Döviz kuru
269 theses under this subject heading
Döviz kuru ile sorunlu krediler ilişkisi: Türkiye örneği
Küresel konjonktürde, sorunlu krediler, banka bilançolarının aktif kalitesinin bir göstergesi olarak ifade edilmektedir. Özellikle, Türkiye gibi, bankacılığın finansal sistemdeki yerinin oldukça önemli olduğu ülkelerde, banka aktiflerinin kalitesinde bozulma meydana gelmesi, finansal piyasaların yanı sıra tüm ekonomiyi etkilemektedir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de son yıllarda kur şoklarıyla yeniden gündeme gelen döviz kurları ile sorunlu krediler ilişkisinin 2005:Q4-2017:Q4 dönemi için ARDL analiz yöntemiyle araştırılmasıdır. Çalışmada, öncelikle kredi ve sorunlu krediler ele alınmış olup, sorunlu kredilerin Türk bankacılık sektöründeki durumu incelenmiştir. İkinci bölümde döviz kuruyla ilgili temel kavramlar, döviz kuru rejimleri ve döviz kurunu etkileyen faktörler üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde, döviz kuru ile sorunlu krediler ilişkisine yönelik teori ve literatür araştırmasına yer verilmiştir. Yapılan literatür araştırmasında, döviz kuru ile sorunlu krediler arasında güçlü bir ilişkinin olduğu anlaşılmıştır. Son bölümde ise çalışmaya ait ampirik bulgulara yer verilmiş olup, ele alınan değişkenler arasındaki ilişki ekonometrik olarak incelenmiştir. Çalışmada analiz yöntemi olarak ARDL sınır testi yaklaşımı kullanılmıştır. ARDL yöntemiyle, değişkenler farklı düzeylerde durağan hale gelseler dahi eşbütünleşme ilişkisi tespit edilebilmektedir. Aynı zamanda, ARDL analizi kapsamında kurulan hata düzeltme modeli, hem kısa dönem hem de uzun dönem için değişkenlerle ilgili bilgi vermektedir. ARDL analiz yönteminin diğer bir özelliği ise az sayıda gözlem içeren serilerle çalışıldığında bile sapmasız ve tutarlı sonuçlar vermesidir. Çalışmanın analiz kısmında, ARDL eş bütünleşme testi kapsamında, öncelikle sınır testi uygulanmış ve çalışmada ele alınan değişkenler arasında eş bütünleşme ilişkisi olduğu belirlenmiştir. Eş bütünleşme ilişkisi tespit edildikten sonra ARDL modeli kurulmuş ve değişkenler arasındaki ilişki uzun ve kısa dönem için analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, hem uzun hem de kısa dönemde, reel efektif döviz kuru artınca, sorunlu kredilerin de arttığı sonucuna ulaşılmıştır.
Döviz kuru ile doğrudan yabancı yatırımlar ilişkisi: Türkiye örneği
Küreselleşen dünya ekonomisinde doğrudan yabancı yatırımlar, az gelişmiş ülkeler için önemli bir hale gelmiştir. Çünkü doğrudan yabancı yatırımlarla birlikte ülkeye istihdam, büyüme, kalkınma, döviz, girişimcilik ve teknoloji de gelmektedir. Az gelişmiş ülkelerin önemli eksikleri olan bu faktörleri ülkeye çekmek için birbiriyle rekabet içindedirler. Doğrudan yabancı yatırımlar ev sahibi parası cinsinden yatırım yaparlar. Bu çalışma, doğrudan yabancı yatırım gerçekleştiren ulus ötesi şirketler için önemli bir belirleyici olarak düşündüğümüz döviz kurunun etkisi araştırılmıştır. Çalışmanın ekonometrik bölümünde 1984-2019 dönemini kapsayan yıllık verileriyle reel efektif döviz kurunun, dışa açıklık oranının ve piyasa büyüklüğünün doğrudan yabancı yatırımlara olan etkisi analiz edilmiştir. Değişkenlere birim kök testleri yapılmış hepsinin aynı mertebeden durağan olduğu tespit edilmiş, Johansen eşbütünleşme testi uygulanmış ve uzun dönem iliklisinin varlığı tespit edilmiştir. Eşbütünleşme testinden elde edilen sonuçlarına göre doğrudan yabacı yatırımlar ile reel efektif döviz kuru ve piyasa büyüklüğü arasında pozitif, dışa açıklık oranı ile negatif bir ilişki tespit edilmiştir.
