Law of criminal procedure

129 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Ceza muhakemesi hukukunda seri muhakeme usulü

7188 sayılı Kanun'la CMK m. 250'de düzenlenen seri muhakeme usulü 01.01.2020 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Seri muhakeme usulü; sadece belirli suçlar bakımından şartların oluşması halinde uygulanmak zorunda olunan ve şüphelinin kabulü karşılığında cezasında indirim yapılan kovuşturma aşamasına geçilmeden mahkumiyet hükmü verilmesine imkan sağlayan alternatif bir muhakeme usulüdür. Bu usul, ABD'de uygulanmaya başlayıp Anglo-Sakson hukuk sisteminde giderek yaygınlaşan ve yakın geçmişimizde Kıta Avrupası hukuk sistemlerinde de görülen iddia pazarlığı müessesesi ve benzer usuller ile birçok ortak nokta barındırmaktadır. Söz konusu iddia pazarlığının ortaya çıkış ve yaygınlaşma süreci, hukukun tamamını etkileyen üretim ilişkileriyle bağlantılı olarak gelişmiştir. Bu kapsamda refah devleti modeli sonrasında yaygınlaşan neoliberal üretim ilişkileri neticesinde üretimdeki verimliliğin artması ile yargılama süreçlerinin hızlanarak maddi gerçek arayışından uzaklaşılması arasında sıkı bir bağlantı bulunmaktadır. Çalışmamızın ilk bölümünde seri muhakeme usulünün gelişimi bu çerçevede ele alınmıştır. Çalışmamızın ikinci bölümünde ise ceza muhakemesinin genel işleyişi ile farklılık arz eden bu usulün uygulanışında ortaya çıkan sorunlar ve çözüm önerileri dile getirilmiştir.

Ceza muhakemesiCeza muhakemesi hukukuNeo-liberalizm+1
Muhammed Nureddin Bozalan
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Ceza muhakemesi hukukunda karakter delili

Ceza muhakemesinde karakter delili muhakemenin konusu olan vakıalar dışındaki davranışlar ile eğilime ilişkin delillerdir. Anglo-Amerikan Hukuku'ndaki karakter delili kullanım yasaklarına karşılık; Kıta Avrupası Hukuku'nda karakter deliline ilişkin kısıtlamalara yer verilmemektedir. Ceza Muhakemesi Kanunu'nda da herhangi bir yasak öngörülmemektedir. Tez kapsamında öncelikle karakter kavramı çeşitli disiplinlerin yardımıyla tanımlanmaya çalışılırken; karakterin ceza muhakemesinde neden önemli olduğu vurgulanmaktadır. Karakter deliline ilişkin doğrudan düzenleme yapılmamış olmasına karşın Ceza Muhakemesi Kanunu'ndaki genel düzenlemeler ve öğretideki görüşlerden hareketle karakter delilinin ispat hukukundaki yerini tespit etmek amaçlanmıştır. Bu çerçevede çalışmada emare vakıa olarak karakterin ispat hukukunda çeşitli kurumlarla ilişkisi ortaya konulmaktadır. Son olarak Anglo-Amerikan Hukuku ve Kıta Avrupası Hukuku'nun karakter delili yaklaşımlarındaki farklılıklar izah edilmektedir. Anglo-Amerikan Hukuku'nda karakter delilinin leh ve aleyhine görüşlere yer verilerek Türk ceza muhakemesi hukukunda düzenleme yapılmasına gerek olup olmadığı belirlenmeye çalışılmaktadır.

Ceza mahkemesiCeza muhakemesi hukukuDelil+3
Asena Kamer Usluadam
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi

Örgütlü suçların, gelişen teknolojinin etkisi ile hızla artması ve örgütlerin de daha dirençli hâle gelmesi, devletlerin yeni yöntemler geliştirmesine ve ceza muhakemesi hukukunda modern koruma tedbirlerinin doğmasına neden olmuştur. Bu koruma tedbirlerinin başında ise gizli soruşturmacı görevlendirilmesi gelmektedir. Nitekim Ceza Muhakemesi Kanunu'nda da bu tedbire dair düzenlemeler yapılarak gizli soruşturmacının hangi usule uyularak, hangi hallerde ve şartlarla görevlendirilebileceğine dair kurallar konulmuştur. İşte bu çalışmamızda gizli soruşturmacı kavramının anlamı, bu kavramın benzer kavram ve koruma tedbirlerinden farkı incelenecek, ardından gizli soruşturmacının hangi şartlarla görevlendirilebileceği, mukayeseli hukuktaki düzenlemeler ve yargı kararları da dikkate alınarak değerlendirilecektir. Ayrıca, bu kişinin faaliyetlerinin sınırları, gizli soruşturmacının başvurabileceği tedbirler ve elde edeceği delillerin nasıl değerlendirileceğine dair önemli tartışmalar mevcuttur. Ayrıca gizli soruşturmacının bünyesinde bulunduğu örgütün fiillerine katılmasının mümkün olup olmadığı, eğer böyle bir eylem gerçekleşirse gizli soruşturmacının sorumluluğunun ne olacağı da üzerinde durulan meselelerdir. İşte bu çalışmamızda biz de doktrinde bu konularla ilgili tartışmalara yer verecek ve yargı kararları ışığında kendi görüşlerimizi de ifade edeceğiz. Anahtar Kelimeler: Koruma tedbirleri, örgütlü suçlar, gizli soruşturmacı, gizli tanık, kuvvetli şüphe

Ceza Muhakemeleri Usul KanunuCeza hukukuCeza muhakemesi hukuku+4
Fevzican Bingül
Bahçeşehir University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ceza muhakemesinde itiraz kanun yolu

Üç ana bölümden oluşan yüksek lisans tezi niteliğindeki bu çalışmada, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda kural olarak hâkim kararlarına istisna olarak da mahkeme kararlarına karşı öngörülen ve olağan kanun yollarından biri olarak kabul edilen İtiraz Kanun Yolu çalışılmıştır. İlk bölümde kanun yolunun genel hatlarıyla açıklaması yapılmıştır. İkinci bölümde ceza muhakemesinde itiraz kanun yolunun esası ve son olarak üçüncü bölümde ise itirazda usul, hüküm ve sonuçlar kendine özgü kuralları ve tartışmaları ile öğreti ve kararlar ışığında yeni düzenlemelerle birlikte incelenmiştir. Anahtar kelimeler: İtiraz, Kanun Yolu, Ceza muhakemesinde karar.

Ceza Muhakemeleri Usul KanunuCeza muhakemesi hukukuCeza yargılaması+4
Gözde Nur Oğuz
Ankara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bir başka polislik: Toplum destekli polislik

Yüksek lisans tezi olarak hazırlanan bu çalışmanın konusunu devletin şiddetle doğrudan ilişkili kesimini oluşturan polisin; anlaşılabilir ancak varlık sebebine tümüyle ters düşer şekilde toplumla karşılıklı olarak birbirlerini ötekileştirme sorununa çare olabileceğine inanılan "toplum destekli polislik" felsefesi oluşturmaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde devletin ortaya çıkışında "güvenlik olgusu"nun rolü, devletin meşru şiddet tekeli haline gelmesi ve bu tekeli kullanmak üzere kurumsallaşmış polis kurumunu yaratma süreci incelenmiştir. İkinci bölümde tarihi süreçte polislik pratiklerinin görünümü, 19. yüzyıl ürünü olan modern kurumsal polisliğin ortaya çıkışı, dinamik ilişkiler ağının devletleri modern polislikte yeni açılımlara zorlamasıyla yaşanan gelişmeler üzerinde durulmuştur. Bu yeni açılımlardan birini çalışmanın konusu olan toplum destekli polislik oluşturmaktadır. Üçüncü bölümde polisin sahip olduğu ayrıcalıklı yetkilerin bireylerin temel hak ve özgürlükleri üzerindeki etkisinin incelenmesini takiben dördüncü bölümde toplum destekli polislik modelinin kavramsal çerçevesi, unsurları ve insan haklarının korunmasına sunacağı katkılar irdelenmiştir. Son bölümde ise bu modelin Türkiye modelinin oluşturulması süreci ve bu kapsamda yürütülen faaliyetler değerlendirilmiştir. Çalışma ile ülkemizde henüz içselleştirilememişken işlevsiz hale getirilen toplum destekli polislik modeline duyulan ihtiyacı gerçekçi bir şekilde ortaya koymak ve bu modelin uygulamasından neden vazgeçilmemesi gerektiğini göstermek amaçlanmıştır.

Adli kollukAvrupa insan hakları hukukuCeza hukuku+6
Sezernaz Sezer
Ankara University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ceza muhakemesinde gizli soruşturmacı görevlendirilmesi

Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi gizli soruşturma tedbirlerinden biridir. Organize suçluluk ortaya çıkmadan önce klasik olarak tanımlanan ve büyük ölçüde gizli olmayan tedbirler suçlulukla mücadelede kullanılmaktaydı. Organize suçluluğun ortaya çıkışı ve gelişmesi sonucunda yetersiz kalan klasik tedbirler yanında, modern gizli soruşturma tedbirlerine başvurmak gereği oluştu. Başlangıçta gizli soruşturmacı tedbiri yasal düzenleme olmadan uygulanmıştır. Sonrasında temel hak ve özgürlüklere müdahale eden bu tip tedbirlerin yasal düzenlemeye kavuşması gerektiği kabul edildi. Öncelikli olarak Batı Avrupa devletleri başta olmak üzere yasal düzenlemeler yapıldı, sonrasında diğer ülkeler takip etti. Türk Hukuk sistemi önce özel bir kanunla sonrasında ise genel kanun olan ceza muhakemesi kanununda düzenleme yapmıştır. Gizli soruşturma tedbirleri ve çalışma konumuz olan gizli soruşturmacı görevlendirilmesi tedbirinin göze çarpan ilk özelliği temel hak ve özgürlüklere müdahale etmesidir. Bu nedenle uygulamak için kuvvetli şüphe sebebi ve son çare olmak gibi şartlar aranmaktadır. Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi tedbirinin kendine özgü bir özelliği görevlendirildiği örgüte sızmak ve delil toplamaktır. Koruma tedbirleri bir bütün olarak düşünüldüğünde icra eden için en tehlikeli tedbir olduğu söylenebilir. Bu bakımdan gizli soruşturmacının tedbir esnasında ve sonrasında korunması önem arz etmektedir. Gizli soruşturmacının korunması için kimliğinin gizli tutulması tanıklık konusunu şüpheli hale getirmektedir. Uygulama ve öğretide en çok tartışılan konu ise gizli soruşturmacının görevi esnasında suç işlemesinin yasak olmasıdır. Gizli soruşturmacının görevini başarabilmesi için suç işlemek zorunda kalacağı ileri sürülmüştür. Hukuk devleti ilkesi ile bu zorunluluk arasında uygun bir çözüm bulunması gerekmektedir.

