Tutum ölçekleri

272 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

8. sınıf Türkiye Cumhuriyeti inkılâp tarihi ve Atatürkçülük dersinde zihin haritası tekniğinin kullanılmasının öğrencilerin akademik başarılarına ve derse yönelik tutumlarına etkisi

Eğitimde doğru hedefe ulaşabilmek için birden fazla öğretim yöntemi ve tekniği kullanılmaktadır. Bu yöntemlerin en önemlisi, son dönemlerde sıklıkla kullanılmaya başlanan ve önemi her geçen gün biraz daha artan "Zihin Haritaları" tekniğidir. Bu kapsamda yapılan çalışmanın amacı 8. Sınıf T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük dersinde zihin haritaları tekniği kullanımının öğrencilerin derse karşı tutumlarına ve akademik başarılarına etkisini belirleyebilmektir. Bu hedef doğrultusunda çalışmanın örneklemini Muğla ilinin Yatağan ilçesinde bulunan bir devlet ortaokulunun 2018-2019 eğitim öğretim yılında sekizinci sınıfa devam eden 68 öğrenci oluşturmakta olup bu öğrencilerden 34 öğrenci deney grubunu, 34 öğrenci ise kontrol grubunu meydana getirmektedir. Deney ve kontrol grupları kolay ulaşılabilirlik ilkesine göre öğrenci sayıları eşit olan sınıflardan ikisi deney grubu, ikisi kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Deney grubunda yer alan öğrencilerle "Millî Bir Destan: Ya İstiklal Ya Ölüm!" ünitesi zihin haritaları tekniği kullanılarak işlenirken kontrol grubunda yer alan öğrenciler ile aynı ünite mevcut programın öngördüğü yöntem ve teknikler ile işlenmiştir. Çalışmada ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Çalışmanın başlangıcında ilk olarak her iki gruba da tutum ölçeği ve başarı testi uygulanmıştır. Araştırmacı tarafından geliştirilen başarı testi 25 sorudan oluşmaktadır. Başarı testinin ortalama güçlüğü .57, KR-20 güvenirlik kat sayısı ise .94 olarak belirlenmiştir. Beşli likert tipinde geliştirilen ve 23 maddeden oluşan tutum ölçeği sevgi, ilgi ve önem olmak üzere üç alt boyuttan oluşmaktadır. Deney grubunda yer alan öğrencilerle 7 hafta boyunca; "Millî Bir Destan: Ya İstiklal Ya Ölüm!" ünitesi zihin haritası tekniği kullanılarak işlenirken, kontrol grubunda yer alan öğrencilerle programa dayalı öğretim yöntem ve teknikleri kullanılarak işlenmiştir. Çalışmada veri toplama aracı olarak başarı testi ve tutum ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutu ön test-son test kontrol gruplu deneysel desene uygun olarak yürütülmüştür. Çalışma sonucunda elde edilen verilerin nicel boyutları SPSS 22.00 programıyla analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda zihin haritası tekniğinin kullanıldığı deney grubunun, programa dayalı öğretim yöntem ve teknikleri kullanılan kontrol grubuna göre daha başarılı oldukları görülmüştür. Elde edilen bulgular üzerinde doğru analiz yapabilmek amacıyla verilerin normal bir dağılım sergileyip-sergilemediğini kontrol etmek için Kolmogorov Smirnov ve Shapiro Wilk testlerine başvurulmuştur. Bununla birlikte Varyansların homojen dağılım gösterdiği durumlarda parametrik testlerden: Bağımlı Örneklemler (Paired Samples Statistics) T-Testi, Bağımsız Örneklemler Independent T- Testi ve One Way ANOVA testlerinden yararlanılmıştır. Varyansların normal bir dağılım sergilemediği durumlarda ise bu testlerin non-parametrik karşılığı olan Mann-Whitney U testi, Wilcoxon İşaretli sıralar testi, Kruskall-Wallis-H gibi testlerden yararlanılmıştır. Verilerin analizinde aritmetik ortalama (X), standart sapma (SS) yüzde ve frekans değerleri dikkate alınmıştır. İstatistiksel sonuçların değerlendirilmesinde P*<,0.50 anlamlılık düzeyi dikkate alınmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre deney grubu ile kontrol grubu son test akademik puan ortalamaları bakımından deney grubu lehine istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılığın olduğu görülmüştür. Öğrencilerin Türkiye Cumhuriyeti İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük dersine karşı tutumları açısından ise deney grubu lehine bir farklılığın olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük Dersi, Zihin Haritaları, Tutum Ölçeği, Akademik Başarı Testi

Akademik başarıOrtaokul öğrencileriOrtaokullar+6
Süheyla Cengiz
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin çevrelerine yönelik bilgi, davranış ve tutumlarının belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı, ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin çevreye yönelik bilgi, davranış ve tutum düzeylerini belirlemektir. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada amaca yönelik olmak üzere 'Çevresel Bilgi Ölçeği', 'Çevresel Davranış Ölçeği' ve 'Çevresel Tutum Ölçeği' geliştirilmiştir. Araştırma Şanlıurfa ili Haliliye ve Eyyübiye ilçe merkezlerine bağlı 2018-2019 öğretim yılında öğrenim gören 292 4.sınıf öğrenciyle yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda çevreye yönelik bilgi, davranış ve tutum puanlarının cinsiyete göre farklılaşmadığı bulunmuştur. Fen bilimleri dersi notuna göre yapılan incelemede bilgi, davranış ve tutum ölçeği puanlarının fen bilimleri dersi karne notuna göre anlamlı olarak farklılaştığı saptanmıştır. Ebeveyn öğrenim durumuna göre yapılan değerlendirmede anne eğitim düzeyine göre çevreye yönelik bilgi, davranış ve tutum puanlarında anlamlı bir fark saptanmamıştır. Öte yandan, çevreye yönelik bilgi ve davranış ölçeği puanlarının baba eğitim düzeyine göre farklılaştığı bulunmuştur. Öğrencilerin evde bulunan bitkilerle ilgilenme durumlarına göre çevresel davranış ve tutum puanlarında anlamlı bir fark saptanmıştır. Öğrencilerin çevreye yönelik bilgi, tutum ve davranışlar puanları arasında pozitif ilişki tespit edilmiştir. Çalışmanın sonucunda, elde edilen bulgular literatürde yer alan bilimsel araştırmalar ile tartışılmış ve çevre eğitimine katkısı olunabileceği düşünülen önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: İlkokul, çevre eğitimi, çevre bilgisi, çevresel tutum, çevresel davranış, fen eğitimi

