Literary texts

134 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Süleyman Fâik mecmuası (Transkripsiyonlu metin inceleme, 1b-55a)

Arapça "toplama, bir araya getirme" anlamında kullanılan ve "cem" kökünden türemiş "mecmua" kelimesi, "toplanmış, bir araya getirilmiş" anlamlarına gelmektedir. Terim anlamı olarak ise farklı şairlere ait çeşitli şiirlerin bir araya getirilmesiyle oluşan eserlerin genel adıdır. Mecmualar Eski Türk Edebiyatı'mıza önemli katkılar sağlamaktadır. Bu çalışma, Süleyman Fâik tarafından kaleme alınan İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi'nde NECTY09577 demirbaş numarasıyla kayıtlı olan Mecmua-i Süleyman Fâik adlı eserin [1b-55a] numaralı varakları üzerine yapılmıştır. Manzum ve mensur bölümlerden oluşan eser, karışık mecmualar grubunda değerlendirilmektedir. Mecmuada edebiyat, tarih, musiki, tasavvuf ve dönemin sosyal hayatı ile ilgili çeşitli bilgiler yer almaktadır. Çalışmamızda, mecmua tanıtıldıktan sonra eserin manzum ve mensur bölümleri incelenmiştir. Ardından mecmuanın çeviri yazılı metni verilmiştir.

DergilerEdebi metinlerEdebiyat dergisi+2
Emre Karanfil
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk gezi kitaplarında edebîlik ve nesnellik

Türk edebiyatında gezi yazısı türünün ilk örneklerini Farsça yazılmış eserler oluşturur. Örneğin: Gıyasuddin Nakkas'ın "Acaikül Letâif" eseri ile Ali Ekber Hatâi'nin "Hıtâinane" eseri Farsça yazılmıştır (Maden, 2008). Bu alanda yazılmış birçok eser vardır. Bu eserler aracılığıyla yazarlar gezip gördükleri yerleri okuyucu ile paylaşırlar. Yazarlar bunu yaparken gezilen yerler ile ilgili izlenimlerini, duygu ve düşüncelerini de anlatımlarına katarlar. Ancak gezi yazısı türü, Evliya Çelebi'nin yazmış olduğu "Seyahatnâme" eseri ile Türk Edebiyatında farklı bir boyut kazanmıştır. Türkçe öğretim programında da 6. sınıftan itibaren gezi yazı türüne yer verilmiş ve bu türde yazılan kitaplardan faydalanılmıştır. Bu tür kitapların edebîlik ve nesnellik yönünden araştırılması önem arz etmektedir. Çünkü Çocuk Edebiyatında edebî yönü güçlü eserler, çocukların edebî yönünü güçlendirir. Ayrıca çocukların, sosyal ve fen bilimleri ile ilgili bilgi sahibi olmalarını sağlar. Tezin temel amacı, söz konusu eserlerin edebîlik ve nesnellik boyutlarını ortaya koymaktır. Tez çalışmasında incelenen eserler Türkçe ders kitaplarında kaynak olarak kullanılan gezi yazısı türü kitaplarıyla sınırlı tutulmuştur. Nitel araştırma yoluyla yapılan çalışmada bulgulara doküman analizi ile ulaşılmıştır. İncelemede, Evliya Çelebi, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Mehmet Önder ve Gülten Dayıoğlu'nun gezi yazısı kitaplarının edebî ve nesnel özellikleri belirlenmiştir. Bu edebî ve nesnel özelliklerin çocukların duygusal, bilişsel ve sosyal gelişimlerine katkı sağladığı tespit edilmiştir. Elde edilen nesnel unsurların reel kaynaklardaki bilgilerle uygunluğuna bakılmıştır. Tez çalışmasının giriş kısmında araştırmanın amacı ve önemi, yöntemi, kapsamı, sınırlılığı ve problem durumu açıklanmıştır. Birinci bölümde temel kavramlar ayrı başlıklar halinde belirtilmiştir. İkinci bölümde çalışmanın yöntemine ve metoduna; üçüncü bölümde, incelemeye alınan eserlerden elde edilen bulgular ve bu bulgulara yönelik yorumlar "Edebîlik" ve "Nesnellik" ana başlıkları altında iki kısım halinde verilmiştir. Ana başlıklara bağlı alt başlıklar oluşturularak araştırmanın daha kolay anlaşılabilir olacağı düşünülmüştür. Sonuç ve öneriler bölümünde, incelenen gezi yazı türü eserlerinde yapılan tespitlerle eserlerin edebîlik ve nesnellik boyutlarına yönelik değerlendirme yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çocuk edebiyatı, çocuk, gezi yazısı, edebîlik ve nesnellik.

Edebi eserlerEdebi metinlerGezi edebiyatı+6
Faik Üçer
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessFR

Pratiques du collage dans le roman postmoderne Français. Une etude de cas dans la vie mode d'emploi de Georges Perec

This study aims to examine literary collage practises in Georges Perec's novel Life A User's Manual within the context of postmodern literary and novel theories and intertextual relations. Postmodern literary theories categorize certain literary elements observed in literary works, particularly since the second half of the 20th century, according to their definitions and common characteristics. The term "collage", which originated in the plastic arts, particularly in painting, refers in its broadest sense, to the process of combining various heterogeneous elements on a surface. Fragmentation, discontinuity, rupture and heterogeneity, which are the defining qualities of postmodern text, enable an analogical relationship between these texts and the collage method in plastic arts. Postmodern texts are mostly formed by combining diverse heterogeneous elements, text and discourse pieces, similar to the collage approach in plastic arts. Accordingly, the term "collage" is one of the terms used by postmodern literary theory/theorists to define the postmodern text. With the fragmentation, discontinuity, rupture and heterogeneity that it generates in the text, intertextuality is one of the dominant elements which creates the collage image in the postmodern text. Postmodern writers, who are detached from the tenets of modern art such as breaking ties with the imitation principle and tradition or the idea of a genius creative writer creating an original and unique work with his or her own style, compose their works by combining fragments from the literary tradition and various texts. In this context, the postmodern text looks like a collage of fragments taken from previous works. The purpose of this study is to examine literary collage practises within the framework of Georges Perec's postmodern novel(s) Life A User's Manual, created by combining various intertextual and graphic elements based on the puzzle metaphor.

