Standartlar

225 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Basel standartları ve bankacılık sektörüne etkileri

Türkiye'de bankacılık sektörü incelendiğinde bankaların kuruldukları ilk yıllardan itibaren birçok finansal krizle karşı karşıya kaldığı görülmektedir. Bu krizlerle birlikte bankacılık sektöründe önlem olarak yeni kurallar belirlenmiştir. Bu kurallar ile bankacılık sektörünü korumak ve bankacılık sektörüne olan güvenilirliği artırmak planlanmıştır. Bu kurallar Basel komitesi tarafından oluşturulmuştur. Basel I, Basel II ve Basel III olarak birbirlerinin devamı niteliğinde uygulamaya geçilmiştir. Basel I standardı 1992-2011 yılları arasında uygulanırken Basel II standartları 2012 yılında uygulanmaya başlanmıştır. Hala da Basel II standartlarının uygulanması devam etmektedir. 2022 yılı itibari ile Basel III standardına geçme durumu planlansa da uygulamada mevcut değildir. Bu çalışma uygulanmaya konulan Basel standartlarının bankalar üzerindeki durumunu yıllar itibari ile incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde bankacılık sisteminin gelişimi ve bankacılık sektöründe karşılaşılan risklerden bahsedilmektedir. İkinci bölümde bankaların karşı karşıya kaldıkları krizler ve bu krizler sonucunda ortaya çıkarılan Basel standartları ele alınmaktadır. Üçüncü bölümde Basel standartlarının etkileri 2002-2021 yılları arası Türk bankacılık sektörü açısından ve bu yıllarda faaliyette olan mevduat bankalarının sermaye yeterlilik rasyoları açısından karşılaştırılmalı olarak incelenmektedir. Türk bankacılık sektörünün sermaye yeterlilik rasyoları, banka türlerine göre sermaye yeterlilik rasyoları ve her banka türünden en yüksek- en düşük rasyoya sahip bankalar incelenmektedir. Çalışma da elde edilen sonuçlara göre Basel I standardının bankaları risklere karşı yeterli oranda koruyamadığı yüksek çıkan sermaye yeterlilik rasyolarından anlaşılmaktadır. Basel II standardının uygulanmaya başladığı 2012 yılı itibari bankaların sermaye yeterlilik rasyolarında bir önceki yıllara oranla düşüş olduğu gözlemlenmektedir. Elde edilen sonuçlara çalışmanın üçüncü bölümü ve sonuçlar kısmında yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Basel Standartları, Bankacılık Sektörü, Sermaye Yeterlilik Rasyosu, Mevduat Bankaları

BankacılıkBankacılık sektörüBasel kriterleri+2
İlknur Örencik
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kâr amaçsız örgütlerden vakıflarda iç denetim faaliyetinin uluslararası iç denetim standartları açısından incelenmesine yönelik bir araştırma

Vakıflar, toplumsal hayatın çoğu alanındaki işlevleri ile özel sektör ve kamu kesiminin ardından üçüncü sektörün içerisinde kâr amacı gütmeyen örgütlerdendir. Diğer örgüt ve organizasyonlarda olduğu gibi vakıflar da çeşitli denetimlere tabidir. 5737 sayılı Vakıflar Kanunu ile ülkemizde uygulanmasına başlanılan vakıfların iç denetim faaliyetinin başarısında; uluslararası iç denetim standartlarına uyumun sağlanması, iç kontrol sistemlerinin kurulması ve kurumsal yönetim ilkelerinin hayata geçirilmesi önem arz eden hususlardır. İç denetim fonksiyonu, bir örgütün faaliyetlerinin geliştirilmesi ve onlara değer katılması amacını güden bağımsız ve objektif güvence veren ve danışmanlık sağlayan bir faaliyettir. İç kontrol sistemi ise, yönetimce oluşturulan organizasyon, prosedür ve süreçler ile iç denetimi de içeren mali ve diğer kontroller bütünüdür. Çalışmada, vakıflarda iç denetim mevzuatı uluslararası denetim standartları ile karşılaştırılarak vakıf yöneticilerinin iç denetim faaliyetleri hakkında farkındalıkları araştırılmıştır. Bu kapsamda, çalışmanın ilk bölümünde genel olarak vakıflar ile ilgili kavramsal çerçeve ve düzenlemeler açıklanmıştır. İkinci bölümde, iç denetim ve iç kontrol kavramları, ülkemizde gelişimi, iç kontrol sistemi, iç kontrol modelleri, iç denetim, iç kontrol ilişkisi ve iç kontrolün etkinliği hususları belirtilmiştir. Son olarak, uluslararası iç denetim standartları açısından vakıflarda iç denetim faaliyetleri karşılaştırılarak uyum düzeyleri, vakıflarda iç denetim ve iç kontrol yapıları ve vakıf yöneticilerinin farkındalıklarının belirlenmesine yönelik bir araştırma çalışması yapılmıştır.

DenetimKar amacı gütmeyen kuruluşlarStandartlar+3
Kerim Alaş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İştirak ve iş ortaklığı yatırımlarının TMS 28, TFRS 11 ve TFRS 12 kapsamında muhasebelestirilmesi ve MSUGT ile karşılaştırılarak temel finansal tablolarda sunumu

İşletmeler ellerindeki likidite fazlasını diğer işletmelerde değerlendirerek gelir elde edebilirler. İşletme diğer işletmeye borç vererek veya öz kaynağına katkıda bulunarak diğer işletmeye yatırım yapar. Verdiği borç karşılığında faiz geliri, diğer işletmenin öz kaynağına yaptığı katkı karşılığında ise temettü, yönetime katılma ve değer artışlarından gelir elde etmeyi bekler. Diğer işletmelere yapılan yatırımların sınıflandırılması, kayıtlarda izlenmesi ve değerlemesinde yatırımı yapan işletmenin bu yatırımı elinde tutmayı düşündüğü zaman, yatırım yapılan işletme üzerindeki kontrol gücü veya önemli etkisinin bulunması gibi konular önemlidir. Yatırım yapan işletme kısa vadeli, spekülatif, amaçlarla bu yatırımı yapmışsa, bu bir finansal varlıktır, TMS 32, TMS 39 veya TFRS 9 ve TFRS 7 standartları çerçevesinde sınıflanır, kayıtlanır, değerlenir, sunumu ve açıklamaları yapılır. İşletmenin diğer işletmenin öz kaynağına uzun vadeli yatırım yapıp bundan temettü, yönetime katılma ve değer artışı kazançları bekliyorsa bu durumda işletme üzerinden kontrol gücü veya önemli etkisinin varlığı önemlidir. İşletmenin yatırım yaptığı işletme üzerinde kontrol gücü varsa, bu bir bağlı ortaklılıktır ve TFRS 3, TFRS 10 TFRS 12 (düzenleyici tarafından gerekli görülüyorsa TMS 27) standartları doğrultusunda sınıflanır, kayıtlanır, değerlenir, sunumu ve açıklamaları yapılır. Diğer taraftan diğer işletme üzerinde önemli etki varsa bu iştirak veya iş ortaklığıdır. TMS 28, TFRS 11 ve TFRS 12 standartları doğrultusunda sınıflanır, kayıtlanır, değerlenir, sunumu ve açıklamaları yapılır. İşletmelere yapılan yatırımlar çok kapsamlı olduğundan çalışmamızda sadece iştirak ve iş ortaklıkların yapılan yatırımların Türkiye Muhasebe /Finansal Raporlama Standartları doğrultusunda sınıflandırılması, kayıtlanması, değerlenmesi ve sunumu konuları ele alınmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde; konuyu açıklayıcı temel kavramlara değinilmiş, ikinci bölümünde; iştirak ve iş ortaklığı yatırımlarının muhasebeleştirilmesi, finansal tablolarda sunumu ve dipnot açıklamalarına yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise; iştirak ve iş ortaklığı yatırımının MSUGT ve TMS/TFRS uygulamalarını açıklayıcı örneklere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Önemli Etki, İştirak, Müşterek Anlaşma, İş Ortaklığı, Müşterek Faaliyet, TMS, TFRS.

