Characters
Bu konu başlığı altında 71 tez
Anlatıma dayalı türlerde mücadele (masal-destan-halk hikâyesi)
İnsan yaşamının her alanında var olduğu gibi halk edebiyatı anlatı türlerinde de mücadele kavramına sıklıkla rastlanılmaktadır. Çalışmanın giriş kısmında araştırmanın amacı, kapsamı ve yöntemi ele alınırken, mücadelenin tanımı ve seçili metinlerdeki kişiler hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde mücadele eden kişiler, ikinci bölümde mücadele edilen kişiler, üçüncü bölümde mücadelenin nedenleri, dördüncü bölümde mücadelenin aşamaları anlatılmıştır. Bu çalışmada mücadelenin kimler tarafından, ne için, neden, nasıl ve ne zaman yapıldığı incelenmiş ve elde edilen sonuçların türler arasında karşılaştırılması yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Anlatıma Dayalı Türler, Mücadele, Kişi.
Güner Sümer'in Küçük İnsanı
Güner Sümer'in sanatçı kişiliği tüm kalem faaliyetlerinde ana problematiği oluşturan toplumculukla biçimlenmiştir. Sümer, yaşadığı dönemde toplumsal problematiğin ezdiği insanlardan biriyken sivrilerek bu grubun sözcüsü durumuna geldi. Güner Sümer, dramatik yazarlığının odağına yerleştirdiği küçük insan temiyle toplumsal problematiği yansılamıştır. Nitekim Sümer'e göre bir dramatik yazarın asli görevi toplumsal problematiğe karşı duyarsızlaştırılmak istenen insanı bilinçlendirmektir. Bir yazarı başarılı kılan nitelik küçük insanın yükselişine tanık olmasıdır. Bundan ötürüdür ki bir yazar topluma yüksek bir kuleden bakan olamaz. Aydınlar grubu, kimliği ne olursa olsun tüm ezilen insanların bilinçlenmesine tanıklık etmelidir. Toplumsal problematikle savaşan insanın ihmali dramatik yazarın kendini kandırması anlamına gelir. Bu tezin yazılmasındaki amaç, Güner Sümer'in dramatik metinlerinin çekirdeğini oluşturan, çaresizlikleriyle mücadele eden ve yaşam koşulları ağırlaşan orta halli tiplerini dönemin politik, toplumsal ve ekonomik problematiği bağlamında ele almaktır. Metinlerdeki kahramanların her biri farklı bir toplumsal sorunu sembolize eder. Güner Sümer, bu sorunları tipik durumlar halinde ve tipler aracılığıyla yansılamıştır. Tiplerin karşıt ve koşut şekillerde çizilmesi bir dinamizm oluşturma amacıyladır. Dramatik metinlerin bir diğer özelliği tarihsel aile kurumunda geçmeleridir. Toplumsal problematiğin aileye etkileri bocalayan insan eliyledir. Aile dışındaki bireyler kötücül özellikleriyle acımasız dış dünyayı sembolize ederler. Dramatik metinlerin aile kurumu odaklı yapısı toplumun en küçük yapı biriminin sahne tekniği ve yapısına uygunluğuyla açıklanabilir. Sahneden beklenen, dramatik metinlerdeki bocalayan insanı yansılamasıdır. İzleyici, bocalayan insanın üzerine düşen gölgesiyle toplumsal problematiği içselleştime sürecine girer. Tiyatro salonundan bilinçlenerek çıkan izleyici, toplumsal değişim ve dönüşümün bel kemiğini oluşturacaktır.
Cengiz Aytmatov'un romanlarında tipler
Cengiz Aytmatov'un romanlarında tipler model şahısa uygun olanlar ve model şahısa tezat tipler olarak kendi içinde beş ayrı başlık altında incelenmiştir. ANAHTAR KELİMELER: Cengiz Aytmatov, Sovyet ve Kırgız Edebiyatı, Tip ve Model Şahıs
Füruzan'ın hikayelerinde kadınlar
Bu çalışmada, Çağdaş Türk edebiyatı hikâyecilerinden Füruzan'ın hikâyelerindeki kadın kahramanlar incelenmiştir. Yazarın hikâyelerinin hemen hepsinde kadınlar ve kız çocukları ana kahraman olarak karşımıza çıkar. Bunun yanında genel bir manzara içinde dahî kadın sorunlarına yer verilir. Bu sebeple Füruzan'ın hikâyelerindeki kadınların irdelenmesi gerektiğine karar verilmiş ve tez çalışması bu doğrultuda şekillenmiştir. ''Parasız Yatılı'', ''Kuşatma, ''Benim Sinemalarım'', ''Gül Mevsimidir'', ''Gecenin Öteki Yüzü'' ve ''Sevda Dolu Bir Yaz'' adlı hikâye kitaplarındaki kadınlar, tezin üçüncü bölümünde yaşları, maddi durumları, statüleri, çalışma durumları gibi çeşitli yönlerden incelenmiştir. Tezin bu bölümü, kadınların yaşları göz önünde bulundurularak beş başlıkta incelenmiş ve aynı yaş grubunda bulunan kadınlar ve kız çocukları da başka benzerlikler açısından gruplandırılmıştır. Tezde, hikâyelerde yer alan kadınlar tüm yönleriyle ortaya konmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Füruzan, Hikâye, Kadın, Kız Çocukları, Anne.