Ceza Muhakemeleri Usul KanunuCeza muhakemesi hukukuGizli soruşturma+3
Sarper Alptekin
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Adli bilimler ışığında çocuğun soybağını değiştirme suçu

İnsan toplumsal bir varlıktır ve soyunu devam ettirmek için aile kurumuna ihtiyaç duyar. Ailenin amacı insan neslinin devamı için çocuk yetiştirmektir. Çocuğun soybağı aile ve toplum için çok önemlidir. Soybağı meselesi kanunlarımızda özenle ele alınmıştır. Gerek özel hukukta gerekse ceza kanununda düzenlenmiştir. Çocuğun soybağının ana ve babasıyla düzgün şekilde kurulması onun tüm hayatını etkileyecek olup, çocuk açısından hayati değer taşır. Gelişen teknoloji ile çocuk sahibi olamayan aileler, bazı tekniklerin kullanılmasıyla çocuk sahibi olabilmektedir. Laboratuvar destekli doğumlar, çocukların soybağının nasıl kurulacağı sorununu ortaya çıkarmıştır. Soybağının çeşitli sebeplerle gizlenmesi değiştirilmesi ve yanlış bilgi verilerek hatalı kayıtlar tutturulmaya çalışılması nedeniyle devletin kamu düzenini ilgilendiren bu fiili suç olarak düzenlemesi gerekmiştir. Bu çalışmada soybağının ceza hukuku, tıp hukuku ve özel hukuktaki yansımaları üzerinde durularak, soybağının nasıl belirlendiği ve bunun birey ve toplum açısından önemi ele alınmıştır. Teknolojik gelişmeler ve adli bilimler ışığında soybağı hususu aydınlatılmaya çalışılmış ve çeşitli hukuki çözümler öne sürülmüştür. Farklı ülkelerde uygulanan bebek sandığı uygulaması soybağının kurulması açısından ele alınmıştır. Yargıtay'ın soybağı suçunda uygulanagelen kararlarında işlenen suçun cezalandırılmasının nasıl yaptığı ayrıntılı olarak değerlendirilmiş, bu suçun aydınlatılmasında kullanılabilecek adli bilimsel yöntemlere yer verilmiştir. Soybağının değiştirilmesi suçunu önlemek amacıyla öneriler ileri sürülmüştür.

Babalık davasıCeza hukukuCeza muhakemesi hukuku+5
Büşra Kolak
Hitit University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu Türkiye hukuk sistemine ilk defa 2005 yıllında, önce çocuk suçlulara sonra da erişkin suçlulara uygulanmıştır. Bu kurum, Ceza Mahkemeleri Kanunun 231/5-14. maddesinde ayrıntılı düzenlenmiştir. Hükmün, diğer unsurların yanında hukuki sonuç doğurması için açıklanması gerekir. Belli koşulları taşıyan sanığa bir şans verilmesi için bir denetim süresi içinde hakkındaki ceza hükmünün açıklanması şartlı olarak geri bırakılmaktadır. Bu kurum, sanığa yüklenen suç nedeniyle üst sınırı iki yılı aşmayan hapis cezası ve her miktardaki adli para cezaları için uygulanabilmektedir. Bu kurumun uygulanabilmesi için sanığın kasıtlı bir suçtan adli sicil kaydı olmaması, bir daha suç işlemeyeceğine de kanaat getirilmesi, açıkça kurumun uygulamasını reddetmemesi ve suç nedeniyle zarar oluşmuş ise, mağdurun zararı giderilmesi gerekir. Bu kurumun uygulanmasının bir çok hukuki etkisi bulunmaktadır. Bunlar: a) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, sanık hakkında hukuki sonuç doğurmaz. b) Çocuklar üç yetişkinler beş yıllık denetim süresine tabi tutulmaktadır. c) Denetim süresi içinde zaman aşımı durur d) Sanık ayrıca denetimli serbestlik tedbir ve yükümlülüklere tabi tutulabilir. e) Sanık denetim süresinde kasıtlı bir suç işlerse veya yükümlülükleri ihlal ederse hakkındaki hüküm açıklanır. f) Sanık denetim sürecini ihlal etmezse hakkındaki karar ortadan kaldırılarak ve davanın düşürülmesine karar verilir. g) Kurum bazı meslekler hariç memuriyete giriş için engel sayılmaz. h) Kuruma karşı itiraz yasa yoluna başvurulabilir. i) Kurum ile ilgili karar, hüküm niteliğini taşımadığı için adli sicilde görülmemekte, infaz kabiliyeti bulunmamakta ve tekerrüre esas alınmamaktadır. j) Bu kurum uygulandığında ayrıca ceza ertelenemez ve paraya çevrilemez. k) Aynı denetim süresi içerisinde işlenen başka suçlar için kurumun bir daha uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Anahtar Kelimeler: Hüküm, Açıklanma, Geri Bırakılma, Karar

Ceza muhakemesi hukukuHukuk sistemiHükmün açıklanmasının ertelenmesi+2
Seyithan Güneş
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ceza muhakemesinde SEGBİS (Ses ve görüntü bilişim sistemi)

