Denetçiler

Bu konu başlığı altında 138 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kayıt dışı ekonomi ile mücadelede vergi denetiminin etkinliği: Vergi müfettişleri üzerine bir araştırma

Fiilen gerçekleşmiş olmasına rağmen ekonomik faaliyetlerle ilgili kayıtların tutulmaması olarak nitelendirilen kayıt dışı ekonomi, kamu idarelerinin denetimi dışında kalan her türlü ekonomik işlem ve faaliyetlerdir. Günümüzde, devletlerin önemli sorunlarından biri olan kayıt dışı ekonomi nedenleri, sonuçları ve mücadele yöntemleri itibariyle karmaşık ve çok yönlü bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmanın amacı kayıt dışı ekonomi ile mücadelede vergi denetiminin etkinliğinin ortaya konması, sorunların tespit edilmesi ve çözüm önerileri sunulmasıdır. Bu amaç doğrultusunda Vergi Denetim Kurulu Başkanlığında görev yapan 386 Vergi Müfettişi ile anket uygulaması yapılmıştır. Anket verileri SPPS istatistik programı ile analiz edilmiştir. Analiz sonucu elde edilen bulgular incelendiğinde kayıt dışı ekonomiye bakış ile vergi denetimine bakış arasında istatistiksel olarak pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna varılmıştır. Buna ek olarak kayıt dışı ekonomiye bakış ve vergi denetimine bakışın katılımcıların cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi ve mesleki deneyimlerine göre farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

DenetçilerKayıt dışı ekonomiVergi denetimi+2
Fatih Mustafa Olcay
Osmaniye Korkut Ata University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mesleki aidiyetin bağımsız denetim kalitesi üzerine etkisi: Bağımsız denetçiler üzerine bir araştırma

Günümüzde finansal tablolara ilişkin güvenilir bilgiye olan gereksinim giderek artmaktadır. Bu bilgilerin doğruluğu ve güvenilirliği ise bağımsız denetim aracılığı ile sağlandığından, bağımsız denetimin kalitesi giderek önem kazanmaktadır. Bağımsız denetim faaliyetlerinin kaliteli olarak gerçekleştirilmesi bağımsız denetçinin sorumluluğundadır. Dolayısıyla bağımsız denetim kalitesini belirleyen en önemli etkenlerden biri, bağımsız denetçi görüş ve tutumlarıdır. Bu araştırmanın amacı, mesleki aidiyetin bağımsız denetim kalitesine etkisini belirlemektir. Araştırmada veri toplama araçları olarak, bağımsız denetçilerin mesleki aidiyete yönelik tutumlarını tespit etmek için mesleki aidiyet ölçeği, bağımsız denetim kalitesine ilişkin bağımsız denetçi görüşlerini saptamak için bağımsız denetim kalitesi anketi ve kişisel bilgiler anketi kullanılmıştır. 103 bağımsız denetçiden elde edilen veriler, keşfedici faktör analizi, doğrulayıcı faktör analizi ve yapısal eşitlik modeli ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, mesleki aidiyetin bağımsız denetim kalitesini doğrudan etkilediği görülmüştür.

Ait oluş sorunuBağımsız denetimDenetçiler+1
Gül Yeşilçelebi
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dijital ortamdaki finansal hile kontrolünde adli muhasebe: Bağımsız denetçiler üzerinde bir araştırma

Her geçen gün farklı yapı ve özelliğe bürünen teknoloji, işletmeleri dijital ortamla daha fazla etkileşim içinde bırakmıştır. İşletme verilerinin dijital ortam üzerinden yapılması, işletmelere zaman, maliyet tasarrufu gibi olumlu etkiler sağlarken olumsuz etki olarak ta yeni bir hile tekniğinin oluşmasına neden olmuştur. Bu teknik finansal hile olarak adlandırılmaktadır. Finansal hilenin gerçekleşmesinde 3M teorisinin ve yetkinlik faktörünün önemli rol oynadığı ve dijital ortamda gerçekleştirilen finansal hile kontrolünde yeni bir mesleğin ön plana çıkmasına neden olmuştur. Teknolojideki gelişmeler, işletmelerdeki sofistike durumlarının artmasına ve stratejik kararların daha anlamlı hale gelmesine neden olmuş ve bu nedenlerin çözümü için adli denetim raporlarının ve adli muhasebenin önem kazanmasına olanak sağlamıştır. Yapılan bu çalışmada adli muhasebecilerin öz beceri ve karakteristik özelliklerinin dijital ortamdaki finansal hile kontrolünde etkili olup olmadığı araştırılmaya çalışılmıştır. Bu amaçla KGK'da şeffaflık raporu yayınlama yetkisi bulunan denetim şirketlerinin denetçileri üzerine anket uygulanmış, uygulanan anket sonucunda dijital ortamdaki hile kontrolünde, adli muhasebeci olarak değerlendirilen denetçilerdeki öz beceri ve karakteristik özelliklerin yurtdışındaki adli muhasebecilere yakın olduğu ancak dijital ortamda gerçekleştirilen finansal hileler için adli muhasebe yazılımı bulunmadığı, finansal hile kontrolünde denetim yazılımları üzerinden işlemlerin gerçekleştirildiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca adli muhasebe mesleğinin Türkiye'de gelişme aşamasında olduğu, yeterli alt yapının sağlanamadığı ve adli muhasebenin iç kontrol, kaliteli finansal raporlamada da etkili olduğu araştırma verilerinde gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Adli muhasebe, adli denetim raporu, finansal hile, 3M teorisi, dijital ortam, yetkinlik unsuru,

Adli muhasebeBağımsız denetimBağımsız denetim kuruluşları+7
İbrahim Köksal
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İşletmelerde muhasebe sisteminde hata ve hilelere karşı bir iç kontrol mekanizması olarak bilgi işlem teknolojilerinin kullanılması

ÖZET Bilgisayar donanımı ve yazılımındaki gelişmelere paralel olarak bilgi işlem ortamlarında da son yıllarda büyük gelişmeler görülmüş ve bilgisayar ağları, veri bankaları, çevrimiçi( on-line) uygulamalar giderek yaygınlaşmaya başlamıştır. 1980' li yıllardan itibaren dünyada görülen hileli fînansal raporlama uygulamaları ve iflaslar, işletmelerdeki iç denetim eylemlerinin etkinliğini arttırma çabalarının yoğunlaşmasına neden olmuştur. Bu çabalar işletmelerdeki iç kotrol. iç denetim ve dış denetim unsurlarının başarı şansını arttıran etkili bilgi işlem teknolojilerini ön plana çıkarmıştır. Bu çalışma hata ve hileleri önleme ve iç denetim etkinliği açısından, bilgi işlem teknolojileri, iç denetçi ve dış denetçi ilişkilerinin önemini açıklamaya çalışmaktadır. Tüm bu gelişmeler incelenip muhasebe sistemine getirebileceği etkiler ortaya konulmaya çalışılmıştır.

