Cosmetics
55 theses under this subject heading
Kişisel bakım ürünlerinin spektroskopik ve kromatografik yöntemler ile incelenmesi
Bu çalışmada, spektroskopik ve kromatografik tekniklerden yararlanılarak kişisel bakım ürünlerinde ağır metal ve polietilen glikol (PEG) mikroplastiğinin kalitatif ve kantitatif tayini gerçekleştirilmiştir. Ticari olarak temin edilebilen on dört farklı markanın kişisel bakım ürünü, öncelikle açık sistem yaş yakma işlemine tabii tutulmuş ardından elektrotermal atomik absorpsiyon spektrofotometresi (ET AAS) ile bakır (Cu) ve alevli atomik absorpsiyon spektrofotometresi (A AAS) ile lityum (Li) analizleri yapılmıştır. Bakır ve lityum için tespit sınırı (LOD) sırasıyla 0,02 µg/L ve 0,03 mg/L olarak hesaplanmıştır. Tayin sınırları ise (LOQ) bakır için 0,06 µg/L ve lityum için 0,09 mg/L olarak hesaplanmıştır. ET AAS ile yapılan analizlerde bakır düzeyleri 0,21 – 0,65 µg/g aralığındadır. A AAS ile yapılan lityum analizlerinde tüm numuneler için sonuçların tayin sınırının altında (Anahtar Kelime: Kozmetikler = Cosmetics ; Metaller = Metals ; Mikroplastik = Mikroplastic ; Spektroskopi = Spectroscopy ; Yeşil kimya = Green chemistry
Kadınların kozmetik ürünlerde plansız satın alma davranışları üzerine bir alan araştırması
Günümüzde küresel rekabetin giderek artmasıyla birlikte, işletmeler etkin pazarlama stratejileri geliştirebilmek için tüketicilerin satın alma davranışları hakkında ayrıntılı bilgiye ihtiyaç duymaktadırlar. Bu çalışmanın amacı, kadın tüketicilerin kozmetik ürünler kategorisindeki plansız satın alma davranışlarını ortaya koymaktır. Ayrıca; yaş, gelir durumu ve eğitim düzeyi gibi temel demografik unsurların plansız satın alma davranışları üzerindeki etkilerini de ortaya koymak amaçlanmıştır.Araştırmanın birinci bölümünde tüketici satın alma davranışlarının genel yapısı, ikinci bölümünde kozmetik ürünlerde plansız satın alma davranışları incelenmiştir. Son olarak üçüncü bölümde ise araştırmanın kapsam ve amacı doğrultusunda bir anket formu oluşturulmuş ve bu anket 407 kişilik bir örnek üzerinde uygulanmıştır.Anahtar Kelimeler: Tüketici, Tüketici Davranışları, Plansız Satın Alma, Kozmetik Sektörü.
Papatya içeren kozmetiklerde apigenin miktar tayini
İnsan bitki ilişkisi tarih öncesi dönemlerde başlamış olup insanlar bitkilerin tedavi edici gücünden binlerce yıldır faydalanmaktadırlar. Bitkiler tarafından üretilen sekonder metabolitler en az primer metabolitler kadar önemli olup birçok sektörde hammadde olarak kullanılmaktadırlar. Sekonder metabolitler arasında önemli bir yeri olan flavonoidlerin flavonlar grubundan apigeninin sitotoksik, antimutajenik, antioksidan, antiviral, antifungal, antibakteriyel ve başta antienflamatuar etki olmak üzere cilt üzerinde çeşitli etkileri olduğu bilinmektedir. Kimyasal adı 5,7-dihidroksi-2-(4-hidroksifenil)-4H-1-benzopiren-4-on dur. Apigenin birçok bitki türünde bulunmakla birlikte en yaygın olarak Matricaria chamomilla L. (Alman papatyası) ve diğer papatya türlerinde bulunmaktadır. Apigenin doğada glikozitleri şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Cilt üzerindeki olumlu etkileri nedeniyle birçok kozmetik preparatta Matricaria türlerine ait ekstrelere rastlanmaktadır. Bu tez çalışmasında papatya içeren kozmetik ürünlerdeki apigenin varlığını araştırmak ve miktarını tayin edebilmek için yeni bir yüksek performanslı sıvı kromatografisi yöntemi geliştirilmiştir. Yöntemde durgun faz olarak C 18 kolon (250 mm x 4,5 mm x 5,6 μm), mobil faz olarak etanol: su (70:30, h/h) 1 mL/dk akış hızında kullanılmıştır. İzokratik elüsyon uygulanmıştır. UV dedektörle 225 nm de çalışılmış, kolon ısısı 25°C de sabitlenmiştir. Enjeksiyon hacmi 50 µL'dir. Apigenine ait pik 4,15 ± 0,4 dakikada gözlenmektedir. Yöntem ICH (International Conference on Harmonization) kriterlerine göre doğrusallık, gözlenebilme sınırı, tayin sınırı, seçicilik, hassasiyet, sağlamlık, doğruluk ve kesinlik parametreleri çerçevesinde valide edilmiştir. Gözlenebilme ve tayin sınırı değerleri sırasıyla 0,060 ve 0,2 μg/mL olup doğrusal aralık 0,2-20 μg/mL'dir. Aynı ve farklı günlerde yapılan analizlere ait bağıl standart sapma değerleri % 1,64 den küçüktür. Alıkonma (Retansiyon) zamanı 4,15 ± 0,4 dakikadır. Geliştirilen ve valide edilen yöntem 13 farklı tip, toplamda 15 adet kozmetik ürünün (vücut yağı, yüz ve vücut nemlendirici-temizleyici kremler, diş macunu, şampuan, saç kremi, makyaj temizleyici) analizine uygulanmıştır. Numune hazırlama için katı faz ekstraksiyonu tekniği uygulanmış ve C 18 kartuşlarla çalışılmıştır. Kozmetik ürünlerde geri kazanım % 81,6 – 93,4 arasındadır. Yöntemin apigenin içerme potansiyeli olan kozmetiklerdeki analizlerde rutin olarak kullanılabileceği, kalite kontrol ve standardizasyon sağlayabileceği ve benzer analitik yöntemleri geliştirme açısından da ışık tutacağı öngörülmektedir.
