Diyanet İşleri Başkanlığı

53 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Din görevlilerinde meslekî doyum: İzmit örneği

Ülkemizde din hizmetlerini kamusal çerçevede Diyanet İşleri Başkanlığı yürütmektedir. Bu kurum, merkez teşkilatı, taşra teşkilatı, yurtdışı teşkilatı ve medya kanalları vasıtasıyla toplumumuzun ihtiyaç ve gereksinimlerini karşılamaya çalışmaktadır. Genel anlamıyla Diyanet İşleri Başkanlığı'nın temel iki görevi bulunmaktadır. Biri toplumu inanç, ibadet ve ahlak gibi konularda aydınlatmak, ikincisi de din hizmetlerinin ifası yoluyla ibadethaneleri yönetmektir. Başkanlığın faaliyet alanı ve faaliyet yelpazesi oldukça geniş kapsamlı olup, her geçen gün daha da artmaktadır. Bir yandan, başta Kur'an Kursları vasıtasıyla yaygın din eğitimi faaliyetleri yürütülmeye çalışılırken, diğer yandan, cami içi ve dışı din hizmetleri gerçekleştirilmektedir. Bunun yanı sıra, ailede din eğitimi faaliyetlerini desteklemek amacıyla, yetişkin bayanlara yönelik olarak devam ettirilen kurs ve seminerler ile il ve ilçe müftülükleri bünyesinde ailelerin dini konulardaki ihtiyaçlarına cevap vermek üzere Aile ve Dini Rehberlik Büroları da faaliyet göstermektedir. Bu araştırma; ortaya konulacak bilgi ve bulgularla din görevlilerinin meslekî doyumlarını ölçmek, meslekî doyumlarını engelleyen ya da destekleyen etkenleri belirlemek ve topluma daha verimli hale gelmelerine katkı sağlamak amacıyla hazırlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda hazırlanan anket ve Mesleki Doyum Ölçeği 2018 yılında Kocaeli ili İzmit ilçesinde vazife yapan din görevlilerinden 124 İmam-Hatip, 23 Müezzin-Kayyım ve 123 Kur' an Kursu Öğreticisine uygulanmıştır. Anket sonuçları, SPSS 18.0 istatistiksel programında analiz edilerek, verilerin değerlendirilmesinde çeşitli teknikler kullanılmıştır. Bunlar, Frekans Analizi, Varyans Analizi (Analysis of Variance, ONE-WAY-ANOVA), t-testi (Independent-Samples T Tests), Post Hoc Multiple Comparisons (Tukey HSD) testleridir. Araştırmada din görevlilerinin mesleki doyumunu etkileyen faktörlere ilişkin elde edilen bulgular çalışmanın uygulama bölümünde tablo ve grafiklerle sunulmuş, sonuç bölümünde genel bir değerlendirme yapılmış ve çeşitli öneriler sunulmuştur. Anahtar Kavramlar: Meslek, Doyum, Diyanet İşleri Başkanlığı, İzmit

Din görevlileriDin hizmetleriDiyanet İşleri Başkanlığı+3
İbrahim Akça
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çorum İl Müftülüğü din görevlilerince 2007-2011 yılları arasında hazırlanan hutbelerdeki hadislerin tahrici

Hadis ilmi açısından Hz. Peygamberimizin Hadis-i Şerif'lerinin bizlere kadar sa- hih bir şekilde gelmesine vesile olan hadis âlimlerimizin geride bıraktıkları Hadis kitap- ları, kuşkusuz biz Müslümanlar için büyük bir hazinedir. Vaaz ve hutbe hazırlayan her- kesin mutlaka başvurması gereken hadis kitaplarından gereken faydayı sağlaya- bilmesi için belli bir hadis tarih ve edebiyatı bilgisine sahip olması gerekir. İşte biz de Çorum İl Müftülüğü Din Görevlilerince 2007-2011 Yılları Arasında Hazırlanan Hutbelerdeki Ha- dislerin Tahribi, isimli çalışmamızla din görevlilerinin hadis bilgilerini değerlendirmeye çalıştık. Giriş bölümünde, dinlerdeki mabet hakkında bilgi verilmekte özelliklede İslam dininin mabedi olan camilerle ilgili Kur'an ayetlerine ve Hadislere yer verilmiştir. Bi- rinci bölümde diğer dinlerde mabet olgusunu ve bu mabetlerdeki ibadetleri, dinlerin ma- betlerindeki irşat faaliyetlerini ele alırken özelliklede İslam dininde camilerin önemi- ni, İslam toplumundaki fonksiyonlarını, Camilerde yapılan irşat faaliyetlerinden olan vaaz ve hutbelerin izahını yapmaya, vaaz ve hutbelerde dikkat edilmesi gereken konuları ele aldık. İkinci bölümde; ise Çorum Müftülüğü Din Görevlilerince hazırlanan hutbelerdeki hadisler tespit edilip, Arapça metinlerinin orijinalleri anlamları ile beraber yazıldıktan sonra bu hadislerin tahrîci yapılmıştır. Hadislerin tahrîcinde başta Kütüb-ü Tis'a'dan faydalanılmış. Ancak Kütüb-ü Tis'a'da hadislerin bulunamadığı durumlarda ise diğer hadis kaynaklarına başvurulmuştur. Sonuç bölümünde ise, din görevlilerinin hadis ede- biyatı bilgileri ve hadis kaynaklarını kullanabilme bilgi ve becerileri hakkında bir değer- lendirme yapılmıştır.

Din görevlileriDiyanet İşleri BaşkanlığıHadis+6
Osman Arar
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

II. Meşrutiyet Dönemi İslam Hukuku tartışmalarında Diyanet ve kaza kavramları

Tez çalışmamız Osmanlı son dönem kanunlaştırma faaliyetleriyle ortaya çıkan, II.Meşrutiyet dönemi fıkıh alanındaki tartışmaların ana konularından birini oluşturan diyanet ve kaza kavramları üzerinde yoğunlaşır. Tezimiz giriş ve iki bölüm halinde ele alınır. Giriş bölümü tez konumuzun önemi, tezin konusunun sınırlandırılması, sunumu ve tez araştırmasında izlenen metod ve yöntem hakkında bilgi verir, kaynaklara değinir. Birinci bölümde 'Kaza' ve 'Diyanet' kavramsal düzeyde, klasik fıkıh ve usul kaynaklarında yer aldığı şekliyle incelenir, tez konumuz çerçevesinde bazı ayrıntılara yer verilir. Bu bölümde başlıkla ilişkili hüküm teorisi ve fetva konuları ele alınır. İkinci bölüm, II. Meşrutiyet ve önceki dönem siyasi yapılanması tarihi arkaplanıyla birlikte ele alınarak diyanet-kaza ayrım sürecine yer verilir. II.Meşrutiyet dönemi kodifikasyon faliyetleriyle başlayan tartışmaların şekillendirdiği fıkhi yenileşme hareketlerine değinilir. Bu çerçevede düşünce dünyasının tanındık isimlerinin bu yenileşme hareketleriyle ortaya koyduğu metinler, diyanet ve kaza kavramıyla sınırlı tutulur. Ziya Gökalp, Halim Sabit, Mustafa Şeref, Mansurizade Said ve İzmirli İsmail Hakkı'nın kaleme aldığı diyanet ve kaza kavramlarını incelediği mecmualarda yayınlanan makaleleri mukayeseli bir şekilde analiz edilir.