Türkiye'de döviz kurları ile dış ticaret dengesi arasındaki ilişki
Küreselleşen dünyada, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin kritik düzeyde bir ekonomik sorunu olan dış ticaret açığı ve bu açığa yol açan etmenler çalışmalara konu olmuş ve olmaya devam etmektedir. Bu çalışmanın amacı, reel efektif döviz kuru ile dış ticaret dengesi arasındaki ilişkinin araştırılmasıdır. Bu çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde dış ticaret ile ilgili genel çerçeve ortaya konmaktadır. İkinci bölümde, reel efektif döviz kuru kavramı, teoriler ve etkileri değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde, literatür araştırmasına yer verilmiştir. Dördüncü bölümü ise çalışmanın temel amacı olan ekonometrik uygulama bölümü oluşturmaktadır. Türkiye'de 2003:Q1-2018:Q3 dönemi ele alınmış, durağanlık analizleri yapılmış, kısa ve uzun dönem analizleri için ARDL yönteminden faydalanılmıştır. TÜFE bazlı (2003=100) reel efektif döviz kuru: RDK, ekonomik büyüme: GSYH ve mal dengesi: DA değişkenleri ARDL analiz yöntemine dâhil edilmiştir. Bu analiz sonucuna göre, değişkenler arasında eşbütünleşme ilişkisi olduğu saptanmıştır ve ARDL modeli kurulmuştur, modelin açıklama gücü 0.91 gibi yüksek bir değer çıkmış ve anlamlı bulunmuştur. Uzun dönemde RDK serisi ile DA bağımlı değişkeni arasında anlamlı bir ilişki olsa da kısa dönemde bu ilişki anlamlı bulunamamıştır. DA değişkeni uzun dönemde RDK'den etkilense de kısa dönemde etkilenmemektedir. Ayrıca son olarak modelin kararlılığına bakmak için de CUSUM ve CUSUMSQ grafikleri incelenmiş ve değişkenlere yönelik herhangi bir kırılmanın olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Döviz kurundaki değişkenliğin Türkiye dış ticaretine etkisi
Döviz kurundaki değişkenliğin Türkiye'nin dış ticaretine olan etkisinin incelendiği bu çalışmada; döviz kurları, kur değişkenliği ve dış ticaret teorik olarak incelenmiş, Türkiye ekonomisinin tarihsel gelişimi kronolojik olarak ele alınmış ve çalışmanın son bölümünde ekonometrik analize yer verilmiştir. Son bölümde; döviz kurundaki değişkenliğin Türkiye'nin dış ticareti üzerindeki etkisini analiz etmek amacıyla, ihracat ve ithalat talebi modellerinden hareketle belirlenen değişkenler kullanılmıştır. Bu değişkenleri incelemek amacıyla 2002:Q1-2020:Q1 dönemini kapsayan üçer aylık veriler kullanılmıştır. Serilerin durağanlık analizleri için ADF ve KPSS testleri analize dâhil edilmiştir. Döviz kurundaki değişkenliğin ihracat ile ithalat arasındaki uzun dönemli ilişkiyi belirlemek için ARDL eşbütünleşme testi kullanılmıştır. ARDL eşbütünleşme sonuçlarına göre; ARDL testi ihracat verileri için uygulandığında; Türkiye ekonomisinde reel ihracat, reel dış dünya geliri, reel döviz kuru ve reel döviz kuru değişkenliği arasında 2002.Q1-2020.Q1 dönemi için istikrarlı ve uzun dönemli bir ilişki bulunmamaktadır. Değişkenler arasında uzun dönemli ilişki olmadığı için hata düzeltme modeli ve uzun dönem katsayılar tahmini aşamalarına geçilememiştir. ARDL eş bütünleşme sonuçları ithalat için değerlendirildiğinde; Türkiye ekonomisinde reel ithalat, reel yurtiçi gelir, reel döviz kur ve reel döviz kuru değişkenliği arasında 2002.Q1-2020.Q1 dönemi için istikrarlı ve uzun dönemli bir ilişki bulunmaktadır. Kısa ve uzun dönemde; reel yurtiçi gelirdeki artışlar ile reel döviz kurundaki artışlar, reel ithalatı pozitif olarak etkilerken; reel döviz kuru değişkenliği, reel ithalatı negatif etkilemektedir. Döviz kurundaki değişkenliğin artması Türkiye'nin ithalatını olumsuz etkilemektedir. İki değişken arasındaki bu negatif ilişki, yatırımcıların kurlardaki ani değişikliği risk unsuru olarak değerlendirmeleri ve risk içeren ekonomik piyasada yatırım kararı almak istememeleri ile açıklanabilir. Ayrıca döviz kurundaki bu ani değişkenlik; kuru artırmaya yönelik olursa, artan döviz kuru Türk Lirasının değerini yabancı paralara karşı düşürerek ithal malların maliyetini artırır. İthal maliyetlerinin artmasıyla üretim maliyetleri de artacaktır. Fazla maliyete katlanmak istemeyen piyasa aktörleri, bu şartlar altında ithalatı azaltma eğilimi göstereceklerdir.
Uzun dönem reel döviz kurlarının belirlenmesi ve reel döviz kurlarının yanlış dengelenmesi: Türkiye örneği
Reel döviz kurlarının yanlış seviyede dengelenmesinin, refah üzerinde olumsuz etkiler yarattığı konusunda bir görüş birliği vardır. Kalıcı yanlış dengelenmeler ekonomik birimlere yanlış sinyaller göndererek ekonomik istikrarın bozulmasına neden olmaktadır. Özellikle yerli para biriminin reel manada aşırı değerlenmesi, uluslararası rekabet gücünü ve cari hesap dengesinin sürdürülebilirliğini olumsuz etkilemekte ve ekonomiyi spekülatif ataklara açık hale getirmektedir. Dolayısıyla reel döviz kurlarının yanlış dengelenmesi meydana gelen finansal krizlerin nedenlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle ekonomik istikrarsızlıkların önüne geçilmesi açısından yanlış dengelenmenin ölçülmesi büyük önem arz etmektedir. Çalışmada Türkiye için reel döviz kurlarının yanlış dengelenmesi, satın alma gücü paritesi, davranışsal denge döviz kuru ve doğal denge döviz kuru olmak üzere üç farklı denge reel döviz kuru modeli ile belirlenmiştir. Analizde denge reel döviz kurunun elde edilmesi amacıyla eşbütünleşme teknikleri uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlar, Türkiye'de reel döviz kurlarının sabit döviz kuru rejiminin uygulandığı 90'lı yıllar ve 2000'li yılların başında denge seviyesinden ciddi ölçüde sapma gösterdiğini, esnek döviz kuru rejimine geçilmesinin ardından ise denge seviyesine yakınsadığını ortaya koymaktadır. Analizden elde edilen bir diğer önemli bulgu ise Türkiye ekonomisinde meydana gelen krizlerin, Türk lirasının aşırı değerlendiği dönemlerin ardından gerçekleştiği yönündedir. Anahtar Kelimeler: Reel döviz Kuru, Denge Reel Döviz Kuru, Yanlış Dengelenme
