Sermaye

Bu konu başlığı altında 101 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Makroekonomik faktörlerin sermaye yapısı üzerindeki etkisi: Sektörel bir inceleme

Sermaye yapısı, sermaye maliyeti, bütçelemesi ve firmaların piyasa değeri üzerinde etkili olduğundan, finans literatürü açısından önemli bir kavramdır. Bu nedenle firma sahip veya sahipleri servetlerini üst düzeye çıkaracak optimal sermaye yapısını belirlemek isterler. Firmaların sermaye yapısı kararlarını firma ve ülke düzeyindeki faktörler etkilemektedir. Firmaların faaliyetleri sonucu elde ettiği ve firma tarafından kontrol edilebilen değişkenler firma düzeyindeki faktörler olarak ifade edilebilir. Firma tarafından kontrol edilemeyen mevcut ekonomik duruma göre belirlenen enflasyon, döviz kuru, faiz oranı, gayri safi yurt içi hasıla (GSYH) büyüme oranı gibi makroekonomik faktörler ise sermaye yapısını etkileyen ülke düzeyindeki faktörlerdir. Bu çalışmada temel makroekonomik faktörlerin sermaye yapısına etkileri araştırılmak istenildiğinden, 2011-2020 yıllarına ilişkin enflasyon, faiz, GSYH büyüme oranı ve döviz kuru ile sektörlerin finansal kaldıraç oranı kullanılarak basit doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Analizde kullanılan bağımlı değişken finansal kaldıraç (borç/varlık) oranıdır. Bağımsız değişkenler ise enflasyon, faiz, GSYH büyüme oranı ve döviz kurudur. Yapılan regresyon analizi sonucunda; GSYH büyüme oranı ile döviz kurunun genel olarak sektörlerin sermaye yapısı üzerinde istatistiki olarak anlamlı etkisi bulunmaktadır. Faiz oranı ile enflasyon oranının ise belirli sektörler açısından pozitif yönde anlamlı etkisi olduğu görülmüştür. Bulunan sonuçlar dengeleme teorisi ile paralellik göstermektedir.

Finansal kaldıraçlarKaldıraç oranlarıMakroekonomik etki+4
Canan Durum Ergel
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eğitimin kamusal niteliğinin Bourdieu'nün Sermaye Kuramı çerçevesinde irdelenmesi

Bu çalışmanın amacı eğitimin kamusal niteliğini Pierre Bourdieu'nün sermaye kuramı çerçevesinde irdelemektir. Eğitim pek çok zaman toplumsal hareketliliği olanaklılaştıran bir hizmet olarak nitelenmektedir. Oysaki gündelik hayatta eğitim hizmetinin sunumundaki aksamaların sıklıkla sosyal kaynaşma önünde bir engel teşkil ettiği gözlemlenmektedir. Farklı ekonomik, sosyal ve kültürel sermaye stoklarına sahip üyelerden oluşan toplumlarda dayanışma pratiklerinin yaygınlaşması ve içtimai uyumun sağlanması için kamu kesiminin eğitimde fırsat eşitliğini sağlaması elzemdir. Tez araştırması kapsamında Bourdieu sosyolojisi perspektifinden yapılan irdelemeler çerçevesinde kamu kesiminin gerekli düzenlemeleri yapmaması durumunda eşitsizliklerin yeniden üretiminin kaçınılmaz olduğu değerlendirilmiştir.

Bourdieu, PierreEğitimEğitim hizmetleri+3
Hilal Kayacı
Hacettepe University
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sermaye - enerji ikame edilebilirliği : Türkiye imalat sanayi örneği

Bu çalışmada Türkiye imalat sanayi firmaları için 2005-2013 yılları arasında sermaye-enerji ikame edilebilirliği firma düzeyinde veri kullanılarak incelenmektedir. Çalışma kapsamında translog maliyet fonksiyonu ve faktör pay denklemleri tekrarlı görünürde ilişkisiz regresyon (iSUR) yöntemi ile tahmin edilmiştir. Tahmin sonuçlarından elde edilen katsayılar kullanılarak çapraz fiyat esneklikleri ve Morishima ikame esneklikleri hesaplanmıştır. Çalışmada ayrıca firma büyüklüğü, ticaret statüsü ve enerji kullanım yoğunluğuna göre gruplandırılan firmalar için tahmin ve esneklik hesaplama süreçleri tekrarlanmıştır. Çalışmanın sonucunda çapraz fiyat esnekliğine göre ortalama bir Türkiye imalat sanayi firmasında enerji fiyatlarında ortaya çıkan %1 oranındaki artışın sermaye talebini %0.029 arttırdığı belirlenmiştir. Diğer yandan Morishima ikame esnekliğine göre enerji fiyatında ortaya çıkan aynı oranda artış sermaye-enerji oranını %1.245 arttırmaktadır. Çapraz fiyat esnekliği sonuçları firma büyüklüğü ve ticaret statüsünden etkilenmezken; enerji kullanım yoğunluğu arttıkça çapraz fiyat esnekliğinin yükseldiği görülmektedir. Sermayenin enerjiye ikamesini gösteren Morishima ikame esnekliği sonuçları ise firma büyüklüğü ve enerji kullanım yoğunluğu arttıkça firmaların teknolojik ikame olanaklarının arttığını göstermektedir.