Diyanet İşleri BaşkanlığıKazaKur'an-ı Kerim+3
Saide Beyaz
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kadınların dini sosyalleşme sürecinde Kur'an kurslarının rolü (Kırıkkale örneği)

Bu çalışmada Kırıkkale İl Müftülüğüne bağlı 12 Kur'an kursuna devam eden, yaşları 33 ile 60 arasında değişen 24 katılımcı ile görüşme yapılarak Kur'an kurslarının yetişkin bayanların dini sosyalleşmesine olan katkıları ortaya konulmuştur. Nitel araştırma tekniği ile toplanan veriler üzerinden gerçekleştirilen içerik analizi sonucuna göre, Kur'an kurslarının din eğitimi hizmetinin verildiği bir yaygın eğitim merkezi olmasının yanı sıra; yetişkin bayanlar için manevi doyum merkezi, ailevi, dini ve psikolojik sorunlara çözüm aranan ve fiili olarak danışmanlık hizmetlerinin alındığı, dini içerikli sosyalleşme alanlarının oluşturulması ve buna yönelik uygulamaların yapıldığı dini sosyalleşme merkezi olarak çok yönlü bir kurum olduğu ortaya çıkmıştır. Kur'an kurslarının yüklendiği temel misyonlar açısından dini sosyalleşme; dini, milli ve manevi içeriklerle bütünleştirilmiş toplu ibadetler ve sosyal faaliyetler bünyesinde gerçekleşmektedir. Sunulan bu hizmetler sosyal algıları yüksek, toplumla bütünleşen, kendini ve çevresini doğru davranış biçimleriyle değiştirebilen ve geliştirebilen bireyler yetişmesine katkı sağlamaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığının (DİB) "İhtiyaç Odaklı Din Eğitimi" kapsamında ön plana çıkan ve Kur'an kurslarının temel amaçları arasında yer alan kazanımların katılımcılar tarafından edinildiği saptanmıştır. Bunlar sağlıklı bir dini ve ahlaki gelişim gösterme, kendisine ve çevresine karşı inanç, ibadet ve ahlak bütünlüğü çerçevesinde davranmanın önemini fark etme, İslam ahlakını yansıtan güzel davranışlar sergileme gibi tutumlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Kur'an kursları, yaş, eğitim ve sosyo-ekonomik açıdan birbirinden farklı yetişkin kadınların; farklı sosyal çevrelerde, dini içeriklerden beslenmiş

Din sosyolojisiDiyanet İşleri BaşkanlığıKadınlar+5
Serap Yardımcı
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

4-6 yaş Kuran kursu öğreticilerinin öğretim yöntem ve teknikleri konusundaki görüşleri

Bu araştırma, Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı 4-6 yaş Kur'an kurslarında görev yapan öğreticilerin öğretim yöntemleri konusundaki görüşlerini ortaya koymak ve kurslarda karşılaşılan sorunların tespit edilmesi amacıyla nitel araştırma yöntemi ve durum çalışması deseni kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Samsun İl Müftülüğü bünyesinde bulunan 4-6 yaş Kur'an kurslarında görev yapan 37 öğretici oluşturmuştur. Veriler 20.11.2020-20.02.2021 tarihleri arasında yarı yapılandırılmış form kullanılarak yazılı olarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda çalışmaya katılan 4-6 yaş Kur'an Kursu öğreticilerinin çoğunluğunun 35-41 yaş aralığında olduğu belirlenmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre öğreticilerin sırasıyla drama yöntemi, eğitsel oyun tekniği ve anlatım yöntemini kullandığı tespit edilmiştir. Araştırmaya katılan 4-6 yaş Kur'an Kursu öğreticilerinin çoğunluğunun öğretim yöntemlerinin kullanımı konusunda kendisini yeterli görmediği ve geliştirmesi gerektiğine inandığı belirlenmiştir. Öğrenci merkezli yöntemleri yeterince kullanamadıklarını ifade eden öğreticilerin bu durumu öğrenci özelliklerine bağlı problemler, okul yapısına dair problemler, araç ve gereç sıkıntısı, öğretim yöntemleri konusunda yeterli donanıma sahip olmama gibi nedenlere dayandırdığı belirlenmiştir.

Din eğitimiDin eğitimi kurumlarıDiyanet İşleri Başkanlığı+4
Serkan Şensoy
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

2019-2020 yılları arasında cuma hutbelerinde kullanılan hadislerin değerlendirilmesi

Kur'an ve Sünnet, İslam Medeniyeti'nin birbirinden ayrılmayan iki önemli unsurudur. Sünnet, Kur'an'ı açıklama hususunda Kur'an'dan sonra ilk kaynaktır. Hz. Peygamber zamanında bizzat kendi ağzından çıkan sözler, yaptığı fiiller veya sükût ettiği haller hem Hz. Peygamberin vefatından önce hem de Hz. Peygamberin vefatından sonra gerek şefevî gerekse kitabi olarak nesilden nesile aktarılmış ve günümüze kadar sağlıklı bir şekilde ulaşmıştır. İnsanlara dînî bilgileri ulaştırma, dîni öğretme hususunda vasıta olan hutbelerde de âyet ve hadislere sıkça yer verilmiştir. Biz de bu tezimizde 2019 - 2020 yılları arasında T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın cuma hutbelerinde kullandığı hadislerin sıhhat durumunu ve genel içerik olarak incelemesini yapacağız. Günümüzde cuma hutbelerinin merkezî olarak, Türkiye'nin her yerinde aynı okutulması, bu konunun önemini ortaya koymaktadır. Türkiye'nin her yerinde aynı hutbe okutulmaktadır ve bu hutbeler muhâtap kitlenin dînî algısının oluşmasında büyük paya sahiptir. Bu sebepten, hutbelerde hangi konuların işlendiği, hangi hadislerin okutulduğunun bilinmesi, hem ülkemizde nasıl bir dînî anlayışın olduğunu kavramamıza hem de bu alanda ne gibi değişiklikler yapılması gerektiği hususunda bizlere yardımcı olacaktır. Araştırmamız 2019 ve 2020 yıllarında T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın cuma hutbelerinde kullandığı hadislerin ayrı ayrı incelemesini içermektedir. İncelediğimiz hadislerin sıhhati hakkında çeşitli âlimlerin görüşlerine yer verilmiş, bölüm sonlarında da genel değerlendirmeler yapılmıştır.

CumaDiyanet İşleri BaşkanlığıHadis+3
Emine Şefika Özen
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Diyanet İşleri Başkanlığının yayımladığı hutbelerde yer alan hadislerin tahric ve değerlendirilmesi (2015-2018 yılları)

İslam dininin başlangıcından itibaren camiler Müslümanların hayatında önemli bir yere sahip olmuştur. İslam'ın ilk yıllarından itibaren her yaş ve kesime hitap eden camiler bugün de aynı şekilde işlevini sürdürmektedir. Camiler yaygın eğitim faaliyetlerinin yürütüldüğü kurumların başında gelmektedir. Burada yapılan eğitimlerden en önemlisinin hutbeler olduğunu söyleyebiliriz. Dini hitâbet çeşitlerinden biri olan hutbe Hz. Peygamber (s.a.s.) döneminden günümüze kadar önemini korumuş ve korumaya devam edecektir. Hutbede ele alınan konular dini esasları öğretmek, ahlaki değerleri hatırlatmak ve hayatın hızlı değişimiyle birlikte ortaya çıkan sorunlara değinmesi münasebetiyle hutbeyi daha önemli hale getirmektedir. Bununla birlikte ele alınan konularda hadislerden yararlanma niteliğini önemli hale getirmektedir. Sünnetin hayatımıza yansımasına ve yaşatılmasına katkı sağlayan hutbelerde hadis kullanımı, hadislerin kullanıldığı kaynaklar ve sıhhat derecesinin incelenmesini gerekli kılmaktadır. Bu sebeple bu çalışmada cami eğitimine değindikten sonra Diyanet İşleri Başkanlığının (2015-2018) yıllarına ait hutbelerinde yer alan hadislerin tahrici yapılmıştır. En son hadislerin kullanılması, kaynak kullanımı, sıhhat derecesi gibi açılardan ne derece titiz davranıldığı değerlendirilmiştir.