Finansal tablolarMuhasebe Sistemi Uygulama Genel TebliğiMuhasebe işlemleri+7
Tuncay Yılmaz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki finansal tablo denetim planlaması uygulamalarının uluslararası denetim standartlarına uygunluğu ve bir araştırma

Denetim planlama ile başlamakta ve denetim çalışmasının her aşamasında planlama yapılırken elde edilen veriler kullanılmaktadır. Dolayısıyla planlama faaliyeti denetim sürecinin en önemli aşamasıdır.İyi bir denetim planı denetçiye en üst düzeyde zaman kazancı, optimum risk ve maliyet avantajları sağlayabilmekle birlikte, denetimin başarısını ve kalitesini arttıracaktır. Bu da ancak uluslar arası nitelikteki standartlara uygun olarak gerçekleştirilen denetim faaliyetleri ile mümkündür.Çalışmanın amacı, Sermaye Piyasası Kurulu'na bağlı Bağımsız Denetim Şirketlerinin ve 3568 Sayılı Yasaya göre denetim yapan Yeminli Mali Müşavirlerin, finansal tablo denetim planlaması uygulamalarının, uluslar arası denetim standartlarına uygun olup olmadığını ölçmek, değerlendirmektir.Bu çalışmayla Türkiye'de Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında faaliyet gösteren 12 Bağımsız Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş. ve kendi nam-ı hesabına bağımsız olarak çalışmakta bulunan 25 Yeminli Mali Müşavir, 4 Yeminli Mali Müşavirlik LTD.ŞTİ., 2 Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş. tarafından gerçekleştirilen denetim planlaması çalışmalarının, uluslar arası denetim standartlarına uygunluğu, anket yöntemiyle elde edilen verilerin yorumlanması yoluyla ortaya konmaya çalışılmıştır. Türkiye'deki finansal tablo denetim planlaması uygulamalarının uluslar arası denetim standartlarına uygun olup olmadığına yönelik olarak yapılan değerlendirme neticesinde tüm deneklerin olumlu yanıtlar verdiği tespit edilmiş ve genel olarak standartların belirlediği kriterlere yüksek düzeyde katılım olduğu saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Denetim, Uluslararası Denetim Standartları, Planlama, Denetim Planlaması.

DenetimDenetim planlamasıFinansal denetim+5
Belgin Meriç
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

KOBİ TFRS setinin muhasebe meslek mensupları tarafından uygulanabilirliği üzerine bir araştırma

Dünya ekonomisinin her geçen gün daha fazla küreselleşmesiyle birlikte faaliyet gösteren işletmelerin farklı muhasebe uygulamalarıyla karşı karşıya kalmaları istenmeyen bir durum oluşturmuştur. Bu durumu ortadan kaldırmak ve muhasebe uygulamalarında tekdüzeliğin sağlanması için muhasebede standartlaşmaya gidilmesi amacıyla birçok ülkede çalışmalar yapılmıştır. Günümüzde özellikle gelişmiş ülkelerde UFRS tüm yönleriyle uygulanmaktadır. Avrupa Birliği, hisse senetleri borsada işlem gören firmaların finansal tablolarını 2005 yılı itibariyle UFRS'ye göre hazırlama zorunluluğu getirmiştir. Türkiye de AB'ye üye olma sürecinde olan bir ülke olduğu için muhasebe sistemini UFRS'ye göre hazırlamakta ve uygulamaktadır.KOBİ'ler ülke ekonomileri için vazgeçilmez bir öneme sahiptirler ve uluslararası arenadaki önemi gün geçtikçe artmaktadır. Bunun neticesinde KOBİ'ler için ayrı bir standartlaşmaya gidilmesi fikri ortaya çıkmıştır. 9 Temmuz 2009 tarihi itibariyle KOBİ'ler için muhasebe standartları yayınlanmış olup uygulama tarihi ülkelerin tercihine bırakılmıştır. KOBİ TFRS'nin, Türkiye'de faaliyette bulunan KOBİ'ler için küresel arenada anlaşılabilir finansal tablo üretilmesini sağlayacağı ve uluslararası ticaretin gelişmesini sağlayarak denetimi kolaylaştıracağı düşünülmektedir.KOBİ'ler ülke ekonomilerinde önemli bir yer tutmaktadır ve muhasebe meslek mensuplarının en çok muhatap olduğu firmalar KOBİ'lerdir. Bu çalışma, muhasebe uygulamalarının mevcut durumu, UFRS'lerin bugünkü durumu ve KOBİ TFRS'nin uygulanabilirliğine ilişkin ülkemizde faaliyette bulunan meslek mensuplarının bakış açılarını ortaya koymak amacıyla yapılmıştır.Bu çalışmada, muhasebe mesleği ve mesleğin gelişmesi ile ilgili etkenler, KOBİ'ler ve ülke ekonomileri açısından KOBİ'lerin önemi, UFRS'lerin tanımı, gerekliliği, Dünya'da UFRS uygulamaları ve Türkiye'deki uygulamalara etkileri ve KOBİ TFRS setinin hazırlanması ile tam setten farklılıkları ele alınmıştır. KOBİ TFRS'nin uygulanabilirliğinin ölçülmesi amacıyla Kütahya SMM Odası'na bağlı meslek mensuplarına mevcut durum, UFRS ve KOBİ TFRS konularını içeren anket uygulanarak düşünceleri alınmıştır.Anahtar Kelimeler: KOBİ TFRS, KOBİ TFRS'nin Uygulanabilirliği, Muhasebe Mesleği, Muhasebe Meslek Mensupları.

Finansal raporlamaFinansal raporlama standartlarıKOBİ+6
Elçin Eren
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Küçük ve orta ölçekli işletmelerin bağımsız denetime yaklaşımlarını etkileyen faktörler üzerine bir araştırma