EnerjiPanel veri modelleriPara ikamesi+5
Pınar Sezer
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Effects of bank recapitalisation on Nigerian banking system

The aim of the thesis is to investigate the effect of bank recapitalisation on Nigeria banking system. Bank recapitalization increases an amount of long term finances used in financing the organization. The existence of effect of bank recapitalization in the Nigerian banking sector is estimated using an autoregressive regression model. To estimate the regression model data from pre and post-recapitalization periods of the Nigeria banking industry was used. The data were collected from money and credit statistics department of the CBN. Several banking variables were used to check the effect of recapitalization. The variables are base money, broad money, credit to government, credit to private sector, demand deposits, narrow money, net domestic credit, net foreign assets for the 2000-2016 period. At first, descriptive statistics of the variables are investigated. After interpretation of the descriptive statistics of the variables for both before and after recapitalisation period seasonality of the series are investigated. Based on the seasonality results all series are seasonally adjusted. Rest of the empirical application is done by using seasonally adjusted series. After these, the unit root test used to determine integration level of the variables. At last autoregressive models are estimated using stationary series for each variable. In these models the dummy variable used to see if there is a change after recapitalization period. The results prove that recapitalization increases base and broad money of a commercial bank and it ensures more liquidity. The results also prove that after recapitalisation, a stronger and more stable banking system is seen.

Bank depositsBanking sectorBanking system+3
Oluwole Danıel Ogunkola
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The effect of capital and labor on productivity on Turkish textile companies

The Turkish textile and clothing industry has contributed to the economic growth of Turkey for years now which has brought a considerable amount of output in business areas and world trade markets. The Turkish Textile companies played an important role in exportation, job availability and technological development. Due to the constant remark in the progressive industrial performance of the Turkish textiles and apparel industries which have improved daily life of people in the society. Hence the present study aims to analyze the effect of the relationship of labor and capital on the productivity for 8 different Turkish textile firms which covers a duration of 9 years from 2009 to 2017. Again, the 8 textile companies were chosen from Turkish Istanbul Chambers of Commerce 500 Largest companies, thus, gross added value was considered as the output are capital and labor ( number of employees ) as inputs. Capital and labor are the independent variables and gross value addition the dependent variable. The main objective of study applied correlation analysis to ascertain the strength of the relationship between the dependent and independent variables that is the relation between capital, labor and productivity. The regression analysis model analyzed the effect of change of capital and labor on the productivity for the Turkish textile and apparel industries. The findings from the analysis concluded that there is a relationship between capital and labor on productivity and capital and labor have an effect on the productivity for the Turkish textile industries from the peroid of 2009 to 2017 for the study. Keywords: Productivity, Textile industries in Turkey, Ready to wear, Output, Input.

Ready made wear industryReady wear sectorCapital+6
Max Dula Jaff
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoktoraAçık ErişimTR

Entelektüel sermayenin işletme performansına etkisinde yenileşimi destekleyen örgüt ikliminin rolü: Büyük ölçekli işletmelerde bir araştırma

Özellikli teknikler ve ürünler gibi maddi olmayan varlıkları, üretime ve pazar bilgisine özgü teknik bilgiyi ve kendi rekabetçi zekalarını kullanarak rekabet avantajı sağlayan işletmelerin yenileşimi destekleyen işletmeler oldukları da bilinmektedir. Rekabetçi işletmelerin en değerli varlıklarından biri olarak entelektüel sermayenin yenileşimi destekleyen örgüt iklimine ve işletme performansına etkilerini araştırmakla önemli bulgular elde edileceği düşünülmüştür. Bu çalışmada, entelektüel sermaye ile işletme performansı arasındaki ilişkinin ve bu ilişkide yenileşimi destekleyen örgüt ikliminin rolünün araştırılması amaçlanmıştır. İşletmelerin bazı özelliklerinin entelektüel sermaye, yenileşim ve performans ilişkilerindeki rolünün araştırılması araştırmada ikincil olarak amaçlanmıştır.