Diyanet İşleri BaşkanlığıHadisHutbe+2
Fevziye İncedal
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı Kur'an kurslarında yeni düzenlemeler ve din eğitimi: Adana örneği

Bu araştırma Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı sekiz aylık kesintisiz eğitim yapan Süreli Kur'an kurslarında yapılan din eğitimi çalışmalarının verimliliğini ölçmek, öğretim materyallerinin yeterliliğini, öğretime katkısını test etmek, öğretici ve öğrencilerin profilini ortaya koymak ve bu kursların sorunlarını ortaya çıkararak çözüm üretmek amacını taşıyan bir alan araştırmasıdır.Bu araştırmada 2010-2011 eğitim öğretim yılında örneklem olarak Adana il merkezinin dört merkez ve iki taşra ilçesinde Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı olarak faaliyet gösteren 30 Kur'an kursu seçilmiştir. Bu kurslarda eğitim gören 41 kurs öğreticisi ve 591 kurs öğrencisine anket uygulanmıştır.Yapılan anket çalışmasında öğrencilere 25 , öğreticilere 38 soru yöneltilmiştir. Çıkan sonuçlar SPSS For Windows 17.0 istatistik analiz programıyla ?yüzde, frekans dağılımı, t-testi ve kruskal-wallis? testleri yapılarak sonuçlar değerlendirilmiştir.Araştırma sonunda öğreticilerin kendilerini geliştirme, pedagojik formasyon, eğitimde teknolojiyi ve yenilikleri takip etme konusunda yetersiz oldukları, ders kitaplarının derste kaynak kitap olarak okutulduğu fakat beğenilmeyen taraflarının olduğu, kurs binalarının kimilerinin fiziki yapılarının yetersiz olduğu sonucuna varılmıştır. Kurslara devam eden öğrencilerin orta ve alt gelir tabakasından ve eğitim seviyesi düşük, daha çok evli kadınlardan oluştuğu ve derslere devam, anlama ve anlatma sorunlarının yaşandığı tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Diyanet İşleri Başkanlığı, Süreli Kur'an kursu, Din eğitimi.

Din eğitimiDin eğitimi kurumlarıDiyanet İşleri Başkanlığı+1
Türker Akşener
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin dış yardımlarında bir ulus markalama aracı olarak diyanet dış yardımları

Dünya genelinde yaşanan doğal afetler, krizler ve olağanüstü durumlar sebebiyle, zaman zaman bazı toplumların yardıma muhtaç hale geldiği bilinen bir gerçektir. Özellikle II. Dünya Savaşı'nın yıkıcılığından sonra, dış yardımlar uluslararası gündemin ayrılmaz bir parçası olmuştur. Bu dönemde daha çok finansal yardım olarak gerçekleşen dış yardımlar, sonraki dönemlerde içerik yönünden çeşitlenerek geniş kapsamlı bir alana dönüşmüştür. Türkiye Cumhuriyeti devleti de II. Dünya Savaşı sonrası yardıma ihtiyaç duymuş ve çeşitli ülkelerden dış yardım almıştır. Ancak Soğuk Savaş sonrası döneme geldiğimizde; dış yardım yapmak, Türk dış politikasının önemli bir unsuru olarak karşımıza çıkmıştır. Türkiye'nin özellikle içinde bulunduğu bölgede çokça siyasi kriz ve çatışmaların yaşanması, kayıtsız kalmanın mümkün olmadığı bir durum ortaya koymuştur. Yapılan dış yardımların, yardım vasfını taşımanın ötesinde hem donör ülke imajına katkı sunduğu hem de bir sosyal inşa süreci olduğu gözlemlenmiştir. Bu tezde; dış yardımların, Uluslararası İlişkiler'de bir dış politika aracı olarak kullanılmaya başlandığı fikrinden yola çıkılarak, dış yardım ve ulus markalama ilişkisi ele alınmıştır. Türkiye'de ve dünyada dış yardımlar, çeşitli kurum ve kuruluşlardan örneklerle açıklanmaya çalışılmıştır. Türkiye'nin dış yardımlarında hem sivil toplum kuruluşlarının hem de kamu kurum ve kuruluşlarının önemli görevler üstlendiği görülmüştür. Bu kurum ve kuruluşların faaliyetleri sonucunda, Küresel İnsani Yardım 2018 Raporu'na göre Türkiye "en cömert ülke" konumuna yükselmiş ve bu vesilesiyle uluslararası alandaki olumlu imajını da güçlendirmiştir. Bu minvalde; Türkiye'nin dış yardımları bağlamında önemli bir paya sahip olan diyanet yardımları incelenerek, Türkiye'nin ulus marka değerine etkisi ele alınmış, bu durum Diyanet İşleri Başkanı Sn. Prof. Dr. Ali Erbaş ile yapılan mülakat ile de yetkili merci görüşlerinden faydalanarak ortaya koyulmaya çalışılmıştır.

Diyanet İşleri BaşkanlığıDış yardımlarTürk dış politikası+4
Burak İnce
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Diyanet İşleri Başkanlığı 4-6 yaş Kuran kursları eğitiminin öğretici ve veli görüşlerine göre incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından açılan 4-6 Yaş Kuran kursları eğitiminin öğreticilerin ve velilerin görüşlerine göre incelenmesidir. Araştırmanın iki ayrı çalışma grubu vardır. İlk çalışma grubu, Kırıkkale İl Müftülüğü ve İlçe Müftülüklerine bağlı Kuran kurslarında çalışan öğreticiler arasından seçilmiş ve en az bir eğitim öğretim dönemi süresince 4-6 yaş grubunda görev yapmış olmaları esas alınmıştır. Amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yoluyla oluşturulan ilk çalışma grubuna 30 öğretici dahil edilmiştir. Çalışma grubunun ikincisi, Kırıkkale İl Müftülüğü ve İlçe Müftülüklerine bağlı 4-6 yaş grubu Kuran kurslarına çocuklarını gönderen veliler arasından amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örnekleme yoluyla seçilmiştir ve 30 veliden oluşmaktadır. Nitel bir çalışma olan bu araştırmada, olgubilim (fenomoloji) deseni kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak öğretici ve veliler için ayrı ayrı geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formlarında yer alan görüşme soruları iki ayrı uzman tarafından değerlendirilerek geçerlik, güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. Araştırmanın analiz kısmında, nitel veri analizinde derinlemesine analiz yapmayı sağlayan içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi sonucunda, öğretici ve velilerin okul öncesi din eğitimini önemli ve gerekli gördükleri, DİB tarafından yürütülen 4-6 yaş grubu Kuran kursu eğitiminin bu ihtiyaca cevap verebildiği tespit edilmiştir. Bunun yanında, öğretici eğitimi, öğretim programı, ders materyalleri konusunda giderilmesi gereken eksikliklerin olduğu ve eğitim-öğretim süreci içerisinde öğreticilerin karşılaştıkları sorunlar hususunda destek bekledikleri tespit edilmiştir. Ayrıca velilerin 4-6 yaş grubu Kuran kurslarına ilişkin beklentilerinin yüksek olduğu, bu beklentilerine önemli ölçüde cevap buldukları, öğreticilerin alanda karşılaştıkları sorunları ve eksiklikleri velilere yansıtmadığı, velilerin genel olarak 4-6 yaş grubu Kuran kurslarından memnun kaldıkları, tespit edilen bulgular arasındadır. Anahtar Kelimeler: 4-6 yaş, Kuran kursu eğitimi, 4-6 yaş öğretim programı, Kuran kursu öğreticileri

