Eğitim sorunları

224 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Yabancı uyruklu ilkokul öğrencilerinin eğitim-öğretiminde yaşanan sorunlara ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşleri

Bu araştırmanın amacı, Eskişehir ili ilkokullarında öğrenim gören yabancı uyruklu ilkokul öğrencilerinin eğitim-öğretiminde yaşadıkları sorunları, bu sorunların kaynaklarını ve sorunlara yönelik çözüm önerilerini öğretmen ve öğrenci görüşleri doğrultusunda ortaya koymaktır. Nitel bir araştırma olan çalışmadaki veriler, Eskişehir il merkezinde bulunan sekiz ilköğretim okulunda toplam yirmi bir sınıf öğretmeni ve yirmi dört yabancı uyruklu öğrenci ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilmiştir. Araştırma verileri, içerik analizi tekniği kullanılarak çözümlenmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda araştırmada şu sonuçlara ulaşılmıştır: •Yabancı uyruklu öğrencilerin yaşadıkları genel sorunlar ana teması altında, "Dışlanma", "Dil ve Kültür Farklıkları", "Uyum", "Çevreyle İlişkiler", "Ekonomik Sorunlar" ve "Politik Sorunlar" alt temaları belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre öğrencilerin; Türk örf- adetlerine ve okul kurallarına uyum sağlamadıkları ve Türkiye'yi kabullenemedikleri, yeni hayatlarına uyum sağlayamadıkları, kendi yakınları ile gruplaştıkları ve kapalı bir biçimde yaşadıkları, öğretmen ve akranları ile iletişim kuramadıkları, ten renkleri ve uyrukları nedeniyle zaman zaman yabancı görülüp, dışlandıkları ve öğrencilerin özgüven sorunları yaşadıkları ve yalnızlaştıkları tespit edilmiştir. •Yabancı uyruklu öğrencilerin eğitim-öğretim sürecinde yaşanan sorunlar ana temasında, "Dil ve kültür farklılığı", "Temel dil becerileri", "Anlama", "İfade etme ve yorum yapma", "Programın gerisinde kalma" ve "Akademik başarısızlık" alt temaları belirlenmiştir. Elde edilen verilerden hareketle öğrencilerin, öğretmenini, arkadaşlarını ve çevresindekileri anlamadıkları, iletişim kuramadıkları, kendi duygu ve düşüncelerini ifade edemedikleri ve derslere katılamadıkları, derslerde programın gerisinde kaldıkları ve çoğunlukla öğrencilerin başarısız oldukları sonuçlarına ulaşılmıştır. •Eğitim-öğretim sürecinde yaşanan sorunların kaynakları ana temasında; "Öğrenciden kaynaklanan sorunlar", "Öğretmenden kaynaklanan sorunlar", "Aileden kaynaklanan sorunlar" ve "MEB ve devletten kaynaklanan sorunlar" temalarına ulaşılmıştır. •Öğrenciden kaynaklanan sorunlar ise; "Dil bilmeden eğitim sistemine dâhil olma", "Ara sınıflarda eğitime başlama" "Uyum sorunları yaşama", "Derslere ilgisizlik", "Algıda gerilik" ve "Disiplini bozma" olarak belirlenmiştir. •Öğretmenlerden kaynaklanan sorunlar; "Öğrenci ve aileleri ile iletişimsizlik", "Öğretim teknikleri ve mesleki yeterlilik", "Ölçme-değerlendirme", "Sorunlara çözüm üretmeme" ve "Evrensel bir dil bilmeme" olarak ortaya çıkmıştır. •Aileden kaynaklanan sorunların; "Ailenin maddi durumu", "Ailenin eğitim durumu", "Okul idaresi ve öğretmenler ile iletişimsizlik", "Çocuğa gereken ilgiyi göstermeme" ve "Eğitim ve gelecek planı eksikliği" olduğu belirlenmiştir. •MEB ve devletten kaynaklanan sorunlar ise; "Politik kaynaklı sorunlar", "Eğitim sistemi kaynaklı sorunlar", "Program kaynaklı sorunlar" ve "Türkçe kurs ve materyal eksikliği" olarak tespit edilmiştir. •Yabancı uyruklu öğrencilerin eğitim-öğretiminde yaşadıkları sorunların çözümüne yönelik ortaya konan öneriler, "Öğrencilere", "Öğretmenlere ve Okullara", "Ailelere" ve "MEB'e ve devlete" yönelik öneriler olmak üzere dört tema altında toplanmış ve bu temaların oluşturduğu alt temalar ayrıntılı biçimde açıklanmıştır. Anahtar Kelimeler: Dil, Yabancı Uyruklu Öğrenciler, Eğitim-Öğretim Süreci, Eğitimde Yaşanan Sorunlar

DilEğitim sorunlarıSosyal sorunlar+7
Fisun Güngör
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitim kurumlarında muhasebe eğitimi alanında öğrencilerin karşılaştıkları sorunlar ve çözüm önerileri

Bu araştırmanın amacı özel eğitim kurumlarında muhasebe eğitimi alan öğrencilerin muhasebe eğitiminde karşılaştıkları sorunları belirlemek ve buna ilişkin çözüm yolları ortaya koymaktır. Araştırma, nicel olarak düzenlenmiş olup tarama modellerinden biri olan genel tarama modelinde bir çalışmadır. Kütahya Merkez'de özel eğitim kurumlarına devam eden 150 öğrenci araştırma kapsamına alınmıştır. Araştırma kapsamına alınacak öğrencilerin saptamasında amaçlı örnekleme kullanılmıştır. Araştırma kapsamına alınan öğrencilerin muhasebe eğitiminde karşılaştıkları sorunların belirlenmesinde anket tekniğinden yararlanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programından yararlanılarak uygun istatistiksel yöntemlerle değerlendirilmiştir. Araştırma kapsamında betimleyici istatistikler, Bağımsız Örneklemler T Testi, Tek Yönlü Anova Testi ve Ki Kare Testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, özel eğitim kurumundaki muhasebe eğitimini öğrencilerin olumlu bulduğu bulunmuştur. Özel eğitim kurumlarında yaşanan sorunlara ilişkin olarak katılımcıların çoğunluğunun kurumdaki alan dal ve becerilere yönelik hizmetleri kısmen yeterli gördüğü bulunmuştur.

Eğitim sorunlarıMuhasebe eğitimiÖzel eğitim kurumları+1
İsmail Keleş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

COVİD-19 pandemisi nedeniyle uzaktan eğitim ile devam eden ilk okuma yazma sürecine ilişkin sınıf öğretmenlerinin görüşleri

