Chemistry education
69 theses under this subject heading
Kimya konularına yönelik alternatif kavramların tanılayıcı dallanmış ağaç (TDA) tekniğiyle belirlenmesi
Bu araştırmada, klasik ölçme ve değerlendirme araçlarına alternatif olan Tanılayıcı Dallanmış Ağaç (TDA), tekniğiyle kimya konularındaki alternatif kavramların belirlemek amaçlanmıştır. TDA, klasik ölçme ve değerlendirme araçlarından yapısı ve amacı farklı olmasıyla dikkat çekmektedir. Araştırma tarama yöntemi ile yürütülmüştür. Araştırma Dumlupınar Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Sınıf öğretmenliği Anabilim Dalı ve Fen Bilgisi Anabilim Dalı öğrenim gören 222 öğretmen adayı üzerinde uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistiki yöntem kullanılmıştır. Araştırmada TDA tekniği ile geçerli ve güvenilir 22 maddelik bir kimya kavram testi geliştirilmiştir. Bununla birlikte öğretmen adaylarının madde ve özellikleri, elementler, bileşikler, çözeltiler ve koligatif özellikler, metaller, fiziksel ve kimyasal değişimler, asitler ve bazlar, kimyasal bağlar, ısı ve sıcaklık kimya konuları ile ilgili alternatif kavramlara sahip oldukları tespit edilmiştir.
Bilimsel bilgiden, özümsenen bilgiye: Yükseköğretimde gazlar ile ilgili kavramların didaktiksel dönüşüm yaklaşımıyla incelenmesi
Didaktiksel dönüşüm kuramı; bilim insanları tarafından üretilen akademik/ bilimsel bilginin öğrenen tarafından yapılandırılmış özümsenen bilgi haline gelinceye kadar geçirdiği tüm süreçleri inceler. Didaktiksel dönüşüm kuramı kapsamında dört tür bilgi vardır; bilimsel bilgi, öğretilecek bilgi, öğretilen bilgi ve özümsenen bilgi. Bu çalışmada yükseköğretimde, Genel Kimya-I dersi "Gazlar" konusunda, bu bilgi türleri arasındaki geçişler, öğrenme- öğretme süreci, öğretim elemanı ve öğretmen adayları açısından ele alınarak detaylı bir şekilde incelenmiştir. Derinlemesine bilgi elde edebilmek adına çalışma nitel durum çalışması olarak desenlenmiştir. Çalışma iki boyutta ve üç aşamada yürütülmüştür. İlk boyut; aynı programda farklı iki şubede Genel Kimya-I derslerini yürüten iki öğretim elemanı açısından "Gazlar" la ilgili kavramların didaktiksel dönüşüm süreçlerinin incelenmesidir. İkinci boyut ise; aynı öğretim elemanlarından birinin iki farklı programda yürüttüğü Genel Kimya-I derslerinde "Gazlar" la ilgili kavramların didaktiksel dönüşüm süreçlerinin incelenmesidir. Her iki boyutun da incelenebilmesi için aşağıda belirtilen üç aşamalı bir süreç işe koşulmuştur. İlk aşamada öğretilecek bilginin belirlenebilmesi için öğretim elemanlarının "Gazlar" ile ilgili sahip oldukları kavramlar belirlenmeye çalışılmıştır. Bunun için öncelikle öğretim elemanları ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmış ve öğretim elemanlarının içeriğe alacakları kavramlarla ilgili didaktiksel tercihleri ve bu tercihlerinin nedenleri belirlenmeye çalışılmıştır. Bununla birlikte öğretim elemanlarının görüşmelerde faydalandıklarını ve derslerinde kullandıklarını belirttikleri kaynakların doküman analizi yapılmıştır. İkinci aşamada, öğretilen bilginin belirlenebilmesi için öğretim elemanlarının "Gazlar" ile ilgili olan dersleri gözlenmiş ve bu ders gözlemlerinin içerik analizleri gerçekleştirilmiştir. Ayrıca öğretim sonunda öğretmen adayları ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilerek öğretilen bilgiye ulaşılmaya çalışılmıştır. Üçüncü aşama ise; öğretmen adaylarının özümsenen bilgilerinin belirlenmesine yönelik olan son aşamadır. Bu aşamada öncelikle öğretmen adaylarının "Gazlar" ile ilgili mevcut bilgilerini ve özümsenen bilgilerini ortaya koymak adına onlara Tanılayıcı Form ve Kelime İlişkilendirme Testi ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Uygulanan bu tanılayıcı form, açık uçlu sorulardan oluşmaktadır. Sürecin sonunda öğretmen adaylarının didaktiksel dönüşümü nasıl gerçekleştirdiklerini belirleyebilmek için onlarla yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizler sonucunda; öğretim elemanlarının didaktiksel tercihlerinin öğretilen bilgi üzerinde oldukça etkili olduğu belirlenmiştir. Ayrıca öğretim elemanlarının öğretilecek bilgi içeriklerinin de öğretilen bilgi içeriğini doğrudan ve dolaylı olarak etkilediği gözlenmiştir. Öğretmen adaylarının özümsenen bilgilerinin ise; bireysel özelliklerle birlikte öğretilen bilgiye sıkı sıkıya bağlı olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bulgular ışığında; öğretim elemanı- öğretmen adayı etkileşiminin öğretmen adaylarının özümsenen bilgilerini olumlu yönde etkilediği ve öğretim elemanlarının pedagojik alan bilgilerinin ve örtük programın öğretilen bilgi ve dolayısıyla da özümsenen bilgi üzerinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Sorgulamaya dayalı öğrenme ortamında v-diyagramı kullanımının fen bilimleri öğretmen adaylarının bilimsel süreç becerilerine ve genel kimya laboratuvar algılarına etkisi
Çalışmanın amacı, sorgulamaya dayalı öğrenme ortamında V-diyagramı kullanımının 1. Sınıf Fen Bilimleri öğretmen adaylarının bilimsel süreç becerilerine ve Genel Kimya Laboratuvar algılarına etkisini incelemektir. Çalışmada zenginleştirilmiş karma yöntem kullanılmıştır. Çalışma grubu 2018-2019 yılı güz döneminde yürütülmüştür. Genel Kimya dersinde rehberli sorgulama ve açık sorgulama düzeylerine göre V-diyagramları kullanılmıştır. Bilimsel süreç becerileri testinde, deney tasarlama, gözlem, ölçme, verilerin toplanması, elde edilen verilerin işlenmesi ile yorum ve değerlendirme boyutlarında anlamlı farklılık bulunurken, problemin belirlenmesi boyutunda bulunmamıştır. Genel Kimya Laboratuvar algılarında, açık uçluluk boyutunda anlamlı bir farklılık bulunurken, bütünleşme boyutunda bulunmamıştır. Durum çalışmasında 3 farklı algı düzeyine sahip (yüksek, orta, düşük) öğretmen adaylarının açık uçluluk boyutunda algıları değişirken bütünleşme boyutunda değişmemiştir. Sonuç olarak V-diyagramlarının Fen Bilimleri öğretmen adaylarının bilimsel süreç becerilerini geliştirdiği ve Genel Kimya Laboratuvar algısının açık uçluluk boyutunu etkilediği tespit edilmiştir. Öğretmen adaylarının bilimsel süreç becerilerindeki ve algılarındaki değişimin nedenleri bilimsel sorgulamanın doğasına yönelik anlayışları ve sosyobilişsel öğrenme kuramı dikkate alınarak açıklanmıştır.
Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi kimya bölümü öğrencilerinin iş sağlığı ve güvenliği bilincinin değerlendirilmesi
İş kazalarını ve meslek hastalıklarını azaltmanın en önemli araçlarından biri hiç şüphesiz eğitimdir. Kimya sektörü mesleki açıdan riskli durumlar taşımaktadır. İş yeri sahalarında yeterli güvenlik seviyelerine ulaşmak için Mesleki ve Teknik Liselerdeki eğitime önem vermek ilk ve kilit adımdır. Mesleki ve teknik okullar birçok sağlık ve güvenlik tehlikesi arz etmektedir. Eğitim ortamlarında iş kazası raporlarında da belirtildiği gibi, iş kazalarına karışan MTAL'deki öğrencilerin çoğu zaman görevlerde deneyimsiz kişiler oldukları veya yeterli mesleki bilgiye sahip olmadıkları belirtilebilir. Bu konuda kapsamlı bir İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) bilincinin oluşturulması ve öğrencilere uygun İSG eğitiminin verilmesi gerektiğini söylemek yanlış olmaz. Öğrencilerin sağlıklı bir çevrede ve kültürde yetişmeleri önemlidir. Sağlıklı ve güvenli bir ortamda büyüyen nesiller aynı zamanda fiziksel ve duygusal olarak da sağlıklı kalırlar. Çalışma kapsamında, Gaziantep il ve ilçelerinde bulunan MTAL'lerindeki Kimya Bölümünd öğrenim gören 11. ve 12. Sınıf öğrencilerinin İSG konusundaki bilgi düzeylerinin analiz edilmesi hedeflenmektedir. Bu sayede, öğrencilerin iş hayatına atılmadan önce iş sağlığı bilgi birikimlerinin analiz edilerek farkındalık oluşturulması ile işçi ölümlerinin, iş kazalarının ve meslek hastalıklarının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. Araştırmada 120 öğrenciye ulaşılmıştır. 22 soruluk 5'li Likert tipi ölçekle hazırlanan anket uygulanmıştır. Anket çalışması yapılmış ve sonuçları incelenerek değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda öğrencilerin iş güvenliği algısının 5 üzerinden 3.03 olduğu, yani öğrencilerin iş güvenliğinin ortalama düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Genel olarak değerlendirildiğinde öğrencilerin güvenlik kültürü ve İSG farkındalıklarının yetersiz olduğu ortaya konmuştur. Elde edilen verilerin istatiksel analizi sayesinde iş kazalarını etkileyen faktörler sunulmakta ve iş kazalarının önlenmesi veya minimum seviyelere indirilmesi için alınması gereken önlemler için önerilerde bulunulmaktadır.
5E öğrenme modeline dayalı STEM etkinliklerinin 10. sınıf öğrencilerinin girişimcilik becerilerine, konuları günlük hayatla ilişkilendirme düzeylerine ve kimya dersine yönelik motivasyonlarına etkisinin incelenmesi
Bu çalışmada karışımların ayrılması ünitesine göre hazırlanan 5E öğrenme modeline dayalı stem etkinliklerinin 10. sınıf öğrencilerinin girişimcilik becerilerine, konuları günlük hayatla ilişkilendirme düzeylerine ve kimya dersine yönelik motivasyonlarına etkisi incelenmiştir. Araştırmada öntest-sontest eşleştirilmemiş, kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmaya 20 deney grubu 19 kontrol grubu olmak üzere 39, 10. Sınıf öğrencisi katılmıştır. Verilerin toplanmasında nicel veri toplama araçları olarak Eskicioğlu & Alpat (2017), tarafından geliştirilen kimya motivasyon ölçeği, Aydın (2015), tarafından geliştirilen meslek liseli öğrenciler için geliştirilmiş girişimcilik özelliklerinin belirlenmesi anketi ve araştırmacı tarafından hazırlanmış karışımlar konusu günlük yaşam becerileri testi kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterip göstermediği Shapirowilk testi ile analiz edilmiştir. Veriler normal dağılım gösterdiği için verilerin analizinde parametrik testler olan bağımsız gruplar t-testi ve bağımlı gruplar t-testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda deney grubu öğrencilerinin meslek liseleri için girişimcilik becerileri anketinin geneli ve alt boyutlarından elde ettikleri öntest ve sontest puan ortalamaları incelendiğinde; anketin genelinden ve alt boyutlarından elde ettikleri öntest ve sontest puan ortalamaları arasında istatiksel olarak anlamlı fark olmadığı görülmüştür. Kimya motivasyon ölçeğinin geneli ve alt boyutlarından elde ettikleri puanların ortalamaları incelendiğinde yine; öntest ve sontest puan ortalamaları arasında anlamlı fark olmadığı tespit edilmiştir. Son olarak karışımlar konusu günlük yaşam becerileri testinden elde ettikleri öntest ve sontest puan ortalamaları arasındaki fark incelendiğinde istatiksel olarak deney grubu lehine anlamlı fark olduğu tespit edilmiştir. Kontrol grubu öğrencilerinin sonuçları incelendiğinde öğrencilerin meslek liseleri için girişimcilik becerileri anketinin geneli ve alt boyutlarından; kimya motivasyon ölçeğinin geneli ve alt boyutlarından ve karışımlar konusu günlük yaşam becerileri testinden elde ettikleri öntest ve sontest puan ortalamaları arasında istatiksel olarak anlamlı fark olmadığı görülmüştür. Deney ve kontrol gurubu öğrencilerinin sontest puanları karşılaştırıldığında ise; sadece karışımlar konusu günlük yaşam becerileri testinden elde ettikleri sontest puan ortalamaları arasında deney grubu lehine istatsitiksel olarak farkın anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: STEM, kimya, motivasyon, girişimcilik, günlük yaşam becerileri
Ortaöğretim öğrencilerinin çevre okuryazarlığı, başarı ve kimyaya karşı tutumları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, kimya dersi görmekte olan ortaöğretim öğrencilerinin çevre okuryazarlığı, başarı ve kimyaya karşı tutumları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Veriler 2011-2012 öğretim yılında ikinci döneminde iki farklı Anadolu lisesinde kimya dersi görmekte olan 451 ortaöğretim öğrencisinden toplanmıştır. Öğrencilerin çevre okuryazarlıklarının boyutları Çevre Okuryazarlığı Anketi ve kimya dersine karşı tutumları Kimya Tutum Ölçeği ile ölçülmüştür. Kimya ve akademik başarılarının göstergesi olarak öğrencilerin yılsonu not ortalamaları kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçları, cinsiyet, okul türü ve sınıf düzeyinin öğrencilerin kimya ve akademik başarı, kimya dersine karşı tutumları ve çevre okuryazarlıkları arasında ilişki olduğunu göstermiştir. Ortaöğretim öğrencilerinin kimya başarıları ile akademik başarıları, akademik başarıları ile kimya dersine karşı tutumları, kimya başarıları ile kimya dersine karşı tutumları arasından istatistiksel olarak anlamlı, orta düzeyde ve pozitif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. Akademik başarıları ile çevre ilgi, çevre tutum ve çevre kullanımları arasında istatistiksel olarak anlamlı, orta düzeyde ve pozitif bir ilişki varken çevre bilgileri ile ilişki yoktur. Kimya başarıları ile çevre bilgileri arasında istatistiksel olarak düşük düzeyde, çevre ilgileri ile çevre kullanımları arasında orta; çevre tutumları ile yüksek düzeyde anlamlı ve pozitif bir ilişki vardır. Kimya dersine karşı tutumları ile çevre ilgi, çevre tutum ve çevre kullanımları arasında istatistiksel olarak anlamlı, orta düzeyde ve pozitif bir ilişki varken çevre bilgileri ile ilişki yoktur. Ayrıca, bu çalışmada çevre okuryazarlığı boyutlarının birbirleri ile ilişkileri de tespit edilmiştir.