Din eğitimiDiyanet İşleri BaşkanlığıEğitim programları+5
Kevser Tüfekçi
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

MEB islâm ansiklopedisi ile TDV islâm ansiklopedisindeki hadis ilmi ile ilgili maddelerin karşılaştırılması

Kur'an'dan sonra dinin ikinci temel kaynağı sünnettir. Sözlü sünnet olarak nitelendirilen hadislerin Hz. Peygamber'e aidiyetinin tespiti hususunda sahâbe döneminden itibaren bazı ölçütler benimsenmiştir. Zaman içerisinde bu kurallar geliştirilerek hadis ilminin önemli konularını oluşturmuştur. Dinî ilimlerin tedvin edilmeye başlandığı II. (VIII.) yüzyıldan itibaren hadise dair eserler yanında İslâm dünyasında ansiklopedik eserlerin de ilk nüveleri meydana çıkmaya başlamıştır. Dünyada ansiklopedilerin yaygınlaşması ile İslâm dinine yönelik ansiklopedik çalışmaların da arttığı görülmüştür. Günümüzde toplu bilgiye ulaşmanın en işlevsel yollarından biri olan ansiklopedilere müracaat etme geleneği diğer ilimlerde olduğu gibi hadis ilmi için de uygulanabilir bir durumdur. Yakın dönemin önemli iki ansiklopedik eseri olan "Millî Eğitim Bakanlığı İslâm Ansiklopedisi" ile "Türkiye Diyânet Vakfı İslâm Ansiklopedisi" eserlerinin hadise dair olan ortak maddelerinin değerlendirilmesini ve mukayesesini yapmak sağlıklı bilgiye ulaşmak için önem arzetmektedir. Öte yandan MİA, şarkiyatçılar tarafından hazırlanan "Encyclopaedia of Islam" eserinin esas alınması ile meydana getirilmişken DİA ise Müslüman ilim adamları tarafından telif edilen bir eserdir. Bu yönüyle hadis maddeleri bağlamında bir tarafta çoğunluğu Müslüman olmayan batılı yazarların ve diğer tarafta ise Müslüman olan müelliflerin aynı konulara olan bakış açıları da incelenmiş olacaktır. Her iki ansiklopedide hadis ilmine dair 150'si doğrudan ve 172'si ise dolaylı olmak üzere toplam 322 madde tespiti yapılmıştır. Belirlenen kriterler çerçevesinde 13'ü hadis usûlü ve 9'u ise şahıs isimlerine dair olmak üzere bunlardan sadece 22 tanesi değerlendirilerek mukayeseleri yapılmıştır.

AnsiklopedilerDiyanet İşleri BaşkanlığıHadis+2
Hasan Özcan
Ankara Social Science University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Diyanet İşleri Başkanlığı ve eğitim faaliyetleri

Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye'ye mahsus bir kurum değil, aksine kökenleri Osmanlı tarihine kadar uzanan bir yapıdır. Kültür ve uygarlığımızın modern bir ifadesi olan Başkanlık, bu yönüyle geçmişle de ilişkilendirilebilir. Başkanlık, tam olarak Osmanlı devletindeki Şeyhülislamlık kurumunun bir devamı sayılmaz. Çünkü başkanlık, temel çalışma alanları din eğitimi, dini idare ve yargı olan Şeyhülislamlıktan yapısal olarak farklılaşır. Cumhuriyet döneminde Şeyhülislamlığın bütün bu fonksiyonları farklı alanlara kaydırıldı. Din işleri için ilk dönemlerde, Şer'iye ve Evkaf Vekaleti kuruldu.Diyanet İşleri Başkanlığı, 3 Mart 1924'te kuruldu. Başkanlık, Kurtuluş Savaşı boyunca, Cumhuriyet rejiminin temel prensipleri çerçevesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kurulan ilk ve öncelikli kurumlardan biridir. Kurumun ilk amacı, dini konularla ilgili ilk elden bilgilerle insanları iyi bir şekilde bilgilendirmek ve kamu düzenini sağlamanın yanı sıra sağlıklı bilgiyle dini hizmetleri gerçekleştirmektir.Günümüzde Başkanlık, birçok etkinlik gerçekleştirmekte ve dini konularda kamu hizmeti sağlamaktadır. Özellikle de eğitim alanında Başkanlık, cami, Kur'an kursu, hapishane vb. yerlerde genel din eğitimi hizmetlerini yürütmektedir.Bu tez, Başkanlığın kurumsal yapısı ve eğitim çalışmalarını konu edinmektedir. Çalışmanın ilk bölümü, Başkanlığı kuruluşundan günümüze kadar incelemeyi hedefler. Bu açıdan, Osmanlı devleti dönemindeki din hizmeti, başkanlığın kuruluşu, günümüze kadarki aşamaları ve kurumsal yapısı incelenmeye çalışıldı.İkinci bölümde cami, Kur'an kursu, eğitim merkezleri, ceza evleri ve yurtdışında gerçekleştirilen temel dini eğitim hizmetleri incelendi.Anahtar Sözcükler: Diyanet İşleri Başkanlığı, din eğitimi, din hizmeti.

Din eğitimiDin hizmetleriDiyanet İşleri Başkanlığı
Celal Sürgeç
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim ve din hizmetleri bağlamında Almanya Diyanet İşleri Türk İslam Birliği

Türkiye ve Almanya arasındaki ilişkiler çok eskilere dayanmaktadır. Tarih boyunca her iki ülke politik, ekonomik, kültürel ve eğitim sahalarında iş birliği içerisinde olmuşlardır.Almanya'ya çalışma amacıyla giden ilk Türkler çok zor şartlar altında çalışmak ve yaşamak zorunda kalmış olmalarına rağmen kendi kültür ve değerlerini muhafaza etmek ve başka kültürel değerleri de tanımak amacıyla zamanla bir araya gelme ihtiyacı hissetmişlerdir. Almanya'daki ilk Türk işçiler, bu ülkede yetişen çocuklarına dini, örfi, geleneksel, göreneksel ve kültürel değerleri öğretmek amacındaydılar. Bu bağlamda bir birinden farklı teşkilatlar ve dernekler kurarak bir takım etkinliklerle Türk-İslam örf ve adetlerini, geleneklerini ve yaşama tarzını Almanya'da yetişen yeni nesillere öğretmek ve yaşatmak istiyorlardı. Ayrıca bir araya gelerek Türkiye'ye ait manevi kimliklerini daha güçlü bir şekilde muhafaza düşüncesindeydiler. Zamanla Almanya'da kalıcı hizmetlerin verilmesi için daha organizeli ve teşkilatlanmış derneklere ihtiyaç duyulmuştur. Türkiye Cumhuriyeti Diyanet İşleri Başkanlığının desteği ile Almanya`nın Köln şehrinde dini, sosyal ve kültürel faaliyetleri desteklemek amacıyla Diyanet İşleri Türk-İslam Birliği (DİTİB) kurulmuştur.Anahtar Kelimeler: Din, Dil, Eğitim, Entegrasyon, Diyalog.