2019 yılında Çin'de ortaya çıkan ve bulaşıcılığı yüksek olan COVID-19 pandemisi dünyada bir panik ve tedirginlik oluşturmuş, uzmanların "evde kalın" çağrısını desteklemek üzere ülkeler eğitim süreçlerine geçici süre ara vererek, öğrencilerin uzaktan eğitim almaları sağlanmıştır (Üstün ve Özçiftçi, 2020). Bu durum Türkiye'de de benzer şekilde gerçekleşmiş ve Covid -19 pandemisi nedeniyle okullarda eğitim-öğretim faaliyetleri 23 Mart 2020 tarihi itibariyle uzaktan eğitim ile gerçekleştirilmeye başlamıştır. Özellikle birinci sınıfta olan öğrenciler olan ve okuma yazma öğrenme sürecinde olan öğrenciler için bu durum daha kritik bir hal almıştır. Nitekim okuma yazma, bireyin hem sosyal hem de okul yaşamındaki başarısında oldukça önemli bir beceridir. Bu becerinin gerektiği gibi kazanılması ilkokul birinci sınıfta başlamakta; becerinin kullanılması ve geliştirilmesi ise yaşam boyu devam etmektedir. Babayiğit ve Erkuş (2017) bu aşamada yapılacak yanlışlığın öğrencinin hem okuma yazma becerileri hem de okuma yazmaya karşı tutumunu olumsuz etkileyebileceğini belirtmektedir. Yüz yüze gerçekleştirilen ilk okuma yazma öğretimi süreci için bile büyük hassasiyet gösterilmesi gerekirken yaşanan pandemi nedeniyle ilk okuma yazma öğretiminin de belli dönemlerinin uzaktan devam ettirilmek durumunda kalınması öğretim sürecinin verimliliği ile ilgili çeşitli kaygıları da beraberinde getirmektedir. Dolayısıyla sürecin nasıl ilerlediği, verimliliği, çıktıları, veli, öğretmen ve öğrenci gözüyle değerlendirilmesine yönelik çeşitli araştırmaların yapılması hem alana hem de yapılan uygulamaların niteliğine, yaşanan sorunların tespit edilip bu sorunların giderilmesine yönelik öneriler geliştirip uygulamaya konulması açısından son derece önemlidir. Bu önemden hareketle bu araştırmada Covid-19 pandemisi nedeniyle uzaktan eğitim ile devam eden ilk okuma yazma sürecine ilişkin sınıf öğretmenlerinin görüşlerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır.

COVID 19Eğitim sorunlarıOkuma-yazma+6
Gülşah Teke
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bağımsız anaokulları ile bünyesinde anasınıfı olan ilkokul yöneticilerinin yönetim sürecinde karşılaştıkları sorunlarla ilgili görüşlerinin irdelenmesi

Türkiye'de özellikle son 10 yılda önemi daha iyi anlaşılan ve kalkınma planlarında kendisine yer bulan okul öncesi eğitim; beraberinde birçok sorunun da ortaya çıkmasına neden olmakta ve bu sorunları ortadan kaldırmak için de çözüm üretilmesine olanak sağlamaktadır. Coğrafik ve sosyolojik bakımdan çok farklı yapıya sahip olan Türkiye'de okul öncesi eğitim yönetimi sürecinde farklı sorunların ortaya çıktığı gözlenmektedir. Ortaya çıkan sorunlar arasında benzerlik olsa da ortaya konan çözüm önerileri farklılık gösterebilmektedir. İklim şartları, fiziki olanaklar, sosyolojik yapı, kişisel bakış açısı gibi çeşitli nedenler aynı sorunlara karşı farklı çözüm üretilmesine neden olmaktadır. Bu araştırma 2016-2017 eğitim – öğretim yılında Erzurum ilinde görev yapan bağımsız anaokulları müdürleri ile bünyesinde anasınıfı bulunan ilkokul müdürlerinin yönetim sürecinde karşılaştıkları sorunlarla ilgili görüşlerinin incelenmesi amacı ile yapılmıştır. Nitel araştırma türünde tasarlanan bu araştırmanın çalışma grubunu bağımsız anaokullarında görev yapan okul müdürleri ile bünyesinde anasınıfı bulunan ilkokul müdürleri oluşturmuştur. Çalışmada veriler görüşme formu yoluyla toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, bölgenin ağır kış koşullarının öğrencilerin devamsızlık yapmasına sebep olduğunu göstermektedir. Okulların fiziki olanaklarının yetersiz olduğu görülmektedir. Yöneticiler ciddi ekonomik sorunlarla mücadele ettiklerini belirtmişlerdir. Mevzuatın esnek olmamasından kaynaklanan sorunların olduğu bulgular arasındadır. Araştırma sonuçlarına göre öğretmenlerin mesleki ve iletişim kurma becerileri yönünden kendilerini geliştirmeleri gerekmektedir. Ayrıca, veliler okul öncesi eğitime gerekli önemi vermediklerinden öğrencilerin devamsızlık yapmalarında etkili olmaktadır. Araştırma sonuçları özel eğitim ihtiyacı duyan çocukların eğitimi konusunda öğretmenlerin yetersiz olduğunu göstermektedir. Araştırmada yöneticilerin benzer sorunları sık yaşadığı ve bu durumun yönetim sürecini olumsuz olarak etkilediği tespit edilmiştir.

AnaokullarıEğitim sorunlarıEğitim yönetimi+5
Kahraman Karalı
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de COVID-19 pandemisi sürecinde eğitimde yaşanan dönüşümün analizi: Sorunlar, fırsatlar ve eşitsizlik

2019 yılında Çin'in Wuhan şehrinde ortaya çıkan ve tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisi ile birlikte hayatın her alanında olduğu gibi eğitim alanında da hızlı bir şekilde tedbirler alınmaya başlamıştır. Salgın ortaya çıktıktan sonra eğitim-öğretime ara verilmiş ve ardından ara verilen eğitim-öğretim faaliyetlerine uzaktan eğitim yoluyla devam edileceği açıklanmıştır. Alınan önlemler çerçevesinde okulların kapatılması öğrencileri dijital ortamlarda eğitim görmek durumunda bırakmıştır. Yeni ve alışık olunmayan bu durum hem bazı fırsatları hem de sorun ve tartışmaları beraberinde getirmiştir. Bu çalışma kapsamında Covid-19 pandemi sürecinde uzaktan eğitim alan üniversite öğrencilerinin görüşleri ve uzaktan eğitim sistemine yönelik bakış açıları değerlendirilerek pandemi sürecinde eğitimde yaşanan dönüşümün analiz edilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, pandemi sürecinde uzaktan eğitim alan 300 üniversite öğrencisine iki bölümden oluşan anket uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğrencilerin, uzaktan eğitim sürecinde başarılı oldukları, notlarının yüksek olduğu, ancak bu süreçte alınan derslerde kendilerini kısmen yetkin gördükleri tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin yaşanan bağlantı ve internet sorunlarında aldıkları teknik desteği de kısmen yeterli buldukları belirtilmiştir. Bununla birlikte pandemi sonrasında da uzaktan eğitimin tercih edilme oranının da az olduğu görülmektedir. Çalışmada uzaktan eğitime yönelik tutum, imkân ve memnuniyet, öğretim üyelerine yönelik tutum, online sınava yönelik tutum, iletişim ve erişime ilişkin tutum ile kıyaslamaya yönelik tutumlar incelenmiştir. Bulgular sonucunda her bir faktörün ise anlamlı derecede yüksek sonuçlar oluşturduğu belirlenmiştir.

COVID 19DeğişimEğitim+6
Şimal Aşan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Batı Trakya Müslüman Türk azınlığın din ve eğitim sorunları

Tez çalışmasında, Yunanistan'da yaşayan Müslüman Türk Azınlığının din eğitimi faaliyetlerini yürüten örgün ve yaygın eğitim kurumlarının durumu ve sorunları konu edinilmiştir. Çalışmada, azınlığın örgün eğitim tarihi ve güncel durumu, yaygın din eğitiminde Kur'an kursu programları, amaç ve hedefleri hakkında bilgilere yer verilmiş ve azınlık eğitim sorunlarının tespiti gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. Batı Trakya'da anaokul sorunu, azınlık ilkokullarının kapatılması, orta ve lise öğretim kurumlarının yetersizliği sebebiyle eğitim konusunda birtakım problemler vardır. Azınlık toplumunun Müftülük sorunu, din eğitimi imkânlarının örgün eğitimdeki eksikliği ve yaygın eğitim destekli ilerleyişi, devlet tarafından atamaları kabul etmeyen azınlığın desteklediği seçilmiş müftülük kurumlarının yapısı ve toplumun tamamına hitap eden din eğitimi faaliyetlerine yer verilmiştir. Devletin azınlığa ait atlaşmalardan doğan özerk eğitim hakkının iadesi, azınlığın kendi okullarını kurarak, yönetim ve denetiminin azınlığa bırakılması, güncel eğitim sorunlarının Batı Trakya'nın etnografyasına uygun bir metotla çözülmesi adına talep ve istekleri ele alınmıştır. Sorunların çözümü konusunda eğitim politikasının temelinde yer alan milli kimlik inkârı, ekonomik darboğazlık, vakıf sorunu, dini özgürlükler konusundaki kısıtlamalar irdelenmiştir. Azınlık toplumunun bilinçlenmesi, sorunlar konusunda farkındalık yaratma ve eğitim desteği sunan sivil toplum örgütlerinin durumu kapsamında, azınlığın en temel sorunlarından hareketle atılan adımların eğitim yapısının şekillenmesi ve tanınması açısından üstünde durulmuş ve eğitim sorunlarının ortaya konulması bakımından önem arz eden bir çalışma olduğu ifade edilebilir.

Azınlık haklarıAzınlıklarBatı Trakya+7
Mouchammet Ntoukıantzı
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Göçün öğrencinin eğitim yaşantısı üzerindeki etkisi

Göç bir toplumda yerleşimden ulaşıma, kültürden medeniyete kadar pek çok olguyu etkileyen bir harekettir. Bu etkilerden biri de hiç şüphesiz ki göçün eğitim üzerine etkisidir. Bu etki eğitimin yeri ve türüne göre değişebilmektedir. Bu araştırma; göçün eğitim üzerine farklı boyutlar çerçevesinde etkilerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu amacı gerçekleştirmek için Ankara ili araştırma sahası olarak belirlenmiş ve alan araştırması yapılmıştır. Göçün öğrencilerin eğitim yaşantılarına; bilişsel, duyuşsal ve sosyal açıdan ne tür etkilerinin olduğunun araştırılabilmesi için amaçlı örneklem metodu kullanılarak göç alan ortaokullar seçilmiştir. Bu bağlamda, 2012-2013 ve 2013-2014 yılları içerisinde Ankara'ya iç göç gerçekleştirmiş, ortaokul 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinden kız/erkek 43 öğrenci ve16 şube rehber öğretmeni ile yüz yüze mülakat yapılmıştır. Ayrıca 120 öğrenciye, 120 veliye ve 60 şube rehber öğretmenine de anket uygulaması yapılmıştır. Araştırmada mülakat soruları, anket formu ve gözlem metodu kullanılmıştır. Anket formu ve sosyo-demografik verilerinin istatistiksel analizi (yüzde, frekans ve ortalama) SPSS programı kullanılarak, mülakatların analizi ise gözlem notları da eklenerek Straus ve Corbin (1998) tarafından geliştirilen Gömülü Teori (Grounded Theory) metodu kullanılarak yapılmıştır. Araştırma sonunda göç eden öğrencilerin; uyum eğitimi almadıkları, akademik başarılarının düştüğü, göç ile geldikleri şehirken, okuldan, verilen eğitimden memnun oldukları, psikolojik olarak farklı sorunlar yaşadıkları, çok fazla bir sosyal kazanım elde edemedikleri, velilerin ve şube rehber öğretmenlerinin göç eden öğrencilerin eğitim yaşantıları hakkında farkındalık seviyelerinin oldukça düşük olduğu gibi birçok sorun tespit edilmiştir. Elde edilen bütün bulgular değerlendirildiğinde; göç ile gelen öğrencilerin eğitim yaşantısı ile ilgili olarak Milli Eğitim Bakanlığı'nın bu konuda milli bir politika belirlemesi, öğrencilere ve velilere uyum eğitimi verilmesi, okullarda görev yapan eğitimcilere yönelik göç ve eğitimle ilgili konferans, çalıştay, panel gibi faaliyetlerin ilgili kişi ve kurumlarca yapılması tavsiye edilmektedir. Anahtar Kelimeler: Eğitim, eğitim yaşantısı, göç.

Eğitim sorunlarıEğitim yaşantıları memnuniyetiGöçler
Ramazan Balkanlıoğlu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul dışı eğitim ihtiyaçlarının belirlenmesi ve toplumun beklentisi(Ankara ili örneği)

Bu çalışmanın amacı, okul dışı eğitim ihtiyaçlarının ortaya çıkış sebeplerinin ve okul dışı eğitim kurumlarından beklentilerin ne olduğunun tespit edilmesidir. Okul dışı eğitim ihtiyacının ve okul dışı eğitimden beklentilerin tespit edilebilmesi için mevcut sistemin eksikliklerinin, uygulamaya yönelik aksaklıklarının ve öğrencinin eksik kaldığı kısımların tespit edilmesinde karar verici olarak eğitimin temel paydaşlarından olan öğretmenlerin görüşleri önem arz etmektedir. Araştırmada yukarıda belirtilen amaç dâhilinde öğretmen görüşlerini saptamak için anket ve görüşme formları hazırlanmıştır. Anket örneklem gruba uygulanmış ve elde edilen veriler, araştırmanın amacı doğrultusunda nicel ve nitel veri analizi tekniklerinden faydalanılarak, uygun paket programlar yardımıyla analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin %55'i okul dışı eğitime ihtiyaç olduğunu , %62,3'ü ise merkezî sınavların kalkmasıyla okul dışı eğitime ihtiyaç olmayacağını belirtmiştir. Nicel ve nitel veri analizi sonuçlarına göre merkezi sınav sisteminin okul dışı eğitimde önemli bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte sınavların test tekniğiyle yapılması ve okullarda test tekniği eğitiminin yetersiz olması, okullarda yeterli sayıda deneme sınavı yapılmaması, ders tekrarlarının az olması, sınıfların kalabalık olması, müfredatın yoğun olması, okullardaki fiziksel ortamın yetersiz olması ve öğretmenlerin alan bilgilerinin yeterli olmaması gibi durumlar okul dışı eğitim ihtiyacını yükselten önemli sebepler olarak tespit edilmiştir. Ayrıca öğretmenler okul dışı eğitimden, kaliteli eğitim, kaliteli öğretmen, öğrencilerin yeteneklerine göre geliştirilmesi, öğrencilerin okul ile ilgili eksiklerinin giderilmesi, öğrencilerin temellerinin sağlamlaştırılması, öğretmenlerin her öğrenciye adil davranması, okul dışı eğitimin daha uygun fiyatlarla yapılması, öğrencilere kariyer ve iş imkânı sağlanması gibi beklentilerinin olduğunu belirtmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Eğitim, okul dışı eğitim, öğretmen görüşleri

BeklentilerEğitimEğitim bilimleri enstitüsü+7
Yusuf Hayri Yıldızhan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessEN

Analysis of factors affecting refugee learners' attitudes towards learning languages: (A case study)