Esra Büyükşahin
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Goethe ve Nazım Hikmet yapıtlarında metinlerarası öğelerin yazınsallaştırım tarzı. Batı-Doğu Divanı ve Şeyh Bedreddin Destanı örneklerinde bir açımlama

Yazınsal yapıtların temel niteliklerinden biri, tarihsel ve toplumsal tüm süreçlerin birikim ve çeşitliliğini kendinde barındıran dilin dolayımıyla tasarlanıp oluşturulmalarıdır. Devingen ve katmanlı bir söyleşim aracı olması nedeniyle, dilin ürünü olan yazınsal yapıtlar da doğal olarak öncel ve güncel başka yapıtlarla durmaksızın bir söyleşim içindedirler. Yazınsal ve sanatsal her tür üretimin temelinde bulunan bu olgu 20. yüzyılda Mihail Baktin tarafından "Söyleşimsellik" olarak nitelenmiş, sonraki yıllarda Julia Kristeva tarafından "Metinlerarasılık" kavramıyla tanımlanmış ve devamında çeşitli kuramcı ve araştırmacı tarafından dizgeli bir şekilde açıklanmaya çalışılmıştır. Metinlerarasılık, en basit şekilde bir metnin başka bir metindeki somut varlığı olarak tanımlanabilir. Söz konusu ilişki metnin yazarı tarafından kasıtlı olarak çeşitli yöntem ve teknikler ile kurulur. Yazınsallığın doğal ve kaçınılmaz bir sonucu olan metinlerarası ilişki ve etkileşimler kimi yazarlar tarafından yanmetinler ya da metin içi açıklamalarla okurlara bildirilmektedir. Johann Wolfgang von Goethe'nin Batı-Doğu Divanı (West-östlicher Divan) ve Nazım Hikmet'in Simavne Kadısı Oğlu Şeyh Bedreddin Destanı adlı yapıtlar bu durum için iyi birer örnek teşkil etmektedir. Her iki yapıtın şairleri, yapıtlarının oluşum aşamasında yararlandıkları tüm tarihsel ve yazınsal kaynakları okurlarının dikkatine sunmuşlardır. Bu çalışmada anılan yapıtlarda şairler tarafından açıklanmış olan kaynaklar ile kurulan metinlerarası ilişkiler ulamlara ayrılmış; metinlerarası öğelerin geçirdiği anlamsal ve işlevsel dönüşümler serimlenmiş ve sonuç olarak iki şairin metinlerarası öğeleri yeniden yazınsallaştırma tarzları karşılaştırılarak benzerlik, farklılık ve özgünlükleri ortaya konmuştur.

Edebi metinlerGoetheMetinlerarasılık+2
Erdal Ördek
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Imageries of horror in literary translation: The Turkishtranslations of Clive Barker's the books of Blood volume I

Horror fiction occupies a significant place in Western literature, although it is not historically canonical. It has maintained its popularity since the emergence of the Gothic novel in the eighteenth century. With relatively fewer examples of horror fiction in Turkish, Turkish readers have been exposed to horror largely through translated works. Since the emotion of horror is central to the horror genre, transferring this emotion to the target text is crucial. Imagery as a literary device is a major contributor to the emotion of horror, termed "art horror" (Carroll, 1990) . This study aims to analyze the use of imagery in both source and target texts and to provide a descriptive analysis of the target texts, based on the translation strategies employed by the translators. Within this scope, the present study compares Clive Barker's The Books of Blood Volume I and its two Turkish translations. Ultimately, as a result of the analysis, it is found that particular translation strategies serve the purpose of re-creating ST art horror imagery in varying degrees and it is reasonable to evaluate those strategies in terms of their applicability in the reproduction of the source text art horror by prioritizing image representation over text representation.

Barker, CliveLiterary worksLiterary texts+7
Ayşe Fırat Dalak Ataözü
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Resimli Hafta Dergisi inceleme, tahlili fihrist, seçme yazılar

4 Eylül 1924 yılında yayımlanmaya başlanan Resimli Hafta dergisinin incelemesi yapılarak tahlili fihristi çıkarılmıştır. Dergide ele alınan konular ve biyografisine ulaşılan yazarlar hakkında bilgi verilmiştir. Ayrıca dergide bulunan hikayelerden seçme yazılar aktarılarak dergiden örnek sayfalar eklenmiştir.

BiyografiDergilerEdebi metinler+6
Lokman Akgün
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Boşboğaz ile Güllabi dergisi inceleme-tahlili fihrist-seçme yazılar

Bu tez çalışmasında, Rumi 24 Temmuz 1324 (06.08.1908) ile 01 Kânun-u Evvel 1324 (14.12.1908) tarihleri arasında yayımlanmış olan Boşboğaz ile Güllabi dergisinin incelemesi yapılmış, yazar ve konu fihristi çıkarılmıştır. Tez bir giriş ile üç ana bölümden oluşmaktadır: Giriş bölümünde, mizah ve mizahi Türk ebebiyatı tarihi ile ilgili bir yazı bulunmaktadır. Birinci bölüm, Boşboğaz ile Güllabi dergisinin tahlilini ve yazar kadrosu ile ilgili bilgilendirmeyi içermektedir. İkinci bölümde, yazar adlarına ve konularına göre Boşboğaz ile Güllabi dergisinin fihristi yer almaktadır. Üçüncü bölümde ise Boşboğaz ile Güllabi dergisinde yer alan metinlerden seçilmiş yazılar, sonuç yazısı, kaynakça ve ekler bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Mizah, Boşboğaz ile Güllabi, Hüseyin Rahmi, Ahmet Rasim.