AlmanyaBütünleşmeDin eğitimi+6
Hasan Yerkazan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet Dönemi'nde din görevlilerinin yetiştirilmesi ve istihdamı

Cumhuriyet Dönemi'nde Din Görevlilerinin Yetiştirilmesi ve İstihdamı? isimli bu çalışma birinci bölümü giriş, ikinci bölümü gelişme bölümü olarak düzenlenmiş iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; din görevlileri ile ilgili bazı kavramlar açıklanmıştır. Ayrıca Cumhuriyet dönemine ışık tutması açısından Hazreti Muhammed(s.a.v.)'den başlayarak Cumhuriyet'e kadar geçen dönemde din görevlilerinin yetiştirilmesi ve istihdamına ilişkin olarak ortaya çıkan gelişmelere yer verilmiştir.İkinci bölümde ise; özellikle 1920 ve 2010 yılları arasındaki dönemde ?İmam-Hatip? ve ?Müezzin-Kayyım? kadrolarındaki personelin yetiştirilmesi ve istihdamı konusu işlenmiştir. Osmanlı'nın son dönemi ve Cumhuriyet döneminin tamamında din görevlilerinin kadro sayıları, eğitim seviyeleri, hizmet öncesi ve hizmet içi eğitim konuları değerlendirilmiştir. Ayrıca Cumhuriyet döneminde din görevlisi yetiştiren eğitim kurumları hakkında bilgi verilmiştir. Yine bu bölümde camiler ve din görevlileri hakkında yetkili kurum olan Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB)'in teşkilat yapısı ve birimleri hakkında bilgi verilmiştir. İmam-hatip ve müezzin-kayyımların DİB tarafından ?hac?, ?umre? ve ?yurt dışı? için görevlendirilmeleri de değerlendirilmiştir. Ayrıca ?İHL? ve ?İlahiyat Önlisans? mezunlarının girdiği Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) ve Dikey Geçiş Sınavı (DGS) ile özellikle 1999 yılından itibaren uygulanmaya başlanan Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS)'nin cami görevlilerinin eğitimi ve istihdamına etkileri açısından incelenmiş ve tablolar halinde sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Din Görevlileri, Diyanet İşleri Başkanlığı, DİB, İlahiyat, Cami Hizmetleri, Mescit, İmam-Hatip, Müezzin-Kayyım, Yetiştirme, İstihdam, Eğitim.

CamilerDinDin görevlileri+7
İbrahim Aras
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Örgün eğitimle birlikte hafızlık projesinin veli görüşlerine göre değerlendirilmesi

Bu çalışma Örgün Eğitimle Birlikte Hafızlık Projesinin öğrenci velileri gözünden incelenmesini amaçlamaktadır. Bu kapsamda öncelikle hafızlık eğitiminin kavramsal çerçevesi bağlamında; hafızlık eğitiminin ortaya çıkışı, başlangıcından bugüne tarihi seyri, günümüzde Türkiye'de ve dünyada uygulama biçimlerine değinilmiştir. Sonrasında; 2014 yılından itibaren eğitim vermeye başlayan Örgün Eğitimle Birlikte Hafızlık Projesinin uygulama ve işleyişi aktarılarak klasik hafızlık eğitimi ile mukayese edilmiştir. Bulgular bölümünde ise öğrenci velileri ile yapılan görüşmelerden elde edilen bulgular ışığında Örgün Eğitimle Birlikte Hafızlık Projesi değerlendirilmiştir. Konu ile ilgili çalışmalara bakıldığında; müstakil olarak öğrenci velileri ile yapılan bir çalışma bulunmamaktadır. Bu nedenle öğrenci velileri ile ilgili bir çalışma yapılmasına karar verilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni uygulanmıştır. Araştırmanın evrenini; Örgün Eğitimle Birlikte Hafızlık Projesinde eğitim gören ya da mezun olan öğrencilerin velileri oluşturmaktadır. Çalışma grubunu ise kolay erişilebilir olması sebebiyle Sakarya ve Düzce'deki Hafız İmam Hatip Ortaokullarında (Hafız İHO) çocukları hafızlık yapan ya da yapmış olan 34 veli oluşturmaktadır. Velilerin belirlenmesinde amaçlı örneklem tekniklerinden maksimum çeşitlilik örneklemi kullanılmıştır. Verilerin toplanması için görüşme formu, verilerin analizinde ise betimsel analiz kullanılmıştır. Görüşmelerden elde edilen bulgular neticesinde, öğrencilerin Örgün Eğitimle Birlikte Hafızlık Projesinde eğitim görmesinin tüm aile bireyleri üzerinde olumlu ve olumsuz etkilerinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Olumlu etkileri özetle; hafızlık yapmanın zihinsel gelişime katkısı, okul kalitesinin ve hafızlığın akademik başarıya etkileri, hafız olmanın aile ve öğrenciye kattığı manevi değerler şeklindedir. Olumsuz etkileri ise; sosyal hayatın kısıtlanması, ders-ödev yükünün öğrenci ve aile üzerindeki olumsuz etkileri şeklindedir. Bunun dışında çalışmada; ebeveynlerin bu süreçte yaşadığı zorluklara, nitelikli ders çalışma ortamının nasıl olması gerektiğine ve velilerin ideal hafızlık yaşı ve ideal hafızlık eğitimi modeli hakkındaki düşüncelerine yer verilmiştir.

Din eğitimiDiyanet İşleri BaşkanlığıHafızlık
Abdüssamet Cingöz
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de zekatın kurumsallaşması ve diyanet personelinin bakış açısı hakkında bir araştırma (Kocaeli örneği)

Zekât, Müslümanın Allah'ın rıza ve hoşnutluğunu kazanabilmek için, malının bir kısmını hak sahibine vererek ifa ettiği mali bir ibadettir. Zekât ibadetinin, Hz. Peygamber özelinde tarihsel sürecine bakıldığında, Medine döneminde farz kılınarak, diğer ibadetler arasında yerini aldığı görülmektedir. Hz. Peygamber ve Halifeler döneminde devlet eliyle, devletin zekât memurları tarafından toplanmış, ancak bu dönemden uzaklaşıldıkça, zekât-devlet ilişkisi gittikçe zayıflamış, tarihsel süreç içerisinde de bireysel olarak ifa edilmeye başlanmıştır. Osmanlı Devleti uygulamalarına bakıldığında da, bir kurumsallaşmanın olmadığı, vatandaşın zekât ödemelerini kendi eliyle yaptığı görülmektedir. Günümüzde, İslam ülkelerinde kurumsal yapılar ortaya konmaktadır. İslam ülkelerinin bir kısmında zekât kanunları çıkarılarak, zekât ödemeleri zorunlu hale getirilirken, bir kısmında ise, zekât ödemeleri gönüllü olarak yapılmaktadır. Bu ülkelerde, zekât kurumlarında biriken fonların, yoksulluk ile mücadelede önemli bir finansman kaynağı olduğu görülmektedir. Ülkemizde ise, zekâtın kurumsal bir bünyede toplandığı bir zaman dilimi olduğunu söylemek zordur. Hali hazırda ülkemizde gerek ibadetlerle ilgili problemlerin çözümünde, gerekse toplumun dini konularda bilgilendirilmesinde söz sahibi olan kurum Diyanet İşleri Başkanlığı'dır. Zekât kurumunun en kolay, en hızlı ve maliyetsiz olarak Diyanet İşleri Başkanlığı çatısı altında oluşabileceği dikkate alındığında, Diyanet personelinin zekâtın kurumsallaşması noktasında düşünceleri önem arz etmektedir. Bu çalışmada, zekâtın kurumsallaşmasına, Diyanet personelinin bakış açısı incelenmiştir. Anket yöntemi kullanılarak ortaya konan çalışmada; Diyanet personelinin vermeleri gereken zekât miktarından daha az ödeme yaptıkları ya da sahip oldukları servetin zekâta müstehak mallardan olmadığı, zekâtın Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde kurumsallaşmasına sıcak baktıkları, zekâtın vergiden mahsup edilmesi halinde zekât ödemelerinin artacağını düşündükleri, zekâtın ekonomi üzerindeki olumlu etkilerinin farkında oldukları ve zekât konusunda hizmet içi eğitime ihtiyaç duydukları bulgu olarak tespit edilmiştir. İslam ülkeleri gibi zekâtın kurumsal yapıya kavuşarak, yoksulluk ile mücadelede önemli bir finansman kaynağı olabileceği ve bunun Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde yarı özerk bir halde teşekkülünün uygun olacağı araştırmada ortaya konulmaktadır. Bu sonuç politika yapıcılar için önemli bir bilimsel bulgu sunmaktadır.