With the continuous conflicts and increasing waves of displacement the world is experiencing, refugees' necessity for stability grows. A significant factor to help fulfill this objective is learning languages, as they can open doors on the local and international levels. This study aims to investigate Syrian refugees' attitudes towards language learning in Turkey, offering a thorough description of this issue from the eyes of Syrians themselves. The study is conducted in Gaziantep city, south of Turkey, which hosts almost 450,407 Syrians since the beginning of the Syrian conflict in 2011. This descriptive study is based on a mixed-method approach in order to answer the research questions. For quantitative data, 399 participants between 18-45 filled a questionnaire specially designed for this study. For qualitative data, semi-structured interviews with a set of open-ended questions were conducted with 15 participants. Subsequently, the collected data was analyzed with the assistance of IBM SPSS 23. The analysis results of the quantitative and qualitative collected data demonstrated that Syrians' English language skills did not witness an improvement during their residency in Turkey, contrary to their Turkish skills; however, their overall proficiency in both languages is low. Besides, the results highlighted time and lack of practice opportunities as Syrians' most significant obstacles in learning languages. Moreover, the participants shared their opinions regarding the available courses and mentioned their need for tailored courses to meet their needs and levels. The results were concluded with the participants' views in terms of the way they see the advantages of learning languages which, according to them, included better integration as well as job and education opportunities. Keywords: Syrian refugees, factors, attitudes, language learning, obstacles, benefits.

Language barrierLanguage skillsStudy of languages+7
Mahmoud Dallal
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

An analysis of the role of English in business fields in non-English-speaking countries (A case study)

The aim of this study is to determine the importance of learning English to find jobs in sectors such as banks, education, and private companies. It also shows the importance of finding a platform with a designed curriculum for those who are interested in working in this field to facilitate their integration to improve employment opportunities with limited duration or based on the challenges that might come out. A questionnaire was conducted on 408 workers with higher levels of education, English speakers, and non-speakers in Gaziantep, in Turkey. The researcher found that English Language learning has a very important role in finding better job opportunities in Turkey. However, the main challenges facing the learners, according to the results, are learner's lack of confidence, teaching method, being with people who speak your mother tongue, limited learning environments, over-use of native language in the classroom, and inadequate learning materials. Difficulties such as time and cost are the least challenges facing them to learn English in the participants' opinion. Lastly, as solutions to overcome the learning challenge, the education process should focus more on motivation, speaking, learning vocabulary, using communicative language teaching, and improving teaching methods, social networks, reading, and school. However, living abroad, free and private courses, grammar, university, platforms, and family environment are the least effective supports to overcome those challenges. Keywords: Challenges Facing English Learners, Solutions to Overcome Challenges, Communicative Language Teaching, English as a Foreign Language, Studying English Abroad, Teaching Learning Materials, English Teaching Process.

Language educationEducation problemsSpeech+5
Shahd Haj Mohamad
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Suriyeli öğrencilere matematik eğitimi veren öğretmenlerin karşılaştıkları zorluklar

Ülkelerinde başlayan iç savaş nedeniyle Türkiye başta olmak üzere dünyanın pek çok ülkesi Suriyeli sığınmacıların göç dalgasının etkisi altında kalmıştır. Geçici koruma statüsü altında bulunan Suriyeli göçmenlerin yaşadıkları topluma ve içinde bulundukları ülkeye adaptasyonlarını sağlayacak en önemli anahtarlardan biri de eğitimdir. Yaklaşık olarak on yıldır ülkemizin eğitim sistemi içinde yer alan Suriyeli göçmenlerin Türk eğitim sistemine en hızlı ve en sağlıklı şekilde dahil olması gerek topluma uyumlarının sağlanması gerekse ülkenin kalkınması ve refahı için önem arz etmektedir. Türk eğitim sisteminin bir parçası haline gelen Suriyeli göçmen öğrencilerle ilgili alan yazında en çok rastlanan çalışmalar; dil sorunu, topluma ve okula adaptasyon, davranış ve uyum sorunları gibi konu başlıklarında yoğunlaşmaktadır. Bu çalışmada Suriyeli öğrencilere eğitim veren matematik öğretmenlerinin karşılaştıkları zorluklar ele alınmıştır. Çalışma grubu 2020-2021 eğitim – öğretim yılında Gaziantep ilinde Suriyeli öğrencilerin çoğunlukta bulunduğu 9 farklı ortaokulda görev yapan 15 matematik öğretmenidir. Çalışmada verilerin toplanması için 7 adet açık uçlu sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmış, verilerin analizi ise nitel araştırma yöntemlerinde betimsel içerik analizi ile yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda Suriyeli öğrencilerin hala dil probleminin devam ettiği görülmüştür. Soyut konular, problem durumları ve uzun (yeni nesil) soru tarzlarında Suriyeli öğrencilerin zorluk yaşadıkları belirlenmiştir. Buna karşılık evrensel matematik dilinin ve işlemlerin fazla olduğu durumlarda diğer derslere nazaran Suriyeli öğrencilerin başarılı oldukları belirlenmiştir. Matematik öğretmenlerine göre Suriyeli öğrencilere eğitim verirken karşılaşılan diğer zorlukların başında, kullanışlı olmayan ders kitapları ve kalabalık sınıflar gelmektedir.

Eğitim sorunlarıGöçmenlerMatematik+6
Emiş Baştuğ
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Göçmen/mülteci öğrencisi olan ve olmayan sınıf öğretmenlerinin yaşadıkları sınıf içi problemler ve çözüm önerilerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesi

Bu çalışmada göçmen/mülteci öğrencisi olan ve olmayan öğretmenlerin sınıflarında ne tür problemlerle karşılaştıkları ve buna yönelik çözüm önerilerinin karşılıklı olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Nitel araştırma yöntemi ile yürütülen bu araştırmanın çalışma grubunu Gaziantep İlinde bulunan 10 farklı okuldaki 20 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma grubu belirlenirken amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Ölçüt örnekleme yöntemi ile araştırmanın amacına uygun olarak her okuldan bir erkek bir kadın öğretmen olması, seçilen öğretmenlerin sınıf öğretmenliği mezunu olması, en az 5 yıllık mesleki deneyime sahip olmaları, görev yaptıkları okullarda belirlenen 20 kişilik öğretmen grubunun onunun sınıflarında göçmen/mülteci öğrenci olmaması diğer onunun ise sınıflarında göçmen/mülteci öğrenci bulunması ölçüt olarak belirlenmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak görüşme tekniği kullanılmıştır. Görüşmelerde araştırmacı tarafından geliştirilen ve uzman görüşleri alınan 10 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Nitel verilerin analizi içerik analizi yapılarak çözümlenmiştir. Sınıf öğretmenleri ile yapılan görüşmeler sonrasında kod, alt tema ve temalara ulaşılmıştır. Araştırma sonuçları sınıfında göçmen/mülteci öğrencisi olan sınıf öğretmenlerinin en sık karşılaştıkları problemin dil problemi ve buna bağlı olarak dersi anlamama, iletişim kurmakta zorlanma ve kendini ifade edememe problemleri olduğu ortaya çıkmıştır. Sınıfında göçmen/mülteci öğrencisi olmayan sınıf öğretmenlerinin ise karşılaştıkları problemler öğrencinin ödev yapmaması/eksik yapması, öğleden sonraki derslerde motivasyon kaybı ve soyut konuları somutlaştırmada zorlanma olarak belirlenmiştir. Araştırmada ortaya çıkan problemlerin altında yatan nedenler ve problemlere ilişkin çözüm önerileri de incelenmiştir.

Eğitim sorunlarıGöçmenlerMülteciler+7
Ayşe Karataştan
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Suriyeli öğrencilerin Türk eğitim sistemine entegrasyonu: Hoşgör Mahallesi örneği

Bu araştırmada, Suriye'de yaşanan savaş dolayısıyla Türkiye'ye gelen Suriyeli öğrencilerin Türk eğitim sistemine entegrasyonu incelenmiştir. Bu kapsamda katılımcıların görüşleri alınmıştır. Suriyeli öğrencilerin derslerine giren öğretmenlerin yaşamış oldukları sorunların derinlemesine çözümlemesini yapmak için nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veriler nitel çalışmalarda genel olarak tercih edilen içerik analizi yöntemi kullanılarak elde edilmiştir. Bu araştırmanın evrenini 2022/2023 eğitim-öğretim yılında Gaziantep ilinde, Şahinbey ilçesinde, Hoşgör Mahallesi'nde eğitim gören 8. sınıftaki bütün Suriyeli ortaokul öğrenciler ve bu öğrencilerin derslerine giren öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini, Gaziantep ilinin, Şahinbey ilçesinin Hoşgör Mahallesi'nde bulunan Şehit Mehmet Nuri Akdemir Ortaokulunda eğitim görmekte olan 8.sınıf öğrencisi 50 Suriyeli öğrenci ile bu öğrencilerin dersine giren 10 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada verilerinin toplamasında yarı yapılandırılmış görüşme ve anket çalışması kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre Suriyeli öğrenciler sosyal uyum, Türkçeyi öğrenmede yetersizlik, aidiyetsizlik, dışlanma, ötekileştirme gibi sorunların muhatabıdırlar. Suriyeli öğrencilerin dersine giren öğretmenler ise sığınmacı çocuklara eğitim vermekte kendini yetersiz hissetmekte, dil sorunundan dolayı velilerle etkili iletişim kuramamakta ve sınıfların kalabalık olması gibi sorunlarla karşı karşıya kaldıkları ortaya koyulmuştur. Bu sorunlara yönelik öneriler getirilmiştir. Anahtar kelimeler: Göç, Sosyal Uyum, Türk Eğitim Sistemi, Entegrasyon, Suriyeli Öğrenciler.

BütünleşmeEğitim sorunlarıGaziantep-Şahinbey+7
Muhammed Tırpan
Gaziantep University · Göç Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 pandemi döneminde mesleki eğitimde karşılaşılan zorluklara ilişkin bir durum çalışması

Bu araştırma, pandemi sürecinde mesleki ve teknik eğitim kurumlarının yaşadığı zorlukları ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Çalışma grubu amaçlı örneklem yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi kullanılarak belirlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu 2020-2021 eğitim öğretim yılında Gaziantep ili merkez ilçesinde yer alan bir mesleki ve teknik eğitim veren ortaöğretim kurumunda görev yapan 5 Kültür Dersi ve 4 Meslek Dersi olmak üzere 9 öğretmenden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Ortaya çıkan araştırma bulgularına göre, beceri temelli derslerin işlenmesinde uzaktan eğitimin yetersiz kaldığı, öğrencilerin büyük kısmının uzaktan eğitim derslerine katılmadığı tespit edilmiştir. Öğrenci kaynaklı sorunların yanında öğretmen ve veli kaynaklı sorunların eğitim sürecini olumsuz etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Veli kaynaklı sorunların temel olarak velilerin eğitim sistemine dahil olmaması ile ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Öğretmen kaynaklı sorunların ise düşük hazırbulunuşluk, pandemi sürecine bağlı olarak ortaya çıkan korku, kaygı ve deneyimsizlik ile ilişkili olduğu görülmüştür. Araştırma sonuçlarına göre EBA uygulaması olmak üzere uzaktan eğitim sistemlerinin alt yapı ve içerik olarak geliştirilmesinin, uzaktan eğitim sürecinde her öğrencinin sisteme dahil olmasına yönelik yatırımların uzaktan eğitim sistemini geliştireceği sonucuna ulaşılmıştır.

COVID 19Eğitim sorunlarıMeslek dersleri+5
Arseli Polat
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Z kuşağının akademik eğitimine ilişkin yönetici ve öğretmen görüşleri

İlköğretimden ortaöğretime kadar örgün öğrenim gören öğrencilerin tamamının oluşturduğu Z kuşağının en belirleyici özelliği, sürekli çevrimiçi olan teknolojik cihazlarla olan etkileşimleridir. Teknoloji ile bu kadar iç içe bir hayat yaşayan Z kuşağının eğitim hayatında da bu etkileşim sürmektedir. Teknolojinin eğitim öğretime olumlu ve olumsuz etkilerinin araştırıldığı bu dönemde araştırmanın odak noktasını oluşturan Z kuşağının kişisel özelliklerinin ne olduğu, akademik başarılarının ne durumda olduğu ve nasıl artırılabileceği şeklindeki önemli sorulara cevap bulunması bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseninde hazırlanan çalışmanın çalışma grubunu ortaokullarda görev yapan 12 öğretmen ve 9 okul yöneticisi oluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma grubu kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi ile oluşturulmuştur. Verilerin toplanmasında yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmış, toplanan veriler içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar arasında geleneksel eğitim yöntemlerinin bu kuşak için anlamsızlaştığı, sürekli, hızlı ve değişken bir hayat yaşamalarının sonucu olarak sabırsız, hayatı hızlı yaşayan, dikkat eksikliği yaşayan bireyler olduğu, bu yüzden de akademik açıdan başarısız görüldüğü yer almaktadır. Bunun önüne geçmek için de öğretmenlerin teknoloji odaklı gelişim sağlamaları, müfredatın daha sade bir hale getirilmesi gibi çözüm önerileri sunulmuştur.

EğitimEğitim sorunlarıEğitim yöntemleri+7
Serap Karaavcı
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Makedonya Cumhuriyeti'nin azınlık politikası ve eğitime etkisi

Makedonya Cumhuriyeti çok etnili, çok dilli, çok dinli bir toplumsal yapıya sahiptir. Buna rağmen yıllarca tek uluslu devlet yapısı üzerinde örgütlenmiştir. Son derece demokratik bir anayasaya sahip olan Makedonya'da, pratikte bu anayasanın işleyişinde aynı demokratik anlayış sergilenememiştir. Azınlıklara karşı, üstü kapalı da olsa dışlayıcı bir politika izlenmiştir. Bu da azınlıkların memnuniyetsizliğini artırmış, 2001 yılında Makedon ve Arnavutlar arasında beliren küçük çaplı bir krizle doruğa ulaşmış ve sonrasında uluslararası baskı sonucu `Ohri Çerçeve Anlaşması'nın imzalanmasıyla çözümlenmiştir. Ohri Çerçeve Anlaşması toplulukların devlet kamu kurum ve kuruluşlarında `hakça temsili ilkesi' çerçevesinde düzenlenmiştir.Bu çalışmanın amacı da anayasa ile verilen hakların pratikte nasıl işlev gördüğünü göstermektir. Bu doğrultuda Makedonya Cumhuriyeti'nin Ohri Çerçeve Anlaşması'ndan önce ve sonra yürüttüğü azınlık politikası ele alınmıştır. Daha detaylı olarak da bu politikanın eğitim alanındaki etkilerine değinilmiştir. Bu yapılırken, bu değişimin tarih yazımında ve tarih ders kitaplarındaki etkisine de yer verilmiştir. İlkokul tarih ders kitaplarından örnekler sunularak bu anlamda Makedonya'daki durum ortaya konmaya çalışılmıştır.Bugün varılan noktada görülen odur ki, Ohri Çerçeve Anlaşması'nın hakça temsil ilkesi sadece Arnavutlar için geçerli olmuştur. Ana dilinde eğitim ilkesi slogan düzeyinde kalmakta, devlet tarafından gerçek anlamda pratikte uygulanması için hiçbir özel çaba gösterilmemektedir. Makedonya gibi çok dinli, çok dilli, çok etnili toplumlarda tarihyazımı farklı gruplar arası hoşgörüyü, saygıyı, birlikte yaşamayı destekleyecek şekilde olmalıdır. Oysa Makedonya'da hâlâ geleneksel milliyetçi söylemler çerçevesinde ve hatta kendi vatandaşlarını ?ötekileştiren? bir tarihyazımı ve tarih öğretimi mevcuttur.