Ahmed RasimBoşboğaz ile Güllabi dergisiDergiler+6
Erol Çakır
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kadın dergisi inceleme, fihrist, seçme yazılar

Kadın dergisi Rumî 11 Ağustos 1327 (24 Ağustos 1911) ile 9 Ağustos 1328 (22 Ağustos 1912) tarihleri arasında yayımlanmış haftalık kadın dergisidir. Bu tez çalışmasında Kadın dergisinin incelemesi yapılmış; yazar, konu, resim ve fotoğraf fihristi çıkarılmıştır. Tez beş ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde II. Meşrutiyet devrinde kadın ve kadın yayıncılığı hakkında bilgi verilmektedir. İkinci bölümde, 1327-1328 yılları arasında yayımlanan derginin şekil ve içerik özellikleri, yazar kadrosu ile ilgili bilgilendirme yer almaktadır. Üçüncü bölüm, yazar adlarına, konularına göre fihrist ile fotoğraf ve resim fihristini içermektedir. Dördüncü bölümde, Kadın dergisinden seçilmiş metinler bulunmaktadır. Beşinci bölümse sonuç yazısı ve kaynakçadan oluşmaktadır. Anahtar Kelimeler: Meşrutiyet, Kadın, Dergi, Gazete.

DergilerEdebi metinlerFeminist yayıncılık+6
Kübra Erbalıkçın
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Refik Halid'in Peyam-Sabah Gazetesindeki yazılarının incelenmesi (1920-1921)

Türk edebiyatının mizah ustalarından biri olan Refik Halid Karay muhalif duruşuyla ön plana çıkan bir yazardır. Muhalif ruhu onun hem edebiyatçı hem de gazeteci kimliğini besleyen en önemli kaynak olur. Sanatçının bu tavrını en belirgin şekilde gazete yazılarında görmek mümkündür. Bu çalışmada Refik Halid'in muhalif kalemini en baskın şekilde kullandığı Peyam-Sabah gazetesi kaynak olarak kullanılmıştır. Yazarın 1920-1921 yıllarında Peyam-Sabah gazetesinde yayımladığı yazıları tasnif edilerek incelenmiş ve Refik Halid'in düşünce dünyasının zenginliği ve mizahî yaklaşımı Peyam-Sabah örneği üzerinden ortaya konmuştur.

Edebi anlatımEdebi eserlerEdebi metinler+4
Aslı Zeynep Ortakan
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yusuf Peygamber kıssası temsillerinde kutsallık, edebilik, kurmaca:Kenan Çobanları ve Yusuf ile Züleyha Kalbin Üzerinde Titreyen Hüzün örnekleri

II. Meşrutiyet döneminin önde gelen kalemlerinden biri olan Halide Edib Adıvar hem edebiyat tarihi açısından hem de kendisinden sonra gelen yazarlar ve münevverler için önemli bir isimdir. Nazan Bekiroğlu ise hem akademisyen kimliği ile ön plana çıkan hem de bilhassa 2000'li yıllardan sonra modern Türk Edebiyatının ve yayımcılığının en bilinen yazarlarından biridir. Bu tezde Yusuf Peygamber kıssasını işleyen Kenan Çobanları operası ile aynı anlatıyı roman türünde tahkiye eden Yusuf ile Züleyha Kalbin Üzerinde Titreyen Hüzün eserleri mukayeseli bir şekilde ele alınmıştır. İlk olarak Halide Edib Adıvar'ın Kenan Çobanları operasının yüzyıl itibariyle klasik edebiyat dönemine daha yakın bir yerde durduğu, "mutlak metin" geleneğinin gölgesinde olmasına rağmen bütünüyle Kitab-ı Mukaddes'ten beslendiği ve Türk Edebiyatında o döneme değin örneğine rastlanılmamış bir yaklaşımla yazıldığı görülür. Nazan Bekiroğlu'nun Yusuf ile Züleyha Kalbin Üzerinde Titreyen Hüzün romanının ise klasik edebiyat geleneğinden bir asır sonra modernist edebiyat döneminde üretilmiş olmasına rağmen gelenekten ilham alan bir yapıda üretildiği tespit edilmiştir. Nihayetinde ise bu çalışmada Halide Edib Adıvar'ın 1900'lerin başında kaleme almış olduğu Kenan Çobanları isimli operası ile Nazan Bekiroğlu'nun 2000'lerin başında yayımlanan Yusuf ile Züleyha Kalbin Üzerinde Titreyen Hüzün romanı üzerine mukayeseli bir inceleme yapılmıştır.

Edebi incelemeEdebi metinlerKutsallık+6
Sezanur Sezgin
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni İnsan dergisinin sistematik tahlili

Bu çalışmada Türk edebiyatının 1960-70'li yılarının önemli süreli yayınlarından biri olan ve Celal Sılay tarafından Ocak 1963'ten Eylül 1971'e kadar 105 sayı olarak çıkarılan Yeni İnsan dergisi ele alınmıştır. İncelemede Yeni İnsan dergisinin sistematik tahlili yapılarak, Cumhuriyet Dönemi Türk edebiyatına katkısı ve Türk dergicilik tarihi açısından önemi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmamızın esas amacı günümüz okuruna resim ve yontu sanatlarında önemli eserler vermiş yerli ve yabancı sanatçıları tanıtma, onların önemli eserlerini gündeme getirme, diğer taraftan Yeni İnsan dergisinin diğer edebiyat sanat dergilerinden farklı bir dergi olduğunu göstermektir. Yapılan çalışmada bir yandan bu farklılığı ortaya koymak, diğer yandan da günümüze kadar önemi fark edilmemiş olan Yeni İnsan dergisine hak ettiği değeri kazandırabilmek hedeflenmiştir. Yeni İnsan dergisinin 105 sayısında yer alan yazarlar, edebi türler tespit edilmiştir. Derginin sistematik tahlili yapılarak edebiyat tarihimizin bir dönemine ışık tutmak ve sonraki araştırmacılara yardımcı olmak amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Yeni İnsan Dergisi, Celal Sılay, Sistematik Tahlili.

DergilerEdebi metinlerEdebiyat dergisi+4
Melike Şaran Ergün
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kubbealtı Akademi mecmuası'nın sistematik tahlili

1972 yılında yayın hayatına başlayan Kubbealtı Akademi Mecmuası edebiyat, sanat ve tarihe ilgi duyanlara hitap edebilecek bir yayın organı olarak karşımıza çıkmaktadır. Televizyon, internet vb. iletişim araçlarının ülkemizde henüz geliştiği ve kullanım alanının genişlemeye başladığı bir dönemde, neslin milli duygulara sahip olarak yetişmesi; sanat, ilim ve fikirde Türk kültüründen beslenmesi gibi amaçlara hizmet eden bir dergi olduğu görülür. Geniş ve köklü bir yazar kadrosuna sahip olan dergi, okuyucuya sunduğu mülakat, sohbet, deneme, makale, anı, şiir vb. örneklerle Türk edebiyatının gelişimine katkı sunmaktadır. Bu yönüyle Türk edebiyatı araştırmacıları için de bir başvuru kaynağıdır.

DergilerEdebi metinlerEdebiyat dergisi+3
Gökhan Tömük
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Oluşum dergisinin sistematik analizi ve Türk edebiyatındaki yeri ve önemi

Oluşum dergisi, 1974-1988 yılları arasında Fahrunnisa Kadıbeşegil sorumluluğunda yayın hayatına başlayan; Enis Batur, Füsun Akatlı, Cemal Süreya, Ertuğrul Özkök, Yılmaz Gruda, Oğuz Demiralp gibi büyük şair ve yazarların bir araya geldiği yayım kuruluyla milli bilinç ve evrensel bilgi birikimin kaynaşmasına destek veren aylık yayımlanan dergidir. Dergi, Türkiye'nin askeri, siyasi, ekonomik, toplumsal sorunlarıyla uğraştığı, yeni bir toplumsal döngü içine girdiği zaman diliminde dönemin aynası olması yönünde çalışmalar sunarak yazın dünyasına hizmet eder. Oluşum dergisi, yayım aralığında en fazla şiir türüne yer vererek İkinci Yeni şiir hareketinin getirdiği konu, biçim ve üslup yeniliklerini aktarır. Oluşum dergisi, Türk şiirinin yanı sıra, romanına, öyküsüne, Türk diline, resmine, müziğine, tiyatrosuna sağladığı desteklerle Türk edebiyatında önemli bir yer tutar. Bununla birlikte 1974-1988 yılları arasında Türkiye'de ortaya çıkan siyasal, sosyal, ekonomik ortam Oluşum dergisi sayfalarında yer bulur.

DergilerEdebi metinlerOluşum dergisi+3
Alev İpek
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki halk edebiyatı metinlerinin değerler eğitimi açısından incelenmesi

Ortaokul Türkçe ders kitaplarında yer alan halk edebiyatına ait metinlerin değerler eğitimi açısından incelendiği bu çalışmada, 2005 – 2006 Eğitim öğretim yılından başlayarak 2018-2019 Eğitim Öğretim yılına kadar okutulan Türkçe ders kitaplarından toplam 29 ders kitabı incelenmiştir Betimsel nitelikte olan bu araştırmada doküman incelemesi ve tarama tekniği kullanılmıştır. Çalışmada MEB, Ders Destek, Eksen, Başak, Ez-De, Dörtel, Cem, Ada, Pasifik, FCM, Gizem, Evren, Doku, Koza, Enderun yayınları Türkçe Ders Kitapları ele alınmıştır. Ders kitaplarındaki halk edebiyatı metinleri adil olma, aile birliğine önem verme alçakgönüllülük, bağımsız ve özgür düşünebilme, cesaret-liderlik çalışkanlık, doğruluk- dürüstlük Dostluk, empati, estetik duyguların geliştirilmesi, fedakârlık. Hoşgörü‐ duyarlılık, iyimserlik, iyilik yapmak, kültürel mirasa sahip çıkma, misafirperverlik, nazik olmak, özgüven, paylaşımcı olmak, saygı, selamlaşma, sevgi, sorumluluk, şefkat - merhamet, temizlik, vatanseverlik değerleri olmak üzere Talim Terbiye Kurulu'nun belirlemiş olduğu MEB Değerler Eğitimi Yönergesi'nde yer alan 27 değer içerisinde taranmıştır. Ayrıca MEB tarafından uygulamada yaşanan sıkıntıların bir ölçüde bertaraf edilebilmesi ve ders öğretim programları arasında birliktelik sağlanabilmesi düşüncesiyle ders farkı gözetilmeksizin bütün ders öğretim programlarında ortak olmak üzere adalet, dostluk, dürüstlük, öz denetim, sabır, saygı, sevgi, sorumluluk, vatanseverlik, yardımseverlik olmak üzere 10 kök değerler tespit edilmiştir. Bu araştırmada metinler bu 10 kök değer açısından da taranmıştır. İncelenen kitaplar yıllara göre gruplandırılarak tablo şeklinde analiz edilmiştir. Araştırmacı tarafından tespit edilen değerler, uzman görüşlerine de başvurularak neticelendirilmiştir. Buna göre incelenen ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki halk edebiyatı metinlerinde toplam 318 değer bulunmuştur. İncelenen 29 ders kitabı içerisinde halk edebiyatına ait toplam 120 metin tespit edilmiştir. Bu bulgulara göre, Türkçe ders kitaplarında Halk Edebiyatı metinlerine yeterince yer verilmediği görülmüş, incelenen Halk Edebiyatı metinlerinde ise en çok tespit edilen değerlerin sevgi (64), vatanseverlik (44), dostluk (23), cesaret-liderlik (21), yardımseverlik (16) ve saygı (16) değerleri olduğu tespit edilmiştir. Ders kitaplarındaki metin sayıları ve tema isimleri yıllara göre farklılıklar gösterdiği tespit edilmiş bunun sonucunda ise yıllara göre bulunan değerlerde farklılaşma olduğu gözlemlenmiştir.

