Computer usage

65 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin problemli internet kullanımları ile akılcı olmayan inançları ve yetersizlik duygusu arasındaki ilişkiler

Bu araştırmada ilk olarak üniversite öğrencilerinin problemli internet kullanım düzeylerinin nasıl bir dağılım gösterdiğini incelemek amaçlanmıştır. İkinci olarak üniversite öğrencilerinin problemli internet kullanım düzeylerinin internet kullanım amacına göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek amaçlanmıştır. Üçüncü olarak ise cinsiyet, yetersizlik duygusu ve akılcı olmayan inançlar değişkenlerinin problemli internet kullanımını yordama gücünü ortaya koymak amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu Anadolu Üniversitesi'nin çeşitli fakültelerinde örgün öğrenim gören 1229 üniversite öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri Ceyhan, Ceyhan ve Gürcan (2009) tarafından geliştirilen 'Problemli İnternet Kullanımı Ölçeği, Yurtal (1999) tarafından uyarlanan 'Akılcı Olmayan İnançlar Ölçeği' ve Akdoğan (2012) tarafından geliştirilen 'Yetersizlik Duygusu Ölçeği' ile toplanmıştır. Verilerin analizinde betimleyici istatistikler, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Pearson Korelasyon Analizi ve Doğrusal Hiyerarşik Regresyon Analizi teknikleri kullanılmıştır. Bu araştırmada katılımcıların problemli internet kullanımının düşük düzeyde olduğu bulunmuştur. Ayrıca interneti sosyal medya ve oyun oynamak amacıyla kullanan katılımcıların problemli internet kullanım düzeyinin interneti akademik faaliyetler için kullananlara göre daha yüksek olduğu ortaya koyulmuştur.Yapılan regresyon analizinde ise yetersizlik duygusunun cesaretin kırılması ve kendi değerini yadsıma boyutlarının problemli internet kullanımı yordayan en güçlü değişkenler oldukları belirlenmiştir. Bunu akılcı olmayan inançların onaylanma isteği, suçlama eğilimi ve mükemmeliyetçilik boyutları ile erkek olmak izlemektedir. Öte yandan bu araştırmada yetersizlik duygusunun yararsız üstünlük çabası boyutu ile akılcı olmayan inançların yüksek beklentiler, aşırı kaygı ve duygusal sorumsuzluk boyutlarının problemli internet kullanımını yordamadığı ortaya koyulmuştur.

Akılcı olmayan inançlarBilgisayar kullanımıEğitim psikolojisi+7
Merve Aydın
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Using computers in blended-learning methods in contemporary Iraqi art education

The research examines the advantages and disadvantages of using blended learning in contemporary Iraqi art education. The main aim is to question the effectiveness of this type of learning method. The research was conducted on a sample group of students from the Faculty of Fine Arts at Diyala University in Iraq to identify the main characteristics of the artworks produced by the students. The research attempts to show the significant effects of the use of computers in blended learning methods used by art students to produce contemporary artworks. The study also attempts to document that blended learning has an impact on the development of students' skills, improving their abilities and raising their awareness to produce works of art characterised by their contemporary style by students of fine arts faculties in Iraqi universities. Through the descriptive analysis of samples and models of selected artworks produced by students through blended learning, it was found that there is a development in the way the works are executed using the computer. This is obviously reflected in the production of the artwork in terms of its form and content.

Computer usageBlended learningIraq+4
Rana Abdulrazzaq Atta
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Fine Arts
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarındaki öğretmelerin bilgisayar öz-yeterlilik algıları ile bilgisayar destekli öğretim yönteminin yararına ilşkin inançları arasındaki ilişki

Bu çalışmada, en az 3 yıldır Bilgisayar Destekli Öğretim Yöntemini kullanan toplam 84 ilköğretim öğretmenlerinin birinci aşamada bilgisayar öz-yeterlik algılarının ne olduğu ve cinsiyetlerine, kıdemlerine ve branşlarına göre ferklılık gösterip göstermediği araştırılmıştır. İkinci aşamada ise söz konusu öğretmenlerin BDÖ yönteminin yararına ilişkin inançlarının ne olduğu ve cinsiyetlerine, kıdemlerine ve branşlarına göre ferklılık gösterip göstermediği araştırılmıştır. Son olarak da bu öğretmenlerin BDÖ yönteminin yararına ilişkin inançları ile bilgisayar öz-yeterlik algılan arasındaki ilişki araştırılmıştır. Araştırmanın örneklemi, BDÖ yöntemini en az 3 yıldır etkin olarak kullanan 1 özel, 4 devlet okulunda görev yapan farklı branşlardaki 84 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafindan geliştirilen iki ayrı ölçek ile toplanmıştır. Birincisi, "Bilgisayar Destekli Öğretim Yönteminin Yararlarına İlişkin inançları Belirlemeye Yönelik Ölçek", ikincisi ise, "Bilgisayar Öz-yeterlik Algısı Ölçeği"dir. Araştırmada problem ve alt problemlere cevap ararken yüzde, frekans, t- testi, tek yönlü varyans analizi, Scheffe testi ve Pearson korelasyon katsayısı hesaplama yöntemleri kullamlrmştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; BDÖ yöntemini en az 3 yıldır kullanan öğretmenlerin BDÖ yönteminin yararına ilişkin inançlarına ait puanlarının ortalaması, katılıyorum seçeneğine (4 değeri) çok yalan olan 3.87 olarak bulunmuştur. Bu da öğretmenlerin bilgisayar destekli öğretim yönteminin yararına inandıklarım göstermektedir. Öğretmenlerin BDÖ yönteminin yararına ilişkin inançlarının cinsiyetlerine, kıdemlerine ve branşlarına göre değişmediği saptanmıştır. Öğretmenlerin bilgisayar öz-yeterlik algı puanlan ortalaması 3.65 olarak bulunmuştur. Bu sonuç, öğretmenlerin bilgisayar öz-yeterlik algı puanlarının yüksek olduğunu göstermiştir. Öğretmenlerin bilgisayar öz-yeterlik algılan cinsiyet ve branşa göre değişmezken, kıdeme göre değişmektedir. 3-10 yıllık deneyime sahip olan 111öğretmenlerin bilgisayar öz-yeterîik algılarının 21 yıl ve üzerinde olan gruba göre daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. BDÖ yöntemini kullanan öğretmenlerin bilgisayar öz-yeterlik algı puanlan ortalaması ile BDÖ yönteminin yararına ilişkin inançlarına ait puanlarının ortalamasının yüksek çıktığı görülmüş ve bilgisayar öz-yeterîik algılan ile BDÖ yönteminin yararına ilişkin inançları arasında pozitif bir ilişki olduğu saptanmıştır. Bu sonuç, öğretmenlerin bilgisayar öz-yeterlik algılarının yüksek olmasının, BDÖ yönteminin yararına inanma düzeylerini de olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. IV

Bilgisayar destekli öğretimBilgisayar kullanımıTeknoloji kullanımı+6
Özgür Şensoy
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Fatih projesi kapsamında öğretmenlerin öğretim etkinliklerinde tablet bilgisayarları kullanmaya ilişkin tutumları ve yenilikçi uygulamaları

Bu araştırma ile Gaziantep İli, Şahinbey ve Şehitkamil İlçelerinde yer alan Anadolu Lisesi öğretmenlerinin FATİH Projesi kapsamında dağıtılan tabletleri öğretim etkinliklerinde kullanmaya yönelik tutumları ve yenilikçi uygulamaları belirlenmeye çalışılmıştır. 2014-2015 eğitim öğretim yılında yapılan bu çalışma karma modelde gerçekleştirilmiş bir çalışmadır. Araştırmanın nicel kısmında öğretmenlerin tablet bilgisayarları kullanmaya ilişkin tutumları araştırmacının kendisi tarafından geliştirilen "Öğretim Etkinliklerinde Tablet Bilgisayar Kullanma Tutum Ölçeği" ile belirlenmeye çalışılmıştır. Cronbach alfa katsayısı ,95 olarak belirlenen bu ölçek araştırmanın tüm evrenini oluşturan toplam 1120 öğretmene ulaştırılmış; ancak 683 anket geri alınabilmiştir. Bu anketler aracılığıyla araştırmaya katılan öğretmenlerin tutum puanlarının bölüm (branş), yaş, hizmet süresi, bilgisayar kullanma süresi ve etkileşimli tahta kullanma sıklığına göre manidar bir farklılık gösterip göstermediği tek yönlü varyans analizi ile diğer bulgular ise yüzde ve frekans ile incelenmiştir. Öğretmenlerin tutum puanlarının bölüm, yaş, hizmet süresi, bilgisayar kullanma süresine göre manidar bir farklılık göstermezken etkileşimli tahta kullanma sıklıklarına göre manidar bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Öte yandan yenilikçi uygulamalar kısmında ise öğretmenlerin ödev gönderme, toplama, dönüt verme, ders sunumu yapma, ölçme-değerlendirme ve kıyaslama çalışmalarında tablet bilgisayarları kullanamadıkları tespit edilmiştir. Araştırmanın nitel kısmında ise öğretmenler ile yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu görüşmeler ile öğretmenlerin genel anlamda derslerinde tablet bilgisayarları öğretim amaçlı kullanamadıkları, kullanmak için teknopedagojik anlamda eğitim desteğine ihtiyaç duydukları belirlenmiştir.

Bilgisayar destekli öğretimBilgisayar kullanımıEğitim teknolojisi+6
Emre Aslan
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Kentsel olmayan bölgede ilköğretim 5-8.sınıf öğrencilerinde bilgisayar ve internet kullanım durumlarının araştırılması

Amaç: Kentsel olmayan bölgedeki ilköğretim 5,6,7 ve 8. sınıf öğrencilerinin bilgisayar ve internet kullanım sıklığını, nedenlerini ve amaçlarını tanımlayarak, internet bağımlılığını etkileyen bazı değişkenleri ortaya koymaktır. Gereç ve Yöntem: Bu araştırma, Adana ilinin Pozantı ilçesi ile Mersin'in Çamlıyayla ilçesinde ilköğretim 5-8.sınıflarında öğrenim gören 10-16 yaş grubundaki öğrencilerde bilgisayar ve internet kullanım durumlarını incelemek, internet bağımlılığını etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla yapılan kesitsel bir araştırmadır. Çalışmaya evreni oluşturan, her iki ilçede bulunan merkez, köy ve yatılı bölge okullarını kapsayan toplam 8 okuldaki tüm 5-8.sınıfta okuyan 1402 öğrencinin dahil edilmesi planlandı ve Pozantı'dan 923, Çamlıyayla'dan 378 olmak üzere toplamda 1301 (% 92,8) öğrenciyle çalışma gerçekleştirildi. Anket formu, araştırmacı tarafından geliştirilen demografik ve bilgisayar - internet kullanım alışkanlıklarına ilişkin 46 soruluk Ögrencilerin İnternet Kullanım Düzeyleri ve Amaçları Anketi ile 20 soruluk Young'ın İnternet Bağımlılık Ölçeği 'nden oluşmaktaydı. İstatistiksel değerlendirmeler için SPSS 20.0 for Windows paket programı, istatistiksel analiz olarak Ki-kare testi, Bağımsız iki grup arası T- testi, Varyans analizi kullanıldı ve p değerinin <0,05 olması anlamlı olarak değerlendirildi. Bulgular: Çalışmadaki öğrencilerin 671'i (% 51,6) kız, 630'u (% 48,4) erkektir ve yaşları ortalaması 12,69 ±1,15'dir. Öğrencilerin % 54,3'ünün evinde bilgisayar, % 38,3'ünün evinde internet bağlantısı, % 26,2'sinin kendisine ait internet bağlantılı cep telefonu bulunmaktaydı. Öğrencilerin % 95,0'i ödevlerini yaparken internetten faydalanmakta, % 87,2'si internetten oyun oynamakta, % 46,6'sı internetten sohbet (chat) etmekte, % 29,4'ü internette görüntülü görüşmekte ve %15,8'i internetten alışveriş yapmaktadır. Kendisine ait e-maili olanlar % 54,1 iken, kendisine ait internet sayfası (Facebook, Twitter, Web vb.) olanlar ise % 49,6 'dır. Çalışma grubundakilerin İnternet Bağımlılık Ölçeğinden(İBÖ) aldıkları puanların ortalaması 19,30± 14,07'dir. Öğrencilerin 2'si (% 0,2) "İnternet Bağımlısı" olup, "Sınırlı Semptom Gösterenler" 34 (% 2,6) kişidir. Çalışma grubundaki erkeklerin, 14 yaş ve üzerindekilerin, ebeveyni okul bitirmemiş veya lise-üniversite mezunu olanların, babası memur olanların, ailesini ekonomik durumunu 'çok iyi' olarak belirtenlerin, evinde internet bağlantısı bulunanların, internet bağlantılı cep telefonu olanların, cep telefonundan internete bağlananların, internet kullanmayı internet kafeden öğrenenlerin, internet kullanımı konusunda kendisini başarılı görenlerin, ödevlerini yaparken uzun süre internetten faydalananların, internette uzun süre oyun oynayanların, kendisine ait e-maili ve internet sayfası (Facebook, Twitter, Web vb.) olanların, internette sohbet (chat) ve görüntülü görüşme yapanların ve internette alışveriş yapanların İBÖ puan ortalamaları diğerlerinden anlamlı olarak yüksek bulunurken; köy okullarında okuyanların, okul başarısını 'çok iyi' olarak işaretleyenlerin, bilgisayarı olmayanların ve internette hiçbir siteyi ziyaret etmediğini belirtenlerin İBÖ puan ortalamaları anlamlı olarak daha düşüktü. Ayrıca öğrencilerin bilgisayar kullanma süresi (yılı), internete bağlandıkları yerlerin sayısı, ailede internet bağlantılı cep telefonuna sahip kişi sayısı, hem hafta içi hem de hafta sonu (tatillerde) internet kullanım saati ve internette oynadıkları oyun türlerinin sayısı arttıkça İBÖ puan ortalamaları da artmaktadır. Sonuç: Çalışmanın sonuçlarına göre çalışma bölgesinde internet bağımlılığı yaygınlığı düşük bulunsa da, öğrencilerin internet karşısında harcadıkları zamanın artması, internette vakit geçirdikleri sitelerin artması, internete ulaşım kolaylığı, tablet, cep telefonu vb. gibi taşınabilir elektronik aletlere sahip olma internet bağımlılık puanlarını arttıran başlıca etkenlerdir. Öğrencilerin internet bağımlısı olmamaları için ailelere, öğretmenlere ve topluma bu konuda büyük görevler düşmektedir. Anahtar sözcükler: internet, internet bağımlılığı, akıllı telefon, ilköğretim öğrencileri

BağımlılıkBilgisayar kullanımıCep telefonu+5
Ahu Sarı
Çukurova University
2015
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

4-6 yaş çocukların ekran kullanımının, ebeveyn ekran kullanımı ve aile işlevleri ile ilişkisi

4-6 Yaş Çocukların Ekran Kullanımının, Ebeveyn Ekran Kullanımı ve Aile İşlevleri ile İlişkisi Amaç: Bu çalışmanın amacı okul öncesi çocukların ekran kullanım alışkanlıklarının ebeveynlerin ekran kullanım alışkanlıkları ve aile işlevleri ile ilişkisinin araştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı kesitsel tipteki çalışmada, gerekli izinler alındıktan sonra Adana Sarıçam ilçesindeki tüm anaokullarına tarafımızca oluşturulan anketler dağıtıldı. Sınıf öğretmenleri aracılığıyla ebeveynlere ulaştırılan anketlerden eksiksiz doldurulanlar (n=198) analiz edildi. Aile işlevleri "Aile Değerlendirme Ölçeği" ile değerlendirildi. Ekran süreleri, tablet, televizyon, cep telefonu ve bilgisayar karşısında geçirilen süreler toplanarak hesaplandı. Bulgular: Çocukların %57,6'sının hafta içi, %76,3'ünün hafta sonu ekran kullanım sürelerinin iki saatin üzerinde olduğu saptandı. Çocuğun yaşının, annenin çalışma durumunun, anne-baba eğitiminin ve devam edilen okulun çocukların ekran sürelerini etkilediği bulundu. Ebeveynlerden %88,9'u ekran konusunda aile içi kurallarının olduğunu, %62,6'sı çocuklarının yemek yerken ekran karşısında olduğunu, %44,4'ü çocuklarının kendine ait bir ekranının olduğunu, %90,9'u aile veya çocuk hekimlerinden ekran kullanımı konusunda herhangi bir öneri almadıklarını bildirdi. Ekran konusunda aile içi kuralların olmamasının, çocukların kendilerine ait ekranlarının olmasının, hekimlerin ekran kullanımı konusunda öneride bulunmamasının çocukların ekran kullanım sürelerini arttırdığı saptandı. Çocukların ekran kullanım süreleri ile ebeveynlerin ekran kullanım süreleri arasında pozitif yönde orta derecede ilişki saptandı. Aile işlevleri ile çocukların ekran kullanım süreleri arasında ilişki bulunamadı. Sonuç: Ebeveynlerin ekran kullanım alışkanlıkları ile çocuklarının ekran kullanım süreleri arasındaki güçlü ilişki göz önüne alındığında, bu yaş grubunda birçok teması olan aile hekimlerinin bunu fırsata çevirebilecekleri ve daha aktif rol alabilecekleri düşünülmüştür. Bu doğrultuda ülkemizde birinci basamağa yönelik hazırlanmış olan rehberlere ekran kullanımı konusunda danışmanlık hizmetinin eklenmesi bu konuda farkındalığı ve uygulanabilirliği arttırabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: okul öncesi çocuk, ekran süresi, ebeveyn, aile işlevleri

Aile işlevleriAna-babaBağımlılık+7
Emine Çelik
Çukurova University
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Bilişim etiği konusunda geliştirilen bilgisayar destekli öğretim materyalinin ortaöğretim öğrencilerinin etik olmayan bilgisayar kullanım düzeylerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışmada bilişim etiği konusunda geliştirilen bilgisayar destekli öğretim materyalinin ortaöğretim düzeyinde eğitim gören bilişim teknolojileri alanı öğrencilerinin etik olmayan bilgisayar kullanım davranışlarına etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma grubu olarak Elazığ ilinde ortaöğretim düzeyinde eğitim gören 31 bilişim teknolojileri alanı öğrencisi belirlenmiştir. Öğrenciler seçkisiz örnekleme yöntemi ile I. deney grubu, II. deney grubu ve kontrol grubu olarak üç gruba ayrılmıştır. Tüm öğrenci gruplarına ön test yapıldıktan sonra I. ve II. deney grubu öğrencilere konu ile ilgili sunuş yoluyla öğretim tekniği ile eğitim verilmiştir. Geliştirilen bilgisayar destekli öğretim materyali, eğitimlerle eş zamanlı olarak II. deney grubu öğrencilerine 6 (altı) hafta süre ile uygulanmıştır. Kontrol grubu öğrencilere sadece ön test ve son test yapılmıştır. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden deneysel model, verilerin toplanmasında örneklem ve kontrollü ön test son test modeli seçilmiştir. Veri toplama aracı olarak Namlu ve Odabaşı (2007) tarafından geliştirilen Etik Olmayan Bilgisayar Kullanım Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmalar neticesinde elde edilen verilerin yapılan test sonucuna göre dağılımının normallik gösterdiği ve varyansların homojen dağıldığı görülmüştür. Bulguların incelenmesi yönteminde örneklem gruplarının az sayıda olması nedeniyle sonuçlarda sapma olmaması için parametrik olmayan testlerden Kruskal - Wallis H ve Mann - Whitney U testleri kullanılmıştır. Elde edilen bulgularda farklılığın hangi grup lehine olduğunun belirlenmesi amacıyla grupların ikili karşılaştırılması Mann - Whitney U testi ile yapılmıştır. Araştırma kapsamında geliştirilen bilgisayar destekli öğretim materyalinin öğrencilerin etik olmayan bilgisayar kullanım düzeylerinde azalma sağladığı sonucuna ulaşılmıştır.

Bilgisayar destekliBilgisayar destekli öğretimBilgisayar kullanımı+7
Ferhat Aydoğdu
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 6. sınıf sosyal bilgiler öğretim programında yer alan konuların öğretiminde bilgi - iletişim teknolojilerinin kullanılmasının öğrenci başarısına etkisinin öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi: Elazığ ili örneği

Hazırlamış olduğumuz bu araştırma 6. sınıf sosyal bilgiler öğretim programında yer alan konuların öğretiminde bilgi iletişim teknolojilerinin etkililiğinin öğretmen görüşlerine göre ortaya konulmasını amaçlamaktadır. Bu araştırma sosyal bilgiler öğretmenleriyle nicel araştırma yöntemleri birlikte kullanılarak yürütülmüştür. Araştırma genel tarama modellerinden faydalanılarak gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada elde edilen bulgular 2012-2013 öğretim yılında Elazığ ilinde bulunan ilköğretim okullarında görev yapan 102 sosyal bilgiler öğretmeninin anket sorularına verdikleri yanıtlar ve ilgili literatür ile sınırlıdır. Ankette bulunan sorular 6. sınıf sosyal bilgiler öğretim programında yer alan konuların bilgi iletişim teknolojilerinin öğrenci başarısına etkisinin öğretmen görüşleriyle ölçme amacıyla hazırlanmış sorulardır. Ayrıca sosyal bilgiler öğretmenlerinin bilgi iletişim teknolojilerine bakış açıları hakkında da bilgi edinilmeye çalışılmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuç ise 6. sınıf sosyal bilgiler öğretim programında yer alan konuların öğretiminde, bilgi iletişim teknolojilerinin etkili olduğudur. Sosyal bilgiler öğretmenlerinin anketteki 38 maddeye verdikleri yanıtlar doğrultusunda, bilgi iletişim teknolojilerinin sosyal bilgiler dersinde kullanılmasının öğrenci başarısını arttırıcı yönde etki edeceği tespiti yapılmıştır. Bu durum aynı zamanda sosyal bilgiler öğretmenlerinin; bilgi iletişim teknolojilerini takip eden, uygun programlar geliştirebilen ve eğitim ortamında etkili kullanabilen bireyler haline gelmesinin gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Bilgisayar destekli öğretimBilgisayar kullanımıSosyal bilgiler+7
Fatih Afşin
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin bilişim teknolojileri kullanımlarına yönelik ebeveynlerin denetimleri ve tutumlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı ortaokul öğrenci ebeveynlerinin çocuklarının bilişim teknolojileri kullanımlarına yönelik tutumlarını, davranışlarını, denetimlerini ve getirdikleri sınırlamaları ortaya koymak ve ebeveynlerin bu tutumları ile öğrencilerin ders başarıları arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Bu doğrultuda araştırmada öncelikle kullanılacak bir ebeveyn teknoloji tutum ölçeği geliştirilmiş ve uygulanmış; daha sonra öğrenciler ve ebeveynlerle görüşmeler yapılmıştır. Bu nedenle araştırma hem nicel hem de nitel verilere yönelik yürütüldüğü için karma yöntem şeklinde desenlenmiştir. Ölçek geliştirme sürecinde öncelikle pilot uygulama yapılmış; elde edilen veriler analiz edilerek ölçek üzerinde düzeltmeler yapılmıştır. Faktör analizi ve güvenirlik çalışmaları ardından ölçeğe son şekli verilmiştir. Demografik soruların, teknoloji kullanım durumlarının ve 18 maddelik ölçeğin yer aldığı anket Elazığ ili Merkez ilçede yer alan yedi devlet okulu ve dört özel okulda öğrenim gören 354 6. ve 7. sınıf öğrenci ebeveynlerine uygulanmıştır. Nitel veri toplama boyutunda ise rastgele belirlenen 13 öğrenci ve ebeveynleriyle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Başarı bağımlı değişkenine yönelik elde edilen verilere göre; evinde bilgisayar ve internet erişimine sahip olan ve bu teknolojileri kullanmalarına izin verilen öğrencilerin sahip olmayan ve kullanmayanlara göre ders başarılarının anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ebeveynlerin çocuklarının bilişim teknolojileri kullanımlarına yönelik tutumları ile öğrenci ders başarı puanları arasındaki ilişki belirlenirken faktörler ayrı olarak ele alınmıştır. Ebeveynlerin teknolojinin eğitimde kullanımına yönelik tutum puanları ile öğrencilerin fen ve teknoloji, bilişim teknolojileri ve yazılım, yabancı dil derslerine yönelik başarı puanları arasında pozitif yönde orta düzeyde anlamlı ilişki olduğu; ebeveynlerin teknolojinin olumsuz etkilerine yönelik tutumları ile öğrencilerin fen ve teknoloji, bilişim teknolojileri ve yazılım derslerine yönelik başarı puanları arasında negatif yönde orta düzeyde anlamlı ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanı sıra ebeveynlerin çocuklarının bilişim teknolojileri kullanımlarına yönelik tutumlarının olumlu olduğu ve özellikle eğitim amaçlı kullanmalarını destekledikleri; ancak çocuklarının sanal ortamlarda karşılaşabilecekleri olası riskler ve güvenlik tehditleri noktasında tedirgin oldukları ve bu nedenle çocuklarını bilgilendirerek, kontrol ederek ve bazı sınırlamalar getirerek önlem aldıkları sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT), Ebeveyn, Tutum, Denetim ve Sınırlamalar, Başarı

AileAile işlevleriAile tutumu+7
Duygu Gür
Fırat University
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgisayar becerisi ile üst biliş düşünme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi: Fırat ve İstanbul Üniversiteleri örneği

Dünyadaki dijital ürünlerin kullanımının ve sayısının hızla arttığı bilinmektedir. Eğitimde de kullanılan bu dijital ürünlerin, üst biliş düşünme becerilerini nasıl etkilediği merak konusudur. Bu araştırmanın amacı, bilgisayar becerileri ve üst biliş düşünme becerileri arasındaki ilişkiyi incelemektir.Bu araştırmada bilgisayar becerisi (BB) ve üst biliş düşünme becerisi (ÜBD) ölçekleri geliştirilmiş ve bazı değişkenlere göre incelenmiştir. BB ve ÜBD ölçeklerinin geliştirilmesinde açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Açımlayıcı faktör analizi sonucunda BB için 13 maddelik ölçeğin üç faktörlü yapısının uygun olduğu, bu üç faktörlü yapının toplam varyansın % 58,981'ini açıkladığı tespit edilmiştir. Ölçeği oluşturan madde yüklerinin ise ,719 ile ,814 arasında değiştiği görülmüştür. ÜBD ölçeği için 18 maddelik ölçeğin dört faktörlü yapısının uygun olduğu, bu dört faktörlü yapının toplam varyansın % 56,579'unu açıkladığı tespit edilmiştir. Ölçeği oluşturan madde yüklerinin ise ,704 ile ,786 arasında değiştiği görülmüştür.Açımlayıcı faktör analizi sonuçlarına göre oluşturulan ölçek yapısının durumunu test etmek amacıyla doğrulayıcı faktör analizine başvurulmuştur. Doğrulayıcı faktör analizi sonucuna göre; BB ölçeğinin SRMR değeri ,056, RMSEA değeri ,076, GFI değeri ,925 ve AGFI değeri ,889 ve ÜBD ölçeğinin SRMR değeri ,051, RMSEA değeri ,056, GFI değeri ,918 ve AGFI değeri ,891 bulunmuştur. Bu uyum indeks değerlerine göre ölçek geliştirme süreçleri başarılıdır. Ayrıca BB ölçeğinin geneline yönelik Cronbach's Alpha katsayısı ,857 ve ÜBD ölçeğinin geneline yönelik Cronbach's Alpha katsayısı ,881 olarak hesaplanmıştır. Bu bulgular ışığında ölçeklerin güvenilir ve geçerli olduğu söylenebilir.Geliştirilen BB ve ÜBD ölçekleri incelenmiş, elde edilen bazı bulgular şunlardır:?BB ölçeğinin bütünü, temel bilgisayar becerisi faktörü ve sorun giderme becerisi faktörü açısından, fakülte değişkenine göre İÜ-Eğitim Fakültesi öğrencileri lehine anlamlı fark bulunmuştur.?BB ölçeğinin bütünü, temel bilgisayar becerisi, yazılım kullanabilme becerisi faktörü ve sorun giderme becerisi alt faktörü açısından cinsiyet değişkenine göre erkek öğrenciler lehine anlamlı fark bulunmuştur. Bilgisayarı olma değişkenine göre bilgisayarı olan öğrenciler lehine anlamlı fark bulunmuştur. Öğrenim gördükleri bölüm değişkenine göre bilgisayar ve öğretim teknolojileri öğretmenliği öğrencileri lehine anlamlı fark bulunmuştur.?Üst biliş düşünme becerisi ölçeğinin tamamında, problem çözmeye yönelik yansıtıcı düşünme becerisi, alternatif değerlendirme becerisi, düşünme becerisi ve karar verme becerisi faktörlerinde öğretmen adayı görüşleri arasında bölüm değişkenine göre anlamlı fark bulunmuştur.?Üst biliş düşünme becerisi ölçeğinin Alternatif değerlendirme becerisi faktöründe yaş değişkenine, Düşünme becerisi faktöründe cinsiyet değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur.Bu bulgular ışığında aşağıdaki önerilerde bulunulabilir:?Öğretmen adaylarının Bilgisayar becerileri ve öğretim amaçlı kullanma düzeylerini yeterli düzeyde olmasını sağlamak için; donanım ve yazılım eksikliğinin giderilmesi ve bu konularda öğretmen adaylarının yeterli eğitime sahip olmaları sağlanabilir.?Öğretmen adaylarının üst biliş düşünme becerilerinin artırımı için, bilgisayarlı veya web tabanlı uygulamalara ağırlık verilmesi sağlanabilir

Bilgisayar kullanımıBilişüstü beceriDüşünme biçimi+5
Feyzi Kaysi
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının bilgi okuryazarlık başarısı, bilgisayar öz yeterlik ve bilgi okuryazarlık öz yeterlik düzeyleri arasındaki ilişki

Bilgi okuryazarı olma günümüz çalışanlarından beklenen temel beceriler arasındaki yerini almıştır. Bilgi okuryazarı birey yetiştirme konusunda ortaya çıkan bu gereksinim planlı eğitim faaliyetlerinde bilgi okuryazarlık becerilerini geliştirici etkinliklere yeterince yer verilmemesi nedeniyle karşılanamamaktadır. Öğretmen yetiştirme sistemi açısından bakıldığında ise öğretmenlerin iş yaşamları esnasında sürekli olarak bilgi edinmek durumunda olmaları nedeniyle ayrıca bir önem arz etmektedir. Bu araştırma da öğretmen adaylarının bilgi okuryazarlığı başarısı, bilgisayar öz yeterliği ve bilgi okuryazarlığı öz yeterlik düzeyleri arasındaki ilişki belirlenmeye çalışılmıştır.İlişkisel tarama modelinin kullanıldığı bu araştırma Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğrenim gören 783 öğretmen adayı üzerinde yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak Bilgi Okuryazarlığı Öz Yeterlik Ölçeği(BOÖY), Bilgisayar Öz Yeterlik Ölçeği(BÖY) ve Bilgi Okuryazarlığı Başarı Testi kullanılmıştır.Araştırma kapsamında ulaşılan bulgulardan birkaçı aşağıda verilmiştir.?Cinsiyet değişkeni açısından yapılan karşılaştırmalarda BOÖY ölçeğinin tamamına yönelik görüşler arasında anlamlı farklılık bulunmuş, BÖY ölçeğine yönelik görüşler arasında anlamlı fark gözlenmemiş, Bilgi okuryazarlığı başarı testi açısından ise kadın öğretmen adayları lehine anlamlı fark bulunmuştur.?Sınıf değişkeni açısından yapılan karşılaştırmalarda ise BOÖY ölçeğine yönelik görüşler arasında anlamlı fark bulunamamıştır. Buna karşın BÖY ölçeğinin veri işleme ve işletme öz yeterliği alt boyutunda anlamlı fark gözlenmiştir. Bilgi okuryazarlığı başarı testine yönelik görüşlerde ise sınıf değişkeni açısından anlamlı fark bulunmuştur.?Öğrenim türü değişkeni açısından yapılan karşılaştırmalarda BOÖY ölçeğinin sadece kütüphane okuryazarlığı öz yeterliği alt boyutunda anlamlı fark bulunmuştur.?Araştırmada kullanılan ölçme araçları arasındaki ilişkiyi görmek amacıyla korelasyon analizi yapılmış, yapılan analiz sonucunda ölme araçlarını oluşturan bütün boyutlar arasında yüksek düzeyde ilişki tespit edilmiştir.Ayrıca bilgi okuryazarlığı öz-yeterliği, bilgisayar öz yeterliği ve bilgi okuryazarlığı başarısının birbirini ne yönde ve nasıl etkilediği regresyon analizi ile belirlenmiş, standardize edilmiş regresyon (beta) katsayılarına bakıldığında bilgisayar öz yeterliğinin bilgi okuryazarlığı öz yeterliği üzerinde pozitif yönde bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir.Araştırma sonucunda aşağıdaki öneriler geliştirebilir.?Öğretmen yetiştirme programlarında bilgi okuryazarlığı becerilerinin gelişmesine yardımcı olacak derslere yer verilebilir.?Öğretmen adaylarının hizmet öncesi eğitimleri esnasında bilgi okuryazarlık konusunda bilgilendirilmeleri onların mesleki başarılarını olumlu yönde etkileyebilir.?Yapılan pek çok araştırma bulgusu internetin bilgi edinmede en çok tercih edilen yol olduğunu göstermektedir. Öğretmen adaylarının kütüphanelerden de yararlanmaları konusunda teşvik edilmelerine ihtiyaç vardır.Anahtar Kelimeler: Bilgi Okuryazarlık Başarısı, Bilgi Okuryazarlık Öz Yeterliği, Bilgisayar Öz yeterliği, Öğretmen Adayları, Öz Yeterlik.

Aday öğretmenlerBaşarıBilgi okuryazarlığı eğitimi+5
Kürşat Balcı
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen ve idarecilerin e-okul uygulamalarına ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesi

Bu araştırmada, öğretmen ve idarecilerin e-Okul uygulamalarına ilişkin görüşlerinin tespit edilmesi ile çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır.Araştırmanın evrenini 2009-2010 öğretim yılında, Elâzığ ve Şanlıurfa illerinde, Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilköğretim okullarında görev yapan öğretmen ve idareciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi, seçkisiz oransız örnekleme yöntemiyle seçilmek suretiyle toplam 16 okulda görev yapan 241 öğretmen ve 22 idareciden oluşmuştur.Veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen anket ve kişisel bilgi formu aracılığıyla toplanmıştır. Verilerin analizinde t testi ve eşli gruplar t testi kullanılmıştır.Araştırma bulgularına göre; öğretmen ve idarecilerin e-Okul uygulamalarına ilişkin görüşleri ile görev yaptıkları iller, görev yerleri, görevleri ve cinsiyetleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Öğretmen ve idarecilerin e-Okul'u kullanmadan önceki bilgisayar ve interneti kullanma düzeylerinde ise e-Okul'u kullandıktan sonra artış olduğu belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: e-Okul Uygulamaları, İnternet, Bilgisayar, Görüş, Öğretmen, İdareci.

Bilgisayar kullanımıBilgisayarlarElektronik okul+4
Nazlı Gültekin
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Pandemi sürecinde 0-6 yaş çocukların gelişim düzeyi ile akıllı telefon/ tablet kullanımı arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, 0-6 yaş çocukların gelişim düzeyleri ile akıllı telefon/tablet kullanımı arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın evrenini 2020-2021 eğitim öğretim yılında Mersin ili Yenişehir ilçesinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilkokulların bünyesinde bulunan anasınıflarına ve bağımsız anaokullarına devam eden çocuk ve ebeveynler oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini, 114'ü kız, 94'ü erkek çocuk oluşturmaktadır. Araştırmanın verilerini elde etmek için Kişisel Bilgi Formu, İnternet Bağımlılık Ölçeği, Akıllı Telefon/Tablet Kullanım Alışkanlığı Aile Ölçeği, Ankara Gelişim Tarama Envanteri, Gessell Gelişim Figürleri Testi kullanılmıştır. Verilerin analizi için SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) 25.0 istatistik programından yararlanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular ışığında , 0-6 yaş çocukların gelişim seviyelerinin cinsiyete göre anlamlı olarak farklılaşmadığı görülmektedir. 0-6 yaş çocukların gelişim seviyeleri ile kronolojik yaşları arasında yüksek düzeyde pozitif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuştur. 0-6 yaş çocukların gelişim seviyeleri kardeş durumuna göre anlamlı olarak farklılaştığı bulunmuştur. 0-6 yaş çocukların gelişim seviyeleri anne eğitim durumuna göre anlamlı olarak farklılaştığı görülmektedir. 0-6 yaş çocukların gelişim seviyeleri annenin yaşına göre anlamlı olarak farklılaştığı görülmektedir. 0-6 yaş çocukların gelişim seviyelerinin anne mesleğine göre anlamlı olarak farklılaştığı görülmektedir. 0-6 yaş çocukların gelişim seviyelerinin baba eğitim durumuna göre anlamlı olarak farklılaştığı görülmektedir. 0-6 yaş çocukların gelişim seviyeleri ailenin aylık maddi gelirine göre anlamlı olarak farklılaştığı görülmektedir. Bu çalışmada 0-6 yaş çocukların gelişim düzeyleri ile akıllı telefon/tablet kullanımı arasındaki ilişki incelenmiştir. Çalışmaya sadece annelerin değil babaların da dahil edilmesi alanyazın ile ilgili daha karşılaştırılabilir sonuçların elde edilmesine katkı sağlayabilir.

Akıllı telefonlarBilgisayar kullanımıEbeveyn-çocuk ilişkisi+7
Ayşe Nur Kaya Duramaz
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgisayar okuryazarlığı becerisi ediniminde e-portfolyo sürecinin öğrenen performansına ve tutumlarına etkisi

Bu araştırmanın temel amacı, bilgisayar okuryazarlığı becerisi ediniminde e-portfolyo sürecinin öğrenen performansına ve sürece yönelik tutumlarına etkisini belirlemektir. Araştırmada e-portfolyo ölçme-değerlendirme aracının geleneksel ölçme-değerlendirme araçlarına oranla öğrenci performansının daha ayrıntılı ve bireysel bazda değerlendirilmesine olanak sağlayan alternatif bir araç olup olmadığı ortaya konarak, öğrencilerin öğrenmelerine katkıda bulunacağı öngörülmüştür.Araştırma 2008-2009 öğretim yılında Erzincan Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Sınıf Öğretmenliği A.B.D 1. sınıfta okuyan ve Bilgisayar I dersine kayıtlı örgün öğretim öğrencileriyle gerçekleştirilmiştir. 1. sınıfta bulunan 3 şube arasından tesadüfi olarak seçilen iki şubeden, deney grubu olarak alınan şubede 35, kontrol grubunda ise 34 öğrenci bulunmaktadır.Araştırmada hem nitel hem de nicel araştırma yöntemleri yürütülmüş olup, öğrencilerin performanslarını ortaya koymak için bilgisayar okuryazarlığı kapsamında belirlenen konularda teorik ve uygulama becerileri ölçülmüş ve buna ek olarak öğrencilerin kendi öz değerlendirmelerine başvurulmuştur. Öğrencilerin tutumlarını ortaya koymak içinse e-portfolyo sürecine yönelik tutum ölçeği ve elektronik ortamdan alınan görüşme kayıtları kullanılmıştır. Nicel araştırma yöntemlerinden ön test - son test kontrol gruplu deneysel modelde deney ve kontrol gruplarına deney öncesi ve deney sonrası aynı koşullar altında ve aynı anda başarı testi, öz değerlendirme formu ve e-portfolyo sürecine yönelik tutum ölçeği uygulanmış, son test olarak uygulama sınavı kontrol listesi kullanılmıştır. Nitel araştırma yöntemi olarak araştırma sonrasında öğrenci görüşlerine başvurulmuştur. Nicel verilerin analizinde bağımsız gruplar t testi, Mann Whitney U testi analizlerinden faydalanılırken, nitel verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır.Araştırma sonucunda; e-portfolyo kullanımın bilgisayar okuryazarlığı öğretiminde kullanımının, öğrencilerin teorik bilgi düzeylerinde herhangi bir etkisi olmamış, fakat uygulama becerilerinin gelişmesinde etkili olduğu ve öğrencilerin öz değerlendirmelerine olumlu yansıdığı görülmüştür. Buna ek olarak e-portfolyo sürecine dahil olan öğrencilerin sürece yönelik olumlu tutum geliştirmekte oldukları sonucuna varılmıştır. Öğrencilerin e-portfolyo sürecine ilişkin görüşlerinde ise, sürecin kendilerini araştırmaya sevk etmesi, sorumluluk duygusu kazandırması, organize ve düzenli olmalarına katkı sağlaması açısından olumlu görüşler bildirmişlerdir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda e-portfolyo sürecinin uygulamasına ilişkin önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Bilgisayar Okuryazarlığı, Elektronik Portfolyo, Öz değerlendirme

Bilgisayar destekli eğitimBilgisayar kullanımıBilgisayarlar+6
Ayhan Koç
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Boyun ağrısı olan hastalarda akıllı telefon ve bilgisayar kullanımının ağrı, özürlülük, boyun postürü ve psikolojik durum ile ilişkisinin araştırılması

Boyun ağrısı; toplumda oldukça yaygın görülen, bireyin üretkenliğini ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyen, ülkelerin sağlık harcamalarını artıran kas iskelet problemlerinden biridir. Önemli sosyal ve ekonomik yüke neden olması nedeniyle boyun ağrısı, sadece bireysel bir sorun olmayıp aynı zamanda bir halk sağlığı sorunudur. Kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülmektedir. Akıllı telefonlar son yıllarda hızla hayatımıza giren, toplumun büyük çoğunluğu tarafından kullanılan yeni nesil cep telefonu sınıfıdır. Bu cihazlar sadece günlük hayatımızın değil aynı zamanda iş hayatımızın da bir parçası haline gelmiştir. Bireylerin bu cihazları aşırı kullanması nedeniyle son zamanlarda internet bağımlılığı kavramından esinlenerek telefon bağımlılığı kavramı ortaya atılmıştır. Hayatımızda birçok kolaylık getiren bu cihazlar beraberinde birtakım problemler de getirmiştir. Son dönemlerde akıllı telefon kullanımı ile kas iskelet sorunları arasındaki ilişki ilgi konusu olmuştur. Biz de bu çalışmamızda boyun ağrısı olan hastalarda cep telefonu ve bilgisayar kullanımının ağrı, özürlülük, baş-boyun postürü ve psikolojik durum ile ilişkisini araştırmayı amaçladık. Çalışmamıza Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı polikliniğine Haziran 2022- Mart 2023 tarihleri arasında başvuran, çalışmaya alınma ve çalışmadan dışlanma kriterlerini karşılayan 18-45 yaşları arasında 180 hasta alınmıştır. Kontrol grubu için boyun ağrısı olmayan, akıllı telefon, bilgisayar kullanan sağlıklı, yaşları 18-45 arasında olan 108 gönüllü katılımcı çalışmaya alındı. Hasta grubunda bulunanların %44,4'ü erkek ve %55,6'sı kadın olup kontrol grubunda bulunanların %45,4'ü erkek ve %54,6'sı kadındır. Gruplar arasında cinsiyet açısından anlamlı farklılık görülmemiştir (p=0,584). Hasta grubunda bulunanların yaş ortalaması 29,8±8,1 olarak kontrol grubunda bulunanların yaş ortalaması ise 29,4±6,2 olarak bulunmuş olup gruplar arasında yaş açısından anlamlı farklılık görülmemiştir. Hastalarda sırt, bel ağrısı görülme oranı (%83,9) kontrol grubunda görülme oranından (%53,7) anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur (p<0,001) (Tablo 6). Tüm katılımcılarda akıllı telefon bağımlılık ölçeği (ATBÖ) puanı ile boyun VAS, sırt, bel VAS, günlük telefon kullanma süresi ve Telefon kullanma miktarı arasında pozitif yönde; ATBÖ puanı ile yaş arasında ise negatif yönde anlamlı bir korelasyon görülmüştür (Tablo 13). Boyun VAS skoru ile sırt/bel VAS skoru, günlük bilgisayar kullanma süresi ve bilgisayar kullanma miktarı arasında pozitif yönde anlamlı bir korelasyon görülmüştür (Tablo 14). Hastaların günlük bilgisayar kullanma süresi (p=0,029) bilgisayar kullanma miktarı (p=0,01) kontrol grubundan anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur. Sonuç olarak; boyun ağrısı toplumda oldukça yaygın görülen, kişilerin verimliliğini olumsuz etkileyen önemli derecede sağlık harcamaların yol açan bir halk sağlığı sorunudur.

Akıllı telefonlarAğrıBilgisayar kullanımı+7
Mehmet Anlı
Dicle University
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bilgisayar iletişim ağlarının büro çalışanlarının verimliliği üzerine etkileri ve bir araştırma

132 ÖZET Bilim ve teknolojideki ilerlemeler işlerin yerine getirilmesini daha kolaylaştırmıştır. Bilgisayarlar günlük yaşantıya katıldıkça hesaplama metodları, yazma kuralları, ürünlerin sunumu, iletişim şekilleri tümüyle değişmiştir. Zaman ilerledikçe, hesaplama ve iletişim teknolojileri iş hayatında ilk sırayı almıştır. Bilgisayar kullanımının işleri daha kolay hale getirdiği farkedildiğinden bu yana, bilgisayarların birbirleriyle ve insanlarla iletişim kurması mümkün hale getirilmiştir. Bilgisayarlar günümüzde, aynen insanlar arasındaki iletişimde olduğu gibi, diğer bilgisayarlarla iletişim kurabilir, istenilen mesajları transfer edebilir, ve veriyi diğer bir bilgisayara taşıyabilir hale gelmiştir. İletişim ve işlevsel yönlerdeki bu benzerlikleri dolayısıyla bilgisayarların Ofis, çevre ve personel kavramlarında çok çeşitli etkileri olmuştur. Bu etkilerin neler olduğu Ankara'da bulunan üniversite rektörlüklerinin idari birimlerinde çalışmakta olan personele uygulanan bir anketle ortaya çıkartılmaya çalışılmıştır. Bu çalışmanın ilk bölümünde, bilgi kaynakları ve iletişim ağları kavramları, ikinci bölümünde ise; büro kavramı, büro yönetiminde bilgisayar iletişim ağları ve kullanımı, bilgisayar iletişim ağlarındaki gelişmelerin büro çalışanları üzerine ve büro ortamına olan olumlu ve olumsuz etkileri tespit edilmiştir. Alan araştırması ile de büro çalışanlarının, eğitim, uzmanlaşma, çalışma koşulları psikolojik ve sosyal durumları gelir durumları konularında bilgisayar iletişim ağlarında ne şekilde etkilendikleri araştırılmıştır.

Ağ yönetim sistemleriBelge yönetimiBilgisayar ağları+7
Menekşe Tarhan Öztoprak
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Elektronik Beyanname Sistemi'nin SWOT, AHP ve MARCOS yöntemleri ile analizi: Bilecik ili örneği

Bilgisayar teknolojilerinin gelişmesi ve özellikle de internet teknolojilerinde ilerleme vergi toplamaya yetkili kurumların da değişmesine yol açmıştır. Özellikle dijitalleşen ortamda devletler de geleneksel devlet anlayışından dijital devlet anlayışına doğru gelişme kaydetmişlerdir. Bu değişimler, devletin vergi toplama yöntemlerine de etki etmiştir. Vergi toplamanın ilk aşaması olan vergi beyannamelerinin vergi dairelerin ibraz edilme aşaması geleneksel yöntemler ile yapılmakta iken, gerekli yasal mevzuatlar ve teknolojik alt yapılar hazırlandıktan sonra Elektronik Beyanname Sistemi geliştirilip 31.07.2004 tarihinde 25539 sayılı Resmî Gazete' de yayımlanan 5228 sayılı kanun ile uygulanmaya başlanmıştır. Bu sayede beyannamelerin depolama ve arşivleme maliyetleri, uzun uzadıya biriken mükellef sıraları, vergi dairesindeki yoğunluk ve personel sıkıntıları gibi olumsuz durumlardan kurtarmış, elektronik beyanname sistemi ile birlikte daha verimli hem zamandan hem de maliyetten tasarruf sağlayan ve vergi dairesine gelmeye gerek kalmadan işlemlerin halledilmesine olanak sağlayan bir sisteme geçilmiştir. Bu çalışmanın amacı da bu sistemi bir bütün olarak ele alıp daha ileriye götürülebilmesi, daha verimli hale gelebilmesi ve kullanıcılar açısından daha efektif olabilmesi açısından en iyi stratejiyi seçmektir. Bu amaç doğrultusunda ilk olarak Elektronik Beyanname Sistemi SWOT analizi ile analiz edilerek güçlü ve zayıf yanları ile fırsat ve tehditleri tespit edilmiştir. Bunun için 33 sorudan oluşan bir anket hazırlanmış ve hem Bilecik Vergi Dairesi çalışanları hem de meslek mensuplarından oluşan uzman katılımcılar ile birlikte toplam 50 kişiye uygulanmıştır. Anket likert ölçek ile ölçeklendirilmiş olup SWOT analizinin her bir başlığına ait 4'er adet en yüksek puanı alan sorular SWOT kriterleri olarak belirlenmiştir. SWOT kriterleri daha sonra belirlenecek stratejilerin seçilmesinde yardımcı olabilmesi için Çok Kriterli Karar Verme yöntemlerinden olan AHP yöntemi kullanılarak ağırlıklandırılmıştır. Belirlenen kriterler birbirleri ile de karşılaştırma yapılarak bu sayede 16 adet kriterin her birinin ağırlığı hesaplanmıştır. Bu kriterlerin ağırlıkları ışığında elektronik beyanname sistemi daha iyi hale getirebilecek 4 adet strateji belirlenmiştir. Stratejilerin sıralanması konusunda yine ÇKKV yöntemleri arasından yeni bir yöntem olan ve karar vericilere optimum karar verme konusunda yardımcı olan MARCOS yöntemi kullanılmıştır. MARCOS yöntemi ile bu stratejiler arasında sıralama yapılmış ve içlerinden en fazla ağırlığa sahip strateji seçilmiştir.

Analitik hiyerarşi süreciBeyannameBilecik+6
Huzeyfe Zafer Akcan
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
10
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim kurumlarında bilgisayar ve bilgisayarlı teknolojilerin kullanım durumlarının coğrafya eğitimine etkisi (Diyarbakır örneği)

Cumhuriyetin ilk yıllarından bugüne kadar eğitim ve öğretimde niteliğin ve niceliğin gelişmesi için çalışılan Diyarbakır'da, her alandan ve her kademeden öğretim kurumu bulunmaktadır. Yıllar içerisinde öğretim programları pek çok kez değişmiştir ve 2005 yılından itibaren okullarımızda öğrenci merkezli bir program olan "Yapılandırmacı Öğretim Programına" geçilmiştir. Bu programın işleyişi nedeni ile bilgisayar ve bilgisayarlı teknolojiler de önem kazanmıştır. Coğrafya dersi ise görsel ve işitsel teknolojilerin kullanımına ihtiyaç duyulan derslerin başında gelmektedir. Bu teknolojilerin coğrafya eğitimine katkısını Diyarbakır özelinde tespit etmek amacı ile bu çalışma yapılmıştır. Diyarbakır merkez ilçelerinde bulunan ortaöğretim kurumlarında yürütülen çalışmaya ortaöğretim kurumlarının 35 tanesinde görev yapan 50 öğretmen ve bu eğitim kurumlarında öğrenim gören 674 öğrenci katılmıştır. Çalışmanın veri toplama tekniği ankettir. Öğretmenler ve öğrenciler için ayrı ayrı anket hazırlanmıştır. Elde edilen veriler genel betimsel tarama yöntemine uygun olarak değerlendirilmiştir. Sonuçlar yüzde ve frekanslar eşliğinde tablolara ve grafiklere dönüştürülerek sunulmuştur. Bulgulara göre öğretmenlerin çalıştığı okulların büyük kısmında bilgisayar ve bilgisayarlı teknoloji bulunmaktadır. Bu teknolojilerin bulunduğu okullarda görev yapan öğretmenlerin, bilgisayar ve bilgisayarlı teknolojileri kullanma bilgi ve becerilerinin yeterli olmadığı bulgusu elde edilmiştir. Öğrencilerin günlük hayatlarında ve okullarında bulunan bilgisayar ve bilgisayarlı teknolojileri kullanım bilgilerinin iyi olduğu tespit edilmiştir. Coğrafya derslerinde bu teknolojilerin kullanılmasını hem öğretmenler hem de öğrenciler gerekli görmektedirler ve mevcut koşulların değiştirilmesini istemektedirler.

Bilgisayar destekli eğitimBilgisayar kullanımıBilgisayar teknolojisi+6
Yeliz Çakar
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin bilgisayar kullanım durumları ve hemşirelik bilişimi hakkındaki düşünceleri-Trabzon iline ait bir çalışma

Sağlık sektöründe bilişimin yeri ve etkileri belirli bir ivmeyle artmaktadır. Buna bağlık olarak bilişim teknolojilerini verimli bir şekilde kullanabilen sağlık çalışanlarının önemi gittikçe artmaktadır. Özellikle son yıllarda sağlık bilgi sistemlerinin yaygınlaşmasıyla hemşirelerin sağlık bilişimi alanındaki ilgilerinin arttığı görülmektedir. Günümüzde profesyonel sağlık bakımı için bilgi teknolojilerini kullanarak kanıta dayalı karar verebilen hemşirelere ihtiyaç duyulmaktadır. Yeni yetişen hemşirelerin bilgi teknolojilerine ilişkin bilgi, beceri ve eleştirel düşünme yeteneğine sahip olmaları hemşirelik ve bilişim yeterliliklerini entegre edebilmeleri beklenmektedir.Bu çalışma hemşirelerin hemşirelik bilişimi hakkındaki düşünceleri ve bilgisayar kullanım durumlarının değerlendirilmesi amacıyla planlanmıştır. Araştırma örneklemini Trabzon ili merkezinde 2010 Mayıs ayı itibariyle çalışan hemşirelerden 350 kişi oluşturmuştur. Tanımlayıcı nitelikte olan bu araştırmada veri toplama aracı olarak kullanılan anket, literatür taraması yapılarak araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Araştırmada Zayim ve ark'nın 2006 yılında hemşirelerin bilgisayar kullanımına ilişkin görüşlerini belirlemek amacıyla yaptığı çalışmada kullandıkları ölçekten yararlanılmıştır. Anket formu iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde katılımcıların demografik özellikleri ve bilgisayar kullanım durumlarını belirlemeye yönelik toplam 9, ikinci bölümde ise katılımcıların hemşirelik bilişimi hakkındaki düşüncelerini belirlemeye yönelik 30 sorudan oluşan 5'li likert tipi ölçekleme yöntemi kullanılmıştır. Ölçeğin güvenirlilik katsayısı Cronbah alfa 0.78 olarak hesaplanmıştır. Tanımlayıcı nitelikteki bu çalışmadan elde edilen veriler elektronik ortama aktarılarak SPSS 11,5 istatistik paket programı aracılığıyla değerlendirilmiş ve gerekli analizler yapılmıştır.Katılımcıların %0.9'u Başhemşire, %10,6'sı Başhemşire Yardımcısı, %17,1'i Sorumlu Hemşire, %71.4 oranında ise Servis Hemşiresi'dir. Araştırmaya katılanların %100'ü kadındır. 30 yaş ve altı katılımcı sayısı %20,9, 31-40 yaş arası katılımcılar %33,4, 41-50 yaş arası %44,6, 51-65 yaş arası katılımcı oranı ise %1,1'dir.Katılımcıların çalışma süreleri ise 5 ve 5'den küçük yıl %20,9, 6-10 yıl arası ise %32,9, 11-15 yıl arası %45,1, 16-20 arası %1,1'dir. Araştırmaya katılanların %21,4'ü lise, %23,1'i önlisans, %55,4'ü lisans eğitimine sahiptir. Katılımcıların %66' sı bilgisayara sahip olmakla beraber %34'ü ise bilgisayara sahip değildir. Bilgisayar kullanma durumlarına bakıldığında katılımcıların %22.3' ü bilgisayar kullanmadığı, %0.3 oranında kötü, %43.7'si orta, %32.9'u iyi, %0.9'u ise çok iyi durumda bilgisayar kullandıklarını belirtmişlerdir. Katılımcıların günlük bilgisayar kullanma sürelerine bakıldığında günde 1saatten az %10.6,1-3 saat arası %43.4'ü, 3-5 saat %23.7 bilgisayar kullandığını belirtmişlerdir. Katılımcıların bilgisayar kullanma deneyimlerine bakıldığında 1 yıl ve daha az %22.3, 2-5 yıl %56.3, 6-9 yıl %10.9, deneyimi olmayanların oranı ise %10.6'dır.Katılımcıların hemşirelik bilişimi hakkındaki ifadelere katılma düzeylerinin 1-5 puan aralığında 1.66 ile 4.16 puan arasında değiştiği görülmektedir. Bütün ifadelerin ortalama puanı 3.39 olarak hesaplanmıştır. Katılımcıların en yüksek oranda 17 ifadeye katıldıkları, 5 ifadeye katılmadıkları, 8 ifade konusunda ise kararsız kaldıkları görülmektedir.Anahtar Kelimeler: Hemşirelik, Hemşirelik Bilişimi, Bilgisayar, Bilgisayar Kullanma

Bilgisayar kullanımıBilgisayarlarBilişim+3
Aslı Köse
Karadeniz Technical University · Institute of Health Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinde internet bağımlılığı ile benlik saygısı arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma üniversite öğrencilerinde internet bağımlılığı düzeyi ile benlik saygısı ve bazı değişkenler (cinsiyet, annenin eğitim seviyesi, babanın eğitim seviyesi, kardeş sayısı, kaldıkları yer) arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklem grubunu İstanbul ili sınırları içerisinde, gönüllülük esasına göre belirlenen 100 erkek, 100 kadın toplam 200 üniversite öğrencisi oluşturmuştur. Katılımcıların demografik değişkenleri, araştırmacı tarafından oluşturulan 'Kişisel Bilgi Formu', internet bağımlılık düzeylerini ölçmek için 'Young İnternet Bağımlılık Ölçeği' ve benlik saygısı düzeylerini ölçmek içinse 'Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği' kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, internet bağımlılığı ve benlik saygısı arasından pozitif yönde bir ilişki çıkmıştır. Üniversite öğrencilerinin benlik saygısı ölçeğinden aldıkları puan arttıkça öğrencilerin internet bağımlılığı ölçeğinden aldıkları puanların da artmakta olduğu görülmüştür. İnternet bağımlılığı ve cinsiyet arasından anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Erkeklerin internet bağımlılığı ölçeğinden aldıkları puanların kadınların internet bağımlılığı ölçeğinden aldıkları puanlara oranla daha yüksek olduğu saptanmıştır. Benlik saygısı ve cinsiyet arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Kadınların benlik saygısı ölçeğinden aldıkları puanların erkeklerin benlik saygısı ölçeğinden aldıkları puanlara oranla daha yüksek olduğu saptanmıştır. Elde edilen bulgular ilgili literatür ışığında tartışılmıştır.

BağımlılıkBenlik saygısıBilgisayar kullanımı+4
Fatma Yıldız
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İnternet bağımlılığı: Yeni bir tanım gerekli mi?

Çağımızda internet kullanımı, bireysel ve toplumsal yaşamın en önemli iletişim kanallarından birisini teşkil etmektedir. İnternet ve genel anlamda ağ teknolojisi, modern dünyanın 19. yüzyılda yerleşikleşmeye başlayan ve 20. yüzyılda yenilenen tüm toplumsal, ekonomik, eğitsel, kültürel ve siyasal kurumları üzerinde devrim niteliğinde bir etki yaratmıştır. Literatüre, 1990'lı yıllarla birlikte girmeye başlayan internet bağımlılığının tanımı veya tanı kriterleri konusunda evrensel bir uzlaşı yoktur. İnternet bağımlılığının ayrı bir psikolojik bozukluk olup olmadığı, hattâ bir bozukluk sayılıp sayılamayacağı konusunda tartışmalar devam etmektedir. İnternet bağımlılığının tanım, tanı ve değerlendirme çalışmalarında çok disiplinli kuramsal bir altyapının olmaması temel sorunlardan birisini teşkil etmektedir. Değerlendirme araçlarında sorulan bazı sorular, günümüz nesillerini ve onların normallerini anlamaktan çok uzaktır. İnternette harcanan zaman ile depresyon arasında ilişki kuran, interneti bireyleri "gerçek" sosyal yaşamdan uzaklaştıran "sanal" bir dünya olarak değerlendiren, "kontrolsüz" kullanılan internetin bireylerin iş yaşamı, akademik başarısı, özel hayatı, fiziksel ve ruhsal sağlığı üzerinde yıkıcı bir etkisi olabileceğini iddia eden, bireylerin kontrolsüz internet kullanımını, patolojik kumar oynama ile karşılaştıran ve internet bağımlılığı tanı kriterlerini DSM-IV'te tanımlandığı şekilde patolojik kumar oynama tanı kriterlerinden alan yaklaşımların, yeni kuşaklar açısından fazla karşılığı olmadığı görülmüştür. Bu tez çalışması, internet bağımlılığı literatürünün yeni bir gözle yeniden değerlendirilmesi gereğini ortaya koymuştur.

BağımlılıkBilgisayar kullanımıPsikolojik etki+4
Pınar Çatalpınar
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Lojistik işletmelerinde bulut bilişim uygulamalarının değerlendirilmesi

Dünya pazarlarının küreselleşmesi ile birlikte hız, maliyet ve bilgi yönetimi kavramları daha fazla önem kazanmaya başlamıştır. Teknolojik bir yenilik olarak değerlendirilen bulut bilişim, bilgi teknolojileri faaliyetlerinin dış kaynaklardan kullanılarak temel yeteneklere odaklanılmasına ve gelişen teknolojilere uyum sağlanmasına imkan vermektedir. Bulut bilişim, dış kaynak kullanımı kavramına ek olarak, aynı zamanda daha hızlı ve daha esnek iş süreçlerine, "kullandıkça öde" prensibi ile daha düşük maliyetlerle ulaşmaya olanak sağlamaktadır. Bilgi teknolojilerinin yoğun olarak kullanıldığı alanlardan birisi de lojistik sektörüdür. Özellikle küçük ve orta ölçekli lojistik işletmeleri, esas yetenekleri olmayan bilişim teknolojilerinin sahipliğini, yönetimini ve sürdürülebilirliğini sağlamak için yüksek miktarda zaman ve para harcamak zorundadırlar. Böyle bir ortamda sağladığı avantajlar ile bulut bilişim, lojistik işletmelerine yüksek teknolojilerle entegre bir şekilde pazarlardaki rekabet düzeylerini artırma fırsatı sunmaktadır. Bu çalışmada, lojistik işletmelerinin bulut bilişime dair farkındalıkları, bulut bilişim kullanımını tercih etme ve etmeme sebepleri ile bulut bilişimin lojistik işletmelerine yönelik fayda ve riskleri araştırılmıştır. Bu kapsamda lojistik işletmeleri ile yapılan görüşme verilerinin analizinden elde edilen bulgular teknolojik, organizasyonel ve çevresel bağlamda değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bulut Bilişim, Lojistik, Lojistik Bilgi Teknolojileri

Bilgi sistemleriBilgisayar kullanımıBilgisayar teknolojisi+4
Çağlar Aktepe
Dokuz Eylül University
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türk dili ve edebiyatı öğretiminde bilgisayar kullanımı

Araştırmamız Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ortaöğretim okullarında 9, 10, 11,12. sınıflarda ders olarak verilmekte olan Türk Edebiyatı dersi müfredatını esas almaktadır. Türk Edebiyatı konularıyla ilgili olarak bilgisayar ortamında neler yapılabileceğine dair görüşlerin yer aldığı çalışmada bilgisayar destekli ders uygulamalarından model önerisi ortaya konulmaya çalışılmıştır.?Türk Dili ve Edebiyatı Öğretiminde Bilgisayar Kullanımı? konulu yüksek lisans alan araştırmamız beş bölümden oluşmaktadır: Birinci bölümde araştırmamızın problemi, amacı ve önemi, varsayımlar, sınırlılıklar üzerinde durulmaktadır. İkinci bölümde, ilgili yayın ve araştırmalar; üçüncü bölümde araştırmanın yöntemi (araştırma modeli, evren ve örneklem, veri toplama araçları, veri çözümleme teknikleri) açıklanmaktadır. Dördüncü bölümde eğitim teknolojisi, bilgisayar destekli öğretim, bilgi teknolojisi sınıflarının kullanım amaç ve ilkeleri, Türk Edebiyatı dersinin genel amaçları, Türk Edebiyatı dersinde bilgisayar destekli öğretim uygulamalarının altyapısını oluşturan unsurlar hakkında genel bilgiler verilmektedir. Beşinci bölümde ise Türk Edebiyatı dersinde bilgisayar destekli ders uygulamaları yer almaktadır. Daha sonra bu çalışmadan çıkan sonuç ve konuyla ilgili önerileriler açıklanmıştır.Anahtar Kelimeler: Türk Edebiyatı, bilgisayar destekli öğretim, Türk Edebiyatı öğretimi.

Bilgisayar destekli öğretimBilgisayar kullanımıEdebiyat öğretimi+3
Orhan Kaplan
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilgisayar kullanarak iş gören büro çalışanlarında ergonomi eğitiminin etkinliği

Amaç: Katılımcı ergonomi yöntemi uygulanarak verilen eğitim ve risk değerlendirmesinin büro çalışanlarında üst beden bölgesi (ÜBB) kas-iskelet semptomu gelişimine, yeti yitimi düzeyine, kas-iskelet hastalıkları (KİH) ile ilgili tutum, KİH'dan korunmada koruyucu davranışlar uygulamaya ve çalışma ortamı uygunluk puanına etkisini değerlendirmektir.Yöntem: Araştırma küme randomize kontrollü bir girişim çalışmasıdır. Çalışma Kasım 2008-Kasım 2009 tarihleri arasında Balçova Belediyesinde bilgisayar kullanarak iş gören 116 büro çalışanı ile yürütülmüştür.Girişim grubundakilere büro ergonomisi ve risk değerlendirme yöntemi öğretilmiş, kendi çalışma ortamlarında standart bir form ile risk değerlendirmesi yapmaları sağlanmıştır.Girişim öncesi 3, girişim sonrası 10 ay boyunca ve ayda bir kez çalışanlar izlenmiştir. İstatistiksel çözümlemede Mantel-Haenszel hız oranı, Cox oransal zarar modeli, genelleştirilmiş öngörü denklemleri, tekrarlayan ölçümlerde varyans analizi uygulanmış, Stata 11.1 ve SPSS 15.0 istatistik paket programları kullanılmıştır.Bulgular: Araştırmaya katılanların 58'i girişim, 58'i kontrol grubundadır. Yaş ortalaması 36.1±8.2, %60'ı kadın, %54.5'i evli, %64.5'i üniversite mezunudur.Çok değişkenli çözümleme sonucuna göre girişim sonrası ÜBB sağ boyun ve sağ bilek-elde semptom gelişme olasılığı girişim grubunda kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha azdır(p<0.05). Boyun bölgesi yeti yitimi puanı zaman içerisinde girişim grubunda kontrole göre daha düşük bulunmuştur(p<0.05). Ayrıca girişim grubundakilerin zaman içerisinde büro egzersizi yapma ve kısa molalar verme sıklığı ile çalışma ortamı uygunluk puanı kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha iyi bulunmuştur(p<0.05).Sonuç: Katılımcı ergonomi yöntemi kullanılarak uygulanan eğitim ve risk değerlendirme uygulaması bilgisayar kullanan büro çalışanlarında kas-iskelet yakınması görülme olasılığını azaltmakta, koruyucu davranış uygulamalarını ve çalışma ortamı uygunluğunu geliştirmektedir.Anahtar kelimeler: büro çalışanları, katılımcı ergonomi, işle ilgili kas-iskelet sorunları

Bilgisayar kullanımıEgzersiz testiErgonomi+3
Hakan Baydur
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2011
10

Related subjects