Ne pahasına olursa olsun değil; insan onuruna saygılı bir muhakeme sürecinde eşyanın ve doğanın imkan verdiği ölçüde maddi gerçeğe ulaşmayı amaçlayan ceza muhakemesinde, suçlananın salt insan olmasının doğal sonucu olarak adil yargılanma hakkına sahip olduğu kuşkusuzdur. Gelişen teknoloji ile birlikte muhakeme faaliyetlerinde teknik cihazlardan yararlanılmaya başlanmıştır. Bu sayede yargılama süreci olası zaman kayıplarının önlenmesiyle genellikle kısaltılabilmiştir. Ne var ki ceza muhakemesinin tek gayesi muhakemenin hızlı gerçekleştirilmesi değildir. Muhakemeyi çabuklaştırmak uğruna maddi gerçeğin araştırılması ilkesine ve savunma hakkına aykırı sonuçlara yol açan tedbirler tercih edilmemelidir. SEGBİS, ses ve görüntüyü aynı anda ve anında iletebilmek üzerine kurulu bir iletişim tekniği sistemidir. Günümüz şartlarında gerek yazılımsal ve donanımsal, gerek telekomünikasyon altyapısındaki eksiklik ve yetersizliklerden kaynaklanan sorunlar sistemin çalışma prensibine uygun olarak işlemesini engellemektedir. SEGBİS' e ilişkin düzenlemelerin Anayasa' nın 36. maddesinde teminat altına alınan adil yargılanma hakkına aykırı sonuçlar doğurabilecek nitelikte olduğu görülmektedir. Ceza Muhakemesi Kanunu' nda sesli ve görüntülü iletişim tekniğinin kullanımını düzenleyen hükümler bütüncül olarak uyumlu olmadığı gibi savunma hakkını önemli ölçüde kısıtlayan ve ceza muhakemesine hakim olan ilkelere aykırı düzenlemelere sahiptir. SEGBİS kullanımına ilişkin sakıncalar maddi gerçeğin araştırılması ve savunma hakkı bakımından ihlallere neden olabilecek boyuttadır. Bu sakıncalar; maddi gerçeğe ulaşılması ihtimalini zayıflattığı gibi ülkemiz açısından da adil yargılanma hakkının ihlali gerekçesiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde zor duruma düşmesine sebep olabilir. Bu sakıncaların giderilebilmesi ve sanığın savunma hakkının tam olarak sağlanabilmesi için kanun koyucunun acilen bu sakıncalı alanlara müdahale etmesi, ceza muhakemesine hakim olan ilkelere uygun değişiklikler gerçekleştirmesi gerekmektedir.

Adil yargılamaAvrupa İnsan Hakları SözleşmesiCeza muhakemesi hukuku+7
Serhat Deniz Çelikkaya
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İstihbaratın ceza muhakemesi hukukunda delil değeri: Bylock örneği

Geçmişte olduğu gibi günümüzde de istihbarat ve güvenlik teşkilatlarının bilgi toplamak için kullandıkları yöntemlerin meşruluğu tartışma konusu olmuştur. İstihbarat faaliyetleri bazen temel hak ve özgürlüklerin ihlal edilmesi ile sonuçlanabilmektedir. Diğer taraftan özellikle soğuk savaşın sona ermesiyle birlikte tehdit algılamalarına bağlı olarak yeni güvenlik anlayışları ortaya çıkmıştır. Günümüzde istihbarat faaliyetleri olmadan tehditleri önceden algılamak ve önlemek mümkün görünmemektedir. İstihbarat kanallarıyla elde edilen bilgilerin ceza muhakemelerinde delil olarak kabul edilip edilemeyeceği çalışmamızın ana konusunu oluşturmaktadır. Ceza Muhakemesi, fert çıkarları ile toplum çıkarlarının çatışma halinde olduğu bir alandır. Bireyi toplum adına cezalandıran devlet, delil toplama ve değerlendirme faaliyetinde bireyin temel haklarına saygılı olmak, hukuka uygun davranmak, hukuka uygun davranışın örneğini teşkil etmek zorundadır.Bunun için istihbarat belli kurallar altında faaliyetlerini icra etmeli ve denetlenebilmesi için de hukuki sorumluluklar taşımalıdır.

BylockCeza muhakemesi hukukuCeza yargılaması+3
Erkan Karabacak
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Sermaye Piyasası Hukukunda örtülü kazanç aktarımı suçu

Örtülü kazanç aktarımı, şirketlerin ilişkili kişilerle yaptıkları her türlü ticari işlemde, işlemin piyasa değerinin üzerinde veya altında bir fiyatla mal veya hizmet alım ya da satımında veya borç-alacak işlemlerinde bulunması, kazancın tamamen veya kısmen örtülü olarak dağıtılması şeklinde tarif edilmektedir. Örtülü kazanç aktarımı suçu ise, sermaye piyasası hukuku alanında yaygın olarak işlenen ekonomik suçtur. Örtülü kazanç aktarımı suçu kendine özgü yapısı ve hızlı değişen işleniş yöntemleri ile esasen piyasanın etkinliğini ve derinliğini zedeleyen dolandırıcılık fiilinin özel bir türü olarak ifade edilebilecek hileli hareketlerle işlenebilmektedir. Örtülü kazanç aktarımı suçu sermaye piyasasının önemli suç tiplerinden biri olup bu suç halka açık anonim ortaklıklar ve kolektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıklarında işlenebilmektedir. Halka açık anonim şirketler ve kolektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıkları, yönetim, denetim veya sermaye bakımından ilişkili bulundukları başka şirketlerle veya kişilerle emsallerinden farklı fiyat, ücret veya bedel uygulamak suretiyle örtülü şekilde kârlılığını veya mal varlığını azaltamaz. Buna aykırı davrandıkları takdirde cezai yaptırımlara maruz kalırlar. Bu suç türü ilk defa 1981 yılında düzenlenen SerPK ile hukuk düzenimizde yer edinmiş ve bu düzenlemede örtülü kazanç aktarımı suçunun halka açık anonim ortaklıklar bünyesinde işlenebilmesi hali öngörülmüştü. Uluslararası sözleşmelerde ve yabancı hukuklarda ise örtülü kazanç aktarımı bir sermaye piyasası suç müessesesi değil; vergi hukukuna ilişkin bir müessese olarak kabul edilmiş ve bu alanda ikili veya çoklu anlaşmalar yapılmıştır. Son olarak örtülü kazanç aktarımı hem Kurumlar Vergisi hem de Sigortacılık Kanunun bakımından da yasaklanmış ve yaptırıma bağlanmıştır.

Ceza hukukuCeza muhakemesi hukukuSermaye Piyasası Kanunu+5
Murat Sadak
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Beden muayenesi ve vücuttan örnek alma suretiyle elde edilen delillerin ispat değeri

Beden muayenesi ve vücuttan örnek alma suretiyle delil elde edilmesi 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Türk hukukunda kanuni düzenlemeye kavuşmuştur. Günümüzde teknolojideki gelişmelerin de etkisiyle vücuttan delil elde etme yöntemleri gelişmiş ve ceza muhakemesi hukukunda beden muayenesi ve vücuttan örnek alma suretiyle elde edilen delillerin ispat açısından değerinin ne şekilde belirleneceği konusunda pek çok farklı teori ortaya çıkmıştır. Tezimizin amacı beden muayenesi ve vücuttan örnek alma suretiyle delil elde edilmesinin şartlarını, ispata ilişkin genel kurallar çerçevesinde bu tür delillerin ispat değerini ve konunun bilirkişilik kurumu ile insan haklarıyla ilişkisini ortaya koymaktır. Bunun için öncelikle ispata ilişkin genel kurallar göz önünde bulundurularak konu ispat açısından ele alınacak, sonra da vücuttan delil elde etme yöntemleri açıklanarak, konunun bilirkişilik ve insan haklarıyla ilişkisi ortaya konulacaktır.

Ceza muhakemesi hukukuDelilFizik muayene+2
Fulya Eroğlu
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Ebû Hanîfe'ye göre hırsızlık suçu ve cezası

?Ebû Hanîfe'ye Göre Hırsızlık Suçu ve Cezası? adlı tezimizde, insanlık tarihi kadar uzun bir geçmişi olan hırsızlık suçunun ve bu suça verilen cezanın İslâm ceza hukukundaki yerini ve Ebû Hanîfe'nin hırsızlık suçu ve cezasıyla ilgili görüşlerini ele aldık.Tezimiz bir giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, Ebû Hanîfe'nin hayatına ve İslâm hukukuyla ilgili temel görüşlerine kısaca yer verip bununla birlikte, hırsızlık suçunun tarihi gelişimine değindik.Birinci bölümde, ?hırsızlık suçu ve cezasının İslâm ceza hukukundaki yeri? konusu ve İslâm hukukunda ?suç? ve ?ceza? tabirleri üzerinde durduk.İkinci bölümde, Ebû Hanîfe'nin, hırsızlık suçu ve cezası hakkındaki görüşlerini ortaya koyduk, zaman zaman karşılaştırma maksadıyla diğer İslâm hukukçularının fikirlerini de belirtmeye çalıştık.

CezaCeza hukukuCeza infaz hukuku+6
Metin Bor
Çanakkale Onsekiz Mart University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Ceza muhakemesi hukukunda uzlaştırma kurumu

Klasik ceza adalet sistemlerine karşı gelişen alternatif çözüm yollarından biri olan uzlaştırma kurumu, ülkemizde ve birçok başka ülkede uygulama alanı giderek genişleyen yeni ve etkili bir kurumdur. Ceza muhakemesinde ilk defa Kanada'da uygulanan uzlaştırma kurumu ile mağdur ve failin bir araya gelmesi amaçlanmıştır. Uzlaştırma kurumu ile mağdur konumundaki devlet yerine asıl mağdurun yargılamaya katılması sağlanmıştır. Bu kurum ile fail ve mağdur yüz yüze görüşme imkânı bulur. Birbirlerine hissettiklerini anlatma imkânına sahip olurlar. Böylece mağdur failin yapmış olduğu eylemden dolayı uğradığı zararları faile açıkça ifade eder. Fail de mağdura vermiş olduğu zararın farkına varır ve verdiği zararları karşılama imkânı bulur. Böylece failin işlediği suç sebebiyle cezai yaptırıma maruz kalarak toplumdan soyutlanması yerine onu topluma kazandıracak imkânlar elde edilir. Bu tezde, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarından biri olan onarıcı adalet anlayışı kapsamında ceza muhakemesinde geliştirilen uzlaştırma kurumu ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Onarıcı Adalet, Alternatif Uyuşmazlık Çözümü, Ceza Adalet Sistemi, Uzlaştırma Kurumu, Uzlaştırma

Alternatif uyuşmazlıkAlternatif çözümlerCeza muhakemesi hukuku+4
Zeynep Büşra Menzilcioğlu
Antalya Bilim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türk Ceza Muhakemesinde seri muhakeme usulü

7188 sayılı Ceza Muhakemesi ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23'üncü maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun mülga 250'nci maddesi yeniden düzenlenerek seri muhakeme usulü alternatif çözüm yöntemi olarak hukuk sistemimize dahil edilmiştir. 01.01.2020 tarihi itibariyle uygulanmaya başlanan seri muhakeme usulü, klasik ceza muhakemesine alternatif çözüm yöntemi olarak öngörülmüştür. Seri muhakeme usulü belirli koşullar altında, kanunda katalog hâlinde sayılan suçlar açısından uygulama alanı bulan ve şüphelinin kabulü ile sonuç doğuran özel bir muhakeme türüdür. Seri muhakeme usulü ile Türk Hukuk Sisteminde daha önce görülmemiş bir şekilde Cumhuriyet savcısına yaptırım belirleme yetkisi verilmiştir. Çalışmamızda, seri muhakeme usulünün hangi amaçlar ile getirildiği, seri muhakeme usulünün uygulanma koşulları, uygulamada nasıl karşılık bulduğu ve benzer kurumlar ile ilişkileri ele alınmıştır. Karşılaştırmalı hukuk açısından değerlendirme yapılarak, seri muhakeme usulünün adil yargılanma hakkı kapsamında irdelemesi gerçekleştirilmiştir.