Ders kitaplarıDeğerlerDeğerler eğitimi+6
İsmail Işık
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Edebiyat metinlerinin canlandırma sinemasına uyarlanması ve bir uygulama örneği

Canlandırma tekniği gelişen teknolojinin de katkılarıyla bilgisayar oyunları, sinema, reklamcılık, sağlık sektörü gibi farklı alanlarda kullanılmaya başlanmış, özellikle sinema alanında öne çıkan bir teknik olmuştur. Hayvanların ya da nesnelerin, insana özgü beceriler yüklenerek beyazperdede karşımıza çıkması, fantastik varlıkların ete kemiğe bürünmesi canlandırma teknikleri sayesinde mümkün hale gelmiştir. Yalnızca kamera aracılığıyla izleyiciye aktarılması mümkün olmayan çok sayıda edebi metin, canlandırma teknikleri kullanılarak sinema, televizyon vb. mecralara uyarlanmış; etkileyici bir görsel dille izleyiciye sunulan bu yapıtlar daha geniş kitlelere ulaşır hâle gelmiş ve yapıtların bilinirliğinin artmasına katkı sağlanmıştır. Fantastik ve bilimkurgu konulu eserlerden uyarlanan yapımlarda eserlerin doğası gereği canlandırma tekniklerinden faydalanılmış, birçok yapım büyük oranda bu teknikler yardımıyla üretilmiştir. Bu sayede edebiyat yapıtları çok daha geniş bir toplama ulaşabilmiştir. Canlandırma teknikleri aracılığıyla uyarlanan eserler, özellikle çocukların edebiyat yapıtlarına karşı olumlu bir yaklaşım geliştirmesi ve okuma alışkanlığının ediniminde etkili olmuştur. Yazılı ya da sözlü edebiyat ürünlerinden uyarlanan yapımlar, bu eserlerin bilinirliği üzerinde olumlu bir etki bırakırken; anlatıyı kısıtlı bir sürede ve özünü kaybetmeyecek bir biçimde başka bir mecraya taşıma çabası görsel açıdan yeni arayışlara ön ayak olmuştur. Bu tez çalışması kapsamında edebiyat metinlerinden uyarlanan canlandırma eserlerin yapım süreçleri incelenmiştir. Edebiyat metinlerinden uyarlanan etkili bir canlandırma filmin, kaynak metnin bilinirliğine katkısı göz önünde bulundurularak, nasıl olması gerektiği sorusu ele alınmış; elde edilen bilgiler doğrultusunda bir uygulama çalışması gerçekleştirilmiştir.

CanlandırmaEdebi metinlerEdebiyat+4
Cansu Aslan
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Atatürk dönemi (1923-1938) Türk tiyatrosunda folklorik unsurlar

"Atatürk Dönemi (1923-1938) Türk Tiyatrosunda Folklorik Unsurlar" adlı bu eserde Atatürk döneminde kaleme alınmış elli dokuz adet tiyatro eseri incelenmiş ve bu eserlerin içerisinde barındırdıkları folklorik unsurlar dönemin tiyatro anlayışı bağlamında tespit edilmiştir. Tez folklor ve edebiyat ilişkisinin anlatıldığı giriş bölümünden sonra iki bölümden meydana gelmektedir. Birinci bölümde Atatürk döneminde güzel sanatlar alanında yaşanılan gelişmelerden, Atatürk'ün güzel sanatlara ve sanatçılara bakış açısından ve tiyatro sanatının durumundan bahsedilmektedir. İkinci bölümde Atatürk döneminde kaleme alınan tiyatro eserlerinin içerisinde bulundurdukları folklorik unsurlar tespit edilip değerlendirilmiştir. Atatürk dönemi tiyatrosu batı tesirinde gelişen Türk tiyatrosunun önemli bir dönemini kapsamaktadır. Bu dönemde kaleme alınan tiyatro eserlerinin en önemli özelliklerinden birisi özgür ve baskılardan uzak sanat anlayışıyla kaleme alınmasından dolayı halkın öz değerlerine ve folklorik unsurlarına rahatlıkla değinebilmesi ve halkı bilinçlendirici konulara yönelerek milli kimliğin inşasında aktif rol oynamasıdır. Bu dönemde yazılan tiyatro eserleri içerisinde barındırdığı folklorik unsurlar sayesinde hem eğlenceli olmuş hem de halkın tiyatroya olan ilgisinin artmasında etkili olmuştur.

Atatürk DönemiCumhuriyet DönemiEdebi metinler+7
Alperen Kınık
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi ders kitaplarında edebî metin kullanımı

"Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Ders Kitaplarında Edebî Metin Kullanımı" adını taşıyan bu çalışmada, edebî metinlerin yabancı dil olarak Türkçe öğretimi alanındaki yeri ve etkisi araştırılmaktadır. Edebî metinler, yapı ve şekil özellikleriyle dilin en doğal halini yansıtır. Dolayısıyla bir toplumun kültürünü, yaşayış biçimini söz konusu metinler aracılığıyla doğrudan tanımak mümkün olduğu gibi dilin doğal yapısını da görmek mümkündür. Bu çalışmanın kapsamı gereği nitel veri analizi yöntemi kullanılmıştır. Nitel veri analizinden doküman analizi ve görüşme, çalışmanın yöntemini oluşturmaktadır. Doküman analizi için veri kaynağını oluşturan öğretim setleri incelenmiştir. Yeni Hitit Yabancılar İçin Türkçe, Yedi İklim Türkçe, İstanbul Yabancılar İçin Türkçe, Gazi Yabancılar İçin Türkçe bu öğretim setleridir. Bu setlerin içinde yer alan ders kitapları, çalışma kitapları, dinleme metinlerini içeren CD'lerden elde edilen veriler içerik analizi ile çözümlenmiştir. İçerik analizinde öğretim setlerinde yer alan edebî metinlerin türleri, kullanım sıklıkları ve yer aldıkları düzeyler değerlendirilerek çeşitli bulgulara ulaşılmıştır. Bu bulgular ışığında öğretim setlerinden elde edilen veriler tablo ve grafiklerle sayısallaştırılmıştır. Çalışmada kullanılan bir diğer veri toplama tekniği ise görüşmedir. Görüşmeler, Hacettepe Üniversitesi'nde yabancılara Türkçe öğretimi konusunda tecrübeli öğretim görevlileri ile Hacettepe Üniversitesi'nde Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen B2 ve C1 düzeyindeki öğrencilerle gerçekleştirilmiştir. Her iki örneklem grubu için farklı görüşme formları geliştirilmiştir. Bu görüşme formları içerik analizine tabi tutularak çözümlenmiş ve kod, tema, sıklık gibi kategoriler belirlenmiştir. Her iki örneklem grubunun verileri tablolara aktarılmış ve daha sonra birbirleriyle karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Son olarak öğretim setleri, öğretim görevlileri ve öğrencilerden elde edilen bulgular karşılaştırılarak yorumlar yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına bakıldığında edebî metin türlerinin öğretim setlerinin kendi içindeki dağılımlarının düzensiz olduğu görülmüş, öğretim setleri hazırlanırken edebî metin gibi dil öğretiminde önemli bir etkiye sahip olan bu kaynaktan yeterince yararlanılmadığı görülmüştür. Öğretim görevlileri ve öğrenciler de öğretim setlerinde edebî metin türlerine dair pek çok eksik bulunduğu konusunda hemfikirlerdir. Bütün bunlardan hareketle öğretim setlerinin hazırlanırken edebî metin kullanımına önem vermeleri gerektiğini söylemek mümkündür.

