Sağlık sektörü

225 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Sağlık kurumlarında insan kaynakları uygulamaları üzerine bir araştırma: Gaziantep ili örneği

Bu inceleme de insan kaynakları uygulamalarının , sağlık kurumdaki etkisinin olup olmadığı araştırılmıştır. 1055 sağlık personeline uygulanan anket sonucuna göre analizler yapılmış olup literatür araştırması ile birleştirilip yorumlanmıştır. İnsan kaynaklarında ki uygulamalarının sağlık seköründeki örnekleri ve önemi konu alınmıştır. Bu yüksek lisans tezinin birinci ve ikinci bölümlerinde literatür çalışması yapılmıştır. Birinci bölümde sağlık ile ilgili kavramlar açıklanmıştır. Bu kavramlar sağlık,sağlık kurumu, sağlık hizmeti, sağlık hizmetinin özellikleri genel bir anlatımla açıklanmıştır. İkinci bölümde personel kavramı, personel yönetimi, personel yönetimiin tarihçesi detaylı bir şekilde incelenmiş ve açıklanmıştır. Üçüncü bölümde ise insan kaynakları, insan kaynakları yönetimi kavramlarının ve uygulamalarının sağlık sektöründenki önemi, amacı vs arasındaki ilişki incelenmiştir. Bu bölüm de araştırmanın amacı, yöntemi, kısıtları, araştırma modeli ve hipotezlerine yer verilmiştir. Son olarak da araştırmanın sonuç ve önerilerine yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: İnsan Kaynakları, İnsan Kaynakları Yönetimi, Sağlık Hizmetleri, Sağlık Çalışanları

Sağlık hizmetleriSağlık kuruluşlarıSağlık personeli+3
Hülya Hançerkıran
Toros University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Örgüt iklimi ve algılanan örgütsel desteğin örgütsel vatandaşlık davranışına etkisi üzerine sağlık sektöründe bir araştırma

Değişen çevre ve artan rekabet şartlarında işletmelerin hedef ve amaçlarına ulaşabilmesinde çalışanların büyük bir rolü bulunmaktadır. Bu noktada çalışanların rol gereklerinin dışında, gönüllü bir biçimde yararlı davranışlar sergilemeleri örgütlerin performansı ve işleyişi açısından önem kazanmaktadır. Bu açıdan çalışanların rol tanımlarının dışında kalan ve kendi istekleri doğrultusunda örgütün iyiliği amacıyla sergiledikleri örgütsel vatandaşlık davranışı kavramı, tez çalışması kapsamında odaklanılan temel kavram olmuştur. Bu araştırmanın amacı, örgüt iklimi ve algılanan örgütsel desteğin örgütsel vatandaşlık davranışı üzerindeki etkisini belirleyebilmektir. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket tekniğinden yararlanılmıştır. Bu kapsamda, Muğla ili Menteşe ilçesinde bir kamu ve bir özel hastanede görev yapmakta olan çeşitli unvanlardaki 200 çalışandan anket tekniği ile veri toplanmıştır. Verilerin analizi sürecinde tanımlayıcı istatistiksel analizler, güvenilirlik analizi, faktör analizi, korelasyon analizi ve regresyon analizleri yapılmıştır. Yapılan analiz sonuçlarına göre çalışanların örgüt iklimine yönelik algılarının örgütsel vatandaşlık davranışı üzerinde anlamlı ve pozitif yönlü etkisinin olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, örgüt ikliminin örgütsel vatandaşlık davranışı alt boyutları olan özgecilik ve sivil erdem boyutu üzerinde anlamlı ve pozitif yönlü etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Çalışmada algılanan örgütsel desteğin örgütsel vatandaşlık davranışı üzerinde bütün olarak anlamlı bir etkisinin olmadığı, ancak örgütsel vatandaşlık davranışının vicdanlılık ve sivil erdem boyutları üzerinde anlamlı ve pozitif yönlü bir etkisinin olduğu belirlenmiştir.

Algılanan örgütsel destekSağlık sektörüÖrgüt iklimi+2
İlay Tilki
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık sektörü harcamalarının Türkiye'nin kalkınmasındaki rolü

Bu tezde ülkemizdeki sağlık harcamaları kalkınma bağlamında değerlendirilmiş ve sağlık harcamaları ile kalkınma ve büyüme arasındaki ilişki sorgulanmıştır. Birinci bölümde öncelikle sağlıkla ilgili genel kavramlar tanımlanmış ve ekonomi açısından sağlık harcamalarının ne şekilde ele alındığı beşeri sermaye tanımı çerçevesinde irdelenmiştir. İkinci bölümde, ülkemizdeki sağlık sistemi ve bileşenler tanımlanmıştır. Finansman ve hizmet sunumu açısından yaşanan son değişikliklere de vurgu yapılarak, ülkemizde gerçekleşen sağlık harcamaları hem fonksiyonel hem de idari ayrımları açısından analiz edilmiştir. Üçüncü bölümde uluslararası, ulusal ve bölgesel çerçevede sağlık harcamaları ve kalkınma ilişkisine değinilmiş ve ekonomik göstergeler ile sağlık göstergeleri insani gelişim yönünden değerlendirilmiş ve OECD ülkeleri ile Türkiye'nin durumu karşılaştırılmıştır. Üçüncü bölümün sonunda bir genel değerlendirme yapılmış ve sağlık harcama bileşimi ile harcama düzeyleri konularında tespit ve önerilerde bulunulmuş ve sağlık harcamalarının hane halkları üzerinde yoksullaştırıcı etkisi incelenmiştir. Sonuç bölümünde çalışma sonucunda ulaşılan bulgular çerçevesinde sağlık harcamalarının kalkınma ile genel sağlık düzeyini ne şekilde etkilediği sorunsalı üzerinde durulmuş ve konuya ilişkin tespit ve önerilere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sağlık, Ekonomi, Kalkınma, Büyüme, Sağlık Harcamaları

Ekonomik kalkınmaKalkınmaKamu harcamaları+2
Engin Alacahan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İçsel pazarlama yaklaşımının örgütsel bağlılık üzerine etkisinin değerlendirilmesi: Sağlık işletmelerine yönelik bir uygulama

Günümüzde sağlık işletmelerinde sağlık hizmet sunumlarının daha etkin ve verimli yürümesi, kalitenin artırılması, maliyetlerin düşürülmesi ve çalışan örgütsel bağlılığının sağlanması etkin içsel pazarlama çalışmasına bağlı bulunmaktadır. Etkili içsel pazarlama sağlık sektöründe yaşanan çok hızlı bilişim ve teknolojik gelişmeler, hastaların taleplerinde görülen farklılıklar, kaynakların ayrımında kullanılan vb. tür gelişmeler, sağlık çalışanlarının daha zor ve karmaşık görevleri ile karşı karşıya kalmaları sonucu geliştirilen bir yaklaşım biçimidir. Bu tez çalışmasında; sağlık sektöründe görev yapan sağlık çalışanlarının içsel pazarlama yaklaşımının örgütsel bağlılık üzerindeki etkisi konusunda görüş düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma'nın evrenini Balıkesir İlinde T.C. Sağlık Bakanlığı'na bağlı olarak faaliyette bulunan Balıkesir Devlet Hastanesi ve Özel Sevgi Hastanesi'nde çalışan 450 sağlık çalışanı oluşturmaktadır. Araştırma örneklemini 262 sağlık oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. Ankette çıkan sonuçların analizi için SPSS programlarından yararlanılmıştır. Veri analizinde frekans, yüzde değerler, t testi ve anova istatistiksel yöntemleri kullanılmıştır. Çalışma sonucunda, sağlık çalışanlarının kadın (%82,1), 35-45 yaş arası (%34,7), evli (%68,3), Önlisans (%45,0), toplam mesleki deneyimi 1-4 yıl (%28,4), diğer servislerde çalışan (18,7) ve hemşire (%71,8) oldukları tespit edilmiştir. Yine çalışmada sağlık çalışanlarının örgütsel bağlılık algı düzeylerinin eğitim durumu, içsel pazarlama algı düzeylerinin deneyim süresi, içsel pazarlama ve örgütsel bağlılık algı düzeylerinin çalıştıkları birim gruplarına göre anlamlı farklılık gösterdiği, içsel pazarlama ile örgütsel Bağlılık arasındaki ilişkinin anlamlı olmasından hareketle içsel pazarlamanın örgütsel bağlılığa anlamlı bir katkı yaptığı söylenebilir.

