıladıkları etkileşimci ve dönüşümcü liderlik davranışları ile örgütsel bağlılık düzeyleri arasındaki ilişki ve bu ilişkide örgüt kültürünün rolü yapısal eşitlik modeli kurularak analiz edilmiştir. Araştırmada, sağlık grubunda çalışan doktorların, hemşirelerin ve idari personellerin algıladıkları etkileşimci ve dönüşümcü liderlik davranışları ile örgütsel bağlılık düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. Örgüt kültürü ve örgütsel bağlılık arasında ise hemşireler ve idari personeller için istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilirken, doktorlar için anlamlı bir ilişkiye rastlanamamıştır. Bu nedenle, örgüt kültürünün, etkileşimci ve dönüşümcü liderlik davranışları ile örgütsel bağlılık arasındaki ilişkide hemşireler ve idari personeller için aracılık etkisinden söz edilebilirken, doktorlar için aracılık etkisinden bahsedilememektedir.
Liselerde çalışan öğretmenlerde örgütsel bağlılık ile örgütsel sessizlik arasındaki ilişkinin saptanması (Eyüp ilçe örneği)
Bu çalışmanın amacı, liselerde çalışan öğretmenlerin Örgütsel Bağlılık ile Örgütsel Sessizlik arasındaki ilişkilerinin duygusal bağlılıklarını karşılaştırmaya çalışmaktır. Araştırmanın evrenini İstanbul ili Eyüp ilçesi 2014-2015 eğitim – öğretim yılında, aktif olarak çalışmaya devam eden Liselerden oluşmaktadır. Bu araştırmada seçilen tüm örneklemler, İstanbul Eyüp İlçesinde bulunan 14 Lisede görev yapmakta olan toplam 260 okul yöneticisi ve öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın neticesinde; cinsiyet farklılığı açısından bayan çalışanlarının örgüt içi sessizlik durumlarının erkeklere oranla daha fazla sessiz kaldığı, branşları bakımından Dil (Türk Dili ve İngilizce) öğretmenlerinin diğer branşlardaki öğretmenlere oranla daha çok sessiz kaldığı, bu öğretmenlerin çalışma süresi bakımından 10 yıl ve daha fazla kıdeme sahip olan öğretmenlerin örgüte bağlılıklarının daha yüksek olduğu izlenmektedir. Yaşları ve mesleki çalışma süreleri bakımından ise öğretmenlerin örgütsel bağlılık ile örgütsel sessizlik algıları arasında çok büyük farklılıklar bulunmamaktadır. Anahtar Sözcükler: Öğretmen, Bağlılık, Sessizlik, Lise, Örgütsel Bağlılık, Örgütsel Sessizlik, Çalışan
İstanbulda bulunan ortaokul kurumlarında görev yapan görsel sanatlar öğretmenlerinin mobbing (yıldırma) yaşama düzeyleri ile örgütsel bağlılık düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmada, ortaokullarda görev yapan görsel sanatlar öğretmenlerinin mobbing (yıldırma)yaşama düzeyleri ve bu düzeyin örgütsel bağlılık düzeylerine etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda İstanbul'un Anadolu ve Avrupa yakasında 14 ilçede bulunan resmi ve özel ortaokullarda görev yapan toplam 145 görsel sanatlar öğretmenine, kişisel bilgiler, olumsuz davranışlar ve örgütsel bağlılık ölçekleri uygulanarak, öğretmenlerin olumsuz davranışlar ve örgütsel bağlılık puanlarının demografik özellikleriyle olan ilişkisi ve olumsuz davranış uygulanma düzeyinin örgütsel bağlılıklarına etkisi tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırma sonucunda; ortaokul kurumlarında çalışan Görsel Sanatlar öğretmenlerinin yıldırma eylemlerine maruz kalma düzeylerinin düşük olduğu (%30),mobbing'e uğrayan öğretmenlerin, örgüte uyum, örgütle özdeşleşme ve örgütü içselleştirme düzeylerinde düşüş yaşandığı, Görsel Sanatlar öğretmenlerinin mobbing (yıldırma) yaşama düzeylerinin okul türü, cinsiyet, yaş, medeni durum, kıdem, görsel sanatlar öğretmenliğindeki kıdem ve eğitim durumlarına göre yapılan karşılaştırmalarda anlamlı bir fark göstermeyip eşit düzeyde yaşandığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeyleri, cinsiyet, yaş, medeni durum, kıdem ve eğitim durumu değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeylerinde okul türüne göre, örgüte uyum, örgütle özdeşleşme ve örgütü içselleştirme alt boyutlarında anlamlı bir farklılık bulunmaktadır. Öğretmenlerin mobbing (yıldırma) ölçek puanları ile örgütsel bağlılık puanları arasındaki ilişki incelendiğinde; yıldırma ile örgütsel bağlılık alt boyutlarından uyum arasında anlamlı bir fark olmamakla birlikte mobbing ve örgütsel bağlılığın özdeşleşme ve içselleştirme alt boyutları arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Örgütsel bağlılık alt boyutları kendi içinde değerlendirildiğinde ise; uyum ile özdeşleşme ve içselleştirme arasında anlamlı bir fark olmakla birlikte, özdeşleşme ve içselleştirme alt boyutları arasında ise anlamlı bir farklılık bulunmamıştır.