The effect of foreign exchange and real exchange rate on foreign trade in Liberia
This study adopted an ARDL model framework in estimating the effect of foreign exchange intervention and exchange rates on foreign trade in Liberia in three separate models namely export, import and trade balance using yearly data from 1980-2015. The results indicate a statistically significant positive effect of nominal exchange rate on export, but not necessarily for real exchange rate. Nominal exchange rate was confirmed to be inversely related to import while real exchange rate was positively related to import. The trade balance model results show a statistically significant negative effect of nominal exchange rate on trade balance while real exchange rate was seen to be positively related to trade balance. The exchange rate regime change and monetary intervention by the central bank seems ineffective particularly due to the dual currency and high dollarization. At the same time, the depreciation in the Liberian dollar tend to worsen the trade balance. Keywords: Nominal Exchange Rate, Real Exchange Rate, Foreign Trade, ARDL model,Dual currency
OECD ve G-20 ülkelerinde sermaye hareketleriyle seçilmiş iktisadi değişkenler arasındaki ilişkilerin panel veri analizi
Bu tezin amacı, sermaye hareketlerinin, OECD ve G-20 ülklerinde ekonomik büyüme ve Reel Effektif Döviz Kuru (REER) üzeindeki etkilerini incelemektir. Birinci bölümde farklı sermaye hareketleri ödemeler dengesi temel alınarak tanımlanmış ve sermaye hareketlerinin nedenleri ve ekonomik etkileri açıklanmıştır. İkinci bölümde, OECD ülkeleri ve OECD'nin kilit ortağı olan ülkelerde 2002-2014 yılları arasında, doğrudan yabancı yatırımlar, portföy yatırımları ve işçi dövizi girişlerinin REER üzerindeki etkileri rassal etkiler modeli ile incelenmiştir. OECD ve kilit ortak ülkeler gelişmiş ve gelişme yolunda olan ülkeler olmak üzere iki grubu ayrıldığında sermaye girişlerinin REER üzerinde herhangi anlamlı bir etkisi olmazken gelişme yolunda olan ülkelerde sermaye girişlerinin REER'in değerini artırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Üçüncü bölümde G-20 ülkelerinde 1985-2014 yılları arasında beşer yıllık gözlemlerle net sermaye akımlarının (NKF) kişi başına düşen GSYİH'daki yıllık büyüme oranı üzerindeki etkileri Neo-klasik ve içsel büyüme modelleri çerçevesinde kişi başına düşen GSYİH (doğal logaritma), kamu harcamalarının GSYİH'daki payı, gayri safi yurtiçi yatırımların GSYİH'daki payı, dışa açıklık, ortalama okullaşma oranı ve finansal gelişmişliğin bir göstergesi olarak özel kredilerin GSYİH'daki payı, kukla değişken olarak 2008 küresel krizi ve finansal gelişmişlik düzeyinin NKF'lerin ekonomiler üzerindeki etkilerini gösteren etkileşimli değişken de modele dahil edilerek GMM tahmincisi ile incelenmiştir. Analizde G-20 ülkelerinin ekonomik büyüklük ve ekonomik yapıları açısından farklı oldukları dikkate alınarak farklı gruplandırmalar yapıldığında G-7 ülkeleri ve G-20 içerisinde cari fazla veren ülkelerde NKF'nin ekonomik büyümeyi negatif; G-7 dışında kalan G-20 ülkeleri ve cari açık veren G-20 ülkelerinde ise ekonomik büyümeyi pozitif etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Bu çalışmalardan elde edilen sonuçlar, sermaye hareketlerini esas alarak büyümeye çalışan ülkeler için önemli çıkarımlar içermektedir. Anahtar Sözcükler: Sermaye Hareketleri, Reel Döviz Kuru, Net Sermaye Akımı,Panel Veri Analizi, GMM Tahmincisi
Ekonomik krizler öncesi erken uyarı sistemleri
Bu çalışmada, krizleri öngörmede kullanılan çeşitli erken uyarı modellerinden seçilmiş göstergelerin krizler öncesi ve sonrası hareketliliği izlenerek, krizlere dair anlamlı sinyallerin alınıp alınamayacağı logit model yardımıyla araştırılmıştır. Türkiye'nin yaşamış olduğu 2001 ve 2008 krizleri esas alınarak 2001-2010 arası aylık veriler kullanılmıştır.Yapılan test sonucu göstergeler arasından kredi/rezervler(kredi), reel kurdaki yüzdesel değişim(kur) ve İMKB 100 endeksindeki yüzdesel değişim(imkb) değişkenleri %5 düzeyinde anlamlı çıkarken, ihracatın ithalatı karşılama oranı(dt) %10 düzeyinde anlamlı çıkmıştır.Sonuç olarak Türkiye'de kredi, kur veya imkb göstergelerindeki bir azalma ya da dt göstergesindeki bir artış kriz çıkma olasılığını artırmaktadır.Veri toplamada daha çok bilgisayar ortamının kullanıldığı çalışmada, çeşitli internet adreslerinden kaynak olarak yararlanılmıştır. Bunun dışında kütüphane araştırması yönteminin kullanıldığı bu çalışmada literatür incelemesi de yapılmıştır. Bu kapsamda konuyla ilgili çeşitli kitaplar, dergiler ve makaleler incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Ekonomik krizler, Erken uyarı sistemleri, Döviz kuru baskıindeksi, Logit model.