HastanelerSağlık hizmetleriSağlık işletmeleri+5
Arzu Çetindere
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal sermaye ve pozitif psikolojik sermayenin kültürel zekâyla ilişkisine yönelik sağlık sektöründe uluslararası bir çalışma

Farklılıkları kavrayarak uyum sağlayabilme yeteneği olarak ifade edilen kültürel zekâ kavramı son yıllarda önem kazanmaya başlamıştır. Bireyin farklılıklar karşısındaki tutumlarını kültürel zekâ ile ilişkilendirerek bireysel ve sosyal özellikleriyle ele alan çalışmalara literatürde rastlanılmamıştır. Bu çalışma ile kültürel zekâ kavramı pozitif psikolojik sermaye ve sosyal sermaye kavramıyla uluslararası düzeyde ele alınmıştır. Sağlık çalışanlarının pozitif psikolojik sermaye ve sosyal sermayelerinin kültürel zekâ ile ilişkisi, Avrupa, Balkan ve Uzak Doğu ülkelerini temsil eden İsveç, Romanya, Güney Kore ve Türkiye bağlamında incelenerek uluslararası bir çalışma ortaya çıkarılmıştır. Çalışmada evreni oluşturan dört ülkedeki 987 sağlık çalışanından anket tekniğiyle toplanan veriler istatistiksel yöntemlerle analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonunda sağlık çalışanlarının sosyal sermayeleri ve pozitif psikolojik sermayeleriyle kültürel zekâları arasında pozitif ve anlamlı ilişkiler ortaya çıkarılmıştır. Demografik faktörler ve alt boyutlar arasındaki ilişkiler dikkate alınarak ülkeler arasında sıralama yapılmış ve Türkiye'nin mevcut durumu ortaya konulmuştur. Bilişsel ve motivasyonel kültürel zekâ boyutları açısından Türkiye, Romanya, Güney Kore ve İsveç sıralaması ortaya çıkmıştır. Pozitif psikolojik sermaye alt boyut düzeyleri bakımından Türkiye iyimserlik dışında son sırada yer alırken sosyal sermayenin alt boyutları açısından dört ülke arasında ortada olduğu tespit edilmiştir.

Güney KorePozitif psikolojik sermayeRomanya+5
Suzan Urgan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık sektöründe innovasyon yaklaşımı: İzmir' de hizmet veren kamu-özel hastanelerin değerlendirilmesi üzerine bir uygulama

Günümüzde hızla gelişen, yenilenen teknoloji ve küreselleşen dünya, beraberinde tüketici istek ve ihtiyaçlarının da değişimini getirmiştir. Bunun bir sonucu olarak artan rekabet ortamında işletmeler, rakiplerine üstünlük sağlamak ve karlılığını artırmak için innovasyona gitmek zorundadır.Bu çalışmada innovasyonun tanımı yapılarak, hizmet sektörün de innovasyon çalışmalarına örnekler verilmiştir. Ardından Türkiye'nin sağlık hizmetlerinde uygulayabileceği yenilikçi ürün ve hizmetler ortaya konmuştur. Son olarak sağlık sektörünün belkemiğini oluşturan hastanelerde, hastane yönetimi ve doktorların innovasyon hakkındaki tutum ve düşünceleri değerlendirilmiştir.Anahtar Kelimeler: İnovasyon, Hizmet Sektörü, Sağlık Hizmetleri, Hastaneler.

Devlet hastaneleriHastanelerHizmet sektörü+3
Hayrunnisa Yazar Önal
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Örgüt kültürü ile katılmalı yönetimin etkileşimi ve sağlık sektöründe bir uygulama

İçinde bulunduğumuz yüzyılda, ülkelerin yönetiminde siyasi demokrasi en geçerli ve insani bir yönetim modeli olarak benimsenirken, örgütlerin yönetiminde de demokrasi anlayışı giderek önem kazanmış ve demokratik yönetime doğru hızlı bir akım başlamıştır. Bu da katılmalı yönetim uygulamaları ile gerçekleşerek, çalışanların örgüt kültürüne bağlılığını arttırarak, kendilerini örgütün birer parçası gibi görmelerini sağlamaktadır. Kendilerini örgüte ait hisseden çalışanlar arasında çatışmalar azalarak, motivasyon ve verimlilik artmaktadır.Bu çalışma, katılmalı yönetim uygulamalarının, genel olarak örgüt kültürüne etkisinin hangi düzeyde olduğunu araştırmaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde örgüt kültürü olgusu teorik olarak ayrıntılı bir biçimde incelenmiştir.Çalışmanın ikinci bölümünde, modern yönetim yaklaşımı olan katılmalı yönetim ve uygulama teknikleri teorik olarak detaylı bir biçimde incelenmiştir.Üçüncü bölümde ise, işletmelerde gerçekleştirilen katılmalı yönetim uygulamalarının örgüt kültürüne olan etkileri incelenmiştir.Dördüncü bölümde, teorik olarak incelenen örgüt kültürü ve katılmalı yönetim konularının hastane çalışanlarınca ne şekilde ve ölçüde algılandığına ve çalışma ortamlarında ne derece uygulandığına yönelik araştırmanın analiz verileri elde edilerek yorumlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Örgüt Kültürü, Katılmalı Yönetim

Sağlık sektörüYönetime katılmaÖrgüt kültürü
Gamze Müezzinoğlu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de sağlık hizmetlerinin sunumunda kamu ve özel sektör ortaklığının analizi

ÖZET TÜRKİYE'DE SAĞLIK HİZMETLERİNİN SUNUMUNDA KAMU ve ÖZEL SEKTÖR ORTAKLIĞININ ANALİZİ KÖSTEKÇİ, Ahmet Yüksek Lisans Tezi, Maliye Ana Bilim Dalı Tez Danışmanı: Yrd. Doç. Dr. Yusuf KARAASLAN Temmuz, 2014, 152 sayfa 1980'lı yıllarda ortaya çıkan neo-liberal ekonomi politikaları, devletlerin kamusal hizmet sunma anlayışını değiştirmiştir. Kamusal hizmet sunum anlayışındaki değişikliğin bir sonucu olarak ortaya çıkan kamu ve özel sektör ortaklığı modelinin sağlık sektöründe uygulanması 1990'lı yıllarda gerçekleşmiştir. Çalışmanın konusunu oluşturan Türkiye'de kamu ve özel sektör ortaklığı modeli kapsamında yarı kamusal nitelikteki sağlık hizmetlerinin sunumu düşüncesi ise sağlık sektörünün büyük bir gelişim göstermeye başladığı 2000'li yılların başına dayanmaktadır. Bu model ile sağlık sektörü için ayrılan kaynakların daha etkin ve daha verimli kullanılması amaçlanmaktadır. Aynı zamanda kamu ve özel sektör ortaklığı modeli ile özel sektör fonlarının kamuya yararlı sağlık hizmetlerinde kullanılması amacıyla risklerin, getirilerin ve sorumlulukların taraflar arasında en uygun şekilde paylaştırılması suretiyle daha kaliteli ve daha hızlı bir hizmet sunumu hedeflenmektedir. Türkiye'nin yönetim anlayışında yeni bir finansman yöntemi olan sağlık hizmetlerinin kamu ve özel sektör ortaklığı kapsamında sunulması bu çalışmanın ana konusunu oluşturmuştur. Sağlık ekonomisi, sağlık hizmetleri ve bu ortaklık modeli teorik olarak değerlendirilerek modelin çeşitli ülke uygulamaları üzerinde durulmuştur. Son olarak bu finansman yönteminin kullanılacağı sağlık sektörünün Türkiye'deki durumu analiz edilerek bu model kapsamında gerçekleştirilmek istenilen mevcut projeler detaylandırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sağlık Ekonomisi, Sağlık Hizmetleri, Sağlık Sektörü, Kamu ve Özel Sektör Ortaklığı.