Kimya öğretmen adaylarının kimyasal reaksiyonlar konusunda zihinsel modellerinin belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı, Kimyasal Reaksiyonlar konusunda kimya öğretmen adaylarının zihinsel modellerini yarı yapılandırılmış mülakat yoluyla ortaya koymak ve elde edilen veriler doğrultusunda varılan sonuçları değerlendirmektir. Bu amaç doğrultusunda nitel bir araştırma modeli olan durum çalışması yöntemi kullanıldı. Elde edilen verilerin analizinde ise özellikle gözlem ve görüşmelerden elde edilen verilerin analizinde kullanılan içerik analizi metodu kullanıldı. Araştırma, 2012-2013 öğretim yılında, Kimyasal Reaksiyonlar konusu ile ilgili hazırlanan ve 6 ana başlık, 21 hedef kavram ile 44 sorudan oluşan görüşme formu kullanılarak, Gazi Üniversitesi Kimya Öğretmen adaylarıyla (N=9) yürütüldü. Görüşme formuyla yapılan yarı yapılandırılmış mülakatlardan elde edilen verilerle, katılımcıların kimyasal reaksiyonlar konusundaki görüşleri ve zihinsel modelleri incelenmiştir. Belirlenen modeller, bilim insanları tarafından kabul görmüş bilimsel modellerle karşılaştırılarak bilimsel modele uygun olup olmadığı tartışılmış ve katılımcılardaki zihinsel modellerden benzer olanlar gruplandı. Çalışmanın sonuçlarına göre, katılımcılarda kimyasal reaksiyonlar konusunda bilimsel modellere uygun zihinsel modellerin yanında, karmaşık ve bilimsel modellere uygun olmayan çeşitli zihinsel modellerin de olduğu belirlendi. Katılımcılarda, farklı zihinsel modellerin ortaya çıkmasında öğrencilerin ön kavramlarının ve şekilsel olarak modelleme yapabilme yeteneklerinin etkili olduğu belirlendi.
9. sınıf kimya dersi kimyasal bağlar konusunun öğrencilerin öğrenme stilleri ve geleneksel öğretim yaklaşımı ile işlenmesinin öğrenci akademik başarısına etkisinin tespit edilmesi
Bu araştırmanın amacı, öğrencilerin öğrenme stilleri göz önünde bulundurularak öğrenme stillerine yönelik materyallerle işlenen dersin, geleneksel öğretim yaklaşımına göre işlenen derse göre öğrenci başarısına etkisini belirlemek ve öğrenme stillerine yönelik hazırlanan materyalle işlenen dersin bütünsel/ analitik öğrencilerin başarısını nasıl etkilediğini tespit etmektir. Uygulama 9. sınıf öğrencileri ile ?Kimyasal Bağlar? konusunda gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin kimya dersine olan tutumları, kimyasal bağlar konusu ile ilgili ön bilgileri, bilimsel işlem becerileri göz önünde bulundurularak akademik başarılarının geleneksel öğretim yaklaşımına göre değişip değişmediği araştırılmıştır. Araştırma, öntest- sontest kontrol gruplu yarı deneysel desende gerçekleştirilmiştir. 2010- 2011 eğitim öğretim yılı güz döneminde Sincan?daki bir anadolu lisesinde öğrenim gören ve 9. sınıf öğrencilerinden oluşan 4 sınıfta gerçekleştirilmiştir. Araştırmacının derse girdiği rastgele 2 sınıf deney grubu olarak, 2 sınıf da kontrol grubu olarak alınmıştır. Öğrenci özellikleri açısından, her iki grubun denk olduğu çalışmaya, deney (n=59) ve kontrol (n=56) gruplarından toplam 115 öğrenci katılmıştır. Çalışmada, deney grubunda, öğrenme stillerine yönelik materyallerle ders işlenirken, kontrol grubunda geleneksel öğretim yaklaşımına göre ders işlenmiştir. Araştırmanın alan çalışması, ön-test ve son- testlerin uygulama süreleri ile birlikte 8 hafta sürmüştür. Araştırma hipotezlerini test etmek için, veri toplama araçlarından elde edilen nicel veriler ve mülakattan elde edilen nitel veriler kullanılmıştır. Nicel veriler; SPSS istatistik programında yer alan bağımlı ve bağımsız gruplar için t testi ve ANCOVA kullanılarak değerlendirilmiştir. Yapılan nicel ve nitel analizler; öğrenme stillerine yönelik materyallerle yapılan deney grubundaki dersin, geleneksel öğretimle yapılan kontrol grubundaki derse göre akademik başarıyı artırdığını göstermiştir.
Entropi ve tersinirlik kavramlarının tartışılması
Bu araştırma termodinamiğin en karmaşık konusu olan entropi kavramıyla tersinirlik ve tersinmezlik(kendiğinden olma) konusuna yeni bir anlayış getirmek için yapılmıştır. Bu amaçla bu konular dünyanın çeşitli fizikokimya kitaplarından taranmış ve herkese öğretildiği şekilde entropinin artışının hem olayların kendiliğinden olması yani tersinmezliği ve hem de entropinin bir hal fonksiyonu olduğu hakkındaki belirsizlik giderilmeye çalışılmıştır. Bu çalışma birçok açıdan klasik eğitim tezlerinden farklıdır. Burada ne bir ön test metodu alınmış nede bir istatistiksel bir çözümlemeye gidilmemiştir. Ancak yapılan çalışma bu son derece karmaşık konulara ışık tutacak niteliktedir. Anahtar Kelimeler. Entropi, tersinirlik, termodinamiğin II. kanu
Öğretmen adaylarının genel kimya dersine yönelik tutumları ve problem çözme becerilerine ilişkin algılarının incelenmesi
Bu araştırmada, sınıf öğretmenliği ve fen bilgisi öğretmenliği lisans programlarında öğrenim gören öğretmen adaylarının genel kimya dersine yönelik tutumları ve problem çözme becerilerine ilişkin algılarının incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma sürecinde nicel araştırma yaklaşımlarından olan tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Kastamonu Üniversitesi Eğitim Fakülte'sinde bulunan 280 sınıf öğretmeni adayı ve 211 fen bilgisi öğretmeni adayı oluşturmaktadır. Katılımcılar uygun örneklem metodu ile belirlenmiş olup, 1, 2, 3 ve 4.sınıflarda öğrenim görmektedir. Araştırmada nicel yaklaşımlar kullanıldığı için veri toplama aracı olarak da nicel veri toplama araçları tercih edilmiştir. Bu kapsamda alan yazında bulunan ve daha önce geçerliği ve güvenirliği sağlanmış olan araçlar kullanılmıştır. İlk olarak öğretmen adaylarının kimya dersine yönelik tutumlarını belirlemek amacıyla İnce Aka (2012) tarafından geliştirilen "Kimya Dersine Yönelik İlgi ve Tutum Ölçeği-KDYİTÖ" kullanılmıştır. Daha sonra öğretmen adaylarının problem çözme becerilerini incelemek amacıyla Şahin, Şahin & Heppner (1993) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Prolem Çözme Envanteri-PÇE" kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde ise betimsel ve çıkarımsal istatistik tekniklerinden yararlanılmıştır. Betimsel istatistikler frekans, yüzde ve aritmetik ortalama tabloları kullanılarak ifade edilmiş, çıkarımsal istatistikler ise bağımsız gruplar t-testi, korelasyon testi ve ANOVA testi ile ifade edilmiştir. Araştırma sonucunda öğretmen adaylarının hem kimya dersine yönelik tutumlarında hem de problem çözme becerilerine yönelik görüşlerinde anlamlı düzeyde farklılıkar bulunduğu belirlenmiştir. Anlamlı farklılık bulunan değişkenler; cinsiyet, branş, sınıf düzeyi, mezun olunan okul türü ve genel kimya dersi not ortalaması değişkenleridir. Ayrıca öğretmen adaylarının kimya dersine yönelik tutumları ile problem çözme becerileri arasında olumlu düzeyde korelasyon bulunmuştur.