Din görevlileriDiyanet İşleri BaşkanlığıKamu personeli+5
Günay Terzi
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Müşterilerin banka tercihlerini rasyonelleştirme gerekçeleri üzerine bir araştırma: Diyanet personeli örneği

Faiz, insanlar arasında adaletsizliğe sebep olması nedeniyle geçmişten günümüze tüm dinlerde yasaklanmıştır. İslamiyete göre alışveriş helal, faiz ise haramdır. Allah Kur'an-ı Kerim'de faizden sakınmayanların Allah'a ve Rasülüne(sav) savaş açtıklarını; ayrıca ahirette kabirlerinden şeytan çarpmış gibi kalkacaklarını haber vermektedir. Yapılan bazı çalışmalarda, temel görevi İslam dinini en iyi şekilde insanlara anlatmak olan Diyanet personelinin faiz hassasiyeti incelenmiştir. Faizin haram olduğunu bilmelerine rağmen diyanet personolinin bir kısmının faizli işlem yapmaktan kaçınmadığı tespit edilmiştir. Bu bağlamda çalışmamız hassasiyet eksikliğinin gerekçelerini ortaya koymak üzerine kurgulanmıştır. Diyanet personelinin faiz konusunda hassasiyetinin beklenenden daha az bulunduğu verisinden yola çıkarak, bunun akli gerekçelerini ve rasyonalitesini ortaya koymak bu tezin konusunu oluşturmaktadır. Bu çalışmanın amacı Diyanet personelinin banka tercih nedenlerini rasyonalize etme gerekçelerini ortaya koymaktır. Literatür incelendiğinde diyanet porsonelinin banka tercih nedenlerin gerekçelerini inceleyen herhangi bir çalışma yapılmadığı görülmektedir. Bu açıdan çalışmanın literatüre katkı sağlayacağı belirtilebilir. Üç bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünde müşteri kavramından bahsedilmiştir. Müşterinin gruplanması anlatılmış ve müşteri memnuniyeti kavramı üzerinde durulup açıklanmıştır. İkinci bölümde müşterilerin banka tercihlerini etkileyen faktörler ele alınıp incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise Sakarya'nın çeşitli ilçelerinden seçilen farklı görevlerdeki 35 Diyanet personeli ile öncelikle anket uygulaması, ardından derinlemesine mülakat yapılmıştır. Sonuç bölümünde ise elde edilen veriler ışığında çalışmanın değerlendirmesi yapılıp gelecekte yapılacak çalışmalar için öneriler sunulmuştur.

BankacılıkBankacılık sektörüBankalar+6
Yasemin Katırcı
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretici görüşleri bağlamında Diyanet İşleri Başkanlığı 4-6 yaş kur'an kurslarındaki değerler eğitimi uygulamalarının değerlendirilmesi

Bu araştırmada, öğretici görüşleri bağlamında Diyanet İşleri Başkanlığı 4-6 yaş Kur'an kurslarındaki değerler eğitimi uygulamalarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın amacına uygun olarak nitel araştırma yöntemlerinden bütüncül tek durum deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2018-2019 yılı güz-bahar döneminde İstanbul ili Kâğıthane ilçesinde görev yapan ve değerler eğitimi derslerine giren 20 Kur'an kursu öğreticisi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniğine uygun hazırlanmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmaya katılan kişiler tamamen gönüllülük esası ile alana katkı sağlamak için bu araştırmada yer almışlardır. Araştırmada yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla toplanan veriler betimsel analiz yoluyla çözümlenmiştir. Analiz sonucunda elde edilen veriler, DİB' in yürüttüğü değerler eğitimi çalışmasında öğreticilerin kendi eksikliklerinin farkında oldukları ve bunun için çaba gösterdikleri görülmektedir. Değerler eğitim uygulamalarında sevgi, saygı, merhamet, şükür, adalet, vatan-millet sevgisi ayrıca Allah sevgisi, peygamber sevgisi gibi konular işlenmektedir. Müfredat dışına çıkılmadığı, veli yönünden zorlanıldığı ve değerler eğitimi noktasında algı sorunu yaşandığı, değerler eğitim çalışmasının okul öncesi dönemde çok gerekli ve gecikmiş bir çalışma olduğu, geliştirilerek tüm eğitim kurumlarında da uygulanması gerektiği sonucu ortaya çıkmıştır. Öğreticilere göre kullanılan program yeterlidir fakat çocuklara ağır gelen konular vardır. Hikâye, şarkı ve oyunlar çoğaltılıp 4- 6 yaş grubuna uygun daha eğlenceli şekilde hazırlanması için bir kez daha gözden geçirilmelidir. Öğreticilerin staj eğitimleri ve hizmet içi eğitimlerinin artması ve düzenli olarak değerler eğitimi çalışmaları ile ilgili seminerlere katılmak için talepte bulundukları görülmektedir. Öğreticiler, DİB' in uyguladığı değerler eğitimi programının geliştirilerek MEB bünyesinde de hızla yaygınlaştırılması gerektiğini ifade etmişlerdir. Anahtar Kelimeler: 4-6 Yaş Kur'an Kursları, Değerler Eğitimi,

DeğerlerDeğerler eğitimiDin eğitimi+7
Elif Acur
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Din siyaset ilişkilerine yönelik yaklaşımlar çerçevesinde Diyanet gazetesi ile İslamcı dergilerin mukayesesi

Birey ve toplumların hayata bakış açılarına yön veren en önemli unsurlardan biri dindir. Toplumların dini anlayış tarzları, onların siyaset ve devlete yönelik düşüncelerini doğrudan etkilemektedir. Bu doğrultuda her dönemde din ve siyaset arasında gerek fikri gerekse kurumsal açıdan bir ilişki sistemi kendini göstermiştir. Din ve siyaset arasındaki bu ilişkinin anlamlandırılması noktasında ise farklı düşünce ekolleri çerçevesinde farklı bakış açıları ortaya konulmuştur. Türk düşüncesi din ve siyaseti birbirini destekleyen ve koruyan unsurlar olarak görürken, Avrupa merkezli eleştirel din siyaset ilişkileri anlayışı dini siyasetin bir aracı ve rıza üretim mekanizması olarak ele almıştır. Modern dönemde din siyaset ilişkilerinin anlamlandırılması noktasında ise kendi dönemlerini yansıtma hususunda öneme sahip olan gazete ve dergiler başvurulacak kaynaklar arasında yer almaktadır. Çalışmanın amacı Türkiye'de 1960-1990 arasında din siyaset ilişkilerine yönelik bakışın farklı din anlayışları doğrultusunda yayınlanan dergi ve gazeteler çerçevesinde incelenmesidir. Bu doğrultuda çalışmada Diyanet Gazetesi ve kendi dönemlerini temsil kabiliyeti yüksek olan Fedai, Sancak, Tohum, Gölge, Akıncı Güç, Akıncılar, Şûrâ, Tevhid, Hicret, İslâmî Hareket, İstiklâl isimli İslamcı dergilerin din ve siyaset ilişkilerine yönelik söylemleri tetkik edilmiştir. Çalışmada gazete ve dergilerdeki söylemlerin incelenmesi için eleştirel söylem analizi yöntemi kullanılmıştır. Sonuç olarak çalışmada ele alınan, kaynakları yerli olmayan İslamcı düşünce ekollerinin yayınladığı dergilerin din siyaset ilişkilerini ele alış biçimlerinin eleştirel din siyaset ilişkileri yaklaşımlarını merkeze alan bir şekilde olduğu tespit edilmiştir. Türk devlet geleneğinin inşa ettiği bir kurumsal yapının devamı olan Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından çıkartılan Diyanet Gazetesi'nde ise din siyaset ilişkilerinin Türk düşünce geleneği doğrultusunda idrak edildiği görülmüştür. Çalışmada bu anlayış tarzları kıyaslanarak düşüncenin kaynaklarının zihniyeti nasıl etkileyip şekillendirdiği ortaya konulmuştur.