Kamu-özel sektör ortaklığıSağlık ekonomisiSağlık hizmetleri+2
Ahmet Köstekçi
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Toplam kalite çerçevesinde birinci basamak sağlık hizmetlerinde hasta memnuniyetine ilişkin bir uygulama

ÖZET Bu çalışmanın amacı, kaliteli bir sağlık hizmeti sunmak için hasta memnuniyetine etki eden unsurları belirleyerek, sağlık yöneticilerine bu konuda yardımcı olacak öneriler sunmaktır. Tanımlayıcı tipte olan bu araştırma, Kütahya Hava Er Eğitim Tugay Komutanlığı 'nda askerlik hizmetini yerine getiren ve rahatsızlıkları ile ilgili en az iki veya daha fazla, Sağlık Amirliği'nde muayene olmuş 414 erbaş ve er üzerinde yapılmıştır. Çalışmada erbaş ve erlere kişisel bilgilerini, bekleme ve muayene sürelerini ve aldıkları hizmete yönelik memnuniyetlerini belirlemeye yönelik sorular içeren bir anket formu uygulanmıştır. Elde edilen verilerin istatistik! değerlendirmesinde SPSS for windows paket bilgisayar programı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda puan ortalamalarını esas alarak, sağlık hizmetleri ile ilgili, eğitim, fiziki şartlar, insan kaynaklarında memnuniyetin olduğu, hasta, doktor, personel ilişkilerinde, bekleme sürelerinde kararsızlığın bulunduğu, teşhis ve tedavi hizmetlerinde bilgilendirmede ise memnuniyetin arzu edilen seviyede olmadığı, tüm hizmetleri kapsayan genel memnuniyetin değerlendirmesinde ise memnuniyetin olduğu saptanmıştır. Teşhis ve tedavi hizmetleri, hasta, doktor-personel ilişkisinden memnuniyet ile genel memnuniyet arasında aynı yönlü ve anlamlı bir ilişkinin bulunduğu, yine muayeneye ayrılan süreden memnuniyet, teşhis ve tedavi hakkında bilgilendirmeden memnuniyet, muayene sırasında gösterilen ilgiden memnuniyet ile önerilen ve uygulanan tedavinin yeterliliği arasında aynı yönlü ve anlamlı bir ilişkinin olduğu belirlenmiştir.

Hasta memnuniyetiSağlık hizmetleriSağlık sektörü+2
Birol Gürgen
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık hizmetleri pazarlamasının hastanelerde hasta tatminine etkileri ve Kütahya Devlet Hastanesi araştırması

ÖZET Sağlık hizmetleri, ülkelerin sosyo-ekonomik açıdan kalkınmışlık düzeylerinin en önemli göstergelerinden biridir. Sağlık hizmetlerinin temel amacı toplumun ihtiyacı olan sağlık hizmetlerini, müşterinin istediği kalitede, istediği zamanda ve mümkün olan en düşük maliyetle sunmaktır. Bunun sağlanması için de sağlık hizmetleri pazarlamasının etkin bir biçimde yerine getirilmesi gerekmektedir. Hızlı gelişen teknolojiler, artan maliyetler, hastaların artan şikâyetleri ve iyi bakım isteğinin yaygınlaşması sağlık hizmetlerinin daha karmaşık bir yapıya dönüşmesine neden olurken, sağlık hizmetlerinde pazarlamanın önemini de artırmıştır. Ancak, ülkemizdeki sağlık sektöründeki işletme sayısının, hızlı nüfus artışı karşısında yetersiz kaldığı bilinen bir gerçektir. Sağlık işletmelerinin sayısının yetersizliği, hastanelerde çalışan doktor ve hemşire sayılarının eksikliği, malzeme ve ekipmanların müşterilerin ihtiyaçlarını karşılamadaki yetersizliği, fiziksel koşulardaki yetersizlikler bu sektörde hizmet kalitesinin yükseltilmesini önleyen en önemli sorunlardandır. Bu sorunlar, sağlık hizmetleri alan hastaların tatmin düzeyini doğrudan etkilediği için çözüme kavuşturulmalıdır. Bu nedenle özellikle hastanelerde hastaların hastaneden aldıkları sağlık hizmetinden tatminlerinin artırılması için tespit edilen sorunlar üzerinde durulması gerekmektedir. Sağlık hizmetleri pazarlaması, hastanelerde sağlık hizmeti satın alan hastaların tatminini artıracak şekilde, poliklinik hizmetlerinin, hasta kabul işlemlerinin, doktor, hemşire ve diğer personelin tutum ve davranışlarının, hastanenin fiziksel koşullarının nasıl olması gerektiği üzerinde durur, bunların analizini yaparak sorunları tespit eder ve çözüm önerileri sunar. Bu çalışma kapsamında Kütahya Devlet hastanesinde sağlık hizmetleri pazarlamasının hastanelerde hasta tatminine etkileri araştırılmıştır. Araştırmada hastanelerde hasta tatminini etkileyen faktörler olarak poliklinik veya acil yardım hizmetleri, hasta kabul ve taburcu işlemleri, hastane personelinin tutum ve davranışları ile fiziksel koşullar ele alınmıştır. Araştırma bulguları sonucu poliklinik ve acil yardım hizmetleri, doktor ve hemşirelerin tutum ve davranışları ve fiziksel koşullarla ilgili olarak hasta tatminsizliğine yol açan bazı nedenler tespit edilmiştir.

Devlet hastaneleriHasta memnuniyetiHastaneler+4
Güven Şahin
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2005
00
DoctorateOpen AccessTR

Hasta güvenliği kültürünün hasta bakım kalitesine etkisinde yansıtıcılığın aracılık rolü

Günümüzde sağlık kuruluşlarının hizmet verdiği çevresel koşullar, teknoloji, hastalıkların türleri, yayılma hızları ile beşerî, sosyal ve ekonomik etkileri, baş döndürücü bir hızla değişerek daha karmaşık ve daha belirsiz bir hal almaktadır. Bu değişim ve belirsizlik hali, geçmiştekilerden daha hızlı ve etkileri daha yıkıcı olabilmektedir. Bu durum, sağlık kuruluşlarını çalışma koşullarını ve sistemlerini gözden geçirmeye, değişime ve yeniliğe zorlamaktadır. Sağlık kuruluşlarının gelişim ve adaptasyon çabaları arasında hasta güvenliği kültürü ve hasta bakım kalitesini sürekli geliştirmek, artık bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu araştırmada genel olarak hasta güvenliği kültürünün değişkenleri olan; takım iklimi, güvenlik iklimi, iş tatmini, stres algısı, yönetim algıları ve çalışma koşullarının hasta bakım kalitesi değişkenleri; bireylerarası kalite, teknik kalite, yönetsel kalite ve çevresel kalite düzeylerine etkisinde yansıtıcılık boyutunun aracılık rolünün olup olmadığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada hasta güvenliği kültürünün hasta bakım kalitesine ve yansıtıcılığa etkisi ile sağlık çalışanlarının demografik özelliklere göre hasta güvenliği kültürü, hasta bakım kalitesi ve yansıtıcılığa yönelik algılarının farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya Türkiye genelinde kamu ve özel sağlık kuruluşlarında görev yapan 718 sağlık çalışanı katılmıştır. Araştırma hipotezlerini test etmek amacıyla Hayes tarafından geliştirilen model 4 aracılık yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; hasta güvenliği kültürünün hasta bakım kalitesini ve yansıtıcılığı olumlu düzeyde etkilediği görülmüştür. Yansıtıcılık hasta bakım kalitesini etkilemektedir. Hasta güvenliği kültürünün hasta bakım kalitesine etkisinde yansıtıcılığın aracılık rolü tespit edilmiştir. Ayrıca sağlık çalışanlarının hasta güvenliği kültürü, hasta bakım kalitesi ve yansıtıcılık algı düzeylerinde cinsiyet, coğrafi bölge, çalışma sektörü, meslek, çalışılan pozisyon ve mesleki kıdem değişkenlerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar olduğu görülmüştür.

Hasta bakımıHasta güvenliğiHizmet kalitesi+4
Hakan Güvener
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık sektöründe sanatın faydaları ve uygulamaları

Sanatın insan sağlığına olumlu etkisini ilk çağlardaki iyileştirme törenlerinden, günümüzdeki hastanelere kadar her alanda görmek mümkündür. Sanat; zihin, beden ve ruh bütünlüğünün korunmasında büyük rol oynar. Bu sebeple, dünyanın pekçok yerinde hastaneler, tamamlayıcı tedavi yöntemi olarak sanatın farklı disiplinlerinden yararlanır. Bu çalışma, sanatın insan sağlığındaki önemi, iyileştirme seanslarında kullanımı, hastalar üzerindeki olumlu etkileri gözlemlenerek sağlık açısından faydalarını incelemek ve günümüzde sağlık sektörlerinde sağaltım yöntemi olarak kullanılmasına katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Bu araştırma, hastaları konu almakla beraber, hasta yakınlarını, doktorları ve personeli, yani hastanede vakit geçiren herkesi kapsamaktadır ve hastanede geçirilen sürecin kalitesini arttırmayı amaçlamaktadır. Yapılan araştırmalara göre, sanatın depresyonu büyük ölçüde azalttığı, bağışıklık sistemini güçlendirdiği ve fiziksel iyileşmeye faydalı olduğu tespit edilmiştir. Hastane, poliklinik ve geriyatri merkezlerinde sanata yer vermek, burada vakit geçiren herkesi olumlu etkilemektedir. Günlük yaşamlarından soyutlanmış olan hastaların özgüvenini geliştirmek, iletişim becerilerini arttırmak amaçlı, ruh, beden ve zihnin bir bütün halinde iyileşmesine yönelik tamamlayıcı tedavilerde sanatın farklı disiplinleri kullanılmaktadır. Bu konuda yapılan araştırmalar, geliştirilen teoriler ve uygulamalardan örnekler tezin ilerleyen sayfalarında yer almaktadır. Yazar son beş yıldır farklı kurumlarda, hastane, bakımevi, dernek ve vakıflarda pilot çalışmalar yürüterek, kurmayı hedeflediği sanat biriminin, 2016 yılında sağlık kurumlarında sanat yönetimi sertifikası programına katıldığı Florida Üniversitesi hastanesinde sistemli bir şekilde uygulanışını inceleme ve deneyimleme imkanı buldu. Sağlık kurumuna yerleştirilmiş olan bu birimin çalışma yöntemleri, şartları ve yapılandırılması tezde önerilen model ile birlikte anlatılmaktadır. Bu tez ülkemizdeki sağlık kurumlarında uygulanacak olan sağlıkta sanat çalışmalarının sistemli ve kapsamlı bir şekilde oluşturulabilmesine yol göstererek, ışık tutabilir.

HastanelerSanatSanat etkinlikleri+3
Gülsüm Şebnem Füge Demirok
Altınbaş University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği algılarının araştırılması: Çankırı ili örneği

Sağlık sektörü, çok tehlikeli sınıfta yer alan bir çalışma alanı olduğu için, bu sahada hizmet sunanlar, bir çok mesleki risk ve tehlike ile karşı karşıya bulunmaktadırlar. Sağlık çalışanlarının İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) algılarının seviyesi ve bunun ne derece mesleki davranış biçimi halinde gösterdiklerinin bilinmesi, kurumlarında sağlık ve güvenlik faaliyetleri açısından faydalı olacaktır. Bu alanda çalışanların İSG algı seviyelerini değerlendirilerek, oluşabilecek mesleki problemlerin giderilmesi bu araştırmanın ana hedeflerindendir. Bu çalışmada, iş kazaları ve meslek hastalıklarının zararını azaltarak sağlık sektörünün daha etkin ve verimli çalışabilmesi ve dolayısıyla vatandaşlara yüksek kalitede hizmet sunabilmesini sağlamak amacıyla İSG algılarını belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmada, Çankırı ili sağlık sektöründe istihdam olan 450 kişiye (konuyla ilgili sorulardan oluşan) anket yapılmış olup (kullanılabilir nitelikte olan) 270'i değerlendirmeye alınmıştır. Ankette bulunan cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim düzeyi, unvan, çalışma türü, mesleki deneyim süresi, gelir düzeyi, İSG eğitimi almaları, meslek hastalığı geçirme, iş kazası geçirme, İSG memnuniyet düzeyleri, kurum yönetimince alınmış tedbirler, çalışma ortamı ergonomisi vb. değişkenlerin etkilerine ait veriler istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Araştırmada sağlık çalışanlarının İSG memnuniyeti ve ergonomi ölçeklerinin Cronbach Alpha değeri = 0,929; meslek hastalıkları ve İSG tedbirleri ölçeklerinin Cronbach Alpha değeri = 0,963; iş kazaları ölçeğinin Cronbach Alpha değeri= 0,977 olarak hesaplanmış olup, güvenirliğine ilişkin her ölçek için istenilen düzeyde yüksek olduğu anlaşılmıştır. Çalışmada yapısal olarak geçerlilik analizlerinin yapılması ve elde edilen veriler ışığında tanımlayıcı istatistikler yorumlanarak, bağımlı ve bağımsız değişkenlerin demografik özellikler üzerindeki dağılımını tespit etmek için t-testi, ANOVA, değişkenler arasındaki farklılığın tespitine yönelik Tukey Testi yapılmıştır. Çalışma sonucunda sağlık çalışanların İSG algılarına ilişkin değerlendirmelerinin yaş, eğitim düzeyi, mesleki deneyim süresi, gelir düzeyi, İSG eğitimi alma durumu, meslek hastalığı geçirme durumu, iş kazası ya da yaralanma geçirme durumuna göre anlamlı farklılık gösterdiği anlaşılmıştır. Yine demografik verilerden cinsiyet durumu, medeni durum, unvan durumu ve çalışma türü durumu açısından anlamlı olarak farklılık göstermediği anlaşılmıştır. Kurumdaki İSG çalışmalarına yönelik memnuniyet düzeyi ile unvanları arasında anlamlı farklılık olduğu görülmüştür. Kurum yönetimince alınmış İSG tedbirleri ile eğitim durumları arasında ve kurumdaki çalışma ortamı ergonomisi ile çalışma süresi arasında anlamlı farklılık olduğu anlaşılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre sağlık kurum yönetimlerince iş doyumu ve motivasyon artırıcı uygulamaların yanı sıra alınması önerilen tedbirler çalışmanın sonunda özetlenmiştir. Anahtar Kelimeler: İş sağlığı ve güvenliği, Sağlık çalışanları, İSG algısı, İSG kültürü.

