Delinquent children

73 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Çıraklık eğitiminin suça sürüklenmiş çocukların topluma kazandırılmasıdaki rolü: Ankara Çocuk Eğitimevi örneği

Bu çalışma suça sürüklenmiş ve işlediği suçtan dolayı hüküm giymiş çocukların, işledikleri suç karşısında almış oldukları hürriyeti bağlayıcı ceza kapsamında, cezalarının infazının gerçekleştiği eğitimevlerinde uygulanan çıraklık eğitimi faaliyetinin sonuçlarını ortaya çıkarmak amacı ile gerçekleştirilmiştir. Dezavantajlı grup olarak karşımıza çıkan hükümlü çocuklar, suça sürüklenerek daha da dezavantajlı bir durumda karşımıza çıkmaktadırlar. Suça sürüklenen çocukları tekrar topluma kazandırmak için Çocuk Eğitimevleri bünyesinde birçok çalışma gerçekleştirilmektedir. Çocuk Eğitimevinde uygulanan çıraklık eğitimi faaliyetlerinin sonuçları hakkında herhangi bir bilgi bulunmadığından bu çalışma gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma ile çıraklık eğitiminden yararlanan hükümlü çocuğun ne kadar ıslah olduğu ve hürriyetine kavuştuktan sonra almış olduğu bu eğitimin sosyalleşmesine ne derece katkı sağlayacağı ve çocuğun suçtan arındırılmasına yardımcı olduğu ortaya konmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Suç, Ceza, Çocuk suçluluğu, Çıraklık Eğitimi, Çocuk Eğitimevi

CezaSuçSuçlu çocuklar+2
Abdullah Ferid Üzümcü
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk suçluluğu ve toplumsal nedenleri

Bu tezin amacı, çocuk suçluluğuna yol açan toplumsal nedenleri günümüzde ulaşılan ekonomik, siyasal ve sosyolojik nedenlerle birlikte açıklamaktır. Çocuk suçluluğunun değişen mahiyeti ve günümüze ulaşan gelişim süreci bu tezin ana eksenini oluşturmaktadır. Çocukların suç kelimesi ile birlikte anılması gerçekten de içinde bulunduğumuz çağın, toplumları ne derecede etkilendiğini göstermektedir. Bu olumsuz etkiler sosyal polarizasyonu derinleştirmekte ve incelemeye çalıştığımız suçluluk olgusunun itici nedeni olmaktadır. Çocuklar üzerinde aile ve sosyal çevre tarafından sürdürülen toplumsallaştırma işlevi bu gibi makro etkenler tarafından başarılı bir şekilde tamamlanamamakta, göç, düzensiz kentleşme, gecekondulaşma, medya gibi faktörlerin olumsuz etkileri çocukların suça bulaşmasına neden olmaktadır.Anahtar Kelimeler: Çocuk, Suç, Çocuk Suçluluğu, Göç, Kentleşme, Aile, Medya.

AileAile içi ilişkilerGöçler+8
Hakan Balci
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk suçluluğunun sosyo-ekonomik sebepleri ve önlenmesi için alınması gereken tedbirler

Tezimizin amacı, çocukları suça sürükleyen sebepler dikkate alınarak, çocuk suçluluğunun en aza indirgenmesi için kamu kurum ve kuruluşların, soruşturma ve kovuşturma makamlarının yapması gerekenler, yasal anlamda yapılması gereken düzenlemeler, alt yapı eksikliklerinin neler olduğu, nasıl düzeltilebileceği konularındaki çözüm önerileri ortaya konulmasıdır.İnsan sosyal bir varlıktır. Sosyal bir çevrede doğar, büyür ve yaşadığı çevrenin şartlarına göre şekillenir.Suç çok fonksiyonlu, karmaşık sosyal bir olgudur. Diğer bir ifade ile suç değişik unsurların, farklı oran ve şekillerde etkilemesi ile oluşur.Çocuğun yetişmesinde ve kişiliğinin oluşmasında en önemli faktör, ana dilini öğrenir gibi model aldığı, izinden gittiği anne ve babasıdır. İkinci olarak yakın çevresi, arkadaş grubu ve okuldur. Bunları medya ve içinde yaşadığı toplum takip eder. Suça sürüklenen çocukların mala karşı ve hatta diğer suçları işlemelerinin ana nedenleri eğitim ve ekonomik yoksunluktur. Bu iki parametreden en önemlisi ise, suça sürüklenenin ailesinde ve kendisindeki eğitimsizliğinden kaynaklanan sonuçların daha çok ön plana çıktığını görmekteyiz.Suç teorileri ve kriminolojik araştırmalar ile suçun nedenleri tüm boyutlarıyla ortaya konulmuştur ancak; suçun önlenmesi, en azından kontrol altında tutulması için yapılması gerekenler ihmal edilmiştir. Bu konuda yapılması gerekenlerin ortaya konulabilmesi için teori ve uygulama alanın birlikte bilinmesi gerekmektedir. Bu nedenle, dünya genelinde ve ülkemizde suçun önlenmesi için yapılması gerekenlerin ortaya konulması çok önem arz etmektedir.Yetişkin suçluluğu, tesadüfi suçlar hariç çocuk suçluluğunun bir devamıdır.Çocuğu suça sürükleyen içinde bulunduğu sosyal ortamdır. Bu nedenle suça sürüklenen çocuklar, yetişkinlerden farklı mahkemelerde, farklı usuller ve ilkeler ışığında yargılanmaktadırlar.Ceza adalet politikasının birinci amacı suç, suç korkusu, bireysel ve toplumsal zararlardan kişiyi ve toplumu korumaktır. İkinci amacı, suçluyu yok etmek değil, ondaki suçluyu cezalandırırken içindeki insanı ortaya çıkarmaktır.Çocuk ceza adalet sisteminin amacı, suça sürüklenen çocuğu cezalandırmak değil, onu suça sürükleyen nedenleri dikkate alarak eğitmektir. Suça sürüklenen çocuğu ıslah etmenin yolu, onun hakkında mahkemelerin tedbire hükmetmeleri, verilen tedbir kararlarındaki amaca uygun bir şekilde eğitime tabi tutulmalarıdır. Ceza adalet politikası alanında dünyadaki eğilim, hürriyeti bağlayıcı cezaların suçluyu ıslah etmemesi nedeniyle, suç işleyene öncelikle tedbire hükmetmek ve eğitmek, tedbire uymadığı taktirde hürriyeti bağlayıcı cezaya yönelmektir.Şunu unutmayalım ki, Çocuk Koruma Kanunu ile hapis cezasının son çare olduğu ilkesini kabul etmemiz ve olması gereken de bu olmasına rağmen suça sürüklenen çocuklar hakkında, en kısa sürede koruyucu ve destekleyici tedbirlere hızlı bir şekilde karar verilmez, etkin bir şekilde tedbirler uygulanmaz, tedbirlerin uygulanması için gerekli alt yapılar hazırlanmazsa, suça sürüklenen çocuk sayısı katlanarak artar. Yetişkin suçluluğu hızla çoğalır ve yetişkinler için birçok yeni ceza evleri yapmak zorunda kalırız.