Adil yargılanmaCeza Muhakemeleri Usul KanunuCeza hukuku+5
Ayhan Berber
Antalya Bilim University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ceza muhakemesi hukukunda basit yargılama usulü

7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 24. ve 25. maddeleri ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun mülga 251. maddesi yeniden düzenlenerek basit yargılama usulü alternatif çözüm yöntemi olarak hukuk sistemimize dahil edilmiştir. 01.01.2020 tarihi itibariyle ceza muhakemesinde uygulanmaya başlanan basit yargılama usulü, klasik ceza muhakemesine alternatif bir çözüm yöntemi olarak öngörülmüştür. Basit yargılama usulü, belirli şartlar altında, adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda uygulama alanı bulan ve uygulanması mahkeme hakiminin takdirine bağlı olan özel bir muhakeme türüdür. Basit yargılama usulünün uygulanması ve sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi halinde, hükmolunan sonuç cezadan dörtte bir oranında indirim uygulanmaktadır. Çalışmamızda basit yargılama usulünün düzenlenme amacı, uygulanma koşulları ve benzer kurumlar ile ilişkileri ele alınmıştır. Karşılaştırmalı hukuk açısından değerlendirme yapılarak, basit yargılama usulü adil yargılanma hakkı kapsamında irdelenmiştir.

Adil yargılanmaAlternatif çözümlerBasit yargılama usulü+4
Başar Çetinkaya
Antalya Bilim University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Seri muhakeme usulünün temel hak ve özgürlükler çerçevesinde değerlendirilmesi

Yıllardır uygulandığı hukuk sistemlerinde hızlı yargılamayı amaçlayan seri muhakeme usulü Türk Hukukunda 01.01.2020 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanmıştır. Yabancı hukuk sistemlerinde "itiraf pazarlığı" adı altında bilinen usul Türk Hukuk Sisteminde "Seri Muhakeme Usulü" olarak düzenlenmiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunumuzun 250'nci maddesinde düzenlenen bu usul yargılamanın hızlı ve adaletli olması, mahkemelerin iş gücünün oldukça azalması gibi amaçlar doğrultusunda getirilmiş bir alternatif çözüm yöntemidir. Bu bahsedilen amaçları taşıyan seri muhakeme usulü şüphelinin kabulüne dayanan bir usul olup suçunu ikrar eden şüphelinin cezasında indirime gidilmesi suretiyle uygulanmaktadır. Ceza hukukumuzda oldukça yeni uygulanma alanı bulan bu kurumun ayrıntılı incelenmesi, teorikte ve uygulamada karşılaşılan sorunlar bakımından da önem arz etmektedir. Bahsettiğimiz gibi, hukukumuzda yeni olduğundan, seri muhakeme usulünden kaynaklı ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümleri de tartışmalıdır. Temel Hak ve Özgürlüklerimize olan müdahalesi, kısıtladığı haklarımız gibi birçok noktada incelenmesi ve değerlendirilmesi mecburidir. ANAHTAR KELİMELER: Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yöntemleri, Adil Yargılanma Hakkı, Temel Hak ve Özgürlükler, Adil Yargılanma Hakkı, Ceza Muhakemesi Hukuku, Seri Muhakeme Usulü, Talepname, Temel Hak ve Özgürlükler.

Ceza muhakemesi hukuku
Can Çavuş
Antalya Bilim University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türk ceza hukukunda fuhşa sürükleme suçu

Fuhuş suçu, daha doğru söyleyiş ile fuhşa sürükleme suçu, kanunumuzda suç olarak tanımlanmıştır. Esas olarak bu suçun unsurlarını incelediğimiz çalışmamızda, fuhşun geçmişte ortaya çıkışı ile günümüze gelene kadar geçirdiği süreç de değerlendirilmiştir. Ayrıca genel kadınlar ve genelevlerin hukuki durumu ile fuhşu azaltmaya yönelik önerilerimiz de tez çalışmamızda yer almıştır. İlk bölümde fuhuş kavramı ile bu kavramın dünyada ve ülkemizdeki tarihi gelişimi ele alınmıştır. Fuhşa ilişkin hukuki düzenlemeler ile milletlerarası sözleşmelere de yer verilmiştir. Bunun yanında ülkemizdeki genel kadınlar ile genelevlerin hukuki durumunu incelediğimiz bölümdür. Genel kadınların çalışma şartları ve genelevlerin uyması gereken kuralların önemli olanlarının anlatıldığı bu bölümde, fuhşu azaltmaya ve genel kadınların korunmasına yönelik önerilerimiz de yer almıştır. İkinci bölümde ise fuhşa sürükleme suçunun unsurları incelenmiştir. Suç incelemesinde öncelikle korunan hukuki değer tespit edilmiştir. Sonra ise tipiklik incelemesi yapılmıştır. Suçun, tipe uygun olması bakımından maddi ve manevi unsurlar belirtilmiştir. Sonra hukuka uygunluk sebepleri ile kusur durumunu etkileyen haller tespit edilerek ifade edilmiştir. Üçüncü bölümde, suçun özel görünüş biçimleri ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Yaptırım ve muhakemeye ilişkin kuralların da ayrı başlıklarda ele alınmış; fuhşa sürükleme suçuna özgü düzenlenen özel hüküm ifade edilerek çalışma sonuçlandırılmıştır.