Fen bilimleri ders kitabında bulunan kimya ünitelerindeki bölüm sonu sorularının Yenilenmiş Bloom Taksonomisine göre incelenmesi
Bu araştırmada, 5, 6, 7 ve 8. sınıf fen bilimleri ders kitaplarında bulunan kimya ünitelerindeki bölüm sonu soruları yenilenmiş Bloom taksonomisine göre irdelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Toplam 239 soru, yenilenmiş Bloom taksonomisinin bilişsel süreç boyutu esas alınarak sınıflandırılmıştır. Elde edilen veriler yüzde ve frekans olarak tablolarda sunulmuştur. Araştırma sonucunda şu hususlar tespit edilmilmiştir: Üst düzey becerileri ölçen soruların yüzdesi, alt düzey becerileri ölçen soruların yüzdesinden oldukça düşüktür. Alt düzey bilişsel alan basamaklarında bulunan sorular genellikle hatırlama basamağına ait sorulardır. Uygulama basamağına ait soru oranı çok düşüktür. Üstbilişsel basamaklarda ise en fazla soru çözümleme basamağına ait sorulardır. Yaratma basamağına ait soruların yüzdesi oldukça düşüktür. Değerlendirme basamağına ait soru bulunmamaktadır. Anahtar Kelimeler: Fen Eğitimi, Yenilenmiş Bloom Taksonomisi, Soru Analizi
Kimya eğitiminde atom ve molekül yapılarının öğretiminde üç boyutlu tasarım uygulamaları
Hızla gelişen ve değişen teknoloji hayatımızın hemen hemen her alanını etkilemektedir. Bu gelişmelerden ve değişimlerden oldukça fazla etkilenen alanların başında ise eğitim gelmektedir. Özellikle üç boyutlu (3D) tasarım ve baskı teknolojisi başta olmak üzere pek çok yeni uygulamanın eğitim alanında kullanımı her geçen gün artmaktadır. Bu durumdan hareketle, araştırmanın amacını kimya dersi kapsamında işlenen ''Atom ve Periyodik Sistem'' ile ''Kimyasal Türler Arası Etkileşimler'' ünitelerine yönelik 3D tasarım uygulamalarının kullanılacağı öğrenme ortamının tasarlanması ve uygulanması oluşturmaktadır. Araştırmada nicel ve nitel araştırma desenlerinin bir arada kullanıldığı karma araştırma deseni kullanılmıştır. Araştırma Kastamonu Anadolu İmam Hatip Lisesi 9.sınıfta öğrenim gören 63 öğrenci ile yürütülmüştür. Hazırlanan teknoloji öğretim programı çerçevesinde ve uzaktan eğitim yoluyla, deney grubu öğrencilerine yönelik hazırlanan bir eğitim programı uygulanmış, program sonunda araştırmacı ve öğrenciler tarafından konu ile ilgili birçok 3D tasarım uygulamaları gerçekleştirilmiş ve tasarlanan atom ve molekül modellerin çıktıları 3D yazıcı ile basılmıştır. Araştırma verileri Kimya Başarı Testi, Teknoloji Öğrenimine Karşı Motivasyon ve Öz Düzenleme Ölçeği ve odak grup görüşmeleri aracılığıyla toplanmıştır. Hazırlanan başarı testi ve ölçek öğrencilere, deney öncesi ve sonrası "ön test– son test" olarak uygulanmış ve başarı testi son test olarak uygulandıktan on hafta sonra kalıcılık testi olarak tekrar uygulanmıştır. Elde edilen nicel veriler SPSS istatistik paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Odak grup görüşmeleri ile öğrencilerin uygulamaya yönelik görüşleri alınmış ve elde edilen nitel veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Verilerin analizi sonucunda her iki grupta da 3D materyal destekli işlenen kimya derslerinin öğrencilerin başarısını arttırdığı, uzaktan eğitim sürecine yönelik öğrencilerin negatif bakış açıları olmasına rağmen deney grubu öğrencilerinin yapılan 3D tasarım uygulamaları sayesinde teknolojiye olan tutumlarının değişmediği görülmüştür. Ayrıca yapılan odak grup görüşmeleri sonucunda deney grubu öğrencileri uygulamadan memnun kaldıklarını, tasarım yapmayı öğrendiklerini ve birçok 3D materyal tasarladıklarını ifade etmişlerdir. Bu çalışma 3D tasarım uygulamalarının kullanıldığı teknoloji destekli bir öğrenme ortamının eğitime ne şekilde uyarlanabileceği konusunda uygulayıcılara örnek olması bakımından da önem taşımaktadır. Ayrıca, araştırma sonuçlarından hareketle bu tür teknoloji destekli eğitim-öğretim materyal ve etkinliklerinin kimya eğitimi ve eğitimin diğer alanlarına vereceği katkılar tartışılmış ve çeşitli öneriler sunulmuştur.
Lise kimya eğitiminde kullanılan farklı (yazılı) ölçme türlerinin çözelti konusunda öğrencilerin başarısını değerlendirmedeki güvenirlikleri
Bu çalışmanın amacı; aynı hedef ve davranışlara yönelik olarak hazırlanmış, kimya eğitiminde kullanılan farklı yazılı ölçme türlerinden objektif ölçme türü olarak bilinen, çoktan seçmeli test, kısa cevaplı test ve doğru-yanlış tipi testleri çözelti konusu için karsılaştırmayı ve aralarında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığını tespit etmektir. Aynı hedef ve davranıslara yönelik üç farklı türdeki ölçme aracı, 2008-2009 Eğitim-Öğretim yılı II. Yarıyılında, Konya Lisesi 10 Fen C sınıfında öğrenim gören 32 öğrenciye uygulanmıştır. Verilerin elde edilmesinde, kimya eğitiminde sık kullanılan ölçme türlerinden objektif ölçme türleri olarak bilinen, ?Kısa Cevaplı Test?, ?Çoktan Seçmeli Test? ve ?Doğru-Yanlış Tipi Test? türleri kullanılmıştır. Araştırmada kullanılmak üzere, ?Kısa Cevaplı Test?, ?Çoktan Seçmeli Test? ve ?Doğru-Yanlıs Tipi Test? türündeki üç ölçme aracı geliştirmek amacıyla, ilk aşama olarak konuyla ilgili hedef-davranıslar tespit edilmistir. Söz konusu hedef ve davranışlar hazırlanırken Milli Eğitim Bakanlığı ?Ortaöğretim Kurumları Kimya Dersi Öğretim Programı?ndan yararlanılmıştır. İkinci aşama olarak, farklı türlerdeki her üç test de aynı hedef davranışlara yönelik, aynı sayıda soru maddesinden olusturulmuştur. Arastırmanın sonucunda; çözelti konusu için uygulanan çoktan seçmeli test ile kısa cevaplı test ve doğru-yanlıs tipi test arasında anlamlı bir ilişki bulunmustur. Uygulanan kısa cevaplı test ile doğru-yanlış tipi test arasında ise anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Ayrıca, çözelti konusu için uygulanan kısa cevaplı test, çoktan seçmeli test ve doğru-yanlıs tipi test ile öğrencilerin okullarında almış oldukları kimya dersi basarı notları arasında da anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.
Fen bilgisi öğretmen adaylarının bazı kimya konularındaki akıl yürütmelerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı fen bilgisi öğretmen adaylarının bazı Kimya Konularındaki Akıl Yürütmelerini (KKAY) incelemektir. Bununla birlikte fen bilgisi öğretmen adaylarının KKAY'leri cinsiyet, sınıf ve mezun olduğu lise türü değişkenleri açısından incelenmiştir. Bu sebeple araştırma kesitsel tarama türündedir. Çalışmaya Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen bilgisi Öğretmenliği programına kayıtlı 210 (180 Bayan, 30 Erkek) öğrenci katılmıştır. Çalışmada Cloonan ve Hutchinson (2011) tarafından geliştirilmiş olan "Kimya Konuları Akıl Yürütme Testi" (KKAYT) veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. KKAYT 38 maddeden oluşmaktadır. KKAYT atom-molekül teorisi, atomun yapısı, kimyasal bağlar, kimyasal denge, kimyasal kinetik, kimyasal reaksiyonlar, kinetik molekül teorisi, faz dengeleri, termokimya ve termodinamik konularını içermektedir. Katılımcıların KKAY'nin cinsiyet, sınıf ve mezun olduğu lise türü düzeylerine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediği t-testi ve ANOVA yöntemleri ile incelenmiştir. Çalışma sonucunda fen bilgisi öğretmen adaylarının çoğunun bu çalışmada incelenen kimya konuları ile ilgili olarak doğru olmayan akıl yürütmelere sahip oldukları belirlenmiştir. Araştırma verileri cinsiyet değişkenine göre incelendiğinde öğretmen adaylarının KKAY'nin anlamlı bir farklılık göstermediği görülmüştür. Ayrıca fen bilgisi öğretmen adaylarının KKAY'nin sınıf düzeyine göre anlamlı farklılık görülmediği belirlenmiştir. Ek olarak fen bilgisi öğretmen adaylarının KKAY'nin mezun olduğu lise türü değişkenine göre anlamlı farklılık gösterdiği görülmüştür. Ancak bu farklılık mezun olduğu lise türü bazında teker teker incelendiğinde sadece düz lise-anadolu lisesi türleri arasında anlamlı farklılığın olduğu, diğer lise türleri arasında ise anlamlı bir farklılığın olmadığı tespit edilmiştir. Çalışmada katılımcıların KKAY'nin düşük olduğu ve bu çalışma grubu için KKAYT'nin zor olduğu sonucunda ulaşılmıştır.
Periyodik sistemin öğretim sürecinde oluşan rasyonel bilginin; üretimi, epistemolojisi ve metodolojisi
Bu çalışmada, kimya öğretmenlerinin ve öğrencilerinin öğretim sürecinde oluşturdukları söylemler temelinde, akıl yürütmelere dayalı bilgi üretimini nasıl gerçekleştirdiklerinin belirlenmesi ve bu bilgi üretiminin epistemolojik açıdan incelenmesi amaçlanmıştır. Nitel araştırma yaklaşımı ile durum çalışması yöntemine göre yürütülen çalışma 10.sınıf kimya öğretim programında yer alan ?Periyodik Sistem? ünitesinin öğretim süreci ile sınırlandırılmıştır. Çalışmanın grubunu Ankara ilinin farklı yerleşim merkezlerindeki farklı okullarda görev yapan 5 kimya öğretmeni ve öğretmenlerin dersini takip eden 15 öğrenci oluşturmuştur. 2009-2010 öğretim yılında yürütülen araştırmanın verileri derslerin video kayıtlı olarak gözlenmesinin yanı sıra, öğretmen ve öğrenciler ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler ile toplanmıştır. Elde edilen bu veriler içerik analizine tabi tutulmuştur.Periyodik sistemin öğretim sürecinde sınıf ortamında oluşturulan bilgi üretimine ilişkin felsefi bir zeminde yürütülen çalışmada bilgi üretiminin metodolojik ve epistemolojik niteliklerine yönelik sonuçlara ulaşılmıştır.Öğretim sürecinde metodolojik açıdan; çalışmada ?Bilgi Üretme Süreçleri, (BÜS)? adı altında yapısı tanımlanan süreçler ile bilgi üretildiği ortaya çıkmıştır. Bu süreçlerle oluşturulan bilgi üretiminde; öğretmen söylemlerinin şekillendirdiği a priori benimsenen bilgilerden yapılan formel nitelikte tümdengelim ve bu tümdengelimi farklı bir şekilde doğrulamak için yapılan tümevarımlara dayalı bir metodoloji söz konusudur. Bu metodolojide söz konusu a priorileri benimseme sürecinde olan ve bunlardan tümdengelim yapan öğrencilerin de katkısı vardır. Başka bir ifade ile bilgi üretiminin metodolojik yapısı genel olarak; ortak öncüllerden yapılan tümdengelimsel bir sürece dayandığı söylenebilir. Çalışmada tümevarım ve tümdengelim dışında özellikle anomalileri açıklamada geniş bir olanak sunma potansiyeline sahip ve bu açıdan Periyodik Sistemin öğretiminde de etkili yöntemler olabileceği görülen hipotetik-dedüktif ve retrodüktif yöntemlere ve bunlara bağlı bir metodolojiye rastlanmamıştır.Bilgi üretiminin söz konusu metodolojik özellikleri ile yakın bir ilişkisi olduğu ortaya çıkan epistemolojik özellikleri açısından ise; bilgi üretim sürecinde kullanılan akıl yürütme yöntemlerine bağlı olarak periyodik sistemin kendine has özellikleri çerçevesinde, kimyasal bilginin bilimsel niteliğinde a priorilik ve analitiklik gibi işlevsel değişimler oluştuğu gözlenmiştir. Diğer taraftan bu değişimlerle bağlantılı olarak indirgemecilik, totoloji ve nedensellik gibi uygun olmayan ve tartışmaya açık epistemolojik ilişkiler de ortaya çıkmıştır. Ayrıca periyodik sisteme yine akıl yürütmelere bağlı olarak farklı nedenlerle de olsa aksiyomatik bir sistem olarak yaklaşıldığı da belirlenmiştir. Bu süreçte öğretmenin öğrenci üzerindeki belirleyici ve yönlendirici özelliği de önemli bir noktayı oluşturmaktadır.Sınıf ortamında metodolojik ve epistemolojik açıdan böylesi bir bilgi üretim ortamı oluşmasının, bilimsel düşünme ve bilimin doğası anlayışları gibi fen eğitimi açısından önemli olan noktalarda ve özelde periyodik sistem-kimyasal bilgi olmak üzere bilimsel bilginin niteliğine uygun akıl yürütme becerilerini desteklemeyeceği görülmektedir. Ayrıca böylesi bir ortamın kimyasal içerik bilgilerini kazanılmasında karşılaşılan birçok sıkıntılı durum ile ilişkisi de kurulabilir. Bu genel çerçeveden bakıldığında fen ve kimya öğretiminde farklı boyutlardaki söz konusu kazanımlara ulaşmada akıl yürütmelerin bilim felsefesi zeminindeki yorumlarının bir değişken olarak ele alınması mümkündür. Bu noktada ise alternatif akıl yürütmelerin özellikle bilimsel epistemoloji ve metodoloji bağlamında ele alınması gerekli görünmektedir.Anahtar Kelimeler: Kimya eğitimi, Kimya felsefesi, Periyodik sistem, Periyodik tablo, Akıl yürütme yöntemleri, Bilgi üretimi, Epistemoloji ve Metodoloji
Türkiye'de kimya eğitimi alanında 2000-2010 yılları arasında yazılmış yüksek lisans tezlerinin içerik analizi
Bu çalışmanın amacı; kimya eğitimi alanında 2000-2010 yılları arasında yazılmış yüksek lisans tezlerinin içerik analizini yapmaktır. Çalışmada Türkiye deki kimya eğitimi alanında yayınlanan Gazi Üniversitesi (39), Hacettepe Üniversitesi (16), Marmara Üniversitesi (10), Karadeniz Teknik Üniversitesi (6), Dokuz Eylül Üniversitesi (3), Atatürk Üniversitesi (1) olmak üzere toplam 75 yüksek lisans tezinin içerik analizi yapıldı. Tezlerin içerik analizi araştırmacı tarafından literatürden faydalanılarak hazırlanan 38 kritere göre yapıldı. Araştırmanın sonucunda; tezlerde ağırlıklı olarak nicel araştırma teknikleri kullanıldığı ve çoğunlukla deneysel desen kullanılarak çalışıldığı tespit edilmiştir. Tezlerde sıklıkla yapılandırmacı yaklaşıma dayalı öğretim modelleri ile geleneksel öğretim yaklaşımının karşılaştırıldığı görülmüştür. Tezlerin veri analizinde çoğunlukla t-testinin kullanıldığı, araştırmanın içsel geçerliğini tehdit eden unsurlar ve bunların nasıl kontrol altına alındığının belirtilmediği, genellikle ortaöğretim kademesinde çalışıldığı belirlenmiştir. Veri toplamada kullanılan ölçüm araçlarının güvenirliğini genellikle Cronbach alfa, geçerliği ise sıklıkla içerik geçerliği kullanıldığı, örnekleme yöntemi olarak basit rastgele seçim yapıldığının ifade edildiği görülmüştür. Tezlerde yöntem için pilot çalışmanın genellikle yapılmadığı, örneklem sayılarının 51-100 arasında değiştiği, araştırmaların sayfa sayılarının 101-150 arasında yoğunlaştığı ve yapılan yüksek lisans çalışmalarında bayan araştırmacıların oranının erkek araştırmacılardan fazla olduğu tespit edildi.
Kimya öğretmen adaylarının özel alan yeterliklerinin araştırılması
Toplumlarda her alandaki başarı eğitimin kalitesiyle, eğitimin kalitesi ise öğretmenin kalitesiyle doğru orantılıdır. Eğitim öğretim etkinliklerinde başarının en önemli öğesi öğretmendir. Öğretmenlik mesleğinin kalitesinin artırılabilmesi, öncelikle öğretmenlerin sahip olması gereken genel ve özel alan yeterliklerinin bilinerek bu yeterliklerin öğretmenlere kazandırılması ile mümkündür. Bu bağlamda bu çalışmanın amacı, kimya öğretmen adaylarının özel alan yeterlik düzeylerini belirleyerek yeterlik düzeylerinin sınıf seviyesi ve cinsiyete bağlı olarak değişip değişmediğini araştırmaktır.Genel tarama modeline uygun olarak gerçekleştirilen bu çalışma 2010-2011 eğitim-öğretim yılının güz döneminde Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi, OFMA Eğitimi Bölümü, Kimya Eğitimi Anabilim Dalı'nın 4 ve 5. Sınıflarında öğrenim gören 37 öğrenci ile yapılmıştır. Çalışmada veriler MEB Öğretmen Yetiştirme ve Eğitimi Genel Müdürlüğü tarafından hazırlattırılan Kimya Özel Alan Öğretmen Yeterliklerinden faydalanılarak araştırmacı tarafından düzenlenen özyeterlik ölçeğiyle toplanmış ve SPSS bilgisayar programıyla değerlendirilmiştir.Çalışma sonunda elde edilen bulgulara göre öğretmen adayları hemen her alanda kendilerini yeterli bulmakta, sadece alan bilgisi konusunda bazı eksikliklerinin olduğunu ifade etmektedir. Alan bilgisi konusunda eksiğinin olduğunu ifade eden öğrenci sayısı 5. sınıflarda daha fazladır. Diğer taraftan alan eğitimi konusundaki yeterlik düzeyleri karşılaştırıldığında 5. sınıf öğrencilerin 4. sınıflara oranla kendilerini daha yeterli buldukları görülebilir. Bu durumun temel nedeni eğitim fakültelerinin kimya eğitimi anabilim dallarında uygulanan program olabilir. Çünkü 3,5+1,5 yıl olarak bilinen bu programa göre öğrenciler 3,5 yıl alan bilgisiyle ilgili dersleri, daha sonraki 1,5 yıl ise formasyon ve alan eğitimiyle ilgili dersleri almaktadır. Dolayısıyla öğrenimlerinin son yılında yani 5. sınıfta kimya kavramlarıyla ilgili bilgilerini unutuyor olabilirler.Araştırmada odaklanılan diğer bir konu, farklı cinsiyetteki öğretmen adaylarının yeterlik düzeylerinin karşılaştırılmasıdır. Bu amaçla yapılan analizlerde herhangi önemli bir bulguya rastlanmamıştır. Sadece matematiğin kullanımıyla ilgili performans göstergelerinde erkek öğretmen adayları kızlara oranla kendilerini daha yeterli görmektedir.
Etkileşimli sınıf dışı kimya ortamı tasarımı ve etkililiğinin değerlendirilmesi
Günümüzde, öğrenme evde, okulda, işyerinde ve mümkün olan her yerde ve her fırsatta, bütünleşerek yaşam boyunca devam eden bir sürece dönüşmüştür. Bilim ve teknolojideki hızlı gelişmeler ile elde edilen yeni bilgilerin topluma kolay, anlaşılır ve zevkli bir biçimde kazandırılmasında yeni ortamlara ihtiyaç duyulmaktadır. Okul dışındaki ortamlarda gerçekleştirilen etkinlikler, öğrencilerin öğrenme yaşantılarını zenginleştirmesi, öğrencileri sosyalleştirmesi ve kalıcı öğrenmeler sağlaması ile önem arz etmektedir. Bu önem göz önüne alınarak bu çalışmanın amacı, günlük yaşamdan eğlenceli ve etkileşimli etkinliklerin yer aldığı bir etkileşimli sınıf dışı kimya ortamı tasarımının öğrencilerin kimyayı günlük hayatla ilişkilendirme düzeyleri ve kimya tutumları üzerine olan etkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda; araştırmada hem nitel hem de nicel veriler toplandığı için karma desenlerden iç içe gömülmüş desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmında yarı deneysel desenlerin bir çeşidi olan tek gruplu ön test ve son test deseni kullanıldı. Çalışma grubunu; Trabzon İli' nin Akçaabat İlçesi'nde bulunan özel bir lisede öğrenim görmekte olan 19 lise 1,2 ve 3. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından etkileşimli sınıf dışı kimya ortamında yer alan etkinliklere yönelik olan çalışma kağıtları geliştirilmiştir. Aynı zamanda bu ortamın öğrencilerin kimyaya yönelik tutumları üzerine olan etkisini belirlemek amacıyla "Kimya Tutum Ölçeği" (KTÖ) ve etkinlikler ile öğrenciler arasındaki etkileşim düzeyini belirlemek için araştırmacı tarafından geliştirilen "Deneyi ve Kendini Değerlendirme Formu" kullanılmıştır. Nicel veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmanın nitel kısmında; etkileşimli sınıf dışı kimya ortamı gezisi sonrası öğrencilerin deneyimlerini belirlemek amacıyla Deneyim Belirleme Testi (DBT) ve yarı-yapılandırılmış mülakatlar kullanıldı. Her sınıf düzeyinden iki öğrenci olmak üzere toplamda altı öğrenci ile yaklaşık 10 dk süren mülakatlar yapılmıştır. Ayrıca deneyim Belirleme Testi çalışmaya katılan tüm öğrencilere uygulanmıştır. Mülakat verileri, içerik analizi ve betimsel analiz kullanılarak analiz edilmiştir. Deneyim Belirleme Testi' nden elde edilen sonuçlar ise frekans tablosu oluşturularak yorumlanmıştır. Uygulama sonrasında; öğrencilerin kimyaya yönelik tutumlarında son test lehine anlamlı bir farklılık görülmüştür (z=2,18, p ˂0,05). Öğrencilerin ölçeğin birinci alt boyutu olan kimya dersinden eğlenme durumuna yönelik görüşlerinde anlamlı bir farklılık gözlenmiştir (z=-2,57, p< 0,05). Ölçeğin alt boyutlarından olan kariyer planlarında kimyanın yer alma durumuna göre ise anlamlı bir farklılık (z=-,92, p>.05) tespit edilmemiştir. Ayrıca, çalışma kağıtlarının son testleri incelendiğinde sabun yapma deneyi dışındaki diğer deneylerde son testler lehine anlamlı farklılıklar olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin deneylerle olan etkileşiminin farklılık gösterdiği, etkileşim düzeyi ile günlük hayatla ilişkilendirme düzeyi arasında bir ilişkinin olduğu ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin sınıf seviyesine göre kimyaya yönelik tutumlarında herhangi bir farklılaşmanın olmadığı, bunun yanı sıra günlük hayatla ilişkilendirme düzeyinde sınıf seviyesine göre bazı çalışma kağıtlarının yalnızca ön-testinde farklılaşmaların olduğu görülmüştür. Sınıf seviyelerine göre son-testlerde herhangi bir farklılaşmanın olmaması, sınıf dışında yapılan etkinliklerin öğrencilerin kimyayı günlük hayatla ilişkilendirme düzeyleri üzerinde etkili olduğunu göstermiştir. Öğrencilerle gerçekleştirilen mülakatlardan elde edilen verilerin de bu sonuçları destekler nitelikte olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin kimya derslerinde ele alınan konuları günlük hayatla daha iyi ilişkilendirebilmeleri ve kimyaya yönelik olumlu tutum geliştirebilmeleri için yıl içerisinde konularla ilgili olarak yapılacak sınıf dışı bilimsel etkinliklere önem verilmesinin etkili olacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Kimya Öğretimi, Etkileşimli Sınıf Dışı Kimya Ortamı, Okul Dışı Öğrenme, İnformal Öğrenme
Ortak bilgi yapılandırma modeline uygun geliştirilen öğretim materyalinin üstün yetenekli öğrencilerin asit-baz kavramlarını anlamaları üzerine etkisi
Öğrenmelerin anlamlı olmadığı, bilgilerin ezber yolu ile elde edildiği durumlarda; kavramların tam olarak anlaşılamaması, alternatif kavramların oluşması, günlük hayattaki olayların doğru yorumlanamaması ve kullanılamaması gibi sonuçları ortaya çıkarmakta ve kavram öğretimi önem kazanmaktadır. Bu çalışmayla, "asit ve baz" kavramlarının, ilköğretim sekizinci sınıf düzeyindeki üstün yetenekli öğrenciler tarafından anlaşılma düzeylerinin ve alternatif kavramlarının belirlenmesi ve ortak bilgi yapılandırma modeline (OBYM) uygun geliştirilen etkinliklerin öğrencilerin bu kavramları anlamaları ve alternatif kavramları üzerine etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Aksiyon araştırması yönteminin kullanıldığı bu çalışmada, asit ve baz kavramlarına yönelik ortak bilgi yapılandırma modeline dayalı 4 aşamadan oluşan bir etkinlik geliştirilmiştir. Bu araştırma Dr. M. Hilmi Güler Bilim ve Sanat Merkezine devam eden sekizinci sınıf düzeyinde 29 üstün yetenekli öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmanın verileri; Ön Bilgileri Araştırma Soruları (ÖBAS), Asit-Baz Kavram Testi (ABKT), Asit-Baz Kavramlarını Günlük Hayatla İlişkilendirme Testi (ABGHİT), Kimya Dersi Tutum Ölçeği (KDTÖ), Materyal ve Etkinlik Değerlendirme Anketi (MEDA), öğrenme istasyonları için geliştirilen Soru ve Gözlem Formları (SGF) ile toplanmıştır. ABKT, ABGHİT testleri ve KDTÖ ölçeği uygulama öncesinde ve sonrasında olmak üzere iki kez uygulanmıştır. ABKT, ABGHİT ve KDTÖ testlerinden elde edilen puanlar bağımlı örneklemli t-testi ile analiz edilmiştir. Bunun yanında ABKT ve ABGHİT'ten elde edilen verilerin içerik analizi yapılarak tablolar halinde sunulmuştur. Araştırma sonucunda üstün yetenekli öğrencilerin bu kavramlarla ilgili öğretim öncesinde ve sonrasında bazı alternatif kavramlara sahip oldukları, hazırlanan etkinliklerin öğrencilerdeki bazı alternatif kavramların giderilmesinde etkili olduğu tespit edilirken, bazı alternatif kavramların giderilmesinde etkisi sınırlı kaldığı tespit edilmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar dikkate alınarak diğer araştırmacılara ve eğitimcilere bazı önerilerde bulunulmuştur.
Kimya eğitimi öğrencilerinin kimyasal bağlar konusundaki zihinsel modelleri ve bilişsel haritaları
Bu araştırmanın amacı, kimyasal bağlar konusu ile ilgili kimya eğitimi öğrencilerinin zihinsel modellerine ulaşmak, ortaya çıkan görüşleri bir analiz metodu olan bilişsel haritalar ile görsel bir şekilde sunmaktır.Bu araştırmada, nitel araştırma metotlarından durum çalışması yöntemi kullanıldı. Nitel veriler her katılımcı için ayrı ayrı incelendi, analiz edildi ve elde edilen sonuçlar bir araya getirildi. Nitel verilerin analizi için içerik analizi metodu kullanıldı.Araştırma, pilot ve asıl olmak üzere iki basamakta gerçekleştirildi. Pilot araştırma, 2008 ? 2009 eğitim-öğretim yılında kimya eğitimi öğrencileri (N= 5) ile yürütüldü. Asıl araştırma ise kimya eğitimi öğretmen adayları (N= 12) ile yürütüldü. Araştırmada kimyasal bağlar konusu ile ilgili hazırlanan görüşme formu kullanıldı. Görüşme formu 8 ana başlık, 24 hedef kavram ve 56 adet sorudan oluşmaktadır.Görüşme formundan elde edilen bulgular doğrultusunda öğrencilerin zihinsel modelleri ortaya konuldu ve bilişsel haritaları oluşturuldu. Çalışmanın sonuçlarına göre katılımcıların iyonik bağ ile ilgili zihinsel modelleri, elektrostatik model ile uyuşmaktadır. İyonik bağı atomların oktet kuralına uymak için elektron alışverişi sonucu oluşturdukları (+) ve (-) yüklerin birbirini çekmesi olarak açıklamaktadırlar. Katılımcıların kovalent bağ ile ilgili zihinsel modelleri, atomların daha kararlı olabilmek için ya da soygaz düzenine benzemek için elektronlarını ortaklaşa kullandıkları bir modeldir. Katılımcılar metalik bağ ile ilgili zihinsel modellerini sunarken elektron denizi modelini kullanmaktadırlar.
Ortaöğretim kimya ders kitaplarında atom teorilerinin sunumunun bilim tarihi ve felsefesi açısından incelenmesi ve öğretmen görüşleri
Bu çalışmanın amacı, kimya ders kitaplarında sunulan atom teorilerinin tarihi ve felsefesi boyutlarını araştırmak ve bu konuyla ilgili öğretmenlerin düşüncelerini öğrenmektir. Çalışmanın diğer bir amacı da ders kitaplarındaki atom teorileri verilirken alternatif teorilerin verilip verilmediğini araştırmak, atom teorilerini öğretmenler öğrencilerine sunarken teorilerin tarihi ve felsefi boyutları hakkındaki düşüncelerini öğrenmektir.Araştırma iki basamakta planlanmıştır. Çalışmanın ilk basamağında Türkiye'deki liselerde kullanılan kimya ders kitaplarının atom teorileri ile ilgili kısımları içerik analizi metoduna göre incelenmiştir. Kimya ders kitaplarındaki atom teorilerinin tarihi ve felsefi boyutlarının nasıl sunulduğunu tespit etmek amacıyla kontrol listeleri hazırlanmıştır. Bu kontrol listelerine göre kitaplar analiz edildi. Çalışmanın ikinci basamağında ise Ankara'da değişik ortaöğretim kurumlarında görev yapan beş kimya öğretmeni ile mülakat yapıldı. Mülakat sonuçları içerik analizi metodu ile analiz edildi.Çalışma sonunda elde edilen bulgular ışığında, kimya ders kitaplarında sunulan atom teorilerinin arzu edilen tarihi ve felsefi boyutlarını yeterince yansıtmadığı söylenebilir. Mülakatlardan elde edilen bilgilere göre, öğretmenlerin atom teorilerinin tarihi ve felsefi boyutlarının öğrenciler için gerekli olduğunu düşündükleri söylenebilir. Bazı öğretmenlere göre öğretim programları ve üniversite giriş sınavları nedeniyle bilim tarihi ve bilim felsefesini sunmak için yeterli zamanları yoktur.
Üniversite öğrencilerinin korozyon konusundaki bilgi düzeylerinin ve tutumlarının öğrenim görülen bölüm açısından incelenmesi
Bu çalıŞma üniversite öğrencilerinin korozyon konusu ile ilgili bilgi düzeylerini vekorozyon konusuna yönelik tutumlarını belirlemek ve öğrenim gördükleri bölümlerin etkisini incelemek amacıyla yapılmı?tır. Araştırmada, öğrencilerin bilgi düzeylerini ve tutumlarınıtespit etmek için araştırmacı tarafından hazırlanan ?Korozyon Başarı Testi? ve ?KorozyonaKarşı Tutum Ölçeği? kullanılmıştır.Araştırma, Survey (tarama) modeline göre düzenlenmiştir. Çalışma 2010?2011öğretim yılının I. Döneminde Sivas ili, Cumhuriyet Üniversitesinde öğrenim gören EğitimFakültesi; Fen Bilgisi Öğretmenliği Anabilim Dalı, Fen Fakültesi; Kimya Anabilim Dalı,Mühendislik Fakültesi; Kimya Mühendisliği ve Metalürji ve Malzeme Mühendisliği AnabilimDalı bölümlerinin birinci ve ikinci öğretimlerinde eğitime devam eden 213 son sınıföğrencisine uygulanmıştır.Verilerin analizinde ölçeklerin ve testlerin geçerlik ve güvenirliğini hesaplamadaSPSS 16.0 paket programı kullanılmış, verilerin betimlenmesinde ortalama ve standart sapma,ilişkisiz grupların karşılaştırılmasında ANOVA testi kullanılmıştır. Testler arasındaki ilişkiiçin Pearson Korelasyon Katsayısı Tekniği kullanılmıştır.Çalışmanın bulgularına göre; araştırmaya katılan üniversite öğrencilerinin korozyonbilgi düzeyleri ve tutumları üniversitede eğitim aldıkları bölümlere göre anlamlı bir ?ekildefarklılık göstermiştir. Ayrıca öğrencilere uygulanan Korozyon Başarı Testi ve KorozyonaKarşı Tutum Ölçeği sonuçları karşılaştırıldığında anlamlı bir şekilde ilişkili olduklarıbulunmuştur.Çalışma sonucunda üniversite öğrencilerinin korozyon konusunda yetersiz olduklarıgörülmüştür. Korozyon günümüzün ve geleceğimizin önemli problemleri arasında yeralmaktadır ve bu konu hakkında bilgi sahibi olmak fen alanlarından birinde öğrenim görenöğrencilerden beklenen bir durum olmalıdır. Bu sayede toplum bilinci artacak ve korozyonakarşı alınan önlemler daha etkili olabilecektir.Anahtar Kelimeler: Korozyon, Korozyon Eğitimi, Üniversitelerde Korozyon Eğitimi
Kimya eğitimi öğretmen adaylarının bilimin doğası hakkındaki görüşleri ile ilgili boylamsal bir çalışma
Bu çalışmanın amacı Gazi Üniversitesi Kimya Eğitiminde okuyan öğretmen adaylarının bilimin doğası hakkındaki görüşlerini belirlemek ve bu görüşlerin literatürdeki görüşlerle uygunluğunu test etmektir. Ayrıca bu çalışmada her sınıf düzeyine göre öğretmen adaylarının bilimin doğası kavramlarının nasıl değiştiği araştırılmıştır.Bu çalışma 2008-2009 öğretim yılında Gazi Üniversitesi Kimya Eğitimi bölümünde okuyan 131 öğretmen adayı (79 kız, 52 erkek) ile yapılmıştır. Çalışmaya katılan öğretmen adayların bilimin doğası kavramlarını belirleyebilmek için Rubba ve Anderson (1978) tarafından geliştirilen ?Nature of Scientific Knowlenge Scale? anketi uygulanmıştır. Bu anketten elde edilen sonuçlara göre her sınıftan en yüksek ve en düşük puan alan öğretmen adayı belirlenerek toplam 10 öğretmen adayı (5 kız 5 erkek) ile görüşmeler yapılmıştır. Bu görüşme soruları Lederman, Abd-El-Khalick, Bell ve Schwartz (2002) tarafından geliştirilen ?Views of The Nature of Science? (Bilimin Doğası Hakkındaki Görüşler) anketinin uyarlanmasıyla oluşturulmuştur.Anket ve görüşmelerin sonuçları, ilk üç sınıfta okuyan öğretmen adaylarının bilimin doğası hakkında son sınıfta okuyan öğretmen adaylarına göre daha geleneksel bakış açısına sahip olduğunu göstermektedir.Öğretmen adaylarının transkriplerinin incelenmesi sonucu başarı puanlarının bilimin doğası kavramlarına etkisi olmadığı fakat beşinci sınıftaki öğrencilerin almış oldukları bilimin doğası ile ilgili derslerin öğrencilerin bilimin doğası kavramlarına etkisi olduğu bulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Bilimin doğası, bilimsel bilgi, kimya öğretmen adayları
Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanları Eğitimi Bölümü Kimya Eğitimi Anabilim Dalı öğrenci profili
Profil belirleme araştırmaları, araştırmanın evrenini oluşturan hedef kitlenin mevcut durumunun çeşitli değişkenler açısından betimlenmesini sağlar. Öğrenci profiline yönelik çalışmalar, öğrencilerin sosyoekonomik kökenlerinin, üniversitedeki akademik ve sosyal yaşama ilişkin görüşlerinin ve geleceğe yönelik beklentilerinin belirlenmesi açısından önemlidir. Akademisyenlere gerek eğitim gerekse bilimsel çalışmaları için yol gösterici özellikler taşıdıkları söylenebilir.Bu araştırmanın temel amacı, Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi, Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanları Eğitimi Bölümü Kimya Eğitimi Anabilim Dalı öğrencilerinin profillerini ve umutsuzluk düzeylerini belirlemektir. Ayrıca çalışmada anne-baba eğitim durumu, gelir düzeyleri, ailelerin yaşadığı coğrafi bölge, kardeş sayısı, okuyan kardeş sayısı gibi değişkelerin öğrencilerin akademik başarılarına etkisi araştırılacaktır.Araştırma 2004-2008 yılları arasında Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi, Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanları Eğitimi Bölümü Kimya Eğitimi Anabilim Dalına kayıt yaptıran ve öğrenimine aktif olarak devam eden 182 öğrenci ile yapılmıştır. Betimsel nitelikli tarama modeline göre dizayn edilen araştırmada profil belirleme ile ilgili veriler öğrenci işleri bilgi sisteminden alınmış, umutsuzluk düzeylerinin belirlenmesine yönelik veriler ise Beck Umutsuzluk Ölçeği ile toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS bilgisayar programında betimsel istatistikler ve ? ² (Ki-kare) analizi kullanılarak sonuçlar % ve sıkılık tabloları şeklinde sunulmuştur.Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, büyük bir çoğunluğunun ailesi İç Anadolu bölgesinde ikamet etmekte olup %67,58'inin aile gelir düzeyi 1000 TL'nin altındadır. Öğrencilerin çoğu bir (%42) veya iki (%23) kardeşe sahip olup büyük bir bölümünün okuyan kardeş sayısı birdir. Yapılan araştırmada öğrencilerin umutsuzluk düzeylerinin düşük olduğu fakat %65'inin gelecekten kaygı duyduğu tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler : Kimya Öğretmenliği, öğrenci profili, akademik başarı, umutsuzluk düzeyi.