Vergi uyumu ve uyumsuzluğu sonucunda oluşan mükellef tiplerinin belirlenmesi: Kocaeli örneği
Vergi uyumu, beyannamenin verildiği tarihte uygulanan vergi yasaları, yönetmelikler ve yargı kararlarına uygun olarak vergi yükümlülüğünün beyannamede tam olarak belirtilmesi ve beyannamenin tam ve zamanında ilgili yerlere verilmesi şeklinde ifade edilmektedir. Vergi uyumu / uyumsuzluğu neticesinde dört tip mükellef tipolojisi oluşmaktadır. Bu tipolojiler vergi kaçakçısı, sosyal vergi yükümlüsü, içten vergi yükümlüsü ve dürüst (gönüllü) vergi yükümlüsüdür. Bu çalışmanın amacı vergi mükelleflerinin, vergi uyumu veya uyumsuzluğu sonucunda oluşan mükellef tiplerinin hangisinde kendilerini konumlandırdıklarını tespit etmek ve bu durumu nasıl algıladıkların belirlemektir. Bu amacı gerçekleştirebilmek için çalışmada yöntem olarak nitel analiz uygulanmıştır. Nitel analiz çeşitli alt yöntemlere sahip olup bu çalışmada nitel araştırmanın derinlemesine görüşme tekniği tercih edilmiştir. Çalışmada uygulanan derinlemesine görüşme tekniği Kocaeli ilinde ikamet eden 12 mükellefe uygulanmıştır. Vergi uyumu/uyumsuzluğu kavramına örtüşmesi açısından araştırmaya katılan katılımcılar beyana tabi geliri sadece gayrimenkul sermaye iradından ibaret olan mükelleflerden oluşturulmuştur. Genel değerlendirme yapıldığında özellikle vatandaşlık görevi bilinci, vergi adaletinin güçlü olması gerekliliği, devletin olumlu politikaları, vergi otoritesinin olumlu davranışları, ülke ekonomisinde meydana gelecek pozitif gelişmelerin vatandaşların gelir düzeylerine ve hayat kalitelerine de yansıması mükelleflerin dürüst (gönüllü) vergi yükümlüsü tipolojisinde yer almalarını sağlayabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Vergi Uyumu, Vergi Uyumsuzluğu, Mükellef Tipolojileri, Nitel Analiz, Derinlemesine Görüşme.
Yusuf es-Saiğ'in Entrika ve Mesafe romanlarında karakter inşası
Bu çalışma Iraklı yazar Yusuf es-Sâiğ'in "Komplo" ve "Mesafe" adlı iki romanını ele almaktadır. Iraklı Hristiyan yazar, yaşadığı dönemdeki Baas idaresi tarafından komünist partiye üye olma suçlamasıyla hapsedilmiş ve zulme uğramıştır. Sonra Komünist partiden ayrılıp Baas partisine geçmiştir. Bu arada Müslüman olan yazar Müslüman bir bayanla evlenip onu da boşamıştır. Müslümanlıktan irtidat edip tekrar Hristiyanlığa geçmiştir. Yazarın "Mesafe" isimli romanı siyasi iktidarın eleştirisi üzerinedir. Fakat yazar anlatısında sembolik ifadeler kullanmıştır. Yazar eleştirdiği otoriteden korktuğu için sembolik anlatımların arkasına gizlenmektedir. Romanın ana fikri kahramanlık ve hıyanettir. Yazar romanında Irak'ın açık hava hapishanesine dönüştüğünü başarılı bir kurguyla ortaya koyar. Yazarın bu anlatısıyla zulmün karşısında fikir özgürlüğünün bir hiç olduğunu görmekteyiz. Yazarın ikinci romanı olan "Komplo" ise hıyanet şüphesi ve güven krizi üzerinedir. Hikayenin tamamı telefon komplosu üzerine kurgulanmaktadır. Hikayenin doktor kahramanının eşine her akşam meçhul bir telefon gelmekte ve eşinin bu kişiyle telefon görüşmeleri de devam etmektedir. Buna mukabil doktorun kurguladığı telefon arkadaşlığı görüşmeleri nedeniyle doktorda hanımına karşı kıskançlık ateşi alevlenmektedir. Olaylar gelişmekte, hisler ve istekler çatışmaktadır. Hanım kocasının komplosunu ortaya çıkarmakta fakat romanın meçhul kişisi Rafi ile bitmesi için bayan komplosunu açıklamamaktadır. Yazar iki romanıyla şahısların gizli ve psikolojik çatışmalarını ortaya çıkarmayı aşarmıştır. Ayrıca Saddam dönemindeki baskıya bu iki sembolik romanıyla vurgu yaparak Irak'ın açık hava hapishanesine dönüşmesini betimlemiştir
Kur'an-ı Kerim'de hikaye anlatımını incelemek / bir model olarak Yusuf Suresi (Anlamsal çalışma)
