Discipline
78 theses under this subject heading
Cezalandırıcı okul disiplininin okul sosyal hizmeti ve onarıcı adalet açısından fenomenolojik yaklaşımla değerlendirilmesi
Günümüzde öğrenci olarak çocuklar, kendilerini olumsuz olarak etkileyen sayısız sosyal baskıların mağdurları olmaktadırlar. Çocukların karşılanmayan fiziksel ve duygusal ihtiyaçları onların okulda öğrenmelerine ve uyumlarına olumsuz etki etmektedir. Risk altında olan bu çocukların şiddet olaylarına neden olması ve okul sisteminde riskli davranış göstermeleri de kaçınılmaz hale gelmektedir. Türkiye'de ortaöğretim kurumlarında mevcut disiplin uygulamaları geleneksel yöntemler olan kınama ve uzaklaştırma gibi cezalara dayanmaktadır. Öte yandan okullarda riskli davranış gösteren bu öğrencilere uygulanan disiplin cezalarının etkin ve işlevsel olmadığını ortaya koyan çok sayıda araştırma olmasına rağmen ülkemizdeki okullarda disiplin cezaları okulların varoluşundan beri uygulanmaktadır. Mevcut disiplin uygulamalarına eleştirel bakıldığında öğrencilerin "problem" olarak değerlendirildiği ve prosedürlerin cezaya odaklandığı çıkarımı yapılabilmektedir. Bu mevcut durumdan yola çıkılarak bu araştırmanın evreni okul sisteminin önemli aktörleri olan öğretmen, öğrenci ve veliler seçilmiştir. Nitel araştırma yaklaşımlarından yorumsamacı fenomenolojik yaklaşımı kullanılarak gerçekleştirilen bu çalışmada Rize İlinde ortaöğretim düzeyindeki riskli davranış gösteren öğrenciler ile bu özelliğe sahip çocuğu olan veliler ve öğretmenlerin geleneksel disiplin uygulamalarındaki yaşanmış deneyimlerinin keşfedilmesi amaçlanmıştır. Yorumsamacı perspektif kullanılarak öğrenci öğretmen ve velilerin disiplin süreçlerinde yaşadıklarına, yaptırımlara ve yaptırım sonrası deneyimlere odaklanılmıştır. Bu bağlamda 16 öğrenci, 15 öğretmen ve 12 veli ile derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilerek veriler toplanmıştır. Görüşmeler sonrası elde edilen veriler, yorumsamacı fenomenolojik analiz yöntemi kullanılarak öğrencilerin deneyimleri, öğretmenlerin deneyimleri ve velilerin deneyimleri olarak üç ana tema altında yorumlanmıştır. Bu bulgular ışığında okullarda uygulanan eksiklik temelli geleneksel disiplin yöntemlerine alternatif olarak pozitif okul iklimi ve kültürü, saygılı sosyal ilişkiler ile sağlıklı ilişkisel işlevler oluşturulmasına imkân veren bir onarıcı okul sosyal hizmet müdahale modeli önerilmiştir.
Okul yöneticilerinin disiplin yaklaşımları
Disiplin, okulda, sınıflarda öğrencinin eğitim-öğretim hayatına yaptırım katan bir kavramdır. Okulda disiplini oluşturmak ve uygulamak eğitimcilerin üzerinde uğraştıkları en önemli sorunlardan biridir. Disiplin sadece uygulanacak sıradan kurallar olarak görülmemelidir. Disiplin, eğitimin bir parçası haline gelmeli, öğrencinin günlük hayatta da uygulaması gereken davranışlar halini almalıdır. Disiplin anlayışı her şeyde olduğu gibi hızla değişmektedir. Geçmişten günümüze disiplin olayına paralel olarak, denetimin mutlaka var olması ve okul yöneticileri tarafından uygulanması gerekmektedir. Bu araştırmanın amacı, okul yöneticilerinin disiplin yaklaşımlarının öğretmenlere göre nasıl olması gerektiğinin araştırılmasıdır. Bu araştırma, genel tarama modelinde nicel bir çalışmadır. Veriler 2013-2014 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili Başakşehir ilçesine bağlı 4 Anadolu Lisesi, 4 Meslek Lisesinde olmak üzere toplam 8 ortaöğretim kurumunda görev yapan 82 öğretmenin görüşlerinden elde edilmiştir. Veri toplama aracı olarak; İlköğretim okulu yöneticilerinin "Okuldaki disiplin yaklaşımları ölçeği" (Özcan,H.Ö.2008) ,kullanılmıştır. Veriler SPSS 22 for Windows programı kullanılarak t-testi ve tek yönlü varyans analizi ile değerlendirmeye alınmıştır. Yapılan analizler sonucunda, cinsiyet, mesleki kıdem değişkenleri temel alındığında öğretmenlerin, okul müdürlerinin disiplin yaklaşımlarına yönelik tutumlarının genellikle olumsuz olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenler, okul müdürünün okulda disiplin uygularken adaletli davrandığına, okul müdürü, disiplin kurallarına uygun davranmayan astlarının tutumlarının nedenlerini araştırdığına, okul müdürünün disiplin kurallarına uygun davranmayan astlarını istenen davranışları yapacak şekilde yetiştirdiğine, okul müdürü, disiplin kurallarına uygun davranmayan astlarının sorunlarını çözmek için onlara kılavuzluk yaptığına katılmamaktadır. Çalışma sonucunda ulaşılan öneriler ise; yöneticiler, öğretmenlere güvenmeli, onların öz denetimli olduğuna inanmalı, yöneticiler öğretmenlerin disiplin kurallarına ne derece uyduklarını düzenli ve sürekli kontrol etmeli ve kontrol neticesinde kurallara uyan öğretmenler ödüllendirilmelidir. Anahtar sözcükler: yönetim, yönetici, liderlik, disiplin
Ortaöğretim kurumlarında okul yönetimine yansıyan disiplin sorunları okul yöneticilerinin çözüm yaklaşımları: Uşak ili örneği
Bu araştırmanın amacı, okul yönetimine yansıyan disiplin sorunlarını ve okul yöneticilerinin disiplin sorunlarına yönelik çözüm yaklaşımlarını saptamaktır. Araştırma nitel araştırma türünde gerçekleştirilmiştir. Okul yönetimine yansıyan disiplin sorunları doküman analizi yapılarak; okul müdürlerinin disiplin sorunlarına yönelik çözüm yaklaşımlarına ilişkin verileri toplamak için ise görüşme tekniği yapılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 26 okul müdürü oluşturmaktadır. Verilerin analizi betimsel analiz tekniği ile gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın güvenirliliğini sağlamak için görüşme formu iki akademisyen (uzman) görüşü alınmıştır. Güvenirliği sağlamaya yönelik bir ikinci işlem olarak da okul müdürlerinin (birincil kaynaktan) görüşlerinin bulgular kısmında doğrudan aktarım yolu ile aynen gösterilmiştir.Araştırma kapsamındaki orta öğretim kurumlarında okul yönetimine en fazla yansıyan disiplin sorunlarının okulda kavga etmek, okulda sigara içmek, öğretmene saygısızlık ve törene katılmamak, dersin akışını ve düzenini bozucu faaliyette bulunmak, okulda olduğu halde özürsüz derse girmemek, okulda tütün ve tütün mamulleri taşımak ve kopya çekmek olduğu tespit edilmiştir. Disiplin sorunlarının okul türüne göre incelendiğinde, Genel liselerde; okulda kavga etmek, okulda sigara içmek ve dersin akışını ve düzenini bozucu faaliyette bulunmak olduğu görülmektedir. Anadolu ve Fen liselerinde en fazla görülen disiplin sorunlarının; okulda kavga etmek, okul yöneticilerinin verdiği görevi yerine getirmemek, dersin akışını ve düzenini bozucu faaliyette bulunmak, okul kurallarına uymamak, pansiyondan izinsiz ayrılmak, öğretmene uygunsuz söz söylemek kaba ve saygısız davranmak olduğu görülmektedir. Meslek liselerinde ise törene katılmamak, okulda kavga etmek, okulda olduğu halde özürsüz derse girmemek, okulda tütün ve tütün mamulleri