Marka ilişkisi kalitesi düzeyinin ağızdan ağıza iletişim üzerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, marka ilişkisi kalitesi düzeyinin ağızdan ağıza iletişim üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırmanın evrenini İzmir il merkezinde yaşayan 18 yaş ve üzeri kozmetik ürün kullanıcıları oluşturmaktadır. Çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmış olup, veriler anket yoluyla elde edilmiştir. Toplamda 465 anket değerlendirmeye alınmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen verilere frekans analizi, açıklayıcı faktör analizi, korelasyon analizi, çoklu doğrusal regresyon analizi T-testi ve tek yönlü ANOVA analizleri uygulanmıştır. Yapılan frekans analizi sonucu katılımcıların en çok tercih ettikleri kozmetik markası Nivea, en sık satın aldıkları kozmetik ürün grubu cilt bakım ürünleri, kozmetik alışverişlerde en çok bilgi topladıkları kaynak reklamlar olduğu sonucu çıkmıştır. Yapılan faktör analizi sonucunda, marka ilişkisi kalitesi ile ilgili yedi boyut ortaya çıkmıştır. Bu boyutlar; aşk/tutku, kişisel bağlılık, nostaljik bağ, yakınlık/samimiyet, benlik bağı, ortak kalitesi ve davranışsal dayanışmadır. Yapılan faktör analizi sonucunda ağızdan ağıza iletişim ile ilgili üç boyut ortaya çıkmıştır. Bu boyutlar; satın alma öncesi ağızdan ağıza iletişim, satın alma sonrası olumlu ağızdan ağıza iletişim ve satın alma sonrası olumsuz ağızdan ağıza iletişimdir. Yapılan korelasyon analizi sonucunda marka ilişkisi kalitesi boyutları ile ağızdan ağıza iletişim değişkenleri arasında orta ve düşük düzeylerde pozitif ve negatif ilişkilerin olduğu ortaya çıkmıştır. Yapılan çoklu doğrusal regresyon analizleri sonucunda marka ilişkisi kalitesi boyutlarından (aşk/tutku, nostaljik bağ, kişisel bağlılık, ortak kalitesi) ağızdan ağıza iletişim boyutlarından satın alma öncesi ağızdan ağıza iletişim boyutunu etkilediği ortaya çıkmıştır. Bir diğer çoklu regresyon analizi sonucunda marka ilişkisi kalitesi boyutlarından (aşk/tutku, davranışsal dayanışma) ağızdan ağıza iletişim boyutlarından satın alma sonrası olumlu ağızdan ağıza iletişim boyutunu etkilemektedir. Yapılan farklılık analizleri sonucuna bakıldığında; marka ilişkisi kalitesi ile katılımcıların demografik özellikleri arasında, bekârların evlilere göre, yüksek eğitim seviyesine sahip olanların düşük eğitim seviyesine sahip olanlara göre, yüksek gelir sahiplerinin düşük gelir sahiplerine göre daha olumlu bir algı içerisinde oldukları ortaya çıkmıştır. Ayrıca, kadınların marka ilişkisi kalitesi skorlarının erkek katılımcılara oranla daha yüksek olduğu sonucu çıkmıştır.
Kozmetik ürünlerde çeşitli organik maddelerin belirlenmesi için farklı mikroekstraksiyon yöntemlerinin geliştirilmesi
Yeşil kimya, ilkelerinin uygulanması ve genişletilmesi yoluyla sürdürülebilir kalkınmaya katkıda bulunabilecek yeni bir felsefi yaklaşımdır. Yeşil kimya yaklaşımının kuralları dikkate alınarak yeni analitik metodolojiler ortaya çıkmıştır. Bu yeni analitik metodolojilerin bazılarında, yeşil ve organik çözücü kullanılmayan bir ekstraksiyon yöntemi geliştirmek için, çalışmalarda numune ön işlem proseslerine ultrasonik destekli sıvı-sıvı mikroekstraksiyon ya da vorteks destekli sıvı-sıvı mikroekstraksiyon ile birlikte sıvı-sıvı mikroekstraksiyon, magnetik katı faz mikroekstraksiyonu uygulanmaktadır. Son zamanlarda, magnetik katı faz ekstraksiyon (magnetik nano-metal oksitleri içeren), sıvı-sıvı mikroekstraksiyon (supramoleküler çözücüleri içeren) ve derin ötektik çözücü bazlı mikroekstraksiyon, hızlı ve basit ölçüm, düşük hacimde organik çözücü tüketimi ve yüksek konsantrasyon oranı ile literatürlerde popüler olan yeşil numune ön zenginleştirme teknolojilerindendir. Magnetik katı-faz mikroekstraksiyon yönteminde, mükemmel adsorpsiyon kapasiteleri ve kimyasal özellikleri nedeniyle magnetik nanopartiküller ekstraksiyon ve ayırma alanlarında kullanılmak üzere son dönemlerde oldukça tercih edilmektedir. Tez çalışmasında, kozmetik ürünlerden, farklı mikroekstraksiyon yöntemleri (derin ötektik çözücü bazlı, magnetik nanopartikül adsorpsiyon bazlı, supramoleküler çözücü bazlı) kullanılarak çeşitli organik maddelerin ekstraksiyonu gerçekleştirilmiştir. Sentezlenen magnetik zeolit nanokompozitin yapısı Fourier Dönüşümlü Infrared Spektroskopisi (FT-IR), X-ışını Kırınım Analizi (XRD) ve Enerji Dispersif X-ışınları Analizi (EDAX) gibi, morfolojileri ise Taramalı Elektron Mikroskop (SEM) yöntemleri ile incelenmiştir. Ayrıca sıvı-sıvı mikroekstraksiyon yöntemi kullanılırken sentezlenecek olan derin ötektik çözücünün yapısı da FT-IR spektroskopisi ve TGA analizi ile karakterize edilmiştir. Ayrıca geliştirilen mikroekstraksiyon yöntemleri için gerekli optimizasyon parametreleri belirlenmiştir. Bu yöntemler sonucu elde edilen ekstraksiyon fazları Yüksek Performanslı Sıvı Kromatografisi (HPLC) cihazı kullanılarak analiz edilmiştir.
İlaç, kozmetik ve gıda ürünlerinde kullanılan bazı koruyucuların antimikrobiyal ve antibiyofilm etkisinin araştırılması
Çalışmamızda ilaç, kozmetik ve gıda ürünlerinde kullanılan bazı koruyucuların, antimikrobiyal ve antibiyofilm etkilerinin araştırılması ve yaygın kullanım alanına sahip ?cam? yüzeyde oluşan biyofilm formlarının Minimum Biyofilm İnhibisyon Konsantrasyonu (MBİK) değerleri ile planktonik formlarının Minimum İnhibisyon Konsantrasyonu (MİK) değerlerinin kıyaslanması amaçlanmıştır.Mikroorganizma olarak; Pseudomonas aeruginosa ATCC 27853, Salmonella Thyphimurium SL1344, Staphylococcus aureus ATCC 6538, Staphylococcus epidermidis NCTC 11047, Enterococcus faecalis ATCC 29212, Candida albicans ATCC 10231 standart suşları, koruyucu olarak; sodyum nitrit, metil paraben, propil paraben, potasyum sorbat ve sodyum benzoat ve antimikrobiyal ajan olarak; ampisilin, vankomisin, gentamisin, siprofloksasin, amfoterisin B ve itrakonazol kullanılmıştır.MİK değerleri, Klinik Laboratuvar Standartları Enstitüsü (CLSI) M100-S18 ve M27-A3 önerileri doğrultusunda yapılmıştır. MBİK değerlerinin saptanmasında BioTimer (BT) yöntemi kullanılmıştır. Fenol kırmızısı veya resazurinin renk değiştirdiği süreye karşı çizilen log10CFU grafikleri kullanılarak ?CFU/cam boncuk?, hesaplanmıştır. Tüm deneyler, pH7, pH6.5, pH6 ve pH5.5 olacak şekilde 4 farklı pH değerindeki besiyeri ile yapılmıştır.Mikroorganizmaların planktonik formlarına olan etkiye bakıldığında S. aureus ve E. faecalis dışındaki tüm mikroorganizmalar için en etkili koruyucu sodyum benzoat olarak tespit edilmiştir. Bu bakteriler için en etkili koruyucu ise propil parabendir. Propil paraben ayrıca S. epidermidis için de etkili bulunmuştur. Bununla birlikte, biyofilm formlarına karşı etkiye bakıldığında, inokulum miktarları mikrodilüsyon yönteminde kullanılan inokulum miktarına eşit, daha düşük ya da daha yüksek olduğu durumlarda bile çalışmamızda kullanılan koruyucuların etkisiz oldukları görülmektedir. Çalışmamızın, bu konuda yapılacak olan ileri çalışmalar için yol gösterici olabileceği düşünülmektedir.