Bu araştırma Kuran'da geçtiği şekliyle metin ve anlatım yönüyle Yusuf kıssasını incelemeyi hedeflemektedir. Yusuf kıssası hikâyenin ana konusuyla bağlantılı birçok olaydan oluşur. Olay, karakter, zaman ve mekân gibi unsurlara dayanan kıssanın anlatı yapısının incelenmesi de araştırmanın bir diğer hedefidir. Kur'an'ın bütün kıssalarında olduğu gibi Yusuf kıssasının da konu ve malzeme, tarihi gerçeklerden oluşur. Kıssa bu yönüyle edebî hikayelerden farklıdır. Yusuf kıssasının Kur'ân'daki bir surenin tamamını kapsamış olması, bu kıssanın önemini göstermektedir. Araştırmada bir dizi olay ve hikâyenin anlatı yapısına göre kıssa tahlil edilirken ve dinleyicilerin kalplerini etkileyecek şekilde bu unsurların yaratıcı bir halde kıssaya katılması ortaya konurken betimleyici analitik yöntem kullanılmıştır. Araştırmada şu sonuçlara ulaşılmıştır: Bu hikâye yakışıklı oluşu ile kıssada gerçekleşen, sonunda krize dönüşecek olan olayları tetikleyen bir ana karaktere, Hz. Yusuf'un karakterine dayanmaktadır. Psikososyal boyut ise Hz. Yusuf'un babası ve hikâyenin ana kahramanı hakkında büyük bir imtihana dönüşecek olan kardeşlerinden gördüğü haset ve kıskançlık ilişkisinde ortaya çıkar. Kıssa, okuyucuyu doğrudan olaylarının gelişimine dahil eden dramatik, parlak bir başlangıca dayanır. Olaylar Hz. Yusuf'un bir rüya görmesi ile başlar. Sonra kardeşleri ve Aziz'in eşi ile olan imtihanı, hapis, hapisten kurtuluş ve hükümran olma ile devam eder. Kıssa Hz. Yusuf'un ailesi ile buluşması ve rüyayı te'vil etmesiyle biter. Tüm bunlar yoğun, doğru bir anlatımda, keyifli bir teatral diyalogda ve sahneler arasında yumuşak bir geçişte zikredilir. Böylece sebep ve sonuç birbirine bağlanır ve hikâye tamamlanana kadar olayların, zamanın ve mekânın işlevi artar. Çalışmanın vardığı netice şu şekilde ifade edilebilir: Hiçbir beşerî anlatı ilahi anlatıdan üstün değildir. Kur'ân'ın icazı hikâye anlatımı da kapsamaktadır. Anahtar Kelimeler: Kur'ân Kıssaları, Anlatım, Hz. Yusuf, Şahıslar, Olaylar, Zaman, Mekân.
Resimli kitaplardaki karakterlerin duygu durumlarının incelenmesi
Bu araştırmada, 2001-2010 yılları arasında 3-6 yaş çocukları için ülkemizde yayımlanmış resimli kitaplardaki karakterlerin, metin ve resimlemelerde hangi tür duygu durumlarına sahip olduklarının incelenmesi amaçlanmıştır. Piyasada bulunan, farklı yayınevi, yazar ve resimleyene ait resimli kitaplar arasından seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden ?kolay ulaşılabilir durum örneklemesi? yöntemi ile ulaşılabilen 752 kitap araştırmanın evrenini oluşturmuştur. Evren içerisinden rastgele sayılar tablosu yoluyla seçilen 112 kitap örneklemi oluşturmuştur. Araştırmada veriler, literatür taraması sonuçlarına ve uzman görüşlerine dayanılarak araştırmacı tarafından geliştirilen ?Kitap Künye Formu?, ?Metinde Duygu İnceleme Formu? ve ?Resimde Duygu Tanımlama Formu? aracılığıyla toplanmıştır. Bu formlar ile her bir resimli kitapta yer alan duygu durumlarının resimlemede ve ?sözcük-sözcük grubu-cümle? olarak metinde var olup olmadığı saptanmıştır. Ayrıca resimli kitaplarda yer alan duygu durumlarının metinde ve resimlemedeki kullanım sıklığı belirlenmiştir. Elde edilen veriler SPSS 17,0 programıyla analiz edilmiştir.Araştırmada elde edilen bulgular sonucunda; metinde sözcük ve sözcük grubu olarak ifade edilen duygu durumlarından ?sevmek, sarılmak, mutlu olmak, sevinmek, kızmak, sinirlenmek, ağlamak, üzülmek, korkmak? gibi okulöncesi dönemindeki çocukların anlayabileceği sözcüklerin yanı sıra, ?gurur duymak, bayılmak, koklaşmak, haykırmak, içi içine sığmamak, yerinde duramamak, şok geçirmek, gözlerine inanamamak, homurdanmak, içini çekmek, yakınmak, hayıflanmak, ürkmek? gibi okulöncesi çocukların anlayamayacağı ifadelere de rastlanmıştır. Metinde yer alan bu ifadelerin resimlemelerle desteklenerek çocuk tarafından anlamlandırılabileceği düşünülmüştür.Örneklemi oluşturan resimli kitaplardaki karakterlerin en fazla sahip olduğu duygu durumunun metinde ve resimlemede ?Sevinç? duygusu olduğu tespit edilmiştir. Metinde ?Şaşkınlık?, resimlemede ise ?Öfke? duygusunun en az olduğu saptanmıştır. Okulöncesi çocukların resimli kitaplarda farklı duygu durumlarıyla karşılaşmaları noktasından hareketle, daha az yer verilen duygu durumlarının da resimli kitaplarda yer alması gerektiği düşünülmektedir.Anahtar Kelimeler: Okulöncesi Eğitim, Çocuk Edebiyatı, Resimli Kitap, Duygu
Nef'i Divanı'ndaki mitolojik ve efsanevi şahıslar
Divan edebiyatında kaside önemli bir yere sahiptir. Kaside denilince ilk akla gelen 17.yy şairi Nef'i'dir. Nef'i, övgü ve yergi şairi olarak da tanınır. Nef'i, Divan'ında yer alan kasidelerinde memduhunu överken tarihi, efsanevi, mitolojik şahıslardan, İranlı şairlerden, peygamberlerden, Kur'an-ı Kerim'de adı geçen dini kişiliklerden bahsetmiştir. Çoğunluğu benzetme yoluyla olan bu şahsiyetlerde Nef'i, memduhunu tarihi, efsanevi, mitolojik şahıslarla yarıştırmıştır. Üstün gelen taraf ise her zaman memduhu olmuştur. Nef'i'nin Divan şiirindeki bir diğer önemi ise yazdığı fahriyelerdir. Bu bölümde ise Nef'i, kendini İranlı şairlerle kıyaslamıştır. Çalışmamızda bahsedilen şahıslar ve beyitler birlikte ele alınmıştır. Çalışmamızda, Nef'i Divan'ında yer alan efsanevi ve mitolojik şahısların bahsedilen özellikleriyle değerlendirilmiştir.
Ayten Demirağ'ın hayatı, sanatı ve edebî kişiliği üzerine bir inceleme
Ayten Demirağ Kilis'te doğan, İstanbul'da yaşamaya devam eden önemli bir şairdir. Sanatçı Allah, ölüm, rüya gibi metafizik konulara; aşk, İstanbul ve mitolojik ögeler gibi bireysel konulara temas ederek şiirlerini zenginleştirir. Genel itibarıyla İkinci Yeni anlayışına benzer şiirler terennüm ettiği görülse de kendi sanat anlayışını yakalamış bir sanatçıdır. Şiirlerinde kadın duyarlılığı hissedilen Demirağ, poetikasını saf şiir anlayışıyla oluşturur. Bu çalışmada şairin sanatının kaynakları, şiirindeki temalar, dil ve üslup özelliklerinin yanında ahenk ve şekil unsurları ele alınmış, bu doğrultuda çeşitli tespitlerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Ayten Demirağ, şiir, İstanbul, sanat, ahenk, dil.
Adil Yakubov'un "Mukaddes" ve "Adalet Menzili" romanlarında konu, zaman, mekân ve şahıslar kadrosu
Bu çalışmada Adil Yakubov'un "Mukaddes" ve "Adalet Menzili" romanları ele alınmıştır. Çalışmada, çağdaş Özbek edebiyatında önemli bir yeri olan Adil Yakubov'un bu iki romanında "konu, zaman, mekân ve şahıslar kadrosu" tespit ve analiz edilmiştir. Bu çalışmayla, Türkiye Türkçesi başta olmak üzere eserleri birçok dile tercüme edilen Adil Yakubov'u ve onun eserlerini Türkiye'de Türk okurlarına ve araştırmacılara tanıtmak hedeflenmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde roman inceleme metodu çerçevesinde "zaman, mekân ve şahıs kadrosu" hakkında bilgi verilmiştir. Ardından çağdaş Özbek edebiyatının gelişimi üzerinde durulmuş ve roman analizinin yapılabilmesi için, yazarın hayatının önemli olduğu düşüncesinden hareketle Yakubov hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmanın değerlendirme bölümünde "Mukaddes" ve "Adalet Menzili" romanları incelenmiştir. Değerlendirme bölümünde romanlar konu ve olay örgüsü açısından detaylı bir şekilde analiz edilmiştir. Bu bölümde, incelenen romanların konularına odaklanılarak değerlendirmeler yapılmıştır. Romanların konularının değerlendirilmesi, Adil Yakubov'un eserlerinin içeriğini ve derinliğini daha iyi anlamayı sağlamayacaktır. Sonuç bölümünde, analiz edilen romanlardan elde edilen tespitlere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Özbek edebiyatı, Adil Yakubov, Mukaddes, Adalet Menzili.
XVI. asır şairlerinden Mîrzâ'nın Mesnevisi: Nazm-nâme (inceleme-metin)
Bu çalışmanın konusunu, 16. yüzyılda yaşamış Mirzâ'nın Nazmnâme adlı mesnevi nazım şeklinde yazılan eserinin metni ve incelemesi oluşturmaktadır. Eserde iç içe geçmiş iki hikâye bulunmaktadır. Çalışmanın giriş kısmında mesnevi hakkında genel bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde hakkında pek bilgi sahibi olmadığımız Mirzâ'nın hayatı anlatılmıştır. İkinci bölümde eserin tanıtımı, muhteva özellikleri, iç ve dış yapısı incelenmiş ve nüsha bilgileri verilmiştir. Üçüncü bölümde elimizde tek nüshası bulunan eserin metni, transkripsiyonlu olarak verilmiştir.
Toplumcu gerçekçi romanlarda kadın
Toplumcu gerçekçilik, 20.yüzyılda etkili olmuş önemli edebiyat anlayışlarından biridir. Savunduğu karakter anlayışı sebebiyle olumlu tip kavramına uygun kişiler yaratma çabası vardır. Bu anlayışın kadın ve kadın sorunlarına bakış açısını ortaya koymak, yaratılan kadın karakterlerin özelliklerini belirlemek ve bu anlayışa özgü kadın karakterlerin stereo ve prototip olanlarını belirlemek tezin amacıdır. Toplumcu gerçekçi anlayış ezen-ezilen, güçlü-güçsüz çatışmalarından hareketle kadın sorunlarına ve kadın karakterlere daha fazla yer vermiştir. Kenar mahallelerde yaşayan, köylü, yoksul, işçi kadınlara ve onların çalışma, aile ve toplumsal hayatla ilgili sorunlarına eğilmiştir. Farklı kesimlerden, farklı sorunlara çatışmalara sahip karakterlere yer vermesi bakımından bu anlayışa uygun romanlar, roman tarihi açısından önemlidir. Birçok eserde olumlu tip anlayışına uygun karakterlere yer verilerek sorunların çözümü gösterilmiştir. Bazı karakterler ise streo ve prototip özelliği göstermektedir. Bu bulgulardan hareketle toplumcu gerçekçi roman anlayışının kendine özgü bir kadın tipolojisine sahip olduğu söylenebilir. Kadın tipolojisine bakıldığında çağdaşı ve öncesindeki anlayıştaki romanlarla bariz farklılıklar görülür. Farklı baskı mekanizmaları ile karşılaşan kadınların çoğunlukla mücadelesi bazen de teslim olduğu göze çarpar. Kadınlar yaşadıkları zorluklar ve dirençleri ile ön plandadır. Direnmeyen hatta yanlış yollara sapanlar ise cezalandırılmaktan ziyade doğru yola sevk edilir. Bu da toplumcu gerçekçiliğin özelliklerinden olan devrimci romantizmden kaynaklanır. Kadın tasvirleri başkarakter olsalar da çok detaylı değildir. Belirgin fiziksel özellikler verilerek daha çok davranışlara odaklanılır. Karakterlerin psikolojik yönü zayıftır. Duygu ve düşüncelerinden ziyade diyaloglar-ki karakteri tanıtma ve olay örgüsünü aktarma işlevindedir- ve hareketler önemli bir yer tutar. Birçok kadın karaktere ki bazıları da başkarakterdir, yer verilmesi kadının sorunlarına önem verildiğini ve çözümlenmek istendiğini gösterir. Başkarakter ve yan karakter olmak üzere farklı kesimlerden birçok kadın görünür kılınır. Bireysel konuların ağırlıkta olduğu romanlarda bile toplumsal sorunlar irdelenir. Sonuç olarak toplumcu gerçekçi romanlarda kadın karakterler önemli bir yer tutar ve yarattığı çeşitlilik bakımından kadın gerçeğini daha detaylı ve çok katmanlı olarak ortaya koyar.
Klasik Türk şiirinde redifi şahıs ismi olan şiirler
Bu çalışma klasik Türk şiirinde redifte bulunan din adamı olmayan kişileri ele almaktadır. Çalışmamıza 314 divân tarayarak başladık. Bunun sonucunda tespit ettiğimiz şiirlerde redifi şahıs adı olanlarını inceledik. Daha sonra bu kişileri dinî ve dinî olmayan kişiler olarak sınıflandırdık. Birinci bölümde çalışmamızın probleminden, amacından, öneminden, sınırlılıklarından ve tanımlarından bahsettik. İkinci bölümde, tespit ettiğimiz bu şiirlere genel değerlendirme yaparak yüzyıllara göre sınıflandırdık. Üçüncü bölümde tezimizin konusu olan dînî olmayan kişilere yoğunlaşarak onların şairlerce nasıl anlatıldığı, tezkirelerin de yardımıyla bu kişilerin şairlerle olan münasebetini belirlemeye çalıştık. Çalışmamızın dördüncü bölümünde inceleme sonucu elde ettiğimiz bilgileri sonuç başlığında belirttik. Anahtar Kelimeler: Redif, şahıs, divân şiiri
Mustafa Kutlu'nun hikâyelerinde şahıs kadrosu
Mustafa KUTLU'nun hikâyelerinde şahıs kadrosu konulu tezimizde Cumhuriyet döneminin tanınmış hikâyecilerinden olan Mustafa KUTLU'nun sanatçı kişiliğini ortaya koymak, hikâyelerindeki şahıs kadrosu ile Türk toplumunu meydana getiren bireyler arasındaki benzerlikleri belirlemeyi, Türk insanının Mustafa KUTLU'nun hikâyelerine nasıl, ne şekilde, hangi özellikleriyle yansıtıldığını tespit etmeyi amaçladık.Çağdaş hikâyecilere göre, içinde yaşadıkları toplumun, çeşitli yönleriyle sanat eserine yansıması çok önemlidir. Onlar topluma adeta bir ayna tutarak, onu bütün yönleriyle eserlerinde yansıtmaya çalışırlar. Mustafa KUTLU da hikâyelerinde Türk toplumunu çeşitli kesimleriyle tanıtmaya büyük bir önem verir. Bunun akademik bir çalışmayla ortaya konulması, modern Türk hikâyeciliğinin gelişim çizgisinin ortaya konulması açısından son derece önemlidir.Cumhuriyet dönemi Türk hikâyesinin gelişiminin ortaya konulması, tek tek bu dönemin hikâyecilerinin incelenmesine bağlı olduğundan, Mustafa KUTLU ile ilgili yapılan bu çalışmayla Cumhuriyet dönemi Türk hikâyesinin gelişim çizgisinin ortaya konulmasına önemli bir katkıda bulunulacaktır.Tez beş bölümden oluşmuştur:1. Modern Türk Hikâyeciliğinin Gelişimi. 2. Mustafa KUTLU'nun Hayatı ve Sanatı. 3. Mustafa KUTLU'nun Hikâyeleri. 4. Mustafa KUTLU'nun Hikâyelerindeki Şahıs Kadrosu. 5. Sonuç.
Naşide Gökbudak'ın ilk on romanındaki şahıs kadrosu üzerine bir inceleme
Yüksek lisans tezi olarak hazırlanan bu çalışmada, Naşide Gökbudak'ın ilk on romanındaki şahıs kadrosu incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmelerde roman incelemesi ve psikanalitik eleştiri kuramı ölçüt alınmıştır.Çalışmamızın birinci bölümünde giriş başlığı altında, yazarın hayatı, romanlarının özellikleri, kullanılan yöntem ve teknik hakkında bilgi verilmiştir.İkinci bölümde her romanın özeti yapılmış, vakanın zuhurunda yer alan şahıslar incelenmiş, dekoratif unsur durumundaki kahramanlardan söz edilmiştir. Bu incelemelerin her birinin sonunda şahıs kadrosu üzerinde toplu bir değerlendirmeye de yer verilmiştir.Üçüncü bölümde, yaptığımız çalışmanın tamamından elde ettiğimiz bilgiler sonuç bölümü olarak yazılmıştır.Bibliyografyada, çalışmamıza katkıda bulunan kitaplara, makalelere ve internet adreslerine yer verilmiştir.Eklerde ise yazarın kendi yazıp gönderdiği özgeçmişine ve yazar ile bizzat tarafımdan yapılmış bir görüşme metnine yer verilmiştir.
Âsaf Hâlet Çelebi'nin şiirlerindeki şahıs isimlerinin işlevleri üzerine bir inceleme
Yüksek lisans tezi olarak hazırlanan bu çalışmada Cumhuriyet devri Türk şiirinin özgün isimlerinden olmasına rağmen 2000'li yıllara kadar hak ettiği ilgiyi göremeyen Âsaf Hâlet Çelebi'nin (1907-1958) şiirlerindeki şahıs isimleri tespit edilerek onun bu isimleri şiirlerinde nasıl ve niçin kullandığı incelenmiştir. İlk defa Mehmet Kaplan tarafından bir ?kültür şâiri? olarak nitelenen Çelebi'nin şiirlerindeki şahıs isimlerini incelememizin amacı, onun nasıl bir kültür şâiri olduğunu daha net ortaya koymaktadır. Ayrıca onun şiirlerindeki şahıs isimlerini incelemek, okurların şiirlerini anlamakta zorlandığı ve pek çok kişinin bu yüzden şiirleri üzerine eğilmekten çekindiği bir şâir olan Çelebi'nin şiirinin daha kolay anlaşılmasını sağlayacaktır.
Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun romanlarında kişiler ve karakterizasyon
?Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Romanlarında Kişiler ve Karakterizasyon? adlı çalışmamızda; Cumhuriyet Dönemi'nin en tanınmış yazarlarından biri olan Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun romanlarındaki kişiler incelenmiştir. İncelediğimiz bu roman kişilerinin tipleri ve karakterleri ortaya koymaya çalışılmıştır. Bu kişiler, tipler ve karakterlerle; Türk toplumunu tarihi süreç içerisinde meydana getiren bireyler arasındaki benzerlikler belirlenmiştir. Türk insanının, Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun romanlarına nasıl ve ne şekilde ve hangi özellikleriyle yansıdığı gösterilmeye çalışılmıştır.
Klasik Türk şiirinde divanıhümayun tip ve kişilikleri
Yüzyıllar boyunca varlığını sürdürmüş olan Klasik Türk şiiri, bu süreçte tarihî, dinî, efsanevî, sosyal ve kültürel pek çok kaynaktan beslenmiştir. Tüm bu kaynakların temelinde etkin olmuş varlık ise insandır. Bu nedenle, Klasik Türk şiirinin en önemli kaynaklarından biri insanla ilgili görünüşlerdir. Klasik Türk şiirinde yer alan insanla ilgili görünüşler tipler ve kişilikler olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Tipler, gerçek hayatta var olan kişilerin idealleştirilmiş yönleriyle kurgulanmış sembolleridir. Kişilikler ise, gerçek hayatta var olmuş, belli bir tarihte belli bir coğrafyada yaşamış kişilerdir. Bu çalışmada Klasik Türk şiirindeki Divanıhümayun tip ve kişilikleri incelenmiştir. Divanıhümayun tipleri meslek tipleri bahsinde, kişilikleri ise tarihî kişilikler başlığında değerlendirilmiştir. Tiplerin ve kişiliklerin barındırdığı özelliklere tanık beyitler eşliğinde değinilmiştir. Kişilikler bakımından yoğun olan bu çalışmada, belirlenen 28 divandaki 117 kişiliğin Divanıhümayundaki görev gruplandırmasına, biyografilerine, beyitlerde hangi özellikleriyle ve ne sıklıkla yer aldıklarına tablolarla birlikte yer verilmiştir. Çalışmanın sonunda incelenen tüm tipleri ve kişilikleri kapsayan bir dizin yer almaktadır.
Mardin masalları: İnceleme-metin
Mardin masallarını derleme ve inceleme olmak üzere iki aşamada ele alan bu çalışmanın amacı yörede anlatılan masalları derleyip incelemek ve aynı zamanda Mardin şehrinde masal anlatma geleneğinin günümüzdeki durumunu tespit etmektir. Tarihte pek çok önemli uygarlığa ev sahipliği yapmış Mardin, folklorik malzeme açısından zengin bir kenttir. Fakat Mardin yöresinin masalları ile ilgili yapılan çalışmalar sınırlı sayıda ve dar bir çerçevede kalmıştır. Bu bakımdan bu çalışmada "Alan Araştırması Yöntemi" ile masal metinleri kayıt altına alınmış ve masallar bağlamsal özellikler, tip, motif ve formel unsurlar yönünden incelenmiştir. Masallarda tespit edilen tipler Aarne-Thompson'ın "The Types of the Folktale" ve Eberhard-Boratav'ın "Typen Türkischer Volksmarchen" (TTV) kataloglarına göre tasnif edilmiştir. Mardin masallarında yer alan motiflerin ise Stith Thompson tarafından hazırlanan "Motif- Index of Folk-Literature" adlı çalışmaya göre karşılıkları tespit edilmiş ve Mardin masallarında nadir ve sık geçen motifler tahlil edilmiştir. Kaynak kişilerden alınan bilgilere göre Mardin'de masal anlatma geleneği zayıflamaya başlamıştır. Kitle iletişim araçlarının kırsal kesimlere ulaşması, köy ve şehir hayatındaki yaşamın birbirine benzemesi, şehre göçün başlaması ve geleneği bilen kaynak kişilerin vefat etmesi gibi nedenler bu geleneği olumsuz etkilemiştir. Mardin il merkezi ve ilçelerinde yürütülen çalışmada kaynak kişiler ile yapılan görüşmeler neticesinde 120 masal kaydedilmiştir. Fakat bazı masalların eksik olması sebebiyle 80 masal incelenmiştir. Yapılacak yeni derleme çalışmaları ile yörenin sözlü kültür ürünleri kaybolmaktan kurtulacak ve gelecek nesillere ulaştırılacaktır.