Dış ticarette kullanılan döviz kuru riski yönetim tekniklerinin finansal bilgi düzeyi bağlamında değerlendirilmesi: TR33 bölgesi örneği
Dış ticaret günümüzde ülkelerin ekonomik kalkınma ve gelişmişlik seviyelerinin artırılmasında son derece önemlidir. Bu nedenle ülkeler dış ticaret hacimlerini artırmaya yönelik politikalar uygulamaktadır. Dış ticaret, ülkelerin yanında firmalar için de karlılığın artırılması ve sürdürülebilirlik açılarından önemlidir. Ancak dış ticaret işlemleri kolay gibi görünse de firmaların karşılaşabileceği çok farklı riskler bulunmaktadır. Bu risklerin en önemlilerinden biri döviz kuru riskidir. Döviz kurlarında küreselleşmenin de etkisiyle sürekli dalgalanmalar yaşanmaktadır. Bu dalgalanmalar farklı ülke para birimleri üzerinden işlem yapan dış ticaret yapan firmaların kârları, rekabet güçleri ve firma değerleri üzerinde olumsuz etkiler yaratabilmektedir. Bu olumsuzluklarla karşılaşmamak için firmalar döviz kuru riskini başarılı bir şekilde yönetmelidir. Çalışmada TR33 Bölgesi il merkezlerinde faaliyet gösteren, 250 ve üzeri çalışana sahip firmaların döviz kuru riski yönetim teknikleri hakkındaki bilgi düzeylerinin ve bu teknikleri kullanım düzeylerinin araştırılması amaçlanmıştır. Araştırma sonucunda katılımcı firmaların bu teknikler hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıkları ve bu nedenle de kullanım düzeylerinin düşük olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Reel efektif döviz kuru ile petrol fiyatları arasındaki ilişkinin analizi ve bir uygulama denemesi
Bu çalışmanın amacı, Reel Efektif Döviz Kuru, Reel Faiz Farkı, Verimlilik Farkı ve Petrol Fiyatı (Brent Petrol) değişkenleri arasındaki uzun dönemli ilişki olup olmadığını belirlemektir. Bu tez çalışmasında 2009Q01-2021Q03 dönemini kapsayan üç aylık veriler kullanılmıştır. Bu çalışmada reel efektif döviz kurunu belirleme yaklaşımları incelenmiştir. İncelenen yaklaşımlardan Kapsanmamış Faiz Oranı ve Balassa Samuelson Etkisi yaklaşımları benimsenmiştir. Değişkenler arasındaki uzun dönem ilişki olup olmama durumunu belirlemek amacıyla Johansen Eşbütünleşme Analizi yapılmıştır.Değişkenler arasında eşbütünleşme ilişkisi olduğu ve uzun dönemde birbirini etkiledikeri tespit edilmiştir. Etki – Tepki (Impulse – Response) Fonksiyon grafiği ile değişkenlere 1 standart sapmalık şok verildiğinde reel efektif döviz kurunun nasıl tepki vereceği incelenmiştir. Balassa – Samuelson Etkisi anlamlı bir şekilde işlediği sonucuna varılmıştır. Reel Faiz Farkı, Verimlilik Farkı ve Petrol Fiyatı (Brent Petrol) değişkenlerinin Reel Efektif Döviz Kurunun Granger nedeni olduğunu belirlemek amacıyla Granger nedensellik analizi yapılmıştır ve üç değişkeninde Reel Efektif Kurunun Granger nedeni olduğu tespit edilmiştir.
Döviz kuru dalgalanmalarının firmaların ihracat performansına etkisi,firma bazlı bir uygulama
Ulusal para biriminin yabancı para cinsinden değerini ifade eden döviz kurları, uluslararası ticaretin artması ve ekonomilerin birbirlerine bağımlı hale gelmesiyle birlikte ekonomideki en önemli göstergelerinden biri haline gelmiştir. Bu çalışmada döviz kuru değişmelerinin firmaların ihracat performansına olan etkisini araştırmak amacıyla ISO 500 listesindeki 2005 – 2016 yılları arasında kesintisiz verileri olan 6 farklı sektör grubundaki 69 firma temel alınarak model oluşturulmuş ve ekonometrik yöntemlerle katsayı tahmininde bulunulmuştur. Çalışmada geliştirilen modelde, firmaların ihracat değerleri bağımlı değişken, döviz kuru, katma değer ve sermaye emek oranı bağımsız değişken olarak kullanılmıştır. Veri seti İstanbul Sanayi Odası ISO 500 listesinden ve TCMB elektronik veri tabanından temin edilmiştir. Veri setinin kullanımında havuzlanmış modelin uygun olup olmadığı F-Testi ve Breusch –Pagan testi sonuçlarına göre karar verilmiş, daha sonra rassal ya da sabit etkiler modeli seçimi için Hausmann Testi yapılmıştır. Kesitler arasında otokorelasyon, yatay kesit ve değişen varyans problemleri olup olmadığını sınamak için sırasıyla, Wooldrigde, Greene Likelihood ve Pesaran testleri uygulanmış, panel verilerin hepsinde bu problemlerden en az birinin varlığı tespit edilince, bu sorunlara dirençli analiz yöntemi Driscoll Kraay yöntemi kullanılarak, katsayı tahmininde bulunulmuştur. Tüm istatistiki testler için Eviews ve Stata istatistik programları kullanılmıştır. Anahtar Kelimler: Döviz Kuru, İhracat, Panel Veri Analizi, Driscoll Kraay.
Bursa'daki firmaların kur riskine karşı korunma yöntemleri
Dış ticaret ile ilgilenen firmalar döviz kurlarındaki tahmin edilmesi güç olan belirsizliklerle karşılaşmaktadırlar. Dış ticaret faaliyetleri yabancı para birimiyle yurt dışından alış-satış işlemlerini kapsadığından kurlarda yaşanan dalgalanmalar dış ticaret firmalarının kar-zarar durumunu etkilemekte, hatta işletmenin uluslararası rekabet gücünde ve pazarlama işlemlerinde etkili olmaktadır. Döviz kuru riskini yönetebilmek ve azaltabilmek söz konusu işletmeler için giderek önemli hale gelmektedir. Dolayısıyla işletmelerin, döviz kurunun değişmesi sonucunda meydana gelebilecek zararlara karşı önlem almaları ve riskten oluşan zararları minimum seviyeye indirebilmeleri için kur riski türlerini bilmeleri ve riskten korunmak için de korunma yöntemlerini uygulamaları gerekmektedir. Bu çalışmada Bursa'daki firmaların kur riskine karşı korunma yöntemlerinin ve davranışlarının araştırılması amaçlanmıştır. Bu yüzden Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nın her yıl düzenli olarak açıkladığı ilk 250 büyük firma listesindeki dış ticaret faaliyeti yapan firmaların bu teknikleri kullanım düzeylerinin, korunma yöntemlerini kullanan firmaların performanslarının ve hangi yöntemin daha sık kullanıldığının araştırılması amaçlanmıştır. Araştırma sonucunda katılımcı işletmelerin korunma yöntemlerini kullanım düzeylerinin yüksek olduğu ve en çok forward yönteminin tercih edildiği sonucuna ulaşılmıştır.
Döviz kuru geçiş etkisi: Türkiye örneği
Makroekonomik performansın belirlenmesinde önemli değişkenlerden biri olarak kabul edilen döviz kuru, enflasyonun temel açıklayıcı değişkenleri arasında yer almaktadır. Literatürde döviz kurunun enflasyonist etkileri genellikle geçiş etkisi teorisiyle açıklanmaktadır.Gelişmiş ülkeler için ve döviz kurlarının dışsal ayarlamalar üzerine rolünün incelenmesi ile ilgili pek çok çalışmanın bulunduğu döviz kuru geçiş etkisi (exchange rate pass-through) literatüründe, gelişmekte olan ülkeler için yapılan çalışmalar da büyük artış göstermeye başlamıştır. Bu çalışmalarda döviz kurlarının dışsal ayarlamalar üzerine rolünün incelenmesinin yanında, esas olarak gelişmiş ülkelerdekine benzemeksizin döviz kurlarındaki artışın ithal malların yerli para birimi cinsinden değerinin yükseltilmesiyle, öncelikle ithalat fiyatlarını, daha sonra da ithal girdi kullanılarak üretilen tüm yerli malların piyasadaki fiyatlarını etkileyiş mekanizması üzerine yoğunlaşılmıştır.Bu çalışmada, Türkiye'de döviz kurunun ithalat fiyatlarına geçiş etkisi araştırılmıştır. Uygulamada Johansen Eşbütünleşme Analizi aracılığı ile 2002:01-2008:10 dönemi analiz edilmiştir. Bu çalışmada, Türkiye'de ithalat fiyatlarının döviz kuruna esnekliğinin oldukça yüksek oluğu ve kısa dönemde uzun döneme göre daha yüksek olduğu bulunmuştur.
Vadeli döviz piyasası ve Türkiye'de spot ve vadeli döviz kurları üzerine bir uygulama
1970'li yılların başlarında sabit kur sisteminin, yerini serbest dalgalı kura bırakmasıyla başlayan süreç beraberinde yeni riskleri de getirmiştir. Kur sisteminin getirisi olarak ortaya çıkan kur riski, kişi ve kurumların büyük ekonomik kayıplara uğramasına sebep olabilmektedir. Söz konusu riskten korunmak amacıyla kullanılan döviz üzerine vadeli işlem sözleşmeleri, serbest dalgalı kurun ileri bir tarih için sabitlenmesi yoluyla riskin yönetilebilmesine imkân sağlamaktadır.Bu çalışmanın 1. Bölümünde vadeli işlem piyasası hakkında temel bilgiler, endeks, faiz, menkul kıymet, mal (emtia) ve döviz üzerine vadeli işlem piyasaları, risk, risk türleri ve risk türleri karşısında kullanılan vadeli işlem sözleşmeleri açıklanmış, 2. Bölümde bunlar arasından döviz üzerine vadeli işlem piyasaları ayrıntılı olarak incelenmiştir. 3. Bölümde döviz vadeli işlem sözleşmelerinin ülkemizde işlem gördüğü borsa olan Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası (VOB) tanıtılmış, yapısı ve istatistiki verilerle gelişimi incelenmiştir. Çalışmanın bu son bölümünde Türkiye'de 04.02.2005-20.05.2008 dönemi için spot ve vadeli ABD dolar kurları arasındaki ilişkiler, söz konusu serilerin getiri ve volatilite (oynaklık) serileri oluşturularak, Granger Nedensellik Testi yardımıyla araştırılmış ve Geliştirilmiş Dickey-Fuller, Phillips-Perron Birim Kök testleri ve tanısal testler ile serilerin özelliklerine bakılmıştır. Araştırma sonucunda spot döviz piyasasının vadeli döviz piyasasından genellikle daha çok etkilendiği, vadeli piyasadaki getiri ve volatilitenin daha yüksek olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Döviz Vadeli İşlem Sözleşmesi, Vadeli Döviz Piyasası, Risk Türleri ve Riskten Korunma, Spot ve Vadeli Döviz Kurları, Vadeli Opsiyon Borsası (VOB), Nedensellik, Türkiye
Döviz kuru politikaları-dış ticaret hadleri ilişkisi Türkiye uygulaması (1984-2007)
Çalışmada döviz kuru ile dış ticaret hadleri arasındaki ilişki incelenmiştir. İlk olarak döviz kuru politikaları ve döviz kurları, çeşitleri itibariyle ele alınmış daha sonra dış ticaret hadleri ayrıntılı olarak incelenmiştir. Döviz kuru ile dış ticaret hadleri arasındaki ilişki teorik olarak da incelemesi yapıldıktan sonra 1984- 2007 yılları arası, Türkiye'de uygulanan döviz kuru politikaları dört farklı döneme ayrılmıştır. İlk olarak 1984-1988 dönemi esnek kur politikası, ikinci dönem 1989 -1994 esnek kur politikası, üçüncü dönem 1994-2001 sabit kur politikası ve son olarak 2001-2007 esnek kur politikası dönemleri olarak döviz kuru ve dış ticaret hadlerinin aylık verilerinden yararlanılarak, VAR analizi yöntemi kullanılarak, ekonometrik analizleri yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar granger nedensellik, etki-tepki fonksiyonları ve varyans ayrıştırma yöntemlerinden yararlanılarak yorumlanmıştır. Analiz sonucunda ilk dönemde döviz kuru ile dış ticaret hadleri arasında anlamlı bir ilişki ve nedensellik bulunamamıştır. İkinci dönemde ise döviz kuru değişkeninden dış ticaret hadlerine doğru bir nedenselliğin olduğu sonucu elde edilmiştir. Üçüncü dönemde ise döviz kuru ile dış ticaret hadleri arasında zayıf bir ilişkinin varlığı sonucuna ulaşılmıştır. Son dönemde ise döviz kurundan dış ticaret hadlerine doğru bir nedenselliğin varlığı sonucuna ulaşılmıştır ve iki değişken orta derecede ilişkili çıkmıştır.