Ders kitaplarıEdebi metinlerTürkçe+7
Erol Gökşen
Hacettepe University
2021
00
Master'sOpen AccessEN

In between children's literature and adult literature: An analysis of translational style in The Turkish translation of Norton Juster's The Phantom Tollbooth as an ambivalent text

Defining children's literature has long been a challenging issue due to the peripheral position it assumes and constraints set by literary agents such as writers, translators, publishing houses, editors and critics within this system. With the didactic nature of children's literature, there are some governing rules to be followed by writers and translators (Shavit, 1986, p. 63). Some writers try to overcome these rules by addressing their work to both adult and child readership. These works are defined as ambivalent texts. Wordplay is the most prominent feature of ambivalent texts because it is thought that children can never fully appreciate the features of figurative speech due to their complexity. This thesis seeks to explore how the ambivalent status of a literary text (that is, uncertainty about whether text belongs to adult literature or is a part of children's literature) affects the translation strategies used by the translator to recreate the style of the ST. To that end, this study focuses on the Turkish translation of Norton Juster's The Phantom Tollbooth carried out by Yasemin Akbaş; Hayalet Gişe: Milo'nun Akıl Almaz Serüveni. The theoretical and methodological framework of the thesis is based on the concept of "ambivalence" proposed by Jurij M. Lotman (1977) and elaborated by Zohar Shavit (1986). As wordplays and puns contribute to the ambivalent nature of a literary work, the study develops its research by examining Delabastita's (1993) categorization of translation strategies to illustrate and categorize the translational choices followed by the Turkish translator of The Phantom Tollbooth. The study also intends to show how the translator recreates the distinctive style of the source text if the child readership is the intended audience of a work. Ultimately, this thesis concludes that the ambivalence of a literary text as regards its intended readership (that is, children and adults) may result in the production of a target text the style of which differs from the style of a source text.

Literary textsJuster, NortonTranslation+2
Oğuzhan Uygun
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

A comparative analysis of the challenges encountered in literary and audiovisual translation of science fiction: A case study on Ready Player One by Ernest Cline

The genre of science fiction has relatively been very popular in literary and audiovisual fields in recent years. However, the academic literature related to the science fiction genre is rich in terms of the number of published articles but those which are related to translation, especially into Turkish, are very few. In this regard, this study primarily focuses on the literary translation of Ernest Cline's Ready Player One by Taylan Taftaf, the fan subtitle translation of the film Ready Player One into Turkish by Hasangdr & X@nder, and professional subtitle translation by Aycan Soner. This thesis primarily attempts to shed light on the challenges that the translators encounter while translating the science fiction terms, to analyze the translation strategies to map out the overall translation orientations of the translators, to reveal any differences or possible systematic preferences that the translators exhibit, and to detect the possible justifications and motivations behind the translators' decisions. To that end, the translations of 30 science fiction terms are analyzed in the light of Cintas and Remael's (2007) subtitling strategies, and then the translational decisions of the translators are evaluated within the theoretical framework of the orientation norms put forward by Pedersen (2011). Ultimately, it has been found that the literary, professional subtitle and fan subtitle translators have adopted a source oriented approach when transferring the science fiction terms. However, the study has also found that the fan subtitle translators might produce more acceptable translation since they generally do not need to translate in accordance with the professional rules followed by the professional subtitle translator and literary translator. In conlusion, contrary to the general assumption despite the similar constraints, the lower rate of similarity has been found between the translation strategies of the fan subtitle translator and professional subtitle translator while the higher rate of similarity has been detected between the translational decisions of the literary translator and the professional subtitle translator. Keywords: science fiction, audiovisual translation, literary translation, fansubs, professional subtitles, Ready Player One, subtitle translation.

Science-fictionCline, ErnestLiterary texts+5
Ahsen Ay
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