DergilerDin-siyaset ilişkileriDiyanet gazetesi+5
Selin Şahin
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kur'an-ı Kerim'de müteradif kelimeler ve Diyanet İşleri Başkanlığı mealinin konuya bakışı

Terâdüf kavram olarak ortaya çıktıktan sonra kendisiyle ilgili ihtilaflar ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu ihtilaflar terâdüfün dilde olup olmadığı veya Kur'an-ı Kerim'de olup olmadığıyla ilgili olarak ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada Arapça'da terâdüfü kabul edenleri ve kabul etmeyenleri sundukları delilleriyle birlikte ortaya konulmuştur. Daha sonra Kur'an-ı Kerim'de terâdüfü kabul eden ve etmeyen dilbilimciler üzerinde duruldu. Kur'an-ı Kerim'de terâdüfü kabul etmeyenleri, dilde kabul edip Kur'an-ı Kerim'de reddedenler, terâdüfü kabul etmediği kullandığı kelimeler arasındaki farktan anlaşılanlar ve terâdüfü Arapça'da ve Kur'an-ı Kerim'de kabul etmeyenler şeklinde üç başlıkta verildi. Terâdüf dilde kabul edildiğinde dil için bir zenginlik olduğu kabul edilir. Reddedildiğinde ise dilin her sözcüğünün kendine has bir manasının olduğu ifade edilir. Kur'an-ı Kerim'de terâdüf kabul edildiğinde bu durum dile bağlanır çünkü dilde terâdüf varsa eğer aynı dille yazılmış ilahi kitapta niçin teradüf olmasın diye bir soru ortaya çıkmaktadır. Bu ilahi kitapta terâdüfün varlığını kabul etmeyenler ise söz konusu olan müterâdif sözcüklerin Kur'ân'da kullanımına baktıklarında yüce Allah'ın farklı ayetlerde aynı sözcüğü kullanmadığına dikkat çekmektedirler. Onlara göre; eğer müterâdif olan bu iki sözcük birebir aynı manayı taşıyorsa niçin ayetlerde aynı sözcük kullanılmamıştır? Ya da ayette kullanılan sözcüğü müterâdifiyle değiştirmek mümkün olmadığına göre terâdüf olan iki sözcük aynı manayı ifade etmemektedir. Bu çalışmada müterâdif olarak görülen bir kısım sözcüklerin geçtiği bazı ayetlerin Diyanet İşleri Başkanlığının Kur'ân Yolu Türkçe Meâl ve Tefsir adlı kaynağın özelinde incelenmesi sonucunda söz konusu kaynakta bazı ayetlerin meâlleri verilirken müterâdif olan iki sözcüğü aynı mana da verildiği görülmüştür. Diğer müterâdif sözcüklerin geçtiği ayetler incelendiğinde ise terâdüfün kabul edilmediği ve buna uygun olarak sözcüklerin meâlleri verilirken aralarında ince farklar dikkate alınmıştır. Aynı zamanda ayetin bağlamına dikkat edilerek anlam verilmiş olabileceği sonucuna varılmıştır. Bunların hepsi ihtimal dahilinde kabul edildiği durumda Kur'ân Yolu Türkçe Meâl ve Tefsir adlı kaynağın terâdüf kavramını kabul ettiğinin veya inkâr ettiğinin tam olarak söylenemeyeceği ortaya çıkmaktadır. Çünkü müterâdif olarak görülen her sözcük için aynı şekilde meâl verilmemiştir. Eğer müterâdif olan her sözcük için aynı şekilde meâl verilmiş olsaydı o zaman terâdüfü kabul veya reddettiğini söylemek mümkün olurdu.

ArapçaDil bilgisiDil bilim+5
Büşra Aslan
Batman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
10
Master'sOpen AccessTR

Almanya'daki din görevlilerinin mesleki yeterlilikleri ve karşılaştıkları problemler

Diyanet İşleri Başkanlığı yurt dışına 1980'li yılların başından itibaren din görevlileri göndermiş ve halkın dini ihtiyaçları ile resmi kanallardan ilgilenilmeye başlanmıştır. DİB'in yurt dışı din hizmetlerinin en önemli unsurlarından birini din hizmetini sunan din görevlileri oluşturmaktadır. Türk vatandaşlarının göçmen olarak bulunduğu ülkelerde din hizmetinin, Türkiye'deki din hizmetinden farklı olarak değişik zeminleri vardır. Zemini ne olursa olsun etkili din hizmeti vermenin en önemli unsuru, yaptığı görevin önemini kavramış, iyi yetişmiş din görevlisidir. Bu nedenle yurt dışında görev yapan din görevlilerinin mesleki yeterlilikleri ve karşılaştıkları problemlerin bilinmesi bu hizmetin daha sağlıklı yürütülmesi açısından son derece önemlidir. Biz bu çalışmada din görevlisinin yapmakta olduğu işte kendini yeterli görüp görmemesi durumunu, işindeki belli görevleri yerine getirebilmek için kendi bilgi, beceri ve yeteneklerine olan inancını ve din hizmetini yerine getirirken karşılaştığı problemleri ölçmeye çalıştık. Halkla sürekli olarak yüz yüze olmaları ve doğrudan iletişim kurmaları, din görevlilerini toplumun manevi imarında ön plana çıkarmaktadır ki bu görev yurt dışında icra edildiğinde önemi bir kat daha artmaktadır. Bu nedenle din görevliliği gibi çok önemli bir görevi yerine getirenlerin, mesleki bilgi, beceri ve genel kültür bakımından iyi yetişmeleri, mesleklerini icra ederken karşılaştıkları problemlerinin en aza indirilmesinin meslek kalitesini artıracağı şüphesizdir. Bu araştırmanın çalışma alanını Almanya'daki DİTİB derneklerinde görev yapan din görevlileri oluşturmaktadır. Anket tekniğinin uygulandığı bu çalışmada, din görevlilerinin mesleki yeterliklerinin ve karşılaştıkları problemlerin değerlendirmesinde; yaş, cinsiyet, öğrenim durumu ve mesleki kıdemleri gibi değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediği de incelenmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre değerlendirmeler yapılıp; öneriler ve eleştiriler sunulmuştur.

AlmanyaDin adamlarıDin eğitimi+5
Fatma Latifoğlu
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Diyanet İşleri Başkanlığı personelinin faiz hassasiyeti (Sakarya örneği)

Dünyada son elli yılda yaşanan global finansal krizler faizli bankacılık sistemini sorgulanır hale getirmiş, altarnetif arayışlar içerisinde bulunan ülkeleri de daha sağlam olan katılım bankacılığını gündemlerine almalarını sağlamıştır. Tüm ilahi dinlerin tahrif edilmemiş genel prensipleri ile örtüşen ve özellikle İslam dininin yasaklamış olduğu faizden uzak kalarak, üretime ve ülke ekonomisine büyük katkısı olan katılım bankalarının geleneksel finansal sistem içerisindeki yerlerini korumaları, aynı zamanda özellikle Müslüman halkın yoğun olarak yaşadığı yerlerde daha da büyümeleri gerekmektedir. Nüfusunun %99'u Müslüman olan Türkiye'de bu konuda temel görevi "İslam Dininin inançları, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak…" (TBMM 1965) misyonu çerçevesinde toplumun çok geniş bir kesimine hitap eden, gerektiğinde onları yönlendirebilen Diyanet İşleri Başkanlığı üstlenmiştir. Faizsiz bir sitemin oluşması ve sürdürülmesinde de halkla iç içe olan Diyanet personelinin etkisi çok önemlidir. İslam ekonomisi ve faiz konusunda gerekli bilgi donanımına ve hassasiyete sahip olan Diyanet personelinin faizsiz bir sitemin tesisinde büyük bir etkisi olacaktır. Ülkemizde katılım bankalarının hizmetlerini ve ürünlerini tercih etmelerini etkileyen faktörleri araştırmaya yönelik yapılan bilimsel çalışmalar oldukça çoktur. Ancak, toplumun büyük çoğunluğunca değer verilen ve rol model olarak örnek alınan din adamlarının İslam Ekonomisi ve Katılım Bankacılığı algısına ve faiz hassasiyetine dair yapılan akademik çalışmaların sayısı ise yok denecek kadar azdır. İşte bu çalışmanın amacı literatüre bir miktar da olsa katkıda bulunmaktır. Bu hedefe ulaşmak için katılım bankaları ve faiz hakkında verilecek genel bilgiden sonra Diyanet personelinden Sakarya İlinde görev yapanlar arasından örnek kütle alınmıştır. Örnek kütleye anket tekniği uygulanarak veri toplanmıştır. Toplanan veriye açıklayıcı faktör analizi uygulanmıştır. Dördüncü bölümde bu analizin sonuçlarına yer verilmiştir.

Din görevlileriDiyanet İşleri BaşkanlığıFaiz+4
Kadir Kızıltepe
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

DİB 4-6 yaş öğretim programının değerlendirilmesi ve program çıktılarının analizi

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın hizmet alanlarına 4-6 yaş grubunun eklenmesiyle birlikte, yıllar içerisinde bu alandaki faaliyetler hızla artmıştır. 2013-2014 eğitim-öğretim yılında uygulanmaya başlayan DİB 4-6 yaş öğretim programı, toplumun ihtiyaç ve beklentileri dikkate alınarak, gelişimin en kritik evrelerinden biri kabul edilen okul öncesi döneme yönelik din eğitimi faaliyeti sunmak üzere hizmete girmiştir. Bu çalışmada, geliştirilen ölçek ile DİB 4-6 yaş öğretim programının öğretici görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi, programda kullanılan materyallerin içerik analizinin yapılması ve elde edilen bulguların birbiriyle ilişkilendirilerek derinlemesine bir değerlendirme yapılması amaçlanmıştır. Bu araştırmada, bir ölçek geliştirilmiş olup İstanbul İl Müftülüğü'ne bağlı 4-6 yaş öğreticisi olarak görev yapmakta olan 480 öğreticiye bu ölçek uygulanmıştır. Katılımcılardan elde edilen veriler, ölçekte yer alan değişkenlere göre değerlendirilmiştir. Çalışmanın nitel bölümünde Kur'an Kursları Öğretici Kitabı başta olmak üzere programda kullanılan materyallerin içerik analizi yapılmış, nicel bölümden elde edilen verilerle karşılaştırılarak materyallerin durum tespiti yapılmıştır. Araştırma neticesinde, DİB 4-6 yaş öğretim programının toplumda bulunan okul öncesi din eğitimi ihtiyacını büyük oranda karşıladığı ancak programın içeriğinde ve uygulanma sürecinde bazı eksiklik ve aksaklıkların bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Diyanet İşleri Başkanlığı 4-6 Yaş Kur'an Kursları, Okul Öncesi Din Eğitimi, Okul Öncesi Eğitim, Program Değerlendirme

Din eğitimiDiyanet İşleri BaşkanlığıEğitim programları+6
Betül Aşkın
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Din-toplum ilişkileri bağlamında T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı personeli arasında faaliyet gösteren sendikalar

Din-Toplum ilişkilerine sosyolojik açıdan baktığımızda karşılıklı ve karmaşık bir şekilde etkileşim halinde olduğunu görürüz. Araştırmanın genel problemi, din-toplum ilişkileri bağlamında T.C Diyanet İşleri Başkanlığı'nda faaliyet gösteren sendikaları incelemektir. Bu sendikaların öncelikle üyeleri arasındaki faaliyet durumlarını, sonra da genel olarak muhafazakâr kesimin, müslüman kesimin ve dinin değerlerine yapılan saldırılarına karşı gelme durumlarının yansımalarını incelemektir.Bu tezin amacı ?Din-Toplum? ilişkileri bağlamında DİB'de faaliyet gösteren sendikaların faaliyetlerini birçok açıdan inceleyip kamuoyuna sunmaktır. Bu sendikaların din-toplum ilişkilerindeki faaliyetlerine yönelik olumlu ve olumsuz durumlarını açığa çıkarmaktır. Araştırmamız teorik ve uygulamalı iki ana çerçevede ele alınmıştır. Teorik çerçeve oluşturulurken, araştırma boyunca bilimsel çizgiler çerçevesinde literatür taramasına yer verilmiştir. Yazılı kaynakların taranması aşamasında yayınlanmış kitap, istatistik, süreli yayınlar, medya, internet siteleri ve araştırmalardan istifade edilmiştir. Uygulamalı çerçevede ise anket ve mülâkat tekniklerinin her ikisinden de faydalanılmış, yaptığımız değerlendirmeler tablolar halinde yorumlanarak bilim yararına sunulmuştur.Araştırmamız dört bölümden oluşmuştur: 1.Bölümde sosyolojik açıdan din ve din-toplum ilişkileri ele alınmıştır. 2.Bölümde sendikacılık ve kavramsal çerçeve üzerinde durulmuştur. 3.Bölümde ?Din-Toplum ilişkileri bağlamında Diyanette faaliyet gösteren sendikalar? çeşitli açılardan irdelenmiş özellikle de bu konuda medyada çıkan haber ve yorumlardan da faydalanılmıştır. 4.Bölümde ise alan araştırmamızın en önemli kısmını oluşturan anket bulguları yer almıştır.Çalışmamızda sonuç olarak, Diyanette faaliyet gösteren sivil toplum örgütleri olarak sendikaların din-toplum bağlamında önemli faaliyetlerde bulunduğunu görmekteyiz. Özelliklede İşçi ve memur sendikacılığından sonra din alanında bir sendikalaşmanın olması örneklem grubumuz tarafından olumlu karşılanmış ve yararlı bulunmuştur. Tespit ettiğimiz kadarıyla din alanında dünyada ilk defa ülkemizde bir sendikalaşmanın olması özellikle de muhafazakâr kesimin değerlerini gerek medyada gerekse uluslararası arenada savunması açısından çalışmamızda sosyolojik açıdan önemli sonuçlar bulunmuştur diyebiliriz. Araştırmamızın, Diyanette faaliyet gösteren sendikaların politikalarına bir katkı sağlayacağı umulmaktadır.

Din sosyolojisiDin-toplum ilişkileriDiyanet İşleri Başkanlığı+2
Ersin Doğruyol
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00

Related subjects