Tutum ölçekleriTutumlarÇevre bilgisi+4
Beyza Selin Uzun
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrenci ve öğretmen görüşlerine göre ilkokul 4.sınıf öğrencilerinin soru sormaya yönelik tutumlarının incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, İlköğretim 4. Sınıf düzeyinde öğrenim gören öğrencilerin soru sormaya yönelik tutumlarını belirlemektir. Araştırma karma yöntem desenlerinden, keşfedici sıralı karma yöntem deseni ile yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini belirlerken, amaçlı örnekleme yaklaşımlarından maksimum çeşitlilikten örneklemeden yararlanılmıştır. Araştırmanın nitel kısmının katılımcıları 9 öğrenci ile 7 öğretmen; nicel kısmının katılımcıları ise ölçek geliştirme çalışma grubunu 203 öğrenci ,örneklem grubunu 334 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak,"Yarı-Yapılandırılmış Öğretmen Görüşme Formu","Yarı-Yapılandırılmış Öğrenci Görüşme Formu" ve "Soru Sormaya Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Öğretmenlerle yapılan görüşmeler sonucunda, soru soran öğrenci özelliklerinden, öğrencilerin soru sorduğu durumlardan, öğrenci sorularının niteliğinden, öğretmenlerin soru soran öğrenciye yaklaşımından, soru sormayı engelleyen ve teşvik eden durumlardan söz ettikleri görülmüştür. Öğrencilerle ise, derslerde soru sorma davranışlarının nelerden ve nasıl oluştuğundan, soru sormanın gerekliliğinden, soru sorulduğu an hissedilen duygulardan ve soru sormalarını engelleyen durumlardan bahsettikleri görülmüştür. Araştırmanın nicel kısmında ise nitel verilerin içerik analizi yöntemiyle incelenmesiyle öğrencilerin soru sorma süreci ile ilgili olduğu kabul edilen ifadeler tutum cümlesi olacak şekilde yazılmıştır. Uzman görüşü ve pilot uygulama işlemleri sonucunda 39 maddeden oluşan Soru Sormaya Yönelik Tutum Ölçeği'nin taslak formu oluşturulmuştur. Taslak form uygun örnekleme yöntemiyle seçilen 203 ilkokul 4. sınıf öğrencisine uygulanmıştır. Uygulanan ölçeğin faktör yapısının incelenmesi amacı ile açımlayıcı (AFA) ve doğrulayıcı faktör analizi (DFA) çalışmaları ile madde analizi ve güvenirlik çalışmaları gerçekleştirilmiştir. 39 madde üzerinde gerçekleştirilen faktör analizi sonucunda, on beş madde analizlerden çıkartılarak 24 soruluk beşli likert tipi ölçme aracının son haline ulaşılmıştır. 'Soru Sormaya Yönelik Tutum Ölçeği' 334 öğrenciye uygulanmıştır. Analizler sonucunda soru sormaya yönelik açık olma düzeyleri yüksek, soru sormaya yönelik kaygı duyma düzeyleri düşük bulunmuştur. Öğrencilerin en çok soru sorduğu derslerin Matematik ve Fen dersleri olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Soru sormaTutum ölçekleriTutumlar+6
Fatma Doğan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Din görevlilerinin toplumsal cinsiyet rolleri karşısındaki tutumları: Çorum örneği

Din görevlilerinin toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumlarını tespit etmek amacıyla yapılan bu çalışma tanımlayıcı bir çalışmadır. Araştırma Çorum İl Müftülüğüne bağlı il merkezi ve merkeze bağlı köylerde görev yapan 527 din görevlisini kapsamaktadır. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından hazırlanan din görevlilerinin sosyo-demografik özelliklerini belirlemeye yönelik anket formu, geçerlik ve güvenirliği 2008 yılında Zeyneloğlu tarafından yapılan Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği kullanılarak 15 Mart 2021- 30 Mart 2021 tarihleri arasında toplanmıştır. Elde edilen veriler; tanımlayıcı istatistikler, iki grup ortalamaları karşılaştırması için Student's T Testi, ikiden fazla grup ortalamaları karşılaştırması için One Way ANOVA ve çoklu karşılaştırmalarda Post Hoc test olarak Tukey testi; ileri analizler için Ordinal Lojistik Regresyon Analizi kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırmada din görevlilerinin Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği toplam puan ortalamasının 129,92±12,18 olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bu sonuç bize din görevlilerinin toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin eşitlikçi tutuma sahip olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte kadın din görevlilerinin erkeklere göre, 51 yaş altında olanların 51 yaş üstünde olanlara göre, fakülte ve yüksek lisans-doktora mezunu olanların lise ve yüksek okul mezunlarına göre, eşleri çalışanların eşleri çalışmayanlara göre, şehirde görev yapanların köyde görev yapanlara göre toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin daha eşitlikçi bir tutum içinde oldukları tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda, din görevlilerinin toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumlarının daha eşitlikçi olmasını sağlamaya ve din görevlilerinde toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin farkındalık oluşturmaya yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Cinsiyet rolleriDin görevlileriDin-toplum ilişkileri+6
Nihayet Kübra Kiraz
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Anesteziyoloji ve reanimasyon hekimlerinin kırılganlık ve kırılganlık testleri hakkında bilgi ve tutumlarının değerlendirilmesi

Kırılganlık; önemi global olarak artan geriatrik bir sendromdur; fiziksel yetmezliklerden oluşan bir fenotipe sosyal, işlevsel ve bilişsel eksikliklerin ilave olması ile oluşur. Sağlık hizmeti alan yaşlı sayısının artışı sonucu, Anesteziyoloji ve Reanimasyon hekimlerinin kırılgan hastalar ile daha fazla karşılaşması söz konusudur. Amacımız; anestezi hekimlerinin kırılganlık ve kırılganlık testleri bilgileri ve tutumlarının değerlendirilmesi, Sağlık Profesyonelleri Kırılganlık Tutum Ölçeğinin geliştirilmesidir. Temmuz 2021-Kasım 2021 tarihleri arasında, Anesteziyoloji ve Reanimasyon hekimleri ile bu branşın yan dallarında görev yapmakta olan yan dal araştırma görevlileri ve uzman hekimlerinden oluşan 284 gönüllüye ulaşılmıştır. Hekimlere kırılganlığa dair bilgilerinin ve uygulama pratiklerinin sorgulandığı, tanımlayıcı sorularla birlikte güvenilirlik ve geçerlilik kanıtlarını sunduğumuz anketimiz uygulanmış, kırılganlık ve tarama ölçekleri hakkında bilgi ve tutumlarına ilişkin veriler değerlendirilmiştir. Katılımcıların %75,4'ü (n=212), 24-34 yaş aralığındaydı ve %60,12'si (n=169) araştırma görevlisi idi. Hekimlerin %49,8'u (n=140) kırılganlığı bilmediğini, %95,7'si (n=269) kliniklerinde kullanılan rutin bir tarama testi olmadığını ve yalnızca %12,5'i (n=35) daha önce kırılganlık tarama ölçeklerini kullandığını ifade etmiştir. Katılımcıların tarama testlerini kullanma oranlarının düşük olduğu görülmektedir. Araştırmamızda oluşturduğumuz kırılganlık tutum ölçeği puanları sunulmuştur. Cronbach alfa değeri 0,792 hesaplanan Sağlık Profesyonelleri Kırılganlık Tutum Ölçeğinin "güvenilir" ve "kapsam", "yüzey", ve "yapı" geçerliği analizleri sonuçlarına göre geçerli bir ölçek olduğu kabul edilmiştir. Ölçek verileri değerlendirildiğinde hekimlerin engel(2,64±0,52) ve öz yeterlilik(2,43±0,52) puan ortalamalarının düşük olduğu görülmüştür. Araştırma görevlileri, uzman hekimler ve öğretim görevlileri ölçek puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır (p> 0,05). Hekimlerin bu antiteye karşı tutumlarının değerlendirilmesi, sağlık profesyonellerinin görüşlerinin karşılaştırılması ve optimal bakımın önündeki engelleri belirleyebilmek adına Sağlık Profesyonelleri Kırılganlık Tutum Ölçeğinin kullanılmasının yarar sağlayabileceğini düşünmekteyiz.

AnesteziDoktorlarKırılganlık+3
Ceren Yurttaş
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Investigation on the environmental guidelines of primary school 4th grade students

The aim of this study is to examine the attitudes of the fourth grade students studying in Kütahya towards the environment. Survey model was used in this research. The sampling of this study is composed of 1904 students from the fourth grade of primary schools in the central district of Kütahya. In order to collect the data, Environmental Attitude Scale for Elementary Students was used. The scale was a likert type consisting of 34 items and was graded as "I agree", "I disagree", "I am not sure". In the analysis of data frequency, percentage, arithmetic mean, Mann Whitney U Test was usedto compare two sample meansand Kruskal Wallis test was used to compare multiple groups. The results of the analyzes are as follows: It was found that primary school students attitudes towards environment were high. It was found that female students had more positive attitudes towards the environment than male students. It was found that the attitude points of the students towards the environment were increased as the academic achievement of the students were increased. It was determined that the students living in the city center had more positive attitudes towards the environment than the students living in the village. It was determined that there was no significant relationship between feeding animal in students homes and attitude towards the environment. No significant relationship was found between the attitude level of the students having garden at home and the attitude towards the environment. There was no statiscally signicifant relationship between the education level of the students fathers and attitude points towards the environment. There was no statiscally significant relationship between the education level of the students mothers and attitude points towards the environment. It was found that the students with moderate and high leves of family income had more positive environmental attitudes thant the students with low family income. Keywords: Environment, environment education, environmental knowledge, environmental attitude.