ʿÂlî Efendi'nin Târîh-i Engürüs'ü ve Osmanlı tarih anlatılarının edebî bağlamı

Bu tezin konusu, Osmanlı'nın 1593-1596 yılları arasında Macaristan üzerine düzenlediği seferde yaşanan olayların anlatıldığı Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Revan 1302 numarada kayıtlı Târîh-i Engürüs isimli eserdir. Metindeki şiirlerden eserin ʿÂlî mahlasını kullanan bir yazara ait olduğu anlaşılmaktadır. Osmanlı yazınında seferleri, fetihleri ve zaferleri anlatan tarih konulu eserler "gazavatname, fetihname, tarih" gibi çeşitli adlar taşıyabilmektedir. Bir edebî tür olarak "fetihname" başlığı altında toplanabilecek bu eserler içerik, dil ve anlatım olarak kimi ortak özelliklere sahiptir. Mensur olarak kaleme alınan Târîh-i Engürüs girift inşa üslubu ve divan edebiyatına has mecazlı anlatımıyla başarılı bir fetihname örneğidir. Eseri ayrıntılı olarak ele aldığımız çalışmanın ilk bölümünde 16. yüzyıl sonunda Osmanlı Devleti'nin politik durumuna ve fetihname yazımına dair bilgi verilerek Târîh-i Engürüs'ün tarihî ve edebî bağlamı ortaya koyuldu. İkinci bölümde tezkire ve diğer biyografik kaynaklardaki bilgiler ışığında müellif ʿÂlî Efendi'nin kim olduğu tartışıldı. Ardından Târîh-i Engürüs'teki olay akışına yer verildi. Üçüncü bölüm metnin biçim ve içerik yönünden incelenmesine ayrıldı. İnşa üslubuyla yazılan eserin dil ve anlatım özellikleri metinden örneklerle ortaya kondu. Beşinci bölümde Târîh-i Engürüs'ün transkripsiyonlu metni verildi. Eseri tarihî bir kaynak olarak kullanacak araştırmacılara kolaylık sağlamak için bir özel adlar dizini hazırlandı. Ayrıca inşa bağlamında farklı anlamları kullanılan kelimelerin anlaşılabilmesi için metin sonuna bir sözlük eklendi.

Ali EfendiEdebi metinlerEdebi söylem+7
Ayşegül Pomakoğlu
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

1908 sonrası millî facia türü oyunlarda II. Abdülhamid döneminin temsili

Bu tez, 1908-1914 yılları arasında kaleme alınmış siyasal-belgesel tiyatro metinlerini incelemektedir. Tezin üzerine inşa olduğu otuz üç piyesin metinsel analizi, dönemin vatandaşlık dersi kitapları, Osmanlı arşiv vesikaları, Tanin gazetesi, Aşiyan ve Millet ile Musahabe dergilerinin sunduğu veriler ışığında bütünlüklü olarak gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. Bunun yanı sıra ikincil literatürden de destek alınmıştır. Bu tezde, II. Meşrutiyet'in ilanı ile İTC hükümetinin ideal dünya ve mensuplarını yaratma sürecinde bu siyasal-belgesel tiyatro metinlerinin yararlandığı başlıca araçlardan olduğu iddia edilmektedir. Bu tez, 1908'de ilan edilen II. Meşrutiyet ertesinde yazılmaya başlanan ve 1909'daki Karşı Devrim ve 1912-1913'te yaşanan Balkan Savaşları ile içeriği ve kapsamı şekillenen piyeslerin, devletin zihniyetinde meydana gelen değişim sonucu oluştuğunu iddia eder. Bu bağlamda, İTC zihniyetinin tiyatroyu araçsallaştırarak sahnenin olanaklarından yararlanıp yeni bir söylem üzerinden hedeflediği ideal dünya ve ideal mensubu yaratmasında ideolojinin payı özellikle irdelenmiştir. Tez iki ana ayak üzerine inşa edilmiştir. İlk olarak bu metinlerin yazıldığı dönemin değişen zihniyetini anlamlandırabilmek adına siyasi ve tarihi olaylar değerlendirilmiştir. Oyunlarda örnek alındığı sıklıkla vurgulanan Fransız Devrimi ve bunun yanında İran, Rus Devrimi de göz önünde bulundurulup devrim, ideoloji ve tiyatro münasebetine karşılaştırmalı perspektifle yaklaşılmaya çalışılmıştır. Ardından piyeslerin teferruatlı olarak kavramsal ve türsel tartışmalar bağlamında yakın okuması gerçekleştirilmiştir. Son tahlilde, tiyatro edebiyatı literatürünün büyük kısmında "sığ, kof, moda" gibi küçümseyici ifadeler ile nitelendirilen bu metinlerin, kavramsal ve türsel okuması yapıldığında esasında dönemin iktidarının "cemaatin devrimci efradını" yaratabilmesinde her ne kadar ütopik olsalar da bünyelerinde barındırdıkları birçok unsur sayesinde âdeta tarihi belgeymiş gibi yapan, muhatabını kurguladığı illüzyona inandırma gayretinde olan çok güçlü propaganda ürünleri olduğu anlaşılır.

1908 DevrimiAbdülhamid IIEdebi metinler+5
Zuhal İbidan
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessDE

Die Interkulturell bedingten verstandnisschwiderigkaiten bei literarischen texten

Misunderstanding Arising From Cultural Differences in literal Texts. Today the close relations among countries has led the knowledge of a foreign language become a crucial need. Learning a foreign language not only means learning language, but it also presents the possibility of acknowledgement of a foreign culture and values, life styles and thoughts of that language users. Particulary the literal textts, written in a foreign language, reflect the life experiences of a society by having cultural characteristics of that society they symbolize. In foreign language instruction a reader/ student who has communication through a literal text receives it depending on his/ her world schemata or culture. Meeting of two different cultures occurs in the communication between the foreign literal text and foreign language learner.If the learner doesn't know about that foreign culture, during the process of text reception, s/he may try to understand the text by his/her own schemata and cultural experiences.Thus this may cause difficulties in comprehension or even misunderstandings. In this research, the reasons of comprehension difficulties and misunderstandings and how to manage with them succesfully were quested. In the beginning it was determined by an experimental study that the reason of difficulties and misunderstandings arouse from the students unawareness of the foreign culture.Afterwards with the aim to compensate for the lack of cultural knowledge that makes students misunderstand or not understand the literal text, cultural knowledge related to the text was given to the students by a communicative-explanatary method. As a conclusion of this method application, by the statistical measures done, it was seen that this method increases success of learners in literal text comprehension. Under the light of these findings it is emphasized that this method has a crucial function in literal text comprehension and so that it is required to use this method in foreign instruction.