Bilgi teknolojisiBilgisayar teknolojisiDenetçiler+7
Saim Şentürk
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2004
00
DoktoraAçık ErişimTR

Bağımsız ve iç denetimde kalite kontrolü: Bağımsız denetim firmaları ile büyük sanayi işletmeleri üzerinde iki farklı saha araştırması

ÖZET BAĞIMSIZ VE İÇ DENETİMDE KALİTE KONTROLÜ : BAĞIMSIZ DENETİM FİRMALARI İLE BÜYÜK SANAYİ İŞLETMELERİ ÜZERİNDE İKİ FARKLI SAHA ARAŞTIRMASI Jale SAĞLAR Doktora Tezi, İşletme Anabilim Dalı Danışman: Prof.Dr. A. Kadir TUAN Ocak 2003, 244 sayfa Ekonomik hayattaki hızlı gelişimler ile birlikte işletme ile ilgili çıkar gruplarının gerekli bilgilere doğrudan ulaşımı güçleşmekte ve bilgilere güvenilir bir şekilde ulaşmak büyük önem taşımaktadır. Bilgi güvenilirliğini, işletme dışı ilgililere bağımsız denetim, işletme içi ilgililere ise iç denetim sağlamaktadır. Bilgilerin güvenilirliğini denetimin kalitesi, denetimin kalitesini, meslekte uzmanlık, yasal düzenlemeler ve meslek ahlakı belirlemektedir. Kaliteli bir denetimin güvencesini ise, kalite kontrol esasları ve kalite kontrol düzenlemeleri sağlamaktadır. Çalışma içerisinde öncelikle, denetim faaliyetlerinin kalitesine ve kalite kontrol sistemlerinin oluşturulmasına yönelik olarak literatür taraması yapılmıştır. Elde edilen bilgiler bağımsız ve iç denetim olmak üzere iki ayrı denetim türü dikkate alınarak derlenmiş ve bu doğrultuda iki ayrı saha araştırması yapılmıştır. Birinci saha araştırması bağımsız denetim firmalarının denetim faaliyetlerini, ikinci saha araştırması büyük sanayi işletmelerindeki denetim faaliyetlerini kapsamaktadır. Bu araştırma ile bağımsız ve iç denetim faaliyetlerinde kalite kontrol sistemlerinin oluşturulmasına yönelik eğilimler belirlenmeye çalışılmıştır. Yapılan araştırmaların sonunda, elde edilen bazı bulgulara göre, bağımsız denetim firmalarında kaliteyi belirleyen unsurların takip edildiği, ancak buna yönelik bir kalite kontrol sisteminin henüz oluşturulmadığı tespit edilmiştir. İç denetim açısından ise araştırma kapsamına alınan işletmelerin büyük sanayi kuruluşları olmalarına karşın, işletmelerin çoğunluğunun iç denetim yaptırmadıkları, ancak, iç denetim yapan işletmelerde kalite kontrol sistemi ile ilgili unsurların çoğunluğunun yerine getirildiği gözlenmiştir. Anahtar kelimeler ; Denetçinin vasıflan, meslek ahlakı, denetimde kalite, denetimde kalite kontrolü.

Bağımsız denetim kuruluşlarıDenetimDenetçiler+3
Jale Sağlar
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2003
00
DoktoraAçık ErişimTR

Bağımsız dış denetim kalitesinin kar yönetimi üzerine etkisi: İMKB'de kayıtlı işletmeler üzerine bir uygulama

Literatürdeki mevcut teorik tartışmalar ve araştırma bulguları, bağımsız denetim kalitesinin kar yönetimini sınırlandırdığı yönündedir. Fakat, araştırmalar çoğunlukla denetçilere yönelik etkili denetim ve gözetim mekanizmasının olduğu ABD gibi ülkelerde gerçekleştirilmiş olup, bağımsız denetim kalitesinin kar yönetimini sınırlandırdığı yönündeki tartışmanın, bağımsız denetçilerin yüksek kalitede denetim sağlama teşviklerinin sınırlı olduğu Türkiye gibi ülkeler için geçerliği sorgulanmaktadır. Literatürdeki anılan tartışmalara Türkiye örneği esas alınarak katkı sağlamayı hedefleyen bu çalışmada, bağımsız dış denetim kalitesinin kar yönetimi üzerine etkisi incelenmiştir.Denetim kalite göstergesi olarak ?denetim firması büyüklüğü?, kar yönetimi göstergesi olarak ise ?ihtiyari tahakkuklar?ın alındığı bu çalışmada, ?denetim firması büyüklüğünün ihtiyari tahakkuklar üzerine etkisinin olmadığı hipotezi?, İMKB'ye kayıtlı imalat sanayi şirketlerinin 2003-2007 yıllarını kapsayan 290 şirket-yıl verisi esas alınarak test edilmiştir. İhtiyari tahakkukların Düzeltilmiş Jones Modeli kullanılarak tahmin edildiği bu çalışmada, hipotez, tek değişkenli parametrik ve non-parametirk testler ve çok değişkenli doğrusal regresyon modeli yardımıyla test edilmiştir. Çok değişkenli analizde ihtiyari tahakkuklar, denetim firması büyüklüğünü gösteren kukla değişken ve kontrol değişkenleri ile regresyona tabi tutulmuştur. Sonuçlar, bağımsız dış denetim kalitesi göstergesi olarak denetim firması büyüklüğünün, ihtiyari tahakkuklar üzerine etkisi olmadığını göstermektedir. Bu sonuçlar, kar yönetiminin sınırlanmasında 4 büyükler ile diğer denetim firmaları arasında Türkiye'de denetim kalitesinin farklı olmadığına işaret etmektedir. Kore örneğinde gerçekleştirilen çalışma sonuçları ile paralellik gösteren bu çalışma sonuçları, ABD ve diğer gelişmiş ülkelerde bağımsız dış denetim kalitesi üzerine yapılan çalışma sonuçları ile farklılık göstermiştir.

Amerika Birleşik DevletleriBağımsız dış denetimDenetim+7
Alpaslan Yaşar
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kamu idarelerindeki iç kontrol sisteminin bağımsız dış denetçi bakış açısıyla değerlendirilmesi: Bir devlet üniversitesinde örnek uygulama

Kamu mali yönetimi, kamu kaynaklarının yönetimi ile ilgili kurumları ve süreçleri kapsar. Bu süreç üç aşamadan meydana gelir: Politikaların ve önceliklerin belirlenmesi, ülke kaynaklarının belirtilen politikalara uygun olarak tahsis edilmesi ve kamu kaynaklarının ekonomik, etkin, verimli bir şekilde kullanılmasını sağlamaya yönelik kontrol ve denetim mekanizmalarının kurulması. Bu açıdan denetim, modern kamu yönetimi anlayışının vazgeçilmez özellikleri arasındadır. Bu noktada devreye giren ve etkisini öncelikle özel sektörde hissettiren iç kontrol, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ve buna bağlı olarak çıkarılan İç Kontrol Standartları Tebliği ile kamu idarelerinde kurulması zorunlu hale gelmiştir. Standartlarda temel alınan COSO iç kontrol değerlendirme modeline göre iç kontrol sistemi: kontrol ortamı, risk değerleme, kontrol faaliyetleri, bilgi-iletişim ve izleme olmak üzere beş bileşenden oluşmaktadır. Bu sistemin, kamu idarelerinde bir eylem planı çerçevesinde kurulması, izleme bileşeni kapsamında değerlendirilmesi ve zayıf yönlerinin tespit edilerek düzeltilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda yapılan çalışmayla, bir devlet üniversitesinin bir fakültesinde, bağımsız denetim sürecinde iç kontrol sisteminin incelenmesinde kullanılan soru kağıdı, akış diyagramı ve not alma yöntemiyle araştırma yapılarak, sistemin zayıf yönleri tespit edilmiş ve yönetime öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Denetim, Kamu, İç Kontrol, COSO, Bağımsız Denetim.