Entelektüel sermayeFirma performansıKOBİ+6
Akın Tunçer
Haliç University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çalışma sermayesinin işletme performansı üzerindeki etkisi: Borsa İstanbul üzerine bir inceleme

Dönen varlıklara yatırım olarak da ifade edilen çalışma sermayesi, bir işletmenin faaliyetlerini sağlıklı bir biçimde yürütebilmesi için sahip olması gereken ve bir yıl içinde paraya dönüşmesi, tüketilmesi veya kullanılması beklenen varlıklar olarak tanımlanır. Çalışama sermayesi yönetiminde meydana gelen olumsuzluklar işletme faaliyetlerini aksatmakta ve işletmenin asli hedefi olan değer maksimizasyonundan uzaklaştırmaktadır. Çalışmamızın ana amacı çalışma sermayesinin firma performansına etkilerini ölçmektedir. Bu amacı gerçekleştirmek için Borsa İstanbul'a kayıtlı 140 firmanın 2008-2017 yılları arasındaki verileri değerlendirilerek firma performansı üzerinde çalışma sermayesinin nasıl bir etki yarattığını tespit etmeye çalışılmıştır. Yapılan çalışma sonucunda, çalışma sermayesi bileşenleri ile firma karlılığı arasında negatif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir.

Borsa İstanbulFirma performansıPerformans+2
Haşim Çakı
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

2008 kriz sürecinde çalışma sermayesini etkileyen muhasebe değişkenlerinin değerlendirilmesi

Çalışmada farklı sektörlerde aktif olarak faaliyet gösteren şirketlerin, küresel kriz döneminde çalışma sermayesi gereksinimlerini etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmanın analiz ufku olarak 2005 – 2015 yılları arası kullanılmıştır. 2005 – 2015 yılları arasındaki dönemin kullanılmasının sebebi 2008-2010 yılları arasında ABD'de konut kredilerine dayalı olarak ortaya çıkan ve tüm dünyada etkili olan küresel finansal kriz ve 2010-2012 yılları arasında etkisini gösteren Avrupa Borç Krizi dönemlerinde Türk şirketlerinin çalışma sermayesi gereksinimlerini etkileyen faktörlerin belirlenmek istenmesidir.

Ekonomik kriz 2008KrizKriz yönetimi+6
Tuğba Memilioğlu
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The impact of human and structural capital on financial performance: An empirical study on bank of Bagdad and Gulf bank

The goal of this study is to examine the role of human and structural capital in attaining bank financial performance, using the Bank of Bagdad and the Gulf Commercial Bank in Bagdad, Iraq as research population. Human capital and structural capital are characterized as the intellectual ability of the human resource in an organization. Human capital and structural capital impact the areas of producing ideas related to the strategic and creative development of systems, and approaches of the organization, so the organization can accomplish its objectives and achieve positive outcomes. In this study, the effect of human and structural capital on financial performance is investigated using a questionnaire. In this study, a survey method was chosen to examine the impact of human capital and structural capital on financial performance, and questionnaires were sent to experienced bank employees. With the correlation and regression analyzes, the hypotheses that human capital and structural capital have significant and positive effects on banks' financial performance were supported.

BanksHuman capitalFinancial performance+5
Saad Saleh Abbood
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Somali'de sermaye birikiminin ekonomik büyümeye etkisi

This study examines the consequence of capital accumulation on economic growth in Somalia from 1989 - 2020. To create an economic model and assess the data, econometric methods of the OLS model were utilized. All variables underwent the unit root test, and some of them were discovered not to be stationary in the first difference model, but they are all stationary at the second level. An experiment of the Johnson co-integration hypothesis revealed that there is at least one co-integration between the variables of GDP, gross capital formation, export, saving, and exchange rate. The study set up a strong long-term correlation between Capital Accumulation and Economic Growth in Somalia. The research effort's empirical findings were created on the impact of capital accumulation on the expansion of the Somali economy. A policy recommendation was made such as government should sufficiently mobilize enough and allocate to the real sector for appropriate use and they must shape a good project system that is capable to meet up the demand of domestic and foreign investors.