Fiyatlara döviz kuru geçiş etkisi: Türkiye örneği
Bretton Woods sisteminin çökmesinin ardından dalgalı döviz kuru sisteminin uygulanmaya başlaması, döviz kurundan fiyatlara geçiş etkisinin hem teorik hem de ampirik literatürde önemli bir araştırma konusu haline gelmesini sağlamıştır. Bu çalışmada, döviz kuru geçiş etkisinin Türkiye'nin yurtiçi, ihracat ve ithalat fiyatları üzerindeki etkisini incelemek amacıyla, literatürde öne çıkan modellerden hareketle döviz kuru olarak euro ve doları ayrı ayrı kullanarak analizler yapılmıştır. Analizlerde yer alan değişkenler için 1989:08-2010:11 dönemini kapsayan aylık veriler kullanılmıştır. Ayrıca analizlerde alt dönem ayrımlarına da yer verilmiştir. Serilerin durağanlık analizi için ADF ve PP testleri, seriler arasındaki eş bütünleşik vektör ilişkisinin varlığını belirlemek için ise Johansen eş bütünleşme testi kullanılmıştır.Yapılan analizler sonucunda; yurtiçi fiyatlara döviz kuru geçiş etkisinin dalgalı döviz kuruna geçilen 2001:03 döneminden sonra azaldığı, bu dönemde euronun dolara oranla daha yüksek bir etkiye sahip olduğu, uzun dönemde ithalatta geçiş etkisinin düşük olduğu ve ihracatta dolardaki geçiş etkisinin yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Kısa dönem analizlerinde beklenen etkilerin tersi sonuçlarla karşılaşılmıştır. Bu durum döviz kurunda meydana gelen değişmenin fiyatlara geçmesinde yaşanan şokların firmalar tarafından kalıcı veya geçici olmasına bakıldığı ve kısa dönemde etkinin geçmesini bekledikleri için fiyat ayarlaması yapmadıkları şeklinde yorumlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Döviz Kuru, Geçiş Etkisi, VAR Analizi, Etki Tepki Analizi, Vektör Hata Düzeltme Mekanizması.
Parasal belirsizlik ve borsa getirisi: Türkiye örneği
Belirsizlik kavramı, son yıllarda yatırımların belirleyicilerinden biri olarak ekonomiliteratüründe önemli bir yeresahiptir.Bir ülkeye ait genel ekonomik görüntü, makroekonomik performans ile ölçülmektedir. Döviz kurunda ya da paraarzında oluşacak bir dalgalanma aynı zamanda borsadaki yatırımcıları da etkileyecektir. Oluşacak belirsizlikler uzundönemde hisse senedi getirilerini olumsuz etkilemektedir. Belirsizliklerin farklı kökenleri olsa da bu çalışmadaparasal belirsizliğin göstergesi olarak para arzı belirsizliği ve döviz kuru belirsizliği seçilmiştir. Zaman serisiveri grubu kullanılarak reel döviz kuru belirsizliği ve para arzı belirsizliği arasındaki bağ deneysel olarakincelemiştir. Bu çalışmada kullanılan veri setleri, Döviz kuru efektif alış ve para arzı (M2) serileri TürkiyeCumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) istatistiklerinden eldeedilmiştir. İMKB'de farklı sektörlerde faaliyet gösteren beşşirket ve holdingin hisse senedi getirileri kullanılmıştır. Çalışmada kullanılan veriler 1986:5 ve 2012:2 döneminikapsamaktadır. Öncelikle seriler birim kök testi yapılarak trent etkisinden arındırılmışlardır. Döviz kuru ve paraarzı belirsizliği ARCH/GARCH testleri ile hesaplanmıştır.Döviz kuru ve para arzı değişkenlerinin belirsizlikleri ile borsa getirisinin göstergesi olan değişkenler arasındailişki olup olmadığı Engle-Granger ko-entegrasyon testi ile regresyon analizine tabi tutulmuştur. Ele alınan beşşirketin İMKB getirisi ile döviz kuru ve para arzı belirsizlikleri arasında bir koentegrasyonun var olduğu tespitedilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgular sonucunda, döviz kuru ve para arzı belirsizliklerinin İMKB'de faaliyetgösteren şirketlerin getirisi üzerinde önemli bir etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Döviz Kuru Belirsizliği, Para Arzı Belirsizliği, Borsa Getirisi, Arch Model, Garch Model, Ko-entegrasyon.
Enflasyon hedeflemesinde döviz kuru müdahalelerinin etkinliği:Türkiye örneği
Enflasyon hedeflemesi rejimi, para politikasının en önemli amacının düşük ve istikrarlı bir enflasyon oranını sürdürmek olduğunun vurgulanması ve bunun para otoritesi tarafından benimsenmesidir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 2002?2005 yılları arasında ?Örtük Enflasyon Hedeflemesi? uygulamıştır ve 2006 yılı başından itibaren ?Açık Enflasyon Hedeflemesi Rejimi? uygulamaya devam etmektedir. Enflasyon hedeflemesi rejiminin esnek döviz kuru sistemi ile birlikte uygulandığı, söz konusu rejimde merkez bankalarının döviz kurundaki aşırı oynaklığı yumuşatmak amacıyla döviz piyasasına müdahalelerde bulunduğu görülmektedir. Bu bağlamda bu çalışmada Türkiye?nin açık enflasyon hedeflemesi rejimine geçtiği Ocak 2006?dan Ağustos 2012?ye kadar olan dönemde TCMB?nin döviz piyasasına yapmış olduğu dolaylı alım ve satım müdahalelerinin etkinliğinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Finansal zaman serilerinde oynaklığın modellenmesinde genellikle GARCH modelleri tercih edilmektedir. Bu çalışmada yapılan tanısal testler sonucunda ve kukla değişken kullanımına da izin veren T-GARCH (1,1) modeli en uygun model olarak belirlenmiştir. Bu çalışmada elde edilen ampirik bulgulara göre, TCMB?nin döviz piyasasına alım ve satım müdahaleleri ortalama döviz kuru düzeyi üzerinde anlamlı bir etki yaratmamaktadır. Oynaklık üzerinde ise, alım ve satım müdahaleleri oynaklığı arttırıcı etki yaratmaktadır, ancak bu sadece alım müdahaleleri için istatistiksel anlamlılık taşımaktadır. Ayrıca, döviz kuru üzerinde negatif şokların pozitif şoklardan daha büyük etki yaptığı, başka bir deyişle, kaldıraç etkisinin mevcut olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Döviz Kuru, Döviz Kuru Sistemleri, Enflasyon Hedeflemesi, Açık Enflasyon Hedeflemesi, Örtük Enflasyon Hedeflemesi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Faiz Koridoru, Rezerv Opsiyonu, Zaman Serileri, ARCH/GARCH Modelleri, T-GARCH Modeli
Reel döviz kurundaki değişimlerin sektörel ihracat üzerindeki etkisi Türkiye örneği