taşımak, okulda sigara içmek, öğretmene saygısızlık, kopya çekmek, dersin akışını ve düzenini bozucu faaliyette bulunmak olduğu görülmüştür. Genel liselerde, Anadolu ve Fen Liselerinde okul yönetimine yansıyan disiplin sorunlarında ilk sırayı kavga etmek davranışı aldığı halde, Meslek liselerinde ilk sırayı törene katılmamak davranışının aldığı görülmektedir. Ayrıca dersin akışını ve düzenini bozucu faaliyette bulunma, okulda olduğu halde özürsüz derse girmeme, okulda tütün ve tütün mamulleri taşımak ve kopya çekmek gibi davranışların Meslek liselerinde diğer liselere oranla bariz bir şekilde fazla olduğu görülmektedir. Genel liselerde ve Meslek liselerinde görülen okulda sigara içmek ve öğretmene saygısızlık davranışlarının Anadolu ve Fen liselerine göre fazlalığı dikkat çekmektedir. Orta öğretim okullarında, okul disiplin kurullarında öğrencilere en çok kınama ve okuldan kısa süreli uzaklaştırma cezası verildiği tespit edilmiştir.Orta öğretim kurumlarında okul müdürlerinin okul yönetimine yansıyan disiplin sorunlarını çözmede en çok, öğrenciye pozitif yaklaşım, rehberlik hizmetlerinden destek alma, ceza uygulamalarını etkili kılma, öğrenci velileriyle ilişkileri etkili kılma, çevre unsurlarını etkili kılma, sosyal, kültürel, sportif faaliyetleri etkili kılma yaklaşımlarını benimsedikleri görülmektedir.Anahtar Kelimeler: Disiplin, okulda disiplin, okul müdürleri, disiplin yaklaşımları
Foucault'nun iktidar ve disiplin kavramsallaştırmaları çerçevesinde 12 Mart cezaevi anılarını okumak
Bu çalışmanın amacı gayri insani uygulamaları ile oldukça tartışmalı bir süreç olan 12 Mart dönemini, bu süreçte hapishanede bulunmuş kişilerin hatıratı aracılığıyla Michel Foucault'nun tartışma konusu ettiği iktidar, hapishane, kapatılma denetim ve disiplin gibi kavramsal çerçeve üzerinden ele almaktır. Foucault'nun özne üzerine yaptığı çalışmalarda iktidar analizi önemli bir yer tutmaktadır. İktidarın, merkezi bir konumu olmadığını onun bir ağ gibi siyasal, sosyal yaşamın her yerinde olduğunu vurgulamaktadır. Foucault'nun iktidar kuramında, iktidar söylemler üzerinden özne üretmektedir. Bireyleştirmek, norm üretmek, normalleştirmek, söylem inşa etmek iktidarın özne üretiminde başvurduğu tekniklerdir. Foucault iktidarın merkezsizliğini vurgularken onu ancak kristalize olduğu mekânlarda çözebileceğimizi savunur. Bu mekânlar aynı zamanda normun üretildiği yerlerdir. Hapishaneler, akıl hastaneleri ve klinikler iktidarın kristalize olup normların üretildiği yerlerdir. Bu anlamda ceza iktidarın üstünlüğünü tesis etmez. Hapishane yumuşak başlı, üretken bedenlerin kapatılma, disiplin, gözetleme, bireyleştirme gibi tekniklerle ıslah yoluyla üretildiği mekânlardan biridir. Foucault'nun teorik olarak çizdiği çerçevenin geçerliliği ve deneyimlenme şekilleri 12 Mart dönemi tutuklu ve mahkûmlarının hatıratına yansıma biçimleri çerçevesinde tartışılacaktır. Bu anlamda hatırat tarihsel bir dönemin hapishane koşullarını betimlemeye ek olarak söz konusu teorik çerçevenin pratikteki yansımalarının tartışılabileceği bir kaynak işlevi görecek ve 12 Mart'ın tarihyazımına bir alternatif oluşturacaktır. Anahtar Sözcükler: Foucault, İktidar, Hatırat, 12 Mart Darbesi, Kapatılma
Olumlu Ebeveynlik Programı'nın çocukların davranış problemlerine, ebeveynlerin disiplin yöntemlerine ve ebeveyn-çocuk ilişkisine etkisi
Olumlu Ebeveynlik Programı, çocukların ve ebeveynlerin kendi davranışlarını düzenlemelerine yardımcı olan uluslararası etkili bir ebeveynlik müdahalesidir. Bu araştırmada Olumlu Ebeveynlik Programı'nın, ebeveyn ve öğretmenlerinin öz bildirimlerine göre davranış problemleri gösteren 48-72 aylık çocukların davranış problemlerine etkisi incelenmiştir. Ayrıca programın ebeveyn-çocuk ilişkisi ve ebeveynlerin disiplin yöntemlerine olan etkisini incelemek de araştırmanın diğer temel amacıdır. Karma yöntemle tasarlanmış çalışmaya deney (23 ebeveyn) ve bekleme grubunda (24 ebeveyn) yer almak üzere toplam 47 ebeveyn dahil olmuştur. Eğitim sonrasında çocukların davranış problemleri ve ebeveynlerin işlevsiz disiplin yöntemlerinde azalma; ebeveyn-çocuk ilişkisinde ise iyileşmeler meydana gelmiştir. Bununla birlikte ebeveynlik becerileri ve olumlu ebeveyn algısı, davranış problemleriyle baş etme stratejileri, ebeveyn yeterliliği, aile içi kurallar oluşturma ve uygulama, planlı olma ve çocukları ilgilendiren konularda eşler arası iletişimde olumlu anlamda değişimler görülmüştür. Bu etkilerin iki ay sonra yapılan izleme testlerinde de devam ettiği belirlenmiştir. Eğitimin sonunda ebeveynler Olumlu Ebeveynlik Programı'nın içeriği, materyalleri ve süresini olumlu şekilde değerlendirerek; programdan memnun kaldıklarını bildirmişlerdir. Ebeveynlerin değişimi sürdürmeye dair inançlarının olduğu ve edindikleri kazanımları günlük hayatlarına yansıtabildikleri hem nicel ölçümler hem de yapılan görüşmeler ve ev ziyaretleri aracılığıyla tespit edilmiştir. Bulgular, Olumlu Ebeveynlik Programı'nın evrensel bir ebeveyn müdahale programı olduğunu destekler niteliktedir bu nedenle Türkiye'nin farklı bölge ve illerinde programın yaygınlaştırılmasına yönelik ilgili paydaşlara öneriler sunulmuştur.
Yönetim kavramının ontolojik incelemesi
İşletme disiplini altında bilimsel çalışmalarına devam eden yönetim ve örgüt yazını bilim felsefesindeki epistemolojik tartışmalara paralel bir biçimde kendi içerisinde pozitivist ve anti-pozitivist temelde çeşitli paradigmaları içinde barındırmaktadır. Bu çalışma yönetim kavramının kökeni nedir sorusu etrafında hem yönetim ve örgütlenme kavramlarının kendilerini hem de epistemolojik olarak ayrışan bu farklı paradigmaları ontolojik bir sorgulamadan geçirmeye çalışmıştır. Bu doğrultuda Nicolai Hartmann'ın varlık katmanlarını ve kategorik kanunlarını temel alan yeni ontoloji anlayışı çerçevesinde insan ve maddenin evrimsel gelişimini tarihsel olarak ele alacak biçimde yönetim diye atfettiğimiz kavram, ilişki, yapı incelenmiş, alanın geneli ve kökenine dair önemli çıkarımlar ortaya konmuştur. Bu bağlamda, alandaki ana akım kuramların ontolojik olarak yönetime ve insana bir alt ontolojik düzlemden, yani hayvan düzleminden bakarak; yöneten-yönetilen ayrımını kendi kuramlarında içkin halde barındırdıklarını söyleyebiliriz. Çalışmadan çıkarılacak diğer bir sonuç, yazının mevcut hakim kuramlar tarafından nasıl dar bir kapsamda ele alındığıdır. Bu yüzden tinsel/ideal varlık katmanına da sahip insan ile ilgili yönetim kavramların, bu katmanın temelini oluşturan dil, değer, anlatı, mit, inanış, inanç, din, kültür, ideoloji, söylem gibi tinsel/ideal alan konularını da kapsayacak şekilde genişletilmesi gerekmektedir. Yapmış olduğumuz bu ontolojik sorgulama gelecekte yazının kapsamının nasıl şekillenmesi gerektiği konusunda bilimsel ve felsefi temel sunmaktadır.