Attitude scalesAttitudesEnvironment+5
Cesarettin Küreci
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Anne baba davranışları ile çocuklarda gözlenen problem davranışlar arasındaki ilişkinin incelenmesi

Araştırmanın amacı ebeveyn davranışları ile çocuklarda görülen problem davranışlar arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırma verileri 2018-2019 eğitim öğretim yılında Şanlıurfa'nın Birecik ilçesinde, ilkokula devam etmekte olan 125 kız ve 125 erkek öğrencinin anne ve babalarından toplanmıştır. Verilerin toplanabilmesi amacıyla; "Kişisel Bilgi Formu", "Alabama Ebeveyn Davranışları Ölçeği" ve "Conners Anababa Derecelendirme Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde ilişkisiz örneklemler için t-testi, tek faktörlü ANOVA, Mann Whitney U testi ve Pearson Basit Doğrusal Korelasyon analizlerinden yararlanılmıştır. Bulgular çocuklardaki davranış sorunlarının cinsiyete, anne babanın eğitim durumuna ve ebeveynlerinin kendi çocukluklarındaki aile ortamlarına göre değiştiğini göstermektedir. Annelerin çocukla ilgilenme ve olumlu ebeveynlik davranışları ile çocukların davranış sorunları arasında negatif korelasyon; zayıf ebeveyn takibi, tutarsız disiplin ve dayakla cezalandırma davranışı ile çocukların davranış sorunları arasında pozitif korelasyon gözlenmiştir. Babaların çocukla ilgilenme davranışı ile çocukların davranış sorunları arasında negatif korelasyon; zayıf ebeveyn takibi, tutarsız disiplin ve dayakla cezalandırma davranışı ile çocukların davranış sorunları arasında pozitif korelasyon; olumlu ebeveynlik davranışı ile çocukların davranış sorunları arasında ise anlamlı bir ilişkinin olmadığı gözlenmiştir. Ayrıca anne ve babaların ebeveynliğe ilişkin davranışları arasındaki farklılıklar incelendiğinde annelerin ebeveynliğe ilişkin istendik davranışlarda daha yüksek puan ortalamalarına sahip oldukları görülürken, çocuklarının davranış problemlerine yönelik algılamaları açısından ise bir farklılık gözlenmemiştir. Anahtar kelimeler: Çocuklar, Davranış Problemleri, Ebeveyn Davranışları.

Ana-baba tutumuEbeveyn davranışıProblem davranış+4
Pınar Güler
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

T.C. inkılap tarihi ve Atatürkçülük dersinde mobil öğrenme kullanımıyla ilgili deneysel çalışma: Adıyaman ili örneği

Öğretme ve öğrenme faaliyetlerinde mobil öğrenmenin kullanım alanı giderek artış göstermektedir. Bu araştırmada, 8. Sınıf T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük dersi "Milli Uyanış: Bağımsızlığa Doğru Atılan Adımlar" ve "Bir Milli Destan: Ya Kurtuluş Ya Ölüm" ünitelerinin kazanımlarının öğrencilere kazandırılmasında mobil öğrenmenin etkisi incelenmiştir. Araştırmada öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan bir ilin devlet ortaokulunda öğrenim gören 28'i deney, 28'i kontrol grubu olmak üzere 56 öğrenci oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak başarı testi ve tutum ölçeği uygulanmıştır. Verilerin Analizi SPSS 21.00 programı kullanılarak doğrulayıcı faktör analizi, bağımlı örneklem t-testi, bağımsız örneklem t-testi hesaplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre başarı puanları arasında deney ve kontrol grupları arasında deney grubu lehine anlamlı farklılık bulunmuştur. Ayrıca öğrencilerin mobil destekli öğrenmeye yönelik tutumlarında her iki grupta anlamlı farklılığa rastlanmamıştır. Araştırma sonuçlarına dayanarak mobil öğrenmenin T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinde kullanımının artırılmasına yönelik birtakım öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük, mobil öğrenme, mobil eğitim.

Mobil tabanlı eğitimMobil öğrenmeOrtaokul öğrencileri+5
Dursun Ayan
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe öğretmenlerinin Türkçe derslerinin uzaktan eğitimine ilişkin tutumlarının farklı değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, ortaokul Türkçe öğretmenlerinin Türkçe dersinin uzaktan eğitim yoluyla verilmesine ilişkin tutum düzeylerinin farklı değişkenler açısından incelenmesidir. Araştırmanın evrenini Gaziantep ilinde bulunan ortaokul Türkçe öğretmenleri oluştururken araştırmanın örneklemini Gaziantep ili merkez ilçelerinde (Şahinbey/ Şehitkamil) görev yapmakta olan 451 (273 kadın, 178 erkek) ortaokul Türkçe öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmada uzaktan eğitime yönelik tutumlara ilişkin veriler; Ağır (2007) tarafından geliştirilen, "Uzaktan Eğitime Yönelik Tutum Ölçeği" aracılığıyla toplanmıştır. Öğretmenlerden toplanan veri seti SPSS 22 istatistik programı ile analiz edilmiştir. Bu çalışmanın sonucunda Türkçe öğretmenlerinin uzaktan eğitime yönelik hazırbulunuşluklarının yüksek olduğu, uzaktan eğitime karşı tutumlarının ise olumsuza yakın orta seviyede olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarından hareketle örneklemin genişletme, uzaktan eğitime yönelik hizmetiçi eğitimler verme ve uzaktan eğitime yönelik hazırbuluşluğu artırıcı eğitimler verme gibi önerilerde bulunulmuştur. Anahtar sözcükler: Uzaktan eğitim, Türkçe dersi, Türkçe öğretmeni, Tutum.

Branş öğretmenleriTutum ölçekleriTutumlar+7
Meryem Canalıcı Yaşamalı
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinde değerler, dindarlık ve stresle başa çıkma ilişkisi

Çalışma Aydın ilinde ki resmi ilkokullarda görev yapan sınıf öğretmenlerinin değerler, dindarlık ve stresle başa çıkma tarzları üzerinde sosyo-demografik değişkenlerin etkisini değerler, dindarlık ve stresle başa çıkma tarzları arasındaki ilişkiyi bilimsel bir şekilde anlamayı hedeflemektedir. Çalışmaya 367 sınıf öğretmeni katılmış, katılan öğretmenlere "Sosyo-Demografik Bilgi Formu, Değerler Ölçeği, Ok-Dini Tutum Ölçeği ve Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği" uygulanmıştır. Veriler SPSS 22.0 programı ile analiz edilmiştir. Fütüvvet değerleri ile iyimser, kendine güvenli yaklaşım biliş, duygu, davranış, Tanrı ve dindarlık boyutları arasında ve özgürlük değerleri ile iyimser, kendine güvenli yaklaşım, duygu, davranış, Tanrı, dindarlık boyutları arasında pozitif yönde zayıf ilişki bulunmaktadır. Romantik değerler ile çaresiz/kendini suçlayıcı yaklaşım, davranış boyutu arasında ve insan onuru değerleri ile iyimser, kendine güvenli yaklaşım, biliş, duygu, davranış, Tanrı, dindarlık boyutları arasında pozitif yönde zayıf ilişki bulunmaktadır. Materyalist değerler ile boyun eğici yaklaşım, duygu, davranış, dindarlık boyutları ve maneviyat değerleri ile iyimser, çaresiz/kendini suçlayıcı yaklaşım arasında pozitif yönde zayıf ilişki, biliş, duygu, davranış, Tanrı, dindarlık boyutları arasında pozitif yönde orta şiddette ilişki bulunmaktadır. Entelektüel değerler ile iyimser, kendine güvenli yaklaşım, biliş, duygu, davranış, Tanrı, dindarlık boyutları ve kariyer değerleri ile iyimser, kendine güvenli yaklaşım, biliş, duygu, davranış, Tanrı, dindarlık boyutları arasında pozitif yönde zayıf ilişki bulunmaktadır. Toplumsal değerler ile biliş, davranış, Tanrı, dindarlık boyutları arasında pozitif yönde zayıf ilişki bulunmaktadır.