Çalışmamızın amacı reel döviz kuru değişimlerinin ihracat üzerindeki etkisinin araştırılmasıdır. Bu doğrultuda Türkiye ekonomisinde ihracat yapan 100 üretici firmanın döviz kuruna karşı tepkisi ölçülmek istenmiştir. 2004-2018 dönemi için firmalara ait yıllık ihracat verileri kullanılmıştır. Panel GMM yönteminin kullanıldığı modelde bağımsız değişken olarak reel efektif döviz kuru yanında firma büyüklüğü göstergesi olarak toplam satışlar ve dış talep göstergesi olarak kabul edilen en çok ihracat yapılan ülkelerin büyüme rakamları kullanılmıştır. Ekonometrik analizden elde edilen bulgular reel efektif döviz kuru, satış rakamları ve ekonomik büyüme değişkenlerinde meydana gelen artışın ihracatı artırdığını göstermektedir. Çalışmada daha sonra 100 firma faaliyet gösterdiği sektöre göre en çok ihracat yapılan 6 farklı sektör şeklinde sınıflandırılarak reel efektif döviz kurunun sektörel bazlı ihracat etkisi test edilmiştir. Sektör bazlı analizden elde edilen bulgular neticesinde ulusal paranın değer kazanması, teorik olarak beklentiyle uyumlu olarak otomotiv ve demir çelik sektörü ihracatında azalışa neden olurken, gıda ve elektrik ve makine sektörleri ihracatında artışa neden olmaktadır. Tekstil ve kimyasal madde ve mamulleri sektörlerinde ise katsayı istatistiksel olarak anlamsız çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Reel Döviz Kuru, Firma İhracatı, Panel GMM
Dış ticaret, döviz kuru ve ekonomik büyüme ilişkisi Türkiye örneği 2003-2019
Ülkelerin bir önceki dönemlerine göre üretim kapasitelerinde ortaya çıkan artışlar o ülkelerin ekonomik büyümelerinin hızlarını göstermektedir. Ekonomik büyümeyi tetikleyen bir mekanizma olarak savunulan dış ticaret, genel anlamda mal veya hizmet ticaretini kapsamaktadır. Dış ticarette nihai hedef ihracatı arttırmak, ithalatı azaltmak ve ekonomik büyümeye katkı sağlamaktır. Ülkeler arasında meydana gelen söz konusu mal veya hizmet alım satımında kullanılan temel araç ise döviz kurlarıdır. Bu anlamda gerek dış ticaret gerekse de iktisadi büyüme gibi hususlar döviz kurlarından bağımsız şekilde düşünülemez. Dolayısıyla bir ülke ekonomisinin yapısı hakkında bilgi elde etmek ayrıca gelecekle ilgili tahminlerde bulunabilmek için dış ticaret, döviz ve ekonomik büyüme konusunun araştırılması önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı; dış ticaret, döviz kuru ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi araştırmaktadır. Bu amaç doğrultusunda 2003-2019 yılları arasında gsyh, enflasyon, reel efektif döviz kuru, ihracat ve ithalat değişkenlerine ait üçer aylık aylık verilerle ekonometrik analiz yapılmıştır. ADF (Genişletilmiş Dickey-Fuller) Ve PP (Phillips-Peron) birim kök testleri ile birinci dereceden farkları alınarak durağan hale getirilmişlerdir. Uzun dönemli bir ilişkinin varlığını araştırmak amacıyla Johansen eşbütünleşme testi uygulanmıştır. Yine VAR modeli kapsamında etki-tepki fonksiyonları incelenmiş devamında Granger nedensellik testi uygulanmıştır. Analiz sonucunda değişkenler arasında uzun dönemli bir ilişki mevcuttur. Ayrıca enflasyon ve ihracat milli geliri pozitif etkilerken, reel efektif döviz kuru ve ithalatın negatif etkilediği sonucuna varılmıştır.
Türk Lirasi (TRY) artışı: En büyük nedenini bulması
The exchange rate has always been of much debate and focus, owing to the fact it's paramount importance and the role it plays in the lives of the people and economy of a country as a whole. Hence, the thesis deemed it necessary to examine and find the biggest factor or factors that affected the rate of exchange in Turkey. In the thesis collected monthly observations of the data after the revaluation of 2005 until the very end of 2020. Furthermore, using correlation matrices, cointegration analysis (ARDL) which indicated both short-run and long-run relationship, and the Toda and Yamamoto's (1995) which is a modified version of the Granger causality test found that the Turkish Lira (TRY) is affected by three different variables (interest rates, trade, and the inflation rate). The result of this thesis has indicated a strong bidirectional causality between the rate of exchange and inflation and a medium bidirectional causality between the rate of exchange and interest rate and unidirectional causality from the balance of trade to the rate of exchange.
E7 ülkelerinde döviz kuru ile borsa getirileri arasındaki ilişki
Bu çalışmada, E7 ülkelerinde döviz kurları ile piyasa endeksleri arasında ilişki olup olmadığı incelenmiştir. Bilindiği üzere ülkeler gelişmişlik düzeyi ve ekonomik durumlarına göre: en az gelişmiş ülkeler, az gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkeler ve gelişmiş ülkeler gibi isimlerle sınıflandırılmaktadır. Bu araştırmada kullanılan, literatüre E7 (Emerging 7) olarak giren ülkeler ise gelişmişlik düzeyleri ve ekonomileri incelendiğinde gelişmekte olan ülkeler arasında yer almakta olup gelişmekte olan ülkeler arasında en iyi ekonomiye sahip ülkelerdir. Bu ülkeler: Hindistan, Endonezya, Çin, Türkiye, Brezilya, Rusya ve Meksika'dır. 01.01.2010-28.02.2021 dönemi haftalık verilerin kullanıldığı araştırmada; döviz kuru olarak ülkelerin ABD Doları kuru ve ülkelerin en çok işlem hacmine sahip piyasa endeksleri kullanılmıştır. Bu ülkelerde döviz kurları ile piyasa endeksleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amacıyla VAR (Vector Autoregression) analizi, etki tepki analizi ve Granger nedensellik analizi uygulanmıştır. Analizlerden elde edilen sonuçlar, Brezilya ve Hindistan dışında kalan diğer ülkelerde döviz kuru ile pay senedi piyasası arasında ilişki olduğunu, genel olarak Meksika' da döviz kurundan pay senedi piyasasına nedeni olduğunu gösterirken diğer ülkelerde (Çin, Rusya Türkiye ve Endonezya) pay senedi piyasasından döviz kurlarına doğru nedenselliğin olduğu anlaşılmıştır.