Exchange rateEconomic growthEconomic effect+7
Aısha Abdullahı Mohamed
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The effect of foreign direct investment on agriculture production in Djibouti

This study experimentally investigates the effect of foreign direct investments on Djibouti's agricultural production. The researcher has chosen a sample of 34 years' worth of data collection records from 1980 to 2014 taken from Sesric's Djibouti Economic Data repository. By using fundamental correlation and deterministic models, econometric procedures are enhanced. Data have evaluatwaswere done and all variables were examined for their unit roots, and they were stationary in the first-difference model while they were non-stationary in the level model. Descriptive statistics tests, the LMS test, the data Unit root test, the ARDL model (ECM regression), the heteroskedasticity test, (Breusch Pagan Godfrey) Ramsey test, and model stability tests are also used. According to this research Agriculture production is the dependent variable while Foreign Direct Investment (FDI), labor, and capital act as the independent factors. The researcher has demonstrated in this research that foreign direct investment and the productivity of Djibouti's agricultural sector are directly linked based on the data.

DjiboutiForeign direct investmentsLabour+4
Mohamed Amın Alı Elmı
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The impact of foreign trade on the economic growth of Iraq (1980-2020)

The issue of economic growth and its connection to foreign trade is one of the issues that has become of great importance to all countries, especially developing countries such as Iraq, as trade openness is of great importance in supporting the economy. In general, there are many studies that focused on the advantages of foreign trade and its positive impact on economy, as well as there are studies that conclude that foreign trade may also have a negative impact on GDP growth. Iraq is considered one of the developing countries that seeks to increase its domestic product and achieve growth that is reflected in the standard of living of the Iraqi citizen through the development of its oil and non-oil exports and its good trade relations with other countries of the world, in addition to making better use of capital and work. This study seeks to explore the relationship between foreign trade and the growth of Iraq's GDP from 1980 to 2020 by taking the variables of trade openness, capital, and work as independent variables, and the GDP variable as a dependent variable. In this thesis, the researcher relied on the testing approach associated with the ARDL model, which was developed by Pesaran, Shin, and Smith (2001) to test the relationship between GDP and foreign trade. It was found from the results that the openness, Capital and labor force have positive but not statistically significant effects on economic growth in Iraq in the long run. The results also indicate that trade openness, has positive and significant effects on economic growth represented by the gross domestic product in the short term, i.e. the labor force and capital has a positive but not a significant effects on economic growth in the short term in Iraq between 1980 and 2020 .

EconomyEconomic growthEconomic effect+7
Yousif Salam Farhan
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The relationship between foreign trade and economic growth in mena countries

Middle East and North African (MENA) countries, especially non-oil countries, follow strict trade policies as most countries have a weak gross domestic product. In addition to laws limiting the ability of these countries to trade in ways that increase economic growth, they cannot compete in industrial and commercial markets. This study examines the relationship between foreign trade and economic growth in the Middle East and North Africa region. This study will emphasize the variables of labor, capital, oil revenues, foreign direct investment, and foreign trade and their effects on economic growth. The study will realize these effects with panel data between 2000-2020 and the help of the Westurlund Co-integration model and FMOLS estimator. According to the study results, we concluded that there is a statistically significant and long-term positive relationship between trade, oil rents, employment, foreign direct investment, and economics. In contrast, the results showed a long-term relationship between the capital variable and GDP. However, no statistically significant relationship was found between the capital variable and economic growth. The study results indicate that foreign trade in MENA countries positively contributes to economic growth. Keywords: Labor force, capital, oil revenues, foreign direct investment, trade, and economic growth.

Foreign direct investmentsEconomic growthMENA region+4
Saffanah Najı
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beton dünya

Araştırmanın temeli ülkemizde meydana gelen belediye yönetimine, kayyumlar atanmasıyla birlikte belediye binalarının güvenliğini sağlamak amacıyla belediye önlerine yerleştirilen beton bariyerlerdir. İçinde yaşadığımız kentlerdeki ''beton yığınların'' durumu ortadayken söz konusu beton bariyerlerin de suni bitkilerle süslenmesi sorunun daha da görünür olmasını sağladı. Araştırma neticesinde sermayenin yapılaşma ile ilişkisinin tarım devrine kadar uzanması o dönemdeki ketlerin günümüz kent anlayışının da temelini oluşturmaktadır. Özelikle de günümüz kentlerin sermaye artırımı adına yapılan sabit sermaye, yine aynı doğrultuda ekonomik krizlerin önüne geçme adına yapılan doğal katliamlardır. Üretim aşamasında gerekli olan doğal olmayan enerji kaynaklarının kullanımı doğal felaketlerin temelini oluşturmaktadır. Doğal çevre üzerinde gerçekleşen bu yıkımın nasıl ve ne doğrultuda gerçekleştiği tezin varlık nedenini ortaya koymaktadır.