Güzelin değişen gerçekliği ve patolojik etkiler
Bu tezde güzelliğin insan hayatına içkin ve kadın cinsi için olmazsa olmaz bir bedensel öznitelik olması hususu merkeze alınmıştır. Bu bağlamda güncel süreçte güzelliğin patolojikleştiği genel halin zaman içinde hangi fikirlerden etkilendiği araştırılmış; güzellik ile ilintilendirilen ve tezin bağlamına katkıda bulunan düşünüşler ifade edilmiş; güzel cinsin belirlenmesine ilişkin eril tahakkümün araçsallaştırdığı noktalar tartışılmış; tarihte yer etmiş önemli güzelleşme pratiklerinin tarihçesine yer verilmiş; neoliberal kapitalizmin şeyleri meta değeri üzerinden var etmesi ve bu minvalde güzelliğin bir sektör olarak işler hale gelmesi sorunsallaştırılmıştır. Bu gidişat üzerinden insana dair önemli bir sektör haline gelen güzelliğin çocukluğa ilişkin psikolojik altyapılara dayanması konu edilerek, bu bağlamda psikanalitik okumalara başvurulmuş ve özellikle Lacan'ın ayna evresi belirlenimi üzerinden vardığı Corps Morcele (Parçalanmış Beden) nosyonuna odaklanılmıştır. Tez bünyesinde altı çizilen tüm bu veriler ışığında Güzelin Patolojisi kavramı, güzelliğin günümüzde geçirmiş olduğu dönüşümün bir taşıyıcısı olarak tezin literatüre kazandırmak istediği temel sav olarak merkezileştirilmiştir. Güzelin Patolojisi olarak önerilen kavram çerçevesinde, güzelliğin tarihsel serüveninde kazanmış olduğu alt anlamların yanında tüketim toplumunda geçirdiği dönüşümün onu bir dış görünüş takıntısı haline getirmesi hususu gündeme getirilmiştir. Bu bağlamda patoloji kelimesi içeriğe hem tıbbi bir söylem dilini angaje etmesi hem de pathos kavramından sanatın aldığı ivmeye yaptığı gönderme bakımından önemsenmiştir. Sonuç itibariyle ise günümüzde güzelliğin kazanmış olduğu yeni alt anlamlar nedeniyle iç gerçekliğinde yaşanan değişimin altı çizilmek istenmiştir.
Tüketicilerin saç bakım ürünlerinin kullanımı hakkındaki bilgi düzeylerinin belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı, 18 yaş üstü çalışan erkek ve bayanların saç bakım ürünü kullanımı hakkındaki bilgi düzeylerini belirlemek ve bilgi düzeyleri ile cinsiyetleri arasında anlamlı farklılıkların olup olmadığı ortaya konmaya çalışılmıştır.Bu araştırmada, tarama modeline dayalı betimsel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Tarama modelleri, geçmişte ya da halen var olan durumu var olduğu şekliyle betimlemeyi amaçlayan araştırma yaklaşımları olarak tanımlanmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. Anketin hazırlanabilmesi için konuyla ilgili akademisyenler, öğretmenler ve usta öğreticilerden rasgele belirlenmiş 15 kişi ile ön görüşme yapılıp uzman görüşü alınmıştır. Sonuçta 50 sorudan oluşan anket hazırlanarak, saç bakım ürünü kullanan tüketicilerden oluşan örneklem grubuna uygulanmıştır.Araştırmanın evrenini, 2008 yılı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre kentsel alanda yaşayan, çeşitli meslek alanlarında istihdam edilen ve saç bakım ürünü kullanma alışkanlığı yüksek olduğu varsayılan 18 yaş üstü toplam 7.362 bin kadın ve erkek tüketicinin tamamı oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini ise; Türkiye'nin nüfus yoğunluğunun en fazla olduğu il olan İstanbul ilinden tesadüfî örnekleme ile seçilen 201 kişi oluşturmaktadır.Uygulanan anketten elde edilen verilerin değerlendirilmesinde "SPSS 18.0" istatistiksel paket programı kullanılmıştır. Ankette yer alan görüşlerin frekans (N), yüzde (%) dağılımları hesaplanmış ve aritmetik ortalamaları( )alınmıştır. Erkek ve kadınların görüşleri arasında fark olup olmadığını belirlemek üzere saç bakım ürünlerinin kullanımına ilişkin görüşlere ?t testi? uygulanmıştır. Anlamlılık tespiti için ise p=0.05 anlamlılık düzeyi belirlenmiştir.Yapılan t testi sonuçlarına göre Anlamlılık Düzeyi (P) < ? = 0,05 olduğu için tüm değişkenlerin normal dağılım göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Bu test sonuçlarına göre, kadın ve erkeklerden oluşan grupların toplam 30 sorudan, 5'inde görüşleri arasında anlamlı bir farklılığın olduğu ve 25 soru için gruplar arasında anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür.Araştırma sonucunda elde edilen veriler doğrultusunda sorulara verilen cevapların, frekansları, yüzdeleri ve t testi sonuçları dikkate alınarak 18 yaş üstü çalışan erkek ve kadınların saç bakım ürünlerine yönelik bilgi düzeyleri, bilgi düzeyleri ile cinsiyetleri arasındaki farklılıklar belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Kozmetik, Saç Bakımı, Saç Bakım Ürünleri
Kozmetik amaçla kullanılacak niasinamid içeren su/yağ/su tipi çoklu emülsiyonunun hazırlanması
ÖZETBu çalışmanın amacı çoklu emülsiyonların (ÇE) karakteristik özellikleri ile içerikleri arasındaki ilişkiyi incelemek ve ÇE'ların yapı özellikleri üzerinde emülgatör %'sinin ve yağ tipinin etkisini gözlemektir. ÇE'lar iki basamaklı emulsifikasyon yöntemiyle oda sıcaklığında hazırlandı. Parafin, Miglyol818 ve paraffin ve Miglyol karışımı yağ fazı olarak kullanıldı. AbilEM90 ve PluronicF127 lipofilik ve hidrofilik emülgatör olarak kullanıldı. Niasinamid suda çözünebilen dermakozmetik etkin madde olarak kullanıldı. ÇE'lar yüksek iç faz içeriği ile hazırlandı. ÇE'ların stabilitesi viskozite, iletkenlik ve damlacık boyutu ölçümleri ile değerlendirildi. Yapı analizi parametreleri olan sertlik, kohesiflik ve kıvam farklı problar kullanılarak ölçüldü. Sonuçlar yağ fazının özelliğinin ÇE'ların özelliklerini etkilediğini gösterdi. Özellikle yağın polaritesi niasinamidin iç sulu fazdan dış faza geçişinde önemli bir rol oynadı. Salım verileri iç sulu fazda hapsedilmiş niasinamidin salım hızının yavaş ve altı saat içinde salınan miktarının % 60'dan az olduğunu gösterdi. Efektif difüzyon katsayısı emülgatör konsantrasyonundan ve yağ miktarından etkilendi. Lipofilik emülgatörün artışı ile salım hızının gecikmesi doğrusallık gösterdi. Bununla beraber hidrofilik emülgatörün miktarının artması salım hızını azalttığı bulundu. Zamanla ÇE'ların viskoziteleri azaldı ve elektriksel iletkenlikleri arttı. Yapı analizi çalışmalarından elde edilen sonuçlara göre emülgatörün miktarının elastikiyet üzerinde belirgin bir etkisi olmadığı ancak hidrofilik emülgatörün miktarının kohesiflik üzerinde az bir etkisi olduğu bulundu. Sertlik ve kayma işi arasında negative bir korelasyon bulundu. ÇE'ların yapı analizleri ile ilgili kesin bilgileri elde etmek için daha fazla çalışma yapılması gerektiği sonucuna ulaşıldı. Sonuç olarak Miglyol veya Miglyol/sıvı parafin karışımı kullanılarak niasinamid içeren su/yağ/su ÇE'lar formüle edilebildi. Ancak daha stabil çoklu emülsiyonlar için daha fazla çalışma gereklidirAnahtar kelimeler: Çoklu emülsiyonlar, niasinamid
Stratejik yönetimde strateji geliştirme araçları: Kozmetik ürünleri alanında rekabet algılaması
Stratejik yönetim ve strateji geliştirme araçlarının kullanımının önemi işletme karar vericileri için her geçen gün artmaktadır. Bu açıdan stratejik yönetim ve strateji belirleme araçlarının kullanımı ve bu alandaki gelişmelerin izlenmesi gerekli ve yararlı olmaktadır. Bu genel amaçlar doğrultusunda ele alınan çalışmanın birinci bölümünde, stratejik yönetimin tanım, önem ve özellikleri incelenmiş, stratejik yönetimin tarihsel gelişimi, tasarım, planlama konumlandırma, girişimcilik, bilişsel öğrenme, güç, kültür, çevre ve biçimleşme okulları temellerinde ele alınmış, stratejik yönetim süreci stratejik analiz ve stratejik geliştirme, strateji seçimi ve uygulanması başlıkları altında incelenmiştir.İşletme stratejileri ve strateji geliştirme teknikleri adlı ikinci bölümde, büyüme, mevcut durumu koruma, geri çekilme ve karma stratejiler başlıkları çerçevesinde jenerik stratejiler ele alınmıştır. Strateji geliştirme teknikleri örgütün mevcut durumuna, çevresine ve yönetsel boyutuna yönelik olarak ele alınmış, ilaveten portföy matrisleri ve yardımcı teknikler incelenmiştir. Bu çerçevede örgütün yönetsel boyutuna yönelik tekniklerden, işletme sosyal performans analizi, yönetim yapabilirlik analizi, üst yönetim yapabilirlik analizi ve space analizleri, örgütün çevresine yönelik tekniklerden örgüt paydaş analizi ile örgütün mevcut durumuna yönelik tekniklerden stratejik dört faktör analizi Türkçe literatüre kazandırılmaya çalışılmıştır.Kozmetik ürünleri alanı rekabet algısı analizini içeren üçüncü bölüm bulgu ve sonuçlarının ele alındığı üçüncü bölümde, kozmetik ürünleri alanı rekabet algısı analizi yapılmış, rekabet algısının işletme özelliklerine göre farklılaşıp farklılaşmadığı araştırılmıştır. Elde edilen bulgular, kozmetik ürünleri alanı rekabet algısının ortanın üzerinde bir şiddette olduğu ve işletme demografik özelliklerine göre farklılaştığı yönünde olmuştur.
Kozmetik amaçla kullanılacak kinetin nanoemülsiyon formülasyonunun geliştirilmesi
Emülsiyonlar, cilt bakım ürünleri için en çok kullanılan taşıyıcı sistemlerdir ve farklı tekniklerle hazırlanabilirler. Emülsiyonları hazırlamak için yüksek sıcaklık, yüksek enerji veya organik solvan kullanımı gerekebilir. Ancak yüksek sıcaklık, aktif maddelerin kimyasal yapısını bozabilir. Bu nedenle bu çalışmada yüksek sıcaklık ve yüksek enerji gerektirmeyen emülsiyonlar üzerinde çalışıldı. Esansiyel bitkisel büyüme faktörü olan kinetin, yaşlanma belirtilerini giderici güçlü bir antioksidan maddedir. Bu çalışmanın amacı, kinetini canlı epidermis tabakasına ulaştıracak emülsiyon formülasyonu geliştirmektir. Damlacık boyutunun bu amaca uygun olmasının sağlanabilmesi için hem organik solvan içeren (etanol) su/yağ tipi, hem de organik solvan içermeyen yağ/su tipi emülsiyonlar geliştirildi. Deri üzerine uygulanabilirliğin sağlanması için, etanol içermeyen sistemlerin viskoziteleri HPMC K15M ile artırıldı. Tüm formülasyonlara % 0,1 oranında kinetin eklendi. Etanol içeren formülasyonlarda damlacık büyüklüğü nanometre boyutunda iken, etanol içermeyen formülasyonlarda mikrometre boyutundadır. Hazırlanan etanol içermeyen ve etanol içeren formülasyonlardan kinetin salımının Higuchi kinetiğine uygun olduğu, etanol içermeyen formülasyonların non- Newtonian akış özelliği gösterdikleri, etanol içeren formülasyonların ise Newtonian akış özelliği gösterdikleri tespit edildi. Etanol içermeyen viskozitesi artırılmış emülsiyonların oda sıcaklığında altı ay süresince stabil olduğu, etanol içeren emülsiyonların ise dört ay boyunca stabil kaldıkları belirlendi. Anahtar Kelimeler: Nanoemülsiyonlar, kinetin, yumurta lesitini.
Kuaförlük ve güzellik bilgisi öğretmenlik programında yer alan, cilt bakım kozmetikleri ve bakım teknikleri I-II ve uygulamaları derslerinin içeriğine ilişkin görüşler
Toplumu oluşturan her bir birey kendine özgü sorumlulukları içerisinde, belirli bir kültür ortamında bulunmaları sonucu ihtiyaç belirleme gereksinimi içerisindedir. Gerek toplumun ihtiyaçları, gerekse kültürün geliştirilmesi açısından bilinçli veya kasıtlı bir eğitim her zaman söz konusudur. Bireylerin eğitilmesi ve eğitim sayesinde istendik davranışların oluşturulabilmesi ve bunları doğru bir şekilde kullanabilmesinin öğretilmesi beklentisi eğitim kurumlarının gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Eğitim kurumları, eğitim verme açısından; örgün eğitim ve yaygın eğitim alt sistemlerinden oluşmuştur. Gerek örgün gerekse yaygın eğitim kurumlarında bireyin geliştirilebilmesi ve eğitilebilmesi açısından eğitim programlarının hazırlanarak uygulanması gerekliliği ortaya çıkmıştır. Program geliştirme kapsamında bireylerin ihtiyaçlarının belirlenmesi ve analiz edilmesi sonucu amaç, içerik, yöntem,Uzmanları, Dermatologlar ve Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Öğretmenlik Programından mezun olmuş Kuaförlük ve Cilt Bakımı Öğretmenleri olmak üzere toplam 457 kişinin görüşü alınarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma, Tarama Modeline dayalı, Betimsel Araştırma Yöntemi ile yapılmıştır. Araştırmada kullanılan anket, Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Öğretmenlik Programında yer alan Cilt Bakım Kozmetikleri ve Bakım Teknikleri I, Cilt Bakım Kozmetikleri ve Bakım Teknikleri II ve Cilt Bakım Kozmetikleri ve Bakım Uygulamaları derslerinin içeriklerini belirlemek üzere araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Anketin hazırlanabilmesi için Güzellik Uzmanları, Dermatologlar ve Öğretmenlerden oluşan rasgele belirlenmiş 30 kişiyle ön görüşme yapılıp, uzman görüşü alınmıştır. Uzman görüşleri doğrultusunda hazırlanmış olan anket ön test olarak Güzellik Uzmanları, Dermatologlar ve Öğretmenlerden oluşan 50 kişiye uygulanıp hazırlanan soruların güvenirliği tespit edilmiş ve işlemeyen sorular anketten çıkarılmıştır.olduğu görülmüştür. 3 grupla ilgili sorularda; "Yüzün Bölgesel Deri Özellikleri ve Yüz Masajı (46-47)", "Erkekler İçin Günlük Bakım ve Elektroestetik Cihazlarla Yapılan Bakım Uygulamalarında Kullanılan Kozmetikler ve Kullanım Bilgileri (57)" ve "Erkekler İçin Günlük Bakım Uygulamaları (58)" sorularında anlamlı bir farklılığın olmadığı görülmektedir. Araştırma sonucunda elde edilen veriler doğrultusunda sorulara verilen cevapların aritmetik ortalamalarının değerleri, tek yönlü varyans analizi (F Testi) ve Tukey Testi sonuçları dikkate alınarak Cilt Bakım Kozmetikleri ve Bakım Teknikleri I, Cilt Bakım Kozmetikleri ve Bakım Teknikleri II ve Cilt Bakım Kozmetikleri ve Bakım Uygulamaları dersleri için önerilen konular ve konu analizleri belirlenmiştir.
Bazı kozmetik ürünlerin mikrobiyolojik incelenmesi
Kozmetik ürünler hem formülasyonlarındaki bileşenler hem de yapısal özellikleri nedeniyle mikroorganizmaların üremesi ve çoğalması için uygun ortamlar sunmaktadır. Kontaminasyonu engellemek adına formülasyonlarda bulunan koruyucular önemli bir role sahiptir. Ancak, kullanıcı kaynaklı üremelerin kozmetik ürünlerdeki mikrobiyal kontaminasyon üzerinde önemli bir etkisi olabilmektedir. Çalışmada birden fazla veya tek bir kişiye ait kullanılmış kozmetik ürünlerin mikrobiyal yükü araştırılmış ve kozmetik ürünlerin açıldıktan sonraki kontaminasyon sebepleri vurgulanmak istenmiştir. Analize girmiş olan toplam 200 ürünün 56 ürününde Kozmetik Ürünlerin Mikrobiyolojik Kontrolüne İlişkin Kılavuzuna göre limit dışı üreme bulunmuştur ve 56 ürünün 32'sinde ürünlerde bulunmaması gereken mikroorganizmalar bulunmuştur. Özellikle, kullanılmış kozmetik ürünlerdeki mikrobiyal kontaminasyonun incelenmesi, çeşitli ürün grupları arasında önemli farklılıkları ortaya koymaktadır. Likit ruj gibi kapalı sistem ambalajlarda bulunan ürünlerde limit dışı üreme görülmemesi, kullanıcı dostu ve hijyenik depolama koşullarının önemini vurgulamaktadır. Ancak, toz grubundaki ürünlerde yüksek oranda limit dışı üreme gözlenmesi, açık ortamlarda ve sıkça dokunulan yüzeylere maruz kalan ürünlerde kontaminasyon riskinin arttığını göstermektedir. Bu durum, üreticilerin ve tüketicilerin daha bilinçli ve hijyenik kullanım alışkanlıkları geliştirmesi gerektiğini öne sürmektedir. Bu bağlamda, düzenli temizlik ve dezenfeksiyon işlemleri, kullanılan makyaj araçlarının temizliği ve ürünlerin son kullanma tarihlerine dikkat edilmesi gibi adımlar kozmetik ürünlerin güvenliğini artırmak için kritik bir öneme sahiptir.
Kamuflaj makyaj yöntemleri ve uygulamaları üzerine bir araştırma
ÖZET Kamuflaj makyaj yüzdeki ve vücuttaki kusurları gizlemek amacıyla uygulanan, yüksek örtme gücüne sahip, sürtünmeye, terlemeye ve suya dayanıklı, cilde uyumlu farklı bir makyaj tekniğidir. Kamuflaj makyaj, yüzdeki hat ve renk kusurlarını kamufle ederek temel makyaj için ideal bir cilt yüzeyi sağlamaktadır. Travma, yanık, pigmentasyon problemleri ya da doğuştan gelen hat ve renk kusurları, cerrahi yöntemlerle giderilebildiği gibi kamuflaj makyaj ile gizlenebilir. Cerrahi yöntemler bu kusurların giderilmesinde kalıcı çözümler de getirse pahalı ve riskli bir yöntem olduğundan ülkemizde tercih edilme oranı oldukça düşüktür. Kamuflaj makyaj yöntemleri ile yapılan uygulamalar risk taşımaz, kolay uygulanabilir ve ekonomiktir. Ayrıca estetik cerrahi sonrası hastaların iyileşme safhasında yüzde oluşan geçici travmatik oluşumları gizleyerek, kişinin bu dönemde sosyal yaşantısına devam etmesine yardımcı olan doğal bir görüntü elde etmek için tercih edilen en güvenilir yöntemdir. Kamuflaj makyaj kozmetikleri, geleneksel kozmetik ürünlerden farklı olarak kapatıcı özellik taşımakta ve su geçirmeme, şeffaf olmama gibi çeşitli özelliklerinin yanısıra, uygulama sonrasında uygulandıkları yüzey üzerinde çeşitli makyaj tekniklerinin uygulamasına da olanak sağlamaktadır. Kamuflaj makyaj doğuştan olan izler, yara izleri, pigmentlerden kaynaklanan kusurlar, yanık izleri, akneden kalan izler, dövmeler, benler ve ameliyat sonrası yara izleri üzerinde uygulanabildiği gibi dermabrazyon, kimyasal peeling ve plastik cerrahi sonrası hastaların iyileşme safhasında da bu yöntemlerden faydalanılabilmektedir.
Kuaförlük ve güzellik bilgisi öğretmenlik programında yer alan kozmetik ürünleri I ve kozmetik ürünleri II derslerinin içeriğine ilişkin görüşler
Bu araştırmada, belirlenen hedef grupların Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Öğretmenlik Programında yer alan Kozmetik Ürünler I ve Kozmetik Ürünler n derslerinin içeriğinde yer alması gereken konulara ilişkin görüşleri saptanmaya çalışılmıştır. Araştırma 2002-Kasım / 2003-Mayıs tarihleri arasında Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Elemanları, Ankara'da bulunan devlet üniversitelerinde kozmetik ürünler konusunda doğrudan ve/veya dolaylı eğitim veren akademisyenler, Türkiye genelinde çalışan Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Öğretmenlik Programından Mezunlar, Ankara ve İstanbul 'da rasgele seçilen güzellik salonu / merkezi, kuaför salonu ve eczanelerde çalışan kozmetik uygulayıcı-satışmı yapanlar olmak üzere toplam 454 kişinin görüşü alınarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada kullanılan anket, Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Öğretmenlik Programında yer alan kozmetik ürünler derslerinin içeriklerim belirlemek üzere araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Ankette örneklemin Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Öğretmenlik Programında yer alan Kozmetik Ürünler I ve Kozmetik Ürünler II derslerinde önerilen hangi konuların okutulup hangi konuların okutulmaması konusundaki görüşleri 1 bölüm halinde düzenlenmiştir. Araştırma bulguları aşağıda özetlenmiştir. 1. Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Elemanları, Kozmetik Ürünler I ve Kozmetik Ürünler II derslerinin içeriğine ilişkin yöneltilen 86 öneriden; "derinin ileri düzeyde fizyolojisi bilgisi " ve "derinin ileri düzeyde anatomi bilgisi okutulmalı" konularını eleyerek diğer 84 madde de önerilen konuların okutulması gerektiğini düşünmektedirler.11 2. Kozmetik ürünler konusunda eğitim veren akademisyenlerin, Kozmetik Ürünler I ve Kozmetik Ürünler n derslerinin içeriğine ilişkin yöneltilen 86 öneriden; "kozmetik kavramının tarihsel gelişimi her bir kozmetik ürün için ayrı okutulmalı", "derinin ileri düzeyde fizyolojisi bilgisi " ve "derinin ileri düzeyde anatomi bilgisi okutulmalı" konularım eleyerek diğer 83 madde de önerilen konuların okutulması gerektiğim düşünmektedirler. 3. Kuaförlük ve Güzellik Bilgisi Eğitimi öğretmenlik Programından Mezunların Kozmetik Ürünler I ve Kozmetik Ürünler II derslerinin içeriğine ilişkin yöneltilen 86 öneriden; "kozmetik kavramınm tarihsel gelişimi her bir kozmetik ürün için ayrı okutulmalı", "kozmetik ürünlerin Japonya' daki yasal düzenlemeleri", "derinin ileri düzeyde fizyolojisi bilgisi " ve "derinin ileri düzeyde anatomi bilgisi okutulmalı" konularını eleyerek diğer 82 madde de önerilen konuların okutulması gerektiğini düşünmektedirler. 4. Kozmetik uygulayıcıların / kozmetik satıcıları Kozmetik Ürünler I ve Kozmetik Ürünler n derslerinin içeriğine ilişkin yöneltilen 86 öneriden; "kozmetik kavramının tarihsel kronolojik sıraya göre okutulmalı", "kozmetik kavramınm tarihsel gelişimi her bir kozmetik ürün için ayrı okutulmalı", "kozmetik ürünlerin Amerika' daki yasal düzenlemeleri okutulmalı", "kozmetik ürünlerin Japonya'daki yasal düzenlemeleri", "derinin ileri düzeyde fizyolojisi bilgisi " ve "derinin ileri düzeyde anatomi bilgisi okutulmalı" konularım eleyerek diğer 80 madde de önerilen konuların okutulması gerektiğini düşünmektedirler. Yapılan araştırma sonucunda elde edilen verilere uygun olarak Kozmetik Ürünler I ve Kozmetik Ürünler II dersleri için önerilen konular ve konu analizleri belirlenmiştir.
Üniversite öğrencilerinin kişisel saç bakımları konusundaki bilgi ve alışkanlıklarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı üniversite öğrencilerinin kişisel saç bakımı konusundaki bilgi ve alışkanlıklarını incelemektir. Bu amaç doğrultusunda, ilk olarak öğrencilerin sahip oldukları saçın özellikleri, bakım yaptırma nedenleri, saç bakımına ilişkin bilgi kaynaklan, kozmetik ürün seçiminde dikkat ettikleri özellikler ve en sık karşılaştıkları saç problemleri araştırılmıştır. Daha sonra da, öğrencilerin saç yıkamaya, fon çektirmeye, permananta, saç boyamaya ve saç kesimine ilişkin alışkanlıkları araştırılmıştır. Araştırma evrenini Gazi Üniversitesi öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklem ise 2001-2002 öğretim yılında Mesleki Eğitim Fakültesi, Eğitim Fakültesi, İktisadi İdari Bilimler Fakültesi ve Ticaret Turizm Eğitim Fakültesi'ne devam eden 450 bayan öğrenciden ibarettir. Araştırmada öğrencilerin saç bakımı konusundaki bilgi ve alışkanlıklarım ortaya koymak için araştırmacı tarafından anket hazırlanmıştır. Elde edilen verilerin yüzde, frekans ve kay-kare analizleri yapılmıştır. En düşük önem düzeyi 0.05 alınmıştır. Üniversite öğrencilerinin kişisel saç bakımlarına ait genel bilgileriyle ilgili olarak, %41.6'sımn ince telli saçlara, %38.4'ünün normal telli saçlara, %20'sinin ise kaim telli saçlara sahip olduğu tespit edilmiştir. Yine öğrencilerin şekline göre saçlarının yapısının %50.5'inin dalgalı, %40.9'unun düz, %8.7'sinin de kıvırcık olduğu görülmüştür. Bununla birlikte öğrencilerin saçlı derilerinin durumları incelendiğinde ise %45..6'sının normal saçlı deriye, %28.4'ünün yağlı saç ve saçlı deriye, %14.2' sinin ise kuru saç ve deriye sahip olduğu belirlenmiştir. Ayrıca öğrencilerin doğal saç renklerinin ise %51.5'inin kestane-kahve saç rengine, %27.8'inin kumral saç rengine, %15.8'inin siyah saç rengine, %4'ünün ise san saç rengine sahip olduğu görülmüştür. Üniversite öğrencisi bayanların %42.9'unun saç sağlığım korumak için balam yaptırdıkları, bu konuda en fazla kuaförlerden bilgi aldıkları (%41.3), %30.2'sininayda bir kez kuaföre gittikleri ve kuaför tercihini belirleyen en önemli faktörün kuaförün bilgili ve becerili olması olarak tespit edilmiştir. Öğrencilerin kuaförde en çok yaptırdıkları işlemlerin, işlem sıklığına göre %69.3'ûnün fön, %43.6'sının kesim, %13.6'sının yıkama, %6.3'ünün boya ve %5.7'sinin ise perma olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin en sık karşılaştığı problemlerden %32.9'unun saç dökülmesi, %13.1'inin kırılma ve çatallaşma olduğu görülmüştür. Öğrencilerin kozmetik ürün seçerken en çok dikkat ettikleri özelliği saçların yapısına uygun olması gerektiğini belirtmişler ve bu konuda en çok reklamlardan etkilendiklerini ifade etmişlerdir. Öğrencilerin saç yıkamayla ilgili görüş ve alışkanlıklarına ait bilgilerin verildiği bölümde üniversite öğrencisi bayanların %98.2'sinin saçlarını yıkamak için şampuan kullandıkları tespit edilmiştir. Geçici şekillendirmeyle ilgili görüş ve alışkanlıklarının verildiği bölümde, öğrencilerin %75.3'ünün saçlarına fön çektirdikleri belirlenmiştir. Üniversite öğrencilerinin kalıcı şekillendirmeyle ilgili görüş ve alışkanlıklarına yer verilen bölümde, öğrencilerin %14.7'sinin saçlarına permanant yaptırdıkları tespit edilmiştir. Saç boyamaya ait görüş ve alışkanlıklarla ilgili bölümde, öğrencilerin %46' sının saçlarını boyattıkları/boyadıkları belirlenmiştir. Üniversite öğrencilerinin saç kesimine ait görüş ve alışkanlıklarının verildiği bölümde, öğrencilerin %29.4'ünün üç ayda bir, %27.1'inin altı ayda bir, %16.4'ünün iki ayda bir, %12.4'ünün ise ayda bir saçlarını kestirdikleri tespit edilmiştir. En çok tercih edilen kesim modelinin ise %55.8 ile katlı kesim olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte üniversite öğrencilerinin %33.1'inin kesim sırasında kullanılan aletlerin steril durumuna dikkat etmedikleri görülmüştür.
Kozmetik sektöründe X kuşağının tüketim seçimlerini etkileyen faktörler üzerine bir araştırma
Kozmetik sektörü son yıllarda en çok büyüyen sektörlerden biri olmuştur. Kadın tüketiciler kadar erkek tüketciler için de kişisel bakım ürünlerinin ve markalarının arttığı, kozmetik ürünlerinin makyaj ve cilt bakımı merkezinden bir çok kategoriye çeşitlendiği, gerek online gerekse fiziki tüm perakende formatlarında geliştiği görülmektedir. Ekonomik krize rağmen her kanalda ilerleyen bu sektördeki gelişmeler farklı sebeplerle açıklanmaktadır. Bu tezde, uzun tüketici geçmişi, yüksek tüketim gücü ve artan bakım ihtiyacı dolayısı ile X kuşağının kozmetik tüketimine odaklanılmıştır. X kuşağının günümüz iletişim, kanal ve ürün çeşitliliği içinde kozmetik ürünleri tüketiminde nelerden etkilendiğini anlamayı amaçlamaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde; tüketici davranışları kavramı, tüketici davranışlarına etki eden faktörler ve satın alma süreçleri ele alınmıştır. Takiben tüketici kuşakları kavramı ve farklı kuşaklar incelenmiş ve X kuşağı tanıtılmıştır. X kuşağı tüketicileri ile gerçekleştirilen anket öncesinde kişisel bakım kavramı, kendini yeniden tanımlayan ve yapılandıran kozmetik sektörü, kozmetik markaları ve X kuşağının kozmetik tüketimi ele alınmıştır. Anket tasarımının ilk adımı olarak geniş ve dağınık ürün çeşitliliğini anlamak adına kozmetik marka temsilcileri ile bir kalitatif çalışma yapılmıştır. Kadın ve erkek için arzı olan ve kabul gören alt gruplar, ürün ağacı, kanallar sorgulanarak kapsam ve dil pratiği güçlendirilmiştir. Yüzyüze ve online yapılan anket çalışmasında, iki kategorik değişken arasındaki ilişkinin belirlenmesinde kullanılan ki kare test tekniği ile bağımsız iki grubun nicel bir değişken açısından karşılaştırılmasında kullanılan t test tekniği kullanılmıştır. Bu testlerle, kozmetik sektöründe X kuşağının tüketim seçimlerinde, hangi kategorilerin daha fazla kullanıldığı ve hangi bilgi kaynağına göre satın almaya karar verdikleri ortaya konmaya çalışılmıştır. Sonuç olarak, X kuşağının önemli oranda cilt bakım ürünlerini kullansa da kategori olarak en sık ağız - diş sağlığı ve saç bakım ürünlerini kullandıkları görülmektedir. Kozmetik ürünlerini beklenen güzellik, yaşlanma ya da trendler endişesinin aksine temiz ve hijyenik olmak amacıyla öncelikle kullandıkları görülmüştür. Yeni ürün ve markaları denemeye açık olsalar da birkaç ayda bir yeni ürün ya da marka denemektedirler. Kozmetik ürünleri satın alırken aile, arkadaş ve tanıdık gibi referans gruplarından etkilenerek ürün satın aldıkları, kadınların sadece eczane, güzellik uzmanı ve dermatolog görüşünden erkeklerden daha çok etkilendiği tespit edilmiştir.
Kadın kozmetik ürün reklamlarının göstergebilimsel yöntem aracılığıyla çözümlenmesi
Kozmetik ürün reklamları, günlük hayatımızda sıkça karşılaştığımız reklamlar arasındadır. Reklam çözümlemelerinde de göstergebilimden faydalanılmakta, ürünlerin sloganları ya da göstergeleri ise izleyiciye, tüketiciye hissettirdiği duygu, düz anlam, yan anlam ya da dilsel anlamda çeşitli kodlar barındırmaktadır. Bu tez çalışmasında; 2013 Mart-Haziran sayısı olan, Elele, Instyle, New Beauty ve Vogue dergilerindeki kozmetik ürünler, televizyon reklamları, eczane düzenlemeleri ve internet reklamları incelenerek, izleyiciye sunulan, ?kusursuz olma? hissi uyandırdıkları, gösterilen modellerde bahsedilen sorunların (akne, selülit, kırışıklık, vs.) olmadığı, mevsime bağlı olarak değişkenlik gösteren ürünler ve anlamlar (yazın, güneşten koruyan kremler, kışın, soğuktan koruyan kremlerin olduğu gibi) olduğunu, göstergebilimsel çözümleme yöntemi olan Roland Barthes?in dilsel ileti, şifrelenmiş görüntüsel ileti ve şifrelenmemiş görüntüsel ileti anlamında çözümlemesi yapılmaktadır.
Bir güzellik miti olarak kozmetiğin yeni medyada algı yaratısı: Instagram'da influencer
Modern toplumun tek gerçeği gösteridir. Bu yeni toplumsallık durumunun kutsalı olan gösteri, toplumda meydana gelen olayları meşrulaştırıp gizlemektedir. İmaj ve kopyalardan oluşan bu yeni toplumsal gerçeklikte gösteri, insanlara ihtiyaçları olmayan şeyleri ihtiyaçları varmış gibi inandırmakta ve gerçekçi olmayan kaygılar, belirsizlikler yaratmaktadır. Bu çalışmanın amacı bir güzellik miti olarak kozmetiğin yeni medya platformlarından olan Instagram'da influencer örneğinde nasıl bir güzellik algısı ortaya çıkardığını incelemektir. Bu incelemeyle birlikte Instagram güzellik kategorisi influencerlarının kozmetik kullanımını teşvik ettiği ve takipçilerinin görsel algılarını değiştirdiği gözlemlenmektedir. İnsanlar yüzü algılamakta diğer nesneleri algılamalarına göre daha hızlı bir şekilde tepki göstermektedirler. Yüz özelliklerinin değerlendirilmesi kişinin cinsiyeti, yaşı, ırkı duygular, güvenilir olup olmama, çekicilik ve niyet gibi bilgileri insanlara sağlamaktadır. Günümüzde güzellik algısı medya ve yeni medya araçları ile oluşturulmaktadır. Medyadaki bu güzellik algısı bireylerin düşünce ve yaşam biçimlerini şekillendirmektedir. Gerçekleştirilen bu araştırma içerisinde Instagram'da güzellik kategorisinde en çok takipçisi olan 10 influencerın profillerindeki Haziran ayından Kasım ayının sonuna kadar paylaşmış oldukları postlara bakılacak ve postlar içerisinde de yüz odaklı fotoğrafları içerik analizi yöntemiyle incelenecektir. Bunlardan her bir influencerın en çok beğeni alan iki fotoğrafı tez içerisinde yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Kozmetik, yeni medya, instagram, influencer, güzellik algısı
Çocuk bakım ürünleri ambalaj tasarımlarının yapısal çözümlemesi
Ambalajlar günlük yaşantının o kadar içerisindedir ki çoğu zaman satın alma aşaması ve kullanım alanlarındaki önemi fark edilmemektedir. Günümüzde her sektör için aktif bir satış aracı haline gelmiş olan ambalaj tasarımlarının ilk örnekleri arasında sabun ve kozmetik ürünlerin ambalajları yer almaktadır. Süreç içerisinde ise, kozmetik sektörü gerek ürün çeşitliliği gerekse hedef kitle açısından hızla genişlemiştir. Son dönemde, hedef kitleye yeni eklenen bir grup da çocuklar olmuştur. Çocuk grubunun merkezi olan ve `tween' olarak adlandırılan 8-12 yaş arası çocuklar için birçok ürünün geliştirilmesi ve ürünlerin pazara girmesi aşamasında üretici ve tasarımcıların gerekli donanıma sahip olmamaları sonucunda, hedef kitle kendisine özel tasarlanmış ürün bulmakta zorlanmaktadır¬. Bu durumu aşmak için tasarım ve pazarlama alanlarının kültürler içerisind¬e sürekli olarak yenilenen kodları etkin kullanarak tüketici davranışını algılaması gerekmektedir. Hedef kitle ile etkili iletişim kurabilmek yalnızca tasarım öğelerinin bir araya getirilmesiyle değil, kavramsal alt yapıya sahip olunmasını da gerektirmektedir. Bu bağlamda, varolan tasarımları çözümleme ve etkin tasarımlar gerçekleştirmek üzere göstergebilimsel yöntem kullanılmaktadır. Bu yöntem, içerisinde yer alınan göstergeler dünyasını saptama, deşifre etme ve yeniden kodlama imkanı vermektedir. Çalışma tüketici üzerinden değil; `metin'lere odaklanarak kültür ve iletişime doğrudan uygulanmaktadır. Bu açıdan yöntem kültürel farkındalık, kategori içindeki iletişimin analizi, tüketicinin belirtmediklerinin algılanması açısından önemlidir. Burada genel iletişim teorilerinin aksine göstergeler üzerinden anlamın üretim ve iletimi ön plandadır. Pazarlama iletişimi önemini korurken analiz için yöntem, tasarım öğeleri-ambalaj-tüketici ilişkilerine uygulanmaktadır. Sonuç olarak; ortak bir dil oluşturarak çocuklara yönelik kozmetik ürün ambalaj tasarımları geliştirilmesi aşamasında yapısal çözümlemenin gerekliliği sunulmuştur.
The influence of a Turkish local cosmetic storytelling brand on consumer brand experience
In the realm of memory retention, narratives tend to hold greater appeal and are perceived as more captivating and memorable compared to straightforward facts. However, there is a lack of substantial empirical evidence concerning the impact of company-developed stories on customers' brand experiences. This research paper aims to fill that gap by examining how a story crafted by a company influences consumers' perception of a brand. The study involves two distinct groups: one exposed to storytelling and another not exposed to storytelling. Using qualitative method, ın-depth interviews were conducted with participants from each group, focusing on a local Turkish cosmetic brand that was established in 2019, with the product under investigation launched in 2020. The comparison between these two groups revealed significant differences. Customers who heard the brand's story expressed considerably more favorable opinions and displayed a greater willingness to pay a premium for the product. This study contributes to the field of brand management by showcasing the impact of storytelling on consumer experiences. The findings hold crucial managerial implications, illustrating how brand narratives can be effectively utilized to create and reinforce positive brand associations. However, further research is necessary to fully comprehend the mechanisms through which stories influence consumer responses to brands, as indicated by a review of previous research and the study's results. Keywords: Storytelling, Brand Experience, Brand Associations, Brand Value, Qualitative Method
Kozmetik ürünlerine ayrılan bütçe ve güzellik salonlarının bu bütçeden aldığı pay: Batman ili üzerine bir alan araştırması
Kozmetik sektörü; dünya genelinde hızla büyüyen ve büyük bir pazar oluşturan bir endüstri haline gelmiştir. Bu sektördeki ürünler temel ihtiyaçlar grubunda yer almamasına karşın birçok yaş, cinsiyet ve ekonomik gelir grubunun günlük yaşamda sıkça kullandığı ürünlerdir. Bu çalışmanın temel amacı, Batman il merkezinde kozmetik ürünlerin kullanımında yaş, cinsiyet ve gelir gruplarına göre nasıl bir değişim olduğunu belirlemek, kozmetik ürünlere harcanan para miktarını, kozmetik kapsamındaki ürünlerin hangilerine daha fazla bütçe ayrıldığını ve güzellik merkezlerinden alınan hizmet için ayrılan bütçeyi tespit etmektir.Bu amaçla ankete dayalı alan çalışması yapılmıştır. Çalışma sonuçlarına göre güzellik merkezlerinden hizmet alma sıklığı arttıkça dışarıdan da kozmetik ürün alımının arttığı bilgisi elde edilmiştir. Batman ili, yüksek nüfus potansiyeli ile kozmetik sektöründe önemli fırsatlar barındıran bir ildir. Bu nedenle il genelinde harcama eğilimleri üzerine yapılan araştırmanın il ekonomisini ve sosyo-ekonomik yapısını anlamada da faydalı olması beklenmektedir.
Kozmetik reklamlarında biyo-iktidar ve gençlik ideolojisi
Bu çalışmada, Michel Foucault'nun kavramsallaştırmış olduğu, bedeni söylemler ve normlar üzerinden kurgulayan ve inşa eden, biyo-iktidar mekanizması aracılığıyla yaşlı bireylere dayatılmakta olan gençlik ideolojilerinin, kozmetik reklamlarındaki ve gündelik hayattaki yansımalarının izi sürülmektir. Modern dönemde iktidar tarafından tekrar kurgulanan beden iktidarın çeşitli denetim, gözetim ve kontrol mekanizmalarından geçmektedir. Çalışmanın özünde iktidarın yaşlı bedene bakış şekli ile onu algılayış ve ona sızış pratikleri ele alınmaya çalışılmıştır. Bu noktada bu çalışma ile yapılmak istenen gündelik hayatın mikro düzeylerinde ve reklamlarda karakteristik bir formda karşımıza çıkan bu bedensel imge ve sembollerin biyo-iktidar temelindeki seslerine odaklanmaktır. Elde edilen sonuçlar arasında biyo-iktidarın, yaşlanma karşıtı uygulamalar, gençlik, zayıflık ve güzellik üzerinden üretmekte olduğu ideal beden algısının özellikle medya aygıtlarında ve söylemsel bir strateji olan reklamlarda ifade zemini bulduğu görülmektedir. Gündelik hayatın mikro noktalarında dahi, iktidar tarafından kurgulanan bu bedenin imge ve sembolleri karşımıza çıkmaktadır. Bu bağlamda modern tüketim toplumunda kentsel mekânda, sosyal ve siyasal süreçlerde aktif rol almaya başlayan ve görünürlükleri artan yaşlı bireylerin hızla gerçekleşen toplumsal değişim ve dönüşüme bedensel ve zihinsel olarak uyum sağlamaları beklenmektedir. Teknolojik gelişmelere hâkim, modayı takip eden, yeni trendlerin farkında olan; güncel, bakımlı, hijyen kurallarına uygun, stil sahibi ideal bir yaşlı birey imgesi biyo-iktidar tarafından kabul görmektedir. Arzu edilen bu bedene ulaşmak ise kapitalizmin isteği doğrultusunda tüketimden geçmektedir. Anahtar Kelimeler: Biyo-iktidar, Kozmetik Reklamları, Gençlik İdeolojisi, Yaşlılık.
Erkeklerin kozmetik tüketimini etkileyen temel değişkenlere yönelik bir araştırma
Tüketici davranışlarında cinsiyet farklılıkları incelenirken öncelikli olarak kadın tüketiciler üzerinde durulmuştur. Bunun yanında dış görünüşüne özen gösteren erkeklerin de sayılarının gittikçe artması erkek tüketicileri de önemli bir pazar haline getirmiştir. Kişisel bakımına zaman ve para harcayan erkeklerin sayısı gittikçe artmaktadırlar. Birçok marka erkek kozmetik pazarında faaliyet göstermeye başlamıştır. Pazar araştırmaları göstermektedir ki önümüzdeki yıllarda erkek kozmetik pazarı daha da büyüyecektir. Çalışmada öncelikle erkeklerin kozmetik tüketimini etkiyen faktörlerin analizi ve erkeklerin kozmetik tüketim davranışının anlaşılması hedeflenmiştir. Bu sebeple tezde ilk bölümde erkek tüketicilerin genel özellikleri anlatılmış ve ?bakımlı? olarak tanımlanan erkeklerin bazı sektörler bazında tüketim davranışları incelenmiştir. İkinci bölümde dünyadaki ve Türkiye?deki erkek kozmetik tüketim pazarından ve erkeklerin kozmetik tüketimini etkileyen temel değişkenlerden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde ise Türkiye?de erkek kozmetik tüketimi ile ilgili uygulama yapılmıştır. Bu çalışmada elde edilen bulgular, ülkemizde bir literatür çalışması bulunmamasından dolayı bundan sonraki çalışmalar için başlangıç olacaktır. Çalışmadaki bulgular erkeklerin bakım, kozmetik ürünlerine soğuk bakmadıklarını ancak henüz günlük rutinlerinin içine almadıklarını da göstermiştir.