EğitimSosyal etkiSosyoekonomik analiz+7
Mehmet Boğa
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk ve suç: Marmara Bölgesi örneği

Günümüzde yaşanan en büyük sosyal sorunlardan birisi, göç ve kentleşme paralelinde suç oranlarındaki artışın, çocuk suçlular üzerindeki yansımasıdır. Çocuk suçluluğu her geçen gün artarken, hem sosyal yapının bozulmasına, hem de kültür çatışmasına neden olmaktadır. Çocuklar üzerinde aile ve sosyal çevre tarafından sürdürülen toplumsallaştırma işlevi başarılı bir şekilde tamamlanamamakta, göç, plansız kentleşme, gecekondulaşma, medya gibi faktörlerin olumsuz etkileri çocukların suça bulaşmasına neden olmaktadır.Bu tezin amacı, çocuk suçluluğuna yol açan toplumsal nedenleri, ekonomik, siyasal ve sosyolojik boyutlarıyla birlikte Marmara Bölgesi örneğinde ele alarak ortaya koymaya çalışmaktır. Bu amaçla, çocuk suçluluğuna yönelik bilimsel çalışmalar sosyolojik ve psikolojik açıdan ele alınarak teorik çerçeve oluşturulmuştur. Marmara Bölgesi'nin coğrafi konumu, sosyal ve ekonomik özellikleri, çocuk suçluluğuyla ilgili kurumlar yani sahanın genel özellikleri hakkında bilgi toplanmıştır.Suç şüphesi ile Marmara Bölgesi Çocuk Şube Müdürlüklerine getirilen 348 çocukla yapılan ankette; ailenin, göç ve kentleşmenin, işsizliğin ve eğitimin çocukların suça sürüklenmesinde önemli faktörler olduğu ortaya çıkmıştır. Kırdan kente göç edenlere yeterli sosyal ve ekonomik desteklerin sunulmamasından kaynaklanan sorunlar çocukları suça yöneltebilmektedir. Hızlı kentleşmeyle birlikte, işsizlik ve yoksulluk gibi sorunlar sonucunda artan ve çeşitlenen suçlara karşı suç oluştuktan sonra değil suç oluşmadan önce müdahale edilmelidir. Bu anlamda, uzun vadeli programlar ve politikalar geliştirilmeli özellikle kente yeni göç eden insanlar için destek ağları oluşturulmalıdır.Anahtar Kelimeler: Çocuk, Suç, Çocuk Suçluluğu, Göç, İşsizlik, Eğitim, Kentleşme, Aile.

EğitimKentleşmeMarmara bölgesi+5
Mustafa Kart
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Ceza muhakemesinde suça sürüklenen çocukların yargılanması

Bireysel veya çevresel farklı faktörler neticesinde, erken yaşlarda suç yoluna giren çocukların, ceza adalet sistemi içerisinde farklı bir konuma oturtulması gerekliliği zaman içerisinde geçerlik kazanmıştır. Bu doğrultuda kabul gören uluslararası antlaşmalar ve ulusal kanuni düzenlemelerle, suça sürüklenen çocuklara yetişkinlerden ayrı yargılama usulleri tanınmıştır. Tezimizde öncelikle ulusal ve uluslararası hukuktaki çocuk kavramları tanımlanmış, daha sonra çocukları suça sürükleyen nedenler üzerinde durulmuştur. Ardından Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Çocuk Koruma Kanunu temelinde suça sürüklenen çocukların yargılama süreçleri güncel yargı kararları eşliğinde incelenmiştir. Çocuğun tüm ceza muhakemesi süreçlerinde, üstün yararının korunması amacına öncelik verilmiş, mevcut düzenlemeler ve gelecekten beklentiler karşılaştırılarak değerlendirilmiştir.

Ceza adaleti sistemiCeza muhakemesi hukukuCeza yargılaması+2
Özge Özkan
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Suça sürüklenen çocuklarda suça eğilim ile triptofan hidroksilaz 2 ve SLC6A4 genleri arasındaki ilişkinin araştırılması