Meslek hastalıklarıRiskSağlık personeli+6
Hakan Önder
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sistemde geçirilen süre açısından kamu ve özel hastane performanslarının karşılaştırılması: Çankırı ili örneği

Son yıllarda sağlık hizmetleri, dünyadaki gelişmelere paralel olarak Türkiye'de olumlu bir ivme kazanmıştır. Bu durum, kişilerin sağlık hizmetine olan güvenlerini ve buna bağlı olarak taleplerini arttırmış, bu bağlamda gelinen noktanın hastanelerin hizmet performansları üzerine etkisi daha çok önem kazanmıştır. Bu noktadan yola çıkılarak yapılan çalışmada, hastanelerin hizmet performansları kuyruk teorisi performans ölçekleri ile değerlendirilmiştir. Kuyruk teorisi ya da bekleme hattı sistemleri olarak adlandırılan yöntem yöneylem araştırmasının bir kolu olup kuyruk sistemlerinin matematiksel modellerle incelenmesini ele alır. Bu bağlamda, Çankırı İli Merkez'de bulunan Çankırı Devlet Hastanesi ve Çankırı Özel Karatekin Hastanesi kuyruk teorisi modellerinde kullanılan performans değerlendirme ölçütleri ile poliklinikler (KBB, Dahiliye, Çocuk Hastalıkları, Kadın ve Doğum) bazında karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak sistemde bekleme süreleri, Özel Karatekin Hastanesi'nde Devlet Hastanesi'ne oranla daha fazladır. Etkinlik (trafik yoğunluk ya da kullanım) oranları ise her iki hastanede de yaklaşık %89 seviyesindedir.Anahtar Kelimeler: Kuyruk Teorisi, Bekleme Hattı, Hastane, Hizmet Performansı

Bekleme süresiDevlet hastaneleriHastaneler+7
Bilgehan Tekin
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Hizmet pazarlaması ve sağlık sektöründe bir uygulama

Günümüzde her alanda hızlı bir değişim süreci yaşanmaktadır. Bu değişimin bir sonucu olarak üretim sektöründen hizmet sektörüne doğru kayma olmakta, hizmet sektöründeki gelişim çok geniş ve çeşitli alanlarda gerçekleşmektedir. Hizmet sektörünün zaman içinde büyümesi ve pazarlama alanında uzmanlaşmanın artması, hizmet pazarlamasını farklı bir uzmanlık dalı haline getirerek, sağlık hizmetleri pazarlaması gibi daha alt dalların oluşmasına sebep olmuştur. Günümüzde hizmet pazarlaması alanındaki konu ve sorunların, klasik pazarlama disiplinine dayanarak çözümünde ortaya çıkan problemler, "hizmet pazarlaması" olarak nitelendirilen bir pazarlama alt disiplininin kurulup gelişmesini sağlamıştır. Çalışmamızda amaçlanan, ülkemizde sağlık sektöründe faaliyet gösteren özel hastanelerin pazarlama faaliyetleri açısından durumlarını ortaya koymak, hizmet sektörünün önemli bir bölümü olan sağlık sektöründe de pazarlamanın önemini belirlemektir. Çalışmanın uygulama kısmında ise; çalışmanın teorik yapısını destekleyen bir alan araştırması yapılmıştır. Sağlık sektöründe faaliyet gösteren özel hastanelerin pazarlama çabalan açısından durumları, hastaların özel hastaneleri tercih etme nedenleri incelenmiş ve hasta tatminine ne ölçüde yer verildiği yapılan mülakatlar ve araştırmalar sonucu elde edilen bilgiler "niteliksel veri analizi" yöntemi kullanılarak özetlenmiştir. Sonuç olarak her hizmet sektöründe olduğu gibi sağlık hizmetlerinde de pazarlama kavramının önemi her geçen gün artmakta, pazarlama bilincini geliştirmeye yönelik faaliyetlerle pazarlamanın kilit noktası olan tüketicilere uygun hizmetleri en uygun koşullarda sağlamak amaçlanmaktadır. vuı

Hasta memnuniyetiHizmet pazarlamasıHizmet sektörü+3
Ebru Enginkaya
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2000
00
DoctorateOpen AccessTR

Sağlık sektöründe hizmet kalitesi, müşteri memnuniyeti ve bağlılık ilişkisi: Devlet, özel ve üniversite hastaneleri karşılaştırması

Hizmet sektörü için özellikle kalite ve müşteri memnuniyeti, tüketicilerin satın alma karar sürecinde etkili olan iki önemli kilit faktör olarak kabul görmektedir. Günümüzün küresel dünya düzeninin getirmiş olduğu sert rekabet koşulları, sanayi işletmelerini olduğu kadar sağlık işletmelerini de derinden etkilemektedir. Türkiye'deki hastaneler, sağlık alanında son yıllarda yapılan reformlar dolayısıyla, bu sert rekabet piyasasında müşteri çekme ve mevcut müşterilerin bağlılıklarını arttırmaya yönelik gayret içerisine girmişlerdir. Bu nedenle, kalite standartlarını geliştirme ve müşteri gözünde algılanan değerlerini yükseltmeye yönelik gayret göstermektedirler.Bu çalışmayla, devlet, özel ve üniversite hastanelerinden alınan hizmetin kalitesinin, hasta memnuniyet düzeylerine ve müşteri sadakatine olan etkisi ölçülmeye çalışılmıştır. Araştırma kapsamında, Adana ilinde sağlık hizmeti sunan beş hastanede (2 devlet hastanesi, 2 özel hastane ve bir üniversite hastanesi) en az bir gece kalmak şartıyla tedavi gören 551 hastaya anket yöntemi kullanılarak veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler aracılığıyla, hastanelerin sunmuş oldukları hizmetlerin kalite boyutları belirlenmiştir. Faktör analizi sonucunda belirlenen sağlık sektöründeki sekiz alt boyut refakatçilere yönelik hizmetler, oda hizmetleri, hemşire hizmetleri, hekim hizmetleri, yemek hizmetleri, görünüm ve ulaşım hizmetleri, kayıt öncesi ve bilgilendirme hizmetleri ve hasta hizmetleri olup, bu alt faktörlerin hastane türlerine göre müşteri memnuniyet ve bağlılığına olan etkisi incelenmiştir. Verilerin analizinde çapraz tablolar, frekans dağılımları, ortalama, standart sapma gibi çeşitli tanımlayıcı istatistikler ve güvenilirlik analizleri, varyans analizi, çoklu doğrusal regresyon ve lojistik regresyon analizlerinden de yararlanılmıştır.Hipotez testlerinin sonuçlarına göre hastane türlerine göre algılanan hizmet kalitesi boyutları arasında yemek hizmetleri haricinde farklılık bulunmaktadır. Belirlenen hizmet kalitesi boyutlarıyla müşteri memnuniyeti ilişkisi hastane türlerine göre farklılık göstermekte olup, devlet hastanelerinde hemşirelik ve yemek hizmetleri, özel hastanelerde, refakatçilere sunulan hizmetler, hemşirelik hizmetleri ve genel görünüm ve ulaşım hizmetleri öne çıkarken, üniversite hastaneleri için ise hasta hizmetleri müşteri memnuniyetinde daha önemli katkı sağlamaktadır. Algılanan hizmet kalitesi boyutlarının müşteri bağlılığı üzerinde doğrudan değil, dolaylı etkisi ortaya çıkarken, müşteri memnuniyetinin müşteri bağlılığı üzerinde doğrudan etkisi olduğu ortaya çıkmıştır.

BağlılıkDevlet hastaneleriHastaneler+7
Eda Yaşa
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık sektöründe çalışanların boş zamanlarında rekreasyon etkinliklerine katılımlarının önündeki engellerin belirlenmesi (Osmaniye ili örneği)

Bu araştırma, Osmaniye ilinde sağlık sektöründe çalışan kişilerin boş zamanlarında rekreatif etkinliklere katılmalarının önündeki engelleri belirlemek amacı ile yapılmıştır. Bu araştırma betimsel bir çalışmadır. Çalışmaya 2015-2016 yılı Osmaniye ili sağlık sektöründe çalışan 411 kişi katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarakAlexandris ve Carroll (1997) tarafından geliştirilen Türkçe uyarlaması ise Gürbüz ve Karaküçük (2007) tarafından yapılan ve daha sonra Gürbüz ve diğerleri (2012) tarafından revize edilen "Boş Zaman Engelleri Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçeklerden elde edilen veriler bilgisayar ortamına kodlanıp SPSS 22.0 paket programından yararlanılarak istatistiksel analizler yapılmıştır. Araştırma verilerinin normal dağılım gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla Kolmogorov-Smirnov normallik testleri yapılmıştır. Normal dağılım göstermeyen veri setleri için Kurtosis-Skewness değerlerine bakılmış ve değerler +2/-2 arasında olmadığı için verilerin normal dağılım gösterdiği belirlenmiştir. Demografik özelliklerin tespitinde yüzde frekans analizleri, İkili grupların karşılaştırmasında t testi, çoklu grupların karşılaştırmasında OneWay ANOVA testi, iki grup arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla Pearsonkorelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda,çalışanlarcinsiyet faktörüne göre incelendiğinde Boş Zaman Engelleri Ölçeği'nin arkadaş eksikliği alt boyutları arasında anlamlı fark olduğu, yaş değişkeni ile Boş Zaman Engelleri Ölçeği'nintesis ve arkadaş eksikliği altboyutlarındagruplar arasında anlamlı fark olduğu,Eğitim durumu ile Boş Zaman Engelleri Ölçeği'ninbilgi, arkadaş ve ilgi eksikliği altboyutlarında gruplar arasında anlamlı fark olduğu,çalışma yılı ile Boş Zaman Engelleri Ölçeği'ninzaman alt boyutunda gruplar arasında anlamlı fark olduğu,gelir düzeyi ile Boş Zaman Engelleri Ölçeği'ninbireysel psikoloji, bilgi, arkadaş ve ilgi eksikliği altboyutlarındagruplar arasında anlamlı fark olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Boş Zaman, Rekreasyon, Engeller.

Boş zamanları değerlendirmeOsmaniyeRekreasyon+4
Feyza Has
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlıkta şiddete ilişkin bir araştırma

Bu çalışma, sağlık sektöründe görülen şiddetin Malatya ilinde hizmet veren bir kamu hastanesi özelinde incelenmesi, şiddetin yaygınlığının ortaya konulması, şiddete yönelik algının çalışanların kişisel ve demografik özelliklerine göre değişip değişmediğinin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Ayrıca sağlık sektöründe görülen şiddete yönelik sorunların, paydaş görüşleri yardımıyla azaltılabilmesi için önerilerin belirlenmesi de bu çalışmanın amaçları arasındadır. Araştırma, nicel ve nitel araştırma yöntemlerini içeren karma araştırma yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Nicel araştırma için veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Analiz yöntemi olarak tanımlayıcı istatistik yöntemleri ve Ki-kare analizi kullanılmıştır. Nicel araştırma kapsamında Malatya ilinde faaliyet gösteren bir kamu hastanesinden tabakalı örnekleme yöntemi ile seçilen 334 sağlık çalışanına anket uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, katılımcıların %60,5'i meslek hayatları boyunca en az bir defa şiddet mağduru olduklarını belirtmiştir. En fazla görülen şiddet türü sözel/psikolojik şiddettir (%59,9). Şiddete en fazla hekimler (%70,7) ve hemşireler (%63,6) maruz kalmıştır. Nitel araştırma kapsamında veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi kullanılmıştır. Veriler, içerik analizi kullanılarak değerlendirilmiştir. Görüşme formunda paydaşlara yöneltilmek üzere hazırlanmış sağlıkta şiddete ilişkin dört adet açık uçlu soru yer almıştır. Katılımcılar, şiddetin nedeni olarak ilk sırada eğitimsizlik ve bilinçsizliği görmüşlerdir. Katılımcıların %92,3'ü son yıllarda sağlık çalışanlarına yönelik şiddet vakalarının arttığını düşünmektedir. Sağlıkta şiddetin önlenebilmesi için eğitim önemli bir faktördür. Caydırıcı cezaların ve hukuki yaptırımların uygulanması faydalı olacaktır. Ayrıca yazılı ve görsel medyanın da bu doğrultuda kullanılması önerilmektedir.

HastanelerMalatyaSağlık+4
Hasan Uğurlu
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Zamana bağlı roc analizi ve sağlık alanında uygulamaları

ROC analizi, hastalık tanısında kullanılan niceliksel tanı testlerinin veya biyolojik belirteçlerin sınıflama başarısını ölçmeye yarayan popüler bir yöntemdir. Ancak sağkalım verilerinde veya boylamsal verilerde olduğu gibi, ilgilenilen olay ile ölçüm yapılan belirteç arasında bir zamana bağlılık söz konusu ise, klasik ROC analizi belirtecin gerçek performansını tahmin edemeyebilir. Bu nedenle, sonuçları zamana bağlı olarak değişkenlik gösteren bir biyolojik belirtecin tanı performansını değerlendirirken zaman kavramını da hesaba katarak işlem yapan Zamana Bağlı ROC Analizi yöntemi geliştirilmiştir. Bu tez çalışmasında, ROC analizinin zamana bağlı durumlara uyarlanmış bu versiyonu incelenmiş ve çeşitli alanlardan elde edilmiş veriler üzerinde uygulamaları yapılmıştır. Zamana bağlı ROC analizi yöntemlerinden Kaplan-Meier (KM) kestiriminin klasik ROC analizi ile karşılaştırması yapılmış, kullanılan tüm veri setlerinde zamanı göz önünde bulundurmanın klasik ROC'a göre daha başarılı olduğu saptanmıştır. Ayrıca KM yaklaşımı kullanılarak elde edilen, tüm zaman noktalarında yapılan ölçüm değerlerine ait ROC eğrileri altında kalan alanlar (EAKA) kendi aralarında karşılaştırılmıştır. Genel olarak, olayın gerçekleşmesine yaklaşıldıkça belirtecin performansının arttığı; özellikle 1 yıl veya 6 ay kala yapılan ölçümlerin daha eski ölçümlere göre daha belirleyici olduğu tespit edilmiştir. KM kestirimine alternatif olarak önerilmiş bir yaklaşım olan En Yakın Komşu kestirimi (Nearest Neighbor Estimator - NNE) ile yapılan uygulamalar sonucunda her iki yöntem karşılaştırılmıştır. Tüm veri setlerinde KM ve NNE yaklaşımları benzer sonuçlar vermiştir. KM için elde edilen ROC eğrilerinin EAKA değerleri genellikle NNE'den daha yüksek olsa da, sansürlü verilerde belirtecin değerlendirilmesinde NNE yaklaşımına başvurulmasının daha uygun olabileceği düşünülmektedir. Bu tez çalışması ile, olay ve/veya belirteç üzerinde zamanın etkisinin bulunduğu durumlarda belirtecin daha doğru değerlendirilmesi adına klasik ROC analizi yerine zamana bağlı ROC analizi yöntemlerinin tercih edilmesinin daha doğru olacağı sonucuna varılmıştır.