Bağımsız denetimBağımsız dış denetimCOSO tabanlı denetim tekniği+6
Erdem Kürklü
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
DoktoraAçık ErişimTR

Bilgisayar destekli bağımsız muhasebe denetiminde güvenilirliği etkileyen faktörler: Türkiye'deki bağımsız denetçiler üzerine bir araştırma

Çağdaş işletmeler planlanmış hedeflerine ulaşmak için teknolojik olanaklardan en üst düzeyde yararlanmaktadırlar. Bir taraftan günlük faaliyetlerin yürütülmesi, diğer taraftan bu faaliyetlerin muhasebeleştirilmesi ve finansal tabloların düzenlenmesi artık elektronik bilgi işlem ortamında gerçekleştirilmektedir. İşletme bakımından büyük önem taşıyan bu bilgilerin elektronik ortamda saklanması, denetimlerinin de elektronik ortamda yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Elektronik bilgi ortamının varlığı denetimin genel amacını ve kapsamını değiştirmemiş ise de denetim sürecinde, denetim tekniğinde, kanıtların toplanmasında ve en önemlisi olarak da denetim anlayışında değişimlerin yaşanmasına sebep olmuştur. Bu değişimler, denetçilerin yeni duruma uyum sağlamalarını ve elektronik bilgi ortamlarında etkili bir denetim sürecinin nasıl yönetilebileceğini dikkate almalarını gerektirmiştir. Güvenilirliği son derece önemli olan bağımsız muhasebe denetiminin hangi faktörler tarafından etkilendiğinin bilinmesi ve denetçinin bu faktörler karşısındaki anlayış ve davranışlarının tespiti karar alma aşamasında yapılacak değerlendirmeler bakımından göz ardı edilemeyecek önemdedir. Ancak gelişme süreci nispeten yeni olan bilgisayar destekli muhasebe denetiminde güvenilirliği etkileyen faktörlerin belirlenmesine yönelik özellikle Türkiye'de kapsamlı bir çalışma bulunmamaktadır. Literatürdeki bu eksikliğin giderilmesine katkı sağlamayı hedefleyen bu çalışmada, bilgisayar destekli bağımsız muhasebe denetiminin güvenilirliğini etkileyen faktörler ile bu faktörlerin geleneksel bağımsız muhasebe denetiminin güvenilirliğini etkileyen faktörlerden farklılıkları, bağımsız denetçilerin görüşlerine dayalı bir araştırma ile tespit edilmiştir. Literatürdeki mevcut teorik tartışmalar ve ankete dayalı araştırma sonuçları, geleneksel bağımsız muhasebe denetiminin güvenilirliğini etkileyen faktörler ile bilgisayar destekli bağımsız muhasebe denetiminin güvenilirliğini etkileyen faktörler arasında sayıları, kaynakları, önemlilik dereceleri ve çeşitleri itibariyle önemli farklılıkların bulunduğunu göstermektedir.

Bağımsız denetimBilgi teknolojisiBilgisayar destekli denetim+4
Koray Tuan
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bağımsız denetçi raporlarında kilit denetim konularının bildirilmesi standardı: BIST 100'de işlem gören işletmeler/sektörler üzerine bir araştırma

Ekonomik faaliyetlerin karmaşıklaşması, teknolojik gelişmeler, dünya genelindeki ekonomik krizler ve muhasebe skandalları, bağımsız denetim sürecine olan güvenin sarsılması gibi durumlar bilgi kullanıcılarının bağımsız denetimden beklentilerini değiştirmiştir. Denetim raporlarının daha kaliteli, güvenilir, şeffaf, iletişim değeri yüksek ve objektif şekilde tüm taraflara sunulabilmesi ihtiyacı neticesinde düzenleyici kuruluşlar tarafından bağımsız denetim raporuna dair çalışmalar yapılmıştır. IAASB tarafından 2011 yılında ''Denetçi Raporu projesi'' başlatılmış ve uluslararası denetim standartları yenilenerek revize edilmiştir. Yapılan en önemli değişikliklerden birisi ''ISA 701 Kilit Denetim Konularının Bağımsız Denetim Raporunda Bildirilmesi" standardının yayımlanmış olmasıdır. Türkiye'de Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu bahse konu standardı ''BDS 701 Kilit Denetim Konularının Bağımsız Denetim Raporunda Bildirilmesi'' başlığı ile 09.03.2017 tarih ve 30002 sayılı resmi gazetede yayımlamıştır. Borsaya kayıtlı işletmelerde 01.01.2017 ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca, Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen kriterleri karşılayarak bağımsız denetime tabi olan işletmelerin 01.01.2018 sonrasında başlayan hesap dönemlerinde uygulanmak üzere aşamalı olarak yürürlüğe girmiştir. Çalışmada BİST 100'de işlem gören firmaların 2019-2020-2021 yıllarına ait bağımsız denetim raporları incelenmiştir. Çalışmada içerik analizi yöntemi uygulanmıştır. Bağımsız denetim raporlarında açıklanan kilit denetim konuları farklı yönleriyle, ayrıntılı bir şekilde analiz edilmiştir. İşletmeler ve sektörler bazında hangi kilit denetim konularına daha fazla yer verildiği ortaya çıkartılmış ve yıllara göre gelişim seyirleri izlenmiştir. Dokuz sektörün kilit denetim konuları kendi aralarında karşılaştırılarak kilit denetim konularının sektörel bazda değerlendirilmesi yapılmıştır.

Bağımsız denetimBorsaBorsa İstanbul+6
Latif Korkmaz
Yozgat Bozok University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Bağımsız denetim sürecinde bağımsız denetçinin sorumluluğu ve bağımsız denetim algısı: Türkiye'deki finansal tablo kullanıcıları üzerine bir araştırma

Bu tezin amacı bağımsız denetçiler ile finansal tablo kullanıcıları arasındaki bağımsız denetim algı farkını araştırmaktır. Bağımsız denetim algı farkı "kamunun ve finansal tablo kullanıcılarının bağımsız denetçilerin neden sorumlu olduklarına inandıkları ile bağımsız denetçilerin bizzat kendilerinin neden sorumlu olduklarına inandıkları arasındaki farktır"(Financial Times ft.com/lexicon; t.y.). Literatüre göre bağımsız denetim algı farkı daimi, kaçınılmaz ve bağımsız denetim mesleğine zararlıdır. Bağımsız denetim algı farkının zararlarından kaçınmak için kamu bağımsız denetçinin sorumlulukları hakkında eğitilmeli ve bilgilendirilmelidir. Böylece bağımsız denetim algı farkı azaltılabilir ve bağımsız denetim mesleğinin güvenilirliği artırılabilir. Bu çalışmada, bağımsız denetçiler ile finansal tablo kullanıcıları arasındaki bağımsız denetim algı farkı, literatür ve Türkiye'deki mevcut mevzuatın detaylı analizi sonucu geliştirilerek toplam 153 denetçi/finansal tablo kullanıcısı tarafından cevaplanan anket verileri esas alınarak analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlar göstermektedir ki Türkiye'de bağımsız denetçiler ile finansal tablo kullanıcıları arasında bazı konularda bağımsız denetim algı farkı mevcuttur. Bununla beraber bağımsız denetçiler ile finansal tablo kullanıcıları arasında konuların çoğunluğunda bir bağımsız denetim algı farkı tespit edilememiştir. Çalışmanın bir diğer sonucu bağımsız denetimin amacının ve bağımsız denetçinin sorumluluklarının katılımcılar tarafından anlaşılmamış olmasıdır. Anahtar Kelimeler: Bağımsız denetim sözleĢmesi, bağımsız denetim algı farkı,bağımsız denetçinin hukuki sorumlulukları, bağımsız denetçinin cezai sorumlulukları.

Bağımsız denetimDenetimDenetçiler+2
Ayşegül Aydın
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bağımsız denetim sürecinde denetçilerin denetim riskine yönelik yaklaşımlarının araştırılması

Denetim riski, finansal tabloların önemli yanlışlık içermesine rağmen bağımsız denetçilerin bu tablolara olumlu görüş verme olasılığıdır. Bağımsız denetimin makul güvence sağlaması, denetim riskinin düzeyine bağlıdır. Bu sebeple bağımsız denetçilerin finansal tablolara makul güvence sağlaması için denetim riskinin kabul edilebilir düşük bir düzeyde tutulması gerekir. Çalışmanın temel amacı, bağımsız denetim riskine karşı hem bağımsız denetim kuruluşlarının hem de bu kuruluşlarda görev yapan bağımsız denetçilerin almış olduğu önlemleri ortaya koymak ve bağımsız denetim riskini azaltmaya yönelik gerçekleştirdikleri faaliyetleri tespit etmektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemi tercih edilmiştir. Bağımsız denetçilerle yüz yüze görüşmeler yapılarak, elde edilen bulgular Atlas.ti programı kullanılarak analiz edilmiştir. Denetim riskini azaltmak için öncelikle bağımsız denetim kuruluşlarından müşteri kabul politikalarına göre yapısal risk ve kontrol risk düzeyi düşük müşterileri kabul etmeleri beklenir. Ancak çalışmadan elde edilen bulgular, bağımsız denetim kuruluşlarının müşteri kabulünde denetim ücretinin ön planda olduğunu göstermiştir. Bağımsız denetim kuruluşları kâr amacı güden kuruluşlar arasında yer almalarından dolayı riski yüksek olsa da yüksek ücret vermeyi kabul eden müşterilerin denetimini yapmayı kabul edebilmektedir. Bağımsız denetim kuruluşlarının denetim riskini minimize etmek amacıyla; yüksek riskli müşteriler için deneyimli, mesleki şüpheciliği yüksek ve mesleki yargısı kuvvetli bir denetim ekibi oluşturmaya özen gösterdiği tespit edilmiştir. Risk düzeyi arttıkça, daha detaylı incelemeler yaptıkları, test sayısını, örneklem sayısını, kanıt sayısını hatta denetçi sayısını artırdıkları ortaya çıkmıştır. Çalışmada aynı zamanda yapısal risk ve kontrol risk düzeyinin müşterinin faaliyet gösterdiği sektöre göre değiştiği ve yüksek tutarlı hesapların daha yüksek risk taşıma potansiyeline sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bağımsız denetimin risk unsurları arasında en çok dikkat edilmesi gereken riskin bulgu riski olduğu ve bulgu riskini düşürmek için de en önemli görevin bağımsız denetçilere düştüğü ortaya çıkmıştır. Bu açıdan da bağımsız denetçilerin devamlı eğitime tabi tutulmaları, alanlarında uzmanlaşmaları ve mesleki etik ilkelere bağlı kalmaları büyük öneme sahiptir. Çalışmadan elde edilen bir diğer önemli bulgu, denetlenen kuruluşun iç kontrol sisteminin varlığı ve etkinliği ile kuruluşun açtığı veya kuruluşa karşı açılan büyük tutarlı davaların denetim risk düzeyini etkileyen faktörlerin başında gelmesidir. Bağımsız denetçiler tarafından Türkiye'de yapılan bağımsız denetimlerin denetim riski düzeyi genel olarak orta-yüksek arasında olduğu ileri sürülmüştür. Bunun temel sebebi ekonomik yapının istikrarlı olmaması olarak değerlendirilmiştir. KGK'nın kurulması ve denetim kuruluşlarına ve denetçilere uygulanan yaptırımların artmasıyla birlikte denetim risk düzeyinin azaldığı ve denetimlerin güvenilirliğinin arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bağımsız Denetçi, Bağımsız Denetim, Bağımsız Denetim Riski, Denetim Riski Düzeyi, Denetim Riski Unsurları

Bağımsız denetimBağımsız denetim kuruluşlarıDenetim+2
Serap Gökbayrak
Kırşehir Ahi Evran University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İl eğitim denetmenlerinin mesleki yardım ve rehberlik görevlerini gerçekleştirme düzeylerinin öğretmen algılarına göre değerlendirilmesi (Diyarbakır örneği)

Bu araştırmanın amacı, il eğitim denetmenlerinin mesleki yardım ve rehberlik rollerini gerçekleştirme düzeyine ilişkin, ilköğretim kurumlarında görev yapan öğretmenlerin görüşlerini saptamaktır. Araştırmanın evrenini, 2012-2013 eğitim öğretim yılında, Diyarbakır il merkezinde bulunan 110 resmi ilköğretim kurumunda görevli 5849 öğretmen, örneklemini ise 40 okulda görevli bulunan 398 öğretmen oluşturmaktadır. Bu araştırmada, Korkmaz (2007) tarafından geliştirilen ve 21 maddeden oluşan ölçme aracı kullanılmıştır. Ölçme aracının birinci bölümünde kişisel bilgilere ilişkin sorular, ikinci bölümde ise denetim sürecine ilişkin sorular yer almaktadır. Anket formlarının uygulanmasından elde edilen ve kodlanarak bilgisayara yüklenen verilerin analizinde SPSS for Windows istatistik programı kullanılmıştır. Verilerin analiz ve yorumunda yüzde, frekans, aritmetik ortalama, t testi, standart sapma, tek yönlü varyans analizinden yararlanılmıştır. Anlamlılık düzeyi 0,05 olarak alınmıştır. Araştırma sonucunda ulaşılan önemli bulgular şunlardır: 1. İl eğitim denetmenlerinin öğretmenlere yönelik "mesleki yardım ve rehberlik" rollerini "oldukça" düzeyinde gerçekleştirdikleri saptanmıştır. 2. İl eğitim denetmenlerinin, öğretmenlere yönelik "mesleki yardım ve rehberlik" rollerini gerçekleştirme düzeyine ilişkin, öğretmenlerin algılarında cinsiyet, hizmet süresi ve öğrenim durumu değişkenleri açısından anlamlı bir fark saptanmamıştır. 3. İl eğitim denetmenlerinin, öğretmenlere yönelik "mesleki yardım ve rehberlik" rollerini gerçekleştirme düzeyine ilişkin, öğretmenlerin branşları açısından görüşleri arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Sınıf öğretmenlerinin branş öğretmenlerine göre daha yüksek ortalamaya sahip olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Teftiş, Rehberlik, Eğitim Denetmeni

DenetçilerEğitim denetimiMesleki yardım+3
Nevzat Tüfekçi
Hasan Kalyoncu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Öğretmenlerde algılanan örgütsel destek ile eğitim denetmenlerine yönelik tutum arasındaki ilişki

Öğretmenlerin örgütsel destek algısı ile eğitim denetmenlerine yönelik tutumları arasındaki ilişkilerini belirlemek, algılanan örgütsel destek ile eğitim denetmenlerine yönelik tutumun, öğretmenlerin demografik özelliklerine göre farklılaşma durumunu incelemek amacıyla gerçekleştirilen araştırmada aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır: Amaç doğrultusunda hazırlanan anket formu; 2012-2013 eğitim öğretim yılında İstanbul ili Ataşehir ilk ve orta öğretimde görev yapan 465 öğretmene uygulanmıştır. Anket sonuçları bilgisayar ortamında SPSS 17.0 istatistik paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Araştırmaya katılan demografik özelliklerin belirlenmesinde frekans ve yüzde istatistiklerinden, örgütsel destek ve müfettişlere karşı tutum düzeylerinin belirlenmesinde ortalama ve standart sapma istatistiklerinden faydalanılmıştır. Katılımcıların demografik özelliklerine göre örgütsel destek ve müfettişlere karşı tutum düzeylerinin farklılaşmasının incelenmesinde t testi, tek yönlü anova ve tukey testlerinden faydalanılmıştır. Katılımcıların örgütsel destek algıları ile müfettişlere karşı tutumları arasındaki ilişkilerin incelenmesinde korelasyon analizinden, örgütsel destek algılarının müfettişlere karşı tutumları üzerindeki etkilerinin incelenmesinde ise regrasyon analizinden faydalanılmıştır. Araştırma sonucunda; öğretmenlerin orta düzeyde örgütsel destek algısına sahip oldukları ve yine orta düzeyde müfettişlere karşı tutumlarının olduğu belirlenmiştir. Demografik özelliklerine göre örgütsel destek algılarında ve müfettişlere karşı tutumlarda farklılaşmalar olduğu da ortaya konulmuştur. Araştırmada öğretmenlerin örgütsel destek algıları ile müfettiş tutumları arasında anlamlı ilişkilerin olduğu ve örgütsel destek algısının yükselmesinin, öğretmenlerin müfettişlere karşı tutumlarını olumlu düzeyde artırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Örgütsel Destek, Eğitim Denetmenliği, Müfettiş, Öğretmen

DenetimDenetmenlikDenetçiler+3
Sevgi Nüket Süzerler
Hasan Kalyoncu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Denetçi rotasyonunun bağımsız denetim kalitesi üzerine etkisi: Borsa İstanbul'da bir uygulama

Literatürde yer alan çalışmalar, bağımsız denetimde rotasyon uygulamasının denetim kalitesi üzerindeki etkisi ile ilgili kesin bir yargıya ulaşılamadığını göstermektedir. Yapılan çalışmaların bir kısmı rotasyon uygulamasının denetim kalitesi üzerinde olumlu etkisinin olduğuna işaret ederken, çalışmaların bir kısmı ise rotasyon uygulamasının denetim kalitesi üzerinde olumsuz etkisinin olduğuna işaret etmektedir. Bağımsız denetimde rotasyon uygulamasını savunanların temel argümanı, rotasyon uygulaması ile denetçi ve işletme arasında kurulan yakın ilişki nedeniyle bağımsızlığın zedelenmesinin önüne geçileceği olurken diğer taraftan, rotasyon uygulamasını savunmayanların temel argümanı ise yeni denetçinin denetlenen işletmeye özgü bilgisinin eksik olması nedeniyle denetim kalitesinde azalma meydana geleceği öngörülmektedir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye örnekleminde rotasyon uygulamasının denetim kalitesi üzerindeki etkisini araştırmaktır. Bağımsız denetimde kalite göstergesi olarak bağımsız denetçinin olumlu görüş dışındaki görüşünün kullanıldığı çalışmada, 2018 yılında Borsa İstanbul'da faaliyette bulunan işletmelerden elde edilen 138 işletme verisi ile cezalandırılmış lojistik regresyon ve lojistik regresyon yöntemleri kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmaya göre, cezalandırılmış lojistik regresyon ve lojistik regresyon analizlerinde zorunlu ve gönüllü sorumlu ortak baş denetçi rotasyonunun bağımsız denetim kalitesini arttırdığı sonucuna ulaşılmaktadır. Anahtar kelimeler: Sorumlu ortak baş denetçi rotasyonu, denetim kalitesi, cezalandırılmış lojistik regresyon, lojistik regresyon

Bağımsız denetimBorsaBorsa İstanbul+6
Rümeysa Atıcı
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bağımsız denetimde beklenti boşluğunun azaltılmasında etkili faktörlerin analizi: Borsa İstanbul'da bir araştırma

Bağımsız denetim, işletmelerin sunmuş olduğu finansal bilgilerin güvenilirliğini arttırarak finansal tablolara değer kazandırmaktadır. Kaliteli bir bağımsız denetim süreci, sunulan mali tabloların hata ve yanlışlık içerme riskini azaltmaktadır. Ancak finansal tablo kullanıcıları ile denetçiler; denetim raporları, bağımsız denetim fonksiyonu ve denetçinin görev ve sorumluluğu hakkında farklı algılara ve görüşlere sahiptirler. Bu algı ve görüş farklılıkları literatürde beklenti boşluğu olarak adlandırılmaktadır. Bu çalışmada, bağımsız denetimde ortaya çıkan beklenti boşluğu kavramının azaltılması için önerilen faktörlerin etkili olup olmadığı araştırılmıştır. Bu amaçla bir anket formu hazırlanmış ve Borsa İstanbul'da işlem gören şirket çalışanlarına bu formlar e posta aracılığı ile gönderilmiştir. Elde edilen veriler, SPSS paket programında frekans analizleri, normallik testi, t-testi ve ANOVA testleri gibi istatistiksel yöntemlerle analiz edilmiştir. Ortaya çıkan bulgular yorumlanarak, analizler sonucunda bağımsız denetimde beklenti boşluğunun azaltılması için önerilen faktörlerin etkili olduğu tespit edilmiştir. Çalışmanın sonunda ileride yapılacak çalışmalar için çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Bağımsız denetim, bağımsız denetçi, beklenti boşluğu, beklenti boşluğu nedenleri, beklenti boşluğunun azaltılmasında etkili faktörler

Bağımsız denetimBeklenti boşluğuBeklentiler+4
Durdane Tuğçe Kiriktir
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kurumsal yönetim uygulamaları ile bağımsız denetçi seçimi arasındaki ilişkinin incelenmesi: Borsa İstanbul'da bir araştırma

Bu çalışmanın amacı, şirketlerin kurumsal yönetim uygulamaları ile bağımsız denetçi seçimi arasındaki ilişkiyi Türkiye örnekleminde araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda, 2018-2020 yılları arasında Borsa İstanbul imalat sektöründe işlem gören şirketlere ait 475 firma-yıl verisi lojistik regresyon modeli ile analiz edilmiştir. Çalışmada bağımsız denetçi seçimini temsilen, denetim firmasının Dört Büyük (Big4) olup olmama durumu tayin edilmiştir. Ayrıca, şirketlerin kurumsal yönetim uygulamaları ile bağımsız denetçi seçimi arasındaki ilişki, denetim firmasının kamu yararını ilgilendiren kuruluşlara verdiği denetim hizmeti sayısı ve bağımsız denetim hizmetinden elde edilen denetim geliri açısından da incelenmiştir. Çalışmanın bulguları, bağımsız denetim firmasının Dört Büyük olması durumu ile yabancı yatırımcı ve yönetim kurulu üye sayısı değişkenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki olduğunu göstermektedir. Denetim firmasının kamu yararını ilgilendiren kuruluşlara verdiği denetim hizmeti sayısı ile kurumsal yatırımcı, yabancı yatırımcı ve yönetim kurulundaki kadın üye oranı değişkenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki olduğu da tespit edilmiştir. Son olarak; bulgular, bağımsız denetim hizmetinden elde edilen denetim geliri ile yabancı yatırımcı, yönetim kurulu üye sayısı ve yönetim kurulundaki kadın üye oranı değişkenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki olduğuna işaret etmektedir. Anahtar Kelimeler: Kurumsal Yönetim, Bağımsız Denetçi, Bağımsız Denetçi Seçimi

Bağımsız denetimBağımsız denetim kuruluşlarıBorsa İstanbul+4
Leyla Aslan
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Denetim firması ve denetçi rotasyonunun bağımsız denetim kalitesi üzerine etkisi: BIST şirketlerine yönelik bir uygulama

Literatürdeki mevcut teorik tartışmalar ve araştırma bulguları, denetim firması ve denetçi rotasyonunun bağımsız denetim kalitesine etkisiyle ilgili net bir sonuca ulaşılamadığını göstermektedir. Denetim firması ve denetçi rotasyonunun bağımsız denetim kalitesini etkileyip etkilemediğine ilişkin tartışmalar, başta ABD olmak üzere, AB ülkeleri ve gelişmekte olan ülkelerde devam etmektedir. Literatürdeki söz konusu tartışmalara Türkiye örneği esas alınarak katkı sağlamayı amaçlayan bu çalışmada, denetim firması ve denetçi rotasyonunun bağımsız denetim kalitesi üzerine etkisi incelenmiştir. Bağımsız değişken olarak "gönüllü/zorunlu denetim firması ve denetçi rotasyonu" ve denetim kalitesi göstergesi olarak "ihtiyari tahakkuklar"ın alındığı bu çalışmada, "denetim firması ve denetçi rotasyonunun bağımsız denetim kalitesi üzerine etkisinin olmadığı" ana hipotezi, Borsa İstanbul'a kayıtlı imalat sanayi şirketlerinin 2002-2019 yıllarını kapsayan 1476 şirket/yıl verisi esas alınarak test edilmiştir. İhtiyari tahakkukların Düzeltilmiş Jones Modeli ile tahmin edildiği bu çalışmada, ana hipotez ve ana hipotezle ilişkili alt hipotezler, "Driscoll-Kraay sabit etkiler tahmincisi" kullanılarak elde edilen çok değişkenli regresyon modeli yardımıyla test edilmiştir. Çok değişkenli analizde ihtiyari tahakkuklar, gönüllü/zorunlu denetim firması ve denetçi rotasyonunu gösteren kukla değişkenler ve kontrol değişkenleri ile regresyona tabi tutulmuştur. Araştırma sonuçları, gönüllü denetim firması ile zorunlu denetçi rotasyonunun, denetim kalitesi göstergesi olarak kullanılan ihtiyari tahakkuklar üzerine önemli etkisinin olduğunu göstermektedir. Araştırma sonucu ayrıca, zorunlu denetim firması ve gönüllü denetçi rotasyonunun denetim kalitesi üzerine önemli etkisinin olmadığını göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Denetim firması rotasyonu, denetçi rotasyonu, bağımsız denetim kalitesi, ihtiyari tahakkuklar.

Bağımsız denetimBağımsız denetim kuruluşlarıBorsa İstanbul+7
Ayşe Kaya
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kamil paşa'nın Rumeli müfettişliği (1851-1854)

Tanzimat'ın ilanı ile birlikte imparatorluğun her alanında önemli değişikliklere gidilmişti. Bundaki amaç; milliyetçiliğin etkisini önleyerek, merkezi bir otorite kurmak ve dağılmakta olan ülkeyi bir arada tutmaktı. Ancak, Tanzimat'ın getirdiği yeni düzenlemeler imparatorluk genelinde özellikle de devlet otoritesinden uzak olan bölgelerde şiddetli tepki ile karşılaştı. Bunda çıkarları zedelenen ağa, voyvoda, ayan, kocabaşı gibi yerel güçlerin etkisi büyüktü. Hem çıkan tepkilerin sebeplerini araştırmak ve bunların önüne geçmek hem de Tanzimat uygulamalarını denetlemek için imparatorluğun çeşitli yerlerine müfettişler gönderildi. 1840, 1842 denemelerinden sonra 1850 yılında üçüncü kez teftiş işine girişildi. Ağustos 1851'de Rumeli Müfettişliğine getirilen Kamil Paşa, dolaştığı yerleri her yönüyle inceledi. Yaptıklarını ve ulaştığı sonuçları merkeze bildirdi. 1852 yılında Bosna ıslahatı ile görevlendirilen Paşa, burada da halkı memnun etmek ve eyaleti düzene sokmak için birçok icraata bulundu. Ocak 1854'e kadar süren çalışmaları sonucunda, bölgede uzun yıllardır devam eden kargaşalığa kısa bir müddette olsa son verdi. Anahtar Kelimeler: Tanzimat, Kamil Paşa, Bosna-Hersek, Rumeli'nin teftişi

Bosna-HersekDenetçilerKamil Paşa+2
Şurkan Kader
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
DoktoraAçık ErişimTR

Bağımsız denetim sürecinde BDS 610 çerçevesinde iç denetçi çalışmalarının kullanılma düzeylerinin incelenmesi: SPK'ya kayıtlı bağımsız denetim firmalarına yönelik bir araştırma

Günümüzde bağımsız denetçilerle iç denetçilerin rolleri her ne kadar farklılık gösterse de ikisi arasındaki iş birliğinin, uyum ve koordinasyonun sağlanması giderek daha fazla önem kazanmış, denetimin kalitesinin ve etkinliğinin artması yanında, denetlenen kurum, iç ve dış denetçi açısından da çeşitli faydaların elde edilmesine katkı sağlamıştır. Özellikle her iki denetçinin çalışmalarının odak noktası olan iç kontrol sisteminin anlaşılması ve değerlendirilmesi bakımından iç denetçilerle yapılacak iş birliği ve onların çalışmalarının kullanılması aynı çalışmaların gereksiz yere tekrarını önleyerek emek ve zamandan tasarruf edilmesini, denetim prosedürlerinin türü ve sayısı ile denetim kanıtlarının azaltılmasını, kaynak israfının önlenmesini, denetim maliyetinin azaltılmasını ve sonuç olarak denetim riskinin azaltılarak daha rahat ve etkin bir denetim gerçekleştirilmesini sağlayacaktır. Bu çalışmada temel olarak, BDS 610 çerçevesinde bağımsız denetçilerin iç denetçilerin çalışmalarını kullanma düzeylerinin belirlenmesi ve bağımsız denetim çalışmalarına olan katkısının araştırılması amaçlanmıştır. Yapılacak çalışma sayesinde daha özelde; bağımsız denetçilerin iç denetçilerin çalışmalarını kullanıp kullanmama konusunda etkili olan faktörlerin ve önem düzeylerinin, iç denetçilerin ve çalışmalarının hangi kriterlere göre değerlendirildiğinin, iç denetçilerin çalışmalarının hangi alanlarda kullanıldığının, iç denetçilerin çalışmalarının kullanılmasının bağımsız denetçilere olan katkısının ve son olarak iç denetçilerin doğrudan yardım sağlamak amacıyla kullanılıp kullanılmadığının belirlenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmada araştırma modeli olarak, tanımlayıcı araştırma modeli kullanılmış, verilerin elde edilmesi amacıyla SPK'ya kayıtlı 105 bağımsız denetim firmasına yönelik anket çalışması yapılmış, elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) programı kullanılarak analiz edilmiş ve sonuçlar tablo ve grafikler halinde gösterilerek daha anlaşılır hale gelmesi sağlanmıştır. Çalışmada sonuç olarak, ankete katılan bağımsız denetim firmalarının büyük bir çoğunluğunun iç denetçilerle işbirliği yaptıkları ve onların çalışmalarından yararlandıkları ve bu kararlarına etki eden faktörlerin başında; iç denetçilerin işletmenin bir çalışanı olarak işletmeyi ve iç kontrol sistemini dahi iyi bilmeleri, iç kontrol sisteminin etkinliğinin incelenmesi ve değerlendirilmesi konusunda benzer çalışmaları yapmalarının etkili olduğu tespit edilmiştir.

Bağımsız denetimDenetimDenetim sistemleri+7
Ramazan Besen
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Denetçinin bireysel özelliklerinin denetim kalitesini azaltan davranışlara etkisi ve etik liderliğin ılımlaştırıcı rolü

Bu çalışmada genel olarak denetçinin bireysel özelliklerinden; etik konum, kontrol odağı, mesleki bağlılık ve örgütsel bağlılık değişkenlerinin denetim kalitesini azaltan davranışlara etkisi ve etik liderliğin bu etkide ılımlaştırıcı bir rolünün olup olmadığı incelenmiştir. Ayrıca bu çalışmada denetçilerin demografik özelliklerine göre denetim kalitesini azaltan davranışların bir farklılık gösterip göstermediği de incelenmiştir. Bu kapsamda araştırma modeli; Türkiye'deki yetkilendirilmiş bağımsız denetçiler üzerinde anket tekniği kullanılarak elde edilen 319 veri ile Yapısal Eşitlik Modeli kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda: denetçinin bireysel özelliklerinden yalnızca etik konum değişkeninin denetim kalitesini azaltan davranışlara direkt etki ettiği, diğer değişkenlerden kontrol odağı, mesleki bağlılık ve örgütsel bağlılık değişkenlerinin ise direkt etki etmediği tespit edilmiştir. Fakat denetçinin bireysel özelliklerine ait tüm değişkenlerin denetim kalitesini azaltan davranışlara etkisinde etik liderliğin ılımlaştırıcı rolü olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca çalışmada denetim kalitesini azaltan davranışların denetçilerin demografik özelliklerine göre farklılıklar gösterdiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Denetim Kalitesini Azaltan Davranışlar, Etik Liderlik, Etik Konum, Kontrol Odağı, Mesleki Bağlılık ve Örgütsel Bağlılık

Bireysel yapıDenetim odağıDenetçiler+5
Reyhan Sarıçiçek
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk sinemasında eğitim yöneticisi ve müfettiş algısının incelenmesi

Sinema hareketli resimlerin bir araya gelmesiyle oluşan, izleyicisine bir mesaj verme isteği bulunan bir kitle iletişim aracı olarak günümüzde etkinliğini sürdürmektedir. İçeriğinde bulunan mesajlar ve düşünceler, göstergeler ve ifadeleri analiz ederek anlamlandırma yoluna gidildiğinde anlaşılabilmektedir. Çalışmamızda Türk sinemasında eğitim yöneticilerinin nasıl algılandığını incelemek amaçlanmıştır. Türk sinemasında eğitim yöneticilerinin algılanışlarını incelemek amacıyla ele alınan 13 film göstergebilim ve söylem analizi yöntemleri ile incelenmiştir. İnceleme sonucuna göre eğitim yöneticilerinin hem olumlu yönleriyle hem de olumsuz yönleriyle seyirciye sunulmuş olduğu görülmüş ve izleyici tarafından her iki türlü de algılandıkları ortaya çıkmıştır. Ayrıca içinde bulunulan siyasal, toplumsal, ekonomik koşulların eğitim yöneticileri üzerinde etkisini gösterecek şekilde sinemaya aktarıldığı tespit edilmiştir. İncelenen filmlerdeki yöneticilerin içinde bulunulan toplumsal koşullara göre değerlendirildiğinde bir anlam arz etmekte olduğu görülmüştür. Çalışma eğitim yöneticilerinin algılanışlarının eğitimi ve eğitim yöneticilerini geliştirme amacı taşıyan uygulamalara fikir verebileceği düşünüldüğünden önem arz etmektedir

AlgıDenetçilerEğitim yönetimi+3
Muhammed Çelik
Kastamonu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Maarif müfettişlerinin okul yöneticilerine yönelik mentörlük rollerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, eğitim yöneticilerinin maarif müfettişlerinin eğitim kurumlarında yaptıkları rehberlik, denetim, teftiş ve iş başında yetiştirme süreçlerindeki mentörlük rol ve davranışlarını sergileme düzeylerinin ortaya koymaktır. Ayrıca yöneticilerin mesleki ve kişisel gelişimleri için müfettişlerden bekledikleri davranışların neler olduğunun incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma nicel ve nitel tekniklerin bir arada kullanıldığı ardışık karma yöntem modelinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel bölümünün örneklemi, 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Gaziantep il ve ilçelerinde görev yapan 491 İlkokul ve Ortaokul müdür ve müdür yardımcısından oluşmaktadır. Araştırmanın nicel verileri "Mentörlük Rollerini Belirleme Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Nitel bölümün katılımcıları 23 müdür ve müdür yardımcısından oluşmaktadır. Nitel veriler, okul yöneticileri ile gerçekleştirilen görüşmeler ile toplanmıştır. Nicel verilerin analizinde, parametrik analiz teknikleri; nitel verilerin analizinde, betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada ulaşılan başlıca sonuçlar şunlardır. İlgiye dayalı mentörlük rol boyutunda okul yöneticileri maarif müfettişlerinin çalışmalarında yüksek düzeyde onlardan ne beklediklerini açık, net olarak ifade etiklerini düşünmektedirler. Bilgiye dayalı mentörlük rol boyutunda müfettişler bilgi ve deneyimlerini okul yöneticileri ile paylaşmaktadırlar. Kolaylaştırıcılık mentörlük rol boyutunda müfettişler mesleki ve bürokratik işlem ve ilişkilerde yöneticilere rehberlik etmektedirler. Yüzleştiricilik mentörlük rol boyutunda müfettişler, yöneticilerin akademik ve mesleki kararlarının dayandığı bilgilerinin yetersiz ya da yanlış olması durumunda onları uyarmaktadırlar. Model olma mentörlük rol boyutunda, müfettişler yöneticiler ile mesleki hususları tartışırken konuya ilişkin kendi kişisel duygu ve bakış açılarını yöneticilerle paylaşmaktadırlar. Yetişenin vizyonunu destekleme mentörlük rol boyutunda müfettişler, isteklendirerek, teşvikte bulunarak yöneticilerin mesleki hedeflerine yönelik rehberlik yapmaktadırlar.

DenetçilerMentorlukOkul yöneticileri
Durdu Mehmet Bayraktar
Gaziantep University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim müfettişlerinin rehberlik görevlerine ilişkin sorunlar (Gaziantep ve Adıyaman illeri örneği)

ÖZET İLKÖĞRETİM MÜFETTİŞLERİNİN REHBERLİK GÖREVLERİNE İLİŞKİN SORUNLARI (Gaziantep ve Adıyaman İlleri Örneği) TAŞAR, H. Hüseyin Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Tez Yöneticisi: Prof. Dr. Hikmet Y. CELKAN Temmuz,2000,114 sayfa Bu araştırma, Gaziantep ve Adıyaman İl Milli Eğitim Müdürlüklerinde görev yapan, İlköğretim Müfettişlerinin rehberlik görevlerine ilişkin sorunlarının ortaya çıkartılması amacıyla yapıldı. Bu amaçla 65 İlköğretim Müfettişi ile Müfettiş Yardımcısına anket uygulanmış olup,uygun doldurulmamış olması nedeniyle iki an ket değerlendirme dışı bırakılmıştır. Değerlendirmeye alman 63 İlköğretim Müfettişi ve Yardımcısının %15.8'i (10) kadın, %84.2'si (53) ise erkeklerden oluşmuştur. Araştırmanın bulgularıjlköğretim Müfettişlerinin kendi bildirimleri ile sınırlı kalmıştır. Verilerin istatistiksel çözümlenmesinde Ki Kare testi kullanılmış olup,yüzdelerden de yararlanma yoluna gidilmiştir. Bu illerde çalışan Eğitim Yönetimi, Denetimi, Planlaması ve Ekonomisi Anabilim dalı ile diğer bölümlerden mezun müfettişlerin rehberlik alanına ilişkin sorunları algılama düzeylerinin karşılaştırılması ve gruplar arası farkın tespiti için Ki Kare Çözümlemesi yapılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin çözümlenmesi sonucunda;Eğitim Yönetimi, Denetimi, Planlaması ve Ekonomisi Anabilim dalı ile diğer bölümlerden mezun müfettiş grupları arasında; müfettişlerin: 1. Elverişsiz koşullarda çalıştıkları, buna rağmen verdikleri rehberlikte verimin yüksek olduğu, 2. Yetki ve sorumlulukları arasında eşitsizliğinin olduğu ve bunun rehberlik çalışmalarındaki verimi düşürdüğü, 3. İş yükü fazlalığının olduğu ve bunun da; rehberlik çalışmalarını olum suz etkilediği, 4. Soruşturma rollerinin,rehberlik rollerini olumsuz etkilediği, konularında anlamlı bir fark bulunmazken, 5. Görevleri esnasında mesleki etik değerlere uygun hareket etmedikleri,konusunda ise anlamlı bir fark gözlenmiş olup;"İlköğretim Müfettişleri görevleri esnasında mesleki etik değerlere uygun hareket etmemektedirler" hipotezi ret edilmiştir.

AdıyamanDenetçilerGaziantep+2
Hacı Hüseyin Taşar
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2000
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim düzeyinde kullanılan öğretmen teftiş formunun yeterlik düzeyine ilişkin denetçi, yönetici ve sınıf öğretmenleri algıları

Denetim, varolan durumun bir fotografını çekmenin yanında is görenleringüdülenmesini ve ileriyi daha olumlu görmelerini saglama sürecidir. Egitim isgörenleri denetim sayesinde aldıkları dönütlerle kendilerini ve sistemlerinigelistirebilirler.Arastırmanın adı; ?lkögretim Okullarında Kullanılan Ögretmen TeftisFormunun Yeterlik Düzeyine liskin Denetçi, Yönetici ve Sınıf ÖgretmenleriAlgıları? dır.Bu çalısmanın temel amacı, teftis formundaki maddeler ile arastırmacıtarafından gelistirilen maddelerin kabul edilme derecelerini belirlemektir. Ayrıca,arastırmaya katılanların ?cinsiyetleri, görev yerleri, kıdem durumları, görev alanlarıile mezun oldukları fakülteler? boyutunda görüs farklılıklarının olup olmadıgınıbelirlemeyi amaçlamaktadır.Arastırmanın evrenini, arastırmanın yapıldıgı 2003-2004 egitim ögretimyılında, Gaziantep merkez, Sahinbey ilçesinde 68, Sehitkamil ilçesinde 52 adet,olmak üzere merkezde toplam 120 ilkögretim okulu olusturmustur. Tesadüfiörneklem yoluyla, 24 okul seçilmistir. Ulasılan ögretmen sayısı 352'dir (bu sayının51'ini köyde görev yapan ögretmenler olusturmustur). 31 denetçi ve 51 yöneticiörneklemi olusturmustur. Ögretmen bazında evrenin % 20 si arastırma kapsamınaalınmıstır.Veri toplamak için gelistirilen 45 maddelik, ?Ögretmen Denetimindencelenebilecek Davranıslara liskin Ögretmen Tutum Ölçegi? kullanılmıstır. Veritoplama aracı üç bölümden olusmustur. Birinci bölüm, bagımsız degiskenleri içerenbes maddeden, ikinci bölüm, ?lkögretim Düzeyinde Kullanılan Ögretmen TeftisFormu?ndaki 36 maddeden ve üçüncü bölüm ise arastırmacı tarafından gelistirilen 9sorudan olusmustur. Bu maddeler, alan taraması yapılarak ve alanın uzmanı, ögretimüyelerinin önerileri dogrultusunda olusturulmustur.Toplanan veriler, SPSS 10.0 paket programı ile islenmistir. Arastırmayakatılan gruplardan elde edilen verilerle, ?t-testi? ve ?tek yönlü varyans analizi(anova)? islemleri yapılmıstır. Bu islemler sonucu elde edilen bulgular,yorumlanmıstır.Bu arastırma, kullanılan ?ögretmen teftis formu?nun yeterligi hakkında,arastırmaya katılan ögretmen, yönetici ve denetçi görüslerini yansıtacagıdüsünülmektedir. Arastırmanın, bundan sonra gelistirilecek teftis formlarına ve bualandaki çalısmalara katkıda bulunacagı beklenmektedir.Anahtar Sözcükler: Egitim Denetimi, Denetim Formu

Denetim formuDenetçilerOkul yönetici algısı+5
İzzet Döş
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2005
00

İlgili konular