Doğal çevreKentlerKentleşme+5
Yunus Demir
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sermaye birikimi ve temettü politikaları: Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için karşılaştırmalı bir analiz

Bu çalışmada temettü politikalarının sermaye birikimi üzerindeki etkileri incelenmiştir. Çalışmada kullanılan veri seti, S&P 500, FTSE 100, Nikkei 225, CAC 40, SSEC, BOVESPA, NSEI ve BIST 100 endekslerinden seçilen 1117 banka dışı firmanın 2010-5 dönemi yıllık gözlemlerinden oluşmaktadır. Sistem GMM yöntemiyle tahmin edilen sonuçlara göre, temettü politikaları sermaye birikimini doğrudan ve dolaylı olarak etkilemektedir. Nakit temettü politikalarının sermaye birikimi üzerindeki doğrudan etkileri negatifken, dolaylı etkileri pozitiftir. Ancak, nakit temettü politikalarının sermaye birikimi üzerindeki doğrudan etkisinin boyutu, dolaylı etkisine kıyasla, daha büyüktür. Bu nedenle, nakit temettü politikalarının sermaye birikimi üzerindeki toplam etkisinin negatif olduğu tespit edilmiştir. Gelişmekte olan piyasalarla kıyaslandığında, Gelişmiş piyasalarda, sermaye birikimi nakit temettü politikalarının doğrudan etkilerine daha duyarlıdır. Diğer yandan, gelişmiş piyasalara kıyasla, gelişmekte olan piyasalarda, firmaların sermaye birikimi nakit temettü politikalarının dolaylı etkilerine daha duyarlıdır. Bu çerçevede, gelişmiş piyasalarda faaliyet gösteren firmaların temettü politikalarının sermaye birikimi üzerindeki toplam etkisi negatifken, gelişmekte olan piyasalarda faaliyet gösteren firmaların temettü politikalarının sermaye birikimi üzerindeki toplam etkisi neredeyse sıfırdır.

DağıtımGelişmekte olan ülkelerGelişmiş ülkeler+5
Mustafa Çayır
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoktoraAçık ErişimEN

The impact of capital inflows on corporate financial flexibility: A review of market segmentation effects in developed emerging markets

Within the last three decades, there have been large attempts for the globalization of the emerging markets that led to drastic capital inflows. These flows have very important outcomes for the financial markets and international market integration. Understanding these outcomes is very critical for the persistence of the inflows and their positive impact in emerging markets. This dissertation consists of two parts addressing interconnected issues in capital inflows to emerging markets and their corporate financial impacts: (1) the impact of emerging markets capital inflows on financial markets and international market integration, and (2) the impact of international market segmentation on corporate financial flexibility. In part 1, firstly, brief information on the capital inflow patterns in 10 advanced emerging markets is given. Then, the role of capital inflows in financial markets is investigated. The contribution of the capital inflows to international market integration is analyzed with risk diversification, financial and equity markets measures, which, to the best of my knowledge, have not been analyzed in a wide context before. Whether the patterns in the level of flows are systematically related to international market integration is questioned. Our results show that capital inflows improve market integration in emerging markets. In the second part of the dissertation, the impact of international market segmentation on capital structure decisions by firms is studied through financial flexibility. The results show the importance of capital inflows and their impact on advanced emerging markets at the firm level. Although markets are more integrated due to increasing capital inflows, it has negative effects for firm financial flexibility. Financial flexibility is shown to increase with international market segmentation. This finding is revealed by the comparative spare debt capacity ratios of the individual firms.

FlexibilityFinancial effectsFinancial markets+2
Zeynep Özçelik
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Hegel's concept of concept and its relationship to Kant's negative magnitudes and Marx's concept of capital in his capital

The relationship between Marx's works on political economy and Hegel's philosophy has been the subject matter of numerous discussions and inquiries. Many of those inquiries take an issue with the relationship between Marx's Capital and Hegel's Logic. In this work, the focal issue is narrowed down to the relationship between Marx's concept of capital in his Capital and Hegel's concept of concept. It is argued here that Marx benefits from Hegel's concept of concept when he defines what capital is and how it works. The inquiry is further expanded with the relationship between Hegel's concept of concept and his concept of essence and the relationship between Hegel's concept of essence and Kant's negative magnitudes. In the overall analysis, I aim to disclose the metaphysical roots of Marx's concept of capital through Kant's negative magnitudes, Hegel's concept of essence and Hegel's concept of concept.

Hegel, Georg Wilhelm FriedrichConceptsMarks, Karl+1
Hüseyin Sungur Kuyumcuoğlu
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The relationship between state and capital: The reconstruction of soccer stadiums as an urban transformation project

This study analyzes the relation between state and capital in Turkey to provide an account of the accumulation strategy during the AKP period (between 2002–2015) by focusing on a discernable trend in urban transformation projects, that of the reconstruction of soccer stadiums in Anatolian metropolises. In particular, this work aims to clarify the role of political entrepreneurship in the reconstruction of soccer stadiums through a partnership between state and capital. The term political entrepreneurship refers specifically to a neoliberal form of articulatory practice that serves to reproduce consent for the regeneration of the hegemony of the power-bloc. In this regard, the reproduction of hegemonic project enables the continued generation of economic imaginary in the society in such a manner that the articulation mechanism of hegemonic power and its associated regime of accumulation operate effectively and reproduces itself.

StateUrban transformationCapital+5
Önsel Gürel Bayralı
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Müzik dünyasındaki iktidar alanları aracılığıyla müzik tarihi yazımı

Bu çalışmada, müzik dünyasındaki sermayeler ve habituslar aracılığıyla üretilen iktidar alanlarını inşa ederek müzik tarihi yazım aracı olarak kullanılabilirliğini anlamak amacıyla folk ve aranjman türlerini örneklem olarak ele alınmaktadır. Folk ve aranjman türlerinin siyaset, teknoloji ve medya ile müzikteki iktidar alanlarıyla ilişkisi belirlenmiştir. Ancak bu araştırma medyadaki iktidar alanı üzerinden sınırlandırılmıştır. Medyadaki iktidar alanını inşa etmek amacıyla Ses dergisinin 1961-1986 ve Diskotek dergisinin 1968-1971 yılları arasında yayımlanan bütün sayıları incelenerek, tartışma, haber ve eleştiriler üzerinden yapılandırılan söylemler ortaya çıkarıldı. Müzik dünyasındaki iktidarların hangi failler ve söylemler tarafından oluşturulmuş olduğu belirlendi. Diğer görsel ve yazılı medyadaki söylemlerin de bu failleri desteklediği bulundu.

HabitusMüzik tarihiPopüler müzik+4
Arda Kaya
İstanbul Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The effects of capital inflows on real exchange rate

This thesis aims to analyze the effects of capital inflows on real exchange rate. It is claimed that there is a strong relationship between capital flows and real exchange rate. International capital flows have exceeded international trade flows in goods and services recently due to globalization so capital flows are expected to have more significant effects on real exchange rate than other variables. Therefore, we initially focus on the literature about the relationship between real exchange rate and capital flows as well as the other variables like exports and imports. Then, we mention about the changes in exchange rate and exchange rate policies during the last thirty years in Turkey. The data used in our analysis are taken from electronic data delivery system of the Central Bank of Turkey and the website of IMF. In this thesis, monthly data are used from 2003:01 – 2016:06. We implement the VAR method in our analysis and start our analysis by removing seasonality from our data in order to obtain more robust results. Three different models are estimated in the study. In the first model, we investigate the relationship between real exchange rate, foreign direct investments, portfolio investments, other investments and interest rate. We observe that the foreign direct investment explains the biggest share in error prediction variance of real exchange rate except for real exchange rate. Furthermore, our second model includes real exchange rate, export, import and interest rate and we clearly observe that capital inflows are better in explaining the changes in real exchange rate. Moreover, we develop our third model by including all variables we use in both model 1 and model 2. We also obtain consistent results and the foreign direct investment explains most of the change in real exchange rate.

Exchange rateExchange rate volatilityExchange rate policies+7
Tuğçe Yıldız
İstanbul Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Entellektüel sermayenin işletme değeri üzerine etkisi ve bir uygulama

YÜKSEK LİSANS TEZ ÖZÜ ENTELLEKTÜEL SERMAYENİN İŞLETME DEĞERİ ÜZERİNE ETKİSİ VE BİR UYGULAMA Murat ERTUĞRUL İşletme Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eylül 2000 Danışman: Prof.Dr. Nurhan AYDIN Günümüzde, belirtileri özellikle son yıllarda teknolojide ve iletişimde meydana gelen gelişmelerle iyice artan, bilgi çağı olarak nitelenen yeni bir çağa girdiğimiz artık büyük ölçüde kabul edilmektedir. Bilginin paylaşılması ve geliştirilmesinde yeni çağla birlikte ortaya çıkan olağanüstü gelişmeler pek çok geleneksel doktrinin gözden geçirilmesini zorunlu kılmaktadır. İşletmecilik, yeni çağın etkilerini belki de en çok hisseden alanlardan birisidir. Bilgi, günümüz işletmelerinin en önemli değeri haline gelmiş durumdadır. İşletmeler, sahip oldukları bilgi unsurlarını verimli kullandıkları ölçüde yeni çağın rekabet ortamında ayakta kalabilecekler; bu gerekliliği rakiplerinden önce farkedip gerekli düzenlemeleri yaptıkları ölçüde de rakipleri karşısında rekabet avantajı sağlayabileceklerdir. Bilgi varlıkları yoğun olan işletmeler piyasada daha önce olmadığı ölçüde değerlenmektedir. Piyasalar artık en yüksek primi işletmelerin çalışanları, ilişkileri ve süreçleri ile oluşan ve entellektüel sermaye olarak adlandırılan bilgi altyapılarına vermektedir. Geleneksel olarak büyük ölçüde maddi varlıklara dayalı olarak yapılan işletme değerlemesi, bilgi çağanda işletmelerin değeri üzerinde anahtar konumunda olan ve maddi olmayan, bir başka ifadeyle görünmeyen varlık hükmündeki bilgi varlıklarına dayalı bir değerleme yapma ihtiyacına tam olarak cevap vermekten uzaktır. Çağdaş işletmelerin amacı hissedarların değerini maksimum yapmaktır. Bu amaca ancak işletmenin sahip olduğu entellektüel sermayeyi farketmesi, açığa çıkarması, ölçmesi ve raporlaması; kısaca yönetmesi ile ulaşılabilecektir.

Entelektüel sermayeSermayeİşletme değeri
Murat Ertuğrul
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2000
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Devlet ve mekân: Stratejik ilişkisellikten toplumsal uzama

Bu çalışmanın temel itkisi, devleti ve mekânı parçalama gayretidir. İlkin devlet alanının sahip olduğu ontolojik yapıyı bulma ve tözcü fikirleri bir kenara bırakma derdine girilmiştir. İkinci temel nokta ise devletin meşru bir zemin kazanması ve pratiklerini gerçekleştirebilmesi için mekân formuna duyduğu ihtiyaç çalışılmıştır. Bu doğrultuda en küçük örgütlenme biçiminden daha makro yapılara giden bir analizin sonucu olan çalışmanın seyri, Marksist bir okumayla devleti ve mekânı yeniden anlama çabasına gidilmiştir. Birbirine bağımlı bu iki mecranın toplumsal arenayı formüle etmesi, farklı reaksiyonların ortaya çıkmasına neden olmuş ve iki önemli veriyi işlememize olanak tanımıştır. Haussmann'ın Paris'i yık-yap usulüyle Wacquant'ın kent paryaları özelinde cereyan eden bu işlem hali, farklı sermaye türlerinin yeni yüzünü göstermiştir. Böylece devlet- karşılaşması; simgesel kopuşlar ile mekânsal keskinlikler yaratarak toplumsal arenayı yeniden inşa etmemizi sağlamıştır.

DevletKapitalizmMekan+2
Velat Çoğaç
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoktoraAçık ErişimTR

Cambridge tartışmaları kapsamında sermaye kavramı

Klasik ve Marksist iktisatçılardan bu yana sermaye ve bölüşüm konusu literatürde önemli bir yer tutmuş; özellikle karşıt ideolojilerdeki Ricardo ve Marx'ın değerin açıklayıcısı olarak emeği ön plana çıkarması, marjinal devrim denen Neoklasik Teorinin ortaya çıkmasında önemli bir etken olmuştur. Emek ve sermayeye marjinal verimlilikleri ölçüsünde yapılacak ödemenin adil bir bölüşüm sağlayacağını iddia eden Neoklasik Teori, sermayeyi ele alış biçimindeki iç tutarsızlık nedeniyle özellikle 1950'li yılların ortasından itibaren eleştirilmeye başlanmıştır. Sraffa (1960) ile birlikte söz konusu eleştiriler önemli bir dönemece girmiş; nihayetinde literatüre Cambridge Sermaye Tartışmaları olarak geçen, İngiltere'deki Cambridge Üniversitesi ile ABD'deki Cambridge merkezli MIT arasındaki Neoklasik Teorinin tutarsızlığına ilişkin tartışmalar vuku bulmuştur. Söz konusu tartışmalar temelde Neoklasik Teorinin heterojen mallardan oluşan sermayeyi emek ya da toprak gibi tek bir büyüklük olarak ele almasıyla ilgilidir. Sraffa (1960)'ın bölüşüm değiştikçe malların fiyatının değişeceğine ve heterojen nitelikte olan sermaye mallarının tek bir büyüklük olarak alınamayacağına ilişkin görüşleriyle alevlenen, neoklasik cepheden gelen cevaplar ve İngiltere'deki Camridge cephesinden gelen karşı cevaplarla şekillenen bu tartışmalar günümüzde hala sürmektedir. Bu çalışmada da öncelikle teorik çerçevenin bir bütünlük içerisinde ele alınabilmesi adına sırasıyla Klasik, Marksist, Neoklasik ve Sraffacı bölüşüm teorilerine yer verilmekte; daha sonra çalışmanın son bölümünde Cambridge Sermaye Tartışmalarına ilişkin teorik ve ampirik detaylardan bahsedilmektedir. Gerek teorik gerekse ampirik literatür incelendiğinde, Cambridge Sermaye Tartışmalarının kazananı olmayan bir düello olduğu sonucuna varılmıştır. Ancak bu durum iktisadi anlamda bazı çıkarımlar yapılmasına engel teşkil etmemektedir. Özellikle Neoklasik Teoriyi savunan görüşlerin teorik ve ampirik kusurlarının net bir biçimde ortaya koyulması, iktisadi politikaların Neoklasik Teorinin tek mallı bir dünya için geçerli olan tek yönlü çıkarımları dikkate alınarak şekillendirilmemesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.

Değer teorisiEkonomi eğitimiEkonomi politikaları+7
Soner Uysal
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tüketim pratiklerinin bir yansıması olarak dövmeli bedenler

Geçmişten günümüze tüketim olgusu fizyolojik bir kavramdan çıkarak sosyolojik bir kavrama dönüşmüş ve sembolik bîr vaziyet almıştır. Pierre Bourdieu, 1979'da "Ayrım" adlı eserinde toplumsal uzamda sosyal sınıfları sahip olunan alan çerçevesinde kültürel tüketim pratikleri İnceleyen bir sosyologdur. Toplumsal alanda bulunan sosyal sınıfların kültürel sermayelerinde oluşan farklılıklar ile alt ve orta sınıfların egemen sınıfa ulaşabilmek adına sosyal statü kazanma çabasında farklı beğeni yapılarının payı önemlidir. Bourdieu, yapmış olduğu çalışmasında beğeni kavramını temele alarak kültürel tüketim alanındaki etkin rolünü göstermeye çalışmıştır. Toplum içerisinde beğeni tercihleri aynı olan sınıflar bir araya gelirken diğer beğenileri dışarıda bırakmaktadır. Bu çalışmada toplumda her alanda gerçekleşebilen tüketim olgusunun bedenler üzerine yansıması ve yaptırılan dövmelerin Bourdieu perspektifinde bireylerin beğenileri ve toplumsal yapısı incelenerek, dövme pratiklerindeki beğenileri üzerinden de sınıfsal ve kültürel eşitsizliklerin varlığı ve anlamları tartışılmıştır. Dövme pratikleri üzerinden yapılan çalışmada bireylerin dövmeleri ile İlişkilerini anlayabilmek için 20 katılımcı üzerinden derinlemesine görüşme yapılmış ve elde edilen sonuçlar doğrultusunda katılımcıların dövme beğenileriyle, sosyal ilişkileri, sınıf, ayrım ve kültürel sermayeleri üzerinden çözümlenmiştir. Bu bağlamda tüketimin yansıması olarak dövme sembolleri üzerinden bireylerin benzer ve farklı beğeni algılarının arkasındaki yapısal etmenler analiz edilerek sosyal köken ile dövme beğenileri arasında oluşan ilişki hatları çizilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tüketim, Dövme, Beğeni, Sınıf, Sermaye

BeğenilmeDövmeSemboller+3
Özlem Yılmaz
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00

İlgili konular