Turgut Özakman'ın ilk dönem tiyatro oyunlarında şahıs kadrosu
"Turgut Özakman'ın İlk Dönem Oyunlarında Şahıs Kadrosu" adlı bu çalışma yazarın hayatını, sanatını ve tiyatro eserlerindeki şahıs kadrosunu incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmada özellikle oyunların şahıs kadrosu ayrıntılı olarak incelenmiştir. Çalışma üç bölümden oluşur. İlk bölümde Tanzimat'tan Turgut Özakman'a kadar Türk tiyatrosunun gelişimi, ikinci bölümde yazarın hayatı, mizacı ve sanatı, üçüncü bölümde ise oyunların tanıtımı ve oyunlardaki şahıs kadrosunun fonksiyonları ve tipleri bakımından incelenmesi yer almaktadır. Sonuç bölümünde yapılan araştırma ile ilgili bulgular bir araya getirilerek değerlendirme yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Turgut Özakman, Türk Tiyatrosu, ġahıs Kadrosu, Tiyatro, 1950 KuĢağı.
Ahmed Bin Hemdem Kethüda Süheyli Divanı'nda tipler ve kişilikler
Klasik şiirimizin bugünün literatürü için karanlıkta kalan noktaları, araştırmacıların çalışmalarıyla aydınlatılmaya çalışılmaktadır. Mazmunların, remzlerin ve kelimelerin yanı sıra metni oluşturan yapı taşlarından olan tip ve kişiliklerin tespiti, metne hâkim olmayı kolaylaştıracaktır. Bu çalışmanın amacı da Klasik Türk edebiyatında "insan" temasıyla yola çıkılarak 16. yüzyıl sonu ile 17. yüzyılın ortalarına doğru yaşam sürdüğü tahmin edilen Süheyli mahaslı şairin Divanı'ndaki tip ve kişilikleri tespit etmektir. Bu bağlamda Divan'daki tip ve kişilikler taranmış, bulunan örnekler metinde yer aldıkları tanık beyitlerle birlikte, benzer özellik gösterenler küme oluşturacak şekilde çalışmaya dahil edilmiştir. Çalışmanın sonucunda tip ve kişilik bakımından zengin sayılabilecek Divan'dan hareketle şairin ailesindeki, çevresindeki ve kültür hazinesindeki isimlere ulaşılmıştır.
Elazığ fıkraları ve fıkra tipleri (Bağlam merkezli bir inceleme)
Bu çalışmada Elazığ'da derlediğimiz fıkraları ve bu fıkralardaki fıkra tiplerini ele aldık. Çalışmanın özelliği, Elazığ'da derlenen fıkralar üzerine bağlam merkezli bir bakış açısıyla yapılan müstakil bir çalışma olmasıdır. Tezin genel başlıkları şunlardır: "Elazığ ile İlgili Genel Bilgiler", "Fıkra", "İşlevleri Açısından Elazığ'da Derlenen Fıkralar", "İcra Bağlamı Açısından Elazığ'da Derlenen Fıkralar", "Elazığ'da Derlenen Fıkralarda Fıkra Tipi", "Fıkra Tiplerine Göre Elazığ'da Derlenen Fıkraların İcra Bağlamları", "Sonuç", "Kaynakça", "Ekler". Fıkralar, anlatmaya bağlı folklor ürünleridir. Bu çalışmada fıkralar sahadan derlenirken bağlamı ile birlikte derlenmiş; böylece fıkraların icra bağlamına göre özellikleri ve işlevleri tespit edilebilmiştir. Sadece metni derlemek, fıkrayı eksik değerlendirmektir. Çünkü her folklor ürünü özel bir metindir ve anlatıcısından, anlatılma ortamından bağımsız düşünülemez. Bu bakımdan kaynak kişiler ve anlatma ortamlarıyla birlikte anlatıların sosyal hayatta hangi işlevleri yüklendiği de çalışmamızda yer almıştır. Ayrıca derlenen Elazığ fıkralarının fıkra tipleri de tespit edilmiştir. Anahtar sözcükler: Elazığ, fıkra, fıkra tipi, kuram, işlev, bağlam
Tipler ve kişilikler çerçevesinde Ahmet Cezbî'nin şiir dünyası
Edebi bir metnin kurgulanmasında önemli rol oynayan tipler ve kişilikler Klâsik Türk Edebiyatı döneminin aydınlatılması için incelenmesi gereken ilk unsurlardandır. Tip ve kişiliklerin metinlerde yaygın kullanılması metinlerin anlaşılmasını ve yorumlanmasını kolaylaştırır. Ayrıca manzum ve mensur eserlerde kullanılan tipler ve kişilikler müellifin çağdaş toplum yapısı hakkında bilgi edinmemizi sağlayan tarihi bir kaynak işlevi de görür. Bu çalışmada "Divân Edebiyatında İnsan" temasıyla, on sekizinci yüzyılın sonu ile on dokuzuncu yüzyılın başında yaşadığı tahmin edilen Himmetzade Ahmet Cezbi'nin eserlerindeki tip ve kişilikler tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmada tiplerin temsili bir örneği seçilmiş benzerleriyle birlikte sınıflara ayrılmışlardır. Kişilikler ise metindeki kullanım alanlarına göre (dinî, tarihi, vb.) kümelendirilmiştir. Tüm tip ve kişilikler tanık beyitleriyle gösterilmiş çalışmanın sonuna dizin eklenmiştir.