ÖZET KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ İŞLETMELERİN BAĞIMSIZ DENETİME YAKLAŞIMLARINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA GÜNGÖRMÜŞ, Ali Haydar Doktora Tezi, İşletme Anabilim Dalı Tez Danışmanı: Prof. Dr. Hüseyin ERGİN Haziran, 2014, 187 sayfa Son yıllarda dünya ticari hayatındaki hızlı değişim ile birlikte işletmeler artık uluslararası hale gelmektedir. İşletmelerin çok farklı ülkelerde faaliyet göstermesi muhasebe ve denetim alanında ortak bir dilin geliştirmesi zorunlu hale getirmiştir. Bu sürecin sonunda "Uluslararası Muhasebe Standartları"(UMS) ve "Uluslararası Denetim standartları"(UDS) ile dünya ölçeğinde bir tekdüzelik hayata geçirilmiştir. Ülkemizde Yeni Türk Ticaret Kanun'u (TTK) ile bu tekdüzeliğe ayak uydurma noktasında Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler (KOBİ) için belirli kriterler çerçevesinde bağımsız denetim ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır. Bu gelişmeler olurken Türkiye'deki KOBİ'lerin bağımsız denetime bakış açılarını etkileyen faktörlerin bilinmesi ve sürecin bu bilgiler ışığında yönetilmesi önem arz etmektedir. Araştırmamızın temel amacı KOBİ'lerin bağımsız denetime yaklaşımlarını etkileyen faktörlerin ortaya konulmasıdır. KOBİ'lerin bağımsız denetiminde yer alan tüm tarafların görüşleri önemli olmakla birlikte çalışmamız, bağımsız denetimin işletmede yapılmasına karar veren üst düzey yöneticilerin görüşleri üzerine odaklanmıştır. KOBİ'lerin bağımsız denetime yaklaşımını etkileyen faktörler üzerine Türkiye'de şuana kadar bir araştırma yapılmamıştır. Çalışmamız bu alanda yapılan ilk araştırma olma özeliği taşımaktadır. Özellikle son dönemde yeni TTK ile sermaye şirketleri için uygulanması öngörülen bağımsız denetime işletme yöneticilerinin bakışını görmek açısından bu çalışma önem arz edecektir. Yurt dışında ise bağımsız denetime yönelik işletmelerin bilinçli olması ve konuyu benimsemiş olmaları nedeniyle üzerinde çok fazla çalışma yapılmadığı gözlemlenmiştir. Çalışmada araştırmanın veri toplama sistemi olarak anket yöntemi seçilmiştir. Çalışma evreni olarak İstanbul ilindeki KOBİ'ler seçilmiştir. İstanbul ilini seçmemizdeki amaç bu ilde yapılan çalışma sonuçlarının bize Türkiye genelinde bir bilgi verecek olmasıdır. Bağımsız denetimi etkileyen tüm faktörlerin çalışmada yer almasının güçlüğünden dolayı araştırma kapsam olarak sınırlandırılmıştır. Çalışmada dört ana faktör üzerinden inceleme yapılmış ve sonuçlar ortaya konulmuştur. Çalışma sonucunda: Kurumsal yönetim düzeyi yüksek olan, iç denetim sistemini etkin olarak kullanan, muhasebe bilgi sisteminin kalitesi yüksek olan ve bir büyüme stratejisi benimsemiş işletmeler bağımsız denetime olumlu yaklaşmaktadırlar. Anahtar Kelimeler: Küçük ve Orta Ölçekli İşletme, Bağımsız Denetim, Kurumsal Yönetim, Muhasebe Bilgi Sistemi.

Bağımsız denetimDenetimDenetim standartları+3
Ali Haydar Güngörmüş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessEN

Investigating the standards and procedures in the recruitment of testing office members in English preparatory programs at universities in Turkey

The aim of this research is to determine the procedures in the recruitment process for independent testing units within the English Preparatory Programs in Turkey and the standards considered by the administrators in this process. This study also investigates the training programs provided by the institution for the staff assigned to the testing unit and what changes are desired to be made by the administrators in the process of testing office recruitment. For the current study, the qualitative research method has been utilized and semi-structured interviews were conducted with administrators from 15 universities (9 state and 6 foundation universities) invited by the researcher for qualitative data collection. In these interviews, the interview questions prepared by the researcher through literature research and expert opinion were forwarded to the participants. The interviews were transcribed by the researcher and analyzed by the content analysis method. Qualitative findings have shown that there is no standard procedure for assigning testing unit members and that each university prefers different practices when choosing the testing office members. In addition, it has been observed that the candidates of testing offices are not required to have assessment literacy, educational background in English language teaching, or a certificate in the field of assessment. 7 participants stated that they measured the candidates' skills in developing and applying appropriate assessment methods during the testing unit recruitment process. "Experience in the current institution" was the most mentioned criterion in the study. The results also showed that the participating institutions offered training to the testing unit officers with various resources such as master-apprentice relationships, observation, and training programs provided by different institutions. Finally, 7 of the participants expressed that they were pleased with the current practices and did not want to make any modifications while the other 8 participants mentioned some desired changes in the recruitment process, qualifications, or the induction process. As a result, it can be concluded that there is no standardized procedure or any list of criteria for the testing unit recruitment process in English Preparatory Programs in Turkey, and participating universities have developed their own methods and techniques.

DutyDuty divisionPreparatory classes+6
Aylin Ay
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

FDIC çerçevesinde uluslararası inşaat sözleşmeleri

Son yıllarda hızla artmakta olan uluslararası inşaat çalışmalarında, taraflar arasında ortaya çıkması muhtemel uyuşmazlıkların çözümünde genel tip (standart)FIDIC sözleşmeleri kullanılmaktadır. Taraflarının, farklı devlet vatandaşı olduğu veya farklı ülkelerde ikamet ettiği ya da sözleşme konusu olan ödemelerin bir ülkenin sınırlarının dışına çıktığı sözleşmelerde(uluslararası) oluşabilecek uyuşmazlıkları çözümleyecek uluslararası bir mahkeme bulunmadığından dolayı FIDIC sözleşmeleri etkin olarak uygulanmaktadır. FIDIC sözleşmeleri tasarım aşamasından yapım aşamasına kadar birçok teknik detayı içermekle birlikte, inşaat mühendisliği alanında özellikle son yıllarda ulaşılan bilgi, birikim ve bilgisayar-elektronik temelli teknik altyapı uygulamalarındaki gelişmelere bağlı olarak, bu sözleşmelerde farklı yaklaşımların ortaya konulması gündeme gelebilir. Bu nedenle, FIDIC sözleşmelerinde üzerinde durulan geleneksel inşaat uygulamalarının geoteknik, hidrolik, mekanik, ulaştırma ve yapı malzemesi gibi farklı teknik başlıklar altında incelenmesinin taraflara çeşitli faydalar sağlayacağı düşünülmektedir. Bu bağlamda, Türk Hukuku ve Uluslararası Hukuktaki 'sözleşme' kavramı, FIDIC sözleşmeleri özelinde incelenerek, ulaşılan sonuçlar ve öneriler sunulmaktadır.

FIDICStandartlarSözleşmeler+4
Ali Fırat Çabalar
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bilim ve sanat merkezlerine öğretmen seçim standartlarının belirlenmesi

Bu çalışmanın amacı; bilim ve sanat merkezlerine öğretmen seçimine ilişkin standartların oluşturulmasıdır. Standartlar oluşturulurken delphi tekniği kullanılmıştır. Delphi tekniği, uzman bir grubun görüşlerine başvurmak suretiyle, mevcut görüşlere kontrollü geri bildirim sağlayarak, mutabakata varılan güvenilir bir anket elde etme sürecidir. Bu çalışmanın uzman grubunu bilim ve sanat merkezleri öğretmen seçim süreçlerini başarı ile tamamlamış ve halen bilim ve sanat merkezlerinde görev yapmakta olan öğretmenler oluşturmaktadır. Çalışmada uzman grup belirlenirken amaçlı örnekleme yöntemlerinden biri olan ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Uzman grup içerisinde; 15 öğretmen, 6 yönetici ve alanda uzman 2 akademisyen olmak üzere toplam 23 kişi bulunmaktadır. Delphi tekniği 3 tur üzerinden uygulanmıştır. İlk turda 5'li likert ölçek kullanılmış, diğer turlarda ise mevcut performans göstergeleri üzerinde uzlaşı sağlanmaya çalışılmıştır. Bu çalışma neticesinde; kişisel özellik, ilgi ve istek, beceri, iletişim, akademik, teknoloji ve entelektüel düzey olmak üzere yedi standart alan belirlenmiştir. Belirlenen standart alanlara ilişkin görüşler analiz edilerek performans göstergelerine dönüştürülmüş ve uzmanların bu göstergeler üzerinde görüş birliği sağlama durumları ortaya konulmuştur. Yedi standart alanda, kişisel özellik (17), ilgi ve istek (8), beceri (14), iletişim (7), akademik (8), teknoloji (5) ve entelektüel düzey (5) olmak üzere toplamda 64 performans göstergesi elde edilmiştir. Elde edilen standartlar ve performans göstergeleri, öğretmenlerin kendilerini geliştirebilecekleri alanları bilmeleri ve iyileştirebilecekleri nitelikler konusunda özdenetim mekanizması oluşturabilmeleri açısından önem arz etmektedir.

Bilim ve sanat merkezleriKalite standartlarıPerformans+7
Fatih Kurt
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İngilizce B1 seviye atlama sınavının kesme puanının farklı standart belirleme yöntemlerine göre incelenmesi

Bu araştırmada Angoff, Angoff Y/N, Nedelsky ve Ebel standart belirleme yöntemlerinden elde edilen kesme puanları kendi aralarında, sınavın mevcut kesme puanıyla ve norma dayalı bir değerlendirme olan 50 T puanı ile çeşitli yönlerden karşılaştırılmıştır. Çalışmada bir üniversitenin yabancı diller yüksekokulunun B1 kuru için hazırladığı 62 sorudan oluşan sınavı, 448 öğrenciye uygulanmıştır. Çalışmada en düşük kesme puanını Nedelsky yönteminin, en yüksek kesme puanını Angoff Y/N yönteminin verdiği görülmüştür. Yöntemlere göre başarılı sayılan öğrenci yüzdeleri arasındaki farka z testi ile bakılmış ve yöntemlerin ikili karşılaştırılmalarının tamamında aralarındaki fark anlamlı bulunmuştur. Öğrencilerin yöntemlere göre başarı durumlarının sınıflandırılmasına Cohen's Kappa testi ile bakılmış ve en yüksek uyumun Angoff ile Ebel yöntemleri arasında, en düşük uyumun Angoff Y/N ile Nedelsky yöntemleri arasında olduğu görülmüştür. Yöntemlere ait minimum geçme puanları arası ilişkiyi incelemek için Spearman Brown Sıra Farkları Korelasyon katsayısı hesaplanmış, en yüksek ilişkinin Angoff-Ebel yöntemleri arasında olduğu görülmüştür. Yöntemlere ait minimum geçme puanları ortalamaları arasındaki farkın anlamlılığına bakmak için Wilcoxon testi yapılmış ve test sonucunda Angoff-Nedelsky, Angoff-Ebel, Angoff Y/N-Nedelsky ve Nedelsky-Ebel yöntemleri arasında anlamlı farklılık olduğu görülmüştür. Uzmanlar arası uyumun Angoff yönteminde orta düzeyde, Ebel ve Nedelsky yönteminde yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Mevcut kesme puanına ve 50 T puanına göre başarılı sayılan öğrenci yüzdesi ile yöntemlere göre başarılı sayılan öğrenci yüzdelerinin karşılaştırılması sonucunda aralarında anlamlı farklılık bulunmuştur. 50 T puanına ve yöntemlere göre öğrencilerin başarı durumlarının sınıflandırılmasında 50 T puanı ile en iyi uyumu Nedelsky yönteminin verdiği görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Kesme Puanı, Angoff Yöntemi, Angoff Y/N Yöntemi, Nedelsky Yöntemi, Ebel Yöntemi

Angoff Standart Belirleme YöntemiEbel Standart Belirleme YöntemiKesme puanlar+7
Rümeysa Kaya
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye muhasebe standartlarının (TMS) Türk sigortacılık sektörü üzerindeki etkileri

Bu çalışmanın temel amacı, Türkiye Muhasebe Standartlarının (TMS) Türk sigorta sektörü üzerindeki etkilerinin analiz edilmesidir. Çalışmada öncelikle, muhasebe standartları ve sigorta sektörüne yönelik genel kavramsal çerçeve ortaya konulmuştur. Sigorta sektörüyle ilgili muhasebe standartları genel olarak açıklanmıştır. Türk finansal sistemi içerisinde çok önemli bir yere sahip olan sigortacılık sektörünün tanımı, önemi, türleri, işlevleri, temel ilkeleri ve finansal tabloları üzerinde durularak, finansal analizlerden ve oranlarından bahsedilmiştir. Çalışmanın amacı doğrultusunda, 2003-2017 yılları arasında hayat dışı branşlarda faaliyet gösteren sigorta şirketlerinin sektöre özgü 20 adet temel finansal oranının ortalamaları alınarak, yıllar itibariyle karşılaştırılmalı olarak hesaplanmıştır. Daha sonra bu oranlarda, TMS öncesi (2003-2007) ve sonrası (2007-2017) dönemler istatistiksel açıdan anlamlı bir fark olup olmadığı incelenmiş ve anlamlılık düzeyleri test edilmiştir. Çalışmada istatistiksel veri analizi yöntemi olarak, finansal oran analizi ve Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Veriler SPSS 20.0 paket programı aracılığı ile analiz edilmiştir. Analiz sonucunda elde edilen bulgulara göre, sigorta sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin 13 adet finansal oranında TMS öncesi ve sonrası dönemler arasında ve sektörel bazda belirli anlamlılık düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir.

Muhasebe standartlarıSigorta sektörüSigortacılık+3
Gürcühan Cengiz
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de mali tahlil ve istihbarat çalışmalarının Basel II standartlarına uyumu ve katılım bankaları üzerinde bir uygulama

2004 yılında Basel II Standartlarının yayınlanmasıyla birlikte birçok Avrupa ülkesinde faaliyet gösteren bankalar bu standartlara uyum konusunda yoğun çalışmalar gerçekleştirmişlerdir. 2006 yılında bankaların Basel II standartlarına uyma zorunluluğu AB müktesebatına dahil edilmesiyle, AB'ye üyelik yolunda olan ülkeler için bu standartlara uyum zorunlu hale gelmiştir. Temel amacı bankaları krizlere karşı daha dirençli hale getirmek olarak ifade edilen Basel II standartlarına uyum konusu, Türkiye'de yasal, siyasi ve ekonomik birçok nedenden dolayı tartışılmış ve ilk başta 2008 yılında uygulanması planlanan standartlar belirtilmeyen bir süreye ertelenmiştir. Fakat AB üyeliği konusunda çalışmaları devam eden Türkiye'nin Basel II standartlarına uyum çalışmalarına hız kesmeden devam edeceği belirtilmiştir. Her ne kadar Basel II standartlarında asgari sermaye yeterlilik hesaplamaları öne çıksa da, Basel II standartları etkileri geniş ve derin olan standartlardır. Türkiye açısından bakıldığında kredilendirmedeki yöntem ve süreç değişikliği büyük önem arz etmektedir. Basel II standardıyla birlikte kredilendirmede firma için verilen derecelendirme (rating) notu, kredi limitinin tespit edilmesinde, kredi fiyatlamasında ve teminat yapısının belirlenmesinde ana faktör olarak kabul edilecektir. Günümüzde kredilendirme ise bankalarca yapılan mali tahlil ve istihbarat (MTİ) çalışmalarına göre yapılmakta olup, bu çalışmaların bankacılık sektörü açısından önemi, Basel II standartlarına uyumu ve MTİ çalışanlarının derecelendirme sistemine bakış açılarına ilişkin literatürde fazla kaynak bulunmamaktadır. Bu çalışmayla; bankacılık sektörünün üzerinde durduğu en hassas faaliyetlerden biri olan kredilendirme sürecinin MTİ çalışmaları ve bu çalışmaların temel dayanakları incelenmiş ve bu sürecin Basel II standartlarının sonucu olan derecelendirme sistemine uyumu tartışılmıştır.Bu bağlamda Türkiye'de faaliyet gösteren 4 katılım bankasının 83 MTİ uzmanına anket uygulanmıştır. Sonuçlara göre; MTİ çalışmalarıyla, Basel II standartlarının yapılmasını ön gördüğü uygulamalar arasında temel farlılıklar olmadığı, hem Basel II standartlarının önerdiği derecelendirme sisteminde hem de mali tahlil çalışmalarında firmaların kredi değerliliğini belirleyen ana faktörün firma mali verileri olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanında firma mali verilerine olan güvenin az olduğu, bu nedenle derecelendirme sistemine olan güvenin de düşük olduğu görülmüştür. Basel II standartlarına uyum konusunda eğitim alan personelin az olduğu ve alınan eğitimin personelin tamamını tatmin etmediği tespit edilmiştir. Sonuç kısmında; yapılan bu çalışmanın bulgularından bahsedilmiş ve önerilerde bulunularak literatüre katkı sağlanmaya çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Basel II, Mali Tahlil ve İstihbarat, BIS, Kredi, Risk, Sermaye, KOBİ, Katılım Bankası

BankalarBasel IIBasel kriterleri+4
Mustafa Can Samırkaş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Tanı testlerinin değerlendirilmesinde kullanılan standartlar ve analitik yöntemler

Bir tanı testinin doğruluk ölçütlerinin değerlendirilmesinde yansız tahmin ediciler tercih edilir. Ancak, testin doğruluk ölçütlerinin belirlenmesinde yanlılıklar ile karşılaşılabilir. Bu yanlılıklardan sıklıkla görülenleri; Doğrulama yanlılığı ve Kesin olmayan altın standart yanlılığıdır. Bu tezde bu yanlılıkların düzeltilmesinde kullanılan yaklaşımlar incelenmiş ve bu yaklaşımların sorun yaşadığı durumlarda alternatif olabilecek yaklaşımlar önerilmiştir.Doğrulama yanlılığı çalışmaya alınan tüm bireylere altın standart testin uygulanmaması sonucunda ortaya çıkar. Tanı testinin ikili ölçüm olması durumunda yanlılığın düzeltilmesinde; altın standart uygulanmayan bireylerin sonuçları eksik ölçüm olarak kabul edilirse, eksik ölçüm mekanizmasına göre, Begg&Greenes, Zhou sınırları, Lojistik Regresyon, Çoklu İmputasyon gibi yaklaşımlar kullanılır. Bu tezde bu yaklaşımlara Yapay Sinir Ağları yaklaşımı da alternatif olarak eklenmiş ve yaklaşımlar çeşitli karşılaştırma başlıkları altında üretilmiş ve gerçek veri setleri kullanılarak karşılaştırılmıştır.Kesin olmayan altın standart yanlılığı ise, altın standart olarak kabul edilen bir testin olmaması durumunda bu test yerine daha düşük sınıflama başarısı olan bir testin, kesin olmayan altın standart testinin, kullanılması ile ortaya çıkar. Yanlılığın düzeltilmesinde tanı testinin ölçüm ölçeğine göre Tutarsızlık Çözücü, Bileşke Referans Standardı, Zhou'nun Parametrik olmayan ROC eğrisi tahmini, Bayes yaklaşımı gibi yaklaşımlar kullanılır. Bu tezde bu yaklaşımlar ile bunlara alternatif olarak önerilen Gizli Sınıf Analizi yaklaşımı, üretilmiş ve gerçek veri setleri kullanılarak karşılaştırılmıştır.Üretilmiş veri seti ile yapılan tüm karşılaştırmalarda yaklaşımların sonuçlarını etkileyebilecek: değişen veri seti büyüklüğü, değişen hastalık prevelansı, değişen doğruluk ölçütü gibi durumlar göz önüne alınmıştır.Doğrulama yanlılığını düzeltmede; kesin tanı doğrulaması yapılmamış bireylerin rastgele seçilmiş olması durumunda Begg&Greenes yaklaşımı, rastgele olmaması durumunda ise Lojistik Regresyon ve Yapay Sinir Ağları yaklaşımlarının uygun yaklaşımlar olabileceği görülmüştür.Kesin olmayan altın standart yanlılığını düzeltmede; tanı testinin ikili ölçüm olması durumunda uygun prevelans aralığı ve yüksek doğruluk ölçütünde Gizli Sınıf Analizi; tanı testinin sıralı ölçüm olması durumunda yine uygun prevelans aralığı, yeterli sayıda kategori ve test varlığında Gizli Sınıf Analizi; tanı testinin sürekli ölçüm olması halinde ise küçük örneklem, düşük eğri altında kalan alan ve karıştırıcı etkili değişken varlığı dışındaki durumlarda Bayes yaklaşımı, bu yaklaşımın sorun yaşadığı durumlarda ise Gizli Sınıf Analizi önerilebilir yaklaşımlardır.

BiyoistatistikROC eğrisiReferans standartları+4
İlker Ünal
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Marka değerinin finansal modellerle ölçülmesi ve ölçülen marka değerinin TMS 38 maddi olmayan duran varlıklar standardına göre muhasebeleştirilmesi

Dünya ticaretinin küresel bir boyut kazanması ile birlikte son yıllarda ticari faaliyetlerde birçok gelişme meydana gelmiştir. Yaşanan gelişmelerle birlikte şirketlerin markaları da büyük önem kazanmıştır. Markaların önem kazanmasıyla birlikte şirketlerin mali tablolarında raporlanabilmesi amacıyla marka değerlemesi gereksinimi giderek artmıştır. Markaların alınıp satılmaya başlanması, şirket birleşmelerine konu olması, marka değerinin nasıl hesaplanacağı konusundaki belirsizlikleri gündeme taşımıştır. Bu bağlamda marka değerinin nasıl hesaplanacağı hususunda bir takım modeller geliştirilmiştir. Önceden geliştirilen bu modellerin her birinin kendine özgü hesaplama teknikleri ve birbirinden farklı parametreleri bulunmaktadır. İlgili literatür incelenerek her modelin pozitif ve negatif yönleri belirlenmiştir. Şirketlerin marka değerlerini mali tablolarında göstermeleri kendilerine avantaj sağlamaktadır. Aktif varlıkların gücünü artıran marka değerleri, şirketlerin bilançolarında maddi olmayan duran varlıklar içerisinde yer alarak kimi zaman duran varlıklardan daha fazla değere sahip olabilmektedir. Şirketlerin varlık değerini hayli artıran marka değerleri Türkiye Muhasebe Standartları gereğince sadece satın alma ya da birleşme söz konusu olduğu durumlarda şirketlerin mali tablolarında gösterilebilmektedir. Şirketlerin kendi bünyelerinde yarattıkları marka değerinin mali tablolarda gösterilmesine Türkiye Muhasebe Standartları izin vermemektedir. Yapmış olduğumuz bu çalışmada, marka kavramının her geçen gün öneminin daha fazla arttığını vurgulayarak, marka değerlemesinin finansal olarak nasıl hesaplanacağı ve hesaplanan marka değerinin mali tablolarda nasıl gösterilebileceğini ifade etmek amaçlanmıştır. Bu bağlamda ulusal ve uluslararası arenada marka değerlemesi için kullanılan modeller ifade edilerek bu modellerin pozitif ve negatif yönleri belirtilmiştir. Marka değerlemesi için birden fazla model olmasından dolayı bu modeller içerisinden Dünyada ve Türkiye'de en çok kullanılan, verileri elde etme ve sayısal sonuçlar verebilmesi açısından da tercih edilen, Hirose Modeli ve Sermaye Piyasalarını Esas Alan Marka Değerleme Modeli kullanılmıştır. Gıda ve haberleşme sektöründe olmak üzere ayrı sektörlerde faaliyet gösteren iki şirketin marka değerlemesi uygulaması yapılmıştır. Uygulamada, gıda sektöründe faaliyet gösteren Ülker Bisküvi Sanayi AŞ ile haberleşme sektöründe faaliyet gösteren Turkcell İletişim Hizmetleri AŞ'ye ait veriler kullanılmıştır. Veriler Kamu Aydınlatma Platformu'ndan (KAP) elde edilmiştir. Elde edilen veriler sonucunda hesaplanan marka değerlerinin şirketlerin mali tablolarında hangi şartlarda ve nasıl gösterilebileceği ifade edilmiştir.

Duran varlıklarFinansal modellerGıda sektörü+7
Orhan Keskin
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Maddi duran varlıkların mevcut sistem uygulaması ve TMS 16 kapsamında uygulamalı incelenmesi

Günümüzde küreselleşmenin etkisiyle coğrafi sınırlar ortadan kalkmış ve birçok noktada farklılıkların giderilme çabası artmıştır. Muhasebe alanına da yansıyan bu çabalar sonucunda; IAS (International Accounting Standards) adı altında muhasebe standartları yayınlanmış, uygulama farklılıklarının kaldırması amaçlanmıştır. Ülkemizde de muhasebe uygulamalarının uluslararası muhasebe standartlarına uyumu için Türkiye Muhasebe Standartları yayınlanmaktadır. UFRS' de temel prensip, işletmelerin gerçeğe uygun mali durumu gösteren değerleme ve kaydetme işlemlerinin standartlara göre hazırlanmasıdır. Böylece hem en doğru bilgi hem karşılaştırılabilirlik ön plana çıkmıştır. Bu çalışmanın konusu, işletme faaliyetlerinde ve finansal tablolarında önem arz eden maddi duran varlıkların standart ve mevcut sistem ile farklarını uygulama ile karşılaştırarak incelemektir.

DeğerlemeDuran varlıklarMaddi varlık+4
Ayşe Döndü Kayhan
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Stoklar ve maddi duran varlıklara ilişkin muhasebe standartlarının işletmelerce açıklanan muhasebe bilgi düzeyine etkisi; Türkiye'deki işletmeler üzerine bir uygulama

Küreselleşen dünyada, farklı ülkelerde faaliyet gösteren firmaların ticari ve ekonomik ilişkilerinin giderek artması, hem ülkeleri hem de firmaları birbirine yakınlaştırmaktadır. Firmalar faaliyette bulundukları ülkelerde kendi iç dinamiklerinin etkisiyle oluşturdukları muhasebe sistemlerine uygun bir şekilde muhasebe kayıtlarını tutmak zorundadırlar. Gerek firmalar gerekse işletme ile ilgilenen yatırımcı, paydaş ve kamu kuruluşları muhasebeleştirme sürecinde oluşan bilgileri kullanarak kararlar alabilmektedir. Artan rekabet ve küreselleşme ortamında, farklı ülkelerde farklı kurallara göre finansal raporların hazırlanması, bu tabloların karşılaştırılmasında sıkıntılara yol açmaktadır. Bu nedenle finansal tabloların uyumlaştırılması doğrultusunda Uluslararası Muhasebe Standartları'nın kullanımı bir zorunluluk haline gelmiştir. Bir çok ülkede olduğu gibi Türkiye'de de 2005 yılı itibariyle Sermaye Piyasası Kurulu'na (SPK) tabi işletmelerin Uluslararası Muhasebe Standartları'na uyumlu şekilde muhasebeleştirme ve raporlama işlemlerinin yapılması zorunlu kılınmıştır. 2013 yılı itibariyle de SPK'ya tabi işletmelerin yanında belirli büyüklükteki birçok işletmeye Yeni Türk Ticaret Kanunu'nda yapılan değişiklikle yasal defterlerini ve finansal tablolarını standartların öngördüğü şekilde hazırlama mükellefiyeti getirilmiştir. Bu çalışmada, SPK'ya kayıtlı firmaların 2005 öncesi uymak zorunda olduğu muhasebe mevzuatı ile 2005 sonrası uymak zorunda oldukları uluslararası muhasebe standartları ile uyumlu Türk Muhasebe Standartlarına göre hazırladıkları faaliyet raporlarında açıkladıkları bilgi düzeyi karşılaştırılarak, Uluslararası Muhasebe Standartları'nın firmalarca açıklanan muhasebe bilgi düzeyine etkisi araştırılmıştır. Çalışmanın odak noktasını maddi duran varlıklar ve stoklar standardı oluşturmaktadır. SPK'ya kayıtlı 100 firmanın 2003, 2007 ve 2012 yıllarına ait faaliyet raporları bu iki standart açısından analiz edilmiştir. Faaliyet raporlarından elde edilen verilerden hareketle ölçülen açıklanan muhasebe bilgi düzeyi çoklu regresyon yöntemiyle analiz edilmiştir. Firmaların Uluslararası Muhasebe Standartları ile uyumlu TMS'lerin yayınladığı 2005 sonrası yıllık faaliyet raporlarında açıkladıkları muhasebe bilgi düzeyinde artış olduğunu gösteren analiz sonuçları, UMS'ların firmaların açıkladığı bilgi düzeyine etkisi olduğuna işaret etmektedir. Anahtar Kelimeler: Uluslararası muhasebe standartları, maddi duran varlıklar ve stoklar standardı, açıklanan muhasebe bilgi düzeyi

GayrimenkullerMuhasebe bilgisiMuhasebe standartları+4
Abdulaziz Savun
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Tanı testlerinin altın standart varlığında/yokluğunda değerlendirilmesi: Bayesci yaklaşımın katkısı

Tanı testleri, hasta ve sağlıklı bireylerin oluşturduğu heterojen bir kitlede bireyin gerçek durumunu ortaya çıkarmak amacıyla kullanılır. Doğruluğu kesin olarak kanıtlanmış altın standart testler ile bireylere "hasta" ya da "sağlıklı" tanısı konulmaktadır. Bazı altın standart testlerdeki uygulama zorlukları, test maliyetlerinin yüksek olması ve çeşitli hastalıklarda testin girişimsel olması nedeniyle her şüpheli durumda kullanımı mümkün olmayabilmektedir. Bu nedenle sağlık alanında altın standart testlere alternatif olabilecek tanı testleri geliştirilmeye çalışılır. Altın standart test ile gerçek durumu belirlenen bireylere alternatif yeni test uygulanarak, bu yeni tanı testinin sınıflama gücünü gösteren doğruluk ölçütleri elde edilir. Altın standart varlığında ve yokluğunda bu doğruluk ölçütleri farklı yaklaşımlar kullanılarak elde edilmektedir. Bu yaklaşımlardan birisi de araştırmacılar tarafından değişik alanlarda yaygın olarak uygulanmaya başlanan Bayesci yaklaşımdır. Bayesci yaklaşım araştırmacıya ilgilendiği parametre tahminlerinin elde edilmesinde önsel bilgiyi (prior) kullanma olanağı sağlamaktadır. Son günlerde klinikteki yararı yadsınamayacak olasılık hesabı nomogram ve benzeri araçlarda kullanılmaktadır. Bu tezde, Bayesci yaklaşım ile tanı testlerine ait duyarlılık ve seçicilik gibi doğruluk ölçütleri elde edilmiş ve yaklaşımın katkısı araştırılmıştır. Doğruluk ölçütlerinin elde edilmesi aşamasında; Bayesci çıkarsama, Gibbs örneklemesi, Markov Zinciri Monte Carlo (MCMC) yöntemleri kullanılmıştır. Bu amaçla üniversitemizde yapılan Helicobacter Pylori ile ilgili çalışmadan elde edilen veriler WinBUGS ve/veya R paket programı yardımıyla analiz edilmiştir. Bayesci çıkarsama yapıldığında hastalık (veya durum) ile ilgili prevalans bilgisi dikkate alındığından tanı testleri daha güvenilir sonuçlar verebilmektedir.

Bayes yaklaşımıBiyoistatistikStandartlar+3
Yusuf Kemal Arslan
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal Bilgiler öğretmenliği özel öğretim yöntemleri I ve II derslerinin akademik öğrenme standartlarının belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı, Sosyal Bilgiler Eğitimi Anabilim Dalı kapsamında eğitim gören özel öğretim yöntemleri I ve II dersinin akademik öğrenme standartlarının ortaya konmasıdır. Araştırma delphi tekniği ile gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda Sosyal Bilgiler öğretmenliği özel öğretim yöntemleri I ve II derslerinin akademik öğrenme standartların ortaya koyulabilmesi için yapılmış nitel bir araştırmadır. Standartlar Uzman gurubun belirlenmesi ve akademik öğrenme standartlarının belirlenmesi şeklinde iki grupta incelenmiştir. Birinci aşamada çalışmaya katılacak uzman grubu oluşturmak için amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Çalışmaya katılması için 56 kişiden oluşan bir uzman havuzu belirlenmiştir. Araştırmanın uzman grubu belirli ölçütleri sağlayan 15 uzmandan oluşmaktadır. Araştırmanın ikinci aşamasında delphi tekniği kullanılmıştır. Veriler delphi I tekniği ile tek sorudan oluşan "Akademik Öğrenme Standartları" başlığı altında toplanmıştır. Gelen cevaplar temalar oluşturmadan kodlar çıkarılarak içerik analizi yapılmıştır. Yapılan betimsel analizler sonucunda özel öğretim yöntemleri I dersine ait 33 akademik öğrenme taslak standarttı belirlenmiştir. Özel öğretim yöntemleri II dersine ait ise 20 akademik öğrenme taslak standardı belirlenmiştir. Her iki ders için uzmanlara tarafından ifade edilen standartlar anket haline getirilmiştir. 5' li likert şeklinde delphi II anketi ile uzmanların görüşüne sunulmuştur. Veriler SPSS programına girilerek birinci çeyrek (ç1) medyan (md) ve genişlik ( R ) değerleri alınarak analiz edilmiştir. Anahtar kelimeler: Sosyal Bilgiler Öğretimi, Özel Öğretim Yöntemleri, Akademik Öğrenme Standartları, Standartlar.

Aday öğretmenlerAkademik öğrenme standartlarıSosyal bilgiler eğitimi+5
Erşat Sak
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Uluslararası muhasebe standartları kapsamında ertelenmiş vergi ve vergi oranlarındaki değişikliğin işletme karlılığına etkisi: Borsa İstanbul'da kayıtlı işletmeler üzerine bir araştırma

Dönem faaliyetlerinin sonucu olarak ortaya çıkan, ancak zamanlama ve ölçüm farklarından dolayı gelecekteki ödenecek vergiyi etkileyecek olan ertelenmiş vergi, Uluslararası Finansal Raporlama Standartları'na (UFRS) göre hazırlanmış finansal tablolarda yer almaktadır. Ertelenmiş verginin finansal durum tablosunda ve işletme kar zarar tablolarında yer alması verginin mali analizdeki etkisini artırmıştır. Çalışmada, vergi oranlarındaki değişimin neden olacağı TMS 12 Gelir Vergileri standardına göre hesaplanarak muhasebeleştirilen ertelenmiş vergideki farklılaşmanın işletme karlılığına etkisi ele alınmıştır. Bu kapsamda finansal tabloları UFRS'ye göre oluşturulan ve Borsa İstanbul (BİST) 100 endeksinde yer alan şirketler, ertelenmiş vergi yapılarına göre sınıflandırılmış ve farklı vergi oranlarında oluşan Öz kaynak Karlılığı (ROA), Varlıkların Karlılığı (ROE) ve Satışların Karlılığı (ROS) oranları hesaplanmış ve analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular, işletmelerin vergi oranlarındaki değişimden ertelenmiş vergi yapıları nedeniyle farklı şekillerde etkilenebileceğini göstermektedir. Vergi oranlarındaki artış, net ertelenmiş vergi gelirine sahip işletmelerin oluşturduğu sınıfın karlılık oranlarını artırmış, net ertelenmiş vergi giderine sahip işletmelerin oluşturduğu sınıfın ise karlılık oranlarının azalmasına neden olmuştur. Vergi oranlarındaki azalış ise tam tersi etkiler yaratmıştır.

Borsa İstanbulErtelenmiş vergilerFinansal oranlar+6
Mahmut Semih Şekercioğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Alışveriş merkezlerinde tavan/asma tavan, zemin ve duvar oluşumlarında kullanılan malzemelerin tasarım açısından irdelenmesi: Gaziantep örneği

Değişen sosyal yapı, nüfus artışı ve gelişen teknolojiye bağlı olarak son yıllarda alışveriş yapılarının sayısında artış gözlenmektedir. Araştırmalarım sonucunda, tarihsel süreçler incelendiğinde alışveriş kavramı günden güne değişim göstermiş, alışverişe olan ilgi ve talep artmaya başlamış böylelikle alışveriş merkezi kavramı ortaya çıkmıştır. Alışveriş merkezi katlarının mekan analizi, Türk standartları enstitüsü alışveriş merkezleri için kurallar 13589 nolu standartlar ve 26 şubat 2016 tarihli resmi gazete yönetmeliğinden faydalanılarak yapılmıştır. Gaziantep'te bulunan alışveriş merkezlerinden M1 Real, Sankopark, Forum ve Primemall alışveriş merkezi olmak üzere toplam 4 alışveriş merkezinin üzerinde araştırma yapılmıştır. Kat planları incelenmiş, mağaza katları, sirkülasyon alanları, etkinlik alanları, ibadethaneler, ortak kullanım alanları, çocuk oyun alanları, tuvaletler, otoparklar üzerinde analiz yapılmıştır. Mağaza katlarında bulunan mekanlar saptanarak bu mekanların tespit edilen standartlara uygunluğu ölçülmüştür. İncelemeler sonucunda M1 Real alışveriş merkezinin yapısı ve tasarımı bakımından çoğu standartları sağlamadığı tespit edilmiştir. Forum ve Primemall alışveriş merkezlerinin yapım yılı ve değişen tasarım anlayışları etkisiyle standartlara en yakın alışveriş merkezleri olduğu tespit edimiştir. Türkiye'nin önemli turizm kentlerinden olan Gaziantep'de yapılan alışveriş merkezlerinin sayısının giderek artmakta olduğu ve yeni inşaa edilen merkezlerin iç mekanlarında işlevsel mekan çözümleri ve standartlara uygunluğu tespit edilmiştir.

Alışveriş merkezleriAsma tavanGaziantep+5
Didem Kazaz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

BİST 100'de yer alan imalat işletmelerinin TFRS 15 müşteri sözleşmelerinden hasılat standardına uyum düzeylerinin belirlenmesi

Bu araştırmanın temel amacı, BIST 100' de yer alan imalat işletmelerinin TFRS 15 Müşteri Sözleşmelerinden Hasılat Standardında yer alan açıklama zorunluluklarına uyum düzeylerini belirlemek ve belirlenen uyum düzeyi ile işletme özellikleri arasında bir ilişkinin var olup olmadığını tespit etmektir. Tezin birinci bölümünde, hasılat ve sözleşmeye ilişkin tanımlar ve yasal düzenlemeler üzerinde durulmuş, ikinci bölümde TFRS 15 müşteri sözleşmelerinden hasılat standardı örneklerle açıklanmış, üçüncü bölümünde ise BIST 100' de yer alan imalat işletmelerinin TFRS 15 Müşteri Sözleşmelerinden Hasılat Standardı açıklama gerekliliklerine uyumu üzerinde durulmuştur. Belirlenen amaca ulaşmak için oluşturulan model ve hipotezlerin test edilmesine yönelik olarak BIST 100' de yer alan 41 adet imalat işletmesinin 2020 yılı faaliyet raporları incelenmiş ve standartta yer alan açıklama gereklilikleri Microsoft Excel programına aktarılarak uyum endeksi belirlenmiştir. Daha sonra korelasyon analizi ile belirlenen endekse etki edebilecek olan işletme özellikleri (firma yaşı, denetçi türü, borsa yaşı, aktif karlılık oranı, kaldıraç oranı) ile uyum düzeyi arasındaki ilişki belirlenmiştir. Ardından oluşturulan hipotezler çoklu doğrusal regresyon analizi ile test edilmiştir. BIST 100' de yer alan imalat işletmeleri için uyum düzeyinin %38 olduğu tespit edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda denetçi türü ve kaldıraç oranının uyum düzeyi üzerinde pozitif ve anlamlı etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanında firma yaşı, borsa yaşı ve aktif karlılığın uyum düzeyi üzerinde bir etkisinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: TFRS 15, Hasılat, Finansal Açıklamalar, Müşteri Sözleşmeleri

Borsa İstanbulFinansal raporlamaFinansal raporlama standartları+5
Bülent Aygün
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Aydın ilindeki artezyen sularının fizikokimyasal olarak değerlendirilmesi

Amaç: Aydın ili toprak, su ve iklim özellikleri bakımından yüksek bir tarım potansiyeline sahiptir. Bu sebeple su kaynakları, tarımsal üretimin arttırılması ve iyileştirilmesinde anahtar rol oynar. Bu araştırma, 2018-2019 yılı sonbahar ve kış aylarında Aydın'ın çeşitli ilçelerinden toplanan 17 adet artezyen suyu örneği üzerinde yürütülmüştür. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmada Aydın iline bağlı çeşitli ilçelerden alınan artezyen sularının; pH, toplam sertlik, elektriksel iletkenlik, bulanıklık, askıda katı madde, alkalinite, klorür, amonyak, sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum, bor, sodyum adsorpsiyon oranı ve sülfat gibi su kalite parametreleri incelenmiş ve bazı ağır metaller yönünden kirliliği tespit edilip kalite ve sınıfı belirlenmiştir. Bulgular: Araştırma, sonbahar ve kış ayları içerisinde 9 farklı ilçeden toplamda 17 su örneği alınarak gerçekleştirilmiştir. ABD Tuzluluk Diyagramı ile yapılan değerlendirmede, 17 su örneğinden bir tanesi C1-S1 sınıfında, üç tanesi C2-S1 sınıfında, on tanesi C3-S1 sınıfında ve üç tanesinin ise C4-S1 sınıfında olduğu belirlenmiştir. Yapılan çalışmada, Aydın ili artezyen sularının yüksek derişimde tuz ve düşük derişimde sodyum içerdiği sonucuna varılmıştır. Sonuç: Aydın ili artezyen sularının, incelenen parametreler yönünden WHO, USEPA ve Avrupa Birliği su kalite standartları ile ülkemizde geçerli olan TSE 266 İnsani Tüketim Amaçlı Sular Standardı ve T.C. Sağlık Bakanlığı İnsani Tüketim Amaçlı Sular Yönetmeliğinde sular için belirlenen sınır değerlere uygun olduğu belirlenmiştir. Bu araştırma ile artezyen sularının incelenen parametreler açısından insan sağlığını olumsuz etkilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: Ağır metal, Aydın, Kirlilik, Su kalite standardı, Yer altı suyu.

AydınAğır metallerKirlilik+3
Reyhan Hansu
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Lojistik maliyetlerin muhasebeleştirilmesi ve bir uygulama örneği

Askeri kökenli bir kavram olan lojistik, 1905 yılında "ordu" kelimesiyle birlikte kullanılmıştır. II. Dünya Savaşından sonra sivil hayatta da kullanılmaya başlanan lojistik, 1963 yılında işletme literatürüne girmiştir. Lojistik, kişilerin ihtiyaçlarını karşılamak için hammadde ve malzemelerin üretim noktasından tüketim noktasına kadar ulaşmasının etkin bir şekilde planlanması, uygulanması ve kontrol edilmesi faaliyetlerini kapsar. Lojistik faaliyetlerin başlıca amacı; müşteri hizmetlerinin kaliteli olması, kaynak ve yatırımların doğru kullanılarak rekabet avantajı sağlamasıdır. Lojistik faaliyetleri müşteri memnuniyetini en üst seviyeye çıkararak satış ve karlılığın arttırılması için taşıma, depolama, elleçleme, paketleme, katma değerli işlemler, muayene ve gözetim hizmetleri, gümrüklemeden oluşan fonsiyonların en etkin şekilde kullanılması gerekmektedir. Lojistik maliyetler, ürünün üretim noktasından tüketim noktasına kadar yapılan tüm işlere yönelik oluşan maliyetlerdir. Lojistik maliyetlerin, toplam maliyetler içindeki payı günden güne artmakta olup işletme açısından önemli ve doğru kararların alınmasında yardımcı olur. Bu sırada oluşan maliyet unsurları ise müşteri hizmetleri maliyeti, stok bulundurma maliyetleri, taşıma maliyetleri, depolama maliyetleri, üretim planlaması maliyetleri, sipariş süreci ve bilgi sistemleri maliyetleri, birim miktar maliyetleri, sigorta maliyetleri, gümrükleme maliyetleri şeklindedir. Maliyet Hesapları, Tekdüzen Hesap Planı'nın 7 nolu hesap grubunda incelenmektedir. 7A seçeneğinde lojistik işletmeler açısından lojistik maliyetler 74 Hizmet Üretim Maliyeti hesabında ele alınmaktadır. Lojistik maliyet unsurları yönetim muhasebesi kapsamında 8 nolu hesap kalemiyle muhasebeleştirilmektedir. Lojistik Maliyetlerin Muhasebeleştirilmesi, Türk Muhasebe Standartlarına göre ise "TMS 2 Stoklar", "TMS 16 Maddi Duran Varlıklar", "TMS 23 Borçlanma Maliyetleri", "TMS 39 Finansal Araçlar: Muhasebeleştirme ve Ölçme", "TMS 21 Kur Değişiminin Etkileri" ve "TMS 17 Kiralama İşlemleri" Standartlarıyla açıklanmaktadır.

LojistikLojistik hizmetlerMaliyet+4
Müjde Yörük
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Aynı özelliği ölçen iki testin farklı yöntemlerle elde edilen sınıflama doğruluklarının karşılaştırılması

Bu araştırmada geleneksel standart belirleme yöntemlerine alternatif olarak sunulan üç farklı istatistiksel yöntemin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bu doğrultuda 7. sınıf seviyesine uygun olarak araştırmacı tarafından geliştirilen matematik başarı testinin iki farklı formu veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Bu formlar aynı özelliği ölçen çoktan seçmeli ve kısa cevaplı maddelerden oluşmaktadır. Veriler 2020-2021 eğitim öğretim yılında Gaziantep'teki iki farklı devlet okulundaki 159'u kız ve 167'si erkek olmak üzere toplam 326 öğrenciden elde edilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı'nın geçme puanı olarak belirlediği 45 puanı ölçüt kabul edilmiş, uygulanan testlerden geçme/kalma durumları lojistik regresyon, kümeleme ve ROC analizi yöntemleriyle incelenerek her bir yönteme ve her bir forma ilişkin sınıflama doğrulukları elde edilmiştir. Araştırmanın bulgularında, yöntemlere göre bakıldığında ÇSF için de (%95.9), KCF için de (%93.2) en doğru sınıflama yüzdesi ROC analiziyle elde edilmiştir. Formlara göre bakıldığında ise her üç yöntem için de ayrı ayrı elde edilen sınıflama doğrulukları istatistiksel olarak manidar bir farklılık göstermemiştir. Anahtar Sözcükler: Standart Belirleme, Sınıflama Doğruluğu, Lojistik Regresyon Analizi, Kümeleme Analizi, ROC Analizi

Kümeleme analiziLojistik regresyon analiziMatematik başarısı+6
Nesir Deniz Temekoğlu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2021
00

Related subjects