AnadilAzınlık haklarıAzınlıklar+7
Ayfer Arif
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokullarda Covid-19 döneminde uzaktan eğitime erişimi engelleyen faktörlerin ve yaşanan sorunların incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, COVID-19 sebebiyle ilkokullarda 2019-2020 eğitim öğretim yılının ikinci döneminden itibaren uygulanmaya başlayan uzaktan eğitime erişimi engelleyen faktörlerin ve bu dönemde yaşanan sorunların incelenmesidir. Bu çalışmada nitel araştırma yaklaşımı benimsenmiştir. Araştırmada betimsel tarama deseni kullanılmış olup veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan anket ve görüşme teknikleri uygulanmıştır. Araştırmanın örneklem grubunda anket için kolay örnekleme, yarı yapılandırılmış görüşme için amaçlı örnekleme yöntemleri kullanılmıştır. Çevrim içi olarak uygulanan ankete 1027 öğretmen ve 1309 veli katılırken, görüşmeye 7 öğretmen, 7 veli ve 7 okul yöneticisi katılmıştır. Anketlerden elde edilen veriler üzerinde SPSS-22 paket programı yardımıyla frekans ve yüzde hesaplanmış, görüşmelerden elde edilen veriler üzerinde ise içerik analizi yapılmıştır. Araştırma bulgularına göre uzaktan eğitime erişimi engelleyen faktörlerin başında teknolojik yetersizlikler, motivasyon kaybı, evde uygun eğitim ortamının oluşturulamaması, güvenli internet ve bağlantı sorunları ile bilgi ve iletişim teknolojilerinin yeterli düzeyde kullanılamaması gelmektedir. Uzaktan eğitime yönelik olumlu ve olumsuz görüşler incelendiğinde: Eğitimde sürekliliğin sağlanması, öğrencilerde teknoloji okuryazarlığının gelişmesi, bulaşı önlemesi ve esnek olması uzaktan eğitimin olumlu yönleri; fırsat eşitliğinin sağlanamaması, ilkokul öğrencilerinin gelişim düzeylerine uygun olmaması, teknoloji bağımlılığına neden olması, verimsiz olması, donanım yetersizliği ve internet bağlantı sorunları uzaktan eğitimi olumsuz yönleri olarak bulunmuştur. Araştırmadan çıkan ortak sonuç uzaktan eğitimin devam etmemesi yönündedir.

COVID 19Eğitim sorunlarıUzaktan eğitim+1
Gülbin Canan Yadigar
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ses temelli cümle yöntemi ile ilk okuma yazma öğretim sürecinde karşılaşılan güçlükler ve bu güçlüklerle baş etme stratejilerinin belirlenmesi; (Şırnak ili örneği)

Bu araştırma ?Ses Temelli Cümle Yöntemiyle? (STCY) ilkokuma yazma öğretirken öğretmenlerin karşılaştıkları güçlükler ve bu güçlüklerle baş etme stratejilerini belirlemek amacıyla yapılmış betimsel bir çalışmadır.Araştırma 2008?2009 Eğitim-öğretim yılında Şırnak il sınırları içinde yer alan 31 ilköğretim okulunda görev yapan 70 birinci sınıf öğretmeni ile yürütülmüştür. Veriler öncelikle oransız örnekleme yöntemi ile seçilen 11 birinci sınıf öğretmeni ile ilkokuma yazma öğretimi sürecinde 3 ayrı görüşme yapılarak toplanmıştır. Daha sonra Şırnak ili merkez ilçesinde bulunan okullarda 59 birinci sınıf öğretmenine öğretim yılı sonunda anket uygulanmıştır.Araştırmada nitel veriler araştırmacı tarafından ilgili literatürden yararlanılarak ve uzman görüşlerine başvurularak hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formları, nicel veriler ise yine araştırmacı tarafından geliştirilen ?Ses Temelli Cümle Yöntemi ile Okuma Yazma öğretim Sürecinde karşılaşılan Güçlükler ve Bu Güçlüklerle Baş Etme Stratejilerini Belirlenme Anketi? ve öğrenci tanıma formları kullanılarak toplanmıştır. Görüşmelerde elde edilen veriler için betimsel analiz kullanılmış ve anket ve öğrenci tanıma formlarından elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS 11,5 paket programı kullanılarak yüzde ve frekans hesaplamaları yapılmıştır.Sonuç olarak ana dili Türkçe olmayan çocukların devam ettiği okullarda farklı durumlardaki (HTB, okulöncesi eğitim almamış ve okulöncesi eğitim almış) öğrencilerin benzer güçlükler yaşadıkları görülmüştür. Ana dili Türkçe olmayan çocukların devam ettiği okullarda çalışan öğretmenler öğrencilerinin karşılaştıkları güçlükleri; kendini ifade edememe, kelime, dağarcıklarının az olması, öğrenmelerinin zaman alması, telaffuz bozuklukları, araç gereç kullanımını bilmeme, okuduğunu anlayamama, sorulan sorulara cevap verememe, öğrendiklerini çabuk unutma şeklinde sıralamışlardır. Bu güçlüklerle baş etme yöntemlerini ise; görsel materyalleri ağırlıklı olarak kullanma, kelime dağarcıkları geliştirirci etkinlikler yapma, bireysel olarak birebir ilgilenme, sürekli tekrarlar yapma, şarkı tekerleme, masal vb etkinliklere çok yer verme, konuşurken vücut dili, jest ve mimikleri çok kullanma şeklinde sıralamışlardır.Öğretmenler, öğrencilerinin karşılaştıkları bu güçlüklerin nedenleri olarak ana dillerinin farklı olmasını, ailenin eğitime gerekli önemi vermemesini ve öğrencilerin okul öncesi eğitim almamış olmalarını göstermektedirler.Anahtar Kelimeler: İlkokuma yazma öğretimi, Ana dili, Ses temelli Cümle Yöntemi

Başa çıkmaEğitimEğitim sorunları+5
Vehibe Yiğit
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen öğrenci ve velilerin TEOG sınavında karşılaştığı sorunların berlirlenmesi: Yozgat ili örneği

Son 30 yıllık bir sürede, temel eğitimden ortaöğretime geçiş aşaması olarak çeşitli isimlerde ölçme sistemleri tertip edilmiştir. Bu sistemler bir süre kullanıldıktan sonra bazı eksiklikleri tespit edilmiş ve bu sistemler; yerine geliştirilen yeni ölçme sistemleriyle değiştirilmiştir. Süreç tam bir düzene oturtulamamış ve yapısal bir düzenleme gerçekleştirilememiştir. Geliştirilen bir sınav sisteminin her türlü hatadan arındırılmış olması beklenilemez; sistemin olumlu, olumsuz özelliklerinin olması ve uygulamada birtakım sorunlarla karşılaşılması muhtemeldir. Bu bakımdan, bütün sınav sistemlerinde olduğu gibi, TEOG sınav sisteminde de olumlu, olumsuz özelliklerinin olabileceğini ve uygulamalarda bazı sorunlarla karşılaşılabileceğini kabul etmek gerekir. Bu sınav sisteminin bekleneni verebilmesi için sistemdeki olumsuzluklar ve uygulamada karşılaşılan sorunlar en aza indirilmeye çalışılmalıdır ya da bu sınav sisteminden etkilenen paydaşların ki bunlar sadece öğrenciler değil, okullardaki öğretmenler ve veliler de buna dahildir, bu olumsuzluklardan daha az etkilenmesi için önlemler alınmalıdır. Bu çalışmanın amacı, Yozgat ilinde farklı branşlardaki öğretmen, öğrenci ve velilere göre öğrencilerin TEOG sınavıyla ilgili karşılaştığı sorunları belirlemektir. Araştırmada, karma yöntem araştırmanın eş zamanlı üçgenleme deseni kullanılmıştır. Yürütülen bu çalışmada, nitel ve nicel veri toplama araçları aynı ağırlıkta kullanılmış ve veriler ayrı ayrı analiz edilerek analiz sonuçları yorumlama aşamasında birleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemi her bir aşamada farklı olmak üzere nicel bölümde 2000 öğrenci ve nitel bölümde 10 öğrenci, 10 öğretmen ve 10 veli olmak üzere toplam 2030 kişiden oluşmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak öğrencilerin TEOG sınav sisteminde karşılaştıkları sorunları belirleme ölçeği ve yarı yapılandırılmış mülakatlar kullanılmıştır. Uygulanan ölçekten elde edilen veriler bir istatistik programından yararlanılarak analiz edilmiştir. Öğrencilerin TEOG sınav sisteminde karşılaştıkları sorunları belirleme ölçeğinden elde edilen verilerdeki değişkenler için aritmetik ortalama, standart sapma ve yüzdeleri bulunmuştur. Mülakatlardan elde edilen veriler öncelikle transkriptlere yazılmıştır. Daha sonra, iki farklı araştırmacı tarafından betimsel analiz yapılarak tematik kodlar oluşturulmuştur. Verilerden belirlenen ana temanın yanı sıra, içerik analizi yapılarak alt temalar belirlenmiştir. Araştırma sonucunda sınava hazırlanma sürecinde, sınavın içeriğinde, sınavın uygulanışında, sınavın molalarında ve sınav puanının hesaplanması ve tercihlerde karşılaşılan sorunların olduğu tespit edilmiştir.

Eğitim sorunlarıSınavTEOG+3
Mehmet Ali Aydın
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuk destek merkezlerinde barınmakta olan refakatsiz çocukların sorunları ve Türkçe öğrenmelerinin değerlendirilmesi

Son 10 yıla baktığımızda insanların savaş, terör vb. sebeplerle ülkelerini terk ederek başka ülkelere sığınma taleplerinde çok büyük bir artış olduğu görülmektedir. Göç eden insanların büyük bir kısmını çocuklar oluşturmaktadır ve yaşlarının küçük olmasından dolayı göç esnasında ve sonrasında yetişkinlere göre daha çok sorunlarla karşı karşıya kalmaktadırlar. Türkiye'ye gelen refakatsiz çocuk sayısındaki artış, Türkiye'nin bu çocukları sığınma politikasına dâhil etmesine neden olmuştur. Devlet tarafından belirli kuruluşlarda ve kamplarda koruma ve bakım altına alınmışlardır. Bu kuruluş ve kamplar, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Göç İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından koordine edilmektedir. Bu çalışmada, Çocuk destek merkezlerinde koruma ve bakım altında bulunan refakatsiz çocukların sorunları ve Türkçe öğrenmelerinin analiz edilmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya Ankara, Ağrı, Bilecik, Diyarbakır, Erzincan, Gaziantep, İstanbul, Şanlıurfa, Van ve Yozgat illerinde hizmet veren Çocuk destek merkezlerinde koruma ve bakım altında bulunan 208 refakatsiz çocuk ve 81 personel katılmıştır. Yapılan anketlerden elde edilen nicel veriler SPSS 24.0 paket programına işlenerek analiz edilmiştir. Nitel veriler ve görüşme formları ise nitel olarak değerlendirilmiştir.

EğitimEğitim sorunlarıKorunmaya muhtaç çocuklar+4
Nuh Çankaya
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mülteci öğrencilerin karşılaştığı eğitim sorunları: Yozgat ili örneği

Günümüzde mülteci çocukların durumu, çok kritik bir sorun olarak dünya gündeminde yerini korumakta ve toplumumuzu da yakından ilgilendirmektedir. Yozgat ilinde yaşayan mülteci öğrencilerin eğitim sorunları ve getirilecek çözüm önerilerinin incelenmesi amacıyla yapılan bu araştırma, nitel bir çalışmadır. Araştırmanın amacı kapsamında oluşturulan çalışma grubu, Türkiye'ye göç etmiş ve halen Yozgat ilinde yaşayan il merkezindeki ortaokullara ve liselere devam eden 24 mülteci öğrenci, 18 öğretmen, 2 rehber öğretmen, 12 veli, 5 okul yöneticisi, 2 STK temsilcisi ve 4 akademisyen olmak üzere toplam 67 katılımcıdan oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; mülteci öğrenci ve velilerin Türkiye'ye göç etme nedenlerinin başında, geldikleri ülkede savaş olması ve maddi imkansızlıkların yaşanması gelmektedir. Yozgat'ta yaşayan mülteci öğrenci ve velilerin genel sorunlarının başında dil sorunlarının ve maddi sorunların geldiği görülmüştür. Katılımcıların, okulun mülteci öğrencilere Türkçelerini geliştirmek, dil öğrenmek, sosyalleşmeleri açısından uygun ortam sunmak yönünde katkı sağladığını düşündükleri belirlenmiştir. Öte yandan katılımcıların, çocukların okula kayıt yaptırdığı halde okula uyumunun yeterince sağlanamadığını, çocuklara sunulan psiko-sosyal desteğin yetersiz olduğunu, büyük çocukların okula devam etmek istemediklerini, eğitim yardımı aldıkları için zorunluluktan dolayı okula devam etiklerini, çocukların yaşadığı travmayı gidermeye yönelik psiko-sosyal destek verilmesi gerektiğini, eğitimlerinde dil probleminin olduğunu ve bu durumun çözüme kavuşturulması gerektiğini ifade ettikleri belirlenmiştir.

EğitimEğitim sorunlarıGeçici hukuki korumalar+7
Samed Şeker
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Din kültürü ve ahlak bilgisi dersini ilk kez alan öğrencilerin karşılaştığı problemlerin analizi

bilişsel ve fiziksel açıdan eğitim ve öğretime hazır olan her bireyin zorunlu olarak adım attığı ilkokul yılları, kişilik ve karakter eğitiminin yanı sıra öğrenim hayatının da başladığı zaman dilimidir. Bu dönemde çocukluk evresi artık yerini öğrenciliğe bırakmakta ve gerek çocuk gerekse ailesi açısından eğitim sorumluluğu daha da artmaktadır. İlkokul eğitiminin dördüncü senesi ders muhtevasının soyutluğu, farklı bir dil kültürü kullanımı ve öğrencilerin aşina olmayışı gibi sebepler yönüyle diğer derslerden farklılık gösteren din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin müfredata dahil olduğu dönemdir. Bu çalışma, din kültürü ve ahlak bilgisi dersi öğretiminde, öğretmen ve öğrencilerin karşılaştığı problemleri tespit etmek, problemlerin nedenlerini anlamaya çalışmak ve onlara çözüm önerileri getirmeyi hedeflemektedir. Bu amaçla araştırma tekniklerinden niteliksel metodoloji ve betimsel analiz kullanılarak, öğrenci ve velilerin çeşitli meselelere yaklaşımları tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin nasıl anlatılması gerektiği, materyal kullanımı esnasında dikkat edilecek hususlar, öğrencilerin ders müfredatını kavrama sorunları ve ailenin din kültürü ve ahlak bilgisi dersine bakışı ile ilgili çeşitli değerlendirmelere yer verilmiştir. Araştırma Gaziantep İlinde bulunan M. Adil Kasapseçkin İlkokulu'nda 2015-2016 eğitim öğretim yılında öğrenim görmekte olan 32 adet dördüncü sınıf öğrencisine ve velisine mülakat tekniği uygulanarak yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çocukluk Dönemi, Din, Din Eğitimi, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Dördüncü Sınıf.

Ders programlarıDin eğitimiDin kültürü ve ahlak bilgisi dersi+5
Müberra Akpınar
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türk eğitim sisteminin sorunlarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı Türk eğitim sisteminin sorunlarını incelemektir. Araştırma, nitel betimsel bir araştırmadır. Amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi ile belirlenen çalışma grubunu, 2013-2014 eğitim öğretim yılı yaz döneminde Gaziantep Üniversitesi Eğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi tezsiz yüksek lisans programında öğrenim gören öğretmen, okul müdürü, müdür yardımcısı, maarif müfettişi ve şube müdürleri oluşturmaktadır. Araştırma verileri "Tematik Sorunlar Formu" aracılığıyla toplanmıştır. Veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre Türk eğitim sisteminin öğretmen, öğrenci, yönetici, veli, fiziksel altyapı, finansman ve eğitim programı sorunları ortaya konmuştur. Buna göre Türk eğitim sisteminde nitelikli öğretmen yetiştirilemediği, öğretmenlerin mesleki gelişimini sürdüremediği, atama sorunlarının olduğu ve maddi sıkıntılar yaşadığı, okullardaki çalışma koşullarının elverişsiz olduğu; öğrencilerin yoğun şekilde sınav stresi yaşadığı, okullarda disiplin sorunlarının görüldüğü, ailelerin sosyoekonomik düzeyinin düşük olduğu; yönetici atama ve yetiştirme sorunlarının yaşandığı, yöneticilerin yönetim becerisinin yetersiz olduğu; okul-veli iletişiminde sorunlar yaşandığı ve velilerin sorumsuz olduğu; okul binalarının fiziki mekân ve unsurlarının öğrenci gelişim seviyesine uygun olmadığı, binaların mimari yapısının elverişsiz olduğu; eğitime ayrılan bütçenin yetersiz olduğu; eğitim programlarının bölgesel farklılıklar dikkate alınarak hazırlanmadığı ve programlarda içerik sorunlarının görüldüğü sonuçlarına ulaşılmıştır. Bu sonuçlardan hareketle Türk eğitim sisteminin sorunlarına yönelik tespitler doğrultusunda, tüm eğitim paydaşlarının görüşleri alınarak kalıcı ve etkili reformlar yapılması gerektiği söylenebilir.

Eğitim sistemiEğitim sorunlarıTürk eğitim sistemi
Halil İbrahim Aktaş
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessDE

Problematik der lernersprache von Türkischen studenten im lernprozess von Deutsch als zweite fremdsprache

In der vorliegenden Studie wurden die Lernersprache und deren Ursachen recherchiert, die von Lernern an der Hochschule für Fremdsprachen der Trakya Universität in den Vorbereitungsklassen für Deutsch entwickelt worden sind. An dieser Hochschule wird das Deutsche intensiv zwei Semester unterrichtet. Um diese Studie durchführen zu können, wurden aus den Vorbereitungsklassen für Deutsch insgesamt 30 Lerner ausgewählt, von denen 10 Lerner an der Abteilung für Deutschübersetzen der Literaturwissenschaftlichen Fakultät und 20 Lerner an der Abteilung für Deutschlehrerausbildung der Erziehungswissenschaftlichen Fakultät immatrikuliert sind. Bei dieser Auswahl wurden die Motivationen der Lerner für Deutsch berücksichtigt. Um die Lernersprache der Probanden festzustellen, wurden jeweils eine Frage auf den Sprachniveaus A1, A2 und B1 der Schreibprüfungen durch die kontrastive Fehleranalyse untersucht und deskriptiv interpretiert. Demzufolge wurden insgesamt 50 Fehlerarten festgestellt, von denen die 21 Fehlerarten auf dem Sprachniveau A1, die 15 Fehlerarten auf dem Sprachniveau A2 und die 14 Fehlerarten auf dem Sprachniveau B1 auftauchen. Kriterium für diese Fehleranalyse ist die Beantwortung der Prüfungsfragen mit einfachen Sätzen. Nach gesammelten Daten wurden festgestellt, dass die Lerner eher von früher gelernten ersten Fremdsprache als Englisch profitieren. Demgemäß wurde die Entwicklung der Lernersprache im Lernprozess des Deutschen als zweite Fremdsprache beschleunigt. Die Lernstrategien der Probanden wurden mit einer fünf-stufigen Likert-Skala-Befragung über die Sprachlernstrategien, die von Oxford (1990) entwickelt wurden, festgelegt, um die Entwicklung der Lernersprache von Lernern zu untersuchen. Die gesammelten Daten wurden durch SPSS-Paketprogramm statistisch analysiert. Da die Probanden aus zwei unabhängigen Variablen bestehen, wurde der parameterfreie t-Test durch Mann-Whitney U Test ausgerechnet, und der Signifikanzwert wurde als (p<0.05) berechnet. Um den parameterfreien t-Test der gepaarten Stichproben auszurechnen, wurde der Wilcox on-Test verwendet. Nach den gesammelten vortestlichen Daten wurde festgelegt, dass die Probanden dieselben Lernstrategien, die sie im Lernprozess des Englischen als erste Fremdsprache verwendet haben, auch im Lernprozess des Deutschen bevorzugen. Eine Präsentation über die Sprachlernstrategien wurde von der Forscherin erstellt und nach zwei Wochen nach der vortestlichen Befragung mit Beispielen aus dem Lehrwerk präsentiert. Zwei Wochen später nach dieser Präsentation wurde dieselbe Befragung über die Sprachlernstrategien nochmals als Nachtest durchgeführt. Nach gesammelten Daten wurden festgelegt, dass die Verwendungsebenen der Strategien und die Reihenfolge der häufig gebrauchten Strategien der Probanden geändert worden sind. Durch diese Veränderung ging die Entwicklung der Lernersprache langsamer, und somit wurde die Anzahl der Fehlerarten reduziert. Als Schlussfolgerung wurde betont, dass das Lernen durch die analogen Strukturen zwischen den Sprachen auch in negativer Hinsicht beeinflusst werden könnten. Daher sollten im Lernprozess des Deutschen unterschiedlichere Strategien als im Lernprozess des Englischen entwickelt werden.

Güleser Korkmazer
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00

Related subjects