Her yıl milyonlarca çocuk suça sürüklenmektedir. Bu çocukların suça sürüklenmesine neden olan risk faktörlerini belirlemek, çocukların neden suça yöneldiğini anlamamıza yardımcı olacaktır. Bu risk faktörlerine yönelik koruyucu önlemlerin alınması, çocukların suç olgusundan uzak tutulabilmesine ve toplumsal barışa katkı sağlayacaktır. Suça sürüklenen çocuklarda suça eğilim ile Triptofan hidroksilaz 2 ve SLC6A4 genlerinin ekspresyonları arasındaki ilişkinin etkisi araştırılarak bu genlerin suçun oluşumuna katkısının olup olmadığı tespiti amaçlanmıştır. Gaziantep Üniversitesi Klinik Araştırmalar Etik Kurulundan gerekli izinler alındıktan sonra Gaziantep Üniversitesi hastanesine başvuran gerekli kriterleri sağlayan çocuklar çalışmamıza davet edilmiştir. Vaka ve kontrol gruplarımız 50'şer çocuktan oluşmaktadır. Bu çocuklardan kan örnekleri toplanmıştır. TPH2 ve SLC6A4 genlerinin ekspresyonlarını belirlemek için öncelikle toplanan kan örneklerinden genlerin mRNA'sı elde edilmiş ve bu elde edilen mRNA'ların kalitesi ve miktarı belirlenmiştir. Bu mRNA'lardan cDNA elde edilmiştir. Bu çocuklara ÇDŞG-ŞY DSM-V el kitabı ve sosyodemografik verileri içeren anket uygulanmıştır. Çalışmamıza katılan vaka grubu çocuklarının ΔCт medyan ortalaması SLC6A4 geni için 7.99, TPH 2 geni için 9.27, kontrol grubu çocuklarının ΔCт medyan ortalaması SLC6A4 geni için 5.59, TPH 2 geni için 5.35 olarak tespit edilmiştir. Vaka grubunun kontrol grubuna göre TPH 2 geninin ekspresyonunun 15,12 kat daha az olduğu ve 3,91 katlık bir kat değişimi olduğu, SLC6A4 geninin ekspresyonunun 7,06 kat daha az olduğu ve 2,82 katlık bir kat değişimi olduğu saptanmıştır. Ayrıca çalışmamızda suça sürüklenen çocuklarda kardeş sayısının çok olduğu, parçalanmış aile yapısının daha çok görüldüğü, ailelerinde daha önce suç işleyen kişilerinin varlığının daha fazla olduğu saptanmıştır. Bu çocuklarda kötü alışkanlık, şiddette maruz kalma ve silah taşıma oranlarının daha yüksek olduğu, babanın eğitim düzeyinin ve çocuğun eğitim hayatına devam etme oranlarının daha düşük olduğu, annenin eğitimi düzeyi ve ailenin gelir düzeyi arasında bir fark olmadığı saptanmıştır. Suça sürüklenen çocukların büyük çoğunluğunda aktif psikopatoloji olduğu saptanmıştır. Çalışmamızda hem THP2 hem de SLC6A4 genlerinin düşük ekspresyonu ile suça eğilim arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmıştır. Sosyodemografik verilere göre ve gen ekspresyon düzeylerine göre risk grubunu oluşturan çocukların tespit edilerek onlara yönelik özel rehabilitasyon programların düzenlenmesi suça sürüklenmenin önlenmesine çok önemli katkılar sunacaktır.

Adli genetikAdli tıpEğilim+6
Mehmet Kılıç
Gaziantep University
2022
00
Master'sOpen AccessTR

13-18 yaş arası Suriyeli çocuklarda suça karışma eğilimi ve nedenleri: Gaziantep örneği

Göç kavramının tarihsel sürecine bakıldığında; sürecinin eski dönemlerden günümüze kadar önemli değişmeler gösterdiği ve hatta son zamanlarda göçmen sayılarının yükseldiği belirlenmiştir. Göç kavramının toplumsal yapıda oluşturmuş olduğu sonuçlarıyla birlikte nedenleri açısından da ele alındığında sosyoloji bilimi başta olmak üzere sosyal bilimlerin her alanında önemli bir toplumsal sorun olarak incelenmektedir. Toplumsal değişmeye kaynaklık etmesinin yanında toplumsal değişmenin bir sonucu şeklinde de değerlendirilmektedir. Yaşanan bu değişmelerle birlikte suçta modern hayatın bir parçası olmuş, gelişerek karmaşıklaşmış ve büyüyen bir sorun haline gelmiştir. Suç ve suçlunun yasalar ile ifade edilmiş olmasıyla birlikte söz konusu çocuk olduğunda biyolojik, sosyolojik, psikolojik ve pedagojik yönden farklılık göstermektedir. Bu araştırmada Türkiye'de yaşayan Suriyeli çocukları suça yönlendiren nedenlerin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Araştırma sorusunu cevaplamak için nitel araştırma yöntemleri benimsenmiştir. Araştırmada görüşme yöntemi ile araştırmanın verileri toplanmıştır. Araştırmanın katılımcılarını Gaziantep ilinde yaşayan Suriyeli suça sürüklenen çocuklar oluşturmaktadır. Verilerin analizi yapılırken Maxqda20 nitel veri analiz programı kullanılmıştır. Verilerin analizi sonucunda bu çalışmada çocukları suça yönlendiren nedenler; aileyle ilişkili faktörler, eğitim-öğretim hayatıyla ilişkili faktörler, iş çevresiyle ilişkili faktörler, akran çevresiyle ilişkili faktörler, göçle ilişkili faktörler, bireysel faktörler ve sosyal medya kullanımı olarak sınıflandırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Göç, Suç, Çocuk ve Çocukluk, Çocuk Suçluluğu.

GaziantepGöçlerSuriyeliler+5
Gizem Nur Cerit
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Göç ve cinsiyet bağlamında çocuk suçluluğu: Gaziantep örneği

Bu tez çalışmasında çocuk suçluluğunun göç ve cinsiyet açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda çocukların suça karışma eğilimlerini etkileyen faktörler göç ve cinsiyet ekseninde sosyolojik açıdan detaylı bir şekilde incelenmiştir. Araştırma kapsamında Gaziantep Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü hizmet alanında olan ve kolluk kuvvetlerince suça sürüklendiği tespit edilen on beş çocukla ve üç sosyal çalışma görevlisi ile görüşme yapılmıştır. Elde edilen veriler fenomenolojik analiz yöntemiyle analiz edilerek konuya ilişkin kod ve temalar çıkarılmıştır. Bu araştırmanın sonucunda göç ve cinsiyetin çocuk suçluluğu ile ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları, erkek çocukların suça karışma oranının kız çocuklara göre daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca cinsiyet rolleri, sosyal beklentiler ve toplumsal normlar, çocukların suça yönelme davranışlarını etkileyen faktörler olarak belirlenmiştir. Göçün de çocukların suça sürüklenmesi açısından ekonomik, eğitimsel ve kültürel boyutlarda etkili olduğu tespit edilmiştir. Bu doğrultuda çocukların suça karışmaması için belirlenen önleyici müdahale stratejileri, sosyal hizmetler, eğitim programları ve aile destek mekanizmaları gibi desteklerin geliştirilmesi önemlidir. Aynı zamanda, çocukların suça karıştıktan sonra rehabilite edilmesi ve yeniden topluma entegrasyonu için etkili adalet ve ceza sistemi yaklaşımlarının benimsenmesi önerilmektedir.