Türkiye'de döviz kuru oynaklığı ve dış ticaret: ARDL analizi
Küreselleşen dünyada, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için kritik bir ekonomik sorun olan dış ticaret açığı ve bu açığa neden olan faktörler, araştırmalara konu olmuş ve günümüzde de olmaya da devam etmektedir. Döviz kurlarında yaşanan dalgalanmalar ekonomide fiyat değişikliklerine yansımakta bu durum ise insanlığın var olduğu sürece devam edecek olan dış ticaret ve iktisadi büyüme kavramları açısından göz önünde bulundurulması gereken önemli bir konu haline gelmektedir. Bu nedenle çalışmanın en temel amacı döviz kuru ile dış ticaret dengesi arasındaki bu ilişkiyi incelemektir. Çalışmanın birinci bölümünde para miktarının dolaylı ve doğrudan olmak üzere ödemeler dengesi üzerinde etkisi olması sebebi ile öncelikle para politikası şokları aktarılmıştır. İkinci bölümünde döviz kuru riski ve yönetimi ile ilgili bilgilendirme yapılmış, üçüncü bölümde uluslararası ticaret ile ilgili bilgiler belirtilmiştir. Çalışmanın dördüncü bölümünde ise literatür araştırmasına yer verilmiş ve çalışmanın temel amacı olan ekonometrik uygulama bölümü aktarılmıştır. Türkiye'de 2006: Q1-2021: Q3 dönemi ele alınmış, durağanlık analizleri yapılmış, kısa ve uzun dönem analizleri için ARDL yönteminden faydalanılmıştır. TÜFE bazlı (2006=100) reel efektif döviz kuru, ekonomik büyüme ve mal dengesi değişkenleri ARDL analiz yöntemine dâhil edilmiştir. Elde edilen analiz sonuçlarına göre, değişkenler arasında eşbütünleşme ilişkisi olduğu saptandığından ve ARDL modeli kurulmuş olup, modelin açıklama gücü 0.91 gibi yüksek bir değer çıkmış ve istatistiki olarak anlamlı bulunmuştur. Uzun dönemde RDK (Reel Efektif Döviz Kuru) serisi ile DA (Dış Ticaret Dengesi) bağımlı değişkeni arasında anlamlı bir ilişki olsa da kısa dönemde bu ilişki anlamlı bulunamamıştır. DA değişkeni uzun dönemde RDK' dan etkilense de kısa dönemde etkilenmemektedir. Modelin kararlılığına bakmak için de CUSUM ve CUSUMSQ grafikleri incelenmiş ve değişkenlere yönelik herhangi bir kırılmanın olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Literatürde bu konu üzerine birçok çalışma yapılmıştır ancak bu çalışmayı özgün kılan 2006:Q1-2021:Q3 döneminde, ARDL analiz yöntemiyle DA değişkeni üzerinde GSYH ve RDK ilişkisinin test edilmesidir. Anahtar Kelimeler: Döviz Kuru, Şok, Risk, Uluslararası Ticaret
Türkiye'de döviz kurlarından yurtiçi fiyatlara geçiş etkisi'nin ekonometrik analizi: 2016 - 2022 dönemi
Türkiye'de 2016 yılına kadar nispeten istikrarlı seyreden fiyatlar genel düzeyi, 2016 yılından itibaren ekonomide yaşanan çeşitli sorunlar (cari açık, faiz politikası, TL'nin aşırı değer kaybetmesi, döviz kuru oynaklığı, fiyat katılığı ve TCMB döviz rezervinde yaşanan azalış vb.) neticesinde yükselmeye başlamıştır. 2018 yılında yaşanan döviz krizi ve 2020 yılında tüm dünyayı etkileyen covid-19 salgını, Türkiye ekonomisinde ciddi problemlerin yaşanmasına neden olmuştur. Bu krizlerle birlikte Türkiye'de döviz kurunda meydana gelen oynaklıkların 'Geçiş Etkisi' kanalıyla fiyatları arttırdığı görüşü de ciddi şekilde tartışılmaya başlanmıştır. Bu çalışmada, Türkiye ekonomisinde döviz kurunun yükselme eğiliminde olduğu 2016 – 2022 dönemini içeren 77 aylık veri seti kullanılmıştır. Analize konu değişkenler olarak dolar ve euro sepetinden oluşan nominal döviz kuru, genel anlamda tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ve genel anlamda üretici fiyat endeksi (ÜFE) ana değişkenler olarak belirlenmiş olup, reel faiz (R) ve geniş anlamda para arzı (M2) ise yardımcı değişkenler olarak belirlenmiştir. Nominal döviz kurunda meydana gelen şokların (pozitif ve negatif) fiyatları asimetrik (doğrusal olmayan) olarak etkileme ihtimali göz önünde bulundurularak (Shin vd., 2013) tarafından geliştirilen NARDL modeli uygulanmıştır. Analiz sonuçlarına göre; nominal döviz kurunda meydana gelen pozitif şokların, üretici ve tüketici fiyatları üzerinde belirgin etkilerinin olduğu görülmüştür. Bunun yanında nominal döviz kurunda meydana gelen negatif şokların ise uzun dönemde üretici ve tüketici fiyatlarında bir azalmaya yol açmanın aksine, artışlara neden olduğu sonucuna ulaşılmıştır.