Ceza hukukuCeza muhakemesi hukukuFuhuş+5
Burak Fidan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ceza muhakemesinde iddianamenin iadesi

1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu döneminde Cumhuriyet savcıları tarafından iddianame düzenlenmesi ile doğrudan kamu davası açılmaktaydı. Özellikle iş yükünün yoğun olduğu bölgelerde eksik araştırma neticesinde yeterli şüpheye erişildiğinden bahisle iddianame düzenlenmesi devlet eliyle bazı mağduriyetlerin yaşanmasına neden oluyordu. Bu tür olumsuz neticelerin önüne geçmek adına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda iddianamenin iadesi kurumu ihdas edilmiştir. İddianamenin iadesi bünyesinde birçok sorunla hukuk literatürümüze girmiştir. Özellikle Cumhuriyet savcıları ve hakimler arasında büyük bir çekişmeye yol açan iddianamenin iadesi; ceza muhakemesindeki konumu, tabi olduğu ilkeler, kanun koyucu tarafından belirtilen iade sebeplerinin sınırları bakımından öğretide ve yargı kararlarında farklı görüşlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bunun yanında Cumhuriyet başsavcılarının görüldü yetkisinin kanunlaşması ile kurum bakımından yeni bir tartışma konusu ortaya çıkmıştır. Bu araştırmanın temel amacı özellikle Yargıtay kararları ile işlevsiz hale gelen iddianamenin iadesi kurumunun varlık gayesine uygun bir biçimde nasıl tatbik edilebileceği ve iade sebeplerinin hangi çerçevede yorumlanması gerektiği sorularına cevap bulabilmektir. Bu çalışma ile iddianameye dair temel kavramlar açıklanmış akabinde iddianamenin iadesi kurumu, olan hukuk ve olması gereken hukuk çerçevesinde incelemeye tabi tutulmuştur. Böylelikle ilgili müessesenin konuluş amacına uygun bir biçimde nasıl daha verimli tatbik edilebileceği sorusuna cevap aranmıştır. Anahtar Kelimeler: Kamu davası, iddianame, iddianamenin iadesi.

Ceza muhakemesi hukukuCeza soruşturmaCeza yargılaması+5
Mehmet Hakan Çınar
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türk ceza mevzuatında yapılan düzenlemelerin adil yargılanma hakkına katkıları

İnsan Hakları günümüzde oldukça popüler bir kavram haline geldi. Gerçekte ise insanın var oluşundan beri onun sadece onurlu bir varlık olmasından kaynaklanan haklardır. Sadece insan olmak bu haklara sahip olmak için yeterlidir.İnsan haklarını korumanın en etkili yolu adil bir yargılama sisteminin bulunmasıdır. Aynı zamanda bir insan hakkı olan adil yargılanma hakkı, diğer tüm haklarında güvencesini oluşturur. Genellikle Adil Yargılanma hakkı adalet kavramı ile birlikte anılır. Bu tezde birinci bölümde genel olarak adalet ve adil yargılanma hakkı kavramları açıklandı. İkinci bölümde, Adil yargılanma hakkı ile ilgili bulunan başlıca uluslar arası belgeler incelendi. Türk hukukuna etkisi ele alındı. Üçüncü bölümde ise İnsan Hakları ve Adil yargılanma hakkı ile ilgili uluslararası düzenlemelerin Türk iç hukukuna etkileri incelendi. Türk Ceza Mevzuatında Adil Yargılanma hakkını sağlamak amacıyla yapılan düzenlemeler araştırıldı. Bu düzenlemelerin Adil Yargılamaya olan katkısı incelendi. Türkiye'nin tarafı olduğu İnsan Hakları ve adil yargılanma hakkı ile ilgili Uluslararası antlaşmalar da birlikte ele alındı. Özellikle iç hukuk uygulaması bakımından önemli olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve bu sözleşmeden doğan denetim mekanizması olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları ile birlikte mevzuattaki değişimin adil yargılamaya olan katkısı araştırıldı ve incelendi. Bu değişikliklerin adil yargılanma hakkının uygulanması anlamında olumlu katkıda bulunup bulunmadığı araştırıldı.

AdaletAdil yargılanmaAnayasa 1982+7
Mehmet Bayhan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Ceza Muhakemesi Kanunu'nda elkoyma

Elkoyma ceza muhakemesinde delil olan ya da ileride delil olarak kullanılabilecek veya müsadereye tabi olan eşyanın, eşyayı elinde bulunduranın rızası bulunmaması durumunda eşya üzerinde zilyedin tasarruf yetkisinin kaldırılması ve adliyenin eli altına alınması demektir. Elkoyma bir koruma tedbiri olarak 5271 sayılı CMK'nin birinci kitap, 4 . kısım, 4. bölüm 123 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kurumun gerek düzenleniş yeri gerekse içeriği incelendiğinde bir koruma tedbiri olduğu görülmektedir.Koruma tedbirleri ceza muhakemesinin etkin bir şekilde yapılmasını ve bu muhakeme sonucunda verilecek kararların yerine getirilmesini sağlamak için başvurulan ve hükümden önce temel hak ve özgürlüklere müdahaleyi gerektiren kanuni sınırlamalardır. Çalışma konumuz olan elkoyma kurumu basit ve özel olmak üzere ikiye ayırmak mümkündür.Özel el koyma türleri; Taşınmazlara, Hak Ve Alacaklara Elkoyma, Basılmış Eserlere Elkoyma, Süreli Yada Süresiz Yayınların Toplatılması, Yabancı Ülkelerde Yayımlanmış Basılı Eserlerin Türkiye'de Dağıtılmasının Ve Satışa Sunulmasının Yasaklanması, Türkiye'de Basılmış Eserlerin Dağıtımının Engellenmesi, Postada Elkoyma, Kaçaklara İlişkin Elkoyma, Avukat Bürolarında Elkoyma, Avukat Postasına Elkoyma, Bilgisayarlarda, Bilgisayar Programlarında Ve Kütüklerinde Arama Kopyalama ve Elkoyma, Şirket Yönetimi İçin Kayyım Tayini olarak sayılabilir.Çalışmanın ilk bölümde koruma tedbiri kavramı, elkoyma tedbirinin tarihsel süreci ile bu tedbire hakim olan ilkeler ve elkoymanın amacı, ikinci bölümde elkoymanın ceza muhakemesi kanunu kapsamındaki yeri, üçüncü bölümde ise elkoyma türleri ve eşyanın iadesi incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Elkoyma, Koruma Tedbiri, Ceza Muhakemesi Hukuku.

Ceza Muhakemeleri Usul KanunuCeza muhakemesi hukukuEl koyma+1
Taner Erkaçal
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Ceza muhakemesinde suça sürüklenen çocukların yargılanması

Bireysel veya çevresel farklı faktörler neticesinde, erken yaşlarda suç yoluna giren çocukların, ceza adalet sistemi içerisinde farklı bir konuma oturtulması gerekliliği zaman içerisinde geçerlik kazanmıştır. Bu doğrultuda kabul gören uluslararası antlaşmalar ve ulusal kanuni düzenlemelerle, suça sürüklenen çocuklara yetişkinlerden ayrı yargılama usulleri tanınmıştır. Tezimizde öncelikle ulusal ve uluslararası hukuktaki çocuk kavramları tanımlanmış, daha sonra çocukları suça sürükleyen nedenler üzerinde durulmuştur. Ardından Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Çocuk Koruma Kanunu temelinde suça sürüklenen çocukların yargılama süreçleri güncel yargı kararları eşliğinde incelenmiştir. Çocuğun tüm ceza muhakemesi süreçlerinde, üstün yararının korunması amacına öncelik verilmiş, mevcut düzenlemeler ve gelecekten beklentiler karşılaştırılarak değerlendirilmiştir.

Ceza adaleti sistemiCeza muhakemesi hukukuCeza yargılaması+2
Özge Özkan
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ceza muhakemesi hukukunda sanığın duruşmada hazır bulunması hakkı

Ceza muhakemesi, soruşturma ve kovuşturma evrelerinin bütününü ifade etmektedir. Muhakeme bu iki evre üzerinden şekillenir ve hükmün kesinleşmesiyle sona erer. Bu süreç, yetkili adli makamların bir suç işlendiği şüphesini uyandıran herhangi bir emareye ulaşmalarıyla başlar. Suç şüphesi altında bulunan kişi soruşturma evresinde şüpheli, kovuşturma evresinde ise sanık olarak ifade edilir. Kovuşturma evresinin içinde ve ona dahil olan duruşma aşamasında; iddia ve savunma makamlarının delilleri ortaya koyulur, ortaya konulan deliller birbirleriyle ilişkilendirilir ve yargılama makamı tarafından vicdani kanaate ve delillere dayanılarak hüküm verilir. Verilen hüküm; var olan şüphenin yenilmesi, ortadan kaldırılması ve maddi gerçeğin açığa çıkarılmasını amaçlamaktadır. Sanık, ceza muhakemesinde maddi gerçeğin ne olduğu sorusuna beyanlarıyla cevap verebilecek en önemli süje ve delildir. Ceza muhakemesinde birçok ilkenin uygulanabildiği duruşma ortamında, sanığın hazır bulunması da ilkesel bir kuraldır. Gerek evrensel hukukta gerekse de hukukumuzda kural olarak duruşma ancak sanığın hazır bulunduğu bir anda ve ortamda gerçekleştirilebilecektir. Nitekim sanığın hazır bulunduğu her an, maddi gerçeğe erişmek ve şüpheyi ortadan kaldırmak daha mümkün hale gelecektir. Sanığın duruşmada hazır bulunması hakkını ele aldığımız çalışmanın birinci bölümünde, muhakemenin odağı ve en önemli süjesi olan sanığa ilişkin olarak; sanığın kim olduğu, ceza muhakemesindeki statüsü, yeri ve önemi, temel hak olarak savunma hakkı ve sanığın savunma hakkının önemi, sanığın duruşmada hazır bulunması ve bunun savunma hakkıyla ilişkisi ele alınmış ve değerlendirilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde; duruşma kavramına, sanığın duruşmada hazır bulunma hakkının amacına ve kapsamına ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde; sanığın duruşmada hazır bulunma hakkına ilişkin istisnalar ile bu istisnalara ilişkin doktrin ve yargı kararlarıyla birlikte değerlendirmelerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Sanık, savunma hakkı, ceza muhakemesinde duruşma, sanığın duruşmada hazır bulunma hakkı.

Ceza muhakemesi hukukuCeza yargılamasıDuruşma+4
İsmail Kılıçlar
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ceza Muhakemesi Hukukunda uzlaştırma

Günümüzde kabul gören onarıcı adalet sistemi ceza adaletini yerine getirirken, sanığın haklarını koruduğu kadar mağdurun haklarını da korumaktadır. 21.yüzyıl adalet sistemi, ceza adaletini yerine getirirken mağdurun tatmin edilmesi fikrini ön plâna çıkarmış bulunmaktadır. İşlenen suçtan dolayı sanığın devlet tarafından cezalandırılması yeterli görülmeyip, mağdurun veya suçtan zarar görenin zararının giderilmesi onarıcı adalet anlayışının en başta gelen amaçlarından biri olmuştur. Bu anlayışın hakim olduğu devlet, uzlaştırma kurumunu mevzuatsal ve uygulamasal alt yapısını oluşturarak hayata geçirmiştir. Uzlaştırma kurumu ile birlikte sorunların daha hızlı, ekonomik ve tarafların her iki taraflı daha fazla memnuniyeti sağlanarak sorunların çözülmesi yolu açılmıştır. Bu noktada alternatif çözüm yollarından birisi olan uzlaştırma kurumu daha fazla gelişmeye ve geliştirilmeye başlamıştır. Netice itibariyle de bu kurumun hukuk dünyasındaki önemi gün geçtikçe daha fazla anımsanmaktadır. Eserimizde bu kurum, yasal düzenlemeler, bilimsel görüşler ve Yargıtay içtihatlarından yararlanılarak bütün yönleriyle irdelenmeye çalışılmıştır.

Ceza Muhakemeleri Usul KanunuCeza muhakemesi hukukuTürk Ceza Hukuku+3
Mümin Güngör
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects