Language

183 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Dil ve konuşma sorunlu çocukların sesbilgisel çözümleme yöntemi ile değerlendirilmesi ve konuşma örüntülerindeki sesbilgisel özelliklerin betimlenmesi

ÖZET Bu araştırma, dil ve konuşma sorunlu çocukları sesbilgisel yaklaşıma dayalı eğitsel bir yöntem ile değerlendirmek ve bu çocukların konuşma örüntülerindeki sesbilgisel özellikleri betimlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma durum saptamaya yönelik bir tekil tarama modeline göre desenlenmiştir. Tarama modelleri içerisinden vaka incelemeye dayalı tek-denek desenlemesi "sağaltım öncesi değerlendirme" amacı ile kullanılmış ve konuşma dili verilerinin değerlendirilmesinde kesit alma yaklaşımlı an'sal tarama tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın deneklerini Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü'ne dil ve konuşma sorunu nedeniyle sağaltım için başvurup işitme, zihin, görme, dudak- damak yarıklığı gibi yapısal bir özürü ya da işlevsel bir engeli bulunmayan 0-11 yaş arasında 10 çocuk oluşturmaktadır. Araştırma sürecinin gerçekleştirilebilmesi için sesbilgisel çözümleme yöntemine dayalı Türkçe Sesbilgisel Değerlendirme Takımı (TSDT) geliştirilmiştir. TSDT iki aşamadan meydana gelmektedir. İlki konuşma dili verilerinin toplanması, ikincisi ise verilerin değerlendirilmesidir. Konuşma dili verilerinin toplanması aşaması geliştirilen resim-kompozisyon takımı aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Resim-kompozisyon takımı ile toplanan verilerin değerlendirilmesi ise sesçil çözümleme, ses dağarcığı çözümlemesi, ikarşıtlık çözümlemesi, sesbirim dizgesel çözümleme, sesbilgisel işlem çözümlemesi ve gelişimsel değerlendirme aşamalarından oluşmuştur. Araştırmanın başlıca bulguları şunlardır: Araştırmaya alman dil ve konuşma sorunlu çocukların ses dağarcıklarının sınırlı olduğu ortaya çıkmıştır. Araştırmaya alman dil ve konuşma sorunlu çocukların ses dağarcığında bulunan seslerin anlam farklılığı yaratmada karşıtsal kullanılıp kullanılmadığı değerlendirilmiş ve yapılan analizlerde çocukların söyleyişlerinde yetişkin sistemine göre oldukça sınırlı bir sesbirim dağarcığı gözlenmiştir. Araştırmaya alınan dil ve konuşma sorunlu çocukların konuşmada kullandıkları hece yapılanılın nasıl bir özellik gösterdiği değerlendirilmiş ve tüm çocuklarda da tek, iki ve üç heceli yapıların kullanımda olduğu, fakat sözcüklerin hece yapılarının değişime uğradığı görülmüştür. Araştırmaya alınan dil ve konuşma sorunlu çocukların sesbilgisi sistemlerinin nasıl bir özellik gösterdiği değerlendirilmiştir. Bu aşamada çocukların sesbilgisi sisteminde hangi sintagmatik ve paradigmatik sesbilgisel işlemlerin ortaya çıktığı incelenmiştir. Bu inceleme sonucunda çocukların gelişimsel düzeyi değerlendirilmiştir. Araştırmaya alınan dil ve konuşma sorunlu çocuklarda gözlenen sesbilgisel işlemlerin çoğu normal çocuklarda gözlenen sesbilgisel işlemlerdir, ancak bu işlemler gecikmeli olarak ortaya çıkmaktadır-. Gelişimsel değerlendirme dağınık bir gelişme göstermektir. Bazı çocuklarda normal çocuklarda gözlenmeyen gırtlak-durak sesi ekleme,gırtlak- sürtünmeliye dönüştürme ve herhangi bir sesi gırtlak-durak sesiyle değiştirme işlemleri gibi olağan dışı, özgül pek çok işlemin değişken etkileşimi gözlenmiştir. Sesbilgisel işlemlerin çocukların ilerlemiş yaşına rağmen hala baskılanmamış olması nedeniyle karşıtlık işlevinin kaybolması, çocukların konuşmalarındaki söyleyiş örüntülerinde iletişimsel yeterliliği olumsuz etkilemekte ve anlaşılabilirlik düzeyini azalmaktadır. 1 1

DilKonuşma bozukluklarıSes bilgisi+2
Seyhun Topbaş
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1994
00
Master'sOpen AccessTR

Balkan Türkleri çağdaş şiirinde milli temalar üzerine bir araştırma

Araştırma; Batı Trakya (Yunanistan), Bulgaristan, Makedonya, Kosova, Romanya ve Gagavuz topraklarında asırlar boyunca millî varoluş mücadelesini sürdürmeye devam eden Balkan Türklerinin tarihî ve sosyal geçmişini çağdaş Türk şiirinde millî temalar çerçevesinde incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın birinci bölümünü Balkan Türklerinin tarihî geçmişi oluşturmaktadır. Bu bölümde şiirlerin tarihî ve sosyal olaylarla bağlantısını kurabilmemiz amacıyla tarihî bilgi verilmektedir. İkinci bölümü tezimizin ana konusunu oluşturan millî temalar oluşturmaktadır. Bahsettiğimiz millî temalar başlığı altında memleket, dil, milliyetçilik (Türkçülük), göç, savaş ve direniş, din ve Atatürk ile ilgili kaleme alınan şiirler incelenmektedir. Bu nedenle bu konuda yazılan şiirler derlenmiştir. Balkan Türk şairlerinin şiir kitapları, Batı Trakya'nın Sesi, Romanya Demokratik Türk Birliği'nin yayın organı Hak Ses, Türkçem, Sabaa Yıldızı ve Sesler dergilerinin arşivlerinden ve diğer konuyla ilgili antolojilerden derlediğimiz şiirler çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmanın üçüncü bölümünde millî temalar başlığı altında sınıflandırdığımız şiirlerin dil ve üslup yönünden incelemesini yaptık. Bu bölümde başvuru kitabı olarak Doğan Aksan'ın "Şiir Dili" ve "Türk Şiir Dili" kitabı ile İsmail Çetişli'nin "Metin Tahlillerine Giriş 1" kitabından yararlandık. Şiirlerin dil ve üslup incelemesini "Söz Sanatları ve Anlam, Günlük Konuşma Dilinin Kullanımı ve Şiir Yapısı şeklinde üç başlık altında inceledik. Ve araştırmanın ek kısmında incelediğimiz şiirlerden ulaşılması zor olan dergilerdeki şiirleri ekledik. Araştırma boyunca ulaşılan bulgular Balkanların asırlar boyunca geçirdiği tarihî sürecin edebiyatın bir kolu olan şiirden ayrılmadığını göstermektedir. Gerek Osmanlı Devleti'nin hüküm sürdüğü yıllar gerekse Osmanlı'dan sonraki yıllarda meydana gelen olaylar şiirde yansımasını bulmaktadır. Balkan Türklerine uygulanan asimile politikaları, işkenceler, savaş katliamlarının reel boyutu şiirde var olmakta olmaya da devam etmektedir.

Balkan TürkleriBalkanlarDil+4
Cansu Ayvacı
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı uyruklu ilkokul öğrencilerinin eğitim-öğretiminde yaşanan sorunlara ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşleri

Bu araştırmanın amacı, Eskişehir ili ilkokullarında öğrenim gören yabancı uyruklu ilkokul öğrencilerinin eğitim-öğretiminde yaşadıkları sorunları, bu sorunların kaynaklarını ve sorunlara yönelik çözüm önerilerini öğretmen ve öğrenci görüşleri doğrultusunda ortaya koymaktır. Nitel bir araştırma olan çalışmadaki veriler, Eskişehir il merkezinde bulunan sekiz ilköğretim okulunda toplam yirmi bir sınıf öğretmeni ve yirmi dört yabancı uyruklu öğrenci ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilmiştir. Araştırma verileri, içerik analizi tekniği kullanılarak çözümlenmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda araştırmada şu sonuçlara ulaşılmıştır: •Yabancı uyruklu öğrencilerin yaşadıkları genel sorunlar ana teması altında, "Dışlanma", "Dil ve Kültür Farklıkları", "Uyum", "Çevreyle İlişkiler", "Ekonomik Sorunlar" ve "Politik Sorunlar" alt temaları belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre öğrencilerin; Türk örf- adetlerine ve okul kurallarına uyum sağlamadıkları ve Türkiye'yi kabullenemedikleri, yeni hayatlarına uyum sağlayamadıkları, kendi yakınları ile gruplaştıkları ve kapalı bir biçimde yaşadıkları, öğretmen ve akranları ile iletişim kuramadıkları, ten renkleri ve uyrukları nedeniyle zaman zaman yabancı görülüp, dışlandıkları ve öğrencilerin özgüven sorunları yaşadıkları ve yalnızlaştıkları tespit edilmiştir. •Yabancı uyruklu öğrencilerin eğitim-öğretim sürecinde yaşanan sorunlar ana temasında, "Dil ve kültür farklılığı", "Temel dil becerileri", "Anlama", "İfade etme ve yorum yapma", "Programın gerisinde kalma" ve "Akademik başarısızlık" alt temaları belirlenmiştir. Elde edilen verilerden hareketle öğrencilerin, öğretmenini, arkadaşlarını ve çevresindekileri anlamadıkları, iletişim kuramadıkları, kendi duygu ve düşüncelerini ifade edemedikleri ve derslere katılamadıkları, derslerde programın gerisinde kaldıkları ve çoğunlukla öğrencilerin başarısız oldukları sonuçlarına ulaşılmıştır. •Eğitim-öğretim sürecinde yaşanan sorunların kaynakları ana temasında; "Öğrenciden kaynaklanan sorunlar", "Öğretmenden kaynaklanan sorunlar", "Aileden kaynaklanan sorunlar" ve "MEB ve devletten kaynaklanan sorunlar" temalarına ulaşılmıştır. •Öğrenciden kaynaklanan sorunlar ise; "Dil bilmeden eğitim sistemine dâhil olma", "Ara sınıflarda eğitime başlama" "Uyum sorunları yaşama", "Derslere ilgisizlik", "Algıda gerilik" ve "Disiplini bozma" olarak belirlenmiştir. •Öğretmenlerden kaynaklanan sorunlar; "Öğrenci ve aileleri ile iletişimsizlik", "Öğretim teknikleri ve mesleki yeterlilik", "Ölçme-değerlendirme", "Sorunlara çözüm üretmeme" ve "Evrensel bir dil bilmeme" olarak ortaya çıkmıştır. •Aileden kaynaklanan sorunların; "Ailenin maddi durumu", "Ailenin eğitim durumu", "Okul idaresi ve öğretmenler ile iletişimsizlik", "Çocuğa gereken ilgiyi göstermeme" ve "Eğitim ve gelecek planı eksikliği" olduğu belirlenmiştir. •MEB ve devletten kaynaklanan sorunlar ise; "Politik kaynaklı sorunlar", "Eğitim sistemi kaynaklı sorunlar", "Program kaynaklı sorunlar" ve "Türkçe kurs ve materyal eksikliği" olarak tespit edilmiştir. •Yabancı uyruklu öğrencilerin eğitim-öğretiminde yaşadıkları sorunların çözümüne yönelik ortaya konan öneriler, "Öğrencilere", "Öğretmenlere ve Okullara", "Ailelere" ve "MEB'e ve devlete" yönelik öneriler olmak üzere dört tema altında toplanmış ve bu temaların oluşturduğu alt temalar ayrıntılı biçimde açıklanmıştır. Anahtar Kelimeler: Dil, Yabancı Uyruklu Öğrenciler, Eğitim-Öğretim Süreci, Eğitimde Yaşanan Sorunlar

DilEğitim sorunlarıSosyal sorunlar+7
Fisun Güngör
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İngiltere'de yaşayan Türkçe ve İngilizce konuşucusu sıralı ikidilli çocukların dil gelişim performanslarının özgül dil bozukluğu riski açısından incelenmesi

Bu çalışma, anadili Türkçe olup İngilizceyi ikinci dil olarak edinen ikidilli çocukların dil gelişim performanslarını belirlemek ve Özgül Dil Bozukluğu (ÖDB) tanılaması için geliştirilen ölçüm araçları ve testleri ikidilli çocuklarda sınamak amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın katılımcı grubu 6:0-7:11 yaş aralığında Londra'da yaşayan 20 ikidilli çocuktan oluşmaktadır. Çalışmada sözel olmayan zekâ testi ile Türkçe ve İngilizce olmak üzere dil gelişim testleri, cümle tekrar testleri ve anlamsız sözcük tekrar testleri kullanılmıştır. Çalışmada nicel betimsel (tarama) araştırma deseni temelinde karşılaştırmalı ve ilişkisel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Ölçüm araçlarından elde edilen sonuçların birbirleriyle olan ilişkileri incelenmiş ve performansların yaş gruplarına göre farklılık oluşturup oluşturmadığı test edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda ikidilli çocukların %95'inin konuştuğu dillerin en az birinde ortalama ve üstü düzeyde performans gösterdiği, katılımcıların %85'inin anadilleri olan Türkçede İngilizceden daha başarılı oldukları ve yalnızca %25'inin ikinci dilleri olan İngilizcede ortalama ve üstü düzeyde puan aldıkları saptanmıştır. Testler arası ilişkiler incelendiğinde Türkçe Erken Dil Gelişimi Testi (TEDİL) ile Türkçe Cümle Tekrar Testi ve Clinical Evaluation of Language Fundamentals (CELF-4) ile İngilizce Cümle Tekrar Testi arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. İki dilde aynı özelliği ölçen testler arasında ise anlamlı ilişkiler görülmemiştir. Çalışma bulguları sözel olmayan bilişsel performansla dil becerileri arasında istatistiki olarak anlamlı bir ilişkinin olmadığını göstermiştir. Ayrıca, testlerde yaş grupları arasında farklılıklar incelendiğinde herhangi bir testte gruplar arası istatistiki olarak anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Anahtar Kelimeler: ikidillilik, özgül dil bozukluğu, dil gelişim testleri, cümle tekrar testi, anlamsız sözcük tekrar testi, dil baskınlığı

DilDil becerileriDil kullanımı+5
Ebru Erdoğan
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de çalışan dil ve konuşma terapistlerinin hızlı-bozuk konuşma ve terapisine yönelik algılarının değerlendirilmesi

Bu çalışmada Türkiye'de çalışan dil ve konuşma terapistlerinin hızlı-bozuk konuşma ve terapisine dair tutum, davranış ve bu akıcılık bozukluğu hakkındaki fikirleri değerlendirilmiştir. Araştırma modeli gruplar arası karşılaştırmaya dayalı betimsel yöntemdir. Çalışmaya Türkiye'deki dil ve konuşma terapistleri derneğine kayıtlı olan 82 uzman katılmıştır. Çalışmada kullanılan veri toplama aracı, Rustin Cluttering Survey (RCS) ve The Clinician Attitudes Towards Stuttering Inventory (CATS) esas alınarak oluşturulan 61 maddelik bir ankettir. Toplanan veriler, betimsel olarak yorumlanmış ve belirli gruplar arasında karşılaştırma yapılmıştır. Araştırma sonuçları incelendiğinde, Türkiye'de çalışan uzmanların, dil ve konuşma terapistliği eğitimi sırasında aldıkları HBK eğitimini yetersiz buldukları gözlenmiştir. Eğitimleri sırasında HBK vakası tecrübesi bulunan grup ile bulunmayan grubun, iş yaşamlarında bu bozuklukla çalışmayı tercih etme durumları ve kendilerini bu bozukluk alanında çalışmak için yeterli ya da yetersiz bulmaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark gözlenmiştir. Bu bulgular ışığında eğitim sırasında edinilen vaka tecrübesinin çalışma hayatı üzerinde etkili olduğu düşünülmektedir. İş yaşamlarında HBK vakaları ile çalışan grup ile çalışmayan grubun 'mesleki eğitim, terapi etkililiği, HBK bireylerin kişilik/özellikleri, terapi/yöntem, HBK ve diğer bozukluklar, HBK bireylerin ebeveynleri, HBK nedenleri, terapi' kategorileri altındaki maddelere verdikleri yanıtlar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklar bulunmaktadır. Bu bulgular ışığında çalışma hayatında edinilen vaka tecrübesinin, uzmanların HBK hakkındaki görüş ve fikirlerini etkilediği düşünülmektedir.

DilFarkındalıkKonuşma+3
Murat Bellice
Anadolu University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Kitâbu'l- Hurûf'dan hareketle Fârâbî'de dil düşünce ve mantık ilişkisi

Bu çalışmada Fârâbî'nin Kitabu'l-Huruf adlı eseri baz alınarak; dil, düşünce ve mantık konuları ve bunların birbirleriyle olan ilişkisi incelenmektedir. Bu çalışma giriş bölümü, üç bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. İlk bölümde İslam Felsefesinin kurucu metni olarak Fârâbî'nin İlimlerin Sayımı adlı eserin tahlili yapılmıştır. İkinci bölümde Fârâbî'nin Hayatı, Eserleri, İlmi Kişiliği ve İlimleri Tasniflemesi hakkında bilgi verilmiş-tir. Üçüncü bölümde ise Fârâbî'de Dil, Düşünce ve Mantık İlişkisi alt başlıklar halinde; Kavramsal Temellendirme, Fârâbî'de Dil Kavramı, Fârâbî'de Akıl ve Düşünce Kavramı, Fârâbî'de Mantık Kavramı, Mantık İlminin Tarihi, Mantık – Gramer İlişkisi, Fârâbî'nin Felsefe Kurgusunda Dil, Düşünce ve Mantık İlişkisi,Fârâbî'de Dil ve Gelişimi, Fârâbî'de Düşünce ve Gelişimi ve son olarak Fârâbî'de Mantık ve Felsefe İrtibatının Kurgulanışı98 şeklinde incelenmiştir. Sonuç bölümünde ise bireyin akıl ve ruh sağlığının korunması ve gelişmesi bağlamında, dil, düşünce mantık ilimlerinin ifade ettikleri 1anlama dikkat çe-kilmiştir.

DilDil gelişimiDüşünce+4
Betül Küçük
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Toplumsal kimlik ve dil ekseninde yöresel ağızların sosyal değişkenlerle ilişkisi (Kütahya örneği)

ÖZET Dil bir toplumun kültürünün oluşmasında ve gelişmesinde en büyük katkıya sahip unsurların başında gelmektedir. Bundan dolayı toplumsal araştırmalarda kültür unsurlarının ele alınması ve özellikle dilin incelenmesi gerekmektedir. Dil - kültür, dil- ahlak, dil- iletişim, dil - topluluk vb. konulan, araştırma için gerekli olan değerleri içermektedir. Bu konular sosyal değişkenler içerisinde incelendiği için toplumun yapısını da ortaya koymaktadır. Toplumu; sosyal yapı ve sosyal değişim açısından ele alırsak dilin geçirdiği gelişme süreçleri de önem kazanmaktadır. Bir toplumun ya da topluluğun geçirdiği evreleri anlamak ve anlatmak için gerekli olan çalışmalar kültürle yakından ilgili olduğunda özellikle dil unsurunu ön planda tutmak yerinde bir davranış olacaktır. Toplumsal değişimin içinde bulunduğumuz çağda çok büyük oranda gelişme kaydetmesi dilde de değişmeye sebep olmuştur. Bu bakımdan iletişim çağında ve küreselleşmenin her kurumda yaşandığı dönemimizde dilin yapı problemini ortaya koymak ve toplum içindeki yapının dilsel olarak nasıl değişime uğradığım vurgulamak temel problemin ortaya konmasını sağlamaktadır. Küreselleşme, toplumsal kimliğin ayırt edici göstergesi olan dil üzerinde tehdit alam yaratmakta, bu gelişme dil-kimlik araştırmalarının önemini arttırmaktadır. İletişim araçları vasıtasıyla küçük bir köy haline dönen dünya da; kültürel homojenitenin bir tehdit unsuru olarak farklı kültür ve dilleri hegemohik bir biçimde baskı altına alması karşısında kültürel -çalışmate^^ kazandığı günümüzde, kültürel homojenitenin yıkıcı unsurlarını bertaraf edebilmek için mahalli ağızların sosyal değişkenlerle ilişkisi analiz edilmiş ve mahalli ağızlarda tarihsel süreç içerisinde vuku bulmuş değişiklikler Kütahya örneğinde değerlendirilmiştir. Yazı dili ile konuşma dilinin farklı olmasının kültürel bir gecikmişliğe sebep olup olmayacağı güncel örnekler etrafında ele alınmış ve tartışılmıştır.

AğızlarDilKonuşma dili+6
Fahri Arabacı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2005
00
DoctorateOpen AccessTR

İstanbul Devlet Tiyatrolarında 1990-2000 yılları arasında sergilenen oyunlarda cinsellik ve erotizm kodlayıcılarının sunumu

Bu çalışmada derlem olarak anlatım olanaklarını gözlemleme açısından çeşitlilik ve verimlilik sağlayan senaryolar kullanılmıştır. Senaryolar, 1990-2000 yılları arasında, İstanbul Devlet Tiyatrolarında sergilenmiş ve İstanbul Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü Dramaturgi arşivlerinde bulunan tüm Türkçe metinlerle sınırlandırılmıştır. Gösterilmek üzere hazırlanan metinlerde bulunan parantez içi açıklamalar, talimatlar ve ön oyun adı verilen özetlerin cinsellik / erotizmin kodlanmasında en az dil birimleri kadar önem taşıdığı ön görüsüyle cinsellik / erotizm kodlayıcıların sunumu bu metinler üzerinden araştırılmıştır. Senaryolara has olan bu nitelikler, özellikle yasaklı addedilen kavramların açık açık sunulamadığı durumlarda vericinin elini güçlendirmekte; imalar, çağrışımlar ve bedensel temaslar üzerinden iletilmeye meyilli olan cinsellik / erotizmi yazılı metin üzerinden tespit edebilmeyi kolaylaştırmaktadır. Çalışmanın temelini oluşturan söz konusu kodlayıcılar hem dilsel hem dil ötesi ögeler dikkate alınarak tespit edilmiş, bağlam içindeki ve metin üreticinin yüklediği görev ve anlamları göz önünde bulundurularak değerlendirilmiştir. Dilin var olan imkânları içinde bir inceleme modeli oluşturulmuş olup cinsellik / erotizm kodlamada mevcut olanakların her birinden yararlanıldığı görülmüştür.

CinsellikDevlet tiyatrolarıDil+6
Ahsen Ayan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Paul Ricoeur'de dil, etik ve politika

Bu çalışmada, Paul Ricoeur'ün dil, etik ve politika görüşlerinin birbirleri ile ilişkileri ele alınmıştır. Bu anlamda Ricoeur felsefesinde ele alınan dil, etik ve politika kavramları çerçevesinde bir sistematizasyon yapılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde, Antik Yunan'dan 20.yüzyıla kadar olan süreçte dil ve politik olanın nasıl ilişkilendirildiği gösterilmeye çalışılmış ve Ricoeur'ün dil çözümlemesine etki eden filozoflara yer verilmiştir. Böylece Paul Ricoeur'ün, dil tartışmaları içerisinde hangi noktada durduğu gösterilmeye çalışılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde, Ricoeur'ün dil çözümlemesine dair yapmış olduğu ayrımlar ve kavramsallaştırmalar ele alınmıştır. Buradan hareketle dil ve etik olanın ilişkilendirilmesinde insan eylemleri ve söz edimleri kuramının bağlantıları gösterilmeye çalışılmıştır. Üçüncü bölümde anlatı ve etik kavramları ele alınarak Ricoeur'ün adalet teorisinin arka planı ele alınmıştır. Çalışmanın son bölümünde, Paul Ricoeur'ün "kendi" ve "başkası" arasındaki etik ilişkinin bir sorumluluk etiği merkezinde ele alınabileceğine değinilerek, adalet kuramı ve adil kurumlar düşüncesi ile ilişkisi gösterilmeye çalışılmıştır. Politik bir düzenin inşasında yıkıcı olabileceği gibi yapıcı da olabilecek bir dil, anlatı ya da söylem biçimi karşısında eleştirel bir bakış açısının önemi, Ricoeur felsefesi içerisinden anlaşılmaya çalışılmıştır.

DilDil felsefesiEtik+3
Arzu Hasançebi
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Nursel Duruel hayatı, sanatı ve eserleri üzerine bir inceleme

Bu çalışma, edebiyatımıza başta öykü kitapları olmak üzere biyografik ve antolojik eserler kazandırmış, edebiyat dünyasının önemli isimleriyle yaptığı söyleşilerle edebiyat alanını zenginleştirmiş olan Nursel Duruel'in hayatını, poetikasını ve kurmacaya dayalı eserlerini anlamlandırma çabasını kapsamaktadır. Daha öncesinde yazarın hayatı, sanatı ve eserlerinin bütünlüklü bir çalışma ile ele alınmamış olması böyle bir çalışmaya zemin hazırlamıştır. Duruel ile yapılan söyleşilerden hareketle hazırladığımız (bizzat kendisi ile yaptığımız söyleşiler de dâhil olmak üzere) "HAYATI" bölümünde yazarın doğumu, ailesini, çocukluğunu, meslek hayatını, öykü evrenini oluşturan poetik görüşlerini açıklamaya çalıştık. Duruel'in edebiyatımıza kazandırdığı eserleri de bu bölüme dâhil ettik. "YAPI ve İZLEK" adlı bölümün ilk kısmında yazarın öykü evrenini inşa ederken seçmiş olduğu mekânları, kişileri ve zamanı nasıl biçimlendirdiğine dair tasnifler yer alırken; ikinci kısmında ise Duruel'in öykülerindeki izlekler yer alır. Özellikle izlek kısmında, öykülerde yer alan psikolojik ve sosyolojik geri planı yapmış olduğumuz disiplinler arası okumalarla anlamlandırmaya çalıştık. "DİL ve ÜSLÛP" adlı bölümde yazarın modern dünyayı ve bu dünyadaki insanların hayata tutunma çabalarını ve hayata karşı tutumlarını kurgusal bir şekilde anlatırken kullandığı anlatım tekniklerini ve kelime dünyasını aktarmaya gayret gösterdik. Çalışmanın son kısmına ise yazarın yaptığı ve yazarla yapılan söyleşileri, kendi yazılarını, Duruel için düzenlenmiş sempozyumları vs. bir araya getirmeye çalıştığımız bir bibliyografya ekledik. Anahtar Kelimeler: Dil, 1980 dönemi öykücülüğü, metin incelenesi, modernizm, Nursel Duruel.

BiyografiDilDuruel, Nursel+6
Merve Malak
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Asaf Hâlet Çelebi'nin şiirlerinde simgesel açılımlar ve ortaya çıkış izlekleri

Asaf Hâlet Çelebi, Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı'nın özgün şairlerinden birisidir. Yaşantısı ve şiir anlayışını ortaya koyduğu metinler incelendiğinde Modern Türk şiiri sahasında şiirlerini saf şiir anlayışıyla kaleme alan şairlerden birisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmanın odak noktası, Asaf Hâlet Çelebi'nin şiirlerindeki izleklerin oluşumuna yön veren yaşantısı ve şiir anlayışı göz önünde tutularak şiirlerinde kullandığı simgesel ifadeleri açıklamaktır. Asaf Hâlet Çelebi, kullanmış olduğu kendine has kelimeleri ile döneminde daima gündemde kalan ve özgün bir şiir dili inşa eden bir şair olmuştur. Asaf Hâlet'in doğu mistisizmi, İslam tasavvufu, Hint felsefesi ve Budizm'e olan yoğun ilgi ve bilgi birikimi de şiir evreninin oluşumuna yön veren unsurlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Şiirlerinde yoğun bir şekilde karşımıza çıkan simgesel ifadelerin, Asaf Hâlet Çelebi'nin bilinç altına etki eden çocukluk ve aile yaşantısı, tarihî atmosferi ile aidiyet duyduğu mekân olarak karşımıza çıkan İstanbul ve şairin mistik yönelimleri ile yakından ilgili olduğu görülmektedir. Anahtar kelimeler: Asaf Hâlet Çelebi, dil, İstanbul, mistisizm, simge.

DilMistisizmSimge+4
Öznur Güzel
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme yapılan olgularda dil lateralizasyonu ile korpus kallosum bütünlüğünün araştırılması

AMAÇ: Primer glialkitleli olgularda dil lateralizasyonu ile korpus kallosumdaki (CC) Difüzyon Tensör Görüntüleme (DTG) parametreleri, tümör evresi, dil merkezlerine yakınlığınınilişkisini araştırdık. GEREÇ VE YÖNTEM: Glial kitleli 42 olgunun 1.5T MRG'dedil paradimleri çalışılan fMRG ve 64 yönlü gradient ile elde olunanDTG'leriretrospektif olarak değerlendirilmiştir. Fiber tracking (izleme) yöntemi ile CC'dan traktografi yapılmıştır. FMRG'de dil lateralizasyonuna göre üç grup (sol, sağ ve bilateral) oluşturuldu. Bu üç grubun CC DTG parametrelerinin, glial kitlelerin evrelerinin (evre 1, 2, 3, 4 ve düşük ve yüksek evre) ve kitlelerin dil merkezlerine yakınlığının ilişkisi ve glial kitlelerin evreleri ile DTG parametreleri arasındaki ilişki değerlendirildi. Kruskal Wallis, Mann-Whitney-Uve Ki-kare testleri kullanıldı (anlamlılık değeri p ≤ 0,05). Tüm bu testler sadece sol hemisfer yerleşimli glial kitleler için de çalışıldı. BULGULAR: Dil merkezi sol lateralize olgularda trakt sayısı bilateral ve sağ olanlara kıyasla yüksek bulundu. Kitlelerde dilde bilateralite normal populasyona göre daha sıktır. Düşük evreli kitlelerde bilateralite oranı yüksek evrelere göre daha fazla bulundu. Dil merkezlerine yakın kitlelerde bilateralite daha sık izlendi. Tümör evreleri ile CC DTG parametreleri arasında ilişki bulunmadı. Benzer dağılım sadece sol hemisfer yerleşimli glial kitlelerde de izlendi. SONUÇ: Normal popülasyona göre tümörlerde dilde bilateralitenin sıklığı, dil merkezlerine yakın kitlelerde bilateralitenin artması interhemisferik reorganizasyonu ve plastisiteyi göstermektedir. Yaşam süresi uzun olan düşük evreli tümörlerde de bilateralite yüksek evreli tümörlere göre daha sık olup nondominant hemisfere reorganizasyonu ve plastisiteyi desteklemektedir. Dil merkezi halen sol lateralize olanlarda CC'dan geçen fibril sayısının fazla olması da CC bütünlügünün intakt ve hemisferik destrüksiyonun henüz az olduğunu göstermektedir.

Corpus callosumDifüzyon tensör görüntülemeDifüzyon tensör görüntüleme+4
Gizem Timoçin Yığman
Bezmialem Vakıf University
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sinir-dilsel programlama (NLP) destekli dil öğretme-öğrenme modeli

Bu çalışma Sinir-Dilsel Programlama tekniklerini açıklayarak, SDP'nin yabancı dil öğretme-öğrenme sürecinde nasıl etkin bir şekilde kullanılabileceğini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde çalışmanın artalanı, amacı ve kapsamı yer almaktadır.İkinci bölüm SDP'nin tanımı, tarihçesi, varsayımları, temel kavramları ve kullanım alanları ile SDP'de önemli bir yere sahip olan Değerler ve İnançlar konularını kapsamaktadır.Üçüncü bölümde Çerçeveleme, Farklı Bakış Açıları, Eğretileme ve Sözcüklerin Gücü ana başlıkları altında SDP'nin dil ile olan bağlantısı açıklanarak iletişimde dilin önemi SDP'nin yaklaşımıyla ortaya konulmuştur.Dördüncü bölümde yabancı dil eğitiminde SDP'nin rolü anlatılarak öğrenici biçemlerinin öğrenme sürecindeki önemi açıklanmıştır.Beşinci bölümde önce SDP destekli dil öğretme-öğrenme ile ilgili olarak Rusya'da yapılmış olan bir çalışmaya yer verilmiştir. Daha sonra SDP Destekli Dil Öğretme-Öğrenme Modeli sunulmuştur. SDP tekniklerine uygun olarak hazırlanmış olan ders gereçleri yine SDP tekniklerine uygun bir şekilde işlenen derste kullanılmıştır. Aynı zamanda kısıtlı ders süresinden dolayı sınıfta uygulanamayan SDP teknikleriyle hazırlanmış etkinliklere de bu bölümde yer verilmiştir.Altıncı bölüm, Sonuç ve Öneriler başlığı altında, uygulanan SDP Destekli Ders Modeli ile ilgili olarak öğretmen ve öğrencilerin yorum ve önerilerini kapsamaktadır. Son olarak SDP destekli dil öğretme-öğrenme modeli için hazırlanan ders gereçleri Ekler başlığı altında yer almaktadır.

DilDil bilimDil kullanımı+2
Ali Çağrı Tepiroğlu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessAR

المستويات اللغوية في ديوان على شفاه الزهر (للشاعر أزهر الملا)

This study focuses on the linguistic levels in the collection "On the Lips of the Blossom" by Azhar Al-Malla. The linguistic aspect is crucial in poetry, as the levels of language used determine the quality and effectiveness of the literary work, both emotionally and structurally. Through language, poetry conveys its beauty to the reader. The significance of this study is attributed to the importance of Azhar Al-Malla as a modern poet whose work represents the pinnacle of modern Arabic poetry. He is a renowned award-winning poet, a frequent participant in major literary festivals, and a distinguished figure in literary forums. Therefore, his work reflects the taste of the era. The researcher adopted various academic approaches to build the research, including the analytical approach to analyze the poetic verses, and the descriptive approach to describe the titles and the poet's method of using them. The researcher arrived at several results, including the use of sound elongation and the exportation technique to increase the flexibility of the structure at the phonetic level. At the linguistic level, the poet frequently used nominal sentences. At the morphological level, he employed rare and exotic structures. At the semantic level, he extensively used the contrast relationship and the field of nature. Keywords: Linguistic structure, Azhar Al-Malla, compositional level, poetry.

Rehab Abdulmajeed Husseın Abdullah
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Toplumsal açıdan çeviri olgusu farklı dil kullanımları

Bu çalışmada, konuşucunun toplumsal kimliğinden izler taşıyan dilin, bu özelliğiyle bir başka dile aktanlabilirliği üzerinde durulmuştur. Bunun için özellikle Jean Peeters'in görüşlerinden yararlanılarak, dilin öncelikle toplumsal bir boyutu olduğu ortaya konulmaya çalışılmıştır. Toplumsal açıdan ele alındığında, dilin aynı toplum içinde bile çok farklı kullanımları olduğu gözlemlenmektedir. Belli bir dil içindeki bu farklı kullanımlar, kimi zaman, "o dili" kullanmayan bir başkası için anlaşılmaz olabilmektedirler. Ancak, "kullanılan" dildeki bu farklılıklar, o dille iletilen anlamın yanı sıra, "konuşucu"nun toplumsal kimliğine ilişkin "izler" de taşımaktadırlar. Toplumdilbilim alanında yer alan bu "dil" tanımının, "kullanılan" dil üzerinde işlem yapan çeviribilim alanında da geçerli olduğu düşünülmektedir. Uygulama kısmındaysa, özellikle yerel ağızlar konusunda çalışmak amacıyla Mahmut Makal'ın Bizim Köy adlı yapıtı ve Fransızca çevirisi ele alınmıştır. İncelenen yapıtta örnekler, toplumdilbilim alanında belirlenen dil sınıflandırmasına göre ayrılmış, aynı düzeyde ve aynı özellikleri taşıyarak aktarılıp aktarılmadıkları belirlenmeye çalışılmıştır. vı

DilFransızcaMakal, Mahmut+4
Eylem Alp
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de öncü felsefeci kadın: Bedia Akarsu örneği

İstanbul Üniversitesi'nin ilk kadın felsefe Profesörü unvanını taşıyan Bedia Akarsu, Cumhuriyet döneminde yetişen, fikirleri ve yaşantısında döneminin etkilerini görebildiğimiz önemli bir değere sahip felsefeciler arasındadır. Tezimizin ilk bölümünde Akarsu'nun hayatı ve eserlerini geniş bir perspektifte ele alırken, ikinci bölümde ise felsefe anlayışına değindik. Akarsu'nun felsefeye katkıları, etkilendiği düşünürler ve felsefe çalışmaları çerçevesindeki görüşlerini ele alarak değerlendirmeye çalıştık. Üçüncü bölümü, Akarsu'nun dil ve kültür ilişkisi, dil felsefesi yaklaşımı, dil ile felsefe ilişkisi, dilin kültürel rolü bağlamında ele aldık. Akarsu'nun felsefe anlayışını dil, kültür ve ahlak felsefesi oluşturmakla birlikte, felsefi görüşü ise aydın, çağdaş, Atatürkçü düşünce ve ideolojilerden oluşmaktadır. Akarsu, sahip olduğu bilgi birikimi ve felsefe alanında yazdığı eserlerle katkılar sunarak topluma ilham olmuştur. Felsefe terimlerinin Türkçeleştirilmesi konusunda öncü olan Akarsu, bu hususta Felsefe Terimleri Sözlüğü ile felsefe alanına önemli katkılar sağlamıştır. Ahlak felsefesi alanında ahlak ile ilgili düşüncelerini Kant'ın düşünceleri kapsamında değerlendirmiştir. Dil ve kültür konusunda ise dilin yabancı etkilerden arındırılması ve dilin sınırlarının bağlı olduğu kültür ile iç içe olması gerektiğini düşünmüştür. Çalışmamızı, Akarsu'nun felsefi görüşleri ile dil ve ahlak alanında sınırlandırarak ele almaya çalıştık. Akarsu, insan hakları ve topluma karşı duyarlı düşünceleri ile Türkiye'de felsefenin gelişimine ışık tutan öncü kadın felsefecilerimiz arasındadır.

AhlakAydınlanmaDil+2
Ayşe Turan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessEN

The impact of reciprocal teaching strategies on language proficiency of young efl learners

The purpose of this study is to find out the possible effect of reciprocal teaching method on learners' views on language learning, and to see whether they will improve the basic language skills starting firstly with the reading skill itself. Providing a great variety of materials making it possible to implement the target strategies of reciprocal teaching, active participation of the learners into the process is aimed. Observing even his classes that learners were not given enough chances to acquire themselves active roles in instruction and gain the control over their own learning, the researcher as the teacher has been driven to look for modern collaborative methods, with which the classes would be more language classes. With consideration of current educational practices and readiness of learners for that change in language instruction, modified version of reciprocal teaching method has been implemented with a search for its possible positive impacts on TEOG performance of learners. Therefore, in order to be able to test the anticipated positive effects of target method on language instruction, a quasi-experimental research design procedure was carried out, in which two groups of learners whose language proficiencies were determined with a pretest to be similar to each other. The experimental group was exposed a reciprocal-based instruction, while the control group was continued to be instructed as it had regularly been. The language class structure of control group was called "traditional class structure" in this study in that no change in language education and teacher-learner roles was planned. So as to compare the progress both groups had made, a sample TEOG test was exposed before the intervention and the results were contrasted with those from actual TEOG. An attitude questionnaire conducted again before and after the instructional process was also interpreted to see possible change in learner views. Keywords: English language teaching and learning, reciprocal teaching, reciprocal intervention, regular instruction, EFL learners

LanguageLanguage skillsForeign language+7
Kadir Dokur
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Cemil Meriç'in edebiyat üzerine düşünceleri

Cemil Meriç sosyoloji, felsefe, tarih, dil ve edebiyat gibi birçok alanda fikir beyan eden çok yönlü bir düşünce adamıdır. Doğu ve Batı kültürüyle düşünce dünyasını şekillendiren Cemil Meriç, edebiyat ve dünya edebiyatı kavramları, edebî türler, edebî şahsiyetler ve dil üzerine düşüncelerini farklı ülkelerdeki dinî, tarihî ve sosyal süreçleri içinde delillerle ve eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirmiştir. Meriç'in eleştirileri ve değerlendirmeleri kendi dönemine olduğu kadar kendisinden sonraki dönemlere de ışık tutmuştur. Geniş bir tefekküre sahip olan Meriç, entelektüel yeteneği ve bilgi birikimi sayesinde kavramları, olayları ve kişileri orijinal ifadelerle anlatmıştır. Bir dünya edebiyatı yaratmayı arzularken aynı zamanda Türk edebiyatının ve Türk dilinin kendi kaynaklarıyla beslenerek yücelmesini arzulamış, muhtelif dönemlerde ortaya çıkan edebiyat ve dil anlayışını mukayeseler yaparak anlatmış, tespit ettiği problemlere disiplinler arası yaklaşarak eleştirel çözümler üretmiştir. Bu çalışmada, Türk düşünce hayatının önemli isimlerinden biri olan Cemil Meriç'in hayatı hakkında bilgi verilirken eserlerinde ve kendisiyle yapılan söyleşilerde yer alan edebiyat üzerine düşünceleri derlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Cemil Meriç, edebiyat, dil, düşünce, şair, yazar, edebî akım, edebî tür.

DilEdebi eleştiriEdebiyat+2
Ayşegül Büyükçapar
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Mustafa Necati Sepetçioğlu'nun "Bir Büyülü Dünya ki..." adlı hikayesinde dil ve üslup çalışması

Mustafa Necati Sepetçioğlu, 1932–2006 yılları arasında yaşamıştır. Hikâye, roman, oyun, makale, inceleme, anı gibi çeşitli edebî türlerde pek çok eser veren yazar Cumhuriyet döneminin seçkin yazarları arasındadır. Mustafa Necati Sepetçioğlu'nun Türk-İslam efsanelerinin yer aldığı "Bir Büyülü Dünya ki…" adlı eserinin incelendiği bu çalışma iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde yazar ve eserleri hakkında kısaca bilgi verilip sözcük türleri, sözcük sıklıkları, sözcük grupları incelenmiştir. İkinci bölümde ise eserin anlatım teknikleri, tematik ve sembolik unsurlar, anlatıcı bakış açıları, zaman, mekân ve şahıs kadrosu ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Mustafa Necati Sepetçioğlu, hikâye, dil, üslup.

DilDil özellikleriHikaye+4
Gülsüm Altıntaş
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Konya ili Karapınar ilçesi ağızları

Bu araştırma, Konya ili Karapınar ilçesi ağızlarının ses bilgisi ve biçim bilgisi özelliklerini belirlemek amacıyla ortaya konulmuştur. Çalışma "Giriş", "Kuramsal Açıklamalar ve İlgili Araştırmalar", "Yöntem", "Bulgular", "Sonuç ve Değerlendirme", "Metinler" ve "Dizin" olmak üzere yedi bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, araştırmaya dair problem, araştırmanın amacı, araştırmanın önemi, araştırmanın sınırlılıkları belirtilmiştir. Kuramsal Açıklamalar ve İlgili Araştırmalar bölümünde, araştırmaya dair kuramsal açıklamalar ve çalışma sahasına dair bilgiler belirtilmiştir. Yöntem bölümünde, araştırmanın yöntemi anlatılmıştır. Bulgular bölümünde, Konya ili Karapınar ilçesi ağızlarının ses bilgisi ve biçim bilgisi özellikleri ele alınmıştır. Sonuç ve Değerlendirme bölümünde, Konya ili Karapınar İlçesi ağızlarının genel özellikleri özetlenmiştir. Metinler bölümünde, Konya ili Karapınar ilçesinin tüm yerleşim birimlerinden derlenen 55 metin numaralandırılarak verilmiştir. Dizin bölümünde ise çalışmanın temel verisi olan metinlerin gramatikal dizini yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ağız Bilimi, Türkiye Türkçesi ağızları, Karapınar ağızları, Türk dili, Karapınar / Konya.

AğızlarDilDil bilgisi+4
Kazım Çıracı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hüseyin Nihâl Atsız'ın roman ve şiirlerinde eskicil ögeler

Hüseyin Nihâl Atsız 1905- 1975 yılları arasında yaşamış olan Türk dili ve tarihi üzerine çalışmalar yapmış; yazarlık, şairlik yönü bulunan bir Türkolog ve Türkçü fikir adamıdır. Eskicil kelime bugün kullanımdan düşmüş bulunan ve dilin önceki bir dönemine ait olan kelimelerdir. Hüseyin Nihâl Atsız eserlerini kaleme alırken eskicil kelimeler kullanmıştır. Hüseyin Nihâl Atsız'ın edebî eserlerindeki eskicil ögelerin tespit edildiği bu çalışmada yazarın bu kelimeler konusunda beslendiği kaynaklar araştırılmıştır. Tespit edilen eskicil kelimeler tasnif edilmiştir. Sınıflandırılan eskicil kelimeler değerlendirilip yorumlanmıştır. Atsız Türk dilinin eski kaynaklarından Orhun Yazıtları, Kutadgu Bilig, Dîvanu Lugâti't-Türk ve Dede Korkut metinlerinden aldığı kelimeleri eserlerinde kullanmıştır. Bunun yanı sıra eski Türkçe kelimelere bakarak yeni kelimeler yaratmış ve bunları da eserlerinde kullanmıştır. Yazarın roman, hikâye ve şiirlerinde eski Türkçe kelimeleri tercih etmesi dikkat çekicidir. Yazarın eskicil kelime tercihinin nedenleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu durum yazarın dil konusundaki hassasiyeti ve Türkçülük fikrinden doğmuştur. Eskicil kelimeleri edebî eserlerinde kullanarak onlara yeniden hayat vermiştir. Eski dil malzemesini korumanın bir yöntemi de budur. Hüseyin Nihal Atsız'ın eserlerinde eskicil kelimeler tercih etmesi, bunları kullanması bu anlamda önemli bir çalışma olarak görülebilir. Atsız'ın eserlerinde hayat verdiği kelimeler okuyucular tarafından benimsenmiş ve yeniden kullanılmaya başlanmıştır. İki bölümden oluşan bu çalışmanın birinci bölümünde Hüseyin Nihal Atsız'ın hayatı, eserleri, edebi kişiliği, kullandığı dil ve üslubu, eserleri üzerine çalışma yapanlar ve eskicil kavramı ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise Hüseyin Nihal Atsız'ın edebî eserlerindeki eskicil kelimeler tespit edilmiş, tasnif edilmiş ve incelenmiştir. Sonuç bölümünde ise çalışma esnasında edinilen bilgilere değinilmiştir.

Atsız, Hüseyin NihalDilDilbilgisi+5
Şeyma Yalçın
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Erken çocukluk dönemindeki çocuklarda öykü anlatımına göre dil gelişimlerinin incelenmesi

Bu araştırmada erken çocukluk dönemindeki normal gelişim gösteren çocukların dil gelişimlerinin detaylı incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada okulöncesi eğitim kurumuna devam etmekte olan herhangi bir tanı almamış 4-5-6 yaşındaki çocukların dil gelişimleri yaş, cinsiyet, sosyoekonomik durum, anne-baba eğitimi, kardeş sayısı ve doğum sırası gibi değişkenler göz önünde tutularak incelenmiş ve duygusal ifadeleri araştırılmıştır. Araştırma verileri Sosyodemografik Bilgi Formu ve Çocuk Algı Testi kullanılarak elde edilmiş, çalışma grubunu İstanbul'da bir anaokulunda öğrenim gören 30 çocuk oluşturmuştur. Her çocuktan kartlara bakarak 10 hikâye anlatması istenmiş olup, toplamda 300 hikâye incelenmiştir. Verilerin analizinde, betimsel analiz ve içerik analizi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda on üç tema oluşturulmuştur. Bu temalar; sevgi ve şefkat, sevmeme, hoşlanma, şaşkınlık, mutluluk/sevinç, üzüntü, tiksinti ve olumsuz izlenim, sitem ve pişmanlık, korku, heyecan, öfke, kendilik bilinci duygular ve abartılı anlatım içeren duygusal ifadeler olarak belirlenmiştir. Bu temalar çocukların öykülerindeki sözcüklere göre uygun kodlara ayrılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular literatür ışığında tartışılmıştır.

DilDil becerileriDil gelişimi+6
Taliye Akyıldız
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

4-6 yaş tipik gelişim gösteren ve Otizm Spektrum Bozukluğuna sahip olan çocuklarda zihin kuramı, yönetici işlevler ve dil ilişkisi

4-6 yaş tipik gelişim gösteren (TGG) ve Otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan çocuklarda zihin kuramı (ZK), yönetici işlevler (Yİ) ve dil ilişkisinin ve bu değişkenlerin aracı etkisinin incelenmesi amaçlanan bu araştırma korelasyonel (ilişkisel) araştırmadır. Çalışma grubunu Gaziantep ilinde bulunan, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullarda eğitimlerine devam eden, herhangi bir gelişimsel yetersizlik tanısı almamış 4-6 yaşlarında olan 44 TGG çocuk ile Gaziantep ve Diyarbakır illerinde bulunan özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine devam eden 44 OSB tanısı almış çocuklar oluşturmaktadır. Çalışma grubunun belirlenmesinde aile izin formu, Gilliam Otistik Derecelendirme Ölçeği (GOBDÖ-2) ve Raven Renkli Progresif Matrisler Testi (RPM) kullanılmıştır. Çalışma verilerinin toplanmasında dil becerilerinin değerlendirilmesi amacıyla Türkçe Erken Dil Gelişimi Testi (TEDİL); Yİ değerlendirilmesinde gece-gündüz görevi, boyut değiştirerek kart eşleme görevi (BDKE), anlamsız sözcük tekrarı listesi ve ZK becerilerini değerlendirmede ise sözel ve SOYİ yer değişikliği işlemleri kullanılmıştır. Araştırmaya başlamadan önce uygulanacak işlemlerin ve kullanılacak materyallerin çocukların yaşına uygunluğu, materyallerin dikkat dağıtıcı olup olmaması, yönergelerin uygunluğu gibi süreçte yaşanabilecek herhangi bir sorunu değerlendirmek amaçlı pilot uygulamalar yapılmıştır. Araştırmada tüm veri araçlarının uygulama güvenirliğini belirlemek amacıyla video kayıtları bağımsız gözlemci tarafından izlenmiştir. Araştırma sonuçları incelendiğinde; OSB olan ve TGG katılımcılara uygulanan sözel yanlış inanç işlemi (SYİ) ile SOYİ yanlış inanç işlemleri (SOYİ) arasında farklılık bulunmamıştır. Yİ bileşenlerinin gruplar arasındaki farklılıkları incelendiğinde; bilişsel esneklik (BE) görevinde gruplar arasında fark bulunmazken ketleme ve çalışma belleği (ÇB) TGG çocukların lehine anlamlı farklılık bulunmuştur. Değişkenler arasında ilişkiye bakıldığında; SYİ ile SOYİ arasındaki ilişkinin OSB olan 4 yaş grup ile TGG olan 6 yaş çocuklarda orta düzey pozitif yönde anlamlı ilişkili olduğu bulunmuştur. 6 yaş OSB olan grupta SYİ ile ketleme arasında; 4 yaş TGG olan grupta SOYİ ile ketleme arasında düşük düzey pozitif yönde ilişki bulunmuştur. Ketleme ile BE arasındaki ilişkinin ise sadece TGG çocuklarda 4 yaş grubunda düşük düzey pozitif yönde ilişkili olduğu; ÇB ile ketleme arasındaki ilişkinin ise OSB çocuklarda 5 yaş grubunda düşük düzey pozitif yönde ilişkili olduğu görülmüştür. TGG çocuklarda 6 yaş grubunda ÇB ile BE arasında düşük düzey pozitif yönde ilişki olduğu ; ÇB ve dil arasındaki ilişkinin ise TGG çocuklarda 5 yaş grubunda düşük düzey pozitif yönde ilişkili olduğu görülmektedir. 6 yaş OSB olan grupta ise dil-SYİ ve dil-ketleme arasında orta düzey pozitif yönde ilişki anlamlı olduğu görülmüştür. Araştırmada Hayes tarafından geliştirilmiş bir makro olan bootstrap yöntemiyle güven aralığı hesaplanarak değişkenlerin birbirleri üzerindeki aracı değişken etkisi incelenmiştir. 6 yaş OSB olan çocuklarda ZK'nın dil üzerindeki etkisinde ÇB'nin aracı rolü olduğu bulunmuştur. TGG 6 yaş grupta ise ÇB'nin dil üzerinde etkisinde ZK'nın aracı rolü olduğu belirlenmiştir. Dil ile ZK ilişkisinde ketlemenin aracı rolünü tespit etmek amacıyla gerçekleştirilen aracı değişken etkisi sonuçlarında ise TGG 5 yaş ve TGG 6 yaş olan grupta dilin ketleme üzerinde ZK'nın aracı rolü olduğu görülmekteyken OSB 6 yaş grubunda dilin ketleme üzerinde etkisinde ZK'nın aracı rolü görülmemektedir. Elde edilen bulgular dahilinde OSB olan çocuklarda dil, yanlış inanç işlemleri ve Yİ bileşenlerinin ilişkisi alanyazın temelinde tartışılmıştır.

DilOtizm spektrum bozukluğuYönetici işlevler+3
Merih Toker
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Postmodern romanlarda dil

Postmodern sanatın kökü, Avrupa'da Aydınlanma Çağı'nın başlamasıyla birlikte çeşitli alanlarda yaşanan değişim ve gelişmelerin sanata yansımasına dayanır. Aydınlanma Çağı'nın getirdiği yeni düzen ve bu düzenin toplum ve birey üzerinde yarattığı etki, modern sanatı doğurur. Modern düşüncenin, sanat üzerindeki etkisi, sanat anlayışında eskisinden çok daha farklı bir algılama şeklini tanımlayarak, postmodern sanatın zeminini hazırlar. Doktora tezi olarak hazırlanan bu çalışmada, postmodern romanlar üzerinde yapılan incelemelerde sıkça vurgulanan, ancak derinine inilmeyen postmodern dil kavramı ele alınmıştır. Türk edebiyatının 1980 sonrası ortaya çıkan dokuz karakteristik romanı bu incelemede esas alınmıştır. Postmodern roman dilinin varlığı ve özellikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmamızın giriş kısmında Avrupa'da modernite, modern roman; postmodernite ve postmodern roman kavramları üzerinde durulmuş, çalışma postmodern roman estetiğini hazırlayan tarihi koşullarla temellendirilmiştir. Postmodern romanın tema, olay örgüsü, zaman, mekan, gerçeklik ve üstkurmaca unsurlarıyla olan ilişkisi üzerinden, postmodern roman dilinin nasıl oluştuğu tespit edilmiştir. Teknik açıdan postmodern romanın temelini olan dil üzerine yapılan bu çalışmanın edebiyat araştırmalarına katkı sağlayacağı inancındayız.

DilPostmodernPostmodernite+4
Nil Yüzbaşıoğlu
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00

Related subjects