DeğerlerDin psikolojisiDindarlık+6
Soner Ercan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmeni adayları için aktif öğrenme temelli çocuk hakları eğitimi

Bu çalışmada aktif öğrenme temelli çocuk hakları eğitiminin sınıf öğretmeni adaylarının çocuk haklarına ilişkin anlayış ve tutumları üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada karma yöntem araştırma desenlerinden açımlayıcı sıralı desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunu eş değer olmayan ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel desen, nitel boyutunu ise durum araştırması oluşturmuştur. Deneysel uygulamalar üçüncü sınıf düzeyinde öğrenim görmekte olan 36'sı deney 36'sı kontrol grubunda olmak üzere 72 sınıf öğretmeni adayı ile yürütülmüştür. Nitel verilerin toplandığı katılımcı grubunu ise deney grubunu oluşturan sınıf öğretmeni adayları arasından amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi ile belirlenmiş 12 sınıf öğretmeni adayı oluşturmuştur. Araştırmada Aktif öğrenme temelli çocuk hakları eğitimi programı geliştirilmiş olup, 13 hafta boyunca deney grubuna AÇHEP ile kontrol grubuna geleneksel öğretim yöntemi ile çocuk hakları eğitimi verilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Çocuk Haklarına İlişkin Tutum Ölçeği ve Anlayış Gelişimi Değerlendirme Formu deney ve kontrol grubuna ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Programın Etkililiğine ve Bireysel Gelişime İlişkin Görüşme Formu ise araştırmanın nitel boyutunun katılımcılarını oluşturan 12 sınıf öğretmeni adayına uygulanmıştır. Araştırmanın nitel verileri yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile toplanmıştır. Araştırmanın nicel verileri bağımsız gruplar t testi, nitel verileri ise içerik analizi yapılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonuçları, sınıf öğretmeni adaylarının çocuk haklarına ilişkin tutum son ölçüm puanlarının deney grubu lehine anlamlı bir şekilde farklılaştığını, anlayış gelişimlerinin ise deney grubunda daha iyi olduğunu göstermiştir. Ayrıca deney grubunda bulunan sınıf öğretmeni adayları ile yapılan görüşmelere ilişkin sonuçlar da Aktif öğrenme temelli çocuk hakları eğitiminin sınıf öğretmeni adaylarında çocuk haklarına ilişkin anlayış, tutum, davranış ve mesleki gelişim bağlamında çeşitli katkılar sağladığını göstermiştir. Araştırma, öğretmen eğitiminde çocuk hakları eğitiminin aktif öğrenme ile nasıl gerçekleştirilebileceğine ilişkin örnek bir uygulama olması ve bilgiler sunması açısından önem taşımaktadır. Anahtar sözcükler: Çocuk Hakları, Çocuk Hakları Eğitimi, Aktif Öğrenme, Program Geliştirme, Sınıf Eğitimi.

Aday öğretmenlerAktif öğrenmeAktif öğrenme yöntemleri+6
Tuğçe Nur Karataş
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin okul rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerine yönelik tutumları

Bu araştırmanın amacı okul yöneticilerinin rehberlik ve psikolojik danışma (PDR) hizmetlerine yönelik tutumlarını belirlemek amacıyla geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı geliştirmektir. Alanyazın taramasının ve hedef gruba kompozisyon yazdırılmasının ardından oluşturulan madde havuzunun kapsam ve görünüş geçerliğinin sağlanması amacıyla uzman görüşüne başvurulmuştur. Yapı geçerliği için Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) ve Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) yapılmıştır. Ölçeğin geliştirilme sürecinde açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi için iki farklı gruptan veri toplanmıştır. Bu bağlamda araştırmanın birinci çalışma grubu 318, ikinci çalışma grubu ise 300 okul yöneticisinden oluşmaktadır. AFA sonucunda toplam varyansın %61,58'ini açıklayan üç faktörlü bir yapı elde edilmiştir. AFA ile elde edilen üç faktörlü yapı, DFA ile test edilmiş ve doğrulanmıştır. DFA sonucunda elde edilen değerler, üç faktörlü yapının yeterli uyuma sahip olduğunu ortaya koymuş ve yapı doğrulanmıştır. Faktör analizlerinin neticesinde nihai halini alan ölçek üç boyuttan ve toplam 36 maddeden oluşmaktadır. Ölçeğin güvenirlik analizi için Cronbach's Alfa ve McDonald's Omega katsayıları hesaplanmış ve her ikisi için de iç tutarlık katsayıları ,96 olarak bulunmuştur. Gerçekleştirilen analizler neticesinde geçerliği ve güvenirliği sağlanmış bir ölçme aracı elde edilmiştir. Araştırmanın son aşamasını ise ölçeğin uygulanması oluşturmaktadır. Bu aşamada ölçek, kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemiyle seçilmiş 315 okul yöneticisine uygulanarak yöneticilerin okul PDR hizmetlerine yönelik tutumları belirlenmiş ve çeşitli değişkenlere göre farklılaşma düzeyleri incelenmiştir. Araştırmanın bulguları, yöneticilerin okul PDR hizmetlerine yönelik tutumlarının olumlu olduğunu göstermiştir. Yöneticilerin okul PDR hizmetlerine yönelik tutumlarının cinsiyete göre farklılık gösterdiği; öğrenim düzeyi, mesleki kıdem, okul yöneticiliğinde geçirilen hizmet süresi, görev yapılan okul kademesi, okul hizmet alanı ve okulda psikolojik danışman bulunup bulunmamasına göre değişmediği görülmüştür. Araştırma örneklemi genişletilerek daha genellenebilir ve kapsamlı sonuçlara ulaşılabilir. Yöneticilerin PDR hizmetlerine yönelik tutumları daha farklı değişkenlere bağlı olarak incelenebilir ve literatüre yeni çalışmalar kazandırılabilir.

Eğitim yönetimiOkul yöneticileriPsikolojik danışmanlık+4
İsmail Yılmaz
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Zenginleştirilmiş öğretim uygulamalarının ilkokul 1. sınıf öğrencilerinin okuma becerilerine ve okumaya yönelik tutumlarına etkisi