Düzensiz göçErkek çocuklarRisk altındaki çocuklar+7
Ümit Berhami Alpaslan
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Denetimli serbestlik tedbiri verilen çocukların okul dönemlerini incelenmesi: Ankara Denetimli Serbetstlik Müdürlükleri örneği

Bu çalışmanın amacı, haklarında denetimli serbestlik tedbiri verilen çocukların okul dönemlerinin incelenmesidir. Araştırma tarama modelinde desenlenmiş olup araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Ankara Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ile Ankara Batı Denetimli Serbestlik Müdürlüklerine gelen ve haklarında denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulması kararı verilen toplam 50 çocuk oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Haklarında Denetim Serbestlik Tedbiri Verilen Çocukların Okul Dönemine İlişkin Sorular" anketi uygulanmıştır. Veri toplama aracından toplanan veriler frekans hesabı ile analiz edilmiştir. Çalışmada Ankara denetimli serbestlik müdürlüklerine gelen çocukların pek çoğunun okul başarılarının düşük olduğu, okuldan kaçma davranışlarının yoğun olduğu, bağımlılık yapan maddeleri kullanımlarının olduğu ve okuldan kopmalarının yoğun olduğu, okul dönemleri içerisinde sosyal faaliyetlere katılımlarının olmadığı, okul dönemi içerisinde disipline aykırı davranışlarda bulundukları, rehberlik servisinden herhangi bir destek almadıkları, okul dönemi içerisinde öğretmen ve okul yönetici denildiğinde kuralları ve disiplini algıladıkları sonucuna ulaşılmıştır.

Denetimli serbestlik sistemiOkul hayatıSuç+3
Tuğba Özkol
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Mahalle örnekleminde çocuk suçluluğu olgusuna bakmak: Elazığ ili örneği

Geçmişten günümüze giderek artış gösteren çocuk suçluluğu kavramı, son yıllarda TUİK verilerine bakıldığında suça karışan veya suç mağduru olan çocuk sayısının önemli oranda arttığını göstermektedir. Öğrenilmiş bir davranış olarak karşımıza çıkan suçluluk kavramı, çocukların ailelerinden, çevrelerinden etkilenerek suçu öğrendikleri yapılan araştırmalar sonucunda ortaya konulmaktadır. Bu durumda çocuk suçu doğuştan bilmediğine göre çocuğu suça iten nedenler bulunmaktadır. Çalışmamızda çocukların suç işlemesine neden olan bu faktörler yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile 11-18 yaş arası çocuğu olan 30 anne ve baba ile görüşülerek anlaşılmaya çalışılmıştır. Yapılan görüşmeler sonucunda çocukların özünde suçsuz olduklarını onları yetiştiren ailelerin, akran çevresinin ya da bulunduğu sosyal çevrenin çocuğu bilerek ya da bilmeyerek sapma davranışlar sergilemesine neden olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Çocuk, Suç, Çocuk Suçluluğu

Ebeveyn-çocuk ilişkisiElazığMahalleler+4
Firdevs Yardımcı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sanık konumundaki çocukların genel özellilerinin değerlendirilmesi ve çocuk suçluluğunda çözüm önerileri

Bütün toplumlarda olduğu gibi toplumumuzda da çocuk önemli bir varlıktır. Çocukluk kavramı üzerinde çeşitli görüşler vardır. Hukuki manada belli yaşın altındakiler çocuk olarak kabul edilir.Suç evrensel, genel bir olay ve her zaman var olmaya devam edecektir. Suç kişinin kendisini mensup saydığı gurupta, varlığı toplum dayanışması ile çelişkili fiillerdir.Çocuk suçluluğunun nedenleri bedensel ve ruhsal değişimler, kalıtımsal nedenler, zekâ, yanlış eğitim, yetersiz sevgi ve şefkattir. Bu sebeplere daha pek çok sebep eklenebilir. Sonuç olarak çok çeşitli suçlar çocuklar tarafından işlenir.Bu çalışmamızda çocukların ilerleyen yaşlarda daha çok suç işlediği tespit edilmiştir. Katılımcıların çoğunun göç ettiği ve buna ilaveten çevrelerinde çok fazla sayında suçlu bireylerin olduğu görülmüştür. Bununla beraber deneklerin hem kendileri hem de ailelerinin eğitim seviyeleri düşük olduğu tespit edilmiştir.Toplumumuzun görevi çocukların eğitimine önem vermek ve suça sebep olan etmenlerin ortadan kalkmasına sağlamaya çalışmaktır. Böylece sağlıklı bir toplum olabiliriz.Anahtar Sözcükler: Çocuk, Suç ve Çocuk Suçluluğu

SanıkSuçSuçlu çocuklar+1
Bilal Yılmaz
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Suç işlemiş ergenlerle suça karışmamış ergenlerin düşmanca niyet yükleme yanlılıkları ve bazı ailesel özelliklerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı; suç işlemiş ergenlerle suça karışmamış ergenleri; düşmanca niyet yükleme yanlılığı ve bazı ailesel özellikler (ailede fiziksel ceza görüp görmeme, sözel ceza görüp görmeme, ailede suçluluk, anne babanın birlikteliği) bakımından farklılaşıp, farklılaşmadığını incelemektir.Araştırmada, araştırma grubunu Osmaniye Çocuk Mahkemesi'nde işledikleri suçlardan dolayı yargılanan 128 erkek ergen, karşılaştırma grubunu ise Osmaniye merkez okullarına devam eden ve suça karışmadığı bilinen 128 erkek ergen ise oluşturmuştur. Araştırmada, ölçme aracı olarak Aydın (1977) tarafından geliştirilen Resim Anketi kullanılmıştır. Ailesel özellikleri hakkında veri toplayabilmek için araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Araştırmada verilerin analizi için SPSS 11.5 paket programı kullanılmış ve veriler; T Testi, Mann Whitney U testi, Ki Kare Testi, 2X2 Faktörlü Varyans Analizi teknikleri kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırmada anlamlılık düzeyi .05 olarak belirlenmiştir.Araştırmadan elde edilen bulgular incelendiğinde, suç işlemiş ergenlerle suça karışmamış ergenler arasında; düşmanca niyet yükleme yanlılığı, olumsuz niyet yükleme yanlılığı, kişisel nedensellik yükleme yanlılığı, ebeveynlerinden fiziksel/sözel ceza görüp görmemeleri ve aile bireylerinde suç davranışının görülüp görülmemesi açısından anlamlı farklılaşma olduğu görülmüştür. Suç işlemiş ergenlerle suça karışmamış ergenler arasında anne babalarının birliktelik durumu açısından anlamlı farklılık bulunmamıştır. Ebeveynlerinden fiziksel ceza / sözel ceza görüp görmemeleri ve anne babalarının birliktelik durumlarına göre suç işlemiş ergenlerle suça karışmamış ergenlerin düşmanca niyet yükleme yanlılıkları arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır.Anahtar Kelimeler: Suç, Çocuk suçluluğu, Düşmanca niyet yükleme yanlılığı

Aile içi şiddetAna-baba tutumuAna-baba-genç ilişkileri+6
Hülya Güven
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de çocuk suçluların topluma kazandırılmasına yönelik yapılan çalışmalar ve alınan önlemler

Her toplumun geleceğinin şekillenmesinde çocuklar önemli bir role sahiptir. Onları suç davranışına sürükleyen faktörler incelendiğinde düzensiz aile yapısı, giderek artan nüfusun getirmiş olduğu toplumsal kontrol eksikliği, kırdan kente olan göçler sonucunda ortaya çıkan hayal kırıklıkları ve yaşanan kimlik bunalımı, ekonomik yoksunlukların çocuğu sokak yaşamına itmesi, yanlış arkadaş grubu içerisinde yer alma ve madde bağımlılığı karşımıza çıkmaktadır. İçerisinde bulunmuş olduğu bu olumsuz koşullar birbirine iki zıt kavram olan çocuk ve suçu bir araya getirmiştir. Türkiye'de çocuk suçluların tahliye sürecinden sonra topluma kazandırılmaları için ne gibi çalışmaların gerçekleştiği ve ne tür önlemlerin alındığı çalışmanın çıkış noktasını oluşturmaktadır. Suça sürüklenen çocuğun tutukluluk sürecinin sona ermesinin ardından onu suça iten ortam ve koşullara yeniden dönmemesi için gerekli denetim ve takip konusunda eksiklikler karşımıza çıkmaktadır. Çocuğun topluma kazandırılması konusunda ilgili resmi kurumlar, sivil toplum örgütleri ve gönüllü kuruluşların sayısı arttırılarak etkili sonuçlar elde etmek için çaba gösterilmelidir. Çocuğa sosyal ve psikolojik açıdan verilecek olan destekler onun yeniden suç davranışına yönelmesini engellemekle birlikte topluma uyum sürecini de kolaylaştıracaktır. Bu noktada, çocuğun suç işlediği andan itibaren tahliye sürecine kadar sorumluluğu olan herkes bu bilinçte yaklaşımda bulunmalı, çocuğa ceza vermeyi amaç olarak değil en az zarar göreceği şekilde bir adalet sistemi içerisinde yer alması toplumla en kısa sürede bütünleşmesini sağlayacaktır. Anahtar kelimeler: Çocuk, suç, Türkiye'de çocuk suçlular, topluma kazandırma

SuçSuçlu çocuklarTopluma kazandırma+1
Hicran İkbâl Erciyas
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Adana İlinde denetimli serbestliğe tabi olan çocukların aile değerlendirmesi

Bu çalışmanın amacı hakkında denetimli serbestlik tedbiri bulunan çocuklarının demografik ve aile özelliklerini incelemektir. Çalışmanın örneklemini Adana Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce takibi yapılan 14-18 yaş aralığındaki 60 çocuk oluşturturmuş olup; örnekleme Bireysel Bilgi Formu ve Aile Değerlendirme Ölçeği (ADÖ) uygulanmıştır. Katılımcıların yaş ortalaması 16,80'dir. Veriler SPSS-WINDOWS 20.0 paket programıyla çözümlenmiştir. Değişkenlerin analizinde parametrik olmayan Man Whitney U testi, çapraz tablolar ve ki-kare testi kullanılmıştır. Sonuçların yorumlanmasında p<0.05 anlamlılık düzeyi kabul edilmiştir. Çalışmada problem çözme ve genel fonksiyonlar alt ölçek puanları sağlıklı gidişat ile; roller, iletişim, duygusal tepki verebilme ve gereken ilgiyi gösterme puanları ise sağlıksız gidişat ile uyumlu bulunmuştur. İlimizde denetimli serbestliğe tabi çocukların özellikleri ve aile değerlendirmesi daha önce çalışılmamış bir konu olup, bulgularımız önleyici hizmetlerin, yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi için çıkış noktaları sunarken, daha sonra yapılacak olan bilimsel araştırmalara ışık tutacaktır.

AdanaAdli tıpAile+4
Derya Keniş
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2015
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Manisa'daki ilk ve orta öğretim okulu öğrencilerinin, düzenlenmiş senaryolar ile fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilme veya davranışlarını yönlendirme yeteneği sınırlarının araştırılması

Ülkemizde; cezai sorumluluk yaşının alt sınırı, 2005 yılında yürürlükten kalkan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinde onbir yaş olarak tanımlanmışken; 2005 yılında yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen ?fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış olan çocukların ceza sorumluluğunun olmadığı; bu kişiler hakkında ceza kovuşturması yapılamayacağı; ancak, çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanabileceği? hükmü ile oniki yaşına çıkartılmıştır.Çalışmamızda, Manisa'daki ilk ve orta öğretim kurumlarında eğitim gören, 10 yaşını doldurmuş, 18 yaşını doldurmamış çocuk ve ergenlerde; düzenlenmiş senaryolar ile fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilme veya davranışlarını yönlendirme yeteneği sınırlarındaki farklılıkların saptanması, bunların çevresel faktörler ile etkileşimlerinin araştırılması amaçlanmıştır.Bu amaç çerçevesinde, Manisa'daki ilk ve orta öğretim kurumlarında eğitim gören 969 öğrenciden elde edilmiş anket sonuçları değerlendirilmiş; ankete katılan öğrencilerin asgari %1.8'i ile %36.9'unda bazı davranışlar karşısında ?eğriyi doğrudan ayırt etme ve/veya fiilin hukuki anlamını algılayabilme? yeteneği olmadığı, asgari %2.9'u ile, %67.1'inin bazı davranışlar karşısında ?fiilin hukuki sonuçlarını algılayabilme? yeteneğine haiz olmadığı tespit edilmiş; bu veriler içersine ?davranışlarını yönlendirme yeteneği? de eklendiğinde, bu oranların daha da yükseleceği öngörülmüştür. Yine çalışmamızda, 10 ile 18 yaş arasında yer alan çocukların ?fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilme? kıstasları arasında anlamlı bir farklılık bulunmamış, çalışmamız kapsamına alınan sosyo-kültürel ve sosyo ekonomik faktörlerin birçoğunun, çocukların fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilme yeteneği üzerinde etkisi saptanamamıştır.Elde edilen sonuçlar çerçevesinde, 18 yaş altındaki her çocuğun kendisine isnad olunan fiilin, hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilme veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin, içersinde çocuk psikiyatrisi uzmanı, sosyolog, adli tıp uzmanı, pedagog, psikolog ve sosyal hizmetler uzmanının yer alacağı özel birimlerde, çocuklar için pedagoji eğitimi almış özel çocuk mahkemeleri hakimleri ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği önerilmiştir.

CezaFarkındalıkManisa+6
Tarık Uluçay
Manisa Celal Bayar University
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Mükerrer çocuk suçluluğu: "Bitlis ili örneği"

Son yıllarda, çocukluk döneminde suç işleme oranı giderek artış göstermektir. Çocuk ve suç kavramları birlikte kullanılması istenmeyen bir durum olmasına rağmen bazen aile bazen de akran gruplarının etkisiyle çocuklar suça sürüklenebilmektedirler. Çocukları, yaşamlarının çok erken dönemlerinde suça iten nedenlerin tespit edilmesi, çocuk suçluluk oranının azaltılması açısından önemlidir. Özellikle, suçu meslek haline getiren bireyler üzerinde yapılan çalışmalarda, mükerrer suçlu olma süreçlerinin çoğunluğu çocukluk dönemine ait risk faktörlerine dayanmaktadır. Bu çalışmada, Bitlis ilinde mükerrer çocuk suçluluğu ele alınmaktadır. Çalışma kapsamında, 2016-2017 yılları arasında Bitlis İli Denetimli Serbestlik biriminde suç dosyası bulunan 61 çocukla yüz yüze görüşülmüş, çocuk suçluluğu ile ilgili TUİK verilerinden yararlanılmış ve mükerrer suçlu çocuklara birebir anket formu uygulanmıştır. Araştırmada mükerrer suça sürüklenen çocukların suç geçmişleri ile aile ve akran etkenlerine ilişkin hipotezler kurulmuştur. Örneklem grubu, 15-18 yaş aralığındaki erkek çocuklardan oluşmaktadır. Görüşmelerden elde edilen veriler, Statistical Package for Social Sciences (SPSS) programı kullanılarak analiz edilmiştir. Veriler değerlendirilirken çıkarımsal istatistik metotları kullanılmıştır. Sonuç olarak, çocuğu suça iten risk faktörleri olarak; eğitim düzeyi, ebeveynlerin öğrenim durumu ve çocuğa karşı olan tutumları, çocuğun arkadaş çevresinin zararlı madde alışkanlıkları, yakın çevresinde suçlu kişilerin varlığı ve ailenin sosyo–ekonomik durumu gibi etkenler değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Suç, Çocuk Suçluluğu, Suça Sürüklenen Çocuk, Çocuklarda Mükerrer Suçluluk

BitlisSuçSuç sosyolojisi+1
Özge Cömert
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hırsızlık suçu işleyen çocuklar üzerine sosyolojik bir çalışma: (Bitlis ili örneği)

Sosyal problem olarak suç ve suçluluk, dinamik yapıda bulunması nedeniyle toplumdan topluma değişmektedir. Suç aktörleri incelendiğinde yetişkinlerin suç işlemesi bir problemdir ancak çocuk gibi masum bir varlığın suç işlemesi daha önemli bir problemdir. Bu bağlamda bir çocuk, kendini suç işlemeye yöneltecek herhangi bir unsurun varlığında suç işleyebilmektedir. Çocukları suça sürükleyen etkenler bireysel (ergenlik, depresyon, yetersiz öz denetim vb.) çevresel (okul, iş, akran- arkadaş etkisi vb.), sosyal (aile, göç ve alt kültür vb.) ve ekonomik (işsizlik, yoksulluk vb.) olarak ifade edilebilir. Çocukların suç işleme nedenleri kadar işledikleri suç türleri de önem arz eden bir konudur. Adalet Bakanlığı tarafından ilan edilen adli istatistiklerde çocukların genel olarak mala karşı suçları işlediği tespit edilmiştir. Bu yüksek lisans tezinde malvarlığına karşı suçlardan hırsızlık suçunu işleyen çocuklar ele alınmaktadır. Bu kapsamda Bitlis İl'i ve İlçelerinde ikamet eden ve 1 Ocak 2017-31 Aralık 2017 tarihleri arasında hırsızlık suçunu işleyen çocuklara ait sosyal inceleme raporları incelenmiştir. Çocuklara ait elde edilen veriler tablolara aktarılmış ve sosyolojik bakış açısıyla yorumlanmaya çalışılmıştır. Bu çalışma ile Bitlis ilinde çocukların hırsızlık suçunu işlemesinde aile ve arkadaş kaynaklı etkenlerin baskın olduğu, çocukların genellikle eğitimlerine devam etmediği ve bahse konu olan bu çocukların suçu işlemelerini önlemeye yönelik etkin bir çalışma bulunmadığı saptanmıştır.

BitlisHırsızlıkSosyolojik analiz+3
Esra Hanbay
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk suçluluğunun CHAİD çözümlemesi ile değerlendirilmesi

Çocuk suçluluğu giderek artan bir sorundur. Bu nedenle, bu çalışmada çocuk suçluluğunun nedenleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu amaçla Türkiye İstatistik Kurumunun güvenlik birimine gelen veya getirilen çocuklara ait 2008 yılı verilerinden yararlanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde CHAİD çözüm tekniği kullanılmıştır. CHAİD çözümlemesi en iyi bölümlerin teşhisi için kikare istatistiğini kullanan bir tekniktir.

Karar ağacıKi-Kare Otomatik Etkileşim AnaliziSuçlu çocuklar+2
Özge Tek
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk suçluluğunu önlemede din ve ahlakın rolü

Çocuk ve suçları konusu, ülkemizde giderek büyüyen, yaygınlaşan bir sorun halini almıştır. Dolayısıyla çocuk suçlarının artması, toplumu oluşturan bireylerin sosyal bir problemidir. Bu sorun için kullanılan ceza uygulaması mevcut problemi çözmekte yetersiz kaldığı anlaşılmıştır. Bir toplumun sağlam temeller üzerinde ileriye yönelik gelişimi, toplumun özünü oluşturan çocukların gelişimi, eğitimi ve korunması ile ilgilidir. Oysa önemli olan husus, bu soruna tüm gelişmiş ülkelerde olduğu gibi suçu önleme, suçtan caydırma ve yeniden sosyalleştirme kavramları açısından yaklaşmak gerekmektedir. Çocuk suçlarını önlemenin birçok yollarından biri olan din ve ahlâk'ın; çocuk suçlarını önlemeye dair etkilerini, aile, çevre ve eğitim süreci içerisinde ele alınması gerektiğini; çocuğun biyolojik, fiziksel ve psikolojik yapısına dayalı bozuklukların çocuk suçlarına olan katkısına ilaveten, din duygusu, ahlakî bilgi ve terbiyeden mahrum kalmasıyla birlikte oluşacak suç potansiyelini önlemede din ve ahlâkın rolü, çocuğun ailevî ve sosyal çevresi ile dinî ve ahlâkî terbiye eksikliğinden doğan sebeplere bağlı olarak suç sayılan fiilleri işlemeye müsait hale nasıl geldiği; karşı tedbirlerin neler ve nasıl olduğu bu araştırmamızın esas konusunu teşkil etmektedir. Anahtar Sözcükler : Çocuk, Ergen, Suç, Din.

AhlakDinErgenler+4
Şerafettin Demirol
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Kitlesel eylemlere katılarak kanunla ihtilafa düşen çocuklar: Batman örneği

Bu araştırmanın amacı; kitlesel hareketlere katılan çocukların nasıl bir profile sahip olduklarını ortaya koymaktır. Söz konusu tez çalışması kapsamında Batman?da kitlesel hareketlere katılmaları sebebiyle 2009?2011 yılları arasında gözaltına alınan 103 çocuk ile görüşme yapılmıştır. Genelde 12?15 yaş aralığında kitlesel eylemlere katılmaya başlayan bu çocukların önemli ölçüde akranları ile birlikte hareket ettikleri görülmüştür. Yine gözaltına alınan çocukların % 24,3?ü tutuklanmış, % 17,5 ise hüküm giymiştir. Bu çocukların ekserisi ?taş atma, yürüyüş yapma ve basın açıklaması yapma? gibi nedenlerden dolayı gözaltına alınmışlardır. Ayrıca bu çocukların mensup olduğu ailelerin % 63,1?inin, özellikle 1990- 1995 yılları arasında başka yerleşim yerlerinden Batman iline göç ettikleri saptanmıştır. Eylemlere katılan çocuklara ilişkin elde edilen önemli bir saptama da, söz konusu çocukların mensup oldukları ailelerde ve akrabalarda özellikle siyasal nedenlerden dolayı tutuklanan, hüküm giyen, illegal örgüte katılan ve faili meçhul olaylara maruz kalmış çok sayıda bireylerin varlığı yönünde elde edilen bulgulardır. Bu husus çocukların da politize olmalarında ve bu olaylara katılmalarında etkili olduğu söylenebilir. Dikkat çekici diğer bir bulgu da araştırma kapsamında görüşülen çocukların önemli bir oranının daha önceden okulla ilişiklerinin kesilmiş olmasıdır ( % 40). Anahtar sözcükler: Kanunla ihtilaf halindeki çocuklar, Kitlesel olaylar, Batman ili

BatmanEylemSosyal olaylar+4
Erdal Çetin
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Çocukluk döneminde suça sürüklenmiş bireylerin çocuk adalet sistemine yönelik deneyimleri

Türk Ceza yasasına göre yasalarda belirtilen düzenlemelere aykırı bir davranışta bulunan 12-18 yaş arasındaki çocuklar, "suça sürüklenen çocuk" olarak tanımlanmakta ve haklarında yetişkinlerden farklı uygulamalar ve adli işlemler yapılmaktadır. Çocuk adalet sistemi olarak tanımlanan bu işlemler, kolluktan başlayarak, savcılık, mahkeme, infaz ve denetimli serbestlik aşamalarıyla devam etmektedir. Her aşamada yapılan uygulamalardaki temel amaç çocuğun suç davranışının ve suç davranışına neden olan risklerin önlenerek topluma yeniden kazandırılmasının sağlanmasıdır. Bu nedenle, suça sürüklenen çocuk olarak çocuk adalet sistemindeki tüm bu süreçleri yaşayan ve her aşamada farklı uygulamalarla ve işlemlerle karşı karşıya kalan çocukların, yaşadıklarının neler olduğunun anlaşılması önem kazanmaktadır. Bu doğrultuda suç davranışı nedeniyle hakkında suça sürüklenen çocuk olarak adli ve hukuksal işlemlerin yapıldığı, 30 reşit bireyle, yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak ve yüz yüze görüşülerek nitel bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, suça sürüklenme sürecini nasıl tanımladıkları, aile ve sosyal çevrenin bu durumu öğrenmesinden sonra neler yaşadıkları, yaşamlarında nelerin değiştiği, adli süreçlerde neler yaşadıkları, bu süreçleri kolaylaştıran ve zorlaştıran unsurların neler olduğu ve çocuk adalet sistemine yönelik önerileri değerlendirilmiştir. MAXQDA Analytics Pro 2020 yazılımı kullanılarak, verilerden kodlar ve temalar oluşturulmuş, tüm kategoriler tümevarımsal bir içerik analizi yapılarak tartışılmıştır. Bu araştırma kapsamında ulaşılan deneyimlerin, suça sürüklenen çocukların alacağı hizmetlere, çocuk adalet sisteminin değerlendirilmesine ve ihtiyaçların belirlenmesine, mevzuatın ve mevcut uygulamaların gözden geçirilmesine, adli sosyal hizmet uygulamalarının belirlenebilmesine ve bu konuya özgü sosyal politikalara katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Çocuk suçluluğu, çocuk adalet sistemi, suça sürüklenen çocuk

AdaletSuça sürüklenen çocukSuçlu çocuklar+3
Zeynep Mutlu
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çocukların suça sürüklenmesinin önlenmesinde idarenin görevleri

İnsanların toplu halde yaşamaya başlamasıyla, suç kavramının ortaya çıktığı bilinmektedir. Uzun yıllar boyunca yetişkinler ve çocuklar tarafından işlenen suçlar arasında, yaş bakımından bir ayrım yapılmayarak, suç işleyen herkese aynı yaptırımlar uygulanmıştır. İnsan hakları konusunda yapılan çalışmalar, yeni bakış açısının ortaya çıkması ile çocuğa ait bütün tanım ve kavramlar değişim geçirmiştir. Suç işleyen çocuklara uygulanan yaptırımların çocukların ıslahı bakımından sonuç doğurmadığı anlaşıldığından, suç işleyen çocuklara özgü yaptırımların ve tedbirlerin uygulanması gündeme gelmiştir. Çocuk ve çocukluk kavramının tarihsel süreç içerisinde yaşadığı değişimlerin anlaşılması, çocuğa ve çocukluğa ilişkin algının olumlu yönde gelişmesine katkı sağlayacaktır.

SuçSuçlu çocuklarUluslararası Hukuk+4
Emine Konuk
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Suça sürüklenen çocukların yargılanması

Tez, dört bölüme ayrılmış olup birinci bölümde çocuk kavramına yer verilmiştir. Gerek uluslararası sözleşmelerdeki çocuğun tanımı ve gerekse Türk Ceza Kanunundaki, Ceza Muhakemesi Hukukundaki ve de Çocuk Koruma Kanunundaki tanımlamaları yapılmıştır. Tezin ikinci bölümünde suça sürüklenen çocukların yargılamasındaki soruşturma aşaması anlatılmıştır. Soruşturma evresinde öncelikle cezai sorumluluk anlatıldıktan sonra soruşturma evresinin özellikleri ve süjeleri olarak anlatımlar yapılmıştır. Bu bölümde son olarak çocuk yargılamasında soruşturmayı sona erdiren sebepler açıklanmıştır. Sona erdiren sebepler arasında Cumhuriyet savcısının vermiş olduğu en ön önemli kararlardan olan ve uygulamamıza son zamanlarda giren soruşturmaya yer olmadığına dair karara değinilmiştir. Bu kararın önemine ve uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Yine cumhuriyet savcısının vermiş olduğu diğer bir karar ise kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararıdır. Bu karara ayrıntısıyla değinilmiş olup, uygulanması gereken ancak uygulamada pek uygulanmayan karar olduğu belirtilmiştir. İkinci bölümde geniş olarak yer verilmiş olan bir diğer husus ise sosyal inceleme raporu ayrıntısıyla anlatılmış olup bu rapor alınmasının özellikle çocuk yargılamasındaki önemine değinilmiştir. Tezimizin üçüncü bölümünde ise çocuk yargılamasında kovuşturma evresine geniş olarak değinilmiştir. Çocuk yargılamasındaki kovuşturma evresinin özellikleri süjeleri ve bu evreyi sona erdiren sebepler ayrıntısıyla işlenmiştir. Bu bölümde çocuklarla ve yetişkinlerin duruşmasının ayrı yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Tezimizin son bölümü olan dördüncü bölümde ise çocuk yargılamasındaki kanun yolları açıklanmıştır. Kanun yolları; olağan ve olağanüstü olarak ikiye ayrılmış olup, olağan kanun yolları arasında belirtilmemesi sebebiyle olağanüstü kanun yolları içerisinde anlattığımız, anayasa mahkemesine bireysel başvuru yolu da ayrıntısıyla tez içerisinde işlenmiştir.

Kamu HukukuSuçlu çocuklarTürk Ceza Hukuku+2
Betül Asena Sönmez
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Suça sürüklenen çocuklarda algılanan ana baba tutumlarının empati kurma becerisi ve benlik saygısı arasındaki ilişkinin incelenmesi

Araştırmamız, yaşları 13 ile 18 arasında değişmekte olan göstermekte olan 140 suça sürüklenmiş çocuğun algıladıkları anne ve baba tutumlarının benlik saygısı ve empati kurma becerileri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla ortaya konulmuştur. Son zamanlarda suça sürüklenen çocuklarda artış olduğu görülmesine rağmen bu konuyla ilintili olarak sınırlı sayıda çalışmanın yapılmış olması göz önünde bulundurulduğunda çalışmamız suça sürüklenen çocukların profillerinin oluşturularak erken müdahale edilmesine olanak sağlaması açısından önem arz etmektedir. Araştırma, ilişkisel veri analizlerini kapsayan nicel bir çalışmadır. Çalışmada elde edilen sonuçlar neticesinde, anne baba tutumlarının suça sürüklenen çocukların benlik saygıları ve emaptik gelişim düzeyleri üzerine tesiri incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini Kocaeli Adliyesinde hakimler tarafından uzmanlarca sosyal inceleme raporu hazırlanması talebinde bulunulmuş olan suça sürüklenen 140 çocuk oluşturmaktadır. Araştırmada 'KA-Sİ Empati Eğilim Ölçeği Ergen Formu', ' Ana-Baba Tutum Ölçeği ' ve ' Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği' kullanılmıştır. Çocukların algıladığı ebeveyn tutumunun ölçülmesi amaç olduğundan dolayı anne- baba tutum ölçeğindeki bilgiler çocuktan alınmıştır. Araştırma bulgularında; çocukların algıladığı otoriter ana-baba tutumu artıkça çocuğun benlik saygısının düştüğü, annelerinin demokratik tutuma sahip olduğu algısına sahip olan suça sürüklenen çocukların empati kurma düzeyinin anlamlı olarak yüksek olduğu sonucuna ulaşılırken algıladıkları baba tutumları ile empati toplam puanı arasında anlamlı bir farklılaşmanın söz konusu olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Suça sürüklenen çocuk, benlik saygısı, empati, ana-baba tutumu

Ana-babaAna-baba algısıAna-baba tutumu+5
Emre Alpaslan
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00

Related subjects