Gülsüm Uçar
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1999
00
Master'sOpen AccessTR

Sezai Karakoç'un "Gün Doğmadan" adlı kitabının Türkçe eğitiminde metinlerarasılık açısından incelenmesi

Metinlerarasılık kavramı, 1960'ta Julia Kristeva tarafından kurama dönüştürülmüş bir metin gerçekliği olarak karşımıza çıkmaktadır. Her metin kendinden önce yazılmış ve sonra yazılacak olan metinlerle canlı bir etkileşim bağı taşımaktadır. Metinler, okuyucunun zihninde bu etkileşim bağıyla beraber yeniden kurulmaktadır. Çalışmamızda modern Türk şiirinin en çarpıcı isimlerinden biri olan Sezai Karakoç'un Gün Doğmadan adlı, bütün şiirlerinin yer aldığı eserinin, metinlerarası unsurlar bakımından mahiyetinin tespit edilmesi ve Türkçe eğitimi açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gün Doğmadan adlı eserdeki şiirlerin ilk üç bölümündeki, alıntılar ve atıflar (gönderge) bağlamında değerlendirilip metinlerarasılık yönüyle incelenip yorumlanmıştır. Çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi modeli kullanılmıştır. Çalışmamızın materyalini Sezai Karakoç'un farklı kitaplar olarak yayımlanmış bütün şiirlerinin toplu olarak yer aldığı Gün Doğmadan adlı kitapta bulunan şiirler oluşturmaktadır. Eserde yapılan incelemeler sonucunda ağırlıklı olarak alıntılardan çok atıflara (göndergeler) başvurulduğu tespit edilmiştir. Çalışmanın sonucunda Gün Doğmadan adlı kitapta yer alan şiirlerin metinlerarası okumaya oldukça elverişli bir kaynak olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Anahtar kavramlar: Türkçe Eğitimi, Metinlerarasılık, Sezai Karakoç, Gün Doğmadan

Edebi metinlerKarakoç, SezaiTürkçe eğitimi
Büşra Gündoğdu
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2024
30
DoctorateOpen AccessTR

Çağdaş batı literatüründe Kur'an metnine yaklaşımlar: Metin bütünlüğü arayışları

Kur'an'ın metin yapısı, XIX. yüzyıldan itibaren Batılı Kur'an araştırmalarının en dikkat çekici konuları arasında yer almıştır. Bahsi geçen dönemle birlikte beliren "dağınık metin" tasavvuru, 1980'lere kadar devam etmiştir. Sonrasında, Kur'an'ın "bütüncül metin" olduğu varsayımı temelinde yeni yaklaşımlarla karşılaşılmaktadır. Bu kapsamda, kısa Mekkî sûrelerden başlayıp Kur'an metninin tamamına uzanan seviyelerde bütünlük arayışını ifade eden esaslı bir literatür teşekkül etmiştir. Kur'an metininin yapısına ilişkin Batılı tasavvurda meydana gelen böylesine önemli bir evrilmenin nedenlerinin tespiti, Batılı Kitâb-ı Mukaddes ve Kur'an araştırmalarının tarihî ve teorik arka planının aydınlatılmasıyla mümkündür. Bu zaviyeden bakıldığında, XIX. yüzyıldan XX. yüzyılın son çeyreğine kadar bahsi geçen alanlarda tarihsel-eleştirel metotların etkili olduğu görülmekte ve bu etki neticesinde Kur'an'ın tarihsel metin olarak incelendiği bir döneme tanık olunmaktadır. Bu süreçte Kur'an'ın kendi tarihini aydınlatacak en otantik tarih metni olarak telakki edilmesi ise, metnin kronolojik tertibine yönelik arayışları beraberinde getirmiştir. Bu dönemde hâkim kanaat, mevcut tertibi itibariyle pek çok edebî "kusur" barındırdığı düşünülen Kur'an metninin, bir tarihsel akış sunmaktan da hayli uzak bir yapıda olduğu şeklindedir. Ne var ki, Kur'an metninin kronolojik tertibine ilişkin çalışmalar, ne tarihsel akış ne de varsayılan edebî sorunsalların çözümü hususunda kayda değer neticeler doğurmuştur. Bu durum, "metin yapısı probleminin" çözümü bağlamında yeni arayışları beraberinde getirmiştir. 1950'lerden sonra çağdaş edebiyat kuramlarında ve Kitâb-ı Mukaddes araştırmalarında önemli gelişmeler yaşanmıştır. Bu dönemde bahsi geçen alanlarda metin-merkezli yaklaşımların öne çıkması ve metnin kendisinin; yazarından ve tarihinden daha güçlü bir otorite haline gelmeye başlaması, Kur'an'ın Mushaf tertibinin mantığı üzerinde yoğunlaşan bir literatürü teşvik etmiştir. Söz konusu arka planda öne çıkan üç yaklaşımdan birincisine göre, metin bütünlüğünün tespiti için Kur'an, kendi tarihinde metinlerarası bir okumaya tabi tutulmalıdır. Bunun için İslam literatüründen ziyade; kâhin sözleri, kaside, Kitâb-ı Mukaddes gibi "harici" verilere müracaat edilmelidir. İkinci yaklaşımda Kur'an metni, büyük ölçüde tarihinden bağımsız olarak temalar, hitap ifadeleri, kalıp ifadeler, tekrarlar ve retoriğe konu olan bazı unsurlar yardımıyla incelenmelidir. Üçüncü yaklaşımda Kur'an'ın Grek değil Sami kültürüne ait bir metin olduğu, Sami retoriğinde metinlerin doğrusal (lineer) ilerlemekten ziyade simetrik yapılardan oluştuğu vurgulanmaktadır. Yine bu kapsamda bazı sûrelerin ve âyet pasajlarının sahip olduğu varsayılan simetrik yapılardan hareketle bunların dinsel çoğulculuk mesajı içerdiği iddia edilmektedir. Bütün bu yaklaşımların, kayda değer bulguların yanı sıra yer yer öznellik, genelleştirme, indirgemecilik, eklektisizm ve tarihsel veri sıkıntısı gibi birtakım zafiyetler barındırdığı görülmektedir.

19. yüzyılBatı dünyasıBatı edebiyatı+6
Ersin Kabakcı
Hitit University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00

Related subjects