Bu çalışmada, ilkokul birinci sınıf Türkçe dersinde kullanılan zenginleştirilmiş öğretim uygulamalarının, öğrencilerin okuma becerilerine ve okumaya yönelik tutumlarına etkisinin olup olmadığı araştırılmıştır. Araştırma öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel modele göre desenlenmiştir. Araştırma, 2021-2022 eğitim-öğretim yılı bahar yarıyılında, Akdeniz Bölgesi'nde orta sosyo-ekonomik düzeydeki iki devlet okulunda okuyan 43 birinci sınıf öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Uygulama, 10 hafta sürmüştür. Araştırmada deneysel işlemler başlamadan önce ve deneysel işlemlerin bitiminde, deney ve kontrol grubuna, "Okuma Becerileri Ölçeği" ile ''Okumaya Yönelik Tutum Ölçeği'' uygulanmıştır. ''Haftalık Öz Değerlendirme Formu'' ile deney grubundaki öğrencilerin zenginleştirilmiş öğretim uygulamaları, okuma becerileri ve okumaya yönelik tutumlarına yönelik görüşleri alınmıştır. ''Kişisel Bilgi Formu'' çalışmaya katılan öğrencilerin kişisel bilgilerini almak üzere kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda deney grubundaki öğrencilerin Türkçe dersi ve derste uygulanan zenginleştirilmiş öğretim uygulamaları ile ilgili görüşleri "Öğrenci Görüşme Formu" ile alınmıştır. Deneysel işlem sonrasında uygulanan ölçeklerden elde edilen veriler, SPSS 22 paket programıyla değerlendirilmiştir. Araştırmada okumaya yönelik tutum ölçeği ve okuma becerileri ölçeğinden elde edilen veriler üzerinde Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Görüşme formundan ve haftalık öz değerlendirme formunun birinci bölümünden elde edilen veriler nitel araştırmalarda kullanılan içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Haftalık öz değerlendirme formunun ikinci bölümden elde edilen verilerin çözümlenmesinde, yinelenmiş ölçümler için tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Araştırmadan sonucunda okuma becerileri ve okumaya yönelik tutum ölçeği sontest puanları açısından deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen sonuçların bir kısmı şu şekilde özetlenebilir: Öğrenciler, zenginleştirilmiş öğretim uygulamaları sayesinde, Türkçe derslerini daha çok sevdiklerini, eğlendiklerini, kolay anladıklarını söylemişlerdir.

OkumaOkuma becerileriTutum ölçekleri+7
Fatma Gül Öz Yurdaer
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Akran zorbalığını önlemeye yönelik okul sosyal hizmeti müdahalesi

Akran zorbalığı; mağdur, zorba ve seyirci üçgeninde geçen olumsuz bir durumdur. Kişilerin çeşitli yollarla sistematik olarak baskılanması şeklinde yaşanan bu olaydan zorba, mağdur ve seyirci farklı açılardan olumsuz olarak etkilenmektedir. Dünyada, akademik başarıda düşüş, depresyon, bağımlılık, intihar vb. sorunlara yol açabilen, zorbalık olaylarının azaltılmasına yönelik çeşitli programlar geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Bu çalışma kapsamında seyircinin müdahale becerilerini geliştirmek ve zorbalığa yönelik tutumun olumlu yönde değiştirilmesi amacıyla zorbalık rollerinden seyirciyi hedef alan okul sosyal hizmeti grup müdahale programı geliştirilmiştir. Araştırmada karma desen kullanılmıştır Çalışmanın nicel bölümünde yarı deneysel model kullanılırken nitel kısımda odak grup görüşmesinden yararlanılmıştır. Çalışma grubu 36 (18 deney grubu ve 18 kontrol grubu) 4. Sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Verilerin toplanmasında seyircilerin müdahale becerilerini ölçmek için Zorbalıkta Seyirci Müdahale Ölçeği ile seyircilerin zorbalığa yönelik tutumları üzerindeki etkisini ölçmek amacıyla ise Çocuklar İçin Zorbalığa Yönelik Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Programın etkililiğini ölçmek için nicel verilerin yanı sıra odak grup görüşmesi ile nitel veriler değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, geliştirilen programın öğrencilerin akran zorbalığına karşı tutumlarında ve seyircilerin zorbalığa karşı müdahale becerilerinin geliştirilmesinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Geliştirilen programın sonraki çalışmalarda kapsamının genişletilmesinin ve farklı yaş gruplarında da uygulanarak etkililiğinin test edilmesinin daha iyi sonuçlar vereceği düşünülmektedir.

Akran zorbalığıGrup müdahalesiSosyal hizmetler+6
Cemile Tokuroğlu
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal hizmet uzmanlarının Suriyeli sığınmacılara yönelik tutumlarının farklı değişkenlere göre incelenmesi

Zorunlu göç; savaş, işkence, ayrımcılık, şiddet ve korku nedeniyle bir ülkeden başka bir ülkeye yer değiştirme hareketidir. Özellikle Arap Baharı olaylarının Ortadoğu ülkelerini etkilemesi sonucunda 2011 yılında Suriye'de yaşanan iç savaş nedeniyle ülkemizde zorunlu göç dalgasında ciddi artışlar olmuştur. Türkiye'de kayıtlı Suriyeli sığınmacıların sayısı 3.65 milyondur. Bu sayı, Türk toplumunun, sığınmacılarla birlikte hoşgörülü şekilde yaşamasını gerekli kılsa da ülkemizde Suriyeli sığınmacılara karşı çeşitli nefret söylemlerinin ve ayrımcılığın olduğu bir gerçektir. Bu araştırmanın amacı, günümüzde artan sığınmacı karşıtlığından hareketle, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneğindeki üyelerin, Suriyeli sığınmacılara dönük tutumlarını incelemektir. Araştırma 23.02.2023-06.04.2023 tarihleri arasında yapılmış, örneklem grubunu Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği üyeleri oluşturmuştur. Araştırmaya 107 kadın, 35 erkek olmak üzere toplam 142 sosyal hizmet uzmanı katılmıştır. Anket tekniğinin kullanıldığı araştırma formunda demografik sorular ve "Suriyeli Sığınmacılara Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Bu ölçeğe ek olarak araştırmacı tarafından hazırlanan, sosyal hizmet uzmanlarının sahadaki tecrübelerine yönelik 18 sorudan oluşan sosyodemografik bilgi formu kullanılmıştır. Araştırmada değişkenler arası ilişkiler ve "Sosyal hizmet uzmanlarının Suriyeli sığınmacılara tutumu nasıldır?" temel sorusunun yanıtı incelenmiştir. Bulgulara göre Suriyelilere yönelik tutumların çeşitli değişkenlere göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterdiği saptanmıştır. Araştırma bulgularından hareketle, genel olarak sosyal hizmet uzmanlarının Suriyeliler hakkında olumlu görüşe sahip oldukları, ılımlı çözüm üretme, haklarını savunma ve onlara yardımda bulunmada olumlu görüşe sahipken, hükümetin ve halkın uyguladığı politikayı takdir etmede daha negatif tutuma sahip oldukları saptanmıştır. Sonuç olarak, Suriyeli sığınmacıların, sığınılan ülkedeki topluma uyumlarının sağlanması, ayrımcılık karşıtı uygulamaların güçlendirilmesi, medyada olumsuz temsilin engellenip kamu spotlarının hazırlanması, temel hizmetlere hak temelli yaklaşımla erişmelerini sağlayacak sosyal politikaların planlanması desteklenmelidir.

Sosyal hizmet uzmanlarıSosyal hizmetlerSuriyeliler+6
Ahmet Turus
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 salgını Çankırı ili uzaktan eğitim deneyimi: Öğretmenlerinin tutumları ve karşılaştıkları engeller

Bu araştırmanın amacı uzaktan Çankırı ilinde görev yapan öğretmenlerin uzaktan eğitime yönelik tutumları ve Covid-19 salgın sürecinde süreç içinde karşılaştıkları engelleri incelemektir. Çalışmanın örneklemini 98 idareci ve 902 öğretmen oluşturmaktadır. Katılımcılardan veri toplamak için "Demografik Bilgiler Formu", "Uzaktan Eğitime Yönelik Tutum Ölçeği" ve "Öğretmenlerin Uzaktan Eğitim Sürecinde Karşılaştıkları Engeller Anketi" kullanılmıştır. Bu çalışma, öğretmenlerin uzaktan eğitime yönelik tutumlarının çeşitli faktörlerle nasıl etkilendiğini incelemektedir. Özellikle cinsiyet ve eğitim seviyesinin, bu tutumları belirlemede önemli bir rol oynadığı bulunmuştur. Kadın öğretmenlerin uzaktan eğitime karşı daha olumlu bir tutum sergilediği, ayrıca önlisans düzeyinde eğitim alan öğretmenlerin yüksek lisans düzeyindeki öğretmenlere kıyasla uzaktan eğitime daha olumlu yaklaştığı gözlemlenmiştir. Bununla birlikte, yaş, mesleki kıdem, kişisel bilgisayar sahibi olma durumu, evde internet bağlantısı bulunup bulunmaması, uzaktan eğitimle ilgili etkinliklere katılım ve bilgi seviyesi gibi faktörlerin istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi bulunmamıştır. Mevcut çalışmada ayrıca, Covid-19 pandemisi sürecinde öğretmenlerin uzaktan eğitimde karşılaştıkları engeller ve bu engellerin farklı düzeylerde nasıl farklılaştığı da incelenmiştir. Öğretmen, okul, müfredat ve öğrenci düzeyinde farklılaşan bu engeller, uzaktan eğitim sürecinde çeşitli zorlukları ortaya koymaktadır.