Fen bilimleri öğretmen adaylarının fetemm ile ilgili farkındalıkları
Bu çalışmanın amacı Türk ve Kazak fen bilimleri öğretmen adaylarının FeTeMM alanları algılarına, FeTeMM farkındalıklarını ve bu alanlar arasındaki ilişkileri algılama biçimlerini incelemektedir. Araştırmada, tarama modellerinden biri olan betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmada örneklem belirlenirken amaçlı örneklem yöntemi dikkate alınmıştır. Araştırmada veriler Niğde Ömer Halisdemir Eğitim Fakültesi, Fen Bilimleri Bölümünde öğrenim gören toplam 23 öğretmen adayı ve Kazak Kızlar Pedagoji Milli Üniversitesi, Doğa Bölümü Enstitüsünde öğrenim gören toplam 46 öğretmen adayının FeTeMM alanlarını nasıl tanımladıkları ve FeTeMM alanları arasındaki ilişkiyi nasıl tanımladıklarını belirlemek amacıyla geliştirilmiş olan çevrimiçi soru formu ile toplanmıştır. Soru formunda katılımcıların FeTeMM farkındalıklarını belirlemeye yönelik sekiz soru ve okuma metni verilmiştir. Okuma metni katılımcıların FeTeMM disiplinleri arasında ilişki kurma beceri ve tutumlarını ölçmeye yöneliktir. Türk öğretmen adaylarının verileri 10.12.2021 tarihinde toplanmış, Kazak öğretmen adaylarının verileri 17.02.2022 tarihinde toplanmıştır. Soru formuna verilen cevaplar incelenerek kodlar belirlenmiş, belirlenen kodlara göre de temalar oluşturulmuştur. Türk ve Kazak öğretmen adaylarının cevapları karşılaştırmalı tablolar şeklinde verilmiştir. Araştırma sonunda öğretmen adaylarının feni disiplinler arası yaklaşımla ele aldıklarına ve FeTeMM disiplinleriyle ilgili ortalama bir bilgiye sahip olduklarına ulaşılmıştır
Ortaöğretim okullarında yaşanan disiplin vakaları ve okul müdürlerinin önleyici uygulamaları (Rize ili örneği)
Bu araştırmada, Rize il merkezi ve ilçelerinde bulunan devlet ve özel ortaöğretim kurumlarında yaşanan disiplin vakalarının okul türlerine göre dağılımını belirlemek, okul müdürlerinin okullarında yaşanan disiplin vakalarını önlemeye yönelik görüş ve çözüm önerilerini saptamak ve almış oldukları bu önleyici tedbirlerden başarılı sonuçlar elde edilen tedbirleri ortaya çıkararak, ortaöğretim kurumlarındaki disiplin uygulamalarına ışık tutmak amaçlanmıştır. Araştırmada ''Rize ilindeki özel ve devlet ortaöğretim okullarında yaşanan disiplin vakalarının okul türlerine göre dağılımı ve okul müdürlerinin bu disiplin vakalarını önlemeye yönelik almış oldukları önleyici tedbirler nelerdir?'' sorusuna cevap aranmakla birlikte, ortaöğretim kurumlarında yaşanan disiplin vakalarının neler olduğu, orta öğretim kurumlarında yaşanan disiplin vakalarının okul türlerine göre ne gibi farklılıklar gösterdiği, okul yönetimi tarafından yaşanan bu disiplin vakalarına karşı verilen cezaların neler olduğu ve okul müdürlerinin orta öğretim kurumlarında yaşanan disiplin vakalarını önlemeye yönelik ne gibi önleyici tedbirler aldığına dair alt sorularına da cevap aranmıştır. Araştırmamız altı bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm giriş bölümü olup, problem durumu, araştırma konusu ve problemi, çalışmanın ana problemi, alt problemler, araştırmanın amacı, araştırmanın önemi ve sınırlılıklar yer almaktadır. İkinci bölüm olan kuramsal çerçevede, disiplin, disiplin yaklaşımları, disiplin modelleri ve ilgili kavramlar açıklanmıştır. Üçüncü bölüm olan yöntem bölümünde, yöntem, araştırmanın modeli, çalışma gurubu, okul müdürlerinin kişisel bilgileri, veri toplama aracı ve verilerin çözümlenmesi hakkında bilgileri içermektedir. Dördüncü bölüm araştırma sonucunda elde edilen verilerin bulunduğu bulgular bölümü olup, beşinci bölüm tartışmalar ve yorumlar bölümü ve altıncı bölüm ise sonuç ve öneriler bölümüdür. Araştırma nitel bir araştırma olup, okulda yaşanan disiplin vakalarını tespit etmek için doküman analizi yapılarak 34 ortaöğretim okulunun disiplin kurulu kayıt defterleri incelenmiştir. Okul müdürlerinin yaşanan bu disiplin vakalarına karşı almış oldukları önleyici tedbirleri tespit etmek için ise 30 ortaöğretim okulu müdürüyle yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak görüşmeler yapılmış ve elde edilen verilerin analizinde ise betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Okul müdürleriyle disiplin anlayışları ve önleyici uygulamalarına dair yapılan görüşmeler neticesinde elde edilen görüşlerin bazılarından alıntılar yapılarak bulgular kısmında aktarılmıştır. Araştırmanın örneklemini Rize merkez ve ilçelerinde bulunan 12 Mesleki ve Teknik Lise, 9 Anadolu Lisesi, 4 İmam Hatip Lisesi, 4 Fen Lisesi ve 1 Özel Liseden oluşan toplam 30 ortaöğretim okulu müdürü ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler ve 13 Anadolu Lisesi, 12 Mesleki ve Teknik Lise, 4 İmam Hatip Lisesi, 4 Fen Lisesi ve 1 Özel Lise olmak üzere toplam 34 ortaöğretim okulunun 2014-2015 Eğitim Öğretim Yılına ait disiplin kayıt defterleri oluşturmaktadır. Yapılan araştırma neticesinde ortaöğretim okullarında en çok yaşanan disiplin vakalarının ders içi ve ders dışı faaliyetlerin akışını bozmak (%17,95), okul sınırları içerisinde tütün ve tütün mamulleri bulundurmak yahut içmek (%17,67), kavga etmek ve başkalarına fiili şiddet uygulamak (%12,48), kaba ve saygısız davranmak (%8,69), kopya çekmek veya çekilmesine yardımcı olmak (%6,87), başkalarına hakaret etmek (%4,90), kılık kıyafet kurallarına uymamak (%4,34), okul tarafından verilen belgelerde değişiklik yapmak (%3,64) olduğu görülmüştür. Okulların disiplin kayıt defterleri incelendiğinde, ortaöğretim okullarında yaşanan disiplin vakalarının okul türlerinin toplam disiplin vakası sayısına oranına göre dağılımı, Anadolu Liselerinde; tütün ve tütün mamulleri bulundurmak yahut içmek (%27,39), Fen Liselerinde; okul tarafından verilen belgelerde değişiklik yapmak (%30,76), Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde; dersin ve ders dışı faaliyetlerin akışını bozmak (%24,93), İmam Hatip Liselerinde; kopya çekmek veya çekilmesine yardımcı olmak (%23,52), eylemlerinin en çok karşılaşılan disiplin vakaları olduğu görülmüştür. Özel liselerde ise yapılan doküman analizlerinde resmiyete yansımış herhangi bir disiplin vakasının olmadığı görülmüştür. 2014-2015 Eğitim Öğretim Yılına ait disiplin kurulu kayıt defterleri incelenmiş olup okullarda yaşanan disiplin vakalarına karşı okul disiplin kurulları tarafından öğrencilere en çok kınama cezasının verildiği (%63,26), ikinci olarak okuldan kısa süreli uzaklaştırma (%35,90) ve üçüncü olarak da okul değiştirme cezasının (%0,42) verildiği görülmüştür. Araştırma kapsamındaki okul müdürleriyle yapılan görüşmelerden elde edilen veriler sonucunda, orta öğretim kurumlarında yaşanan disiplin vakalarına karşı okul müdürlerinin önleyici tedbir almada en çok rehberlik hizmetleri ile ilgili tedbir alma (%16,92), ceza yaptırımları ile ilgili tedbir alma (%15,88), öğrenciye pozitif yaklaşım ile ilgili tedbir alma (%12,26), okul yöneticileri, öğretmen ve çalışanlarla ilgili tedbir alma (%11,05), öğrenci velileri ile ilgili tedbir alma (%9,84), disiplin yönetmeliği ile ilgili tedbir alma (%8,98) yaklaşımlarından faydalandıkları görülmüştür. Okullarda yaşanan disiplin vakalarını önlemeye yönelik okul müdürlerinin almış olduğu önleyici tedbirler içerisinde ''Rehberlik Hizmetleri İle İlgili Tedbir Alma Yaklaşımının (%16,92)'' en çok kullanılan tedbir yaklaşımı olarak karşımıza çıkması önleyici ve iyileştirici disiplin yaklaşımlarının okullarda etkin kılınmaya çalışıldığının göstergesi olduğu söylenebilir. Araştırma kapsamındaki okul müdürleriyle yapılan görüşmeler ve disiplin raporlarının incelenmesi neticesinde okullarda uygulanan disiplin yaklaşımlarının okul türlerine ve okul müdürleri arasında uygulamada farklılık gösterdiği görülmüştür. Buna göre Mesleki ve Teknik Liselerde ''Cezalandırıcı Disiplin Yaklaşımının'' ağırlıkta uygulandığı, Anadolu Lisesi ve İmam Hatip Liselerinde ''İyileştirici ve Önleyici Disiplin Yaklaşımının'' daha ağırlıkta kullanıldığı, özellikle akademik yönden yüksek olan öğrencilerin bulunduğu Anadolu Liseleri ve Fen Liselerinde ise ''Modern Disiplin Anlayışının'' daha ağırlıkta uygulandığı görülmüştür. Araştırma ortaöğretim kurumlarında yaşanan disiplin vakalarına karşı ülke genelinde ortak önleyici tedbir çalışmalarına ışık tutması bakımından önemlidir. Ayrıca öğretmen ve idarecilerin hizmet içi eğitim programlarında bu çalışmanın bulgularına yer verilmesi, yanlış uygulamaları önleme ve idarecilerin yaşanan veya yaşanması muhtemel disiplin vakalarına karşı tedbirli olmaları ve de gerekli yetiyi kazanmaları hususunda önemli rol oynayacaktır. Yaptığımız bu çalışma okul müdürlerinin müdür olarak hizmet yılı değişkeninin disiplin anlayışları ve uygulamaları üzerindeki etkisinin incelenmesi, okul müdürlerinin makam kaygısı değişkeni ile disiplin anlayışları ve uygulamaları üzerindeki etkisinin incelenmesi, özel okul müdürlerinin disiplin sorunları ve ceza yaptırımlarına ilişkin tutum ve algılarının incelenmesi, okul ikliminin öğretmenlerin disiplin anlayışları ve uygulamaları üzerindeki etkisinin incelenmesi, okullarda görev yapan öğretmenlerin yaş ortalamaları değişkeni ile disiplin anlayışı ve uygulamaları arasındaki ilişkinin incelenmesi, okul müdürlerinin atanma şeklinin disiplin uygulamaları üzerindeki etkisinin incelenmesi gibi konularda da araştırma yapılmasının faydalı olacağı kanaatini doğurmuştur. Bu da yeni araştırmaların yapılmasını gerekli kılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Rize örneği, disiplin, ortaöğretimde disiplin, okul müdürü, disiplin modelleri.
Toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve olumsuz yaşam deneyimlerinin çocuğa yönelik disiplin uygulamalarına etkisi
Çocuğa yönelik kötü muamele ve olumsuz yaşam deneyimlerinin etkileri yaşam boyu devam eder ve nesiller arasında aktarılır. Bu çalışmada annelerin disiplin uygulamaları konusundaki görüşleri, tutumları, çocukluk çağı olumsuz yaşam deneyimlerinin ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğine bakış açılarının disiplin uygulamalarına olan etkisi ve olumsuz yaşam deneyimlerinin toplumsal cinsiyet eşitliğine bakış açışına etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya Kağızman Devlet Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniğine ayaktan başvuran veya pediatri servisinde 1-12 yaş aralığındaki çocuğu yatmakta olan 219 anne katılmıştır. Araştırma annelerin çocukluk çağı olumsuz yaşam deneyimleri ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğine bakış açıları ile çocuklarına yönelik disiplin uygulamaları arasında bir ilişki olup olmadığının incelendiği analitik tipte bir çalışmadır. Annelerin Olumsuz yaşam deneyimlerini belirlemek için 'The Adverse Childhood Expriences Questionnaire'den adapte edilen Çocukluk Çağı Olumsuz Yaşam Deneyimleri soru formu, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine olan bakış açılarını değerlendirmek için Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ölçeği ve disiplin uygulamalarını değerlendirmek için Disiplin Standartları Anketi kullanılmıştır. Sonuç olarak çocuk sayısı fazla olan, geniş ailede ve hane içerisinde başka çocuk yaşayan annelerin disiplin skorlarının daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Çocukluk çağında fiziksel istismara, fiziksel ve duygusal ihmale, aile içi işlev bozukluklarına maruz kalan annelerin disiplin skorları daha yüksek bulunmuştur. Annelerin çocukluk çağında cinsel istismara uğramış olmalarının kendi çocuklarına uyguladıkları disiplin üzerine etkisi olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca fiziksel ihmale, fiziksel ve duygusal istismara uğrayan annelerin toplumsal cinsiyet eşitliği puanlarının diğer annelerden yüksek olduğu tespit edilmiştir. Toplumsal cinsiyet eşitliği puanları yüksek olan annelerin de disiplin skorlarının anlamlı düzeyde yüksek olduğu saptanmıştır
Morale, obedience, discipline: The politics of motivation in the Ottoman Great War
This thesis aims to deal with how the Ottoman government implemented the incentives to motivate its soldiers and non-conscripted youth. This thesis takes into consideration the fact the Ottoman army is not a homogenous formation; therefore, the various incentives were implemented for various groups of the Ottoman army. My main aim of this thesis is to examine the government policies regarding the motivation, discipline and obedience of both conscripted soldiers and non-conscripted youth and to demonstrate the most fundamental notions by which the Ottoman soldiers were motivated during the World War I with keeping in mind the ethnic and religious heterorganic nature of the Ottoman Army. In this thesis, I will seek answers to what policies the Ottoman government implemented to strengthen motivation, discipline and obedience of its soldiers and the non-conscripted youth between 1914-1918. Also, I will examine how these policies functioned.
Türkiye eğitim sisteminde okul disiplininin Avrupa Birliği ülkeleri ile karşılaştırmalı analizi
Bu araştırmada, Türkiye ve Avrupa birliği ülkelerinden Almanya, Fransa ve İngiltere eğitim sistemlerinde okul disiplini konusunda yapılan yasal düzenlemeler, uygulamalar ve yaptırımları tanımlayarak, mevcut durumu ortaya koymak ve bu ülkelerin uyguladıkları okul disiplinleri arasındaki yapısal ve işlevsel benzerlikler ve farklılıkları değerlendirerek okul disiplinini birçok boyutuyla incelemek ve karşılaştırmak amaçlanmıştır.Betimsel Bir çalışma olan bu araştırmanın evrenini, Malatya ili Merkez ilçedeki 12 İlköğretim ve 11 Ortaöğretim kurumundan seçilen yönetici ve öğretmenler ile Almanya'da çalışan 10 Türk Öğretmen, Fransa'da çalışan 10 Türk öğretmen ve İngiltere'de çalışan 10 Türk öğretmen oluşturmaktadır.Araştırmadan elde edilen bazı sonuçlar aşağıdadır:1-Türkiye ve Avrupa Birliği ülkelerinden Almanya, Fransa ve İngiltere okul disiplinini düzenleyen yasal dayanakların, her ülkede merkezi yönetim tarafından belirlendiği,ancak Türkiye'de merkezi yönetimin bu konuda okula fazla yetki bırakmadığı görülürken; Almanya, Fransa ve İngiltere'de daha çok yerel yönetimin ve okulların daha yetkili oldukları görülmektedir.2-Türkiye'deki okul disiplini yönetmeliği ilköğretim ve ortaöğretim kademeleri için ayrı ayrı ve Bakanlık tarafından ayrıntılı olarak hazırlanmışken, Almanya, Fransa ve İngiltere'de ki genel dayanakta kademe ayrımı yapılmamıştır.3-Yasal dayanakların amacı, Türkiye yönetmeliklerinde daha çok genel vatandaşlık bilincini geliştirme, ülke bütünlüğüne saygı ilkelerinden başlayarak, bireysel gelişme, topluma saygı ve ahlaki kurallara uyma olarak birçok detayda verilirken; Almanya Eğitim Yasasında daha çok demokrasi, barış, özgürlük, insan onuru ve cinsiyetler arası eşitlik temelinde kişiliklerin gelişmesini sağlama amaç edinilmiştir. Fransa Eğitim Yasasında ise bireylere eşit şanslar sunabilme ve başarılı bir eğitim süreci hedeflenerek yine Almanya Eğitim Yasasında olduğu gibi kadın erkek eşitliğini geliştirmek, her türlü şiddet ve ayrımcılığa karşı savaşmak ve toplumla benzeşmek amacı yer almaktadır. İngiltere Eğitim Yasanına bakıldığında daha genel bir amacın yer aldığı; karşılıklı anlayış ve iletişimi güçlendirme, davranışları en yüksek standartlara çıkarma ve geliştirme, bireyleri sorumluluk üstlenmeleri konusunda cesaretlendirme gibi hedeflerin yer aldığı görülmektedir.4-Dayanaklarda düzenlenen ?öğrenciden beklenen davranışlar? kapsamında Türkiye düzenlemesinde daha soyut ve toplumsal düzene ilişkin yani vatandaşlık bilinci ve becerileri geliştirecek davranışlar tanımlanırken; Almanya, İngiltere ve Fransa düzenlemelerinde daha somut, uygulamaya dönük, basit ve bireyi geliştirecek davranışların tanımlandığı görülmektedir.5-Türkiye ve Fransa eğitim sistemlerinde uygulanan yaptırımlar daha çok uyarma ve toplumsal itibarı düşürecek kınama ve bir haktan bireyi men etme şeklinde yorumlanabilinecek okuldan uzaklaştırma şeklinde cezaların olduğu görülmektedir. İncelemeler sonucunda davranış değiştirmeye ve iyileştirmeye yönelik ciddi bir çalışmanın olmadığı sonucuna varılabilir, ancak Fransa düzenlemesinde yer alan ?toplum yararına çalışma? gibi bir ceza diğer ülkelerde olmayan ve daha yapıcı bir yaptırım olarak görülmektedir. İngiltere'de ise yaptırımların daha çok davranışa yönelik olduğu, bireyin kişiliğini ve toplumsal statüsünü zedeleyici bir yaptırımın olmadığı ve bununla birlikte iyileştirme etkinliklerine daha fazla yer verildiği görülmektedir. Ülkelerin tümünde iyileştirme etkinlikleri genellikle okulların rehberlik servisleri aracılığıyla ve veli işbirliği ile sürdürülmektedir.6-Okul disiplini kavramı deneklerin tümü tarafından genel olarak kurallar bütünü olarak tanımlanırken, ülkelere göre bazı küçük farklılıklarla beraber topluma uyum süreci, toplumun ahlak gelişimini yönlendirmek için kültür seviyesi ile ilişkili bir olgu, ev ve okul işbirliği halinde oluşturulacak davranışlar bütünlüğü olarak değerlendirilmiştir.7-Türkiye Milli Eğitim sisteminde okul ve sınıf kurallarını belirleyici olarak Milli Eğitim Bakanlığı, okul yönetimi, öğretmenler kurulu, öğretmenlerin kendileri ve öğretmen-öğrenci birlikteliği söz konusu iken; Almanya, Fransa ve İngiltere'de ise merkezi yönetimden çok yerel yönetim ve okul yönetiminin belirleyici olduğu görülmektedir. Avrupa ülkelerinde okul ve sınıf kurallarını belirlemede ailelerin ve öğrencilerin de etkin oldukları görülürken, bu durumun Türkiye'de de son zamanlarda okul gelişim modelinin uygulandığı okullarda görüldüğü tespit edilmiştir.8-Araştırma kapsamında yer alan dört ülkedeki öğretmen ve yöneticilerin tümünün yasal dayanaktan haberdar oldukları, yönetici ve öğretmenlerin okul ve sınıf disiplinini düzenlerken bu dayanakları dikkate aldıkları tespit edilmiştir.9-Türkiye'de, öğrencilerin birbirlerine uyguladıkları şaka mahiyetli itişmeler, kavgalar ve kullandıkları kötü sözler ile sınıfta konuşma, derse geç gelme, kılık-kıyafet düzenine uyulmaması düzeni bozan davranışlar olarak görülürken; Almanya, Fransa ve İngiltere'de ise dersin akışını bozma, derse karşı ilgisizlik gibi davranışlar bu tür davranışlar olarak görülmektedir.10-Türkiye ve Almanya'da, öğrenciler arasında yaşanan kavgalar ve özellikle de erkek öğrencilerin birbirlerine uyguladıkları şiddet olayları, Fransa ve İngiltere'de ise derse karşı ilgisizlik, derste yüksek sesle sohbet etme, dersin akışını bozma gibi davranışlar ciddi boyutta düzeni bozan davranışlar olarak görülmektedir.11-Okullarda görülen çok tehlikeli ve şiddet içeren davranışlar konusunda tüm ülkelerdeki denekler ortak görüş belirtmişlerdir. Deneklerin görüşlerine göre öğrencilerin birbirlerine uyguladıkları ve yaralanmalarla sonuçlanan fiziksel şiddet ile Almanya ve Fransa'da öğrencilerin ayrımcılık sonucu birbirlerine uyguladıkları psikolojik baskı okullarında yaşanan çok tehlikeli ve şiddet içeren davranışlar olarak tanımlanmıştır.12-Sınıf ve okul düzeyinde alınan önlemler açısından bir karşılaştırma yapıldığında ülkelerin tümünde öğrenciyle birebir görüşmenin alınan ilk önlem olduğu görüşü benzerlik göstermektedir. Disiplin sorununa karşı alınan önlemler açısından en kapsamlı önlemlerin İngiltere okullarında alındığı, Türkiye ve Fransa'da ciddi sorunlarda okul yönetiminin devreye girdiği ve yönetmelikle belirlenen disiplin kurallarının uygulandığı; Almanya'da ise öğretmen veli işbirliği ile sorunun giderilmeye çalışıldığı görülmektedir.13-Öğretmenlerin uyguladıkları disiplin yaptırımları konusunda benzer görüşler tespit edilmiştir. Okul disiplininde yaptırımlara bakıldığında araştırma kapsamındaki tüm ülkelerde uyarı cezasının bulunduğu, disiplin kururluna sevk etme, okul yönetimi ve disiplin kurulu tasarrufuyla kınama, okul değiştirme ve okuldan uzaklaştırma cezalarının verildiği görülmektedir. Fransa ve İngiltere'de ise bunların dışında, öğrenciyi köşede bekletme, yazı yazma, herkesin görebileceği bir yerde öğrenciyi oturtma gibi bazı farklı yaptırımların olduğu da görülmektedir.Çok tehlikeli ve şiddet içeren davranışlar için ise tüm ülkelerde ?okuldan uzaklaştırma? cezası verilirken İngiltere'de bu kapsamda öğrenciyi çocuk mahkemesine yönlendirme yaptırımının da uygulandığı görülmektedir.14-Disiplin yaptırımlarının uygulanması konusunda Türkiye'de, okul disiplin kurulunun öncelikle yetkili ve etkin olduğu, ciddi boyutta şiddet içeren davranışların ise il disiplin kuruluna sevk edilerek cezanın uygulandığı görülürken; Almanya, Fransa ve İngiltere'de ise okul düzeyinde velilerle işbirliği halinde önce iyileştirme çalışmalarının yapıldığı, eğer davranışta bir düzelme olmuyorsa yaptırımın uygulandığı görülmektedir.15-Araştırma kapsamındaki ülkelerin tümünde disiplin sorununda iyileştirme çalışmaları ve destek hizmetlerinin öncelikle okulların rehberlik servisleri tarafından yapıldığı görülmektedir. Ayrıca bu kapsamda sosyal etkinlikler ve veliler için düzenlenen bilgilendirme seminerlerinin yapıldığı da görülmektedir. Bu konuda en kapsamlı iyileştirme çalışmaları İngiltere'de görülmekte; buradaki okullarda istenmeyen davranışı düzeltme amaçlı özel bir iyileştirme ekibinin olduğu ve yıl boyunca çeşitli eğitim çalışmalarının yapıldığı belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Disiplin, Okul Disiplini, Sınıf Disiplini, Yasal Dayanak, Yaptırım, Önlem
Türk Silahlı Kuvvetlerinde ayırma cezası
Türk Silahlı Kuvvetlerinde Ayırma cezası başlığını taşıyan çalışmamız üç ana bölümden oluşmaktadır. Bu konuyu seçmemizin nedeni mevzuatımızda, önceleri disiplin ve ahlaki durum nedeniyle Yüksek Askeri Şura kararına dayanan ihraç yönteminin son bulduğunu anlatmak ve yeni TSK Disiplin Kanunu ışığında Silahlı Kuvvetlerde Ayırma cezası verebilecek tek ve yetkili organ olan TSK Yüksek Disiplin Kurulları'nın(YDK) görev, yetki, çalışma, usul ve esaslarını ortaya koymaktır. Tezimizin ilk bölümünde, disiplinin TSK açısından ne anlam ifade ettiği, çok farklı şekillerde ortaya konan disiplinin tanımı ve farklı tasnifleriyle disiplin çeşitleri belirtilmiştir. Özelde ayırma cezasının genelde askeri disiplin hukukunun kaynakları ortaya konulmuştur. Disiplin suçu ve disiplin cezasının öğretideki farklı tanımlarına yer verilmiş ve son olarak disiplin suç ve cezalarına hâkim olan temel ilkeler ortaya konulmaya çalışılmıştır. Tezimizin ikinci bölümünde ise askeri disiplin suç ve cezalarının türlerine değinilmiştir. Bu disiplin cezalarından sırasıyla uyarma, kınama, hizmete kısmi süreli devam, aylıktan kesme, hizmet yerini terk etmeme ve oda hapsi cezalarını gerektiren disiplinsizlikler ortaya konulmuştur. Yine burada kimi disiplin cezalarını gerektiren eylemler de kısaca irdelenmiştir. Tezimizin son bölümünde ise YDK'nın teşkil yapısı ele alınmıştır. TSK'dan Ayırma cezasını gerektiren disiplinsizliklere değinilerek yeni bir ayırma yöntemi olan Ceza Puanı ve Ceza Sayısı Sisteminden ayrıntılı şekilde bahsedilmiştir. TSK'dan Ayırma cezası verilmesine ilişkin usuller ele alındıktan sonra, YDK'nın toplanması ve görüşme usulleri ile alabileceği kararlara yer verilmiştir. YDK'nın alabileceği kararların yerine getirilmesi ve sonuçlarına değinilmiştir. Anahtar Kelimeler: Türk Silahlı Kuvvetleri, Ayırma cezası, disiplin, Yüksek Disiplin Kurulu, ilkeler.
Ortaokullarda öğrencilerin disiplinsiz davranışları ve bu davranışların sebepleri(Batman ili merkez ilçesi örneği)
Bu araştırmanın genel amacı, ortaokullarda öğrencilerin sınıf içindeki disiplinsiz davranışlarını ve bu disiplinsiz davranışların sebeplerinin neler olduğuna ilişkin öğretmen görüşlerini araştırmaktır. Bunun için tarama modeli kullanılmıştır.Araştırmanın çalışma evrenini 2012?2013 eğitim?öğretim yılı, Batman ili Merkez ilçesinde devlete bağlı ortaokullardaki branş öğretmenleri oluşturmaktadır. Verileri toplamak için Doç. Dr. Naciye AKSOY?un Geliştirdiği ?Öğretmenlerin sınıfta karşılaştıkları disiplin sorunları? ölçeği kullanılmıştır. Veriler, anketin örnekleme alınan 358 öğretmene uygulanmasıyla elde edilmiştir.Araştırmada elde edilen verilerin analizinde SPSS 16.0 (Statistical Package for the Social Sciences) for Windows programı kullanılmıştır. Verilerin analizinde yüzde hesaplamaları, frekans, ortalama değerler; bağımsız örneklemler için ?t? testi ve ikiden fazla grup karşılaştırmalarında ise Tek Yönlü Varyans Analizi (One Way Anova) kullanılmıştır. Farklılaşmanın bulunması durumunda farklılaşmanın yönünü belirlemek amacıyla da Fisher?in En Küçük Manidar Farklar (LSD) testi kullanılmıştır.Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre ortaokullarda sınıf içinde en sık karşılaşılan disiplinsiz davranışlar, izin istemeden konuşmak, verilen ödevleri yapmamak ve kavga etmek olarak tespit edilmiştir. Öğretmen görüşlerine göre öğretmenlerin sınıf içinde karşılaştıkları disiplinsiz davranışların ilk üç nedeni, ailelerin çocuklarının eğitimine olan ilgisizliği, televizyon ve diğer kitle iletişim araçlarında sergilenen şiddet olaylarının etkisi, ailelerin çocuklarına karşı olumsuz tutum ve davranışlar olarak bulunmuştur. Öğretmenlerin sınıfta karşılaştıkları disiplinsiz davranışlar; cinsiyet, medeni durum, yaş, branş, kıdem ve sınıftaki öğrenci sayısına göre; sınıfta karşılaştıkları disiplinsiz davranışların sebepleri ise; cinsiyet, medeni durum, yaş, branş, kıdem ve sınıftaki öğrenci sayısına göre anlamlı bir şekilde farklılaştığı tespit edilmiştir. Öğretmenlerin sınıfta karşılaştıkları disiplinsiz davranışlar ile bu davranışların sebepleri mezun olunan okula göre farklılaşmadığı bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Ortaokul, disiplinsiz davranışlar, disiplinsiz davranışların sebepleri
İlköğretim birinci kademe öğrencilerinin sınıf içi olumsuz davranışları ve öğretmen tepkileri
Ögrencilerin sınıf içinde gösterdikleri olumsuz davranıslar disiplin ve sınıf yönetimi konularını yakından ilgilendirmektedir. Bu davranıslar karsısında ögretmenlerin gösterdikleri tepkiler de ögretmen yetistirme düzeni ile yakından ilgilidir. lkögretim birinci kademesinde ögretmeler üzerinde yapılan bu arastırmada, ögrencilerin sınıf içinde gösterdikleri olumsuz davranıslar incelenmis ve yıllar içerisinde nasıl bir seyir gösterdikleri degerlendirilmeye çalısılmıstır. Aynı inceleme ve degerlendirme ögretmenlerin bu davranıslar karsısında verdikleri tepkiler açısından da yapılmıstır. Ögretmenlerin ögrencilerin sınıf içindeki olumsuz davranısları ve bunlara ögretmenlerin gösterdikleri tepkilerin ögretmenlerin bazı seçilmis demografik özellikleri karsısında farklılıklar gösterdigi sonucuna varılmıstır. Arastırmada ögretmenlerin ögrencilerin sınıf içinde yıllar içerisinde giderek daha az düzeyde olumsuz davranıs göstermeleri ile kendilerinin de bunlara giderek daha az düzeyde tepki verdikleri bulgulanmıstır. Diger bir ifade ile ögretmenlerin ögrencilerin sınıf içinde gösterdikleri olumsuz davranıslar ve bunlar karsısında kendilerinin verdikleri tepkiler arasında yıllara yayılan büyük bir tutarlılık belirlenmistir.
İlköğretim birinci kademede görev yapan sınıf öğretmenlerinin karşılaştıkları disiplin problemleri ve bunlarla başetme yolları
İlköğretim okulları birinci kademede görev yapan sınıf öğretmenlerinin karşılaştıkları disiplin problemlerini ve bunlarla baş etme yollarını saptamak amacıyla yapılan araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Anket çalışması ile ilköğretim birinci kademedeki öğretmenlerin sınıf disiplinine ilişkin görüşleri, karşılaştıkları disiplin problemleri ve bunlarla baş etme yolları belirlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca öğretmenlerin sınıf disiplinine ilişkin görüşlerinin ve bunlarla baş etme yollarının cinsiyet, eğitim süresi, bitirilen okul ve sınıftaki öğrenci sayısına göre farklılaşma durumu faktör bazında incelenmiştir. Anket soruları tesadüfî olarak belirlenen farklı ilköğretim okullarında görev yapan 256 öğretmene uygulanmıştır. Anket, öğretmenlerin demografik özellikleri ile sınıf mevcutlarının ölçüldüğü sorular ile öğretmenlerin sınıf disiplininle baş etme yollarını ölçen sorulardan oluşmaktadır. Değerlendirme sorularında beşli likert ölçeği kullanılmıştır. Katılımcılardan sınıf disiplinine ilişkin görüşlerini her bir maddeyi (1) Tamamen Katılıyorum, (2) Katılıyorum, (3) Kararsızım, (4) Katılmıyorum, (5) Hiç Katılmıyorum, Sınıf disiplininde karşılaştıkları sorunlar ve bunlarla baş etme yollarına yönelik görüşlerini her bir maddeyi (1) Çok Fazla, (2) Fazla, (3) Orta, (4) Az, (5) Çok Az seçeneklerinden birini kullanarak değerlendirmeleri istenmiştir.Araştırmada veri toplama araçları ile elde edilen bilgilerin çözümlenmesi SPSS 15 paket programı kullanılarak bilgisayar ortamında gerçekleştirilmiştir. Anketin güvenilirliğinin test edilmesinde Alfa Katsayısından (Coranbach Alfa) yararlanılmıştır. Yapılan analizlerde 256 katılımcıdan elde edilen veriler kullanılmıştır. Ayrıca soruların, alfa katsayısına ne derecede ve ne yönde etkide bulunduklarını saptayabilmek için; ?Değişken Silindiği Taktirde Ölçeğin Alfa Katsayısı? (Alpha if Item Deleted) değerleri her iki ölçek için ayrı ayrı hesaplanmıştır. Söz konusu değerler, herhangi bir değişken silindiği taktirde, geri kalan değişkenlerin iç tutarlılıklarını göstermektedir. Bu kapsamda öğretmenlerin sınıf disiplininle baş etme yolları ölçeğinin güvenilirlik katsayısının ? = 0,513 olduğu gözlenmektedir.Öğretmenlerin disiplin anlayışlarının sınıf disiplinine etkisine erkek öğretmenlerin bayanlara oranla daha fazla katıldıkları, ailenin ve sınıf mevcudunun sınıf disiplinine etkisi konusunda ise tam tersi bir durumun söz konusu olduğu görülmüştür.Öğretmenlerin, öğrencilerin sosyo-ekonomik durumlarının sınıf disiplinine etkisine eğitim fakültesi mezunu öğretmenlerin açık öğretim fakültesi ve eğitim enstitüsü mezunu öğretmenlere oranla daha fazla katıldıkları görülmüştür.Öğretmenlerin, öğrencilerin sosyo-ekonomik durumlarının sınıf disiplinine etkisi, öğretmenlerin disiplin anlayışlarının sınıf disiplinine etkisi ve öğretmenlerin tavizsiz tutumlarının sınıf disiplinine etkisine ilişkin görüşlere öğretmenlerin katılım oranının yaşlarına bağlı olarak azaldığı sonucuna varılmıştır.Eğitim enstitüsü mezunu öğretmenlerin ?Uyarı ve Ceza Kullanımı? ve ?Disiplin Kurallarını Öğretme? uygulamalarına diğer okullardan mezun öğretmenlere göre daha az başvurdukları sonucuna varılmıştır.Öğretmenlerin disiplin sorunun nedenlerine ilişkin görüşlerinde ?Öğretmenlerin Davranışlarının Tutarsız Olması? temel sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Öğretmenlerin öğrencilerin cinsiyetinin sınıf disiplinine etkilerine ilişkin görüşleri incelendiğinde, öğretmenlerin % 29'u cinsiyetin disipline etkisinin olduğunu, % 63'ü etkisinin olmadığını düşünmektedirler.Sınıf disiplini bozan davranışların nedenlerine ilişkin görüşlerde, ?Öğrenci? temel neden olarak karşımıza çıkmaktadır. Öğretmenlerin ceza verdikleri öğrenciye aynı hatayı tekrar yaptığında izleyecekleri tavırları incelendiğinde ise, öğretmenlerin büyük bir bölümünün ?Öğrenci? ve ?Ailesi? ile görüşecekleri anlaşılmaktadır. Öğretmenlerin sınıfta disiplini mimikle bozan öğrencilere ilk yaklaşımları incelenmiştir. Buna göre öğretmenlerin % 64'ü sözsüz uyarı, % 28'i sözlü uyarıyı kullanmaktadır.Sınıf disiplini bozan öğrencilerin davranışlarını düzeltmek için öğretmenlerin büyük bir bölümünün ?Öğrenci? ile görüşeceklerini ifade etmektedirler. Bunu ?Veliler? ve ?Rehber Öğretmen? takip etmektedir. Öğretmenleri ceza verirken öncelikle davranışın ?Sürekliliğine? dikkat etmekte, bunun yanında ?Davranışın Şiddeti?, ?Sıklığı? ve ?Oluştuğu Şartlara? ikincil derecede dikkat edilmektedir. ?Öğrencinin Gelişim Özellikleri? en az dikkat edilen konu olarak karşımıza çıkmaktadır.Anahtar Kelimeler: Disiplin, Sınıf Disiplini, Problem Davranış.
Devlet memurlarının disiplin sorumluluğu
Devlet memurları, sahip oldukları statü sebebiyle bazı yükümlülüklere tabidir. Bu yükümlülüklerden biri olan disiplin sorumluluğu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda düzenlenmiştir. Anılan kanun, disiplin cezaları bakımından kademeli bir sistem benimsemiştir. Bu kademeli sistemde disiplin cezaları, işlenen disiplin suçlarının şiddetine göre verilmektedir. Disiplin cezaları, kamu hizmetlerinin gereği gibi ifası için olmazsa olmaz niteliktedir. Bu çalışmada, devlet memuru ve disiplin kavramları, disiplinin işlevleri, disiplin ve kamu hizmeti arasındaki ilişki, disiplin soruşturması, disiplin cezaları, disiplin cezalarının hukuki niteliği ve disiplin cezalarına karşı başvuru yolları detaylı bir şekilde incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kamu hizmeti, disiplin, devlet memuru, disiplin soruşturması, disiplin suçu, disiplin cezası.
Anadolu liselerinde görev yapan öğretmenlerin karşılaştıkları disiplin problemleri ve bunlara baş etme yolları
Bu çalışmada Anadolu liselerinde görev yapan öğretmenlerin karşılaştıkları disiplin problemleri ve bunlara baş etme yolları belirlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca öğretmenlerin sınıf disiplinine ilişkin görüşlerinin ve bunlarla baş etme yollarının cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, okuldaki görev, branş, eğitim düzeyi ve okuldaki görev yapma süresine göre farklılaşma durumu faktör bazında incelenmiştir. Anadolu liselerinde görev yapan öğretmenlerin karşılaştıkları disiplin problemlerini ve bunlarla baş etme yollarını saptamak amacıyla yapılan araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Anket soruları tesadüfî ve tabakalama olarak belirlenen farklı Anadolu liselerinde görev yapan 290 öğretmene uygulanmış; ancak kontrol sonrası değerlendirilemeyecek kadar eksik bırakılan 38 anketin çıkarılmasından sonra kalan 252 adet anket çalışmada temel alınmıştır.Anket, öğretmenlerin demografik özellikleri (kişisel bilgiler) ile Anadolu liselerinde görev yapan öğretmenlerin öğrencilerden kaynaklanan disiplin problemleri, yöneticilerden kaynaklanan disiplin problemleri, velilerden kaynaklanan disiplin problemleri, öğretmenlerden kaynaklanan disiplin problemlerini ölçen sorulardan oluşmaktadır.Değerlendirme sorularında dörtlü derecelendirme ölçeği kullanılmıştır. Katılımcılardan sınıf disiplinine ilişkin görüşlerini her bir maddeyi (1) Çok Fazla Etkilidir, (2) Çoğunlukla Etkilidir, (3) Nadiren Etkilidir, (4) Çok Az Etkilidir seçeneklerinden birini kullanarak değerlendirmeleri istenmiştir.Araştırmada veri toplama araçları ile 252 katılımcıdan elde edilen verilerin çözümlenmesi SPSS 15.0 paket programı kullanılarak bilgisayar ortamında gerçekleştirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Disiplin, Sınıf Disiplini, Problem Davranış.Ocak 2013 Abdullah AYGÜN
Meslek lisesi öğrencilerinin disiplin algılarının incelenmesi
Disiplin, eğitim kurumlarının ve sınıf yönetiminin en önemli ögelerinin başında gelmektedir. Çünkü eğitimin uygulayıcıları olan öğretmenler, derslerinin ve doğal olarak zamanlarının büyük bir bölümünü, sınıf için disiplini sağlamak ve bunu devam ettirmek için kullanmaktadırlar. Bu sebeple eski, klasik, bilindik yöntemler terk edilip öğrencilerin kendi özgür iradeleriyle kararlara katılacakları, sorumluluk alıp başarma ve kendini gerçekleştirme duygusu tadacakları yeni ve çağdaş metotların uygulanması gerekmektedir.Bu araştırma Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin, disipline bakış açılarının incelenerek ortaya çıkarılması amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2014-2015 eğitim-öğretim yılında, İstanbul ilindeki ortaöğretim okullarındaki Motorlu Araçlar, Elektrik-Elektronik ve Bilişim Teknolojileri Alanlarındaki 11.sınıfta olan 369 öğrenci oluşturmaktadır. Hazırlanan anketin ilk bölümünde 10 sorudan oluşan kişisel bilgiler formu bulunmaktadır. Araştırmanın ikinci bölümünü ise öğrencilerin disiplin algılarına yönelik görüşlerini almak amacıyla hazırlanan 20 soru oluşturmaktadır.Verilerin çözümlenmesinde istatistiklerden frekans(F), yüzde(%), aritmetik ortalama(X ̅), standart sapma (ss), ortalamalar arasındaki farkın anlamlılığını test etmek için "t-Testi" ve ikiden fazla yani çoklu değişkenlerde "Tek yönlü Varyans analizi (Anova)" kullanılmıştır. Varyans analizinde anlamlılık bulunduğu durumlarda farkın hangi gruplar arasında olduğunu yani kaynağını belirlemek amacıyla ise tamamlayıcı analizlerden biri olan "Scheffe Testi" kullanılmıştır. Varyansların heterojen olması durumunda ise yaygınlıkla kullanılan "Tamhane's T2" çoklu karşılaştırma tekniği tercih edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre; Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin, kız veya erkek olmasının disiplin algılarını genel olarak etkilemediği, sınıf mevcudu arttıkça disiplin suçu işleme olaylarının artacağı, kiminle yaşadığının disiplin algılarını etkilemediği, annelerinin eğitim durumu ilköğretim ve lise olan öğrenci gruplarının, üniversite olan öğrenci grubuna göre daha az disiplin suçu işleyeceği sonucu bulunmuştur. Öğrencilerin %73'e yakını okulda ya da sınıfta yapmış olduğunuz davranışların hangilerinin disiplin suçu olduğunu bildiklerini belirtmişler ve sınavlarda, konuşmak, kopya çekmek gibi davranışlarda bulunmayı normal olarak algılamışlardır. Öğrencilerin en fazla katıldıkları ifadeler ise, öğretmenleriyle tartışmaktan çekinmeme, okulda yapılan resmi etkinlik ve törenlerden kaçmak sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Eğitim, Disiplin, İstenmeyen Davranış, Endüstri Meslek Lisesi.
Bir grup öğretmenin kişilik özellikleri ile sınıf içinde kullandıkları disiplin yöntemleri arasındaki ilişki: Sarıyer ilçesi örneği
Bu araştırmada anaokulu ve ilköğretim okullarında çalışan sınıf ve branş öğretmenlerinin sınıf içinde uyguladıkları disiplin yöntemlerinin; cinsiyet, medeni durum, çocuk sayısı, çalışma yılı, öğrenci sayısı ve görev yaptıkları okul türüne bağlı bir farklılaşma olup olmadığını belirlemek, ayrıca uyguladıkları sınıf içi disiplin yöntemleri ile kişilik özellikleri arasındaki ilişkinin ortaya konması amaçlanmıştır. Çalışma İstanbul ili, Sarıyer ilçesi anaokulu ve ilköğretim okullarında çalışan 240 sınıf ve branş öğretmeni üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ilişkisel tarama modellerinden karşılaştırma türü tarama modeli kullanılmıştır. Bu araştırmada veriler araştırmacı tarafından geliştirilen ve demografik değişkenleri kapsayan bir bilgi formu, Eysenck Kişilik Ölçeği ve Sınıf İçi Disiplin Yöntemleri Ölçeği aracılığıyla elde edilmiştir.Araştırmada; non parametrik teknikler, parametrik analiz teknikleri, bağımsız grup t-testi, tek yönlü varyans analizi (Annova), non parametrik Kruskal Wallis testi, non parametrik Mann Whitney-U testi, Pearson Çarpım Moment korelasyon analizleri kullanılmış olup manidarlıklar 0.5 düzeyinde sınanmıştır.Anaokulu ve ilköğretim okullarında çalışan sınıf ve branş öğretmenlerinin kişilik özellikleri ve uyguladıkları disiplin yöntemleri ile demografik özellikleri arasındaki ilişkinin var olduğu bu araştırmanın sonuçlarıyla ortaya konmuştur.Öğretmenlerin kişilik ölçeği ve sınıf içinde uyguladıkları disiplin yöntemleri ölçeği alt boyutları arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılan analizler sonucunda; dışa dönük olma ile psikolojik ödül ve maddi ödül kullanma arasında pozitif yönde; yalan ile psikolojik ceza, sosyal ceza ve fiziksel ceza arasında negatif yönde; nörotisizm ile psikolojik ceza ve sosyal ceza arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur.Böylelikle öğretmenlerin uyguladıkları sınıf içi disiplin yöntemlerinin, kişilik özellikleri ile ilişkili olduğu sonucu ortaya çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Kişilik, Sınıf İçi Disiplin Yöntemleri, Öğretmenler, Eysenck Kişilik Envanteri
The examining associations between student-teacher relationships, classroom disciplinary climate and job satisfaction
Several empirical studies conducted the effects of disciplinary school climate on teachers' perceptions, feelings and attitudes. Researches proved that school environment has a vital role in raising teachers' job satisfaction as well as student-teacher relationship quality. In spite of that, Turkish population was the sample of few researches. School disciplinary climate may have effects over the classroom in particular, and the whole school in general as it may affect either positively or negatively the student-teacher relationship and job satisfaction. Accordingly, it is stated that investigating the relationships between classroom disciplinary climate, student teacher relationship and teachers' job satisfaction will contribute to the field of educational administration. Therefore, the main aim of this study is to examine the associations between classroom disciplinary climate, student-teacher relationship and teachers' job satisfaction. This research examined the relationships between classroom disciplinary climate, student-teacher relationship and job satisfaction based on TALIS 2018 data. The Republic of Turkey is among the countries that participated in TALIS research in 2018. A total of 8342 teachers from 457 high schools from Turkey participated in TALIS 2018 research. TALIS is considered as a reliable source of data on teaching and learning in all over the world. In this research, sections 41 (classroom disciplinary climate), 49 (teacher-student relations) and 53 (teachers' job satisfaction) of TALIS 2018 Teacher Questionnaire were used. This study found that male teachers have more negative perceptions on classroom environment comparing to female teachers. Another finding of this study is that female teachers' level of job satisfaction is higher than male teachers' job satisfaction. From our investigation in the current study, we found that teachers' level of education has differentiated their job satisfactions in favor of teachers who have bachelor degree. In this study, the analyses showed a negative correlation between negative classroom disciplinary climate and job satisfaction. We also found a negative and weak correlation between negative classroom disciplinary climate and student-teacher relationships. Moreover, we found a moderate and positive correlation between student-teacher relationships and job satisfaction. It has been revealed that a positive classroom disciplinary climate will increase student-teacher relationships and promote teachers' job satisfaction. Based on study results, suggestions for policy makers and practitioners have been developed.
Okul öncesi öğretmenlerinin disiplin anlayışları ile iç-dış denetim odakları arasındaki ilişki: Çanakkale ili örneği
Eğitimin istenilen hedeflere ulaşabilmesi, öğretmenin eğitim-öğretim açısından yeterliliğinin yanı sıra sınıf yönetimi açısından yeterliliğine de bağlıdır. Öğretmenin sınıf ortamındaki davranış yönetimi niteliğini arttırmasına paralel olarak eğitimin niteliği de artar. Öğretmen sadece öğreten kişi değil, aynı zamanda iyi bir yönetici de olmalıdır. Aynı zamanda öğretmenin kişilik özelliklerinin ve bunun eğitim sürecine yansıması da incelenmesi gereken bir konudur.Bu çalışmada öncelikle okul öncesi öğretmenlerinin öğrenciye karşı tutumlarını etkileyecek bir boyut olan disiplin anlayışları ile önemli kişilik boyutlarından biri olan kontrol odakları arasındaki ilişki incelenmiştir.Araştırma niceliksel bir çalışma olup veriler ilişkisel tarama metoduna uygun olarak toplanmıştır. Çalışmanın örneklemi 2008?2009 eğitim öğretim yılında Çanakkale il ve ilçe merkezlerinde bulunan toplam 95 okul ve 145 öğretmenden oluşmaktadır.Araştırmada kullanılan ölçme araçları şunlardır: Öğretmenlerin kişisel özelliklerinin (cinsiyet, medeni durum, çocuk sayısı, kıdem, öğrenci yaş grubu, öğrenci sayısı, eğitim düzeyi) belirlenmesi amacıyla 7 sorudan oluşan kişisel bilgi formu; Ö. F. Şimşek (2000) tarafından geliştirilen ve geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılan ?Öğretmen Disiplin Anlayış Ölçeği? ve İ. Dağ (1991) tarafından Türkçeye uyarlanan ve geçerlilik ve güvenirlik çalışmaları yapılan ?Rotter'ın İç-Dış Kontrol Odağı Ölçeği?. Yapılan istatistiksel analizler sonucunda okul öncesi öğretmenlerinin disiplin anlayışlarının eğitim durumuna bağlı olarak farklılaştığı görülmüştür. Diğer bir deyişle, okul öncesi öğretmenlerinin eğitim durumu yükseldikçe, disiplin anlayışları daha demokratikleşmektedir. Disiplin anlayışı, diğer kişisel özelliklere bağlı olarak değişme göstermemektedir.Araştırma sonucunda saptanan bir diğer bulgu ise, kontrol odağı ile disiplin anlayışı arasındaki ilişkidir. Bu sonuca göre, iç kontrol odağına sahip öğretmenler, disiplin anlayışlarında, demokratik tutuma sahip olmaktadırlar.Anahtar kelimeler: Okul Öncesi Öğretmeni, Sınıf Yönetimi, Disiplin Anlayışı, Denetim Odağı.
Ortaokul öğretmenlerinin sınıfta karşılaştığı disiplin sorunları ve bunlara çözüm bulma stratejileri
Okullarda sınıfın düzenini bozan, eğitimi aksatan her türlü davranış istenmeyen öğrenci davranışı olarak kabul edilmektedir. Bu davranışlar eğitim öğretim sürecini olumsuz yönde etkilemekte ve öğretmenlerin mesleki tatmin düzeyini düşürmektedir. Bu araştırma, ortaokulda görev yapan branş öğretmenlerinin sınıfta karşılaştıkları istenmeyen öğrenci davranışlarının görülme sıklığını ve bu davranışlara karşı kullandıkları baş etme yöntemlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, Bursa ili Nilüfer, Osmangazi, Yıldırım ve Mudanya ilçelerindeki toplam 202 ortaokulda görev yapan 5853 ortaokul branş öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini Nilüfer, Osmangazi, Yıldırım ve Mudanya ilçelerindeki 20 ortaokul ve bu okullarda görev yapan 606 öğretmen oluşturmaktadır. Bu araştırmada veri toplama aracı olarak Şenkulak (2010) tarafından geliştirilen İngilizce öğretmenlerinin sınıf içinde karşılaştıkları istenmeyen öğrenci davranışlarını ve bunlara karşı uyguladıkları stratejilerin öğretmen görüşleri ile belirlenmesi amacıyla hazırlanan anket, araştırmacıdan izin alınarak kullanılmıştır. Veri toplama aracı üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde öğretmenlerin kişisel, görev ve sınıf yönetimi eğitimi bilgilerinin sorulduğu 8 madde, ikinci bölümde sınıfta karşılaşılan disiplin problemlerinin görülme sıklığının sorulduğu 36 istenmeyen öğrenci davranışı, üçüncü bölümde istenmeyen öğrenci davranışlarına karşı kullanılan 31 çözüm bulma stratejisi bulunmaktadır. Ankette 5'li likert ölçeği kullanılmış, verilerin analizinde frekans (f) yüzde (%) istatistiki bilgileri kullanılmıştır. İstenmeyen öğrenci davranışları ile karşılaşma sıklığının, öğretmenlerin cinsiyet, kıdem, mezun olunan fakülte, branş, mesleki alan eğitimi, hizmet içi eğitime katılma durumu ve hizmet içi eğitim programına katılma zamanı değişkenlerine göre dağılımı ve öğretmenlerin istenmeyen öğrenci davranışları için uyguladıkları çözüm bulma stratejilerinin dağılımı gösterilmiştir. Araştırmanın sonucunda; istenmeyen öğrenci davranışlarının dağılımının öğretmenlerin cinsiyet, kıdem, mezun olunan fakülte, branş, mesleki alan eğitimi, hizmet içi eğitime katılma durumu ve hizmet içi eğitim programına katılma zamanı değişkenleri bakımından benzer olduğu görülmüştür. Ayrıca istenmeyen öğrenci davranışları karşısında öğretmenlerin en çok kullandığı çözüm bulma stratejisinin 'öğrenciyi derse katmaya çalışırım' olduğu görülmüştür.
Modern dönem ütopyalarında dirijizm ve disiplin
İnsanoğlu, genel anlamda toplumsal yaşam biçimini benimsemiş olan bir varlıktır. Bu bağlamda ortaya konan her türlü insani ürün Kültür adı altında toplanmaktadır. İnsan topluluklarının lisanlarından yazılarına, giyim-kuşam biçimlerinden yeme-içme alışkanlıklarına, bilimsel birikimlerinden sanatsal faaliyetlerine, örf-adet ve geleneklerinden siyaset ve hukuk sistemlerine varıncaya kadar ortaya koydukları tüm ürünler bu kapsamda değerlendirilmektedir. Farklı insan topluluklarından her birisi, kendine has koşullarda geliştirdiği kendi kültürel geleneğim sürdürürken bu farklı kültürler arasında zaman zaman çatışmalar, zaman zaman da etkileşimler-sentezlenmeler meydana gelmektedir. Yazı, kendisi de insana ait en önemli kültürel öğelerden birisi olarak diğer birçok kültürel öğenin kayıt altına alınmasında ve gerek başka toplumlara, gerekse gelecek nesillere aktanlmasmda rol oynayan önemli bir araçtır. Sanat ise insandaki estetik zevklere hitap edecek türde verilmiş olan kültürel ürünlerin genel adıdır. Bu durumda edebiyat, insandaki estetik zevklere hitap etmek üzere verilmiş olan yazılı ürünler olarak karşımıza çıkmaktadır. Sosyal hayatın bir parçası olarak diğer tüm kültürel unsurlar gibi Sanat ve Edebiyat da Sosyoloji biliminin alanına girmektedir. Sosyoloji bilimi içerisinde bu konularla ilgilenmek üzere "Sanat Sosyolojisi" ve "Edebiyat Sosyolojisi" alt dalları oluşturulmuştur. Öte yandan insanın fıtratında var olan her zaman daha iyiye daha güzele ulaşma arzusu, toplumsal yaşam alanında da aynı arayışları gündeme getirmiş, böylece ideal toplum projeleri ortaya çıkmıştır. Ütopya olarak adlandırılan ve tamamına yakım edebi türde yazılı olarak üretilen söz konusu projeler, toplumsal hedefler gözetmeleri ve toplumsal yaşamın akışında rol oynayan dinamikler için esin kaynağı olarak zaman zaman sosyal gerçekliğe etki etmeleri bakımından Sosyoloji bilimini ilgilendirmektedirler. Ütopya yazarlarının, kendilerince ulaştıkları ideal toplum modellerinden yola çıkarak sosyal hayatı en ince ayrıntılarına kadar güdümleme idealleri ile batı dünyasının öncülüğünde gelişen modernizm anlayışının, insanlığın tekamülü sürecine öncülük etme ve ulaştığı kesinlikler doğrultusunda bütün bir insanlığı aynı sürece dahil ederek güdümleme idealleri arasındaki paralellik ilgi çekicidir.
Gümrük müşavirliği mesleği ve gümrük müşavirlerinin sorumlulukları
Gümrüklere giriş ve çıkış işlemlerine ait düzenlemeler, devletlerin iç ve dış politikalarına ilişkin çok çeşitli konuları ilgilendirmekte ve hızla değişmekte olduğundan gümrük işlemlerinin gerçekleştirilmesi sırasında hatalar yapılması olası hâle gelmektedir. Gümrük müşavirleri, mesleki bilgi ve birikimleri ile gümrük işlemlerinin tarafları olan eşya sahipleri ve idareye yardımcı olmaktadırlar. Bu tezde, gümrük müşavirliği mesleğinin Türkiye'de tarihsel seyri içinde gelişimi, mesleğe yönelik olarak Türkiye, ABD ve AB ülkelerinde yapılmış olan düzenlemeler, gümrük müşavirlerinin mesleki faaliyet alanı ve gümrük müşavirlerinin mesleki faaliyetlerinden doğan sorumlulukları açıklanmıştır. Bu kapsamda gümrük müşavirleri ve eşya sahiplerinin vekâlet sözleşmesi yönünden, gümrük müşavirlerinin 4458 sayılı Gümrük Kanunu kapsamında düzenlenmiş olan vergiler, kabahatler ve disiplin yönünden sorumlulukları incelenmiştir. Gümrük müşavirlerinin vergilerden sorumlulukları müteselsil sorumluluk kapsamında, gümrük kabahatlerinden sorumlulukları ise kabahatlere iştirak hükümleri kapsamında değerlendirilmiştir.