BiyobelirteçlerBiyoistatistikROC analizi+7
Ceren Efe
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Toplam kalite yönetiminin pazarlama performansına etkileri ve sağlık sektöründe bir uygulama

Günümüzde gerek kamu sektöründe ve gerekse özel sektörde işletmelerin karşılaştığı en büyük sorunlardan bir tanesi de üretilen mal veya hizmetlerin pazarlanabilmesidir. Somut olarak ifade edilen malların pazarlanmasında, tüketicilerin beş duyu yardımı ile mallar hakkında bilgi sahibi olabilmeleri onların karar vermelerinde büyük kolaylıklar sağlamaktadır. Soyut olan hizmetlerde ise, bireylerin kendilerine yapılan sunumlarda, kalite düzeylerini bu denli kolay algılamaları mümkün olmamaktadır.Sağlık sektöründe, son yıllarda görülen gelişme ve iyileşmeler bu alanda büyük bir çığır açmıştır. Özel teşebbüsün sahadaki başarısı, kamuyu bu alanda daha da gayretli olamaya zorlamıştır. Sektörde yaşanan büyük rekabet, müşteri olarak değerlendirilen hastaların memnuniyetlerinin gün geçtikçe daha da karmaşıklaşan ve farklı parametreler ile ifade edilen bir hal almasına neden olmuştur.Bu çalışma ile hedeflenen, Toplam Kalite Yönetimi uygulamaları ile pazarlama performansında meydana gelen olumlu gelişmeleri ortaya koyarak, hastaların memnuniyet düzeylerine yapılan katkıları belirleyebilmektir.Yozgat Devlet Hastanesinde, yatan hastaların toplam kalite yönetimi uygulamaları neticesinde memnuniyet düzeylerinin demografik özelliklerine göre farklılaşıp farklılaşmadığı çalışma ile ortaya konulmaya gayret edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Pazarlama, Hizmet Pazarlaması, Toplam Kalite Yönetimi, Hasta Memnuniyeti, Yozgat Devlet Hastanesi

Hasta memnuniyetiHastanelerHizmet pazarlaması+3
Maşide Gürcü
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Sağlık sektörünün yoğunlaşma analizi ve ekonomik etkileri: E7 ve G7 ülkeleri üzerine bir inceleme

Çalışmada gelişmekte olan ülkelerde (E7) ve gelişmiş ülkelerde (G7) sağlık sektöründeki yoğunlaşma düzeyinin ve bu yoğunlaşmaların ekonomik etkilerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. 2000 ile 2020 yılları arasını kapsayan çalışmada, E7 ve G7 ülkelerinde önce sağlık sektörü yoğunlaşmaları ölçülmüş, bu yoğunlaşmaların ekonomik etkilerini belirleyebilmek adına panel veri yöntemi kullanılmıştır. Yoğunlaşmaların analizi için Ticaret Yoğunlaşma Endeksi (CR), Herfindahl-Hirschman Endeksi (HHI) ve Entropi Endeksi kullanılmıştır. Coğrafi yoğunlaşma analizlerinde sağlık sektörüne ilişkin ihracat düzeylerini belirlemek için Standart Uluslararası Ticaret Sınıflandırması (SITC) 2 haneli tıp ve eczacılık ürünleri ihracat değerleri esas alınmıştır. Yoğunlaşma değerleri hesaplandıktan sonra belli makroekonomik göstergeler üzerindeki ekonomik etkilerini (GSYH büyüme, enflasyon, işsizlik ve dış açıklık oranı) analiz edebilmek için "Dinamik Panel Veri" yöntemi uygulanmıştır. Bu bağlamda, Arellano-Bond İki Aşamalı Genelleştirilmiş Momentler Tahmincisi (GMM) kullanılmış ve analiz edilmiştir. Sağlık sektöründeki coğrafi yoğunlaşma analiz sonuçları, E7 ülkelerinde G7 ülkelerine göre daha yüksek bir yoğunlaşma seviyesi olduğunu göstermektedir. E7 ülkelerinin genel olarak yüksek seviyede ihracat yoğunlaşması söz konusu iken, G7 ülkelerinde nispi olarak daha düşük düzeyde (orta düzeyde) yoğunlaşma bulunmaktadır. Yoğunlaşmanın ekonomik etkilerini analiz edebilmek için yapılan GMM tahmincisi, her iki ülke grubunda birbirinden farklı sonuçlar vermiştir. Analiz sonuçlarına göre, E7 ülkelerinin sağlık sektörü yoğunlaşması büyüme, işsizlik ve dış açıklık üzerinde etkili iken, yoğunlaşmanın enflasyon üzerinde herhangi bir etkisi gözlemlenmemiştir. G7 ülkelerinde ise sağlık sektörü yoğunlaşması büyüme, enflasyon, işsizlik ve dış açıklık üzerine etkilidir.

E7 ülkeleriEkonomik etkiG-7 ülkeleri+6
Elif Tuğçe Bozduman
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetici davranışlarının çalışan iş doyumuna ve örgütsel bağlılığına etkisi; sağlık sektörü örneği

Hizmet sektörünün önemli girdilerinden olan insan kaynağının, iş doyum düzeyi ve örgütsel bağlılığı şüphesiz ki sağlık hizmetinin verimini ve kalitesini etkileyecektir. Çalışanların iş doyum düzeylerini ve örgütsel bağlılıklarını etkileyen birçok faktör vardır. Yönetici davranışları da bu faktörlerden birisidir. Yönetici davranışları, çalışan iş doyumu ve örgütsel bağlılık üzerinde etkili olarak çalışanların iş hayatına yön verir. Çalışanların psikolojik durumlarından, örgütlerine bakış açısına, sektör yeniliklerine ayak uydurulmasından, hizmet alan kitlenin beklentilerinin karşılanmasına kadar geniş bir alanda etkisini gösterir. Bu gerçeklikten hareketle araştırmanın amacı, sağlık sektöründeki yöneticilerin, algılanan davranış tiplerinin çalışan iş doyumuna ve örgütsel bağlılığına etkisini ortaya koymaktır. Çalışma nicel araştırma yöntemi kullanarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın evrenini 2021 yılında Kırşehir İl Sağlık Müdürlüğü ve bağlı kuruluşlarında görev yapan sağlık çalışanları oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında veriler, katılımcılar ile yüz yüze anket tekniği yapılmak suretiyle toplanmıştır. Bu çalışma araştırmaya katılmayı kabul eden 359 katılımcı üzerinden gerçekleştirilmiştir. Toplanan verilere SPSS 26.00 paket programı yardımıyla sırasıyla gruplar arası bağımsız t testi, tek yönlü varyans analizi, korelasyon ve çoklu doğrusal regresyon analizleri uygulanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, yönetici davranışları alt boyutlarından demokratik yönetici davranışları ile iş doyumu arasında pozitif ve yüksek şiddette anlamlı (r= 0,689; p<0,05) bir ilişkinin mevcut olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca ilgisiz yönetici davranışı alt boyutu ile çalışan iş doyumu arasında negatif yönlü orta şiddette (r=-0,472; p<0,05) ve istatistiksel açıdan anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Yönetici davranışları alt boyutları örgütsel bağlılık arasında demokratik alt boyut hariç anlamlı bir ilişkinin olmadığı demokratik yönetici davranışı alt boyut ile örgütsel bağlılık arasında pozitif ve zayıf (r= ,153; p<0,05) ancak anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Yönetici davranışlarının, iş doyumunun alt bileşenlerinden olan içsel doyumun %42,1'ini, dışsal doyumun ise %48,4'nü açıkladığı tespit edilmiştir.

Sağlık hizmetleriSağlık personeliSağlık sektörü+4
Ali Bakırcı
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sağlık hizmetleri pazarlamasında hasta memnuniyeti: Bir uygulama

Sağlık sektörü son yıllarda oldukça önemli bir değişim içerisindedir. Bilim ve teknolojinin gelişmesi, kültürel düzeye ve insanlığa verilen önemin artmasıyla birlikte sağlık hizmetlerinin yüksek standartlarda sunulması zorunlu hale gelmiştir. Sağlık hizmetleri, ülkelerin sosyo-ekonomik açıdan kalkınmışlık seviyelerinin en önemli göstergelerinden biridir. Sağlık hizmetlerinin temel amacı; toplumun ihtiyacı olan sağlık hizmetlerini, müşteriye; yerinde, zamanında ve gereksiz masraflardan kaçınarak, en düşük maliyetle sunmaktır. Bunun sağlanması için de sağlık hizmetleri pazarlamasının etkin bir biçimde yerine getirilmesi gerekmektedir. Sağlık hizmetleri pazarlaması, hastanelerde sağlık hizmeti alan hastaların tatmin ve memnuniyetini arttıracak şekilde, poliklinik hizmetlerinin, hasta kabul işlemlerinin, doktor, hemşire ve diğer personelin tutum ve davranışlarının, hastanenin fiziksel ve çevresel koşullarının nasıl olması gerektiği üzerinde durur, bunların analizini yaparak sorunları tespit eder ve çözüm önerileri sunar. Günümüzde kişilerin; sağlığa verdikleri önemin artması, kaliteli bakım isteğinin yaygınlaşması, sağlık hizmeti ihtiyacı hissettiklerinde kurum arasında daha seçici davranmaları, sağlık kurumları arasındaki rekabetin gündeme gelmesine neden olmuştur. Bu rekabete neden olan etmenlerden biriside sağlık hizmeti sağlayan kurumların sayılarının gittikçe artması ve bu kuruluşların varlıklarını sürdürmek zorunda kalmalarıdır. Sağlık hizmeti sunan kurumların, varlıklarını sürdürebilmeleri, kâr etmeleri ve rekabet edebilmeleri için hizmetin sunuş şekline ve hizmet alanların memnuniyetine önem vermeleri gerekmektedir. Bu da kuruluşlar arası rekabette en belirleyici özellik olarak ortaya çıkmaktadır. Bu tez; sağlık hizmetleri, sağlık hizmetleri pazarlaması, hasta tatmini ve memnuniyetini ve bunların önemini vurgulamak, müşteri(hasta) tatmin ve memnuniyetinin üst düzeye çıkarılması, sağlık hizmetlerinin pazarlanmasında müşterinin(hasta) almış oldukları hizmetlerden duydukları memnuniyetinin ölçülmesi ve müşterilerin demografik özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediğini araştırmak amacıyla yapılmıştır. Çalışmada ilk olarak, sağlık hizmetleri, sağlık hizmetleri pazarlaması, hasta tatmini ve memnuniyeti kavramları üzerine literatür çalışması yapılmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise yapılan anket uygulamasının analiz sonuçları verilmiş ve değerlendirilmiştir. Anket uygulaması Gaziantep ili, Şahinbey İlçesi, bir özel sektör hastanesi poliklinik hastalarına uygulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Sağlık, Sağlık Hizmetleri, Sağlık Hizmetleri Pazarlaması, Hasta Tatmini, Hasta Memnuniyeti

Hasta memnuniyetiHastalarHizmet pazarlaması+5
Dilek Çakır
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Diyarbakır bölge hastanelerinin iş güvenliği ve sağlığı bakımından araştırılması

İş sağlığı kavramı günümüz iş dünyasının üzerinde durduğu önemli bir kavram olarak ortaya çıkmaktadır. İş sağlığının amacı; Yapılan iş nedeniyle ortaya çıkabilecek her türlü hastalıklardan ve risklerden korunmak için gerekli asgari çalışma ortamını oluşturmak ve çalışma koşullarında yeterli düzenlemeleri yapmaktır. İSG' nin amacı, çalışanlar başta olmak üzere, işletmeyi ve çevredeki insanları korumaktır. İnsan yaşamının öncelikli olması, sağlıklı nesillerin yetişmesini sağlamaktadır. İş sağlığı ve güvenliği kavramı, işveren, üretim, verimlilik, çalışma ortamı, kısacası tüm organizasyonu ilgilendiren bir kavramdır. Tüm çalışanların fiziksel, zihinsel ve sosyal açıdan iyi durumda olmasını sağlamak, çalışanları mevcut çalışma koşulları nedeniyle oluşabilecek risklerden korumak ve çalışanları istihdam etmek için herhangi bir meslek ayrımı yapılmaksızın tüm çabalar sarf edilmektedir. Çalışmamızda materyal olarak Diyarbakır Selahattin Eyyübi Devlet Hastanesinde hem iş ortamının hem de hastane çalışanların iş sağlığı ve güvenliği açısında durumlarını ortaya koymak ve çalışanların bu iş sağlığı ve güvenliği alanındaki bilgi düzeylerini ölçmek amacıyla yapılmıştır. Veri toplama aşamasından sonra, anket sorularının yanıtlara göre değerlendirilmesi ve hedeflenen oranın istatistiksel olarak değerlendirilmesinde, yüzde frekans tablosu analizi uygulanmıştır. İstatistik analizler SPSS paket programında yapılmıştır. Çalışmanın amacı; hastanede çalışan personellerin iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili bilgi tutum ve davranışlarının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Araştırma tanımlayıcı tipte tasarlanmış ve uygulanmıştır. Araştırma 2019 yılında, çalışan Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesinde görevli bireylere uygulanmıştır. Farklı meslek gruplarından gönüllü olarak çalışmaya katılmayı kabul eden 166 kişiden veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler, bilgisayar ortamına aktarılarak IBM SPSS Statistics 21 paket programında analiz edildi. Verilerin normallik analizi Kalmagorov-Smirnov testi ile yapıldı ve boyutların non-parametrik olduğu görüldü. Katılımcıların sosyo-demografik özelliklerine göre ölçekten aldıkları puan ortalamalarının karşılaştırılmasında non-parametrik testlerden mann-Whitney U (MWU) ve Kruskal-Wallis testi ile kullanıldı. Analizler için %95 güven düzeyinde anlamlılık seviyesi p<0,05 olarak kabul edildi. Diyarbakır Selahattin Eyyübi Devlet Hastanesinde iş sağılığı ve güvenliği alanında oldukça yeterli olduğu görülmüştür. Fakat çalışanların işe başlama ve sonrasında koruyucu aşı yaptırmadığı, özellikle işe yeni başlayan, ilk ve orta eğitim düzeyine sahip ve radyoloji ve laboratuvarlarla çalışanlara iş sağılığı ve güvenliği alanında eğitim, seminer ve uygulamalı eğitim verilmesi önerilmektedir.

DiyarbakırHastanelerHastaneler-devlet+6
Ali Rıza Erdem
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00

Related subjects