COVID 19EngellerMesleki zorluk+7
Arif Kırkpınar
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin kaynaştırma eğitimindeki yeterlikleri ile kaynaştırma eğitimine ilişkin duygu, tutum ve kaygılarının incelenmesi

Bu çalışmanın amacı kamuya ait ilkokul ile ortaokullarda sınıfında kaynaştırma öğrencisi olan öğretmenlerinin kaynaştırma eğitimindeki yeterlikleri ile kaynaştırma eğitimine ilişkin duygu, tutum ve kaygılarını incelemektir. Çalışma betimsel nitelikte olup tarama modelleri esas alınarak yapılmıştır. Çalışmanın araştırma grubunu 2019-2020 eğitim öğretim yılında sınıfında kaynaştırma öğrencisi bulunan sınıf öğretmenleri ile ortaokul öğretmenleri oluşturmaktadır. Çalışmada Google form üzerinden 590 öğretmenden veri toplanmış, tam ve doğru dolduran 490 katılımcının verileri analiz edilmiştir. Çalışmada Kişisel Bilgi Formu, Kaynaştırma Uygulamalarında Öğretmen Yeterliği Ölçeği ve Kaynaştırma Eğitimi ile İlgili Duygular, Tutumlar ve Kaygılar Ölçeği veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 25 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde Bağımsız Örneklem T testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Mann-Whitney U testi, Kruskal-Wallis H testi, Korelasyon Analizi ve Tukey HSD kullanılmıştır. Çalışmada öğretmenlerin kaynaştırma uygulamalarındaki yeterliklerinin yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin kaynaştırma uygulamalarındaki yeterlikleri ile kaynaştırma eğitimiyle ilgili duygu, tutum ve kaygıları arasında düşük düzeyde, pozitif yönlü ilişki bulunmuştur. Öğretmenlerin kaynaştırma uygulamalarındaki yeterlikleri cinsiyet, eğitim durumu, daha önceki yıllarda kaynaştırma öğrencisinin olup olmaması ve mesleki kıdem yılına bağlı olarak anlamlı bir farklılık göstermezken; kaynaştırmayla ilgili eğitim alma, kaynaştırma eğitimiyle ilgili herhangi bir yayın okuma ve branşa bağlı olarak anlamlı bir farklılık göstermiştir. Kaynaştırmayla ilgili eğitim alan ve kaynaştırmayla ilgili herhangi bir yayın okuyan öğretmenlerin kaynaştırma eğitimindeki yeterlikleri kaynaştırmayla ilgili eğitim almayan ve kaynaştırmayla ilgili herhangi bir yayın okumayan öğretmenlerden daha yüksektir. Öğretmenlerin kaynaştırma eğitimiyle ilgili duygu, tutum ve kaygılarının orta düzeyde olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin kaynaştırma eğitimine yönelik duygu, tutum ve kaygıları cinsiyet, eğitim durumu, daha önceki yıllarda kaynaştırma öğrencisinin olup olmaması, kaynaştırma eğitimiyle ilgili eğitim alıp almaması, kaynaştırma eğitimiyle ilgili herhangi bir yayın okuyup okumaması, branş ve mesleki kıdem yılına bağlı olarak anlamlı bir farklılık göstermemiştir.

DuyguKaygıKaynaştırma eğitimi+7
Ünal Salah
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıfında yabancı uyruklu öğrenci bulunan öğretmenlerin teknolojiye yönelik tutumları ve kültürlerarası anlayışları ile mesleki genel yeterlik algılarının incelenmesi

Yer aldığı coğrafya itibariyle çok kültürlü yapısı ile bilinen Türkiye, son yıllarda yoğun göç hareketleri ile karşı karşıya kalmaktadır. Gerçekleşen göç hareketleri sonucunda Türkiye'de 1.5 milyona yakın yabancı uyruklu okul çağında çocuk bulunduğu tahmin edilmektedir. Bu öğrencilerin eğitim faaliyetlerini yürüten öğretmenlerle ilgili çalışmaların kısıtlı olduğu görülmektedir. Bu çalışmada sınıfında yabancı uyruklu öğrenci bulunan öğretmenlerin teknolojiye yönelik tutumları ve kültürlerarası anlayış düzeyleri ile mesleki yeterlik algıları arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amaçlanmaktadır. İlişkisel tarama modelinde tasarlanan bu çalışma, Kayseri ilinde görev yapan ve sınıfında yabancı uyruklu öğrenci bulunan 393 öğretmenin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada öğretmenlerin teknolojiye yönelik tutumları "Teknolojiye Yönelik Tutum Ölçeği", kültürlerarası anlayışları "Kültürlerarası Anlayış Ölçeği", mesleki genel yeterlik algıları "Öğretmenlik Mesleği Genel Yeterlikleri Ölçeği" ile belirlenmeye çalışılmıştır. Tanımlayıcı bilgileriyle değişkenler arasındaki ilişkiyi açıklamak için "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Öğretmenlerden elde edilen verilere SPSS 25.0 paket programı aracılığıyla "Bağımsız Örneklemler T-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Kanonik Korelasyon ve Çoklu Doğrusal Regresyon" analizleri yapılmıştır. Çalışma sonucunda, öğretmenlerin teknolojiye yönelik tutumlarının ve mesleki genel yeterlik algılarının çok yüksek, kültürlerarası anlayışlarının yüksek olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin teknolojiye yönelik tutumlarının eğitim durumu ve yaş; kültürlerarası anlayışlarının eğitim durumu; mesleki genel yeterlik algılarının ise cinsiyet, yaş ve branş değişkenlerine göre anlamlı şekilde farklılaştığı saptanmıştır. Öğretmenlerin teknolojiye yönelik tutumları, kültürlerarası anlayışları ve mesleki genel yeterlik algıları arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki bulunmuştur. Çalışma sonucunda araştırmacılara, uygulayıcılara ve politika yapıcılara yönelik çeşitli öneriler sunulmuştur.

Kültürlerarası duyarlılıkKültürlerarası hoşgörüMesleki yeterlilik+7
Burak Altıntaş
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu tedavisine yönelik tutum anketinin (ebeveyn form) Türkçe formunun geçerlilik ve güvenilirliği

Bu çalışma Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu(DEHB) tedavisi alan çocukların ebeveynlerinin tedaviye yönelik tutumlarını belirlemek amacıyla geliştirilen "Tedaviye Yönelik Tutum Anketi (Ebeveyn Formu)" nin Türkçe Formunun Geçerlilik Güvenilirliğini belirlemek için yapılmıştır. Çalışma metodolojik olarak gerçekleştirilmiştir. Veri toplanmasında Ferrin ve ark (2012) tarafından geliştirilen "Questionnaire on Attitudes Towards Treatment" (QATT), Maite Ferrin' den izin alınarak kullanılmıştır. Araştırmanın evreni Gaziantep'te yaşayan Gaziantep Cengiz Gökçek Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi, Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi, Çocuk Psikiyatri polikliniğine başvuran DSM V tanı kriterlerine göre DEHB tanısıyla izlenen çocuğun gönüllü 175 ebeveyninden oluşmuştur. Ölçeğin dil eşdeğerliği sağlandıktan sonra, uzmanlardan kapsam geçerliliği için görüş alınmıştır. Test-tekrar test güvenirliği için aynı örneklemden 30 kişiye 15-21 gün sonra tekrar ölçek uygulanmıştır. Principal compenent faktor analizi ile ölçeğin yapı geçerliliğine bakılmıştır. Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Tedavisine Yönelik Tutum Anketinin (ebeveyn form) Türkçe versiyonunun cronbach α güvenilirlik katsayısı 0.80 olarak bulunmuştur. Ölçeğin test tekrar test puan korelasyonu 0.85 olarak bulunmuştur. Sonuç olarak Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Tedavisine Yönelik Tutum Anketinin DEHB olan çocukların ebeveynlerinin tedaviye yönelik tutumlarını ölçmede geçerli ve güvenilir olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Geçerlilik, Güvenilirlik, Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu, Tutum, Hemşirelik

AnketlerGüvenilirlik ve geçerlilikHemşirelik+3
Ayşegül Kömür
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin evlilik tutumları ve yaşam hedeflerinin ilişkilendirilmesi: Manisa Celal Bayar Üniversitesi örneği

Bireylerin yaşamlarında ne yapacakları sorusuyla ilişkili olan yaşam hedefleri aile, sosyal ilişkiler, fiziksel sağlık ve maddi başarı gibi yaşam yapısındaki alanlara yüklenen anlamlar ve sahip olunan tutumlar kendini belirleme teorisi kapsamında tartışılmıştır. Bireyin hangi türden hedefleri takip ettiği onun sahip olduğu sosyo demografik özellikleri ile benimsediği normlar ve değerler sistemiyle ilgilidir. Evlilik de özellikle genç yetişkinlik döneminde olan üniversite öğrencileri için gerektirdiği sosyal, ekonomik ve duygusal bir yapı kurma özelliği ve toplumsal cinsiyete ilişkin rol beklentileri bakımından önemlidir. Evliliğe ilişkin tutumların yüksek ya da düşük olması gençlerin yaşamlarında yöneldikleri hedeflerin çoğunlukla içsel ya da dışsal amaçlara ait olmasıyla ilişkili olduğu düşünülmektedir. Bu araştırmada da yaşam hedefleri ve evlilik tutumlarının ilişkilendirilmesi amacıyla 2020-2021 döneminde Manisa Celal Bayar Üniversitesinde belirli fakültelerde öğrenim gören 663 öğrenci örneklem olarak belirlenerek Yaşam Amaçları Ölçeği ve İnönü Evlilik Tutum ölçeği uygulanmıştır. Yaşam amaçları ve evlilik tutumlarının birbiriyle ilişkilidir. Öne çıkan bulgulara bakıldığında cinsiyete ve fakülte türüne göre farklılaşma dikkat çekmiştir. Kadın öğrencilerin yaşam amaçları ve içsel amaçlara verdikleri puanlar erkek öğrencilerden yüksektir. Evlilik tutumlarında da erkek öğrencilerin daha yüksek puan aldığı dolayısıyla kadın öğrencilere göre olumlu tutuma sahip oldukları görülmüştür. Fakülte farklılığı incelendiğinde Mühendislik Fakültesindeki öğrencilerinin içsel amaçları diğer fakültelere göre düşük bulunmuştur. Sağlık Bilimleri ve Fen Edebiyat fakültelerindeki öğrenciler kadın öğrenci yoğunlukta olmasıyla bu fakültelerde içsel amaçların ön plana çıkması ve Fen Edebiyat Fakültesi öğrencilerinin evlilik tutumları diğer fakültelerdeki öğrencilerden düşük bulunması bize bu farklılıkların toplumsal cinsiyet etkisiyle incelenebileceğini göstermektedir.

EvlilikTutum ölçekleriTutumlar+4
Hilal Güvenç
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin internet kullanım özyeterlik algıları ve uzaktan eğitime yönelik tutumlarının incelenmesi

Bu araştırma sınıf öğretmenlerinin internet kullanım özyeterlik algılarının uzaktan eğitime yönelik tutumlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesini amaçlamaktadır. Çalışmada, genel tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma, 2021-2022 eğitim öğretim yılında Manisa İli Demirci İlçe 'sindeki resmi kurumlarda görev yapan 121 sınıf öğretmeninden 93'ünün gönüllü katılımıyla yapılıştır. Araştırmanın verilerinin toplanması Covid-19 pandemisi nedeniyle çevirimiçi formlar ile yapılmıştır. Veri toplama aracı üç bölümden oluşmaktadır ve araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formuyla başlar. İkinci bölümde Akgün, Topal ve Duman (2017) tarafından geliştirilen 11 maddelik İnternet Kullanım Özyeterlik Ölçeği ve üçüncü bölümde Ağır (2007) tarafından geliştirilen 21 maddeden oluşan Uzaktan Eğitim Tutum Ölçeği bulunmaktadır. Toplanan verilerin analizi SPSS 25 programı kullanılmış ve normallik analizleri yapıldığında tüm alt boyutlarıyla normal dağılım gösterdiği görülmüştür. Parametrik analizler uygulanarak t-testi ve korelasyon analizleri yapılmıştır. Araştırmanın sonucuna göre sınıf öğretmenlerinin internet kullanım özyeterlik algılarının yüksek olduğu, uzaktan eğitime yönelik tutumlarının avantajları hususunda kararsız olduğu, dezavantajları olduğuna katıldıklarına dair bulgulara ulaşılmıştır. Elde edilen sonuçlar incelendiğinde sınıf öğretmenlerinin uzaktan eğitimi tam anlamıyla benimsemediklerini söylenebilir. İnternet kullanım özyeterlik algıları ve uzaktan eğitime yönelik tutumlarının cinsiyet, yaş, mesleki kıdem gibi değişkenlere göre anlamlı farklılaşma görülmemiştir. Sınıf öğretmenlerinin internet kullanım özyeterliği ve uzaktan eğitime yönelik tutumları arasında ilişki bulunamamıştır. Anahtar Kelimeler: İnternet Kullanım Özyeterlik Algısı, Özyeterlik, Uzaktan Eğitim, Uzaktan Eğitime Yönelik Tutum

Sınıf öğretmenleriTutum ölçekleriTutumlar+7
Mesut Çetinkaya
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Arapça öğretiminde ters yüz öğrenme modelinin 9. sınıf öğrencilerinin akademik başarılarına ve tutumlarına etkisi

Bu araştırmanın amacı Ters Yüz Öğrenme Modelinin (TYÖM) Anadolu İmam Hatip Lisesi (AİHL) 9. sınıf öğrencilerinin akademik başarılarına ve tutumlarına olan etkisini ortaya çıkarmaktır. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden ön test, son test deney ve kontrol gruplu yarı deneysel desenle ele alınmıştır. Araştırmada kullanılan başarı testi ve Arapça tutum ölçeği daha önce Tetik (2022) tarafından güvenirlik ve geçerlik analizleri yapılmış ölçme araçlarıdır. Başarı testinin "Okulum ve Arkadaşlarım" ünitesindeki kazanımlara uygun olup olmadığı ise Arap dili alanında uzman üç akademisyen ve bir ölçme değerlendirme uzmanıyla değerlendirilerek karar verilmiştir. Uzman görüşleri başarı testinin uygulanabilir olduğu yönündedir. Tutum ölçeğinin ve akademik başarı testinin sahibiyle e-posta yoluyla iletişime geçilmiş gerekli izinler alındıktan sonra araştırmada kullanılmıştır. Deney ve kontrol grubu (n=29) toplam yirmi dokuz öğrencidir. İmam Hatip Liseleri (İHL) çoğu il ve ilçelerde erkek ve kız imam hatip olarak ayrıldığı için araştırmadaki öğrencilerin tamamını erkek öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırma haftada dört saat olmak üzere toplam beş hafta uygulanmıştır. Araştırmacı TYMÖ aracı olarak "Eddpuzzle" uygulamasını deney grubuna ayrıntılı şekilde anlatmış ve üniteyle ilgili hazır videoları bu araçla öğrencilerine ulaştırmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22 paket programı kullanılmış, bağımsız T-testiyle analiz edilmiştir. Araştırmanın sonuçları açısından değerlendirildiğinde deney ve kontrol grubu öğrencilerinin son-test puanları karşılaştırılmış aralarında istatiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır. Deney ve kontrol gruplarının Arapça tutum ölçeği son- testleri arasında da benzer bir durum söz konusudur. Her iki grup karşılaştırıldığında anlamlı düzeyde bir farkın olmadığı çıkan sonuçlar arasındadır.

Akademik başarıArapçaOrtaöğretim öğrencileri+7
Hacer Gezdi
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yaratıcı drama yönteminin etkilerine ilişkin Türkçe öğretmenlerinin tutumlarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, yaratıcı drama yönteminin etkilerine ilişkin Türkçe öğretmenlerinin tutumlarını çeşitli değişkenler açısından incelemektir. Çalışma, nicel bir tarama araştırmasıdır. Araştırmanın evrenini, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Kırşehir il genelinde görev yapan 207 Türkçe öğretmeni oluşturmaktadır. Örneklem alma yoluna gidilmemiş, evrenin tamamına ulaşılmıştır. Veri toplama aracı olarak bu araştırma için geliştirilen "Yaratıcı Drama Yönteminin Etkisine İlişkin Tutum Ölçeği" kullanılmış, veriler SPSS 21 paket programında analiz edilmiştir. Araştırmada, öğretmenlerin "Yaratıcı Drama Yönteminin Etkisine İlişkin Tutum Ölçeği" nin alt faktörlerinden "öğretme/öğrenme sürecine etkisine ilişkin tutum" düzeyinin "yüksek" olduğu, "öğrencilere etkisine ilişkin tutum" düzeyinin "çok yüksek" olduğu ve ölçeğin geneline ilişkin tutum düzeyinin "çok yüksek" olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin cinsiyet, medeni durum, görev yaptıkları yerleşim yeri değişkenlerine göre yaratıcı drama yönteminin etkisine ilişkin tutumları arasında anlamlı farklılıkların olmadığı tespit edilmiştir. Öğretmenlerin mesleki kıdemlerine göre Yaratıcı Drama Yönteminin Etkisine İlişkin Tutum Ölçeğinin geneline ilişkin ve "öğrencilere etkisine ilişkin tutum" düzeyleri arasında anlamlı farklılık olduğu, mesleki kıdemi düşük olan öğretmenlerin tutum düzeylerinin mesleki kıdemi fazla olan öğretmenlerin tutum düzeylerinden yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Türkçe öğretmenlerinin drama eğitimi alıp almama durumlarına göre Yaratıcı Drama Yöntemin Etkisine İlişkin Tutum Ölçeğinin geneline ve alt faktörlerine ilişkin tutum düzeyleri arasında anlamlı farklılık olduğu, drama eğitimi alan öğretmenlerin tutum düzeylerinin drama eğitimi almayan öğretmenlerin tutum düzeylerinden daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Türkçe öğretmenlerinin geleneklere bağlılık / yeniliklere açıklık algılarına göre Yaratıcı Drama Yönteminin Etkisine İlişkin Tutum Ölçeği' nin geneli ve alt faktörlerine ilişkin tutum düzeyleri arasında anlamlı farklılık olduğu, yeniliklere açık olduğu şeklinde algıya sahip öğretmenlerin tutum düzeylerinin geleneklere bağlı olduğu algısına sahip öğretmenlerin tutum düzeylerinden daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın sonunda, bu sonuçlara uygun önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Yaratıcı drama yöntemi, öğretim yöntemleri, Türkçe öğretimi, öğretmen tutumları.

Drama teknikleriTutum ölçekleriTürkçe dersi+6
Mehmet Saylan
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hayat bilgisi tutum ölçeğinin geliştirilmesi ve öğrencilerin hayat bilgisi dersine yönelik tutumları ve görüşleri

Bu çalışma ilkokul öğrencilerinin hayat bilgisi dersi tutum düzeylerini tespit etmeye yönelik bir ölçek geliştirmek, geliştirilen bu ölçekle öğrencilerin hayat bilgisi dersine yönelik tutum düzeylerini farklı değişkenler boyutuyla saptamak ve ilkokul 2. ve 3. sınıf öğrencilerinin hayat bilgisi dersine yönelik görüşlerini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Genel hatları ile "betimleyici araştırma" yöntemi kullanılan bu çalışmada veriler hem nicel hem de nitel yöntemlerle elde edilmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda dört ve nitel boyutunda bir çalışma grubu ile çalışılmıştır. Nicel boyutunda çalışma grupları 355 (AFA), 264 (DFA), 61 (test-tekrar test) ve 290 (tutum belirleme) öğrenciden oluşmuştur. Nitel boyutta 58 öğrenci ile çalışma yürütülmüştür. Verilerin analizlerinde SPSS 22.00, Lisrel ve MAXQDA programlarından yararlanılmıştır. Elde edilen verilere göre aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır: 1.Açımlayıcı faktör analizine göre geliştirilen ölçeğin toplam varyansın %46.30'unu açıkladığı, her bir faktörün en az %2 özdeğere sahip olduğu, yine her bir faktörün toplam varyansın en az %14'ünü açıkladığı, her bir faktörün en az beş madde ile temsil edildiği, toplam 16 sorudan ve üç faktörlü bir yapıya sahip olduğu tespit edilmiştir. 2. Üç faktör birbiri ile korelasyonel bir ilişkiye sahip ve ölçeğinin geneline ait Cronbach Alpha iç tutarlık katsayısı .81'dir. 3. Tutum ölçeğinin test tekrar test sonuçları ölçeğin güvenilir olduğunu göstermektedir. 4. Tutum ölçeğindeki faktörler "hayat bilgisi dersine yönelik olumsuz tutumlar", "hayat bilgisi dersine yönelik olumlu tutumlar" ve "hayat bilgisi dersi içeriğine yönelik olumlu tutumlar" şeklinde isimlendirilmiştir. 5. DFA'ya göre ölçeğin geneline ait Cronbach Alpha iç tutarlık katsayısı .88'dir. 6. Hayat bilgisi dersi tutum ölçeğinin DFA ile elde edilen verilerinden 5 tanesi kabul edilebilir ve 6 tanesi mükemmel düzeydedir. 7.İlkokul 2.ve 3. sınıf öğrencilerinin hayat bilgisi dersine yönelik tutum düzeylerinin yüksek olduğu, derse yönelik tutum düzeylerinin cinsiyet, anne ve babanın eğitim durumu, anne ve babanın meslek durumuna göre farklılaşmadığı, öğrenim gördükleri sınıfa göre 3. sınıf öğrencilerinin tutum düzeylerinin 2. sınıflara göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu tespit edilmiştir. 8. İlkokul 2. ve 3. sınıf öğrencileri hayat bilgisi dersini; çok güzel bir ders, sevdiğim ders, eğlenceli bir ders, hayatımız ile ilgili bir ders, tarihi (geçmişi) öğreten bir ders, günlük hayat ile ilgili bir ders, Atatürk'ü anlatan bir ders, trafik kurallarını öğreten bir ders, teknolojiyi kullanmayı öğreten bir ders, çok şey öğrenilen bir ders, zor bir ders, önemli bir ders ve gereksiz bir ders şeklinde betimlemişlerdir. 9. İlkokul 2. ve 3. sınıf öğrencilerinin hayat bilgisi dersinde; fen bilimleri, sosyal bilimler, düşünce ve değerler, hayat, günlük yaşam ve eşyalar ile ilgili konuları öğrenmek isteğindedirler.

Hayat bilgisi dersiTutum ölçekleriÖlçek geliştirme+4
Döndü Oker
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects